Tatbikatı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 12 Jun 2024 21:39:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2024 Arama Kurtarma Tatbikatı Tamamlandı https://www.haber60.com.tr/sehit-tegmen-caner-gonyeli-2024-arama-kurtarma-tatbikati-tamamlandi/ https://www.haber60.com.tr/sehit-tegmen-caner-gonyeli-2024-arama-kurtarma-tatbikati-tamamlandi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35210

TÜRKİYE Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından KKTC’de gerçekleştirilen Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı tamamlandı.

Kıbrıs Barış Harekatı’nda dost ateşiyle batan ‘TCG Kocatepe’ gemisinde şehit olan Teğmen Caner Gönyeli’nin anısına her yıl düzenlenen arama kurtarma tatbikatının 20’incisi gerçekleştirildi. 2 safhadan oluşan tatbikatın kara aşaması dün Girne’de yapıldı. Bugün düzenlenen deniz aşaması ise 2 senaryo halinde gerçekleştirildi. Tatbikatı, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir, KKTC Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç tatbikatın deniz safhasını yerinde ‘TCSG Yaşam’ korvetinden takip etti.

TATAR: İHA, SİHA VE UÇAKLARLA FAALİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİREBİLMENİN MUTLULUĞU İÇERİSİNDEYİM

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tatbikatın deniz safhası başlamadan önce ‘TCSG Yaşam’ gemisini ziyaret etti. Burada konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, “Bugün ‘Mavi Vatan’ dediğimiz Doğu Akdeniz’i de sadece Kıbrıs’ın topraklarında değil aynı zamanda etraftaki çok kıymetli ve değerli denizlerde hakkımız ve hukukumuz için böylesine faaliyetler ile neleri yapabileceğimizi izleyebilmemiz bizlere güç katmaktadır. Bütün bu çalışmalarımıza destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve diğer kurum ve kuruluşlara, Sahil Güvenliğe çok teşekkür etmek istiyorum. Doğu Akdeniz’de bağımsız bir Türk Devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni güçlendirirken her türlü yeni gelişmeyi uygulamak suretiyle gerek güvenimizi gerek bölgede oluşabilecek herhangi bir felaket ve göçmen sorunlarına yapacağımız katkılarla bunları sürdürebilmeliyiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti en güneydeki bağımsız bir Türk Devleti olarak anavatanı Türkiye Cumhuriyeti ile işbirliği içerisinde bütün imkan ve kabiliyetlere ulaşabilmiş ve bunları yıllar itibariyle geliştirmektedir. Sadece denizde değil, yukarıda hava sahasında helikopter katkılarıyla ve gerektiğinde İHA, SİHA ve uçaklarla faaliyetlerimizi güçlendirebilmenin mutluluğu içerisindeyim” dedi.

‘DENİZ SAFHASI NEFES KESTİ’

Tatbikatın deniz safhasının ilk senaryosu Gazimağusa açıklarında, KKTC kara suları dışında gerçekleştirildi. Senaryoya göre; Türk arama kurtarma bölgesi içindeki kuru yük gemisiyle, düzensiz göçmen taşıyan ticari yat çarpıştı. Kıbrıs Türk Radyosu’ndan alınan yardım çağrısı ve arama kurtarma merkezine ulaşan tehlike sinyali üzerine, ekipler harekete geçti. Senaryo gereği deniz üzerinde can yeleği ile yardım bekleyen 2 kazazedenin arama kurtarma uçağı tarafından tespit edilmesi ile başladı. Daha sonra arama kurtarma helikopterlerinden ip ile denize inerek kazazedelere ulaşan personeller, sedyelere ip ile bağladıkları kazazedeleri kurtardı. Ardından kazazedeler, Sahil Güvenlik’e ait korvete ulaştırılarak ilk müdahaleleri yapıldı.

İkinci aşamada ise arama kurtarma timi, belirlenen hedefe 5 bin fit yükseklikten paraşütle atladı. Tim, kazazedeleri olay yerine gelen sahil güvenlik botuna teslim etti. KKTC kara sularında akaryakıt tankeri ile kuru yük gemisinin çarpışması sonucu yapılan yardım çağrısı üzerine arama kurtarma çalışmaları gerçekleştirildi.

‘DENİZ KİRLİLİĞİ İLE MÜCADELE EDİLDİ’

Tatbikatın son senaryosunda ‘Bayrak Sahası’ olarak adlandırılan bölgede bir akaryakıt tankeri ile ticari geminin çarpışması sonucu denize düşen kazazedeler kurtarılırken deniz kirliliğinin yayılmasını önlemeye yönelik bariyer kuruldu. Kurulan bariyer ile senaryo gereği tankerden denize sızan petrolün yayılması engellendi.

‘TATBİKATTA ÇOK SAYIDA PERSONEL YER ALDI’

Deniz safhasına Türkiye Cumhuriyeti Sahil Güvenlik Komutanlığına ait 3 korvet, 4 bot, 2 arama kurtarma uçağı ve 4 helikopter, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 helikopter, 1 arama kurtarma timi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 fırkateyn ve 1 insansız hava aracı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 arama kurtarma uçağı, 1 arama kurtarma helikopteri ve 1 arama kurtarma timi görev aldı. KKTC tarafından ise 2 adet uçar unsur, 7 adet yüzer unsur ve çok sayıda personel katılım sağladı. Tatbikat, deniz safhasındaki senaryoların başarıyla icra edilmesinin ardından tatbikata katılan unsurları selamlama ve hatıra fotoğrafı çekimi ile tamamlandı.

‘TÜMGENERAL KENDİR: İNSANLARA ULAŞMAK HAYATİ BİR ZORUNLULUKTUR’

Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir tatbikatın tamamlanmasının ardından yaptığı konuşmada, tatbikata adını veren Şehit Teğmen Caner Gönyeli ve tüm şehitleri rahmetle andı. Tatbikatın başarıyla tamamlandığını ifade eden Tümamiral Kendir, “Denizde ve karada zor durumda olan insanların yardım çağrılarına en kısa sürede reaksiyon gösterip insanlara ulaşmak, hayati bir zorunluluktur. Sorumluluk sahasında gerçekleştirdiği· tüm görevlerde ‘önce insan’ prensibiyle hareket eden arama kurtarma teşkilatımız, bu zorunluluğun farkındalığıyla gerçekleştirdiği tatbikatlar vesilesiyle arama kurtarma faaliyetlerindeki performansını daha da geliştirmektedir” diye konuştu.

BAKAN YARDIMCISI SAĞLAM: DENİZ GÜVENLİĞİ ALANINDA ÖNEMLİ BİR ADIM

İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam ise tatbikatın ardından yaptığı konuşmada, “Bu tatbikat bulunduğumuz bölge itibariyle deniz güvenliği alanında önemli bir adımdır. İki ülke arasında arama kurtarma operasyonlarında koordinasyonumuzun ve birlikte çalışma yeteneklerimizin hem bölgesel hem uluslararası düzeyde barış ve güvenliği katkı sağlayacaktır. Böylesine kritik bir coğrafyada barış ve istikrarı sağlamak sadece bölge ülkeleri için değil aynı zamanda tüm dünya için de önemlidir. Sürdürülebilir ve barışçıl bir gelecek inşa etmek için iş birliği yaparak çatışmaları azaltma çabalarımıza tüm uluslararası toplumdan destek beklemekteyiz çünkü şüphesiz Türkiye, Doğu Akdeniz’deki varlığını ve haklarını kararlılıkla savunmaya devam edecektir. Türk arama kurtarma bölgesinin önemi ve Türkiye’nin bu bölgedeki haklarını vazgeçilmez olduğu konusunda hiçbir tereddüdümüz yoktur” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sehit-tegmen-caner-gonyeli-2024-arama-kurtarma-tatbikati-tamamlandi/feed/ 0
Erdoğan: Güney Sınırlarımızın Ötesinde Teröristan Kurulmasına İzin Vermeyeceğiz https://www.haber60.com.tr/erdogan-guney-sinirlarimizin-otesinde-teroristan-kurulmasina-izin-vermeyecegiz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-guney-sinirlarimizin-otesinde-teroristan-kurulmasina-izin-vermeyecegiz/#respond Fri, 31 May 2024 03:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33969 (İZMİR)- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, EFES-2024 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’nde; “Terör örgütünün halk oylaması bahanesiyle ülkemizin ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik mütecaviz eylemlerini yakından takip ediyoruz. Daha önce de bu konudaki politikamızı çok net ortaya koyduk. Türkiye, güney sınırlarının hemen ötesinde Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde bölücü örgütün bir teröristan kurmasına asla izin vermeyecektir” dedi.

Türkiye’nin en büyük müşterek tatbikatı olma özelliği taşıyan EFES-2024 Birleşik, Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı İzmir’de devam ediyor. 45 ülkeden yaklaşık 11 bin personelin katıldığı tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü kapsamındaki gece faaliyetleri, dün İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atış ve Tatbikat Alanı’nda yapıldı. Seçkin Gözlemci Günü’nün gündüz safhası bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yapılıyor.

Erdoğan, burada yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“İki yıl önce gerçekleştirdiğimiz EFES-2022 Tatbikatı’na katılan ülke sayısı 37 idi. Tatbikata olan ilginin bu sene her düzeyde arttığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. İki safha halinde toplam 11 bin askeri personelin katılımıyla 25 Nisan’dan beri icra edilen tatbikata destek veren herkese teşekkür ediyoruz. Burada bir hususu öncelikle vurgulamak istiyorum. EFES-2024 Tatbikatı’nda hiçbir ülke hedef alınmıyor. Tatbikatımız Barışı Destekleme Harekatı’na dayalı jenerik bir senaryo ile icra ediliyor.

Envantere yeni giren yerli ve milli sistemleri de tatbikatta kullanma fırsatı buluyoruz. Tatbikatta 33 farklı silah, araç ve sistemin ilk kez denemesini yapacağız. Tatbikata kamu kurumları ile sivil sanayi kuruluşları da dahil edildi. Biz savunma sanayi dahil ilişkilerini kazan-kazan anlayışıyla geliştirmeye çalışan, bunun mücadelesini veren bir ülkeyiz. Savunma sanayi alanında sahip olduğumuz yetenekleri dost ve müttefik ülkelerle paylaşmaktan memnuniyet duyduk. Geçtiğimiz yıl 185 ülkeye 230 çeşit ürün ihraç ederek 5,5 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaştık. Aynı zamanda 10 milyar 240 milyon dolarlık yeni sözleşme imzaladık. Bugün 50 ülke Türk şirketlerinin ürettiği insansız sistemleri kullanıyor. EFES-2024 Tatbikatı’nı savunma sanayindeki tecrübemizi dostlarımızla paylaşma anlayışımızın yeni bir sembolü, yeni bir nişanesi olarak görüyoruz. Tatbikat programındaki savunma sanayi ürünleri sergisinde yer alan silahlar, araçlar ve sistemler ülkemizin ulaştığı noktayı ortaya koymaktadır.

“Kimsenin toprağında gözümüz yok”

Biz gerilimin ve kavganın değil, sulhun, barışın ve iş birliğinin tarafındayız. Biz, aynı coğrafyayı paylaştığımız ülkelerle yan yana yaşamak istiyoruz. Hiçbir ülkeye karşı husumet ve önyargı beslemiyoruz. Kimsenin toprağında ve egemenlik haklarında gözümüz yok. Bize samimiyetle uzatılan eli asla havada bırakmadık ve bırakmayız. Türkiye’nin çıkarlarına saygı duyan, bizimle iş birliğini geliştirmek isteyen herkesle diyaloğa, temasa, bağlarımızı kuvvetlendirmeye hazırız. Son dönemde dostlarımızın sayısını çoğaltmak amacıyla pek çok adımlar attık. İnşallah yeni açılımlarla yolumuza devam edeceğiz.

“DEAŞ ile mücadele argümanının bizim nazarımızda hiçbir hükmü yok”

Şu gerçeğin çok iyi idrak edilmesi gerekiyor: Türkiye küresel gelişmelerin uzağında yer alan bir ülke değildir. Şu an dünyadaki çatışmaların, siyasi krizlerin ve çekişmelerin en yoğun yaşandığı coğrafyada bulunuyoruz. İnsanlığın gündemini meşgul eden ne kadar olay varsa Türkiye’nin yakın çevresinde cereyan ediyor. Karadeniz’den komşularımız olan Rusya- Ukrayna arasındaki savaş üçüncü yılına girdi. İstanbul süreci ile adil bir barışı tesis etmeyi amaçlayan çabalarımız maalesef savaş lobileri tarafından engellendi, sabote edildi. Bölgemiz ve dünyaya ekonomik maliyeti günden güne artan bu savaşın ne zaman ve ne şekilde sona ereceğini kimse bilmiyor. Bir başka komşumuz Suriye’de halen kaos ve istikrarsızlık hakim. Bölücü terör örgütünün Suriye uzantısı bir teröristan kurma hedefiyle bölge halkı üzerindeki baskısını, tehditlerini ve gayretlerini yoğunlaştırdı. Örgüte boyun eğmeyen ve haraç vermeyen insanların öz topraklarından sürülmesinden, çocuk asker kullanımına kadar her yola başvuruyorlar. Meselenin DEAŞ ile mücadele olmadığı, doğrudan ülkemizi ve bölgemizi hedef alan sinsi bir planın adım adım uygulandığı anlaşılıyor. Terör örgütünün halk oylaması bahanesiyle ülkemizin ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik mütecaviz eylemlerini yakından takip ediyoruz. Daha önce de bu konudaki politikamızı çok net ortaya koyduk. Türkiye güney sınırlarının hemen ötesinde Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde bölücü örgütün bir teröristan kurmasına asla izin vermeyecektir. Oldu bittiler karşısında ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık, aynı durumla karşılaşmamız halinde harekete geçmekten yine çekinmeyiz. DEAŞ ile mücadele argümanının artık bizim nazarımızda hiçbir hükmünün kalmadığının bilinmesini istiyorum. DEAŞ’a karşı göğüs göğüse mücadele eden bu örgüte sahada en ağır darbeyi indiren ve hezimete uğratan tek NATO müttefiki biziz. Dolayısıyla, bu örgüt üzerinden ne yapılmak istendiğini, bölgemizde nasıl bir oyun oynandığını çok iyi biliyoruz. Biz bu hokkabazlıklara kanmayız, prim vermeyiz. Söz konusu ülkemizin toprak bütünlüğü ve milletimizin güvenliği olunca kimseyi dinlemeyiz, hiçbir tehdide boyun eğmeyiz.

” Ermenistan, yabancı güçlerin esaretinden kurtulduğu ölçüde barışa daha da yaklaşacak”

30 yıl sonra Karabağ’ın azada kavuşmasıyla birlikte bölgemizde kalıcı sükunet için gerçekten tarihi bir fırsat penceresi açıldı. Bunun heba edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Ermenistan, yabancı güçlerin ve diasporanın esaretinden kurtulduğu ölçüde barışa daha da yaklaşacaktır. Ermeni halkı geleceğinin hariçten gazel okuyanlarda, kışkırtanlarda değil, asırlardır beraber yaşadığı ve yaşayacağı komşularında olduğunu görmeli, anlamalı ve bunun gereğini cesaretle yapmalıdır.

7 Ekim’den beri 36 binden fazla masum, savunmasız insan acımasızca katlediliyor. 15 binden fazla çocuk, 10 binden fazla kadın İsrail güçleri tarafından Gazze’de ve işgal altındaki Filistin topraklarında öldürüldü.

“Savaşın da bir hukuku, sınırı ve ahlakı vardır”

Önceki gün mülteci kampına düzenlenen hava saldırısı artık insanlığın bittiği noktaydı. Böyle bir vahşeti haklı gösterebilecek hiçbir gerekçe olamaz. Savaşın da bir hukuku, sınırı ve ahlakı vardır. 36 bin masum insani öldürmek, 80 binden fazla masumu yaralamak, camileri, okulları, hastaneleri, kiliseleri vurmak, gıda sırası bekleyen sivillerin, yardım götüren görevlilerin üzerine bomba yağdırmak savaş değil, apaçık bir soykırımdır. Soykırımı görmezden gelenler sadece savaş suçu işlenmesini desteklemekle kalmıyor aynı zamanda bu suça ortak da oluyorlar. Ahlak ve vicdan sahibi hiç kimsenin bu cinnet tablosunu kabul edeceğini düşünmüyorum. Bu vahşet tablosu karşısında Türkiye kendisinden bekleneni, kendisine yakışanı ve tarihi mirasının gereğini yapmaktadır. Türkiye olarak Gazze’de acil ateşkesin temini için diplomatik çabalarımızı artırarak devam ettireceğiz. Soykırımın sorumlularının adalete hesap vermesi için atılan tüm adımları desteklemeyi sürdüreceğiz. İsrail’in zulmü karşısında tarihin doğru tarafında yer alarak Filistin Devleti’ni tanıyan, mezalime tepki gösteren tüm ülkelere de teşekkür ediyoruz.

“Sayısız engele ve kısıtlamalara rağmen bunları başardık”

2002 yılından itibaren başlayan süreçte savunma sanayinde millilik ve yerliliğin azami seviyeye çıkartılması için her türlü imkanı seferber ettik. Türkiye savunma sanayinde gerçekleştirdiği atılım sayesinde bölgesinde vazgeçilmez oyunculardan biri haline geldi. 2002 yılında sadece 62 savunma projesi yürütülürken bugün bu sayı binleri geçti. 2002 yılında yaklaşık 5,5 milyar dolar bütçeli savunma projeleri yürütülürken, şimdiki projelerin hacmi 96 milyar doları aştı. Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşasını ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasındayız. İHA ve SİHA üretiminde ise dünyanın ilk üç-dört ülkesi içindeyiz. Dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu, insansız savaş uçağı KIZILELMA, beşinci nesil milli muharip uçağımız KAAN, AKINCI, AKSUNGUR, ANKA-3 ve diğer pek çok kabiliyetlerimizle kendimizi sürekli geliştirmenin gayreti içerisindeyiz. Önümüze çıkartılan sayısız engele ve aralarında müttefiklerimizin de olduğu tedarikçilerin uyguladığı kısıtlamalara rağmen bunları başardık. Kara, deniz ve hava kuvvetlerimiz yetkinlikleri, harekat kabiliyetleri ve üst düzey eğitimleriyle hasımlarımıza korku, dostlarımıza güven aşılıyor.”

]]> https://www.haber60.com.tr/erdogan-guney-sinirlarimizin-otesinde-teroristan-kurulmasina-izin-vermeyecegiz/feed/ 0