Suikast – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 03 Aug 2024 07:54:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Heniyye suikasti sonrası İran’da cadı avı! 20 kişi tutuklandı https://www.haber60.com.tr/heniyye-suikasti-sonrasi-iranda-cadi-avi-20-kisi-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/heniyye-suikasti-sonrasi-iranda-cadi-avi-20-kisi-tutuklandi/#respond Sat, 03 Aug 2024 07:54:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43330 Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye, İran’ın yeni cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak için gittiği başkent Tahran’da İsrail tarafından düzenlenen suikast sonucu öldürülmesi sonrası gözleri bu ülkeye çevirdi.

ÜLKEDE CADI AVI BAŞLADI

İçişleri bakanlığı ve ordu bünyesinde kurulan özel bir birim, Heniyye’nin İran’a ilk gelişinden suikast anına kadarki geçirdiği tüm anları ve Hamas liderinin korumasından sorumlu Ensar el-Mehdi Komutanı Fetullah Camiri başta olmak üzere temas kurduğu kişiler ve kurumları sorgulamaya başladı. Şimdiye kadar çok sayıda kişi gözaltına alınırken 20’den fazla kişi de tutuklandı.

SUİKASTIN SIRRI 140 DAKİKADA GİZLİ

İran kaynakları, Heniyye suikastının şifreleri odasına girdiği 23.40’tan patlama anı olan 02.00’ye dek geçen 140 dakikalık dilimde gizli olduğunu belirtti.

GÖREV-YETKİ KARMAŞASI VAR

İranlı eski istihbaratçı Ali Rezai, koruma ve istihbarattan sorumlu birimler arasında çok ciddi görev-yetki karmaşası ve iç çekişme yaşandığını ve son olayda bu zafiyetin zirve noktasına ulaştığını söyledi. Kendi içinde ayrılan İran istihbarat kurumlarına ciddi anlamda sızmaların olduğunu kaydeden Rezai “Devlet içerisinde şu an Heniyye suikastı özelinde ‘Kimler hangi harici servislerle iş birliği içerisinde ve ihanet hangi mevki ve makamlara kadar uzanıyor’ sorusunun cevabı aranıyor. Son suikast nokta istihbarat desteği olmadan kesinlikle yapılamaz” dedi.

İRANLILAR NET DEĞİL

Hamas kaynakları ise ilk andan itibaren bilgi akışı sorunu yaşandığını ve İranlı yetkililerin net tanımlamalar yapmaktan kaçındığı bilgisini paylaştı. Heniyye’nin hayatını kaybettiği olaya ilişkin saldırı silahı ve yöntemi ile ilgili belirsizlikler devam ederken İranlı kaynaklar, “Gaziler Misafirhanesine gece saat 23.40’ta giriş yapan Heniyye’nin vurulduğu 02.00’ye kadarki bütün görüşmeleri ve orada olduğunu kimlerin bildiği, sorumluların o esnada telefon ya da benzeri araçlarla kimlerle temas kurduğu araştırılıyor” bilgisini paylaştı.

PATLAMA SONRASI HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ AKTİVE EDİLDİ

Heniyye’nin konakladığı binada yaşanan patlamanın ardından Devrim Muhafızları Ordusunun hava savunma sistemlerini aktive ettiği ve birkaç füze fırlattığı da gelen bilgiler arasında. Olaya ilişkin bir başka çarpıcı gelişme ise Gaziler Konağı’nı çevreleyen tepelerde ilk andan itibaren arama tarama faaliyeti başlatıldığı ve özellikle Tuchal Tepe bölgesinde yürüyüş yaptıklarını iddia eden 10’dan fazla kişinin gözaltına alınarak sorgulanması oldu.

MOSSAD, LİSTEYİ REVİZE ETTİ

Öte yandan Hamas kaynakları olayla ilgili bir inceleme heyetini Tahran’a gönderdiklerini kaydetti ve MOSSAD’ın suikast listesini revize ettiğini belirtti. Bu doğrultuda MOSSAD’ın Yahya Sinvar ve Halid Meşal’e yoğunlaşarak Gazze, Kudüs ve Batı Şeria’yı yeniden Netanyahu’nun kendi ajandasına göre şekillendireceği görüşü hâkim. İsrail-Batı- Körfez müşterek stratejisi dahilinde Muhammed Dahlan seçeneğini dayatılacağı ve bu noktada bir Bergusi’nin de serbest bırakılabileceği, Hamas’ın tasfiyesi ve radikal değişim ve devşirme faaliyetlerinin hız kazanacağı kaydedilmekte.

İran uzmanlarına göre Cumhurbaşkanı Reisi’nin helikopteri ve Ukrayna uçağının düşürülmesi, Muhsin Fahrizade, Kasım Süleymani dahil düzenlenen suikast ve saldırılar MOSSAD başarısından çok İran’ın iç ihanetleri ile ilgili. Bundan sonrasına dönük beklenti ise Tahran suikastı yine birçok belirsizlikle birlikte örtbas edilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/heniyye-suikasti-sonrasi-iranda-cadi-avi-20-kisi-tutuklandi/feed/ 0
Haniye suikastı sonrası Hamas’ın başına kim geçecek? Kritik görev için 3 aday var https://www.haber60.com.tr/haniye-suikasti-sonrasi-hamasin-basina-kim-gececek-kritik-gorev-icin-3-aday-var/ https://www.haber60.com.tr/haniye-suikasti-sonrasi-hamasin-basina-kim-gececek-kritik-gorev-icin-3-aday-var/#respond Thu, 01 Aug 2024 05:28:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42932 Hamas lideri İsmail Haniye İran’ın başkenti Tahran’da uğradığı suikast sonucu öldürülmesi dünya gündemine bomba gibi düştü. Haniye’nin öldürülmesinin ardından akıllara Hamas’ın başına kimin geçeceği sorusu gelirken, bu görev için 3 adayın bulunduğu iddia edildi.

YEMİN TÖRENİ İÇİN TAHRAN’DA BULUNUYORDU

İsrail, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlediği saldırıda Hizbullah’ın üst düzey komutanı Fuad Şükrü’yü hedef almasından hemen sonra, çok daha yüksek profilli bir suikast ile dünya gündemini sarstı. Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, İran’ın başkenti Tahran’da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti. Haniye, İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın yemin töreni için Tahran’da bulunuyordu. Suikast hem İran Devrim Muhafızları hem de Hamas tarafından doğrulandı.

Hamas’tan yapılan açıklamada, Haniye’nin, İsrail’in Tahran’daki konutuna yerel saatle 02:00’de düzenlediği saldırı sonucu hayatını kaybettiği ifade edildi. Haniye’nin kaldığı evin bir güdümlü füzeyle vurulduğu belirtiliyor. Saldırıda Haniye’nin yanı sıra koruması da hayatını kaybetti. İran devlet televizyonu, Haniye’ye yönelik suikastın sınır ötesinden gerçekleştirildiğini duyururken, yarı resmi Tasnim Haber Ajansı ise Haniye’nin başkent Tahran’ın kuzeyinde gazilere ait özel bir konutta hava saldırısıyla hedef alındığını aktardı.

TAHRAN SEÇİMİ ÖNEMLİ

Haniye, suikasttan önce gerçekleştirdiği temaslarda, İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan ve İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile bir araya gelmiş, Pezeşkiyan’ın yemin töreninde görüntülenmişti. Haniye’nin ölümü Gazze’de ateşkes çabalarına ciddi bir darbe olarak görüldü. Haniye’nin İran’da öldürülmesi ise bu ülkeye bir mesaj olarak görülürken, İran’ı da zor duruma soktu. Haniye’yi başka bir ülkede de vurabilecek olan İsrail’in bunu İran’da yapması, İsrail’in gücünün ne olduğunu göstermesi açısından önemli olarak görülüyor. Öte yandan İran’da yaşanan bu güvenlik zaafiyeti tüm dünyada dikkat çekti. Yeni cumhurbaşkanının yemini sonrası yaşanan suikast, İran’ı küçük düşürdü. İran Başsavcılığı, suikastın tüm yönlerinin incelenmesi, olası ihmal veya hatalarla ilgili yasal işlem yapılması, faillerin tutuklanıp yargılanması talimatını verdi. Öte yandan uzmanlar, Haniye suikastının, İsrail’in Gazze konusunda elini rahatlatacağını ve Gazze’ye yönelik saldırıların azalacağını tahmin ediyor.

DOHA’DA DEFNEDİLECEK

İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından İran’da 3 günlük, Filistin’de ise 1 günlük ulusal yas ilan edildi. Öte yandan Haniye’nin cenaze töreninin İran’ın başkenti Tahran’da düzenleneceği, cenazenin Cuma günü Katar’ın başkenti Doha’da defnedileceği belirtildi. Katar Ulusal Camii’ndeki törenin ardından Haniye’nin cenazesi Lusail’de defnedilecek.

İLK DEĞİL: HAMAS’IN VURULAN LİDERLERİ

Haniye, suikasta kurban giden ilk Hamas lideri değil. ‘Mühendis’ lakaplı Yahya Ayyaş’ın cep telefonu elinde patlamıştı. Eski siyasi lider Halid Meşal ise Ürdün’de Mossad ajanları tarafından zehirlenmişti. Dönemin Ürdün Kralı Hüseyin’in ve ABD Başkanı Clinton’ın çabasıyla İsrail Ürdün’e panzehiri sağlamış, Meşal kurtulmuştu. Hamas’ın dini lideri Şeyh Ahmed Yasin Gazze’de bir camiden çıkarken helikopterden atılan bir füzeyle öldürülmüştü. Hedef alınan diğer isimler ise Abdülaziz El Rantisi, Adnan El Gul, Nizar Rayan, Said Seyyam ve son olarak Salih Aruri olmuştu.

Yahya Sinvar

HAMAS’IN BAŞINA KİM GEÇECEK?

Haniye’nin öldürülmesinin ardından örgütün başına geçecek isim konusunda çeşitli iddialar bulunuyor. İlk akla gelen isim Hamas’ın Gazze’deki lideri olan Yahya Sinvar. Ancak Sinvar’ın Gazze dışına İsrail’e hedef olmadan çıkması oldukça zor gözüküyor. Bir diğer isim ise Hamas’a daha önce de liderlik etmiş olan Halid Meşal. İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumlardan sorumlu isim Zahir Cebarin de liderliğe aday.

Halid Meşal
Zahir Cebarin
]]>
https://www.haber60.com.tr/haniye-suikasti-sonrasi-hamasin-basina-kim-gececek-kritik-gorev-icin-3-aday-var/feed/ 0
İran’da İsmail Haniye Suikasti: Bölgedeki Gerginlik Artıyor https://www.haber60.com.tr/iranda-ismail-haniye-suikasti-bolgedeki-gerginlik-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/iranda-ismail-haniye-suikasti-bolgedeki-gerginlik-artiyor/#respond Thu, 01 Aug 2024 03:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42929 Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin İran’ın başkenti Tahran’da uğradığı suikast sonucu öldürülmesi, zaten gergin olan bölgede gerginliğin büyük ölçüde artması geliyor.

İsmail Haniye, düzenlenen bir hava saldırısı sonucu öldürüldü.

Haniye, İran’ın yeni cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin töreni için Tahran’daydı.

İran yetkilileri suikastla ilgili olarak hızla İsrail’i işaret etti.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, “İsrail’i sert şekilde cezalandırma” sözü verdi.

Hamaney yaptığı açıklamada, “İsmail Haniye İran İslam Cumhuriyeti topraklarında şehit edildiği için, onun intikamını almayı görevimiz olarak görüyoruz” ifadelerini kulllandı.

Nisan ayında, İsrail’in İran’ın Suriye’deki üst düzey bir komutanını düzenlediği hava saldırısında öldürmesinin ardından, iki ülke neredeyse savaşa girecekti.

İran, saldırıya yanıt olarak, İsrail’e yüzlerce insansız hava aracı ve roket gönderdi. İsrail de İran’ın İsfahan kentindeki askeri havaalanına hava saldırısı düzenleyerek misilleme yaptı.

Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye, son yıllarda sık sık İran’a gidiyor ve düzenli olarak İran’da dini lideri Hamaney ve diğer üst düzey yetkililerle görüşüyordu.

Mesud Pezeşkiyan’ın yemin töreninde en ön sırada Haniye, İslami Cihat örgütünün lideri, Lübnan Hizbullahı’nın iki numaralı ismi ve Yemen’dekli Husilerin üst düzey liderlerinden biri vardı.

Hepsi de daha önce Ayetullah Hamaney ile görüşmüş, dini lider onları sıcak şekilde karşılamıştı.

İran, Haniye ve koruma görevlisinin, Tahran’ın kuzeyindeki bir misafirhanede yerel saatle 02.00’da ülke sınırları dışından atılan bir füzeyle öldürüldüğünü açıkladı.

Son 10 yılda ülkenin nükleer programıyla bağlantılı bir dizi İranlı bilim insanına düzenlenen suikastların arkasında İsrail’in olduğuna inanılıyor. Ancak İran’da daha önce saygın ya da önde gelen bir siyasi lider hedef alınmamıştı.

Suikast İran için derin bir utanç kaynağı olacak ve güvenlik teşkilatlarının kapasitesi konusunda soru işaretleri doğuracak.

3 yıl önce eski İran İstihbarat Bakanı Ali Yunusi, “İsrail, İran’a o kadar derinden sızdı ki, tüm yetkililer hayatlarını kaybedebilirler korkusuyla yaşamalı” demişti.

Tahran’daki suikast, İran istihbarat yetkililerinin rutin olarak ülkedeki İsrail şebekelerini “yok ettikleri” iddialarına rağmen düzenlendi.

İran milis güçlerine çağrıda bulunabilir

Şimdi asıl endişe İran’ın tepkisi, bunun nasıl şekil alabileceği ve elbette böyle bir tepkinin zaten gerilimin sürdüğü bölge açısından ne anlama geleceği.

Haniye suikastı, İsrail’in Beyrut’un güneyinde Lübnan Hizbullahı’nın en üst düzey komutanlarından Fuad Şükrü’yü öldürmesinden sadece birkaç saat sonra düzenlendi. Bu da Hizbullah’a, İsrail ile sınır ötesi füze savaşını tırmandırmak için bir gerekçe sundu.

İran bölgede vekalet savaşını yürüttüğü milis güçlerinden İsrail’e yönelik saldırılarını artırmalarını isteyebilir.

Bölgede şimdiden İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin yeni bir zirveye ulaşacağına ve taraflar arasında geniş çaplı bir savaş çıkması ihtimalinin belirginleştiğine inanan yorumcular var.

Pezeşkiyan: Dün elini kaldırdım, bugün tabutunu omuzlamak zorunda kaldım

Haniye, İran’ın, dış dünyayla diplomatik ilişkileri geliştirme sözü veren, nispeten ılımlı yeni cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin töreninden sonra öldürüldü.

Pezeşkiyan, Çarşamba sabahı daha önce Twitter olarak bilinen X hesabından yaptığı açıklamada dün Meclis’te Haniye’nin elini kaldırdığını, bugün ise onun tabutunu omuzlamak zorunda kaldığını söyledi.

Pezeşkiyan, Filistin’i desteklediğini söyledikten sonra, hükümetinin dengeli ve uyumlu bir dış politika izleyerek İran’ın ulusal çıkarları ile küresel barış ve güvenliği korumak isteyeceğini söyledi.

Haniye suikastı, Pezeşkiyan’ın planlarını en azından şimdilik torpilleyecek.

İran, yeni cumhurbaşkanı dünyayla ilişkileri onarmaya istekliyken, İsrail’e karşı kapsamlı bir saldırı başlatmakta tereddüt edebilir.

Ancak Hamas yönetimindeki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre Haniye suikastı, 7 Ekim’den bu yana 38 binden fazla Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail’in saldırılarını sona erdirmek için yürütülen ateşkes ve barış müzakerelerine gölge düşürüyor.

İsrail ile Hamas arasındaki ana arabulucu olan Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, müzakerelerde yer alan çok önemli bir figür olduğu göz önüne alındığında, Haniye’nin suikast sonucu öldürülmesinin müzakereleri ciddi şekilde tehlikeye attığını söyledi.

Tüm bu gelişmeler bölgede topyekün bir savaşa mı yol açacak?

Bu konuda şu an bir şey söylemek zor.

Görünüşe göre halen kimse böyle bir sonucu istemiyor.

Ancak savaşlar da her zaman, hesaplanmış risklerin sonucu çıkmıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iranda-ismail-haniye-suikasti-bolgedeki-gerginlik-artiyor/feed/ 0
Netanyahu, Lübnan ve İran’daki saldırılar sonrası ilk kez konuştu: ‘Tüm düşmanlarımıza ağır darbe indirdik’ https://www.haber60.com.tr/netanyahu-lubnan-ve-irandaki-saldirilar-sonrasi-ilk-kez-konustu-tum-dusmanlarimiza-agir-darbe-indirdik/ https://www.haber60.com.tr/netanyahu-lubnan-ve-irandaki-saldirilar-sonrasi-ilk-kez-konustu-tum-dusmanlarimiza-agir-darbe-indirdik/#respond Wed, 31 Jul 2024 23:39:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42923 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin son günlerde tüm düşmanlarına ağır darbe indirdiğini söyledi. Çarşamba akşamı televizyondan ulusa seslenen Netanyahu, “Çocuklarımızı katledenlerin, vatandaşlarımızı katledenlerin, ülkemizi vuran herkesin başından kan akacak” dedi.

Bu, Netanyahu’nun, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin İran’ın başkenti Tahran’da öldürülmesinin ardından yaptığı ilk açıklama oldu.

Hamas ve İran, Haniye’yi İsrail’in öldürdüğünü duyurmuştu.

Netanyahu ise Haniye’nin öldürülmesiyle ilgili olarak resmi açıklama yapmadı, Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Fuad Şükrü’yü Salı günü Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenledikleri saldırıda öldürdüklerini söyledi.

Hizbullah da Çarşamba günü, Şükrü’nün saldırıda öldüğünü doğruladı.

Netanyahu ise konuşmasında, “İsrail vatandaşları, zor günler bizi bekliyor. Beyrut’taki saldırıdan bu yana her yönden tehdit sesleri duyuluyor” dedi ve ekledi:

“Her türlü senaryoya hazırlıklıyız. Her türlü tehdide karşı birlik içinde olacak ve kararlılıkla hareket edeceğiz. İsrail, nereden olursa olsun bize yönelik herhangi bir saldırının bedelini ağır ödetecek.”

Hamaney: İsrail’in saldırısına yanıt vermek İran’ın görevi

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesi sonrası, bu saldırıya yanıt vermenin ülkesinin görevi olduğunu söyledi.

Amerikan New York Times (NYT) gazetesi ise Hamaney’in Haniye suikastına misilleme olarak İsrail’e doğrudan saldırı düzenlenmesi yolunda talimat verdiğini iddia etti.

NYT’ye göre Hamaney bu emri, suikastın ardından Çarşamba günü başkanlığında acil toplanan İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nde açıkladı.

Gazete iddiasını, ikisi Devrim Muhafızları’ndan üç İranlı yetkiliye dayandırdı.

BM Güvenlik Konseyi olağanüstü toplandı

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Haniye suikastı sonrası, İran’ın talebi üzerine olağanüstü toplandı.

İran’ın BM Büyükelçisi Amir Saeid Iravani, Haniye’nin öldürülmesinin “iğrenç bir suç” olduğunu söyledi.

Suikast için “İsrail’in terör eylemi” diyen Iravani, saldırının ABD’nin onayı olmadan gerçekleştirilemeyeceğini söyledi.

İsrail’in BM Büyükelçisi Gilad Erdan ise ülkesinin öldürdüğü Fuad Şükrü’nün “üst düzey bir terörist” olduğunu savundu, İran’ın ülkesini ve Yahudileri yok etmek istediğini söyledi, uluslararası toplumdan kendilerine destek vermesini istedi.

Lübnan’ın BM temsilcisi ise Fuad Şükrü’nin öldürüldüğü Beyrut’un güneyindeki saldırının “uluslararası hukukun açık ihlali” olduğunu söyledi.

Oturum öncesi konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise İsmail Haniye ve Fuad Şükrü’nün öldürülmeleriyle bölgede gerginliğin tehlikeli şekilde arttığını söyledi.

Guterres son gelişmelerin, Gazze’de ateşkese varılması ve Hamas’ın elindeki İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik çabaları baltaladığını belirtti.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada da, Haniye ve Şükrü’nün öldürülmelerinin bölgede gerginliğin azalmasına “yardımcı olmadığı” kaydedildi.

Hamas ve İsrail arasında arabuluculuk yapan Katar da, Haniye’nin öldürülmesinin olası bir ateşkes anlaşmasını tehlikeye attığı uyarısında bulundu.

Türkiye, Rusya ve Çin; Haniye’nin öldürülmesini kınamışlardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, X hesabında yaptığı açıklamada, “Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye’ye yönelik Tahran’da gerçekleştirilen kalleş suikastı şiddetle kınıyor ve lanetliyorum” demişti.

Erdoğan, İsrail’i şu sözlerle eleştirmişti:

“Bu suikast; Filistin Davasını, Gazze’nin şanlı direnişini ve Filistinli kardeşlerimizin haklı mücadelesini akamete uğratmaya, Filistinlilerin moralini bozmaya, onları sindirmeye yönelik bir alçaklıktır…

“Siyonist barbarlık bugüne kadar olduğu gibi emellerine yine ulaşamayacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/netanyahu-lubnan-ve-irandaki-saldirilar-sonrasi-ilk-kez-konustu-tum-dusmanlarimiza-agir-darbe-indirdik/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik: İsrail Bölge Savaşı İstediğinin İlk Tetiğini Çekti https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-israil-bolge-savasi-istediginin-ilk-tetigini-cekti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-israil-bolge-savasi-istediginin-ilk-tetigini-cekti/#respond Wed, 31 Jul 2024 22:18:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42860

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Şimdiye kadar ‘bölge ülkelerinden yapılan açıklamalara karşılık veririz’ diyen İsrail, bugün gerçekleştirdiği bu suikastla beraber bir ‘bölge savaşı’ istediğinin ilk tetiğini çekmiştir. ve bu artık yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir. İsrail hükümeti bütün bölgedeki ülkelerin milli güvenliğini tehdit etmektedir” dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, parti genel merkezinde açıklama yaptı. Çelik, Filistin davasının önemli liderlerinden Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin Siyonist suikast neticesinde hayatını kaybederek, şehit olduğunu belirterek “Bu aynı zamanda milletimizin acısıdır. Cumhurbaşkanımız, Filistin davasındaki mücadeleyi Kurtuluş Savaşı’mıza benzetmişti. İnsanlık değerlerinden yana olanların ve herkesin acı bir günü bugün. Milletimizin ve tüm insanlığın da başı sağ olsun. Bu siyonist suikastı gerçekleştiren katliamcı ve soykırımcı şebeke, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrasında da aynı katliam siyasetine ve soykırıma devam edeceğini ifade ediyor. Bu bir dönüm noktasıdır. Dün Lübnan’a yapılan saldırı, bugün gerçekleştirilen bu saldırı net bir şeyi ortaya koyuyor ki, katliamcı ve soykırımcı şebeke bundan sonra zulümlerini artırarak devam edecektir. Amerikan Kongresinde Netanyahu ayakta alkışlanmıştı. Oradaki her alkışın bu zulme destek vermek anlamına geleceğini söylemiştik. ve orada verilen her alkış, bugünkü bu suikasta verilen destek olarak ortaya çıkmıştır, dün Lübnan’a yapılan saldırı olarak ortaya çıkmıştır” dedi.

‘ULUSLARARASI TOPLUMUN KAYITSIZLIĞI BU NOKTAYA GETİRMİŞTİR’

Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk andan itibaren Netanyahu’nun ve katliamcı-soykırımcı ekibinin saldırgan bir siyaset peşinde koştuğunu ve bunun Türkiye dahil, bölge ülkelerinin hepsinin milli güvenliğini tehdit eden sonuçlara ulaşacağını söylediğine dikkat çekti. Çelik, “7 Ekim’den bu yana görüldü ki; Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalar teker teker gerçekleşmiş, ortaya çıkmıştır. Uluslararası toplumun kayıtsızlığı bu noktaya getirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamalarına destek verenlerin Filistin Devleti’ni tanıdıklarını ve Filistin davasında daha pozitif bir rol aldıklarını hep beraber gördük. Fakat maalesef Batı toplumu barış için bir inisiyatif koymak yerine Filistin Devletini tanıyanlar ve destekleyenler hariç oraya savaş gemisi göndermeyi tercih ettiler. Bugün bu suikasttan sonra İsrailli bakanların yaptığı açıklamalara baktığımızda bu suikastı daha da öteye taşıyacak bir takım organizasyonlar içerisinde olduklarını görüyoruz. Eğer ilk gelen bilgiler doğruysa, başka bir devletin topraklarından Tahran’a füze atılarak bu suikast, bu alçak eylem gerçekleştirilmişse, İsrail’in bütün bölgede suikastlar ve istikrarsızlaştırıcı eylemler yapacak bir organizasyon ağı içerisinde olduğu görülmektedir” diye konuştu.

‘BÜTÜN ÜLKELERİN MİLLİ GÜVENLİĞİNİ TEHDİT ETMEKTEDİR’

Dünya barışının kilidinin Orta Doğu barışı olduğunu, Orta Doğu barışının kilidinin de Filistin barışı olduğunu vurgulayan Çelik, “Bu denklemi tersine çevirmektedir, Netanyahu’nun soykırımcı kabinesi. ve Filistin barışını yok edecek şekilde oraya dair bütün umutları ve zeminleri yok edecek şekilde bir katliam ve soykırım siyaseti güderken, aynı zamanda Orta Doğu barışını sabote etmeye çalışmaktadırlar. Bu da dünya barışının sabote edilmesi anlamına gelecektir. Bugün artık yeni bir güne geçilmiştir. Şimdiye kadar ‘bölge ülkelerinden yapılan açıklamalara karşılık veririz’ diyen İsrail, bugün gerçekleştirdiği bu suikastla beraber bir ‘bölge savaşı’ istediğinin ilk tetiğini çekmiştir. ve bu artık yeni bir aşamaya geçildiğini göstermektedir. İsrail hükümeti bütün bölgedeki ülkelerin milli güvenliğini tehdit etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız 7 Ekim olaylarının olduğu ilk günden itibaren bu uyarıyı yapmaktadır. ve Sayın Cumhurbaşkanımızın onların Filistinli kardeşlerimizin mücadelesini bizim Kurtuluş Savaşı’na benzeten açıklamaları ortaya çıktığı zaman bazıları bunu yadırgamıştı. Ama şimdi görülmektedir ki bütün bölge ülkeleri açısından ve ülkemizin de yer aldığı içinde yer aldığı bölge ve çanak açısından İsrail’in bütün bu eylemleri ağır, aşırı, net ve yakın bir tehdit oluşturmaktadır” diye konuştu.

‘BU EYLEMİ GÜÇLÜ ŞEKİLDE LANETLİYORUZ’

Bazı devletlerden ilk duyulması gereken açıklamanın; bu eylemin kınanması ve lanetlenmesi olması gerektiğini ifade eden Çelik, şunları söyledi:

“Ama ABD adına yapılan ilk açıklama Savunma Bakanlığı’ndan yapıldı ve denildi ki; ‘İsrail’e bir saldırı olursa İsrail’i korumaya hazırız. Bugün mesele İsrail’in korunması meselesi değildir. Bölge halklarının ve bölgedeki devletlerin İsrail’den nasıl korunacağı esas meseledir.’ Tehdit oluşturan Netanyahu hükümetinin saldırganlığıdır. Bugüne kadar ‘İsrail’in güvenlik hakkı vardır’ diyerek, yapılan savunmaların altına ne koyuldu? Birileri ‘İsrail’in güvenlik hakkı vardır, İsrail’in kendini savunma hakkı vardır’ dedikçe İsrail hukukun dışına çıkarak, Netanyahu hükümeti hukukun dışına çıkarak çocukları öldürdü, kadınları öldürdü. Eğer soykırım yapmak için destek isteyeni, soykırım yapmak için, katliam yapmak için destek isteyeni, çocuk öldüreni ayakta alkışlarsanız o da başka eylemlere girişmeye kalkar. Bugün artık yeni bir faza geçilmiştir, yeni bir zemine geçilmiştir. Filistin ve Gazze’deki katliam ve soykırımlardan sonra bütün bölgeye dönük olarak bir saldırı silsilesi gerçekleştireceğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu eylemi en güçlü şekilde lanetliyoruz.”

‘BÜTÜN DÜNYA BARIŞI TEHDİT ALTINDA KALACAKTIR’

AK Parti’li Çelik, kendilerine gelen ilk bilgilere göre saldırının başka bir ülkeden atılan füzeyle gerçekleştiğini ifade ederek, “Tabii bunların hepsi teyit edilmeye muhtaç. Böyle bir şey gerçekleştiyse, bütün bölge ülkeleri içerisinde İsrail’in böyle bir ağ ve network kurduğu, böyle bir bağlantı şeması içerisinden bu politikayı yürütmeye çalıştığı görülüyor. İlk günden itibaren ‘bölge ülkelerinin haritasını değiştireceğiz’ diyen Netanyahu, ‘David Koridorunu kuracağız’ diyen Netanyahu, bir takım dini referansları istismar ederek siyasi proje peşinde koşan bu soykırımcı hükümet bugün gelinen noktada tamamen bölge barışını hedef aldığını göstermektedir. Peki, bunu Avrupa’daki parlamentolarından, ya da ABD kongresinden uzaktan ve konforlu bir alanda izlediğini zannedenler bunun, bölgeyle sınırlı kalacağını mı düşünüyorlar? Kesinlikle hayır. Dünya barışının kilidi Orta Doğu barışıdır. Orta Doğu barışının kilidi Filistin barışıdır. Şimdi bu denklemi tersinden kurarak Netanyahu soykırımcı hükümeti, Filistin’de soykırım gerçekleştirerek bir bölge savaşı çıkarmaya çalışıyor. Bu olduğu takdirde de bütün dünya barışı tehdit altında kalacaktır. Sadece Orta Doğu’yla sınırlı kalmayacaktır. Akdeniz’e sıçrayacaktır, Avrupa barışını tehdit edecektir ve Atlantik’te birtakım sonuçlar doğuracaktır. Bugün yapılan eylem artık bütün bölge barışına ve insanlığın temel değerlerine karşı bir meydan okumadır. Bugünden itibaren durdurulmazsa bu çok daha vahim sonuçlara yol açacak neticeler ortaya çıkaracaktır. Bu savaş şebekesine karşı, bu soykırımcı şebekeye karşı, bu katliamcı şebekeye karşı temel değerler temelinde, uluslararası hukuk temelinde barışı desteklemeye, barışı güçlendirmeye ve Filistinli kardeşlerimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-israil-bolge-savasi-istediginin-ilk-tetigini-cekti/feed/ 0
ABD’de Gizli Servis, Trump’a suikast girişimiyle tartışılıyor https://www.haber60.com.tr/abdde-gizli-servis-trumpa-suikast-girisimiyle-tartisiliyor/ https://www.haber60.com.tr/abdde-gizli-servis-trumpa-suikast-girisimiyle-tartisiliyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 22:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39608 ABD’de başkanları korumakla görevli olan Gizli Servis, Donald Trump’a suikast girişimi ile Amerikan kamuoyunda tartışılıyor. Thomas Matthew Crooks isimli suikastçinin silahıyla miting alanına nasıl olup da bu yaklaşabildiği sorusu gündemde.

Eski Başkan Trump hayatına kast eden saldırıyı ufak sıyrıklarla atlattı.

ABD tarihinde ise 4 başkan uğradıkları suikast girişimlerinde hayatını kaybetti.

1963 yılında ABD Başkanı John F. Kennedy’nin üstü açık araçta vurularak öldürülmesi üzerine birçok komplo teorisi de üretildi.

Kurulduğu günden bu yana başkanlara yapılan suikastlarla birçok kez dönüşüm geçiren Gizli Servis’i inceledik.

Ne zaman kuruldu?

Gizli Servis, 1865 yılında Hazine Bakanlığı’na bağlı olarak kalpazanlıkla mücadele amacıyla kuruldu. 1860’lar Amerikası’nda piyasaya çok fazla sahte para sokulmak isteniyordu.

Gizli Servis’in kurulmasını isteyen ise bir suikaste kurban gidecek Abraham Lincoln’du. Köleliğin kaldırılmasındaki rolü ile tarihe geçen Lincoln öldürüldüğünde başkanları korumak için özel bir güvenlik birimi henüz yoktu.

Gizli Servis’in Amerikan başkanlarını koruma görevi ile yetkilendirilmesi ise tarihteki üçüncü başkanın suikasta uğraması sonrası oldu.

1881 yılında James A. Garfield’ın ardından 1901 yılında William McKinley’nin de bir davet sırasında suikasta uğraması Kongre, Gizli Servis ajanlarına koruma görevini verdi. İlk yıllarda yalnızca iki ajan görevdeki başkanı koruyordu.

Yıllar geçtikçe başkan yardımcıları, aileler ve eski başkanlara da koruma verildi, koruma ekibinin sayısı arttı.

Gizli Servis’in üniformalı ve üniformasız görev yapan 8 bin civarında personeli bulunuyor.

2024 itibariyle Gizli Servis eski başkanların 16 yaşına basmamış çocukları dahil, daimi olarak 34 kişiyi koruyor.

Kennedy Suikasti ve zırhlı araçlar

Gizli Servis’in başkanlık kortejlerini güvenlik çemberine alması, atlı araçlara kadar uzanıyor. 1930’lı yılladan itibarense başkanlar motorlu araçlar kullanmaya başladı ve zırhlı araçlar ilk kez devreye girdi.

Franklin D. Roosevelt’in camları kurşun geçirmez başkanlık aracı ünlü gangster Al Capone’dan ele geçirilerek Beyaz Saray’ın kullanımına verildi.

Ancak Başkan John F. Kennedy’nin Texas eyaletinde 1963 yılında uğradığı suikast sırasında kullandığı araç zırhlı değildi. Dahası Ford marka aracın üzeri de saldırı anında açıktı.

Amerikan halkının o anda nerede, ne yaptığını hatırlamasına atıfla ABD tarihine “Kennedy anı” olarak geçen olayda, Başkan JFK 46 yaşında öldürüldü.

Bu suikastın merkezinde olduğu JFK ve In the Line of Fire filmler gibi büyük ilgi çekti.

Kennedy suikastı sonrası aynı araç tamamen zırhlı hale getirilerek başkanların kullanımına verildi.

Gizli Servis’in tarihindeki ‘en kötü gün’ olarak tanımlanan bu suikast sonrası, ajanlar özel eğitimlerden geçirilmeye başlandı ve servis ‘elit’ bir kimliğe büründü.

Başkan Ronald Reagan’ın yaralı kurtulduğu 1981 yılındaki suikast girişiminden 43 yıl sonra ilk kez Gizli Servis ajanları Trump için kurşunlara siper oldu.

Trump’a suikast girişimi nasıl tartışılıyor?

Thomas Matthew Crooks’un nasıl olup da Donald Trump’a 100 metreden biraz daha fazla mesafeye kadar yaklaşabildiği üzerine birçok soru soruluyor.

Gizli Servis Direktörü Kimberly Cheatle, 22 Temmuz’da Kongre’deki oturumda bu sorulara yanıt verecek.

Yapılan hesaplamalar, saldırganın 135 metre mesafeden Trump’ı hedef aldığını gösteriyor.

Ortaya atılan iddialardan biri, güvenlik için daha fazla ajanın talep edildiği ancak bunun sağlanmadığı yönündeydi. Gizli Servis Sözcüsü Anthony Guglielmi bunun doğru olmadığını duyurdu.

Bir başka iddia da Başkan Joe Biden’ın eşi Jil Biden’ın korunması için Gizli Servis kaynaklarının buraya kullanıldığına yönelikti ve bu iddia da yalanlandı.

BBC’nin konuştuğu suikastçıyı saldırı öncesi farkeden bir görgü tanığı, polisi saldırganın yeri konusunda uyarmaya çalıştıklarını, ancak yanıt alamadıklarını anlattı.

Thomas Matthew Crooks, Trump’ı hedef aldığı çatıda keskin nişancı polisler tarafından vurularak öldürüldü.

Güvenlik birimleri Crooks’un hangi sebeple Trump’ı öldürmek istediğini belirlemeye çalışırken, Gizli Servis ekseninde de bir iç inceleme yapılacak.

O incelemede bu sorulara yanıt verilmesi muhtemel:

  1. Saldırganın bulunduğu çatı kontrol edilmedi mi?
  2. İnsan kaynağı yetersiz miydi?
  3. Uyarılar ciddiye alınmadı mı?
  4. Trump kürsüden yeterince hızlı indirildi mi?

Birçok eski ajan ve güvenlik yetkilisinin “ciddi bir hata” olarak adlandırdığı olayla ilgili inceleme ön sonuçlarının yakın zaman içinde açıklanması bekleniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abdde-gizli-servis-trumpa-suikast-girisimiyle-tartisiliyor/feed/ 0
Türk Askeri Uzmanlar, Trump’a Yapılan Suikast Girişimini Değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/turk-askeri-uzmanlar-trumpa-yapilan-suikast-girisimini-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/turk-askeri-uzmanlar-trumpa-yapilan-suikast-girisimini-degerlendirdi/#respond Sun, 14 Jul 2024 22:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39406 DÜZGÜN BARIŞ DENİZ

(ANKARA) -ABD’de Kasım ayında yapılacak seçimlerde Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan adayı Donald Trump’ın miting alanında suikasta uğramasını ANKA Haber Ajansı’na değerlendiren Türk askeri uzmanlar, büyük bir güvenlik ihmali olduğu yorumunda bulundu. Emekli Tuğgeneral Özgür Tor, “Her şey ihtimal dahilinde ama bu büyük ihtimalle öldürmek için yapılan bir saldırı. Büyük bir güvenlik ihmali var. İhmal ötesi bir durum da olabilir” değerlendirmesini yaparken, Emekli Kurmay Albay Çağlar Özer “Güvenlik boyutuyla ele aldığımızda çok ciddi ihmallerle karşılaşıyoruz. Bu tarz mitinglerde bölgede çok büyük güvenlik tedbirleri alınır. ABD istihbaratı ve koruma ekibi sınıfta kalmıştır” dedi.

ABD eski Başkanı ve Kasım 2024’te yapılacak seçimlerde Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan adayı Donald Trump’a, Pensilvanya eyaletinin Butler şehrinde seçim mitingi esnasında suikast girişiminde bulunuldu. Trump kulağından hafif yaralanırken, 20 yaşında olduğu belirtilen suikastçi öldürüldü.

Türk askeri uzmanlar, miting alanındaki güvenlik önlemleri açığını ve “suikast girişiminin Trump’ın seçimi kazanmaya yönelik bir planı olduğu” iddialarına ilişkin görüşlerini ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.

Emekli Tuğgeneral Özgür Tor: “Her şey ihtimal dahilinde ama bu büyük ihtimalle öldürmek için yapılan bir saldırı. Bu tip saldırılarda bir tane suikastçı olmaz. Saldırıyı yapanın tek kişi olduğunu zannetmiyorum. Diğer bağlantıların yakalanması için o şahsın sağ ele geçirilmesi gerekirdi. Orada tedbir alınmaması da büyük bir güvenlik açığı. Velev ki tedbir alınmadı, oradaki keskin nişancıların görmesi lazımdı. Böyle durumlarda hem el dürbünleriyle hem de dronlarla alan taraması yapılır. Hatta 130 metreden dürbünle bakmaya da gerek yok, gözle görülebilinecek bir mesafe. Büyük bir güvenlik ihmali var. İhmal ötesi bir durum da olabilir. Dürbünsüz bir silah kullanılmış. O yüzden ikinci bir suikastçı olabilir diyorum. Dürbünsüz silahla saldırı yapmak zor. Buna rağmen Trump başını çevirmeseydi kulağını sıyıran mermi beynin arka tarafına girebilirdi. Bu da ya öldürürdü ya da merminin yön değiştirmesiyle beynin içerisinde büyük bir hasar oluşturabilirdi. Bu tür suikastlerde genellikle 7.62 mermi kullanılır ama burada kullanılan 5.56 mermi de öldürür. Trump, kafasını çevirmiş olmasaydı ölmüştü.

Kendi reklamını yapmak için yaptırılacak bir atış değil, çok riskli. Kafasını çevirmesiyle ölümden kurtuldu. Bunu kendisinin yaptırması çok düşük bir ihtimal. Yani havaya vesaire sıkılsaydı olabilirdi ama bu şakaya gelir bir atış değil. Bunu yaptırmak isteseniz, 20 yaşında bir gence dürbünsüz tüfekle yaptırmazsınız. Bu kadar da yakından yaptırılmaz. Adli yönden durduramadıkları Trump’ı Kenedy gibi vurarak durdurma yoluna gidilmiş gibi. Profesyonel bir keskin nişancı tutulmuş olsaydı arkasında çok iz bırakırdı. Suikastı yapan kişinin Trump’tan nefret ettiğini söylediği videosu çıktı. Bu şekilde saldırının bireysel nefret olduğu söylenecek. Saldırıyı yapanın kim olduğu, nerede eğitim aldığı ortaya çıkarılmalı. Bence öldürmeye yönelik bir suikast, başarısız bir suikast. Profesyonel bir suikastçıya yaptırılsaydı kimin yaptırdığı vesaire ortaya çıkardı. Bu şekilde bir gencin öfkesi diye kapatılabilir. Suikastçı sağ yakalansaydı arkasında başka bir durum olup olmadığı öğrenilebilinirdi. Keskin nişancıların, elinde silahla çatıda duran birini farketmemeleri çok ilginç. Atış yaptıktan sonra vuruluyor. Sanki ateş yapması beklenmiş gibi. Daha önce Trump’a suikast yapılabileceğini söylemiştim. Koruma sayısı arttırılmıştır ama tekrardan bir suikast yapılması olası. Bu başarısız suikasttan sonra Trump’un oy oranı aşırı derecede artacaktır. Bu durumda da Biden’ın yerine başka bir aday belirlenebilir. Çatıda vurulan suikastçı eğitim almış biri fakat yeterince profesyonel değil. Açıyı, yüksekliği, güneşi vesaire hesaplayacak kadar profesyonel olmaması sayesinde Trump kurtulmuş.”

Emekli Kurmay Albay Çağlar Özer: “Konuyu güvenlik boyutuyla ele aldığımızda çok ciddi ihmallerle karşılaşıyoruz. Bu tarz mitinglerde bölgede çok ciddi güvenlik tebirleri alınır. Bölgede yaşanabilecek muhtemel eylemlere karşı platformu gören bütün yüksek katlı binalarda muhakkak güvenlik tedbirleri alınır. Bu, bütün dünyada uygulanan bir kuraldır. Bunun çok ciddi ihmal edildiğini görüyoruz. Şüpheli bir şahsın görüldüğü emniyet güçlerine bildirilmiş fakat herhangi bir işlem yapılmamış. Bu tarz saldırılar birkaç kişi tarafından yapılır. Ateş edildikten  sonra alanın güvenliğinin sağlanmasında büyük eksiklik görülüyor. Miting alanının güvenlik tedbirlerinde ciddiyetsizlik var. ABD istihabaratı ve koruma ekibi sınıfta kalmıştır. Neticede bunun bir suikast saldırısı olduğu FBI tarafından da açıkça söylendi. Çok ciddi bir güvenlik zaafiyeti var. Burada şöyle bir çelişki de var; güvenlik zaafiyeti mi var yoksa güvenlik zaafiyeti yaratıldı mı? ABD’nin eski başkanının bu şekilde korunamaması ilginç. Sanki güvenlik tedbirleri bilerek minimalize ettirilmiş gibi. Bu tarz mitinglerde bölge tamamen sterilize hale getirilir, dron uçurulur. Özellikle bu kadar yakın mesafedeki birinin görülememesi mümkün değil.

Bunun seçim çalışması olarak yaptırıldığını düşünmüyorum. Mermi 5 milimetre daha sağına gitse Trump ölecekti. Anlık bir hareketle kurtuldu. Bu, oy getirilsin diye yaptırılacak bir şey değil. Siyaseten yapıldığını düşünmüyorum fakat bu tarz olaylar kişinin popülaritesini arttırır. Son zamanlarda Trump iktidara gelme olasılığı artan bir ivme kazanmıştı. Biden ile yapılan münazaradan üstün çıktı. Trump’ın anketlerde de öne geçtiği görülüyor. Dünyada şu an dört tane kriz bölgesi bulunuyor. Bunlar; Rusya- Ukrayna, İsrail- Filistin, Çin- Tayvan ve Suriye. Trump iktidara geldiği takdirde Ukrayna konusundaki fikri ortada. Zelensky desteklenmeyecek. Trump gelirse bu savaş bambaşka bir boyuta evrilir. Ukrayna’yı yalnız bırakabilir. Bunu istemeyenler var. Çin-Tayvan tarafındaki krizlerin de Trump tarafından sonlandırılma girişimleri olabilir. İsrail-Filistin konusunda bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Küresel olarak baktığımızda Trump’ın gelişiyle ABD’nin politikalarında önemli değişiklikler olabilir. Bu durumdan da bazı küresel ve bölgesel aktörler etkilenecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-askeri-uzmanlar-trumpa-yapilan-suikast-girisimini-degerlendirdi/feed/ 0
ABD’de Suikast Girişimi: Trump’a Yönelik Saldırı Önceki Suikastleri Gündeme Getirdi https://www.haber60.com.tr/abdde-suikast-girisimi-trumpa-yonelik-saldiri-onceki-suikastleri-gundeme-getirdi/ https://www.haber60.com.tr/abdde-suikast-girisimi-trumpa-yonelik-saldiri-onceki-suikastleri-gundeme-getirdi/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:48:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39382 (ANKARA) – ABD’de 2024 Başkanlık yarışının Cumhuriyetçi adayı Donald Trump’a suikast girişimi, ülkede daha önce suikasta uğrayan başkanları ve başkan adaylarını gündeme getirdi. ABD siyaset tarihinde çok sayıda başkan suikaste uğramış, suikaste ilk kurban giden Başkan Abraham Lincoln olmuştu. ABD’de 4 başkan ile 2 başkan adayı suikastlar sonucu yaşamını yitirmişti. 6 başkan ise yaralı veya yara almadan suikast girişimlerinden kurtulmuştu.

Eski ABD Başkanı ve 2024 Kasım ayında yapılacak seçimlerde Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan adayı Donald Trump’a, Pensilvanya eyaletinde yaptığı seçim mitingi sırasında düzenlenen suikast girişimi, ülkede daha önce yaşanan suikastleri gündeme getirdi.

ANKA Haber Ajansı muhabiri, ABD tarihini şekillendiren ve büyük trajedilere yol açan suikastleri ve suikast girişimlerini derledi.

ABD’de daha önce dört başkan suikast sonucu hayatını kaybetmişti

Sivil savaş döneminin ülke birliğini sürdürmeyi başarmasıyla ve köleliği sonlandırmasıyla ikonik hale gelen Cumhuriyetçi 16. Başkan Abraham Lincoln, 14 Nisan 1865’de Washington’da Ford Tiyatrosu’nda bir oyun izlerken, saldırgan John Wilkes Booth tarafından vurulmuş ve ertesi gün hayatını kaybetmişti. Lincoln bir suikaste kuban giden ilk ABD Başkanı oldu.

James A. Garfield (20. Başkan), 1881 yılında silahlı saldırgan Charles J. Guiteau tarafından Washington’de Baltimore ve Potomac Tren İstasyonu’nda vurulmuş, birkaç ay sonra hayatını kaybetmişti.

William McKinley (25. Başkan), 6 Eylül 1901 tarihinde saldırgan Leon Czolgosz’un silahından çıkan kurşunla New York’ta Buffalo’daki Pan-Amerikan Sergisi’nde vurulmuş, 14 Eylül 1901’de ölmüştü.

Ekonomi programlarıyla ülkeye II. Dünya Savaşı’ndan sonra uzun süreli bir genişleme sağlayan John F. Kennedy (35. Başkan), Teksas Dallas’ta konvoyuyla seyir halindeyken vuruldu, Kennedy’nin vurulması büyük bir ulusal trajediye yol açtı. Kasım 1963’te gerçekleşen suikastta ensesinden, boğazından ve başından üç kurşun alan Kennedy, vurulduktan hemen sonra Parkland Hastanesi’ne götürülürken yolda öldü.

Suikast girişimleri

Görevleri döneminde Andrew Jackson (7. Başkan), Franklin D. Roosevelt (32. Başkan), Harry S. Truman (33. Başkan) uğradıkları saldırılardan yara almadan kurtulan ABD Başkanları arasında yer aldı.

Gerald Ford (38. Başkan) 1975 yılının Eylül ayında iki ayrı suikast girişiminden kurtulmuştu. Ronald Reagan (40. Başkan) da 30 Mart 1981’de John Hinckley Jr tarafından uğradığı saldırıda ciddi şekilde yaralanmış ve iyileşmişti.

Roosevelt de seçim kampanyası sırasında vurulmuş konuşmasına devam etmişti

ABD’nin en yaşta genç başkan olan Nobel Barış Ödüllü ikonik siyasetçilerinden Theodore Roosevelt de (26. Başkan) üçüncü kez aday olduğu 1912 seçimlerinin kampanyası sırasında göğsünden vurulmuştu. Saldırgan John Flammang Schrank tarafından 14 Ekim 1912’de vurulan Roosevelt, tıbbi yardım almadan yaklaşık bir saat boyunca konuşmasına devam etmiş ve hayatta kalmayı başarmıştı.

İki başkan adayı suikast sonucu ölmüş, 1’i yaralanmıştı

Demokrat aday Robert F. Kennedy, 5 Haziran 1968 tarihinde saldırgan Sirhan Sirhan tarafından Los Angeles, California’daki Ambassador Hotel’de vurulup ve ertesi gün ölmüştü.

Resmen başkan adayı olmamasına rağmen başkanlık iddiaları bulunan önemli bir siyasi figür olan Huey P. Long, 10 Eylül 1935’te saldırgan Carl Weiss tarafından öldürülmüştü.

Demokrat başkan adayı Reagan George Wallace, 1972 yılında saldırgan Arthur Bremer tarafından uğradığı saldırıda ağır yaralanmış, belden aşağısı felç olmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abdde-suikast-girisimi-trumpa-yonelik-saldiri-onceki-suikastleri-gundeme-getirdi/feed/ 0
Trump’a Suikast Girişimi… Öncesi, Saldırı Anı ve Tepkilerle İlgili Bilmeniz Gereken Her Şey https://www.haber60.com.tr/trumpa-suikast-girisimi-oncesi-saldiri-ani-ve-tepkilerle-ilgili-bilmeniz-gereken-her-sey/ https://www.haber60.com.tr/trumpa-suikast-girisimi-oncesi-saldiri-ani-ve-tepkilerle-ilgili-bilmeniz-gereken-her-sey/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:21:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39361 (ANKARA) – ABD’de 20 yaşındaki bir genç, miting sırasında eski ABD Başkan ve Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan adayı Donald Trump’a silahla saldırdı. Trump saldırıdan sonra yumruğunu havaya kaldırarak, destekçilerine “savaşın” diye seslendi. FBI, “suikast girişimi” dedi. CNN’e göre, olay yerinde öldürülen suikastçının Cumhuriyetçi Parti’ye kaydı vardı. Suç mahalline dönen miting alanındaki incelemeler, saldırının çok kısa mesafeden gerçekleştiğini gösterdi. Trump’ın sağlık durumu iyi, adaylığının resmiyete kavuşacağı kongreye katılacak.

Dünya, ABD’nin eski başkanı ve kasım ayında yapılacak seçimlerde yeniden başkan adayı olacak Donald Trump’a silahlı saldırıyı konuşuyor. Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Trump, saldırıyı kulağından hafif bir yarayla atlattı. Trump, olay yerinden hızlıca uzaklaştırıldı. Hastanedeki tedavinin ardından evine gitti. Mevcut başkan ve Demokratların adayı Joe Biden’in “gafları, yaşı ve sağlık durumu” tartışma yaratırken gelen suikast girişiminin bilinen tüm detaylarını ANKA Haber Ajansı derledi.

Trump’ın ilk mesajı : “Savaşın”

Donald Trump, 13 Temmuz Cumartesi günü akşam saatlerinde Pensilvanya’da bir miting için sahnedeydi. Trump, adaylık kampanyası kapsamında konuşurken birden fazla el silah sesi duyuldu. Eski başkan ve yeni başkan adayı, konuşmasının henüz beşinci dakikasındaydı. Silah seslerini duyan destekçileri, “eğil” diye bağırdı. Trump, elini sağ kulağına götürdü. İlk şaşkınlığın ardından yere eğildi. Destekçileri korku içinde ne olduğunu anlamaya çalışırken, Gizli Servis üyeleri sahneye çıkarak Trump’ın üzerine kapaklandı. Gizli Servis üyeleri, Trump’ın sağ olup olmadığını kontrol etti. Eski başkan yaşıyordu ama kulağından yaralanmıştı. Kanlar, kulağından yüzüne de sıçramıştı.

Trump, Gizli Servis üyelerinin yardımıyla ayağa kalktı. Etrafına adeta etten duvar ördüler. Eski Başkan, etten duvarın tam ortasında destekçilerine seslenmeyi ihmal etmedi. Sağ kolunu gizli servis üyelerinin omzunun üzerinden kaldırırken, “Savaşın (Fight)” diye bağırdı. Trump’ın yumruğunu gören destekçileri de ayağa kalktı ve sloganlar atmaya başladı. Silahlı saldırıya uğrayan Trump’ın güç gösterisi işe yaramış, sadece saniyeler önce korku içinde yere kapaklanmış olan destekçileri, miting ruh haline geri dönmüştü. Gizli servis üyeleri Trump’ı minibüse götürürken destekçileri de sloganlara devam ediyordu. Trump, minibüse binmeden önceki son anında sağ kolunu bir kez daha kaldırdı, destekçilerini selamladı. Trump’ın minibüsü suç mahalli olan miting alanından hızla uzaklaştı.

CNN, olay yerinde öldürülen suikastçının Cumhuriyetçi Parti üyesi olduğunu yazdı

Sosyal medya Trump’a destek mesajlarıyla dolmuşken, saldırganın olay anından çok kısa bir süre sonra öldürüldüğü açığa çıktı. Gizli Servis, saldırıdan hemen sonra saldırganın yerini tespit etmiş ve öldürmüştü. Basınla paylaşılan ilk bilgilere göre, mitinge katılan bir kişi de ölmüştü. Saldırıda iki kişinin de ağır yaralandığı bildirildi.

Cumhuriyetçilerden gelen ilk açıklamalar, Trump’ın sağlık durumunun iyi olduğunu söylüyordu. Ancak destekçileri sosyal medyada,”Trump için dualar ettiklerini” yazmaya başlamıştı bile.

ABD Gizli Servisi, saldırının miting alanının dışındaki yüksek bir yerden yapıldığını açıkladı. Soruşturmayı devralan Federal Soruşturma Bürosu’ndan (FBI) yapılan ilk açıklamada ise yaşananlar “suikast girişimi” olarak tanımlandı. FBI, saldırıyı gerçekleştiren kişinin 20 yaşındaki Thomas Matthew Crooks olduğunu açıkladı. FBI, halktan bir ihbar hattı ya da kurumun internet sitesi aracılığıyla, vurulma anına ilişkin fotoğraf ya da videolar da dahil olmak üzere, sahip oldukları her türlü bilgiyi iletmelerini istedi.

CNN, suikast girişiminde bulunan Crooks’un kim olduğuna dair haberinde yaşı gereği bu sene ilk kez oy kullanacak olan Crooks’un silahla saldırdığı Trump’ın partisi olan Cumhuriyetçi olarak seçmen kaydı olduğunu yazdı. Ancak Federal Seçim Komisyonu kayıtları, aynı adreste Thomas Crooks olarak listelenen bir bağışçının Ocak 2021’de Progressive Turnout Project adlı Demokratlara yakın bir kampanyaya 15 dolar verdiğini de gösteriyordu.

Saldırganın babası: “Neler olup bittiğini anlamaya çalışıyorum”

Crooks’un babası Matthew Crooks ise CNN’e konuştu, “Neler olup bittiğini anlamaya çalıştığını” ve oğlu hakkında konuşmak için “Emniyet güçleriyle görüşmeyi beklediğini” söyledi.

Trump evine, Biden Beyaz Saray’a döndü

Trump sosyal medyadan yaptığı ilk açıklamasında, önce ABD Gizli Servisine ve mitingde görevli emniyet personeline teşekkür etti. Hayatını kaybeden seçmeninin ailesine başsağlığı dileyen Trump, ağır yaralı destekçisi için de sağlık dileklerini ifade etti. Trump, şunları yazdı:

“Ülkemizde böyle bir olayın gerçekleşmesi inanılmaz. Şu anda ölen saldırgan hakkında hiçbir şey bilinmiyor. Sağ kulağımın üst kısmını delen kurşunla vuruldum. Bir vızıltı sesi, silah sesleri duyduğumdan ve merminin deriyi parçaladığını anında hissettiğimden bir şeylerin ters gittiğini hemen anladım. Çok fazla kanama oldu, o zaman ne olduğunu anladım. Tanrı Amerika’yı korusun.”

Biden: “ABD’de bu tür şiddete yer yok”

ABD Başkanı Joe Biden, rakibinin uğradığı silahlı saldırı nedeniyle ilk açıklamasını sosyal medyada yaptı. “Onun güvende olduğunu ve iyi durumda olduğunu duyduğuma minnettarım” diyen Biden, “Daha fazla bilgi beklerken kendisi, ailesi ve mitingde bulunan herkes için dua ediyorum” ifadelerini kullandı. Gizli Servis’e de teşekkür eden Biden, “Amerika’da bu tür şiddete yer yok. Bunu kınamak için tek millet olarak birlik olmalıyız” diye yazdı.

Beyaz Saray yetkilileri, Biden’ın Trump’la telefonda görüştüğünü de belirtti. Hafta sonu için Delaware’de kalmayı planlayan Biden, soruşturma hakkında brifing almaya devam edebilmek için Beyaz Saray’a planlanandan daha erken döndü.

Trump ise, hastanedeki tedavisinin ardından New Jersey’deki evine döndü. Trump’ın İletişim Direktör Yardımcısı Margo Martin, Trump’ın kulağından hafif bir yarayla kurtulduğu suikast girişiminin ardından ilk görüntüleri “Güçlü ve dirençli. Amerika için savaşmaktan asla vazgeçmeyecek” notuyla paylaştı. Görüntülerde Trump, uçaktan yardım almadan inerken görülüyordu. Uçak merdivenlerinden inerken el salladı.

Kısa mesafeden saldırı

Saldırının nereden, nasıl gerçekleştiğine ilişkin CNN ve BBC ayrı ayrı iki analiz yayınladı.

CNN’in analizine göre, Trump, Pennsylvania’daki mitinginde ateş açıldığı sırada silahlı suikastçıdan yaklaşık 120 ila 150 metre uzaklıktaydı.

BBC’nin analizinde ise 200 metreden yakın bir çatıdan ateş açıldığı, yaklaşık 135 metre mesafeden saldırının gerçekleştiği belirtildi. BBC analizinde saldırının yapıldığı binanın sahneden çok kısa bir mesafede yer aldığı, bu durumun da güvenlik güçleri için “zor sorulara yol açtığı” vurgulandı.

Dünya liderlerinden geçmiş olsun mesajları

Trump’a suikast girişimine dünya liderlerinden de tepkiler geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Japonya Başbakanı Fumio Kishida geçmiş olsun mesajları paylaştı.

Erdoğan: ABD halkının yanında olacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Trump’a geçmiş olsun dileğinde bulunarak, saldırıyı şiddetle kınadığını belirtti. Erdoğan, “ABD seçimlerine ve küresel istikrara gölge düşmemesi için saldırıyla ilgili tahkikatın en etkili biçimde yapılacağına, faillerin ve azmettiricilerinin en kısa sürede adaletin huzuruna çıkarılacağına inanıyorum. Türkiye olarak dost ve müttefik ABD halkının yanında olacağız” açıklamasını yaptı.

Trump, adaylığının kesinleşeceği kongreye katılacak

Suikast girişimi, Milwaukee’de yapılacak Cumhuriyetçi Ulusal Kongre’den iki gün önce gerçekleşti. Binlerce temsilcinin katılacağı Kongre’de Donald Trump’ın adaylığı resmiyete kavuşacak. Kongre’nin yarın başlaması ve 18 Temmuz’da sona ermesi bekleniyor.

Cumhuriyetçilerden yapılan ilk açıklamada Trump’ın sağlık durumunun iyi olduğu ve kongreye katılmayı “dört gözle beklediği” belirtildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/trumpa-suikast-girisimi-oncesi-saldiri-ani-ve-tepkilerle-ilgili-bilmeniz-gereken-her-sey/feed/ 0
Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in Eşi Ayşe Ateş’ten Adalet Talebi https://www.haber60.com.tr/eski-ulku-ocaklari-genel-baskani-sinan-atesin-esi-ayse-atesten-adalet-talebi/ https://www.haber60.com.tr/eski-ulku-ocaklari-genel-baskani-sinan-atesin-esi-ayse-atesten-adalet-talebi/#respond Wed, 17 Jan 2024 15:18:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3798

Silahlı saldırıda öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi  Ayşe Ateş, “Henüz iddianamenin ortada olmadığı; adice, planlı, alçakça işlenmiş ve her yönüyle aydınlık olmasına rağmen büyük bir kısmı karanlıkta bırakılmış bu suikastın bütün faillerinin tutuklanmadığı bir ortamda dosyaya bakan Sayın Savcı Ayhan Ay’ın iki ay izne çıkması, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Ahmet Akça’nın görev yerinin değiştirilerek Yargıtay üyeliğine getirilmesi akıl ve mantık dışı olmakla birlikte, adalete olan inancımızın daha da derinden sarsılmasına yol açmıştır…Dosyada adı geçen ve serbestçe dolaşan şüphelilerin yüzüne adaletin tokadı ne zaman inecek. İddianame, ne zaman hazırlanacak. Yoksa tutuklu bulunan sanıkların tahliye talebine olumlu yaklaşılıp delilerin karartılmasına göz mü yumulacak” açıklamasını yaptı.

Ankara’da 30 Aralık 2022 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, X hesabından açıklama yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Akça’nın Yargıtay üyeliğine atanmasına dikkat çeken Ayşe Ateş, Sinan Ateş suikastine ilişkin soruşturmanın ve iddianamenin akıbetini sordu. Ayşe Ateş, şu mesajı paylaştı:

“Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Ahmet Akça’nın Yargıtay üyeliğine atanması ve suikast sanıklarının tahliye girişimleri hakkında:

“SAVCI AYHAN AY’IN İKİ AY İZNE ÇIKMASI, AHMET AKÇA’NIN YARGITAY ÜYELİĞİNE GETİRİLMESİ ADALETE OLAN İNANCIMIZIN DAHA DA DERİNDEN SARSILMASINA YOL AÇMIŞTIR”

Henüz iddianamenin ortada olmadığı; adice, planlı, alçakça işlenmiş ve her yönüyle aydınlık olmasına rağmen büyük bir kısmı karanlıkta bırakılmış bu suikastın bütün faillerinin tutuklanmadığı bir ortamda dosyaya bakan Sayın Savcı Ayhan Ay’ın iki ay izne çıkması, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Ahmet Akça’nın görev yerinin değiştirilerek Yargıtay üyeliğine getirilmesi akıl ve mantık dışı olmakla birlikte, adalete olan inancımızın daha da derinden sarsılmasına yol açmıştır.

“BAZI SANIKLARIN MEVCUT DURUMU HUKUKİ BOŞLUK OLARAK DEĞERLENDİRME GAFLETİNE DÜŞEREK TAHLİYE TALEBİNE HAZIRLANDIĞINI DA BİLİYORUZ”

Bununla birlikte, maddi deliller doğrultusunda tutuklanıp demir parmaklıklar ardına konulan bazı sanıkların mevcut durumu hukuki boşluk olarak değerlendirme gafletine düşerek tahliye talebine hazırlandığını da biliyoruz. Bütün bu yaşanan gelişmeler doğrultusunda, adaleti sağlamakla mükellef kişi ve kurumlar tarafından cevaplanmayı bekleyen soru sayısı da her geçen gün artmaktadır. Aşağıda yazılı bulunan ve cevapsız bırakılan her soru ise dosya üzerinde daha yoğun bir şüphe oluşmasına yol açmaktadır:

“DOSYADA ADI GEÇEN VE SERBESTÇE DOLAŞAN ŞÜPHELİLERİN YÜZÜNE ADALETİN TOKADI NE ZAMAN İNECEK”

Dosyada adı geçen ve serbestçe dolaşan şüphelilerin yüzüne adaletin tokadı ne zaman inecek. İddianame, ne zaman hazırlanacak. Yoksa tutuklu bulunan sanıkların tahliye talebine olumlu yaklaşılıp delilerin karartılmasına göz mü yumulacak. Herkes tarafından bilinmelidir ki Şehit eşim Sinan Ateş; siyasi bir koz yahut seçim yatırımı değil, alçakça ve canice işlenmiş bir suikastın vatansever kurbanıdır. Şehit bir akademisyen, zalimce katledilmiş bir vatan evladıdır. Bu yalnızca bizim gözümüzde değil, kamuoyu vicdanında da böyle yer etmiştir. Tarihe de böyle not düşülmüştür.

Bugün bize düşen; adalete güvenmektir, devletimize inanmaktır. Adaleti sağlamakla mükellef olan kişi ve kurumlara düşen ise duyduğumuz güveninin de beslediğimiz inancın da boş olmadığını gösterip vicdanları rahatlatmak, korkuları defetmek ve toplumun adalete olan inancını perçinlemek adına en kısa sürede suikast dosyası üzerine çöreklenen kara bulutları dağıtıp adalet güneşinin yüzünü göstermesini sağlamaktır. Aksi halde, her gün biraz daha cesaretlendirilip şımartılan ve göğümüzde pervasızca dolanan o kara bulutların gözlerine kestirdikleri bir başka Sinan Ateş’in üzerine kurşun olup yağması en olası ihtimaldir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/eski-ulku-ocaklari-genel-baskani-sinan-atesin-esi-ayse-atesten-adalet-talebi/feed/ 0