Talep – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 17 Jul 2024 23:24:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Hatay Rönesans Rezidans Davası… Sanık Önder Artun: “ben Şizofrenim, Cezaevinde Çok Sıkıntı Çekiyorum” https://www.haber60.com.tr/hatay-ronesans-rezidans-davasi-sanik-onder-artun-ben-sizofrenim-cezaevinde-cok-sikinti-cekiyorum/ https://www.haber60.com.tr/hatay-ronesans-rezidans-davasi-sanik-onder-artun-ben-sizofrenim-cezaevinde-cok-sikinti-cekiyorum/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40308 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: CEMAL BERK AYTEKİN

(HATAY) – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan, Hatay’daki ANTİS Yapı tarafından inşa edilen Rönesans Rezidans’ın ikinci duruşması görüldü. Duruşmada sanık müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, “Afetzedeler için acılı ve üzgünüm. Ailelere başsağlığı diliyorum” derken, sanık Önder Artun ise “Ben şizofrenim, cezaevinde çok sıkıntı çekiyorum” ifadesini kullandı. Mahkeme heyeti; tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına, kamu görevlileri ve kayıplar hakkındaki dosyaların akıbetinin sorulması, olası kast ile ilgili ek savunma halinin sonraki celsede değerlendirilmesine karar verdi. Sanık avukatlarının yeni bir bilirkişi raporu talebini reddederek, duruşmayı 24 Ekim 2024’e erteledi.

Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Ekinci Mahalllesi’nde 6 Şubat depremlerinde 269 kişinin yaşamını yitirdiği, 13 kişinin yaşamını yitirdiği ve kayıpların olduğu Rönesans Rezidans ile ilgili 5’ü tutuklu 1’i firari 8 hakkında ayrı ayrı 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle açılan davanın görülmesine devam edildi.

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya, sanıklar Mehmet Yaşar Coşkun, Ayhan Karan SEGBİS bağlantısı ile katıldı. Diğer sanıklar Mehmet Haşim Eraslan, Bülent Seküçoğlu, Önder Artun, İbrahim Dahıroğlu, Bayram Mansuroğlu ise duruşma salonunda hazır bulundu. Rönesans enkazında yakınlarını kaybedenlerin aileleri ve avukatları katıldı. Firari sanık Hüseyin Yalçın Coşkun ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada ilk olarak tanık Ali Onur Çinçinoğlu dinlendi. Çinçinoğlu, “İdari ve teknik bilgiye sahip değilim. Denetimi şirket yapar. Zamanında babam Osman Çinçinoğlu’nun denetim yapıp yapmadığını bilmiyorum. Ancak babam söz konusu binanın denetimine gittiğini söylüyordu” dedi.

“Biz her gün ölüyoruz onlar nefes alıyor”

Yakınlarını kaybedenler ve müştekiler, “Evlatlarımıza ‘cennetten köşe’ diye sattılar. Evlatlarımızı aldattılar. Biz her gün ölüyoruz ama onlar nefes alıyor. Sanıkların en ağır cezayı almalarını istiyoruz” diye konuştu.

Müşteki avukatı Emine Çandarlı, “Zaman geçse de acılar geçmiyor. Benim kardeşlerim boğulmuştu. Çıkan cenazeler kum içindeydi. Bina 3-4 gün yandı müdahale edilmedi” ifadesini kullandı. Diğer müşteki avukatları da tutuklu sanıkların tutukluluğuna, tutuksuz sanıkların tutuklanmasına ve tüm sanıkların “olası kast” suçundan yargılanmasını talep etti.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Sanık İbrahim Dahıroğlu, önceki savunmasını tekrarladı. Sanık Ayhan Karan, “Rönesans’ta hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum” derken, Karan’ın avukatı, “Müvekkilimin bina yıkımında dahili yoktur, yeni bilirkişi raporu talep ediyoruz” dedi.

Sanık Bülent Seküçoğlu bayıldı

7 sanığın savunmaları alındığı sırada, yapı denetim şirketi yetkilisi Bülent Seküçoğlu bayıldı ve duruşmaya ara verildi. Duruşma salonuna çağrılan sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından Seküçoğlu’yu ambulansla hastaneye kaldırdı.

Aranın ardından duruşmada sanık müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, “6 Şubat’ta büyük bir felaket yaşadık. Afetzedeler için acılı ve üzgünüm. Ailelere başsağlığı diliyorum. Dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini istiyorum. Beraatimi ve tahliye mi talep etmiyorum. Takdir yüce mahkeme heyeti indir” şeklinde konuştu. Coşkun’un avukatı ise delillerin uygun toplanmadığını ve yeniden bilirkişi raporunun hazırlanmasını talep etti.

Sanık Bayram Mansuroğlu birinci duruşmadaki beyanını tekrarlayarak beraatini istedi. Mansuroğlu’nun avukatı da “Müvekkilimin kalp ve tansiyonu var. Tahliyesini talep ediyoruz” diye konuştu.

“Ben şizofrenim, cezaevinde çok sıkıntı çekiyorum”

Sanık Mehmet Haşim Eraslan ise “Bilirkişi raporları gerçekleri yansıtmıyor. Suçlamaları kabul etmiyorum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum” dedi. Eraslan’ın avukatı da müvekkilinin 10 ayının tutukluğunu ve tahliye edilmesini istedi.

Sanık Önder Artun da savunmasına Atatürk Gençliğe hitabesiyle başladı. Mahkeme savunmasının konuyla ilgisi olmadığını belirtti. Sanık Artun, “Bu deprem yüzeysel olmamıştır. Büyük yıkıma sebep olmuştur. İnşaatta yardımcı kontrolerdim. Ben şizofrenim. Cezaevinde çok sıkıntı çekiyorum” diye konuştu.

Ara karar

Sanıkların savunmalarının ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Mahkeme heyeti; tutuklu 5 sanığın tutukluluk halinin devamına, kamu görevlileri ve kayıplar hakkındaki dosyaların akıbetinin sorulması, olası kast ile ilgili ek savunma halinin sonraki celsede değerlendirilmesine karar verdi. Sanık avukatlarının yeni bir bilirkişi raporu talebini reddederek, duruşmayı 24 Ekim 2024’e erteledi.

Ne olmuştu?

ANTİS Yapı tarafından inşa edilen, “Cennetten bir köşe” sloganıyla satılan Hatay’daki Rönesans Rezidans, 6 Şubat depremlerinde yıkılan yapılar arasında yer almıştı. Rönesans Rezidans’ta Hatayspor’un futbolcusu Christian Atsu, Hatayspor Sportif Direktörü Taner Savut, milli hentbolcu Cemal Kütahya’nın da aralarında olduğu 269 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi de yaralanmıştı. Rönesans Rezidans’ın enkazı altında kalan Dışişleri Bakanlığı Hatay Temsilcisi Devrim Öztürk ve bazı yurttaşların izine rastlanmamıştı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede tutuklu sanıklar müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, yapı denetim şirketinin yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu ile kontrol elemanı Önder Artun, yapı denetim şirketinin yetkililerinden Ayhan Karan, tutuksuz sanıklar inşaat teknikeri İbrahim Dahıroğlu ve şantiye şefi Bayram Mansuroğlu ile müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun’un kardeşi ve rezidansın statik proje sorumlusu, şantiye şefi ve şirket ortağı firari Hüseyin Yalçın Coşkun hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep etmişti. Firari Hüseyin Yalçın Coşkun için kırmızı bülten çıkartılmıştı.

Müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun, yanında ciddi bir miktarda nakit parayla 10 Şubat 2023 tarihinde THY’nin Karadağ uçağıyla yurt dışına kaçmaya çalışırken İstanbul Havalimanı’nda yakalanmış ve akabinde tutuklanmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hatay-ronesans-rezidans-davasi-sanik-onder-artun-ben-sizofrenim-cezaevinde-cok-sikinti-cekiyorum/feed/ 0
Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak Gölcük Mahallesi’nde Halk Buluşması Düzenledi https://www.haber60.com.tr/sindirgi-belediye-baskani-serkan-sak-golcuk-mahallesinde-halk-bulusmasi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/sindirgi-belediye-baskani-serkan-sak-golcuk-mahallesinde-halk-bulusmasi-duzenledi/#respond Sat, 13 Jul 2024 06:57:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39059 Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak ilçedeki sorunların ortak akılla çözülmesi, vatandaşların taleplerinin yerinde dinlenmesi amacıyla düzenlediği halk buluşmalarına Gölcük Kırsal Mahallesi’nden başladı.

Göreve geldikten sonra yaptığı idari değişiklik ve icraatlar ile dikkat çeken Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak Halk Buluşması kapsamında birim amirleri ve meclis üyeleri ile birlikte Gölcük Mahallesi’ni ziyaret etti. Büyük bir ilgi ve sevgi ile karşılanan Başkan Sak, vatandaşların istek ve önerililerini dinleyerek devam eden, yapılması planlanan proje ve çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Birikmiş Sorunları El Birliği ile Çözeceğiz

Vatandaşların talep ve önerilerini en hızlı şekilde çözüme kavuşturmak için Çözüm Masası’ nı faaliyete geçirdiklerini ve 3 aylık süreçte 2 bin 430 talepten 2 bin 122’sini yerine getirdiklerini belirten Başkan Sak ” Vatandaşlarımızın Çözüm Masası’nı aktif bir şekilde kullanmasını rica ediyorum. Belirtilen sorunlar kayıt altına alınsın, en hızlı şekilde el birliği ile çözüme kavuşturalım. Birikmiş sorunlar vardı çözüm bekleyen başladık vatandaşlarımızın mutluluğu için durmadan çalışıyoruz. Bütün müdürlerimiz başkan gibi özverili çalışıyor. Gölcük’te verdiğimiz sözleri biliyoruz, başladık daha da yapılacak çok işimiz var. Sizlerle sohbet etmeye, taleplerinizi, görüş ve önerilerinizi dinlemeye geldik” dedi.

Kısıtlı bütçe ile eşit ve hakkaniyetli bir şekilde çözmek için çaba sarf ediyoruz

Tasarruf tedbirlerini en hızlı şekilde devreye soktuklarını belirten Başkan Sak, 3 ayda 22 milyon borç ödeyerek Balıkesir’de borcunu en hızlı ödeyen belediye konumunda olduklarını söyledi.

Bütün müdürlüklerde piyasa araştırmasının ve tasarrufun ön planda tutularak israfın da önüne geçiliyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır.” sözünü kendilerine ilke edindiklerini belirten Başkan Sak ” Büyükşehrimizle uyum içinde çalışıyor, verdiğimiz sözleri tutmak, sorunlarını ortadan kaldırmak için dur durak bilmiyoruz. Eşmedere – Gölcük arasındaki yolumuzu en kısa sürede asfaltlayacağız. Ova yollarımızda iş makinelerimiz tesviye çalışması gerçekleştiriyor. Malzeme gerekli alanlarda da çalışmalarımızı sürdürecek en kısa zamanda tamamlayacağız. Başkan olmadan da bu yollardan çok kez geçtim, birçok sorun yaşadım. Sizlerin sorunlarını biliyorum. Belediyemize tüm vatandaşlarımız adına para geliyor. Sizlerin paralarını eşit dağıtmak için, hizmet edip sorunları çözmek için buradayız. Bulunduğumuz mevki amaç değil, araç. Sizlere hizmet edebilmek için bulunduğumuz bir konum. Yapamayacağımız bir şey için söz vermeyiz, söz verdik mi de arkasında sonuna kadar dururuz” şeklinde konuştu.

Kısa bir süre içerisinde Kent Konseyi’nde Genel Kurul Toplantısı yapılacağı, kadın, emekli, engelli, çocuk meclislerinin kurulacağı vatandaşları birebir etkileyecek çalışmaların yürütüleceği belirtildi.

Birim müdürlerinin de faaliyet alanlarını ve kendilerini tanıttığı buluşmada Gölcük Mahalle sakinleri de talep ve önerilerini dile getirdi. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Halk buluşmalarında Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak’a, CHP İlçe Başkanı Ahmet Algın, Belediye Başkan Yardımcıları İsmail Sönmez, Muhammet Şahin, Gölcük Mahalle muhtarı Emin Bardak, meclis üyeleri ve birim amirleri eşlik etti. Vatandaşların talep ve önerileri ilgili birimlerce kayıt altına alındı. Halk buluşmalarının belirli aralıklarla tüm mahallelerde devam edeceği belirtildi. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/sindirgi-belediye-baskani-serkan-sak-golcuk-mahallesinde-halk-bulusmasi-duzenledi/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta depremde yıkılan binada 7 sanık yargılandı https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-7-sanik-yargilandi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-7-sanik-yargilandi/#respond Fri, 12 Jul 2024 00:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38757

KAHRAMANMARAŞ’ta depremde yıkılarak 76 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin de yaralı kurtarıldığı Ebrar Siteleri’ndeki K Blokla ilgili tutuksuz 7 sanığın ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22.5’ar yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın 2’nci duruşması görüldü. Binada annesi, babası ve kardeşini kaybeden Yasemin Kozaklı, sorumluların cezalandırılmasını istediğini belirterek, “8 katlı bina, depremde 2 kata düşmüştü neredeyse. Bina değil puzzle yapmışlar” dedi.

6 Şubat depremlerinin simgelerinden ve yaklaşık bin 400 kişinin hayatını kaybettiği Ebrar Siteleri’ndeki K blok ile ilgili açılan davanın 2’nci duruşması Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya; tutuksuz sanıklar Lütfi Timurbanga (57), Hüseyin Nar (51), binada ölenlerin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar Tevfik Tepebaşı (81), Ahmet Doğan (51) ve Atilla Öz (62) ise başka deprem dosyalarından tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS sitemiyle duruşma salonuna bağlandı. Tutuksuz Nebi Koska (52) ile firari sanık Mustafa Timurbanga (55) ise duruşmaya katılmadı.

NAR: İSİM BENZERLİĞİNDEN DOLAYI BURADAYIM

Duruşmada ilk olarak Hüseyin Nar savunma yaptı. Suçlamaları kabul etmeyen Nar, “Zirve Yapı Kooperatifi üyesi değilim, Ebrar Sitesi’nin yerini dahi bilmiyorum. İsim benzerliğinden dolayı buradayım ve isim karışıklığı olduğunu soruşturma aşamasında savcıya da söylemiştim. Bunun ilgili evrakları avukatım dosyaya sunacak. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

TİMURBANGA: YÖNETİM KURULUNDA OLDUĞUMU SONRADAN ÖĞRENDİM

Kooperatif 2’nci başkanı Lütfi Timurbanga da suçlamaları reddederek ev sahibi olabilmek için kooperatife üye olduğunu ve yönetim kurulunda yer aldığını da sonradan öğrendiğini söyledi. Bunun üzerine mahkeme başkanını “Karar defterlerinde imzaların var” diyerek Timurbanga’ya imzaları gösterip kendisine ait olup olmadığını sordu. Timurbanga ise imzaların tamamına yakının kendisine ait olduğunu belirterek, “Ara ara toplantı yaparlar imzalar attırırlardı. ‘Şurayı imzala’ derlerdi ben de imzalardım, bana kooperatifle ilgili olduğunu söylerlerdi. 2’nci başkan olduğumdan bilgim yok. Ben L Blok’tan daire alacaktım. Kooperatif faaliyetlerinden dolayı herhangi bir para da almadım, sadece ev sahibi olabilmek için üye aidatını yatırdım. Herkes bilir ki Ebrar’ı Tevfik Tepebaşı, Ahmet Doğan, Atilla Öz ve Mustafa Timurbanga yaptırdı. K Bloğunun nasıl yapıldığına dair bir bilgim yok” dedi.

KOZAKLI: BİNA DEĞİL PUZZLE YAPMIŞLAR

Binada annesi, babası ve kardeşini kaybeden Yasemin Kozaklı ise sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Kozaklı, “Daireyi 2007 yılında Ahmet Doğan vasıtasıyla aldılar. 8 katlı bina, depremde 2 kata düşmüştü neredeyse. Bina değil puzzle yapmışlar. Ailemi 6 gün aradık kendi imkanlarımızla 6’ncı gün çıkarabildik enkazdan. Burada adalet yerini bulmazsa iki elim yakalarında olacak. Ailemin kanı yerde kalsın istemiyorum” dedi.

HÜSEYİN NAR’IN DOSYASI TEFRİK EDİLDİ, DOSYA YENİDEN BİLİRKİŞİYE GÖNDERİLECEK

Ölenlerin yakınlarının avukatları sanıkların tutuklamalarını talep ederken, sanık avukatları da talebin reddedilip dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep etti. Duruşma sonunda mahkeme heyeti, sanıklardan Hüseyin Nar’ın isim benzerliğinden dolayı dosyaya girdiğinin belirlendiğinden dosyasının tefrik edilmesine, 1959 doğumlu gerçek Hüseyin Nar’ın açık kimliğinin tespit edilerek Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına ve dosyanın mimar, jeoloji ve inşaat mühendisliği alanında uzman kişilerden tayin edilecek yeni bir bilirkişiye gönderilmesine karar verip davayı 17 Ekim’e erteledi.

DOĞAN: KAMU GÖREVLİLERİ YARGILANSIN

Duruşma sonunda bir açıklama yapan Avukat Mustafa Mert Doğan, sanıkların bilinçli taksirden yargılandığını ancak olası tasla yargılanmaları gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Bu düşüncemizi ifade ettik ancak savcılık makamı da dahil olmak üzere dosya üzerine herhangi bir somut, akla yatkın ya da net bir ifadede bulunmadan mahkeme taleplerinizi reddetmektir. Savcılık makamı da dosyaya yeterince çalışmamakta ve taleplerimizi, dosyanın geldiği durumu yeterince ortaya koyamamaktadır. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Şu an dosyalar kapsamında müteahhitlerin yargılanması sürüyor ancak kamu görevlilerinin hiçbiri yargılanmadı henüz. Kamu görevlilerinin yargılanması için Kahramanmaraş Valiliği’nde soruşturma izni talep edildi ancak talebe olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadı. Depremin üzerinden 1.5 yıldan daha fazla zaman geçmiştir. Bu zamana rağmen herhangi bir kamu görevlisinin hala yargılanmamış olması hukuki açıdan tariflenemez bir durumdur. Bizler bir an önce bütün kamu görevlilerinin aynı müteahhitlerin yargılandığı gibi yargılanmasını talep ediyoruz. Adaletin gecikmesini kabul etmiyoruz. Depremzede aileleri ve onların vekilleri olarak mahkemelerde mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Kamu görevlilerinde yargılanması için bir an önce soruşturma izni verilmesini talep ediyoruz. Bu talebimiz de her yerde dile getirmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-depremde-yikilan-binada-7-sanik-yargilandi/feed/ 0
Eti Krom A.Ş. Sahibi Ali Rıza Yıldırım, İşçileri Azarladı https://www.haber60.com.tr/eti-krom-a-s-sahibi-ali-riza-yildirim-iscileri-azarladi/ https://www.haber60.com.tr/eti-krom-a-s-sahibi-ali-riza-yildirim-iscileri-azarladi/#respond Thu, 11 Jul 2024 08:42:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38529 Elazığ’da eylem yapan işçilerle bir araya gelen ve taleplerini dinleyen Eti Krom A.Ş.’nin sahibi Ali Rıza Yıldırım, işçileri azarladı. ‘Yarın herkesi kapının önüne koyarım’ diyen işçiye Yıldırım, ‘İş sizin işiniz’ deyince, “Cevap verme bana. Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın. Ben burayı sıfır yaparım, yarında kapıya kilidi vururum. Burası devlette kilitliydi. Para da kazanmıyordu para da kaybetmiyordu. Ben burayı aldım, bu hale getirdim” dedi.

Elazığ’ın Alacakaya ilçesinde bulunan Eti Krom Yıldırım A.Ş’ye ait maden ocaklarında çalışan işçiler, çeşitli haklar talep ederek isteklerinin yerine getirilmesi için yönetime süre tanımasının ardından eylem başlattı. 300’ü aşkın işçinin eylemi 11inci gününe girdi. Çalışma şartlarının düzeltilmesi ve ücretlerine zam yapılmasını isteyen işçiler, isteklerinin yerine getirilinceye kadar eylemlerine devam edeceklerini vurguladı. İşçilere birçok platformdan destek gelirken Eti Krom Yıldırım A.Ş sahibi Ali Rıza Yıldırım, işçilerle bir araya gelerek taleplerini dinledi. Toplantıda adeta işçileri azarlayan Yıldırım’ın kullandığı, ‘Ben gazel dinlemeye gelmedim’, ‘Yarın herkesi kapının önüne koyarım’, ‘Bana tarih anlatma’, ‘Cevap verme bana. Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın’, ‘Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51 ile cumhurbaşkanlığını alıyor. Siz yüzde 51 değilsiniz’, ‘3 gün yevmiye cezası talep ediyorum’ gibi cümleler tepki çekti.

Bunun üzerine Eti Krom Yıldırım A.Ş sahibi Ali Rıza Yıldırım, “Eti Krom ailesi 1463 kişi. Şuanda azınlık. İş hakkı fes. Bu kadar basit. Bunların hepsinin yerine adam alabiliriz. Çünkü çoğunluk devam ediyor. Bunlar devam etmeyenler, örgütlenme olmuş. Örgütünde başı belediye başkanı. Bu şirketin başkan kim. Belediye başkanı neden benim sahama girip, size hocalık ve imamlık yapıyor. Bana tarih anlatma. Sen yoktun ben burayı devletten sıfır aldım. Yarın da herkesi kapının önüne koyarım. Burası kapanır” diye konuştu.

“Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın”

İşçinin ‘iş sizin işiniz’ demesi üzerine cevap verme bana diyerek işçiyi azarlayan Yıldırım, “Cevap verme bana. Ben sana söz hakkı verince konuşacaksın. Ben burayı sıfır yaparım, yarında kapıya kilidi vururum. Burası devlette kilitliydi. Para da kazanmıyordu para da kaybetmiyordu. Ben burayı aldım, bu hale getirdim. Benim Eti Krom holdingin içinde küçük bir parça. Toplam ağırlığımız 1 milyon tona yakın. Eti Krom bunun içinde yüzde 15. Olmasa da olur ama siz burası kadar kıymetli bir iş yerine sahip olamayacaksınız. Belediye başkanı size birer tabanca ve kursun verdi. Hepinizi kafanıza sıkıyorsunuz” şeklinde konuştu.

İşçi, “Biz burada özlük haklarımızı istiyoruz. İkramiye ve taban maaşımıza zam istiyoruz. Bankadan alınan promosyonu istiyoruz. Haklarımız dışında bir şey istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Her gelmediği iş günü için çarpı 3 gün yevmiye cezası talep ediyorum”

Yıldırım ise “Ben yüzde yüz halkıyım. Türkiye bir seçim oluyor. Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51 ile cumhurbaşkanlığını alıyor. Siz yüzde 51 değilsiniz. Eylem neden çıktı. Sadece siz misiniz başkaları da var. Onlar bunları istemiyor, sadece siz istiyorsunuz. Ben size verince herkese vereceğim. Size vermezsem hiçbirinize vermeyeceğim. Siz yasa dışı eylem nasıl yapıyorsunuz. Genel müdürlüğe haber vermeden iş başı yapmıyorsunuz. Her gelmediği iş günü için çarpı 3 gün yevmiye cezası talep ediyorum. Benim de hakkım var. Üretim kaybım var. Bu adamın yevmiyesi 500 lira veya bin lira olsun, benim kaybım 10 bin lira. Dava haklarım saklı kalmak kaydı ile yevmiye kesiyorum. Çünkü bilgi vermeden iş yerini terk ettiler. İş kanuna göre yasa dışı. Burası yasa dışı eylemlerin yeri değil. Burası propaganda yeri veya siyaset meydanı da değil. Özel bir şirkette çalışan personellersiniz. Eğer bir eylem yapmak istiyorsan yüzde 51 çoğunluk ile gelirsin önce buraya dilekçe verirsin. Ben 3 gün sona çalışmayacağım eylem yapmak istiyorum dersin. Haber vermeden eylem yapmak suçtur. Burada Eti Krom’a Yıldırım Holding’e verilen bir dilekçe var. Dilekçenin sahibi Alacakaya belediye başkanı. Alacakaya belediye başkanı önce bu sizin istediğiniz talepleri önce kendi işçilerine versin, ondan sonra gelsin bende istesin” diye kaydetti. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/eti-krom-a-s-sahibi-ali-riza-yildirim-iscileri-azarladi/feed/ 0
Sındırgı Belediyesi Temmuz Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/sindirgi-belediyesi-temmuz-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/sindirgi-belediyesi-temmuz-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Sat, 06 Jul 2024 02:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37582 Sındırgı Belediyesi Temmuz ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi. Göreve gelir gelmez siyasi kimliği bir kenara bırakarak vatandaş odaklı ve ilçenin her köşesine eşit hizmet anlayışı ile çalışmalarını yürüten Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak ortak akıl ile ilçeyi büyüteceklerinin altını çizdi.

Çözüm odaklı hizmet sorunları ortadan kaldırıyor

Kendi kendini denetleyen bir mekanizma ile oluşturulan çözüm masasında vatandaşların talepleri anında çözüme kavuşuyor.

Sındırgı Belediyesi ” Çözüm Masası ” ile 3 ayda 2430 vatandaşın istek, talep ve şikayetleri kayıt altına alındı, 2122 talep çözüme kavuştu. Sındırgı Belediyesi’nde “Çözüm Masası” personeli, vatandaşlarla birebir iletişim kurarak yapacakları işlemlerde ve sorunlarının çözümünde yardımcı oluyor. Çözüm Masasında vatandaşlar bilgi alma, şikayet ve talep başvurusu gibi birçok hizmete kolaylıkla ulaşabiliyor. Vatandaşları ‘Güler Yüzle’ karşılayan Çözüm Masası personeli vatandaşlarla birebir iletişim kurarak yapacakları işlemlerde yardımcı olurken, sorunlarının çözümünde de yol göstericilik yapıyor.

Sındırgı Belediyesi’ne girdiklerinde güler yüzlü hizmet anlayışını benimseyen çalışanlar ile karşılaşan vatandaşlar, çözüme kavuşan sorunlarının mutluluğuyla Sındırgı Belediyesi’nden ayrılıyor. Tüm konularda vatandaşın ilk muhatap olduğu Çözüm Masası talep ve şikayetlerin ilgili birimlere iletilerek sorunların yerinde çözümü başta olmak üzere doğru ve etkili iletişim teknikleriyle vatandaşlar ile Sındırgı Belediyesi arasındaki bağın en büyük temsilciliğini yapıyor. 0532 166 11 24 Whatsapp İhbar hattı da Çözüm Merkezi bağlantılı çalışarak anında çözüme katkı sağlıyor.

Sındırgı Belediye Başkanı Sak ” Merkezinden kırsalına geniş bir hizmet ağımız var. Birimlerimiz saha da çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Çözüm Masası ile de vatandaşlarımıza daha hızlı ve birebir çözüm odaklı hizmet sağlıyoruz. 3 ay gibi kısa bir sürede binlerce talep gerçekleştirildi. Gerçekleştirilemeyen uzun süreçli taleplerin de hızlı bir şekilde çözüme ulaşması için çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Talep, öneri ve şikayetlerinizi hiç çekinmeden Çözüm Merkezimiz vasıtası ile bizlere iletebilirsiniz. Halkımız mutlu olunca biz daha mutlu oluyoruz” dedi.

Bulunduğumuz makam halka hizmet için bir araç

Her vatandaşın talebine çözüm odaklı yaklaştıklarını belirten Başkan Sak ” İlçemizin her noktasına eşit ve adaletli şekilde hizmet ediyoruz. Bulunduğumuz makamlar halka hizmet etmek için bir araç. Birlik ve beraberlik içesinde meclis üyelerimiz, personelimiz, muhtarlarımız ve halkımızla ortak akıl ile ilçemizin sorunlarına odaklanıyoruz. Az laf çok iş prensibi ile birlikte yöneteceğiz. 3 aylık zaman diliminde dokunmadığımız mahallemiz kalmadı. Bu makamlar vatandaşın bizlere verdiği bir emanettir. Bu emanete de en güzel şekilde sahip çıkacağız. Bu zamana kadar ilçemizin geleceğine katkı sağlayan, hizmet eden tüm belediye başkanlarımızdan Allah razı olsun. Bizler de devraldığımız bu bayrağı en üst seviyelere taşıyacağız. Önemli olan vatandaşlarımıza ve bu şehre değer katmak” şeklinde konuştu.

İsraftan kaçınarak hizmeti çoğaltıyoruz

Göreve geldiğinden bu yana israf unsurlarını ortadan kaldırarak belediye bütçesini rahatlatmak için çalışmalar yürüten başkan Sak yapılan hizmetin yanı sıra üç aylık bir süreçte 22 milyona yakın borç ödediklerini belirtti. Tasarruf tedbirleri kapsamında gereksiz harcamaların ortadan kaldırıldığının, belediye işletmelerinde de kar zarar tabloları gözden geçirilerek planlamalar yapılıyor.

Belediye araçlarına takılan takip sistemi ile de gereksiz kullanım, yakıt harcamalarının da önüne geçiliyor.

Reklam ve basılı materyal giderlerinin minimuma indirildiği yeni dönemde eski sistemde tasarlanan tasarımlarda ölçülendirme sorunu yaşanan, yazışmalarda tasarımı nedeniyle konumlandırma sorunu yaşanan ve çok renkli olduğundan dolayı baskı maliyetlerini de arttıran belediye logosu meclis kararı ile revize edildi.

Mevcutta bulunan basılı materyaller, tabelalarda her hangi bir değişiklik olmayacağı, yazışmalar ve dijital ortamda kullanılmaya başlanacak logonun yeni yapılan işlerde kullanılacağı belirtildi. Logo da yalnızca renk ve yazı fontunda revize yapıldı.

Sındırgı için alınan kararların hayırlı olmasını dileyen Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak uyum içerisinde ve istişare ile geçen meclis için de meclis üyelerine teşekkür etti. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/sindirgi-belediyesi-temmuz-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Hasan Alpargün Apartmanı davasında tutukluluk halinin devamına karar verildi https://www.haber60.com.tr/hasan-alpargun-apartmani-davasinda-tutukluluk-halinin-devamina-karar-verildi/ https://www.haber60.com.tr/hasan-alpargun-apartmani-davasinda-tutukluluk-halinin-devamina-karar-verildi/#respond Thu, 27 Jun 2024 22:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36207 HABER: MEHMET OFLAZ

(ANKARA) – Adana’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan, 96 kişinin yaşamını yitirdiği Hasan Alpargün Apartmanı davasının üçüncü duruşmasında, apartmanın müteahhidi sanık Hasan Alpargün’ün tutukluluk halinin devamına karar verildi ve duruşma 27 Eylül 2024’e ertelendi. Duruşmada, sanık yaşı ve rahatsızlığı nedeniyle tahliyesini talep ederken, yakınlarını kaybeden ailelerin avukatları sanığın “bilinçle taksirle öldürme suçu”ndan değil “olası kastla” cezalandırılmasını istedi.

Adana’da, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 96 kişiye mezar olan “Hasan Alpargün Apartmanı” davasının üçüncü duruşması görüldü. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, depremde yakınlarını kaybeden aileler ve avukatları, salonun küçüklüğü nedeniyle duruşmanın daha büyük bir salonda yapılmasını talep etti. Ancak mahkeme heyeti talebi kabul etmedi.

Tutuklu yargılanan, apartmanın müteahhidi Hasan Alpargün, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, depremde yakınlarını kaybeden aileler ve avukatlar duruşmada hazır bulundu.

“Hasan Alpargün olası kastla yargılansın”

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında verdiği mütalaada, sanık Hasan Alpargün’ün TCK’nın 85/2 maddesi gereğince “bilinçli taksirle öldürme suçu”ndan cezalandırılmasını talep etti. Mağdur ailelerin avukatları ise Konya Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda sanığın asli kusurlu olarak tespit edildiğine dikkati çekerek, sanığın “bilinçle taksirle öldürme suçundan değil olası kastla” cezalandırmasını istedi.

“Belediye çalışanları” hakkında suç duyurusu talebi

Tek sorumlunun Hasan Alpargün olmadığını belirten avukatlar, “belediye yapı kontrol ve proje biriminin görevini yerine getirmediği, bina yapılırken projeye onay verdikleri, sonrasında denetimi sağlamadıkları” gerekçesiyle ilgili belediye çalışanları hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

“Yaşım ve rahatsızlıklarım sebebiyle tahliyemi talep ediyorum”

Sanık avukatları ise “Hasan Alpargün Apartmanı’nın zemininin sağlam olduğu, bu nedenle sanığın olası kastla yargılanmasının mümkün olmadığı” savunmasını yaparak, “olası kastla” cezalandırma talebinin reddedilmesini istedi.

Duruşmada tutuklu sanık Hasan Alpargün, “Bina, yaptığım dönemdeki yönetmeliğe uygundur. Zemin sağlamdır. Projem yetkililerce onaylanmıştır. 5 kişilik bir denetim sonucunda tarafıma iskan verilmiştir. Eğer bir hata olsaydı iskan almam zaten mümkün olmazdı. Yaşım ve rahatsızlıklarım sebebiyle tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Mahkeme heyeti, sanık Hasan Alpargün’ün tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 27 Eylül’e erteledi.

“Emsal bir karar olmasını istiyoruz”

Öte yandan, Hasan Alpargün Apartmanı’nda ağabeyi, yengesi ve ikiz yeğenlerini kaybeden avukat Beşir Ekinci ile babası ve kardeşini kaybeden Gizem Çetin, duruşmadan önce Adana Adliye Binası önünde basın açıklaması yaptı.

Avukat Ekinci, bugün 1998 yılındaki Adana- Ceyhan depreminin yıl dönümüne olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:

“Gördük ki 1998’den beri insan canını hiçe sayan sistem aynı hiçe saymayı 2023 6 Şubat’ında da yaptı. 1,5 senedir biz her duruşma öncesi buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz. Bizim tek istediğimiz ve yegane nedenimiz adalet. Sorumluların en ağır cezayı almasını istiyoruz. Gelen bilirkişi raporunda, Hasan Alpargün’den kontrollerini yapmayan belediye sorumlularına kadar tamamı asli kusurludur. Süreç ne kadar uzun olursa olsun, ne kadar yıl geçerse geçsin, biz burada olacağız. Bundan sonra hiçbir canımız gitmesin diye en ağır cezayı almalarını sağlayacağız.”

Gizem Çetin de “Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere depremin değil müteahhidin ve belediye yetkilileri yüzünden 96 canımızı yitirdiğimizi görmüş olduk. Bir binada 96 kişi ölmez. Belediyede izin veren yetkililerin bu hususta yargılanmasını talep ediyoruz. Sonuna kadar davamızın peşindeyiz, adalet istiyoruz. Çıkacak olan kararın adil bir karar olmasını istiyoruz. Hal böyleyken sanığın ‘taksirle’ değil ‘olası kastla’ yargılanmasını talep ediyoruz. Emsal bir karar olmasını istiyoruz. Adalet istiyoruz” diye konuştu.

Bu arada mağdur avukatları, sonraki duruşmada kararın çıkmasını beklediklerini ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hasan-alpargun-apartmani-davasinda-tutukluluk-halinin-devamina-karar-verildi/feed/ 0
Malatya Kayısı Kent ve Battalgazi Muhtarlar Dernekleri AK Parti Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ı Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/malatya-kayisi-kent-ve-battalgazi-muhtarlar-dernekleri-ak-parti-milletvekili-inanc-sirac-kara-olmeztopraki-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/malatya-kayisi-kent-ve-battalgazi-muhtarlar-dernekleri-ak-parti-milletvekili-inanc-sirac-kara-olmeztopraki-ziyaret-etti/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:09:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35566 Ziyaret ettiği Malatya Kayısı Kent, Yeşilyurt ve Battalgazi Muhtarlar Dernek Başkanları AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’a teşekkür ederek, vatandaşların istek ve taleplerinin mahalle muhtarları ile istişare edilerek değerlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.

AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya Kayısı Kent, Yeşilyurt ve Battalgazi Muhtarlar Derneklerini ziyaret ederek mahalle muhtarları ile deprem bölgesi Malatya’da sürdürülen imar, inşa ve ihya çalışmaları hakkında fikir alışverişinde bulundu.

AK Parti İl Başkan Yardımcısı İlhan Doğan ve İl Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Öner Özer, Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Cüreoğlu, Malatya Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanı Fuat Demir, Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Haluk Tozkoparan ve Muhtarlıklar Daire Başkanı Ünal Dilsiz ile birlikte Mahalle muhtarlarının talep, istek ve önerilerini dinleyerek notlar alan Milletvekili Ölmeztoprak’a ziyaretler için teşekkür eden mahalle muhtarları depremin ortaya çıkardığı çok sayıda sorunun Ölmeztoprak’ın girişimleri çözüme kavuşturulduğunu kaydederek memnuniyetlerini ifade etti.

Malatya Yeşilyurt Muhtarlar Dernek Başkanı ve Atatürk Mahalle Muhtarı Süleyman Şahbaz Mahalle sakinlerinin sorunlarının çözümü bağlamında istişarenin önemine vurgu yaparak, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’ın ziyaretlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Malatya Kayısı Kent Muhtarlar Dernek Başkanı Alaaddin Aktaş ise bir aile ortamında bir çok defa gerçekleşen ziyaretlerin kendilerini mutlu ettiğini söyleyerek, Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak’a teşekkür etti.

“Talepleri yerinde dinleyerek anlık çözümler üretmeye gayret ediyoruz”

Mahalle muhtarlarının talep ve isteklerini yerinde takip ederek çözümler üretmeye gayret ettiklerini kaydeden AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak da “Çok değerli mahalle muhtarlarımızla beraberiz. Bu birlik ve beraberlik bizler için çok önemli. Sorunları dinliyoruz, talepler var bu talepleri en iyi noktaya taşımaya çalışıyoruz. Bunun yanı sıra imar, inşa ve ihya çalışmaları sırasındaki altyapı ve üst yapı taleplerini birebir takip ederek gereken hız ve memnuniyette sürdürülmesi için çalışıyoruz. Bu noktada yaz dönemi çalışmalarımız esnasında alan ve saha ziyaretlerimizde ilgili kurum yetkileri ile birebir ziyaret ederek taleplere yerinde müdahale ederek sorunların çözümü için gayret sarf ediyoruz” dedi.

“Çalışmalarımızı belirli bir rota eşliğinde gerçekleştiriyoruz”

Kent merkezi ile kırsal bölgelerde sürdürülen saha çalışmalarının belirli bir rota çerçevesinde gerçekleştirdiklerini kaydeden Milletvekili Ölmeztoprak,” Yaz dönemi saha çalışmalarımız için belirli bir rota oluşturduk. Dolayısıyla mahalle ziyaretlerimizi bu rotalar doğrultusunda ilgili kurum yetkilileri ile birlikte gerçekleştirerek yerinde gözlemde bulunarak sorunları ele almak ve mümkün olan hızla hizmet çıtasını en üst seviyeye taşımak için gayret gösteriyoruz. Vatandaşlarımızın bir sorunu olduğunda ilk temas kurduğu mahalle muhtarlarımızın ellerini rahatlamak gerekiyor. Bizlerde her daim vatandaşlarımızın hizmetinde görev yapmaya devam edeceğiz. Kalıcı konut, çarşı projelerimiz, kırsal alanlardaki tarımsal sulama gibi konuları istişarelerle inşallah en olumlu neticeye ulaştıracağız” diye konuştu – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatya-kayisi-kent-ve-battalgazi-muhtarlar-dernekleri-ak-parti-milletvekili-inanc-sirac-kara-olmeztopraki-ziyaret-etti/feed/ 0
İstanbul’da kedinin katledilmesi davasında istinaf kararı verildi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kedinin-katledilmesi-davasinda-istinaf-karari-verildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kedinin-katledilmesi-davasinda-istinaf-karari-verildi/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:48:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34837 HABER: MEHMET OFLAZ

(ANKARA) – İstanbul’daki bir sitede “Eros” isimli kedinin katledilmesiyle ilgili davada istinaf karanını verdi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi, hukukçuların ve Sivil Toplum Örgütleri’nin, sanık İbrahim Keloğlan’a verilen cezanın artırılması ve davaya katılma taleplerini reddetti. İstinafın kararını ANKA Haber Ajansı’na değerlendiren, İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi adına avukat Hafize Hilal Koçak, “Bu gerekçeyi ve verilen kararı hiçbir düzlemde kabul etmemiz mümkün değil. Verilen bu karar neticesinde Eros, adalete olan inanç ile birlikte bir daha öldü, öldürüldü” dedi.

İstanbul Bahçeşehir’de “Eros” adlı kediyi dakikalarca tekmeleyerek katleden İbrahim Keloğlan, Küçükçekmece Adliyesi 16. Asliye Ceza Mahkemesi, “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 3 yıl hapis cezası “iyi hal” indirimi uygulayarak cezayı 2 yıl 6 aya indirmişti. Sanığa yurt dışı çıkış yasağı da konulmuştu.

Sanığa “iyi hal” indirimi uygulanması hayvanseverler tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Hukukçular ve Sivil Toplum Örgütleri, yerel mahkemenin kararına itiraz ederek, kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı.

“Sanık üst sınırdan cezalandırılsın” talebi

Müşteki Ebubekir Fırat avukatı aracılığıyla, hayvanın sahibi olmadığını ancak kedinin bakımını üstlendiğini, kendisinin psikolojik olarak olaydan zarar gördüğünü söyleyerek, sanık aleyhine talepte bulundu.

Davaya katılma talebinde bulunan ve bu talepleri, “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedilen İstanbul Barosu Başkanlığı Hayvan Hakları Merkezi, Ankara Barosu Başkanlığı Hayvan Hakları Merkezi, Hayvanları Çaresizlik ve İlgisizlikten Koruma Derneği (HAÇİKO), Mazmel Derneği ve Halkın Kurtuluş Partisi avukatları, “Öncelikle suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle davaya katılan olarak kabulleri gerektiği, katılan olarak da sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve TCK 62’inci maddesinin uygulanmaması gerekçesiyle” sanık aleyhine talepte bulundu.

“Sanığa üst sınırdan ceza tayini yapılsın” talebi

Tarım ve Orman Bakanlığı vekili ile Cumhuriyet Savcısı da “sanığa üst sınırdan ceza tayini yapılmaması, TCK 62’inci maddesinin uygulanmaması” nedeniyle sanık aleyhine talepte bulundu.

Beraatini talep etti

Sanık Keloğlan ise “savunma ve itirazları doğrultusunda hükmün bozularak beraati, aksi durumda alt sınıra yaklaşarak tayin edilecek cezanın hükmünün açıklamasının geri bırakılmasını” talep etti.

“Yerel mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir”

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi’nin konuya ilişkin verdiği karara ANKA Haber Ajansı ulaştı. Kararda, “… Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve teşdiden ceza tayini suretiyle takdiren sonuç ceza uygulamasına ve incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğunun anlaşıldığı, yerel mahkemece sanığın mahkumiyetine iilişkin verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir” ifadesine yer verildi.

Mahkeme, istinaf başvurularını reddetti. Hukukçuların ve Sivil Toplum Örgütleri’nin karara itiraz itiraz edeceği öğrenildi.

“Bu karar neticesinde Eros adalete olan inanç ile birlikte bir daha öldü, öldürüldü”

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi adına avukat Hafize Hilal Koçak, istinafın kararını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.

Koçak, şöyle konuştu:

“Ne yazık ki, açıkça hakka, hukuka ve kamu vicdanına aykırı olan bu karara karşı istinaf başvurularımız ‘eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğunun anlaşıldığı, yerel mahkemece sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir’ gerekçesi ile reddedildi. Bu gerekçeyi ve verilen kararı hiçbir düzlemde kabul etmemiz mümkün değil. Verilen bu karar neticesinde Eros adalete olan inanç ile birlikte bir daha öldü, öldürüldü. Hayvana şiddetin arttığı, hayvan düşmanlığının popülarite kazandığı ve hatta hayvan yaşamının tartışıldığı şu günlerde özellikle belirtmez isteriz ki; biz sessiz canların sesi olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kedinin-katledilmesi-davasinda-istinaf-karari-verildi/feed/ 0
Polatlı’da bulunan Tülay Güçevin davasında sanık avukatı intihar iddiasında bulundu https://www.haber60.com.tr/polatlida-bulunan-tulay-gucevin-davasinda-sanik-avukati-intihar-iddiasinda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/polatlida-bulunan-tulay-gucevin-davasinda-sanik-avukati-intihar-iddiasinda-bulundu/#respond Thu, 30 May 2024 23:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33815 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) – Ankara’nın Polatlı ilçesinde yol kenarında cansız bedeni bulunan Tülay Güçevin davasının bugünkü duruşmasında sanık Celalettin Safa Durukan’ın avukatı Murat Gündüz, “Maktulün daha önce intihar girişimleri var. Bunların kaydını istiyorum. Belki de maktul kendisini orada bir aracın önüne attı. Bu kız kendini öldürmek istemiş ve bir aracın önüne atmış” iddiasında bulundu. Mahkeme, sanık avukatlarının kovuşturmanın genişletilmesi talebini reddederken; karar duruşması 4 Temmuz’a ertelendi.

Ankara’nın Polatlı ilçesinde 4 Aralık 2022’de yol kenarında cansız bedeni bulunan 2 çocuk annesi Tülay Güçevin’in vücudunda darp izlerine rastlanmış ve olayın ardından gözaltına alınan iki kişiden 34 yaşındaki Celalettin Safa Durukan tutuklanmıştı. Sanık Celalettin Safa Durukan’ın “canavarca hisle öldürmek” suçundan müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davada bugün Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 7’nci duruşma görüldü.

Duruşmaya mağdur avukatlarından Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden Hediye Gökçe Baykal ve Burak Yılmaz ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına Özay Ercan katıldı. Duruşmaya sanık avukatlarından ise Murat Gündüz ve Gürhan Gökçe katıldı.

“Bu kız kendini öldürmek istemiş” iddiası

Duruşma, sanık avukatlarından Murat Gündüz’ün söz almasıyla başladı. Kovuşturmanın genişletilmesi (tevsii tahkikat) talebinde bulunan Gündüz, “Dosyada mütalaa verilmiş ama bir takım eksiklikler var. 82/1-b bu olay için oldukça ağır bir suçlama. Olay yeri konusunda ciddi sıkıntılar ve belirlenmeyen şeyler var. Olay yerinin heyet tarafından anlaşılabilmesi için keşif talebimiz var. Bizim amacımız adaleti sağlamak. Benim müvekkilim bu suçu işlemişse zaten yatsın ama benim müvekkilim ailesini de ben tanıyorum, bu dosya kapsamında bütün her şey değerlendirildiğinde bu suçu işlememiş. Maktulün daha önce intihar girişimleri var. Bunların kaydını istiyorum. Belki de maktul kendisini orada bir aracın önüne attı. Bu kız kendini öldürmek istemiş ve bir aracın önüne atmış. Kolluk güçleri bu olayı iyi bir şekilde araştırmamışlar. Savcılık makamı da soruşturma aşamasında eksik işlem yapmış. Maktulün olay günü kavga ettiği Mevlüt Yıldırım’ın anne ve babasıyla konuşmalarının dosyaya eklenmesi lazım. İfadesinde 00.00’dan sonra telefonunu kapatıp kimseyle görüşmediğini beyan etse de HTS kayıtlarında 00.00’dan sonra annesi ile görüşme yaptığı tespit edilmiş. Ayrıca Mevlüt Yıldırım’ın araçlarının incelenmesini talep ediyorum” dedi.

“Psikolojik durumu açısından yönlendirmeler yapılıyor”

Tülay Güçevin’in avukatlarından Hediye Gökçe Baykal ise “Maktulün kişisel özellikleri ve psikolojik durumu açısından yönlendirmeler yapılıyor. Tevsii tahkikat talebinin dosyaya katkısı olacağını düşünmüyoruz ve bu yöndeki taleplerin reddedilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Tevsii tahkikat talepleri reddedildi

Savcılık ise sanık müdafilerinin tevsii tahkikat taleplerinin reddedilmesini talep etti. Mahkeme Başkanı da söz konusu sanık müdafilerinin taleplerini yargılamaya bir faydası olmayacağı gerekçesiyle reddetti.

Sanık Durukan’a son savunmasını mahkemede SEGBİS üzerinden mi yoksa huzurda verip vermeyeceği soruldu. Sanık Durukan son savunmasını huzurda vermek istediğini belirtti ve “Suçsuzum, adli kontrol şartları ile de olsa tahliyemi talep ediyorum” dedi. Tahliyeye dair talepte bulunan sanık avukatı Gündüz, “Kollukça yapılan bir yığın hata var. Kolluk güçleri kafalarına göre rapor tutup fezleke hazırlamışlar. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller söz konusu. Bunlarla müvekkilimiz cezalandırılamaz. Benim müvekkilimin söz konusu suçu işlediğine dair herhangi bir delil yok. Benim müvekkilim çiftçi ve bir çiftçi bir insana böyle zulmedemez” dedi.

Sanık avukatlarının ardından söz verilen Tülay Güçevin’in annesi Kıymet Yıldırım “Benim kızım intihar etmedi, öldürüldü. İki çocuk yetim bırakıldı. Ben de adalet istiyorum” dedi.

Mahkeme, tutuklu sanık Celal Safa Durukan’ın tutukluluk halinin devamına karar verirken; karar duruşmasını ise 4 Temmuz saat 15.30’a erteledi.

Savcılık mütalaasında cezada artırım istemişti

Savcılık sanığın aracının maktulün bulunduğu cesedin olduğu yerde olması, maktulün tırnaklarında bulunan dokuların sanık ile uyumlu olması ve sanığın çelişkili beyanlarda bulunmasının nedeninin suçtan kurtulmak için soyut beyanlarda bulunduğu gerekçesi ve maktulü darp ederek maktulün ölümüne neden olduğuna işaret etti. Savcılık, sanığın “canavarca hisle ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. TCK’nın 82. maddesinin 1-b ve 1-f bentlerinde söz konusu suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis olarak düzenleniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/polatlida-bulunan-tulay-gucevin-davasinda-sanik-avukati-intihar-iddiasinda-bulundu/feed/ 0
AKP Sözcüsü Çelik: İspanya, Norveç ve İrlanda’nın Filistin’i tanıma kararı memnuniyet vericidir https://www.haber60.com.tr/akp-sozcusu-celik-ispanya-norvec-ve-irlandanin-filistini-tanima-karari-memnuniyet-vericidir/ https://www.haber60.com.tr/akp-sozcusu-celik-ispanya-norvec-ve-irlandanin-filistini-tanima-karari-memnuniyet-vericidir/#respond Fri, 24 May 2024 22:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32882 (ANKARA) – AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İspanya, Norveç ve İrlanda’nın Filistin’i tanıma kararını, “Memnuniyet vericidir. Üç ülke de tarihin doğru tarafındadır. AB’nin tümü Filistin’i tanımalı” sözleriyle değerlendirdi. Çelik, UCM Savcısı’nın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant için ‘yakalama kararı’ başvurusuna ilişkin de, “Umarız ki mahkemenin ön yargılama dairesi talebe uygun karşılık verir, insanlık vicdanı adına, uluslararası hukuk adına, hakkaniyet adına ve tarihin doğru yerinde durmak adına tutuklanma kararı çıkar. Gecikmiş bir talep de olsa bizim için olumludur” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sona erdi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki dönemde dış politikada sayın Cumhurbaşkanımızın yoğun bir mesaisi olacak. Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhur İttifakı’nın birliğinin korunması noktasında herkesin yüksek bir hassasiyetle ve sorumlulukla davranması gerektiğini ifade ettiler” dedi.

” İran’a taziyelerimizi sunuyoruz”

Çelik, İran Cumhurbaşkanı Reisi ve beraberindeki heyetin helikopter kazasında hayatına kaybetmesine ilişkin ise “İran devletine ve kardeş İran halkına taziyelerimizi sunuyoruz. Bu zor günlerinde kardeş İran’ın yanındayız. Bugün de Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve Dışişleri Bakanımız cenaze törenine katılacaklar. Kaza yerini Akıncı İHA tespit etti. Akıncı İHA zorlu koşullarda bir uçuş gerçekleştirerek merhum şahsiyetlerin yerini tespit etti” diye konuştu.

“Gecikmiş bir talep de olsa bizim için olumludur”

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcısı Karim A. A. Khan’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant için ‘yakalama kararı’ başvurusunda bulunduğunu hatırlatan Çelik, şöyle konuştu:

“Netanyahu’nun tutuklanması için karar talebi önemlidir. Bu talep Netanyahu ve bakanları doğrudan savaş suçlarından sorumludurlar. Burada umarız ki mahkemenin ön yargılama dairesi talebe uygun karşılık verir, insanlık vicdanı adına, uluslararası hukuk adına, hakkaniyet adına ve tarihin doğru yerinde durmak adına tutuklanma kararı çıkar. Başsavcı kararındaki nitelikli değerlendirmeler de çok önemli. Sivillerin aç bırakılması, kasten eylemlerde bulunulmasının altını çiziyor, savaş suçu işlendiğini ifade ediyor. Bütün eylemlerin Netanyahu’nun ve hükümeti tarafından gerçekleştirildiğini görüyoruz. Gecikmiş bir talep de olsa bizim için olumludur.”

“3 ülkenin Filistin’i tanıma kararı memnuniyet vericidir”

Ömer Çelik; İspanya, Norveç ve İrlanda’nın Filistin’i tanıma kararı değerlendirerek, “Memnuniyet vericidir. 3 ülke de tarihin doğru tarafındadır. AB’nin tümü Filistin’i tanımalı. ABD’den duymamız gerekenleri duyuyoruz” dedi.

“Toplumda zıt talepler var”

Ömer Çelik açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, TBMM gündemine gelmesi beklenen hayvan haklarıyla ilgili kanun teklifi taslağına ilişkin ise “Bu adı üstünde taslak. Toplumda zıt talepler var. Henüz üzerinde çalışılıyor. Önümüzdeki hafta Meclis’e gelmesi planlanıyor. Çalışma henüz tamamlanmadı” diye konuştu.

Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yeni yürürlüğe giren “Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği”ni ilişkin soruları şöyle yanıtladı:

“Tüzük kaldırılıp yönetmenliğe çevrilince gündem oldu. Bu da olağan bir durum. Daha önceki seferberlik tüzüğü 1990 yılında hayata geçmişti. Bizim 2011 yılından itibaren değişen savaş koşulları ve teknolojileri etrafında bu tip belgelerin güncellenmesi gerekiyor. Burada stratejik olan şudur. Savaş durumunda bütün milli güç unsurlarının TSK’ya destek verecek şekilde koordine edilmesi esastır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/akp-sozcusu-celik-ispanya-norvec-ve-irlandanin-filistini-tanima-karari-memnuniyet-vericidir/feed/ 0 Emek Partisi Milletvekilleri Cumartesi Anneleri’nin adalet taleplerini TBMM gündemine taşıdı https://www.haber60.com.tr/emek-partisi-milletvekilleri-cumartesi-annelerinin-adalet-taleplerini-tbmm-gundemine-tasidi/ https://www.haber60.com.tr/emek-partisi-milletvekilleri-cumartesi-annelerinin-adalet-taleplerini-tbmm-gundemine-tasidi/#respond Fri, 24 May 2024 21:03:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32825

(ANKARA) – Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gözaltında kaybolan yakınları için bu cumartesi 1000. kez bir araya gelecek olan Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın adalet taleplerini ve eylemle ilgili getirilen kısıtlamaları TBMM gündemine taşıdı. EMEP’li milletvekilleri, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a ” Galatasaray Meydanı’nın etrafının bariyerle engellenmiş olmasının ve anıtın önünde basın açıklama yapılmasının engellenmesinin hukuki dayanağı nedir? Bakanlığınız kısıtlama ve engellerin tamamen kaldırılması için bir adım atacak mıdır” diye sordu.

Gözaltında kaybolan yakınlarının bulunması için eylem yapan Cumartesi Anneleri/ İnsanları bu hafta cumartesi günü 1000. kez bir araya gelecek. EMEK Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Cumartesi Anneleri/ İnsanları’na getirilen kısıtlamalar ve hak talepleri ile ilgili TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Bayhan ve Karaca, ayrı ayrı verdikleri soru önergelerinde, Cumartesi Anneleri/İnsanlarının adalet talebinin sürdüğünü hatırlatarak şu görüşlere yer verdi:

“Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın mücadelesinin neticesinde Galatasaray Meydanı’ndaki engellemeler hafifletilmiş olsa da güvenlik güçleri demir bariyerlerle ve fiziki olarak meydanda bulunmaya devam etmektedir. Ayrıca, buluşmalara katılan kişi sayısı keyfi bir şekilde 10 kişi ile sınırlandırılmaktadır. 29 yıldır barışçıl bir şekilde aynı yerde eylemlerini sürdüren Cumartesi Anneleri/İnsanları, Anayasa Mahkemesi’nin çizdiği sınırların dışında ve insan hakları kurumlarının idari taciz olarak nitelendirdiği şekilde, çok sayıda kamera ile kolluk kuvvetleri tarafından kayıt altına alınmaktadır. Cumartesi Anneleri/İnsanları’nı demokratik bir toplumda gerekli olduğu hiçbir şekilde söylenemeyecek şekilde kayıt altına alan polis, vatandaşları ve gazetecileri de gözle görülür biçimde kayıt altına alarak “caydırıcı etki” yaratmak peşindedir.

Anayasa Mahkemesi’nin Kasım 2022 ve Mart 2023 tarihli ve başvurucuların barışçıl toplanma özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine ve ihlallerin tekrarlanmaması gerektiğine ilişkin iki kararının bir örneği Beyoğlu Kaymakamlığı’na gönderilse de keyfi kısıtlamalarla bu hukuksuz uygulamalar devam etmektedir.”

Bayhan ve Karaca, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın eylem yaptığı Galatasaray Meydanı’nda uygulanan kısıtlama ve engellerin tamamen kaldırılması için bir adım atılıp atılmayacağını sordu.

Bayhan ve Karaca, Bakan Tunç’a şu soruları yöneltti:

Anayasa Mahkemesinin (AYM), Anayasa’nın 34. maddesince garanti altına alınan “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının” ihlali olduğuna dair iki ayrı kararı ve “oturma eylemi ve basın açıklamasına saygı duyulmalıdır” ifadelerine rağmen protestocuların keyfi bir sayı belirlenerek sınırlandırılmasının, Galatasaray Meydanı’nın etrafının bariyerle engellenmiş olmasının ve anıtın önünde basın açıklama yapılmasının engellenmesinin hukuki dayanağı nedir?

İHD İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokak ve derneğe yakın noktalardaki polis varlığı; Galatasaray Meydanı’ndaki basın açıklamasına katılabilecek kişi sayısının 10 ile sınırlandırılması; bu sayı kısıtlamasına uyulup uyulmadığının toplantı süresince birçok kez kontrol edilmesi; açıklamanın birden fazla kamera ile kayıt altına alınması ve açıklamayı takip eden vatandaşlar ile gazetecilerin de kamera ile kayıt altına alınması gibi kolluk kuvvetleri tarafından uygulanan ve idari taciz teşkil eden kısıtlamalar, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın ve insan hakları savunucularının toplanma özgürlüklerini kullanmaları üzerinde caydırıcı bir etki yaratabilir. Bu caydırıcı etki aynı zamanda toplanma özgürlüğüne de yönelik bir müdahaledir. Bakanlığınız kısıtlama ve engellerin tamamen kaldırılması için bir adım atacak mıdır?

AYM kararları ve Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın buluşmalarına yönelik başlatılan soruşturmaların 28’inde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar (takipsizlik kararları) hiçe sayılarak Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 10 Haziran 2023 tarihindeki 950. Hafta buluşmasına katılan 20 kişi hakkında dava açılmıştır. Gerçekleştiği koşullar yönünden birbirinden farklılık göstermeyen bu basın açıklamaları hakkında açılan ceza soruşturmalarının neredeyse tamamında takipsizlik verilmesi birinin ise davaya dönüştürülmesinin gerekçesi nedir?

AYM kararlarını tanımayarak her hafta ve birçok kez de usule aykırı olarak yasaklama kararı talep eden ve bu talepleri kabul eden emniyet yetkilileri ve idari amirler hakkında suç duyurusunda bulunarak soruşturma başlatılmış mıdır? Başta Maside Ocak Kışlakçı ve Gülseren Yoleri kararları olmak üzere AYM kararlarının gerçek anlamda uygulanmasını garanti altına almak üzere bir adım atacak mısınız?

Hakkında işkence ve kötü muamele iddiaları bulunan ve görevini kötüye kullanan kolluk kuvvetleri için herhangi bir idari ya da adli yaptırım uygulanmış mıdır? Tüm Türkiye’nin gözleri önünde çeyrek asırdan fazladır barışçıl bir şekilde toplanarak hak ve adalet talep eden yurttaşlara işkence eden polis memurları halen neden Galatasaray Meydanı’nda görevlendirilmektedir?

1995 yılından beri Galatasaray Meydanı’nda demokratik protesto hakkını kullanarak adalet isteyen aileler, gözaltında kaybedilen kişilerin faillerinin bulunması, yargılanması ve cezalandırılmasını talep etmektedir. Bu konuda henüz bir adım atılmadığı gibi birçok dava zaman aşımından dolayı kapatılmıştır. Hükümetiniz için gözaltında zorla kaybetmeler ile mücadele etmek bir öncelik değil midir?

]]> https://www.haber60.com.tr/emek-partisi-milletvekilleri-cumartesi-annelerinin-adalet-taleplerini-tbmm-gundemine-tasidi/feed/ 0 Erenler Belediye Başkanı Şenol Dinç Halkla İlişkiler Çalışmalarını Açıkladı https://www.haber60.com.tr/erenler-belediye-baskani-senol-dinc-halkla-iliskiler-calismalarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/erenler-belediye-baskani-senol-dinc-halkla-iliskiler-calismalarini-acikladi/#respond Fri, 17 May 2024 09:01:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32170 Belediye bünyesinde yapılan Halkla İlişkiler çalışmaları ile ilgili açıklamalarda bulunan Erenler Belediye Başkanı Şenol Dinç, “Sadece biz göreve başladığımızdan bu yana bin 336 adet talep kaydı gerçekleştirdik. İş çözülmeden hiçbir talebi kapatmıyoruz, böylelikle müdürlüklerimizi de rahatça denetleyebiliyoruz. Sadece sorunu dinlemek yetmez, esas olan sorunu çözmektir” dedi.

Göreve başladığı günden bu yana, her bir müdürlüğün çalışmalarını ayrıca analiz eden ve böylelikle hizmet standardını daha da yukarı taşımak için çalışmalarına başlayan Erenler Belediye Başkanı Şenol Dinç, halkla ilişkiler alanında bugüne kadar ve sonrası için yapılan çalışma ile planlamaları hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan Dinç, “Bildiğiniz üzere 31 Mart seçimlerinden önce yoğun bir seçim çalışması yürüttük. Artık seçim bitti ve 1 ayı aşkın süredir görevimizin başındayız, çalışmalarımızla ilgili bir muhasebe yaptığımız zaman şunu açıkça görebiliyoruz, bizim seçimi almamızın ve belediye çalışmalarında destek görmemizin tek bir sebebi var, vatandaşa hakkıyla ve layığıyla hizmet etme düsturu. Her an vatandaşın ulaşabildiği bir hizmet anlayışı ve çözüm odaklılık bizi başarıya götürdü ve daha da büyük başarılara imza atacağız. Bu konuda hem çalışma sistemi açısından yalınlığı benimseyeceğiz hem de veri analizi anlamında daha anlamlı bilgiler üreterek hizmeti bir üst noktaya taşıyacağız” dedi.

“İş çözülmeden hiçbir talebi kapatmıyoruz”

Erenler Belediye Başkanı Şenol Dinç, Halkla İlişkiler Biriminin ne denli önemli olduğuna vurgu yaparak, Vatandaş İlişkileri Yönetim Sistemi verilerine dayanarak bugüne kadar yapılan Halkla İlişkiler alanındaki çalışmalar hakkında da bilgilendirmede bulundu. Dinç, “Vatandaşımızın belediyeye ulaşması oldukça kolay. Bunu fiziki anlamda söylemiyorum. Dijital kanalların hemen hemen hepsinde varız. Bu sadece içerik paylaşımı olarak var olduğumuz anlamına gelmesin, whatsapp üzerinden 444 25 54 numarasına istediğinizi iletebilir, sosyal medya kanallarından mesaj ya da yorum yaparak talep dilek şikayetlerini gönderebilirsiniz. Bize ulaşan vatandaşlarımızın her türlü talebi, hemen sisteme dahil edilmekte ve ilgili müdürlüğe hangi konu çerçevesindeyse zimmetlenmektedir. İş çözülmeden hiçbir talebi kapatmıyoruz, böylelikle müdürlüklerimizi de rahatça denetleyebiliyoruz. Sadece sorunu dinlemek yetmez, esas olan sorunu çözmektir” diye konuştu.

“Biz göreve başladığımızdan bu yana bin 336 adet talep kaydı gerçekleştirdik”

Halkla İlişkiler Biriminin birçok veriyi kendi çatısı altında toplaması ve bu verileri işlemesinin ne denli önemli olduğunu açıklayan Başkan Dinç, bazı verileri de paylaşarak halkla ilişkiler politikası hakkında ise, “Belediyemiz çok uzun yıllardır birçok alanda hizmet vermekte. Sadece biz göreve başladığımızdan bu yana bin 336 adet talep kaydı gerçekleştirdik. Daha önceki yılların da taleplerini hesaba kattığınızda binlerce talep gelmekte. Göreve başladığımızdan bu yana verileri analiz ettiğimizde, ilçe genelinde en fazla Temizlik İşleri Müdürlüğümüz ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüz talep toplamış. En çok talep gelen konular, tadilat atıklarının alınması ve gıda yardımı konuları olmuş. Mahalle bazlı analizlerimizde ise Erenler, Dilmen ve Bağlar Mahallesi ilk 3 sırayı almış. Bu verilerin hem demografik hem coğrafi bazlı bilgileri elimizde yer almakta. Mahalle mahalle, sokak sokak, hangi sorunlar yaşanmış biliyoruz ve böylelikle daha verimli çalışmalar yürütüyoruz. İşin özünde ne kadar veriye sahipsek o kadar karar verme gücümüz oluyor. Aynı zamanda her başvuru sonrasında vatandaşlarımıza memnuniyet anketi göndererek kendimizi ölçüyoruz” şeklinde konuştu.

“ERBİM, 24 saat hizmet vermektedir”

Her alanda veri toplamanın önemine de vurgu yapan Belediye Başkanı Şenol Dinç, vatandaşların her türlü sıkıntısını belediyeye iletebileceklerini ifade ederek en hızlı ve etkin ulaşım kanalının Erenler Belediyesi İletişim Merkezi (ERBİM) olduğunu belirtti. Ayrıca belediyeye nasıl ulaşılacağının da detaylarını veren başkan Dinç, “Belediyemizin İletişim Merkezi ERBİM, 24 saat hizmet vermektedir. Vatandaşlarımızdan en büyük talebimiz, ERBİM’e, 444 25 54 numarasını arayarak, whatsapp’tan ekleyip yazarak, belediyemizin sosyal medya hesaplarına mesaj atarak ya da yorum yaparak taleplerini iletmeleridir” ifadelerini kullandı. – SAKARYA

]]> https://www.haber60.com.tr/erenler-belediye-baskani-senol-dinc-halkla-iliskiler-calismalarini-acikladi/feed/ 0 Pendik’te Satın Alınan Otomobilde Kusur İddiası https://www.haber60.com.tr/pendikte-satin-alinan-otomobilde-kusur-iddiasi/ https://www.haber60.com.tr/pendikte-satin-alinan-otomobilde-kusur-iddiasi/#respond Wed, 08 May 2024 22:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30837 Pendik’te yaşayan Uğur Can adlı vatandaş, Kartal’daki bir bayiden sıfır kilometre aldığı otomobiline şüphe üzerine ekspertiz incelemesi yaptırdı. İncelemede aracın boyanmış olduğunu, kaportasında işlem yapıldığını ve vidalarında oynama olduğunu tespit ettiğini ifade eden Can, bayinin aracın değişimini kabul etmemesi üzerine olayı yargıya taşıdı.

Pendik’te yaşayan Uğur Can, Kartal’da bulunan Öztek adlı bayiden Peugeot marka bir otomobili 1 milyon 135 bin TL’ye satın aldı. 29 Ocak’ta otomobilini teslim alan Can, bir gün sonra otomobilinde boya kabarıklıkları olduğu gerekçesiyle aracı ekspertize götürdü. Ekspertiz raporlarında iddiaya göre otomobilinin sonradan boyanmış olduğunu, kaportasındaki vidalarda oynanma olduğunu ve kaportanın bazı bölgelerinde işlem yapıldığını tespit etti. Bunun üzerine bayiye giden Can, aracının kusurlu olduğunu belirterek değişim talep etti. İddiaya göre bayi yetkilileri aracın kusurlu olmadığını, değiştirilmeyeceğini ve müşterinin bu durumdan dolayı değer kaybı yaşamayacağını belirtti. Bunun üzerine Uğur Can olayı yargıya taşıdı. Firma yetkilileri ise basın mensuplarına olaya ilişkin açıklama yapmayacaklarını belirtti.

“Ekspertiz sonucunda aracımda kusurlarla karşılaştım”

Olayla ilgili konuşan Uğur Can, “Ben bu aracın Aralık ayında ödemesinin büyük bir kısmını yaptım. Bana yaklaşık 1 buçuk ay sonra 29 Ocak’ta bana teslim edildi. Akşam 16.00 sıralarında teslim edildiği için o anın heyecanı ile aracı dikkatli bakmadan teslim aldım. Herhangi bir kusur olduğunu düşünmedim. Sabah arabaya binerken boya pütürcüklerinden kuşkulandım ve bayinin yakınındaki bir ekspere götürdüm aracımı. Ekspertiz sonucunda aracımda kusurlarla karşılaştım. Bayiye götürerek kusurları gösterdim fakat sadece aracının boya mikron değerleri ile ilgilendiler. Bunları fotoğrafladılar ve genel merkeze ileteceklerini söylediler. Konuyla açıkçası ilgilenmediler. Aracın değer kaybı olmayacağını mağdur olmamam için de firmadan resmi bir yazı talep edileceğini, değer kaybı oluşturmayacağını söyleyerek süreci geçiştirdiler. Kendilerinden değişim talep ettim fakat satış sorumlusu bu araçta herhangi bir kusur olmadığını direterek süreci genel merkeze postaladılar ve süreci yavaşlattılar” dedi. Can şöyle devam etti:

“Aracın kaportasındaki bütün vidalarla ciddi derecede oynanmış, arka kaportayla derin şekilde oynanmış, aracın kaportasında ayar işlemi yapılmış, yer yer eziklikler söz konusu. Eksper raporunda boyalı olarak görünüyor. Boya mikron kalınlığı sadece kaputta 250’yi görmekteyken bagajda 360’ı çamurluklarda 50-80 arası değişiyor. Yani aracın genelinde bir boya kusuru var. Ben raporu elime aldım, bayiye bu kusurları gösterdim. Fakat bayi olayı sadece genel müdürlüğe iletmemi söyledi. Yaklaşık 4 hafta kadar genel merkez beni oyaladıktan sonra ‘araçta herhangi bir sorun yoktur’ şeklinde tarafıma dönüş yapıldı. Ben hukuki süreci başlattım, dava yoluna gittim. Arabuluculuk süreci oldu, avukatım değer kaybı talep etti. Fakat bayi avukatı, bunda bir kusur olmadığını savundu. Sonuç alamadık, dava yoluna gideceğim. Ben aldığımda fiyatı 1 milyon 135 bin TL idi. Tarafıma şeffaf bir satış yapılmadı. Öncelikle bu aracın kusursuzu ile değiştirmelerini talep ettim, fakat bayi bu duruma yanaşmadı. Kendilerinden aracı değiştirmelerini talep ediyorum fakat sonuç olumsuz olacağından dolayı dava yoluna gittim” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/pendikte-satin-alinan-otomobilde-kusur-iddiasi/feed/ 0
Ezgi Apartmanı Davası Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-devam-ediyor/#respond Sat, 04 May 2024 21:09:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30363 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) – Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin ikisi tutuklu, biri tutuksuz, ikisi firari 5 sanığın yargılanmasına devam edildi. Geç saatlere kadar süren duruşmada, mahkeme firari sanıklar hakkında istenen kırmızı bülten talebini reddetti. Duruşma sonrası ANKA Haber Ajansı’na konuşan Nurgül Göksu, “Benim çocuklarımın ve Ezgi Apartmanı’nda hayatını kaybedenlerin hiç kıymeti yok muydu? Her duruşma sonrasında yavrularımın yanına gidiyorum orada sıralı yatıyorlar. Taleplerimiz şimdilik reddedildi. Ama ben yavrularıma söz vermiştim, onların adaleti için elimden gelen her şeyi yapacağım. Sonuna kadar mücadele edeceğim. İstediğim tek şey adalet.” dedi.

Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, tutuklu sanık Mehmet Tekin ve tutuksuz sanık Yakup A. ile müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık Ertan Danacı, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

İnşaata kullanım izin belgesini veren tanık F.Y duruşmada dinlendi. F.Y., “Kahramanmaraş Belediyesi’nde 1985 ve 2005 yıllarımda görev yaptım. İmar ve harita mühendisi olarak görev de yaptım. O yıllarda inşaatların yapımı sürecinde yerinde kontrol yapılmıyor ancak şikayet edilirse denetimler yapılıyordu Ezgi apartmanında aynı prosedür uygulandı” diye konuştu.

BİR SONRAKİ DURUŞMA 12 TEMMUZ’DA

Duruşmada sanıklar suçlamaları kabul etmedi, tahliye ve beraat talebinde bulundu. Müşteki avukatları ise Ezgi Apartmanı’nda faaliyet gösteren pastane yetkilisi firari sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in yakalanması için “kırmızı bülten” çıkarılmasını talep etti.

Sanık avukatlarından Ersan Şen de Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in kiriş ve kolon kesmediğini savunarak sanıkların yakalama kararının kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti savunmaların ardından Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel hakkında “kırmızı bülten” çıkarılması talebini reddetti. Sanıkların tutukluluk halinin devamına, eksik hususların giderilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı 12 Temmuz’a erteledi.

“KIRMIZI BÜLTEN’İN DEVLETE MALİYETİ NE KADAR?” SORUSU

Duruşma sonrası ANKA Haber Ajansı’na konuşan Ezgi Apartmanı’nda oğlunu, gelinini ve 6 aylık torununu kaybeden Nurgül Göksu, “Sanık avukatlarının yıpratıcı tavırlarına rağmen ben de evlatlarım için oradaydım. 8 aydan bu yana firari olan sanıklar için kırmızı bülten talep ettik çünkü bu insanların yurt dışında ticari bağlantıları var, yurt dışında birçok şubeleri var. Sanık avukatlarından Ersan Şen, ‘Kırmızı bülten talebinin devlete maliyeti ne kadar biliyor musunuz?’ diye bir cümle kurdu. Bu beni derinden etkiledi. Benim çocuklarımın ve Ezgi Apartmanı’nda hayatını kaybedenlerin hiç kıymeti yok muydu? Her duruşma sonrasında yavrularımın yanına gidiyorum orada sıralı yatıyorlar. Taleplerimiz şimdilik reddedildi. Ama ben yavrularıma söz vermiştim, onların adaleti için elimden gelen herşeyi yapacağım. Sonuna kadar mücadele edeceğim. İstediğim tek şey adalet.” dedi.

876 YIL HAPİS CEZASI İLE YARGILAMA

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklardan apartmanda faaliyet gösteren pastanenin yetkilisi firari sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden tutuklu sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez “olası kastla kasten öldürme” ve “olası kastla kasten yaralama” suçlarından 700 yıl 4 aydan 876 yıl 6 aya kadar, tutuksuz sanık apartmanın müteahhidi Yakup Aktaş ve tutuklu sanık fenni mesulü Mehmet Tekin hakkında ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 8 aydan 22 yıl 5 aya kadar hapis cezası talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ezgi-apartmani-davasi-devam-ediyor/feed/ 0
Gazeteci Meslek Örgütleri 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı Kutladı https://www.haber60.com.tr/gazeteci-meslek-orgutleri-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/ https://www.haber60.com.tr/gazeteci-meslek-orgutleri-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/#respond Wed, 01 May 2024 22:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30037

Haber: NİSANUR YILDIRIM/ Kamera: DURSUN ALKAYA

(ANKARA) – Gazeteci meslek örgütleri de 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlamak için Tandoğan Meydanı’ndaydı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Kıvanç El, “Bizim talebimiz basınının daha özgür bir şekilde Anayasa’ya getirilen sansür düzenlemesinin uygulanmadan, yeniden bir düzenleme yaparak özgür basın sisteminin kurulmasını talep ediyoruz” dedi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, “Gazeteciler de işçi ve giderek fakirleşiyorlar. Gazetecinin maaşının en az iki asgari ücret olmasını talep ediyoruz. Haberleri yaptıktan sonra markette alacaklarımızın fiyatını düşünmek istemiyoruz. Bunu düşünmeden haber yapmak istiyoruz” diye konuştu.

Ankara’da 1 Mayıs İşçi Bayramı, binlerce yurttaşın katılımıyla Tandoğan Meydanı’nda kutlandı. Binlerce emekçi AKM’den Tandoğan’a yürüdü. Gazeteci meslek örgütleri de gazetecilerin ve gazeteciliğin haklarını savunmak için alandaydı.

ÇGD Başkanı Kıvanç El, şunları söyledi:

“ÖZGÜR BASIN SISTEMİNİN KURULMASINI TALEP EDİYORUZ”

“Bizim için 1 Mayıs’ın önemi biraz daha farklı. Biz artık basın özgürlüğü konusunda hükümetten, son siyasal iklimin de çerçevesinde bazı adımlar atmasını bekliyoruz. Çünkü bu halk baskı oldukça ceza kesmeyi yerel seçimde gösterdi. Basının önemini de bu süreçte gördük. Onun için de buraya, 1 Mayıs’a  çağrı yaptık sesimizi duyurmak için. Hava şartlarına rağmen yoğun bir katılım var. Bizim talebimiz çok basit. Basınının daha özgür bir şekilde Anayasa’ya getirilen sansür düzenlemesinin uygulanmadan, yeniden bir düzenleme yaparak özgür basın sisteminin kurulmasını talep ediyoruz.

“TAKSİM’E ÇIKANA KADAR BU MÜCADELE ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA DA SÜRECEK”

Taksim tüm emekçiler için bir simge. Bu konuda hükümetin direnişini anlamak mümkün değil. Taksim halkın, emekçilerin meydanı olsun deniyor. Çok basit bir talep. Güvenlik önlemleri alınır ve yapılır. Bunu bir kavga, inatlaşma, -her alanda olduğu gibi, sadece Taksim değil- toplumun taleplerine ‘Aman izin vermeyelim’ yaklaşımıyla davranılıyor. Evet, vazgeçilmiş ne yazık ki. Ama biz üyelerimize de çağrı yaptık, Taksim’e gidilmesi noktasında. Bu süreçte birçok gazeteciye de birçok müdahale olmuş, polis tarafından sert müdahaleler yapılmış. Bunları da ÇGD olarak kınıyoruz. Gazetecilerin orada görevlerini yaptığını bir kez daha hatırlatıyoruz ve Taksim’e çıkana kadar bu mücadele önümüzdeki yıllarda da sürecek. Hükümete de bu inadından vazgeçmesi çağrısını yineliyoruz.”

TGS Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, şöyle konuştu:

“HABERLERİ YAPTIKTAN SONRA MARKETTE ALACAKLARIMIZIN FİYATINI DÜŞÜNMEK İSTEMİYORUZ”

“Alanda olmamızın 3 tane gerekçesi var aslında. Birincisi: Gazeteciler de işçi ve giderek fakirleşiyorlar. Biz aslında temel olarak gazetecinin özgürce ve sağlıklı haber yapabilmesi için birinci şartın maaşının en az iki asgari ücret olmasını talep ediyoruz. İkincisi: Refah seviyemizin yükselmesini istiyoruz çünkü buralarda haberleri yaptıktan sonra markette alacaklarımızın fiyatını düşünmek istemiyoruz. Bunu düşünmeden haber yapmak istiyoruz. Üçüncüsü: 212 sayılı kanun çerçevesinde çalışmak istiyoruz. Bu artık giderek dayatılan bir çalışma koşulu haline getirildi, 212’siz çalışma koşulu. Bir televizyon kanalı çalıştırıyorsanız nasıl kamerasız çalışmayı göze alamıyorsanız, bunu düşünemiyorsanız gazetecinin de 212’siz çalışmasını düşünemezsiniz diyoruz ve tabii ki ifade özgürlüğünün ve basın özgürlüğünün korunmasını istiyoruz. Bu şartlar gerçekleşmeden özgürce haber yapılabileceğini, eleştirel düşüncenin özgüre yayılabileceğini düşünmüyoruz. Bunun için alanlardayız.”

Tartanoğlu, Saraçhane’de yaşanan polis müdahalesine ilişkin şunları söyledi:

“1 MAYIS’IN TAKSİM’DE, TANDOĞAN’DA, SIHHİYE’DE KUTLANMASININ İKTİDAR, BAKANLIK, BÜROKRASİ AÇISINDAN HİÇBİR FARKI YOKTUR”

“Burada sonuçta bütün örgütler bir çağrı yapıyor alanlara ve bir şekilde buradaki insanların da sağlıklarının korunması gerekiyor. Çağrıcı örgütlerden hiçbirisi burada bir kişinin burnunun kanamasını istemez ama eleştirinin yöneltileceği kesim polistir, İçişleri Bakanlığı’dır. Dün Taksim’e çıkmak isteyenleri marjinal olarak gösteren Cumhurbaşkanı’dır. 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasının, Tandoğan’da kutlanmasının, Sıhhiye’de kutlanmasının iktidar, bakanlık, bürokrasi açısından hiçbir farkı yoktur. Burada talep edilenler, atılan sloganlardır önemli olan ve bunlar zararlı içerikler değildir. İnsanlar kendi haklarını savunmak için buradalar. Haklarını nasıl savunduklarını göstermek için bir arada olduklarını göstermek için buradalar. Taksim de işçilerin, emekçilerin alanıdır. Yapılan bu açıklamaların yapıldığı her yer işçilerin alanıdır, çünkü sosyal hayat buralarda yaşanıyor bütün sorunları ve çözümleriyle beraber.”

ÇGD Ankara Şube Başkan Yardımcısı Mustafa Bildircin, şöyle konuştu:

“İKTİDARIN BİR TAKSİM ALERJİSİ OLDUĞU ÇOK AÇIK”

“Gazetecilik belki de mobbingin en görünür olduğu alanlardan biri. 212 sigortası yapılmayan, uzun saatler boyunca çalışmak zorunda kalan ve baskı altın -hem iktidarın hem de kurum içi baskı altında çalışmaya çalışan- gazeteciler bugün alanlarda haklarına sahip çıkıyorlar. ÇGD olarak buradayız; haklarımıza sahip çıkmak, emek ve dayanışma göstermek için. İktidarın bir Taksim alerjisi olduğu çok açık. Bu sene de taksimi yasaklayarak bu alerjisini ortaya çıkarttı ancak emekçiler Taksim’e girmekte direttiler. Meydanlar emekçilerindir, Taksim’in yasaklanması sembolik olarak bir şey ifade ediyor olsa da uzun vadede direnen emekçiler kazanacaktır.”

ÇGD Yönetim Kurulu üyesi Ceren Bayar ise şunları söyledi:

“UMARIM ÖNÜMÜZDEKİ SENE 1 MAYIS’I TAKSİM’DE HEP BİRLİKTE KUTLAYABİLİRİZ”

“Artık çalışma ve yaşama koşullarımız çok zor. Çok düşük ücretlerle çalışıyoruz pek çoğumuz, iş güvenliğimiz yok, pek çok işyerinde mobbinge uğruyoruz. Bunun yanı sıra haber yazma özgürlüğü konusunda da çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Sansürün, sansür yoksa otosansürün olduğunu biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte mücadele ederiz. Birlikte mücadele edersek sonuç alabiliriz. Bu yıl Taksim’e girmek konusunda güçlü bir istek ve inat vardı. Bu bir başlangıç, keşke biraz daha dirençli olup Taksim’e girilebilseydi. Umarım önümüzdeki sene 1 Mayıs’ı Taksim’de hep birlikte kutlayabiliriz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/gazeteci-meslek-orgutleri-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/feed/ 0 Niğde’de HAK-İŞ Sendikası 1 Mayıs’ta Taleplerini Sıraladı https://www.haber60.com.tr/nigdede-hak-is-sendikasi-1-mayista-taleplerini-siraladi/ https://www.haber60.com.tr/nigdede-hak-is-sendikasi-1-mayista-taleplerini-siraladi/#respond Wed, 01 May 2024 21:15:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29993 Niğde’de HAK-İŞ’e bağlı sendika üyeleri 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir araya gelirken; HAK-İŞ Niğde İl Başkanı Kadir Yenel sendikanın taleplerini sıraladı.

Ömer Halisdemir Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte konuşan HAK-İŞ Niğde İl Başkanı Kadir Yenel; sendika olarak taleplerini sıraladı. Yenel; “Bugün 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününde; 48 yıldır emeğimizin ve alın terimizin hakkı için, hayat pahalılığı ve yoksullukla mücadele edilmesi için, vergide adaletin sağlanması için ve sendikal örgütlülüğün artması için meydanlardayız. 76 yıldır Siyonist İsrail’in Filistinlilere yaptığı katliamları, işgalleri ve zulümleri tüm Dünya’ya haykırmak üzere alanlardayız. Değerli Emekçi Kardeşlerimiz, Bugün 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününde; vergide adaletin sağlanması, enflasyon, hayat pahalılığı ve yoksulluk ile mücadele edilmesi, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi, kayıt dışı istihdamın ve sosyal güvencesizliğin önlenmesi, emeklilerimizin asgari geçim şartlarının sağlanması, Kadın, genç ve engellilerin çalışma ve toplumsal hayata katılımlarının desteklenmesi başta olmak üzere taleplerimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz. HAK-İŞ, Türkiye ve Dünya Sendikal Hareketinde emeğin ve emekçinin bugünü ve geleceği için durmaksızın çalışmaya devam edecektir. HAK-İŞ, ülkemizin, bölgemizin, küremizin bütün mağdur ve mazlumlarına olan borcunu ödemek için kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir. Emeğin, emekçinin ve hak mücadelesinin gününde sosyal adalet, refah, güvenlik ve diyalog temelli taleplerimizi sıralıyoruz: kıdem tazminatı hakkı korunarak yeni güvencelerle geliştirilmelidir. emekli aylığı alt sınırının asgari ücret düzeyine yükseltilmesini talep ediyoruz. Belediye ve Belediye şirketleri dahil bütün kamu çalışanlarının Kamu Çerçeve Protokolü’ne dahil edildiği bir model talep ediyoruz. 696 sayılı KHK Kapsamı dışında kalan işçilerin kadroya alınabilmesine imkan sağlayacak bir düzenlemenin yapılmasını, kadroya geçen işçilerin tayin, becayiş gibi özlük haklarının tam olarak verilmesini istiyoruz. 6772 sayılı Kanun uyarınca Mahalli idarelerin iştiraklerinde veya şirketlerindeki işçiler için 52 günlük ilave tediyelerin ödenmesini istiyoruz. Büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerde çalışan üyelerimiz için yılbaşında talep ettiğimiz ek protokolün bir an evvel imzalanmasını istiyoruz. Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılarak, toplu pazarlık kapsamının genişletilmesini, sendikal hak ve özgürlüklerin daha ileriye taşınmasını talep ediyoruz. Aile yükümlülüklerini dikkate alan, adil bir vergilendirme sistemi, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik modeli ve vergi denetiminde etkinliğin artırılmasını talep ediyoruz. Kriz dönemlerinde gelir vergisi diliminin yüzde 10’a indirilmesini istiyoruz. Milli gelirden, ekonomik büyümeden ve refah artışından hak ettiğimiz payı almak istiyoruz. Emekçilerin enflasyona karşı ezdirilmemesini ve hayat pahalılığı ile yoksulluğa karşı korunmasını talep ediyoruz. İnsanı merkeze alan daha adil ve sürdürülebilir yeni bir model istiyoruz. Bireysel ve düzenli asgari gelir yardımı sisteminin kurularak, sosyal koruma sistemi güçlendirilmelidir. İş kazası ve meslek hastalıklarının yaşanmadığı bir çalışma hayatı talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Sendika üyeleri de “HAK-İŞ nerede biz oradayız”, “Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın HAK-İŞ” sloganları attı. – NİĞDE

]]>
https://www.haber60.com.tr/nigdede-hak-is-sendikasi-1-mayista-taleplerini-siraladi/feed/ 0
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan: Mesleğimiz tıkandı, nefes alamıyoruz https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskani-erinc-sagkan-meslegimiz-tikandi-nefes-alamiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskani-erinc-sagkan-meslegimiz-tikandi-nefes-alamiyoruz/#respond Fri, 26 Apr 2024 06:39:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29440 HABER: ESRA TOKAT KAMERA: ÜNAL AYDIN

(ANKARA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, yarın yapılacak “Büyük Savunma Mitingi” öncesi ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Sağkan, “Daha fazla kaybedecek zamanımız yok. Bizim mesleğimiz tıkandı. Bizim mesleğimiz artık nefes alamıyor, genç meslektaşlarımızın hayalleri yıkıldı, yerle bir oldular. O genç meslektaşlarımızın tekrar o cübbeyi onurla taşıyacakları bir düzeni hayata geçirmek zorundayız.” dedi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB), “Şiddete ve angaryaya karşı meslek onurunu ve emeği savunmak için” diyerek 27 Nisan’da Ankara Anıtpark’ta “Büyük Savunma Mitingi” düzenleyecek.

Miting öncesi ANKA Haber Ajansı’na konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, mitingin 3 temel başlığı olduğunu, bunların avukatların sosyoekonomik sorunları, şiddet ve yargı bağımsızlığı olduğunu söyledi.

Avukatların sosyoekonomik sorunlarını anlatan Sağkan, “Türkiye’de 190 bin avukat var. Şu anda 26 bin 800 stajyer avukat 1 yılda sisteme kayıt oluyor. Yani senede yaklaşık 20 binin üzerinde avukat meslek örgütlerimize kayıt yaptırıyorlar. Bu ihtiyacın çok daha ötesinde bir sayı. Bir ihtiyaç analizi yapılarak uzun vadeli planlamalarla maalesef Türkiye’de hukuk sistemi geliştirilmiyor. 92 tane fakültenin nitelik olarak büyük oranda da sıkıntılı olduğunu biliyoruz. Bu bahsettiğimiz nicelik problemi aynı zamanda hukukçu niteliğinin de düşmesiyle beraber vatandaşlarımızın da yaşadığı ciddi bir soruna da dönüşüyor. Temelde biz bu anlamda planlamanın doğru yapılması gerektiğini bundan sonra da fakültelerin ciddi bir akreditasyon kriterleri belirlenerek bu kriterleri taşımayanların YÖK tarafından öğrenci kabul etmesinin engellenmesi; bu şekilde avukat sayısının ülkedeki nüfus ve ekonomik potansiyelle orantılı bir şekilde ilerlemesine dönük bir planlamanın yapılmasını talep ediyoruz” dedi.

“TÜM MESLEKTAŞLARIMIZ AÇISINDAN MESLEK ONURUNA YAKIŞIR BİR EKONOMİK DÜZEN SAĞLANMASINI İSTİYORUZ”

190 bin avukatın yüzde 50’ye yakınının 0-5 yıl kıdemli avukatlardan oluştuğu bilgisini veren Sağkan, “Yani çok genç arkadaşlarımız asgari ücretle dahi çalışacak iş bulamıyorlar. Bürolarını açamıyorlar. Maalesef home ofis şeklinde evlerinde mesleği yürütmeye çalışıyorlar. Biz tüm meslektaşlarımız açısından meslek onuruna yakışır bir ekonomik düzenin sağlanmasını istiyoruz. Biz bu anlamda kamu hizmeti boyutumuzu yansıtan CMK ücretlerinin angarya olmaktan çıkartılarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile eşitlenmesi, adli yardım ücretlerinin zamanında ödenmesi, genç meslektaşlar bakımından genç girişimci prim desteklerinin daha makul seviyelere çıkartılmasını istiyoruz. Depremden etkilenen meslektaşlarımız hiçbir katkıdan faydalanamıyorlar. Depremde 9 binin üzerinde meslektaşımız evini ve bürosunu yitirdi. Esnaflar için krediler verilirken, KOSGEB imkanları sağlanırken avukatlara tek bir lira dahi imkan sağlanmıyor. Ancak o meslektaşlarımız deprem bölgesinde yurttaşlarımızın hakkını savunmaya, tüm zorluklara rağmen devam ediyorlar. Bizim tek bir derdimiz var. Hiç kimseden bir lütuf talep etmiyoruz, ‘başka meslek gruplarına tanınan ayrıcalıklar ve bize neden tanınmıyor’ demiyoruz. Biz avukat güçlü olmazsa yurttaşın çok güçsüz olacağını biliyor ve görüyoruz. Bu sebeple bu mesleğin onuruna, emeğimizin karşılığına yaraşır ücret politikalarının ve avukat sayısının belirlenmesindeki politikanın ivedi bir şekilde ortaya konulmasına yönünden taleplerimiz var.”

“AVUKATLAR ŞİDDETE HAYATIN HER ALANINDA AÇIK”

İkinci başlığın ise avukata dönük şiddet olduğunu kaydeden Sağkan, “Avukata şiddet vakaları son dönemde inanılmaz oranda arttı. Buna artık bir ‘dur’ denilmesi gerekiyor. Bizim Adalet Bakanlığı’na çok somut taleplerimiz var. Çok somut, madde madde yazdık. Haciz mahallerine giden araçlarda muhakkak bir kolluk görevlisinin zorunlu olarak bulundurulması. Avukatlar şiddete hayatın her alanında açık. Bizim iş yerimiz sadece adliye içleri değil. Biz dışarıda, emniyette, kollukta, cezaevinde, haciz mahallinde ve sokakta her yerde işimizi yapıyoruz ve şiddete çok açık bir meslek grubuyuz. Maalesef ki vatandaşın algısında müvekkille özgürleştirilen, davanın tarafı yerine konulan avukat meslek grubu haline döndük. Haliyle kamu spotlarıyla vatandaşın avukatın davanın tarafı olmadığının anlatılması gerekiyor. Avukata dönük şiddetin CMK 100. Madde kapsamında ‘Katalog Suçlar’a alınması gibi taleplerimizin artık ivedi olarak hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BİZİM MESLEĞİMİZ TIKANDI, ARTIK NEFES ALAMIYOR”

Sağkan şunları söyledi:

“Daha fazla kaybedecek zamanımız yok, bizim mesleğimiz tıkandı. Bizim mesleğimiz artık nefes alamıyor, genç meslektaşlarımızın hayalleri yıkıldı, yerle bir oldular. O genç meslektaşlarımızın tekrar o cübbeyi onurla taşıyacakları bir düzeni hayata geçirmek zorundayız. Sadece mitingle sınırlı kalmayacağız, bu taleplerimizin ısrarcı şekilde bundan sonra da takipçisi olacağız.”

“TEKRAR BU ÜLKEDE HUKUKA OLAN GÜVENİ TESİS ETMEK ZORUNDAYIZ”

Üçüncü başlığımız yargı bağımsızlığı. Tabii soyut gelebilir ancak hiç soyut değil. Türkiye’de hukuka olan güven azaldıkça avukata olan ihtiyacın da azaldığını, vatandaşın zihninde azaldığını görüyoruz. Çünkü ‘ne olursa olsun bu yargılamada avukat benim için hiçbir şey yapamaz’ algısı doğmaya başlıyor. Yargı bağımsızlığının altına çok şey ekleyebiliriz. Çok basit bir kira tahliye davasının bile 4 yıl 5 yıl sürdüğü; artık insanların hakkını aramak için hukuka gitmekten kaçındıkları ve kişinin kendi hakkını kendisinin aradığı sisteme büyük oranda zihinsel olarak yaklaşmanın varlığını da görüyoruz. Bu hepimizin sorumluluğu, yargının tüm bileşenlerinin sorumluluğu. Tekrar bu ülkede hukuka güveni tesis etmek zorundayız. Tabii Anayasa Mahkemesi kararına Yargıtay tarafından uyulmaması gibi çok ağır ihlallerin de hukuka olan güvenin sarsılmasında çok net etkisi olduğunu biliyoruz. O yüzden taleplerimizden birisi de yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığının gerçek anlamda sağlanması, içselleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması olacak.

“KİMSE ORTADA YOKKEN BİZ ADLİYE KORİDORLARINDA, CEZAEVLERİNDE OLUYORUZ”

Biz hep vatandaşlar için sokağa çıktık. İfade hürriyeti için, basın emekçileri için basın özgürlüğünü savunduk. Çünkü basın özgürlüğü sadece basın emekçisinin hakkı değil bizim de aynı zamanda haber alma hakkımızı içeriyor. Hep böyle baktık. ‘Herkes için adalet, adalet için avukat’ diyorduk şimdi ‘Avukat için de adalet’ diyoruz. Ben yurttaşlarımızın belirli bir vadede aslında iyi bir politika ortaya konulursa savunmanın önemini çok kısa zaman içerisinde zihinlerine yerleştirebileceklerine inanıyorum. Çünkü gecenin ikisinde bir insan gözaltına alındığı zaman, sabahın beşinde kapısını polis çaldığında herkesin aklına gelen ilk meslek grubu ‘aman avukatım gelsin’ oluyor. Biz orada oluyoruz sabahın beşinde kimse ortada yokken, biz emniyet müdürlüklerinde oluyoruz, biz cezaevlerinde, adliye koridorlarında… Buna rağmen şiddete uğruyoruz, hakarete ve tehdide uğruyoruz. Bu kadar özveri ile görev yapmamıza rağmen mesleğin itibarına dönük saldırılarla karşılaşıyoruz.

“AVUKATIN GÜÇLÜ OLMADIĞI YERDE VATANDAŞ DA GÜÇLÜ OLMAZ”

Bundan uzun yıllar önce ekonomik olarak gerçekten belirli bir insan onuruna yaraşır bir şekilde karşılığı olan bu meslek grubu son yıllardaki bu orantısız artış nedeniyle özellikle genç meslektaşlarımız bakımından maalesef ki yapılabilir bir iş olmaktan çıktı. İnsanlar üzerlerine giydikleri cübbeleri çıkartıp maalesef başka bir meslek bakmak zorunda kalıyorlar. Biz tekrar kişilerin hedeflerindeki avukatlığın Türkiye’de yapılabilir olmasını sağlamak istiyoruz. Avukatın güçlü olmadığı yerde vatandaşın da güçlü olmasından söz edemeyiz. Bu taleplerimizin dokunduğu, temas ettiği bir yerde bir şekilde muhakkak ki adalete ihtiyaç duyan Türkiye’deki tüm yurttaşlarımızdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-baskani-erinc-sagkan-meslegimiz-tikandi-nefes-alamiyoruz/feed/ 0
Ajda Model Bilezikler Moda Oldu https://www.haber60.com.tr/ajda-model-bilezikler-moda-oldu/ https://www.haber60.com.tr/ajda-model-bilezikler-moda-oldu/#respond Sat, 23 Mar 2024 22:45:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22706 SAMSUN (İHA) – Geniş ve gösterişli bileziklerin yerini zarif görünümü, inceliği ve dikkat çekmemesi ile ajda modeli bilezikler aldı.

Giyim ve teknolojide olduğu gibi ziynet eşyalarında da moda değişmeye başladı. Kadınlar eskiye nazaran gösterişli ve geniş bileziklerin yerine ince ve dayanıklı, modern bileziklere yöneldi. Bir kola 20 tane takılsa bile dikkat çekmeyen ajda model bilezikler, son dönemde kadınların vazgeçilmezi oldu.

“Ajda model bileziklere talep arttı”

Ajda medel bileziklere talep atmasının sebebinin moda ve gösterişsizlik olduğuna değinen Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, “Son dönemde ajda model bileziklere rağbet var. Ajda bilezik modeli 1970’li yıllarda oldukça meşhurdu. Bu bileziklerin özellikleri: Gösterişli değil, kolda yer tutmuyor, çok miktarda olmasına rağmen yan yana taktığınızda dikkat çekmiyor. Ayrıca geniş bileziklerden daha modern görünüyorlar. İnce ve sert olmasından dolayı modaya da uyuyor. Daha kibar ve zarif olduğundan çok tercih ediliyor. Kola takıp, çıkartması da oldukça kolay. Deforme olması zor olan bu ajda bilezikleri, deforme olursa da kolay düzeltiliyor. Ayrıca halk arasında ‘bozarken normal bilezikten daha karlı olurum’ düşüncesi var. Öyle bir durum söz konusu değil. Tüm bilezikler aynı fiyattan bozduruluyor. Geniş bileziklerden 10 tane yan yana taksanız kolunuzun tamamı doluyor ve çok göze batıyor. Ancak 10 ajda model bilezik, diğerinin 2 tanesi kadar bile yer kaplamıyor. Bu manada güvenlik anlamında da iyi oluyor. Özellikle son dönemde kadınlar ajda model bileziklere oldukça rağbet göstermeye başladılar. Altında bugün için moda olan bilezik türü ajda model bilezik” dedi.

“Merkezin açıkladığı fiyatlar ile kuyumcular arasında 200-250 TL fark var”

Resmi satış rakamları ile kuyumcuların altın satış fiyatlarındaki farkın nedenini de açıklayan Başkan Özman, “Bir kilo altında kiloda 6 bin dolar gibi bir fark var. Bu da gram altında 1 gramda yaklaşık olarak 200-250 TL arasında fark oluşturuyor. Yani merkezin açıkladığı resmi kurla serbest piyasadaki altın satışı arasında 200-250 TL gibi bir fark oluşuyor. Bugün itibari ile kuyumcularda 22 ayar bilezik 2 bin 403 TL’den, çeyrek altını 4 bin 360 TL’den, yarım altını 8 bin 720 TL’den, tam altını 17 bin 440 TL’den, gram altını da 2 bin 510 TL’den satışa sunuyoruz” diye konuştu.

“Kuyumcuların bile gram altına ulaşması son derece zorlaştı”

Artan talep karşısında piyasada gram altın bulmanın zorlaştığına da değinen Özman, “Gram altına talep seçim öncesinde oldukça arttı. Maalesef yüzük ve küpe satışımız yok ama gram altına ciddi anlamda talep patlaması var. Bu talebi, ürün karşılayamıyor. Biz kuyumcuların gram altına da ulaşması son derece zorlaştı. Altın ithalatına sıkılaştırmanın getirilmesi, altın üreten firmaların da daha çok 50 gramlık ürünler basması gram altına ulaşmayı zorlaştırdı. Piyasada olan gram altınlar da genelde yüksek gramajlı oluyor bu da talebi karşılayamıyor. Herkes almaya çalışırken, elinde gram altın olan vatandaşlar da bozdurmaya yanaşmıyor. 1 gram ve 5 gram altın piyasada çok az bulunurken, 10, 20 ve 50 gram altınlar bulunuyor. 20 kişi altın almaya geliyorsa bunun 1 kişisi 50 gram ve üzeri altın talep ediyor. Kalan 19 kişi 1 ve 5 gram almak istiyor. 20 gramın üstünde altın talep edene çok rastlamıyoruz” dedi. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/ajda-model-bilezikler-moda-oldu/feed/ 0
Mansur Yavaş, Sincan Şoförler ve Otomobilciler Odası’nı ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-sincan-soforler-ve-otomobilciler-odasini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-sincan-soforler-ve-otomobilciler-odasini-ziyaret-etti/#respond Sun, 03 Mar 2024 01:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14238

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Sincan Şoförler ve Otomobilciler Odası’nı ziyaretinde; “Bir yöneticinin önceliğinin kentinde yaşayan destek ihtiyacı olan ailelerin ayakta kalması, çocuğunun yeterince gıda alması, üşümemesi, çocuğunun mutlaka okula gitmesi için desteklerimiz var. Dolmuşçular için de şunu söylüyorum; halk otobüslerine verdik şimdiye kadar ama dolmuşçulara veremiyorduk. Hukuki bir görüş aldık. Sizler de öğrenci indirim yapıyorsunuz sizlere de destek olacağız. Nasıl ve ne kadar destek olacağımızı da yine oda başkanıyla görüşeceğiz” dedi.

ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Sincan Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İsa Yalçın ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Yavaş, şunları söyledi:

“BUNDAN SONRA DA YİNE KENDİ ARANIZDA ANLAŞTIĞINIZ MÜDDETÇE BİZ YENİ HATLAR, GÜZARGAHLAR HEPSİNİ VERMEYE HAZIRIZ”

“Geldiğimizden beri özellikle ulaşımla ilgili problemler seçimden bir buçuk yıl önce başladı. Seçimden sonra da hala devam ediyor. Devam etmesinin sebebi şu; maalesef kent merkezindeki özel halk otobüslerinin kendi aralarında kooperatife olan bir çekişmesi vardı. O zaman zaman taksi duraklarının yerleri, ulaşıma, ulaşım dairesine gelen okumaya bir sürü talep geldi. Şimdi bu taleplerde de biliyorsunuz bizden önce UKOME’de çoğunluk belediyedeydi. Orada bir kanun değişikliğiyle UKOME’de bizim çoğunluğumuz azaldı. Yerine göre oraya uygun bir talep geldiği zaman diğer grup yani bu karara karşı çıkacak grup kulis yapmak suretiyle UKOME’de bu kararları çıkarttırmıyor veya diğerinin aleyhine çıkarttırıyor. Ben hepsine şunu söyledim; Cenabı Allah’ın verdiği bir rızk var. Herkes o rızkı alır. Yani birinin engellemesi, birini artırmasıyla bu işler olmuyor. Ben ulaşım esnafının tümüne her zaman şunu söyledim; bir tane taşı yerinden oynattın mı kırk tane şikayet geliyor. Bu sefer öbür grup bizim zararımız var diye geliyor. Dedim ki; ‘Oturun, konuşun. Eğer anlaşarak ben de sizin lehinize daha çok para kazanacağınız bir talep var da siz anlaşırsanız dükkan sizin’ dedim. Ne istiyorsanız o taleplerin hepsi mutlaka yerine getirilecektir dedim. Bir sürü mahkeme kararları var, mahkeme kararlarını yerine getiriyoruz. Bir türlü bu iş rayına maalesef oturmuyor çünkü herkes ekmeğinin peşinde. Herkes ekmeğinin peşinde olduğuna göre bir diğerinin talebi bir diğer grubun ekmeğine mani olacaksa, ekmeğini azaltacaksa elbette bunları biz gündeme almamaya çalışıyoruz. ve inşallah uyum içerisinde bundan sonra da yine kendi aranızda anlaştığınız müddetçe biz yeni hatlar, yeni güzergahlar hepsini vermeye hazırız. Çünkü öyle hatlar var ki halk otobüsü, dolmuşlar, bizim otobüslerimiz aynı hatları kullanıyor, hepimiz zarar ediyoruz. Bunun hiçbir mantığı yok. Bunu da gelecek, çözecek bizleriz. Yan yana gelirsek çözeriz. Bize düşen esnaf arkadaşımızın rahat etmesi.

“VAR OLAN DURAKLARIN HEPSİNİ YENİLEYEBİLİRİZ. TAKSİ DURAKLARI DA DAHİL”

Şimdi Ankara’daki bütün taksicilerin kameralarını belediye olarak biz üstlendik. Bunun hepsini takacağız. Artık bekleme durumunuz falan yok. İnternet üzerinden anında fiyat güncellemeleri yapılacak. Bu konuda Ankara Esnaf Odası’yla, Şoförler Odası’yla anlaştık. Sizin için de aynısı geçerlidir. Var olan durakların hepsini yenileyebiliriz. Taksi durakları da dahil. Burada yaptık mı bilmiyorum ama Ankara merkezde 53 tane durağı yeniledik. Dolmuş duraklarıyla ilgili talepleri de yerine getirmeye hazırız. Sosyal tesis için Büyükşehir’e ait yer varsa ayrıca kamyon ve servisçiler için de Büyükşehir’e ait uygun bir yer varsa onu da düzenleyip sizin hizmetinize sunabiliriz.

Zabıta eksiğimiz vardı. Bize Çevre Bakanlığı 200 kadar verdi izin. Bir yandan da emekli olanlar oluyor. Yeni dönemde daha zabıta almak için tekrar Çevre Bakanlığı’na yazı yazacağız. Eğer Çevre Bakanlığı bu konuda da bize destek olursa zabıta sayısını artırmak suretiyle belli zabıtamızın sadece korsanla mücadelede konumlandırabiliriz. Siz de mobil uygulama üzerinden bir tuşla kendisine korsanı bildirirseniz anında işlem yaparız. Çünkü haksız bir rekabet var ortada. Herkes vergi verirken vergi vermeyen insanların korsan çalışıp da size zarar verdiği muhakkak. Bir pandemi dönemi geçirdik. Pandemi döneminde gördünüz hemen hemen çalışamayan esnafların hepsine bir şekilde destek olduk. Destek olmaya devam edeceğiz. Ben seçilmeden de söylemiştim; esnaf çocuğuyum, esnaf dostuyum diye. Çünkü Ankara’yı şu anda ayakta tutan sadece sanayiciler değil esnafımız, terzisi, marketçisi, manavı, dolmuşçusu ulaşımda çalışan esnaf. Tümünün ayakta kalması lazım.

“HUKUKİ BİR GÖRÜŞ ALDIK. SİZLER DE ÖĞRENCİ İNDİRİMİ YAPIYORSUNUZ SİZLERE DE DESTEK OLACAĞIZ”

Bir yöneticinin önceliğinin kentinde yaşayan destek ihtiyacı olan ailelerin ayakta kalması, çocuğunun yeterince gıda alması, üşümemesi, çocuğunun mutlaka okula gitmesi için desteklerimiz var. Dolmuşçular için de şunu söylüyorum; halk otobüslerine verdik şimdiye kadar ama dolmuşçulara veremiyorduk. Hukuki bir görüş aldık. Sizler de öğrenci indirim yapıyorsunuz sizlere de destek olacağız. Nasıl ve ne kadar destek olacağımızı da yine oda başkanıyla görüşeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/mansur-yavas-sincan-soforler-ve-otomobilciler-odasini-ziyaret-etti/feed/ 0 İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, kentsel dönüşüm taleplerini açıkladı https://www.haber60.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-taleplerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-taleplerini-acikladi/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:24:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8271 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandıracak talep ve beklentileri 16 başlık halinde açıkladı.

İTO’dan yapılan açıklamaya göre, Avdagiç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin konuk olduğu İTO Çalışma Toplantısı’nda kentsel dönüşümü hızlandıracak önerilerini paylaştı.

Açıklamada önerilerine yer verilen Avdagiç, İstanbul’da 1999 yılından önce inşa edilmiş yapı stokunun kullanım ömrü ve sağlamlığı ile ilgili “hızlı gözden geçirme” yapılması gerektiğini belirterek, “İstanbul’un kaybedecek değil 5 yılı, bir yılı bile yok. Çünkü Türkiye’nin GSYH’sinin üçte biri bu şehirde üretiliyor. Türkiye’nin ihracatının, dış ticaretinin, istihdamının, üretiminin kesintiye uğramamasını istiyorsak, İstanbul’u çok hızlı depreme hazırlamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

Avdagiç, İstanbul’u depreme hazırlama ve kentsel dönüşüm konusunda meslek komiteleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarından İTO’ya gelen talep ve beklentiler bulunduğunu kaydetti.

Şekib Avdagiç, kentsel dönüşümü hızlandıracak talep ve beklentileri 16 başlık halinde şöyle sıraladı:

“- Kentsel dönüşüm sürecinde ‘müktesep hakların korunması’ talebi en başta geliyor.

Otel, özel hastane, özel okul gibi yapıların tamamını kullanan işletmelerin, dönüşüm aşamasında imar hakkı anlamında mevcut gabari ve inşaat alanlarını muhafaza edebilmeleri dönüşüm sürecinin hayata geçirilebilmesi için çok önemlidir.

Küçük sanayi siteleri, iş merkezleri, sanayi yapıları ve fabrikalara da konuta verilen dönüşüm desteklerinin benzeri bir paketin ivedilikle devreye girmesi talebimiz var. Bu durumda belirtilen yapıların çok hızlı ve kamudan kaynak talep etmeden dönüşümünün önü açılacaktır.

Kentsel dönüşümde “Rezerv Yapı Alanı” uygulamasının gözden geçirilmesi talep ediliyor.

Aynı şekilde kentsel dönüşüm süreçleri ve otopark mevzuatı konusunda ilçe belediyelerinin farklı süreçler uygulanmasının önlenmesi isteniyor.

Bakanlığın “Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden” ve “İlk Evim, İlk İş Yerim” gibi çok olumlu olan proje uygulama süreçlerinin hızlandırılması talep ediliyor.

Afet riski olan tüm illerde ‘Afet Atıkları Yönetim Planı’ oluşturulmasını önemli buluyoruz. Burada bakanlık, yerel yönetimler, STK’lar ve akademisyenler ortak çalışmalı. Çünkü gerek kentsel dönüşüm, gerekse olası afet sonrası yıkılan veya yıkılacak binalardan çıkan atıklar, doğru bir şekilde değerlendirilmeli.

Yapı denetim firmaları UYDS sistemi üzerinden havuz yöntemi ile atanmaktadır. Yapılan son düzenleme ile birlikte bölgeleme çalışması yapılmış olmasına rağmen sorun tam anlamı ile çözülememiş, denetim ile ilgili problemler devam etmektedir. Ek bütçe talepleri, firma değişikliği talebi durumundaki sürenin uzunluğu öne çıkan problemlerdir.

Yapı denetim, beton ve laboratuvar firmalarının teknik ve mevzuata uygunluk yönünden denetlenmesi talep edilmektedir. Aynı şekilde beton santralleri ile ilgili denetimlerin artması, ürün kalitesinin korunması, taahhüt edilen betonun inşaat sahasına ulaşımının sağlanması önem arz etmektedir.

Kaçak yapı ile mücadele kapsamında, kaçak inşaatlara beton verilmesinin önlenmesi, verenlere müeyyide uygulanması talep edilmektedir. Bilhassa binalardaki taşıyıcı elemanların, dış etkenlerden ve yeraltı sularından kaynaklı olarak tahribata uğramaması amacıyla bina izolasyonlarının sıkı takibi talep edilmelidir.

İstanbul’da hafriyat ciddi bir sorundur. Çünkü mevcut döküm sahaları yetersiz, çalışma saatleri kısıtlı ve evrak süreçleri uzun. Bu üç sebep ciddi sıkıntılara yol açmakta ve bu konuda çözüm beklenmektedir.

Şehrin ihtiyacı olan ‘agrega’nın yakın kaynaklardan temini, beton ve inşaat maliyetlerine olumlu katkı yapacaktır. Bu konuda agrega üretim alanlarının daraltılması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaşanan problemlerin çözümü konusunda Bakanlığınızın desteği talep edilmektedir.

İmar hakkı transferinin, 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenerek yasal güvence altına alınması bekleniyor.

Güçlendirme ile ilgili cari yönetmelik halihazırda ihtiyacı karşılamamaktadır. Şubat 2023 depreminden sonra yeni düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

İnşaat ruhsat süreçleri uzun sürmekte, 6-9 ay arası süre almaktadır. İlçe belediyeleri bu süreçlerde farklı uygulamalar ve farklı harç ve vergi tahakkuk ettirmektedir. Belli konularda farklılık olması makul olsa bile bazı kalemlerde (örneğin teknik eleman harcı gibi) uygulama birliği sağlanabilmelidir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-ticaret-odasi-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-taleplerini-acikladi/feed/ 0
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kentsel dönüşüm sürecinde ‘müktesep hakların korunması’ talebi en başta geliyor https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-surecinde-muktesep-haklarin-korunmasi-talebi-en-basta-geliyor/ https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-surecinde-muktesep-haklarin-korunmasi-talebi-en-basta-geliyor/#respond Thu, 15 Feb 2024 08:45:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8201 İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Kentsel dönüşüm sürecinde ‘müktesep hakların korunması’ talebi en başta geliyor” ifadesini kullandı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin konuk olduğu toplantıda kentsel dönüşümü hızlandıracak önerilerini paylaştı.

İstanbul’da 1999 yılından önce inşa edilmiş yapı stokunun kullanım ömrü ve sağlamlığı ile ilgili ‘hızlı gözden geçirme’ yapılması gerektiğini belirten Avdagiç, “İstanbul’un kaybedecek değil 5 yılı, bir yılı bile yok. Çünkü Türkiye’nin GSYH’sinin üçte biri bu şehirde üretiliyor. Türkiye’nin ihracatının, dış ticaretinin, istihdamının, üretiminin kesintiye uğramamasını istiyorsak, İstanbul’u çok hızlı depreme hazırlamalıyız” diye konuştu.

Avdagiç, İstanbul’u depreme hazırlama ve kentsel dönüşüm konusunda meslek komiteleri ve ilgili STK’lardan İTO’ya gelen talep ve beklentiler bulunduğunu kaydetti.

Şekib Avdagiç, kentsel dönüşümü hızlandıracak talep ve beklentileri 16 başlık halinde şöyle sıraladı:

“Kentsel dönüşüm sürecinde “müktesep hakların korunması” talebi en başta geliyor.

Otel, özel hastane, özel okul gibi yapıların tamamını kullanan işletmelerin, dönüşüm aşamasında imar hakkı anlamında mevcut gabari ve inşaat alanlarını muhafaza edebilmeleri dönüşüm sürecinin hayata geçirilebilmesi için çok önemlidir.

Küçük sanayi siteleri, iş merkezleri, sanayi yapıları ve fabrikalara da konuta verilen dönüşüm desteklerinin benzeri bir paketin ivedilikle devreye girmesi talebimiz var. Bu durumda belirtilen yapıların çok hızlı ve kamudan kaynak talep etmeden dönüşümünün önü açılacaktır.

Kentsel dönüşümde “Rezerv Yapı Alanı” uygulamasının gözden geçirilmesi talep ediliyor.

Aynı şekilde kentsel dönüşüm süreçleri ve otopark mevzuatı konusunda ilçe belediyelerinin farklı süreçler uygulanmasının önlenmesi isteniyor.

Bakanlığın “Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden” ve “İlk Evim, İlk İş Yerim” gibi çok olumlu olan proje uygulama süreçlerinin hızlandırılması talep ediliyor.

Afet riski olan tüm illerde ‘Afet Atıkları Yönetim Planı’ oluşturulmasını önemli buluyoruz. Burada bakanlık, yerel yönetimler, STK’lar ve akademisyenler ortak çalışmalı. Çünkü gerek kentsel dönüşüm, gerekse olası afet sonrası yıkılan veya yıkılacak binalardan çıkan atıklar, doğru bir şekilde değerlendirilmeli.

Yapı denetim firmaları UYDS sistemi üzerinden havuz yöntemi ile atanmaktadır. Yapılan son düzenleme ile birlikte bölgeleme çalışması yapılmış olmasına rağmen sorun tam anlamı ile çözülememiş, denetim ile ilgili problemler devam etmektedir. Ek bütçe talepleri, firma değişikliği talebi durumundaki sürenin uzunluğu öne çıkan problemlerdir.

Yapı denetim, beton ve laboratuvar firmalarının teknik ve mevzuata uygunluk yönünden denetlenmesi talep edilmektedir. Aynı şekilde beton santralleri ile ilgili denetimlerin artması, ürün kalitesinin korunması, taahhüt edilen betonun inşaat sahasına ulaşımının sağlanması önem arz etmektedir.

Kaçak yapı ile mücadele kapsamında, kaçak inşaatlara beton verilmesinin önlenmesi, verenlere müeyyide uygulanması talep edilmektedir.

Bilhassa binalardaki taşıyıcı elemanların, dış etkenlerden ve yeraltı sularından kaynaklı olarak tahribata uğramaması amacıyla bina izolasyonlarının sıkı takibi talep edilmelidir.

İstanbul’da hafriyat ciddi bir sorundur. Çünkü mevcut döküm sahaları yetersiz, çalışma saatleri kısıtlı ve evrak süreçleri uzun. Bu üç sebep ciddi sıkıntılara yol açmakta ve bu konuda çözüm beklenmektedir.

Şehrin ihtiyacı olan ‘agrega’nın yakın kaynaklardan temini, beton ve inşaat maliyetlerine olumlu katkı yapacaktır. Bu konuda Agrega üretim alanlarının daraltılması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaşanan problemlerin çözümü konusunda Bakanlığınızın desteği talep edilmektedir.

İmar hakkı transferinin, 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenerek yasal güvence altına alınması bekleniyor.

Güçlendirme ile ilgili cari yönetmelik hali hazırda ihtiyacı karşılamamaktadır. Şubat 2023 depreminden sonra yeni düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

İnşaat ruhsat süreçleri uzun sürmekte, 6-9 ay arası süre almaktadır. İlçe Belediyeleri bu süreçlerde farklı uygulamalar ve farklı harç ve vergi tahakkuk ettirmektedir. Belli konularda farklılık olması makul olsa bile, bazı kalemlerde (örneğin teknik eleman harcı gibi) uygulama birliği sağlanabilmelidir.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ito-baskani-sekib-avdagic-kentsel-donusum-surecinde-muktesep-haklarin-korunmasi-talebi-en-basta-geliyor/feed/ 0
Zonguldak’ta sevgilisini ve iş arkadaşını öldüren kadının tedavi kayıtları bulunamadı https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-sevgilisini-ve-is-arkadasini-olduren-kadinin-tedavi-kayitlari-bulunamadi/ https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-sevgilisini-ve-is-arkadasini-olduren-kadinin-tedavi-kayitlari-bulunamadi/#respond Sun, 21 Jan 2024 08:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4405

ZONGULDAK’ta sevgilisi Güray Çakmak (46) ile Mustafa Kurt’u (43) öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Sevilay Kıral (30), ilk duruşmada psikiyatrik tedavi gördüğünü söyledi. Kıral’ın belirttiği 2 hastaneden evrak talep eden mahkeme heyetine, 2’nci duruşmada ‘tedavi kayıtlarına rastlanılmamıştır’ cevabı geldi. Sanık avukatı ise müvekkili ile görüşüp, tedavi gördüğü başka hastaneleri bildirebilmesi için süre talep etti.

Olay, 23 Şubat 2023’te Karaelmas Mahallesi Mustafa Aşçı Caddesi’ndeki evde meydana geldi. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) görevli 4 çocuk babası Mustafa Kurt, aynı kurumda çalışan ve TTK’ya ait müstakil lojmanda kalan, borç meselesi nedeniyle husumetli olduğu 11 yıllık iş arkadaşı Sevilay Kıral’ın evine gitti. İddiaya göre; Kurt ile Kıral ve sevgilisi Güray Çakmak arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile Kurt, sırtından bıçaklandı. Yardım çağırmak için dışarıya kaçmaya çalışan Kurt, kanlar içerisinde yere yığıldı. Kurt hastanede hayatını kaybetti, gözaltına alınan Sevilay Kıral ile sevgilisi Güray Çakmak tutuklandı. Sanıklar hakkında hazırlanan iddianamede; sevgililerin cinayetten önce plan yaptıkları, Kıral’ın cinayeti işlediği, Çakmak’ın da suça iştirak ettiği belirtildi. İddianamede, çift hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi ile dava açıldı. İlk duruşmada, sevgililer birbirlerini suçlarken, Güray Çakmak tahliye edildi, Sevilay Kıral’ın tutuklu yargılanmasına karar verildi.

Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2’nci duruşmaya; Sevilay Kıral, SEGBİS aracılığı ile katılırken, Güray Çakmak ile avukatlar salonda hazır bulundu. Kıral, ilk duruşmada psikiyatrik tedavi gördüğünü, bunun üzerine söylediği 2 hastanede evrak talep eden mahkeme heyetine, 2’nci duruşmada ‘Kıral’ın tedavi kayıtlarına rastlanılmamıştır’ cevabı geldi. Sanık avukatı, müvekkili ile görüşüp, tedavi gördüğü hastaneleri bildirebilmesi için süre talep etti.

‘SUÇ VASFI DEĞİŞECEKTİR’

Kıral’ın avukatı, “Müvekkilim hem psikolojik tedavi görüyor hem de olay günü sabahtan akşama kadar alkol alıyor. Bu kadar alkol alan birinin atılı suçu işlemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Evden çıkıp giderken sanık Güray, ‘Sevilay, sen ne yapıyorsun?’ demiş. Sevilay da ‘Korkma, şikayet etmez’ demiştir. Bu husus müvekkilimin kastının, öldürme olmadığını yaralama olduğunu göstermektedir. Kastı aşan durum söz konusudur. Bu nedenle suç vasfı değişecektir, müvekkilin tahliyesini talep ederiz” dedi. Olay günü telefondan 3 mesajın silindiğinin belirlendiğini vurgulayan Kıral’ın avukatı, ayrıca telefonun Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü’ne gönderilerek silinen mesajların tespiti yönünde araştırma yapılmasını talep etti.

HASTANE EVRAKI İÇİN SÜRE

Tutuksuz sanık Çakmak’ın avukatı ise olay günü el konulan cep telefonunun, müvekkilinin babasına ait olması nedeniyle iadesini talep etti. Savcı, Kıral’ın tutukluluk halinin devamını ve eksik hususların giderilmesi yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, Sevilay Kıral’ın avukatına sanığın psikiyatrik veya nörolojik tedavi gördüğü başka hastaneleri bildirmesi için süre verirken, hastanelerden de tedavi evrakının istenilmesine karar verdi. Sevilay Kıral’ın tutukluluğuna, Çakmak’ın telefonunun iade talebinin sonra değerlendirilmesine ve adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmedildi. Duruşma eksiklerin giderilmesi için ertelenirken, hastanelerden gelecek evraka göre sanık Kıral hakkında akıl sağlığı raporu istenecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-sevgilisini-ve-is-arkadasini-olduren-kadinin-tedavi-kayitlari-bulunamadi/feed/ 0
Konya’da Uyuşturucu Ticareti Nedeniyle Cinayet Davası https://www.haber60.com.tr/konyada-uyusturucu-ticareti-nedeniyle-cinayet-davasi/ https://www.haber60.com.tr/konyada-uyusturucu-ticareti-nedeniyle-cinayet-davasi/#respond Fri, 19 Jan 2024 09:00:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4202

KONYA’da aralarında uyuşturucu ticareti nedeniyle husumet olan Abdullah Atlı’yı (23) öldüren sevgililer Alparslan Arabacı (24) ve Rabia Tugay (22) ile onlara yardım eden Tuğçe Esen’in (22) tutuklu yargılandığı davada Cumhuriyet savcısı mütalaa verdi. Savcı sanıklar Alparslan Arabacı ve Rabia Tugay için ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası, Tuğçe Esen için ise ‘Yardım etmek’ suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep etti.

??????????????Olay, 31 Aralık 2022’de Meram ilçesi Ahmet Özcan Caddesi’nde meydana geldi. Ali Gönül (23), otomobiliyle arkadaşı Abdullah Atlı’yı sanayi sitesine götürmek için yola çıktı. Ahmet Özcan Caddesi’ne geldiklerinde araçtan inen Altı, çevreden tabancayla ateş edilmesiyle yaralandı. Yaralanan Abdullah Atlı, arkadaşı Ali Gönül tarafından otomobille Meram Eğitim Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Tedaviye alınan Atlı, kurtarılamadı. Olayın ardından bölgedeki mobese ve güvenlik kamera kayıtlarını inceleyen polis, Abdullah Atlı ile aralarında husumet bulunan ve 50 suçtan kaydı olan Alpaslan Arabacı, 2 suçtan kaydı olan sevgilisi Rabia Tugay ve Tuğçe Esen’i gözaltına aldı. Suçlarını itiraf eden şüpheliler, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

ATLI’YI NASIL ÖLDÜRDÜKLERİNİ ANLATTILAR

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan, ‘Ruhsatsız silah satın alma’ ve ‘Tasarlayarak adam öldürme’ suçlarından yargılanmaları talep edilen iddianame Konya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Tutuklu yargılanan Alpaslan Arabacı, Rabia Tugay ve Tuğçe Esen, 22 Haziran 2023’de görülen ilk duruşmada Abdullah Atlı’yı nasıl öldürdüklerini anlattı.

Duruşma salonunda bulunan Abdullah Altı’nın ailesine dönüp, özür dilediğini ve helallik istediğini belirten Alparslan ?Arabacı, “Rahmetliden 1-2 kez uyuşturucu aldım. Daha sonra benden 4 bin 500 lira alıp uyuşturucuyu vermedi. Paramı da geri vermedi. Rahmetli olaydan 4-5 gün önce evime gelip, bana silah doğrulttu ve küfretti. Ben de kendimi savunmak bir tabanca satın aldım. Olay günü ise onu yolda gördüm. Konuşmak için yanına gitmek istediğimde bir el silah sesi geldi. Rabia o sırada ateş etmiş, ancak ben Abdullah bana doğru ateş etti sandım. Hedef gözetmeksizin bir el ateş ettim. İsteyerek ya da tasarlayarak yapmadım” dedi.

Rabia Tugay ise savunmasında, “Abdullah, benim çocukluk arkadaşım. Alparslan ise benim sevgilim. İkisinin arasında uyuşturucu yüzünden husumet vardı. Olay günü Tuğçe bize arkadaşımla görüşeceğim dediği için gitmek istediği yere bıraktık. Eve dönerken Abdullah’la karşılaştık. Abdullah’ı durdurmak istedim ancak durmadı. Daha sonra ise korkutmak için hedef gözetmeksizin ateş ettim” diye konuştu.

Uyuşturucu kullandığını belirten Tuğçe Esen de “Konya’ya uyuşturucu almaya gelmiştim. Daha sonra Rabia ve Alpaslan ile birlikte aramızda para toplayıp, Aksaray’a uyuşturucu almaya gittik. O gece Abdullah bana tanışmak için mesaj attı. Daha sonra bana uyuşturucu vereceğini söyledi. Ertesi gün Abdullah’la buluşmak için evden çıktık. Beni yol üzerinde bilmediğim bir yerde indirdiler. Abdullah ile telefonla konuşurken bana ‘Rabia’nın elinde silah var’ dedikten sonra telefon kapandı. Daha sonra beni tekrar arabaya aldılar. Rabia ve Alparslan’ın elinde silah gördüm. ‘Niye öldürdünüz?’ diye sorduğumda, Alparslan bana ‘Adam olmayanın cezası yatılmaz’ diyerek cevap verdi. Ben onların yanına sadece uyuşturucu almak için gitmiştim. Tahliyemi talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

MÜTALAA’DA TASARLAMA YOK DENİLDİ

Tutuklu Alpaslan Arabacı, Rabia Tugay ve Tuğçe Esen’in yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu 3 kişinin yanı sıra, taraf avukatları ve öldürülen Abdullah Atlı’nın eşi Merve Atlı ve annesi Selda Harmankaya katıldı.

Mahkemede Cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Mütalaada, yeterli delil olmadığından tasarlama kastının olmadığı belirtildi. Ayrıca tutuklu sanıklar Alpaslan Arabacı ve Rabia Tugay için ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis, Tuğçe Esen için ise ‘Yardım etme’ suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep etti.

‘KIZIMA BAKAMIYORUM’

Tuğçe Esen mütalaaya karşı savunmasında, “4-5 yaşında bir kızım var. Annem hasta bakamıyorum. Çocuğumun babası cezaevinde olduğu için ona bakacak kimsemiz yok tahliyemi talep ediyorum.” dedi. Alpaslan Arabacı ve Rabia Tugay da tahliyelerini talep etti.

Mahkeme heyeti tahliye taleplerini reddederek, duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/konyada-uyusturucu-ticareti-nedeniyle-cinayet-davasi/feed/ 0
Otobüste Çay Servisi Sırasında Kaynar Su Dökülen Kadına 26 Bin 76 Lira Tazminat Ödenecek https://www.haber60.com.tr/otobuste-cay-servisi-sirasinda-kaynar-su-dokulen-kadina-26-bin-76-lira-tazminat-odenecek/ https://www.haber60.com.tr/otobuste-cay-servisi-sirasinda-kaynar-su-dokulen-kadina-26-bin-76-lira-tazminat-odenecek/#respond Sat, 13 Jan 2024 08:45:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3339 Şehirlerarası sefer yapan bir otobüste çay servisi sırasında üzerine kaynar su dökülen kadın yolcuya, firmanın 26 bin 76 lira tazminat ödemesine karar verildi.

Türkiye’de mahkemelerin, tüketici ve hizmet alanları korumaya yönelik verdiği örnek kararlardan biri İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) tutanaklarına yansıdı.

AA muhabirinin dava dosyasından derlediği bilgilere göre, olay, 16 Eylül 2017’de yaşandı. Antalya Kemer’den İzmir’e seyreden özel bir otobüs firmasında görevli muavin, çay-kahve ikramı yaparken yolculardan Melahat Köseoğlu’nun üzerine kaynar su döktü.

İkinci derecede yanık, 12 gün yatarak tedavi

Vücudunun sağ tarafının büyük bir bölümünde ikinci derecede yanık meydana gelen Köseoğlu, ambulansla kaldırıldığı hastanede 12 gün yatarak tedavi gördü. Tedavi masrafları eşi tarafından karşılanan Köseoğlu, taburcu edildikten sonra avukatı Seda Ballıkaya aracılığıyla otobüs firmasına maddi ve manevi tazminat talepli dava açtı.

İzmir 1. Tüketici Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde Köseoğlu’nun, otobüs firmasının ağır ihmal ve kusurları sonucunda yaralandığı, olayın ardından firmanın ilgisiz kalıp gayri ciddi davranışlarda bulunduğu, bunun da yolcunun acısını daha da artırdığı öne sürüldü. Firmanın bin 76 lira maddi, 50 bin lira da manevi olmak üzere 51 bin 76 lira tazminat ödemesi talep edildi.

Davalı firmanın cevap dilekçesinde ise, olayda bir kusurun olmadığı ve Köseoğlu’nun önce sigorta şirketine başvuru yapması gerektiği belirtilerek, davanın reddi istendi.

Dosyada uzmanlığına başvurulan bilirkişi, davacının 87 liralık bilet parası da dahil toplam talep edebileceği miktarın bin 76 lira olabileceğini bildirdi.

İlk karar: 8 bin 76 liralık tazminat ödensin

Davayı karara bağlayan tüketici mahkemesi, kişinin beden bütünlüğüne zarar geldiği, davacının manevi olarak zarara uğradığı ve davalı firmanın söz konusu olayda kusurlu olduğuna dikkati çekti.

Mahkeme bin 76 lira maddi ve 7 bin lira da manevi olmak üzere 8 bin 76 lira tazminatın, olay gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte firmadan alınarak davacı Köseoğlu’na ödenmesini kararlaştırdı. Mahkeme, talep edilen yüksek manevi tazminat beledinin haksız zenginleşmeye yol açabileceği gerekçesiyle bu kararı aldı.

Taraflar bu kararı, itiraz için üst mahkeme sayılan İzmir Bölge Mahkemesi’ne taşıdı.

Köseoğlu’nun avukatı Seda Ballıkaya, temyiz dilekçesinde; müvekkilinin psikolojik sarsıntı nedeniyle taşıma sistemine güveninin kalmadığı, kazayı üzüntüyle karşıladığı, tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak değil yaşanan ızdırabın karşılığı olarak talep edildiğini vurgulayarak, kararın Köseoğlu lehine bozulmasını istedi.

Davalı firma avukatının dilekçesinde ise davanın usulden reddi talep edilerek; şirketin personel seçerken gerekli özeni gösterdiği, karardan önce kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiği, mağdur Köseoğlu’nun sağlık masraflarının SGK tarafından karşılandığı, tazminat isteminin yerinde olmadığı iddia edildi.

“Manevi tazminat talebi haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı değil”

İtiraz başvurularını inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmadığına işaret etti.

Otobüste yolculuk yapan davacının, firma çalışanı tarafından üzerine kaynar su dökülmesi sonucunda vücudunda yanıklar oluştuğu ve uzun süre tedavi gördüğü olayda hiçbir kusurunun bulunmadığı bilgisini veren istinaf mahkemesi, bu hususlara göre ilk derece mahkemesince hükmedilen 7 bin liralık manevi tazminatın hak ve nefaset kuralları çerçevesinde bir miktar düşük kaldığı yorumunu yaptı.

Yerel mahkemenin kararını kaldıran istinaf, bin 76 lira maddi, 25 bin lira da manevi olmak üzere toplam 26 bin 76 liranın davacı Melahat Köseoğlu’na yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde hüküm kurdu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/otobuste-cay-servisi-sirasinda-kaynar-su-dokulen-kadina-26-bin-76-lira-tazminat-odenecek/feed/ 0
TBMM Dilekçe Komisyonuna Yüzlerce İlginç Başvuru Yapıldı https://www.haber60.com.tr/tbmm-dilekce-komisyonuna-yuzlerce-ilginc-basvuru-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-dilekce-komisyonuna-yuzlerce-ilginc-basvuru-yapildi/#respond Tue, 02 Jan 2024 08:27:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1957 TBMM Dilekçe Komisyonuna, evlilikte 25 yılını tamamlayan kadınların emekli olabilmesine imkan sağlanmasından her mahallede bir caminin nöbetçi olarak açık kalmasına ve gıda israfına neden olduğu gerekçesiyle serpme kahvaltının yasaklanmasına kadar yüzlerce ilginç başvuru yapıldı.

Vatandaşların parlamentoya ilettiği dilek ve şikayetleri inceleyen TBMM Dilekçe Komisyonuna 28. Yasama Dönemi’nin başladığı 15 Mayıs 2023 tarihinden itibaren 15 Kasım 2023’e kadar 5 bine yakın başvuru yapıldı. Komisyona kadınlardan gelen dilekçelerin sayısı 1453 olurken, erkekler 3 bin 501 dilekçe gönderdi.

Komisyona yapılan müracaatların yüzde 90’ı elektronik posta yoluyla, geri kalanları da elden, faks, posta ve milletvekilleri aracılığıyla gerçekleştirildi.

Dilekçe Komisyonu Başkanlık Divanı, gerçekleştirdiği 9 toplantıda, önceki dönemden devreden başvurularla birlikte toplam 12 bin 386 dilekçe hakkında karar verdi, 84 dilekçeyi ise mevzuata uygun olmaması ya da mükerrer olması sebebiyle işlemden kaldırdı. Diğer dilekçelerin incelemesi devam ediyor.

“Evlilikte 25 yılını tamamlayan kadınlara emeklilik hakkı tanınsın” başvurusu

Komisyona gelen dilekçeler arasında ilginç talepler de yer aldı.

Konya’da yaşayan M.E. isimli erkek, Komisyona başvurarak, evlilikte 25 yılını tamamlayan kadınların emekli olabilmesine imkan sağlanmasını talep etti.

TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanlık Divanının incelemesi sonucunda dilekçeye verilen yanıtta, söz konusu talep için Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik veya bazı alanlarda yeni yasal düzenlemeler yapılması gerektiği belirtilerek, “3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile TBMM İçtüzüğü’nün 116’ncı maddesi uyarınca dilekçe hakkında Komisyonumuzca başka bir işlem yapılamayacağına karar verildi.” ifadesi kullanıldı.

Başvurular arasında İsrail’in Gazze’deki saldırılarının durdurulmasına yönelik de birçok talep yer aldı.

Vatandaşlar Türkiye’nin İsrail’e nota vermesi, Filistin için gönüllü askerlik uygulaması başlatılması, İsrail’e ait tüm ürünlerin yasaklanması, İsrail Büyükelçiliğinin kapatılması, İsrail ile çifte vatandaşlığı bulunan Türklerin vatandaşlıktan çıkarılması ve Gazze için kan bağışı kampanyası başlatılması gibi talepler içeren dilekçelerle Komisyona başvuru yaptı.

Başvurular arasında kripto para piyasasındaki dolandırıcılıkla mücadele edilmesi, gıda israfına neden olduğu gerekçesiyle serpme kahvaltının yasaklanması, camilerden günün her saatinde istifade edilebilmesi için her mahallede bir caminin nöbetçi olarak açık kalması, yat sahiplerinden ek MTV talep edilmesi, sokaklarda kutlama organizasyonlarının yapılmaması gibi talepler dikkati çekti.

Bir vatandaş çeşitli bakanlıklar tarafından 1920-1929 yılları arasında çıkarılan bazı yönetmeliklerin Latin alfabesine çevrilmiş halini talep ederken ülkede yaşayan mucit insanların tespit edilmesi için birimler oluşturularak tespit edilen faydalı icatların kamu yararı için kullanılmasının sağlanması talebi de başvurular arasında yer aldı.

Komisyona gelen diğer bazı dilekçelerin konuları şöyle:

“İstanbul’daki site yönetimlerinin iş ve işlemlerinin denetlenmesine yönelik bir sistemin oluşturulması için yasal düzenleme yapılması, süresiz nafakanın kaldırılması, ???????devlet bankalarında çeyrek, yarım ve cumhuriyet altınının fiziki olarak alış ve satışının yapılabilmesi, İstanbul’daki trafik sorununun çözümü için farklılaşmış mesai saatlerine geçilmesi, fahiş ev kiralarına çözüm bulunması.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-dilekce-komisyonuna-yuzlerce-ilginc-basvuru-yapildi/feed/ 0