Bu ev Muhammadsobir Fayzov’un büyüdüğü ev. Fayzov, Mart ayında Moskova Crocus Belediye Salonu’nda en az 145 kişinin öldüğü gerçekleştirmekle suçlanan dört Tacik’ten biri.
Savcıların aktardığına göre, o zaman 19 yaşında olan Fayzov, konsere gidenleri vuran ve bıçakla saldıran ve ardından da binayı ateşe veren bir grubun parçası.
İran ve İstanbul’daki son saldırıların zanlıları aynı zamanda bazı Tacikistan vatandaşları. Diğer bazı Tacikler de Avrupa’da saldırı planladıkları şüphesiyle tutuklandı.
Uzmanlar, genç Taciklerin, Moskova saldırısının da arkasında olduğunu iddia eden IŞİD’in Afganistan merkezli kolu IŞİD- Horasan’a (IŞİD-H) çekildiğini söylüyor. Peki bunun sebebi ne?
Baba öğretmen, anne kütüphanede çalışıyor
BBC’nin ziyaret ettiği Fayzov’un ailesi medyaya konuşmak konusunda isteksizdi. Tacik polisi Fayzov’un annesini sorgulamak üzere emniyete çağırmış.
Fayzov beş kardeşin en küçüğü. Erkek kardeşlerinden birisi Fayzov’un iki yıl önce Rusya’ya gittiğini ve Moskova’nın kuzeydoğusundaki Teykovo kasabasında kuaför olarak çalıştığını anlatıyor. Dindar olmadığını söylüyor.
Babaanesi ise Fayzov’un büyük bir futbol taraftarı olduğunu dile getiriyor.
Cami imamı Saidrahman Habibov pek dindar görünmediğini belirttiği Fayzov’un bazen kardeşlerinden tespih satışlarına yardımcı olduğunu söylüyor.
Fayzov’un babası yerel okulda Rusça öğretmenliği yapıyor ve annesi de aynı okulun kütüphanesini işletiyor. Aile iyi tanınıyor.
Okul müdürü Abdulaziz Abdulsamadov, Fayzov’un matematiği çok sevdiğini ve doktor olmayı hayal ettiğini söylüyor.
Müdür, “Okuldan ayrıldıktan sonra aman aman bir değişiklik yaşamadıysa, böyle bir şey yaptığına inanmak mümkün değil” diyor.
32 yaşındaki Dalerjon Mirzoyev de dört zanlıdan bir diğeri.
Eşi ve dört çocuğuyla birlikte Duşanbe’nin hemen dışındaki bir başka köyde, Galakhona’da yaşıyordu.
Annesi Gulrakat, BBC’ye “Bir tavuğu bile kesemezdi, bir karıncayı bile incitemezdi” diyor.
Ailesi Mirzoyev’in on yıl boyunca yılın yarısında Rusya’da çalıştığını, en son Novosibirsk’te taksi şoförlüğü yaptığını belirtiyor.
Ağabeyi Ravshanjon da aşırılıkla suçlanıyor. Aile, Rusya’ya taşındığı 2016’dan beri Ravshanjon’dan haber alamadıklarını söylüyor.
Tacik yetkililer Mirzoyev’in Suriye’de IŞİD için savaşmaya gittiğini söylüyor. Bazı haberler onun 2020’de öldürüldüğünden bahsediyor.
Moskova saldırısıyla bağlantılı olarak suçlanan diğer iki kişi, 30 yaşındaki Saidakram Rajabalizoda ve 25 yaşındaki Fariduni Şemsiddin de Duşanbe yakınlarında yaşıyordu.
Mahkeme günü Mirzoyev ve Rajabalizoda’nın gözleri morarmış, Şemsidin’in yüzü ise fena halde şişmişti.
Görünüşe göre bilinci yerinde olmayan Fayzov ise vücuduna bir sonda bağlanmış halde tekerlekli sandalyedeydi.
Gözleri kapalıydı. Bir gözünü kaybetmiş ya da yaralanmış gibiydi.
Sorgularına ait görüntüler daha sonra Telegram’da paylaşıldı.
Videolardan birinde Rajabalizoda’nın kulağının bir kısmının kesildiği ve zorla ağzına sokulduğu görülürken, bir fotoğrafta da Şemsidin’e elektrik şoku verildiği görülüyordu.
Bir dizi ekonomik, siyasi ve tarihi faktör
Teksas A&M Üniversitesi’nde Orta Asya Uzmanı Dr. Edward Lemon, oğulları Irak ve Suriye’de IŞİD’e katılan Tacik ailelerin genellikle çocukları için “İyi bir çocuktu, dindar değildi ve başı hiç belaya girmedi” dediklerini söylüyor.
Lemon’a göre genç Taciklerin radikalleşmesi bir dizi ekonomik, siyasi ve tarihi faktörün bir araya gelmesiyle oluşuyor.
Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman kısa süre önce yaptığı bir konuşmada, sosyal ağlardaki “aşırılık yanlısı propagandanın” son on yılda IŞİD ve diğer silahlı gruplara katılan gençlerin sayısını artırdığını söyledi.
Rahman, bu süre zarfında binden fazla Tacik vatandaşının yabancı ülkelerdeki silahlı çatışmalarda öldürüldüğünü ve binlercesinin de kaybolduğunu söyledi.
IŞİD, 2014 yılında Suriye ve Irak’ta geniş toprak parçalarını ele geçirdi ve toplu katliamlar, insan kaçırma ve kafa kesme gibi vahşilikleriyle bilindi.
IŞİD’in 2019’da yenilgiye uğratılmasının ardından IŞİD-H yeni üyeler çekmeye başladı. IŞİD-Horasan’ın adı günümüzde Afganistan, İran ve Orta Asya’nın bir kısmını kapsayan eski bir bölgeye atfen kullanılıyor.
İslam sert koşullar altında uygulanıyor
Bu konuda genç Tacikleri etkileyen faktörlerden biri, Tacikistan’ın resmi dininin İslam ve Taciklerin de büyük çoğunluğu Müslüman olmasına rağmen ülkede İslam’ın sert koşullar altında uygulanıyor olması olabilir.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 1992 yılında Tacikistan İslami Rönesans Partisi liderliğindeki muhalefet ile Rahman liderliğindeki hükümet arasında bir iç savaş patlak verdi.
Rahman, 1997’deki barış anlaşmasının ardından cumhurbaşkanı olarak görevini sürdürdü.
Ancak Tacikistan İslami Rönesans Partisi giderek daha fazla baskı altına alındı ve marjinalleştirildi.
Hükümet 2015 yılında Tacikistan İslami Rönesans Partisi’ni terör örgütü olarak ilan etti.
Bugün ülkede İslam’ın siyasi biçimleri tamamen yasaklanmış durumda. Devletin idaresindeki camilerde imamlar maaşlarını ve Cuma vaazlarını doğrudan hükümetten alıyor.
Uzun sakal bırakmak, başörtüsü takmak yıllarca gayriresmi olarak yasaktı. Ancak Mayıs ayında resmen yasaklandı.
İslamcı blog yazarları milyonlarca takipçiye sahip
Aynı zamanda İslam’a kültürel alternatifler yaratmaya çalışan hükümet 2006 yılında sokakların Taciklerin İslam öncesi atalarının posterleriyle süslendiği bir “Aryan Uygarlığı Yılı” ilan etti. Cumhurbaşkanının kendisi de “Rahmonov” olan Ruslaştırılmış adını “Rahman” olarak değiştirdi.
2015 yılındaki bir makalesinde Dr. Lemon hükümetin “dine yönelik baskısının daha fazla vatandaşın radikal grupların kucağına itilmesine hizmet ettiği” sonucuna varmıştı.
Dr. Lemon, profil incelemeleri sonucunda, “yabancılaşma, marjinalleşme ve savunmasızlığın Tacik İslamcı militanları Suriye ve Irak’a gitmeye cezbettiğini” söyledi.
Artık pek çok genç Tacik, sosyal medyada yayılan bağımsız, siyasallaşmış ve çoğu zaman radikal anlatıları, devlet kontrolündeki İslam’dan ya da Aryan tarihinden çok daha çekici buluyor.
Tacikistan’daki İslamcı blog yazarları milyonlarca takipçiye sahip.
Bu isimler Gazze gibi duygusal konuları tartışıyor.
Bunların en radikalleri Cumhurbaşkanı Rahman’ı “gerçek inancın düşmanı” olarak adlandırıyor.
Yoksulluk da önemli bir faktör
Yoksulluk da bu meselenin bir parçası.
Tacikistan Orta Asya’nın en yoksul ülkesi ve yüz binlerce Tacik iş aramak için Rusya’ya gidiyor, genellikle de düşmanlığa ve önyargıya katlanarak kağıtsız işlerde çalışmak zorunda kalıyor.
Dr. Lemon, gençler için bunun ağır bir yük olduğunu ve pek çok göçmen işçinin teselli için kendilerini dine yönelirken bulduğunu söylüyor.
Bu durumda da aşırılık yanlısı mesajlara karşı savunmasız kalıyorlar.
Mart ayında IŞİD-H’nin propaganda dergisi Horasan’ın Sesi’nin Tacikçe ilk versiyonu Telegram’da yayımlandı. Dergide “Şehadete susadınız mı?” diye soruluyordu.
Dergi, Cumhurbaşkanı Rahman’dan “şeytan” olarak bahsetti ve Tacik liderin “İslam’a ihanet” olduğunu söylediği “Allah’sız rejimini” eleştirdi.
Rahman, bir resimde “Afganistan, Çeçenistan ve Suriye’deki savaşlarda masum Müslümanları öldürmekle suçlanan Rusya’nın bir kuklası” olarak tasvir ediliyor.
Dr. Lemon ve meslektaşları Tacikistan’dan IŞİD’e katılanların verisini tutuyor.
Çoğu, örgüte Rusya’da dahil edilen ve daha sonra başka ülkelere gönderilen göçmen işçiler olsa da aralarında orta sınıf erkekler, tıp öğrencileri ve devlet memurlarının çocukları da var. Bu kişiler genellikle Afganistan’a gidiyor.
Ülkeler için artan tehdit
Rusya’nın Dağıstan bölgesinde 23 Haziran’da iki kilise ve sinagoga düzenlenen saldırılardan İslamcı aşırılık yanlılarının sorumlu olup olmadığına dair spekülasyonlar vardı.
Ancak saldırıyı üstlenen olmadı.
Rus yetkililer, aralarında Dağıstan’ın Sergokalinsky Bölgesi Başkanı’nın üç akrabasının da bulunduğu beş saldırganın öldürüldüğünü açıkladı.
Ancak Rusya dışında da korkular artıyor.
Crocus saldırısının ardından IŞİD-H, Londra, Madrid, Paris ve Roma’nın resimlerine bakan suratı belli olmayan bir figürü gösteren bir görüntü yayımladı. Fotoğrafın altında “Moskova’dan sonra sırada kim var?” yazıyordu.
Geçtiğimiz Temmuz ayında Alman ve Hollandalı ajanlar Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan’dan birkaç kişiyi saldırı planladıkları şüphesiyle tutukladı. Aralık ayında da Tacikistan vatandaşı bir kişi Köln Katedrali’ne yılbaşı gecesi saldırı planladığı şüphesiyle Almanya’da tutuklanmıştı.
Moskova saldırısının ardından Fransa terör tehdidi seviyesini ” olağanüstü” seviyesine yükseltti. Paris Olimpiyat Oyunlarının için yaklaşık 45 ülkeden güvenlik uzmanı talep etti.
Diğer yandan son yıllarda örgüte Tacikistan’dan kişilerin katıldığı, düzenlenen operasyonlarda çok sayıda Tacik’in tutuklanmasından anlaşılabiliyor.
Türkiye’de Sarıyer Santa Maria Kilisesi’nde 28 Ocak’ta bir kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırıyla ilgili olarak tutuklananlar arasında bir Tacik de vardı.
Türkiye, Tacikistan vatandaşlarına uygulanan vize muafiyetini kaldırdı.
Kremlin, işkence iddialarına yanıt vermedi
NATO’nun Avrupa’daki eski yüksek komutanı Amiral James Stavridis, Crocus saldırısını “dünya için bir uyanış çağrısı” olarak nitelendirdi, tehdide karşı ABD’nin Rusya, Çin ve hatta Afganistan’daki Taliban ile işbirliği yapması çağrısında bulundu.
Ancak Ukrayna’daki çatışma ortak hareket etme ihtimalini zayıflatıyor.
Moskova, Crocus saldırısının Kiev tarafından planlandığı görüşünü savunuyor.
İlk duruşmanın ardından dört Tacik zanlı Mayıs ayında tekrar kamera karşısına çıktı.
Hepsi de saldırının Ukrayna’da planlandığını söyledi.
Ancak insan hakları grupları işkenceye dair belirtiler göz önüne alındığında ifadelerinin güvenilir kabul edilmemesi gerektiğini söylüyor.
Yerel basında çıkan haberlere göre Tacikistan Dışişleri Bakanı da tutuklananlara yapılan muamele ve genel olarak da ülkesi ve vatandaşları hakkında yaratılan “olumsuz izlenim” konusunda endişelerini dile getirdi.
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, işkence iddialarıyla ilgili sorulara yanıt vermedi.
Yeni duruşma için henüz bir tarih belirlenmedi.
Habere Sohrab Zia da katkı sundu.
]]>Bu koyun ırkı, kârlılığı ve iklim değişikliğine uyumuyla öne çıkıyor. Et üretimi ve uygun mera alanlarının azalması sorunlarıyla karşı karşıya olan bu Orta Asya ülkesindeki en gözde besi hayvanlarından.
18 yaşındaki Şapirov “Çok az su ve yayılma alanı olsa bile hızla kilo alıyorlar” diyor.
Hisar koyunu, yıllar süren aşırı otlatma ve küresel ısınma nedeniyle, tarım ve hayvancılığa uygun toprakların daralmasıyla yüzleşen Tacikistan’daki çiftçiler için potansiyel bir nimet ve tüketiciler için de bol bir koyun eti kaynağı.
Arkalarındaki iki yağ kütlesiyle kolayca ayırt edilebilen koyun ırkından 250 civarında hayvan, baharın ilk güneşli günlerinde Şapirov’un gözetiminde yayılıyor.
Şapirov “Bu koyunlar ortalama 135 kilo oluyorlar. Şu an kış sonu, şimdi o kadar ağır değiller ama hızla kilo alacaklar” diyor.
Neredeyse koyunlar kadar büyük bir beyaz Orta Asya çoban köpeği sürüye sahip çıkıyor.
Hisar koyununun en büyüklerinin ağırlığı 210 kiloya çıkabiliyor.
Hisar koyunları, toplam ağırlığının üçte ikisi kadar et ve yağ üretebiliyor. Bu oran, diğer birçok ırktan daha fazla. Bu özelliğiyle çiftçiler açısından çok kârlı bir seçenek olabiliyorlar.
Tacik Tarım Bilimleri Akademisi üyesi Şarafzon Rahimov “Hisarlar benzersiz bir ırk. Öncelikle ağırlıkları nedeniyle. Ayrıca bu koyunlar asla aynı yerde yayılmaz, dolayısıyla toprağın ekosistemini de geliştirirler” diyor.
Mera ararken 500 kilometre dolaşabiliyorlar ve bu sayede farklı mera alanları kendisini yenileyebiliyor.
Birleşmiş Milletler raporuna göre ülke topraklarının % 20’sinden fazlası tarım ve hayvancılık arazisi özelliğini kaybetti ve bu durum 18 milyon kişiyi etkiliyor.
800 bin kilometrekarelik alan, aşağı yukarı Türkiye’yle eşit.
Kurak topraklardan yükselen koz, kalp ve solunum hastalıklarına da yol açıyor.
Toprakları daha verimsiz hale gelirken, geçim kaynaklarını kaybeden çok sayıda çiftçi, ülke dışına göç ediyor.
Zorlu koşullarda yetiştirilebilen Hisar koyunları bu ortamda Tacikistan’da halkın büyük ilgisini çekiyor.
Irka adını veren Hisar Vadisi’ne uzanan yolun etrafındaki Tacik Cumhurbaşkanı Emomali Rahman’ı öven onlarca poster arasında, Hisar koyunlarının üç çeşidine ait altın renkli bir heykel var.
Bilim insanı ve yetiştirici İbrokhim Bobokalonov, başkent yakınlarındaki biyoteknoloji merkezinde, en büyük ve en kârlı koyunu yetiştirme umuduyla, en iyi genetik örnekleri topluyor.
Bobokalonov “Hisar koyununa talep sadece Tacikistan’da değil, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye, Azerbaycan, Çin ve ABD’de de büyüyor” diyor.
Hatta Hisar ırkı, bölgesel bir rekabeti de tetikledi.
Tacikistan, geçtiğimiz günlerde komşularını ırkı bozmakla ve daha da ağır koyunlar yetiştirmek için diğer yerel türlerle çiftleştirmekle suçladı.
Geçen yıl Kazakistan’daki bir tarım festivalinde 230 kiloluk bir Hisar koyunu Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi.
Kırgızistan’da da 210 kiloyu aşan koyunlar görüldü. Tacik yetiştiricilerse, yarışta öne geçmeye kararlı.
Bobokalanov, bacakları bağlı halde önündeki tartıda yatan koyunun önünde duruyor ve “Bu Mişa. Şu anda 152 kilo ve 15 bin dolar değerinde” diyor.
15 bin dolar Tacikistan’daki ortalama ücretle altı yılda kazanılabiliyor. Bobokalonov Mişa’yı önümdeki aylarda satmayı planlıyor.
“Umarım bu yazki yarışmaya kadar 220-230 kilo olacak. Sadece doğal ürünlerle, dopingsiz günde 800 gram alabilir” diyor.
2021’de Kazakistan’da bir Hisar koyunu 40 bin dolara satılmıştı.
Çiftçiler için Hisar ırkının kârlılığı çekici ama koyun aynı zamanda etinin tadı için de tercih ediliyor.
Koyun eti, Orta Asya mutfağının olmazsa olmazlarından.
Pazarda alışveriş yapan Umedjon Yuldaçev katılıyor.
“Bu koyun etiyle aklınıza gelen her türlü milli Tacik yemeğini yapabilirsiniz” diyor.
]]>Haklarında tutuklama kararı verilen zanlıların ciddi şekilde darp edildikleri görülüyordu.
İşkence içeren sorgulama anlarına ait videoların Rus güvenlik güçleri tarafından sızdırıldığı bildiriliyor. Şüphelilerden en az birine elektrik verildiğine yönelik haberler de çıktı.
Yüzünde büyük bir şişlik olan Şemseddin isimli saldırı şüphelisi, diğer iki vatandaşını saldırıya dahil etmekle de suçlanıyor.
25 yaşındaki Şemseddin’in ailesinin Tacikistan’da yaşadığı bölgeyi ziyaret ettim.
Ailenin evi, başkent Duşanbe’nin yaklaşık 40 km kuzeybatısındaki Loyob adlı bir köyde bulunuyor.
Bu köydeki gençler çoğunlukla tarım ve inşaatçılık yapıyor.
Köylüler, saldırının hemen ertesi günü, Tacik güvenlik güçlerinin köye geldiğini ve Şemseddin’in babasının sorguya götürüldüğünü anlatıyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir köylü, bana, Şemsiddin’in, Rusya’ya altı ay önce göç ettiğini söyledi.
Aynı köyden daha önce de çok sayıda kişi Rusya’ya çalışmaya gitti.
Birçok Tacik, ülkedeki düşük ücretlerden ve yüksek işsizlikten Rusya’ya giderek kurtulmaya çalışıyor.
Tacik yetkililere göre geçen yıl Rusya’ya 652 binden fazla kişi gitti. Ancak Rus yetkililer bu sayının milyonlar olabileceğini kaydediyor.
Aynı köylü Şemseddin’in üç ay sonra Rusya’dan Türkiye’ye gittiğini ve Mart ayı başlarında Rusya’ya döndüğünü söylüyor.
Birçok Tacik vize parası ödememek için bu yönteme başvuruyor.
Köyde konuştuğum kişiler, 25 yaşındaki Şemseddin’in böyle bir “terörist saldırı” gerçekleştirebileceğine inanmıyorlar.
Şemsiddin’in internette sorguya çekildiği görüntüleri izlediğini anlatan bir köylü, “Güvenlik memurları onu o kadar dövmüş ve işkence etmiş ki, Lenin’in öldürdüğünü bile söyleyebilirdi” diyor.
Rus güvenlik servisleri tarafından sızdırıldığı düşünülen üç dakikalık bir videoda, Şemseddin saçından tutularak bir askerin çizmesine bastırılıyor.
Rusça konuşan genç erkek, Moskova’daki saldırıyı 500.000 ruble (4.200 sterlin) karşılığında gerçekleştirdiğini söylüyor.
Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, saldırıyı “utanç verici ve korkunç bir olay” olarak tanımladı ve anne babalara çocuklarını radikal grupların etkisinde koruma çağrısı yaptı.
Rahman “Tacik ulusunun itibarını lekelemesine izin vermeyin” ifadesini de kullandı.
IŞİD, Moskova katliamının sorumluluğunu üstlendi ve kendi kanalları üzerinden olayın videosunu yayınladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, cihatçılara Batı ve Ukrayna istihbaratının yardım ettiğini iddia ediyor. Kiev yönetimi ise bu iddiayı “saçmalık” olarak tanımlıyor.
Tacik lider Rahman, saldırıyı kınamak için Pazar günü Putin’le telefonda görüştü ve konuşmada “Teröristlerin milliyeti, vatanı ve dini yoktur” mesajını verdi.
Ancak Rusya’da Orta Asya kökenli göçmenlere karşı sesler yükseliyor.
Putin’in önemli bir müttefiki olan Rus siyasetçi Sergey Mironov, “ulusal güvenliği güçlendirmek” için Orta Asya ülkelerinden gelen insanlara vize uygulanması çağrısı yaptı.
İŞİD Tacikleri nasıl örgüte katıyor?
Son yıllarda IŞİD’e katılan Tacik vatandaşlarının çoğu, Rusya’da çalışan göçmen işçilerden oluşuyor. Örgütün bu işçilere sosyal medya veya Telegram gibi mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla ulaştığı ifadelere yansıdı.
IŞİD’e katıldığını itiraf eden bazı kişiler sosyal medya üzerinden kendilerine para vaat edilerek yaklaşıldığını iddia etti.
Tacik hükümeti, örgütün en güçlü olduğu 2014-2016 yılları arasında IŞİD’e katılan 2 bin vatandaşının çoğunun Rusya’da örgüte katıldığını savunuyor.
Duşanbe merkezli düşünce kuruluşu Afganistan Araştırmaları Merkezi’’nin direktörü Kasım Şah İskandarov, Orta Asya ülkelerinden Rusya’ya giden göçmen işçilerin radikal grupların etkisine girmeye daha yatkın olduğunu düşünüyor.
İskandarov, IŞİD’in, hem Taciklerin hem de Rusların vizesiz seyahat edebildiği Türkiye’de örgüte üye kazandırmaya çalıştığını da savunuyor.
Göçmen işçiler Rusya’ya girdikten sonraki üç ay içinde oturma ve çalışma iznine başvurmaları gerekiyor. Bu iznin maliyeti yaklaşık 430 dolar.
Bazı göçmenler, üç aylık süre dolmadan Rusya’dan ayrılarak, giriş çıkış yapmak için Türkiye’ye gidiyor.
İskandarov, IŞİD’in ana üssünün Afganistan’da olduğuna ve birçok Tacik’in orada “beyninin yıkandığına” inanıyor.
Afganistan’ın rolü
Tacikistan’ın Afganistan’la sınırı bulunuyor.
Raporlar, Taliban’ın Ağustos 2021’de iktidarı yeniden ele geçirmesinden bu yana Afganistan’da IŞİD ve El Kaide gibi örgüt ve grupların varlığının güçlendiğini gösteriyor.
Birleşmiş Milletler’in konu ile ilgili raporunda, Afganistan’daki ‘terörist gruplar bölgesel güvenliği baltalayan bir faktör” olarak değerlendiriliyordu.
Tacikistan 6 eski Sovyet Cumhuriyeti ile birlikte bir askeri ittifak olan Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nün üyesi.
Rusya’nın girişimi ile kurulan ittifakta, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, ve yakın zamanda üyeliğini askıya alan Ermenistan yer alıyor.
Örgüt geçen ay, Tacikistan’ın güney sınırlarındaki IŞİD savaşçılarının sayısında bir artış gözlemlediğini açıklamıştı.
Askeri ittifaka göre, radikal gruplara ait eğitim kampları ağı genişliyor ve yabancı savaşçıların çoğunluğu Afganistan’ın Tacikistan sınırındaki kuzey bölgelerinde yoğunlaşıyor.
Tacik bağlantılı IŞİD saldırıları:
]]>Rusya’nın başkenti Moskova’da geçen hafta Cuma akşamı Crocus Belediye Salonu’na düzenlenen saldırının ardından, ülkedeki Orta Asyalı göçmenler darp edildiklerini, ırkçı saldırılar ve vandallığa maruz kaldıklarını anlatıyor.
140 kişinin öldürüldüğü Moskova’daki saldırıyı IŞİD üstlenmiş, yetkililer saldırıdan sorumlu olan dört Tacikistan vatandaşını yakaladıklarını duyurmuştu.
Saldırıyı düzenleyen dört kişinin yanı sıra gözaltına alınan diğer kişilerin de Orta Asya ülkelerinden olduğu açıklandı.
Moskova’daki Tacikistan Büyükelçiliği, saldırının ardından vatandaşlarına hafta sonu evden çıkmama çağrısı yaptı.
Rusya’daki göçmen işçilerin önemli bir kısmı Orta Asya ülkelerinden göç eden kişiler.
Özellikle de hizmet, ulaştırma ve inşaat sektöründe çalışıyorlar.
Pek çoğu bu saldırıdan önce de ayrımcılığa maruz kalıyordu.
BBC’ye konuşan Texas A&M Üniversitesi’nden Prof. Edward Lemon, “Sıklıkla yabancı düşmanlığı yapılıyor, bu göçmenler ikinci sınıf insan muamelesi görüyor” diyor.
2021’de Rusya’yı Eurovision’da temsil eden ve günümüzde de Birleşmiş Milletler’in sığınmacı ajansının iyi niyet elçisi olan Tacikistan doğumlu şarkıcı Manizha Sanghin “alçakça bir katliam” olarak nitelediği Moskova saldırısını kınarken, bunun ceremesini Taciklerin ve diğer Orta Asyalıların çekeceğini vurguladı.
Rusya İçişleri Bakanlığı’na göre ülkede, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’dan gelen 10,5 milyon göçmen var.
Bunların önemli bir kısmının da kayıtsız olduğu tahmin ediliyor.
Prof. Lemon’a göre sayının bu kadar yüksek olmasının nedenleri arasında Rusya’nın bu ülkelerden vize talep etmemesi olduğunu söylüyor.
Kendi ülkelerinde geçimini sağlayamayan insanlar için Rusya, çok az sayıda şanstan biri.
Tacikistan Büyükelçiliği’nin uyarılarının ardından hafta sonu Rusya’nın uzak doğusundaki Blagoveşçensk’te bir göçmenin sahip olduğu bir dükkan ateşe verildi.
Moskova’nın güneybatısındaki Kaluga kentinde de birkaç göçmen darp edildi.
Saldırının ardından Kırgızistan’dan Moskova’nın Şeremetyevo Havalimanı’na inen göçmenler iki gün boyunca bir odada gıda ve su verilmeden kilitli tutulduktan sonra ülkelerine gönderildiklerini anlattı.
Moskova’daki bazı taksi şoförleri de yolcularının, araca binmeden önce Tacik olup olmadıklarını sorduğunu söyledi.
Saldırının hemen ardından, Cumartesi’nin ilk saatlerinde göçmenlerin Telegram gruplarında büyüyen bir endişe hissediliyordu.
“Moskova’daki Tacikler” adlı Telegram grubunda bir üye “Zaten pek çok kişi Rus olmayanları sevmiyordu bir de başımıza bu çıktı” yazdı.
Tacik toplumunun ödeyeceği bedelden endişe eden bir diğer üye ise “Allahım lütfen saldırganlar Tacik değil de Ukraynalı olsun” ifadelerini kullandı.
Rus medyası Mediazona’ya konuşan ve göçmenlere karşılıksız olarak yardım eden Avukat Valentina Çupik, saldırıdan sonraki iki günde göçmenlerden 2 bin 500 şiddet olayı bildirimi aldığını söyledi.
Polis ülke genelinde göçmenlerin kaldığı yerlere baskın yaptı ve birkaç kişiyi gözaltına aldı.
Çupik, gözaltılar sonrasında 30 ayrı işkence şikayeti aldıklarını da ekledi:
“Bu sayılar her gün artıyor. Bazı Tacikler ülkeyi terk etmeyi düşünüyor.
“Bir grup Tacik vatandaşı da bana, onlara güvenli bir konaklama imkanı bulup bulamayacağımı sordu çünkü işçi evlerinde kalmaktan korkuyorlar.”
Çupik Rusya’da genellikle “yüzü Slavlara benzemeyen” göçmenlerin ayrımcılığa maruz kaldığını ve en büyük aşağılama ile şiddetin de sıradan insanlardan değil kolluk kuvvetlerinden geldiğini vurguluyor.
Geçen hafta Moskova’da düzenlenen saldırı durumu epeyce kötüleştirmiş olsa da Rusya’da göçmenlerin hayatında her zaman polis şiddeti vardı.
Her yıl Rus yetkililer göçmenlere kapsamlı operasyonlar düzenliyor, Orta Asyalıların işletmelerini, camilerini ve toplanma alanlarını basıyor.
Geçen yıl bu baskınlarda gözaltına alınan göçmenlerin 15 bininin sınır dışı edildiği açıklanmıştı.
Ocak ayında Yekaterinburg’daki bir baskında vatandaşlarının polis tarafından aşağılandığı bir videonun sosyal medyada yayılmasından sonra Kırgızistan ve Özbekistan hükümetleri, Rusya’dan soruşturma talep etmişti.
Fakat bu zor şartlara rağmen pek çok Orta Asyalı göçmenin Rusya’da çalışmaktan başka pek bir şansı yok.
Orta Asya’nın en yoksul ülkesi olan Tacikistan’da gayrı safi yurtiçi hasılanın yarısının ülke dışındaki vatandaşlarının yolladığı paralar oluşturuyor.
Prof. Lemon, Taciklerin bütün zorluklara rağmen Rusya’ya gitmeye devam etmesinin arkasında bu nedenin yattığını söylüyor.
Rusya’nın karmaşık göç yasaları sayesinde ülkeye bir kere yasal bir yoldan giren göçmen işçiler, daha sonra gerekli belgeleri olmadan kalmaya devam edebiliyor.
Öte yandan belgesiz göçmenler için hayat daha zor. İşverenleri tarafından istismar edilebiliyor, kötü şartlarda yaşamaya zorlanabiliyor ve sağlık sistemine erişemiyorlar.
Ayrıca gözaltına alınma riskiyle karşılaştıklarında yetkililere rüşvet ödemeleri gerekiyor.
Moskova saldırısının ardından bazı Rus siyasetçiler göç yasalarının sıkılaştırılmasını talep etti.
İçlerinden biri “göçmenler en küçük kabahatlerinde sınır dışı edilsin” dedi.
Fakat bunların gerçekleşmesi pek olası değil.
Zira Rusya da Orta Asyalı göçmenlerden faydalanıyor.
Ukrayna’daki savaş Rusya’da bir iş gücü açığına yol açtı ve milyonlarca iş gücünü kaybetmeyi göze alamazlar.
Öte yandan yıllar süren gerilim ve yabancı düşmanlığının ardından Rusya’daki göçmen toplulukları kaygılı.
Taciklerin Telegram grubunda bir kişi “Dikkatli olun dostlar” diyor ve ekliyor:
“Bu olayın ardından zor bir dönem bekliyor bizleri.”
]]>