“SEÇİME KADAR ELİMİ TAŞIN ALTINA KOYMAM İSTENDİ”
Beşiktaş’taki teknik direktörlük görevine ilişkin soruyu yanıtlayan Yılmaz, “Soru sorduğunuz için cevaplamak istiyorum. Soru sormasaydınız asla böyle bir şeye girmezdim. Çünkü ben Kayserispor’un teknik direktörüyüm ve buraya konsantre olmuş durumdayım. Antrenörlük kariyerime, futbol kariyerimde en önemli yeri olan Şenol Hoca ile başladım. Açık konuşmak gerekirse iyi bir transfer dönemi geçirmedik. Bu da taraftarların tepkisine neden oldu. Önce Şenol Hoca görevi bıraktı. Sonra yönetim seçim kararı aldı. Şenol Hoca ayrılırken yönetim ile istişare ederek göreve benim devam etmemin iyi olacağı kararını almışlar. Futbolculardan da başkana pozitif söylemler gelince benden en azından seçime kadar elimi taşın altına koymam istendi” dedi.

“KENDİ İSTEĞİMLE BIRAKTIM”
Siyah-beyazlılardan ayrılış sürecine dair konuşan Burak Yılmaz, “Ben o dönem Milli Takım’dan teklif almıştım ve Montella’nın yardımcısı olacaktım. Mantık olarak oraya gitmem gerekiyordu çünkü Beşiktaş’ta kaotik bir ortam vardı. Sonradan da gördüğümüz gibi herhangi bir hocanın orada başarılı olması pek mümkün gözükmüyordu ve olamadı. Ancak ben mantığımla değil kalbimle hareket ederek elimin taşın altına koydum. Yine olsam yine yaparım büyük ihtimalle. İşler istediğimiz gibi gitmedi, Ahmet başkanın tüm ısrarlarına rağmen kendi isteğimle görevimden ayrıldım. Bu kadar, çok net bir şekilde bu” açıklamasını yaptı.
BEŞİKTAŞ’IN KENDİSİNİ TAKİPTEN ÇIKMASI
Genç teknik adam, Beşiktaş’ın kendisini sosyal medyada takipten çıkmasıyla ilgili ise “Sosyal medyada takip edip, etmeme işini çok abartıyoruz. Sosyal medya benim için hiçbir anlamı olmayan bir platform. En nihayetinde sanal bir ortam. O dönem duygusal olarak bir kırılma yaşadım. Kendimi iyi hissetmiyordum. Her şeyden uzaklaşmak istedim. Resetlenmek istedim. Ben zaten Beşiktaş’ta mevcut yöneticilerle, geçmiş yöneticilerle ve futbolcularla görüşüyorum, şu anda da değil. İnsanların gördüğü gibi en ufak bir problem yok. Tartışmalar olmuştur ama ben mevcut yönetimle, geçmiş yönetimle ve hatta hocalarımla aynı iletişime devam ediyorum” değerlendirmesini yaptı.

BAILLY KONUSU
Bailly ile aralarında yaşananlara da değinen Burak Yılmaz, “En çok eleştirildiğim konu, Bailly konusuydu. Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra bana attığı mesajı insanlar görseydi.. Özürler içeren çok güzel bir mesaj attı bana. Böyle bir şey olmuştu” ifadelerini kullandı.
BEŞİKTAŞ’TAN AYRILDIKTAN SONRA YAPTIĞI AÇIKLAMALAR
Son olarak Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra yaptığı eleştirilen açıklamalarına da açıklık getiren Yılmaz, “Benim söylediğim açıklamalara gelince, buna o zaman da cevap verme gereği duymadım. Şöyle söyleyelim, benim böyle şeyler söylemediğimi ve söylemeyeceğimi beni tanıyan insanlar bilir. Eskileri açmaya gerek yok. Hiç kimseyi kırmayacağımı, o tarz söylemlerde bulunmayacağımı beni çok iyi tanıyanlar bilir. Ben zaten o zaman dahi cevap verme gereği duymadım. Ama iyi oldu. Dost kim, düşman kim tanımış olduk. Harika bir serüvendi, bana çok büyük şeyler katmıştı. Futbolculuğumda da ilk dönemim kısaydı, hocalığımda da ilk dönemim kısa oldu. Bundan sonrasına bakacağız. Bu soruyu sorduğunuz için cevap veriyorum, ben Kayserispor’un teknik direktörüyüm. Kayserispor için elimden geleni yapmak istiyorum. Tesislerde kalıyorum. Çalışıyoruz. Bu takımı bir yere getirmek istiyoruz. Bu soruya sorduğunuz için cevap veriyorum, yoksa aklımda, kalbimde Kayserispor’dan başka en ufak bir şey yok şu anda” şeklinde konuştu.
]]>BURSA’da günlük yaşamı olumsuz etkileyen sağanak yağış nedeniyle şehir dışındaki programını iptal ederek kente dönen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Odunluk İstasyonu’ndaki su tahliye çalışmalarını yerinde inceledi. Sorunun büyük oranda çözüldüğünü, sebebinin de araştırıldığını ifade eden Bozbey, “Gece geç saatlere kadar arkadaşlarımız Odunluk İstasyonu’nda su çekme işlemini sürdürecekler. Aksilik olmazsa sabah itibariyle seferlerimiz o hattan devam edecek. Ulaşımla ilgili bir sorun kalmayacak” dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yağışlar sebebiyle yaşanan olumsuzluklar üzerine şehir dışındaki programlarını iptal ederek kente döndü. Odunluk İstasyonu’ndaki su tahliye çalışmalarını yerinde inceleyen Bozbey, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik ile birlikte Burulaş Genel Müdürü Fahrettin Beşli ve BUSKİ Genel Müdürü Güngör Gülenç’ten son durum hakkında bilgi aldı. Burulaş ve BUSKİ personelinin yanı sıra AFAD ve diğer yardım kuruluşlarının ekipleri de su tahliye çalışmalarında aktif rol alırken, BBB Başkanı Bozbey yoğun gayret gösteren herkese teşekkür etti.
‘EKİPLERİMİZ SAHADA ÇALIŞIYOR’
Bursa’nın yine bir felaketle karşı karşıya kaldığını söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yoğun yağışın Acemler bölgesi, Dikkaldırım ve Nilüfer bölgesinde etkili olduğunu kaydetti. Metrekareye yaklaşık 44 kilogram yağış düşmesi sebebiyle sel oluştuğunu ve Nilüfer Çayı’nın taşma noktasına geldiğini belirterek birçok vatandaşın zarar uğradığını söyleyen Bozbey, “Tüm Bursalılara geçmiş olsun diyorum. İlk andan itibaren BUSKİ, Burulaş ve itfaiyedeki arkadaşlarımızla sürekli irtibattaydık. 608 civarında BUSKİ’ye müracaat oldu. Yaklaşık 510 civarındaki vatandaşımızın sorununu çözdük. Ekiplerimiz şu anda sahada ve çözüm noktasında yoğun biçimde çalışıyorlar. Sorunun önemli bir kısmını çözdük. İstasyonda suyun tahliye işlemi devam ediyor. Arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 20-25 dakika içerisinde metrekareye 44 kilogram yağmurun düştüğü bir afeti yaşadık” diye konuştu.
‘TEKNİK OLARAK İNCELENMESİ TALİMATINI VERDİM’
Yaşanan sel sonrası Bursaray’da aksamaya sebebiyet veren bir durumun ortaya çıktığını, özellikle Odunluk istasyonu’nda su birikmesi sebebiyle ulaşımın aksadığını dile getiren Bozbey, “İlk anlarda bazı sıkıntılar yaşansa da sonradan çözüme ulaşıldı. Bursalıların tekrar bir yerden bir yere ulaşımı sağlandı. Yaşadığımız bir afet ama Odunluk İstasyonu’nda oluşan bu duruma şaşmamak mümkün değil. 22 yıl boyunca bu istasyonda sürekli olarak yağmurlar yağdı. Bursa’da yine metrekareye yüksek yağmurların düştüğünü günler olduğunu biliyoruz. Ama bugüne kadar bu hatta herhangi bir şey olmamıştı. Fakat bu istasyonun yapılmasından sonra böyle bir olayın olması akıllara şüpheleri getiriyor. Onun için bu konunun teknik olarak incelenmesi talimatını verdim. BUSKİ, Fen İşleri ve Ulaşım daireleri olmak üzere bir araya gelip teknik ekip oluşturulacak. Giderlerde mi tıkanma var? Yoksa yapım aşamasında giderleri mi kaldırdılar? ya da başka sorun mu var? Bu su niçin tahliye edilemedi? Suyun çekilmesinden sonra arkadaşlarımız teknik inceleme yapacaklar. Net bir rapor ortaya çıkacak” dedi.
‘SABAH İTİBARİYLE SEFERLERİMİZ DEVAM EDECEK’
Bir daha böyle bir olayın olmaması için her türlü çözümü uygulayacaklarını dile getiren Mustafa Bozbey, “İnsanların bir yerden bir yere rahat ulaşması lazım. Bursa’nın merkezinden gelip Nilüfer’e bu istasyondan teknik bir sebepten ulaşamıyorsa o bizim sorunumuzdur. Bunun müsebbibi ortaya çıkarılmalıdır. Önceki yıllarda bir hata yapılmışsa onu düzeltmek de bizim işimiz. Zaten yanlış yapıldı ki bu sorun ortaya çıktı. Bu yanlışın teknik olarak ne olduğunu bulmamız gerekiyor. Sonrasında o yanlışı ortadan kaldıracak tekniği uygulamalıyız. Bunu yapabilecek kapasiteye sahibiz. Gece geç saatlere kadar arkadaşlarımız Odunluk İstasyonu’nda su çekme işlemini sürdürecekler. Güvenli bir hale getirecekler. İnşallah bir aksilik olmazsa sabah itibariyle seferlerimiz o hattan devam edecek. Ulaşımla ilgili bir sorun kalmayacak” ifadelerini kullandı.
]]>2019’da Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) protokolüyle İstanbul Beşiktaş’ta kurulan İstanbul Teknik Üniversitesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce 2024-2025 eğitim öğretim yılı başından itibaren kademeli olarak kapatılmasına karar verildi. Karar 15 Mayıs’ta okul yönetimine bildirildi. Kararın gerekçesi olarak aynı yerleşkede iki okulun bulunması, performans, amaca uygunluk ve kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımı gibi şartların göz önünde tutulduğu kaydedildi.
“Konu sadece çocuklarımızın değil memleketimizin meselesidir”
Öğrenci velileri, bugün okul önünde basın açıklaması yaparak karardan geri dönülmesi çağrısında bulundu. Basın açıklamasını okuyan velilerden Oya Hekimoğlu “Bu yanlış karardan dönülene kadar da çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü bizler için bu yalnız çocuklarımızın meselesi değil memleket meselesidir” dedi. Okulun, sektöre nitelikli eleman yetiştirmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve İTÜ arasında imzalanan protokol ile 2019 yılında eğitim hayatına başladığını anımsatan Hekimoğlu şunları söyledi:
“Bilişim Teknolojileri, Elektrik elektronik ve Denizcilik olarak üç bölümde ‘Lisede meslek sahibi olun, üniversitede uzmanlaşın’ sloganı ile LGS sınavlarında yüzde 0.71’lik dereceye giren nitelikli ve başarılı öğrencileri bünyesine katan okulumuz, kamuoyunun kafasında oturan yanlış meslek lisesi algısını tamamen yıkmıştır. Türkiye genelindeki proje okulları arasında, ilk sıraya yerleşen İTÜ Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi (İTÜ MTAL) Teknofest gibi dünyanın önemli organizasyonlarında yer almış, aynı zamanda geçmişin birikimiyle geleceği inşa edecek olan öğrencilerine ‘Büyük Türkiye’ hayalleri kurma ve bunları gerçekleştirme ümidi vermiştir.”
“Okula kilit vurma kararı büyük üzüntü yaratmıştır”
Mesleki eğitimde marka olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen okulun kapatılması kararına tepki gösteren Hekimoğlu, “Ne yazık ki 15 Mayıs 2024 tarihinde okulumuza gelen yazı ile kilit vurma kararı alınmıştır. Asla anlamlandıramadığımız bu karar bizleri son derece üzmüş, büyük şaşkınlık yaratmıştır. Sayın Rektörüm, Sayın Bakanım alınan karar ile 2024-2025 yılından itibaren öğrenci alınmayacağı belirtilmiştir. Bu kararın hangi gerekçeler ile alındığı belli değildir. Kararda bir yerleşkede iki okul bulunması gerekçe olarak sunulmaktadır. Ancak bu okul daha açılırken bir yerleşkede iki okul olarak öngörüldü ve bu şekilde açıldı” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin başta olmak üzere yetkililere seslenen ve çocuklara sahip çıkılması çağrısı yapan veliler şöyle devam etti:
Çırağan Sarayı’nın yanındaki okul binasına göz mü dikildi?
“Okulumuzun varsa eksikliklerinin giderilmesi yerine neden kapatma kararının alındığını bize izah edilmesini bekliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatı nezdinde, yaptığımız itirazlara, Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamalarda mevcut öğrencinin zarar görmeyeceği bu öğrencilerin mezun olacağı yönündedir. Şunu çok açıklıkla söyleyebiliriz ki mevcut öğrenciler kaygılarından dolayı nakil isteyeceklerdir. Öğrenci nakil istediğinden okul mevcudu düşecek; öğretmenlerin ders sayıları azalacak, kadrolar kapanacak, bunun sonucunda tercihle ya da resen atamalar yapılacaktır. Bu durumda öğretmen sıkıntısı yaşanan bir okulda eğitimin kalitesinin düşeceği ayan beyan ortadadır.
Şu hususu da önemle belirtmek isteriz ki; yapılan bazı açıklamalarda okulumuzun başka bir yere taşınacağı belirtilmektedir. Okulumuzun yeri Beşiktaş sahilde Çırağan Sarayı’nın hemen yanında dünyanın en güzel yerlerinden birinde konumlanmakta olmasının yanı sıra ulaşımı çok rahattır. Çok uzaktan, Anadolu yakasından gelen öğrenciler deniz yoluyla kolayca ulaşım sağlayabilmektedir ve okulu tercih etme nedenlerimizden biridir. Bizim çocuklarımız bu güzelliklere layık değil midir ki taşınması gündeme gelmektedir. Okulumuz kapandıktan sonra binanın ne olacağına dair de bir açıklama mevcut değildir. Bu kadar güzel bir binanın boşaltılmasının istenmesinin kimi çevrelerce kötü niyetli algılara açık olunacağı göz önünde bulundurulmaması da ilginçtir.”
]]>
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde daha önce “Antep İşi Nakışı’nın UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne girmesi için hazırlanan dosyanın yazım çalıştayı sonrası Türkiye, UNESCO’nun yolunu tuttu.
Bu kapsamda 2025 yılında yapılacak komite toplantısında Kültür ve Turizm Bakanlığınca UNESCO’ya sunulan Antep İşi Nakışı’nın tüm dünyaya tanıtılması ve ecdat yadigarı bu kadim kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.
GASMEK’lerde bugüne kadar bini aşkın kursiyere Antep işi nakışı üzerine eğitimler verildi
Teli çekilebilen kumaşlar üzerine model işlenen ve kenarı motiflerle süslenerek hazırlanan, gelinlerin çeyizlerini süsleyen Antep İşi Nakışı’nın bilinirliliğinin artırılması için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı GASMEK’lerde eğitimler veriliyor. Bu çerçevede 2015’ten bu yana kursiyerlere elde Antep İşi tekniklerine uygun desen araştırıp hazırlayabilme, araç-gereci işlemeye hazırlayabilme ve iğne tekniklerini uygulayabilme bilgi ve becerisi kazandırılıyor. Bugüne kadar toplamda 1010 kursiyere ücretsiz eğitim verildi. Mesleğin gerektirdiği yeterlikleri kazanan bireylere, el sanatları teknolojisi, turistik ve hediyelik eşya, desen üretimi yapan işletmelerde, çeyiz, el nakışı üretimi yapan atölyelerde ve moda evleri gibi alanlarda istihdamın yolu açıldı.
“Bizim amacımız, tekrar bu sanatımızın gün yüzüne çıkmasını kolaylaştırmak”
Helvacıkara – Kıymık Geleneksel El Sanatları Merkezi birim sorumlusu Yelda Kına Antep İşi Nakışı kültürünün tarihine ve kullanım amaçlarına değinerek, “Bizim kültürümüzde önemi çok eski tarihlere dayanıyor. Yaklaşık 400 yıl öncesinde bile Antep İşi Nakışı’nın işlendiğini gösteren örnekler günümüze ulaşmıştır. Çok eski tarihlerde günlük yaşamlarda kullanılan özellikle süsleme amaçlı genç kızların çeyizlerinde, giyim eşyalarında kullanılan bir tekniktir. Fakat günümüzde bu olabildiğince kısıtlı imkanlarla kısıtlı alanlarda kullanılmaktadır. Eski önemini artık kaybetmeye başladı. Zaten bizim amacımız da UNESCO’ya bunu dahil ederek, tekrar bu sanatımızın gün yüzüne çıkmasını kolaylaştırmaktır” diye konuştu.
Antep İşi Nakışı’nın tekniklerini anlatan Kına açıklamasının devamında, “Antep İşi Nakışı çeşitli iğne teknikleriyle 101 farklı nakış tekniğiyle iplik çekilerek, sarma yapılarak ve doldurularak işlenebilen bir nakış çeşididir. Kullanılan malzemeler doğal malzemelerdir. İpekli iplikler, pamuklu kumaşlar bahsettiğimiz 101 teknik üzerine kullanılmaktadır. Bizde gerek kurslarımızda gerek Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki çeşitli faaliyetlerle biz bunları yaşatarak, özellikle gençlerin günlük kullanımlarına uygun hale getirerek günümüzde bunların devamlılığını sağlamaya çalışıyoruz. Bunun içinde çeşitli takı, terlik, çanta vb. günlük kullanım ürünlerinde bunları kullanarak günlük hayata adapte etmeye çalışıyoruz. Gençlerde merak ediyorlar, benimsiyorlar ve kendileri kullanmak için çaba sarf ediyorlar. Çünkü özellikle kursiyer başvurularımızda gençlerin daha çok olduğunu görüyoruz ve bu bizi çok mutlu ediyor” şeklinde konuştu. – GAZİANTEP
]]>Beşiktaş Başkanı Hasan Arat:
“Futbol takımımız bu sene talihsiz bir dönem geçiriyor”
“Yapay zeka ile data okunabilirliği konusunda Arsenal ile de görüşeceğiz”
“İyi bir takımımız var aslında ama moraller bozuk, adaptasyon sorunu var”
“Türkiye’de federasyonlar içinde en iyi yönetilen federasyon, voleybol federasyonu”
İSTANBUL – Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, Türkiye Kupası süresince yeni teknik direktöre dair herhangi bir isim konuşmayacaklarını dile getirdi.
Uluslararası Yapay Zeka Zirvesi, Bahçeşehir Üniversitesi Futu Kampüsü’nün ev sahipliğinde 16-17 Nisan tarihleri arasında düzenleniyor. Etkinliğin Al in SPORTS oturumu, Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat ve İkinci Başkan Hüseyin Yücel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Organizasyonla ilgili düşüncelerini aktaran Başkan Arat, “Bu kampüsü çok merak ediyordum. Kapıdan girdiğim anda gördüğüm enerji beni çok etkiledi. Türkiye’de uzun yıllardır görmediğim genç nüfusun, girişimcilerin, geleceğin müjdesi olduğunu düşünüyorum. Bu kampüsün değerini bilin. Dünyada böyle güzel yerler çok yok. Burada çok güzel şeyler üretilir” ifadelerini kullandı.
“Yapay zeka ile data okunabilirliği konusunda Arsenal ile de görüşeceğiz”
Yapay zekanın Türk futboluna nasıl bir katkı sağlayacağına yönelik Hasan arat, “Kullanıcıların spordan gelmesi gerekmez. Tarafsız olması gerekir. Bugün bir futbolcunun ismini girdiğiniz zaman muhtemel sakatlıkları, koşu dakikaları, pasları gibi analizler ortaya çıkıyor. Muazzam bir gelişme var. En önemli konu datanın okunabilirliği. Teknik direktörler arasında bunları analiz edemeyenlerin çok şansı yok. Klasik yöntemlerin dışına çıkıldı. Bunu dünyada en iyi uygulayan kulüpler Manchester City, Liverpool, Barcelona, Arsenal’dir. Arsenal, yazılım şirketini satın almış ve 20-23 yaşındaki gençler bu yazılımı yönetiyorlar. Biz de Beşiktaş’ta bunu yapmak için çalışmalara başlayacağız, Arsenal ile de görüşeceğiz” diye konuştu
“Futbol takımımız bu sene talihsiz bir dönem geçiriyor”
Beşiktaş Futbol A Takımı’nın bu sezon neyden kaynaklı olarak kötü bir sezon geçirdiğiyle alakalı sorulan soruya ise Başkan Hasan Arat, “Biz çok sürdürülebilir bir yönetim hazırlığıyla göreve geldik. Bunları değiştirmek de kolay değil. Ama her şey dönüp dolaşıp futbol takımının aldığı sonuca dönüyor. Yani o top kaleye girmiyorsa, yaptıklarınızın pek değeri kalmıyor. Futbol takımımız bu sene talihsiz bir dönem geçiriyor. Bu dönemi atlatmak için de hazırlıklarımıza başladık. Teknik direktör ve oyuncu planlamasını yapmaya çalışıyoruz. Zor bir durum olduğunu biliyoruz. Biz de bu zor durumu aşmak için göreve talip olduk. Zaten her şey yolunda gitseydi böyle bir seçim olmazdı. Spordan gelen tecrübeniz yoksa bu işlere hiç girmemek lazım. Zor günlerde ayakta kalabilmek önemlidir. Omuz omuza tüm arkadaşlarımızla bu mücadeleye devam ediyoruz. Sporda umutsuzluk olmaz. Sporda vazgeçme yoktur. O nedenle camiamız için doğrusu ne ise onu yapacağız. Burada bizi izleyen ezeli rakibimiz ve ebedi dostlarımızın taraftarlarına da başarılar diliyorum” cevabını verdi.
“Türkiye Kupası hedefi süresince teknik adam ismi konuşmayacağız”
Siyah-beyazlı kulübün başkanı, geçtiğimiz günlerde yolların ayrıldığı Teknik Direktör Fernando Santos’un ardından takımın başına geçecek teknik adam konusunda yerli ve yabancı alternatifler belirlediklerini aktararak, “Takıma uyum sağlayıp sağlayamayacağı konusunda çalışmalar yapıyoruz. Bütçe dışında hareket etmek istemiyoruz. Kırılgan bir dönemdeyiz. Alacağımız karar çok kritik olacak. Bu sebeple hassas davranacağız. Türkiye Kupası hedefi süresince isim konuşmayacağız” şeklinde konuştu.
“İyi bir takımımız var aslında ama moraller bozuk, adaptasyon sorunu var”
Takım olarak bir performans sıkıntısının olduğundan bahseden Hasan Arat, “Tarihte olmadığı kadar yüksek sayıda antrenör değişikliği. Bu sıkıntıları gizlemenin kimseye bir faydası yok. Ama başarılar, sıkıntıları büyük ölçüde çözümleyebilir. Önümüzde iki aşamalı bir kupa, bu kadar yakınken morali yüksek tutmalıyız. İyi bir takımımız var aslında ama moraller bozuk, adaptasyon sorunu var. Ama kupayı kazanınca ben durumun düzeleceğini düşünüyorum. Sporda ümitsizlik olmaz” dedi.
“Türkiye’de federasyonlar içinde en iyi yönetilen, voleybol federasyonu”
Mevcut Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminin nasıl olduğunu yapay zekaya sorup sormadığıyla ilgili Arat, “Yapay zekaya sordum şu anda. Anlamakta zorlanıyor. TFF hatırlarsanız, ‘Hakem atamalarını yapay zeka yapacak’ demişti ama buna da müdahale ettiler. Biz yapay zekayı kullanırken müdahale etmemeliyiz. Yazılımcılar altyapıyı hazırlayabilirler, yöneticiler bu yapıyı yönlendirmeye kalkarsa güvenilirlik kaybolur. Güvenin kaybolduğu yerde seçimler çözümdür. Bunu her alanda düşünebilirsiniz. Burada eğer bir sıkıntı varsa seçimlere fazla uzatmadan gitmek yerindedir. Bu işlere sporun içinden gelen insanların gelmesi lazım. ‘Ben iş adamıyım, gelip TFF’ye başkan olayım’ gibi bir durum yok. Bütün sıkıntıları bilmeniz lazım. Demokratik şekilde olmalı, çok aday olmalı. Kurullar atamayla gelmemeli. VAR’da yabancı hakem olması olumlu, bu da rekabetten geliyor. Yönetimler örnek olmak zorunda. Türkiye’de federasyonlar içinde en iyi yönetilen federasyon, voleybol federasyonu. Voleybolun içinden gelen bir federasyon. Dünyada takım sporlarında madalya şansı olarak gösterilen tek takım. Voleybol lisesini kurmuşlar, devamlı oyuncu çıkıyor. Bu da iyi yönetim ilkesinden kaynaklanıyor. Bir de futbolda harcanan paralara bakın. Buna kulüpler de dahil. Burada yönetimlerin revizyon yapması lazım, gençlerin devreye girmesi lazım. Başkan adayı için, ‘Şu kadar imza lazım’ diyorlar. Bu imza tekelini bile vermemek lazım. Çıksın gençler aday olsun. Türkiye’deki en başarılı model olan voleybol federasyonunu herkesin takip etmesi lazım” diye sözlerini sonlandırdı.
]]>Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos:
” Türkiye Kupası’nı kazanacağız”
“Al Musrati’nin performansı Ramazan ayı boyunca düşüktü”
İSTANBUL – Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, Samsunspor beraberliğinin ardından takımın galip gelememesine rağmen kötü oynamadıklarını dile getirerek, “İstifa etmeyi düşünmüyorum” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Beşiktaş, sahasında karşılaştığı Samsunspor ile 1-1’lik skorla berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Beşiktaş Teknik Direktörü Fernando Santos, “Aslında ilk yarı iyi oynadık. Planlarımızı gerçekleştirdik. Önde basan ve rakibine üstünlük kuran bir takım vardı sahada. Golü de bulduk. Daha fazla da gol atabilirdik. Pozisyonlara girdik ama sonuçlandıramadık. İkinci yarıda da gol bulabilirdik ki bu istekle ve planla başladık ikinci devreye. Skoru sağlama alamadık ve istediklerimizi yapamayınca kalemizde golü gördük. Futbolda böyle şeyler yaşanabiliyor. Bu sonuç sebebiyle üzgünüz. Orta sahada yaşanan düşüşü fark ettim ve Alex Chamberlain’i 65. dakikada oyuna girdi. Ben aslında savunmamızın geride kurulduğunu görünce Chamberlain’e tecrübesinden yararlanmak için sahaya sürdüm. O oyuna girdikten sonra dakikalar sonra gol yedik. Galip gelmek için her şeyi denedik ama başaramadık” diye konuştu.
“İstifa etmeyi düşünmüyorum”
Taraftarların maçın belli bölümlerinde kendisini istifaya davet ettiğinin hatırlatılması üzerine Santos, “Türkçe bilmediğim için taraftarın tezahüratlarını anladığımı söyleyemem. Bunlar futbolun içinde var. Sonuçlar kötü olunca taraftar da doğal olarak ortaya tepki koyuyor. Son üç maçımıza baktığınızda şanssızlık yaşadık. Taraftarımızın verdiği tepki doğru diyebilirim. Oyuncularım hakkında konuşmam gerekirse, onların iyi savaştığını düşünüyorum. Ama olmayınca olmuyor. Ben istifayı düşünmüyorum. Aslında bunu geçen hafta da net bir şekilde açıklamıştım. Neler yaptığımın farkındayım. O yüzden böyle bir düşüncem yok. Ben buraya işimi yapmaya geldim. İşimin başında olacağım” şeklinde konuştu.
“Al Musrati’nin performansı Ramazan ayı boyunca düşüktü”
Kadroya yeni katılan oyuncuların performansının sorulması üzerine Portekizli teknik adam, “Sonuçlar kötü ama ben oyunumuzun kötü olduğunu düşünmüyorum. Genel olarak son 5 maçta kötü sonuçlar alıyoruz. Ama ben kötü oynadığımızı düşünmüyorum. Bazen böyle baskılı oyunlarda duygusal düşüne biliyorsunuz. Muçi iyi başladı ama orta sahada yığılmak için oyundan aldım. Musrati’nin Ramazan ayı boyunca performansı düşüktü ve bu yüzden bugün de yedek olarak başlattım. Joe Worrall ise bana göre opsiyon oyuncusu. Bu benim fikrim. Tayyip ise çok iyi çalışıyor. Gelecek vadeden bir oyuncu olduğunu düşünüyorum” açıklamalarında bulundu.
“Türkiye Kupası’nı kazanacağız”
Ligde istenilen sonuçları alamamalarına rağmen kupada hedefe ulaşabileceklerinin altını çizen tecrübeli teknik adam, “Türkiye Kupası’nı kazanacağız. Oynadığımız 3 maçı da kazandık. Farklı bir kulvar. Taraftarlar bu konuda ne düşünür bilemem. Camia olarak Türkiye Kupası’nı kazanacağımızdan yüzde yüz eminim” ifadelerini kullandı.
“Taraftarların tepkisini anlıyorum”
Taraftarların beklentisini anladığını dile getiren Santos, “Çok büyük bir değişim lazım. İyi bir proje lazım. Evet aldığımız sonuçlar kötü. Bu takıma galibiyet lazım. Yönetimin bunu başarabileceğini düşünüyorum. Kupa finaline kadar buradayım. Türkiye Kupası’nı alırsak ona göre konuşuruz. Ama eğer kazanamazsak o zaman ona göre konuşuruz. Kariyerimde nadiren olan bir şekilde sezon ortasında bir takımda görev aldım. Sezon başında takımla birlikte başlamak ve kondisyonu istediğim gibi ayarlayabilmek çok daha farklı. Ben ocak ayında geldiğimde zaten karışık bir durum vardı ve Afrika Kupası’na giden çok oyuncu vardı. Bunların yanı sıra sakatlıklar da çok fazlaydı. Kötü sonuçlar alındığında taraftarın bu tarz tepki vermesi bence normal bir durum. Şubat ayında iyi skorlar aldık ve ne yazık ki sonrasında bazı şeylerin zora girmeye başladığını söyleyebilirim. Bu süreçte oyuncuları sürekli motive ettim. İyi işler de yaptık. Benim bu tarz durumlarda savaşacak tecrübem var. PAOK ile ilk çalışmaya başladığımda da buna benzer bir durum yaşadık. İlk 2 sene kötü başladık fakat sonrasında 2 yıl boyunca Avrupa kupalarında başarılı bir şekilde boy gösterdik. Hatta şampiyonluğu az farkla kaçırdık. Ben başkanımızın bu durumun altından kalkabilecek birisi olduğunu düşünüyorum. Ben zaten bu projenin temeli olarak buraya geldim. Geldiğimde hedef zaten ligde üçüncü olmak ve Türkiye Kupası’nı almaktı. Evet, şu anda lig üçüncülüğü biraz sıkıntılı bir sürece girdi ama kupada hedefimize ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Buruk, RAMS Park’ta yapılan maçının ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, basın toplantısına, “İstanbul’da yaşadığımız ve birçok kişiyi kaybettiğimiz bir yangın faciası vardı. Ölenlere rahmet diliyorum. Diğer başsağlığı dileğim de kameraman Samet Kulak için. O da sizler gibi aramızdan biriydi. Onu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.” diyerek başladı.
İyi performans sergileyemediklerini belirten Buruk, “Kazandık ama sahadan mutlu ayrılmadım. Bunun nedeni iç sahada ortaya koyduğumuz performansın altında kalmamızdı. Çok iyi ve kaliteli oyunculara sahibiz. Bu oyuncuların özellikle top bizdeyken daha iyi işler yapmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Maçın 12. dakikasında 1-0 öne geçtiklerini hatırlatan tecrübeli teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Erken golü attık, maça rahat başladık. Devamında rakip bize oynama şansı verdi, bizi rahat bıraktı ama hücumda istediğimiz performansa ulaşamadık. Geçişlerde ve savunma arkasına atılan toplarda da pozisyonlar verdik. Sonunda istatistiksel olarak çok öndeyiz ama kendi kalitemizin altında bir oyun ortaya koyduk. Bunun nedenlerinden biri uzun bir lig arası olabilir. Türk futbolunda gergin de bir ortam var. Psikolojik olarak oyuncuları ne kadar hazırlasanız, rakibiniz üzerinde kurduğunuz baskı ve avantajı net bir şekilde anlatsanız da zaman zaman performansta düşüşler oluyor. Bunun çok uzun sürmeyeceğini düşünüyoruz. Bir sonraki maç daha da iyi bir şekilde sahada olacağız, şampiyonluk inancımızı net bir şekilde ortaya koyacağız. Ligin bitimine 7 maç kaldı. Bunların hepsini kazanarak sezonu bitirmek istiyoruz.”
Fenerbahçe’nin Süper Kupa’ya 19 yaş altı takımıyla çıkma ihtimali
Okan Buruk, 7 Nisan Pazar günü Şanlıurfa’da Fenerbahçe ile yapacakları Turkcell Süper Kupa maçına tam kadro çıkacaklarını söyledi.
Fenerbahçe’nin maça 19 yaş altı takımıyla çıkma ihtimalinin olduğunun söylenmesi üzerine Buruk, “Bu bizim sorunumuz değil. Mesela Alanyaspor maçına rakibimiz hangi kadro ile çıkacak diye bakmıyoruz. Gidip normal kadromuzla belirlenen tarihte ve saatte maçımıza çıkacağız. Şanlıurfa halkı da merakla iki büyük takımı bekliyor. Kendi programımız üzerinden gideceğiz. Rakibimiz ister çıkar ister çıkmaz ya da farklı bir şey olur ama bununla ilgili benim söyleyeceğim bir şey yok.” değerlendirmesinde bulundu.
“Devletimizin ve TFF’nin ortamı sakinleştirecek kararlar almasını bekliyoruz”
Okan Buruk, devletten ve Türkiye Futbol Federasyonundan (TFF) futboldaki gergin ortamı sakinleştirecek kararlar almasını beklediklerini söyledi.
Saha dışındaki tartışmaların takımı nasıl etkilediğinin sorulması üzerine Buruk, şöyle konuştu:
“Saha içinde kalmak ana amacımız. Dışarıya çok fazla kulak asmak istemiyoruz. Herkes her şeyi söyleyebilir. İsteyen istediğini söylüyor ve yaptırıyor ama karşılığında bir ceza almıyor. Tehdit eden de farklı davranan da karşılığında cezasını almıyor. Böyle bir özgürlük varken bunu kullanmak isteyenler oluyor. Galatasaray Teknik Direktörü olarak ben hep sahada kalmak istediğimi söylüyorum. Çünkü Fenerbahçeli oyuncularla, teknik ekibiyle arkadaşız. Milli takım kampında Galatasaraylı, Fenerbahçeli oyuncular birbiriyle sarılıyor, birlikte tatile gidiyorlar. Futbol camiasında, gerçekten futbolun içinde olan futbolcular, teknik adamlar, gazeteciler olarak arkadaşız, dostuz. Sokakta da farklı takımı tutanlar el ele, kol kola ama bunu bozmak isteyen insanlar ortaya çıkabiliyor. Bununla ilgili zamana ihtiyaç var. Futbolun gerçek sahipleri burada kalacak, olmayanlar bu işten çekilecek.
Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve diğer takımların teknik heyetiyle, futbolcularıyla dostluğumuzu ortaya koymamız gerek. İşin gerçeği bu. Diğerinin gerçekçi olduğuna inanmıyorum. İnsanlar provoke ediliyor. Bu ülkede Halil Umut Meler’in dövülmesi yaşanmadı mı? Herkes ayağa kalktı, ziyarete gitti ama yine benzer şeylerin ortaya çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bu da spor için üzücü. Devletimizin ve TFF’nin ortamı sakinleştirecek kararlar almasını bekliyoruz. İki çok başarılı takım var. Fenerbahçe ve Galatasaray arasında inanılmaz çekişme var. Son yılların en çekişmeli ligi yaşanıyor. İkisi de kazanarak devam ediyor. Bizim 7 maçımız, Fenerbahçe’nin 8 maçı var. Avrupa için mücadele eden takımlar var. Burada sahaya ve şampiyonluğa odaklanmamız bizim için daha doğru olacak.”
Buruk, Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal’ın kendisiyle ilgili açıklamalarına değinerek, “Tartışmaların dışında kalmak istiyoruz. Doğrudan beni ve çocuğumu hedef alan konuşmalar oluyor. Yakında farklı kitleler hedef alınabilir. Başkanımız, Erden Bey, futbolcular hedef alınıyor. Bunların doğru olmadığını düşünüyorum. Sonuçta biz dost ve arkadaşız. Uzun yıllar futbolun içinde bir arada olacağız. Daha çok saha içinde kalıp cevap vermeden yolumuza devam etmek istiyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Yerleşkesi Zirai Karantina Toplantı salonunda Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıda, tarımsal üretim planlaması ve çeşitli sektörel stratejiler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Katılımcılar, Türkiye’nin tarım sektörünü geleceğe taşıyacak olan planlamalar ve politikalar üzerine yoğun bir istişare süreci gerçekleştirdi. Bu toplantı, Türkiye’nin tarım sektörünü daha verimli ve sürdürülebilir bir hale getirme yolunda atılan önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Toplantıda konuşan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, bu yılın en önemli konularından birinin Tarımsal Üretim Planlaması olduğuna dikkat çekerek, “Tarım ve Orman Bakanlığımız, suyu merkeze alan ve birçok etkenin üretim planlaması altında değerlendirildiği bir süreç geçirdi. Kanun değişikliğiyle ‘yeni normaller’ dediğimiz hususları da dikkate alarak, bundan sonraki dönemde üretim planlaması yapacağımız süreci başlattı. Üretim planlamasının ana başlıklarından olan sözleşmeli tarımla alakalı da düzenlemeler yaptı” diye konuştu.
Yapılan düzenlemelerin uygulanmasıyla hem üreticiler hem de tüketiciler için faydalı bir sürecin başlayacağını söyleyen Sağlam, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik’in Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini ve bu yönetmelikle ilgili kanunun 5 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım Kanunu’ndaki değişikliklerin bir sonucu olduğunu belirtti. Sağlam, “Tarımsal üretim planlaması çok önemsediğimiz bir konuydu. Bakanlığımızca hızlı bir şekilde yönetmelik çalışması başlatıldı. Artık bundan sonrası, el ele vererek üreticilerimizle, ilgili dinamiklerle bunun uygulanmasını sağlamak başlıca görevimiz” şeklinde konuştu.
İbrahim Sağlam, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından son dönemde hayata geçirilen ekilmeyen arazilerin kiraya verilmesi, sözleşmeli üretim, arazi toplulaştırılması gibi konularda da çalışmalarını sürdürüldüğünü belirterek, “Temel amacımız; gerek bitkisel üretimde gerekse hayvansal üretimde ya da su ürünlerinde halkımızın, artan nüfusun ve ülkemize gelen turistlerin gıda ihtiyacını sağlamak, aile işletmelerinin kapasitesini ve kabiliyetini yükseltmektir” ifadelerini kullandı.
Kaynakların etkin ve planlı kullanılması
Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay ise konuşmasında şunları söyledi:
“46 ilimizde toplantılar yaparak yerel birimlerin teknik olarak güçlendirilmesini hedefliyoruz. Ülkemizde başta iklim değişikliği ve su kıtlığı olmak üzere ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan yaşanan gelişmeler, tarımsal üretimi önemli ölçüde etkilemektedir. Ayrıca artan nüfus ve yoğun kentleşme sonucunda gıdaya olan talep artışı, gıda güvenliği ve doğal kaynaklar üzerinde olan baskıyı arttırmıştır. Bu nedenle kaynakların etkin ve planlı kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Uzun yıllardır dile getirilen, tüm paydaşların mutabık olduğu devrim niteliğindeki tarımsal üretim planlaması ‘Üretimin Üreticinin Yüzyılı’ yaklaşımıyla yola çıktığımız0 ‘Türkiye Yüzyılı’nda hayata geçirilmesi için ilk adımlar atıldı. Yönetmelik kapsamında bitkisel üretim, hayvansal üretim ve su ürünleri alanlarında üretim planlaması çalışmalarına başlanmıştır. Yerelden merkeze bir yaklaşım ile kurgulanan planlama sürecinde illerdeki tarımsal üretimle ilgili tüm paydaşların temsil edildiği il teknik komiteleri kurulmuştur. Teknik komiteler illerin üretim potansiyeli, belirlenen ülkesel ihtiyaçlar, su varlığını ve iklim değişikliği gibi kısıtları da dikkate alarak illerdeki ürün desenlerini belirleyerek bakanlıkta kurulan Tarımsal Üretimin Planlanması Kurulu’na ileteceklerdir. Bu amaçla bakanlığımız tarafından bakanlık ilgili birimlerinden genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı ve uzmanların katılımıyla oluşturulan ekip teknik toplantılar düzenleyerek diğer illerimizde de çevrimiçi toplantılar yaparak yerel birimlerin teknik olarak güçlendirilmesi sağlanmaktadır.”
Toplantıya ayrıca; Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü İdari İşler ve Koordinasyon Daire Başkanı Ergin Çilali, Hayvan Sağlığı Genel Müdürlüğü Kanatlı ve Arıcılık Daire Başkanı İslam Köse, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarımsal Üretim Planlaması Koordinatörü Sebahattin Keskin ve bakanlığa bağlı tüm kurum ve kuruluşların yöneticileri ile teknik personelleri katıldı. – SAMSUN
]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Orta Karadeniz Bölgesi’nin (TR83 Bölgesi) kalkınmasına yönelik faaliyetlerini sürdüren OKA, yürüttüğü sonuç odaklı programları ile uyumlu olarak geliştirdiği Fizibilite Destek Programları çerçevesinde desteklenecek projeler için toplam 7,5 milyon TL, Teknik Destek Programları kapsamında ise desteklenecek projeler için ise toplam 7 milyon TL tutarında kaynak tahsis etti.
Turizm, katma değerli üretim ve ihracat alanında yatırım projeleri İçin 7,5 milyon TL
Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerinden oluşan TR83 Bölgesi’nin kalkınmasına ve rekabet gücü açısından önemli fırsatlardan yararlanılmasına, bölge ekonomisine yönelik tehdit ve risklerin önlenmesine, bölgenin yenilik ve girişimcilik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik yatırım projeleri havuzunun güçlendirilmesi amacıyla, bir işletme modeli içeren yatırım projesi önerilerinin fizibilite etüdü ve eklerinin hazırlandığı Fizibilite Desteği Programı; “Kültür ve Doğa Turizmi Ekseninde” ve “Katma Değerli Üretim ve İhracat Odaklı” olarak 2 ayrı alanda uygulanacak.
Diğer destek programları
Kültür ve Doğa Turizmi Ekseninde Fizibilite Desteği Programı; sürdürülebilir kültür ve doğa turizmine yönelik yatırım projeleri geliştirilmesi, turizm girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi, destinasyon odaklı yaklaşım çerçevesinde TR83 Bölgesi’nde doğa ve kültür turizmine yönelik fizibilite çalışmaların desteklenmesi öncelikleriyle uygulanacak. Programın bütçesi 5 milyon TL olarak belirlendi. Katma Değerli Üretim ve İhracat Odaklı Fizibilite Desteği Programı; imalat sanayi altyapısının geliştirilmesi, ihracat kapasitesinin artırılması, üretim faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi, değer-tedarik zincirlerinin geliştirilmesi ve istihdam kapasitesinin artırılması, işletmelerin yeşil ve çağdaş teknolojilere dönüşümlerinin hızlandırılması ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamaların geliştirilmesi, TR83 Bölgesi’nde liman, demiryolu, lojistik merkez, havayolu, konteyner toplama merkezleri gibi lojistik altyapının gelişmesi, Sosyal Olarak Kapsayıcı Yeşil Dönüşüm (Socially Inclusive Green Transition-SoGreen) Projesinin 2. Bileşeni olan Kapsayıcı ve Çevreci Topluluk Geçim Tesisleri kapsamına yönelik fizibilite çalışmalarının desteklenmesi öncelikleriyle uygulanacak. Bütçesi 2,5 milyon TL olarak belirlendi. Son başvuru tarihi 24 Aralık 2024 olan bu programlar ile en fazla yüzde 75 oranında proje desteği sağlanacak. Fizibilite Desteği Programları, Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) Bölgesel Gelişme Ana Planı’nda yer alan proje ve eylem önerilerinin hayata geçirilmesi amacıyla ve Güdümlü Proje Desteği, Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı ve Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programına yönelik projeler geliştirilmesi amacıyla fizibilite çalışmalarının desteklenmesini de içeriyor.
Turizm, girişimcilik, katma değerli üretim ve ihracat alanında kapasite gelişimi için 7 milyon TL
Bölgedeki yerel aktörlerin bölgesel kalkınma açısından önem arz eden, ulusal, bölgesel, il düzeyinde veya kurumsal düzeyde tanımlanmış stratejik planları, eylem planları veya çalışma programları gibi politika belgelerinde önceliklendirilen ve kurumsal kapasite eksikliği nedeniyle hazırlık ve uygulama aşamalarında bir takım sorunlarla karşılaşılan çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla yürütülen Teknik Destek Programları; “Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesine”, “Katma Değerli Üretim ve İhracatın Geliştirilmesine” ve “Turizmin Geliştirilmesine” yönelik olarak 3 ayrı alanda uygulanacak. Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi Teknik Destek Programı; teknoloji odaklı ve yenilikçi girişimcilik ekosisteminin ayrıca kadınlar öncelikli olmak üzere yeni girişimcilere yönelik finansal modellerin geliştirilmesi ve mentörlük faaliyetlerinin desteklenmesi öncelikleriyle uygulanacak. Bütçesi 2 milyon TL olarak belirlenen programın son başvuru tarihi 31 Ekim 2024. Katma Değerli Üretim ve İhracatın Geliştirilmesine Yönelik Teknik Destek Programı; bölge işletmelerinin ihracat kapasitelerinin artırılması, ihracat faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve artırılması, küresel ölçekte rekabetçilik için yüksek katma değerli üretimin geliştirilmesi, işletmelerin yeşil ve çağdaş teknolojilere dönüşümlerinin hızlandırılarak kaynak verimliliğine yönelik uygulamaların yaygınlaştırılması öncelikleriyle uygulanacak. Bu önceliklerle ilgili olmakla beraber, aynı konuda/alanlarda teknik destek almak isteyen kurumların ortaklıklar kurarak yaptıkları başvurular, küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) vasfına sahip işletmeler tarafından sunulacak başvurular, kapsamı itibariyle kadın istihdamını destekleyici nitelikte başvurular ve çatı kurum/kuruluşların üyesi niteliğindeki işletmelere danışmanlık hizmetlerini içeren başvurular öncelikli olarak desteklenecek. Bütçesi 2,5 milyon TL olarak belirlenen programın son başvuru tarihi 31 Aralık 2024. Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Teknik Destek Programı; turizm, konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri sektöründeki işletmelerin teknik ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, kültür ve doğa turizmi alanı ile ilgili kamu kurumları, kooperatifler ve sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi, kültür ve doğa turizmi alanı ile ilgili proje portföyünün geliştirilmesi öncelikleriyle uygulanacak. Bütçesi 2,5 milyon TL olarak belirlenen programın son başvuru tarihi 31 Aralık 2024.
Programlar hakkında ayrıntılı bilgiye OKA’nın kurumsal internet sitesi ‘Başvurabileceklerim’ sekmesinden ulaşılabiliyor. – SAMSUN
]]>İSTANBUL – Sparta Prag Teknik Direktörü Brian Priske, yarın Galatasaray’a karşı zor bir maç oynayacaklarını ancak müsabakayı kazandıkları takdirde ise oyuncularının özgüvenlerinin yükseleceğini söyledi.
UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında Çekya temsilcisi Sparta Prag, yarın saat 20.45’te RAMS Park’ta Galatasaray ile karşılaşacak. Bu mücadele öncesi düzenlenen basın toplantısında Sparta Prag Teknik Direktörü Brian Priske açıklamalarda bulundu.
“İyi bir maç çıkaracağımızı düşünüyorum”
Ligde 55 günlük bir aranın ardından ilk resmi maçlarına 4 gün önce çıktıklarının ve bu durumun kendilerini nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Priske, “Bir gerçek var ki Çekya Ligi böyle. Bir ara verildi ama mutluyum ki 1 maç da olsa ligde oynadık. Takımdan memnunum. Atmosferi zaten biliyoruz. Onlar da motive, buna hazırlar. İyi bir maç çıkaracağımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Bizler için zor maç olacak”
Galatasaray karşısında zor bir sınavdan geçeceklerini belirten Danimarkalı teknik adam, “Kolay bir maç olmayacak. Kalitesi iyi bir takım. Çek liginde alışık olmadığımız bir karşılaşma olacak. Şampiyonlar Ligi’nden gelmiş bir takım. Ligde de başarılı, zirvede Fenerbahçe ile mücadele ediyorlar. İyi durumdalar. Bizler için zor maç olacak ama ona göre hazırlandık” ifadelerini kullandı.
“Maksimum 95 dakika koşmamız ve konsantre olmamız gerek”
46 yaşındaki teknik direktör, Avrupa’da oynadıkları karşılaşmaların farklı bir kalitede olduğuna da değinerek, “Maalesef bir gerçek ki Çek Ligi gibi değil. İyi mücadele etmemiz gerekiyor. Maksimum 95 dakika koşmamız ve konsantre olmamız gerek. Böyle bir maçı kazandığımızda takımın özgüveni de artacaktır” cümlelerine yer verdi.
“En ufak bir hatamızda bizi cezalandıracaklardır”
“Evdeki oynadığımız maçlarda daha rahat oluyoruz ama deplasman daha zor” diyen Brian Priske, şöyle devam etti:
“İyi bir takımla karşılaşacağımız için hem fiziksel hem mental olarak iyi konsantre olmamız lazım. Hem sahada hem kulübede kaliteli oyuncuları var. En ufak bir hatamızda bizi cezalandıracaklardır. Herkesin maksimum performansını vereceğine inanıyorum.”
“Türkiye’de bir takıma karşı mücadele etmek güzel hissettiriyor”
Daha önce Belçika ekibi Royal Antwerp’in teknik direktörlüğünü yaparken 2021 yılında Fenerbahçe’ye karşı İstanbul’da mücadele ettiğini ve genel olarak Türkiye’de oynamanın zor olduğunu vurgulayan tecrübeli çalıştırıcı, “Hepsi iyi takımlar. Kaliteli bir lig. İyi anılarım var ama hepsi pozitif değil. Yarın da sahaya çıktığınızda atmosferin ne kadar muhteşem olduğunu hissedeceksiniz. Türkiye’de bir takıma karşı mücadele etmek güzel hissettiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Priske, ayrıca Galatasaray’ın yıldız isimleri için özel olarak bir hazırlık yapmadıklarını da sözlerine ekledi.
“Oyuncuların birbirleriyle iletişim kurması önemli”
Yarın oyuncularının aralarındaki iletişimin iyi olması gerektiğinden bahseden Brian Priske, “Adrenalin yüksek olacaktır. Önemli olan sadece sakin kalmak değil. Oyuncuların birbirleriyle iletişim kurması ve birbirlerini sakin hale getirmeleri önemli” açıklamasını yaptı.
Futbolcularının kendilerini göstermeleri için Galatasaray müsabakasının iyi bir fırsat olduğuna değinen Danimarkalı teknik direktör, turu geçme şanslarını ise yüzde 50 olarak gördüğünü söyleyerek konuşmasını bitirdi.
]]>UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında Çekya temsilcisi Sparta Prag, yarın saat 20.45’te RAMS Park’ta Galatasaray ile karşılaşacak. Bu mücadele öncesi düzenlenen basın toplantısında Sparta Prag Teknik Direktörü Brian Priske açıklamalarda bulundu.
“İyi bir maç çıkaracağımızı düşünüyorum”
Ligde 55 günlük bir aranın ardından ilk resmi maçlarına 4 gün önce çıktıklarının ve bu durumun kendilerini nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Priske, “Bir gerçek var ki Çekya Ligi böyle. Bir ara verildi ama mutluyum ki 1 maç da olsa ligde oynadık. Takımdan memnunum. Atmosferi zaten biliyoruz. Onlar da motive, buna hazırlar. İyi bir maç çıkaracağımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Bizler için zor maç olacak”
Galatasaray karşısında zor bir sınavdan geçeceklerini belirten Danimarkalı teknik adam, “Kolay bir maç olmayacak. Kalitesi iyi bir takım. Çek liginde alışık olmadığımız bir karşılaşma olacak. Şampiyonlar Ligi’nden gelmiş bir takım. Ligde de başarılı, zirvede Fenerbahçe ile mücadele ediyorlar. İyi durumdalar. Bizler için zor maç olacak ama ona göre hazırlandık” ifadelerini kullandı.
“Maksimum 95 dakika koşmamız ve konsantre olmamız gerek”
46 yaşındaki teknik direktör, Avrupa’da oynadıkları karşılaşmaların farklı bir kalitede olduğuna da değinerek, “Maalesef bir gerçek ki Çek Ligi gibi değil. İyi mücadele etmemiz gerekiyor. Maksimum 95 dakika koşmamız ve konsantre olmamız gerek. Böyle bir maçı kazandığımızda takımın özgüveni de artacaktır” cümlelerine yer verdi.
“En ufak bir hatamızda bizi cezalandıracaklardır”
“Evdeki oynadığımız maçlarda daha rahat oluyoruz ama deplasman daha zor” diyen Brian Priske, şöyle devam etti:
“İyi bir takımla karşılaşacağımız için hem fiziksel hem mental olarak iyi konsantre olmamız lazım. Hem sahada hem kulübede kaliteli oyuncuları var. En ufak bir hatamızda bizi cezalandıracaklardır. Herkesin maksimum performansını vereceğine inanıyorum.”
“Türkiye’de bir takıma karşı mücadele etmek güzel hissettiriyor”
Daha önce Belçika ekibi Royal Antwerp’in teknik direktörlüğünü yaparken 2021 yılında Fenerbahçe’ye karşı İstanbul’da mücadele ettiğini ve genel olarak Türkiye’de oynamanın zor olduğunu vurgulayan tecrübeli çalıştırıcı, “Hepsi iyi takımlar. Kaliteli bir lig. İyi anılarım var ama hepsi pozitif değil. Yarın da sahaya çıktığınızda atmosferin ne kadar muhteşem olduğunu hissedeceksiniz. Türkiye’de bir takıma karşı mücadele etmek güzel hissettiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Priske, ayrıca Galatasaray’ın yıldız isimleri için özel olarak bir hazırlık yapmadıklarını da sözlerine ekledi.
“Oyuncuların birbirleriyle iletişim kurması önemli”
Yarın oyuncularının aralarındaki iletişimin iyi olması gerektiğinden bahseden Brian Priske, “Adrenalin yüksek olacaktır. Önemli olan sadece sakin kalmak değil. Oyuncuların birbirleriyle iletişim kurması ve birbirlerini sakin hale getirmeleri önemli” açıklamasını yaptı.
Futbolcularının kendilerini göstermeleri için Galatasaray müsabakasının iyi bir fırsat olduğuna değinen Danimarkalı teknik direktör, turu geçme şanslarını ise yüzde 50 olarak gördüğünü söyleyerek konuşmasını bitirdi. – İSTANBUL
]]>Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Gaziantep FK, deplasmanda karşılaştığı Galatasaray’a 2-1’lik skorla yenildi. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Gaziantep FK Teknik Direktörü Marius Sumudica, “Bugün gerçekten çok iyi maç çıkardık. Galatasaray bizden daha fazla pozisyona girdi. Bu normaldi. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Çünkü bugün son dakikaya kadar mücadelemizi yaptık. Son 5 dakikaya baktığınızda Galatasaray’ın bazı oyuncuları zaman geçirmeye yönelik işler yapıyordu. Benim gözümde hoca olarak iyi bir şeydi. Bugün duruşumuzu bütün Türkiye’ye gösterdik. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bazı eleştiriler de oluyor, kulağıma geliyor, sadece Fenerbahçe’ye karşı iyi oynadığımız. Bugün herkese gösterdik, Galatasaray’a karşı iyi mücadele ettik. Benim umurumda değil kimin şampiyon olduğu. Hak eden kazanacaktır. Okan hocayı tebrik ederim. Türkiye’de en iyi teknik direktörlerden biri, sevdiğim biri. Benim için önem olan puanları toplatıp takımı ligde tutmak. Futbolcularımı tebrik etmek istiyorum. Ben Rumen bir hocayım. Bazen Türkiye’de çalışmak kolay değil ama futbolcularımın savaşçı bir mantalite gösterdi” ifadelerini kullandı.
“40-41 puan toplarsak ligde kalacağımızı düşünüyorum”
Şampiyonluk yarışıyla ilgili sorulan soruya Sumudica, “Bizde kelime bir var, sizde de vardır ‘düşman’ kelimesi. Ben düşman kazanmak istemiyorum. Bir Anadolu takımının buraya 4 eksikle gelmesi çok zor. Kadromuza baktığımızda ilk 11’den 4 eksikle geldik. Diğer kulübe ile karşılaştırmak çok zor. Taraftarlara şu mesajı vermek istiyorum. Kayseri ile oynayacağız. Oraya gelip bizi desteklesinler. Şu ana kadar 23 puan topladık. Ligin sonuna kadar 40-41 puan toplarsak ligde kalacağımızı düşünüyorum. Bunu başarırsam bana güvenenlerine teşekkür edeceğim, bana güvendiğiniz diye” şeklinde konuştu.
Attıkları golde yedek kulübesine yaptığı hareketin sorulması üzerine Rumen teknik direktör, “Benim totemimdi. Bazen çok sevindiğiniz zaman Allah sizi cezalandırabiliyor. 21 yıllık kariyerim boyunca bunları yaşadım. Maç bitmiş değildi. Galatasaray’ı da biliyoruz. Bu benim totemimdi diyebilirim. Nasıl sevineceğimi inşallah Kayseri maçında göstereceğim” diye cevap verdi.
“Türk pasaportu almak istiyorum”
‘Rumen hoca olarak Türkiye’de zorlanıyorum’ sözünün hatırlatılması üzerine ise Marius Sumudica, “Son 10 yılda Rumen olarak ben, Lucescu ve Petrescu burada çalıştı. Sonuçla burası zor ve güçlü bir lig. Ben de tanınmış, isim yapmış bir teknik direktörüm. Şampiyonlar Ligi’nde çalıştım. Suudi Arabistan’da çalıştım. Türkiye’de teknik direktörler çok değişiyor, sabır gösterilmiyor. Ben Gaziantep’i çok seviyorum. Türkiye’yi çok seviyorum. Geçen yıl Suudi Arabistan’da çalışırken, burada kazandığım maaşın belki 4-5 katını kazanıyordum ama bu şehir benim kalbimde. Ayrıca Romanya ile Türkiye arasında çok ticaret olduğu için ülkeler birbirlerini tanıyorlar. O yüzden Türk pasaportu da almak istiyorum. Bunu deniyorum” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL
]]>Adana Demirspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, “İlk 45 dakika oyunun ve topun kontrolü bizdeydi ama gol bölgelerinde etkisiz kaldık. Sadece topa sahip olmak yetmiyor aynı zamanda gol bölgelerine girip, orada fazla olup, pozisyonlara girmek lazım. Bunlar geliştirmemiz gereken konular” dedi.
Süper Lig’in 22’nci haftasında Adana Demirspor, deplasmanda konuk olduğu Beşiktaş ile 0-0 berabere kaldı. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Adana Demirspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman açıklamalarda bulundu. Karşılaşmayı değerlendiren Hikmet Karaman, “İlk 45 dakika oyunun ve topun kontrolü bizdeydi ama gol bölgelerinde etkisiz kaldık. Sadece topa sahip olmak yetmiyor aynı zamanda gol bölgelerine girip, orada fazla olup, pozisyonlara girmek lazım. Bunlar geliştirmemiz gereken konular. İkinci yarı 45 dakika 10 kişi oynadık. Sadece mücadele ettik ama futbol için yeterli değil. Bazen 10 kişi de ataklara çıkıp, gol bulmalısınız. Kadromuzun değişmesi, hamle gücümüzdeki eksikleri biliyoruz. Teknik ekip olarak da antrenman yapmamız lazım. Bir an önce o boşluğun gelmesini istiyorum” şeklinde konuştu.
“TRANSFER KONUSUNDA CİDDİ ÇALIŞMALAR VAR”
Transfer hakkında konuşan Karaman, “Transfer konusunda başkanımızın ciddi çalışmaları var. Sakat oyuncularımız var, Yusuf Sarı’nın dönüşü ciddi katkı yapabilir. 1.5 sezon ara verdik. Kayserispor’da bıraktığımız ekolün üzerine geldi arkadaşlar. Burada teknik ekip olarak takımı geliştirmemiz gerekiyor. Taç atışı, korner, duran top çalışmalıyız. Türkiye’deki futbol ortamı bir değişik. Biz de verilen görevi en iyi şekilde futbol olarak tüm Türkiye’ye göstermek istiyoruz. Biraz zamana ihtiyacımız var. Transfer konusunda da ciddi adımlar atılıyor” dedi.
“KULÜBÜN KENDİ İÇ MESELESİ”
Yusuf Sarı için çıkan Galatasaray iddialarıyla ilgili konuşan Hikmet Karaman, “Kulübün menfaatine olan bu transferleri kulüpler yapabiliyor bazen. Mesele onların yerini doldurabilmek. Yusuf’un 7 asisti var. Giden 6 oyuncu 20 gole katkı yapmış. Yusuf’un da 7 asistini düşün. Tabii bu kulübün kendi iç yapısı. Ama önemli oyuncuların yeri mutlaka dolmalı. 3-4 maç kaybedince kendini ligin farklı yerinde bulabiliyorsun” ifadelerini kullandı.
Bazı başarıların geçici olduğunu söyleyen Karaman, şu ifadeleri kullandı:
“Geçen sene depremi yaşayan bir ülke. Daha önce de korona virüsün gelip liglerin tatil olması. Buna bütün olarak bakmak lazım. Bazı takımların ligden çekilmesi. Teknik adamlara pro lisans verilirken, bunları yetiştirenlerin kalitesi, yeni gelen genç neslin tecrübesi, dünyadaki ve Türkiye’deki ekonomik kriz… Bunlar başlı başına bir takımı etkileyecek konular. Bazı başarılar geçici olur. Geçen hafta Beşiktaş’ın ısınmasını izledim, çok beğendim, taktik ısınıyorlar. Sonra Pendikspor maçının skoruna şaşırdım. Lig çok farklı. Farklı parametreler var etkileyen. Yabancı antrenörler bunu ilk başta kavrayamaz.”
“KURALLAR ÇOK DEĞİŞİYOR”
Yabancı kuralını değerlendiren Hikmet Karaman, “Kurallar çok değişiyor. Yabancı kuralının amacı yerli oyuncunun çıkması. Ama Türkiye yabancının serbest olduğu dönemde en çok yurt içinden yurt dışına oyuncu transfer etmiş. Önce geçmişi bilip, geleceğe adım atlayız. Sürekli yeni gelen yönetim grubunun düşünceleriyle değil de global bakmamız lazım. Pro lisanslı teknik direktör yetiştirmek de çok önemli. Ülke önce çok kaliteli teknik direktör yetiştirecek. Nuri Şahin, Borussia Dortmund’a gitti, UEFA Pro Lisansı’nı orada yapacak. Bu konuda çok iyi çalışmaların yapılması lazım” dedi.
Hikmet Karaman, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Benim için zor adam diyorlarmış. Bu hocayı almayın diyorlarmış. Ülkemizin kültürü bu.”
]]>Sarı-lacivertli takımın teknik adamı Emre Belözoğlu, yaşanan son gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi.
Trendyol Süper Lig’de Çaykur Rizespor’la oynanan maçtan sonra çıkan olayların ardından başkent kulübünü bırakmayı düşünmediğini vurgulayan Belözoğlu, yaşanan süreci şöyle anlattı:
“Pek çok kez karar alırken kendimi düşünerek almadım. 3 Temmuz’da Fenerbahçe’yle o süreci yaşamak nasıl bir şerefse Ankaragücü’nde de olmak aynı şereftir. Bu süreçte bunu hissettim. Kulüp ne yaşarsa yaşasın, biz bir karar verdik ve teklifi kabul ederken de her şeyi göze alarak kabul ettik. Tabii başkanımızın yaşadığı süreç kimsenin ön görebileceği bir şey değildi. Ben bu süreçlere alışkınım. İnsanların benden beklediğini yapmak zorunda değilim, sadece Allah’a hesap veririm. Ailemle konuşmak yeterliydi. Annemi aradığımda bana, ‘Faruk Başkanı yalnız bırakmayacaksın.’ dedi. Bu söylediği, bütün ülke tersini de düşünse benim için çok daha değerlidir. Ben doğru olduğuna inandığım şeyi yaptım ve çok mutluyum.”
Rizespor’un açıklaması
Ziraat Türkiye Kupası’nda Çaykur Rizespor’u eledikleri maçtan sonra Karadeniz kulübünün sosyal medyasından kendisini hedef alan açıklamalar yaptığını iddia eden Belözoğlu, bu durumun çok yakışıksız olduğunu dile getirdi.
Kendisinin de bir ailesi olduğunu vurgulayan Belözoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ailem de artık alıştı. Süreçleri güçlü yönetiyoruz ama çocuklarımız var ve bu olaylara şahit oluyorlar. Ülkemizde bazı durumlar değişti. İnsan profilleri değişti. Gençliğimde daha vicdanlı insanlar vardı, şimdi ise bir olay karşısında karşı tarafında insan olduğu unutulur hale geldi. Rizespor bir açıklama yaptı. Yaşamış olduğum dolandırıcılık olayına da dem vurmuşlar. Yakışıksız oldu. Bizim kimsenin parasına da sadakasına da ihtiyacımız yok. Ben Rizespor’la alakalı bir şey diyemem, belki başkanının yönetiminin bile haberi yok. Bu paylaşımı yapan kişinin hayatında ne kadar başarısı var? Ben 13 yaşından beri bu mesleğin içindeyim. Bu konuda kısasa kısasta yaparım, kibir de. Bu paylaşımı yapan kişi hayatında ne yapmış da kendinde benle dalga geçmeye çalışacak kadar ileri gidebilecek hak görüyor. Rizespor’a yakıştıramadım. Taraftarına da asla bağlayamam, Karadeniz’i çok seviyorum.”
Paylaşımı yapan kişiye de seslenen Belözoğlu, “Bunu şahsileştiren kişi hayatında benle yarışamaz. Çocuklarımız, ailemiz var, onlar da bunu hak etmiyor. Biz Rizespor’la ligde 1-1 berabere kaldığımız maçta, tüm ülkenin üzerime gelmesine rağmen açıklama yapmadım. Yanlış bir penaltı ve sonrası bunların bize yapılmasını reva gören zihniyet çok zehirlenmiş ve karakteri bozulmuştur. Bizi böyle üzemezler, daha da sert olmaları lazım. Ancak onlar adına üzülürüz.” dedi.
Hakem yönetimlerinden bir kulübün, bir teknik direktörün sorumlu tutulmaması gerektiğini vurgulayan genç teknik adam, “Hakemin hatası kendini bağlar. Onların hatası üzerinden insanların şerefleriyle oynayamazsınız. Bize yapılan bir hakem hatasından sonra hiçbir zaman bir camiayı ya da teknik direktörü hedef almayız. Çok talihsiz, yersiz, yakışıksız bir açıklama oldu. Günün sonunda herkes kendi karakterinin gereğini sergiler.” diye konuştu.
“Hem Türk hem de yabancı oyuncu alacağız”
Emre Belözoğlu, transfer döneminde hem Türk hem de yerli oyuncu almak için çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Alacakları oyuncu sayısı hakkında bir şey söylememin doğru olmadığını anlatan Belözoğlu, “Yönetimimiz canla başla çalışıyor. Kolay bir iş değil, ciddi rakamlar. Her kulübün, kazandığının en az üç katına ihtiyacı var. Yönetimimizin çok samimi şekilde çalıştığını görüyorum. Oyuncu sayısı fazla olmayacak belki ama niteliği yüksek, kalitesine inandığımız, hem Türk hem yabancı oyuncu alacağız. İnce eleyip sık dokuyacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Fenerbahçe’deki futbolcular Mert Hakan Yandaş ve Lincol’le ilgili soruya ise Belözoğlu, “Hem Mert Hakan hem de Lincoln iyi oyuncular. İstişarelerimiz oldu. Oyuncuların istemesi önemi. Şu an ne olumlu ne de olumsuz bir şey söyleyemem.” cevabını verdi.
“Kupada sonuna kadar gitmek istiyoruz”
Emre Belözoğlu, Ziraat Türkiye Kupası’nda son 16’ya kaldıklarını ve sonuna kadar gitmek istediklerini belirtti.
Göreve geldiklerinden bu yana çok iyi bir oyuncu grubuyla çalıştıklarını vurgulayan Belözoğlu, şunları kaydetti:
“Burası bizi mutlu eden bir kulüp. Ankaragücü’nde beklenti büyük. Bizi çok sevdiler, ben de burayı çok sevdim. İşimiz kolay değil ama doğru yoldayız. Her maçı kazanmak için ortaya koyulan enerji değerli. Yolumuz uzun ama ümitliyiz. İnşallah taraftarımız da mutludur. Futbolculuk kariyerim geride kaldı. Mükemmel bir tecrübeydi. Başladığımdan bu yana 3 yıllık performansımızın da kötü olduğunu düşünmüyorum. Her sene bir diğerinden ders çıkarıyoruz. Teknik adamlık çok keyifli bir meslek ama ülkemizde kolay değil. Hangi takım da olursanız olun beklentiler yüksek. Ankaragücü mirası olan bir kulüp. ‘Kupa Beyi’ diye adlandırılan bir kulüp ve bizden de beklenti var. Bu beklenti de beni besliyor. Elimizdeki gücün kıymetini bildiğimizde her takımı yenebiliriz. Kupada bizim hedefimiz. Oyuncu grubumuzun isteğini görüyorum. Hem ligde hem de kupada sonuna kadar gidebilecek bir takımımız var.”
Yabancı sayısının gelecek sezondan itibaren değişmesini de değerlendiren Belözoğlu, bu durumun teknik adamlara sorulup sorulmadığıyla ilgili, “Kimse bu ülkede istişareye inanmıyor. Böyle bir beklentim olmadı ama daha doğru profillerin olduğu bir süreç yaşanırsa istişare edilecektir. Kimin ne için karar verdi, bu rakamları nasıl belirliyorlar, bilmiyorum.” diyerek görüşlerini aktardı.
]]>TFF 3. Lig 2. Grup’ta mücadele eden Karşıyaka’nın yeni teknik direktörü Erkan Sözeri, Karşıyaka’ya şampiyon olmak için geldiğini ve bu yolda neler yapılmasını gerektiğini İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Karşıyaka camiasının çok güzel şeyleri hak ettiğini dile getiren Sözeri, “Ego falan yapmıyorum ama Erkan Sözeri varsa hedef vardır. Takımının da bir hedefi vardır. Erkan Sözeri’nin takımı asla hedefsiz olmaz. Hele Karşıyaka Spor Kulübü gibi büyük bir camianın her zaman hedefi şampiyonluktur, hangi ligde olursa olsun. Karşıyaka, bu lige yakışmıyor. Bir an önce buradan üst sıralara gideceğini düşünüyorum. Bu yolda çalışmalarımız sürüyor. Motivasyonumuz da gayet iyi” açıklamasını yaptı.
“Yeni transferler uyum sağladı”
Oyuncularla konuşarak analiz yaptıklarını ve daha sonra da eksikleri belirlediklerini ifade eden Karşıyaka Teknik Direktörü Erkan Sözeri, “Sadece saha içinde değil, saha dışında da hangi bölümlerde eksiklerimizin olduğunu hepsini oturup konuştuk. Biz oyuncularımıza neler istediğimizi söyledik, isteklerimizi ilettik. Onlar da mümkün olduğu kadar olumlu dönüş yaptılar. Bu durumdan gayet memnunuz. Yeni gelen arkadaşların da çok çabuk uyum sağladıklarını düşünüyorum zaten daha önce oynadığı arkadaşlar da var takımın içinde. Dolayısıyla yeni transferlerimizle beraber enerjimiz yüksek olarak lige başlayacağız” cümlelerine yer verdi.
“Burada olduğum için gururluyum”
Tecrübeli çalıştırıcı, teknik adamlığa yeni başlamış gibi heyecanlı olduğunu vurgulayarak, “Bu camiada olduğum için gururluyum. 20 yıllık teknik adamım ve ciddi başarılarım var fakat başarıya aç bir şekilde işe başladım. Oyuncularıma da bunu söyledim. Pazar günü taraftarlarımızı maça bekliyoruz. Sahaya onlara yakışacak, onları gururlandıracak bir mücadele ortaya koyacağız. Bundan emin olabilirler. Tabii ki pas hataları olacak, belki gol kaçıracağız, oyunun içinde belki zaman zaman dalgalanmalar olacak ama şunun garantisini verebilirim; sahada mücadele eden tüm oyuncular, Karşıyaka Spor Kulübü’ne yakışan bir takım göreceklerinden emin olabilirler. Cumartesi ve pazar günü hava bozuk gibi ama Karşıyaka taraftarı yağmurda, çamurda bizi yalnız bırakmayacaktır diye düşünüyoruz. Onlar bizim yanımızda olursa şampiyonluğa beraber yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.
“Önceliğimiz iyi bir mücadele”
Bugüne kadar oyun anlayışını hiçbir zaman gizlemediğini de aktaran Sözeri, “Benim defans oyuncularım da hücuma gidecek, ofanstaki oyuncularım da defansa yardım edecek. Takım savunmasına yardım edecek. Takım bütünlüğü olacak. Bir defa onu görmek istiyorum. Göreceğimden de eminim. Çünkü bunu çok kısa bir zaman içerisinde yerleştirdim. Yani hücuma da beraber gideceğiz, savunmaya da beraber geleceğiz. Tabii oyun anlayışında, pas organizasyonda, pas trafiğinde, oyun içi organizasyonlarda biraz eksiklerimiz vardı. Onları da hem kampta hem buradaki antrenmanlarda geliştirdiğimizi düşünüyorum. Şimdi oyuncular daha rahat hareket ediyorlar. Daha pasa dayalı oyun oynuyorlar. Kendilerine daha özgüvenliler. Bazen pas hatalarında hoşgörülü olursa taraftarlarımız, oyuncularımız genç oyuncular, stres yapmazlar, panik yapmazlar. Önceliğimiz iyi bir mücadele. Rakipten daha çok koşan bir takım oluşturmak istiyoruz. Yani Alsancak Stadyumu’nda bizden daha fazla kimse koşamaz. Bizim oyuncularımız koşacak. Bunu bir defa yerleştireceğiz. Onun dışında oyun içi organizasyonlarını çalışacağız. Bugün, yarın taktik antrenmanlarını yapacağız. İnşallah iyi bir oyun da bekliyorum ben oyuncularımdan. Bunun sinyallerini de verdiler. Hem hazırlık maçlarında hem antrenmanlarda. Güzel bir oyun, güzel bir mücadele ve güzel bir galibiyetle ikinci devreye başlamak istiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. – İZMİR
]]>Nurgül GÜNAYDIN/TRABZON,(DHA)- Süper Lig’in 16’ncı hafta erteleme karşılaşmasında Trabzonspor, sahasında konuk ettiği Samsunspor’u 2-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ve Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol açıklamalarda bulundu.
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, rotasyon yapamadığını belirterek, “Rakibim 2 gün evvel oynadı ben Perşembe günü oynadım. 72 saat dolmadı, oynayacağız. Oynamakla ilgili bir sıkıntım yok, esas sıkıntım rotasyon yapamıyorum. Rotasyonları yapan teknik adam olarak zamanında çok eleştirildik. Şimdi bugün rotasyon yapmak çok önemli oldu. Neden yapamıyorum, 2 Afrika Kupası var, 2 sakatım var, 2 tane stoperim kulübede; 7 aydır 30 dakika oynamadılar. Onun dışında genç oyuncularım var; hiç süre almadılar. 2 haftadır da aynı 11 ile çıkıyorum. Şimdi 2 gün tamamen toparlanma ve dinlenme ile yolumuza devam edeceğiz” dedi.
“LİGİN 3’ÜNCÜSÜYÜZ”
Abdullah Avcı, yabancı olarak kotalarının dolduğunu belirterek “Maçı, 2’nci yarı kopartabilirdik, bizim de 2, rakibin de girdiği 2 pozisyon var. Oyunu sonuna kadar dengeli bir şekilde getirdik. Gerçekçi oyunlar var. Bunu bu seneyi inişleri, çıkışları olarak bazen oyun olarak bazen skor olarak götüreceğiz. Geldiğimizden itibaren 11 maç 24 puan, 2,18-2.20’ye yakın bir puan ortalaması. Ligin 3’üncüsüyüz. Baktığımızda o ulaşılabilir hedef olarak daha önce de açıklamıştım; Avrupa Kupaları’na gidebilmek, ligin 3’üncüsü olduğumuzda kulübe ekonomik olarak önemli katkı sağlayacak ve aynı zamanda da transferde kullanabileceğimiz bir durumu oluşturacak ve prestij. Uluslararası arenada olmak. Türkiye Kupası devam edecek. Bunun yanında devre arası mı, sezon sonu mu planlamamıza çalışıyoruz. Şu an itibariyle yabancı olarak kotamız dolu. Onun için Orsic’in önünü açmak istedik Kourbelis gitti. Oyuncularımı tebrik ediyorum” diye konuştu.
“TRABZONSPOR BİR YOLCULUKTUR”
Taraftarlarla ilgili de konuşan Avcı, ‘Burada üçüncü seneyi bitirdim. Arada 7 aylık bir boşluğum var. Gösterdikleri o samimi duyguları için, verdikleri destek için bugün yine bu teveccühü gösterdiler. Gösterdikleri iyi niyet, takıma destek. Trabzonspor kazandığı zaman burada şehirde herkes mutlu oluyor biz de mutlu oluyoruz. Onlara armağan ediyorum. Kulübün içerisinde tarihine sahip çıkarak bir takım görseller yapıyoruz. Medya sorumlumuz bu konuda çok iyi çalışıyor. Kulübün ve stadyumun içinde bunları gerçekleştiriyoruz. Bana ‘Trabzonspor senin için ne ifade ediyor” diye. Ben geldiğimde 3 sene evvel tarihte ve müzede yer almak istiyorum? demiştim. Allah’a şükürler olsun bu benim ve ekibim adına gerçekleşti. Biz tabiki teknik olarak bir takım katkılarda bulunmuş olabiliriz ama Trabzon şehri ve Trabzonspor bana çok şey kattı. Bunun ucu bucağı yok. Onun için hem Trabzonspor’a hem Trabzon şehrine teşekkür ediyorum. Bizim duygumuz karşılıklı, böyle olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor bir yolculuktur. Bu arşivde de yerini alacak. İnançtan imkansıza mümkün kılan bir yolculuk. İyi ki buradayız iyi ki Trabzonspor var” ifadelerini kullandı.
“ABDÜLKADİR DUYGUSAL BİR OYUNCU”
Abdülkadir Ömür’ün durumuna ilişkin soru üzerine Avcı, “Abdülkadir Ömür bu yörenin yetiştirdiği oyunculardan. Burada çok güzel duygular yaşadı. Kazanılan bütün kupaların içinde bulunmuş, duygusal inişleri, çıkışları olan bir oyuncu. Ama şu anda adalesinde sakatlığı var. Bu transfer dönemi sadece Ömür ile ilgili değil Bakasetas’ın da konuşuluyor, başkasının da konuşuluyor. Ben şu anda antrenman içinde hepsinden verim almaya çalışıyorum. Ömür hafta içinde düz koşulara başladı. Umarım yarından itibaren bizimle beraber başlar” yanıtını verdi.
“YERLİ-YABANCI REKABETİ OLUŞTURULMALI”
Abdullah Avcı, TFF’nin yeni yabancı oyuncu kuralına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:
“Bunları konuşarak değiştiremiyorum. Benim işim değil. Futbol federasyonu ve yönetim kurulu var. Ama milli takım teknik direktörlüğü de yapmış biri olarak 5+3’ler, 6+3’ler, 8+3’ler filan. Sonra dediler ki 7+4’e dönecek, sonra o sene uzadı, bozuldu. Cevabı şu, akademilerde de genç milli takımda da, A Milli Takımda da çalışmış biri olarak yerli yabancı rekabetini oluşturacak bir durumu oluşturursak serbest kalsın.”
MARKUS GİSDOL: GERİYE DÖNMEK ZOR OLDU
Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol da 2 farklı skorla geriye düştükten sonra geri dönüşlerinin zor olduğunu söyleyerek ‘Toplamda 2 gol yedik, biri kornerden ve diğeri frikikten geldi; bu tür gollerin yenmemesi lazım. Eğer 2 gol geriden geliyorsanız geri gelmek çok zor oluyor. İkinci yarıda ise her şeyi denedik, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Ne yazık ki ikinci yarıda bulduğumuz gol de son dakikalarda ve çok geç geldi’ diye konuştu.
Pazar günü oynayacakları maç nedeniyle çok fazla vakitlerinin olmadığını da kaydeden Gisdol, ‘Çok fazla vaktimiz yok. Yapmamız gereken takımdaki arkadaşlarla konuşup bu maça en iyi şekilde nasıl hazırlanırız onu net bir şekilde oyuncularımıza aktarmak’ diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Nurgül GÜNAYDIN/TRABZON,(DHA)- Süper Lig’in 16’ncı hafta erteleme karşılaşmasında Trabzonspor, sahasında konuk ettiği Samsunspor’u 2-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ve Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol açıklamalarda bulundu.
Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, rotasyon yapamadığını belirterek, “Rakibim 2 gün evvel oynadı ben Perşembe günü oynadım. 72 saat dolmadı, oynayacağız. Oynamakla ilgili bir sıkıntım yok, esas sıkıntım rotasyon yapamıyorum. Rotasyonları yapan teknik adam olarak zamanında çok eleştirildik. Şimdi bugün rotasyon yapmak çok önemli oldu. Neden yapamıyorum, 2 Afrika Kupası var, 2 sakatım var, 2 tane stoperim kulübede; 7 aydır 30 dakika oynamadılar. Onun dışında genç oyuncularım var; hiç süre almadılar. 2 haftadır da aynı 11 ile çıkıyorum. Şimdi 2 gün tamamen toparlanma ve dinlenme ile yolumuza devam edeceğiz” dedi.
“LİGİN 3’ÜNCÜSÜYÜZ”
Abdullah Avcı, yabancı olarak kotalarının dolduğunu belirterek “Maçı, 2’nci yarı kopartabilirdik, bizim de 2, rakibin de girdiği 2 pozisyon var. Oyunu sonuna kadar dengeli bir şekilde getirdik. Gerçekçi oyunlar var. Bunu bu seneyi inişleri, çıkışları olarak bazen oyun olarak bazen skor olarak götüreceğiz. Geldiğimizden itibaren 11 maç 24 puan, 2,18-2.20’ye yakın bir puan ortalaması. Ligin 3’üncüsüyüz. Baktığımızda o ulaşılabilir hedef olarak daha önce de açıklamıştım; Avrupa Kupaları’na gidebilmek, ligin 3’üncüsü olduğumuzda kulübe ekonomik olarak önemli katkı sağlayacak ve aynı zamanda da transferde kullanabileceğimiz bir durumu oluşturacak ve prestij. Uluslararası arenada olmak. Türkiye Kupası devam edecek. Bunun yanında devre arası mı, sezon sonu mu planlamamıza çalışıyoruz. Şu an itibariyle yabancı olarak kotamız dolu. Onun için Orsic’in önünü açmak istedik Kourbelis gitti. Oyuncularımı tebrik ediyorum” diye konuştu.
“TRABZONSPOR BİR YOLCULUKTUR”
Taraftarlarla ilgili de konuşan Avcı, ‘Burada üçüncü seneyi bitirdim. Arada 7 aylık bir boşluğum var. Gösterdikleri o samimi duyguları için, verdikleri destek için bugün yine bu teveccühü gösterdiler. Gösterdikleri iyi niyet, takıma destek. Trabzonspor kazandığı zaman burada şehirde herkes mutlu oluyor biz de mutlu oluyoruz. Onlara armağan ediyorum. Kulübün içerisinde tarihine sahip çıkarak bir takım görseller yapıyoruz. Medya sorumlumuz bu konuda çok iyi çalışıyor. Kulübün ve stadyumun içinde bunları gerçekleştiriyoruz. Bana ‘Trabzonspor senin için ne ifade ediyor” diye. Ben geldiğimde 3 sene evvel tarihte ve müzede yer almak istiyorum? demiştim. Allah’a şükürler olsun bu benim ve ekibim adına gerçekleşti. Biz tabiki teknik olarak bir takım katkılarda bulunmuş olabiliriz ama Trabzon şehri ve Trabzonspor bana çok şey kattı. Bunun ucu bucağı yok. Onun için hem Trabzonspor’a hem Trabzon şehrine teşekkür ediyorum. Bizim duygumuz karşılıklı, böyle olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor bir yolculuktur. Bu arşivde de yerini alacak. İnançtan imkansıza mümkün kılan bir yolculuk. İyi ki buradayız iyi ki Trabzonspor var” ifadelerini kullandı.
“ABDÜLKADİR DUYGUSAL BİR OYUNCU”
Abdülkadir Ömür’ün durumuna ilişkin soru üzerine Avcı, “Abdülkadir Ömür bu yörenin yetiştirdiği oyunculardan. Burada çok güzel duygular yaşadı. Kazanılan bütün kupaların içinde bulunmuş, duygusal inişleri, çıkışları olan bir oyuncu. Ama şu anda adalesinde sakatlığı var. Bu transfer dönemi sadece Ömür ile ilgili değil Bakasetas’ın da konuşuluyor, başkasının da konuşuluyor. Ben şu anda antrenman içinde hepsinden verim almaya çalışıyorum. Ömür hafta içinde düz koşulara başladı. Umarım yarından itibaren bizimle beraber başlar” yanıtını verdi.
“YERLİ-YABANCI REKABETİ OLUŞTURULMALI”
Abdullah Avcı, TFF’nin yeni yabancı oyuncu kuralına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:
“Bunları konuşarak değiştiremiyorum. Benim işim değil. Futbol federasyonu ve yönetim kurulu var. Ama milli takım teknik direktörlüğü de yapmış biri olarak 5+3’ler, 6+3’ler, 8+3’ler filan. Sonra dediler ki 7+4’e dönecek, sonra o sene uzadı, bozuldu. Cevabı şu, akademilerde de genç milli takımda da, A Milli Takımda da çalışmış biri olarak yerli yabancı rekabetini oluşturacak bir durumu oluşturursak serbest kalsın.”
MARKUS GİSDOL: GERİYE DÖNMEK ZOR OLDU
Samsunspor Teknik Direktörü Markus Gisdol da 2 farklı skorla geriye düştükten sonra geri dönüşlerinin zor olduğunu söyleyerek ‘Toplamda 2 gol yedik, biri kornerden ve diğeri frikikten geldi; bu tür gollerin yenmemesi lazım. Eğer 2 gol geriden geliyorsanız geri gelmek çok zor oluyor. İkinci yarıda ise her şeyi denedik, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Ne yazık ki ikinci yarıda bulduğumuz gol de son dakikalarda ve çok geç geldi’ diye konuştu.
Pazar günü oynayacakları maç nedeniyle çok fazla vakitlerinin olmadığını da kaydeden Gisdol, ‘Çok fazla vaktimiz yok. Yapmamız gereken takımdaki arkadaşlarla konuşup bu maça en iyi şekilde nasıl hazırlanırız onu net bir şekilde oyuncularımıza aktarmak’ diyerek sözlerini tamamladı.
]]>