Şanlıurfa’da partisinin mitinginde konuşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Günde 8-10 tane gemi Türkiye limanlarından kalkıp harıl harıl katil siyonist rejime mal taşımaya devam edip gübre, çelik, yedek parça, tekstil, giyim kuşam, dikenli tel, tel örgü, metaller… 7 Ekim’de katliam başladı. 7 Ekim’den bu yana 8 milyon lira değerinde dikenli tel Türkiye’den İsrail’e gönderildi. Ramazan’da İsrail Mescid-i Aksa’nın çevresini dikenli tellerle çevirdi. O çevirdiği dikenli teller Müslümanlar Mescid-i Aksa’ya giremesin diye kullandığı dikenli teller Türkiye’den gitti maalesef” dedi.
Fatih Erbakan, Şanlıurfa’da Abide Meydanında düzenlenen mitingde konuştu. “İsrail’in Filistin’e yönelik saldırısında AKP iktidarının somut adımlar atmadığını” vurgulayan Erbakan, “İsrail’deki büyükelçinin çağırılması ve Kürecik radar üssünün kapatılması gerektiğini” ifade etti. Erbakan, şunları söyledi:
“İnsani yardımı da mı ulaştıramıyoruz, bu kadar mı aciziz diyorlar. Ben de üzülerek diyorum ki bırakın oradaki kardeşlerimize bir gıda ulaştırmayı, bir yardım ulaştırmayı biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak üzülerek söylüyorum, aylardan beri harıl harıl gemileri İsrail’e göndermeye İsrail’le ticaret yapmaya, ihracat yapmaya maalesef devam ediyor. Gerçekten de çok acı bir durum. Biz söylerken utanıyoruz. Günde 8-10 tane gemi Türkiye limanlarından kalkıp harıl harıl katil siyonist rejime mal taşımaya devam edip gübre, çelik, yedek parça, tekstil, giyim kuşam, dikenli tel, tel örgü, metaller… 7 Ekim’de katliam başladı, 7 Ekim’den bu yana sekiz milyon lira değerinde dikenli tel Türkiye’den İsrail’e gönderildi. Bak mübarek günlerde Ramazan’da İsrail Mescid-i Aksa’nın çevresini dikenli tellerle çevirdi. O çevirdiği dikenli teller Müslümanlar Mescid-i Aksa’ya giremesin diye kullandığı dikenli teller Türkiye’den gitti maalesef. ya biz altı asır, Gazze’nin, Kudüs’ün, Filistin’in bütün ezilenlerin ve mazlumların hamisi olmuş, dünyaya adaleti dağıtmış, bütün dünyada zulmü ve sömürüyü ortadan kaldırmış Osmanlı’nın torunlarıyız. Bize yakışıyor mu bu manzara Allah aşkına? Yakışmıyor elbette.
“KÜRECİK RADAR ÜSSÜNÜ KAPATIN”
Bakınız kınamak, lanetlemek milletin işidir. Miting yapmak vatandaşın, STK’ların işidir, muhalefetin işidir. Konuşmak bizim işimiz. İcraat yapmak, adım atmak, yaptırım uygulamak iktidarın işidir. Siz iktidar olarak sadece konuşarak, kınıyarak, lanetleyerek bu vebalden kurtulamazsınız. Çünkü yetki sahibisin. E ne yapacağım; ya en azından şu ihracatı şu ticarete son verin. Şu İsrail’deki büyükelçimizi geri çağırın. Adamlar Ankara’daki büyükelçisini çağırdı, biz İsrail’deki büyükelçimizi çağıramadık. Lahey Adalet Divanı’na Güney Afrika gitti, İsrail’i şikayet etti. Biz gidip şikayet edemedik. Şu Malatya’daki Kürecik radar üstünü kapatın. İsraili, katil siyonistleri İran füzelerine karşı korumak bize mi düştü Allah aşkına? Biz bağımsız bir devlet değil miyiz? Kapatın gitsin şu Kürecik radar üssünü. Bu zulme böyle açıktan fiilen destek veren, resmi olarak, fiili olarak destek veren Amerika’nın İncirlik üssünü kapatın. En azından bu adımları atın. Bunları atmadan konuşarak, lanetleyerek, kınayarak bu vebalden kurtulamazsın.”
]]>KOCAELİ Kartepe’deki bir işletmede şambrelle kayak yaparken, pistten çıkıp 5 metre yüksekten düşen 3 çocuk annesi Tuğba Paloluoğlu (50) yaşamını yitirdi. Paloluoğlu’nun ailesi, pistin yanındaki tel örgülerde açıklık olduğunu öne sürerek ihmal iddiasıyla savcılığa şikayette bulundu, olayla ilgili ‘Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. İşletmeden yapılan açıklamada ise olayda herhangi bir ihmalin olmadığı belirtildi.
Olay, 14 Ocak günü saat 17.30 sıralarında Kartepe’de, kızak ve şambriyelle kayak yapılan bir işletmede meydana geldi. Tuğba Paloluoğlu, hafta sonunda ailesi ile birlikte kayak yapmak için Kartepe’de bulunan bir tesise gitti. Şambrelle kayan Tuğba Paloluoğlu, pistten çıkarak 5 metre yüksekten düştü. Ağır yaralanan Paloluoğlu, yakınları ve işletmeciler tarafından bulunduğu yerden çıkarıldı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından ilçedeki özel bir hastaneye kaldırılan Paloluoğlu, kurtarılamadı.
ANNELERİNİN TABUTUNA SARILIP AĞLADILAR
Tuğba Paloluoğlu’nun cenazesi, bir gün sonra Körfez ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Mehmet Akif Ersoy Camii’nde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Körfez Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenazede oğulları Murat Yaşık (24) ve Muhammed Yaşık (22), Paloluoğlu’nun tabutuna sarılıp ağladı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Tuğba Paloluoğlu’nun oğulları, pistin yanındaki tel örgülerde açıklık olduğunu iddia ederek işletmeden şikayetçi oldu. Yapılan otopsi sonucu oluşturulan Paloluoğlu’nun ölüm raporunda ise kadının çoklu kaburga kırıklarına bağlı yaralanma sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Şikayet kapsamında savcılık, ‘Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ suçlamasıyla işletme sahibi ve sorumlu çalışanlar hakkında soruşturma başlattı.
Murat Yaşık, annesinin ölümünde ihmal olduğunu düşündükleri için şikayetçi olduklarını belirterek, “Kayak merkezinde kaymak için 3 tanesi 400 liraya şambrel kiraladık. Sonra orada kayarken aşağıda tellerin yırtık olduğu söylenmedi. Tellerdeki boşluktan annem uçarak uçuruma düştü ve vefat etti. İhmal olduğunu düşündüğümüz için şikayetçi olduk. Annem düşünce hemen oradan 10-15 kişi kaldırdık. Battaniye ile taşıdık. Sobanın yanına götürdük ve orada su içirdik. Daha sonra ambulans geldi ve hastaneye götürdü” dedi.
‘TEL ÖRGÜNÜN YERİNE KOMİK BİR ŞEKİLDE YATAK KOYMUŞLAR’
Tuğba Paloluoğlu’nun dini nikahla birlikte yaşadığı eşinin kardeşi Sümmani Yaşık da işletmenin ihmali olduğunu iddia ederek, “Yengem çocuklarıyla birlikte Kartepe’ye tatile gittiler. Orada kiraladıkları şambrelle pistte kayarken tellerin yırtık olmasından dolayı oradan aşağı düşüp vefat etti. Ne bir güvenlik ne de bir kurtarma ekibi vardı. Yeğenlerim kendi imkanlarıyla kurtarıp kendi imkanlarıyla ambulansa bindirdiler. Bizden sonra tel örgünün yerine komik bir şekilde yatak koymuşlar. Sanki insanlar orada yatacakmış gibi. Jandarmanın çektiği resimlerden gördük. Bu davanın peşini bırakmayacağız. Yasal olarak orayı işleten kimse, kime ucu dokunuyorsa bunun peşini kesinlikle bırakmayacağız” diye konuştu.
İŞLETME, TELDEKI AÇIKLIK İDDİALARINI REDDETTİ
Pisti işleten Sis Dağı firmasından yapılan açıklamada ise tellerde herhangi bir açıklık olmadığı belirtildi. İşletme sahibi, yaşanan olayda tesisin herhangi bir ihmali olmadığını öne sürerek, “Kadın şambrelle kayarken, tellere çarptı. Tellerin üstünden aşağıya uçtu. Tellerde herhangi bir açıklık yok. Kadının sağlık durumu buradan giderken iyiydi. Biz burada ilk müdahalede bulunduk. Bulunduğu yerden battaniyeye sarıp taşıdık. Restoranda sandalyede oturdu, kendisiyle konuştuk. Bilinci yerindeydi. Ne olduysa ambulansa bindikten sonra olmuş. Tesisimizle ilgili herhangi bir ihmal yok. Tesisimizde her türlü uyarı levhaları mevcut” ifadelerini kullandı.
]]>