ÖZEL’E DE GÖNDERMEDE BULUNDU
Tanju Özcan’a “Ölürsem cenazeme dahi gelme” diyen Kılıçdaroğlu, satır arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de göndermede bulundu. Özcan için “Serseri mayın” benzetmesi yapan Kılıçdaroğlu, “Bu söylemlerinle partiyi zora sokuyorsun. Kimse söylemiyor, ben söyleyeyim; aklını başına al” diyerek Özgür Özel’in parti içerisinde kontrolü sağlayamadığını ifade etti. Bu paylaşımdan sonra CHP cephesinden de konuyla ilgili “Üzülerek tanıklık ettik, iyi niyetli görmüyoruz. Yetkili kurullarda değerlendireceğiz” açıklaması geldi.
KILIÇDAROĞLU’NUN PAYLAŞIMI
Kılıçdaoğlu, Tanju Özcan’ı yerden yere vurduğu paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Sana ilk ve son kez cevap veriyorum. Söylemediğim bir söz için ve dahi çıkan yalan haberi de tekzip ettiğim halde şu söylediklerine bak. Ne parti ahlakımızda ne de kültürümüzde senin yaptıklarının yeri yoktur. Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri yalnızca Anayasaya ve millete bağlıdır.
Hakarete varan ifadeler kullandın sustum. Mustafa Kemal Atatürk’ün makamını temsil eden koltuğu fırlattın sustum. Ama edepsize had bildirmek, kırk yetim giydirmek gibiymiş derler… Serseri mayın gibisin. Dengeni yitirmişsin. Bu söylemlerinle partiyi zora sokuyorsun… Kimse söylemiyor, ben söyleyeyim;Aklını başına al… Tanju, ne kadar kin varmış içinde… Kinini daha da diri tut ve kork! ‘Tanrı mısın?’ Ne demek? Allah’a sığınırım. ‘Tarikat lideri misin?’ Ne demek? Hayatım tarikatlarla mücadele ederek geçti.
Eleştiri bizim partimiz için ekmek ve su gibidir, başımın üstünde yeri vardır. Ama saygısızlığa, edepsizliğe ve arsızlığa ne ben ne de Cumhuriyet Halk Partisi müsaade etmez… Gün olur ecel vuku bulursa cenazeme katılmanı istemiyorum… Yazık sana, sana verdiğim emeklere…”
TANJU ÖZCAN’DAN YANIT
Kılıçdaroğlu’nun paylaşımı sonrası gözlerin çevrildiği Tanju Özcan’dan da bir değerlendirme geldi. Özcan da Kılıçdaroğlu’na cevaben şu satırlara yer verdi: “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Size karşı özel bir kinim veya nefretim yok. 13 yıl boyunca başarısız olarak, koltuk sevdası uğruna bizim ve çocuklarımızın geleceğini kararttığınız için öfkem var. Bizi, çeyrek asır süren Erdoğan iktidarına mahkûm ettiğiniz için yoğun bir kızgınlığım var. Bu kadar ekonomik sıkıntıya ve dış politikadaki başarısızlıklara rağmen, bu beceriksiz Erdoğan’ı yenemeyip, oğlum dahil milyonlarca genci ağlatmanızı hazmedemiyorum. Ayrıca ben değişim için Ankara’ya yürüdüm ve bu eylemi demokratik bir hak olarak gördüm. Attığım koltuk kendi koltuğumdu. Konuyu saptırmayalım. Siz hiç Atatürkçü olmadınız, partiyi sağdan transfer badem bıyıklılarla doldurdunuz.
“MAALESEF SEBEP SİZSİNİZ, SONUÇ ERDOĞAN”
Hayatta sizin kadar yalan söyleyen kimseyi tanımadım, bunu partililer de bilir. Ayrıca cenazeme gelme demişsiniz, siz benden önce vefat ederseniz ben o cenazeye gelmem çünkü hoca helallik istediğinde ‘Hakkımı helal ediyorum’ diyemem. Öyle iddia ettiğiniz gibi bende de çok hakkınız olduğuna inanmıyorum. İki sefer ön seçimle gelmiş bir Milletvekili, Tayyip Erdoğan’ın %65 oranında oy aldığı Bolu Belediyesi’ni iki sefer rekor oyla kazanmış biriyim. Ayrıca lütfen üslubunuza dikkat edin, emekli oldunuz, genel siyasete değil torunlarınıza vakit ayırınız. Birazcık partiyi düşünüyorsanız, benim gibi siyasette başarılı olanlarla uğraşmak yerine gazetelerin bulmacalarını çözmeye çalışın. Maalesef sebep sizsiniz, sonuç Erdoğan…”
]]>Kesin olmayan sonuçlara göre, 2024 Mahalli İdareler seçimini kazanan Cumhuriyet Halk Partisi Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, basın toplantısı düzenledi. Seçim dönemine dair açıklamalarda bulunan Özcan, “9 ay önce Bolu’da Cumhurbaşkanına yüzde 65 oranında oy çıktı. Şimdi il genelinde birinciyiz. Bir önceki döneme göre oyumuzu artırmışız. Bolu halkı şunu söylüyor, herkes de buna saygılı olacak. ‘Ülke yönetimini Erdoğan’a teslim ettik, Bolu’nun yönetimini de Tanju Özcan’a teslim ediyoruz’ diyorlar. Bunu içlerine sindirecekler. ‘Hayırlı olsun’ diyecekler. Ondan sonra hep birlikte yolumuza devam edeceğiz”
“Bir kez daha ispat edeceğim”
Çalışmaya devam edeceğini söyleyen Özcan, “Kimseyi ayırmadan, kayırmadan, tüyü bitmemiş yetim hakkı yemeden, yedirmeden, israf etmeden, harama el uzatmadan yönetmeye devam edeceğim. Türkiye’deki meselelerle ilgili de düşüncelerimi net, açık, kıvırmadan, söyleyen bir belediye başkanı olacağım. ‘Her doğru her yerde söylenmez’ lafının, siyasetçiler için geçerli olmadığını bir kez daha ispat edeceğim” diye konuştu.
“Bu değişimin ateşini ilk yakan ben olduğum için kendimle gurur duyuyorum”
Başkan Tanju Özcan, seçim döneminde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başarılı olup olmadığı sorusunu ise şu şekilde cevapladı:
“Sayın Genel Başkan Özgür Özel başarılı oldu mu? Elbette oldu. Sonuçta kazanınca başarılı oluyorsunuz. Genel merkez yönetimi başarılı oldu mu? Oldu. Şimdi ben geriye dönüp bakıyorum. ‘Su akar yolunu bulur’ diye bir atasözü var ya işte biz de doğruları söylediğimiz için partiden atıldık. Bugün ne kadar doğru söylediğimi daha iyi anlıyorum. Ankara’ya kadar 200 kilometre yol yürümemin ne kadar önemli ve değerli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Bu değişimin ateşini ilk yakan ben olduğum için kendimle gurur duyuyorum”
“Onun bunun kuyruğuna takılmaya gerek yok”
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sözlerini şöyle noktaladı:
“Bakın biz kendimizi ifade ettiğimizde, özümüze döndüğümüzde, 6 oku anlata anlata yol yürüdüğümüzde, 6 okulun içinde milliyetçilik zaten en büyük ok. Cumhuriyetçilik, devletçilik gibi değerlerimizi anlattığımızda insanlar bize oy veriyor. Onun bunun kuyruğuna takılmaya gerek yok. Onun bunun desteğine falan da ihtiyaç yok. Biz kendimizi anlatalım, 6 okumuzu anlatalım, özümüze dönelim, doğru çizgimizde yürüyelim. Biz önceden seçimlere şöyle giriyorduk; ‘Ya acaba şunu söylersek İYİ Parti alınır mı? Şunu söylersek HDP alınır mı? HDP seçmenini küstürür müyüz? Şuranın seçmenini küstürür müyüz?’ Hayır kardeşim başkalarını taklit ederek bu işin olmayacağını yıllardır söyledim. Bu dönem ilk kez doğruları yapmaya başladık. Net bir zafer elde ettik” – BOLU
]]>Bursa Ticaret Borsası’nın (Bursa TB) dijital eğitim platformu Bursa TB Akademi’de, yeni eğitim dönemi başladı. Çevre bilincinin artırılması ve sürdürülebilirlik konusunda farkındalık oluşturulması amacıyla, yıl boyunca “En Parlak Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirilecek “Çevre ve İnsan”konulu eğitim serisinin ilki “Çevre ve Doğa Krizleri” eğitimi oldu.
Eğitimde küresel ısınma ile birlikte son yıllarda yaşanan iklim felaketlerine dikkat çeken Eğitmen Senem Tanju, iklim değişikliği, habitat kaybı ve kirlilik gibi çevresel krizlerin, doğal yaşamın yok olmasına ve ekosistemin bozulmasına yol açtığını dile getirdi. Bu krizlerin arkasındaki ana etkenlerin ise plansız kentleşme, aşırı tüketim ve kısıtlı kaynakların yanlış kullanılması olduğunu ifade eden Tanju, “Doğal dengenin tehlikeye girmesi, gelecek nesiller için endişe verici bir tablo oluşturuyor. Eğer iklim krizi ile mücadele etmezsek, 21. yüzyılın sonuna kadar mevcut canlı türünün yüzde 24’ünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bu durum hem biyolojik çeşitlilik açısından hem de insan yaşamı için büyük bir tehdit oluşturuyor” dedi.
İş dünyası değişime ayak uydurmalı
Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için, öncelikle doğayı korumak ve kaynakları sürdürülebilir bir şekilde kullanmak gerektiğini ifade eden Senem Tanju, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve sorumlu tüketim alışkanlıklarını benimsemenin bu hedefe ulaşmada kritik önem taşıdığını söyledi.İklim krizinin toplumları olduğu kadar is dünyasını da olumsuz etkilediğine vurgu yapan Tanju, “Şirketler çevresel, sosyal ve ekonomik sorumluluklarını yerine getirirken sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmak zorundadır. Özellikle şeffaflık ve doğru bilgilendirme kavramları ön plana çıkarken, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek ve değişime ayak uydurmak hayati önem taşıyor” diye konuştu.
“Çevresel bilinç için kolektif çaba şart”
İklim değişikliğinin en şiddetli biçimde etkileyeceği ülkelerin başında Türkiye’nin de yer aldığını ifade eden Senem Tanju, orta vadeli kalkınma planında yeşil dönüşüm ve iklimle mücadelede 2053 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonu hedefine odaklanılmasının son derece değerli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin Kyoto Protokolü ve Paris İklim Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalara taraf olduğunu hatırlatan Tanju, ortaya konan hedeflerin Türkiye’nin sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlemesinde önemli bir rehber görevi gördüğünü belirterek, “Çevresel bilinci artırmak ve sorumlu bir dünya inşa etmek için kolektif olarak çaba harcamalıyız” dedi.
“Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek bizim elimizde”
Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iklim değişikliği ve çevre sorunlarının günümüzün en acil ve hayati meselelerinden biri olduğunu vurguladı. Sürdürülebilir bir gelecek için iklim kriziyle topyekün mücadele edilmesi gerektiğini dile getiren Matlı, “Çünkü bu sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorundur. Bu nedenle, iş dünyası olarak üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz. Zira sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek hepimizin elinde. Bu konuda bilinçli olmak, harekete geçmek ve üzerimize düşeni yapmak adına oluşturduğumuz özel eğitim içerikleriyle toplumun ve iş dünyamızınçevresel bilinç düzeyini yükseltmeyi hedefliyoruz. Sadece kendi işlerimize odaklanmak yerine,sürdürülebilirlik konusunda daha etkin bir rol oynamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Ücretsiz eğitimler yıl boyunca devam edecek
Bursa TB Akademi’de “Çevre ve İnsan” konulu eğitim serisi çerçevesinde “Eko-Anksiyete” ve Doğa ve İnsan” eğitimlerinin yanı sıra Sürdürülebilirlik Teknik Uzman Eğitimi gibi firmaların sürdürülebilirlik konularında bilgi ve yeteneklerini geliştirmeyi, rekabet güçlerini artırmayı hedefleyen eğitimler düzenlenecek. Eğitim programlarına katılmak isteyenler başvurularını www.btbakademi.org adresi üzerinden ücretsiz gerçekleştirebilirler. – BURSA
]]>