Tanık – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 06 Jul 2024 03:21:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sinan Ateş suikastı davasında 10 sanık adli kontrol şartıyla tahliye edildi https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-suikasti-davasinda-10-sanik-adli-kontrol-sartiyla-tahliye-edildi/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-suikasti-davasinda-10-sanik-adli-kontrol-sartiyla-tahliye-edildi/#respond Sat, 06 Jul 2024 03:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37633 Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in Ankara’da öldürülmesine ilişkin cinayet davasında bugün beşinci duruşma görüldü. Hafta boyunca görülen davada bugün de tanıklar dinlendi.

MAHKEME HEYETİ ARA KARARINI AÇIKLADI

Tanık ifadelerinin tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı. Mahkeme, Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Aytaç Ataç, Caner Günray, Umut Ersoy, Alper Atay, Mehmet Yüce, Erdem Karadeniz, Osman Bayraktar ve Ufuk Köktürk’ü yurt dışı yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye etti. Mahkeme heyeti davayı 19 Temmuz’a erteledi.

CHP’Lİ TANAL DIŞARI ÇIKARILDI

Mahkeme başkanı, duruşmanın başında, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın “mahkeme başkanına sataştığı” gerekçesiyle dün salondan çıkartıldığını anımsattı. Tanal’ın bu celse de salonda olduğunun görüldüğünü belirten başkan, Tanal’ın salondan çıkarılmasını istedi. Mahmut Tanal, bunun üzerine salondan ayrıldı.

TANIK İFADELERİ ALINDI

Davanın bugünkü celsesinde tanık ifadeleri alındı. Tanık Yusuf Mert, motokurye olduğunu ve olay günü sipariş götürdüğünü söyledi. Trafik ışıklarında beklerken kaçan şahıslarla karşı karşıya geldiğini belirten Mert, “Motorda oturan kişide kask vardı, arkaya binende yoktu. Motoru hızlı kullanıyorlardı, o dikkatimi çekti. Herhangi bir silah görmedim. Plakanın ’35 E’ kısmı dışındaki kısmı bantlıydı. Başka bir bilgim, görgüm yok.” dedi.

Tanık Yavuz Süleymanoğlu ise sanık Aytaç Ataç’ı, bir kafenin sahibi olması nedeniyle tanıdığını söyledi. Ateş’i tanımadığını, arkadaşının kendisini telefonla araması üzerine cinayetten haberdar olduğunu anlatan Süleymanoğlu, şu ifadeleri kullandı; “Arkadaşım, bizim olduğumuz yere yakın bir yerde ocak başkanının öldürüldüğünü söyledi. Ben de kim olduğunu sorunca ‘Sinan Ateş’ dedi. Ben de bir gürültü duymadığımı söyledim. Aytaç, ‘Ne olmuş?’ diye sordu. Ben de rahmetlinin ismini söyleyerek ‘Öldürmüşler’ dedim. Aytaç, ardından Tolgahan’ı aradı. Karşı tarafın ne söylediğini bilmiyorum. Aytaç’a ‘Ne olmuş?’ diye sorduğumda ‘Bilmiyormuş’ dedi.”

Tanık Gönül Ergin de olay günü doktor randevusu olduğunu, işinin bitmesi sonrası arabada seyir halindeyken silah sesi duyduğunu belirtti. Olay anını görmediğini anlatan Ergin, “Etrafa bakınırken sol elindeki ucu uzun silahla koşan birini gördüm. Kişinin başında bere veya maske yoktu. Kendisini bekleyen motorun arkasına binip hareket ettiklerini gördüm. Vurulan şahsın kim olduğuna dair bilgim yoktu. Motora binen şahsın fotoğrafını çektim. Polisler sorunca WhatsApp’tan atabileceğimi söyledim, ardından gönderdim.” ifadelerini kullandı.

“SİLAHLARIN KAYBOLMAMASI İÇİN OFİSE GÖTÜRDÜM”

Tanık Ahmet Keçik ise olay günü Ateş’in Çukurambar’daki ofisinden camiye gittiklerini kaydetti. Namaz sonrası ofise doğru dönerken bir şahsın aracın arkasından aniden çıkıp seri şekilde Sinan Ateş’e ateş etmeye başladığını aktaran Keçik, şöyle konuştu; “Hatırladığım kadarıyla gövdesine doğru ateş etti. Bunun üzerine ben bir aracın arkasına geçtim. Şahıs sürekli rahmetliye ateş ediyordu. Rahmetlinin belindeki silahını gördüm. O an kendimi savunma ihtiyacı duydum ve belinden silahı aldım. Şahsa hedef almadan birkaç kez ateş ettim. Rahmetliyi kontrol ettiğimde tepki vermiyordu. Selman abi de yaralıydı. Hem Selman abi hem de rahmetli yaralı olunca silahların kaybolmaması için iki silahı ofise götürdüm. Ofiste çalışan ablaya, ‘Silahlar kaybolmasın’ diyerek teslim ettim. Sonra geri döndüm. Rahmetlinin yaralarına tampon yapmaya başladım. Polisi ve sağlık ekiplerini aradım.”

Doğukan Çep’in avukatı Emine Tosun, tetikçi Eray Özyağci’nin “Reisi vurduk.” diye bir ses duyduğu yönündeki savunmasını Keçik’e sordu. Keçik, “Kendisi Ülkü Ocakları Başkanı olduğu için ona ‘Başkan’ derdim. Hiç ‘Reis’ diye hitap etmem.” yanıtını verdi. Duruşmada daha sonra sanık Doğukan Çep’in cinayetin ardından kaldığı otelin sahibi olan tanık Gökhan Türkmen dinlenildi. Türkmen, Ateş’in vefatını ertesi gün haber sitelerinden öğrendiğini, olayla ilgili bilgisinin olmadığını söyledi.

Sanıklardan Alper Atay’ı spor kulübü başkanı olduğu için tanıdığını kaydeden Türkmen, “Doğukan Çep’i tanımıyorum. Yılbaşı günü Alper Atay, benden bir oda talep etti. Odayı kimin için istediğini bilmiyorum. Yılbaşı olduğu için odaların dolu olduğunu ancak personel adına kullanılan odayı ayarlayabileceğimi söyledim. Alper’in odada kalıp kalmadığını bilmiyorum. Yanında bir arkadaşı vardı ama kiminle kalacağına dair bir bilgi vermedi.” dedi.

Mahkeme heyeti başkanı, Türkmen’e savcılıktaki ifadesi ile mahkemedeki ifadesinde çelişkiler bulunduğunu söyledi. Savcılık ifadesinde, odada kimin kalacağını sormasına üzerine Atay’ın kendisine sanıklardan Caner Güney’i gösterdiğini söylediği hatırlatılan Türkmen’e, duruşma salonunda teşhis yaptırıldı. Türkmen, Atay’ın gösterdiği kişinin Güney olmadığını, kendisine gösterilen kişinin beyaz tenli bir şahıs olduğunu iddia etti.

DÜNKÜ DURUŞMADA NELER OLDU?

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen davanın dünkü celsesinde Ateş’in eşi ve annesi ifade vermişti. Ateş’in annesi Saniye Ateş, oğlunun yanına gelerek “Anne, benim kalemimi kırdılar, bana suikast düzenleyecekler.” dediğini aktarırken duruşma salonunda fenalaşmıştı.

Oğlunun katillerinin mahkemeye çıkması için 18 ay beklediğini anlatan Ateş, “Daha kaç Sinan ölecek? Benim Sinan’ımı neden öldürdüler biliyorlar mı? Birisi diyor ki ‘para’. Oğlum, kendine gelen lokumu bile dağıtıp öyle gelirdi eve. Ben Türk’üm, ülkücüyüm ama bunların inandığı ülkücü değilim ben. Neydi benim oğlumu öldürme sebepleri? Makam sevdası mıydı? Ben, oğlumu öldürenlerden hesap istiyorum. Oğlumu öldürmeye sevk edenler ortaya çıkacak. Bunlar maşa” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-suikasti-davasinda-10-sanik-adli-kontrol-sartiyla-tahliye-edildi/feed/ 0
Çeşme Belediye Başkan Adayı Esat Tanık, Projelerini Açıkladı https://www.haber60.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-esat-tanik-projelerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-esat-tanik-projelerini-acikladi/#respond Sun, 10 Mar 2024 07:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17657 İzmir’de Cumhur İttifakı Çeşme Belediye Başkan Adayı Esat Tanık, 11 ana başlık altında projelerini açıkladı. Tanık, “Projelerimizi dört ana segmentte uygulayarak Çeşme’yi bir marka haline getireceğiz. Çeşme’yi Türkiye’nin parlayan bir yıldızı haline getirip, dünyada da tanınmasını sağlayacağız” dedi.

Cumhur İttifakı Çeşme Belediye Başkan Adayı Esat Tanık, seçimi kazanması halinde yapacakları projeleri kamuoyuyla paylaştı. Tanık, bir otelde düzenlenen lansman toplantısında 68 adet projesini 11 ana başlıkta topladı. Konuşmasına Mustafa Kemal Atatürk’ün doğum yılı 1881 yılında kurulmuş olan Çeşme Belediyesi’nin vefat eden tüm belediye başkanlarını saygı ve rahmetle anarak başlayan Tanık, Çeşme’nin kaybedecek vaktinin kalmadığının altını çizdi. Çeşme’nin sorunlarını uzun zamandan beri tespit etmek adına yola çıktıklarını ifade eden Tanık, “Lansmanımıza çok iyi bir hazırlık yaptık. Kendimize güvenimiz tam. Bu sorunların hepsi belliydi. Bununla ilgili çözümleri de belirledik. Nihai çözümleri de masa üstünde hazırlayıp, gerekli kurum ve kuruluşlarla da istişare ederek hazırladık. Çeşmeli hemşehrilerimizin gözüne, gönlüne yakışan bir lansman halinde sunduk” şeklinde konuştu.

“Projelerimizi 4 ana segmentte uygulayacağız”

Çeşme’yi uluslararası alanda da ön plana çıkaracaklarını kaydeden Tanık, şu ifadelere yer verdi:

“Biz başından beri bahsettiğimiz gibi dört mevsim yaşayan bir Çeşme’yi inşa ettikten sonra dört mevsim yaşayan bir Çeşme’ye doğru yelken açacağız. Dört mevsim yaşayan Çeşme’yi de dört ana segmente bağladık; ‘spor turizmi’, ‘sağlık turizmi’, ‘kültür sanat turizmi’, ‘tarım, hayvancılık, balıkçılık ve gastronomi turizmi’. Masaya yatırdıktan ve bununla ilgili takvimi önümüze koyduktan sonra Çeşme’nin turizm sezonunu uzatmak üzere yola çıkacağız. Lansmanımızda da bahsettiğimiz gibi belli başlı tarihlerde gerek spor turizmi, gerek sağlık turizmi yaparak dünyaya Çeşme’yi açmayı ve dünyanın Çeşme’ye gelmesini sağlayacağız. Bunu bu dört ana segmentte uygulayarak Çeşme’yi bir marka haline getireceğiz. Çeşme’yi Türkiye’nin parlayan bir yıldızı haline getirip, dünyada da tanınmasını sağlayacağız.”

Tanık, Çeşme ve Çeşmeliler için geldiklerini, Çeşme’nin bütün sorunlarını bildiklerini ve bunu çözeceklerini aktardı. Çeşme’nin 25 mahallesine adil, şeffaf ve dürüst bir belediyecilik anlayışıyla hizmet edeceklerini kaydeden Tanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çeşme’miz fiziksel, coğrafi ve kültürel mirasıyla Türkiye’nin dünyaya açılan bir kapısı ve bir dünya markası. Bizler bu markayı yüceltmeye, bu yıldızı parlatmaya geliyoruz. Bizler artık sorunların değil, huzur, mutluluk, güzellik ve bereketin konuşulacağı, dört mevsim yaşayan ve dört mevsim yaşanan bir Çeşme için geliyoruz. Sergileyeceğimiz belediyecilik anlayışımızla bunu başaracağımızdan eminim ve sağlam adımlarla bu hedefe doğru ilerliyoruz.”

Çeşme’nin Türkiye’nin en gözde tatil bölgelerinden biri olduğunu kaydeden Esat Tanık, kongre turizmi, termal turizm, agroturizm başlıklarında alanında uzman bir ekiple hazırladıkları prestij projeleriyle ilçenin dünya çapında sayılı tatil bölgelerinden biri haline geleceğini dile getirdi.

“Dört mevsim yaşam başlıyor”

1 Nisan’dan itibaren kolları sıvayacaklarını ve ilk iş olarak altyapı çalışmalarına başlayacaklarını belirten Tanık, “Ulaşım altyapımızın yanı sıra su ve kanalizasyon sorunumuz da herkesin bildiği bir gerçek. Isınma ve sıcak su ihtiyaçları için de doğalgazı getiriyoruz. Yaz sezonu boyunca şartlar elverdiği oranda kimseyi mağdur etmeden herkesin mutlu olacağı şekilde bu işleri yapacağız. Her mahallemize toplu ulaşımla gidilmesini sağlayacağız. Yaya ve bisiklet yolları, engelliler için sesli ve ışıklı işaretçiler, katlı ve yeraltı otopark gibi çözümlerimiz var. Çeşme gişeleri kaldırılarak, yaşanan trafik yoğunluğunu ortadan kaldıracağız. Özetle dört mevsim yaşam Çeşme’de başlıyor” diye konuştu.

Emekkent ile dar gelirliye 5 bin konut projesi

Çeşme’yi terk etmek istemeyen ilçenin yerli halkı için de sosyal konut projelerini hayata geçireceklerini açıklayan Tanık, “Öncelikle Musalla, Ovacık ve Çakabey mahallelerinde bin konuttan oluşan projemizi başlatacağız. İlçemize gelen ve kiraların yüksekliği nedeniyle tayin isteyen memurların yaşam şartlarını kolaylaştırarak, sürdürülebilir bir kamu hizmetini yerine getireceğiz. Görev süremiz boyunca ilçemize kazandıracağımız 5 bin sosyal konutla Çeşme’nin gençleri artık kiralar nedeniyle ata toprağını satıp gitmeyecek. Böylece kira öder gibi ev sahibi olacak. Ayrıca ‘Çeşme Halk Ekmek’ hayata geçirilerek, vatandaşların uygun fiyata ekmek alması sağlanacak” dedi.

“Engeller kalkacak”

Engelsiz Yaşam Merkezi çalışmalarında sona geldiklerine aktaran Tanık, “Bu merkezde engelli vatandaşlarımızın vakit geçirebilecekleri, sosyal açıdan güçlenecekleri, hobilerin yanı sıra meslek de edinebilecekleri bir yaşam alanı kuracağız. Merkezin içinde; Kütüphane, hobi odaları, spor salonu, mutfak atölyesi, meslek edinme odaları, fizik tedavi birimleri, engelsiz kondisyon ve oyun alanları ile engelsiz hobi bahçesine yer vereceğiz. Kamuya ait yol, otopark, trafik ışıkları gibi alanları da engellilerimiz için yeniden düzenleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Çeşme’ye ‘Spor Adası’

‘Spor Adası’ ile özellikle kış aylarında yabancı ve yerli futbol kulüplerini ağırlayacaklarını, kite ve windsurf merkezi kurarak deniz turizmini çeşitlendireceklerini belirten Esat Tanık, Alaçatı ve Çakabey’e de festival alanları kazandıracaklarını vurguladı. İçinde yoga, pilates, fitness, dans atölyelerinin yer alacağı tam kapsamlı 10 bin kişilik Çeşme Stadı’nı yapacaklarını sözlerine ekleyen Esat Tanık şunları söyledi:

“Reisdere sazlık alanı ve çevresine seyir terasları, yürüyüş ve bisiklet yolları yapacağız. Plajlara otopark alanları yapıp, halkımız için ring seferleri koyacağız. Yıldız Burnu ile Boyalık arası sahil ve plaj düzenlemesi yapıp, sıcak su olan alan belediye tarafından işletilecek. Şifne termal tesisi yenilenecek; Ilıca merkeze yeni termal tesis yapılacak. Yoga ve pilates merkezleri açılarak, trekking ve bisiklet rotaları oluşturacağız.”

Afet yönetimi master planı

Muhtemel doğal felaketlere karşı ‘afet yönetimi master’ planı hazırlayacaklarını belirten Tanık, “Riskli yapıların güvenli hale getirilmesi için ‘kentsel dönüşüm strateji planı’ oluşturacağız. Buna ek olarak, yaş almış Çeşmeliler için huzurevi ile sevgili çocuklarımız için gündüz bakımevleri ve kreşler açacağız. Can dostlarımızı da unutmadık. Onlara içinde hastane, köpek oteli, hayvan mezarlığı ve barınağı olan Doğal Yaşam Parkı kuracağız” dedi.

“Gastronomi merkezi geliyor”

Tarım ve hayvancılığı ayağa kaldıracaklarını, kadın ve gençlerin istihdamına yönelik projelere de imza atacaklarını hatırlatan Tanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadın balıkçı sayımızı artıracağız. Ildır’a balıkçı barınağı yapacağız. ‘Tarım Eylem Planı’ hazırlayıp, ‘Tarım Geliştirme Kooperatifleri’ kuracağız. Sakız ağacı geliştirme alanında sakız ağacının üretimi ve gelişimini destekleyip, coğrafi işaret alacağız. ‘Gastronomi Okulu’ ile mezunlarımızı sektörde istihdam edeceğiz. Çeşmeli gençlere burs sağlanması için Çeşme Vakfı da projelerimiz arasında yer alacak. Ayrıca Kent Ormanı’nda doğan her çocuğumuz için fidan dikeceğiz.”

11 ana başlıkta 68 proje

Esat Tanık’ı, Çeşme için hazırladığı proje başlıkları ise şu şekilde:

“Altyapı, plaj ve sahil düzenlemeleri, afet yönetimi ve kentsel dönüşüm, balıkçı barınakları, tarımsal ve kırsal kalkınma, ulaşım, turizm, yeşil alanlar ve spor tesisleri, kentsel hizmetler, kültür ve sosyal hizmetler, kültürel miras.”

500’ün üzerinde konuğun katıldığı tanıtım toplantısına AK Parti İzmir milletvekilleri Şebnem Bursalı ve Alpay Özalan’ın yanı sıra MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, Çeşme’de faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/cesme-belediye-baskan-adayi-esat-tanik-projelerini-acikladi/feed/ 0
Ezgi apartmanı davası 3 Mayıs tarihine ertelendi https://www.haber60.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-3-mayis-tarihine-ertelendi/ https://www.haber60.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-3-mayis-tarihine-ertelendi/#respond Sun, 03 Mar 2024 07:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14533 Ezgi apartmanı davası 3 Mayıs tarihine ertelendi

Ezgi Apartmanı davasında mahkeme heyeti sanıkların ‘kırmızı bülten’ ile aranmalarını reddetti

Duruşma sonrası açıklama yapan Av. Ersan Şen:

“Kim sorumlu ve suçlu ise o ortaya çıksın ama haksız yere de kimse suçlanmasın”

KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler sonrası 35 kişinin hayatını kaybettiği yıkılan 10 katlı Ezgi Apartmanı davasının ilk duruşması ikinci günde devam etti. Gecenin geç saatlerine kadar devam eden duruşma 3 Mayıs 2024 tarihine ertelendi.

Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık ve müşteki avukatları hazır bulundu. Kimlik tespitlerinin ardından davanın ikinci günündeki duruşmaya başlandı. İddianame özetinin okunması ile başlanan duruşmada Ezgi Apartmanı müteahhidi Y.A. salonda hazır bulundu. Tutuklu sorumlu mühendis fenni mesul M.T. ve iç mimarı E.D. duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile katıldı. Mahkeme başkanı tutuklu sanıklar ve tanıklarla ilgili beyanları okudu.

Binanın altındaki pastanede tadilat işlemleri başlamadan binanın görevlisi nezaretinde kazan dairesine girerek yapılan tahribatı gördüğünü ifade eden tanık bina yöneticisinin oğlu tanık M.K, “Kazan dairesi ve kirişlerdeki tahribatları gördüm. Fotoğrafını çekip bina yöneticisine teslim ettim” dedi.

Tanık olarak dinlenen pastane çalışanı C.E.’ye mahkeme başkanı çalıştığı dönemden sorular sordu. C.E., “Halen çalışıyorum 6,5 yıldan beri. Biz geldiğimiz de yapılmıştı. Yapılan tadilatlara ilişkin bilgim yok. Ben geldiğim de mutfak kuruluydu. Malzemeleri pastane girişinden içeri alıyorduk. Arka tarafta herhangi bir giriş yeri yoktu” dedi.

Daha sonra tanık A.Ş. ise, “Ben pastanenin tadilatı sırasında başka şubede çalışıyordum” ifadesini kullandı. Tanık İ. Ş. A ise, “Ben 2001 ve 2002 yıllarında ofisim vardı. Daha sonra yakındaki inşaatım vardı ve ben oraya geçtim. Ben kiracıydım. Kervan pastanesi almış. Ben o binayı biliyorum ama gözümle kolon kesilip kesilmediğini görmedim. Benim iş yerim varken kazan dairesindeki kazanın değiştirildiğini ve bu esnada kapı üzerindeki kirişlere müdahale edildiğini gördüm” dedi.

Tanık işletme müdürü H.K. ise, “İşletme sorumlusuydum. 2017 ila 2023 arası çalıştım. Tadilata girdiği zaman biz geçici şube açtık ve günümüzü orada geçiriyorduk. Binanın içinde sütun ve kolon yoktu. Havalandırma bacaları ile tadilatlardan bilgim yok. Kazan dairesi ile hiç bir işimiz yoktu. Önceki merdiven dönerli merdivendi ve demirdi” dedi.

Bir diğer tanık M.G. ise, “Ben pastanemin tadilat yapıldığı dönemde şehir dışımdaydım” diye konuştu. İç mimarın çalışanı A.B., “İç mimar işini yapan E.D.’nin yanında çalışıyordum. Islak zemine şap attık. Banyo duvarlarını ve zemine şap attık. İlk kat zemin ve ikinci katta asma kat vardı. Yaklaşık 20-25 gün çalıştık. O zamanlar 4-5 kişiydik. Gittiğimiz de şap ve sıva işi için hazırdı o işleri yaptık” dedi.

İnşaatın kalıp işlerini yapan tanık B.T. ise, “Ezgi apartmanının demir ve kalıp işlerini ben yapıyordum. Binanın yapımından tamamlanmasına kadar görev aldım. 8’lik ten 20’lik demire kadar demir kullandım. İnşaatın yapımı yaklaşık iki yıl ve iki yıldan biraz fazla sürmüştü. Kalıpları 15-20 gün aralığında söktük. Binada taşıyıcı kolon yok” dedi.

Tanık R.Y., “Bu işi iç mimar adına yaptık. Mermer işi yapıyorum. Biz işi sırayla yapıyoruz. Geldiğimizde şap atılmış üzerine mermer döşedik” dedi. Tanıkların ifadesinin ardından katılan vekillerin beyanları alındı.

Mahkeme savcılığı sanık S.K. ile M.P. için kırmızı bülten ile aranmasına karar verilmesini talep etti. Daha sonra sanıkların savunmalarına geçildi. Sanık Y.A. önceki savunmalarımın tekrarını iletti. Sanık fenni mesul M.T. ise masum ve suçsuz olduğunu ifade edip tahliyesini talep etti. Duruşmada mahkeme başkanı iç mimar E.D.’den savunma istedi. Sanık iç mimar E.D. tahliyesini talep etti. Av. Taner Akıncı, depremlerde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek binanın yapım aşamasındaki eksiklikleri anlattı. Av. Akıncı, pastane sahipleri S.K. ve M.P.’nin savcılıkla yakalama kararının kaldırılmasını talep etti.

Av. Mesut Çakar ise, “Başkanım biz dosyanın uzman bir bilirkişiye gönderilerek bilirkişi raporu alınmasını talep ediyoruz. Kahramanmaraş ilinde binlerce deprem dosyası var hangi sanık hakkında kırmızı bültenle arama talep edildi. Karadeniz Teknik Üniversitesinden asli kusurlu değil de kusurlu olarak yargılanmasına devam edilen insanlar var” dedi.

“Sanığı alkışladılar”

Mahkeme heyetine savunmasın yapan Av. Ersan Şen ise, “Biz avukatız herkes durduğu yeri bilmeli. Binayı yapan müteahhit Y.A. ve fenni mesul M.T. Bu bina 1996 yılında başlayan ve 2001 yılına kadar iskan ruhsatlarına kadar bağlanmış. Temsil ettiğimiz iki sanık bu binaya en erken 2003 yılında gelmiş. Burada sanığı alkışladılar biz bunu burada gördük. Bilirkişinin haddine mi ki asli ve tali kusuru bulmak. Dolayısıyla bu binayı kanaatimce 6 Şubat depremine dayanacak bir bina değil. İddianamem 27 sayfadan oluşuyor. Bu bina 2017 yılında yapılmış tadilatı bir Allah’ın kulu bir şey diyemiyor. Olası kast bu bina da olmaz. S.K. ve M.P. bu binayı çökertti mi? Kazan dairesi ile ilgili bütün delme kırma işlemleri yapılmamıştır ve biz kazan dairesine çivi çakmadık. Doğu ile batı arasındaki perde beton arasında fark var. Ezgi apartmanı burularak yıkılmıştır. Dosya bilirkişiye gittiğinde sorularımızın cevabını almış olacağız. Bina da mühendislik ve tasarım hatası var. Bu bina da temel yok. Temel hatası var. Neden algı oluşturuluyor. Burada olası kastın ‘o’ su var mı? Bu inşaata statik ve tasarım hatası var. Biz kolon kesmedik, kiriş kırmadık” diyerek savunmasını tamamladı.

Gece geç saatlere kadar süren duruşma mahkeme heyetinin toplantısı nedeniyle ara verildi. Mahkeme başkanı tutuklu sanıkların tutukluluk devamına, sanıklar S.K. ve M.P.’nin yakalama emrinin beklenmesine, kırmızı bülten talebinin reddine, dosyanın bilirkişiye gönderilmesine daha sonra karar verilmesine karar verildi.

Duruşma sonrası açıklamada bulunan Av. Ersan Şen, “İki tam gün duruşma yapıldı oldukça yoğundu. Maalesef haksız suçlamalar ile uzun zamandır karşı karşıyaydık ve onları anlatabilme imkanımız oldu. Bize göre en azından temsil ettiğimiz kişiler yönünden haklı tespitlerin bulguların ortaya çıktığını düşünüyoruz. Bir dahaki duruşma 3 Mayıs tarihine kaldı. Müdahil tarafın kırmızı bülten çıkarılması ile ilgili mahkeme haklı gerekçeler ile reddetti. Biz de her zaman gelmeye savunma yapmaya hazırız. Herkes de gördü ki, sosyal medya üzerinden yoğun baskılar devam ediyor. Bu tür devam eden davalar için iyi olmuyor. Ancak çok iyi olarak savunmaları ortaya koyduk. Biz binanın müteahhidi değiliz, fenni mesulü değiliz, mimari değiliz, statik projesini çizen yapan değiliz. Burada bir pastanenin olduğu doğru, ama bu pastanede bizim dükkanlarımızın dışında aynı zamanda dairelerimiz de var. Böyle bir yer de yersiz haksız binanın çökmesine yıkılmasına 35 canımızın hayatını kaybetmesine yol olacak hatanın içinde olabilmemiz mümkün değildir. Bazı eksik hususlar var, bu hususların tamamlanmasında mahkeme başkanı hadisenin aşağı yukarı farkına vardı. O eksik hususların tamamlanması ile dosyayı bilirkişiye gönderecek diye düşünüyoruz. Bugün bizim net taleplerimiz var zaten bilirkişiye sevk edilmesi ve yakalama kararının kaldırılması yönünde. Çünkü yakalama kararı çok ciddi baskı oluşturuyordu özelikle sosyal medyada ön yargılı. Sanki her şey olmuş bitmiş gibi bunun sebebiyet verenin bizmişiz gibi. Deyim yerindeyse günah keçisi ilan edilerek ama bunların cevaplarını verdiğimi düşünüyorum ayrıntılı savunmalarımızı yaptık. Haklılığımıza inanıyoruz, zor bir dosya, ama bizim amacımız maddi hakikate ve adalete ulaşmak. Yoksa olayı kapatmak, karartmak değil. Kim sorumlu ve suçu varsa o ortaya çıksın ama haksız yere de kimse suçlanmasın, adalet yerini bulsun” dedi.

Duruşma 3 Mayıs 2024 tarihine ertelendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-3-mayis-tarihine-ertelendi/feed/ 0
Nuri Alço: Cüneyt Arkın’ın geçinmesi mümkün değildi https://www.haber60.com.tr/nuri-alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/ https://www.haber60.com.tr/nuri-alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/#respond Wed, 17 Jan 2024 13:18:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3696 Alço: Kayınpederi olmasaydı geçinmesi mümkün değildi”

Özden ATİK/ İSTANBUL, (DHA)- – Sinemanın usta ismi Cüneyt Arkın’ın ölümünden sonra ilk eşinden olan kızı Filiz Cüreklibatır’ın, mirastan mal kaçırdıkları ve pay alamadığı iddiasıyla Arkın’ın ikinci eşi Betül Cüreklibatır ve iki erkek kardeşine açtığı davada tanıklar dinleniyor. Duruşmada tanık olarak dinlenen oyuncu Nuri Alço, o dönemlerde Yeşilçam aktörlerinin yüksek bir gelir elde etmediğini anlatarak “Kayınpederi olmasaydı Cüneyt Arkın’ın geçinmesi mümkün değildi” dedi.

İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, davacı olan Cüneyt Arkın’ın ilk eşinden olan kızı Filiz Cüreklibatır ve davalı ikinci eşi Betül Cüreklibatır ve taraf avukatları katıldı. Cüneyt Arkın’ın eşi Betül Cüreklibatır adına tanıklık yapan oyuncu Nuri Alço, Arkın’la Eskişehirli olmaları nedeniyle sinemaya girmeden önce tanıştıklarını belirterek “Cüneyt Arkın ile en son 1981 yılında ‘Katiller de Ağlar’ isimli filmi çekmiştim. O dönem Cüneyt Arkın’ın üç adet film karşılığı 10 bin TL ücret aldığını hatırlıyorum. Bu parayla bir taşınmaz alınmayacağını iyi hatırlıyorum. Olsa olsa eski model bir araba parasına denk gelirdi. O dönemlerde Cüneyt Arkın, kayınpederi olmasaydı geçinmesi mümkün değildi. Eşi Betül hanımın yardımlarıyla evde figürasyon ekibine ve kavgacılara yemek dağıtırdı, bakar ve gözetlerdi. Bunlar için de masraf gerekirdi. Cüneyt Arkın’ın Silivri ve Levent’teki evi ile bir arabası olduğunu biliyorum. Eşi Betül hanımın babasından gelen bir malvarlığı vardı” dedi.

“EŞİ VE OĞULLARI TARAFINDAN BASKI YAPILDIĞINI DUYMADIM”

Yeşilçam aktörlerinin o dönemlerde yüksek bir gelir elde etmediğini vurgulayan Alço, “O dönemde aktörler tüm giysilerini kendileri alır, minibüslerle setlere giderdi. Cüneyt Arkın’ın telif hakkı ve geliri de söz konusu değildi. O dönem oyuncularından Kemal Sunal da öldükten sonra, eşinin başvurusu sayesinde telif hakkı kazanmıştır. Cüneyt Arkın, sinemadaki çalışmaları neticesinde birtakım ciddi sakatlıklar geçirmişti. Sigortası olmadığı için tedavi görerek tüm masraflarını ve sağlık harcamalarını cebinden karşılamıştır. Cüneyt’in sürekli kortizon kullandığını ve masraflar yaptığını biliyorum. Sağlık problemleri yaşadığı dönemlerde de eşi ve oğullarının kollarına girerek ilgili yerlere giderdi. Tarık Akan’ın cenazesine dahi bu şekilde gitmiştir. Cüneyt Arkın’ın eşi ya da oğulları tarafından herhangi bir şekilde baskı yapıldığını duymadım. Cüneyt’in vefatına kadar akli melekeleri yerindeydi. Her şeyi açıkça anlayabiliyor, konuşması iyi bir şekilde hayatını idame ettiriyordu. Son anına kadar baskı yoluyla algılamasının azaltılması ve kendisine baskı kurulabilecek bir algı olmadığını hatırlıyorum” şeklinde konuştu.

FİLİZ CÜREKLİBATIR’IN ESKİ EŞİ DE TANIKLIK YAPTI

Duruşmada Filiz Cüreklibatır için tanıklık eden eski eşi Yalçın Canlı, “Eski eşim babasına hep ulaşmaya çalıştı, ancak hep zorluk çekti” dedi. Eski eşi ile babasının arasında 2010 yılından sonrasında samimi bir şekilde kurulduğunu söyleyen Canlı, “2016 Haziran ayında da ben, kızım, eski eşim, Cüneyt Arkın, eşi Betül hanım ve iki oğlu, Etiler’deki evin lokalinde birlikte yemek yedik. Herkes gayet iyi anlaşıyordu. O dönemki telefon görüşmemizde Betül hanımın Cüneyt Arkın ile kızının görüşmesini istemediği kanaatine vardım. Bunun dışında Betül hanım ile iki oğlunun Cüneyt Arkın ile kızının görüşmesine engel olduklarını görmedim. Biz Filiz ile evlendikten sonra Cüneyt Arkın bir defa evimize gelerek bizi tebrik etti. Cüneyt Arkın’ın kızına maddi olarak herhangi bir yardımda bulunduğunu ve herhangi bir mal verdiğini duymadım” diye konuştu.

ARKIN’IN ROL ALDIĞI TÜM REKLAM VE FİLMLER SORULACAK

Mahkeme, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesine ve Cüneyt Arkın’ın rol aldığı tüm yapımların reklam, film ve diziyle ilgili kurumlara yazı yazılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

ALÇO: “YEŞİLÇAM’DA OLAN ŞEYLERİ ANLATTIK”

Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Nuri Alço, “Tanık olarak geldim, kızıyla ilgili bir mevzu vardı. Yeşilçam’dan, sinemadan olan şeyleri anlattık o kadar, gayet iyi geçti. Sorun yok” dedi. Betül Cüreklibatır ve Filiz Cüreklibatır ise konuşmak istemediler.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nuri-alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/feed/ 0
Alço: Cüneyt Arkın’ın geçinmesi mümkün değildi https://www.haber60.com.tr/alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/ https://www.haber60.com.tr/alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/#respond Wed, 17 Jan 2024 13:15:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3693 Alço: Kayınpederi olmasaydı geçinmesi mümkün değildi

Özden ATİK/ İSTANBUL, (DHA)- – Sinemanın usta ismi Cüneyt Arkın’ın ölümünden sonra ilk eşinden olan kızı Filiz Cüreklibatır’ın, mirastan mal kaçırdıkları ve pay alamadığı iddiasıyla Arkın’ın ikinci eşi Betül Cüreklibatır ve iki erkek kardeşine açtığı davada tanıklar dinleniyor. Duruşmada tanık olarak dinlenen oyuncu Nuri Alço, o dönemlerde Yeşilçam aktörlerinin yüksek bir gelir elde etmediğini anlatarak “Kayınpederi olmasaydı Cüneyt Arkın’ın geçinmesi mümkün değildi” dedi.

İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, davacı olan Cüneyt Arkın’ın ilk eşinden olan kızı Filiz Cüreklibatır ve davalı ikinci eşi Betül Cüreklibatır ve taraf avukatları katıldı. Cüneyt Arkın’ın eşi Betül Cüreklibatır adına tanıklık yapan oyuncu Nuri Alço, Arkın’la Eskişehirli olmaları nedeniyle sinemaya girmeden önce tanıştıklarını belirterek “Cüneyt Arkın ile en son 1981 yılında ‘Katiller de Ağlar’ isimli filmi çekmiştim. O dönem Cüneyt Arkın’ın üç adet film karşılığı 10 bin TL ücret aldığını hatırlıyorum. Bu parayla bir taşınmaz alınmayacağını iyi hatırlıyorum. Olsa olsa eski model bir araba parasına denk gelirdi. O dönemlerde Cüneyt Arkın, kayınpederi olmasaydı geçinmesi mümkün değildi. Eşi Betül hanımın yardımlarıyla evde figürasyon ekibine ve kavgacılara yemek dağıtırdı, bakar ve gözetlerdi. Bunlar için de masraf gerekirdi. Cüneyt Arkın’ın Silivri ve Levent’teki evi ile bir arabası olduğunu biliyorum. Eşi Betül hanımın babasından gelen bir malvarlığı vardı” dedi.

“EŞİ VE OĞULLARI TARAFINDAN BASKI YAPILDIĞINI DUYMADIM”

Yeşilçam aktörlerinin o dönemlerde yüksek bir gelir elde etmediğini vurgulayan Alço, “O dönemde aktörler tüm giysilerini kendileri alır, minibüslerle setlere giderdi. Cüneyt Arkın’ın telif hakkı ve geliri de söz konusu değildi. O dönem oyuncularından Kemal Sunal da öldükten sonra, eşinin başvurusu sayesinde telif hakkı kazanmıştır. Cüneyt Arkın, sinemadaki çalışmaları neticesinde birtakım ciddi sakatlıklar geçirmişti. Sigortası olmadığı için tedavi görerek tüm masraflarını ve sağlık harcamalarını cebinden karşılamıştır. Cüneyt’in sürekli kortizon kullandığını ve masraflar yaptığını biliyorum. Sağlık problemleri yaşadığı dönemlerde de eşi ve oğullarının kollarına girerek ilgili yerlere giderdi. Tarık Akan’ın cenazesine dahi bu şekilde gitmiştir. Cüneyt Arkın’ın eşi ya da oğulları tarafından herhangi bir şekilde baskı yapıldığını duymadım. Cüneyt’in vefatına kadar akli melekeleri yerindeydi. Her şeyi açıkça anlayabiliyor, konuşması iyi bir şekilde hayatını idame ettiriyordu. Son anına kadar baskı yoluyla algılamasının azaltılması ve kendisine baskı kurulabilecek bir algı olmadığını hatırlıyorum” şeklinde konuştu.

FİLİZ CÜREKLİBATIR’IN ESKİ EŞİ DE TANIKLIK YAPTI

Duruşmada Filiz Cüreklibatır için tanıklık eden eski eşi Yalçın Canlı, “Eski eşim babasına hep ulaşmaya çalıştı, ancak hep zorluk çekti” dedi. Eski eşi ile babasının arasında 2010 yılından sonrasında samimi bir şekilde kurulduğunu söyleyen Canlı, “2016 Haziran ayında da ben, kızım, eski eşim, Cüneyt Arkın, eşi Betül hanım ve iki oğlu, Etiler’deki evin lokalinde birlikte yemek yedik. Herkes gayet iyi anlaşıyordu. O dönemki telefon görüşmemizde Betül hanımın Cüneyt Arkın ile kızının görüşmesini istemediği kanaatine vardım. Bunun dışında Betül hanım ile iki oğlunun Cüneyt Arkın ile kızının görüşmesine engel olduklarını görmedim. Biz Filiz ile evlendikten sonra Cüneyt Arkın bir defa evimize gelerek bizi tebrik etti. Cüneyt Arkın’ın kızına maddi olarak herhangi bir yardımda bulunduğunu ve herhangi bir mal verdiğini duymadım” diye konuştu.

ARKIN’IN ROL ALDIĞI TÜM REKLAM VE FİLMLER SORULACAK

Mahkeme, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesine ve Cüneyt Arkın’ın rol aldığı tüm yapımların reklam, film ve diziyle ilgili kurumlara yazı yazılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

ALÇO: “YEŞİLÇAM’DA OLAN ŞEYLERİ ANLATTIK”

Duruşma sonrasında basın mensuplarının soruları üzerine Nuri Alço, “Tanık olarak geldim, kızıyla ilgili bir mevzu vardı. Yeşilçam’dan, sinemadan olan şeyleri anlattık o kadar, gayet iyi geçti. Sorun yok” dedi. Betül Cüreklibatır ve Filiz Cüreklibatır ise konuşmak istemediler.

]]>
https://www.haber60.com.tr/alco-cuneyt-arkinin-gecinmesi-mumkun-degildi/feed/ 0