Beril SÖNMEZ-Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL, – İSTANBUL Ticaret Buluşması 2024 kapsamında Türkiye’ye gelen Yeni Taipei şehri ticari heyeti, bilişim sektöründen 20 şirketle birlikte bugün İstanbul’da Türk iş insanlarıyla buluştu.
Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ankara Temsilcisi Volkan Chi-Yang Huang’ın yanı sıra Yeni Taipei Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Chu Tih-Ju, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye- Tayvan İş Konseyi Başkanı Necmettin Uzun’un konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, Yeni Taipei’den bilişim teknolojileri alanında önde gelen şirket temsilcileri ürün gruplarını tanıttı. 300 binden fazla şirket ve fabrikaya ev sahipliği yapan Yeni Taipei şehri Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Chu Tih-Ju, iş insanlarıyla yakın bağlar kurmak için sabırsızlıkla beklediklerini vurgulayarak ikili ticaretin teşvik edilmesi amacıyla 2019 yılında DEİK ile imzalanan MOU sonrasında karşılıklı çalışmaların başladığını belirtti.
TÜRKİYE, İSLAM DÜNYASI PAZARI İÇİN EN İYİ GİRİŞ KAPISI
Denizden, havadan ulaşım altyapısıyla lojistik açıdan hızla büyüyen Yeni Taipei şehri Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Chu Tih-Ju, Türkiye’nin ekonomik büyümesinin hızlandığını belirterek “Geniş İslam dünyası içinde Türkiye, en hızlı açılım gösteren ülkedir. Eşsiz coğrafi konumu, farklı kültürleri harmanlamasına olanak tanımaktadır ve iş dünyası hem olgun hem de genişlemektedir. Tayvan iş dünyası için Türkiye, Ortadoğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika’daki İslam dünyasının pazarına giriş için en iyi sıçrama tahtasıdır” dedi.
“TÜRKİYE, TAYVAN İÇİN EN ÖNEMLİ TİCARİ ORTAKLARINDAN BİRİDİR”
Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ankara Temsilcisi Volkan Chi-Yang Huang konuşmasında Tayvan’ın geniş çaplı ticaret yapan ve endüstriyel üretim kapasitesi olan ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak “Yeni Taipei şehri, Tayvan’nın büyüklük açısından bir numaralı belediyesidir. Türkiye, Tayvan için en önemli ticari ortaklarından biridir. İki ülke arasındaki ikili ticaret 1.9 milyar dolardır” ifadelerini kullandı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Tayvan İş Konseyi Başkanı Necmettin Uzun konuşmasında şunları kaydetti;
“Tayvan-Türkiye Ticaret Merkezi koordinasyonunda Tayvan heyetinin İstanbul temasları vesilesiyle gerçekleştirilen toplantıda sizlerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duymaktayız. Tayvanlı dostlarımızın büyük ilgi gösterdiği ortak toplantıda karşılıklı işbirliği olanaklarını birçok açıdan değerlendirme fırsatı bulduk. Temennim ikili ilişkilerimizde yakaladığımız pozitif ivmenin devam etmesidir.”
Yeni Taipei Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Chu Tih-Ju ayrıca verdiği röportajında şu açıklamalarda bulundu:
“2019 yılında biz Tayvan ve DEİK ile anlaşmalara imza attık, Türkiye’deki ve Tayvan’daki sanayiler arasında ticari bağlantılar kurmak istiyoruz. Bu amaçla bugün 20 şirket ile buradayız. Şirketlerin hizmetleri arasında elektronik bileşen parçaları üreticileri, işlemci üreticileri, mekanik imalat ve sağlık hizmetleri için teknoloji ürünleri gibi sektörler yer alıyor. Bu ticaret buluşmasının başarılı olmasını dilerim.”
YATIRIM İÇİN DÜŞÜK ALTYAPI MALİYETİ
Yeni Taipei şehri ticari heyeti ile İstanbul’a gelen 20 şirket, sağlık alanındaki teknolojik cihazlardan yarı iletken test çözümlerine, dijital para kasasından ortopedik ekipmanlara, terminal blok konnektörlerden sentetik kağıtlara, elektronik birleşenlerden makine parçalarına kadar birçok ürünlerini tanıttı. Konuşmacılar, Yeni Taipei’in son yıllarda gösterdiği endüstriyel büyümeye dikkat çekerek yatırım için düşük altyapı giderleriyle en avantajlı şehirler arasında olduğunu belirtti. 2.7 milyon çalışan nüfusun yüzde 60’ının yüksek öğrenim gördüğü Yeni Taipei şehri endüstriyel olarak hızla büyümeye devam ediyor.
]]>
Tatbikat, Tayvan’ın yeni lideri William Lai’nin yemin edip göreve başlamasından birkaç gün sonra gerçekleşti.
Çin Lai’yi “ayrılıkçı” olarak nitelendiriyor.
Çin’in tatbikatı Tayvan ile arasındaki sorunu yeniden gündeme getirdi.
Pekin yönetimi adayı, tekrar ülkenin bir parçası haline gelecek, ayrılmış bir bölge olarak görüyor. Geri almak için de güç kullanımı seçeneğini dışlamıyor.
Kendi yönetimine sahip adada ise pek çok Tavyanlı kendilerini farklı bir ulus olarak görüyor. Ancak birçoğu Tayvan’ın bağımsızlık ilan etmediği ama aynı zamanda birleşmediği mevcut statükonun korunmasından yana.
Çin ve Tayvan’ın tarihi ne?
Tayvan’a yerleştiği bilinen ilk insanlar, günümüz Güney Çin’inden geldiklerine inanılan Avustronezya halkı kabileleri.
Çin kayıtlarında adadan ilk olarak 239 yılında imparatorun bir keşif gücü yollamasıyla bahsediliyor. Pekin bu durumu hak iddiasındaki argümanlarından biri olarak kullanıyor.
Kısa bir süre Hollanda sömürgesi olarak kalan Tayvan, daha sonra Çing hanedanı tarafından yönetildi. İlk Çin- Japon savaşını Japonya’nın kazanmasından sonra da Tokyo’ya verildi.
İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya teslim olduktan sonra Çin’den aldığı adanın kontrolünü yine bu ülkeye bıraktı.
Tayvan daha sonra resmen Çin Cumhuriyeti’nin (ROC) bir parçası olarak kabul edildi ve müttefikleri ABD ve İngiltere’nin rızasıyla, ROC tarafından yönetildi.
Ancak sonraki birkaç yıl içinde Çin’de iç savaş çıktı ve dönemin lideri Çang Kay-şek’in birlikleri, Mao Zedong’un komünist ordusunca yenilgiye uğratıldı.
Çang ve Kuomintang (KMT) partisi hükümetinden geriye kalanlar ve destekçisi 1,4 milyon kişi 1949’da Tayvan’a kaçtı.
Çang, 1980’li yıllara kadar Tayvan’ı yöneten bir dikta yönetimi kurdu. Ölümünden sonra ülkede demokrasiye geçişe başladı ve ilk seçimler 1996’da yapıldı.
Tayvan’ı kimler tanıyor?
Tayvan’ın statüsü konusunda görüş ayrılıkları var. Kendi anayasası, demokrasi yoluyla seçilmiş liderleri ve silahlı kuvvetlerinde 300 bin kişilik aktif gücü bulunuyor.
Çang’ın sürgündeki ROC hükümeti, ilk başta yeniden ele geçirmeye niyetli oldukları Çin’in tümünü temsil ettiklerini iddia ediyordu.
Çin’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki daimi koltuğunu bir süre işgal etti ve birçok Batılı ülke tarafından tek Çin hükümeti olarak tanındı.
Ancak 1970’li yıllarda bazı ülkeler, Taipei yönetiminin artık Çin anakarasında yaşayan insanların hakiki temsilcisi olarak görülemeyeceğini söylemeye başladı.
1971’de BM Pekin yönetimini diplomatik temsilci olarak tanıdı.
Çin 1978’de ekonomisini açmaya başlayınca, ABD ticaret fırsatlarını ve ilişkileri geliştirme gereğini gördü. 1979’da Çin ile resmen diplomatik ilişki kuruldu.
O zamandan buy ana, ROC yönetimini tanıyan ülke sayısı önemli ölçüde azaldı ve şu anda sadece 12 ülke tanıyor.
Çin, Tayvan’ı tanımamaları için diğer ülkelere önemli bir diplomatik baskı uyguluyor.
Çin ve Tayvan arasındaki ilişkiler nasıl?
İlişkiler 1980’li yıllarda Tayvan’ın Çin’e seyahat ve yatırım kurallarını gevşetmesiyle gelişmeye başladı. 1991’de ROC, Çin Halk Cumhuriyeti ile savaşın bittiğini ilan etti.
Çin “tek ülke, iki sistem“ önerisini yaptı. Çin yönetimi, Tayvan’ın Pekin’in kontrolü altına girmesi halinde önemli oranda özerklik alacağını söylüyordu.
Bu sistem Hong Kong’un 1997’de Çin’e geri dönüşünde uygulandı ve Pekin’in nüfuzunu artırmaya çalıştığı son dönemlere dek kullanıldı.
Tayvan öneriyi reddetti ve bu yüzden Pekin Tayvan’daki ROC yönetimini gayrimeşru ilan etti. Ancak Çinli ve Tayvanlı gayrı resmi temsilciler kısıtlı da olsa temasları sürdürdü.
Daha sonra, 2000 yılında Çen Şui-bian lider seçildi ve Pekin’de alarm zilleri çalmaya başladı.
Çen ve Demokratik İlerici Parti (DPP) Tayvan’ın “bağımsızlığını” destekliyordu.
Çen’in 2004’te yeniden seçilmesinden bir yıl sonra, Çin “ayrılıkla mücadele” yasası geçirdi ve Çin’den “ayrılmaya çalışırsa, Tayvan’a karşı barışçıl olmayan araçları” kullanma hakkını ilan etti.
Çen’in ardından, Çin ile daha yakın ilişkilerden yana olan KMT partisi iktidara geldi. 2016’da ise DPP’den Tsai Ing-wen lider oldu.
Tsai döneminde ilişkiler kötüleşti. Çin aynı zamanda Tsai’nin iktidara gelmesinden sonra Tayvan ile iletişimi kesti. Bunun nedeninin Tsai’nin tek bir Çin ulusu konseptini teşvik etmeyi reddetmesi olduğunu söylediler.
Tsai hiç Tayvan’ın bağımsızlığını resmen ilan edeceğini söylemedi, çünkü zaten bağımsız olduklarında ısrarcıydı.
Tsai’nin dönemi aynı zamanda ülkesinin iddialarını daha agresif bir şekilde savunan Şi Cinping’e denk geldi.
Şi, Çin’in Tayvan’la “kesinlikle birleşeceği” mesajını tekrarladı ve “Çin rüyasının gerçeğe dönüşmesi için” 2049 yılını hedef seçti.
Ocak 2024’te Tayvanlılar Tsai’nin başkan yardımcısı William Lai’yi seçti. Lai Çin’in “ayrılıkçı” diye yaftaladığı bir isim.
Tatbikat Lai’nin iktidardaki ilk haftasında yapıldı. Pekin tatbikatın “ayrılıkçı faaliyetlere karşı güçlü bir ceza” olduğunu belirtirken, Lai’yi şu ana dek DPP’den seçilen “en kötü lider” diye tanımladı.
Çin-Tayvan ilişkilerinde ABD’nin rolü ne?
ABD, Pekin yönetimiyle resmi bağlarını sürdürüyor ve “Tek Çin politikası” uyarınca tek meşru Çin hükümeti olarak görüyor. Ancak aynı zamanda, Tayvan’ın uluslararası alandaki en büyük destekçisi olmayı sürdürüyor.
Yasalar uyarınca, Washington Tayvan’a savunma amaçlı silah sağlamak zorunda ve ABD Başkanı Joe Bien, ABD’nin Tayvan’ı askeri olarak savunacağını söyledi. Böylece “stratejik muğlaklık” diye bilinen tutuma son verdi.
Tayvan, uzun süredir ABD-Çin ilişkilerindeki en tartışmalı başlıklardan. Pekin Washington’ın Taipei’ye her türlü desteğini kınıyor .
2022’de, dönemin ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’ı ziyaret etmesinden sonra, Çin daha önce görülmemiş bir güç gösterisi yaptı ve Tayvan etrafında askeri tatbikatlara girişti.
Şi’nin liderliğinde Çin “gri alandaki savaşı” daha da büyüttü. ABD ve Tayvan arasındaki siyasi alış verişlere tepki olarak Tayvan yakınlarına çok sayıda savaş uçağı yolladı ve askeri tatbikatlar yaptı. 2022’de Tayvan’ın hava savunma sahasına girişleri iki katına çıktı.
ABD seçimlerinin sonuçları Washington-Pekin ilişkilerini şekillendirecek ve hangi aday kazanırsa kazansın, ABD’nin Çin ve Tayvan arasındaki hassas ilişkilerde silinmez bir etkisi olacak görünüyor.
]]>ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 7,4 büyüklüğündeki depremin merkez üssünün Tayvan’ın doğu kıyısındaki Hualien kentinin 18 kilometre güneyi olduğunu bildirdi.
34,8 kilometre derinlikte meydana gelen deprem nedeniyle bölgedeki yerleşimlerde hasar oluştu, ilk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti, 882 kişi yaralandı.
Tayvan Merkezi Meteoroloji İdaresi (CWA) ise depremin büyüklüğünü 7,2 olarak duyurarak Hualien’in 25 kilometre güneyinde ve 15 kilometre derinlikte kaydedildiğini bildirdi.
CWA, bunun son 25 yılda Tayvan’ı vuran en güçlü deprem olduğunu belirterek Ada’nın kuzey bölgeleri için dev dalga (tsunami) uyarısında bulundu.
Tayvan Adası dışında Çin ana karasında ve çevre ülkelerde de tsunami uyarıları yapıldı. Çin Tsunami Uyarı Merkezi, 4 aşamalı uyarı sisteminin en yüksek seviyesi olan “kırmızı uyarı” yayımladı.
6,4 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha kaydedildi
USGS, ilk depremden sonraki 20 dakika içinde Hualien kentinin 11 kilometre kuzeydoğusunda 12,6 kilometre derinlikte 6,4 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntının daha kaydedildiğini bildirdi.
USGS verilerine göre, 6,4’lük artçı depremin dışında 4,7 ila 5,7 büyüklüğünde 27 artçı sarsıntı daha kaydedildi.
İlk belirlemelere göre 9 kişi öldü, 882 kişi yaralandı
Resmi rakamlara göre depremde 9 kişi hayatını kaybetti, 882 kişi yaralandı, 70’ten fazla kişi ise enkaz altında bulunuyor.
Tayvan İtfaiye Ajansı, depremin vurduğu Hualien’de 7 kişinin öldüğünü açıkladı. Taroko Ulusal Parkı’nda yürüyüş yapan 3 kişinin yamaçlardan kopan kayaların altında kalarak aynı bölgede seyir halindeki kamyonun şoförünün ise aracına kaya çarpması sonucu öldüğü belirtildi.
Ajans, bölgede mobil iletişim altyapısı çöktüğünden minibüslerle seyahat eden yaklaşık 50 kişiden haber alınamadığını kaydetti.
Depremde Hualien ve diğer kentlerde toplam 125 binanın hasar gördüğü veya yıkıldığı bildirildi.
Hualien’in doğu kıyısındaki Suhua Otoyolu yer yer meydana gelen çöküntüler nedeniyle ulaşıma kapandı, Taoyuan Uluslararası Havalimanı’nın tavanının bir kısmı çöktü.
Hualien çevresinde ve Ada’nın iç kesimlerindeki çok sayıda kara yolu heyelan nedeniyle ulaşıma kapandı.
Çip devi TSMC, fabrikalarında üretime ara verdi
Siber güvenlik ve internet gözlemcisi “NetBlocks”a göre, depremden sonra Tayvan’ın bazı bölgelerinde elektrik ve internet kesintileri yaşandı. Tayvan Elektrik Şirketi, yerel saatle 10.30 itibarıyla kesintilerin büyük bölümünün giderildiğini bildirdi.
Tayvan Yüksek Hızlı Tren Şirketi, depremde herhangi bir tren kazası veya altyapı hasarının yaşanmadığını, seferlerin denetim amacıyla geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.
Ada’nın merkezi Taipei şehrinde metro seferlerine ara verilirken okullar tatil edildi.
Dünyanın en büyük çip üreticisi konumundaki Tayvan Yarı İletken İmalat Şirketi (TSMC), tedbir amacıyla bazı fabrikalarını tahliye ettiğini ve üretime ara verdiğini bildirdi. Şirketten yapılan açıklamada tüm personelin sağlık durumunun iyi olduğu imalat alanlarında herhangi bir hasar tespit edilmediği, denetim ve kontrollerin ardından üretime devam edileceği kaydedildi.
TSMC’nin, Hualien’e 240 kilometre mesafedeki Hsinchu Bilim Parkı yerleşkesinde üretim tesisleri bulunuyor.
Ordu, kurtarma çalışmalarına destek verecek
Tayvan lideri Tsai Ing-wen, depremin ardından yaptığı açıklamada, “bu aşamada hayat kurtarmanın öncelik olduğunu” belirterek orduya, Hualien ve diğer bölgelerdeki kurtarma çalışmalarına destek vermeleri talimatı verdi.
Tsai, depremin yaralarının sarılabilmesi için merkezi hükümetin yerel yönetimlere destek olması gerektiğini belirtti.
Bu yılın başında yapılan başkanlık seçimlerinde Ada’nın yeni lideri seçilen Başkan Yardımcısı Lai Ching-te de depremin ardından hükümetin acil durum merkezi kurduğunu duyurarak vatandaşlardan sakin ve dikkatli olmalarını istedi.
Japonya ve Filipinler
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), ülkenin güneybatısındaki Okinawa ve Miyako adaları için 3 metre yüksekliğe erişebilecek tsunami uyarısında bulunurken gün içinde uyarıyı kaldırdı.
Japon haber ajansı Kyodo, deprem sonrası dev dalgaların Okinawa yakınlarındaki Yonaguni ile İşigaki adalarının kıyılarına ulaştığını duyurdu.
Uçak seferlerinin iptal edildiği Okinawa’daki Naha Havalimanı’nın boşaltıldığı bildirildi.
Japonya Kabine Baş Sekreteri Hayaşi Yoşimasa, deprem sonrası Okinawa bölgesinde hasar tespit faaliyetinin sürdüğünü açıkladı.
Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü (Phivolcs), tsunami tehlikesi nedeniyle kıyı bölgelerinin boşaltılması uyarısında bulundu.
1999 depreminde 2 bin 400 kişi yaşamını yitirmişti
Tayvan’da 21 Eylül 1999’da Taipei’nin 150 kilometre güneyindeki Jiji’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 2 bin 400 kişi hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla kişi yaralanmış, binlerce bina yıkılmıştı.
]]>ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 7,4 büyüklüğündeki depremin merkez üssünün Tayvan’ın doğu kıyısındaki Hualien kentinin 18 kilometre güneyi olduğunu bildirdi.
34,8 kilometre derinlikte meydana gelen sarsıntı nedeniyle bölgedeki yerleşimlerde hasar oluştu, ilk belirlemelere göre 4 kişi hayatını kaybetti, 90’den fazla kişi yaralandı.
Tayvan Merkezi Meteoroloji İdaresi (CWA) ise depremin büyüklüğünü 7,2 olarak duyurarak, Hualien’in 25 kilometre güneyinde ve 15 kilometre derinlikte kaydedildiğini bildirdi.
CWA, bunun son 25 yılda Tayvan’ı vuran en güçlü deprem olduğunu belirterek, Ada’nın kuzey bölgeleri için dev dalga uyarısında bulundu.
Tayvan Adası dışında Çin ana karasında ve çevre ülkelerde de tsunami uyarıları yapıldı. Çin Tsunami Uyarı Merkezi, 4 aşamalı uyarı sisteminin en yüksek seviyesi olan “kırmızı uyarı yayımladı.
6,4 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha kaydedildi
USGS, ilk depremden sonraki 20 dakika içinde Hualien kentinin 11 kilometre kuzeydoğusunda 12,6 kilometre derinlikte 6,4 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntının daha kaydedildiğini duyurdu.
USGS verilerine göre 6,4’lük artçı depremin dışında 4,7 ila 5,7 büyüklüğünde 16 artçı sarsıntı daha kaydedildi.
İlk belirlemelere göre 4 kişi öldü, 90’dan fazla kişi yaralandı
Tayvan İtfaiye Ajansı, depremin vurduğu Hualien’de 4 kişinin öldüğünü açıkladı. Hualien, Yilan, Taipei, Yeni Taipei, Keelung ve Taoyuan şehirlerinde en az 90 kişinin yaralandığı bildirildi.
Tayvan basınında yer alan haberlere göre, Hualien şehrinde çok sayıda bina hasar gördü ve yıkıldı.
Hualien’in doğu kıyısındaki Suhua Otoyolu meydana gelen çöküntüler sonucu ulaşıma kapandı, Taoyuan Uluslararası Havalimanı’nın tavanının bir kısmı çöktü.
Hualien çevresinde ve Ada’nın iç kesimlerindeki çok sayıda kara yolu çöküntüler ve kayaların devrilmesi sebebiyle ulaşıma kapandı.
Siber güvenlik ve internet gözlemcisi “NetBlocks”a göre, depremden sonra Tayvan’ın bazı bölgelerinde elektrik ve internet kesintileri yaşandı. Tayvan Elektrik Şirketi, yerel saatle 10.30 itibarıyla kesintilerin büyük bölümünün giderildiğini bildirdi.
Tayvan Yüksek Hızlı Tren Şirketi, depremde herhangi bir tren kazası veya altyapı hasarının yaşanmadığını, seferlerin denetim amacıyla geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.
Ordu, kurtarma çalışmalarına destek verecek
Tayvan lideri Tsai Ing-wen, depremin yol açtığı hasara ilişkin kaygısını dile getirirken orduya Hualien ve diğer bölgelerdeki kurtarma çalışmalarına destek olmaları talimatını verdi.
Bu yılın başında gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinde Ada’nın yeni lideri seçilen Başkan Yardımcısı Lai Ching-te de depremin ardından hükümetin acil durum merkezi kurduğunu duyurarak, vatandaşlardan sakin ve dikkatli hareket etmelerini istedi.
Japonya ve Filipinler
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), ülkenin güneybatısındaki Okinawa ve Miyako adaları için 3 metre yüksekliğe erişebilecek tsunami uyarısında bulundu.
Japon haber ajansı Kyodo, deprem sonrası dev dalgaların Okinawa yakınlarındaki Yonaguni ile İşigaki adalarının kıyılarına ulaştığını duyurdu.
Seferlerin iptal edildiği Okinawa’daki Naha Havalimanı’nın boşaltıldığı bildirildi.
Japonya Kabine Baş Sekreteri Hayaşi Yoşimasa, deprem sonrası Okinawa bölgesinde hasar tespit faaliyetinin sürdüğünü açıkladı.
Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü (Phivolcs), tsunami tehlikesi nedeniyle kıyı bölgelerinin boşaltılması uyarısında bulundu.
1999 depreminde 2 bin 400 kişi yaşamını yitirmişti
Tayvan’da 21 Eylül 1999’da Taipei’nin 150 kilometre güneyinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 2 bin 400 kişi hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla kişi yaralanmış, binlerce bina yıkılmıştı.
]]>Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı çerçevesinde dün akşam görüşme gerçekleştirdi. Wang Yi, görüşmede Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Joe Biden arasında Kasım ayında ABD’nin San Francisco kentinde gerçekleştirilen görüşmede alınan kararların hayata geçirilerek sağlam, istikrarlı ve sürdürülebilir ikili ilişkiler geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Wang, iki tarafın karşılıklı saygı, barış içinde bir arada yaşama ve kazan-kazan iş birliği ilkelerine bağlı kalması, iki büyük ülkenin birbiriyle geçinebilmesi için doğru yolu keşfetmesi gerektiğini ifade etti. Washington’dan Çin’in kalkınmasını nesnel ve makul şekilde değerlendirerek Çin’e yönelik olumlu ve pragmatik bir politika benimsemesini isteyen Wang, Biden’ın taahhütlerinin somut eylemlerle hayata geçirilmesini beklediklerini kaydetti.
“Tayvan, Çin topraklarının parçası”
Tayvan sorunuyla ilgili değerlendirmede de bulunan Wang, “Dünya üzerinde yalnızca bir Çin var ve Tayvan, Çin topraklarının parçası. Bu, Tayvan sorunundaki gerçek durum. Statükoyu değiştirmeye çalışanlar, Tayvan’ın bağımsızlığını savunan ayrılıkçı eylemler ile dış güçlerin suç ortaklığı ve desteği” ifadelerini kullandı.
Çinli Bakan, “ABD, gerçekten Tayvan Boğazı’nda istikrar umuyorsa ‘Tek Çin’ ilkesine ve Çin ile ABD arasındaki üç ortak bildiriye bağlı kalmalı, Tayvan’ın bağımsızlığını desteklememe yönündeki taahhütlerine uymalı” dedi. Wang Yi ayrıca ABD’yi Çinli şirketlere ve şahıslara yönelik “yasa dışı yaptırımlarını” kaldırmaya çağırdıklarını vurguladı.
“Yapıcı ve samimi görüşme”
Çin Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, görüşmenin “samimi, kapsamlı ve yapıcı bir görüşme” olduğu ifade edildi. İki bakanın, beşeri temaslar ve personel değişimi konularında da fikir alışverişinde bulunduğu, farklı alanlardaki diyalog ve iletişimi sürdürme üzerinde de mutabık kaldığı aktarıldı. İki bakanın ayrıca Çin ile ABD arasında uyuşturucuyla mücadele iş birliği çalışma grubunun faaliyetlerinden övgüyle bahsettiği belirtildi. Tarafların dış politika, Asya-Pasifik ile ilgili konular, denizlere dair meseleler ve yapay zeka alanlarında diyalog ve istişareyi ilerletme, iki ordu arasındaki iletişimi sürdürme konularında da mutabık kaldığı, Ukrayna krizi, Filistin-İsrail çatışması, Kore Yarımadası ve diğer bölgesel meseleler üzerinde fikir alışverişinde bulunduğu bilgisi verildi.
“Yapıcı görüşme gerçekleştirdik”
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise görüşmeye dair sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Münih Güvenlik Konferansı oturum aralarında Çin Dışişleri Bakanı Wang ile bir araya geldik. Orta Doğu, Kuzey Kore ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı da dahil olmak üzere bazı ikili, bölgesel ve küresel meselelere ilişkin samimi ve yapıcı bir görüşme gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Joe Biden, San Francisco’da düzenlenen Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi çerçevesinde bir araya gelmiş, yapay zeka, fentanil ve ordular arası iletişim gibi konularda uzlaşılar sağlamıştı. İki ülkenin oluşturduğu uyuşturucuyla mücadele çalışma grubunun ilk toplantısı Ocak ayı sonunda Pekin’de düzenlenmişti. – MÜNİH
]]>