375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddeleri kapsamında yer alan yönetici görevlerinden alınıp veya bu görevleri sona erip ilgili kadrolara ataması yapılan ve bilahare bu kadrolarındayken memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden tekrar memurluğa dönmek isteyenler, haklarında güvenlik soruşturması yapılması ve 2 defadan fazla olmamak kaydıyla bu hükümde yer alan diğer şartlar aranmaksızın ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın ayrıldıkları kadrolarına atanacak.
Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası kuruluşlarda görevlendirilenler ile kamu sermayeli kurum veya kuruluşların yurt dışı birimlerinde çalışanların ya da bu kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan 6 aydan fazla yurt dışında görevlendirilenlerin memur olan eşlerine 3 yılı aşmamak üzere bunların görev süresince aylıksız izin verilebilecek.

Uzman yardımcılığına atananlar, en az 3 yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla yeterlik sınavına girmeye hak kazanacak. Düzenleme değiştirilmeden önceki Kanun hükümleri kapsamında yeterlik sınavına girmeye hak kazanmış olup bu hükmün yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla halen kurumlarınca ilk yeterlik sınavı yapılmamış olanlar bakımından söz konusu sınavın yapılması için öngörülen 6 aylık süre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı mücbir sebep hali ilan etmeye yetkili olacak.
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’na ilişkin düzenlemeler yapılıyor. Hakim ve savcı sınıfında olanların terfileri mümtazen başka bir işleme gerek kalmaksızın süresinde yapılacak.
Kadrolu personelden hizmetine ihtiyaç kalmayanlar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının durumlarına uygun kadrolarına atanacaklar. İlgili kuruluşlar atamaya ilişkin işlemleri genel hükümler çerçevesinde en kısa sürede yerine getirecekler.
Süreli olarak görevlendirilen personelden hizmetine gerek kalmayanlar, süresinin bitiminden önce de kurumlarına geri gönderilebilecek veya görevlerine son verilebilecek.

Hakimler ve savcılar, kaymakamlar, yasama uzmanları ve belirli bir yetiştirme programı sonrası yeterlik sınavına tabi tutularak yeterliklerini almış olmak kaydıyla belirtilen merkez teşkilatı kadroları ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlikleri aynı veya benzer nitelik arz eden merkez teşkilatı kadro veya pozisyonlarında bulunan veya bulunmuş olanlardan bu hükmün yayımı tarihinde Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığında kadroya bağlı süreli personel statüsünde raportör unvanıyla görev yapmakta olanlar, en az 3 yıl görev yapmış olmak kaydıyla uygun görüşmeleri halinde Cumhurbaşkanlığı Raportör kadrolarına atanabilecek.
Türkiye İstatistik Kurumu gelirleri belirleniyor. Buna göre TÜİK gelirleri; Hazine yardımları, taşınır, taşınmaz mal satışı, kiraya verilmesi, kurum tarafsızlığını veya bağımsızlığını etkilemeyecek her türlü bağış, yardım, vasiyet ve sair gelirler, proje ve araştırma gelirleri, diğer gelirler.
Darphane ve Damga matbaası Genel Müdürlüğü görevini yerine getirilmesi amacıyla 150 milyon TL döner sermaye tahsis ediliyor.
Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle engelli araçları on yılda bir değiştirilebilecek. Araçların yüzde 20 oranında yerli olması gerekecek. Genel Sağlık Sigortası 1 Ocak 2015 öncesi borçlar iptal edilecek.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Genel Kurulu’nda genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri sırasında AKP Grup Başkanvekili ve SivasMilletvekili Abdullah Güler şöyle konuştu:
“Arkadaşlar cahiller hakaret eder, bağırır çağırır. Ben kimseye hakaret etmiyorum, ben değerlendirme yapıyorum. Az önce dediler ya, ‘Anayasa Mahkemesi ‘yok hükmünde’ tespit diye bir karar vermiş’ dediler. Allah allah dedik, bir bakalım gerçekten öyle mi olmuş? Şerafettin Can Atalay ve diğer avukatlarının dilekçe talep konusunu okuyorum, lütfen dikkatlice dinleyin. ‘TBMM Genel Kurulu’nun 30 Ocak 2024 tarihli, 54’ncü birleşiminde Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi kararının okunması suretiyle Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin ‘yok hükmünde’ olduğunun tespitine, Anayasa Mahkemesi’nin başlangıç kısmıyla ilgili iptaline ve yürürlüğünün durdurulması talep edilmiştir.’ Tamam, talebi değerlendirdi AYM. Ne demiş, ‘Talebi değerlendirdim, milletvekilinin Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşmesinin ‘yok hükmünde’ olduğunun tespitine ve Anayasa’nın 85’nci maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına’, nerede tespit? ‘Senin talebini değerlendirmiyorum, geçmişte verdiğim kararları tekrar ediyorum’ diyor. Ne tespitinden bahsediyorsun? Bağırın arkadaşlar, bağırın. Peki, Anayasa Mahkemesi şu anki gündemle ilgili olarak da kendi kararında ne diyor, ‘TBMM Genel Kurulu’nun 2024 tarihli 54’ncü birleşiminde Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi karar yazısının Başkanlıkça okunmasının Genel Kurula bildirmesi işlemi ile ilgili oluşan fiile durum hakkında Anayasa Mahkemesi’nin karar vermesi mümkün değildir’ diyor.
Ya şunu açıkça söyleyin, gevelemeyin, AYM Türkiye’de yüksek yargı organı değildir, temyiz merciidir deyin. AYM süper temyiz merciidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Genel Kurulu’ndaki olağanüstü toplantıda, ön görüşmelerin tamamlanmasının ardından genel görüşme yapılıp yapılmayacağına ilişkin oylamaya geçildi.
Genel Kurul’da yapılan elektrorik oylama sonucunda genel görüşme açılması oyçokluğuyla reddedildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Can Atalay kararını görüşmek için toplanan TBMM Genel Kurulu’nda genel görüşme önergesinin ön görüşmeleri partilerin grup konuşmaları ile devam etti. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, AYM Kararı ile 2014 yılında tahliye edilerek MHP Milletvekilliği yapılan Engin Alan örneği verdi. Günaydın, “O gün Devlet Bahçeli konuşmasında şunu söylüyor; ‘iyi ki Anayasa Mahkemesi vardır, iyi ki vicdanını satmayan hakimler görev başındadır. Başbakan Erdoğan henüz tahliyeleri sindirebilmiş değildir’. Şimdi soruyorum Sayın Bahçeli; o Anayasa Mahkemesi ile bu Anayasa Mahkemesi arasında ne fark var? Hangi anayasal düzlem değişti? Sadece isimler değişti bir de sizin iktidara yakınlığınız değişti” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda genel görüşme önergesinin öngörüşmelerinde CHP Grubu adına Grup Başkavekili Gökhan Günaydın konuştu. Günaydın konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün hiç uygun olmayan şiddet görüntüleri ile karşı karşıya kaldık. Eğer bu durumu bir yada birkaç milletvekilinin tavrına bağlarsak çok büyük eksiklik yapmış oluruz. İki şeye bağlamamız lazım. Birincisi; 22 yıldır süren AKP iktidarının ülkeyi getirdiği anti demokratik düzen ve onun yansımaları, iki; bu Meclis’in 15 ay önce seçilmiş bir milletvekilinin hala Meclis’e gelemiyor olması. 600 milletvekilinden birisi seçildiği halde 15 aydır bu Meclis’te değil. Geçmişte Anayasa Mahkemesi’ni bu kararlarından dolayı alkışlayanlar şimdi ‘Anayasa Mahkemesi kapatılmalıdır’ diyor. Şu an yaşadığımız bir demokrasi krizidir.
“Erdoğan’ın memurunu gerekirse Erdoğan’ı yargılamak üzere atadınız”
Bir; AYM sizin deyiminizle ‘milli ve yerli olma sıfatını kaybetmiş’ bir yüksek yargı organı mıdır? Terör örgütlerinin savunucusu noktasına düşmüş müdür? AYM’ye tanınan bireysel başvuru hakkı sonrası verilen hak ihlali kararlarının doğuracağı sonuçlar nedir? İki; AYM’nin Meclis kararlarını denetleme yetkisi var mıdır yok mudur? Üç; erkler ayrılığı ilkesi yasamaya, yürütme, yargıya nasıl yansıyor ve Gazi Meclis bunun altında kaldı mı kalmadı mı? Darbeci anayasa diye her gün itham ettiğiniz bu anayasayı 2010’da ve 2017’de iki kere siz değiştirdiniz. Soruyorum; bu anayasa hala demokratik olmayan hükümler içeriyorsa bunca anayasa değişikliği yapmış bir iktidar olarak herhangi bir utanç duyuyor musunuz?
Anayasa Mahkemesi 15 üyededen oluşuyor. Bunların 12’sini cumhurbaşkanı, 3’ünü de Meclis seçiyor. An itibarıyla görev yapan 15 AYM üyesini kim seçmiş? Recep Tayyip Erdoğan seçip atamış. İki tanesini Abdullah Gül seçip atamış, 3’ünü de Meclis çoğunluğuyla siz seçmişsiniz. Abdullah Gül’ü kendinizden sayıp saymamanız sizin sorununuz. Siz bu kavganın hangi kararında yer alıyorsunuz buna karar verin. Siz AYM’ye en son yediği yemeğin faturasını saklayan Cumhurbaşkanı İdari İşler Başkanını atadınız. Yani Erdoğan’ın memurunu gerekirse Erdoğan’ı yargılamak üzere atadınız.
“Bu iki milletvekili geldi burada milletvekilliklerini yapmaya devam ettiler”
Acaba aynı hukuk düzeni içerisinde bu Meclis’te görev yapan başka milletvekili arkadaşlarımızın başına benzer konular geldi mi? Arkadaşlarımızın ikisi burada; Enis Berberoğlu, Ömer Faruk Gergerlioğlu. Engin Alan ise şimdi burada yok. Bu üç arkadaşımızın üçü de hapishane gördüler. Dosyalarında farklılıklar var ama şimdi benzerlikleri söyleyeceğim. AYM mahkumiyet kararı verdi sonra Yargıtay bu mahkumiyet kararını onadı. Mustafa Şentop ilk derece mahkemesi ve Yargıtay kararı onaması sonrasında bunları burada okuttu.Sonra bu iki arkadaşımızın avukatları AYM’ye başvurdular, hak ihlali kararı aldılar. Bu karar ilk derece mahkemesine döndü. İlk derece mahkemesi durdurdu, dosyayı Adalet Bakanlığına gönderdi. Adalet Bakanlığı Meclis’e gönderdi. ve mahkumiyet kararını okutan Mustafa Şentop bu kez de Anayasa Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda ilk derece mahkemesinin yargılamayı durdurma, tahliye etme kararını Meclis’te ikinci kez okuttu. ve bu iki milletvekili geldi burada milletvekilliklerini yapmaya devam ettiler.
Engin Alan 2010 yılında Balyoz davasından tutuklandı. 2011’de MHP’den İstanbulMilletvekili adayı gösterildi ve seçildi. 2012 yılında 18 yıl ilk derece mahkemesinden ceza aldı. 2013 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi bu kararı onadı. Bunun üzerine sanık avukatları 2013’te AYM’ye gittiler. Balyoz tutuklularının tamamı için adil yargılama hakkının ihlali gerekçesiyle yeniden yargılanmayı talep ettiler. Bunun üzerine AYM 2014 tarihinde hak ihlali kararı verdi ve ondan bir gün sonra tahliye etti. Yargılamayı durdurdu. Arada 6 gün var. Engin Alan Meclis’e geldi ve yeminini etti. O gün Devlet Bahçeli konuşmasında şunu söylüyor; ‘iyi ki Anayasa Mahkemesi vardır, iyi ki vicadanını satmayan hakimler görev başındadır. Başbakan Erdoğan henüz tahliyeleri sindirebilmiş değildir’. Şimdi soruyorum sayın Bahçeli; o Anayasa Mahkemesi ile bu Anayasa Mahkemesi arasında ne fark var? Hangi anayasal düzlem değişti? Sadece isimler değişti bir de sizin iktidara yakınlığınız değişti.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>