Suriyeli – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 12 Jul 2024 22:54:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kılıçdaroğlu, Şiddetin Kabul Edilemez Olduğunu Vurguladı https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-siddetin-kabul-edilemez-oldugunu-vurguladi/ https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-siddetin-kabul-edilemez-oldugunu-vurguladi/#respond Fri, 12 Jul 2024 22:54:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38964

ESKİ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde önce darbedilip sonra bacağından vurulan CHP üyesi Şerafettin Bahadır’ı tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, “Bir belediye başkanımızın kazanması, arkasından yapılan sevinç gösterilerini olağan karşılamak lazım. Bir insana şiddet uygulamak, onun ölümüne yol açacak dozda şiddeti büyütmek asla doğru değildir” dedi.

CHP üyesi Şerafettin Bahadır’ın otomobili Pınarbaşı’nın önceki dönem MHP’li belediye başkanı Menduh Uzunluoğlu’nun kardeşi Ejder ve yeğeni Mehmet Uzunluoğlu tarafından durduruldu. Darbedilen Bahadır ardından tabancayla ayağından vuruldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Bahadır, sağlık ekiplerince Pınarbaşı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. İlk müdahalesi yapılan Şerafettin Bahadır, Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Olayın ardından Ejder ve Mehmet Uzunluoğlu gözaltına alındı. 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak, cezaevine konuldu.

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tedavisi devam eden Bahadır’ı ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Siyaseti hep iyilikte yarışma alanı olarak gördük. Benim düşüncem hep böyleydi ve hep böyle olmaya özen gösterdim. Siyasette şiddet olmamalı. Bir belediye başkanımızın kazanması, arkasından yapılan sevinç gösterilerini olağan karşılamak lazım. Şiddet olması hatta insanın ölümüne yol açacak dozda bir şiddeti asla kabul etmek mümkün değildir. Şerafettin Bey’i ziyaret ettim. Sağ olsun doktorlar ve bütün ekipleri gerekli özeni göstermişler. İyi durumda. Biraz daha yatacak ama iyi durumda olması bizim en büyük tesellimiz. Hayatını kaybetseydi bu gerçekten de büyük bir dram olacaktı. Akıl tutulması gibi bir şey. Bir insana şiddet uygulamak, onun ölümüne yol açacak dozda şiddeti büyütmek asla doğru değildir” diye konuştu.

SHP İDDİALARINA YANIT

Kılıçdaroğlu, Sosyal Demokrat Halkçı Partinin (SHP) kuruluşuna destek verdiği iddialarına ilişkin ise “Öyle bir şey yok. Bunların hepsi asparagas haberler” dedi.

‘HÜKÜMETİN SURİYELİLERİ KENDİ ÜLKELERİNE DÖNDÜRMESİ EN BÜYÜK ARZUMUZDUR’

Kılıçdaroğlu, Suriyeli sığınmacılar konusunda sorulan soruyu ise “Suriyelilerin Türkiye’ye yoğun olarak gelmesi en çok beni rahatsız etmiştir. Genel başkanlık yaptığım dönemde de bütün Suriyeli kardeşlerimizi 2 yıl içinde kendi ülkelerine göndereceğime dair söz verdim. Ama Suriyelileri kendi ülkelerine gönderirken Türkiye’nin saygınlığını koruyarak, insan onurunu koruyarak, onları göndereceğimizi söylemiştim. Burada iç çatışmalara yol açılması, Suriyelilere karşı şiddet uygulanması, Türkiye’nin itibarına darbe vurur. Türkiye’nin saygınlığına darbe vurur. Bu açıdan onu doğru bulmuyorum. Tam tersine hükümetin bu konuda izleyeceği tutarlı politikalarla Suriyelileri kendi ülkelerine döndürmesi en büyük arzumuzdur” diyerek yanıtladı.

‘ENFLASYON RAKAKMLARINI VATANDAŞLARIMIZ PAZARA GİTTİĞİNDE GÖRÜYOR’

TÜİK’in açıkladığı verilerin sorulması üzerine Kılıçdaroğluı, “TÜİK’in önüne giden ilk genel başkanım. Özellikle emeklilere, işçilere, memurlara, ücretle geçinenlere yapılan haksızlıkları TÜİK’in önünde dillendiren bir genel başkanım. TÜİK’in yaptıklarını asla doğru bulmuyoruz. Peki diyeceksiniz ki ‘kırılma nereden başladı?’ Kırılma, TÜİK’in başkanını Cumhurbaşkanı arzu ettiği zaman değiştirir diye bir kanun hükmünde kararnameyle elinden aldılar. TÜİK’in başkanı her an, her sabah ve her gün görevden alınabilecek bir pozisyona düştü. Dolayısıyla bu doru değildir. TÜİK saraydan gelen talimatlara göre karar alan, enflasyon rakamlarını bu çerçevede kamuoyu ile paylaşan bir kuruma dönüştü. İtibarı olmayan, saygınlığı olmayan kuruma dönüştü. Enflasyon rakamlarını zaten vatandaşlarımız pazara gittiği zaman görüyor. Alışveriş yaptığı zaman görüyor. TÜİK ne derse desin hayatın gerçeğini değiştiremez. Hayatın gerçeği yaşanan enflasyondur. Bu enflasyon karşısında da TÜİK’in yanlış bilgiyi kamuoyuna dayatmasıdır. Yanlış bilgiden yola çıkarak emeklinin, memurun ve asgari ücretinin maaşını düşük tutuyorsunuz. Dolayısıyla alt gelir grupları süratle ekonomik olarak kan kaybediyor” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-siddetin-kabul-edilemez-oldugunu-vurguladi/feed/ 0
9 soruda Türkiye’de yaşayan Suriyeliler https://www.haber60.com.tr/9-soruda-turkiyede-yasayan-suriyeliler/ https://www.haber60.com.tr/9-soruda-turkiyede-yasayan-suriyeliler/#respond Sat, 06 Jul 2024 00:33:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37473 Türkiye’de yaşayan Suriyeliler, son yıllarda kamuoyunun en fazla tartıştığı konular arasında yer alıyor.

2011 yılından bu yana özellikle de sosyal medyada Suriyelilerle birçok farklı bilgi paylaşılıyor.

Son olarak geçen hafta ardından Suriyelilerle ilgili sosyal medyada yoğun olarak bilgi paylaşımı yapıldı.

Bu bilgilerin bir bölümü gerçeği yansıtmazken bir bölümü de güncel verilerden oluşmuyor.

Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili merak edilenleri çeşitli kurumların verilerini kullanarak, teyitli olarak ve güncel bilgiler üzerinden bir araya getirdik.

Türkiye’de ne kadar Suriyeli yaşıyor?

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin sayısıyla ilgili en güncel verileri 27 Haziran 2024 tarihinde paylaştı.

Türkiye’ye gelmeye başlayan Suriyeliler, ülkede geçici koruma statüsüyle yaşıyor.

Göç İdaresi’nin verilerine göre Türkiye’de bu statüye sahip, kayıtlı 3 milyon 112 bin 683 Suriyeli bulunuyor.

Geçici koruma statüsüyle Türkiye’de bulunanlar dışında bir de ikamet izni ile Türkiye’de yaşayan Suriyeliler var.

Bu kesim, ekonomik durumu nispeten daha iyi olan Suriyelilerden oluşuyor.

Bu izinle Türkiye’de bulunan Suriyelilerin sayısı ise 76 bin 842.

Resmi verilerden anlaşıldığı üzere bunların yanında, düzensiz göçmen konumunda olan kayıt dışı Suriyeliler de oluyor.

Yasadışı giriş, giriş koşullarının ihlali, vizenin geçerlilik tarihinin sona ermesi, izinsiz çalışma veya yasadışı çıkış nedenleriyle, bulundukları ülkedeki hukuki statüden yoksun olan kişilere düzensiz göçmen deniyor.

Suriyelilerin geçici koruma statüsünden doğan haklarını kullanmaları için bu statüde kayıt yaptırmış olmaları gerekiyor.

Bu yüzden düzensiz göçmen olan Suriyelilerin, başka bir ülkeye yasadışı yollarla göçün de aralarında olduğu çeşitli hedeflerle hareket ettiği ve sayılarının kayıtlı olanlara kıyasla yüksek olmadığı düşünülüyor.

Göç İdaresi’nin verilerine göre 2024 yılında, 27 Haziran tarihine kadarki sürede 21 bin 387 Suriye uyruklu düzensiz göçmen yakalandı.

2014’te 24 bin 984, 2015’te 73 bin 422, 2016’da 69 bin 755, 2017’de 50 bin 217, 2018’de 34 bin 53, 2019’da 55 bin 236, 2020’de 17 bin 562, 2021’de 23 bin 468, 2022’de 45 bin 909, 2023’te 58 bin 621 düzensiz Suriyeli göçmen yakalanmıştı.

Suriyelilerin en çok ve en az yaşadıkları kentler hangileri?

İstanbul, ülkede en büyük Suriyeli nüfusuna sahip kent. Şehirde, 530 bin 506 geçici koruma statüsündeki Suriyeli yaşıyor.

İstanbul’u Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay, Adana, Mersin, Bursa, Konya, İzmir ve Ankara takip ediyor.

Gaziantep’te 429 bin 855, Şanlıurfa’da 272 bin 788, Hatay’da 257 bin 90, Adana’da 218 bin 220, Mersin’de 201 bin 521, Bursa’da 171 bin 457, Konya’da 121 bin 947, İzmir’de 119 bin 671, Ankara’da ise 89 bin 743 Suriyeli yaşıyor.

Türkiye’de en az Suriyelinin yaşadığı kent ise sadece 8 Suriyeliyi barındıran Hakkari.

Yine en az Suriyelinin yaşadığı kentlerden Tunceli’de 28, Bayburt’ta 34, Iğdır’da 63, Artvin’de 75 Suriyeli ikamet ediyor.

Yerleşik nüfusla karşılaştırıldığında Suriyelilerin en yoğun oldukları yerler nereler?

Yerleşik nüfusla kıyaslandığında Suriyelilerin en yoğun yaşadığı kent, Kilis.

Resmi verilere göre bugün Suriyeli nüfusu ile Kilis’teki il nüfusunu karşılaştırma yüzdesi 31,02.

Göç İdaresi’nin sitesindeki bu oran, şehrin toplam nüfusu içindeki Suriyeli oranını değil, o ilde yaşayan Türk vatandaşı sayısının yüzde kaçı kadar Suriyeli bulunduğunu gösteriyor.

Bu karşılaştırma yüzdesi Gaziantep’te yüzde 16,57, Hatay’da yüzde 14,27, Şanlıurfa’da yüzde 10,97, Mersin’de yüzde 9,42, Adana’da yüzde 8,77 ve Mardin’de yüzde 6,22.

Suriyelilerin nüfus yoğunluğunun en az olduğu şehir ise Hakkari.

Hakkari’de yaşayan Suriyelilerin nüfusu ile yerleşik kent nüfusunu karşılaştırma yüzdesi 0,00.

Bu oran; Tunceli ve Iğdır’da yüzde 0,03, Bayburt ve Erzincan’da yüzde 0,04, Giresun ve Gümüşhane’de yüzde 0,06, Sinop’ta ise yüzde 0,07.

Suriyelilerin yaş ve cinsiyet dağılımı nasıl?

Geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin 1 milyon 619 bin 328’i erkeklerden, 1 milyon 493 bin 355’i ise kadınlardan oluşuyor.

Yaş dilimi açısından çocuklar ve gençler Suriyelilerin çok büyük bir bölümünü oluştururken, 30’lardan sonra yaş ilerledikçe sayı düşüyor.

0 ile 18 yaş arasındaki Suriyelilerin sayısı, 1 milyon 562 bin 165.

19-24 yaş arasında 338 bin 72, 25-29 yaş arasında 311 bin 930, 30-34 yaş arasında 230 bin 809, 35-39 yaş arasında 195 bin 381 Suriyeli bulunuyor.

Yaşları 40 ila 49 yaş arasındakilerin sayısı 243 bin 595, 50 ila 59 arasındakilerin sayısı 138 bin 26.

Yaşı 60’dan büyük tüm Suriyelilerin sayısı ise 92 bin 705.

Bugüne kadar kaç Suriyeliye Türk vatandaşlığı verildi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Aralık 2019’da yaptığı açıklamasında 110 bin Suriyeliye vatandaşlık verildiğini söyledikten sonra, “Biz bu 110 bin vatandaşlığın dışında diğerleri için de bu vatandaşlık sürecini daha da artırma konumundayız. Niye? Çünkü bu insanlar, benim ülkemde kaçak, göçek yaşamasın. Vatandaşlık aldığı zaman herhangi bir kurumdan, kuruluştan işini bulsun, çalışsın” diye konuşmuştu.

Hükümet yetkilileri yıllar içinde dönem dönem bu konuda veriler paylaştı.

Son olarak ise İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 9 Kasım 2023’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Türk vatandaşı olan Suriyelilerin sayısının 238 bine yaklaştığını açıkladı.

Yerlikaya, “2023 Kasım itibarıyla Türk vatandaşlığını kazanan Suriyeli sayısı 237 bin 995, 18 yaşını dolduran Suriyeli sayısı ise 156 bin 987” diye konuştu.

Suriyelilere maddi yardım veriliyor mu?

Suriyeliler çeşitli kamu kurum ve kuruluşları üzerinden farklı yardımlardan yararlanabiliyor.

Çok amaçlı bir nakit yardım programı olan Sosyal Uyum Yardımı Programı (SUY) bunların en önemlisi.

Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen SUY programı kapsamında yardımlar, KIZILAYKART platformu üzerinden, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Türk Kızılay iş birliğinde iletiliyor.

Kızılay’ın Mayıs ayı verilere göre Türkiye’de 1 milyon 206 bin 179 yabancı SUY’dan yararlanıyor. Bu kişilerin çoğunluğu Suriyeli.

SUY kapsamında, yardım için uygun bulunan ailelere, Halkbank üzerinden Kızılay kart veriliyor ve ailede kayıtlı her fert başına ayda 500 TL yardım yapılıyor.

Bu, programın Kızılay tarafından finanse edildiği anlamına gelmiyor.

Program, AB Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları Birimi (ECHO) tarafından finanse ediliyor.

Kızılay kartlarının üzerinde hem Türkiye’nin hem de AB’nin bayrakları bulunuyor.

Yine AB tarafından finanse edilen Tamamlayıcı Sosyal Uyum Yardımı (T-SUY) ise “iş gücüne yönlendirilmeleri mümkün olmayan en kırılgan bireylerin temel ihtiyaçlarını onurlu bir şekilde karşılamalarını sağlamak üzere hazırlanan nakit temelli bir destek projesi” olarak tanımlanıyor.

Kızılay’ın sitesindeki verilere göre bu proje kapsamında da 376 bin 20 kişiye düzenli nakit yardımı yapılıyor.

Okul çağında çocukları olan ve maddi imkanı kısıtlı Suriyeli aileler, Yabancılara Yönelik Şartlı Eğitim Yardımı’ndan da (YŞEY) yararlanabiliyor.

Proje kapsamında sunulan nakit yardımlarla, çocukların okula erişimlerinin ve düzenli devam edebilmelerinin sağlanması amaçlanıyor.

Bu proje, AB’ye bağlı ECHO, ABD Nüfus, Mülteciler ve Göç Dairesi ve Norveç hükümetinin finansmanı ve UNICEF işbirliğiyle uygulanıyor.

Proje; AB, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Türk Kızılayı ve Millli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaklaşa yürütülüyor.

YŞEY kapsamında kamp dışında yaşayan ailelere, çocuklarının düzenli okula devam etmeleri koşuluyla nakit yardımda bulunuluyor.

Proje kapsamındaki ödemeler anaokulundan 8. sınıfa kadar kız çocuklarına aylık 100 TL, erkek çocuklarına aylık 90 TL olarak; lise çağındaki kız çocuklarına aylık 150 TL, erkek çocuklarına ise aylık 130 TL olarak belirlenmiş durumda.

Bunun dışında çeşitli kamu kuruluşları ve yerel yönetimler, Suriyelilerin yardım ve destek taleplerini değerlendirebiliyor.

Ne kadar Suriyelinin çalışma izni var?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sitesinde Yabancı Çalışma İzinleri İstatistikleri adlı yıllık raporlar bulunuyor.

Bu raporların sonuncusu 2023’te yayımlanmış.

Bu raporda 108 bin 520 Suriyelinin çalışma izni olduğu yazıyor.

Türkiye’deki Suriyelilerin önemli bir bölümünün kayıt dışı olarak çalıştığı düşünülüyor.

Suriyelilerin Türkiye’de kayıtlı olarak çalışabilmeleri için çalışma iznine sahip olmaları gerekiyor.

Çalışma izni başvurusu, işverenler tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılıyor.

İşverenin bu süreçte belirli bir çalışma izin harcı da ödemesi gerekiyor. İşe alımdan sonra ise işçiye en az asgari ücret tutarında ödeme yapılması gerekiyor.

Bu alanda belli bir istihdam kotası bulunuyor.

Suriyeli bir işçiye bakanlıkça çalışma izni verilmesi halinde bu izin, işçinin geçici koruma kararı ile kalmasına izin verildiği iller için geçerli oluyor.

Mevsimlik tarım işi ya da hayvancılıkta ise başvuruyla çalışma izni muafiyeti alınabiliyor.

Sağlık meslek mensupları için Sağlık Bakanlığı’ndan, eğitim meslek mensupları için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan veya Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ndan ön izin alınması gerekiyor.

Türkiye’de aralarında avukatlık, eczacılık, diş tabipliğinin de bulunduğu bazı mesleklerin yabancılara yasaklı olması durumu ise Suriyeliler için de geçerli.

Suriyeliler oy kullanabiliyor mu?

Geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin oy kullanma hakkı bulunmuyor.

Sadece vatandaşlık almış Suriyeliler oy kullanabiliyor.

İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın 9 kasım 2023’teki açıklamasına göre Türk vatandaşlığı alıp 18 yaşını doldurmuş Suriyeli sayısı 156 bin 987.

Ülkesine dönen Suriyeli sayısı ne kadar?

İçişleri Bakanlığı yetkilileri dönem dönem ülkelerine geri dönen Suriyelilerle ilgili veriler paylaşıyor.

Bu yöndeki son açıklama 13 Haziran 2024’te İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan geldi.

Yerlikaya, son bir yılda ülkesine geri dönen Suriyeli sayısının 103 bin 45 olduğunu açıkladı.

2016 ila 2024 arasında dönüş yapanların sayısının ise toplam 658 bin 463 olduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/9-soruda-turkiyede-yasayan-suriyeliler/feed/ 0
Suriyeli sığınmacıların eskiden güvenli sığınağı olan Lübnan’da göçmen karşıtlığı giderek artıyor https://www.haber60.com.tr/suriyeli-siginmacilarin-eskiden-guvenli-siginagi-olan-lubnanda-gocmen-karsitligi-giderek-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/suriyeli-siginmacilarin-eskiden-guvenli-siginagi-olan-lubnanda-gocmen-karsitligi-giderek-artiyor/#respond Tue, 28 May 2024 21:00:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33508 Avrupa Birliği liderleri, Suriye’de yarım milyona yakın insanın ölümüne, nüfusun yarıya yakınının da yerlerinden edilmesine neden olan savaşı masaya yatırmak için Brüksel’de. Yaklaşık 1,5 milyon Suriyeli göçmene ev sahipliği yapan ve eskiden savaştan kaçanlar için güvenli bir sığınak olarak görülen Lübnan’da ise Suriyeli sığınmacılara yönelik düşmanlık giderek artıyor.

Bu nedenle bu sığınmacıların önemli bir bölümü rotasını Kıbrıs’a çevirdi. BBC Arapça, bu sivillerden bazılarıyla görüştü.

“Sürekli korku ve panik içinde yaşıyoruz” diyen Suriyeli Alya, dört çocuğundan üçü ile beraber Lübnan’da yaşıyor.

43 yaşındaki Alya ve ailesi, 2011’de savaşın patlak vermesinden bir yıl sonra Suriye’nin İdlib kentindeki evlerini terk ederek Lübnan’a sığındı.

Ülkede karşılaştıkları kısıtlamalar ve düşmanca tutumlar hayatlarını daha da zor hâle getirdiği için çaresizlik içinde Lübnan’ı da terk etmeyi düşünüyor.

Alya, küçük oğlunun her akşam gözaltına alınacağı korkusuyla ağabeyini beklediğini, eve döndüğünü görünce de rahatlayıp ona sarıldığını söylüyor.

1,5 milyona yakın Suriyeliye ev sahipliği yapan Lübnan, kişi başına düşen mülteci sayısı açısından dünyada ilk sırada.

Mülteci karşıtlığı Lübnan için yeni bir mesele değil.

Ancak özellikle 2019’da ekonomik krizin baş göstermesi ile geçtiğimiz yıllarda mültecilere yönelik düşmanca tutumun yaygınlaştığı görüldü.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, Lübnan’daki her 10 Suriyeliden 9’u aşırı yoksulluk içinde yaşıyor.

Özellikle Nisan ayında Hristiyan Lübnan Güçleri Partisi’nden (LGP) bir sorumlunun kaçırılarak öldürülmesi düşmanlıkları körükledi. Lübnan polisi, olaydan çoğunluğu Suriyelilerden oluşan bir çeteyi sorumlu tuttu.

Bunun üzerine çok sayıda Suriyeli sokaklarda darp edildi, bazıları da hakarete uğradı.

Bundan önce de yerel yetkililer ve bazı gruplar yasal bir oturma izinleri olmadığı gerekçesiyle sığınmacıları sığınaklarından çıkarttırmış, çalıştıkları işletmeleri kapattırmış ve diğer Lübnanlılara, Suriyelilere evlerini kiraya vermemeleri konusunda baskı yapmıştı.

Şimal’de sığınmacıların yasa dışı olarak kaldıkları konutlar ve yerleşim alanlarından çıkarılmasına yönelik tahliye operasyonlarını yöneten Vali Ramzi Nohra, “Lübnan Suriyelilere elinden geldiğinden de fazlasını sundu” sözleriyle bu eylemleri savunuyor.

Irkçı olduğu suçlamalarını reddeden ve sadece kanunları uygulamaya koyduğunu söyleyen Nohra, “Bir komşuyu bir ya da iki gün ağırlarsınız, sonsuza kadar değil” diyor.

Nohra, “Herhangi bir ülke vizeniz bittikten sonra da kalmanıza izin verir mi? Gerekli evrakları olan Suriyelilere kapımız açık ve eylemlerimiz sadece ülkede yasa dışı olarak kalanları kapsıyor” diye de ekliyor.

UNHCR verilerine göre, Suriyelilerin yüzde 80’i Lübnan’da resmi bir oturma iznine sahip değil dolayısıyla her an gözaltına alınabilir ya da ülkeden sınır dışı edilebilirler.

Lübnanlıların önemli bir bölümü, ülkelerindeki Suriyeli sığınmacıların UNHCR ve paydaşlarının gönderdiği yardımlar sayesinde çok iyi koşullarda yaşadığına, hatta bu yardımlardan doğrudan faydalandıklarına inanıyor.

Alya, süpermarkette ya da sokaklarda dolaşırken, bazılarının “Suriyelilere bakın. Onlar iyi bir hayat yaşarken bizim kendi ülkemizde hiçbir şeye paramız yetmiyor” dediğini işitmiş.

“Yaşadığımız hayatı keşke gözleriyle görebilselerdi” diyor.

2 Mayıs’ta Lübnan’ı ziyaret eden Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, ülkeye bir milyar dolarlık yardım paketini açıkladı.

Bu yardım paketi, Avrupa ülkelerine yasa dışı göçün önüne geçmek isteyen Avrupa Birliği’nin Suriyelileri kendi topraklarında tutması karşılığında Lübnan’a verdiği bir rüşvet olarak da görüldü.

Lübnan’da meclis bu açıklamadan birkaç gün sonra, hükümete ülkedeki yasa dışı göçmenlere yönelik tüm önlemleri alması çağrısında bulundu.

Bu, Lübnan’daki Suriyeliler sorununa ilişkin ilk siyasi mutabakat oldu.

Lübnan, Suriye’de geniş alanların artık sığınmacıların dönebileceği kadar güvenli olduğunu, Birleşmiş Milletler’e bağlı kurumların, gerekli yardımı Lübnan yerine doğrudan Suriye’ye ulaştırarak sığınmacıların geri dönüşünü kolaylaştırması gerektiğini savunuyor.

Lübnanlı milletvekilleri, “yasa dışı bir şekilde ülkeye girip burada yaşayan Suriyelileri ülkelerine geri göndermeleri için” hükümete bir yıl müddet verdi.

Pek çok şehirde, üzerinde bir sığınmacı çocuğun resmiyle beraber “YARATTIĞINIZ HASARI ONARIN” mesajı yazan afişler asıldı.

Bu afiş kampanyasının arkasındaki Lübnanlı sanat direktörü, bunun kişisel bir eylem olduğunu, Lübnan’da pek çok insanın ülkeye yönelik bir tehlike olarak gördüğü “mülteci krizine” parmak basmak istediğini söyledi.

Kampanyanın arkasında kim olursa olsun, verilen mesaj, mültecilerin ülkeye “hasar verdiğine” ve BM’nin de bunda sorumluluğu olduğuna yönelik algıların bir yansıması.

UNHCR’nin Lübnan’daki yetkilisi BBC’ye yaptığı açıklamada, “Suriyeli sığınmacıları Lübnan’da tutmaya yönelik uluslararası bir komplo yok ya da gizli bir niyet yok” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, “Duruşumuzla ilgili her zaman şeffaf davrandık: Ne BM ne UNHCR Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşüne engel oluyor” denildi.

Buna rağmen Suriyeli karşıtlığı devam ediyor ve çok sayıda sığınmacı Lübnan’ın dışında yaşayabilecekleri bir ülke arıyor. Yakınındaki ülke Kıbrıs’ta içişleri bakanlığı verilerine göre Lübnan’dan gelen Suriyeli sığınmacıların sayısı 27 kat arttı.

Yaklaşık bir ay önce Alya ve çocukları, 35 kişiyi taşıyan bir göçmen teknesine binerek, aynı şekilde bir yıl önce yasa dışı bir yolculuk yaparak adaya gelen kocası ve dördüncü çocuğuna katılmak için Kıbrıs’a doğru yola çıktı.

Kıbrıs sularına ulaşmayı başarsalar da, daha sonra sahil güvenlik güçleri teknelerini geri dönmeye zorladı.

Lübnan’da çocuklarının artık bir geleceği olmadığına inandığını söyleyen Alya, bütün risklerine rağmen bu yolculuktan korkmadığını da sözlerine ekliyor:

“Ne olabilirdi ki? Ölürdük en fazla. Ha oradaymışım, ha burada. Ben zaten öldüm. “

]]>
https://www.haber60.com.tr/suriyeli-siginmacilarin-eskiden-guvenli-siginagi-olan-lubnanda-gocmen-karsitligi-giderek-artiyor/feed/ 0
Dünya Bankası kredisiyle 11 bin Suriyeliye tarım alanında kadro verilecek iddiası https://www.haber60.com.tr/dunya-bankasi-kredisiyle-11-bin-suriyeliye-tarim-alaninda-kadro-verilecek-iddiasi/ https://www.haber60.com.tr/dunya-bankasi-kredisiyle-11-bin-suriyeliye-tarim-alaninda-kadro-verilecek-iddiasi/#respond Thu, 18 Apr 2024 22:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28157

İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, Dünya Bankası’nın Türkiye’ye verdiği kredi anlaşmasında tarım alanında 2028 yılına kadar 11 bin Suriyeli sığınmacıya tarım alanında kadro verilmesi şartının da yer aldığını açıkladı. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin konuyu Tarım Bakanı’na sorduğunu ve bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Karakaş, sosyal medya hesabından ilgili anlaşmaya dair belgeleri paylaştı.

İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, dün TBMM’ Genel Kurulu’nda Turist rehberleri ve seyahat acentelerine ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifine verdiği önergeyle ilgili söz aldı. Karakaş, konuşmasında Türkiye’deki tarımın sorunlarına da dikkat çekerek, tarımda çok sayıda Suriyeli ve Afganistanlı’nın istihdam edilir hale geldiğini söyledi. Karakaş, “Bütün bitirme çabalarınıza rağmen Türkiye’de yaklaşık 250 bin koyun sürüsü bulunmaktadır, bunların yüzde 90’ının çobanı maalesef yabancı uyrukludur, bu yetmezmiş gibi geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ile Tarım Bakanlığımız arasında yapılan bir anlaşma gün yüzüne çıktı. Buna göre, özellikle Suriyeli sığınmacıların kalıcı olması için tarım ve hayvancılık alanında Bakanlığımıza destek verilmesi öngörülmektedir” dedi.

Karakaş, Dünya Bankası’nın Türkiye’ye verdiği kredilere de işaret ederek, “Bu kredide çarpıcı olansa şudur: 2028 yılına kadar 11 bin Suriyeli sığınmacıya devlet tarafından tarım alanında kadro verilmesi şartı konuldu. Milyonlarca işsizimiz varken 11 bin Suriyeliye kadro verilmesi şartını nasıl kabul edersiniz? Bu nasıl bir ihanettir? Bu krediyle ilgili ilginç başka bir detay daha var: Bu kredinin 12 milyar doları özel sektör yatırımlarına ve yap-işlet-devret projelerine ayrılmış durumda. Anlaşılan o ki iktidar Dünya Bankasının mülteci dayatmasına, 5’li çeteye bütçe oluşturmak için onay vermiş durumda. Yani iktidar giderayak ülkeyi batırırken yandaşlarını kayırmayı da ihmal etmemiş durumda” diye konuştu.

“İBRAHİM YUMAKLI BÖYLE BİR ŞEY OLMADIĞINI İFADE ETTİ”

Karakaş’ın açıklamasının ardından AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise konuyu Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’ya sorduğunu ve bunun doğru olmadığını ifade etti. Zengin, “Şimdi Tarım Bakanımız İbrahim Yumaklı ile konuştum, kesinlikle böyle bir şey olmadığını ifade etti. O sebeple, hiçbir şekilde Bakanlığın yapmadığı bir çalışmayı, elinde olmayan bir çalışmayı ‘varmış’ gibi burada, kürsüde konuşmanın doğru olmadığını düşünüyorum ve sağlıklı bilgiyi burada paylaşmayı anlamlı görüyorum” ifadelerini kullandı.

Karakaş ise Genel Kurul kürsüsünde yaptığı konuşmanın ardından sosyal medya hesabı X’ten de bir açıklama yaptı. Karakaş, konudan Tarım Bakanı ve AKP Grup Başkanvekillerinin de bihaber olduğunu savunarak belgeleri ile birlikte şu mesajı paylaştı:

“DÜNYA BANKASI İLE İMZALANAN SÖZLEŞMENİN 34. SAYFASINDAN TARIM BAKANI DA AKP GRUP BAŞKANVEKİLİ DE BİHABER”

“TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmam sonrasında üzülerek gördük ki, Dünya Bankası ile imzalanan sözleşmenin 34. sayfasından Tarım Bakanı da AKP Grup Başkanvekili de bihaber… Bu sayfayı konuşmama yaptıkları itiraz sonrasında kendilerine ilettim. Tarım Bakanı da inceleyeceğini ifade etmiş. Oysa Dünya Bankası açık açık yazmış; iktidar da güzel güzel onaylamış…Geçici koruma altındaki Suriyeliler için ekonomik fırsatları güçlendireceksiniz. 11 bin Suriyeli mülteciye kadro vererek tarımsal alanda istihdam edeceksiniz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dunya-bankasi-kredisiyle-11-bin-suriyeliye-tarim-alaninda-kadro-verilecek-iddiasi/feed/ 0