Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanması ile tercih listeleri de şekillenmeye başladı. Tercih döneminde uzmanlardan destek alınması gerektiğini belirten Beykoz Üniversitesi Genel Sekreteri Serpil Süer, “Üniversite adaylarına önerim, önce en çok istedikleri bölümleri belirlemeleri. Burada elbette başarı sırasına dikkat etmeleri gerekiyor. Tercih listelerini başarı sırasını göz önünde bulundurarak hazırlamalılar” dedi.
Üniversite adaylarının Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanması ile tercih temposu başladı. Birinci oturum olan ‘Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT) 2 milyon 819 bin 362, ikinci oturum olan ‘Alan Yeterlilik Testi’ne (AYT) 1 milyon 776 bin 496, ‘Yabancı Dil Testi’ne ise 171 bin 90 aday girdi. Adayların, 25 Temmuz Perşembe günü itibariyle tercih süreci başlıyor. 2 Ağustos Cuma günü ise son gün. Bu yıl devlet ve vakıf üniversitelerinde 1 milyon 58 bin 345 kontenjan belirlendi.
“ÖLÇÜT BAŞARI SIRALAMASI OLMALI”
Beykoz Üniversitesi Genel Sekreteri Serpil Süer, üniversite adaylarına dikkat etmeleri gereken noktaları anlatırken kritik hatırlatmalarda bulundu. Süer, “Üniversite adaylarının, tercih listelerini hazırlarken yaptıkları en büyük yanlış puana göre sıralama yapmaları. Oysaki ölçütümüz başarı sırası olmalı. Sıralama yaparken ilk adım başarı sırasını dikkate almak, ikinci adım ise istedikleri bölümleri belirlemek ve değerlendirme. Sonrasında ise yapılması gereken şey tercihler için ÖSYM’nin ilan etmiş olduğu 25 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında tercihlerini sisteme girmek. Göz önünde bulundurulması gereken en önemli nokta, tercih havuzunu başarı sırasına uygun bir şekilde oluşturmak. Adaylar, listelerini üç etapta tamamlayabilirler. Önce başarı sıralarının yetmediğini düşündükleri ancak çok istedikleri birkaç bölümü belirlemeli, sonrasında kendi başarı sıralarına yakın bölümlerden seçimler yapmalı, listenin sonuna doğru ise temkinli olmak adına kendi başarı sıralarının gerisindeki bölümlerden listelerine eklemeliler” diye konuştu.
“TERCİH LİSTESİ HAZIRLANIRKEN UZMANLARDAN DESTEK ALINMASI ŞART”
Adayların ‘Tercih ve Tanıtım Günleri’ düzenleyen üniversiteleri ziyaret etmelerinin faydalı olduğunu belirten Süer, akademik kadrodan bilgi alınması gerektiğini de vurguladı. Ziyaret edilemiyorsa bile üniversitelerin online tercih danışmanlığı hizmetlerini hatırlatan Süer, öğrencilere tercih yaparken uzmanlardan yardım almaktan çekinmemeleri gerektiğinin altını çizdi. Öncelikli olarak adayların kendilerini tanımaları gerektiğini hatırlatan Süer; “Üniversite adayları, ilgi ve yeteneklerini ön plana almalı ve tercih etmeyi düşündükleri bölümlerle ilgili meslekleri araştırmalı. Aynı zamanda yaşadığımız çağın yetkinlik çağı olduğunu unutmamalı. Bu sebeple öğrenciler hangi bölümü tercih ederlerse etsinler yetkinliklerin geliştirilmesi son derece önemli. Adaylar, yetkinlik geliştirme noktasında tercih listesindeki üniversiteleri araştırmayı ihmal etmemeli” ifadelerini kullandı.
İKİNCİ ÖĞRETİMLER KAPATILDI? ŞİMDİ NE OLACAK?
Geçtiğimiz yıl, 80 binden fazla öğrencinin yerleştiği, bin 308 farklı ikinci öğretim programı kaliteyi artırmaya yönelik kapatıldı. İkinci öğretim düşünen adayların kafasında soru işaretlerine neden olan bu duruma ilişkin Süer şöyle konuştu:
“Kapatılan programların kontenjanları, istihdam odaklı yeni programlara tanımlanmış ve yaklaşık bir milyon kontenjanın tamamı muhafaza edilmiş durumda. Aslında geçtiğimiz yıldaki toplam kontenjan sayısında herhangi bir düşüş yaşanmamış oluyor. Biz üniversite adaylarını geleceğin mesleklerine yönlendiriyor, profesyonel iş hayatına hazırlıyoruz.”
]]>Van Ticaret Borsası (VANTB) Başkanı Nayif Süer, Ankara’da yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 80. Mali Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Başkan Süer, TOBB İkiz Kulelerde gerçekleştirilen programda, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile görüştü. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Başkan Süer, “Bakanımız ile şehrimizin vebölgemizin tarım ve hayvancılığını konuştuk. Van ve bölgemizin tarım hayvancılık taleplerini bakanımıza ilettik. Genel potansiyelimizi ve üretimin daha da artırılması için önemli istişarelerde bulunduk” dedi.
Bakan Yumaklı ile genel değerlendirmelerde bulunduklarının altını çizen VANTB Başkanı Süer, “Şehrimizin ve bölgemizin genel şartlarını dile getirdim. Zorlu kış şartları altında büyük emekler vererek bereketli topraklarımızı eken çiftçilerimize daha fazla destek talebinde bulundum. Tarım ve hayvancılık sektörünün Van’da ve bölgemizde istenen noktaya gelebilmesi için verilen desteklerin artırılmasının hayati önemde olduğuna dikkat çektik” ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı’ya, küçükbaşta Türkiye birincisi olan Van başta olmak üzere bölgenin küçükbaş hayvancılığa elverişli olduğunu söylediğini belirten Başkan Süer, “Bakanımıza, Van’ın ülkemiz tarım ve hayvancılığında önemli bir yeri olduğunu, şehrimizin yaklaşık 1,5 milyon hektar mera varlığı ile ülkemizin toplam mera varlığının yüzde 10’unu oluşturduğunu, yayla ve meralarımızda yetiştirilen küçükbaş hayvanların satışı konusunda büyük bir pazar-piyasa sorunu olduğunu, yayla ve meralardan dönen hayvanların yem bitkileri maliyetinin hayli yüksek olması nedeniyle çiftçilerimizin hayvanlarının büyük bir kısmını satmak zorunda kaldığını, verilen emekleri karşılayan bir fiyata değil daha ucuza satıldığını, piyasa sorunu ile birlikte hayvanların başka bölgelere satıldığını ancak bu kez de nakliye maliyetleri ve diğer giderler ortaya çıktığından çiftçimizin ucuza satmak zorunda kaldığını ilettim” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye küçükbaş hayvan varlığında lider konumda olan Van’ın 1970’li ve 1980’li yıllarda 7-7,5 milyon civarında küçükbaş hayvan varlığının 3 milyona kadar düştüğünü hatırlatan Başkan Süer, “Bakanımıza 1990’lı yılların başlarına kadar Van’dan Ortadoğu’ya koyun ihracatının yapıldığını, ithal eden ülke konumundan çıkmak için 1980’li yıllardaki politikalara dönülmesi gerektiğini, Van’da nüfusun 6-7 katına çıkmasına rağmen hayvan varlığında ise önemli sayıda düşüşün olduğuna vurgu yaptım” dedi.
Bakan Yumaklı’ya Et ve Süt Kurumu Van Et Kombinası’nın sınırlı sayıda değil tıpkı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) gibi uygun fiyatlarla sınırsız alım garantisi vermesi gerektiğini anlattığının altını çizen VANTB Başkanı Nayif Süer, “Bakanımıza sezon sonunda küçükbaş hayvanların bölgemiz şartları göz önünde bulundurularak, uygun fiyata satın alınmasını, Van Et Kombinası’nın et ihtiyacını karşılamak adına bölge menşeili hayvanları uygun fiyata satın alma garantisinin hayvancılığa olumlu yansımaları olacağını belirttim. Aksi takdirde yem bitkilerinin pahalılığı ve mali girdilerinin yüksek olması nedeniyle işletmelerin ya küçülmeye gittiğini ya da hayvancılığın bırakıldığını hatırlattım” ifadelerini kullandı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın gereken hassasiyeti gösterdiğini vurgulayan Süer, “Sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi sunduğumuz bakanımız hassasiyet göstermiştir. Taleplerimizi dikkatle dinlemiştir. Çiftçilerimizin hububatlarını uygun fiyata alan TMO’ya teşekkür ettim. Van Ticaret Borsası olarak bizlere gösterdiği ilgi nedeniyle Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – VAN
]]>Van Ticaret Borsası’nın paydaşı olduğu 14. Van Doğu Anadolu Tarım Hayvancılık ve Gıda Fuarı, Van Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde 25-28 Nisan 2024 tarihleri arasında gerçekleştirildi. VANTB Başkanı Nayif Süer, İpekyolu Expo Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen fuarın verimli geçtiğini söyledi. Firmaların tanıtımlara imza attığını ve önemli sayıda satışların gerçekleştiğini belirten Başkan Süer, “Bu fuar; il için, bölge için önemli bir fuardır. İlimiz hem tarım hem hayvancılık bölgesi olduğu için bu bizim için büyük bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyaçların büyük kısmını karşılayacak firmalar da katılmış. Bu da bizi sevindiriyor. Başka illerdeki fuarlara gittiğimizde daha çok katılımcı görüyoruz. Bu yüzden tüm kamu kurumlarından daha güçlü destek bekliyoruz. Bu fuar, yatırım düşüncesi olan çiftçilerimiz için en azından bir ön çalışma mahiyetindir” dedi.
20’si il dışından olmak üzere 85 katılımcının yer aldığı fuarda, firmaların tanıtımlarını yaptığını söyleyen Süer, “Traktör, tarım makineleri ve çeşitli ekipmanlar noktasında önemli sayıda satışlar da gerçekleşmiştir. İkili ilişkiler kurulmuş ve fuar vesilesiyle bağlantılar sağlanmıştır. Borsa olarak açılışına katıldığımız fuara destek verdik. Fuarın ilk gününden son gününe kadar standımız büyük ilgi gördü. Açılışın ardından VANTB standını: protokol üyeleri, Van Büyükşehir Belediyesi heyeti, çeşitli kurum amirleri, Van İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Görentaş, Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Hüseyinoğlu ve heyeti, Tuşba Ziraat Odası Başkanı Hasan Özgökçe, Klinik 65 Tarım Gıda ve Hayvancılık Ticaret Limited Şirketi Sahibi Hakan Emekçi ve heyeti, Vanet Bölge Müdürlüğü yetkilileri, satış sorumluları ve bayileri, toplum destekli polisler, çiftçilerimiz, üyelerimiz, basın mensupları ve vatandaşlar ziyaret etti. Tüm ziyaretler, VANTB sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıldı” diye konuştu.
VANTB standının, fuarın en renkli standı olmasının kendilerini gururlandırdığını ifade eden Süer, “Bizler de borsa heyeti olarak fuarda stant açan üyelerimizi ve firmalarımızı ziyaret ettik. İpekyolu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve jandarma standının yanı sıra çeşitli gıda stantlarını da ziyaret ettik. Kurumsal tanıtımlarımızı yaptık ve gerekli bilgileri aldık. İstişarelerimizi gerçekleştirdik. Çeşitli ikramlarda bulunduğumuz VANTB standında ayrıca misafirlerimize fuar boyunca borsamızı anlattık. Soğuk Süt Zinciri Projesi kapsamında toplanan doğal süt, Bal Paketleme Projesi ve Canlı Hayvan Borsası projelerimizi tanıttık. Van ilinin tarım ve hayvancılık potansiyelini dile getirdik. Düzenlenen fuarların üretici ve tüketici buluşması olduğunu belirttik. Van hayvan varlığının özellikle de küçükbaş hayvancılığında Türkiye birincisi olduğumuzu hatırlattık. Devlet görevlileri, belediye başkanları, meslek odaları başkanları ve tüm ziyaretçiler ile önemli lobicilik faaliyetlerinde bulunduk. Hayata geçirilebilecek yeni projeler konusunda bilgi alışverişinde bulunduk. Üreticilere ve tüketicilere yönelik bilinçlendirme çalışması yaptık. Van ve bölge tarım ve hayvancılığına katkı sunmak için çalışmalarımız sürdüreceğimizi belirttik” diye konuştu.
Van’da yerel ve ulusal basında görev yapan basın mensupları aracılığıyla seslerini de duyurduklarını belirten Süer, “VANTB’nin Soğuk Süt Zinciri Projesi, Bal Paketleme Projesi ve Canlı Hayvan Borsası Projesi tanıtım videoları ile projelerimizi tanıttık. Borsanın tanıtımının ve projelerinin yer aldığı videolar, fuar boyunca büyük ekran TV aracılığıyla gösterildi. Üyelerimize verdiğimiz hizmetlerin dijitalleşme çalışmalarını da anlattık. Fuara katılan çiftçiler, projelerimizin sürdürülmesini istemiştir” şeklinde konuştu.
14. Van Doğu Anadolu Tarım Hayvancılık ve Gıda Fuarı’na sunduğu katkı nedeniyle İpekyolu Expo Fuarcılık A.Ş.’den Veysi Uygun tarafından Başkan Süer’e plaket takdimi de yapıldı. Fuarda; VANTB Başkanı Nayif Süer, Başkan Yardımcısı Muzaffer Bilen, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şevgin, Meclis Üyesi Meral Ayhan ve Yönetim Kurulu Üyesi Türkay Özbek de yer aldı. – VAN
]]>Süer ile Demirarslan, 9 Nisan’daki “Mimar Sinan’ı Anma ve Mimarlar Günü” dolayısıyla binalardaki ölümcül tadilat hataları ile iç mimari projelerde dikkat edilmesi gereken unsurları AA muhabirine anlattı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından İçmimarlar Odası yöneticileri olarak bölgeye gittiklerini ve yapılardaki hasarlara ilişkin rapor hazırladıklarını belirten Süer, binaların taşıyıcı unsurları olan kolon ve kirişlerin kesilmesinin, deprem sırasında binaların çökmesinde önemli etkenlerden biri olduğunu söyledi.
İzmir, Van ve Elazığ depremlerindeki inceleme ve araştırma sonuçlarını da aktaran Süer, bütün depremlerde kolonları ve kirişleri kesilmiş çöken binalarla karşılaştıklarını belirterek, “En alt katta bir market, kafe veya bir galeri yapıyorlar ve taşıyıcı unsurlara müdahale ediyorlar. Kolonlara bir delik dahi açılmaması gerekirken kolon, kiriş kesilmesine kadar, yani komple yok edilmesine kadar giden süreçleri maalesef gördük.” ifadelerini kullandı.
Kartal’da 2019’da çöken Yeşilyurt Apartmanı gibi İstanbul’da kendiliğinden çöken binalar olduğunu hatırlatan Süer, “Şöyle düşünün. Bir yapının dört ayağı var. Birini kestiğiniz zaman o yapının ayakta kalması mümkün olmuyor. Bir binanın altında 10 tane, 20 tane kolon var. Bu kolonlardan bir tanesini bile kestiğiniz zaman o binanın bütün direncini bitirmiş oluyorsunuz. Bu da tabi ki ne kadar dirençli olsa da binanın yıkılmasına yol açıyor.” diye konuştu.
Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında mevcut yapıların revizesi sırasında iç mimarlara danışılması taleplerini de dile getiren Süer, yapılarda iç mimari projesinin kullanılması neticesinde maliyetin azalması, ergonomik tasarımların oluşması ve toplum sağlığının korunabilmesi için gerekli olduğunu söyledi.
Tadilatlar iç mimari proje ile yapılmalı
Beşiktaş’ın Gayrettepe Mahallesi’ndeki bir gece kulübünde 29 kişinin öldüğü yangının tadilat sırasında meydana geldiğine dikkati çeken Süer, şunları kaydetti:
“Buralarda gördüğümüz şey aslında bir iç mimari projenin olmayışı ve iç mimarların kontrolör olmayışı. Gayrettepe’den örnek vermek gerekirse işçi, elinde kaynak makinesiyle çalışıyor ve burada akustik malzemeler alev alıyor. Orada iç mimarın kontrolör olması gerekiyor ki buna müdahale edebilsin. İç mimari projeler olsa belediyeler ruhsat verirken bilecekler, ‘Burada şöyle bir proje var, taşıyıcı unsurlara müdahale edilmiş veya edilmemiş’ diye bir bilgi sahibi olacaklar. İç mimar taşıyıcı unsura müdahale etmez, etmemesi gerektiğini bilir. Orada nasıl bir yönlendirme yapacağını, süreci nasıl yöneteceğini bilir. Bu anlamda tüm yapıda tadilat projelerinde iç mimari proje kullanılması zorunlu hale gelmesi gerekiyor. Biz bu talebimizi dile getiriyoruz. İç mimari proje olursa hem kent estetiğine hem insan sağlığına daha faydalı bir şehir oluşturabiliriz. Çünkü depremlerde can kayıplarının yüzde 40’ı gibi bir oran kolon, kiriş kesilmesinden oluyor.”
İç mekanlar da depreme uygun hale getirilmeli
İçmimarlar Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aslıhan Demirarslan ise binalarda eşyaların doğru bir şekilde sabitlenmesinin önemine dikkati çekti.
6 Şubat depremlerinin şiddetli yıkıcılığına rağmen ayakta kalmış bir apartmanda tabakların bile hareket etmeden kalabildiğini anlatan Demirarslan, şöyle konuştu:
“Adıyaman’da bir apartmanın en alt katında bir züccaciye dükkanında raflar ve hatta raflarda tabaklar bile hareket etmemişti. Hemen yan binada olan tahribat o binada gerçekleşmemişti. Burada tabi ki yapının mimar ve mühendisler tarafından depreme uygun üretilmesi ve yapılması ayrı bir konu ama içerideki sistemin iç mimarlar veya bilinçli kişiler tarafından sabitlenmesi, bunun önlem olarak alınması ayrı bir konu. Bu noktada halkın bilinçlenmesi gerekiyor. Sadece temelin ve binanın yapımının depreme uygun olup olmadığını kontrol etmekten ziyade iç mekanda oluşturacağınız alanda da profesyonel iç mimari destek alınmasını öneriyoruz.”
]]>Van Ticaret Borsası (VANTB), DAKAF 24 Doğu Anadolu Kariyer Fuarı’nda stant açtı. Öğrenciler ve ziyaretçiler, VANTB standına yoğun ilgi gösterdi. VAN YYÜ ev sahipliğinde Van Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde ‘Yetenek Her Yerde’ şiarıyla başlayan fuarın açılışının ardından VANTB Başkanı Nayif Süer’e plaket takdim edildi.
“İnsan hayatı için ziraat olmazsa olmazdır”
Stantta ziyaretleri kabul eden ve çeşitli stantları ziyaret eden Süer, Van Gölü Salonu’nda üniversite öğrencileri ve mezunlarla panelde buluştu. Tarım, hayvancılık ve gıda sektöründeki imkanları anlatan Süer, kendi kariyer sürecini ve deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. “Ziraat olmazsa olmazdır” diyen Başkan Süer, borsanın yaptığı çalışmaları ve projeleri öğrencilerle paylaştı. Borsanın yaptığı tüm çalışmaların birer imkan olduğunu söyleyen Süer, “Tüm zorlu süreçlerde gördük ki tarım ve hayvancılık insan hayatının temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle tarım ve hayvancılık sektöründeki meslekler hiçbir zaman bitmez. Gençlerimizi tarım ve hayvancılık alanındaki mesleklerde kariyer yapmaya davet ediyoruz. Sektörel anlamda önemli oranda fırsatlar bulunmaktadır, ancak şartların iyileştirilmesi, yatırımların önündeki engellerin kaldırılması ve desteklerin daha da artırılması lazım” dedi.
“En önemli yatırım aracı tarım ve hayvancılıktır”
“Şehrimizin ve bölgemizin tarımsal potansiyelini ortadadır. Geleceğimizin ekonomik hayatında önemli rol alacak olan öğrencilerimizin, yeni imkanların kıymetli olduğunun farkına varması gerekiyor” diyen VANTB Başkanı Nayif Süer, “İnsan hayatının sürdürülebilmesi için tarım ve hayvancılık olmazsa olmazdır. Bu nedenle en önemli yatırımın toprağa yapılmasının önemine değineceğiz. Yatırım araçlarının temelinde tarım ve hayvancılığın olduğu gerçeğini bir kez daha vurgulayacağız” şeklinde konuştu.
Gelişen dünyada tarım ve hayvancılığın da endüstriyel hale geldiğini ve dijitalleştiğinin altını çizen Süer, “Bu kapsamda bizler de borsa olarak gelişmelere ayak uydurmaya çalışıyoruz. Öğrencilerimiz, endüstriyel imkanlar ile dijital tarım ve hayvancılık örneklerini iyi araştırmalısınız” ifadelerini kullandı.
“Borsacılık faaliyetlerimizi sürdürüyoruz”
Başkan Süer, öğrencilere borsanın faaliyetlerini de anlatarak, konuşmasına şöyle devam etti:
“Borsamız tarım ve hayvancılık imkanlarını projeler ile değerlendirdi. Soğuk Süt Zinciri Projesi, Canlı Hayvan Borsası Projesi, Bal Paketleme Projesi, Coğrafi işaretler Projesi ile Erciş Üzümü, Gevaş Fasulyesi ve Sıhke Kavunu’nun coğrafi işaretini aldık. Coğrafi işaret süreci devam eden ürünlerimiz bulunmaktadır. Dijitalleşme Programı Projesi ve Akreditasyon Sistemi Projesi ile üyelerimize önemli hizmetler sunduk.
Borsamızın iştirakçisi olduğu Van TDİ OSB projesi devam etmektedir. Et ve Süt Kurumu’nun Van’da kalmasını sağladık. Et Borsası Fizibilite Raporu’nu tamamladık, proje çalışmalarımız sürüyor. Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve bölge için önemli bir yere sahip olan İnci Kefali (Van Balığı) ile ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Van’da Liman Başkanlığı’nın açılması için girişimlerde bulunduk. TMO Van Şube Müdürlüğü’nün, başmüdürlük olması için çalışmalarımız sürüyor.”
Başkan Süer, Van ve bölge imkanlarına da değinerek, “Bölgemize uygun devlet destekleri ile tarımın imkanları artar. Dijital ve Endüstriyel Tarım ve Hayvancılık hiç şüphesiz ki Van ve bölgemizin kalkınmasını sağlayacaktır. Van’da, meraların ve yaylaların acilen ıslah edilmesi gerekiyor. Van’da yaklaşık 3,5 milyon adet küçükbaş ve yaklaşık 150 bin büyükbaş hayvan var. Van’da yıllık yaklaşık 23 bin ton kırmızı et üretilmektedir. Arıcılık çok değerli bir yatırım alanıdır. Van’da yaklaşık 200 bin kovan bulunmaktadır ve 2 bin 500 ton bal üretilmektedir. Gevaş, Gürpınar, Çatak, Bahçesaray ve Başkale’ye dışarıdan arıcılar alınmamalıdır” diye konuştu.
“Van’da ve bölgemizde işsizliğe karşı kamu tarım işçisi dönemi başlatılmalıdır”
Kamu tarım işçiliği döneminin başlatılmasını isteyen Süer, “Tarım işçiliğine teşvik sunulmalıdır. Her köye bir ziraat mühendisi, veteriner hekim, ziraat teknisyeni, hayvan sağlıkçısı, kadrolu sürü yöneticisi ve kadrolu tarım işçisi alımları yapılmalıdır. Tarım Meslekleri Edindirme Projesi hayata geçirilmelidir. Sürü Yöneticiliği, Paketleme Elemanı, Seracılık, Manav, Doğa ve Tarım Bakıcısı gibi TKDK IPARD çalışmaları genişletilerek devam etmeli. Hakkari’de TKDK’nın açılması sevindiricidir. Süt Tozu Fabrikası açılmalıdır” şeklinde konuştu. – VAN
]]>