BM uzmanları, bugün yaptıkları açıklamada, tüm devletlerin Filistin devletini tanımaları ve Gazze’de derhal ateşkes sağlanması için ellerindeki tüm siyasi ve diplomatik imkanları kullanmaları gerektiğini belirtti.
Aralarında insan hakları ve uluslararası dayanışma bağımsız uzmanının da olduğu BM bağımsız uzman ve özel raportörleri, 146 ülkenin Filistin devletini tanıdığını hatırlatarak, tüm devletlerin Filistin’i tanıması gerektiğini söyledi ve ekledi:
“Bu tanıma Filistin halkının haklarının, özgürlük ve bağımsızlık yolunda verdiği mücadelenin ve çektiği acıların önemli bir kabulüdür. Bu, Gazze’de derhal ateşkes ilan edilmesi ve Refah’a daha fazla askeri saldırı yapılmaması ile başlayarak Filistin’de ve tüm Ortadoğu’da kalıcı barışın ön koşuludur.”
Uzmanlar, Filistin’in var olma, kaderini belirleme ve emniyet ve güvenlik içinde bir halk olarak özgürce gelişme dahil olmak üzere tam bir kendi kaderini tayin hakkına sahip olması gerektiğini vurguladı.
Norveç, İrlanda ve İspanya’nın işgal altındaki Filistin topraklarını bir devlet olarak tanımasını memnuniyetle karşıladığını belirten uzmanlar, şöyle devam etti:
“30 yıldan uzun bir süre önce imzalanan Oslo Anlaşmalarından bu yana kalıcı barış ve işgalin sona ermesi zor olsa da, siyasi bir çözümden vazgeçilmiş sayılmamalıdır. İki devletli bir çözüm, hem Filistin hem de İsrail için barış ve güvenliğe giden ve nesiller boyu süren şiddet ve hınç döngülerinden çıkış yolu olarak uluslararası alanda kabul gören tek yol olmaya devam etmektedir.”
Uzmanlardan ” Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni tehdit etmeyin” çağrısı
BM uzmanları, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcısının İsrail Başbakanı, Savunma Bakanı ve üst düzey Hamas liderleri hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suç işledikleri şüphesiyle tutuklama emri çıkarma girişiminin, hesap verebilirlik ve işgal altındaki Filistin topraklarında cezasızlığın sona ermesi için bir umut olduğunu ifade etti. Açıklamada şöyle dendi:
“Uluslararası Adalet Divanı’nın geçici tedbirlere ilişkin son kararında İsrail’in Refah’taki askeri operasyonlarını durdurmasını, hayat kurtaran insani yardımların Gazze şeridine girebilmesi için Refah sınır kapısını derhal yeniden açmasını ve BM insan hakları mekanizmalarına engelsiz erişim izni vermesini emretmesi, Filistin’de tam adaletin sağlanması ve Gazze’de daha fazla kan dökülmesinin önlenmesi bakımından Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin çalışmalarını tamamlamaktadır.”
Devletleri Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı’na yönelik tehdit ve saldırılardan kaçınmaya çağıran uzmanlar, “Bu mahkemeler, çatışmanın tüm mağdurları için küresel adalet ve bireysel hesap verebilirlik vaadini yerine getirmek için yabancı müdahale ve tehditler olmadan çalışmalıdır” dedi.
Geçen hafta, İsrail’in dış istihbarat teşkilatı MOSSAD’ın eski başkanı Yossi Cohen’in gizli görüşmelerde, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Fatou Bensouda’yı tehdit ederek, savaş suçları soruşturmasından vazgeçmesi için baskı yaptığı ortaya çıkmıştı.
Bağımsız uzmanlar nasıl çalışıyor?
Özel Raportörler, Bağımsız Uzmanlar ve Çalışma Grupları, İnsan Hakları Konseyi’nin özel prosedürleri olarak bilinen yapının bir parçası. BM İnsan Hakları sistemindeki en büyük bağımsız uzmanlar organı olan Özel Prosedürler, Konsey’in belirli ülke durumlarını ya da dünyanın her yerindeki tematik konuları ele alan bağımsız bilgi toplama ve izleme mekanizmalarının genel adı. Özel Prosedür uzmanları gönüllülük esasına göre çalışıyor, BM personeli değiller ve çalışmaları karşılığında maaş almıyorlar. Herhangi bir hükümet ya da kuruluştan bağımsız bir şekilde bireysel sıfatlarıyla görev yapıyorlar.
]]>
YEE tarafından sivil bir inisiyatif anlayışı ile geliştirilerek uygulamaya konulan “Medya Buluşmaları” etkinliklerinin üçüncü serisi, “Bosna Hersek ve Sırbistan”, “Arnavutluk ve Romanya”nın ardından “Venezuela ve Meksika”da yapıldı.
Mexico City’de bir otelde gerçekleştirilen programda, Türk ve Meksikalı gazeteciler, iki ülkenin birbirini daha iyi tanıması ve yakınlaşması amacıyla fikirlerini sundu.
Etkinlikte, iki toplumun birbirlerini medya üzerinden yapılacak paylaşım ve yayınlar ile daha yakından tanıma ve anlamasının sağlanmasına yönelik geçmişten gelerek toplumları bir araya getiren ortak değerlerin ülke kamuoylarınca paylaşılmasına yönelik fikirler konuşuldu.
Medya Buluşmaları kapsamında kültürel alışverişin artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi, katılımcı medya profesyonelleri arasında işbirliği ağının oluşturulması ve sürdürülebilir bir iletişim platformunun kurulması kararı alındı.
Toplantıda, bilgi alışverişinin teşvik edilmesi ve YEE vasıtasıyla Meksika ve Türkiye’deki kurumların işbirliği yapması konusunda uzlaşıldı.
“Toplumlar medya aracılığıyla birbirini daha iyi tanıyacak ve anlayacak”
Programda konuşan YEE Kültürel Diplomasi Akademisi Koordinatörü Dr. Melih Barut, enstitünün ismini aldığı şair Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım. İşi kolay kılalım.” felsefesini sahada icra ettiğini söyledi.
Barut, sunumunda enstitünün çalışmalarına yönelik bilgiler aktarırken, Meksika ve Türk toplumunun birbirini tanımasının medya aracılığı ile olabileceğini kaydetti.
“Toplumlar medya aracılığıyla birbirini daha iyi tanıyacak ve anlayacak. Meksika ve Türkiye toplumlarının birbirlerini tanımaları, birbirlerini anlamaları için ne yapabiliriz, bunu arıyoruz ve sizlerle başaracağımıza inanıyoruz.” diyen Barut, Meksikalı ve Türk gazetecilere destekleri için teşekkür etti.
“Gönüller yapmaya geldik, felsefesi ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz”
YEE Meksika Koordinatörü Salih Gültekin, Meksika’da YEE’yi 2021’de kurduklarını ve Türk kültürünü tanıtmak için çalıştıklarını söyledi.
Programa ev sahipliği yapmaktan mutlu olduklarını belirten Gültekin, “Enstitümüzün resim, müzik ve el sanatları, tarih ve kültür konferansları gibi pek çok faaliyeti var. Yunus Emre’nin felsefesi ile çalışıyoruz. ‘Gönüller yapmaya geldik’ felsefesi ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.
“Meksika’da Atatürk Kültür Merkezi kurmak istiyoruz”
Radyo Canon’un programcısı Federico La Mont ve Takvim gazetesi yazarı Ergün Diler programın “kıdemli gazeteciler” bölümünde açılış konuşması yaptı.
La Mont, Türkiye ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü çok sevdiklerini, Türkiye ile Meksika’nın aynı seviyede olduğunu ve dostluklarının devam edeceğini söyledi.
“Meksika’da Atatürk Kültür Merkezi kurmak istiyoruz. Meksika, Endonezya, Türkiye, Avustralya, Güney Kore’nin dahil olduğu MİKTA Strateji Forumu’nda buluşuyoruz. Bu önemli bir forum, bir araya gelmemiz açısından kıymetli.” ifadelerini kullanan La Mont, Türkiye’yi daha yakından tanımak istediklerini söyledi.
Meksika’da 120 bin gazeteci olduğunu belirten La Mont, Türk gazetecilerin haziranda yapılacak ve büyük olasılıkla ilk kadın başkanın seçileceği devlet başkanlığı seçimlerini yakından takip etmelerini arzu ettiğini vurguladı.
” Edebiyat, sanat, mutfak ve pek çok alanda birbirimizi tanımalıyız”
Türk ve Meksikalı gazeteciler, medyanın kültürel yakınlaşmayı sağlamak için neler yapabileceğini konuştu.
Meksika Kanal 22 Editörü Jose Hernandez, Türk dizi endüstrisinin yükselişini takip ettiklerini ve Türk kültürünü tanımak için bu dizileri izlediklerini söyledi. Türkiye ile kültürel iletişime kıymet verdiklerini belirten Hernandez, “Edebiyat, sanat, mutfak ve pek çok alanda birbirimizi tanımalıyız.” dedi.
Meksikalı gazeteci Jeziret Gallardo, geçen yıl ney üflemeye başladığını ve Türk kültürünü yakından tanımak istediğini anlatarak, iki yıl önce Türkiye’yi ziyaret ettiğini ve çok sevdiğini kaydetti.
Gallardo, dizilerin Türkiye’yi tanımak için araç olduğunu ama kültürlerin buluşması için alternatif yollar aranması gerektiğinin de altını çizdi.
Meksikalı gazeteciler ortak yapımlara imza atılmasını istedi
Meksika’nın El Heraldo de gazetesi köşe yazarı Guadalupe Gonzales Chavez, Türkiye ile ilişkilerin Osmanlı İmparatorluğu döneminden beri devam ettiğini ve halı, kahve, sanat ve mimari alanda pek çok etkileşimin olduğunu söyledi.
“Osmanlı İmparatorluğu, Atatürk dönemi ve şimdi de bu kültürel diplomatik çalışmalarımızla üç dönemde ilişkilerimiz güçlü. Bunun dil ve iletişim alanında devamını sağlamalıyız. Dizilerde Türkiye zirvede. Meksika bu konuda geri kaldı. Bunun için ortak bir noktada buluşmalı. Tiyatro, sinema ve belgesellerde ortak yapımlara imza atmalıyız.” ifadelerini kullanan Chavez, tarih, dil ve kültür alanında etkileşim için medyanın çalışması gerektiğini vurguladı.
Toplantı sonrasında Meksikalı ve Türk gazeteciler arasında iletişimin devamı için iletişim ağı kurulurken, Meksika’daki YEE’de Meksikalı gazetecilere Türkçe kursu verilmesi kararlaştırıldı.
]]>