Suç – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 27 Dec 2024 10:26:48 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Antalya’da Ruhsatsız Silah Operasyonu https://www.haber60.com.tr/antalyada-ruhsatsiz-silah-operasyonu/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-ruhsatsiz-silah-operasyonu/#respond Fri, 27 Dec 2024 10:26:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/antalyada-ruhsatsiz-silah-operasyonu/ Antalya’nın Serik ilçesinde düzenlenen operasyonda ruhsatsız 5 tabanca ve 12 av tüfeği ele geçirildi.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, Serik Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda İlçe Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerince ruhsatsız silah taşıyan ve bulunduran şüphelilere yönelik operasyon gerçekleştirildi.

Operasyonda ruhsatsız 5 tabanca, 12 av tüfeği, 273 tabanca fişeği, 300 av tüfeği fişeği

ve 5 şarjör ele geçirildi.

Olay ile ilgili adli tahkikata başlanıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-ruhsatsiz-silah-operasyonu/feed/ 0
Narin cinayeti duruşmasında tanık çoban ağlama krizine girdi https://www.haber60.com.tr/narin-cinayeti-durusmasinda-tanik-coban-aglama-krizine-girdi/ https://www.haber60.com.tr/narin-cinayeti-durusmasinda-tanik-coban-aglama-krizine-girdi/#respond Thu, 26 Dec 2024 12:21:54 +0000 https://www.haber60.com.tr/narin-cinayeti-durusmasinda-tanik-coban-aglama-krizine-girdi/ Diyarbakır‘da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin tutuklu 4 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı davanın ikinci duruşması devam ediyor. 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması için tutuklu sanıklar Diyarbakır Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nden cezaevi nakil araçlarıyla geniş güvenlik önlemi alınarak Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi.

ÇOBANIN DÖVÜLMESİNE İLİŞKİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK

Bugün görülen duruşmada Salim Güran’ın 15 yaşındaki işçisi Ramazan Atasoy’un ardından çoban Ahmet Akgün’e söz verildi. O sırada Erhan Güran’ın evinin önündeki kamera görüntüsü ekrana verildi. Sanık avukatlarının itirazına rağmen, “Aile Meclisi” olarak belirtilen kamera görüntüsünün izlenmesine karar verildi. Hiçbir şey bilmediğini söyleyen Akgün, “Beni dövdüler” diyerek ağlama krizine girdi. Mahkeme Başkanı, Akgün’ün yanına giderek sakinleştirdi. Öte yandan çoban Akgün’ün dövülmesine ilişkin savcılık suç duyurusunda bulunacak.

Narin cinayeti duruşmasında tanık çoban ağlama krizine girdi

Mahkeme Başkanı: Olay günü bir kız gördün mü? Enes’i gördün mü ?

Tanık çoban: Hayır görmedim

Mahkeme Başkanı: Sana soru soranlar Enes’e küfür ettiler mi?

Tanık çoban: Hayır

Mahkeme Başkanı ne sorduysa tanık çoban Akgün “Bilmiyorum” şeklinde cevap verdi.

Tanık çoban: “ Ben çok üzüldüm Narin’e,10 gün yemek yemedim ama bir şey bilmiyorum” diyerek yine ağladı.

Savcı: Kendi aralarındaki konuşmada ‘Enes vahşi’ sözleri geçiyor, onun hakkında ne diyorlar?

Avukatlar “Aynı şeyleri soruyorsunuz” şeklinde itiraz ediyor.

Savcı tekrar sordu: Köylüler Enes hakkındaaralarında ne konuşuyordu?

Tanık çoban: Bilmiyorum görmedim.

Mahkeme Başkanı tekrar sordu: Neden Enes için “Şerefsizin” dediler aralarında neden öyle söylediler? Neden bu şekilde aralarında bir konuşma geçti?

Tanık çoban: (Ağlayarak) Ya ben bir çobanım sayın başkanım, ben bir şey bilmiyorum.

Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren,Erhan Güran’ın evinin önündeki kamera görüntüsüyle ilgili çoban Akgün’e “Aile Meclisi” olarak belirtilen kamera görüntüsünü sordu.

Nahit Eren: Ahmet Bey, Erhan’ın olduğu yer burası. Buradaki kişi siz misiniz?

Tanık Çoban: Evet, benim.

Baro Başkanı Eren, Kürtçe “Aile Meclisi”nin o toplantıda çobanı sorgulamalarını soruyor: Sana konuş eş… oğlu konuş dediler mi?

Tanık çoban: (Ağlayarak ve Kürtçe) Benim okuma yazmam yok, ben garibanım benden ne istiyorsunuz? Beni dövdüler. Allah hakkımı bırakmasın.

Sanık Enes Güran, tanık çobana soru sormak istedi.

Enes: Benim adımı kim kullanmış, bilmek istiyorum.

Tanık çoban: Ben bilmiyorum.

Enes yerine geçti ve sanık Nevzat Bahtiyar’ın avukatı Ali Eryılmaz soru sormaya başladı:

Avukat Ali Eryılmaz: Narin için bildiğin doğruları söylemeni istiyoruz.

Tanık çoban: Bilmiyorum.

Narin cinayeti duruşmasında tanık çoban ağlama krizine girdi

Narin GüranAhmet AkgünDiyarbakırMahkeme3-sayfaDünyaHukukSuç

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/narin-cinayeti-durusmasinda-tanik-coban-aglama-krizine-girdi/feed/ 0
Bursa’da Yasa Dışı Silah Operasyonu https://www.haber60.com.tr/bursada-yasa-disi-silah-operasyonu/ https://www.haber60.com.tr/bursada-yasa-disi-silah-operasyonu/#respond Sat, 07 Dec 2024 12:08:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/bursada-yasa-disi-silah-operasyonu/ Bursa’da polis ekiplerince düzenlenen operasyonda, yasa dışı silah üretip satışını yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklandı.

Bursa Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, “ruhsatsız silah imal ve ticareti” suçunun önlenmesine yönelik çalışma yürüttü.

Zanlılar S.A. ve M.E.B’nin Nilüfer ilçesindeki iş yerleri ve evlerinde eş zamanlı yapılan aramalarda 10 ruhsatsız tabanca, tam otomatik silah, kesme tüfek, 1347 adet tabanca fişeği, 4 ruhsatsız tüfek, 6 kurusıkı tabanca, dürbün ve 7 bıçak ele geçirildi.

Şüphelilerden birinin evindeki aramada, yatak odasının “silah deposu” gibi kullanıldığı ortaya çıktı. Odadaki bazanın ve yastığın altlarından, yatağın kenarlarındaki çelik kasalardan çok sayıda tabanca ve mühimmat çıktı.

Gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldıkları nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-yasa-disi-silah-operasyonu/feed/ 0
Bursa’da 20 Milyon Lira Dolandırıcılık Çetesi Çökertildi https://www.haber60.com.tr/bursada-20-milyon-lira-dolandiricilik-cetesi-cokertildi/ https://www.haber60.com.tr/bursada-20-milyon-lira-dolandiricilik-cetesi-cokertildi/#respond Sat, 07 Dec 2024 12:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/bursada-20-milyon-lira-dolandiricilik-cetesi-cokertildi/

BURSA’da polis ekipleri, bankalarda tanıdıkları olduğu ve uygun oranlarda yüksek meblağda kredi çıkartabileceklerini söyleyip 20 milyon lira dolandırıcılık yaptığı öne sürülen 1’i cezaevinde olan 21 kişilik çetenin üyelerini eş zamanlı operasyonla gözaltına aldı. Şüphelilerden 14’ü tutuklanırken 6’sı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İl Emniyet MüdürlüğüKaçakçılık ve Organize Suçlar Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine, sosyal medyadan ‘Kredi Danışmanlık’ ismiyle yanıltıcı paylaşımlar yapıp paraya ihtiyacı olanlara, bankalarda tanıdıkları olduğunu belirterek uygun oranlarda faizle yüksek meblağlarda kredi çekebileceğini söyleyip ‘Nitelikli dolandırıcılık’ yapan çeteyi belirledi. Dolandırıcıların, ikna ettikleri kişilerden kimlik bilgilerini alıp, kredinin onaylanması için hesaplarına para yatırmasını istediği 20 kişi adına krediler çekip, çıkardıkları kredi kartlarıyla cep telefonu, bilgisayar, akıllı saat gibi pahalı elektronik eşyalar satın alıp, bunları 2’nci el olarak satarak haksız kazanç elde ettiklerini de ortaya çıkardı.

Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi’ne bağlı ekipler, isimlerini belirledikleri 1’i başka suçtan cezaevinde olan 21 kişi için Bursa, İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Antalya, Muğla ve Mardin’de eş zamanlı operasyon düzenledi. Polisler, yaklaşık 20 milyon lira dolandıran şüphelileri gözaltına aldı. Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgularından sonra adliyeye çıkarılan F.D., H.Ö., S.Ö., H.T. savcılık, M.O., H.Ö. ise mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ş.D., B.D., D.D., B.E., B.O., M.A., H.K., E.S., S.Ö., U.A., Y.G., O.D., M.E. ve O.Y. ise ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçundan tutuklandı. Şüphelilerden cezaevinde olan A.L. hakkındaki incelemenin ise devam ettiği belirtildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-20-milyon-lira-dolandiricilik-cetesi-cokertildi/feed/ 0
Ankara’da Tarihi Eser Kaçakçılığı Operasyonu: 69 Obje Ele Geçirildi https://www.haber60.com.tr/ankarada-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-69-obje-ele-gecirildi/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-69-obje-ele-gecirildi/#respond Fri, 06 Dec 2024 10:20:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/ankarada-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-69-obje-ele-gecirildi/ Ankara’nın Etimesgut ilçesinde düzenlenen tarihi eser kaçakçılığı operasyonunda 69 obje ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM), İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Bağlıca Jandarma Karakol Komutanlığınca, dün saat 21.00 sularında Yeni Bağlıca Mahallesi’nde operasyon düzenlendi.

Operasyonda, S.C. ve S.B. isimli şüphelilerin, 2 milyon lira karşılığında satmak maksadıyla getirdikleri 4 cam vazo, Bizans ve Roma dönemine ait 6 sikke, 4 pişmiş toprak su kabı, at figürlü toprak sürahi, hayvan figürlü 7 toprak heykel, insan figürlü 8 toprak heykel, hayvan figürlü 2 metal yüzük ve çeşitli figürlerde 37 metal ve cam obje olmak üzere toplam 69 tarihi eser ele geçirildi.

Olayla ilgili gözaltına alınan zanlılar, ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Kültür SanatOperasyonEtimesgutGüvenlik3-sayfaKültürankaraGüncelHukukRomaSuç

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-69-obje-ele-gecirildi/feed/ 0
Samsun’da 64 Gram Metamfetamin Ele Geçirildi https://www.haber60.com.tr/samsunda-64-gram-metamfetamin-ele-gecirildi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-64-gram-metamfetamin-ele-gecirildi/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/samsunda-64-gram-metamfetamin-ele-gecirildi/ Samsun’da 64 gram metamfetamin ile yakalanan bir kişi gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet MüdürlüğüNarkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İlkadım ve Atakum ilçelerinde düzenlenen operasyonda B.A.’nın (23) üzerinde ve ikametinde arama yapıldı. Yapılan aramada 64 gram metamfetamin ele geçirildi, B.A. gözaltına alındı.

Soruşturma devam ediyor. – SAMSUN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-64-gram-metamfetamin-ele-gecirildi/feed/ 0
İstanbul’da sahte içkiden 2 kişi hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sahte-ickiden-2-kisi-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sahte-ickiden-2-kisi-hayatini-kaybetti/#respond Wed, 27 Nov 2024 22:16:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sahte-ickiden-2-kisi-hayatini-kaybetti/ İstanbul’da sahte içkiden zehirlenen 2 kişi hayatını kaybetti, 3 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul'da sahte içkiden 2 kişi hayatını kaybetti

SAHTE İÇKİDEN 2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Alınan bilgiye göre, Şişli ve Beyoğlu’nda sahte içkiden zehirlenme teşhisiyle hastanede tedavi altına alınan 7 kişiden 2’sinin yaşamını yitirmesinin ardından polis ekiplerince çalışma başlatıldı. Çalışma sonucu sahte içkinin, Dolapdere Caddesi’nde bulunan bir binadaki daireden dağıtıldığı tespit edildi.

İstanbul'da sahte içkiden 2 kişi hayatını kaybetti

400 LİTRE ELE GEÇİRİLDİ

Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince adrese yapılan operasyonda yaklaşık 400 litre sahte içki ele geçirilirken,1 şüpheli gözaltına alındı. Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri de sahte içki satışı yapıldığı ihbarı üzerine Kurtuluş Caddesi’ndeki bir tekel bayisine operasyon düzenledi. Bayi yakınındaki motokuryelerin üzerinde bir miktar sahte içki ele geçiren ekipler, 2 şüpheliyi gözaltına aldı.

Sahte İçkiistanbulGüvenlikBeyoğlu3-sayfaSağlıkGüncelŞişliSuç

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sahte-ickiden-2-kisi-hayatini-kaybetti/feed/ 0
İşte kokoreçcide ölen gencin son videosu: Ölürsem bunu paylaşın https://www.haber60.com.tr/iste-kokoreccide-olen-gencin-son-videosu-olursem-bunu-paylasin/ https://www.haber60.com.tr/iste-kokoreccide-olen-gencin-son-videosu-olursem-bunu-paylasin/#respond Mon, 25 Nov 2024 22:02:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/iste-kokoreccide-olen-gencin-son-videosu-olursem-bunu-paylasin/ Adana‘nın Seyhan ilçesinde kokoreçcide yemek yerken uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren Abdulbasit Çamsar’ın ölmeden önce yayınladığı videoda, “Ölürsem yok mu bu video, hepiniz beni paylaşın” dediği görüldü.

KOKOREÇCİDE SİLAHLI SALDIRIDA HAYATINI KAYBETTİ

Olay, Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi Bahçelievler Caddesi’ndeki bir kokoreçcide meydana geldi. İddiaya göre, Abdulbasit Çamsar (17), yemek yediği sırada motosikletli şüpheliler tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırganlar tabanca ile defalarca ateş açarak bölgeden kaçtı. Çamsar, başından vurularak kanlar içerisinde yere yığıldı. İşletmenin sahibi Halil A. ise bacağından yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri ağır yaralı Çamsar’ı ve işletme sahibi Halil A.’yı hastaneye kaldırdı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Camsar, hayatını kaybetti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

“ÖLÜRSEM BU VİDEOYU PAYLAŞIN”

Adana’da yemek ye d iği sırada uğradığı silahlı saldırıda başından vurularak hayatını kaybeden Abdulbasit Çamsar’ın (17), bir süre önce sosyal medya hesabından paylaştığı ve kendini çektiği videoda “Ölürsem yok mu bu video, hepiniz beni paylaşın diye kalsın. Yani beni paylaşmanızı istiyorum kardeş” dediği görüldü.

İşte kokoreçcide ölen gencin son videosu: Ölürsem bunu paylaşın

Sosyal MedyaGüvenlik3-sayfaGüncelMedyaAdanaDünyaSuç

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iste-kokoreccide-olen-gencin-son-videosu-olursem-bunu-paylasin/feed/ 0
Kayseri’de Otomobilinde Tabancayla Vurulan Bir Kişi Yaralandı https://www.haber60.com.tr/kayseride-otomobilinde-tabancayla-vurulan-bir-kisi-yaralandi/ https://www.haber60.com.tr/kayseride-otomobilinde-tabancayla-vurulan-bir-kisi-yaralandi/#respond Thu, 21 Nov 2024 00:48:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/kayseride-otomobilinde-tabancayla-vurulan-bir-kisi-yaralandi/

KAYSERİ’nin Kocasinan ilçesinde N.T., otomobilinde tabancayla vurulmuş olarak yaralı bulundu.

Olay, saat 22.00 sıralarında Kocasinan ilçesi Ziyagökalp Mahallesi Apaydın Sokak üzerinde meydana geldi. N.T.’nin bulunduğu 38 AIF 037 otomobilden kim ya da kimler tarafından ateşlendiği bilinmeyen silah sesi duyuldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Olay yerine gelen ekipler, sürücü koltuğunda oturan N.T.’nin yaralandığını belirledi. N.T., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak, tedaviye alındı.

Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseride-otomobilinde-tabancayla-vurulan-bir-kisi-yaralandi/feed/ 0
Kayseri’de Fırına Silahlı Saldırı https://www.haber60.com.tr/kayseride-firina-silahli-saldiri/ https://www.haber60.com.tr/kayseride-firina-silahli-saldiri/#respond Thu, 07 Nov 2024 22:29:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/kayseride-firina-silahli-saldiri/

KAYSERi’de bir fırının motosikletli 2 kişi tarafından kurşunladığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.

Olay, saat 21.30 sıralarında Melikgazi ilçesi Esentepe Mahallesi Karataş Sokak’ta meydana geldi. Sokak üzerinde bulunan bir fırına motosiklet ile gelen 2 kişi henüz bilinmeyen nedenle iş yerine silahlı saldırıda bulundu. Şüpheliler, saldırının ardından motosikletle bölgeden uzaklaştı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Şüphelilerin tüfeklerinden çıkan saçmalar fırının camlarına isabet ederken, polis çalışma başlattı. Öte yandan, silahlı saldırı anı fırının güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde, motosiklet ile iş yerinin önüne gelen 2 kişinin ateş açtığı ve hızla kaçtıkları görüldü. Öte yandan, aynı iş yerine 2 hafta önce de silahlı saldırı yapıldığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseride-firina-silahli-saldiri/feed/ 0
Kuyucak’ta Kaçak Kazı Operasyonu https://www.haber60.com.tr/kuyucakta-kacak-kazi-operasyonu/ https://www.haber60.com.tr/kuyucakta-kacak-kazi-operasyonu/#respond Wed, 06 Nov 2024 11:03:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/kuyucakta-kacak-kazi-operasyonu/ Aydın’ın Kuyucak ilçesinde kaçak kazı yapan 5 kişi gözaltına alındı.

İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Başaran Mahallesi Hisar mevkisinde kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine operasyon düzenledi.

Kazı yapan 5 kişi suçüstü yakalandı, yeraltı tespit cihazı ve çeşitli kazı malzemeleri ele geçirildi.

Gözaltına altına alınan şüpheliler İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kuyucakta-kacak-kazi-operasyonu/feed/ 0
Dilenci Himmet M. Konya’da Yakalandı https://www.haber60.com.tr/dilenci-himmet-m-konyada-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/dilenci-himmet-m-konyada-yakalandi/#respond Wed, 06 Nov 2024 11:03:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/dilenci-himmet-m-konyada-yakalandi/

İSTANBUL’dan trenle yola çıkıp gittiği şehirlerde dilencilik yapan ve üzerinden bir miktar avro ve dolar ile 13 bin 600 TL çıkan Himmet M. (37), Konya’da yakalandı. Topladığı paralara el konulan Himmet M.’ye 977 lira ceza kesildi.

Meram Belediyesi Zabıta ekipleri, dün Konya Garı çevresinde bir kişinin dilencilik yaptığı bilgisini aldı. İhbar üzerine adrese giden zabıta ekipleri, Himmet M.’yi dilencilik yaparken yakaladı. Himmet M.’nin üst aramasında bir miktar avro ve dolar ile 13 bin 600 TL bulundu. Afyonkarahisar nüfusuna kayıtlı Himmet M.’nin, İstanbul’dan yüksek hızlı trenle yola çıkıp, güzergahtaki şehirlerde dilencilik yaptığı ve daha önce de aynı suçtan yakalandığı belirlendi. Muhacir Pazarı Zabıta Karakolu’na götürülen Himmet M.’nin paralarına el konulurken, Kabahatler Kanunu’na göre 977 lira ceza kesildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dilenci-himmet-m-konyada-yakalandi/feed/ 0
Erzurum’da 162 Suçlu Yakalandı https://www.haber60.com.tr/erzurumda-162-suclu-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-162-suclu-yakalandi/#respond Wed, 06 Nov 2024 11:03:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/erzurumda-162-suclu-yakalandi/ Erzurum’da çeşitli suçlardan kesinleşmiş hapis cezası bulunan 5 firari hükümlü ile aranan 157 şüpheli yakalandı.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığınca 1-31 Ekim tarihleri arasında suç ve suçluluk faaliyetlerinin önlenmesine yönelik çalışma yapıldı.

Söz konusu çalışmalarda bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan aranan ve hakkında 8 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası olan M.Ü. Karayazı ilçesinde yakalandı.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı ve sondaj yapmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından aranan, hakkında 9 yıl 5 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası olan A.B.A, Ankara’da yakalanarak İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

Kasten öldürme suçundan aranan ve hakkında 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası olan S.A. Horasan ilçesinde yakalandı.

Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan aranan ve 3 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ü.B.T. Aziziye ilçesinde yakalandı.

Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan aranan ve 5 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası olan M.Ç. de yakalındı.

İşlemleri tamamlanan firariler cezaevine teslim edildi.

Ekipler, söz konusu tarih aralıklarından yaptığı çalışmada, haklarında ifadeye yönelik aranan 125, 0-5 yıl süreyle 28 ve 5-10 yıl süreyle hapis cezasıyla aranan 4 kişi olmak üzere toplamda 157 şüpheliye de yakaladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-162-suclu-yakalandi/feed/ 0
Bolu’da Park Halindeki Araç Kurşunlandı https://www.haber60.com.tr/boluda-park-halindeki-arac-kursunlandi/ https://www.haber60.com.tr/boluda-park-halindeki-arac-kursunlandi/#respond Wed, 06 Nov 2024 11:02:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/boluda-park-halindeki-arac-kursunlandi/ Bolu’nun Kıbrıscık ilçesinde park halindeki otomobil kimliği belirlenemeyen şahıslar tarafından kurşunlandı. Ekipler yaptığı incelemede 13 mermi izi tespit etti.

Edinilen bilgiye göre, Kıbrıscık ilçesine bağlı Taşlık köyünde park halindeki 14 AK 561 plakalı otomobil, kimliği belirlenemeyen şahıslar tarafından silahla kurşun yağmuruna tutuldu. Otomobilin sahibi A.K, aracının kurşunlandığını görünce durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, yaptıkları incelemede otomobilde 13 mermi izi tespit etti. JandarmaSuç Araştırma Timleri (JASAT), aracı kurşunlayan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. – BOLU

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/boluda-park-halindeki-arac-kursunlandi/feed/ 0
Eşini taciz etmekle suçladığı adama zorla senet imzalattı https://www.haber60.com.tr/esini-taciz-etmekle-sucladigi-adama-zorla-senet-imzalatti/ https://www.haber60.com.tr/esini-taciz-etmekle-sucladigi-adama-zorla-senet-imzalatti/#respond Sat, 05 Oct 2024 17:01:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/esini-taciz-etmekle-sucladigi-adama-zorla-senet-imzalatti/ İzmir‘in Bayraklı ilçesinde U.Ç. (32), eşini taciz ettiğini ileri sürdüğü D.O.’yu (32) öldürmekle tehdit edip, ‘namus temizleme’ diyerek 250 bin TL’lik senet imzalattı. D.O.’nun hesabından kendi hesabına farklı miktarlarda para da transfer eden U.Ç., tutuklandı.

“TACİZ” SUÇLAMASIYLA SENET İMZALATTI

Bayraklı ilçesinde yaşayan U.Ç., eşini taciz ettiğini ileri sürdüğü D.O.’yu öldürmekle tehdit edip, ‘namus temizleme’ diyerek 250 bin TL’lik senet imzalattı. Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, D.O.’nun şikayeti sonrası harekete geçti.

CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Ekipler, önceki gün düzenlenen operasyonda, D.O.’nun hesabından kendi hesabına farklı miktarlarda para da transfer ettiği belirlenen U.Ç.’yi gözaltına aldı. İşlemleri sonrası dün adliyeye sevk edilen U.Ç., tutuklandı.

Eşini taciz etmekle suçladığı adama zorla senet imzalattı

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/esini-taciz-etmekle-sucladigi-adama-zorla-senet-imzalatti/feed/ 0
Tartışma Kanlı Bitti: Nişanlısını Vuran Adam İntihar Etti https://www.haber60.com.tr/tartisma-kanli-bitti-nisanlisini-vuran-adam-intihar-etti/ https://www.haber60.com.tr/tartisma-kanli-bitti-nisanlisini-vuran-adam-intihar-etti/#respond Fri, 04 Oct 2024 03:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/tartisma-kanli-bitti-nisanlisini-vuran-adam-intihar-etti/

KIRIKKALE’de, tartıştığı nişanlısı Esra E.’yi (37) tabancayla vurarak ağır yaraladıktan sonra çaldığı taksi ile olay yerinden kaçan Bahattin Ünlüer, yakalanacağını anlayınca aynı silahı başına dayayıp, ateşleyerek intihar etti.

Olay, akşam saatlerinde Çalılıöz Mahallesi 466. sokakta bulunan 3 katlı apartmanın giriş katında meydana geldi. Bahattin Ünlüer, evine gittiği nişanlısı Esra E. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Bahattin Ünlüer, üzerinde bulunan tabancayla Esra E.’ye ateş açarak yaraladı. Şüpheli, olay yerinin yakınlarındaki ticari taksiyi çalarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan kadının durumunun ağır olduğu öğrenildi.

İNTİHAR ETTİ

Olay yerinden kaçan şüphelinin çaldığı taksiyi tespit eden ekipler, aracı takibe aldı. Ünlüer, Alparslan Türkeş Bulvarı Nokta Parkı yakınlarında taksiden inerek yaya olarak kaçmaya başladı. Ünlüer, Nokta Parkı’na geldiğinde nişanlısını yaraladığı tabancayı başına dayayıp, ateşledi. Ambulansla hastaneye kaldırılan Bahattin Ünlüer, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tartisma-kanli-bitti-nisanlisini-vuran-adam-intihar-etti/feed/ 0
İran’da Okula Silahlı Saldırı: 4 Ölü https://www.haber60.com.tr/iranda-okula-silahli-saldiri-4-olu/ https://www.haber60.com.tr/iranda-okula-silahli-saldiri-4-olu/#respond Tue, 01 Oct 2024 10:37:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/iranda-okula-silahli-saldiri-4-olu/ İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, Nikşehr Kaymakamı Mucib Hüseyni olaya ilişkin bilgi verdi.
Hüseyni, “Muhsinin Şeyhan Bent Okulu’nda öğrenciler dışarıda etkinlikteyken, açılan ateş sonucu Bent Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Perviz Kedhudayi, Bent Kent Şurası Başkanı Yusuf Şirani ve 2 asker hayatını kaybetti.” dedi.
İranlı yetkili saldırganların kimlikleri hakkında bilgi vermedi. Saldırganların yoldan geçen otomobilden ateş açtığı kaydedildi.
İran’ın “terör örgütü” ilan ettiği “Ceyşül Adl”, ülkedeki “Sünni Beluç halkının haklarını savunduğunu” ileri sürerek, Tahran yönetimine karşı silahlı mücadele veriyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iranda-okula-silahli-saldiri-4-olu/feed/ 0
Samsun’da Kopya Düzeniyle Sınavda Yakalanan 3 Kişi Gözaltına Alındı https://www.haber60.com.tr/samsunda-kopya-duzeniyle-sinavda-yakalanan-3-kisi-gozaltina-alindi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-kopya-duzeniyle-sinavda-yakalanan-3-kisi-gozaltina-alindi/#respond Sat, 28 Sep 2024 15:45:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/samsunda-kopya-duzeniyle-sinavda-yakalanan-3-kisi-gozaltina-alindi/ Samsun’da kopya düzeneğiyle motorlu taşıtlar sınavına giren 3 kişi, polis tarafından suçüstü yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun’un Çarşamba ilçesinde bugün saat 10.00’da düzenlenen motorlu taşıtlar sınavında kopya girişimi tespit edildi. Elektronik cihazlarla dışarıdan yardım almak üzere özel olarak tasarladığı kopya düzeneğiyle ehliyet sınavına girmeye çalışan A.S. (30), sınav sırasında fark edilerek polis tarafından suçüstü yakalandı. Yapılan inceleme ve aramalarda şahsın yanı sıra bu düzenekte rol alan organizatör N.E. (42) ve M.S (22) de polis tarafından gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şahısların üstlerinde ve eşyalarında yapılan aramalarda, sınavda kopya çekmek amacıyla kullanılan 2 adet mikro casus kulaklık, 4 adet mikro casus kulaklık pili, 2 adet kamufle edilmiş yaka kamerası, 1 adet mobil wifi cihazı, 2 adet mobil aktarım cihazı, 5 adet cep telefonu, 1 adet powerbank, 3 adet şarj kablosu, 1 adet cımbız ve 1 adet flaş bellek ele geçirildi.

Yakalanarak gözaltına alınan 3 kişi hakkında, “ÖSYM Hizmetleri Hakkında Kanuna Muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı. – SAMSUN

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-kopya-duzeniyle-sinavda-yakalanan-3-kisi-gozaltina-alindi/feed/ 0
İş İnsanı Hikmet Öztürk’ten Sahte Mesaj İddiası https://www.haber60.com.tr/is-insani-hikmet-ozturkten-sahte-mesaj-iddiasi/ https://www.haber60.com.tr/is-insani-hikmet-ozturkten-sahte-mesaj-iddiasi/#respond Fri, 27 Sep 2024 09:21:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/is-insani-hikmet-ozturkten-sahte-mesaj-iddiasi/

ESKİŞEHİR’de iş insanı Hikmet Öztürk, Diyarbakırlı S.M.’nin hakkında yaptığı suç duyurusu sonrası polise ifade verdi. Tehdit ve hakaret ettiği iddiasıyla şikayet edilen Öztürk, soruşturma dosyasına delil olarak sunulan WhatsApp yazışma fotoğraflarının yapay zeka destekli internet ortamında hazırlandığını, karşı tarafın da davadan vazgeçmek için 100 bin lira talep ettiğini söyledi. “Bu yaşıma kadar Diyarbakır‘a gitmişliğim yok. Avukatım araştırdığında sahte mesajlar oluşturduklarını anladık” diyen Öztürk, S.M. hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

Diyarbakır‘da oturan S.M., Eskişehirli iş insanı Hikmet Öztürk’ün WhatsApp üzerinden tehditlerde bulunarak, hakaret ettiğini öne sürüp, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. S.M., şikayetinde WhatsApp yazışmalarının ekran fotoğraflarını da delil olarak gösterdi. Başlatılan soruşturma kapsamında Eskişehir’deki Kurtuluş Polis Merkezi Amirliği’ne çağrılan Hikmet Öztürk, avukatı Mustafa Emir Arslan ile birlikte ifade verdi. Öztürk, şikayet eden S.M.’yi tanımadığını ve Diyarbakır’a hiç gitmediğini söyledi.

‘TİCARETE DÖKMÜŞ GİBİ GÖZÜKÜYOR’

Şikayet eden kişinin sahte mesaj fotoğrafları ile bu işi meslek haline getirdiğini öne süren Öztürk, “Polis merkezine gittim, Diyarbakır Adliyesi’nden bana kağıt gelmiş. Hakkımda suç duyurusunda bulunulmuş. Gidip, öğrendik ki vatandaşı birini WhatsApp yazışmalarında tehdit etmişim, hakaretler yağdırmışım. Ama bu kişiyi kesinlikle tanımıyorum, uzaktan yakından hiçbir alakam yok. Bu yaşıma kadar Diyarbakır’a gitmişliğim yok. Avukatım araştırdığında sahte mesajlar oluşturduklarını anladık. Avukatım şikayette bulunan kişiyle irtibat kurdu. Aradığında avukatımdan davadan vazgeçmesi karşılığında para istemiş. Öncelikle 20 bin lira, iş insanı olduğumu anlayınca da 100 bin liraya çıkardı. Anladık ki şikayet eden kişi, bunu bir ticarete dökmüş gibi gözüküyor. Biz de bu kişiden davacı olacağız, bunun gibi kişilerin önüne geçmek lazım. Delil olarak sunduğu fotoğraflarda benim profil fotoğrafım bile yok. Mesajlar ve ekran fotoğrafları sahte” dedi.

‘BİZDEN DOSYA NUMARASI İSTEDİ’

Hikmet Öztürk’ün avukatı Mustafa Emir Arslan da Diyarbakır’da savcılığa delil olarak verilen WhatsApp konuşmalarının yapay zeka destekli internet ortamında üretilmiş konuşmalar olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Hikmet Öztürk’ün siyasi kariyeri de olduğu için internet aramasıyla bile cep telefonu numarasının kolaylıkla bulunduğunu ifade eden Arslan, “Karşı tarafla iletişime geçtik. Şikayet eden kişi, Hikmet Özkan’ı tanımadığını, böyle onlarca, yüzlerce dosyasının olduğunu söyledi ve ‘Hangi dosyadan bahsediyorsunuz?’ diyerek bizden dosya numarası istedi. Müvekkilimin daha önceden siyasi kariyeri, belediye başkan adaylığı olduğu için telefon numarasına ulaşmak çok kolay. İsmini yazıp, internette arama yaptırdığınız zaman bizim müvekkilimizin telefon numarasına çok kolay ulaşabilirsiniz” diye konuştu.

‘BU MESAJLARIN KOLAYLIKLA OLUŞTURULDUĞUNU ÖĞRENDİK’

Yargıtay kararlarında da WhatsApp konuşmalarının ekran görüntülerinin delil niteliğinde kabul edildiğini belirten Arslan, “WhatsApp kayıtları, borç ikrarı da kabul ediliyor. Örneğin sizin adınızı, telefon numaranızı alırım. Hemen 5 dakikada sizin bana avukatlık mesleğimden dolayı hakaret ettiğinizi, tehdit ettiğinize dair bir WhatsApp konuşması hemen üretebilirim. İnternette yapay zeka destekli bir platform olduğunu ve bu mesajların burada kolaylıkla oluşturulduğunu öğrendik. Aynısını biz de kendi telefonumuzdan yaparak, oluşturduğumuz tehdit içerikli sahte mesajları savcılığa delil olarak sunduk. Şikayet eden kişinin aynı yöntemle yüzlerce kişiyi dava ettiğini anladık. Çünkü WhatsApp şirketi, dava konusu olsa da konuşma kayıtlarını ya da buna ilişkin bilgileri mahkemelerle paylaşmıyor. Bu kişiler de bunlardan faydalanıyor. Platformda kullandığınız cep telefonu işletim sistemi, pil yüzdesi, 4G, 3G ve Wifi gibi bilgilerin yanı sıra yazışma arka planı, mesaj saatine kadar tüm simgeleri oluşturabiliyorsunuz” dedi.

SUÇ VE YAZIŞMA TARİHİ DE TUTMUYOR

S.M.’nin savcılığa verdiği dilekçede suç tarihinin 27 Mayıs 2024 olarak gösterildiğini belirten Avukat Mustafa Emir Arslan, tehdit içerikli konuşmaların ekran görüntülerinde, yazışmaların yaklaşık 1 ay sonra 20 Haziran 2024 tarihini gösterdiğini söyledi. Yazışmalarda da saat farklılıklarını olduğunu kaydeden Arslan, ekran görüntülerinin tamamen sahte olduğunu ve hemen fark edildiğini sözlerine ekledi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/is-insani-hikmet-ozturkten-sahte-mesaj-iddiasi/feed/ 0
Aksaray’da Otomobil Dolandırıcılığına 9 Gözaltı https://www.haber60.com.tr/aksarayda-otomobil-dolandiriciligina-9-gozalti/ https://www.haber60.com.tr/aksarayda-otomobil-dolandiriciligina-9-gozalti/#respond Thu, 26 Sep 2024 00:50:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/aksarayda-otomobil-dolandiriciligina-9-gozalti/

AKSARAY’da bir internet sitesi üzerinden satış ilanı yayınladıkları otomobiller için 8 kişiden farklı miktarlara kapora alıp dolandırıcılık yapan 9 şüpheli gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, bir internet sitesi üzerinden satış ilanı yayınlanan otomobiller için kapora alınarak dolandırıcılık yapıldığı bilgisini aldı. Çalışma başlatan polis, bu yöntemle 8 kişinin dolandırıldığını belirledi. Ekipler, şüpheliler Ö.A., R.F., M.B., R.T., Ö.M., M.S., A.K., B.B. ve M.B.’yi dün düzenledikleri operasyonla gözaltına aldı. Adreslerde arama yapan polis, çok sayıda dijital materyal ve dokümana incelenmek üzere el koydu. 9 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/aksarayda-otomobil-dolandiriciligina-9-gozalti/feed/ 0
Aksaray’da İnternet üzerinden Dolandırıcılık Operasyonu https://www.haber60.com.tr/aksarayda-internet-uzerinden-dolandiricilik-operasyonu/ https://www.haber60.com.tr/aksarayda-internet-uzerinden-dolandiricilik-operasyonu/#respond Thu, 26 Sep 2024 00:50:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/aksarayda-internet-uzerinden-dolandiricilik-operasyonu/ Aksaray’da internetten satılık otomobil ilanıyla dolandırıcılık yaptığı öne sürülen 9 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bir internet sitesi üzerinden satılık otomobil ilanı verip 8 farklı kişiden “kapora” alınarak dolandırıcılık yapıldığı ihbarları üzerine çalışma başlattı.

Ekipler, teknik ve fiziki takibin ardından düzenledikleri operasyonla 9 kişiyi gözaltına aldı.

Bu kişilerin evlerindeki aramalarda çok sayıda dijital materyal ve doküman ele geçirildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/aksarayda-internet-uzerinden-dolandiricilik-operasyonu/feed/ 0
Artvin’de Kavga Sonrası Kundaklama Olayı https://www.haber60.com.tr/artvinde-kavga-sonrasi-kundaklama-olayi/ https://www.haber60.com.tr/artvinde-kavga-sonrasi-kundaklama-olayi/#respond Sat, 14 Sep 2024 21:27:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/artvinde-kavga-sonrasi-kundaklama-olayi/ Artvin’in Borçka ilçesi Cankurtaran bölgesinde konaklamalı mesire alanı projesi nedeniyle 1 kişinin hayatını kaybettiği kavga sonrası katil zanlısının ağabeyine ait kereste atölyesinin kundaklanması ile ilgili 2 kişi tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, Borçka ilçesi Çifteköprü köyü Cankurtaran mevkiinde yapımı planlanan Konaklamalı Mesire Alanı Projesi’ne karşı çıkan köylüler, 3 Eylül günü alana iş makinelerinin gelmesini protesto etti. İş makineleri indirilirken köylüler ile özel şirketin yetkilileri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle yüklenici şirket yetkililerinden Muhammet U. (42) tabancayla ateş etti. Kurşunların isabet ettiği köylülerden Gökhan Koyuncu (38), Reşit Kibar ve Ersan Koyuncu (36) yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin ilk müdahalede bulunduğu 3 yaralı, ambulanslarla HopaDevlet Hastanesi’ne sevk edildi. Ameliyata alınan yaralılardan Reşit Kibar kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, tabancayla ateş açan Muhammet U. ile suç aleti ruhsatlı silahın sahibi şirket çalışanı Fikret M. (41) gözaltına alındı. Adliyeye çıkartılan şüphelilerden Muhammet U. tutuklanırken, Fikret M. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Yaşanan olayların ardından Muhammet U.’nun ağabeyine ait kereste atölyesinin kundaklanması olayıyla ilgili yeniden gözaltına alınan Yıllar K. ve Mutlu A., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. – ARTVİN

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/artvinde-kavga-sonrasi-kundaklama-olayi/feed/ 0
Kayseri’de Tarihi Eser Kaçakçılığı Operasyonu: 2 Gözaltı https://www.haber60.com.tr/kayseride-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-2-gozalti/ https://www.haber60.com.tr/kayseride-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-2-gozalti/#respond Sat, 14 Sep 2024 10:11:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/kayseride-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-2-gozalti/ Kayseri’de tarihi eser kaçakçılığı operasyonunda 2 zanlı gözaltına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı ile Melikgazi İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçunu işleyenlere yönelik yürüttüğü çalışma kapsamında operasyon düzenledi.

Keykubat Mahallesi’ndeki operasyonda, tarihi eser kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla M.K. ve M.K. gözaltına alındı.

Şüphelilere ait adreslerde, 207 sikke, 16 obje ve 17 yüzük ele geçirildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseride-tarihi-eser-kacakciligi-operasyonu-2-gozalti/feed/ 0
Dilan Polat Tahliye Oldu https://www.haber60.com.tr/dilan-polat-tahliye-oldu/ https://www.haber60.com.tr/dilan-polat-tahliye-oldu/#respond Fri, 06 Sep 2024 11:55:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/dilan-polat-tahliye-oldu/

KARA para aklama ve vergi kaçırma suçundan hakkında başlatılan soruşturma sonucu tutuklu yargılanan Dilan Polat, 19 Ağustos Pazartesi günü tahliye edilmişti. Cezaevinden çıkışta ailesi tarafından karşılanan Polat ilk anları bugün sosyal medya hesabından paylaştı.

Kara para aklama ve vergi kaçırma suçundan hakkında başlatılan soruşturma sonucu tutuklu yargılanan Dilan Polat, 19 Ağustos Pazartesi günü tahliye edilmişti. Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan tahliye olan Dilan Polat’ı kızı Nilda, oğlu Milan ve kardeşi Sıla Doğu karşılamıştı. Minibüsle cezaevinden çıkan ve ailesine kavuşan Polat’ın araç içerisindeki o anları sosyal medya hesabından paylaştı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dilan-polat-tahliye-oldu/feed/ 0
Dondurma Dükkanından 1 Milyonluk Hırsızlık https://www.haber60.com.tr/dondurma-dukkanindan-1-milyonluk-hirsizlik/ https://www.haber60.com.tr/dondurma-dukkanindan-1-milyonluk-hirsizlik/#respond Fri, 06 Sep 2024 11:55:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/dondurma-dukkanindan-1-milyonluk-hirsizlik/

KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde dondurma satışı yapılan dükkandan 1 milyon TL değerinde altın, döviz ve para çaldığı iddiasıyla gözaltına alınan G.S. tutuklandı.

KocaeliEmniyet MüdürlüğüAsayiş Şube MüdürlüğüHırsızlık Büro Amirliği ekipleri, 4 Eylül günü İzmit’te dondurma satışı yapılan bir iş yerinden 1 milyon TL değerinde döviz, altın ve para çalındığı ihbarı çalışma başlattı. Yapılan araştırmada hırsızlık şüphelisinin G.S. isimli kadın olduğu belirlendi. G.S. polis tarafından dün gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. G.S.’nin iş yerinden çaldığı altın, döviz ve para da ele geçirildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dondurma-dukkanindan-1-milyonluk-hirsizlik/feed/ 0
Eskişehir Alpu’da İzinsiz Kazı Yapan İki Şüpheli Gözaltına Alındı https://www.haber60.com.tr/eskisehir-alpuda-izinsiz-kazi-yapan-iki-supheli-gozaltina-alindi/ https://www.haber60.com.tr/eskisehir-alpuda-izinsiz-kazi-yapan-iki-supheli-gozaltina-alindi/#respond Tue, 03 Sep 2024 18:36:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/eskisehir-alpuda-izinsiz-kazi-yapan-iki-supheli-gozaltina-alindi/ EskişehirAlpu ilçesinde izinsiz kazı yapan 2 şüpheli gözaltına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 2 şüphelinin tarihi eser bulmak amacıyla kaçak kazı yapacağı bilgisine ulaştı.

Ekipler yaptıkları çalışmada, 2 şüphelinin evlerinin bahçesinde kaçak kazı yaparken suçüstü yakalandı.

Kazı alanında 4 ruhsatsız av tüfeği, 2 ruhsatsız 9 milimetre tabanca, 70 tabanca fişeği, 40 av tüfeği fişeği, hilti, 30 metre elektrik kablosu, 2 kazma ve 2 kürek ele geçirildi.

Şüpheli şahıslar hakkında “2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Muhalefet” suçundan soruşturma başlatıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehir-alpuda-izinsiz-kazi-yapan-iki-supheli-gozaltina-alindi/feed/ 0
İtalya’da çocuk cezaevi’nde isyan: 8 yaralı, 4 mahkum kaçmaya çalıştı https://www.haber60.com.tr/italyada-cocuk-cezaevinde-isyan-8-yarali-4-mahkum-kacmaya-calisti/ https://www.haber60.com.tr/italyada-cocuk-cezaevinde-isyan-8-yarali-4-mahkum-kacmaya-calisti/#respond Sun, 01 Sep 2024 08:55:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/italyada-cocuk-cezaevinde-isyan-8-yarali-4-mahkum-kacmaya-calisti/ İtalyan basınında çıkan haberlerde, Beccaria Çocuk Cezaevi’nde dün akşam yerel saatle 22.00 sularında olayların çıktığı belirtildi. Bazı koğuşlarda yatakların ateşe verildiği olayda cezaevindeki 58 mahkumun tamamının katıldığı ve bazı mahkumların da kaçmaya çalıştıkları kaydedildi. Haberlerde, ilk aşamada cezaevi duvarını aşarak kaçmayı başaran 4 mahkumun ilerleyen saatlerde yakalandığına işaret edildi. Olaylar sebebiyle itfaiye ve güvenlik güçlerinin, cezaevine çıkan yolları kordon altına aldığı bilgisine yer verilen haberlerde, ardından da isyana ve yangına müdahale ettikleri belirtildi. Haberlerde, en az 8 kişinin yaralandığı olayların sabah saatlerinde yatıştığı kaydedildi.
Cezaevi Polisleri Sendikası (UILPA Polizia Penitenziaria) Genel Sekreteri Gennarino de Fazio, basına yaptığı açıklamada, Milano Beccaria Çocuk Cezaevi’nde dün gece ciddi olayların yaşandığını ifade etti.

GEÇEN AYDA BENZER BAZI OLAYLAR YAŞANMIŞTI

İsyan çıkaran bazı mahkumların cezaevinin dışına açılan kapıya ulaşarak buradan kaçma girişiminde bulunduğunu dile getiren de Fazio, az sayıdaki güvenlik görevlisinin hapishanedeki durumu kontrol altına almaya çalıştığını kaydetti. De Fazio, mevcut iktidarın, 25 yıllık dikkatsiz ve kötü idareden kaynaklı karışık bir ceza sistemini miras aldığını ancak bu konuyu iyileştirmeye yönelik çok az şey yaptığını savundu. Söz konusu cezaevinde geçen ay da benzer şekilde bazı olaylar yaşanmıştı.

İTALYAN CEZAEVLERİ DÖNEM DÖNEM MAHKUMLARA KÖTÜ MUAMELE HABERLERİYLE GÜNDEME GELİYOR

İtalya‘da cezaevleri, bir süredir aşırı yoğunluk, çalışan görevli sayısının yetersiz olması ve de dönem dönem mahkumlara kötü muamele gibi haberlerle gündeme geliyor. Giorgia Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümeti, temmuz ayında cezaevlerindeki aşırı yoğunluğa karşı kanun hükmünde kararname çıkardı. Hükümet, bununla bin kadar yeni ceza infaz memurunun alınmasını ve cezaevlerindeki aşırı yoğunluğu azaltacak tedbirleri hızla uygulamaya koymayı amaçlıyor. Kararname, ceza indirimi prosedürlerini sadeleştirme, uyuşturucu bağımlısı ya da psikolojik sıkıntıları olan mahkumların cezalarının bir bölümünü yatılı tesislerde rehabilitasyon ve yeniden sosyal entegrasyon programlarında geçirmelerini öngörüyor. Muhalefet ise kararnameyi yeterli bulmuyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/italyada-cocuk-cezaevinde-isyan-8-yarali-4-mahkum-kacmaya-calisti/feed/ 0
ABD’de 1980’de işlenen cinayet DNA sayesinde çözüldü https://www.haber60.com.tr/abdde-1980de-islenen-cinayet-dna-sayesinde-cozuldu/ https://www.haber60.com.tr/abdde-1980de-islenen-cinayet-dna-sayesinde-cozuldu/#respond Fri, 30 Aug 2024 09:46:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/abdde-1980de-islenen-cinayet-dna-sayesinde-cozuldu/

ABD’DE 1980’de işlenmiş bir cinayet olay yerinden alınan fakat dönemin teknolojik yetersizliği sebebiyle incelemeyen sigaradan elde edilen DNA sayesinde çözüldü.

ABD’nin Washington eyaletinde 26 Şubat 1980’de Dorothy Marie Silzel isimli kadının evinde ölü olarak bulunmasının ardından ölümü dönemin yerel polisi tarafından cinayet olarak kaydedilmişti. Otopsi raporunda boğulmaya bağlı olarak öldüğü ifade edilen Dorothy’nin evinin önünde bulunan sigara izmariti teknolojik yetersizlikler sebebiyle incelenememişti. Michigan eyaleti Van Buren İlçe Şerif Ofisi’nin 2023’te aldığı davada sigara izmariti incelenerek bir DNA’ya ulaşıldığı ifade edildi. Yapılan açıklamada, “Dorothy Dottie Marie Silzel en son 23 Şubat 1980 akşamı Washington’da yerel bir pizza restoranında 22: 00-10: 15 saatleri arasında mesaisini tamamladıktan sonra görülmüştür. Arkadaşlarının ve aile üyelerinin endişeleri üzerine Dottie’nin sağlık kontrolü yapılmış ve olay yerine gelen polisler 26 Şubat 1980 sabahı onu evinde ölü olarak bulmuşlardır. Ertesi gün otopsi yapılmış ve ölüm şekli cinayet olarak belirlenmiştir.

Eylül 2023’te Dedektifler, şu anda Van Buren County Arkansas’ta yaşayan olası şüphelileri araştırmaya başladılar. Daha sonra soruşturmaya yardımcı olması için Van Buren İlçe Şerifliği ile temasa geçtiler. 20 Ağustos 2024 tarihinde, Van Buren County Şerif Ofisi Dottie cinayeti ile ilgili olarak Clinton’dan Kenneth Kundert’i gözaltına aldılar. Kefaleti 3 milyon dolar olarak belirlenmiştir” denildi. Washington Başsavcısı Bob Ferguson dava ile ilgili olarak, “Ofisimizin Cinsel Saldırı Kiti Girişimi sayesinde 44 yıllık bir faili meçhul vakada tutuklama yapıldı. Sigaradan alınan DNA testi şüpheli listesini daralttı ve nihayetinde polisi 20 Ağustos’ta Arkansas’ta tutuklanan Kenneth Kundert’e götürdü” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/abdde-1980de-islenen-cinayet-dna-sayesinde-cozuldu/feed/ 0
Tekirdağ’da 460 Litre Sahte Alkol Ele Geçirildi https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-460-litre-sahte-alkol-ele-gecirildi/ https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-460-litre-sahte-alkol-ele-gecirildi/#respond Thu, 29 Aug 2024 06:33:53 +0000 https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-460-litre-sahte-alkol-ele-gecirildi/ Tekirdağ’da düzenlenen operasyonda, 460 litre sahte alkol ele geçirildi ve bir kişi gözaltına alındı.

Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Saray İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, kaçak sahte alkol üretimiyle ilgili yaptıkları çalışmada N.M. isimli şahsın evine operasyon düzenledi. Operasyonda 360 litre fermente rakı olduğu değerlendirilen sıvı madde, 100 litre el yapımı damıtılmış ve satışa hazır halde rakı ile damıtma işleminde kullanılan 2 adet düzenek ele geçirildi. Şüpheli N.M., 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununa muhalefet suçundan gözaltına alındı. Emniyet güçlerinin genel asayiş ve kamu düzenini sağlamak amacıyla denetim ve çalışmaları kararlılıkla devam edecek. – TEKİRDAĞ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tekirdagda-460-litre-sahte-alkol-ele-gecirildi/feed/ 0
Görüntüler İstanbul’dan! Dükkanlara yapılan saldırıdan son anda kurtuldu https://www.haber60.com.tr/goruntuler-istanbuldan-dukkanlara-yapilan-saldiridan-son-anda-kurtuldu/ https://www.haber60.com.tr/goruntuler-istanbuldan-dukkanlara-yapilan-saldiridan-son-anda-kurtuldu/#respond Fri, 23 Aug 2024 10:11:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/goruntuler-istanbuldan-dukkanlara-yapilan-saldiridan-son-anda-kurtuldu/ İstanbul Avcılar’da motosikletli iki kişi, yan yana bulunan kuyumcu ve cep telefonu dükkanına kurşun yağdırdı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayda, saldırı sırasında telefonla konuşarak kaldırımda yürüyen bir kişinin kendisini yere atarak son anda kurtulduğu görüldü.

Görüntüler İstanbul'dan! Dükkanlara yapılan saldırıdan son anda kurtuldu

Olay, Mustafa Kemal Paşa Mahallesi, İstiklal Caddesi’nde saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Kimliği belirlenemeyen iki kişi, motosikletle sokağa gelerek kuyumcu ve cep telefonu dükkanına silahlı saldırıda bulundu.

Görüntüler İstanbul'dan! Dükkanlara yapılan saldırıdan son anda kurtuldu

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri tarafından sokak araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Olay yerinde yapılan çalışmalarda iki iş yerine toplam 7 adet merminin isabet ettiği görüldü.

Görüntüler İstanbul'dan! Dükkanlara yapılan saldırıdan son anda kurtuldu

KENDİSİNİ YERE ATARAK SON ANDA KURTARDI

Saldırı anı iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, motosikletle sokağa gelen kasklı iki kişiden artçı olanın iş yerlerine silahla ateş ettiği, o esnada telefonla konuşarak kaldırımda yürüyen bir kişinin kendisini yere atarak son anda kurtulduğu görülüyor. Polis, olay yerinden kaçan saldırganların yakalanması için çalışma başlattı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/goruntuler-istanbuldan-dukkanlara-yapilan-saldiridan-son-anda-kurtuldu/feed/ 0
İngiltere’de Manş Denizi’nden gelen göçmen sayısı rekor kırdı https://www.haber60.com.tr/ingilterede-mans-denizinden-gelen-gocmen-sayisi-rekor-kirdi/ https://www.haber60.com.tr/ingilterede-mans-denizinden-gelen-gocmen-sayisi-rekor-kirdi/#respond Fri, 23 Aug 2024 01:05:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/ingilterede-mans-denizinden-gelen-gocmen-sayisi-rekor-kirdi/ İngiltere’de Manş Denizi’ni teknelerle geçerek gelen göçmenlerin sayısı yılın ilk yarısında rekor kırdı. Sağlık çalışanları ve öğrencilerin düzenli göçüyle ülkeye gelişinde ise azalma görüldü.

İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre ülkeye ilk altı ay küçük botlarla gelenlerin sayısı geçen yıla göre yüzde 18 artarak 13 bin 489’a çıktı.

Haziran ayına kadarki verilere göre İngiltere’ye yasal izni olmadan giriş yapan göçmenlerin yüzde 81’i botlarla giriş yaptı.

Hükümetin düzenli olmayan girişleri saymaya başladığı 2018 yılından beri 133 bin kişi bu şekilde ülkeye geldi. Bu kişilerin yüzde 70’i erkek ve beşte biri de 18 yaşın altında.

Bu yılın ilk yarısı düzensiz olarak ülkeye gelenlerin yüzde 18’i ise Afgan. Yüzde 13’ü İranlı, yüzde 10’u Vietnamlı, yüzde 10’u Türk ve yüzde 9’u Suriyeli.

İngiliz yetkililere göre insan kaçakçıları daha büyük botlar ve daha çok insan taşıyarak kaçakçılık yöntemlerini sürekli yeniliyor.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın düzensiz göç ile baş etmek için verdiği sözün temelinde ise bu çetelerle mücadele var.

Bu rakamlar yeni iktidara gelen ve Manş Denizi’nden geçişleri sınırlamayı hedefleyen İşçi Partisi’ni zor bir dönemin beklediğini gösteriyor.

Ülkeyi geçtiğimiz haftalarda etkisi altına alan göçmen karşıtı ve aşırı sağ gösterilerde “Botları durdurun” sloganları atılmıştı.

Southport kasabasındaki bir dans okulunda gerçekleşen bıçaklı saldırıda üç küçük kız çocuğu hayatını kaybetmişti. Zanlının kimliğine dair doğru olmayan bilgilerin sosyal medyada yayılmasıyla göçmen karşıtı eylemler patlak verdi.

Seçimi kaybeden Muhafazakar Parti lideri Rishi Sunak botları durduracağı sözünü vermişti.

Diğer yandan Sunak’ın bu yıl uygulamaya giren daha sıkı göç kuralları gereğince sağlık çalışanları, işçiler ve öğrencilerin gelişinde ise azalma görüldü.

İngiltere’de sağlık sektöründe çalışan azlığı dolayısıyla uzun zamandır sıkıntılar yaşanıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingilterede-mans-denizinden-gelen-gocmen-sayisi-rekor-kirdi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya, Edirne’de “Türkiye’nin Huzuru Toplantısı” düzenledi Açıklaması https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-edirnede-turkiyenin-huzuru-toplantisi-duzenledi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-edirnede-turkiyenin-huzuru-toplantisi-duzenledi-aciklamasi/#respond Sat, 03 Aug 2024 01:03:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43315 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ” İçişleri Bakanlığı, hem Kara Vatan’da hem Mavi Vatan’da gece gündüz demeden kanunların bize vermiş olduğu yetki ve yine kanunun bizden istemiş olduğu, bize yüklemiş olduğu ödevleri, görevleri, sorumlulukları yerine getirmek üzere cansiparane çalışıyor.” dedi.

Yerlikaya, bazı temaslarda bulunmak üzere geldiği Edirne’de ” Türkiye’nin Huzuru Toplantısı” düzenledi.

Bakanlık olarak huzuru ve güvenliği sağlamak için terörle mücadeleden zehir tacirlerine, organize suç örgütlerinden göçmen kaçakçılığı organizatörlerine kadar suç ve suç odaklarıyla büyük mücadele verdiklerini belirten Yerlikaya, “Tüm Türkiye’de olduğu gibi Edirne’de de suçta kibirlenenleri, huzurumuza kastedenleri, hukuktan ve milletimizden aldığımız güçle tek tek bitireceğiz.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nda huzuru tesis etme noktasında kararlılıklarının tam olduğunu vurgulayan Yerlikaya, kişilere karşı 10 önemli suçta Edirne’de suç oranının yüzde 12,2 düştüğünü söyledi.

Mal varlığına karşı işlenen 10 önemli suçta da olay sayısının yüzde 44,5 düşürüldüğünü anlatan Yerlikaya, şu bilgileri paylaştı:

“Evden hırsızlık suçunda geçen yılın ilk 7 ayında, hem jandarma hem emniyet bölgesinde bir günde 347 hırsızlık olurken bu rakam şu anda 124’e düşmüş. Şimdi, 2024’ün ilk 7 ayında Türkiye ortalaması geçen yılı baz aldığımızda Türkiye ortalaması yüzde 47’yi yakaladık, ama Edirne yüzde 64,3’ü yakalamış evden hırsızlıkta. İş yerinden hırsızlıkta yüzde 57 düşülmüş, oto hırsızlığını yüzde 68. Sadece yılın ilk 7 ayında 6 oto hırsızlığı olmuş. Olay sayısında bütün rakamlarda takdire şayan bir düşüş var. Bu arada hapisle ilgili, yakalamayla ilgili Edirne’de ilk 7 ayda 1069 yakalama yapılmış. Organize suçla ilgili biliyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Biz, şehirlerimizde eşkıyaların nefesini keseceğiz. Onları hiçbir şekilde istemiyorum’ talimatı var, İçişleri ailesine. Ben de her fırsatta bunlara ‘suç işlemekte kibirlenenler’ diyorum. Edirne’de yapılan planlı, projeli operasyonlarla beraber şu an için organize suç örgütü yok.”

Terör örgütlerine yönelik operasyonlar

Vatandaşlardan kendilerini rahatsız eden tüm suç örgütlerine karşı 112’yi aramalarını isteyen Yerlikaya, gittikleri tüm huzur toplantılarında da vatandaşların emrinde olmaktan iftihar ettiklerini söylediğini aktardı.

Terör örgütü PKK ile ilgili Edirne’de yılın ilk 7 ayında 90 kişinin tutuklandığını, 20 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve 7 teröristin etkisiz hale getirdiği belirten Yerlikaya, terör örgütü FETÖ ile ilgili 348 operasyonda 535 kişinin tutuklandığını, 116 kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, terör örgütü DEAŞ ilgili 18 operasyonda 12 kişinin tutuklandığını ve 2 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını ve marjinal sol terör örgütleriyle ilgili 21 operasyonda da 8 kişinin tutuklandığını ve 12 kişinin de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını kaydetti.

Bakan Yerlikaya, etkisiz hale getirilen teröristlerden 3’ünün sözde “üst düzey” terörist olduğunu ve birinin turuncu, ikisinin de gri kategoride olduğunu aktardı.

Uyuşturucuyla ilgili Edirne’de esrardan kenevire varıncaya kadar narkotik veriler skalasının kilogram esaslı toplamını aldıklarını vurgulayan Yerlikaya, “İl geneli emniyet, jandarma ve sahil güvenlik 905 kilo. Bakın 154 imal ve ticaretten tutuklu, 40 adli kontrol. Kullanıcı ve diğer meselelerle ilgili de tutuklanan sayısı 14, adli kontrol sayısı da 4. Toplamda 168 tutuklu, 44 adli kontrol olduğunu söylemek istiyorum. Bu noktalarla ilgili de vatandaşlarımızın bizi aramalarının tekrardan altını çizmek istiyorum.” diye konuştu.

Düzensiz göçmenlere ilişkin bilgiler

Edirne’de 7 bin 668 düzenli göçmen olduğunu belirten Yerlikaya, bunlardan 563’ünün geçici koruma kapsamında, 6 bin 635’in ikamet izinli ve 460’ının da uluslararası koruma kapsamında olduğunu ifade etti.

Tüm ülkede olduğu gibi Edirne’de de düzenli göçmenlerin adres tahkikatlarını yaptıklarını bildiren Yerlikaya, şunları dile getirdi:

“Ne demek bu? Her birinin adreslerine güvenlik birimlerimiz ve göç çalışanı arkadaşlarımız gitti, o adrese oturup oturmadıklarını kontrol etti. Adreslerinde bulamadıklarımıza da 90 gün süre veriyoruz. Onlara vermiş olduğumuz hizmetleri askıya alıyoruz ve hem kendi dillerinde hem de İngilizce ve Türkçe de dahil olmak üzere mesaj gönderiyoruz ki adreslerini güncellesinler. Bu güncelleme, vermiş olduğumuz sürede yapmadıkları takdirde onları düzensiz hale getirip yakaladığımız zamanda deport ediyoruz, edeceğiz.

Yine 19 Eylül, Edirne ve Trakya hududumuz için çok önemli bir tarih. Ben o vakit, muhatabımız Bulgaristan ve Yunanistan’daki meslektaşlarımı telefonla aradım. Dedim ki ‘Şimdi üzerimizde daha büyük bir sorumluluk var. Hudutlarımızı korumakla ilgili milletimizin bizden beklediği, huduttaki bütün sınır güvenlik entegre tesislerimizle, hudut birliklerimizle ne bir kişiyi alırız ne de bir kişiyi, buradan düzensiz bir göçmenin, oraya geçişine de göz yumarız. Zinhar böyle bir şey yapamayız, düzensiz göçmenin geçişine de oradan geri ittirmeye de müsaade etmeyiz’ dedik ve 19 Eylül’den itibaren şu anda muhataplarımızla bakan olarak ben arkadaşlarımla, valilerimiz kurmuş olduğumuz bir mekanizmayla, Göç İdaresi Başkanıyla kurmuş olduğumuz bir mekanizmayla, devamlı surette 3 ülke bürokrasisi istişare halindeyiz.”

“Bu işi bitirmek noktasında biz kararlıyız”

Buradaki düzensiz göçmenle ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle cansiparane mücadele ettiklerini ifade eden Yerlikaya, Türkiye genelinde ve Edirne’de göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik yapılan operasyon sayılarına ilişkin bilgi verdi.

Yerlikaya, “Gözaltına alınıp tutuklanmamış, adli kontrol verilmemiş halen aramızda gezen vatandaşlara şunu söylüyoruz, siz bu işten vazgeçin, niyetinizden bunu çıkarın. Fırsat bulduğunuz zaman göçmen kaçakçılığı, organizatörlüğü yapmaya eğer cüret ederseniz, bilin ki daha önce tutuklayıp cezaevine göndermiş olduklarımızın yanına kesinlikle göndereceğiz. Hem istihbarat birimlerimiz hem de güvenlik birimlerimiz bu noktada fevkalade gayret gösteriyorlar. Bu işi bitirmek noktasında biz kararlıyız.” sözlerini sarf etti.

Edirne’de 7 aylık dönemde yakalanan düzensiz göçmen sayısının 30 bin 400 olduğunu belirten Yerlikaya, “Sınırlarımızdan girişi engellenen düzensiz göçmen sayısı 256. Yine geri gönderme merkezinden şu ana kadar evraklarını tamamlayıp Edirne’den deport ettiklerimizin sayısı da 9 bin 85.” dedi.

Düzensiz göçmenlerin tespitini kolaylaştıran mobil göç araçlarının sayısını yıl sonuna kadar 350’ye tamamlayacaklarını aktaran Yerlikaya, “1 milyonun üzerinde kişinin kimliğine baktık. 94 binin üzerinde de düzensiz göçmeni bu şekilde insani ve vicdani bir ortamda sadece nezaketen kimlik sorma yöntemiyle, en ufak insan haklarına aykırı bir durum olmaksızın bu süreci yaptık. Avrupa’da, dünyada bunu bu şekilde yapan tek ülke de biziz.” ifadesini kullandı.

Edirne’de kaçakçılıkla ilgili yapılan operasyonlara değinen Yerlikaya, “Bunlar yaklaşık 125 milyon vergi kaybını önledi.” değerlendirmesinde bulundu.

Hudut birliklerinin, 293 kilometrelik Edirne hududunda önemli hizmetler verdiğini vurgulayan Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Onlara yardımcı olmak üzere buraya bir jandarma taburu getirdik. İki de geçici tabur olmak üzere hudut birliklerimizle beraber bir uyum içerisinde daha da dirençli hale getirdik. Buradaki trafik devriye ve önleyici Yunuslarımızla asayiş hizmetlerinde kullanılan devriye sayılarımızı artırıyoruz. Mezun olacak 6 bin 700 civarındaki yeni genç polislerimizden en az 200-250 polisimizi buraya vereceğiz. Bunların tamamını buraya göndereceğimiz 111 araçla birlikte devriye haline getireceğiz. Yani trafik devriye sayımızı en az 2,5-3 kat artıracağız. Önleyici hizmetlerdeki yunuslarımızın hem motor hem araç sayılarını artıracağız. Bu desteği jandarmamıza da vereceğiz.”

“Teşkilatlarımızın ışığı sönmez, her zaman vatandaşımızın emrinde”

Bu devriye araçlarına yüz tanımalı yaka kamerası sistemi getireceklerini de kaydeden Yerlikaya, “İçişleri Bakanlığı, hem Kara Vatan’da hem Mavi Vatan’da gece gündüz demeden kanunların bize vermiş olduğu yetki ve yine kanunun bizden istemiş olduğu, bize yüklemiş olduğu ödevleri, görevleri, sorumlulukları yerine getirmek üzere cansiparane çalışıyor. ‘Bayram’ demiyoruz, ‘tatil’ demiyoruz. Bizim teşkilatlarımızın ışığı sönmez, her zaman vatandaşımızın emrinde. Terörle, çetelerle, zehir tacirleriyle, tüm asayiş suçlarıyla, tüm suç yapılanmalarıyla mücadelemizi de amansız bir şekilde sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz.” diye konuştu.

Edirne’deki devlet birimlerinin tamamının bir uyum ve ahenk içerisinde çalıştığını gördüklerini dile getiren Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüm suç türlerinde ve bunlarla mücadelede 293 kilometrelik bu önemli sınır noktasında göç rotasını, transit rotayı değiştirdik. Evraklarımız, istihbaratımız, çıktılar, hep bunu gösteriyor. Artık Edirne üzerinden göçe transit rota değişmiştir. Aşağılara inmiştir. Biz bütün hemşehrilerimize şu sözü veriyoruz, burada gelmiş olduğumuz bu noktayı çok daha ileriye götüreceğiz. Hem teknoloji olarak yapacağımız yeni yatırımlar hem de buraya gelecek olan yeni personel, araç, teknolojik takviye ile beraber, var olan bu uyum ve hizmet heyecanını çok daha ileriye götürmeye kararlıyız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-edirnede-turkiyenin-huzuru-toplantisi-duzenledi-aciklamasi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hamas liderinin öldürülmesini tasvip etmediğini belirtti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hamas-liderinin-oldurulmesini-tasvip-etmedigini-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hamas-liderinin-oldurulmesini-tasvip-etmedigini-belirtti/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:57:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42842 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’ye İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenen suikasta ilişkin, “Netanyahu gibi çocuk katiline, kadın katiline, ambulans vurdurtan, hastane vurdurtan, ekmek kuyruğundaki insanlara ateş attırtan bir insanlık suçlusuna, bir soykırım suçlusuna alkış tutanlar bu şiddetin devamından sorumludur. Hamas liderinin öldürülmesi de bir şiddet olayıdır, bir cinayettir. Biz onu da tasvip etmiyoruz.” dedi.

Özel, Eskişehir Büyükşehir Belediyesine gerçekleştirdiği ziyarette yaptığı açıklamada, nerede şiddet varsa, ölüm varsa bundan üzüntü duyduklarını söyledi.

İsrail’in Filistin’e yaptığı devlet terörünü kınadıklarını belirten Özel, şöyle devam etti:

“Hamas’ın ekim ayında başlattığı saldırılar hepimizi üzmüştü. ‘Orada suçsuz insanlar öldü, biz buna karşılık veriyoruz’ diye 40 bin kişi öldürdüler. Halen durmuyorlar. Tabii Netanyahu’yu Amerika’da alkışlayanlar bu katliamın ortaklarıdır. Netanyahu gibi çocuk katiline, kadın katiline, ambulans vurdurtan, hastane vurdurtan, ekmek kuyruğundaki insanlara ateş attırtan bir insanlık suçlusuna, bir soykırım suçlusuna alkış tutanlar bu şiddetin devamından sorumludur. Hamas liderinin öldürülmesi de bir şiddet olayıdır, bir cinayettir. Biz onu da tasvip etmiyoruz. Dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın akan her damla kan, her damla gözyaşı yüreğimizi sızlatmaktadır. Kurucu liderimizin vasiyetini uygulayan bir partiyiz. Biz ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyoruz. Filistin’de de Ukrayna’da da barış istiyoruz. Nerede şiddet varsa barış istiyoruz. Nerede tırmanan bir gerilim varsa bunun diplomasi yoluyla çözülmesini istiyoruz, işin silahlara gelmemesini savunuyoruz.”

“Erken seçime dünden razıyız, bugünden hazırız”

Özel, bir gazetecinin “CHP erken seçime hazır mı?” sorusuna, “Biz erken seçime dünden razıyız, bugünden hazırız.” yanıtını verdi.

Erken seçim için bazı koşulların yerine gelmesi gerektiğini anlatan Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:

“31 Mart seçiminden önce meydanlara çıktık dedik ki ‘Ey AK Parti’liler, ey MHP’liler bu iktidara bir sarı kart gösterin. Burada iktidar değiştirmeyeceksiniz, iyi belediye başkanı seçeceksiniz. Ayşe Ünlüce’yi seçeceksiniz. Ahmet Başkan’ı, Kazım Başkan’ı seçeceksiniz.’ Onlar da bize yüzde 38 verdi. Ben de dedim ki ‘Bu seçim sonucunu bahane edip erken seçim istemeyeceğim.’ Yani bu iktidarı değiştirmek istemeyenler, ‘Aman erken seçim olur’ diye korkup, yerelde oy vermemezlik yapmasınlar. Seçimin ertesi günü lafından dönecek bir siyasetçi değilim. Dedim ki ‘Bu seçim sonucunu araçsallaştırarak benim bir talebim olmayacak. Zaten erken seçimin yolu ya Tayyip Bey isteyecek ya 360 milletvekili, o da bizde yok.’ Ama dedim ki ‘İnsanların geçim sorunu oluyor. Siz bu geçim sorununa çare bulmazsanız, insanlarda geçim olmazsa ülkede seçim olur. İnsanlar isterse o zaman ben onların talebinin arkasına geçerim.’ O günden bugüne örneğin ocak ayında biz bunları konuşup oy istiyorduk değil mi insanlardan kampanyanın başında. Utanç verici bir emekli maaşı vardı; 10 bin lira… O maaş şu an 12 bin 500 oldu. Bütün uyarılarınıza rağmen… 17 bin 500 olması lazımdı. O maaş ocak ayında 25 kilo dana kıyma alıyordu, bugün 20 kilo alıyor. O utanç maaşı bile 5 kilo kıyma kaybetmiş. Şimdi nasıl geçinecek bu emekli?”

Bugünkü koşullarda Türkiye’de kim erken seçim istiyorsa onun arkasında olduğunu anlatan Özel, “Şu anda şu gücümüz yok. 127 milletvekilimiz var bizim, 360 lazım. AKP ‘evet’ demeden erken seçim olmuyor. Biz erken seçimden yanayız. Ben gün sayıyorum, sabırsızlanıyorum, duramıyorum iktidar olmak için ama iktidarın erken seçim yapma yetkisi elinde, kaçıyor. Bu talebi iktidara doğru yöneltmek lazım.” ifadesini kullandı.

“Parti içi yargının önünü açtık”

Özgür Özel, “Yerel seçimlerden sonra Cumhuriyet Halk Partisinde disiplin süreci başladı. Eskişehir’de kamuoyunun yakından tanıdığı yine CHP’den aday adayı olan bazı isimler disipline verildi. Bu süreç ne zaman sonlanacak?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin en büyük, birbirini en çok seven ailesi… Bu ailenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bu aile seçime girerken birileri tutup da başka adaya çalışıyorsa bu disiplin suçudur. Biz, Eskişehir’deki barışı asla bozmamak için ‘Disiplin işlemlerini siz yapmayın. Nerede kanıt varsa yollayın bakalım’ dedik. Bütün Türkiye’den bunu istedik. 2 bin 300 dosya geldi. Bunların içinden gerçekten hukuken kanıt olabilecek… Suç vardır ama kanıtlayamıyorsundur. Hukuk devletinde yaşıyoruz. Biz Tayyip Bey gibi ‘Ne olursa olsun atın’ demiyoruz. Hukuken ispatlı olanları İl Disiplin Kurullarına yolladık. ‘Bu arkadaşlarımızın suçları tüzüğümüzde hangi cezaya karşılık geliyorsa uyarı, kınama, 1 yıl çıkarma, tamamen ihraç o cezaları verebilirsiniz’ dedik. Parti içi yargının önünü açtık. Onlar ne karar verirlerse başımızla beraber bütün kararlar yargı denetimine tabi. Eskiden partide olup önemli görevler yapmış ama son seçimde gitmiş partiye ihanet etmiş. Bu kadar kritik bir seçimde sen ‘Eskişehir’i Ayşe Hanım kazanmasın da AK Parti kazansın’ diye gayret ettiysen senin bu babaevinde yerin olmaz. Bunun kabul edilecekleri de yok ama ufak tefek kusurlar, ben bana küfredenleri hakaret edenleri affediyorum ama partiye ihanet edenleri affetmem.”

Konuşmasının ardından kendisini bekleyen Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği üyeleriyle bir araya gelen Özel’e ziyaretinde CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP İl Başkanı Talat Yalaz ve partililer eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hamas-liderinin-oldurulmesini-tasvip-etmedigini-belirtti/feed/ 0
Sosyal medyada sahte lisans diploması 25 bin TL https://www.haber60.com.tr/sosyal-medyada-sahte-lisans-diplomasi-25-bin-tl/ https://www.haber60.com.tr/sosyal-medyada-sahte-lisans-diplomasi-25-bin-tl/#respond Tue, 30 Jul 2024 09:09:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42636

Sosyal medyada bazı hesaplardan; birçok farklı üniversitenin fakültelerine ait sahte diplomaların satışı yapılıyor. Sahte lisans diploması için 25 bin lira ücret talep edilirken, dolandırıcılar diplomanın e-Devlet sistemine de işlendiğini öne sürüyor. Gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar orijinal görünümdeki diplomaların görselleri de sosyal medya sayfalarında paylaşılarak alıcı bulmaya çalışılıyor. Avukat Deniz Özdal, “Sahte diplomanın edinilmesi, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturuyor. Resmi belgede sahtecilik suçunun basit haliyle 2 yılla 5 yıl arasında bir hapis cezası öngörülüyor. Fakat burada aslında mağdur olduğunu iddia edenler ne kadar mağdur? Bunlar da bir suç işleme kastıyla yola çıkıyor” dedi. E-Devlet gibi sistemlerde manipülasyonun kolay bir yol olmadığını ve dolandırıcıların güvenilirlik sağlamak adına vatandaşları yanılttığını belirten siber güvenlik uzmanı Osman Demircan ise, “Hiçbir şekilde de e-Devlet ya da benzeri bir sisteme kaydı yapılamıyor. Vatandaşlar da bu şekilde dolandırıldıktan sonra maalesef kolluk kuvvetlerine başvurmayı tercih etmiyorlar. Çünkü zaten kendileri de illegal bir iş yapıyorlar. Böylelikle dolandırıcıların yaptığı bu işler yanlarına maalesef kar kalıyor” dedi.

Sosyal medyada oluşturulan birçok farklı hesapta sahte diploma satışı yapıldığı görüldü. Farklı üniversite ve bölümlere dair diploma satışının yapıldığı sayfalarda ayrıca yüksek lisans, lise ve önlisans diplomalarının da satışı yapılıyor. Dolandırıcılık yöntemi olduğu düşünülen sayfalarda, sahte diplomalara dair özelliklere de yer veriliyor. Satışı yapılan belgelere dair; E-Devlet’e işleneceği, orijinalinden ayırt edilemeyeceği, üniversitelerin gerçek mezunları ile aynı şartlara sahip olunacağı ve hukuki anlamda sorun yaşanmayacağına dair teminatlar sunulurken, kişilere; doktorluk, mühendislik, öğretmenlik, veterinerlik gibi çeşitli meslekleri seçme şansı da tanınıyor.

FİYAT LİSTESİ YAYINLAMIŞLAR

Öte yandan, benzer bir sayfanın kuruluşunu 2009 yılına kadar dayandırdığı, sahte diploma basımı işinde eski olduğunu belirterek fiyat listesi dahi yayınladığı görüldü. En son 2023 yılına dair yayınlanan fiyat listesinde, lisans diplomasının 10 bin lira, yüksek lisans diplomasının 12 bin lira, lise diplomasının 6 bin lira, ön lisans diplomasının 8 bin lira ve ilköğretim diplomasının 4 bin lira olarak yer aldığı görüldü.

1 YILDA YÜZDE 150 ZAM

Müşteri şeklinde konuşularak ulaşılan sayfa ise lisans diplomasının yeni ücretinin yüzde 150 zamlı olarak 25 bin lira olduğunu aktardı. Bazı sayfalarda hukuk ve tıp gibi fakülteleri için diğer fakültelere göre daha yüksek ücretler belirlenmesi de dikkat çekti.

KİŞİSEL BİLGİLER İSTENİYOR

Satıcıların kendilerine müracaat ederek sahte diploma almak isteyen kişilerden öncelikle isim, soyisim, adres ve TC kimlik numarası gibi kişisel bilgileri de talep ettikleri öğrenildi. Satıcılar, sahte diplomalar ile KPSS ve benzeri resmi sınavlara girilebildiğini ve resmi kurumlara başvuru yapılabildiğini de belirtti.

“YANLARINA KAR KALIYOR”

Bu kişilerin dolandırıcı olduğunu belirten Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, “Sahte diploma verilip de bunun gerekli kurumlara eklenebileceğinin söyleniyor olması neredeyse imkansıza yakın bir durum. Burada size sahte diploma vereceğini söyleyen kurumlar aslında arka tarafta daha farklı bir dolandırıcılık yapıyorlar. Bir hikaye dolandırıcılığı yapıyorlar. Bunun için referansları ve tanıtım videolarını izleyebileceklerini söylüyorlar. Vatandaşa aslında tamamen illegal olan bu durum için bu bu tarz yasa dışı kurumlarla iletişime geçtiğinde 25-30 bin lira gibi bir rakama diploma verebileceklerini ve her türlü sisteme kayıt yapılabileceklerini söylüyorlar. Burada kişi o diplomayı almak için parayı ödediğinde bütün iletişim kesiliyor ve artık bu kişilerle iletişim kurulamıyor. Hiçbir şekilde de e-Devlet ya da benzeri bir sisteme kaydı yapılamıyor. Vatandaşlar da bu şekilde dolandırıldıktan sonra maalesef kolluk kuvvetlerine başvurmayı tercih etmiyorlar. Çünkü zaten kendileri de illegal bir iş yapıyorlar. Böylelikle dolandırıcıların yaptığı bu işler yanlarına maalesef kar kalıyor” dedi.

“DOLANDIRICILIĞIN ELİNE DÜŞENLER DE SUÇ İŞLEMİŞ OLUYOR”

Avukat Deniz Özdal “Sahte diploma edinmeye çalışan ve bu yolla aslında bu suçu işleyen dolandırıcılığın eline düşenler de ne yazık ki bir suç işlemiş oluyor. Zira sahte diplomanın edinilmesi, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturuyor. Yani burada sadece bu belgeyi vereceğini iddia ederek, vadederek dolandıran değil aynı zamanda bu belgeyi almak isteyen kişi de suça karışmış oluyor. Bu suç kimi zaman dolandırıldığı için kişiler tamamlanmıyor ve teşebbüs aşamasında kalıyor. Gün sonunda kimi zaman bu resmi belgeler yani sahte diplomalar ve kategori olmak üzere ilkokul, lise, üniversite, kimi zaman yüksek lisans bunlar gerçekten temin ediliyor. Bunlar muhakkak ki gün yüzüne çıkıyor. Gün yüzüne çıktıktan sonra doğrudan bu şahıslarda sorumlu oluyor. Burada ‘bilmiyordum ya da ben bu belgenin gerçek olduğunu kabul ediyordum’ gibi bir iddia da tabi ki kabul edilmiyor” ifadelerini kullandı.

“2-5 YIL ARASI HAPİS CEZASI ÖNGÖRÜLÜYOR”

Özdal, “Resmi belgede sahtecilik suçunun basit haliyle 2 yılla 5 yıl arasında bir hapis cezası öngörülüyor. Fakat burada aslında mağdur olduğunu iddia edenler ne kadar mağdur? Bunlar da bir suç işleme kastıyla yola çıkıyor. Fakat dolandırıldıkları için bu suç tamamlanmıyor. Ne yazık ki bize de bu konuyla ilgili başvuran bir sürü kişi oluyor. Kimi zaman da gerçekten bu şekilde bir belgeyi edinmiş oluyorlar ve sosyal hayatın belli aşamalarına, bu belgeyle katılmış, devam ettirmiş oluyorlar ve bu belgenin sahte olduğu ortaya çıkmış oluyor. Yine burada bir mağduriyet ortaya çıkıyor. Kimi zaman yüksek lisans eğitimine dahi devam eden oluyor bu belgelerle. Başvurmak doğru değil” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/sosyal-medyada-sahte-lisans-diplomasi-25-bin-tl/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Netanyahu’nun konuşmasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-netanyahunun-konusmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-netanyahunun-konusmasina-tepki-gosterdi/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:57:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42361 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Kongresi’ndeki konuşmasına tepki göstererek, “O alkışlayanlar, Netanyahu kadar büyük bir insanlık suçu işlemişlerdir. Bunu kimse unutmasın. Bir katliamcıya cesaret verme, katliama ortak olmaktır.” dedi.

Özel, Ulu Cami’de kıldığı cuma namazının ardından cami önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, Filistin’e destek olan, İsrail’i protesto edenlerin sesini duyurmak üzere bir iki kelam etmek istediğini belirtti.

ABD Temsilciler Meclisi’nde büyük bir utanç yaşandığını dile getiren Özel, katliam suçlusu Netanyahu’nun, dakikalarca birileri tarafından alkışlandığını söyledi.

Özel, o vicdansızlara “neyi alkışlıyorsunuz?” diye sorulması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yüzde 70-80’i kadın ve çocuk olan, 40 binden fazla kişi katledilmiş. Ambulansları, hastaneleri, revirleri, sığınmacı kamplarını vuruyorlar. ‘Burada toplanın, insani yardım alacaksınız.’ diyorlar. O toplanılan yeri vuruyorlar ve bunu yapan Netanyahu, Amerika’da alkışlanıyor. Protesto eden ve kahramanca orada duruşunu gösterenleri tebrik ediyorum. O alkışlayanlar, Netanyahu kadar büyük bir insanlık suçu işlemişlerdir. Bunu kimse unutmasın. Bir katliamcıya cesaret verme, katliama ortak olmaktır. Bunu kimse unutmasın. Biz, Filistin davasının arkasında olmaya devam ediyoruz. Ecevit’ten, Deniz Gezmiş’ten beri devam ediyoruz, devam edeceğiz. Bundan sonraki süreçte de Sosyalist Enternasyonal’de başkan yardımcısıyım. Başkanımız Pedro Sanchez, İspanya Başbakanı; ülkesinde Filistin’i tanıdı. Bütün sol partilere, sosyal demokrat partilere bir kez daha Bursa Ulu Cami’nin avlusundan aynı çağrıyı yapıyoruz; bu mezalimi bitirin.”

Geçmişte Bosna Hersek’te de soykırım yaşanırken, Avrupa’nın, dünyanın sustuğunu anımsatan Özel, şunları kaydetti:

“Şimdi Birleşmiş Milletler, 11 Temmuz’u soykırım günü ilan ediyor; 29-30 sene sonra ‘soykırım’ desen ne olur? Soykırıma mani olmadıktan sonra. Unutulmasın ki Aliye İzzet Begoviç’in şöyle bir sözü var, sürekli tekrar etmek gerekir; ‘Unutulan katliamlar, tekrarlanır.’ Unutmamak lazım yaşananları ve Filistin’e 30 yıl sonra ‘Bugün Filistin’i anma günü’ demek değil, bugün bu katliama ‘dur’ deme zamanıdır. Burada Filistin’i destekleyen ve İsrail’i protesto eden kardeşlerimize de destek verdik. Destek veriyoruz. Onların sesini duyuyoruz. Bütün Türkiye, siyasi parti ayrımı olmaksızın Filistin’in arkasındadır, İsrail’in yaptıklarının karşısındadır.”

TÜİK hakkındaki suç duyurusu

Bir gazetecinin CHP’nin “verileri gizlediği ve kararttığı ve kamu görevini kötüye kullandığı” gerekçesiyle TÜİK hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, savcılığın takipsizlik kararı verdiğini hatırlatması üzerine Özel, şöyle devam etti:

“Her yere şikayet ettik, olmadı. En son savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Hemen, jet hızıyla reddetmişler. O savcıya şunu sormak istiyorum, maaşını TÜİK’in yaptığı hesaplar üzerinden gidip de alışveriş yapsın bakalım. Bu maaş, ona yetiyor mu? O savcının aldığı maaş, bugün bu insanların aldığı maaşın da katbekat üstünde. Herkes geçim zorluğu yaşıyor. Takipsizlik kararı vereni gerçekten vicdansızlıkla suçlamak zorundayım. Yargı mensuplarına böyle bir şey demem ama TÜİK’in yaptığına takipsizlik veriyorsa senin de alacağın unvan, vicdansızlıktır.”

Özel, belediyelerin SGK borçlarına ilişkin soru üzerine de “Kamu görevlileri görevlerini yaparken bunu aksattılarsa bundan sorumlular. AK Parti, MHP, CHP olsun, SGK’ya parayı ödemeyen kişi, bunu zimmetine mi geçirmiş? O şehre mi harcamış? Ona bakmak lazım.” dedi.

“Erken seçim istemem ama millet isterse onu dile getiririm.” diyen Özel, sokakta erken seçim talebinin her geçen gün arttığını gözlemlediğini de sözlerine ekledi.

Bu arada Özel, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan stantta vatandaşlara aşure ikramında bulundu.

Özel, daha sonra partisinin Osmangazi İlçe Başkanlığını ziyaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-netanyahunun-konusmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Güney Afrika’da onlarca siyahı öldüren katil: ‘Beni polis teşvik etti’ https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-onlarca-siyahi-olduren-katil-beni-polis-tesvik-etti/ https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-onlarca-siyahi-olduren-katil-beni-polis-tesvik-etti/#respond Tue, 23 Jul 2024 04:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41512 Güney Afrika’da apartheid rejimi sırasında onlarca siyahi vurarak öldüren eski mahkum Louis van Schoor, BBC’ye verdiği röportajlarda polisin bu korkunç suçlara göz yumduğunu ve destek verdiğini öne sürdü.

BBC Africa Eye’ın dört yıldır üzerinde çalıştığı yeni belgeseline konu olan Van Schoor, güvenlik görevlisi olarak çalıştığı yıllarda işlediği cinayetlerde payı olan diğerlerinin de suçu paylaşmaları gerektiğini savundu.

Van Schoor’un işlediği cinayetlere dair BBC ile paylaştığı detaylar, şartlı tahliye ile salıverilmesi konusunda da soru işaretleri yaratıyor.

Bir katilin yatak odasında dururken insanın gözü ister istemez detaylara kayıyor. Van Schoor’un yatağı kusursuz bir şekilde toplanmış, yorganı sanki ütülenmiş gibi dümdüz. Havada ağır bir sigara kokusu var, küllük izmaritlerle dolmuş.

“Apartheid katili” olarak bilinen Van Schoor’un dişleri dökülmüş. Sağlığı giderek zayıflıyor. Geçirdiği kalp krizinin ardından iki bacağı da kesilmiş ve tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş. Bacağı kesildiği sırada ameliyatı izlemek istediği için, cerrahtan genel anestezi değil epidural ile lokal anestezi istemiş.

Kıkırdayarak “Merak etmiştim. Kesilirken gördüm, testere ile kemikten girdiler” diyor.

BBC Dünya Servisi’ne konuşan Van Schoor, “başkalarının iddia ettiği gibi bir canavar olmadığı” konusunda bizi ikna etmeye çalışsa da, ampütasyon ameliyatıyla ilgili verdiği detaylar imajını yumuşatmaya yaramıyor.

Van Schoor, 1980’li yıllarda ülkede Güney Afrikalı beyazların üstünlüğünü savunan sert bir hiyerarşiye dayalı ırkçı apartheid rejimi sürerken üç yılı aşkın bir süre boyunca 39’dan fazla kişiyi vurarak öldürdü.

Kurbanların hepsi siyahtı. En küçüğü 12 yaşındaydı. Cinayetler, rüzgarlı Eastern Cape eyaletindeki East London şehrinde yaşandı.

O dönemde güvenlik görevlisi olarak çalışan Van Schoor, restoranlar, dükkanlar, fabrikalar ve okullar dahil, yüzde 70’e yakını beyazlara ait olan işletmeleri korumakla yükümlüydü. Uzun süredir öldürdüğü herkesin bu işletmelerin binalarına zorla girerken suç üstü yakalanan “suçlular” olduğunu savunuyor.

20 yıldır Van Schoor davasını araştıran Güney Afrikalı gazeteci ve film yapımcısı Isa Jacobson ise, “Yasa dışı infazcı türünden bir katildi. Bir Kirli Adam (yasa dışı yöntemlerle bir seri katili yakalamaya çalışan Dirty Harry lakaplı polis müfettişini konu alan film) karakteri gibiydi” benzetmesini yapıyor.

Jacobson, “Öldürülenler çoğunlukla çaresiz halde birinin mülküne giren, belki de yemek çalan, çöpleri karıştıran (…) basit suç işleyen insanlardı” diyor.

Van Schoor’un bazen bir gecede birkaç cinayet işlediği suçları, East London’daki siyah toplulukları dehşete düşürmüştü. Bir gecede insanların kaybolmasına neden olan sakallı bir adamla ilgili hikayeler tüm şehre yayılıyordu. Xhosa dilinde “sakal” lakabıyla biliniyordu.

Ancak Van Schoor bu cinayetleri gizli bir şekilde işlemiyordu.

1986 ve 1989 yılları arasında işlediği cinayetlerin hepsini polise kendi bildirmişti.

Ancak apartheid karşıtı lider Nelson Mandela’nın 1990 yılında hapisten çıkarılması ile Van Schoor üzerindeki dokunulmazlık da kalktı.

Ülkede bir değişim dalgası sürerken, aktivist ve gazetecilerin baskısı üzerine Van Schoor 1991’de tutuklandı.

Hakkında açılan ve onlarca tanık ile yüzlerce delil bulunan dava Güney Afrika tarihinde görülen en büyük cinayet davalarından biriydi.

Buna rağmen dava büyük oranda başarısız oldu ve 39 kişiyi öldürmüş olmasına karşın, bu cinayetlerin yalnızca yedisi için mahkumiyet aldı. Sadece 12 yıl hapis yattı.

Polis diğer 32 cinayeti “nefsi müdafaa – haklı adam öldürme” diye tanımladı.

Apartheid kanunları gereğince insanlar, başkasının mülküne izinsiz girerken yakalandıktan sonra gözaltına alınmayı reddeden ya da kaçan kişilere karşı ölümcül güç kullanma hakkına sahipti.

Van Schoor da masumiyetini ispatlamak için çabalarken, bu kurbanları kaçarken öldürdüğünü savunuyordu.

BBC, yıllar önce unutulan polis kayıtları, otopsi raporları ve tanık beyanları ile yaptığı uzun soluklu araştırma ile, “haklı sebeplerle” olduğu iddia edilen bu cinayetlerin arkasındaki kanıtları derinlemesine inceledi.

Isa Jacobson’un liderlik ettiği araştırma için, Eastern Cape’deki birçok şehirde arşivler tarandı. Araştırma için en önemli dosyalar, depolarda saklanmış yüzlerce kutu içinde dağınık hale bulundu.

“Herhangi bir mahkemenin bunların yaşanmasına izin vermesi hayret verici” diyen Jacobson’ın ulaştığı en korkunç kanıtlar, Van Schoor’un yaraladığı, fakat hayatta kalmayı başaran insanların tanık beyanlarında ortaya çıktı.

Tanık ifadeleri, kurbanların kaçarken vurulduğuna dair güvenlik görevlisinin ortaya attığı savunmalar ile de çelişiyor.

Birden fazla tanık, Van Schoor’un onları ellerini havaya kaldırarak teslim olduğu sırada vurduğunu söyledi.

Bazıları Van Schoor’un kendileriyle oyun oynayıp dalga geçtiğini, “gözaltına alınmak mı yoksa vurulmak mı istersin” diye sorduğunu, ardından onları göğsünden vurduğunu anlattı.

Kurbanlarda, biri de Van Schoor tarafından karnından vurulduktan sonra su için yalvardığını ve güvenlik görevlisinin yaralarına tekme attığını anlattı.

14 yaşındaki erkek çocuğuna defalarca ateş etti

Güvenlik görevlisi, çoğunlukla oyuk uçlu mermi çekirdeği doldurduğu 9 mm’lik yarı otomatik tüfek taşıyordu. Bu mermiler vücuda girdiğinde organlarda ciddi hasara neden oluyor.

Bu vakalardan birinde katil, silahsız bir adama sekiz kez ateş etti.

11 Temmuz 1988’deki bir başka vahşi cinayet vakasında ise, bozuk para çalmak için bir restorana giren 14 yaşındaki bir çocuğu vurdu.

Güvenliği için ismi gizli tutulan çocuk, Van Schoor’u elinde silahla gördüğünde tuvalete saklandığını, ancak adamın onu çağırıp, duvarın yanında durmasını istediğini, ardından da kendisini defalarca vurduğunu polise anlattı.

Tanık ifadesinde ise, “Benden ayakta durmamı istedi ama yapamadım. Yerde öylece yatarken ağzıma vurdu. Beni kaldırıp, bir masaya dayadı ve yeniden ateş etti” dedi.

Sağ kurtulmayı başaran çocuğa inanan olmadı. Binaya zorla girdiği için ceza aldı. Van Schoor’un saldırısına uğrayıp vurulduğunu ilk ağızdan anlatan pek çok erkek çocuk ve erkeğin kaderi de aynı oldu.

Van Schoor’un yargılandığı davanın duruşmalarında, tanıkların buna benzer ifadeleri de dinlendi, ancak yargıç ifadeleri “basit” ve “güvenilmez” bularak defalarca geçersiz saydı.

Güney Afrika’da jürili yargılama yapılmıyor ve hakimin kanaati esas alınıyor.

Van Schoor’un davası sürdüğü sırada, East London’da yaşayan beyaz toplulukların çoğu üyesi ona destek verdi.

Hatta bir iş insanı, araçların tamponuna yapıştırılması için katilin fotoğraflarını bastırdı. Kurşun delikleriyle dolu bir kalp resminin yanında “Louis’yi seviyorum” mesajı yazılıydı.

‘Sırf eğlencesine çıkıp, adam öldürüyordu’

Schoor davasına ilişkin araştırmaya 1980’li yıllar boyunca liderlik eden ve dava duruşmalarında da bulunan Güney Afrikalı gazeteci Patrick Goodenough “Yasal sistemdeki ırkçı taraflılık açıkça görülüyordu” diyor.

“Ona olan destek çok büyüktü” diyen Goodenough’a göre Van Schoor bu desteği almasaydı, bu kadar büyük suçlar yanına kâr kalmayacaktı.

Ülkede cinayet ve cinayet teşebbüsü davalarında zaman aşımı uygulanmıyor. Teoride polisin Van Schoor dosyasını yeniden açıp, “gerekçeli” olduğu iddia edilen silahlı saldırıları yeniden incelemesinin önüne geçebilecek bir sebep yok.

1980’li yıllarda bu cinayetlerle ilgili toplumda farkındalık yaratan bir başka gazeteci olan Domonic Jones’a göre, “Louis Van Schoor esasında sırf eğlence olsun diye çıkıp, bu insanları öldürüyordu”.

BBC’nin araştırması sırasında ulaştığı en korkunç bulgular, Van Schoor’un bu eylemlerinden ne kadar heyecan duyduğunu gösteren röportajlarındaki ifadelerdi.

BBC’ye konuşan Van Schoor, cinayetlerden bahsederken “Her akşam yeni bir maceraydı” ifadelerini kullanıyor.

‘Adrenalinin yaydığı kokuyu duyabiliyordum’

O dönemde çoğu işletme sessiz alarm sistemiyle korunuyordu. Biri bir binaya izinsiz girdiğinde Van Schoor’a uyarı gidiyordu ve bu şekilde kurbanları şaşırtabiliyor, onları binanın içinde tespit edebiliyordu. Her zaman olay yerine yalnız gidiyordu.

“Çıplak ayak geziyordum. Etraf sessizdi. Böylece ayakkabılarım ses yapmıyordu” diyen Schoor, ışığı açmadığını ve kurbanını kokusunu duyarak bulduğunu söylüyor:

“Eğer biri haneye tecavüz ederse, salgıladığı adrenalin etrafa bir koku yayıyor ve bunu duyabiliyorsunuz.”

Van Schoor, asla “siyah insanları öldürmek maksatıyla” dışarı çıkmadığını, ırkçı olmadığını iddia ediyor. Ancak karanlıkta onları takip etmeyi “heyecanlı” bulduğunu da kabul ediyor.

Van Schoor güvenlik görevlisi olmadan önce East London polis teşkilatında 12 yıl çalıştı.

Polis olduğu dönemde “saldırı köpekleri” diye tanımladığı, çoğu siyah zanlıları ve protestocuları yakalamak için kullanılan polis köpekleriyle ilgileniyordu.

Cinayetleri, “Bir avdı ama başka bir türün avı” diye tanımlıyor.

O dönem East London’da apartheid karşıtı eylemler yapan Tetinene “Joe” Jordan, “İnsanları gerçek anlamda avlıyordu” diye açıklıyor.

Buna karşın Van Schoor “seri katil” suçlamalarını tamamen reddediyor ve eylemlerinin “yasaya uygun” olduğunu öne sürüyor. Mağdurlara da kendisini, değil Güney Afrika polisini suçlamalarını söylüyor.

Polisin asla kendisini eleştirmediği ya da uyarmadığını, aksine aktif bir şekilde onu desteklediklerini ve cesaretlendirdiklerini söyleyen Van Schoor, “East London’daki her polis memuru olanlardan haberdardı. Hepsi biliyordu” diyor.

Van Schoor, “Bir kişi bile çıkıp bana ‘Hey Louis, sınırları zorluyorsun, biraz sakinleş’ gibi bir şey söylemedi” diyor.

‘Cesetler yerde yatarken polis sigara içip sohbet etti’

Kamuya arşivlerindeki polis kayıtlarını inceleyen Jacobson, kurbanların silahla vurulduğu olaylar sırasında bazı polislerin de orada olduğunu ortaya koydu.

Polis hiçbir zaman Van Schoor’u şüpheli olarak sorgulamadı.

Hatta bazı memurlar olay yerinde ölenlerin fotoğraflarını çekmediği gibi, mermi kovanı gibi kritik adli delilleri de toplamadılar.

Çoğu zaman kurbanları vurduğu olaylarda tek tanık Van Schoor’un kendisiydi ve bu tür delillerin toplanması, gerçekte neler yaşandığını ortaya çıkarmak için çok önemliydi.

Goodenough, “Olanlar örtbas ediliyordu. Polis teşkilatında en deneyimsizinden en yetkilisine tüm polis görevlilerinin desteğini almıştı. Asla soruşturma yürütmediler. Cesetler yerde yatarken sadece onunla oturup, sohbet edip sigara içtiler” diyor.

Bu vakaların hepsinde tetiği çeken Van Schoor’un ta kendisiydi. Ancak polis, Van Schoor’u çalıştıran işletmeler ve genel olarak bütün bir topluluk East London’da işlenen cinayetlerde rol oynadı.

Jacobson’a göre, Van Schoor’un “seri katil olabilmesine izin veren, içinde yaşadığı toplumdu”.

Van Schoor’un kurbanlarının yakınları için, serbest bırakılması ve cinayetlerin iyi soruşturulmaması bugün bile acı kaynağı.

Bazıları sevdiklerinin cesetlerinin hâlâ bulunamadığını söylüyor.

Erkek kardeşi Edward 1987’de Van Schoor tarafından öldürülen Marlene Mvumbi, ailesinin izni olmadan yetkililerin cesedi isimsiz bir mezara attığını söylüyor.

Mvumbi, “Bir çok insan hâlâ kayıp ve mezara bile konmadılar. Mesele kapanmıyor” diyor.

Van Schoor davası görüldüğünde henüz Güney Afrika’da apartheid suçlarının mağdurlarına tazminat ödeyen 1995 Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu kurulmamıştı.

Güney Afrikalı yetkililere Van Schoor’un yargılanması konusunda baskı yapan eski aktivist Sharlene Crage, salıverilmiş olmasına hâlâ öfkeli:

“Bu korkunç bir adli hata. Bu davanın yeniden açılmaması için hiç bir sebep yok.”

1992’de dava sona erdiğine Van Schoor’a 90 yıldan fazla hapis cezası verildi ama 2004 yılında şartlı tahliyeyle serbest bırakıldı.

Ülkede apartheid döneminde suç işleyen mahkumların erken tahliyesi, tartışmalı bir meseleye dönüştü.

2022’de apartheid karşıtı siyasetçi Chris Hami’yi öldüren Janusz Walus’un şartlı tahliyeyle serbest bırakılması sonrası başkent Johannesburg’da protestolar düzenlendi.

Bundan birkaç yıl önce de, onlarca siyah eylemciyi kaçırarak işkence ettiği ve öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan bir ölüm mangasının lideri Eugene de Kock da aynı şekilde serbest bırakıldı.

Van Schoor, bugünlerde zamanının büyük bölümünü rugby izleyip, sigara içerek ve rottweiler cinsi köpeği Brutus ile oynayarak geçiriyor.

Cinayetlerinin önemli bir bölümünü hatırlamadığını söylüyor.

Teyit edilmemiş bazı haberlerde, 100’den fazla kişiyi öldürdüğü iddia edilen Van Schoor, bu suçlamayı reddediyor ama silahla vurduğu kişilerin sayısının kayda geçen sayı olan 39’u aşmış olabileceğini de kabul ediyor.

“Dürüst olmak gerekirse kaç kişiyi vurdum bilmiyorum. Bazıları 100’den fazla diyor, bazıları da 40. Tartışmamak uğruna 50 kişiyi vurdum diyelim” şeklinde konuşan Van Schoor, eylemleriyle gurur duyduğunu söylüyor:

“Hiçbir suç hissetmiyorum. İçimde hiçbir pişmanlık yok.”

BBC iddialarla ilgili görüş almak için Güney Afrika polisiyle temas geçti, ancak yanıt alamadı.

Yetkililer Van Schoor’un cinayetlerinin apartheid sonrası dönemde neden yeniden yargılanmadığına dair bir açıklama yapmadı.

Kardeşini bu cinayetlerde kaybeden Marlene Mvumbi ise, “Çok fazla acı var ve şimdilik iyileşmemiz için yeterince şey yapıldığını düşünmüyorum” diyor.

Araştırma: Isa Jacobson ve Charlie Northcott

]]>
https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-onlarca-siyahi-olduren-katil-beni-polis-tesvik-etti/feed/ 0
EGE Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde Cinsel Taciz Davası https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-dis-hekimligi-fakultesinde-cinsel-taciz-davasi/ https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-dis-hekimligi-fakultesinde-cinsel-taciz-davasi/#respond Mon, 22 Jul 2024 21:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41385 EGE Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde görev yapan ve öğrencilerine cinsel taciz ile saldırıda bulunduğu iddia edilen Prof. Dr. Z.E.B., ‘Sarkıntılık boyutunda cinsel saldırı’ suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı, ‘Tehdit ve ‘Hakaret’ suçlarından beraat etti, ‘Cinsel taciz’ suçlarından verilen cezalar da önce paraya çevrildi, ardından hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde eğitim alan 10 öğrenci, Prof. Dr. Z.E.B. hakkında 2019 yılı aralık ayında kendilerini taciz ettiği iddiasıyla üniversite yönetimine şikayetçi oldu. Z.E.B., hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda bulunan öğrencilerden birisi, “Dişçi koltuğunda çalıştığım sırada Z.E.B. gelip, elini belime attı. Bu fiziksel temasını bir süre sürdürdü” iddiasında bulundu. Bir başka öğrenci, hastayla ilgilendiği sırada bir kişinin arkasından yaklaştığını ve kulağına, “Seksi kadın, şeyini giysen mi?” diye fısıldadığını, arkasına dönüp baktığında Z.E.B.’yi gördüğünü ve “Maskeni kastettim” dediğini iddia etti. Savcılık, olay ile ilgili soruşturma başlattı. İzmir 34’üncü Asliye Ceza Mahkemesi ‘Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı’, ‘Cinsel taciz’ ‘Hakaret’ ve ‘Tehdit’ suçlarından dava açıldı. Davanın 6’ncı duruşması 18 Temmuz’da görüldü. Duruşmaya sanık Prof. Dr. Z.E.B. ve taraf avukatları ile Aile ve Sosyal Hizmetler avukatı hazır bulundu. Mağdur avukatı Mustafa Çetin, müvekkillere yapılan eylemlerin cezasız kalmamasını, en üst sınırdan ceza almasını ve indirim uygulanmamasını talep etti.

BERAATİNİ İSTEDİ

Savunması alınan sanık Prof. Dr. Z.E.B., 35 senedir bu görevde olduğunu belirtip, “Hakkındaki suçlamaları kabul etmiyorum. Güveni, huzuru sağlamak için çalıştım. Cinsel içerikli hiçbir şey yapmadım. Gürültüden düzeni korumak için uyarı amaçlı dokunduysam bunlarda hiçbir şekilde kastım, cinsellik değildir” dedi. Sanık avukatları, suçlamaları kabul etmeyerek beraat kararı verilmesini talep etti.

Hakim, sanık Prof. Dr. Z.E.B.’yi ‘Sarkıntılık boyutunda cinsel saldırı’ suçundan 4 mağdurun her biri için 2 yıl 6 ay olmak üzere toplam 10 yıl hapis cezası verdi. Ayrıca diğer mağdurlara ‘Cinsel taciz’ suçlarından verilen cezalar önce paraya çevrildi, ardından hükmün açıklanmasını geri bırakıldı. ‘Tehdit’ ve ‘Hakaret’ suçlarından bazı öğrencilerle uzlaşılması nedeniyle beraat kararı verildi.

‘CEZALAR ALT SINIRDAN VERİLDİ’

Kararı değerlendiren mağdurların avukatı Mustafa Çetin, “Sanık, 4 mağdur açısından sarkıntılık boyutunda cinsel saldırı suçundan her biri için ayrı ayrı 2 yıl 6 ay ceza aldı ve bu cezası ertelenmedi. Ancak cezalar alt sınırdan verildi. Cinsel taciz suçundan ise bir kısım mağdurlar hakkında verilen cezalar paraya çevrilip, ertelendi. Tabii ki müvekkillerimle görüşüp, kararı değerlendirdikten sonra gerekli itirazlarımızı yapıp yapmayacağımızı karar vereceğiz” dedi. Müvekkillerinin mağduriyetlerinin kısmen giderildiğini vurgulayan Avukat Çetin, “Kamu vicdanı kısmen rahatlatıldı. Ama ezaların üst sınırdan, verilip indirim uygulanmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Ege Üniversitesi gibi güzide bir eğitim kurumunda bir profesörün üniversite öğrencilerine böyle bir eylemde bulunmuş olması, cezasız bırakılamazdı. Gerek müvekkillerin hakları gerek kamu vicdanı gerekse Ege Üniversitesi gibi güzide kurumsal bir kurumun bundan sonraki kişilerin bakış açısından değerlendirildiğinde sanığın cezalandırılması gerekiyordu” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ege-universitesi-dis-hekimligi-fakultesinde-cinsel-taciz-davasi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya, Rize’de güvenlik toplantısına katıldı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-rizede-guvenlik-toplantisina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-rizede-guvenlik-toplantisina-katildi/#respond Fri, 19 Jul 2024 23:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41029 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir dizi program için geldiği Rize’de, “Talep cephesinde de biz sizlerden yardım ve ihbar istiyoruz. Yapılan tüm ihbarların her birini biz nakış gibi işliyoruz ve sonunda bunları yakalamak, adalete teslim etmek noktasında da biz kendimizi çok daha güçlü hissediyoruz” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir dizi ziyaret ve inceleme kapsamında geldiği Rize’de cuma namazını Rize Merkez Sahil Camii’nde kıldı. Yerlikaya, ardından AK Parti Milletvekili Muhammed Avcı’nın danışmanı Hakan Avcı’nın amcası Hızır Avcı isimli vatandaşın cenazesine katıldı. Daha sonra Türkiye Diyanet Vakfı Rize Şubesi standından aşure dağıtan Yerlikaya, programın ardından Rize Valiliğini, Rize Belediye Bakanlığını ziyaret etti. Belediye binasından sonra gerçekleşecek AK Parti Rize İl Başkanlığı ziyaretine yürüyerek giden Yerlikaya, sokakta vatandaşlarla bir araya geldi. Oturdukları bankta sohbet eden vatandaşların yanına giden Yerlikaya, vatandaşlarla bir süre sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ziyaretleri tamamlayan İçişleri Bakanı Yerlikaya, Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) Rize İl Binası’nda gerçekleşen güvenlik toplantısına katıldı. Toplantının ardından konuşan Bakan Yerlikaya, göreve geldikleri günden bugüne başta terör olmak üzere tüm huzuru bozan yapılarla mücadele ettikleri kaydederek, ” Türkiye Yüzyılı’nda huzurla ilgili görev olarak huzurun yüzyılını hep ifade ediyoruz. Bu noktada da başta terör örgütleriyle yani PKK, KCK, FETÖ, DHKP-C, MLKP gibi aşırı sol terör örgütleri ve tüm terör örgütleriyle mücadele bizim olmazsa olmaz, birinci görevimiz. Cumhurbaşkanımızın hükümetlerinde olduğu gibi yine kararlılıkla, azimle güvenlik birimlerimizle ülke içerisinde, bizim görev alanımızda olduğu gibi ülke dışında da, yine hakeza sınırımızın hemen ötesinde de Savunma Bakanlığımız ve Milli İstihbaratımızla büyük bir uyum ve kararlılıkla çalışıyoruz. Organize suç örgütleriyle yani şehir eşkıyalarıyla mücadele ediyoruz. Uyuşturucu tacirleriyle bunlarla mücadele ediyoruz ve düzensiz göçle ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle mücadele ediyoruz” dedi.

Rize’deki kişiye karşı işlenen suçlarda 2024 yılında 2023 yılına güre yüzde 25’lik bir azalma olduğunun altını çizen Yerlikaya, “İçişleri Bakanlığı olarak suç işlenmesini önlemek ve eğer bir suç işlendiyse bir an önce onu aydınlatıp adalete teslim etmek bizim olmazsa olmaz temel vazifemiz. Bütün suç türleri için bu geçerli. Rize’de kişilere karşı işlenen suçlarda olay sayısı 2023’ü ve 2024’ü birimine kıyasladığımız zaman yüzde 25 civarında olay sayısı azalmış. Uyuşturucuyla mücadeleyle ilgili 112 aracılığıyla bize gelen her türlü ihbarın özel bir yazılım programıyla kayda alındığını ve bunun da bir nakış gibi işlendiğini söylemek istiyorum. İstanbul’da pilot çalışma olarak başlayan Narkotik Vaka Analiz Sistemi (NARVAS) artık Türkiye’de emniyet ve jandarma bölgesinin tamamında uygulanıyor. Biz şunu istiyoruz yavrularımızı, gençlerimizi, vatandaşlarımızı hiç kimsenin zehirlemeye cesaret edemeyecek hale getirmekte kararlıyız. Bu noktada seferberlik ruhuyla hareket etmemiz lazım. Yani arz cephesinde evet İçişleri Bakanlığı biziz, biz mücadele ediyoruz. Baronundan kullanıcısına varıncaya kadar kararlıyız. Bu noktada bu kabine döneminde tutuklanan sayısını daha önce verdim, tekrar verelim. 25 binin üzerinde tutuklama 15 bine yakın adli kontrol, yani toplam 50 bin verilen mahkeme kararları var. Bunu hep birlikte başardık. 131 ton bununla ilgili yakalanan uyuşturucu türleri var. Ama şunu söylemek istiyoruz. Talep cephesinde de biz bireylerin, ailelerin, toplumun bilinçlenmesi, bu noktada dirençlenmemiz, hep birlikte bir seferberlik ruhuyla bizi biz yapan irade, ‘bu iradenin devre dışı kalması tam anlamıyla bir facia, Allah bundan muhafaza buyursun’ deyip efendim talep cephesinde de biz sizlerden yardım ve ihbar istiyoruz. Yapılan tüm ihbarların her birini biz nakış gibi işliyoruz ve sonunda bunları yakalamak, adalete teslim etmek noktasında da biz kendimizi çok daha güçlü hissediyoruz” dedi.

“Kim vatandaşımızı rahatsız ediyorsa bize söylesin biz gereğini yapalım”

Hiçbir iradenin devlet iradesinden daha büyük olmadığına dikkat çeken Yerlikaya, “Rizeli hemşehrilerime seslenmek istiyorum. Şu an için organize suçlarla ilgili, şehir eşkıyalarıyla ilgili bana verilen tablo burada. Bununla ilgili bir hamdolsun, şükürler olsun bir sıkıntının olmadığı yönünde. Biz devletimizden milletimizden daha güçlü bir irade tanımıyoruz. Yerel, küçük, büyük, orta demeden kim vatandaşımızı rahatsız ediyorsa bize söylesin biz gereğini yapalım. Şu an için burası gayet güzel. Ama yarın maalesef böyle bir durumla karşı karşıya kalırsak biz onların emrindeyiz. Bunların hakkından geliriz. Her fırsatta söylüyoruz. Göreve başladığımız günden bu yana rakamlarımızı veriyoruz ama bugün itibariyle uluslararası ulusal, bölgesel ve yerel çökertip adalete teslim etmiş olduğumuz suç örgütü sayısı 619. Hiç kimse bizim milletimize, aziz milletimize şekil yapamaz. Buna müsaade edemeyiz. Bu noktada gerek medyamızdan gerek vatandaşlarımızdan da her zaman için destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“Devriye sayılarını en az bir misli artırdık”

Rize’de 3 bin 400 rakımın üzerinde ki yayla yollarında da jandarma devriyesinin olacağını vurgulayan Bakan Yerlikaya, “Var olan devriye sayısı araçlarımızın sayılarını arttırıyoruz ve bu araçlarının tamamını Eylül ayı içerisinde yenileriyle, tamamen sıfırlarla değiştiriyoruz. Biz bu çağa uygun emniyet ve jandarma teşkilatımıza vereceğimiz 151 araç için eylül ayı içerisinde tekrar bir araya geleceğiz. Rize’mizde 3 bin 400 rakımın üzerinde görev yapan, yayla yolu üzerinde de jandarma devriyesi olacak. Çünkü sayıları çok artırdık. Sadece sahil yoluna değil trafikle ilgili, emniyet müdürlüğümüzün görev alanındaki önceden görülen devriye sayıları bütün ilçelerimize dahil olmak üzere bunları da en az bir misli artırdık. Personel takviyesiyle de ilgili arkadaşlarımıza gereken talimatlarımızı verdik. Rize’nin huzuru, Türkiye’nin huzuru için emniyet, jandarma, sahil güvenliğimiz şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da kıymetli Rizeli hem şehirlerimizin destekleriyle, dualarıyla iki günü bir olmadan gece gündüz demeden azimle kararla çalışmaya devam edecek” dedi. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-rizede-guvenlik-toplantisina-katildi/feed/ 0
Adana’da Deveciler suç örgütü lideri ve 43 sanığın yargılanmasına başlandı https://www.haber60.com.tr/adanada-deveciler-suc-orgutu-lideri-ve-43-sanigin-yargilanmasina-baslandi/ https://www.haber60.com.tr/adanada-deveciler-suc-orgutu-lideri-ve-43-sanigin-yargilanmasina-baslandi/#respond Fri, 19 Jul 2024 08:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40837

ADANA merkezli 4 il ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) ‘Deveciler’ olarak bilinen, 4 kişinin öldürülmesi ile çeşitli suçlara karışan organize suç örgütünün lideri C.İ. (58) ile beraber 6’sı tutuklu, 43 sanığın yargılanmasına başlandı. Haklarında 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet istenen C.İ. ile oğlu Y.İ. üzerlerine atılı suçları kabul etmezken, tutuklu tüm sanıklar ilk duruşmada yurt dışı yasağı konularak tahliye edildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ahmet Büyükgöçer, Bedirhan Baygara, Ozan Büyükgöçer ve Rıdvan Demir’in öldürülmesi ile bazı yaralama, yağma olaylarını gerçekleştirdikleri iddia edilen ve kendilerini ‘Deveciler’ olarak adlandıran organize suç örgütünü deşifre etti. Polis, örgüt üyesi olduğu öne sürülen 43 kişiyi yakalamak için harekete geçti. Ekipler, 23 Aralık 2022’de Adana, İstanbul, Gaziantep, Nevşehir ve KKTC’de belirlenen 58 adrese baskın yaptı. Örgüt lideri olduğu öne sürülen C.İ., KKTC’de yakın korumaları ile; oğlu Y.İ. ise İstanbul’da bir rezidansta gözaltına alındı. Rezidansta yapılan aramada; hafif makineli tüfek, sinyal kesici cihaz ile çok miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Örgütün Adana’da işlettiği bar ve kafede yapılan aramalarda da hafif makineli tüfek, 4 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda mermi bulundu. Diğer şüphelilere ait iş yeri ve evlerde yapılan aramalarda 2 Kalaşnikof tüfek, 3 hafif makineli tüfek, 33 ruhsatsız tabanca, 7 av tüfeği, 686 dolu fişek, 3,86 gram esrar, sinyal kesici cihaz ve sahte kimlik ele geçirildi.

237 SAYFALIK İDDİANAME

Gözaltına alınıp sorgulandıktan sonra adliyeye sevk edilen 43 şüpheliden suç örgütünün lideri C.İ., oğlu Y.İ. (36), A.T. (24), F.K.(42), G.İ. (33) ve R.K. (27) tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Cumhuriyet savcısı, suç örgütü ile ilgili soruşturmasını tamamlayarak 6’sı tutuklu 43 sanık hakkında ‘Suç işlemek amacıyla suç örgütü kurma’, ‘Örgüte üye olma’, ‘Suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla yağma’, ‘Tasarlayarak öldürme’, ‘Kasten yaralama’, ‘Basit yaralama’, ‘Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması taşınması bulundurulması’ suçlarından 237 sayfalık iddianame hazırladı. Çete lideri C.İ. ile oğlu Y.İ. için 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenirken, diğer sanıklar için farklı oranlarda cezalar talep edildi. 14 müştekinin bulunduğu iddianame, Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi.

DURUŞMA 3 GÜN SÜRDÜ

Sanıkların yargılanmasına başlandı. 3 gün süren duruşmaya tutuklu sanıklardan suç örgütü lideri C.İ., oğlu Y.İ., A.T. ve F.K. bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı, G.İ. ve R.K. duruşma salonunda hazır bulundu. Bazı tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatlarının da hazır bulunduğu duruşma, kayda alınarak yapıldı. Sanıklar suçlamaları kabul etmedi.

BERAATİNİ İSTEDİ

Suç örgütü lideri C.İ., savunmasında, “Soruşturma aşamasındaki savunmam doğru ve geçerlidir, tekrar ederim. Üzerime atılı suç örgütü yöneticiliği suçlamasını ve bu kapsamda da diğer eylemlerden dolayı yöneticilik sıfatımdan kaynaklı suçlamayı kabul etmiyorum” diyerek beraatini istedi.

‘SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM’

C.İ.’nin örgütte yönetici konumunda bulunan oğlu Y.İ. de suçlamaları kabul etmedi. Y.İ., “Gerek suç örgütü yöneticiliği gerekse de diğer suçlamaları kabul etmiyorum. Zaten bir kısım eylemlerle ilgili hakkımda yargılama yapılmış olup, ceza almıştım. Mahkemeniz yargılamasına konu suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

Diğer sanıklar da suç örgütü ile ilgilerinin olmadığını belirtip, suçlamaları kabul etmedi.

Savcı, sanıkların üzerlerine atılı suçun niteliğini ve delil durumunu dikkate alarak, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını isteyip, diğer eksikliklerin giderilmesini talep etti.

DOSYADA TUTUKLU KALMADI

Mahkeme heyeti, suç örgütü lideri C.İ., oğlu Y.İ. ve diğer sanıklar F.K., G.İ., R.K., A.T.’nin üzerlerine atılı suçlarla ilgili delillerin toplanmış olması ve kaçma şüphelerinin bulunmaması, suç vasıflarının lehlerine değişme ihtimali dikkate alınarak, tahliyelerine karar verdi. Heyet, tahliyelerine karar verilen tüm sanıklara yurt dışına çıkış yasağı ve her ayın 2 günü imza atmaya ilişkin denetim tedbirine tabi tutulmasını da kararlaştırdı. Haklarında adli denetim tedbiri devam eden diğer sanıklar hakkında yurt dışı çıkış yasağına ilişkin adli denetim tedbirlerinin devamına, bunun dışında kalan diğer adli denetimlerin kaldırılmasına da karar veren heyet, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adanada-deveciler-suc-orgutu-lideri-ve-43-sanigin-yargilanmasina-baslandi/feed/ 0
Ankara’da ‘Ayhan Bora Kaplan suç örgütü’ davası başladı https://www.haber60.com.tr/ankarada-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-basladi/#respond Thu, 18 Jul 2024 22:34:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40594

ANKARA’da, ‘Ayhan Bora Kaplan suç örgütü’ ile bağlantılı ‘gizli tanık’ soruşturması kapsamında 6’sı emniyet mensubu 11 sanık hakkında açılan davanın görülmesine başlandı. Sanıklardan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, “Ben Ayhan Bora Kaplan’a operasyon yaptım. ‘Suçluyu kayırma’ diyorlar. Bora Kaplan’ı mı kayırdım? Serdar Sertçelik dolandırıcılık kanadının yöneticisi. Acayip bilgi alıyordu, emniyetten de bilgi alıyordu. Böyle bir örgütün karşı operasyonuna maruz kalıyoruz” dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, eski Şube Komiserleri Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca ve Metehan İlkyaz ile Nurullah Özgür Kopuk, Ramazan Kubat, Adem Kaçan, Mustafa Çotuk ve Erdoğan Sertçelik hakkında iddianame hazırlanarak dava açıldı. Ankara 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, ‘görevi kötüye kullanma’, ‘göreve ilişkin sırrın açıklanması, ‘suçluyu kayırma’, ‘tanığı etkilemeye teşebbüs’ suçlarında 2 yıl ile 15 yıl arasında değişen sürelerde haklarında hapis cezası talep edilen 7’si tutuklu, 4’ü tutuksuz olan sanıkların tamamı hazır bulundu. Duruşmanın başında Ayhan Bora Kaplan, avukatı aracılığıyla davaya katılma talebinde bulundu. Sanıklar bu talebin reddini istedi. Savcı da Kaplan’ın suçtan zarar gören taraf olmaması nedeniyle talebin reddini talep etti. Hakim, Kaplan’ın suçtan zarar görmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verdi.

‘EMNİYETTEN ACAYİP BİLGİ ALIYORDU’

Duruşmada savunma yapan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, FETÖ’nün en büyük yapılanmasının Ankara olduğunu ifade ederek, “Darbe sonuna kadar çok etkili operasyonlarda görev yaptım. Meslek hayatımda 2 kez yaralandım, 3 kez ölümden döndüm. Ben söz konusu suçlamaya ilişkin soruşturmada görev aldım. Tutuklanınca mutlaka bir iftira olduğunu düşündüm. İddianamenin 2 sayfası bizimle ilgili hukuki değerlendirme. Suçlamaların tamamını işlemediğim ve işletmediğim için reddediyorum. Savcı varsayımlarda bulunmuş. Bana bağlı 50 büro var. Her böyle olayda sıralı amir tutuklanırsa suçla mücadelede devlet de zaafa uğrar. Ben Ayhan Bora Kaplan’a operasyon yaptım. ‘Suçluyu kayırma’ diyorlar. Bora Kaplan’ı mı kayırdım? Serdar Sertçelik dolandırıcılık kanadının yöneticisi. Acayip bilgi alıyordu, emniyetten de bilgi alıyordu. Böyle bir örgütün karşı operasyonuna maruz kalıyoruz” dedi.

Çelik, savcının ‘3 telefon sıfırladığın yönünde iddia var’ demesi üzerine, “Ben 3 tane telefon sıfırlamadım. Ben bir telefonu kapatma kararı aldım. İfademden 5 gün önce yeni telefon aldım. Bu telefon ikinci el. Adam telefonu sıfırlamış. Birinci telefonu kendim sıfırladım. Aileme verecektim. Bunda art niyet söz konusu olamaz. Ben 2 telefonumu açık şekilde verdim. Ben devletten ne gizleyeyim?” dedi.

‘OPERASYON SIRASINDA SORUN VE SIKINTILAR YAŞADIK’

Eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ise göreve başlamasının ardından kısa bir süre sonra Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin ilk operasyonun yapıldığını ifade ederek, “2’nci dalga operasyon eylemelerine, 3’üncü operasyon mali yapısına ve kara para yapısına yönelik bir soruşturmaydı. İçsel olarak bu operasyon sırasında bazı sorun ve sıkıntılar yaşadık. Serdar Sertçelik, ilk dalga operasyon kapsamında Kıbrıs’tan getirilerek ifadesi alınmış ve adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Ben savcılık makamınca 5 ya da 7 gün sonra yazı gönderilene kadar tanık olduğunu bilmiyordum. Bizim ekiplerimiz evine gidip Sertçelik’in ifadesini alıyor. Gözaltı kararı olmadığı için orada personel bırakmadık. Bir gün sonra savcı, ‘Sertçelik’i adli makamlarda hazır edin’ diye talimat yazıyor. Ancak ekipler eve gittiğinde Sertçelik’in evde olmadığını görüyor. Ardından Şube Müdür Yardımcım Şevket Demircan, bana mesaj atıyor Sertçelik’in İstanbul yolunda olduğuna dair. Ben de Sertçelik’in yurt dışına çıkmaması için hudut kapılarına yazı yazdım. Sertçelik isimli şüpheliyi kayırma durumum söz konusu olamaz; çünkü aynı dosyada 97 kişiyi yakaladım. Ben görevimi kötüye kullanmadım. Sertçelik ile ilgili yapılan tüm işlemler savcılık talimatıyla yapılmıştır” diye konuştu.

‘ÖRGÜT VE UZANTILARI BİZE OPERASYON YAPMAKTADIR’

Eski Organize Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan da “Atılı suçları kabul etmiyorum. Bütün yaptığım işleri sıralı amirlerim bilgisi dahilinde yaptım. Dosya kapsamı dışında farklı bir amacım yoktur. Amacımız, bütün uğraşımız gerçeğin ortaya çıkmasını sağlamaktı. Ayhan Bora Kaplan suç örgütü, önemli bir örgüttür. Bu örgüt ve uzantıları tarafından şu anda bize operasyon yapılmaktadır” dedi. Demircan, Kerem Gökay Öner’in, kendisiyle ilgili, ‘Görüşmelerini özel bir odada yapardı’ iddiasının kesinlikle yanlış olduğunu, ayrıca Öner’in, Serdar Sertçelik’in Kıbrıs’tan geleceğini ve ‘gizli tanık’ olduğunu bildiğini iddia etti.

‘ZEKİ, UYANIK BİR ÇOCUK’

Organize şube komiseri tutuklu sanık Ufuk Gültekin de telefon şifrelerinin hepsini kendi rızasıyla verdiğini ve hiçbir gizlisi olmadığını iddia ederek “Şahsın getirilmesi aşamasında Gökay müdür bilgi verdi Kıbrıs’ta olduğuyla ilgili. Serdar Sertçelik, gizli tanık olmak istiyordu, bizimle iletişime geçti, görüşme yaptık. Savcıya iletmek için notlarımızı tuttuk, beyanları aldık. Savcı beyanları okumuş, şahsı adliyeye götürdük ve uzun süre ifadesini aldı. Serdar Sertçelik, çok uyanık zeki bir çocuk, her şeyi söyledi. ‘Gizli tanık olduğum için bana bir şey olmayacak, iyi karşılayacaklar’ dedi. Biz bir örgütle mücadele ediyoruz. Ben ses kaydı alırken söylediği hiçbir şeyi kaçırmamak adına aldım, biz titizlikle çalışıyoruz. Resmi evrak olmadan işlem yapmayız. Görüşmelerin hepsi kayıtlı. Hükümete darbeyle suçlanıyoruz, daha Kasım’daki görüşmede Serdar Sertçelik ‘Cevheri Güven benimle görüşmek istedi’ dedi. Ben ‘Sakın görüşme. Onlar FETÖ’cü, hükümete karşı kullanırlar’ uyarısında bulundum” dedi. Duruşmaya ara verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasi-basladi/feed/ 0
Adana’da Apart Otelde Kalan Kişiyi Öldürdükleri İddia Edilen 2 Şüpheliye Müebbet Hapis Cezası İstemiyle Dava Açıldı https://www.haber60.com.tr/adanada-apart-otelde-kalan-kisiyi-oldurdukleri-iddia-edilen-2-supheliye-muebbet-hapis-cezasi-istemiyle-dava-acildi/ https://www.haber60.com.tr/adanada-apart-otelde-kalan-kisiyi-oldurdukleri-iddia-edilen-2-supheliye-muebbet-hapis-cezasi-istemiyle-dava-acildi/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:10:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40517

ADANA’da apart otelde kalan Selahattin Ayan’ı (34) öldürdükleri iddia edilen ancak suçlamayı kabul etmeyen Hıdır Üzel (27) ve Şükrü Çiçek (31) hakkında müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede, “Şüphelilerin saat 19.45 ile 19.47 arasında 2 dakikalık süreç içerisinde Selahattin Ayan’ı öldürdükleri değerlendirilmektedir” denildi.

Sümer Mahallesi’ndeki apart otelin 22 numaralı odasında kalan Selahattin Ayan, 15 Mart 2024’te iddiaya göre arkadaşları Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel tarafından silahla öldürülmüş halde bulundu. 2 arkadaş polisi arayarak durumu bildirdi. Odaya gelen sağlık görevlileri, Ayan’ın boğazından silahla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Polisler evde yaptıkları incelemede, oda içerisi kuzey duvarında bir kurşun izi tespit etti, 2 boş kovan ve deforme olmuş çekirdek bulundu. Ayan’ın öldürülmesinde kullanılan silah ve 2 cep telefonunun arkadaşı Şükrü Çiçek’te bulunması, güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi sonucu Ayan’ın odasına en son giren kişilerin Çiçek ve Üzel olduğunun belirlenmesi üzerine 2 arkadaş cinayet şüphelisi olarak tutuklandı.

DAVA AÇILDI

Savcı, soruşturmasını tamamlayarak suçlamayı kabul etmeyen sanıklar Şükrü Çiçek ve Hıdır Üzel hakkında ‘Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı. Adana 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, Şükrü Çiçek ile öldürülen Selahattin Ayan arasında geçen WhatsApp görüşmelerinin dökümü, otelin güvenlik kamera görüntülerine ve Kriminal Polis Laboratuvarı raporuna yer verildi.

Sanık Şükrü Çiçek, Selahattin Ayan’ın 10-11 yıllık arkadaşı olduğunu, aralarında husumet bulunmadığını söyledi. Olay günü, Selahattin Ayan’ın WhatsApp üzerinden arayıp çağırması üzerine arkadaşı Hıdır Üzel’i de alarak Ayan’ın yanına gittiklerini belirten Çiçek, savunmasında şunları söyledi:

“Odasının kapısı kapalıydı. Selahattin, diye seslendik ancak cevap veren olmadı. Odaya girince Selahattin koltuğun önünde ayakları üst üste atmış bir şekilde yatıyordu. Uyuşturucunun etkisinden bayılmış sandım. Hıdır’a telefonu verip ambulansı aramasını söyledim. Selahattin’in yanında cep telefonlarını gördüm, bir anlık refleksle cebime koydum. Göğüs kısmında kan ve silah deliği gördüm. Selahattin ile satın aldığımız silahı aramaya başladım. Selahattin bu tabancayı yatağının hemen yanında bulunan dolabın çekmecesine koyardı. Oraya baktım tabancayı buldum. Elime alıp, ateş edilmiş mi, diye kokladım. Tabancadan barut kokusu gelmiyordu. Zaten tabanca arızalıydı ve ateş etmiyordu. Aşağıda ambulans beklerken tabancayı arabama koydum. Selahattin’e ben ateş etmedim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.”

‘SELAHATTİN’İ KİMİN VURDUĞUNU BİLMİYORUM’

Hıdır Üzel ise “Selahattin’i 8 yıldır tanırım. Muhabbet için devamlı yanına gider birlikte uyuşturucu kullanırdık. Selahattin’i kimin vurduğunu bilmiyorum. Şükrü ile Selahattin arasında herhangi bir husumet var mı, bilmiyorum. Suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

SİLAH ÇALIŞIYOR

Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporunda, sanıklardan Şükrü Çiçek’in arızalı dediği tabancanın arızalı olmadığı, olay yerinde bulunan 2 kovan ve 2 deforme mermi çekirdeğinin inceleme konusu tabancadan elde edilen mukayese kovanlar ve çekirdeklerin ayrı ayrı yapılan karşılaştırmalarında aralarında karakteristik izler yönünden benzerlik bulunduğunun görüldüğü belirtildi. Ayrıca, sanık Çiçek’te atış atıklarına rastlandığı kaydedildi.

ODAYA 19.45’TE GİRDİLER

Cumhuriyet Savcısı, iddianamenin değerlendirme bölümünde, Selahattin Ayan’ın güvenlik kamera görüntüleri ve elde edilen delillere göre sanıklar tarafından nasıl öldürülmüş olabileceğini özetle şöyle anlattı:

“Şüpheli Şükrü Çiçek’in telefonu üzerinde yapılan incelemede Selahattin Ayan ile Şükrü Çiçek’in en son 15.3.2024 günü saat 19.13’te görüştükleri, Selahattin Ayan’ın saat 19.13’e kadar hayatta olduğu tespit edilmiştir. Kamera görüntüleri incelendiğinde şüphelilerin suç tarihinde fikir ve eylem birliği içerisinde aralarında husumet olduğu değerlendirilen Selahattin Ayan’ın odasına 19.45’te girdikleri saat 19.45 ile saat 19.47 arasında 2 dakikalık süreçte Selahattin Ayan’ı öldürdükleri değerlendirilmektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adanada-apart-otelde-kalan-kisiyi-oldurdukleri-iddia-edilen-2-supheliye-muebbet-hapis-cezasi-istemiyle-dava-acildi/feed/ 0
1 Mayıs’ta Taksim’de gözaltına alınan 30 kişi hakim karşısına çıktı https://www.haber60.com.tr/1-mayista-taksimde-gozaltina-alinan-30-kisi-hakim-karsisina-cikti/ https://www.haber60.com.tr/1-mayista-taksimde-gozaltina-alinan-30-kisi-hakim-karsisina-cikti/#respond Thu, 18 Jul 2024 00:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40380 GAYE ŞEYMA CAN

(İSTANBUL) – Anayasa Mahkemesi’nin kararına da dayanarak 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isterken polisle karşı karşıya gelenlere yönelik operasyonlarda gözaltına alınanlardan 25’i tutuklu 30 kişi, 3 yıl 9 aydan 17 yıla kadar hapis cezası talebiyle hakim karşısına çıktı.. 8 saat süren ilk duruşmada tüm sanıklar tahliye edildi.

1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isterken Saraçhane, Beşiktaş, Beyoğlu gibi semtlerde polisle karşı karşıya gelenlere yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınanlardan 77’si tutuklanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklananlardan 30’u hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede, 30 tutuklu hakkında; “kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılma” suçlamasıyla 8 aydan 4 buçuk yıla kadar, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 8 aydan 4 yıla kadar, “kamu malına zarar verme” suçlamasıyla da 1 buçuk yıldan 4 buçuk yıla kadar olmak üzere toplamda 3 yıl 9 aydan 17 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan ilk duruşmaya tutuklu sanıklar bağlı bulundukları cezaevinden jandarma eşliğinde getirildi. Tutuksuz sanıklar ve sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

“Önüzümüde yığınla polsi vardı”

Tutuklu sanık Alev Palu mahkemedeki savunmasında polisin biber gazı ve plastik mermiyle müdahale ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Ben 1 Mayısa işçilerin ve ezilen halkların taleplerini ilettiği için katıldım. Biz Taksim’e yürümek isterken önümüzde yığınla hukuksuz bir şekilde polisler vardı. Biz yürümek isteyince de bize plastik mermiyle biber gazıyla müdahale edildi. Biz evlerimizden gözaltına alınırken şiddete uğradık. Olay yerine yürüyerek gittim polis kontrolünde. Ben söz konusu yere anayasal hakkımı kullanmak üzere gittim. Dağıl ihtarını duymadım ama Taksim yasağından haberim vardı.”

Tutuksuz bir sanık ise mahkemedeki savunmasında şunları söyledi:

“Sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla olay yerine gittim. Yasaktan haberim vardı ama anayasal hakkımı kullanmak için gittim. Ben müştekilere yönelik herhangi bir eylemde bulunmadım. Ön sıralarda bir kargaşa çıktı. Ben zaten arka sıralardaydım. Aksine polis memurları tarafından ölçüsüz şiddet uygulandı. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”

“Düzene karşı itirazda bulunmak için olay yerine gittim”

Tutuklu sanık Ayşe Beliz İnce ise suç işlediğini düşünmediğini belirterek, “Düzene karşı itirazda bulunmak ve anayasal hakkımı kullanmak maksadıyla olay yerine gittim. Polis ekiplerinin dağılın ihtarını duymadım. Ben yalnızca Taksim’e yürümek istedim. Suç işlediğimi düşünmüyorum” dedi.

Tutuksuz sanık Bekir Arslan, olay günü Saraçhane’ye CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısı üzerine gittiğini söyleyerek şöyle savunma yaptı:

“Polise veya herhangi bir kamu görevlisine zarar verme amacım yoktu. O anki refleksle kendimi korumaya çalıştım. Dağılın ihtarını duymadım. Taksim Meydanı’nın yasak olduğunu da görmedim. Özgür Özel’in çağrısı üzerine olay yerine gittim. Polis memurları tarafından darp edildiğime dair darp raporu da aldım.”

Tüm sanıklar tahliye edildi

Ara kararını açıklayan mahkeme tüm tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı 25 Aralık tarihine erteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/1-mayista-taksimde-gozaltina-alinan-30-kisi-hakim-karsisina-cikti/feed/ 0
Türkiye Barolar Birliği ve Filistin Barosu İş Birliği Protokolü İmzaladı https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-ve-filistin-barosu-is-birligi-protokolu-imzaladi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-ve-filistin-barosu-is-birligi-protokolu-imzaladi/#respond Thu, 18 Jul 2024 00:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40359 (ANKARA) – Türkiye Barolar Birliği ve Filistin Barosu arasında iş birliği protokolü imzalandı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, ” İsrail, dünyanın gözü önünde yürüttüğü tecrit ve katliam politikasını 7 Ekim’den itibaren açık bir savaş suçu, insanlığı karşı suç ve bunları da aşan soykırım suçuna dönüştürmüştür. Gazze artık insanlığın turnusol kağıdı olmuştur” dedi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Filistin Barosu arasında iş birliği protokolü imzalandı. TBB Av. Özdemir Özok Konferans Salonu’nda gerçekleşen görüşmenin ardından TBB Başkanı Erinç Sağkan ile Filistin Barosu Başkanı Fadi Abbas iş birliği protokolüne imza attı. Protokol ile, İsrail’in Filistin halkına uyguladığı katliamın uluslararası alanda cezalandırılması için ortak çalışmalar yürütülecek.

Protokole ilişkin konuşan TBB Başkanı Sağkan, şunları söyledi:

“17 Temmuz, 7 Ekim’den itibaren İsrail’in Filistin halkına dönük olarak yürüttüğü ve artık soykırım noktasına gelen saldırılara karşı Filistin Barosu ile Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye’deki 81 baronun ortak mücadelesinin iş birliği protokolünün imzalanadığı gün olarak tarihe geçiyor. İsrail, dünyanın gözü önünde yürüttüğü tecrit ve katliam politikasını 7 Ekim’den itibaren açık bir savaş suçu, insanlığı karşı suç ve bunları da aşan soykırım suçuna dönüştürmüştür. İsrail’in yürüttüğü politikaların hem uluslararası toplum nezdinde hem de uluslararası hukuk karşılığında sonuçlarını görmek zorunda olduğu inancındayız. Unutulmamalıdır ki caydırıcılığı olmayan uluslararası mekanizmalar, kurulma amaçlarının aksine hak ihlali yapanları cezalandıran mekanizmalardır. Gazze artık insanlığın turnusol kağıdı olmuştur. Bir tarafta haksızlık nereden gelirse gelsin mağdurun yanında olanlar, diğer tarafta da işine geldiği zaman insan hakları konusunda mangalda köz bırakmayan ama işine gelmediği zamana da kafasını kuma gömenler vardır. Gazze, aslında kimin ne olduğu konusunda tam da bir turnusol kağıdı vazifesi görmüştür. Türkiye Barolar Birliği ve 81 baromuzun ortak mücadelesiyle bugüne kadar İsrail’in yürüttüğü politikaların ve yaptığı katliamın artık soykırım suçunun özel kastını taşıdığına ilişkin net, somut delillerle birlikte uluslararası ceza mahkemelerine başvurumuzu yaptık. Aynı zamanda fırsat bulduğumuz her mecrada uluslararası aktörlerin harekete geçmesi için çağrımızı paylaştık. Hem ülkemizin hem de uluslararası kamuoyunun bu konudaki hassasiyetini canlı tutmak için gayret ettik. Bu süreçte Filistin Barosu ile tam bir iş birliği içerisinde hareket ettik. On binlerce çocuğun, kadının hayatını kaybettiği bu katliamda çok sayıda meslektaşımız da hayatını kaybetmiş, Filistin Barosu’nun genel merkez ve şube binası da yıkılmıştı.

“Filistin halkının yanındayız”

Bugün, Türkiye Barolar Birliği ve Filistin Barosu, istişare toplantısı sonucunda iş birliği protokolü imzalayacaklar. İki temel amacı olan bu iş birliği protokolünün birinci amacı, İsrail’in yürüttüğü tecrit, katliam ve artık soykırım suçuna ulaşan bu politikanın uluslararası hukuk nezdinde karşılığını bulması için beraber çalışma yürütmek ve bu çalışmaları etkin biçimde takip etmektir. İkinci amaç ise, kadim hukuk kültürüne sahip iki toplumun bu anlamdaki kültürlerini de paylaşarak mesleğin ve meslektaşların kapasitesinin arttırılmasına faydalı olmaktır. Bu kapsamda Filistin Barosu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Bugün atılan imza, bundan sonraki süreçte İsrail’in yürüttüğü politikaların uluslararası hukuk nezdindeki karşılığının delilleriyle, tespitleriyle, raporlarıyla ortaya konup, bundan sonraki nesillere aktarılması bakımından çok büyük bir önem taşımaktadır. Filistin halkının yanında olduğumuzu, acılarını yürekten paylaştığımızı ve mücadeleyi birlikte yürütme azminden hiçbir şey kaybetmediğimizi sizlerle paylaşıyor, saygılarımı sunuyorum.”

“Filistin halkının yanında durulması büyük önem taşıyor”

Filistin Barosu Başkanı Fadi Abbas ise şu ifadelerde bulundu:

“Filistin halkının yanında tutum takının Türk hakına teşekkür ediyorum. İki halkı bir araya getiren tarihi bir süreç söz konusu. Ortak insani değerlerin savunulması konusundaki bir araya geldik. Etkin olması gereken bazı güçler, bu süreci sadece izleyici olarak geçiriyor. Uluslararası hukuku hiçe sayarak görmezden geliyorlar. İnsanlığımızı savunmamız gerektiğine inanıyorum. Çok acı saldırılara maruz kalıyoruz. Hukukun savunulması ve Filistin halkının yanında durulması büyük önem arzetmektedir. Türkiye Barolar Birliği ve 81 il barosunun takındığı tutumu büyük bir saygıyla karşılıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-ve-filistin-barosu-is-birligi-protokolu-imzaladi/feed/ 0
Hrant Dink Davası: Tutukluluklar Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/hrant-dink-davasi-tutukluluklar-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/hrant-dink-davasi-tutukluluklar-devam-ediyor/#respond Thu, 18 Jul 2024 00:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40356 Haber: Gaye Şeyma CAN

(İSTANBUL) – Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yeniden yargılandığı davaya devam edildi. Mahkeme, 7’si tutuklu 15 sanığın yargılandığı davada tutuklulukların devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı ve Yargıtay’ın 15 sanık yönünden kısmen bozduğu davanın yeniden görülmesine devam edildi. Davanın duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

Tutuklu sanık Okan Şimşek, tutuksuz sanık Ali Öz ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuklu sanıklar Muharrem Demirkale, Veysal Şahin, Gazi Günay, Hasan Durmuşoğlu, Osman Gülbel ve Yavuz Karakaya tutuklu bulundukları cezaevinden; tutuksuz sanıklar Mehmet Ayhan, Bekir Yokuş, Mehmet Ali Özkılınç, Onur Karakaya ve Volkan Şahin ise ikamet ettikleri illerden SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam edildi.

“Hrant Dink’e suikast düzenleneceğine ilişkin bilgiyi müdürümüze bildirdim”

Dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Şubesi görevlisi tutuklu sanık Okan Şimşek esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında, “Aleyhime delil olmadığı halde kendimi ispat etmeye çalışıyorum. Benim görevim Dink cinayetine ilişkin edindiğim bilgileri amirim Metin Yıldız’a iletmektir. Bilgiyi aktardığım da açıktır. Cinayetten 6 ay önce Yasin Hayal’in eniştesi Coşkun İğci’den Hrant Dink’e suikast düzenleneceğine dair bilgiyi Temmuz 2006’da şube müdürümüz Yüzbaşı Metin Yıldız’a bildirdim. Cinayeti önleme görevi benim değil. Hiçbir şey yapmayan ve aldığımız istihbaratı cinayetten 1 gün sonra alınmış gibi rapor yazdıran şube müdürüm Metin Yıldız bu davadan beraat etti. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” dedi.

Dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Mehmet Ayhan savunmasında şunları söyledi:

” Erhan Tuncel, bize Ogün Samast’ın ismini kasten söylemeyerek resim makamları yanıltmıştır. Suç işlemedim, görevimi yerine getirdim. Amirim Ercan Demir süreçte yetkilidir ama o beraat etti. Beraatımı talep ediyorum”

11 Ekim’e ertelendi

Mahkeme, tutukluların tutukluluk hallerinin devamına, bir sonraki duruşmada Muharrem Demirkale ile Yavuz Karakaya’nın esasa karşı savunmasının alınmasına, Ali Öz’ün ev hapsinin devamına ama 3 gün izin alınmasına karar vererek duruşmayı 11 Ekim’e erteledi.

Mütalaada cezalandırılmaları istenmişti

Önceki duruşmada savcı esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, sanıklar Veysal Şahin, Osman Gülbel, Onur Karakaya, Okan Şimşek, Mehmet Ayhan, Hasan Durmuşoğlu, Gazi Günay, Ali Öz hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” ve “Anayasa’yı ihlal” suçlarından 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis, sanık Bekir Yokuş hakkında, “tasarlayarak kasten öldürmeye yardım” ve “Anayasa’yı ihlal” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 22,5 yıldan 30 yıla kadar hapis istendi.

Yavuz Karakaya hakkında “tasarlayarak kasten öldürmeye yardım” suçundan 22,5 yıldan 30 yıla kadar hapis, diğer sanıklar Volkan Şahin, Şükrü Yıldız, Mehmet Ali Özkılınç hakkında, mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat istendi. Sanık Muharrem Demirkale hakkında ise, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hrant-dink-davasi-tutukluluklar-devam-ediyor/feed/ 0
1 Mayıs’ta Taksim’e Yürümek İsteyen 17 Kişi Hakim Karşısına Çıktı https://www.haber60.com.tr/1-mayista-taksime-yurumek-isteyen-17-kisi-hakim-karsisina-cikti/ https://www.haber60.com.tr/1-mayista-taksime-yurumek-isteyen-17-kisi-hakim-karsisina-cikti/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:12:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40294 Haber: Gaye Şeyma CAN

(İSTANBUL)  –Anayasa Mahkemesi kararına da dayanarak 1 Mayıs’ta Saraçhane’den Taksim’e yürümek isterken gözaltına alınan 17 kişi,  “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak uyarıya rağmen kendiliğinden dağılmama”, “örgüt propagandası yapmak” ve “suçu ve suçluyu övmek”ten 3 yıl 6 aydan 10 yıla kadar hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunmalarını yapan sanıklardan Metin Kaya,işçi olduğu için her 1 Mayıs’ta olduğu gibi kutlamalara katıldığını, Ahmet Hazar Yüksel de taşıdığı flamanın yasal bir derginin flaması olduğunu belirterek, “1 Mayıs yürüyüşü yasal bir yürüyüştür. Polis bizi gayri hukuki olarak gözaltına almıştır. Darp etmiştir” dedi. Mahkeme, sanıklar hakkındaki adli kontrol hükümlerini kaldırıp, duruşmayı erteledi.

1 Mayıs’ta Saraçhane’den Taksim’e yürümek için alana girmek isterken polis müdahalesiyle gözaltına alınan 17 kişi hakkında “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak uyarıya rağmen kendiliğinden dağılmama”, “örgüt propagandası yapmak” ile “suçu ve suçluyu övmek” iddialarıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya 16 tutuksuz sanık ve avukatları hazır bulunurken bir sanık bulunduğu ilden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) yöntemiyle katıldı.

“Biz polise saldırmadık, kendileri bize saldırdı”

Sanıklardan Ahmet Hazar Yüksel savunmasında, şunları söyledi:

“Tutanakta belirtilmeyen; gözaltına alınırken 3 kez dağılma anonsu yapılmadı. Kortejler bitene kadar bekletildik, sonra gözaltına alındık. Bahsi geçen Partizan flamaları suç isnadı değildir. Flamayı taşıdım, ‘Önderimiz İbrahim Kaypakkaya’ meselesine değinmek istiyorum. ‘Yasalarınızı tanımıyoruz, önderimiz İbrahim Kaypakkaya’ gibi bir sloganımız yoktur. Uydurma bir slogandır. Öncelikle İbrahim Kaypakkaya sanık olduğu davada şüpheli sanık olarak vefat etmiştir. ‘Önderimiz İbrahim Kaypakkaya’ sloganını attım. Partizan da çıkan, yasal bir dergidir. Bu derginin flamasını taşımak bir suç değildir. 1 Mayıs yürüyüşü yasal bir yürüyüştür. Polis bizi gayri hukuki olarak gözaltına almıştır. Darp etmiştir. Biz kendilerine saldırmadık, öncesinde polis bize saldırdı.”

“Yelek giymedim”

Ahra Demir Acer ise savunmasında, “Benim şu anda içinde bulunduğum durumla herhangi bir bağım yok. Flama taşımadım, yelek giymedim. Herhangi bir polis uyarısı işitmedim. darp edilerek gözaltına alındım. Kutlamaları takip etmek için oradaydım” dedi.

Mertcan İnceoğulları mahkemedeki ilk savunmasında, “Herhangi bir uyarı yapılmadı, aksine işlence yapılarak gözaltına alındık. Demokratik bir hakkımız olarak oraya gittik. Bundan kaynaklı anayasayı tanımıyoruz gibi bir slogan atılmadı. Flama taşıdığım, slogan attığım doğrudur. Ancak iddianamede yer alan sloganı atmadık” ifadesini kullandı.

Metin Kaya ise “Ben işçiydim daha önce, şu an işsizim yargılamadan dolayı. İşçi olduğum için her 1 Mayısa giderim. Alanda bize herhangi bir uyarı yapılmadan abluka altına alındık, biber gazı sıkıldı üstümüze. Gözaltına alındık” diye konuştu.

Adli kontrol hükümleri kaldırıldı

Ara kararını açıklamayan mahkeme, dosyayı mütalaayı hazırlaması için savcılığa gönderdi. Ayrıca sanıklar hakkındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasına karar vererek, duruşmayı 18 Ekim’e erteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/1-mayista-taksime-yurumek-isteyen-17-kisi-hakim-karsisina-cikti/feed/ 0
1 Mayıs Kutlamaları İle İlgili Gözaltılar İçin İlk Duruşma Yapıldı https://www.haber60.com.tr/1-mayis-kutlamalari-ile-ilgili-gozaltilar-icin-ilk-durusma-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/1-mayis-kutlamalari-ile-ilgili-gozaltilar-icin-ilk-durusma-yapildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40288 Haber: Gaye Şeyma CAN

(İSTANBUL) – Anayasa Mahkemesi kararına da dayanarak 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isterken Saraçhane’de polis barikatıyla karşı karşıya kalan ve yürüyüşün engellenmesinin ardından ev baskınlarında gözaltına alınan 23’ü tutuklu 30 kişi ile aynı yerde polis müdahalesi ile gözaltına alının 17 kişinin yargılanmasına başlandı. Duruşma öncesinde adliye önünde İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından açıklama yapıldı. “1 Mayıs’a, Taksim’e, tutsaklara özgürlük” yazılı pankart açıldı.

1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isteyenlere yönelik müdahale ardından gözaltına alınan ve bazıları tukkulanna sanıklarla ilgli iki ayrı davanın duruşması bugün görüldü.

1 Mayıs yürüyüşünün engellenmesi sonrası yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 23’ü tutuklu 30 kişi, “görevi yaptırmamak için direnme”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “kasten yaralama” ve “kamu malına zarar verme” iddialarıyla haklarında açılan dava nedeniyle, İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşma, 44. Asliye Ceza Mahkemesi salonunun yetersizliği nedeniyle 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kimlik belirlemelerinin ardından savunmalara geçildi.

1 Mayıs’ta yine Saraçhane’de Taksim’e yürümek isterken polis müdahalesiyle gözaltına alınan 17 kişi hakkında “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “örgüt propagandası yapmak” ile “suçu ve suçluyu övmek” iddialarıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İbrahim Kaypakkaya silüetli flamalar gerekçe gösterilerek gözaltına alınan 17 kişiden altısı “örgüt propagandası” ve “2911 sayılı kanuna muhalefet” iddiasıyla tutuklanmıştı. Bir kişinin 4 Haziran’da tahliyesine karar veren mahkeme, 12 Temmuz 2024 tarihinde de diğer beş kişinin adli kontrol hükümlerinin yeterli olacağı gerekçesiyle tahliyesine karar vermişti.

“1 Mayıs’a, Taksim’e, tutsaklara özgürlük”

Duruşma öncesinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından açıklama yapıldı. “1 Mayıs’a, Taksim’e, tutsaklara özgürlük” yazılı pankart açıldı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de, İstanbul il yönetimi ve ilçe başkanları, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin, 1 Mayıs mitingi sonrasında tutuklanan yurttaşların İstanbul Adliyesi’nde görülen davası öncesi yaptığı ortak açıklamaya destek verdi. Çelik, yaptığı açıklamada “Bu hukuksuzluğu asla kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.

“AYM kararına rağmen Taksim Meydanı’nı kapatmak suçtur”

Çelik, burada yaptığı konuşmada Anayasa Mahkemesi kararına rağmen Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs’a kapatılmasının suç olduğunu belirterek şunları söyledi:

“1 Mayıs günü gözaltına alınan bir kısmı tutuklanan arkadaşlarımız için buradayız. Bütün dünyada şehirlerin en görkemli meydanlarında işçiler bir Mayısları kutlarlar. Türkiye’de Anayasa Mahkemesi kararına rağmen işçilerin 1 Mayıs Emek ve Mücadele Günü’nde 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamaları engellenmiştir. Eğer ortada bir suç varsa o suç işçilerin, emekçilerin önüne barikatları kurarak işçilerin Taksim’e çıkmasını, emekçilerin Taksim’e çıkmasını engellemektir. Eğer ortada bir suç varsa 1 Mayıs günü İstanbul’da ulaşımını neredeyse tamamen durdurarak insanların ulaşım, erişim hakkını engellemektir. Ortada bir suç varsa o da Anayasa Mahkemesi kararına rağmen anayasayı bir kez daha ayaklar altına alarak Taksim Meydanı’nı işçilere kapatmaktır.”

“Arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz”

“Bu hukuksuzluğu asla kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz” diyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Arkadaşlarımız serbest bırakılana kadar mücadelemizi hep birlikte devam ettireceğiz. Taksim’in, 1 Mayıs mücadelesini de devam ettireceğiz. Çünkü Taksim işçiler için, emekçiler için bir hafıza merkezidir. 1977’den bu yana Taksim bir hafıza merkezidir. 1 Mayıs alanı Taksim’dir. 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması için mücadelemizi de sürdüreceğiz.

“Demokratik Türkiye mücadelesini hep birlikte vereceğiz”

Özgür üniversitelerin mücadelesini de birlikte vereceğiz. Demokratik bir Türkiye mücadelesini de birlikte vereceğiz. Anayasal düzenin hayata geçtiği bir Türkiye mücadelesini de birlikte vereceğiz. Toplumsal barışın sağlandığı bu ülkede yaşayan her bireyin eşit, özgür bir biçimde yaşadığı bir Türkiye’nin mücadelesini de hep birlikte vereceğiz. Yoksulluğun, açlığın, sefaletin son bulduğu bir Türkiye’nin mücadelesini de birlikte vereceğiz. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bu düzeni değiştirene kadar hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/1-mayis-kutlamalari-ile-ilgili-gozaltilar-icin-ilk-durusma-yapildi/feed/ 0
İzmir Barosu, Elektrik Akımına Kapılan Öğrencilerin Ölümüyle İlgili Suç Duyurusunda Bulundu https://www.haber60.com.tr/izmir-barosu-elektrik-akimina-kapilan-ogrencilerin-olumuyle-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/izmir-barosu-elektrik-akimina-kapilan-ogrencilerin-olumuyle-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Wed, 17 Jul 2024 00:06:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40111 (İZMİR) – İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, İzmir’de tıp fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesine ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını belirterek “Biz gerek savcılığın resen başlattığı soruşturmayı gerekse yapmış olduğumuz suç duyurusuna ilişkin durumu, çok yakından takip edip sorumluların adalet önünde mutlaka hesap vermelerini sağlama yönünde üzerimize düşeni yapacağımızı bütün kamuoyunun bilmesini istiyoruz” dedi.

İzmir Barosu üyeleri, geçtiğimiz günlerde İzmir’de etkili olan sağanak yağışta su birikintisinin içinden karşıya geçmeye çalışırken elektrik akımına kapılarak iki kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin olayın gerçekleştiği sokakta basın açıklamasında bulundu. İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, olayın göz göre göre gelen bir cinayet olduğunu vurgulayarak, olayda sorumlulukları bulunan kişiler hakkında baro tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu belirtti.

“Kamunun görevi kişilerin yaşam hakkını sağlamaktır”

Alsancak Enver Dündar Başar Sokak’ta tıp fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın yaşamını kaybettiği noktada açıklamalarda bulunan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz şunları söyledi:

“Ne yazık ki artık bu ülkede herhangi bir günde burada bulunan topluluklarla güzel ve mutlu anları paylaşamıyoruz. Her zaman olumsuz, hukuk dışı, üzüntülü bir olayı kamuoyunun dikkatine sunmak üzere burada bulunuyoruz. Ne yazık ki 12 Temmuz akşam üzeri burada iki can yitirdik. Ne yazık ki burada bu olaya maruz kalan gençlerin kurtarılması amacıyla yaklaşmaya çalışan dostlarımızın da bir tanesinin yaralandığını biliyoruz. Bu ülkede artık hukuk güvenliğinden bahsetmek mümkün değil. Yaşam hakkının varlığı, anayasal bir teminattır. Kamunun görevi anayasada yer aldığı üzere kişilerin yaşam hakkını ve bu yaşam hakkının sürdürülebilirliğini sağlamak ve bunu kolaylaştırmaktır. 12 Temmuz günü akşam saatlerinde burada Alsancak İskelesi’nden çıkıp merkeze doğru giden ya da merkezden Alsancak İskelesi’ne yürüyen tüm yurttaşlarımız aslında bir ölüm tehlikesi altındadır. Bunu yaşamışlardır. Bu başlangıç da değildir, ilk de değildir.

“Hukuken delilleri karartma ve yok etme çabası”

2019 yılında Ege Telgraf Gazetesi’nde yer alan bir habere göre aynı yerde bir köpek elektrik akımına kapılarak öldü. 2024 yılı ocak ayı başında bu konuyla ilgili bir şikayette bulunuldu ve bu şikayet üzerine büyükşehir belediyesinin mazgalları değiştirdiği konusunda bilgi paylaşımı yapıldı. Bu mangallar değiştirilirken de Gediz Elektrik’ten bir kontrolörün istendiği ve hazır bulunduğu iddiası basına da yansıdı. Şimdi karşımızda çok ilginç bir şey var; TEDAŞ, Gediz Elektrik, GDZ Elektrik, büyükşehir belediyesi, İZSU, Konak Belediyesi… Bu kurumların aslında müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun tespiti açısından yapılması gereken en önemli şey hemen olayın arkasında daha soruşturma başlamadan Gediz Elektrik’in burada kazı çalışmaları yapmıştır. Bizce Gediz Elektrik’in burada yaptığı bu çalışma savcılığın da izni olmadan yapıldığı için hukuken delilleri karartma ve yok etme çabasıdır. Çok açık bir biçimde söylüyorum; bu konuda savcılığın yapması gereken incelemenin öncesinde yapılan bu eylem delil karartmaktan, delilleri yok etmekten başka bir anlam taşımaz. Bu alan kamusal bir alandır. Kamusal alandaki faaliyetlerin, işlemlerin mutlaka kamu kurumlarının denetiminde, gözetiminde ve yine kamu kurumları tarafından yapılması gerekir.

“Göz göre göre gelen bir cinayet”

Yıllardır söylüyoruz ‘elektrik dağıtım şirketlerini özelleştirmeyin.’ Çünkü bu özel şirketlerin yüksek kar hırslarıyla gerek personel gerekse malzeme açısından olması gerekenin vasıfların altında birtakım işlemler yaptığı hepimizin malumu. Kamu alanlarını özellikle özel şirketlere peşkeş çekerseniz daha buna benzer onlarca canı yitireceğimizin gerçekten garantisidir. Bu sadece burada 4 gün önce yaşadığımız göz göre göre gelen bir cinayettir. Biz bunu Ermenek’te, Soma’da, Amasra’da gördük. Maden cinayetlerinde gördük. Oralarda da yapılan özelleştirmeler sonucunda kar hırsından başka bir amaç gütmeyen özel sektör ne yazık ki yüzlerce can aldı ve almaya devam ediyor.

“Suç duyurusunda bulunduk”

Savcılığın başlattığı bir soruşturma var. Bu soruşturma çerçevesinde 29 kişi şu anda gözaltında. Gözaltında olanların hangi birimde yer aldıkları konusunda bilgi olmamakla birlikte 9’unun İZSU mensubu olduğu yönünde bir bilgi paylaşımı var. Biz de hemen tatilden sonraki ilk mesai günü olan bugün Cumhuriyet Savcılığına Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı, Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi, Gediz Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi, İZSU, TEDAŞ yetkilileri hakkında Türk Ceza Kanunun kasten öldürme, kasten yaralama, görevi kötüye kullanma suçlarıyla birlikte dilekçemizde anlattığımız olaylara uygun suç vasıflarıyla ilgili soruşturma başlatılması, sorumluların tespiti ve en ağır şekilde cezalandırılması için İzmir Barosu olarak suç duyurusunda bulunduk. Biz gerek savcılığın resen başlattığı soruşturmayı gerekse yapmış olduğumuz suç duyurusuna ilişkin durumu, gelişmeleri çok yakından takip edip ve bunun ısrarlı takipçisi olarak sorumluların adalet önünde mutlaka hesap vermelerini sağlama yönünde üzerimize düşeni yapacağımızı bütün kamuoyunun bilmesini istiyoruz.”

“Acilen elektrik hizmetinin kamulaştırılması gerekiyor”

EMO İzmir Şube Başkanı Gülhan Güler ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Cuma günü çok elim bir durum yaşandı. Savcılık bizden bilirkişi istedi, meslektaşımız bilirkişi arkadaşımız geldiğinde burada yaptığı tespit trafo merkezinden dağıtım panosuna giden tabloda oluşan izolasyonda bozukluk. Tabii bunun şimdi GDZ Elektrik ‘İZSU çalışması yapıldı, o zaman oldu bu hasar’ diyor. Ancak bu kablolar çekilirken belli standartları var. Bu kablonun 80 santimetre dipten gitmesi gerekirken 15-20 santimlik bir yüzeye yakın bir yerden çekilmiş. 80 santim dipte olsaydı hangi çalışma yapılırsa yapılsın bu kablo hasar almayacaktı. Tabii şu anda soruşturma süreci devam ettiği için bizim bu tür yorumlar yapmamız belki doğru değil. Ancak elektrik hizmeti, teknik uzmanlık isteyen bir dal. Siz bunu özelleştirirseniz ve özelleştirilen firmada bakımı, onarımı, yapılacak olan yatırımı, yetkin personel çalıştırmayı, bir külfet, bir maliyet olarak görürse, sonucunda da bunları da yaşarız. Acilen elektrik hizmetinin kamulaştırılması gerekiyor. Bütün onarımın, bakımın, testlerin, ölçümlerin kamu eliyle yapılması gerekiyor. Biz bu aşamada özellikle TEDAŞ’a ve EPDK’ya çağrıda bulunuyoruz; madem özelleştirildi, en azından denetimlerinin yapılması konusunda biz EMO olarak her kurumla iş birliği yapmaya hazırız. Teknik olarak destek vermek için her zaman yanınızdayız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-barosu-elektrik-akimina-kapilan-ogrencilerin-olumuyle-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
Neslihan ve İnanç Güngen Tutuklandı https://www.haber60.com.tr/neslihan-ve-inanc-gungen-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/neslihan-ve-inanc-gungen-tutuklandi/#respond Sat, 13 Jul 2024 00:15:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39050 Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ‘kara para aklama’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ soruşturması çerçevesinde gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen Neslihan ve İnanç Güngen’in de aralarında bulunduğu 17 kişi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarına yönelik fenomen Neslihan ve eşi İnanç Güngen’e yönelik soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde Güngenlerin ülke genelinde kendilerinin ve franchaiselarının 50 güzellik salonu olduğu ve sahte ustalık ve kalfalık belgeleri düzenleyerek, vasıfları uygun olmayan kişilerin iş yeri açmalarına aracılık ettikleri tespit edilmişti.

Haklarında 746 şikayet var

Neslihan ve İnanç Güngen’in yönetmeliklere aykırı ürettikleri cihazlarla ülke genelinde 44 ayrı ‘taksirle yaralama’ suçuna sebep oldukları ve benzer içerikli 746 şikayetin yer aldığı öğrenilmişti. Güngenlerin dolandırıcılık suçundan elde edilen suç gelirini diğer bayilerle yapılan anlaşmalar esnasında aklamaya yönelik eylemlerde bulundukları yönünde bulguların elde edildiği ve bu nedenle operasyonel çalışma planlandığı bilgisine de ulaşılmıştı.

Franchaise şubeleri de Güngen’lerden şikayetçi olmuş

Şüphelilerin sahte ustalık ve kalfalık belgelerini 2 bin TL’ye Ankara’daki sahte belge düzenleyen kişiye hazırlatıp, franchaiselarına 20 bin liraya sattıkları, MEB, Halk Eğitim Merkezi gibi kurumlarla yapılan yazışmada franchaiseların çoğunun sisteme kayıtlı belgesinin mevcut olmadığı, ürün takip sistemi konusunda Sağlık Bakanlığı ile yapılan yazışmada veri tabanına kayıtlı herhangi bir ürünlerinin bulunmadığı da belirlenmişti. Neslim Güngen’in franchaiselarından hizmet alan ve sağlığı olumsuz etkilenen müşterilerin şikayeti üzerine taksirle yaralamadan işlem yapılan franchaiseların kendilerine yasadışı makina satışı yapan Güngen aleyhine dolandırıcılık müştekisi oldukları da öğrenilmişti.

Sıradan ipleri ‘gençleştirme ipi’ adı altında satmışlar

Öte yandan herhangi bir özelliği olmayan yumak ipler ile marketten alınan sıradan nemlendirici kremlere Neslim Güngen etiketi basılarak kolajen ip tedavisi, gençleştirme ipi gibi adlar altında pazarlama yapıldığı ve müşterilerin bu şekilde mağdur edildiği bilgisine de ulaşılmıştı. Şüphelilerin franchaise anlaşması yapmak isteyen kişilerden isim hakkı adı altında yüksek meblağda para talebinde bulunduğu ve ödemelerin banka kanalıyla değil taşınır veya taşınmaz malların bedelsiz devri ile gerçekleştirildiği belirlenmişti.

Hesap hareketleri hacmi 1 buçuk milyar TL

Neslihan ve İnanç Güngen tarafından yönetilen şirketler arasında gerçeğe aykırı sözde ticari faaliyetlere konu sahte fatura kesildiği, şirketler arasında hesap hareketlerinin toplam hacminin 1,5 milyar TL olduğu ve hayatın olağan akışına aykırı hareketliliğin suçtan elde edilen gelirin aklanmasına yönelik olduğu öğrenilmişti. Şüphelileri yakalamaya yönelik 25 ilde 134 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonla aralarında Neslihan ve İnanç Güngen’in de yer aldığı toplam 65 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Vergi müfettişi Neslihan Güngen ile kayıt dışı görüşmek istemiş

Öte yandan soruşturma kapsamında vergi tekniği raporu hazırlanması için görevlendirilen bir vergi müfettişinin hazırlanacak raporla ilgili şüpheli Neslim Güngen ile kayıt dışı olacak ve tutanaklara geçmeyecek şekilde görüşmek istediği de tespit edilmişti. Müfettiş hakkında gözaltı kararı verilirken, soruşturma kapsamında tüm mal varlıklarına el konulmuştu.

Gözaltına alınan fenomen Neslihan ve İnanç Güngen çiftinin de aralarında bulunduğu 43 kişi bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edilmişti.

Aralarında Neslihan ve İnanç Güngen’in de bulunduğu 17 şüpheli tutuklama talebiyle, 21 kişi ise savcılık tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmişti. Öte yandan 5 kişinin ise adli kontrol şartı olmaksızın serbest bırakıldığı öğrenilmişti.

Sulh Ceza Hakimliği’nce aralarında Neslihan ve İnanç Güngen’in de bulunduğu 17 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. 21 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/neslihan-ve-inanc-gungen-tutuklandi/feed/ 0
Üniversiteli motokurye Ata’yı öldüren sanığa 24 yıl hapis, azmettirdiği ileri sürülen babasına beraat (2) https://www.haber60.com.tr/universiteli-motokurye-atayi-olduren-saniga-24-yil-hapis-azmettirdigi-ileri-surulen-babasina-beraat-2/ https://www.haber60.com.tr/universiteli-motokurye-atayi-olduren-saniga-24-yil-hapis-azmettirdigi-ileri-surulen-babasina-beraat-2/#respond Fri, 12 Jul 2024 23:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39012

‘BERAAT ETMESİNDEN ÜZGÜNÜZ’

Akman ailesinin avukatlarından Özden Başak, “Bir önceki duruşma çıkışında da söylemiştim. Bu canilere verilecek hiçbir ceza bizim kaybımızı geri getirmiyor. Sayın mahkemenin katil hakkında herhangi bir indirim uygulamadan en üst hattan ceza vermesi bir hukukçu olarak bu mevcut konjonktürde bizi tatmin ediyor. Fakat azmettiren olduğu çok ortada olan birinin beraat etmesinden dolayı çok üzgünüz. Bununla alakalı hukuk mücadelemiz sonuna kadar devam edecek” dedi.

‘DAĞ FARE DOĞURMUŞTUR’

Akman ailesinin avukatlarında İbrahim Erenci ise öfkeyle ve hamasetle konuşmadığını ancak bu kararı asla ve zinhar kabul etmediklerini belirtti. Bu davayla ilgili gidilebilecek her yere aileyle gideceklerini kaydeden Avukat Erenci, “Bunun için de Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Adalet Komisyonu Başkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz. Öyle bir şey düşünün ki evden çıkıyorsunuz ve hiç tanımadığınız, oturup bir bardak çay bile içmeyeceğiniz biri gelip sizi 25 bıçak darbesiyle öldürüyor ve buna azmettirdiği açık olan bir baba var. 24 yıl katile ceza veriliyor ve bu 24 yılda muhtemelen benim hukuki bilgimle konuşuyorum. İstinafta 12 yıldan fazla verilemez diyerek bozup gönderilecek. Bu kararı kabul etmemiz mümkün değil. Sayın mahkemeye duruşma esnasında da hukuk yaratmaları gerektiğini söyledim. Ama maalesef bu mümkün olmadı. Heyet sabırla herkesi dinledi ama verdiği karar amiyane olacak ama daha fare doğurmuştur. Böyle bir karar olmaz. Bu karar kabul edilebilir bir karar değildir. Bu karar kim ne derse desin bizim bir hukuk devleti olmaktan çok kanun devleti olduğumuzun delili sayılıyor. ‘Kanun böyle diyor, yapacak bir şey yok’ şeklindeki bir gerekçeyi asla ve zinhar kabul etmiyoruz” diye konuştu.

‘AZMETTİRME İÇİN NE İSTENİYOR’

Avukat Erenci şöyle devam etti:

“Mahkeme heyeti, azmettirme konusunda yaklaşık 11 tanık dinlendi. Hepsi aynı cümleleri kullandı. ve azmettirdiği çocuğu, ‘Ben bir çocuk yetiştirdim. Ben mermi gibi bir çocuk yetiştirdim. O evin önünde bir olay yapacağım. Bütün Balıkesir bunu duyacak’ dediğini tanıklar belirtmiş olmasına rağmen, daha ne isteniyor? Eldeki mevcut delil durumuna göre azmettirmenin sabit olduğu, sübut kazandığını düşünüyoruz. Bu konuda mahkemenin değerlendirmesine bu yönüyle katılmıyoruz. İlk duruşmadan 1 gün önce, baba-oğul 10 dakika 33 saniye görüşüyorlar cezaevinden cezaevine. Ne konuştular sizce? Firma kontrolünde olduğu için telefon görüşmeleri kayıt alınamamışmış. İçeriğini bilmiyoruz yani. Biz biliyoruz. İçeriği ne olabilir? Şunu söyle. Bunu söyleme. Mahkemede pişmanız bile demediler. Üzgünüz bile demediler. Sonuna kadar gideceğiz.”

Ata Emre Akman’ın babası Erol Akman da hukuk mücadelesine devam edeceklerini belirtip, “Bütün tanıkların ifadesi dikkate alınmaksızın ‘Azmettirmeyle ilgili yeterli kanıt bulunamamıştır’ diyerek sanığın beraatine karar verilmesini gönlüm, yüreğim, ciğerim kabul etmiyor. Tahmin ediyorum benimle beraber bütün Türk halkı da bunu kabul etmeyecektir. O nedenle kabul etmediğimiz bu konuyla ilgili avukatımızın da söylemiş olduğu gibi, bugüne kadar fedakarlık yapmakla geçti ömrümüz, bundan sonra da bu dava için her türlü fedakarlık yapmaya devam edeceğiz” dedi.

‘CEZA İNFAZ YAASI DERHAL DEĞİŞMELİ’

Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman ise duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Anne Akman, “Kameralar sadece beni görüyor Ata’ya bakın. Ata her yerde. Hepinizin gözünün içinde. Ata her yerde. Mahkeme heyetine teşekkür ediyorum. Gerekçeli kararı Adalet Bakanlığı’na ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu’na gönderdi. Yani onlar da bu kararı vermekten mutlu değil. Vicdanen azap çekiyorlar. Ceza, infaz, yasaları derhal değişmeli. Burada anayasal bir suç işleniyor. Suçu ve suçluyu övmek. Suç cinayet, suçluya verilen bu ceza, azmettiriciye verilen bu ceza da suçluyu övmektir. Bu sadece insanlara karşı değil, bu Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı işlenmiş bir suçtur. Bu ülkede azmettiricilik bir suçtur. Can almak suçtur, katillik suçtur. Ata her yerde. Atayı görüyorsunuz. Daha Ata’yı çok göreceksiniz. AYM’de göreceksiniz. AHİM’de göreceksiniz. Dünyanın her yerinde göreceksiniz. Çünkü Ata’nın sadece Türkiye’de sevenleri yok. Sevmek yürektedir. ve herkeste görüyorum ki, gördüğüm ya da görmediğim herkeste yürek var.”

‘UMARIM İSTİNAF MAHKEMESİ’NDE GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILIR’

Akman Ailesi’ne destek için duruşmayı takip eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu da duruşma çıkışında yaptığı açıklamada, “Açıkça söylemek gerekirse şahsi görüşüm verilen kararın kamuoyunu tatmin etmediği yönünde. Her ne kadar hapis cezası alsa da azmettirdiği düşünülen babasının beraat etmesi, daha doğrusu tahliye edilmesi kamu vicdanını yaralamıştır. Bütün duruşma süresince özellikle bugünkü celsede hem yürekleri parçalayan manzaralara, hem de sanıkların ifadelerinde nefret ve acı duygularını yaşadık. Umarım gerekli yasal düzenlemeler yapılarak kolluk kuvvetlerimiz, gerekli önleyici tedbirleri alarak, bu tip cinayetlerin bundan sonra tekrarlanmasını önleyecek, sokaklarımızda gençlerimizin, kadınlarımızın serbest bir şekilde dolaşmasına imkan tanınacak. Bir olay düşünün ki, sanıklar tarafından kesinlikle tanınmayan Ata Emre Akman sadece kendi bütçesine katkı sağlamak için bir restoran zincirinde çalışıyor, motokurye olarak çalışıyor, siparişi götürüyor ve evin önünde hiç tanımadığı bir kişi tarafından hunharca 25 bıçak darbesiyle katlediliyor. Bu dava bence bundan sonraki süreçte bir emsal olmalıydı. Fakat bu emsal, bu caydırcılık birinci derece mahkeme tarafından yerine getirilemedi. Umarım istinaf mahkemesinde gerekli düzenlemeler yapılır, adalet tecelli eder” dedi.

Fatih Emrah ERDOĞAN/ BALIKESİR,

]]>
https://www.haber60.com.tr/universiteli-motokurye-atayi-olduren-saniga-24-yil-hapis-azmettirdigi-ileri-surulen-babasina-beraat-2/feed/ 0
Üniversiteli motokurye Ata’yı öldüren sanığa 24 yıl hapis, azmettirdiği ileri sürülen babasına beraat https://www.haber60.com.tr/universiteli-motokurye-atayi-olduren-saniga-24-yil-hapis-azmettirdigi-ileri-surulen-babasina-beraat/ https://www.haber60.com.tr/universiteli-motokurye-atayi-olduren-saniga-24-yil-hapis-azmettirdigi-ileri-surulen-babasina-beraat/#respond Fri, 12 Jul 2024 23:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38976

BALIKESİR’de zincir restoranda motokurye olarak çalışan Ata Emre Akman’ı (20) bıçakla katleden tutuklu sanıklardan E.Ö. (17) 24 yıl hapis cezasına çarptırılırken, azmettirmekle suçlanan babası Orhan Ö. (39) ise beraat etti.

?Olay, 11 Mayıs’ta, Karesi ilçesi Karaoğlan Mahallesi Emir Sokak’ta meydana geldi. Zincir restoranda kurye olarak çalışan Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü öğrencisi Ata Emre Akman’ı, sipariş dönüşü önünü kesen E.Ö., vücudunun 25 yerinden bıçakladı. Ata Emre Akman hayatını kaybederken, kaçan E.Ö. operasyonla yakalandı. E.Ö. ile oğlunu sakladığı iddia edilen Orhan Ö. gözaltına alındı. ‘Kasten yaralama’ ve ‘Tehdit’ suçlarından 6 ayrı suç kaydı bulunan E.Ö. ile babası, polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. E.Ö. tutuklandı, babası Orhan Ö. serbest bırakıldı, itiraz üzerine tekrar gözaltına alınıp tutuklandı. Öte yandan olay, yakındaki okulun güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, Ata Emre Akman’ın vücuduna aldığı çok sayıda bıçak darbesiyle motosikletinin üzerine düştüğü görüldü. Ayrıca olaydan 1 hafta önce Ata Emre Akman’ın ailesiyle gittiği tatilden görüntüleri de ortaya çıktı. Akman’ın kameraya el salladığı, gitar çalıp, kız arkadaşıyla şarkı söylediği anlar da kameraya yansıdı.

BABA İÇİN DE İDDİANAME HAZIRLANDI

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı tamamlayıp, cinayetle ilgili ilk iddianamesini E.Ö. için hazırladı. E.Ö. hakkında ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan 18 yıldan 24 yıla kadar, ‘Ruhsatsız silah taşıma’ suçundan da 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı, E.Ö.’nün babası Orhan Ö. için de iddianame hazırladı. Orhan Ö. için ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

BABADAN ‘ÖLDÜR’ TALİMATI

İddianamede; Orhan Ö.’nün dini nikahla yaşadığı Sultan Durmaz ile ayrıldıktan sonra Durmaz’ı sürekli rahatsız ettiği, işlediği başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu İzmir Buca Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndan 2 Mayıs’ta izinli çıktığı belirtildi. Orhan Ö.’nün çıktıktan sonra Durmaz’ın yaşadığı evin önüne gelip, birilerinin başına bir iş geleceği yönünde tehdit ettiği de iddianamede yer aldı. Ayrıca E.Ö.’nün olaydan önce aradığı Durmaz’a babası Orhan Ö.’nün talimatıyla kendisini öldüreceğini söylediği belirtildi.

TANIK İFADELERİ DOĞRULADI

İddianamede; E.Ö.’nün, Orhan Ö.’nün ceza infaz kurumunda bulunduğu sürede Sultan Durmaz’a yönelik herhangi bir eyleminin bulunmamasına karşılık, Orhan Ö.’nün cezaevinden çıktığı dönemde, oğlunun Durmaz’ın evinin önüne gidip Ataman’ı öldürmesinin Orhan Ö.’nün ‘azmettirici’ olduğunu gösterdiği; olayla ilgili alınan tanık ifadelerin de bunu doğruladığına yer verildi. Bu iddianame de Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianameleri kabul eden Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi, açılan davaların birleştirilmesine karar verdi.

HASTANE KAYITLARINDA YOK

Balıkesir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tensip zaptı düzenledi. Tensip zaptında mahkeme tarafından E.Ö.’nün, nüfus ve hastane kayıtlarına göre 24 Nisan 2007’de doğduğu belirtilerek, nüfusa ise 14 Ağustos 2009’da kaydının gerçekleşmesi hususu yer aldı. Orhan Ö.’nün düşük ve ölüm de dahil başka bir çocuğu olup olmadığının araştırılması istendi. Ayrıca Balıkesir İl Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak 24 Nisan’da 2007’de topuk kanı alınıp alınmadığı soruldu. Yine E.Ö.’nün tüm hastane kayıtları hakkında mahkemeye bilgi verilmesi, 24 Nisan 2007 tarihi öncesinde herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığı bilgisi istendi. Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından mahkemeye E.Ö.’nün topuk numunesinin bulunmadığı ve anneye ait 2007 doğumlu bir bebeğin kayıtlarda olmadığı bildirildi.

İLK DURUŞMADA TASARLAYARAK ÖLDÜRMEDİĞİNİ SAVUNDU

Balıkesir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 28 Haziran’da görülen davanın ilk duruşmasında sanıklardan E.Ö., Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken; babası Orhan Ö., Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman, babası Erol Akman, Akman ailesinin avukatları katıldı. Balıkesir’de bir zincir restoranda motokurye olarak çalışan Ata Emre Akman’ı bıçaklayarak öldüren E.Ö., ilk mahkemedeki ifadesinde Ata Emre Akman’ı tasarlayarak öldürmediğini ileri sürdü. E.Ö., sözlerini şöyle sürdürdü:

“Olay günü 11 Mayıs’ta 13-14 tane bira içtim. Babam ile vakit geçirdik. Sonra arkadaşlarımın yanına gittim. Bira içtik. Babamlar geldi. Sonra eve gittik. Saat 23.30-00.00 arasıydı. Sultan ile evimizin arası 5-6 dakikalık yürüyüş mesafesinde. Olay günü babamla Sultan ile ilgili hiçbir şey konuşmadık, sızdı kaldı. Sultan’ın küçüklüğünden beri bize yaşattıklarını düşünmeye başlayınca öfkelendim. Yanıma bıçağımı aldım ama amacım onun evini taşlamaktı. Giderken yoldan taş aldım. Sultan’ın yaşadığı binaya geldim. Genç motokuryeyi gördüm. Yanına gidip Sultan’ın evde olup olmadığını sordum. ‘Motorla mendil mi satıyorum görmüyor musun?’ dedi. ‘Sultan Durmaz’a mı geldin?’ deyince ‘Ebru Gündeş’e geldim’ dedi. ‘Neden beni tersliyorsun?’ dedim ve boğuşma oldu. Bıçağı bir kere salladım. Sonrasını hatırlamıyorum. Maktule 25 kere bıçak sallamışım. 25 kere sallasam da o gün neyin beni buna sevk ettiğini hatırlamıyorum. Olay öncesinde babam beni Sultan’a karşı doldurmadı. Babamın yönlendirmesi olmadı.”

‘SULTAN BANA TAKINTILIYDI’

E.Ö.’nün babası sanık Orhan Ö. ise ilk duruşmadaki ifadesinde, “Uzun süreli telefon görüşmesini oğlum değil, ben yaptım. Sultan’ın kızıyla görüştüm. Benden yardım istedi. Sultan bana takıntılıydı. 2010-2013 yılları arasında Sultan ile ilişkimiz oldu. Sonra gitti ve benim arkadaşlarımdan biriyle evlendi, kurtuldum diye sevindim. Ailemle yaşadığım eve ‘Çocuk hasta’ diyerek geldi. Sonra babam, Sultan’ı bıçakladı. Ben onu uzak tutmaya çalıştıkça bize yapıştı. Bu kadın şeytanın ta kendisi. Ben 10 yıldır suç işlemiyorum. Cezaevinden çıktıktan sonra bana yeniden ulaştı. Sultan’a karşı en ufak hakaretim yoktur. Sultan’ın çocuğumu karnında taşırken fuhuş yaptığını öğrendim” diye konuştu.

‘OĞLUMLA ASAYİŞ ŞUBE’DE KARŞILAŞTIK’

Orhan Ö., mahkemedeki ifadesinde olay gününü de anlattı. Orhan Ö., oğlu E.Ö. ile eve geldiğini ve direkt uyuduğunu söyledi. Olayı polisin eve gelmesiyle öğrendiğini söyleyen Orhan Ö., “Oğlumla da Asayiş Şube’de karşılaştık. ‘Ne istedin insanlardan? Kendini de yaktın beni de yaktın’ dedim. Üzerime atılanlar iftiradır. Ben Sultan’ı bu zamana kadar hiç bıçaklamadım” dedi.

Orhan Ö.’ye tanık ifadelerinde yer alan ve ‘Ben bu saatten sonra hiçbir şey yapmam, yaparsa da oğlum yapar’ sözlerinin sorulması üzerine bu cümleyi kurmadığını söyledi.

‘VİCDAN’ DİYECEĞİM AMA O DA İNSANLARA MAHSUS’

Duruşmada söz alan Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman da “Baba ve oğlu arasındaki ifadeler arasında çelişkiler var. ‘Vicdan’ diyeceğim ama o da insanlara mahsus. Biz oğlumuzun çalıştığını bile sonradan öğrendik. Çocuğumu canice öldüren şahıslardan şikayetçiyim” dedi.

Baba Erol Akman da “Davanın adı Ata Emre ama bu zamana kadar Ata ile ilgili hiçbir şey konuşulmadı. Adını dahi hatırlamadıklarım oğlumu canice katlettiler. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum” ifadelerini kullandı.

SAVCI MÜTALAASINI VERDİ

Savcı mütalaasını verip, Ata Emre Akman’ı öldüren E.Ö. hakkında, ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçu’ndan 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istedi. Ayrıca ‘Silah taşımak’ suçundan da 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep etti. Orhan Ö. için ise ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Savcılık, ayrıca haksız tahrik indirimi ve 62’nci madde kapsamında öngörülen takdir indiriminin uygulanmamasını, ceza verilirken asgari hadden uzaklaştırılması yönünde mütalaasını verdi. Akman ailesinin avukatları da hiçbir indirim uygulanılmamasını talep etti.

DAVANIN İKİNCİ DURUŞMASI BAŞLADI

Davanın karar duruşması bugün görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar E.Ö. ve babası Orhan Ö., SEGBİS ile bağlandı. Duruşma salonunda Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman, babası Erol Akman ve kız kardeşi Duru Akman ile ailenin avukatları yerini aldı. Duruşma, ilk olarak geçen celsede dinlenemeyen tanıklardan Kurtuluş Şen’in SEGBİS ile ifadesinin alınmasıyla başladı. Şen, olaydan 1 hafta önce görüştüklerini ve Orhan Ö.’nün ‘Aslan gibi evlat yetiştirdim. Oğlum arkamdadır’ dediğini söyledi. Şen, ayrıca, Orhan Ö.’nün evde bir olay yapmayacağını belirterek, ‘Ne olacaksa evin önünde olacak’ dediğini anlattı.

SAVCILIK MÜTALASINI TEKRARLADI

Duruşma savcısı, ilk duruşmadaki mütalaası tekrarlandı. Ata Emre Akman’ın ailesinin avukatları ise cezanın üst sınırdan verilmesini talep etti. Akman Ailesi’nin avukatı İbrahim Erenci, mevcut infaz yasasıyla üst sınırdan ceza verilmesi halinde dahi E.Ö.’nün 3-5 yıl içinde çıkacağını belirtti. Mahkeme üyesi hakim ve mahkeme başkanından hukuk üretilmesini talep eden Erenci, “Birçok suç kaydı olan baba da oğlunun ne kadar ceza alacağını biliyor. 3-5 yıl ceza yatmasının ardından toplum için geri karışacak. Bu hususların nazara alınarak hukuk üretilmesini talep ediyoruz. Topluma ibret olacak bir cezanın, istinafta bozulmasına karşın emsal bir karar verilerek hukuk üretilmesini istiyoruz” dedi.

AZMETTİRİCİ OLDUĞUNU KABUL ETMEDİLER

E.Ö. ise babasının azmettirici olduğu yönündeki suçlamalarını kabul etmedi. E.Ö. ve babası Orhan Ö.’nün avukatları da aleyhlerinde olan suçlamaları kabul etmeyip, müvekkillerinin beraatlarını talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, kararı açıklayıp, Balıkesir’de bir zincir restoranda motokurye olarak çalışan Ata Emre Akman’ı bıçaklayıp öldüren tutuklu sanıklardan E.Ö., 24 yıl hapis cezasına çarptırılırken; onu azmettirmekle suçlanan babası Orhan Ö. (39) ise beraat etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/universiteli-motokurye-atayi-olduren-saniga-24-yil-hapis-azmettirdigi-ileri-surulen-babasina-beraat/feed/ 0
Kurye Ata Emre Akman’ı öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi https://www.haber60.com.tr/kurye-ata-emre-akmani-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi/ https://www.haber60.com.tr/kurye-ata-emre-akmani-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi/#respond Fri, 12 Jul 2024 22:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38937 Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü öğrencisi Ata Emre Akman’ın, 11 Mayıs’ta sokak ortasında canice katledilmesiyle ilgili görülen dava bugün karar çıktı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 24 YIL HAPİS

Sanık Erdoğan Özdemir’e ağırlaştırılmış müebbet ve 24 yıl hapis cezası verildi. Azmettiricilikle suçlanan baba Orhan Özdemir ise beraat etti.

İSTENEN CEZALAR

Cumhuriyet savcısı sanık ve babasının ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etmişti ancak saldırgan 18 yaşından küçük olduğu için 24 yıla kadar hapis cezası ise yargılanıyordu.

Cinayeti azmettirdiği öne sürülen baba hakkında ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyordu.

Savcılık tarafından hazırlanarak Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede, katil zanlısı E.Ö’ye tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi istenmişti.

Şüphelinin yaşının 18 yaşından küçük olması nedeniyle iddianamede, E.Ö. için “Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 14 yıldan 20 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 9 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” maddesinin uygulanması talep edilmişti.

KANLI ELBİSELERİNİ MAKİNEYE ATARKEN YAKALANDI

İddianamede, şüphelinin eylemi gerçekleştirdikten sonra olay yerine yakın bölgedeki evine kaçtığı, kanlı elbiselerini çamaşır makinesine yıkamak için attığı sırada yakalandığı aktarılarak E.Ö’yü azmettirdiği öne sürülen babası Orhan Ö’nün de gözaltına alındığı belirtildi.

E.Ö. iddianamede yer alan ifadesinde, babasının eski dini nikahlı eşi S.D. ile aralarında husumet bulunduğunu, olay günü alkol aldığını ve babasıyla geç saatte eve gittiğini anlattı.

Babası uyuduktan sonra aklına kadınla yaşadığı sorunlar gelince masadaki bıçağı alarak dışarı çıktığını ileri süren E.Ö, evin önünde maktul Akman ile karşılaşarak birtakım sorular sorduğunu, genci kendisini terslemesi nedeniyle bıçakladığını ifade etti.

BABA İÇİN AYRI İDDİANAME HAZIRLANDI

Azmettirici olduğu iddiasıyla tutuklanan E.Ö’nün babası Orhan Ö. hakkındaki soruşturma da tamamlandı.

Ayrı olarak hazırlanarak mahkemeye sunulan iddianamede, Orhan Ö’nün dini nikahlı eşi ile ayrılmasından sonra aradan geçen zaman zarfında sürekli olarak bu kişiye rahatsızlık verdiği, şüphelinin işlediği başka bir suç nedeniyle hükümlü olarak bulunduğu Buca Açık Ceza İnfaz Kurumundan 2 Mayıs’ta izinli olarak çıktığı belirtildi.

“MERMİ GİBİ OĞLAN YETİŞTİRDİM” DİYEREK KATİL EVLADI SAVUNDU

İddianamede, Orhan Ö’nün 4 Mayıs’ta tanık K.Ş’nin evine gittiğini ve burada karşılaştığı S.D’ye ona ya da evinde bulunan kişilere zarar vereceğine dair sözler söylediğine yer verildi. Şüphelinin daha sonra buradaki kişilere yönelik “Evdekilerden hiçbirine zarar vermeyeceğim ancak o evin önünde birinin başına bir şey gelecek. Kim olduğu umurumda değil, bunu ben değil oğlum ya da babam yapacak. Mermi gibi oğlan yetiştirdim.” şeklinde sözler sarf ettiği kaydedildi.

“SENİ YA BABAMA YA OĞLUMA ÖLDÜRTECEĞİM”

Zanlının, S.D’yi 7 Mayıs’ta cep telefonuyla arayarak “Seni ya babama ya da oğluma öldürteceğim.” şeklinde ifadeler kullandığı, bu hadiselerin yaşanmasından sonra E.Ö’nün saat 01.48 sıralarında S.D’nin ikamet ettiği Karaoğlan Mahallesi’ndeki ikametin önüne gittiği, buraya sipariş getiren maktul Ata Emre Akman’ın apartmanın içine girdiğini görerek kısa süre bir arabanın arkasına saklandığı iddianamede yer aldı.

CANAVARCA HİSLE ÖLDÜRDÜ

Maktulün kısa bir süre sonra apartmandan çıkması üzerine E.Ö’nün Akman’ın yanına elinde bıçakla yaklaştığı, maktul ile kısa bir süre konuştuktan sonra hayati bölgelerine canavarca hisle fazla sayıda bıçak darbesi vurmak suretiyle onu öldürdüğü aktarıldı.

Cumhuriyet Savcısı, Orhan Ö’nün, tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve alt soy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme hali nedeniyle cezasının artırılmasını talep etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kurye-ata-emre-akmani-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi/feed/ 0
İstanbul’da Kara Para Aklama ve Sahtecilik Soruşturması: Fenomen Neslihan ve İnanç Güngen de Gözaltında https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kara-para-aklama-ve-sahtecilik-sorusturmasi-fenomen-neslihan-ve-inanc-gungen-de-gozaltinda/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kara-para-aklama-ve-sahtecilik-sorusturmasi-fenomen-neslihan-ve-inanc-gungen-de-gozaltinda/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:06:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38862 İstanbul’da Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ‘kara para aklama’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ soruşturması çerçevesinde gözaltına alınan aralarında fenomen Neslihan ve İnanç Güngen çiftinin de bulunduğu 45 kişi adliyeye sevk edildi.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarına yönelik fenomen Neslihan ve eşi İnanç Güngen’e yönelik soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde Güngenlerin ülke genelinde kendilerinin ve franchaiselarının 50 güzellik salonu olduğu ve sahte ustalık ve kalfalık belgeleri düzenleyerek, vasıfları uygun olmayan kişilerin iş yeri açmalarına aracılık ettikleri tespit edilmişti.

Haklarında 746 şikayet var

Neslihan ve İnanç Güngen’in yönetmeliklere aykırı ürettikleri cihazlarla ülke genelinde 44 ayrı ‘taksirle yaralama’ suçuna sebep oldukları ve benzer içerikli 746 şikayetin yer aldığı öğrenilmişti. Güngenlerin dolandırıcılık suçundan elde edilen suç gelirini diğer bayilerle yapılan anlaşmalar esnasında aklamaya yönelik eylemlerde bulundukları yönünde bulguların elde edildiği ve bu nedenle operasyonel çalışma planlandığı bilgisine de ulaşılmıştı.

Franchaise şubeleri de Güngenlerden şikayetçi olmuş

Şüphelilerin sahte ustalık ve kalfalık belgelerini 2 bin TL’ye Ankara’daki sahte belge düzenleyen kişiye hazırlatıp, franchaiselarına 20 bin liraya sattıkları, MEB, Halk Eğitim Merkezi gibi kurumlarla yapılan yazışmada franchaiseların çoğunun sisteme kayıtlı belgesinin mevcut olmadığı, ürün takip sistemi konusunda Sağlık Bakanlığı ile yapılan yazışmada veri tabanına kayıtlı herhangi bir ürünlerinin bulunmadığı da belirlenmişti. Neslim Güngen’in franchaiselarından hizmet alan ve sağlığı olumsuz etkilenen müşterilerin şikayeti üzerine taksirle yaralamadan işlem yapılan franchaiseların kendilerine yasadışı makina satışı yapan Güngen aleyhine dolandırıcılık müştekisi oldukları da öğrenilmişti.

Sıradan ipleri ‘gençleştirme ipi’ adı altında satmışlar

Öte yandan herhangi bir özelliği olmayan yumak ipler ile marketten alınan sıradan nemlendirici kremlere Neslim Güngen etiketi basılarak kolajen ip tedavisi, gençleştirme ipi gibi adlar altında pazarlama yapıldığı ve müşterilerin bu şekilde mağdur edildiği bilgisine de ulaşılmıştı. Şüphelilerin franchaise anlaşması yapmak isteyen kişilerden isim hakkı adı altında yüksek meblağda para talebinde bulunduğu ve ödemelerin banka kanalıyla değil taşınır veya taşınmaz malların bedelsiz devri ile gerçekleştirildiği belirlenmişti.

Hesap hareketleri hacmi 1,5 milyar TL

Neslihan ve İnanç Güngen tarafından yönetilen şirketler arasında gerçeğe aykırı sözde ticari faaliyetlere konu sahte fatura kesildiği, şirketler arasında hesap hareketlerinin toplam hacminin 1,5 milyar TL olduğu ve hayatın olağan akışına aykırı hareketliliğin suçtan elde edilen gelirin aklanmasına yönelik olduğu öğrenilmişti. Şüphelileri yakalamaya yönelik 25 ilde 134 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonla aralarında Neslihan ve İnanç Güngen’in de yer aldığı toplam 65 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Vergi müfettişi Neslihan Güngen ile kayıt dışı görüşmek istemiş

Öte yandan soruşturma kapsamında vergi tekniği raporu hazırlanması için görevlendirilen bir vergi müfettişinin hazırlanacak raporla ilgili şüpheli Neslim Güngen ile kayıt dışı olacak ve tutanaklara geçmeyecek şekilde görüşmek istediği de tespit edilmişti. Müfettiş hakkında gözaltı kararı verilirken, soruşturma kapsamında tüm mal varlıklarına el konulmuştu.

Gözaltına alınan aralarında fenomen Neslihan ve İnanç Güngen çiftinin de bulunduğu 45 kişi adliyeye sevk edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kara-para-aklama-ve-sahtecilik-sorusturmasi-fenomen-neslihan-ve-inanc-gungen-de-gozaltinda/feed/ 0
Bursa’da Pazara Giden Ailenin Evinden 500 Bin Liralık Ziynet Eşyası Çalan Hamile Hırsızın Suç Dosyası Kabarık Çıktı https://www.haber60.com.tr/bursada-pazara-giden-ailenin-evinden-500-bin-liralik-ziynet-esyasi-calan-hamile-hirsizin-suc-dosyasi-kabarik-cikti/ https://www.haber60.com.tr/bursada-pazara-giden-ailenin-evinden-500-bin-liralik-ziynet-esyasi-calan-hamile-hirsizin-suc-dosyasi-kabarik-cikti/#respond Fri, 12 Jul 2024 07:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38806 Bursa’da pazara giden ailenin evinden 500 bin liralık ziynet eşyası çalan hamile hırsızın suç dosyası kabarık çıktı. Hamile olduğu için cezaevinden izinle çıkan hırsızın 47 dosyadan hakkında 96 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası olduğu, son hırsızlık olayından da 7,5 yıl hapis cezası aldığı ortaya çıktı. Kadın hırsız Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yakın takibine alınırken, Bursa Barosu Avukatlarından Yasin Uğur, “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun 16/4 Maddesinde ” Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır” hükmü yer almaktadır. Unutulmamalıdır ki bu durum hamile kadınların suç işlediklerinde cezasız kalacakları anlamına gelmez, sadece ertelenir” dedi.

Pazara giden aile, eve geldiğinde hayatının şokunu yaşadı. Ziynet eşya, döviz ve yüklü miktarda parasının çalındığını güvenlik kameralarında da izleyen ailenin ihbarı sonrası polis şüphelileri kısa sürede yakaladı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan hamile hırsız 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 4 Ocak’ta hakkında hapis kararı verilen hırsız 13 gün sonra verdiği dilekçe sonrası kanun gereği serbest bırakıldı. Hamile hırsız 1 yıl 6 ay sonra cezaevine geri dönecek. Ayrıca zanlı, bu süre zarfında Başsavcılığın ve mahkemenin yakın takibinde olacak. Kadın hırsızın suç dosyasının kabarık çıktığı ve 47 dosyadan toplamda 96 yıl 10 ay 5 gün kesinleşmiş hapis cezasının bulunduğu öğrenildi.

Olay, merkez Yıldırım ilçesine bağlı Demetevler Mahallesi’nde meydana geldi. 29 Kasım günü eşiyle birlikte pazara giden Soner Uğuz (31) alışverişini tamamladıktan sonra eve geldi. Yatak odasında bulunan çelik kasanın yerinde olmadığını gören Oğuz, çekmecedeki 130 gram altın ve yüklü miktardaki parasının olmadığını fark etti. Durum üzerine güvenlik kamerasına izleyen aile durumu hemen polise bildirdi. Yaklaşık 500 bin TL zararı olan Uğuz, duruma isyan etti

Şüpheli kısa sürede yakalandı

Polis, hırsızlık yapan şüphelinin Z.İ. olduğunu belirledi ve şahsı kısa sürede gözaltına aldı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonrası Z.İ. yargılandığı mahkemece “hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal ve suçun ikinci kez işlenmesi sebebiyle 7 yıl 6 ay” hapis cezasına çarptırıldı.

Cezaevine girdi, hamile olduğunu belirtmesiyle serbest bırakıldı

Şüpheli Z.İ. cezaevine girdikten 13 gün sonra hamile olduğunu ifade eden dilekçe vermesinin ardından kanun gereği cezası 1 yıl 6 ay ertelendi. 1 yıl 6 ay sonra Z.İ. en yakın kolluk kuvvetine giderek teslim olması gerekiyor. Bu süre zarfından şüpheli Z.İ. Başsavcılığın ve mahkemenin yakın takibinde olacak.

Hamile kadının suç dosyası kabarık çıktı

Z.İ.’nin 47 ayrı dosyadan toplamda 96 yıl 10 ay 5 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu öğrenildi. Doğum yapmasının ardından yasal süre dolduğunda cezaevinde cezasını yatacak.

“Hamile kadınların suç işlediklerinde cezasız kalacakları anlamına gelmez”

Konuya açıklık getiren Bursa Barosu Avukatlarından Yasin Uğur, “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunun 16/4 Maddesinde ” Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır” hükmü yer almaktadır. Tabi bu kanun bir çok etik tartışmayı kendisiyle birlikte getiriyor. Ancak unutulmamalıdır ki bu durum hamile kadınların suç işlediklerinde cezasız kalacakları anlamına gelmez, sadece ertelenir. Her ne kadar bu erteleme, çocuğun doğması ve gerekli bakımı alması için anneye zaman tanısa da bunu suistimal edenlere karşı kanunun koyucu gerekli önlemleri alması gerekir” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-pazara-giden-ailenin-evinden-500-bin-liralik-ziynet-esyasi-calan-hamile-hirsizin-suc-dosyasi-kabarik-cikti/feed/ 0
Adnan Oktar Davasında Tanık: İfade Verenlerin Hiçbiri Kendi Hür İradesiyle İfade Vermedi https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-tanik-ifade-verenlerin-hicbiri-kendi-hur-iradesiyle-ifade-vermedi/ https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-tanik-ifade-verenlerin-hicbiri-kendi-hur-iradesiyle-ifade-vermedi/#respond Thu, 11 Jul 2024 23:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38698

ADNAN Oktar organize suç örgütünün güncel yapılanmasına yönelik davada Adnan Oktar, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın da aralarında bulunduğu 20 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkemede tanık olarak dinlenen Fatih Kılıç, “Adnan Oktar tüm sanıkların savunmalarını avukatları aracılığıyla bize yaptırdı. İfade verenlerin hiçbiri kendi hür iradesiyle ifade vermedi. Tek tek Adnan Oktar notlar ve talimatlar gönderdi. Cinsel suçlarda herkes disiplinli bir şekilde reddedecek dendi” şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti bu dosyadan Adnan Oktar dışında tutuklu bulunan tüm sanıkların tahliyesine karar verdi.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Adnan Oktar ve diğer tutuklu sanıklar bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Bazı tutuksuz sanıklar ve avukatlar duruşma salonunda hazır bulundu.

“ADNAN OKTAR’IN EN BÜYÜK KORKUSU YALNIZ KALMAKTIR”

Örgütün hukuk imamı olan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tanık Fatih Kılıç ifadesinde örgütün çok tehlikeli belirterek, “Bu örgüt insanın tüm hücrelerine zerk ediyor. Adnan Oktar operasyon sürecine gelene kadar zıvanadan çıkmıştı. Adnan Oktar’ın hep operasyon korkusu vardı, tedbirler alıyordu. Sıradan insan görüntüsü vermek için arada bir dışarı çıkar ve silahlı bir koruma ordusuyla AVM’lere giderdi. O dönemler çok ciddi korkular yaşıyordu. Kendine hep suç yandaşları arıyordu. O son yıllarda, herkesi suça bulaştırmaya çalışıyordu. Yarın bir gün operasyon olursa suçlarına ortak arıyordu. Megolaman, aşağılık kompleksi olan biriydi. Sürekli övülmeyi isterdi. Adnan Oktar’ın en büyük korkusu yalnız kalmaktır. Adnan Oktar hiçbir kitabını kendi yazmadı, hiçbir makalesini kendi yazmadı, ekibi yazdı ama kendisi yazmış gibi yaptı. Helal yoldan para kazanmayı bilmez, 10 lira para kazanmayı bilmez. Hep başkaları üzerinden geçinir. Sadece çok iyi konuşmayı bilir” dedi.

“NE İSTEDİYSE NE DEDİYSE DIŞARIDA YAPILDI”

Kılıç ifadesinin devamında, “Kendime de çok kızıyorum, fark edebildim olanları. Birçok aileye akla hayale gelmeyecek çirkeflikler yaptık, birçok sürü dava açtık. Bütün dertleri mağdurları ve etkin pişmanları manipüle etmek şu anda. Adnan Oktar cezaevine girince ilk yaptığı şey avukatları görevlendirmek oldu. Herkesten kendisini ve örgütü aklayan yazılı beyanlar alınmasını istedi. Bazı kişiler bunu yapmak istemediler, riskli olacağını ve Adnan Oktar’ın kendilerini dosyaya bağlamaya çalıştığını anladılar. Ne yaptı ne etti, bütün beyanları aldı. Tabii bu beyanlar kesmedi onu, cezaevindeki herkesin kendisine mektup yazmasını istedi ve aldı. Bütün bu işi organize eden avukatlar. İçerideki insanları etkin pişman olmamaları için kontrol altında tutmaya çalışıyordu. Sonra herkes birbirine mektup yazmaya başladı. 2 yıl önce etkin pişman oldum. hukuk imamı olarak aranıyordum, kaçıyordum. Kandilli’deki karargah evini alın Edirne veya Silivri cezaevine koyun, sadece adres değişti. Adnan Oktar’ın konforu değişmedi. Cezaevinde örgütü istediği gibi yönetti. Adnan Oktar ne istediyse ne dediyse dışarda da yapıldı. İnsanları içeride manipülasyonla, telkinle tutuyorlardı” diye konuştu.

“HİÇBİRİ KENDİ HÜR İRADESİYLE İFADE VERMEDİ”

Davalarda sanıkların savunmalarının avukatlara hazırlattırıldığını anlatan Kılıç, “Adnan Oktar tüm sanıkların savunmalarını avukatları aracılığıyla bize yaptırdı. İfade verenlerin hiçbiri kendi hür iradesiyle ifade vermedi. Tek tek Adnan Oktar notlar ve talimatlar gönderdi. Cinsel suçlarda herkes disiplinli bir şekilde reddedecek dendi. Adnan Oktar cinsel içerikli konuşmalar hakkında ‘Şaka dersiniz’ dedi. Sonra avukatlarla konuşuldu ve ‘Şaka’ dedikleri zaman görüntülerin gerçek olduğu ortaya çıkacaktı. Herkes cinsel suçlamaları disiplinli bir şekilde reddetti” şeklinde konuştu.

ADNAN OKTAR DIŞINDAKİ TÜM TUTUKLU SANIKLAR TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti, Adnan Oktar dışında tutuklu bulunan Meltem Daban, Ferhunde Eda Babuna, Elvan Şahin, Aslı Efeoğlu, Mine Kalça’nın yurtdışına çıkış yasağı konularak, adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi. Heyet, eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan İddianamede, Adnan Oktar, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan ayrı ayrı 5 yıldan 12’şer yıla, “Örgütün veya amacının propagandasını yapma” suçundan ise ayrı ayrı 10 yıl 6 aydan 31 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Ayrıca iddianamede Adnan Oktar, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın örgüt üyelerinin örgüt faaliyetleri için işlediği bütün suçlardan sorumlu tutularak cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede diğer 17 şüpheli hakkında ise “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, “Örgüte yardım” ve “Örgütün veya amacının propagandasını yapma” suçlarından farklı oranlarda hapis cezaları isteniyor.

]]> https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-tanik-ifade-verenlerin-hicbiri-kendi-hur-iradesiyle-ifade-vermedi/feed/ 0 Polat çifti Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak! İlk duruşma 4 Eylül’de https://www.haber60.com.tr/polat-cifti-asliye-ceza-mahkemesinde-yargilanacak-ilk-durusma-4-eylulde/ https://www.haber60.com.tr/polat-cifti-asliye-ceza-mahkemesinde-yargilanacak-ilk-durusma-4-eylulde/#respond Thu, 11 Jul 2024 22:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38647 İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonun ardından Dilan Polat ile eşi Engin Polat’ın da tutuklandığı soruşturma sonucu hazırlanan iddianamenin iade edilmesine başsavcılık itirazda bulundu. Ağır Ceza Mahkemesi savcılığın itirazını haklı buldu. Polat çifti Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

3 AYRI SUÇLAMA

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında olduğu 28 şüpheli hakkında kara para akladıkları iddiasıyla iddianame düzenlenmişti. Savcılık Polat çiftinin ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘7258 Sayılı Futbol Ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarından cezalandırılmasını istemişti.

Eylül’de” layout=”intrinsic” width=”640″ height=”358″>

TUTUKLULUKLARI DEVAM EDECEK

Gazeteci Emrullah Erdinç, Polat ailesinin 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmasının 4 Eylül’de yapılacağını duyurdu. Duruşmayla ilgili X hesabından bilgi veren Erdinç “İddianamenin kabul edilmesinden sonra 2. Asliye ceza mahkemesi Polat ailesinin ilk duruşmasının adli tatilin hemen sonrasında, 4 Eylül’de yapılmasına karar verdi. Ayrıca aylık tutukluluk değerlendirmesi de bugün nöbetçi sulh ceza yerine ilk kez yargılamanın yapılacağı 2. Asliye Ceza mahkemesinde görüldü. Hakim, Dilan Polat dahil tüm tutukluların tutukluluk haline devam kararı verdi. 9 Ağustos tarihinde de aylık tutukluluk değerlendirmesi yapacağını açıkladı. Avukatlar bu karara itiraz edeceklerini belirttiler.

2017 YILINDAN İTİBAREN YASA DIŞI YOLLARLA PARA KAZANILDI

İddianamede, şüpheli Engin Polat’ın 2017 yılında dosya içerisindeki tespitlere göre yasal olmayan bir yoldan KKTC ülkesine gidip uluslararası yasa dışı bahis organizatörleri Derkan Başer ve Veysel Şahin ile kurduğu irtibat sonrası bu şahısların ekibine dahil olduğu, bir süre KKTC’de fiilen bu şahısların yasa dışı bahis organizasyonlarından müdür ve benzeri sıfatlarla çalıştığı, aradan geçen süreçte hızlı bir yükseliş gösterdiği ve kendini kabul ettirdiği, jasminbet isimli yasa dışı bahis sitesinin tamamen kendisine bırakıldığı, şüpheli Engin Polat’ın 2017 yılından itibaren yasa dışı yollardan kazanılacak para sayesinde zenginleşmeyi amaçlayan bir yapıyı kurmaya başladığı, Engin Polat’ın nihai hedefinin yasa dışı bahis organizasyonlarından kazanılan paraların kripto varlıklara çevrilmesini takiben kendine düşen payı alındıktan sonra yurt dışında bulunan Derkan Başer’e aktardığı kaydedildi.

AMAÇLARINI PERDELEMEK İÇİN GÜZELİK MERKEZİ AÇTILAR

Hazırlanan iddianamede, yasal olmayan bir kaynak olarak bahis parasının kripto paralara çevrilerek sistem içerisinde tespiti ve kontrolü olmaksızın kripto cüzdanlar içerisinde aklanıp nakledilmesi, gerektiğinde şirketler arasında nakit yatırıp çekilmek suretiyle gezdirilmesi şeklinde kurulan perdeleme sistemi gereği bir bahis oyuncusunun yasa dışı bahis sitesinde eylemde bulunmak için yatırdığı paranın casus yazılımlar eliyle mail order sistemi vasıtasıyla şirketlere aktarıldığı ve takiben örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilen çok sayıda nakit çekme-yatırma şeklindeki işlemlerle ve sahte faturalar ile para gönderimlerinin yapılmasıyla takibin imkansız kılınmasına gayret gösterildiği, bu nedenlerle soruşturma konusu şahıs ve şirketlerin profesyonel bir taktik ve organizasyon ile nihai amaçlarını perdelemek için güzellik ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren onlarca şirketi kurdukları kaydedildi.

KARA PARAYI LÜKS ARAÇLARLA AKLAMAYI HEDEFLEDİLER

İddianamede, bir kısım yüksek tutarlı paranın da gerçek durumun ortaya çıkmaması amacıyla kripto cüzdanlar eliyle muhafaza edilip ilgilisine aktarıldığı ya da ihtiyaç halinde lüks yaşam içerisinde kullanıldığı, en sonunda Milda isimli şirkette aklamaya çalıştıkları, bu çerçevede miyonlar seviyesindeki paraları söz konusu şirketlerden nakit çektikleri, şirketler arasında gezdirdikleri ve Milda isimli şirkete nakit yatırarak bu şirket üzerinden alınacak taşınmaz ve lüks araçlar eliyle aklamayı hedefledikleri, haksız kazançların onlarca kez el değiştirip sanki gerçek bir ticari faaliyet varmış gibi gezdirildikten sonra kripto varlıklara çevirip kayıtsız hale getirilmesi eyleminin icra edildiği, suç örgütünün her bir aşamada özel olarak kendisine tanımlanan görevi icra eden üyesi aracılığıyla hareket ettiği ve eylemlerin yıllara yayılmış bir süreç içerisinde devamlılık arz eden bir yapı dahilinde suç işleme kararlılığıyla sürdürüldüğü kaydedildi.

KARA PARAYI SİSTEM İÇERİSİNE SOKMAK İÇİN ÖRGÜT KURDULAR

İddianamede, Engin Polat’ın örgüt yöneticisi, Dilan Polat, Sıla Doğu, Alper Kürşat Polat, Sezgin Polat, Mustafa Özalp ve Ahmet Gün’ün örgüt üyesi, Can Doğu’nun da aralarında bulunduğu 20 kişinin üye olarak yer aldığı suç örgütünün, büyük bir organizasyon halinde yasa dışı yollardan uhdeye geçirilecek “kara” parayı yasal sistem içerisine sokmak ve eritmek ile kripto cüzdanlar içerisinde saklayıp lüks yaşam dahilinde harcayıp kullanmak üzere kurulmuş olduğu ifade edildi.

40 YIL HAPİSLERİ İSTENDİ

Hazırlanan iddianamede, Engin Polat, Dilan Polat, Sıla Doğu, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat, Mustafa Özalp ve Ahmet Gün hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarından 40 yıla kadar hapsi istendi.

SERBEST BIRAKILAN ANNEANNE DE ÖRGÜT ÜYESİ ÇIKTI

Dilan Polat’ın kardeşi Can Doğu ve Engin Polat’ın soruşturma çerçevesinde serbest bırakılan 74 yaşındaki anneannesinin de bulunduğu 18 şüpheli hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” ve “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçlarından 36 yıla kadar hapis cezası istendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/polat-cifti-asliye-ceza-mahkemesinde-yargilanacak-ilk-durusma-4-eylulde/feed/ 0
Engin Polat örgüt lideri, Dilan Polat örgüt yöneticisi https://www.haber60.com.tr/engin-polat-orgut-lideri-dilan-polat-orgut-yoneticisi/ https://www.haber60.com.tr/engin-polat-orgut-lideri-dilan-polat-orgut-yoneticisi/#respond Thu, 11 Jul 2024 06:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38511 İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında olduğu 28 şüpheli hakkında kara para akladıkları iddiasıyla 75 sayfalık iddianame düzenlenmişti. Hazırlanan iddianameden yeni detaylar ortaya çıktı. İddianamede, Engin Polat için örgüt lideri eşi Dilan Polat içinse örgüt yöneticisi değerlendirmesi yapıldı.

2017 YILINDAN İTİBAREN YASA DIŞI YOLLARLA PARA KAZANILDI

İddianamede, şüpheli Engin Polat’ın 2017 yılında dosya içerisindeki tespitlere göre yasal olmayan bir yoldan KKTC ülkesine gidip uluslararası yasa dışı bahis organizatörleri Derkan Başer ve Veysel Şahin ile kurduğu irtibat sonrası bu şahısların ekibine dahil olduğu, bir süre KKTC’de fiilen bu şahısların yasa dışı bahis organizasyonlarından müdür ve benzeri sıfatlarla çalıştığı, aradan geçen süreçte hızlı bir yükseliş gösterdiği ve kendini kabul ettirdiği, jasminbet isimli yasa dışı bahis sitesinin tamamen kendisine bırakıldığı, şüpheli Engin Polat’ın 2017 yılından itibaren yasa dışı yollardan kazanılacak para sayesinde zenginleşmeyi amaçlayan bir yapıyı kurmaya başladığı, Engin Polat’ın nihai hedefinin yasa dışı bahis organizasyonlarından kazanılan paraların kripto varlıklara çevrilmesini takiben kendine düşen payı alındıktan sonra yurt dışında bulunan Derkan Başer’e aktardığı kaydedildi.

AMAÇLARINI PERDELEMEK İÇİN GÜZELİK MERKEZİ AÇTILAR

Hazırlanan iddianamede, yasal olmayan bir kaynak olarak bahis parasının kripto paralara çevrilerek sistem içerisinde tespiti ve kontrolü olmaksızın kripto cüzdanlar içerisinde aklanıp nakledilmesi, gerektiğinde şirketler arasında nakit yatırıp çekilmek suretiyle gezdirilmesi şeklinde kurulan perdeleme sistemi gereği bir bahis oyuncusunun yasa dışı bahis sitesinde eylemde bulunmak için yatırdığı paranın casus yazılımlar eliyle mail order sistemi vasıtasıyla şirketlere aktarıldığı ve takiben örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilen çok sayıda nakit çekme-yatırma şeklindeki işlemlerle ve sahte faturalar ile para gönderimlerinin yapılmasıyla takibin imkansız kılınmasına gayret gösterildiği, bu nedenlerle soruşturma konusu şahıs ve şirketlerin profesyonel bir taktik ve organizasyon ile nihai amaçlarını perdelemek için güzellik ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren onlarca şirketi kurdukları kaydedildi.

KARA PARAYI LÜKS ARAÇLARLA AKLAMAYI HEDEFLEDİLER

İddianamede, bir kısım yüksek tutarlı paranın da gerçek durumun ortaya çıkmaması amacıyla kripto cüzdanlar eliyle muhafaza edilip ilgilisine aktarıldığı ya da ihtiyaç halinde lüks yaşam içerisinde kullanıldığı, en sonunda Milda isimli şirkette aklamaya çalıştıkları, bu çerçevede miyonlar seviyesindeki paraları söz konusu şirketlerden nakit çektikleri, şirketler arasında gezdirdikleri ve Milda isimli şirkete nakit yatırarak bu şirket üzerinden alınacak taşınmaz ve lüks araçlar eliyle aklamayı hedefledikleri, haksız kazançların onlarca kez el değiştirip sanki gerçek bir ticari faaliyet varmış gibi gezdirildikten sonra kripto varlıklara çevirip kayıtsız hale getirilmesi eyleminin icra edildiği, suç örgütünün her bir aşamada özel olarak kendisine tanımlanan görevi icra eden üyesi aracılığıyla hareket ettiği ve eylemlerin yıllara yayılmış bir süreç içerisinde devamlılık arz eden bir yapı dahilinde suç işleme kararlılığıyla sürdürüldüğü kaydedildi.

KARA PARAYI SİSTEM İÇERİSİNE SOKMAK İÇİN ÖRGÜT KURDULAR

İddianamede, Engin Polat’ın örgüt yöneticisi, Dilan Polat, Sıla Doğu, Alper Kürşat Polat, Sezgin Polat, Mustafa Özalp ve Ahmet Gün’ün örgüt üyesi, Can Doğu’nun da aralarında bulunduğu 20 kişinin üye olarak yer aldığı suç örgütünün, büyük bir organizasyon halinde yasa dışı yollardan uhdeye geçirilecek “kara” parayı yasal sistem içerisine sokmak ve eritmek ile kripto cüzdanlar içerisinde saklayıp lüks yaşam dahilinde harcayıp kullanmak üzere kurulmuş olduğu ifade edildi.

40 YIL HAPİSLERİ İSTENDİ

Hazırlanan iddianamede, Engin Polat, Dilan Polat, Sıla Doğu, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat, Mustafa Özalp ve Ahmet Gün hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma yönetme’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarından 40 yıla kadar hapsi istendi.

SERBEST BIRAKILAN ANNEANNE DE ÖRGÜT ÜYESİ ÇIKTI

Dilan Polat’ın kardeşi Can Doğu ve Engin Polat’ın soruşturma çerçevesinde serbest bırakılan 74 yaşındaki anneannesinin de bulunduğu 18 şüpheli hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” ve “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” suçlarından 36 yıla kadar hapis cezası istendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/engin-polat-orgut-lideri-dilan-polat-orgut-yoneticisi/feed/ 0
İstanbul’da düzenlenen operasyonun ardından iddianame iade edildi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-operasyonun-ardindan-iddianame-iade-edildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-operasyonun-ardindan-iddianame-iade-edildi/#respond Wed, 10 Jul 2024 22:09:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38407 Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 şüpheliye ilişkin hazırlanan iddianame gönderildiği mahkeme tarafından iade edildi. İddianameyi değerlendiren Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirtti. İddianamenin iade edilmesine başsavcılık itirazda bulundu.

DAVA AĞIR CEZADA GÖRÜLMEYECEK

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Dilan Polat, eşi Engin Polat, kardeşleri Can ve Sıla Doğu’nun da aralarında bulunduğu 16 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianameyi değerlendiren Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, davanın ağır ceza mahkemesine açılması gerektiğini bildirerek dosyayı iade etmesine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Başsavcılığın itiraz kararında, görevli mahkemenin temel cezaya göre belirlenebilir olduğu, artırım maddesinin mahkemenin görevini belirlemede esas olmadığı vurgulandı.

POLAT OPERASYONUNDA NE OLMUŞTU?

İstanbul merkezli 6 ilde 1 Kasım 2023’te ve devamında düzenlenen operasyonlarda, Dilan Polat ve eşi Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında daha önce şirketlerinde yapılan aramalarda dijital materyal ve defterlere el konulan Polat çiftinin de yer aldığı şüphelilerle ilgili Mali Suçları Araştırma Kurulunca (MASAK) ön inceleme raporu hazırlanmış, raporda tasfiye halindeki 3 firmadan aile bireylerine ait şirketlere sözde ticaret karşılığında sahte fatura kesilmesi yöntemiyle 200 milyon lira para girişi olduğu belirlenmişti.

Paranın yine aile bireylerine ait şirketler arasında transfer edildiği, son aşamada ise Engin Polat’ın sahibi olduğu Milda Gayrimenkul isimli firmada toplanarak gayrimenkul ve çok sayıda araç alındığının tespitinin ardından İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin kimliklerini belirlemiş, İstanbul merkezli Ankara, Yalova, Ordu, Kırklareli ve Manisa’da 43 adrese eş zamanlı operasyon düzenlemişti.

ŞİRKETLERE KAYYUM ATANMIŞTI

Soruşturma kapsamında çalışmalarını sürdüren ekipler, Dilan ve Engin Polat’a ait bir medikal şirketin Ankara’da başka bir firmaya isim hakkını verdiğini, bu firmanın hesabındaki 1 milyon 800 bin liranın da ortakların kişisel hesaplarına aktarılmaya çalışıldığını tespit etmişti. Dilan Polat, Engin Polat ve Sıla Doğu’nun da aralarında bulunduğu şüphelilerden 16’sı tutuklanmıştı. Hakimlik, 27 şirkete kayyum atanmasına hükmetmişti.

DİLAN POLAT’IN KARDEŞLERİ TAHLİYE EDİLDİ

Sulh Ceza Hakimliği, 14 Haziran’daki aylık tutukluluk incelemesinde, Dilan Polat’ın kardeşleri Can ve Sinem Sıla Doğu ile Can Polat, Gökay Bekar, Halit Polat, Harun Abak, Metin Yılmaz, Mustafa Özalp, Nilgün Yılmaz, Uğurcan Ayyıldız ve Zekai Tepe’nin adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliye edilmesine hükmetmiş, diğer 5 şüphelinin tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

4 AYRI SUÇ

Cumhuriyet savcılığının soruşturmayı tamamlamasının ardından hazırlanan iddianamede şüphelilerin “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “yasa dışı bahis”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” suçlarından cezalandırılmaları istenmişti. İddianamede, soruşturma kapsamına alınan 31 şirketin ve bu şirketlerin sahip olduğu taşınmaz, araç ve benzeri tüm malvarlığının müsadere edilip mülkiyetin kamuya geçirilmesi de talep edilmişti. Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.

İddianameyi inceleyen Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, şüpheliler hakkında istenen cezalardaki artırım maddeleri dikkate alındığında, yargılamayı yapma konusunda yetkili mahkemenin Ağır Ceza Mahkemesi olduğunu belirterek dosyayı savcılığa iade etmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-duzenlenen-operasyonun-ardindan-iddianame-iade-edildi/feed/ 0
İstanbul’da Kara Para Aklama ve Sahtecilik Operasyonunda Fenomenler Gözaltına Alındı https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kara-para-aklama-ve-sahtecilik-operasyonunda-fenomenler-gozaltina-alindi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kara-para-aklama-ve-sahtecilik-operasyonunda-fenomenler-gozaltina-alindi/#respond Wed, 10 Jul 2024 21:48:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38386 İstanbul merkezli düzenlenen Kara para aklama ve resmi belgede sahtecilik soruşturması çerçevesinde fenomenlerin gözaltına alındığı operasyonun görüntüsü ve yeni detayları ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan kaynaklanan malvarlığın değerlerini aklama, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarına yönelik yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, dün sabah İstanbul merkezli 25 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan teknik ve fiziki takibin sonunda 134 adrese yapılan baskınlarda, fenomenler Neslim Güngen ve İnanç Güngen’in de aralarında bulunduğu çok sayıda şüphelinin gözaltına alınmıştı. Bugün operasyona ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.

Operasyonda, çok sayıda fişek, narkotik madde, yasadışı ilaç, kozmetik ürün, nakit para, sahte uygunluk belge düzenlendiği tespit edilen epilasyon, popo kaldırma, bölgesel zayıflama, selülit cihazı, buhar makinası, sıkılaştırma cihazı, cilt bakım makinası, yağ parçalama vb. medikal cihazlara el konuldu öğrenildi.

Sosyal medya fenomeni olarak bilinen ve ülke genelinde kendilerinin ve franchaiselarının toplam 50 güzellik salonu olan Neslim Güngen ve İnanç Güngen’nin sahte ustalık/kalfalık belgeleri düzenleyerek vasıfları uygun olmayan kişilerin iş yeri açmalarına aracılık ettikleri öğrenildi. Aynı zamanda sahte CE belgeleri düzenleyerek herhangi bir UTS kaydı olmayan, yönetmeliklere aykırı ürettikleri cihazlarla ülke genelinde toplam 44 ayrı Taksirle Yaralama suçuna sebep oldukları, açık kaynaklarda benzer içerikli 746 şikayetin yer aldığı, dolandırıcılık suçundan elde edilen suç gelirini diğer bayilerle yapılan anlaşmalar esnasında muvazaalı taşınır ve taşınmaz devirleri üzerinden aklamaya yönelik eylemlerde bulundukları” belirlendi.

Sahte ustalık kalfalık belgelerini 2 bin TL’ye Ankara’daki sahte belge düzenleyen kişiye hazırlatıp franchaiselarına 20 bin liraya sattıkları, MEB, Halk Eğitim kurumlarla yapılan yazışmada franchaise’ların çoğunun sisteme kayıtlı belgesinin mevcut olmadığı, Ürün takip sistemi Sağlık Bakanlığı ile yapılan yazışmada UTS veri tabanına kayıtlı herhangi bir ürünlerinin bulunmadığı, Sahte üretilen CE belgelerinin teknik dosya ve test süreçlerine haiz olmadığı tespit edildi.

Neslim Güngen, franchaiselarından hizmet aldığı esnada sağlığı olumsuz etkilenen müşterilerin şikayeti üzerine, taksirle yaralamadan işlem gören franchaiseların, kendilerine yasadışı makine satışı yapan Gürgen’in aleyhine dolandırıcılık müştekisi oldukları öğrenildi. Herhangi bir özelliği olmayan yumak ipler ile marketten alınan sıradan nemlendirici kremlere N.G. etiketi basılarak kolajen ip tedavisi, gençleştirme ipi vb. adlar altında pazarlama yapıldığı ve müşterilerin bu şekilde dolandırıcılık mağduru edildiği belirlendi. Ayrıca, Franchaise anlaşması yapmak isteyen kişilerden isim hakkı adı altında yüksek meblağda para talebinde bulunulduğu ve ödemelerin banka kanalıyla değil taşınır veya taşınmaz malların bedelsiz devri şeklinde gerçekleştirildiği, İsim hakkı ödemesi olarak bedelsiz devralınan taşınır ve taşınmaz malların suçta işbirliği içerisinde olunan galerici ve emlakçılar üzerinden vergisel suçlara ve suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin kriminal faaliyetlere konu edildiği saplandı.

Neslim Güngen ve İnanç Güngen, tarafından yönetilen şirketler arasında gerçeğe aykırı sözde ticari faaliyetlere konu sahte fatura kesildiği, şirketler arasında hesap hareketlerinin toplam hacminin 1.5 Milyar TL olduğu, bu olağan akışa aykırı hareketliliğin suçtan elde edilen gelirin aklanmasına yönelik olduğu anlaşıldı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kara-para-aklama-ve-sahtecilik-operasyonunda-fenomenler-gozaltina-alindi/feed/ 0
HÜDA-PAR’ın kanun teklifi genel kurul gündemine alındı https://www.haber60.com.tr/huda-parin-kanun-teklifi-genel-kurul-gundemine-alindi/ https://www.haber60.com.tr/huda-parin-kanun-teklifi-genel-kurul-gundemine-alindi/#respond Tue, 09 Jul 2024 23:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38272

Dava Partisi’nin (HÜDA-PAR) ‘Türk Ceza Kanunu, Türk Vatandaşlığı Kanunu ve Aile ve Gençlik Fonu Kurulması Hakkında’ kanun teklifinin genel kurul gündemine alınması kabul edildi. Teklifin içeriğinde, Türk – İsrail çifte vatandaşı olan kişilerin İsrail ordusuna katılarak savaş suçu işlediği ve bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılması, mal varlıklarına el konulmasını içeriyor.

TBMM Genel Kurulu, ‘Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifini’ görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı. Parti gruplarının Meclis Başkanlığı’na sunduğu araştırma önergelerinin ardından Hür – Dava Partisi’nin, ‘Türk Ceza Kanunu, Türk Vatandaşlığı Kanunu ve Aile ve Gençlik Fonu Kurulması Hakkında’ kanun teklifinin genel kurul gündemine alınması kabul edildi. Teklifin içeriğinde, Türk – İsrail çifte vatandaşı olan kişilerin İsrail ordusuna katılarak savaş suçu işlediği ve bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılması, mal varlıklarına el konulmasını içeriyor. Kanun teklifinin gerekçesini açıklamak üzere kürsüye çıkan Hür-Dava Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Zekeriya Yapıcıoğlu, “Maalesef Türk vatandaşlığına sahip binlerce kişi de siyonist İsrail’in Gazze’deki soykırım suçuna fiilen iştirak ediyor. Türkiye Cumhuriyeti pasaportu taşıyan en az 4 bin kişinin Gazze’ye giderek soykırım suçuna fiilen iştirak ettiği bilgisi basına yansıdı. Türkiye pasaportu taşıyan ve siyonist İsrail hedefleri için askerlik yapanların toplam sayısı ise bunun çok daha üzerinde. Gazze’de ve dünyanın herhangi bir yerinde kadınları, çocukları, bebekleri vahşice katleden bu suretle bütün insanlığa karşı suç işleyen soykırımcı katillerin daha sonra Türkiye’ye gelip hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmeleri kabul edilemez. Bilindiği üzere Türkiye Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesini, 23 Mart 1950 tarih ve 5630 sayılı kanunla onaylamıştır ve bu sözleşmede taraf olmakla soykırımı önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt etmiştir. Bu sözleşmenin 5’nci maddesine göre; sözleşmeci devletler bu sözleşmenin hükümlerine etkinlik kazandırmak ve özellikle soykırımdan suçlu bulunan kimselere etkili cezalar verilmesini sağlamak için kendi anayasalarında öngörülen usulü uygun olarak gerekli mevzuatı çıkarmayı taahhüt eder” ifadelerini kullandı.

‘SOYKIRIM SUÇUNA BULAŞANLAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞINDAN ÇIKARILSIN’

Yapıcıoğlu, soykırım suçunun Türk Ceza Kanunu’nun 76 ve 77’nci maddelerinde tanımlandığını belirterek, “Ancak bu suçlar yurt dışında bir yabancı tarafından, başka bir yabancıya karşı işlenmiş ise sadece Adalet Bakanlığı’nın talebi üzerine, Türkiye’de cezai tahkikata başlanabilmektedir. Uluslararası siyasi dengeler gözetilerek münhasıran Adalet Bakanına verilen soruşturma talep etme yetkisinin, TBMM’ye verilmesi, yargı makamlarının millet adına karar verdiği de düşünüldüğünde isabetli olacaktır. Bu anlamda soruşturma açılmasını talep etme yetkisinin salt yürütme eliyle değil, yasama organı eliyle de kullanılması, suçluların siyasi mülahazalarla yargılanmaktan kurtulması sonucunu engelleyebilecektir. Gerektiğinde savaş kararı alma, yurt dışına asker gönderme ve barış anlaşmalarını onaylama yetkisi olan Meclis’in, soykırım ile insanlığa karşı suçların önlenmesi ve cezalandırılması konusunda da soruşturma talep etme yetkisine sahip olması gerekir. Genel Kurul gündemine alınması oylarınıza sunulacak olan kanun teklifimiz, dünyanın neresinde olursa olsun hangi dine ve hangi millete mensup olursa olsun; soykırım suçunu işleyen katillerin suçu kime karşı işlediklerine de bakılmaksızın Türkiye’de yargılanıp cezalandırılmasını, çifte vatandaşlığı olanlara yapılan, ‘Yurda dön’ çağrısına rağmen 3 ay içinde dönmeyenlerin vatandaşlıklarının kaybettirilmesini ve bu nedenle vatandaşlıkları kaybettirilen kişilerin mal varlıklarına el konularak aile ve gençlik fonuna aktarılmasını öngörmektedir” diye konuştu.

‘SAVCILIĞA ‘SORUŞTURMA AÇ’ DEME YETKİMİZ YOK’

Kanun teklifi ile ilgili söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “Son derece önemli ve hassas bir konuyu konuşuyoruz. Söz konusu haberi biz de gördük, geçen hafta gündeme gelmişti. Tabi burada 45 günlük bekleme süresini nasıl bekledi onu bilmiyorum. Çünkü geçen haftaki bir mesele bu. Elbette Gazze’de yapılan soykırıma varan insanlık dışı katliamı, ‘İnsanım’ diyen hiç kimse kabul edemez. Herkes buna en üst seviyeden karşı çıkar. Bu ülkenin insanları da, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da istisnasız buna karşı çıkacaktır, diye düşünüyorum. Ama önü arkası belli olmayan delillerin, desteklenmiş bir haber üzerinden gelip burada bir konuşma yapmayı da doğru bulmuyorum. Türkiye bir hukuk devleti, Türkiye’de İçişleri Bakanlığı var, Türkiye’yi AKP yönetiyor hatta sayın milletvekili o AKP sıralarında oturuyor. Meclis olarak savcılığa, ‘Bir soruşturma aç deme’ yetkimize ihtiyaç yok. Bizim görevlerimiz belli ama Türkiye’de eğer savcı varsa eğer kolluk varsa Türkiye yönetiliyorsa; eğer Türkiye’den birileri kalkıp, Türkiye Cumhuriyeti pasaportu ile gidip Gazze’de insanlık suçu işliyorlarsa zaten çoktan harekete geçmiş olması gerekir. Eğer değilse, birileri bulanık suda balık avlıyordur, birileri halkı kin ve nefret üzerinden tahrik ediyordur bu da çok tehlikelidir. Dolayısıyla hukuka, adalete en azından Türkiye’nin kolluk güçlerine inanmak zorundayız. Bu yasamanın işi değildir ama eğer kaygıları varsa bu sözleri AKP grubuna, saraya ve Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı’na söylemeliler. Yanlış yerde konuşuyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

‘MİLLETİMİZİN KABUL EDEBİLECEĞİ BİR DAVRANIŞ DEĞİLDİR’

Saadet Partisi adına söz alan Grup Başkanvekili Bülent Kaya ise kanun teklifini desteklediklerini vurgulayarak, “İsrail’in soykırım suçu işlediği uluslararası hukuk tarafından da kayıt altına alındığı bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herhangi bir kişinin bu soykırım suçuna iştirak etmesi milletimizin asla kabul edebileceği bir davranış değildir. Dolayısıyla elbette ilgili kişilerin bu soykırım suçuna iştirak edip etmediği bir yargılama sonucunda ortaya çıkmış olacaktır. Biz de bu kanun teklifini desteklediğimiz ve evet oyu vereceğimizi grubumuz adına da ifade etmiş oluyoruz” dedi.

‘ÖNERGE KABUL EDİLDİ’

Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu gündemine alınıp alınmamasına ilişkin oylama yaptı. Yapılan oylama sonucunda teklif kabul edilerek Meclis gündemine alındı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/huda-parin-kanun-teklifi-genel-kurul-gundemine-alindi/feed/ 0
Mısır’da Yasa Dışı Tarihi Eser Kazıcılığı İle İlgili Cinayet Şoku https://www.haber60.com.tr/misirda-yasa-disi-tarihi-eser-kaziciligi-ile-ilgili-cinayet-soku/ https://www.haber60.com.tr/misirda-yasa-disi-tarihi-eser-kaziciligi-ile-ilgili-cinayet-soku/#respond Tue, 09 Jul 2024 04:39:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38148 Mısır’da elleri kesilerek öldürülen 8 yaşındaki bir oğlan çocuğunun cansız bedeninin bulunması ülkede şok etkisi yarattı ve öfkeye neden oldu. Olayı araştıran savcılar, cinayetin yasa dışı tarihi eser kazıcılığı ile ilgili olduğunu öne sürdü.

Babası Abu El Vafa dört gündür kayıp olan çocuğu Muhammed’in cesedini Yukarı Mısır’da bulunan Asyıt şehrindeki bir tarım arazisinda buldu.

Polis cinayetle ilgili çocuğun akrabası olan üç erkek kardeşi gözaltına aldı.

Savcılığın paylaştığı açıklamaya göre, şüphelilerden ikisi, yasa dışı bir kazıda antik Mısır hazinelerine ulaşmak isteyen bir maden arayıcısına çocuğun ellerini satmak için cinayeti işlediklerini söylediler.

‘Yalnız başına oturup ağlıyorum’

BBC Arapça Servisi’ne konuşan Abu El Vafa, “Oğlum Muhammed’le tüm anılarımı hatırlıyorum. Ne zaman yalnız kalsam ağlıyorum ve bu duruma dayanamıyorum. Her gün işten dönmemi beklerdi” diye anlatıyor.

Baba El Vafa, oğlu Muhammed’e kötü bir şey olabileceğini düşünmediğini çünkü “köydeki herkesin onu çok iyi tanıdığını” söylüyor.

El Vafa, “Polis soruşturması sonrası, oğlumun kendi kuzenleri tarafından, onunla oyun oynayan, hatta kaybolduğunda benimle beraber onu arayan akrabalarım tarafından öldürüldüğünü öğrendiğimde beynimden vurulmuşa döndüm” diyor.

Sosyal medyada öfke

Cinayet Mısır’da sosyal medyada da büyük bir infial yarattı.

Birçok kişi caydırıcı olması için suçluların ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.

Bazıları ise ebeveynleri, çocuklarının kimlerle vakit geçirdiğini takip ederek onları daha iyi korumaları yönünde uyardı.

Benzer suç vakaları

Mısır’da geçtiğimiz yıllarda başka benzer suçlar da işlendi.

Eylül 2021’de resmi gazetelerde, Yukarı Mısır’daki bir köyde genç bir adamın öldürüldüğü ve uzuvlarının kesildiğine ilişkin haberler yer aldı.

Yerel basındaki haberlere göre, genç adamın amcası, yengesi ve kuzenleri cinayeti işlediklerini itiraf ederek, gencin cansız bedenini, antik mezarlardan birinin açılması için bir ruha kurban ettiklerini söyledi.

2023’te de Gize’de bir kıza babasının gözü önünde tecavüz edildi ve suçlu adam Gize Suç Mahkemesi’ne sevk edildi. Şüpheli adam, evinin altındaki bir antik mezarı açmak için bir cin tarafından verilen emre itaat ettiğini öne sürdü.

Kızın babası tutuklandı ve hapishanede öldü. Şüpheli de bundan aylar sonra, hapis cezası verilmesinden birkaç gün önce öldü.

Sahte şeyhler ve hırs

Mısır’da antik hazineleri bulmak isteyenler tarafından insan hayatlarının feda edilmesi yaygın bir suç.

Mezarların, büyüleri bozmak için orada olan “şeyhlerin” önünde açılması gerektiğine dair bir inanış var.

Şeyh olduğunu iddia eden bu insanlar, antik mezarın koruyucusu olan ruhu çağırdıklarını öne sürüyorlar. Bunun karşılığında yüklü miktarda para ve kan feda edilmesini istiyorlar. Çoğu zaman bu bir hayvanın kanı oluyor ancak bazı “şeyhler” insan kanının, hatta “çocuk” kanının gerektiğini iddia ediyor.

‘Mısır uygarlıklarında bir karşılığı yok’

Antik Mısır uygarlıkları üzerine çalışan Kahire Üniversitesi’nden arkeoloji profesörü Dr. Ahmed Badran, bu suçların daha çok Yukarı Mısır’da, tarihi eser bularak hızlı yoldan zengin olmayı hayal edenler tarafından işlendiğini söylüyor.

Badran, “dolandırıcı şeyhler” adını verdiği bu kişilerin, evlerinin altında hazine ya da mezar olduğuna ikna ettiği bazı insanlara, muhafız ruh ya da “cinin” ancak insan kanı karşılığında mezarın kapısını açacağını söylediğini belirtiyor.

“Antik Mısırlılar hırsızlardan korumak için içinde hazine olan mezarları saklarlardı, ancak bu mezarları korumak için cin ya da ruhlardan yararlandıkları doğru değil” diyen Badran, tüm bilimsel ve arkeolojik kazıların “kan dökülmeden ve kurban verilmeden” gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Badran, halk arasında farkındalığın yükseltilmesi, daha katı cezalar getirilmesi ve sahte şeyhlerle mücadele edilmesi; medyanın da bu konuyu öne çıkarması çağrısında bulunuyor.

Yasalar ne diyor?

Mısır’da tarihi yapıt ve eserler yasalarla korunuyor.

Anayasa’nın 49. maddesinde, “devletin antik eserleri koruma ve muhafaza etme, bunların alanlarını gözetme, bakım ve onarımını yapma, el konulanları geri alma, kazılarını düzenleme ve denetleme” sorumluluğu olduğu belirtiliyor.

Mısır Ceza Kanunu’nun 42. maddesiyse; “Devlet mülkiyetinde olan herhangi bir eseri çalan, saklayan veya bu tür eserlerin kaçırılmasına yardım eden kişilere” 5-7 yıl arası hapis cezası, 3 bin ila 50 bin sterlin para cezası verileceğini öngörüyor.

Bazı hukukçular, yasa dışı arkeolojik kazılarla ilgili suçlar için özellikle cinayet vakalarında cezanın artık yeterli olmadığını düşünüyor.

Öte yandan Mısır yargısı bazı vakalarda Ceza Kanunu’nun diğer maddelerini uygulayarak daha ağır cezalar da vermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/misirda-yasa-disi-tarihi-eser-kaziciligi-ile-ilgili-cinayet-soku/feed/ 0
Bağcılar’da Gasp Sonucu Öldürülen Güvenlik Müdürü Hakkında Açıklamalar https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-gasp-sonucu-oldurulen-guvenlik-muduru-hakkinda-aciklamalar/ https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-gasp-sonucu-oldurulen-guvenlik-muduru-hakkinda-aciklamalar/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:09:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37911 BAĞCILAR’da, gaspçılar tarafından öldürülen güvenlik müdürü, emekli polis memuru Avşin Altuntaş’ın eşi Duygu Altuntaş ve eşinin erkek kardeşi konuştu. Altuntaş, “Görev yaparken akciğer kanseri olduğunu öğrendik, uzun bir süreçten geçtik. Biz kurtulduğumuzu düşündük. Emekli oldu, bize daha çok vakit ayıracağını düşünüyorduk çünkü emniyetin çalışma saatleri çok yoğundu. Herşeyimiz yarım kaldı” dedi. Avşin Altuntaş’ın eşinin erkek kardeşi Selçuk Öztürk, “Şüphelinin kız arkadaşı, ‘Bana yarın yüklü bir miktarda para lazım’ diyor. Bunun üzerine kişi, sabah uğradığı noktaya geliyor ve aracı görüp yaklaşıyor. Eniştem emekli polis olduğu için ‘Dur polis’ diyor ve havaya ateş ediyor. Şüpheli, bunu duymasına rağmen hedef gözetmeksizin 2 el ateş ediyor” diye konuştu.

Emekli polis memuru Avşin Altuntaş’ın hayatını kaybettiği saldırı anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Olay, 19 Haziran Çarşamba günü saat 05.00 sıralarında Mahmutbey’de bulunan bir inşaatın şantiyesinde yaşandı. İddiaya göre, güvenlik şefi Avşin Altuntaş’ın çalıştığı şantiyede 18 Haziran Salı günü hırsızlık olayı yaşandı. Altuntaş, ertesi gün şantiyede tedbir amaçlı iki güvenlik görevlisiyle araçla şantiye önünde beklemeye başladı. İş yerinde yaşanacak herhangi bir hırsızlığa karşı önlem amaçlı bekleyen Altuntaş ve 2 çalışana, silahlı 1 kişi yaklaştı. Şüphelilerden 23 yaşındaki Ekrem Erik, “Sizi öldürmeye geldim, sizi tanıyorum bana bu talimat yurtdışından geldi ama sizi vurmayacağım, cep telefonlarınızı bana verin” dedikten sonra silahla telefonları gasbederek kaçtı. Altuntaş ise şüphelileri korkutmak için havaya ateş açtı. Silah sesini duyan Erik, geri dönüp araçtakilere ateş açtı. Açılan ateş sonucu emekli polis memuru Avşin Altuntaş göğsünden vuruldu. Erik olay yerinden yanındaki Fikret Tunç ile kaçarken, yaralanan Altuntaş hayatını kaybetti. Olayın ardından Cinayet Büro Amirliği ekipleri şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda saldırganın 23 yaşındaki Ekrem Erik olduğu tespit edildi. Polis ekipleri şüphelilerin Bağcılar’da saklandığı eve operasyon düzenledi. Saldırıda kullanılan silahla yakalanan 2 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

SALDIRGANLAR SUÇ MAKİNESİ ÇIKTI

Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde sorgulanan şüphelilerden Ekrem Erik’in çeşitli suçlardan poliste 21 ayrı suç kaydı olduğu ve ilk suçu 15 yaşında işlediği, Fikret Tunç’un ise, poliste 10 suç kaydı olduğu öğrenildi. İşlemlerin ardından 2 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“KANSERİ YENDİ; EMEKLİ OLDU”

Avşin Altuntaş’ın eşi Duygu Altuntaş Öztürk, “Eşim Kasım 2023’te emekli oldu. Bir süre dinlendi, bu süreçte de kayınbabamı yani babasını kaybetti. Annesiyle ve çocuklarıyla bir süre ilgilendi. Ardından Mayıs ayında işe başladı. Bir ay 20 gün gibi bir çalışma hayatı oldu burada da. Bir gün öncesinde güvenlik arkadaşlarından biri aradı ve kalktı gitti. Akşam üzeri kaçta çıkacağını sormak için aradım. Gece gelmek istemediğini ve oradaki diğer güvenliklerin de silahları olmamaları nedeniyle, ‘Bu gece kalacağım, çocukları yalnız bırakmak istemiyorum’ dedi. Gece 01.00 gibi aradığımda, ‘Birşey yok, çocuklarla bekliyoruz’ dedi. Biz de olayı sabah öğrendik. Emniyetimiz yalnız bırakmadılar, hastane sürecinde de çok yanımızda oldu arkadaşları. Alınan kişilerin 21 ayrı suç dosyaları var, tacizinden, uyuşturucu satıcılığına, gasptan, hırsızlığa. Bu insanlar nasıl salınabiliyor? Bir çocuk baklava çalıyor diye yıllarca yatabiliyor, cebinde kendi kullandığı uyuşturucu yakalandığı için yıllarca hapis yatabiliyor; ama ülkemizde suç kaydı olanlar var. Belki emniyet, dosyaları koymaya yer bulamıyor ama adalet sistemi bu insanları nasıl dışarıda barındırabiliyor ‘ Ben bu kişilerin ailesine de sormak istiyorum; 15 yaşında senin çocuğun suça karışmış, siz nasıl evlat yetiştiriyorsunuz’ Bunlar nasıl aileler? Ben ailesinden de şikayetçiyim. 4-5 yıl önce eşim Arnavutköy Emniyetinde görev yaparken akciğer kanseri olduğunu öğrendik, uzun bir süreçten geçtik. Biz kurtulduğumuzu düşündük, bizim yeniden hayallerimiz oldu. Emekli oldu, bize daha çok vakit ayıracağını düşünüyorduk çünkü emniyetin çalışma saatleri çok yoğundu. Herşeyimiz yarım kaldı” şeklinde konuştu.

“İKİNCİ KURŞUN GÖĞSÜNE GELİYOR”

Avşin Altuntaş’ın eşinin erkek kardeşi Selçuk Öztürk ise, “Olay gününden 1 gün önce bir hırsızlık olayı meydana geliyor. İkinci gün şantiye alanını görebilecek şekilde iki güvenlik personeliyle beraber bir aracın içinde beklemeye başlıyorlar. Öncesinde sabah saatlerinde alkollü kişiler, olay yerine geliyor. Burası gençlerin takıldığı bir noktaymış. Sabah saatlerinde musallat olan 5-6 kişiyi kovmuş. Akşam saatlerinde ise alkol ve uyuşturucu madde alıp uygulama üzerinden taksi çağırıyorlar. Ardından taksiyi de gasp edip gezmeye başlıyorlar. O sırada bir bayanla görüşüldüğünü öğrendik, taksiciden. Şüphelinin kız arkadaşı, ‘Bana yarın yüklü bir miktarda para lazım’ diyor. Bunun üzerine kişi, sabah uğradığı noktaya geliyor ve aracı görüp yaklaşıyor. Diğer kişi de taksiciyi bekliyor, taksicinin birilerini aramasına müsaade etmiyor. Araca gidiyor, ‘Bana yurtdışından talimat geldi, sizi öldürmem için ama ben sizi öldürmeyeceğim’ deyip cep telefonlarını alıyor, şifrelerini istiyor. Ardından olay yerinden ayrılıyor. O esnada eniştem emekli polis olduğu için ‘Dur polis’ diyor ve havaya ateş ediyor. Şüpheli, bunu duymasına rağmen hedef gözetmeksizin 2 el ateş ediyor, ikinci kurşun göğsüne geliyor” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-gasp-sonucu-oldurulen-guvenlik-muduru-hakkinda-aciklamalar/feed/ 0 Sivas’ta Patates Tarlası Tartışması Kanlı Bitti: İndirimlerle 2,5 Yıl Hapis Cezası https://www.haber60.com.tr/sivasta-patates-tarlasi-tartismasi-kanli-bitti-indirimlerle-25-yil-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/sivasta-patates-tarlasi-tartismasi-kanli-bitti-indirimlerle-25-yil-hapis-cezasi/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:03:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37905

SİVAS’ta Mesut Özer’i (32), patates tarlasının kiralanması konusunda çıkan tartışmada tabanca ile sırtından vurarak yaraladıktan sonra yerde de darbeden 2 sanıktan İsmail Akın (31) ve Ruşen Yıldız’a (46) ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan uygulanan indirimlerle 2,5 yıl hapis cezası verildi. ‘Silahla tehdit ve mala zarar verme’ suçlarından 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan Mesut Özer, “Beni darbedip sırtımdan vurdular. Ben bir hafta yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdim. Vurulduğum halde onlara benden daha az ceza verildi” derken, gerekçeli kararda,

sanıklara haksız tahrik ve cezaların gelecekleri üzerindeki olası etkileri ile duruşmada gözlemlenen olumlu halleri dikkate alınarak indirim yapıldığı belirtildi.

Olay, 20 Mayıs 2023 tarihinde Hafik ilçesine bağlı Çınarlı köyünde meydana geldi. İstanbul’da yaşayan Mesut Özer ile Ruşen Yıldız ve İsmail Akın, tatil için ayrı araçlarla Çınarlı’ya geldi. Ruşen Yıldız ve İsmail Akın, patates tarlalarının kiralanması nedeniyle aralarında bir süredir husumet bulunan Mesut Özer’i gece saatlerinde telefonla arayarak konuşmak için çağırdı. Bir süre konuşan taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile Ruşen Yıldız, iddiaya göre Mesut Özer’e kafa attı. İkili arasında yaşanan kavga sırasında ise Yıldız’ın yanında bulunan İsmail Akın, montunun sağ cebine sakladığı tabancayı çıkararak, Mesut Özer’in sırtına 2 el ateş etti. Yere düşen Özer’i, İsmail Akın ile Ruşen Yıldız uzun süre darbetti. Şüpheliler daha sonra araçla kaçtı. Yaşanan o anlar ise köydeki güvenlik kamerasına yansıdı. Köylülerin yardımıyla Mesut Özer, ağır yaralı olarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü. Burada 1 hafta yoğun bakımda tedavi altına alınan Özer, hayati tehlikeyi atlattıktan sonra taburcu edildi.

Olaydan sonra kaçan şüpheliler, 4 Ağustos’ta teslim oldu ve çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı. Şüpheliler için ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan Sivas Adliyesi 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Şüphelilerin, 12 Ağustos’ta avukatları aracılığıyla yaptıkları başvuru sonrası tahliyelerine karar verildi. Savcılığın itirazıyla yeniden tutuklanan Yıldız ve Akın, 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Ruşen Yıldız ile İsmail Akın, evlerinin önünde tabancayla ateş açılması ve küfür sonrasında olayın gerçekleştiğini belirterek, haksız tahrik gerekçesi ile tutuksuz yargılanma talep etti. Mahkeme tarafından suç vasfının değişme ihtimali ve haksız tahrik gerekçesi ile Ruşen Yıldız ve İsmail Akın, 2’nci kez tahliye kararıyla serbest bırakıldı.

‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan yargılanan İsmail Akın ve Ruşen Yıldız uygulanan indirimlerle 2,5 yıl hapis cezasına çarptırılırken, ‘Silahla tehdit ve mala zarar verme’ suçlarından yargılanan Mesut Özer’e ise 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası verildi.

‘BANA ONLARDAN FAZLA CEZA VERDİLER’

Kendisini vuranlardan daha çok ceza aldığını söyleyen ve adalet istediğini belirten Mesut Özer, “Ruşen Yıldız beni telefonla arayarak çağırdı. Benimle bir süre konuştuktan sonra darbetmeye başladı. Daha sonra da yanındaki tetikçiye beni vurdurttu. Ben 1 hafta yoğun bakımda yaşam mücadelesi geçirdim, 80 santim bağırsağım alındı. Sırtımdan ameliyat oldum ve kalçamda da platin var. Bunlar ise 3 ay firar gezip, ifade bile vermediler. Buna rağmen iddianame düzenlendi. İddianame usulsüzce düzenlendi. Yalancı şahitlerin ifadeleriyle düzenlenmiş bir iddianame oldu. Beni darbedip sırtımdan vurdular. Ben bir hafta yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdim. Vurulduğum halde onlara benden daha az ceza verildi. Bana onlardan daha fazla ceza verdiler. Adaletin tecelli etmesini istiyorum” dedi.

‘BİZ KENDİMİZİ SAVUNDUK’

Olay gününü anlatan Ruşen Yıldız, “Sivas’a ailelerimizi ziyarete gelmiştik. Bahçede annem, yengem, amcam, amcamın oğlu ve İsmail olacak şekilde oturuyorduk. Oturduğumuz sırada bir anda hakaret ve tehdit içeren sözlerle birlikte silah sesi duyup baktığımda Mesut ve Eyüp’ü gördüm. Ateş edenin kimin olduğunu görmedim. Ses tonunu tanıdığım için Mesut’u aradım. Neden evin önünde ateş ettiğini sordum ve ‘Bu köyün parasını size yedirmeyeceğim, ben yiyeceğim, hepinizi öldüreceğim’ diyerek tehdit etti. Daha sonrada köy meydanın da karşılaştık. Burada da Mesut yine hakaret ve tehditlerine devam etti. Bende darbetmeye başladım. Bu sırada ben tabancamı eve bırakmıştım, İsmail’in de bıraktığını sanıyordum. Mesut’u darbettiğimiz sırada İsmail tabancasını çıkarıp, 2 el ateş ettiğini söyledi. Biz kendimizi savunduk. Böyle olsun istemezdik” diye konuştu.

İsmail Akın ise “Öldürme kastım olsaydı eylemime ve ateş etmeye devam ederdim. Silahı eve bıraktığım haliyle teslim ettik. Silaha olaydan sonra mermi ekleme ya da çıkarma da yapmadım” ifadelerini kullandı.

GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Davanın gerekçeli kararı açıklandı. Kararda Ruşen Yıldız ve İsmail Akın tabanca kullanarak hayati tehlike oluşacak şekilde yaralamaya neden oldukları için 6 yıl hapis cezasına çaptırıldığı, sanıkların eylemlerini, diğer sanık Mesut Özer’den kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışın etkisi altında gerçekleştirdikleri anlaşıldığından haksız tahrike konu eylemin sanıklarda meydana getirdiği hiddet de dikkate alınarak cezalarının TCK’nın 29’uncu maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirilerek 3’er yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, katılan sanıklara verilen cezaların gelecekleri üzerindeki olası etkileri ile duruşmada gözlemlenen olumlu halleri dikkate alınarak TCK’nın 62/1’inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 2,5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği belirtildi. Mesut Özer ile ilgili ise ‘Silahla birden fazla kişiyi tehdit, mala zarar verme’ ve bunu zincirleme olarak yaptığı suçunu işlediği gerekçesiyle 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çaptırıldığı kaydedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sivasta-patates-tarlasi-tartismasi-kanli-bitti-indirimlerle-25-yil-hapis-cezasi/feed/ 0
Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütüyle Bağlantılı Gizli Tanık Soruşturması Kapsamında 11 Kişi Hakkında İddianame Kabul Edildi https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutuyle-baglantili-gizli-tanik-sorusturmasi-kapsaminda-11-kisi-hakkinda-iddianame-kabul-edildi/ https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutuyle-baglantili-gizli-tanik-sorusturmasi-kapsaminda-11-kisi-hakkinda-iddianame-kabul-edildi/#respond Sat, 06 Jul 2024 04:00:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37676 Ayhan Bora Kaplan suç örgütüyle bağlantılı olan “Gizli tanık” soruşturması kapsamında 6’sı emniyet mensubu 11 kişi hakkında düzenlenen iddianame, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, emniyet mensubu sanıkların, gizli tanığın gözaltına alınmasını engellemek amacıyla usulsüz yöntemler kullandığı ve soruşturma bilgilerini sızdırdığı belirtildi. İddianamede, sanıklar hakkında çeşitli suçlamalarla cezalar talep edildi.

11 SANIK HAKKINDAKİ İDDİANAME KABUL EDİLDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, eski Şube Komiserleri Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca ve Metehan İlkyaz ile Nurullah Özgür Kopuk, Ramazan Kubat, Adem Kaçan, Mustafa Çotuk ve Erdoğan Sertçelik hakkında iddianame düzenlenerek Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

Mahkeme, 11 sanık hakkındaki iddianamenin kabulüne karar vererek ilk duruşma tarihini 18 Temmuz olarak belirledi.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının gizli tanığı Serdar Sertçelik’in sosyal medya hesabından paylaştığı ses kayıtlarında Öner, Çelik, Demircan ve Gültekin hakkında çeşitli iddialarda bulunduğu, bunun üzerine resen soruşturma başlatıldığı ifade edildi.

“GÖREV YETKİLERİ OLMADIĞI HALDE KORUYUCU TAVIR TAKINDILAR”

Çelik, Öner, Demircan, İlkyaz, Karaca ve Gültekin’in, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturmada adli kolluk olarak görev aldıkları aktarılan iddianamede, dosya şüphelilerinden Sedar Sertçelik’i bu nedenle tanıdıkları belirtildi.

İddianamede, bu sanıkların, “Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması aşamasında hakkında gizli tanıklık kararı dahi alınmadan önce tüm soruşturma süreci boyunca görev ve yetkileri olmadığı halde koruyucu tavır takındıkları” kaydedildi.

USULSÜZ DOKTOR RAPORU TEMİN EDİLDİ

Sertçelik’in, soruşturma kapsamında 24 Kasım 2023’te ikinci kez gözaltına alınması kararı üzerine tutuklanacağını düşünmesi sebebiyle “hakkındaki soruşturmayı ve yargılamayı sonuçsuz bırakmak” amacıyla yurt dışına çıkma planı yaptığı anlatılan iddianamede, emniyet mensubu sanıkların, “Gözaltı kararının uygulanmasını önlemek amacıyla 20 Kasım 2023’te ateşli silahla yaralanan Serdar Sertçelik’in bu yaralanması sebebiyle gözaltına alınamayacağına dair ilgili hekimi yönlendirdikleri ve usule uygun olmayan bir doktor raporu temin ettikleri belirlenmiştir.” denildi.

Rapor sayesinde Sertçelik’in gözaltına alınması kararının yerine getirilmediği anlatılan iddianamede, 27 Kasım 2023’te bu kez gözaltına alınmaksızın mevcutlu olarak hazır edilmesi talimatı sonrasında hakkındaki “konutu terk etmeme adli kontrol kararı” olmasına rağmen bunu ihlal ederek kaçtığı bildirildi.

“Sertçelik’in, yurt dışına gideceğini doğrudan şüpheliler Ufuk Gültekin ile Gökhan Karaca’ya beyan ettiği” aktarılan iddianamede, “Dolayısıyla bu durumdan sıralı amirler olan şüpheliler Şevket Demircan, Kerem Gökay Öner ve Murat Çelik ile aynı büroda görevli olup Serdar Sertçelik’in Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturması kapsamında konutunda bulunup bulunmadığı hususunda kontrolünden sorumlu olan komiser rütbesindeki şüpheli Metehan İlkyaz’ın da haberdar olduğu” kaydedildi.

Sanıklar Öner ile Demircan’ın 29 Kasım 2023’teki tespit edilen yazışmalarına göre Sertçelik’in Ankara’dan ayrılarak İstanbul’a gittiği yönünde mesajlaştıkları belirtilen iddianamede, şu ifadeler yer aldı:

“Serdar Sertçelik’in bulunamadığına dair tutanak tutularak adli makamları yanıltma ve Serdar Sertçelik’i koruyup kayırma amacıyla bu yönde birlikte karar aldıkları, Sertçelik’in kolluk tespitlerine göre 4 Aralık 2023’te yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmasının akabinde şüpheliler Murat Çelik, Kerem Gökay Öner, Şevket Demircan, Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin’in, görev ve yetkileri olmadığı halde usulsüz şekilde Serdar Sertçelik ile irtibat kurmaya devam ettikleri, birden fazla kez telefonla görüşüp kayda aldıkları anlaşılmıştır.”

“NASIL İFADE VERECEĞİ YÖNÜNDE YÖNLENDİRİLDİLER”

İddianamede, sanıkların, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam eden Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında Sertçelik’i nasıl ifade vermesi gerektiği yönünde yönlendirdikleri bildirildi.

İddianamede, “Serdar Sertçelik’in de kendisine yapılan bu yönlendirmeleri kabul ettiğine dair görüşme içerikleri çözümlerine göre beyanlarının mevcut olduğu, bu hususta aynı birimde ve aynı soruşturma kapsamında adli kolluk olarak görev alan şüpheliler Murat Çelik, Kerem Gökay Öner, Şevket Demircan, Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin ile şüpheli Nurullah Özgür Kopuk’un iştirak halinde hareket ettikleri anlaşılmıştır.” tespiti yer aldı.

“GİZLİ TUTULMASI GEREKEN SORUŞTURMA BİLGİLERİNİ VERDİLER”

İddianamede, sanıkların, soruşturma kapsamında gizli tutulması gereken adli talimat ve kararlar hakkında bilgi vererek, soruşturmanın selametini tehlikeye düşürdükleri ifade edildi.

Şevket Demircan’ın talimatı üzerine Kerem Gökay Öner ile Murat Çelik’in bilgisi dahilinde teknik araçlarla izleme adına “koruma tedbir kararı” olmamasına rağmen Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü teknik bürosundaki bir ses kayıt cihazının da hukuka aykırı şekilde dışarı çıkararak kullanıldığı anlatılan iddianamede, “Görevleri gereği vakıf oldukları başka adli olaylarla ilgili olarak verilen bir takım talimat ve kararları açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir kişiyle de paylaştıklarının belirlenmiştir.” tespitine yer verildi.

İddianamede, bu sanıkların, “adli görevi kötüye kullanma”, “göreve ilişkin sırrın açıklanması”, “tanığı etkilemeye teşebbüs” ve “suçluyu kayırma” suçlarını işlediği belirtildi. Sanıklar Adem Kaçan, Mustafa Çotuk, Ramazan Kubat ve Erdoğan Sertçelik’in ise Serdar Sertçelik hakkında konutu terk etmeme adli kontrol kararı bulunduğunu bilmelerine rağmen iştirak halinde kaçmasına yardım ettikleri kaydedildi.

İSTENEN CEZALAR

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Öner hakkında, “görevi kötüye kullanma”, “göreve ilişkin sırrın açıklanması” ve “suçluyu kayırma” suçlarından 2 yıldan 11 yıla, emniyet mensubu diğer sanıklar Çelik, Demircan, Gültekin, İlkyaz ve Karaca’ya ise aynı suçların yanı sıra “tanığı etkilemeye teşebbüs” suçundan 4’er yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası verilmesi talep ediliyor.

Diğer sanıklardan Kopuk’a, “tanığı etkilemeye teşebbüs” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenen iddianamede; Kaçan, Çotuk, Kubat ve Serdar Sertçelik’in babası Erdoğan Sertçelik’in ise “suçluyu kayırma” suçundan 6’şar aydan 5’er yıla kadar hapse mahkum edilmesi talep ediliyor.

Başsavcılıkça, Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlığı altındaki 316. maddesinde düzenlenen “suç için anlaşma” suçundan yürütülen soruşturmanın ise daha önce ayrılarak başka bir soruşturma numarası altında yürütülmesi kararlaştırılmıştı.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının sanığı olan ve kırmızı bültenle aranırken Macaristan’da yakalanan Serdar Sertçelik hakkındaki soruşturma da savunmasının alınamaması nedeniyle ayrılmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutuyle-baglantili-gizli-tanik-sorusturmasi-kapsaminda-11-kisi-hakkinda-iddianame-kabul-edildi/feed/ 0
TÜRKİYE GENELİNDE 1065 ŞAHIS GÖZALTINA ALINDI https://www.haber60.com.tr/turkiye-genelinde-1065-sahis-gozaltina-alindi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-genelinde-1065-sahis-gozaltina-alindi/#respond Sat, 06 Jul 2024 02:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37603

‘TÜRKİYE GENELİNDE 1065 ŞAHIS GÖZALTINA ALINDI’

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ziyaretinin ardından AFAD İl Müdürlüğü’nde düzenlenen değerlendirme toplantısına katıldı. Yaklaşık 3,5 saat süren toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, “30 Haziran günü, Kayseri’de çirkin bir olay yaşandı. Bunun üzerine Kayseri’de bazı eylemler meydana geldi. Bu olaylar sonrası 855 şahıs gözaltına alındı. Bunların 13’ü tutuklandı, 145’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Kayseri’de gözaltına alınan şahıslardan 468’inin 50 farklı suçtan adli kaydı bulunuyor. Bu suçlar arasında ‘göçmen kaçakçılığı’, ‘kasten yaralama’, ‘yağma’, ‘hırsızlık’, ‘cinsel istismar’, ‘tehdit-hakaret’, ‘uyuşturucu, mala zarar verme’, ‘dolandırıcılık’ ve şantaj gibi suçlar da var. Türkiye genelinde ise benzer olaylar nedeniyle toplam 1065 şahıs gözaltına alındı. Bunların 28’i tutuklandı, 187’si hakkında adli kontrol kararı verildi” diye konuştu.

‘PROVOKATİF PAYLAŞIM YAPTIĞI DEĞERLENDİRİLEN 189 HESAP YÖNETİCİSİ TESPİT EDİLDİ’

Göçmen konusuna değinen Bakan Yerlikaya, “Özellikle sosyal medyada provokasyona yönelik bir süreç yaşanıyor. Bot hesaplar tarafından manipülatif, olumsuz ve gerçek dışı paylaşımlar yapılıyor. Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın Güvenlik Daire Başkanlığımız ile koordineli yaptığı çalışmalar sonrası Kayseri’deki olaylarla ilgili provokatif ve dezenformasyon içerikli paylaşım yaptığı değerlendirilen 6’sı yurt dışında olmak üzere toplam 189 hesap yöneticisi tespit edildi. 108 şahıs yakalandı. Bunlardan 12’si tutuklandı. Gözaltındaki 6 şahsın işlemleri devam ediyor, 38 adli kontrol, 52 kişi de serbest” dedi.

‘YABANCI DÜŞMANLIĞINA ASLA MÜSAADE ETMİYORUZ’

Bakan Yerlikaya, devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımızın da defaatle ifade ettikleri gibi göç konusunu, inancımıza, medeniyet değerlerimize, uluslararası hukuka uygun şekilde yönetiyoruz. Milletimizin sicilinde olmayan yabancı düşmanlığına, nefret söylemine asla ama asla müsaade etmiyoruz. Dün akşam yabancı düşmanlığı ve nefret söylemi yayarak, iç karışıklık yaratmaya çalışanların ortaya çıktıklarını gördük. Kimi sosyal medya hesaplarından, çocukları kullanarak perde arkasından ‘ayaklanma çıkarmaya başlıyoruz’ türünden mesajlar yayınladılar. Aynı hesaplardan; geçici koruma altındaki Suriyelilerin kimlik bilgilerinin yayınlandığını da tespit ettik. Sosyal medyada paylaşılan verileri, bu sabaha kadar uzmanlarımız inceledi. İlk tespitlerimize göre, paylaşılan kimlik bilgileri 8 Eylül 2022 tarihinden önceki veriler. Göç İdaresi Başkanlığımızın bu tarihten sonra yaptığı güncel verilerinin bu bilgilerde olmadığını tespit ettik. Konuyla ilgili mülkiye müfettişlerini görevlendirdik. Ayrıca Göç İdaresi Başkanlığımız da Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyor.”

‘KAYSERİ’DE 96 BİN 610 DÜZENLİ GÖÇMEN BULUNUYOR’

Bakan Yerlikaya, “Kayseri’de bugün itibarıyla 96 bin 610 düzenli göçmen bulunuyor. Bunların 83 bin 142’si geçici koruma altındaki Suriyeliler, 6 bin 72’si ikamet izni olanlar, 7 bin 396’sı ise uluslararası koruma kapsamında kalanlar. 1 Haziran 2023-1 Temmuz 2024 tarihleri arasında ilimizde, göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik 28 operasyon yapıldı. Bu operasyonlar sonucu 35 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. 3 kişi tutuklandı. 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Aynı dönemde 1918 düzensiz göçmen yakalandı. Kayseri Geri Gönderme Merkezi’nden 3 bin 613 düzensiz göçmen sınır dışı edildi, diğerlerinin sınır dışı işlemleri devam ediyor” dedi.

‘İTİDALİ ELDEN BIRAKMAYALIM’

Vatandaşlara seslenen Bakan Yerlikaya, “Provokasyonlara gelmeyelim. İtidali elden bırakmayalım. Hukuk dışı yollarla insanlara, çevreye, mallara zarar vermeyelim. Devletimiz, güçlüdür. Güvenlik güçlerimiz tüm suç ve suçlularla mücadelesini dün olduğu gibi bugün de sürdürmektedir. Yüce Türk adaleti, suçlulara hak ettikleri cezaları vermektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi bu sinsi tuzağa düşmeyeceğiz. Irkçı vandallığa boyun eğmeyeceğiz. Bayrağımıza uzanan elleri kırdığımız gibi mazlumlara uzanan elleri de kırmasını biliriz. Düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle, suç ve suçlularla, provokatörlerle mücadelemizi en güçlü şekilde sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-genelinde-1065-sahis-gozaltina-alindi/feed/ 0
İstanbul’da 2024’ün ilk 6 ayında 99 suç çetesi çökertildi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-2024un-ilk-6-ayinda-99-suc-cetesi-cokertildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-2024un-ilk-6-ayinda-99-suc-cetesi-cokertildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 22:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37347

İSTANBUL Valisi Davut Gül, 2024’ün ilk 6 ayına ilişkin emniyet verilerini açıkladı. Vali Gül, “Güvenlik güçlerimiz İstanbul’da çok başarılı çalışmalara imza atıyor. Bu sayede 2024 yılının ilk 6 ayında 137 operasyonda 99 suç çetesi çökertildi. 2 bin 388 kişi yakalandı, 1.342 kişi tutuklandı, 532 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. 32 milyar 66 milyon lira değerinde mal varlığına el konuldu. Şehir eşkıyalarının hemşehrilerimizin huzurunu kaçırmasına izin verilmedi. Bundan sonra da verilmeyecek” dedi.

İstanbul Emniyet Değerlendirme Toplantısı Vali Davut Gül’ün katılımıyla İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya Vali Gül’ün yanı sıra Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ile Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu da katıldı. Toplantıda yılın ilk 6 ayına ilişkin emniyet verileri açıklandı.

“İLK 6 AYDA TERÖR ÖRGÜTLERİNE 2 BİN 122 OPERASYON YAPILDI, 4 BİN 466 ŞÜPHELİ YAKALANDI”

Sayısal verileri basın mensuplarıyla paylaşan Vali Davut Gül, “Bu yılın ilk 6 ayında terör örgütlerine karşı yapılan 2 bin 122 operasyonda 4 bin 466 kişi yakalandı, 393 kişi tutuklandı, 423 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. Sadece son iki ayda PKK/KCK’ya 86, FETÖ’ye 158, dini istismar eden terör örgütlerine 224, sol terör örgütlerine 5 operasyon düzenlendi. 985 kişi yakalandı, 78 kişi tutuklandı, 73 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. Kararlı mücadelemiz ve güvenlik güçlerimizin dikkati sayesinde biri bombalı biri silahlı olmak üzere 2 terör eylemi engellendi. Terörizmin finansmanı için kullanılan 337 bin 450 lira, 68 bin 875 dolar, 36 bin 880 euro ele geçirildi” dedi.

“ŞEHİR EŞKIYALARININ HEMŞEHRİLERİMİZİN HUZURUNU KAÇIRMASINA İZİN VERİLMEDİ”

Vali Gül, “Bir diğer önemli başlığımız organize suçlarla mücadele. Güvenlik güçlerimiz İstanbul’da çok başarılı çalışmalara imza atıyor. Bu sayede 2024 yılının ilk 6 ayında 137 operasyonda 99 suç çetesi çökertildi. 2 bin 388 kişi yakalandı, 1.342 kişi tutuklandı, 532 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. 32 milyar 66 milyon TL değerinde mal varlığına el konuldu. Son iki ayda yapılan 44 operasyonda 24 suç çetesi çökertildi. 11 milyar 22 milyon TL değerinde mal varlığına el konuldu. Şehir eşkıyalarının hemşehrilerimizin huzurunu kaçırmasına izin verilmedi. Bundan sonra da verilmeyecek” diye konuştu.

“SADECE DOLANDIRICILIK SUÇUYA İLGİLİ DERSİMİZE DAHA İYİ ÇALIŞMAMIZ GEREKTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Vali Gül asayiş olaylarına ilişkin ise, “Kişilere karşı işlenen en önemli 10 suçun yüzde 11, mal varlığına karşı işlenen en önemli 9 suçun ise yüzde 24 oranında azalması sağlandı. Bu suçlardan kişilere karşı işlenende aydınlatma oranımız yüzde 98, mal varlığına karşı işlenenlerde ise yüzde 78 oldu. Özellikle mal varlığına karşı işlenen suçların kırılımına baktığımızda geçen yılın aynı dönemine göre otodan hırsızlık yüzde 52, kapkaç yüzde 49, yankesicilik yüzde 46, evden hırsızlık yüzde 38 oranında düştü. Çeşitli suçlardan kimi beş, kimi on ve daha fazla yıldır aranan 94 bin 295 kişi yakalandı. Sadece dolandırıcılık suçuyla ilgili dersimize daha iyi çalışmamız gerektiğini görüyoruz. Hemşehrilerimizin bu konuda daha uyanık daha bilinçli olmasını rica ediyorum. Özellikle medyamızın bilinçlendirme çalışmalarına daha fazla destek vermesiyle bunun da üstesinden geleceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu.

“UYUŞTURUCU KONUSUNDAKİ MÜCADELEMİZ HEM ARZ HEM TALEP CEPHESİNDE DEVAM EDİYOR”

Gül, “Küresel bir sorun olarak gördüğümüz uyuşturucu ve madde bağımlılığı. Mücadelemize hem arz hem de talep cephesinde kararlılıkla devam ediyoruz. 2024 yılının ilk altı ayında ekranda gördüğünüz gibi imal ve ticarete yönelik 4 bin 683 operasyonda 7 bin 813 kişi yakalandı, 3 bin 319 kişi tutuklandı, 1.680 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandı. Kullanıcılığa yönelik operasyonlarda 26 bin 758 olayda 30 bin 360 kişi yakalandı, 59 kişi tutuklandı, 246 kişi adli kontrol tedbiri uygulandı. 12 tondan fazla uyuşturucu, 22 milyon 340 bin adet hap, 3 bin 132 kök kenevir ele geçirildi” dedi.

“TRAFİK KAZALARINDA 81 VATANDAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ, 18 BİN 702 VATANDAŞIMIZ YARALANDI”

Trafik yönünden düzenleme ve denetleme faaliyetleri hakkında da konuşan Vali Gül, “Günün 24 saati trafik akışı olan şehrimizde 5 bin 377 personel, 683 ekiple görevimizin başındayız. Güvenli ve akıcı bir trafik için yılın ilk altı ayında 8 milyondan fazla denetim yaptık. Meydana gelen kazalarda maalesef 81 vatandaşımız hayatını kaybetti. 18 bin 702 vatandaşımız yaralandı. Bu ölümlü kazaların 21’i son iki ayda meydana geldi. Buradan sizler aracılığıyla sürücülerimize, yayalarımıza seslenmek istiyorum. Lütfen ama lütfen trafik kurallarına uyalım” diye konuştu.

“ORMAN, SAHİL VE PLAJLARDA TEDBİRLERİMİZİ ARTIRDIK”

Vali Gül son olarak yaz mevsimine ilişkin alınan tedbirleri anımsatarak, “Gözümüz gibi koruduğumuz ormanlarımızda tedbirlerimizi daha da artırdık. Bildiğiniz üzere orman yangını riskini en aza indirebilmek için 10 Haziran’dan 15 Ekim’e kadar bazı piknik ve mesire alanları dışında ormanlık alanlara girişleri yasakladık. Ormanlarımızı 301 ekip, 23 TOMA, 7 İHA, 18 dron, 2 helikopter, 35 video kamera, 71 fotokapan 1.377 personel ile sürekli kontrol ediyoruz. Yaz mevsiminin gelmesiyle 436 kilometrelik deniz sınırına sahip şehrimizde son iki ayda maalesef 39 boğulma vakasında 16 kişi hayatını kaybetti. Hem sahil ve plajlarımızın güvenliğini sağlamak hem de boğulmaları engellemek için 145 ekip, 574 personel ile denetim ve kontrollerimize devam ediyoruz” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/istanbulda-2024un-ilk-6-ayinda-99-suc-cetesi-cokertildi/feed/ 0 Sinan Ateş cinayeti davasında sanık avukatları savunma yaptı https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-cinayeti-davasinda-sanik-avukatlari-savunma-yapti/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-cinayeti-davasinda-sanik-avukatlari-savunma-yapti/#respond Fri, 05 Jul 2024 11:57:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37183

ESKİ Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 sanığın yargılandığı davada sanık avukatları savunma yaptı. İddianamede ‘azmettirici’ olarak yer alan, Ülkü Ocakları Genel Merkez eski yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın avukatı Murat Ofli, sanık Eray Özyağcı’nın bindiği aracın müvekkilinin olmadığı halde PTS kayıtlarından böyle bir değerlendirme yapıldığını ileri sürdü.

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in, 30 Aralık 2022’de Ankara’da cuma namazı çıkışında ofisine giderken silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili davada tutuklu 22 sanığın yargılanmasına devam edildi. Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen duruşmanın 3’üncü gününde sanıkların tamamı hazır bulundu. Duruşmada Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ve taraf avukatları da yer aldı. Ayrıca eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Ekmen ve DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin de duruşmayı izledi.

MAHKEME BAŞKANI SİYASETÇİLERİ UYARDI

Mahkeme başkanı duruşmayı izleyen siyasetçileri uyararak, duruşma düzenini bozmaları durumunda bunun ‘siyasi bir müdahale’ olarak kabul edileceğini ve salondan çıkarılacaklarını belirtti.

İddianameye göre cinayetin azmettiricisi olan Doğukan Çep’i taksisiyle taşıdığı tespit edilen son sanık Umut Ersoy, savunma yaptı. Sanık Ersoy, “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Olay sonrası ailem beni aradı, polislerin geldiğini söyledi. Eve gittim, polisler bana Doğukan Çep’in fotoğrafını gösterdi, ‘tanıyor musun?’ dediler. Ben de taksiye aldığımı, bir lokantaya bıraktığımı söyledim. Polisler beni alarak Pendik karakoluna gittik. Beni odaya alarak 10-15 polis beni darbetti. Tutanağa da ‘kendini duvardan duvara vurdu’ demişler. Ankara’ya getirildim, savcı bana ‘bunların firari olduğunu bilmiyor musun? Neden arabana alıyorsun?’ dedi. Ben de taksici olduğumu söyleyerek, tanımadığımı ifade ettim. Ben iddianame hazırlanana kadar ne ile suçlandığımı bilmiyordum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” dedi.

‘YARGILAMA EKSİK VE HATALI’

Ardından avukatların beyanlarına geçildi. Tetikçi Eray Özyağcı’nın avukatı Ziynettin Aktürk, yargılamanın eksik ve hatalı olduğunu iddia ederek, “Olay yerinden alınan kamera görüntüleri çok açık. Otopsi raporunu incelediğimizde raporda birden fazla çelişki bulunmaktadır. Bunlar da müvekkilimin atışlarıdır. O esnada yanında bulunan Selman Bozkurt ateş ederken müvekkilim kaçıyor. Bu esnada ateş ediyor ve Selman Bozkurt’u omuzundan yaralıyor. Olay yerinde sizin ilk amacınız neyse onu yaparsınız ilk. Müvekkilim burada yaralama amacı olduğu için ayaklarından vurup kaçmayı planlamıştır. Otopsi raporundan anlaşılacağı üzerine maktulün kafasına isabet eden mermi sağ alt çenesinden çıkmaktadır. Otopsi raporunda ne hikmetse ayaklara gelenler de dahil tüm mermiler öldürücü olarak sayılmıştır” dedi.

Avukat Aktürk, Sinan Ateş’in yanındaki isimlerin silahları kaçırdıkları iddiasında bulunarak, “Ne hikmetse apar topar silahlar alınıyor ve bu silahlar kaçırılıyor. Hangi düşünceyle bu silahlar kaçırıldı? Yapılan incelemede bu durum hiç irdelenmemiş. Bir şüphelinin neye dayanarak ifadesi alınmıyor? Olay esnasında 3 kişi var. Bu 3 kişinin ifadesi tam anlamıyla alınmamıştır” diye konuştu.

‘EYLEMİ YARALAMA OLARAK BİLİYORDU’

İddianameye göre tetikçi Eray Özyağcı’yı olay yerine getiren ve oradan kaçıran sanık Vedat Balkaya’nın avukatı Cem Ali Kılıç, Balkaya’nın eylemi yaralama olarak bildiğini belirterek, “Müvekkilim ağırlaştırılmış yaralamadan ceza alabilir. Bu durumda da ‘ortak’ değil, ‘yardım eden’ olarak yargılanabilir. Balkaya’ya eylem hakkında bilgi verilmiyor” iddialarında bulundu. Şikayetçi Selman Bozkurt’un yaralanmasına yönelik suç iddiasına ilişkin avukat Kılıç, “Bozkurt’un olay günü silahlı olacağını bırakın müvekkilimin, Özyağcı bile bilemezdi. Ani durumlarda eylemde fikir birliğinin oluşturulamayacağına yönelik etkin yargı kararları vardır” dedi.

‘HUKUKSUZ İŞLER YAPTIĞINI GÖRÜYORUZ’

İddianameye göre cinayetin azmettirici sanık Doğukan Çep’in avukatı Emine Tosun, “‘Koskoca akademisyen’ diyebilirsiniz Sinan Ateş hakkında; ancak bilirkişi raporunda yer alan mesajını okumak istiyorum Sinan Ateş’in. ‘Daha yeni bir kişinin kafasını gözünü kırdırdım yetmez mi?’ şeklinde mesajı var. Biz bu belgeye baktığımızda Sinan Ateş’in hukuksuz işler yaptığını görüyoruz. Haliyle bu işleri akademisyen çevresinden isteyerek yaptıramaz, firari olan suça karışan isimlere yaptırabilirsiniz ancak. Bu eylem, ‘Paramı getir, yoksa seni ayağından yaralayarak karizmanı çizerim’ saikiyle gerçekleştirilmiş bir eylemdir. Müvekkilimin ağırlaştırılmış yaralama suçundan yargılanmasını talep ediyoruz” iddiasında bulundu.

‘MÜVEKKİLİMİN ARACI DEĞİLDİR’

İddianamede ‘azmettirici’ sıfatıyla yer alan, eski Ülkü Ocakları Genel Merkez yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın avukatı Murat Ofli, iddianamenin hatalı olduğunu ileri sürerek, “Her ne kadar iddianamede suçun adı ve sevk maddesi yazılı olsa da Eray’ın bindiği aracın, müvekkilin aracı olmadığı sabitken, aracın plakası, rengi, şoförü sabitken, sanki müvekkilimin aracına binmiş gibi PTS kayıtlarından böyle bir değerlendirme yapılmıştır. Dosyada gösterilen araç, müvekkilin aracı değildir. BTK raporunda olayın olduğu sırada müvekkil bahçededir. Müvekkilimin o saatte bahçede olduğunu hem PTS kayıtları, hem bahçede yatılı olarak kalan çobanın beyanı, hem de bahçede çalışan Afganların beyanlarından anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunu kabul etmemiz mümkün değildir. Olayın faili Ankara’ya nasıl geldiyse Ankara’dan ayrılışını da aynı şekilde planlayabilecek kapasitede olduğu bellidir. Müvekkilimin ona yardım etmesi söz konusu değildir. Bahçedeki çobanın, çorbacının, Afganların dinlenmesini istiyoruz. PTS kayıtlarının detaylı şekilde dosyaya katılmasını istiyoruz. 18 aydır tutuklu bulunan müvekkilimin de tahliye edilmesini bekliyoruz” dedi.

Avukat savunmalarının ardından duruşmaya ara verildi.

İDDİANAME

İddianamede; sanıklar tetikçi Eray Özyağci, Vedat Balkaya, Suat Kurt için ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçlarından 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi. Şüpheliler Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş’ın da suça azmettiren olarak ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. Şüpheliler Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın da ‘Suça yardım eden’ olarak ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmaları talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-cinayeti-davasinda-sanik-avukatlari-savunma-yapti/feed/ 0
Avukat Emir Akpınar: Kamu Düzenini Bozmaya Yönelik Eylemler Suç Sayılır https://www.haber60.com.tr/avukat-emir-akpinar-kamu-duzenini-bozmaya-yonelik-eylemler-suc-sayilir/ https://www.haber60.com.tr/avukat-emir-akpinar-kamu-duzenini-bozmaya-yonelik-eylemler-suc-sayilir/#respond Fri, 05 Jul 2024 11:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37147 Avukat Emir Akpınar, Kayseri’de yaşanan olaylarda kamu düzenini ortadan kaldırmaya yönelik eylemlerin suç sayıldığını söyleyerek, “Kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası var” dedi.

Toplumsal olaylarda bazı kısıtlamaların hukuka uygun olduğunu söyleyen Avukat Emir Akpınar, “Toplumumuz meşgul eden en büyük sorunlardan biri Kayseri’de meydana gelen olaydır. Valimizin olayla ilgili yaptığı açıklamaya göre, ‘İlimiz Danişmentgazi Mahallesi’nde Suriye uyruklu bir şahsın, küçük yaştaki Suriye uyruklu bir çocuğa yönelik taciz davranışı neticesinde emniyet birimlerimizce şahıs gözaltına alınmış olup, çocuğumuz ise birimlerimizce koruma altına alınmıştır. Konu tarafımızca titizlikle takip edilmekte olup vatandaşlarımızın itidalli davranarak resmi makamlarca belirtilen açıklamalar haricinde herhangi bir eylemin içerisinde olmamaları hususunda kamuoyuna saygıyla sunulur’ şeklinde açıklama yapılmıştır. Bu ayaklanmalar sonucu yetkili makamlarımız ve emniyet güçleri oldukça sıkıntılı süreçler geçirmektedir. Halkımızın yetkili makamlarımızı anlayışla karşılamaları gerekmektedir. Yaşanan olayın ardından toplanan kalabalık grup şahsa saldırmaya başlamış ve şahsı almak için taşkınlık çıkarmıştır. Ardından bölgemizde olayın seyri şiddetlenmiştir. Halkı sakinleştirmek isterken bazı kolluk kuvvetlerimiz yaralanmış hastaneye kaldırılmıştır. Görüldüğü gibi halkımız bir grup kesim tarafından yapılan eylemlerden galeyana gelip emniyet güçlerimizin işini zorlaştırmıştır. Olayın ardından İl Emniyet Müdürümüz ise şu şekilde açıklama yapmıştır ‘Tepkinizi gösterdiniz. Sizi anladık, mesajınızı aldık. Bundan sonraki yapacağınız her türlü hareket sizinle ilgili konulara dönecek. Buradaki mağdur şahıs Türk değil. Şu anda şüpheli şahıs gözaltında. Mağdur şahsın sağlığıyla ilgili herhangi bir problem gözükmüyor. O şahsın ve ailesiyle ilgili sınır dışı dahil her türlü işlemlerinde size söz veriyorum. Bir hafta sonra tekrar bu mahalleye geleceğim. Bu olayla ilgili neler yaptığımızı söyleyeceğim. Lütfen ailelerinizi alın, evlerinize geçin. Biz gerekeni yapacağız, bunun sözünü veriyorum.’ Halkımız iletişimin kısıtlanması, sosyal medyalara girememe gibi sorunlar yaşamaktadır. Kısıtlamalar olayın daha fazla büyümemesi adına bu tür olaylarda uygulanmaktadır. Nasıl ki olağanüstü durumlarda insanların anayasal temel hak ve özgürlükleri kısıtlanıyorsa bu durumda da bazı hak kısıtlamaları gerçekleştirilmesi hukuka uygun ve yadsınamaz bir gerçektir” dedi.

Akpınar, kamu güvenliği açısından bir tehlikenin ortaya çıkması durumunda 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası olacağını söyleyerek, “Bazı provokatif insanların yaptığı dükkan yakma, ev taşlama gibi eylemler ne bizim milletimize ne de insanlığa yakışan hareketler değildir. Kamu düzenini ortadan kaldırmaya yönelik bu eylemler suç sayılmaktadır ve gereken cezalandırma da yapılacaktır. Gecesini gündüzüne katan, halkı için günlerdir uykusuz kalan valimizin çağrısına halkımızın kulak vermesi gerekmektedir. Valinin ve emniyet müdürlerinin emir ve talimatı dışında, resmi makamların verdiği bilgiler dışında başka hiçbir çağrıya itibar edilmemelidir. Tüm bu çağrıya rağmen halkı provoke eden, niyeti asla Türk Milliyetçiliği olmayan insanlara emniyet güçlerimiz günün sonunda gereken işlemleri yapacaktır. Halkımıza ehemmiyetle duyurmaktayız. Yasa dışı yollara başvurularak gerçekleştirilen provokatif eylemler sonrası 474 kişinin gözaltına alındığını belirtildi. Yerlikaya gözaltına alınanların 285’inin göçmen kaçakçılığı, yaralama, uyuşturucu, yağma, hırsızlık, mala zarar verme, cinsel taciz, dolandırıcılık, parada sahtecilik, tehdit, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma gibi çeşitli suçlardan adli kaydı olduğunun tespit edildiği açıklandı. Bu ayaklanmalar masumane olmayıp aşağıdaki suçları da beraberinde getirmektedir. Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu TCK Madde 216 da düzenlenmiş olup halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” ifadelerini kullandı.

Vatandaşların resmi açıklamalar dışında hiçbir açıklamaya inanmaması gerektiğini vurgulayan Emir Akpınar, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır şeklinde cezası bulunmaktadır. Mala zarar verme suçu Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde düzenlenmiş olup ‘Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır’ şeklinde cezası vardır. Kasten yaralama suçu TCK madde 86’da düzenlenmiş olup, ‘Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’ şeklinde cezası bulunmaktadır. Eğer kamu düzenini bozmaya yönelik bu eylemlere halkımız devam ederse yukarıda sayılan ve özel kanunlarda sayılan suçlardan yargılanacak olup bu yaşanacakları önceden halkımıza duyuruyor ve uyarıyoruz. Tekrar söylemek gerekir ki halkımız bölgemizdeki resmi makamların yaptığı açıklamalar dışında hiçbir açıklamaya kulak asmamalı ve sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğine itibar etmemelidir.” – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/avukat-emir-akpinar-kamu-duzenini-bozmaya-yonelik-eylemler-suc-sayilir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Madımak olaylarının 31. yıl dönümünde utanç müzesi çağrısı yaptı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-madimak-olaylarinin-31-yil-donumunde-utanc-muzesi-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-madimak-olaylarinin-31-yil-donumunde-utanc-muzesi-cagrisi-yapti/#respond Fri, 05 Jul 2024 08:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37023 Madımak olaylarının 31. yıl dönümü anma programına katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, olayın gerçekleştiği binanın Utanç müzesine dönüştürülüp, sorumluların insanlık suçu suçlaması ile yargılanması çağrısında bulundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve partinin üst düzey yöneticileri Sivas’ta Madımak olayının 31. yıl dönümü anma programına katıldı. Bugün Bilim Kültür ve Sanat Merkezi olarak hizmet veren, olayın gerçekleştiği binaya giden Özel, olayda ölenlerin anısına bina önünde bulunan ölenlerin fotoğraflarının yanına karanfil bıraktı. Burada basın mensuplarına hitaben konuşan Özel, binanın Utanç müzesine dönüştürülüp yaşananların insanlık suçu olarak kabul edilmesi çağrısında bulundu.

Özel’den utanç müzesi ve insanlık suçu çağrısı

Özel, “Bugün Madımak katliamının 31. yıl dönümü. CHP’nin genel başkanı olarak, tüm kadromuzla birlikte ailelerinin yanında olmaya geldik. Burada iki önemli karar alınmadan, sonuç alınmadan bu mücadele durmayacak. Elbette her yıl 2 Temmuz’da gelip burada anmamızı yapacağız. 31. yılı 1. yıl kabul ediyoruz. Ailelerin ve bizim birinci talebimiz, Madımak’ın bir utanç müzesi olmasıdır. Bilim ve kültür merkezi tabelasını gören ailelerin içi yanıyor, ‘Biz bunu hak etmedik’ diyorlar. ‘Ne bilimi ne kültürü, insan yakmak bizim kültürümüzde var mı’ diyorlar. ‘Bilime inanın, kültüre inanan, sanata inanan canları burada yaktınız’ diyorlar. Birinci olarak burası utanç müzesi olacak, ikincisi ise istinafta umudumuzu sürdürüyoruz. Eninde sonunda bu kararların bozularak bunun insanlığa karşı suç olarak nitelendirilmesi gerekiyor. İnsanlığa karşı suçlar zaman aşımına uğramazlar, affa uğramazlar. O yüzden insanlığa karşı suç kararı verilene kadar verilen hiçbir kararı kabul etmiyoruz. 7’sinin Alman vatandaşı olduğu, 2’sinin Arabistan vatandaşı olduğu, birinin Sivas Emniyet müdürlüğüne 500 metre mesafede öldüğü, birinin AK Parti yönetiminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde istihdam edilen kaçakların gıyaplarında, insanlığa karşı suç işlemiş olarak cezalandırılmalarını, bunun dışındaki alınan tüm kararların bozulmasını ve zaman aşımı kararının da bozulmasını bekliyorum” dedi.

“Madımak utanç müzesinin açılışını bizzat yapacağım”

Özel açıklamasında, olayın kan davası değil de can davası olduğunu ifade edip, Utanç müzesinin açılışını bizzat yapacağını söyledi. Özel açıklamasında şu ifadelere yer verdi. “Çok kararlıyız. Bu bir kan davası değil. Kan davaları da bir gün biter. Bu bir can davasıdır. Canlarımıza karşı işlenmiş insanlık suçudur. Türkiye’de ki tüm canları tehdit eden bir insanlık suçudur, nefret suçudur. Türkiye’nin barışının içerisine döşenmiş mayındır, dinamittir. Bu mayın ve dinamitleri, sadece gözü yaşlı analar, çocuklar, kardeşler yada davayı takip eden avukatlar temizleyemez. Bunu tüm siyasiler tüm riskleri görüp, cesaretle temizleyeceğiz. Kan davaları biten ama bu can davası bitmez. Bir yıl mı olur, iki yıl mı olur, üç yıl mı olur ama ant olsun ki sonraki 2 Temmuzlarda Madımak utanç müzesinin açılışını bizzat yapacağım, hep beraber yapacağız. Ant olsun, ant olsun, ant olsun.” – SİVAS

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-madimak-olaylarinin-31-yil-donumunde-utanc-muzesi-cagrisi-yapti/feed/ 0
Hollanda’da İstanbul Sözleşmesi’ne Uygun Yeni Cinsel Suçlar Yasası Yürürlüğe Girdi https://www.haber60.com.tr/hollandada-istanbul-sozlesmesine-uygun-yeni-cinsel-suclar-yasasi-yururluge-girdi/ https://www.haber60.com.tr/hollandada-istanbul-sozlesmesine-uygun-yeni-cinsel-suclar-yasasi-yururluge-girdi/#respond Fri, 05 Jul 2024 03:15:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36799 Hollanda’da, İstanbul Sözleşmesi uyarınca hazırlanan yeni yasa kapsamında 1 Temmuz’dan itibaren rıza dışı tüm cinsel eylemler tecavüz suç sayılacak.

Cinsel saldırı suçlarının cezası en üst düzeye çıkarılırken internet üzerinde 16 yaşından küçük çocuklara cinsel amaçlı sohbet de cezalandırılacak.

Yasanın uygulanması için 25 bin polis ve 250 savcı özel olarak eğitildi.

Hollanda Senatosu tarafından Mart ayında onaylanan yeni Cinsel Suçlar Yasası, bugünden itibaren yürürlüğe girdi.

Yasa, cinsel taciz olaylarına karşı dünya çapında gerçekleştirilen #metoo kampanyalarının ardından hazırlandı.

Hollanda hükümeti, taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi ve Avrupa Birliği (AB) düzenlemelerine uyum sağlamak ve çoğu zaman sonuçsuz kalan cinsel istismarı önlemek için Cinsel Suçlar Yasası’nı hazırladı.

Yeni yasa ile İstanbul Sözleşmesi’nde altı çizilen, “karşılıklı rıza olmadan yapılan cinsel eylemlerin ağır şekilde cezalandırılması” ilkesi hayata geçirildi.

Cinsel şiddet ve kabul edilemez davranışlardan doğan mağduriyetleri daha iyi korumayı amaçlayan yasa kapsamında, her türlü rıza dışı cinsel ilişki tecavüz sayılacak.

Tecavüz mağdurları, rızasız cinsel ilişkinin şiddet ve tehdit yoluyla gerçekleştiğini kanıtlama yükümlülüğünden muaf tutulacak.

Yasa uyarınca bir kişi, birlikte olduğu kişinin seks istemediğine dair beyanı ya da davranışına rağmen cinsel ilişkiye devam ederse cezalandırılacak.

Cezalar artırıldı

Yeni yasa ile tecavüz ve cinsel taciz suçlarında uygulanan cezalar önemli ölçüde artırıldı.

Cinsel taciz suçlarında 2 ile 8 yıl; tecavüz suçlarında ise 4 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezaları uygulanacak.

Karmaşık cinsel suçlarda, vücuttaki izler, kamera görüntüleri veya kısa mesaj gibi destekleyici kanıtlar istenmeye devam edilecek.

Tecavüz suçlarında zaman aşımı olmayacak. Cinsel saldırı ve taciz mağdurlarının şikayette bulunması kolaylaştırılacak.

Mağdurlar, herhangi bir karakol ya da “0900-8844” numaralı hattı arayarak şikayette bulanabilecek. Cinsel Şiddet Merkezi’ne ait “0800-0188” numaralı hat aracılığıyla mağdurlara 24 saat destek sağlanacak.

Merkez tarafından cinsel şiddet mağdurlarına sürekli psikolojik ve tıbbi destek veriliyor.

Sokakta ve alışverişte takip de suç

Yeni yasaya göre, internet üzerinden 16 yaşından küçük çocuklarla cinsel amaçlı sohbet ve her türlü yaklaşım da suç sayılacak.

Zihinsel engelli veya psikolojik bozukluğu olan 16 – 17 yaşındaki çocukları hedef alan cinsel içerikli sohbet, kısa mesaj veya elektronik postalar da suç kapsamına alındı.

Cinsel Suçlar Yasası, sokaktaki ve sosyal medyadaki her türlü cinsel tacizi suç kapsamına alıyor.

Sokakta ya da alışverişte takip, fiziksel temas ya da müstehcen yorumlar ile sosyal medya üzerinden taciz de yeni yasa kapsamında cezaya tabi olacak.

Yasa yürürlüğe girmeden önce Hollanda’da 25 bin polis memuru ile 250 savcıya cinsel suçlar konusunda özel eğitim verildi.

Polise göre yeni yasa, eşit ve gönüllü cinsel etkileşimlere yol açacak bir davranış değişikliğini hedefliyor.

Hollanda Güvenlik ve Adalet Bakanı Dilan Yeşilgöz, yasanın amacını şu sözlerle açıkladı:

“Bu yasayla net bir standart belirliyoruz; seks her zaman isteğe bağlı ve eşit olmalıdır. Bir kişi, diğer kişinin istemediğini ama yine de devam ettiğini biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa suç işlemiş demektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hollandada-istanbul-sozlesmesine-uygun-yeni-cinsel-suclar-yasasi-yururluge-girdi/feed/ 0
Bıçaklanarak öldürülen üniversiteli motokurye Ata Emre davasında ilk duruşma (5) https://www.haber60.com.tr/bicaklanarak-oldurulen-universiteli-motokurye-ata-emre-davasinda-ilk-durusma-5/ https://www.haber60.com.tr/bicaklanarak-oldurulen-universiteli-motokurye-ata-emre-davasinda-ilk-durusma-5/#respond Fri, 28 Jun 2024 23:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36477

DAVA, 12 TEMMUZ’A ERTELENDİ

Savcılık, Ata Emre Akman’ı öldüren E.Ö. hakkında ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçu’ndan 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istedi. Ayrıca ‘Silah taşımak’ suçundan da 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Orhan Ö. için ise ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Savcılık, ayrıca haksız tahrik indirimi ve 62. madde kapsamında öngörülen takdir indiriminin uygulanmamasını, ceza verilirken asgari hadden uzaklaştırılması yönünde mütalaasını verdi. Akman ailesinin avukatları da hiçbir indirim uygulanılmamasını talep etti. Dava, 12 Temmuz’a ertelendi. Duruşma bitiminde, Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman ve ailenin avukatları açıklamada bulundu.

‘EN ÜST SINIRDAN CEZALANDIRILMASI TALEBİNDE BULUNULDU’

Akman ailesinin avukatlarından Özden Başak, “Hiçbir karar bizim çocuğumuzu geri getirmiyor. Biz insani açıdan baktığımızda mutsuzuz. Ama hukuki açıdan değerlendirdiğimizde mahkeme gerçekten çok hızlı bir şekilde yargılamayı yürüttü. Hem katil hem babası açısından istenebilecek en üst sınırdan savcılık mütalaa açıkladı. Bu anlamda içimizde biraz da olsa bir soğukluk oldu. Ne haksız tahrik indirimi ne de 62. madde kapsamında öngörülen takdir indirimi uygulanmaksızın en üst sınırdan cezalandırılması talebinde bulunuldu şu anda” dedi.

‘CEZA İNFAZ YASASI DEĞİŞMELİ’

Akman ailesi avukatlarından İbrahim Erenci ise mevcut ceza ve infaz yasalarının suçlulara adeta suç kredisi çıkardığını belirterek, “Bizim mevcut ceza yasamız ve infaz yasamız gerçekten vicdanları kanatıyor. Suçlulara adeta, suç kredisi açıyor. Genel anlamıyla değerlendirildiğinde Cumhuriyet Savcılığı’nın mütalaası hukuki eksende meslektaşımın da dediği gibi son derece uygun. Bizim hepimizin kabul edebileceği gibi. Neden? Çünkü babanın azmettirdiği yönünde, katilin de canavarca hisle öldürmesi sebebiyle cezalandırılmasını ve alt sınırdan da uzaklaşılması gerektiğini söyledi savcılık makamı. Yani, bu üst sınıra yakın demektir. Biz de kravat indirimi, iyi hal indirimi gibi ceza indirimlerinin uygulanmasından bıktık, usandık. Ceza verildikten sonraki infaz süreci de insanın canını yakıyor. Yani kimin canını yakıyor biliyor musunuz? Suç işlemeyen, devletine bağlı, yasalara bağlı insanların yüreğini kanatıyor. 17 yaşındadır, 1 yıl, 2 yıl sayılıyor. Yani önümüzdeki seneye 2 yıl yatmış olacak. 2 yıl yattıktan sonra açık cezaevine çıkacak. İnfaz yasamız, adeta suçlara kredi açıyor. Suç işleyin, ‘Ben burada indirim yapacağım. 4 bölü 3, 3 bölü 2 indirim yapacağım, iyi hal nedeniyle seni açığa alacağım. Eğer iyi çocuk olursan seni izne çıkaracağım. İzinli günlerin olacak’ diyor. Ama bizim Ata’mız toprağın altında yatıyor. Bunun kabulü mümkün değil. Verilecek en ağır ceza bile bizi mutlu etmeyecektir. Fakat, mutluyuz demiyorum, sadece savcılığın mütalaası tatminkardır, diyorum. Beklentilerimizle örtüşmüştür, diyorum. Ben, mahkeme heyetinden ki bunu yapmaya muktedirdir, hakimin bir karar alanı vardır ve bu karar alanı içine kimse giremez. Burada hukuk üretebilirler. Büyük bir karara imza koyabilirler” dedi.

’25 KEZ BIÇAK SALLAYAN BİR SOSYOPATA, NASIL ÇOCUK DERSİNİZ?’

Avukat Erenci, heyete söylediği sözleri bir kez daha tekrarlayarak, “17 yaşında olması onun çocuk olduğunu göstermez. Aile mahkemelerimizde 15 yaşında ailenin muvafakatiyle çocuğu evlendiriyoruz. O zaman yetişkin oluyor. O zaman oluyor da, 17 yaşında, 25 kez bıçak sallayan bir sosyopata, nasıl çocuk dersiniz? Bunu kabul etmiyoruz. Asla kabul etmiyoruz. Sanık avukatları süre istedi. Önümüzdeki duruşmada sanıyorum karar verilecek” diye konuştu.

AKMAN: BURASI KUVA-Yİ MİLLİYE ŞEHRİ

Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman ise adliye çıkışında konuşma yaptı. Balıkesir’de yaşayan vatandaşlara da seslenen Akman, “Burası Balıkesir. Burası küçük, güzel bir şehir. Kuva-yi Milliye şehri burası. Tekrar yeniden bir Kuva-yi Milliye yaratmalıyız, yapabiliriz. Sadece Ata için demiyorum. Buradaki bütün çocuklar, gördüğümüz görmediğimiz, tanıdığımız tanımadığımız Çağlalar, Sedefler, Gizemler için, herkes için. Canlar için, Akınlar için, hepsi için. Önce çocuklar. Çünkü bizimkiler çocuk. Sonra bizler için. Biz de kolay gelmedik. Yani bıçağın mutfak dışında kullanıldığını burada gördük. Buna bir ‘dur’ dememiz gerekiyor. Ceza infaz yasaları değişmesi gerek. Hemen, şimdi, derhal. Ata’dan beri kaç tane çocuk öldü? Kaç tane katil çocuk olarak yargılanmaya başlayacak. Dün Kocaeli’de müdür yardımcısı öldürüldü, 18 yaş altı. Eline silahı nereden alıyor? Ata’nın babasının silahı var. Ata eline silah almadı. 18 yaşının altında silahlı müdür yardımcısını vuruyor. Ceza infaz yasaları derhal değiştirilmeli. Bunu Türk halkı istiyor. Meclis bunu duymak zorunda artık. Meclis’e de geleceğim.” ifadelerini kullandı.

Fatih Emrah ERDOĞAN/ BALIKESİR,

]]>
https://www.haber60.com.tr/bicaklanarak-oldurulen-universiteli-motokurye-ata-emre-davasinda-ilk-durusma-5/feed/ 0
İçişleri Bakanı, 6 Organize Suç Örgütünün Çökertildiğini Açıkladı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-organize-suc-orgutunun-cokertildigini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-organize-suc-orgutunun-cokertildigini-acikladi/#respond Fri, 28 Jun 2024 22:15:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36388 Mersin’de Yüsri Altın’ın (Firari), İstanbul’da Taha Kutay Karasoy’un (Yurt Dışı Firar) Antalya’da Sami Cerit’in (Firari) Aydın’da Çetin Gül’ün, Kahramanmaraş’ta Mehmet Aşçı’nın, İzmir’de Ercan Çelik’in elebaşılığını yaptığı organize suç örgütlerine yönelik ‘Kuyu-6’ operasyonları düzenlendi. Operasyonlarda 3 elebaşının da içerisinde olduğu 75 şüpheli yakalandı.

MERSİN’DE TEFECİLERE OPERASYON

Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı koordinesinde; Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Tarsus KOM Büro Amirliğince; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan operasyonlarda; Örgüt Kurmak, Tefecilik, Tehdit ve Kasten Yaralama suçlarını işledikleri tespit edilen elebaşılığını Yüsri Altın’ın (Firari) yaptığı organize suç örgütü üyesi 10 şüpheli yakalandı. 5’i tutuklandı. 5’i hakkında adli kontrol kararı verildi.

ÖRGÜT YÖNETİCİSİ YURT DIŞINDA ÇIKTI

İstanbul elebaşılığını Taha Kutay Karasoy’un (Yurt Dışı Firar) yaptığı organize suç örgütü üyesi 8 şüpheli yakalandı. Organize Suç Örgütü Üyesi şüphelilerin; Tehdit, Mala zarar verme, genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarını işledikleri tespit edildi.

ANTALYA’DA ESNAFLARI HEDEF ALIYORLARDI

Antalya’da ise Serik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; “Tefecilik, Silahla Tehdit ve Kasten Yaralama” suçlarını örgütlü olarak işleyen Elebaşılığını Sami Cerit’in yaptığı organize suç örgütü üyesi 10 şüpheli yakalandı.

Organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; Suçtan elde ettikleri gelirleri “Oto Galeri, Restoran, Emlak” vb. sektörler aracılığıyla aklamaya çalıştıkları, Yüksek faiz karşılığında borç para verdikleri, Tehdit, cebir ve şiddet kullanarak yüksek meblağlarda para tahsil ettikleri, Zorla imzalattıkları boş senetleri doldurarak, mağdurlara ait gayrimenkul ve menkul değerlere el koydukları, Turizm bölgesindeki esnaflarla yaptıkları ticaret karşılığında karşılıksız çek vererek, çok sayıda esnafı mağdur ettikleri tespit edildi.

AYDIN’DA SAHTE RAPOR ÇETESİ ÇÖKERTİLDİ

Aydın’da Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Aydın İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Aydın Merkezli, İzmir, İstanbul ve Tunceli’de düzenlenen operasyonlarda elebaşılığını Çetin Gül’ün yaptığı organize suç örgütü üyesi 17 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerin; Gerçeğe aykırı sağlık kurul raporları düzenleyip bu raporları kullanarak, “Engelli araç alımı, haksız emekliliğe yardım, haksız engelli aylığı yardımı ve haksız istihdam gibi tanımlanmış hak ve hizmetlerden usulsüz yararlanarak “Nitelikli Dolandırıcılık” suçunu işledikleri tespit edildi.

KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCUYA GEÇİT YOK

Kahramanmaraş’ta Göksun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Kahramanmaraş ve Kayseri’de düzenlenen operasyonlarda “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti” suçunu örgütlü olarak işlediği tespit edilen Elebaşılığını Mehmet Aşçı’nın yaptığı Organize suç örgütü üyesi 20 şüpheli yakalandı. 19’u tutuklandı, 1i hakkında adli kontrol kararı verildi.

İZMİR VE AYDIN’DA 13 FARKLI ADRESE BASKIN

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İzmir İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu İzmir ve Manisa’da 13 ayrı adrese düzenlenen operasyonlarda organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; Nitelikli yağma, tehdit, kasten yaralama gibi pek çok suça karıştığı belirlendi.Aralarında elebaşı Ercan Çelik’in de bulunduğu 10 şüpheli yakalandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-organize-suc-orgutunun-cokertildigini-acikladi/feed/ 0
Güzellik merkezine kurşun davasında Dilan Polat’a tahliye çıktı, diğer davadan tutukluluğu sürecek https://www.haber60.com.tr/guzellik-merkezine-kursun-davasinda-dilan-polata-tahliye-cikti-diger-davadan-tutuklulugu-surecek/ https://www.haber60.com.tr/guzellik-merkezine-kursun-davasinda-dilan-polata-tahliye-cikti-diger-davadan-tutuklulugu-surecek/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:24:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35814 Geçtiğimiz sene kasım ayında tutuklanan Engin Polat, Dilan Polat ve Sezgin Polat, Banu Parlak’ın güzellik merkezine düzenlenen silahlı saldırıyı azmettirme suçundan yargılandıkları davada bugün hakim karşısına çıktı. Sanıklar, azmettiricilikle yargılandıkları davadan tahliye etti ancak diğer suçlamalardan dolayı tutuklulukları devam edecek.

POLAT AİLESİ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

Bahçeşehir 1. Kısım Doğa Parkı’nda bulunan sosyal medya fenomeni Banu Parlak’a ait güzellik merkezi 1 Ekim 2023 günü saat 02.00 ve 04.30 sıralarında motosikletli şüphelilerce kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında Dilan ve Engin Polat çiftinin de ‘azmettirme’ suçundan cezalandırılması istenen davanın görülmesine Küçükçekmece Adliyesi’nde devam edildi. Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Dilan Polat, Engin Polat ve Sezgin Polat hazır bulundu.

DİLAN POLAT “SUÇUM YOK” DİYEREK KENDİSİNİ YERE ATTI

Duruşma başlamak üzereyken Banu Parlak ve Dilan Polat gözyaşlarına hakim olamayarak ağlamaya başladı. Dilan Polat yere düşüp “Allah’ım hiçbir suçum yok, Allah’ım ne olur kurtar” diyerek ağladı. Fenalık geçiren Dilan Polat duruşma salonundan dışarı çıkarıldı. Banu Parlak da “Dilan buradayım bak” diyerek ağladı.

DAVAYA DİLEKÇE SUNAN GÜLTEN ALAN: KURŞUNLATMA TALİMATINI BEN VERDİM

Devam eden duruşmada hakim, dosyanın İstanbul Adliyesi’ndeki örgüt dosyası ile birleştirme talebinin reddedilerek mahkemesine geri döndüğünü söyledi. Mahkemeye sunduğu dilekçesi okunan Banu Parlak, Dilan, Engin ve Sezgin Polat yönünden katılma talebinden vazgeçtiğini ancak diğer sanıklar yönünden katılma talebinde bulunduğunu belirtti. Öte yandan dilekçe sunan Gültekin Alan isimli bir kişi ise, “Barış Boyun İstanbul ve Avrupa’da terörle mücadele görev yapan birisidir. Daltonlar ve Barış Boyun benim komutamdadır. Banu Parlak’ın iş yerinin kurşunlanması talimatını ben verdim” ifadelerini kullandı. Söz verilen Engin ve Sezgin Polat ise dilekçeyi sunan kişiyi tanımadıklarını ve dilekçe hakkında bilgileri olmadığını söyledi.

İDDİANAMEDEN

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Dilan Polat’ın sosyal medya hesabından yayınladığı bir videodaki konuşmasında Banu Parlak’a tehdit mesajı gönderdiği açıklanmıştı. İddianamede bu mesajdan kısa bir süre sonra Dilan ve Engin Polat’ın aldığı ortak karar ile sanık Engin Polat’ın müştekinin iş yerine silahlı saldırı düzenlenmesi için Gürcistan’daki bağlantıları vasıtasıyla kamuoyunda “Daltonlar” çetesi olarak bilinen silahlı organize suç örgütünün firari yöneticilerinden Berat Can ve Batın Can Gökdemir’le iletişim kurduğu aktarılmıştı. Gökdemir kardeşlerin de İstanbul’da özel olarak kiralanan hücre evinde eyleme hazır vaziyette bekleyen sanıklar Batuhan İnci, Yunus Emre Yıldız, Nizamettin Bilgili, Onur Abiç ve İsmail Emre Arifoğlu’na talimat verdiği iddianamede belirtilmişti. İddianamede, iş yerinin kurşunlandığı ve bu nedenle dış cephesinde bulunan 5 camın 4’ünün değiştiği, saldırı sebebiyle toplam zararın 45 bin lira olduğu kaydedilmişti. Olayın ardından şikayetçi olan Banu Parlak, kendisini öldürtmek isteyen Polat ailesinden şikayetçi olmuştu. Dilan Polat ise ifadesinde tehdit içerikli görüntüdeki konuşmaları Parlak için söylemediğini, kendisine sözlü saldırıda bulunanlara genel olarak çektiğini savunmuştu.

8 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

Sanık Engin Polat ise saldırıyı sosyal medyadan duyduğunu, saldırıdan 2 gün önce Banu Parlak’ın sosyal medyadan açıklama yapıp kendilerini suçladığını savunarak, bunu kimin yaptığını bilmediğini anlatmıştı. İddianamede, Polat çiftinin “birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit suçunu azmettirme” ve “mala zarar vermeye azmettirme” suçlarından toplamda ayrı ayrı 2 yıl 4 aydan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

Haklarında Barış Boyun, Berat Can ile Batin Can Gökdemir için ise, “silahlı suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit”, “mala zarar verme” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından ayrı ayrı toplamda 8 yıl 4 aydan 23 yıla kadar hapis cezası istenmişti. İddianamede, diğer sanıklar Batuhan İnci, İsmail Emre Arifoğlu, Nizamettin Bilgili, Onur Abiç, Yunus Emre Yıldız ve Sezgin Polat’ın farklı suçlardan 2 yıl 4 aydan 23 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

BANU PARLAK ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKMİŞTİ

Geçtiğimiz haftalarda Polat çifti ile hakim karşısında bir araya gelen Banu Parlak, davadan günler sonra şikayetini geri çekmişti. Parlak açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Yaşamış olduğum korkunç olay sonrasında eski arkadaşım Dilan Polat ve ailesi aynı dönemde zorlu süreçlerden geçmemiz sebebiyle görüşme sağlayamamıştık yakın süreçte aile ortamında bir araya geldik ve yaşadığımız zorlukları birbirimize anlattık Nilda’nın bana ‘Banu abla annem senin kurşunlandığın gün çok ağladı’ demesi üzerine dosya benim için kapanmıştır.

]]>
https://www.haber60.com.tr/guzellik-merkezine-kursun-davasinda-dilan-polata-tahliye-cikti-diger-davadan-tutuklulugu-surecek/feed/ 0
Banu Parlak’ın güzellik merkezinin kurşunlanmasına ilişkin dava devam ediyor https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezinin-kursunlanmasina-iliskin-dava-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezinin-kursunlanmasina-iliskin-dava-devam-ediyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:03:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35793 Sosyal medya fenomeni Banu Parlak’ın güzellik merkezinin kurşunlanmasına ilişkin açılan dava kapsamında Dilan ve Engin Polat çiftinin yargılanmasına devam edildi. Duruşmada Dilan Polat fenalık geçirerek salondan çıkarıldı. Polat fenalık geçirdiği esnada “Allah’ım hiçbir suçum yok, Allah’ım ne olur kurtar” dedi.

Bahçeşehir 1. Kısım Doğa Parkı’nda bulunan sosyal medya fenomeni Banu Parlak’a ait güzellik merkezi 1 Ekim 2023 günü saat 02.00 ve 04.30 sıralarında motosikletli şüphelilerce kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında Dilan ve Engin Polat çiftinin de ‘azmettirme’ suçundan cezalandırılması istenen davanın görülmesine Küçükçekmece Adliyesi’nde devam edildi. Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Dilan Polat, Engin Polat ve Sezgin Polat hazır bulundu. Duruşmaya şikayetinden vazgeçen Banu Parlak ile taraf avukatları da katıldı.

Duruşma başlamak üzereyken Banu Parlak ve Dilan Polat gözyaşlarına hakim olamayarak ağlamaya başladı. Dilan Polat yere düşüp “Allah’ım hiçbir suçum yok, Allah’ım ne olur kurtar” diyerek ağladı. Fenalık geçiren Dilan Polat duruşma salonundan dışarı çıkarıldı. Banu Parlak da “Dilan buradayım bak” diyerek ağladı.

Devam eden duruşmada hakim, dosyanın İstanbul Adliyesi’ndeki örgüt dosyası ile birleştirme talebinin reddedilerek mahkemesine geri döndüğünü söyledi. Mahkemeye sunduğu dilekçesi okunan Banu Parlak, Dilan, Engin ve Sezgin Polat yönünden katılma talebinden vazgeçtiğini ancak diğer sanıklar yönünden katılma talebinde bulunduğunu belirtti.

Öte yandan dilekçe sunan Gültekin Alan isimli bir kişi ise, “Barış Boyun İstanbul ve Avrupa’da terörle mücadele görev yapan birisidir. Daltonlar ve Barış Boyun benim komutamdadır. Banu Parlak’ın iş yerinin kurşunlanması talimatını ben verdim” ifadelerini kullandı.

Söz verilen Engin ve Sezgin Polat ise dilekçeyi sunan kişiyi tanımadıklarını ve dilekçe hakkında bilgileri olmadığını söyledi.

Duruşma avukat beyanları ile devam ediyor.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Dilan Polat’ın sosyal medya hesabından yayınladığı bir videodaki konuşmasında Banu Parlak’a tehdit mesajı gönderdiği açıklanmıştı. İddianamede bu mesajdan kısa bir süre sonra Dilan ve Engin Polat’ın aldığı ortak karar ile sanık Engin Polat’ın müştekinin iş yerine silahlı saldırı düzenlenmesi için Gürcistan’daki bağlantıları vasıtasıyla kamuoyunda “Daltonlar” çetesi olarak bilinen silahlı organize suç örgütünün firari yöneticilerinden Berat Can ve Batın Can Gökdemir’le iletişim kurduğu aktarılmıştı. Gökdemir kardeşlerin de İstanbul’da özel olarak kiralanan hücre evinde eyleme hazır vaziyette bekleyen sanıklar Batuhan İnci, Yunus Emre Yıldız, Nizamettin Bilgili, Onur Abiç ve İsmail Emre Arifoğlu’na talimat verdiği iddianamede belirtilmişti. İddianamede, iş yerinin kurşunlandığı ve bu nedenle dış cephesinde bulunan 5 camın 4’ünün değiştiği, saldırı sebebiyle toplam zararın 45 bin lira olduğu kaydedilmişti. Olayın ardından şikayetçi olan Banu Parlak, kendisini öldürtmek isteyen Polat ailesinden şikayetçi olmuştu. Dilan Polat ise ifadesinde tehdit içerikli görüntüdeki konuşmaları Parlak için söylemediğini, kendisine sözlü saldırıda bulunanlara genel olarak çektiğini savunmuştu.

Sanık Engin Polat ise saldırıyı sosyal medyadan duyduğunu, saldırıdan 2 gün önce Banu Parlak’ın sosyal medyadan açıklama yapıp kendilerini suçladığını savunarak, bunu kimin yaptığını bilmediğini anlatmıştı.

İddianamede, Polat çiftinin “birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit suçunu azmettirme” ve “mala zarar vermeye azmettirme” suçlarından toplamda ayrı ayrı 2 yıl 4 aydan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

Haklarında Barış Boyun, Berat Can ile Batin Can Gökdemir için ise, “silahlı suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit”, “mala zarar verme” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından ayrı ayrı toplamda 8 yıl 4 aydan 23 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, diğer sanıklar Batuhan İnci, İsmail Emre Arifoğlu, Nizamettin Bilgili, Onur Abiç, Yunus Emre Yıldız ve Sezgin Polat’ın farklı suçlardan 2 yıl 4 aydan 23 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezinin-kursunlanmasina-iliskin-dava-devam-ediyor/feed/ 0
Tuğrul Türkeş: MHP böyle bir suçla özdeşleştirilemez https://www.haber60.com.tr/tugrul-turkes-mhp-boyle-bir-sucla-ozdeslestirilemez/ https://www.haber60.com.tr/tugrul-turkes-mhp-boyle-bir-sucla-ozdeslestirilemez/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:40:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35590 (ANKARA) – MHP’nin kurucusu Alparslan Türkeş’in oğlu ve AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesi ile ilgili “Milliyetçi Hareket Partisi (Babamın Partisi) böyle bir suçla ve onu işleyen bireysel suçlularla özdeşleştirilemez” açıklaması yaptı. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş de sosyal medya hesabından, “Eğer bir siyasi baskı yoksa soruşturmaya bir müdahale olduğunu açıkça gözler önüne seren gelişmelerin sorumlusu kimdir” diye sordu.

Tuğrul Türkeş, sosyal medya hesabından, “Bu açıklama vicdani bir sorumluluktur” notuyla yaptığı açıklamada, Sinan Ateş cinayetiyle ilgili 1,5 yıldır konuşmamaya ve hiçbir yorum yapmamaya özen gösterdiğini belirtti.

“Sinan Ateş 30 Aralık 2022 Cuma günü bir suikast sonucu katledilmiş, ardında göz yaşlı bir eş ve baba hasretiyle büyüyecek iki yetim çocuk bırakmıştır” ifadelerini kullanan Türkeş, “konunun ağır cezalık adi bir suç olduğunu ve ideolojik bir tarafı bulunmadığını” ileri sürdü.

“Türk milliyetçiliği bu meselenin bir tarafı ve/veya paydaşı değildir. Milliyetçi Hareket Partisi (Babamın Partisi) böyle bir suçla ve onu işleyen bireysel suçlularla özdeşleştirilemez. Kantara çıkartılmak istenen Türk Milliyetçiliği ve MHP kurumsal kimliği değil; ağır işleyen hukuk sistemimiz ve ona köstek olanlar olmalıdır” ifadelerini kullanan Türkeş, “Cumhur İttifakı ve ittifak yöneticilerinin de bu olayla ilgilerinin olmadığını” kaydetti.

Türkeş, açıklamasında, “Bu kargaşadan muhalefete de ekmek çıkmaz. Bırakın adi suçlular hak ettikleri şekilde yargılansınlar. 1 Temmuz 2024 günü bu davayı bahane ederek ülkeyi karıştırmak isteyenlere, siyaset üretmedikleri için kaostan medet uman tükenmiş siyasetçilere, ideolojiden uzak ama kendini ideolojik göstermek isteyen gangsterlere, ülkenin yönetimine çomak sokma heveslilerine duyurulur” ifadelerine yer verdi.

Sinan Ateş’in eşi ve ablasından Türkeş’e yanıt

Öte yandan, Türkeş açıklamaları üzerine Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ve ablası Selma Ateş, sosyal medya hesaplarından yanıt verdi. Ayşe Ateş, “Biz de tam 18 aydır şunu söylüyoruz; suç şahsidir. Bu suça karışan her kim varsa mevki, makam gözetilmeksizin yargı önüne çıkarılmalı, çıkarılmasının önü açılmalıdır. Kim suçlu, kim suçsuz buna bağımsız yargı karar vermelidir” dedi. Ateş, “Eğer bir siyasi baskı yoksa soruşturmaya bir müdahale olduğunu açıkça gözler önüne seren gelişmelerin sorumlusu kimdir” diye sordu.

“Niye bir taziye dile(ye)mediniz”

Selma Ateş de şunları kaydetti:

“Her şeyi anladık, adi bir suç, madem siyasi bir cinayet olarak görmüyorsunuz. Adice öldürülmüş bir Ülkü Ocakları Genel Başkanı için, hiç yoktansa niye bir taziye dile(ye)mediniz. Bu kadar zor mu, Allah rahmet eylesin demek. Her şey ortada. Bu alçak cinayete müdahili olan herkes adalet önünde hesap verecek. Defaatle söylüyorum ama bir daha tekrarlıyorum. Hiçbir kurum, parti veya ocak ile işimiz yok. Olamaz da zaten… Bu kurumlar için ailece bu ülkede en fazla bedel ödemiş insanlarız biz. Kimse bizi buradan vuramaz. Ama kurum ve kuruluşları kendine kalkan yapan katiller ve azmettiriciler hesap vermekten kurtulamayacak. Kimsede boşuna katilleri ve azmettiricileri korumaya çalışmasın. Yolun sonu gözüktü. Artık kararı adil Türk yargısı verecek. Bu kadar kanıt, delil varken yargıya ve topluma psikolojik baskı yapmayı bırakın ve sonucu bekleyin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tugrul-turkes-mhp-boyle-bir-sucla-ozdeslestirilemez/feed/ 0
Tuğrul Türkeş’ten Sinan Ateş Davası öncesi dikkat çeken çıkış: Babamın partisi bu suçla özdeşleştirilemez https://www.haber60.com.tr/tugrul-turkesten-sinan-ates-davasi-oncesi-dikkat-ceken-cikis-babamin-partisi-bu-sucla-ozdeslestirilemez/ https://www.haber60.com.tr/tugrul-turkesten-sinan-ates-davasi-oncesi-dikkat-ceken-cikis-babamin-partisi-bu-sucla-ozdeslestirilemez/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:34:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35584 30 Aralık 2022’de Ankara’da suikast sonucu öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti davası 1 Temmuz’da görülecek. Kamuoyunun dikkat kesildiği dava öncesi MHP’nin kurucusu Alparslan Türkeş’in oğlu, AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş Sinan Ateş cinayeti ile ilk defa açıklamada bulundu.

“AĞIR CEZALIK BİR SUÇTUR, İDEOLOJİK YANI YOKTUR”

Sinan Ateş cinayetinin üzerinden 1 buçuk yıl geçtiğini ve bu süre içerisinde bütün üzüntüsüne rağmen konuşmamaya, hiçbir yorum yapmamaya özen gösterdiğini ifade eden Türkeş,”Bu konu ağır cezalık bir suçtur. Bu konunun ideolojik bir tarafı bulunmamaktadır. Konudan istifade etmek isteyen tarafların da ideolojik bir yanı bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

“ÜLKÜ OCAKLARI ADLİYENİN ETRAFINI SARACAK” İDDİASI

Açıklamasında”Ülkü Ocakları 1 Temmuz’da adliyenin etrafını saracak, Özgür Özel’in girişine izin verilmeyecek” iddiasına da değinen Türkeş, “1 Temmuz 2024’te başlayacak olan duruşmaya kalabalık olarak gelmek isteyenlerin, onları oraya sokmak istemeyeceklerin de ideolojik bir yanı yoktur” dedi.

“BABAMIN PARTİSİ BU SUÇLA ÖZDEŞLEŞTİRİLEMEZ”

“Türk milliyetçiliği bu meselenin bir tarafı ve/veya paydaşı değildir” diyen Türkeş, “Milliyetçi Hareket Partisi (Babamın Partisi) böyle bir suçla ve onu işleyen bireysel suçlularla özdeşleştirilemez. Kantara çıkartılmak istenen Türk Milliyetçiliği ve MHP kurumsal kimliği değil; ağır işleyen hukuk sistemimiz ve ona köstek olanlar olmalıdır. Keza Cumhur İttifakı ve onun değerli yöneticileri de bu kirli suç organizasyonlarından varestir. Bu kargaşadan muhalefete de ekmek çıkmaz. Bırakın adi suçlular hak ettikleri şekilde yargılansınlar” ifadelerini kullandı.

Türkeş’in “Bu açıklama vicdani bir sorumluluktur” başlıklı açıklamasının tamamı şöyle;

“Sinan Ateş cinayetinin üzerinden bir buçuk yıl geçti. Bu süre içerisinde bütün üzüntüme rağmen konuşmamaya ve hiçbir yorum yapmamaya özen gösterdim.

Taraflar ve hatta hiçbir tarafta yer almayanlar bile aile ziyaretinden kanal gezmeye kadar her fırsatı değerlendirmeye çaba sarf etmekteler.

01 Temmuz 2024 günü bu dava nihayet eksikleri ve olmayanları ile birlikte görülmeye başlıyor.

Gelinen nokta itibarı ile durum aşağıdaki gibidir.

1- Sinan Ateş 30 Aralık 2022 Cuma günü bir suikast sonucu katledilmiş, ardında gözü yaşlı bir eş ve baba hasretiyle büyüyecek olan iki yetim çocuk bırakmıştır. 2- Bu konu ağır cezalık adi bir suçtur.

3- Bu konunun ideolojik bir tarafı bulunmamaktadır.

4 Bu konudan istifade etmek isteyen tarafların da ideolojik bir yanı bulunmamaktadır. 5- 01 Temmuz 2024 de başlayacak olan duruşmaya kalabalık olarak gelmek isteyenlerin de; onları oraya sokmak istemeyeceklerin de ideolojik bir yanı yoktur.

6- 17 Ocak 2021 de o günlerde yaşananlardan endişe duyarak kaleme aldığım AZGIN MİLLİYETÇİLİK yazım tam da bu yaşananları görerek dünyada ve ülkemizdeki bu kötü gidişata dikkat çekmek ve bir nebze engel olmaya gayret etmekti.

7- Keza birçok konuşmada hukukun üstünlüğünün ve hukuka bağlı kalmanın önemini vurguladım.

Muasir ve refah seviyesi yüksek bir Türkiye’nin; yani milliyetçilerin arzu ettiği, etmesi gerektiği ve ulaşmak isteyeceği hedefin; dolayısıyla “ÜLKÜ” nün bu yoldan sağlanabileceğini dile getirdim.

8- Bugün her türlü sıfatı bir yana bırakarak sade bir Türk Vatandaşı ve Türk Milliyetçisi olarak aşağıdaki hususlara dikkat çekmek istiyorum;

A- Türk milliyetçiliği bu meselenin bir tarafı ve/veya paydaşı değildir.

B- Milliyetçi Hareket Partisi (Babamın Partisi) böyle bir suçla ve onu işleyen bireysel suçlularla özdeşleştirilemez.

C- Kantara çıkartılmak istenen Türk Milliyetçiliği ve MHP kurumsal kimliği değil; ağır işleyen hukuk sistemimiz ve ona köstek olanlar olmalıdır.

D- Keza Cumhur İttifakı ve onun değerli yöneticileri de bu kirli suç organizasyonlarından varestedir.

E- Bu kargaşadan muhalefete de ekmek çıkmaz. Bırakın adi suçlular hak ettikleri şekilde yargılansınlar.

01 Temmuz 2024 günü bu davayı bahane ederek ülkeyi karıştırmak isteyenlere, siyaset üretmedikleri için kaostan medet uman tükenmiş siyasetçilere, ideolojiden uzak ama kendini ideolojik göstermek isteyen gangsterlere, ülkenin yönetimine çomak sokma heveslilerine duyurulur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tugrul-turkesten-sinan-ates-davasi-oncesi-dikkat-ceken-cikis-babamin-partisi-bu-sucla-ozdeslestirilemez/feed/ 0
Add, Yeni Müfredat Nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Tekin Hakkında Suç Duyurusunda Bulundu https://www.haber60.com.tr/add-yeni-mufredat-nedeniyle-milli-egitim-bakani-tekin-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/add-yeni-mufredat-nedeniyle-milli-egitim-bakani-tekin-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:45:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35448

(ANKARA) – Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), kamuoyuna “Türkiye Yüzyılı Eğitim Modeli” olarak duyurulan yeni müfredat nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘Anayasa’yı ihlal’ maddelerine dayanarak suç duyurusunda bulundu. ADD Başkanı Hüsnü Bozkurt, yeni müfredat hakkında yürütmenin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açacaklarını bildirdi.

ADD Başkanı Hüsnü Bozkurt, kamuoyuna “Türkiye Yüzyılı Eğitim Modeli” olarak duyurulan yeni müfredat nedeniyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında TCK’nin ‘görevi kötüye kullanma’, ‘Anayasa’yı ihlal’, ‘kanunlara uymamaya tahrik’ maddelerine dayanarak suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Bozkurt, ayrıca yeni müfredat hakkında yürütmenin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açacaklarını duyurdu.

Bozkurt’un X hesabından yaptığı açıklama şöyle:

“Anayasaya açıkça aykırı olduğu için ‘Anayasal suç’ niteliğinde olup Milli Eğitim Bakanlığı’nca ‘Türkiye Yüzyılı Eğitim Modeli’ adı ile duyurulan, itirazlara karşın uygulanacağı bakan tarafından açıklanan, ‘Yeni Müfredat’ ile ilgili olarak MEB Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca Atatürkçü Düşünce Derneği olarak yürütmenin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava da açıyoruz. Saygı ile kamuoyunun bilgisine sunarız.”

ADD’nin suç duyurusu metni şöyle:

“Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından tanıtılan ve ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ başlığını taşıyan yeni müfredatla getirilen yeni kavramlar ile eğitimde birlik ve eşitlik ilkesinden ayrılınılmış, bilimsel, laik ve demokratik eğitim anlayışından vazgeçilmiş olup, bilim, kültür, sanat ve felsefe derslerinin yerine din ağırlıklı içerikler düzenlenmiş, dolayısıyla bilimsellikten uzak ve dogmatik nitelikler ağırlık kazanmıştır. Oysaki, Milli Eğitim Bakanı’nın görevi demokrasi bilincine sahip insan hak ve özgürlüklerine saygı duyan laik bireyler yetiştirecek düzenlemeleri yapmakken, hayata geçirilen yeni model dini ve milli ögelere vurgu yaparken Atatürk, laiklik ve cumhuriyet gibi milli değerlere hiç yer vermemiştir.

“Laiklik ilkesi hiçe sayılmıştır”

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ‘Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi’ başlıklı 42. maddesinin 3. fıkrasında; ‘Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz’ denmektedir. Bu sebeple, yeni eğitim modeli açıkça Anayasa’ya aykırılık teşkil etmekdir. Keza, uzmanların yorumlarına göre söz konusu müfredat uluslararası standart ile uyumsuz olup, kullanılan dil ve öngörülen ölüm, darbe ve savaş kavramları üzerinden verilmeye başlanacak olan eğitim pedagojik açıdan çocuğun nitelikli eğitim hakkına aykırılık oluşturmaktadır.

Bunun yanında, anılan yeni eğitim sistemini hayata geçiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meclis’te yapılan bütçe görüşmeleri sırasındaki konuşmada; ‘Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 yılı itibariyle geçerli 2 bin 709 tane protokolümüz var…. Bunların içerisinde sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ben bu protokollerle bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla protokol yapmaya da devam edeceğiz’ şeklinde ifadelerde bulunmuş olduğundan, yeni eğitim sisteminin hangi bakış açısından hazırlandığı açıkça ortada olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. Maddesinde düzenlenen ve devletin temel niteliklerinden olan Laiklik ilkesi hiçe sayılmıştır.

“Anayasayı ihlal suçunda da suçun icrasına elverişli hareketlerle başlamak gerekir”

Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracak nesiller yetiştirme görevi bulunan Milli Eğitim Bakanı, hazırlamış olduğu yeni müfredatla laiklik gibi temel ilkeleri hiçe saydığından Türk Ceza Kanunu’nun 309. Maddesinde yer alan suçu işlemiştir. Anılan maddede; ‘Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar. Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur’ düzenlemesine yer verilmiştir.

Burada, suçun failleri tarafından amaca yönelik yapılan hareketin ayrıca suç teşkil edip etmemesi önemli olmaksızın, amacın ne olduğuna bakılmalıdır. Bu sebeple, Anayasayı ihlal suçu serbest hareketli bir suçtur. Dolayısıyla bu suç hareketin yapılmasıyla tüketilen ani suçlardandır. Şu kadar ki; tıpkı diğer suçlarda ve bu suçlara teşebbüste olduğu gibi, Anayasayı ihlal suçunda da suçun icrasına elverişli hareketlerle başlamak gerekir ki bu suçta hareketin elverişli kabul edilebilmesi için, her şeyden önce cebri olması aranmaktadır. Cebirden kasıt ise maddicebir olabileceği gibi manevi cebrin de söz konusu olabileceğidir.

“Milli Eğitim Bakanı açık şekilde görevin gereklerine aykırı hareket ediyor”

Görevleri gereği devletin kamu gücünü elinde bulunduran Bakanın sahip olduğu kamusal güç nedeniyle suçun işlenmesinin kolay olacağı aşikar olduğundan anılan kişi açısından manevi cebrin yeterli olacağı göz önüne alınmalıdır. Keza, anılan suçta anayasayı ihlalden kastedilen sadece cebir ve şiddetle Anayasa’da hüküm altına alınan düzenlemelere aykırı bir hareket olmayıp, anayasal düzene hakim olan ilkelerin ve anayasada yer alan normların yazılı olarak muhafaza edilmesi ancak, fiilen uygulanmasına engel olunması veya işlevsiz kılınmasıdır. Dolayısıyla, yukarıda açıklananlar ile birlikte değerlendirildiğinde, şüpheliler tarafından Anayasa’yı ihlal suçunun işlendiği iddiası soruşturulmalıdır.

Bunun yanında, Türk Ceza Kanunu’nun ‘Görevi Kötüye Kullanma’ başlıklı 257. maddesinde; ‘Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’  düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya konusu olaylarda, Milli Eğitim Bakanı açık şekilde görevin gereklerine aykırı hareket ettiği veya en hafif haliyle görevinin gereklerini yapmayı ihmal ettiği, dolayısıyla bu açıdan da soruşturma yapılması gerektiği ortadadır.

“ADD adına suç duyurusunda bulunmak, kuruluş nedeninin verdiği sorumluluktan doğmaktadır”

Müvekkil Atatürkçü Düşünce Derneği adına suç duyurusunda bulunma zorunluluğu, derneğin tüzüğünde yer alan kuruluş nedeninin verdiği sorumluluktan doğmaktadır. Derneğin Kuruluş Nedeni; ‘Atatürk’ün bedensel varlığının artık aramızda bulunmamasından cesaret alan içteki ve dıştaki kimi olumsuz güçler, O’nun yeni Türk Devletini yaratma doğrultusunda ilk adımı attığı 19 Mayıs 1919’un üzerinden tam 70 yılın geçtiği bu günlerde, Atatürk devrim ve ilkelerine karşı, açık ya da kapalı saldırılarını doruğa ulaştırmış bulunmaktadır. Bundan daha kötüsü, planlı ve sinsi bir çalışma ile, o devrim ve ilkeleri gelecekte yok etmek çabası içindeler.

Oysa Atatürk; sadece ‘bağımsızlığı tümüyle tehlikeye düşmüş Türk Ulusunu ve yurdunu emperyalist güçlerin işgalinden kurtaran bir büyük asker “değildir. O, bunun çok daha ötesinde, örneğin siyasal, kültürel ve ekonomik alanlar başta olmak üzere, her alanda bağımsızlığımızı yok edici ya da kısıtlayıcı olumsuz bağları koparan; ulusal egemenliği gerçekleştirerek Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran; kişisel inançlara dokunmayarak, toplumumuzu Ortaçağ zihniyetinden ve şeriattan kaynaklanan “nakil”e dayalı kurum ve kurallardan kurtarıp, sürekli biçimde çağdaş ve uygar bir ulus olmanın ve böyle kalmanın yollarını gösteren, “akıl”a dayalı laik düşünce, laik hukuk ve laik öğretim sistemlerini toplum yaşamında egemen kılan; tüm özgürlüklerin ve insan haklarının sosyal Hukuk Devletinin ve çoğulcu demokrasinin yolunu açan; yüzyıllarca ikinci sınıf insan durumuna düşürülmüş Türk kadınını gerçek yerine yükseltip, eşit haklara ve eşit onura sahip insan ve yurttaş yaparak yapay eşitsizlikleri kaldıran; içten ve dıştan kaynaklanan her tür sömürüye karşı çıkarak, halkın yalnız siyasal değil, ekonomik ve sosyal alanda da gerçek efendi durumuna gelmesini ve tüm yurttaşların gönencini devletin varlık nedeni ve amacı sayan;

“Kovuşturma aşamasına geçilmesi için kamu davası açılmasını talep ederiz”

Ulusal ekonominin girişimcilerin keyfine, yalnız kar ve rekabet mekanizmasına göre başıboş biçimde işlemesine değil, toplumun ve tüm yurttaşların gereksinimlerini karşılayacak biçimde devlet tarafından yönlendirilmesini ilke olarak benimsemiş ve benimsetmiş olan; yurdumuzun yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden, Türkiye halkının yararlanmasını benimseyen ve kabul ettiren; Misak-ı Milli sınırları içinde ‘Türk’üm’ diyen herkesin Türk olduğu ölçütünü getirerek, ırkçılığı reddedip; yapıcı, olumlu ve çağdaş Türk Ulusalcılığını yaratarak, onu devletimizin temel ilkelerinden biri yapan; her yurttaşın eğitimden, bilimden ve sanattan payını almasını, “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür kuşaklar’ın yetiştirilmesini devletin başta gelen görevi yapan; kültür emperyalizminden kurtulabilmemiz ve eğitimin yaygınlaştırılabilmesi için yeni Türk harflerini kabul etmenin yanında Türk dilinin arındırılması ve zenginleştirilmesini büyük bir toplumsal görev sayan; Türk ulusunun tarihini, çağdaş insan kökenine bağlayan; ‘Yurtta barış, Dünyada barış’ ilkesi ile devlet yaşamında ve uluslararası ilişkilerde kaba kuvveti, ırkçılığı, saldırı savaşını mahküm eden; dış politikada ‘Dünya uluslar ailesinin eşit haklara sahip onurlu bir üyesi olma” ölçütünü ve “karşılıklılık kuralını’ vazgeçilmez ilke yapan; bütün ulusların insanlık ailesinin bir parçası olduğunu vurgulayarak, insanlığın bütünleşmesi düşüncesinin tohumlarını atan çağdaş fevlet Kurucusudur. Bu durum karşısında Atatürk devrim ve ilkelerinin, toplumsal sorunlarımızın çözümlenmesinde ışık tutucu niteliğe ve yaratıcı güce sahip olduğuna inananlar, ‘Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurarak, O’nun devrim ve ilkelerinin gelecekte de egemen olmasına katkıda bulunma ve onlara bekçilik yapma zorunluluğunu duymuşlardır’ denmek suretiyle işbu dosyada taraf olarak yer alınmasının nedeni açıklanmıştır. Yukarıda açıklanan ve re’sen göz önüne alınacak sebeplere binaen; Sayın Savcılık tarafından şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak, kovuşturma aşamasına geçilmesi için kamu davası açılmasını talep ederiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/add-yeni-mufredat-nedeniyle-milli-egitim-bakani-tekin-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0 Cumhurbaşkanlığı YİK Üyesi Şahin, Karabük’te bayramlaşma programına katıldı Açıklaması https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-yik-uyesi-sahin-karabukte-bayramlasma-programina-katildi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-yik-uyesi-sahin-karabukte-bayramlasma-programina-katildi-aciklamasi/#respond Mon, 17 Jun 2024 21:12:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35356 Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Mehmet Ali Şahin, “Tüm İslam alemi barış ve huzur içinde Kurban Bayramı’nı yaşamadan her Kurban Bayramı bizim için eksiktir.” dedi.

Karabük Valiliğindeki bayramlaşma törenine katılan Şahin, daha sonra AK Parti İl Başkanlığınca Kanyon Nikah Salonu’nda organize edilen programda partililerle bayramlaştı.

Şahin, burada yaptığı konuşmada, Kurban Bayramı yaklaşırken siyasette normalleşme yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e iadeiziyarette bulunmasının güzel bir şey olduğunu dile getiren Şahin, “Bayram öncesi siyasette daha önce görmediğimiz bu karşılıklı yumuşama vatandaşa da yansıdı. Siyasi partilerin tabanlarına da yansıdı. Dolayısıyla bayramlardan beklemiş olduğumuz o güzelliği birlikte yakalamamıza vesile oldu.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretlerden sonra “normalleşmenin uzun sürmesi” yönünde ifadeleri olduğunu belirten Şahin, karşılıklı ziyaretler ve normalleşmeler uzun süreli olduğunda ülkede siyasetin normal zeminde yapılabileceğini söyledi.

Özel’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iadeiziyaretinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaptığı açıklamada kullandığı “Sayın Bahçeli şöyle bir kolaycılık yapmasın. Memleketi bu hale kadar getirip, suç ortağını bize doğru itmesin.” ifadeleri hatırlatan Şahin, şöyle devam etti:

“Kim ‘Suç ortağı, Adalet ve Kalkınma Partisi’, yani AK Parti’yi suç işlemiş örgüt olarak adeta tanımladı. Özgür Bey’i yakinen tanırım, biraz uzun konuşur ve güzel de konuşur ama siyasette uzun konuşmak her zaman iyi netice vermeyebilir. Öz ve sözünün amacına ulaştıktan sonra orada bırakacaksın.”

Özel’in bu açıklamalarına karşı AK Parti Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in “Bir diyalog süreci olmuş, buyurmuşsunuz AK Parti Genel Merkezi’ne gelmişsiniz, biz de bundan gayet memnuniyet duyduğumuzu açıklamışız. Cumhurbaşkanımız, AK Parti Genel Başkanı olarak iadeiziyarette bulunmuş. Bundan hemen sonra Cumhur İttifakı birleşenlerine, AK Parti ve MHP’ye ‘suç ortağı’ ifadesinin kullanılmasının ne siyasi nezaketle ilgisi var ne siyasi idrakle ilgisi var. O zaman siz AK Parti Genel Merkezi’ne geldiğinizde bir suç merkezine mi geldiniz?” eleştirisini hatırlatan Şahin, “İşte bu sorunun altında kalmamak için normalleşmenin devamına leke sürecek, onu etkisiz kılacak sözlerden kaçınmak gerekir.” şeklinde konuştu.

“İslam alemi ve Müslümanlar olarak kenetlenmemiz lazım”

“Tüm İslam alemi barış ve huzur içinde Kurban Bayramı’nı yaşamadan her Kurban Bayramı bizim için eksiktir.” diyen Şahin, bombalar altında bayramı yaşamayan Müslüman ülkelerin bulunduğunu dile getirdi.

Şahin, bir insani yardım vakfının Gazze’de kurban için program yaptığını ancak o bölgede kesecek kurbanlık bulamadıklarını bildirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu katil ve soykırımcı İsrail, Gazze’de sadece insanlara soykırım uygulamıyor, hayvanlara da soykırım uyguluyor. Böylesine zor şartlar altında bir dünyada yaşıyoruz. Bundan kurtulmak için bizim, İslam alemi ve Müslümanlar olarak kenetlenmemiz lazım. Aramızdaki ufak tefek sorunları bir kenara bırakmamız ve kendi meselelerimize yoğunlaşmamız lazım.”

Programa, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç ile Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-yik-uyesi-sahin-karabukte-bayramlasma-programina-katildi-aciklamasi/feed/ 0
Candan Kardeşlerin Hakim Karşısına Çıkacağı Tarih Belli Oldu https://www.haber60.com.tr/candan-kardeslerin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/candan-kardeslerin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/#respond Thu, 13 Jun 2024 21:06:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35227 Candan kardeşlerin hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu
İSTANBUL – Dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarından haklarında soruşturma başlatılan Candan kardeşlerin hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Candan kardeşler ve diğer 20 sanığın yargılanmasına Eylül ayında başlanacak. Dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarından haklarında soruşturma başlatılan ve Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar, Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istenen iddianame mahkeme tarafından kabul edildi.Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında Eylül ayında Alisya Bahar Candan ve ablası Gülnihal Çiçek sanık sıfatıyla hakim karşısına çıkacak.Öte yandan davaya ilişkin açıklama yapan Avukat Burak Temizer “Yargılamanın ilerleyen aşamalarında yeni mağdurların da ortaya çıkabileceğini, başka davaların da bu dava altında birleşebileceğini düşünüyorum zira yurdun farklı illerinde aynı şekilde dolandırılmış olmasına rağmen halen daha şikayetçi olmayan paralarını geri alabileceklerine olan inancıyla bekleyen veya yaşadıkları olaydan ötürü isminin bilinmesini istemeyen mağdurların olduğunu biliyorum” dedi.İddianamedenKüçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 şüpheli yer almıştı. İddianamede tutuklu şüpheli Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edilmişti. Şüphelilerin örgüt lideri Onur Apaydın ile yakın ilişki içerisinde olduğu da iddianamede açıklanmıştı. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan şüpheli Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/candan-kardeslerin-hakim-karsisina-cikacagi-tarih-belli-oldu/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na sunum yaptı https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-insan-haklarini-inceleme-komisyonuna-sunum-yapti/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-insan-haklarini-inceleme-komisyonuna-sunum-yapti/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:18:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35198

KOMİSYONDA SUNUM YAPTI

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM’de, AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık başkanlığında toplanan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na sunum yaptı. Tunç, Türkiye’nin insan hakları alanında önemli mesafeler aldığını belirtti. Tunç, vatandaşların kamudan bilgi edinmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydederek kişisel veriler ile birlikte özel hayatın korunmasına yönelik düzenlemelere dikkat çekti. Tunç, “Kişisel Verileri Koruma Kurulu oluşturuldu. Bu anlamda da mevzuatımızı da geliştirerek devam ediyoruz. TBMM ile ilişkili olan Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulması, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun kurulması temel hak ve özgürlükleri genişleten ve mekanizmaları kuran önemli reformlardır. Son 20 yılda ülkemiz, demokrasinin standardını yükselten, hukuk devletini güçlendiren çok sayıda reforma sahne oldu. Yargı birliğinin sağlanması, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılması, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması, Anayasa Mahkemesi, Hakimler Savcılar Kurulu’nun demokratik hukuk devleti ilkesine daha uygun hale getirilmesiyle ilgili düzenlemeler, Milli Güvenlik Kurulu’nun sivilleştirilmesi, darbecilerin yargılanabilmesini sağlayan anayasa değişiklikleri, bunlar demokrasimizin standardını yükselten önemli düzenlemelerdir” ifadelerini kullandı.

‘YARGI REFORMU STRATEJİ BELGESİNDE SONA GELİYORUZ’

Yargı Reformu Strateji Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Plan çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Tunç, “2024 ve 2028 yıllarını kapsayacak Yargı Reformu Strateji Belgesinin hazırlık çalışmalarının sonuna doğru geliyoruz. Görüşleri aldık, uygulamadan kaynaklanan, vatandaşlardan gelen birçok problemi ihtiva edecek ve milletvekillerimizin sorularla, meclisteki konuşmalarla gündeme getirdiği birçok hususu değerlendirdik. Sizlerin de bu konudaki değerli görüşlerine her zaman açık olduğumuzu belirtmek istiyorum. Yine İnsan Hakları Eylem Planı da 2024- 2028 yıllarını kapsayacak. 3’üncü Eylem Planımızın hazırlık çalışmalarımızın da sonuna geldik. Yani yaz döneminin sonunda, Meclisin yeni yasama yılı açıldığında da bunları Sayın Cumhurbaşkanımız kamuoyuyla paylaştıktan sonra oradaki hedefler doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

‘1 MİLYONDAN FAZLA KİŞİNİN LEKELENMEME HAKKI KORUNDU’

Tunç, Ceza Mahkemesi Kanununda yapılan değişikliğe değinerek, “Bu kapsamda da 2017 yılından bu yana 1 milyon 84 bin kişi hakkında soruşturmaya gerek olmadığı kararı verildi. Yani bu da 1 milyondan fazla kişinin lekelenmeme hakkının korunduğu anlamına geliyor. Türk Ceza Kanunu’nda ayrımcılık ve nefret suçu düzenlendi. Eski kanunumuzda yoktu. Yeni kanunumuzda 2005 yılından sonra kanunumuza girdi. Ceza Mahkemesi Kanunumuzda yapılan değişiklikler de yine kişi özgürlüğü ve güvenliğiyle ilgili önemli düzenlemelerdi. Gözaltı ve tutuklama kararları için somut delil kriterinin aranması, kuvvetli suç şüphesinin yanında ayrıca somut delil kriterinin de aranması hususu Ceza Mahkemesi Kanunumuzda yerini aldı. Soruşturma ve kovuşturmalarda tutukluluk süresine sınır getirildi. Bu da önemli bir düzenlemeydi. Yine adli kontrolde de yine bir azami süre getirildi” dedi.

‘İNSAN ONURUNA UYGUN OLMAYAN 394 CEZAEVİNİ KAPATTIK’

Vatandaşların dile getirdiği sorunlara duyarsız kalamayacaklarını kaydeden Tunç, şu ifadeleri kullandı:

“İnsan hakları, insan onuruna uygun olmayan 394 cezaevini kapattık. Ama insan onuruna uygun olan daha elverişli 299 cezaevini de uygulamaya koyduk. Öncelikle fiziki altyapıyı güçlendirdik. Cezaevlerimizdeki teknolojik imkanları da gün geçtikçe artırmaya devam ediyoruz. ACEP projesi ve diğer uygulamalarla hükümlerin yakınlarıyla görüşebilmesi imkanlarını, dijital çağda, teknolojiden de yararlanmanın gayreti içerisindeyiz. Ceza infaz kurumlarımızdaki eğitim faaliyetleri önemli. Oralarda anaokullarımız özellikle cezaevinde kalan hükümlülerin çocukları devlete emanet. Onları en güzel şekilde yetiştirmek ve vatana, millete hayırlı birer evlat olarak yetişmesini sağlamak lazım. Onların eğitiminin aksamaması lazım. Cezaevi şartlarında onların büyükleri cezaevindeyken onların da bir ceza çekmesini önlememiz lazım. Bu anlamda da hassasiyetimizi koruyoruz. Anaokulları, kreşler sonrasında ortaokul, lise eğitimi görenler var, üniversite eğitimi görenler var. Şu anda cezaevine girerken 800 civarında daha hiç okumayan o kişiler şu anda 65 bine yakın ana sınıfından lisesine üniversitesine varıncaya kadar eğitim gören kişiler var.”

‘CEZAEVLERİNDEKİ KALABALIKLAŞMAYI ÖNLEYECEK TEDBİRLER ALIYORUZ’

Cezaevi personelinin eğitimine önem verdiklerini kaydeden Tunç, şöyle konuştu:

“Kamu hizmetinde çalıştırma gibi bir takım tedbirler yine yaşlılara yönelik kadın hükümlülere yönelik hasta çocuğu olan kadınlara yönelik önemli iyileştirmeleri geçen yasama dönemlerinde hayata geçirmiştik. Bunların uygulamalarını da gerçekleştiriyoruz. Tabii bağımlılara özgü infaz sistemi cezaevlerindeki uyuşturucu suçları bakımından önemli. Orada da geçen yasama döneminde yasalaşan bağımlılara özgü infaz kurumu oluşturulmasıyla ilgili çalışmalarımızı da başlattık. Pilot uygulamaları Bolu ve Adana’da başlatarak özellikle uyuşturucu suçlularının ıslahına yönelik cezaevlerini de hayata geçirmeye başlıyoruz. Bunu çok önemsiyoruz. Burada çünkü cezaevlerimizdeki mevcudun üçte biri uyuşturucu suçlarından kaynaklanıyor; çünkü uyuşturucu suçlarının cezası çok ağır. İnfazı da diğer suçlara göre dörtte üç şeklinde uygulanıyor. O nedenle cezaevlerimizdeki o kalabalıklaşmayı da önleyecek tedbirleri almaya çalışıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-insan-haklarini-inceleme-komisyonuna-sunum-yapti/feed/ 0
Fatih’te Eşini Öldüren Sanığa Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası Talebi https://www.haber60.com.tr/fatihte-esini-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-talebi/ https://www.haber60.com.tr/fatihte-esini-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-talebi/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:51:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34919

Melihcan ÇALIŞKAN/ FATİH’te 21 yaşındaki eşi Fatma Narman’ı öldürdüğü iddiasıyla yargılanan tutuklu sanık Yalçın Narman hakkında savcı, ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunması sorulan tutuklu sanık Yalçın Narman, “Eşim şiddet mağduru değildir. Eğer öyle olsaydı etrafına anlatmaz mıydı” şeklinde konuştu.

Olay, 24 Nisan 2022 tarihinde Fatih Zeyrek Mahallesi’nde meydana geldi. Şüpheli ölüm ihbarı üzerine adrese giden polis ekipleri Fatma Narman’ın cansız bedenini yerde sırtüstü halde buldu. İddiaya göre Fatma Narman, eşi Yalçın Narman’ın başka bir kadınla ilişkisi olması nedeniyle boşanmak istedi. Bunun üzerine Yalçın Narman, eşi Fatma Narman’ı çocuklarının gözü önünde öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklandı.

Yalçın Narman ve olaya karıştığı iddia edilen kardeşi Bahattin Narman’ın yargılanmasına İstanbul 31.Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Yalçın Narman, tutuksuz sanık Bahattin Narman, ölen Fatma Narman’ın ailesi ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı olayda kullanıldığı iddia edilen silahın dosyaya eklendiğini ve raporda bulunan 7.65’lik silahın vahim silahlar arasında yer aldığının ve cinayetin bu silahla işlendiğinin belirtildiğini ifade etti.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ

Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak; Bahattin Narman’ın suç unsurlarının oluşmadığını ifade ederek beraatini talep ederken, Yalçın Narman’ın “Eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti.

“KIZIM SUÇSUZ GÜNAHSIZDI”

Ölen Fatma Narman’ın babası mütalaaya karşı ifadesinde, “Kızım suçsuz günahsızdı. Ömür boyu cezalandırılmasını istiyorum. Adaletinize güveniyorum,” dedi. Savunma için söz verilen tutuklu sanık Yalçın Narman, “Savunmamı hazırlamak için ek süre istiyorum. Eşim, benim tarafımdan zarar göreceğini bilse her zaman ailesinden yardım isteyebilirdi. Eşim şiddet mağduru değildir. Eğer öyle olsaydı, etrafına anlatmaz mıydı?” şeklinde konuştu. Mahkeme, taraflara mütalaa dolayısıyla savunmalarına ek süre vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

Olay, 24 Nisan 2022’de Fatih Zeyrek Mahallesi’nde bulunan bir evde şüpheli ölüm ihbarı üzerine ortaya çıkmıştı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, Fatma Narman’ın sırt üstü, çıplak şekilde yatar vaziyette bulunduğu, bir tanesi maktulün vücudunda olmak üzere toplam 4 adet mermi çekirdeğinin bulunduğu kaydedildi. Fatma Narman’ın kocası Yalçın Narman’ın kendi dükkanında çalışan Ayşe G. ile alınan mesaj içeriklerine göre bir gönül ilişkisi olduğu, bu durumun da sanığın evliliğine son vermek istediğini gösterdiği belirtildi. İddianamede, olay yerinde 4 adet mermi çekirdeği bulunmasına rağmen maktul Fatma’da 2 adet ateşli silah yarası olduğu, yaralanmaların da bitişik ateş mesafesinde olmadığı nedeniyle kasten bir başkası tarafından öldürüldüğü, olay yerinde sanık Yalçın Narman ve Fatma Narman dışında kimsenin olmadığı ve sanık Yalçın Narman’ın evdeki çocuklarını aşağıya indirerek araç içerisine bıraktıktan sonra tekrar eve çıktığı belirtildi. Yalçın Narman’ın olay sonrası 112 ihbar hattını aradığı, Bahattin Narman’ın çocukları araç içine alıp bekleyerek ağabeyinin eşini öldürmesine yardım ettiği aktarıldı. Yalçın Narman’ın “Eşi kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, Bahattin Narman’ın ise “Kasten öldürmeye yardım etme” suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İlk duruşmada ifade veren Fatma Narman’ın annesi Şekra Genç, “O gün kızım beni aradı, ‘Kocam benim üzerime kuma getiriyor, yeniden evleniyor’ dedi. Ben de ‘Kuma getirsin kızım, yuvanı bozma’ dedim. 6 aylık çocuğu varken kızımı öldürdü” demişti.

]]> https://www.haber60.com.tr/fatihte-esini-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-talebi/feed/ 0 Türkiye Barolar Birliği İsrail’in Saldırılarını Kınadı https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-israilin-saldirilarini-kinadi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-israilin-saldirilarini-kinadi/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:21:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34901 (ANKARA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB), İsrail’in Gazze ve Refah’taki saldırılarını kınamak için İsrail’in Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bıraktı. TBB Başkanı Erinç Sağkan, İsrail’in saldırılarının sadece insanlığa karşı suç ya da savaş suçu değil, açıkça soykırım suçunun özel kastını taşıdığını belirtti.

TBB Başkanı Erinç Sağkan öncülüğünde 81 il barosunu temsilen bazı illerin baro başkanları, protesto için İsrail’in Ankara Büyükelçiliği önünde toplandı. 81 il baro başkanının imza attığı ve İsrail’i protesto ettikleri ortak bildirinin okunmasının ardından Sağkan ve baro başkanları, 81 il baro başkanlığı adına Büyükelçilik önüne siyah çelenk bıraktı.

Burada konuşan Sağkan, 81 ilin tüm baro başkanlarının katılımıyla yaklaşık 8 aydır devam eden, İsrail’in artık “soykırıma dönüşmüş” politikasına, savaş suçlarına karşı bir kez daha tepki göstermek için toplandıklarını söyledi. Sağkan’ın İsrail’in Ankara Büyükelçiliği’nin önünde yaptığı açıklama şöyle:

“İsrail, soykırım kastının bulunduğunu da Refah’taki saldırıyla ortaya koymuştur”

” Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yaptığımız başvuruyla tutuklama ve tedbir kararlarının uygulanmasını ve soykırım suçuna vücut verenlere gecikmeksizin yaptırım uygulanmasını talep ediyoruz. Bugüne kadar uluslararası aktörlerin harekete geçmekteki yetersizliği ve kafalarını kuma gömmeleri, Refah saldırısını da yanında getirdi.

İsrail, yaptığı tecrit ve savaş suçlarının yanına özel bir kastı gerektiren soykırım kastının bulunduğunu da Refah’taki saldırıyla ortaya koymuştur. Tecritten, savaştan kaçan insanların, evlerini, çocuklarını, akrabalarını kaybetmiş ve yaşamak için, yaşama tutunmak için çadırlarda kalan insanların üzerine bombalar yağdırmış, yüzlerce savunmasız masum sivili katletmiştir. Bu artık İsrail’in yürüttüğü konunun sadece insanlığa karşı suç değil, sadece savaş suçu değil, açıkça soykırım suçunun özel kastını taşıdığını da ortaya koymaktadır.

Yaşananlara karşı tepkimizi bir kez de burada siyah çelenk bırakarak ortaya koymak istedik. Nerede yaşadığımızın hiçbir önemi yok. Orta Doğu olabilir, Avrupa olabilir, Amerika olabilir. İnsan olan herkesin karşı çıkması gereken bir insanlığa karşı suçla karşı karşıyayız. Başka hiçbir şeye gerek yok. Bu dünyada insan olarak yaşayan herkesin, azıcık vicdanı olan herkesin bu soykırıma, bu katliama acil olarak karşı çıkması ve bunu durdurması gerekmektedir. Hukuk örgütleri olarak, yaşanan sürecin sadece durdurulması değil, kişilerin yaptıklarının da yanına kar kalmaması bakımından bundan sonraki yasal süreci de sonuna kadar takip edeceğiz.”

“Bu zulme sessiz kalanlar tarih ve hukuk önünde mutlaka suç ortağı olarak anılacak”

Açıklamanın ardından Sakarya Baro Başkanı İlknur Ebiz Yıldız da 81 il barosu adına hazırlanan bildiriyi okudu. Bildiride şunlar yer aldı:

“İsrail savaş uçakları tarafından 26 Mayıs tarihinde Gazze Şeridinin güneyindeki Refah kentinde yerinden edilmiş; çadır kentlerde yaşamlarını sürdüren sivil Filistin halkına karşı gerçekleştirilen hava saldırısında ilk belirlemelere göre 45’ten fazla Filistinli yaşamını yitirirken; onlarca Filistinli ise yaralanmıştır.

Daha önce Uluslararası Adalet Divanı İsrail’in; Refah’taki askeri saldırılarını ve tüm eylemlerini durdurması gerektiğine hükmetmesine karşın; İsrail’in Refah’ta sivil halka karşı gerçekleştirdiği katliam göstermektedir ki; İsrail devleti ne insani bir değeri ne de uluslararası hukuku tanımaktadır. Uluslararası Adalet Divanı tarafından İsrail’e karşı alınan kararlardan ilki ‘Gazze’deki Filistinli grubun kısmen ya da tamamen fiziksel olarak yok olmasına yol açabilecek yaşam koşullarına neden olabilecek askeri saldırıların ve Refah vilayetindeki diğer eylemlerin derhal durdurulması’ şeklinde iken; İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nın karalarını yok sayan saldırısı İsrail devletinin; çok açık devlet terörü uyguladığını göstermektedir.

İnsan haklarından, demokrasiden, yaşam hakkının kutsallığından söz eden ülkeleri ve uluslararası kuruluşları İsrail’e karşı en sert tepki vermeye, İsrail’in hukuk dışı saldırı ve katliamlarının sonlanması için harekete geçmeye çağırıyoruz. Bilinmelidir ki ‘hiçbir şey yapılmayarak, sessiz kalınarak da adaletsizliğe ortak olunabilir.’ İsrail’in aylardan beri Gazze başta olmak üzere Filistin kentlerine ve en son Refah’ta gerçekleştirdiği insanlık dışı saldırı karşısında sessiz kalan her ülke her uluslararası kuruluş her insan da bu adaletsizlikten sorumludur.

Bu zulme sessiz kalanlar tarih ve hukuk önünde mutlaka suç ortağı olarak anılacak ve tarihe kara bir leke olarak geçeceklerdir.

“İsrail’in Refah’ta sivil halka yönelik gerçekleştirdiği insanlık dışı katliamı en sert şekliyle kınıyoruz”

İsrail devleti tüm dünyanın gözü önünde Uluslararası mevzuat ile TCK 76 ve 77. maddelerinde de düzenlendiği gibi Soykırım ve İnsanlığa karşı suçları işlemiş ve işlemeye devam etmektedir. Bu nedenlerle TCK 13/3 maddesi gereğince söz konusu bu suçları işleyen fail ve faillerin Türkiye’de yargılanmaları için Adalet Bakanımıza talepte bulunması çağrısında da bulunuyoruz, zira bu çağrımız uluslararası mevzuat kadar ulusal mevzuatın da bir gereğidir. Bizler 81 İl Barosu olarak; İsrail’in Refah’ta sivil halka yönelik gerçekleştirdiği insanlık dışı katliamı en sert şekliyle kınıyor; yaşam hakkından, hukuktan yana olan herkesi, her ülkeyi İsrail’in barbarca saldırılarını önlemeye ve Filistin halkıyla yan yana olmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-barolar-birligi-israilin-saldirilarini-kinadi/feed/ 0
CHP İzmir İl Başkanlığı, ‘9. Yargı Paketi’ Taslağındaki ‘Etki Ajanlığı’ Düzenlemesine Karşı Çıkıyor https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-9-yargi-paketi-taslagindaki-etki-ajanligi-duzenlemesine-karsi-cikiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-9-yargi-paketi-taslagindaki-etki-ajanligi-duzenlemesine-karsi-cikiyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:21:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34863 (İZMİR)- CHP İzmir İl Başkanlığı, ‘9. Yargı Paketi’ taslağında yer alan “etki ajanlığı” düzenlemesiyle ilgili açıklama yaptı. İl Hukuk Komisyonu Başkanı Murat Aydın, Türk Ceza Kanunu’na eklenmesi öngörülen maddenin hukuki güvencelerden yoksun, muğlak, siyasi iktidarın istediği gibi eğip bükebileceği ifadeler taşıdığını belirterek, düzenlemenin tek amacının toplumu baskı altına almak olduğunu vurguladı.

CHP İzmir Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ahmet Doğukan Gül ve İl Hukuk Komisyonu Başkanı Murat Aydın, ‘9. Yargı Paketi’ taslağında yer alan “etki ajanlığı” maddesiyle ilgili il başkanlığı binasında basın açıklaması yaptı. Murat Aydın, şunları söyledi:

“Gündemin içerisinde kaynamakta olan bir konuya dikkat çekmek istedik. Çünkü bu konu önümüzdeki süreçte özellikle basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü bakımından ve toplumsal siyasal muhalefetin baskı altına alınması bakımından önem arz edecektir. O yüzden en baştan tavrımızı göstermemiz gerekiyor. 9. Yargı Paketi olarak tartışılan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesi istenen yasa değişiklikleri arasında bir suç düzenlemesi var. Yeni bir suç oluşturuluyor; etki ajanlığı suçu. Bu girişim ifade özgürlüğü, demokratik muhalefeti bastırmak için yapılmış bir suç uydurma girişimidir. Yapılan açıkça bir suç uydurmadır. Hukuk eliyle yargıya araç kılarak toplumu ve basını baskı altına alma girişimidir. Cumhuriyet Halk Partisi her kademesiyle bu girişime karşı çıkacak ve bu düzenlemeden vazgeçilmesi talebini toplumla birlikte yükseltecektir. Türk Ceza Kanunu’na eklenmesi ön görülen madde hukuki güvencelerden yoksun, muğlak, siyasi iktidarın istediği gibi eğip bükebileceği ifadeler taşıyor. Meclis’te kabul edilmesi istenen bu madde ceza hukukunun en temel ilkelerinden olan suç ve cezada kanunilik ilkesiyle ceza hükmü içeren hükümlerin açık ve belirli olması ilkesine de aykırı. Bu düzenlemenin tek amacı toplumu baskı altına almaktır.

“Siyasi iktidar bu amacına ulaşamayacak”

İktidarın hoşuna gitmeyen her çalışmayı, her araştırmayı, her sözü ajanlıkla suçlamaya açık bir hükümle karşı karşıyayız. Basit bir kamuoyu araştırması dahi yabancı ülkelerin çıkarına araştırma olarak tanımlanabilecek ve suç sayılabilecektir. Yapılacak seçimlerde iktidar partisinin geride olduğunu gösteren kamuoyu araştırmaları, anketler bile bu madde kapsamında soruşturma konusu yapılabilecektir. Devletin güvenliği iç ve dış yararı gibi muğlak, tümüyle iktidarın bakış açısına göre bükülebilecek kavramlar üzerinden her türlü söz ve düşünce açıklamaları, araştırma, kitap, makaleleri suç olarak görülebilecektir. Basın ve ifade özgürlüğünün elde kalan son kırıntılarını da yok etmek isteyen siyasi iktidar, iktidarını kaybetme korkusu arttıkça baskıyı arttırmaya ve bu yolda iktidarda kalmaya çalışıyor. Kişilerin ve kurumların araştırma yapması, bu araştırmaların sonuçlarını kamuoyuyla paylaşması ve fikirlerini dile getirmesi suç sayılamaz. Toplumun hiçbir temel ihtiyacına cevap veremeyen ülkeyi yoksullaştıran Avrupa’nın istikrarı için ülkeyi mülteci deposu haline getiren siyasi iktidar bu tür düzenlemelerle toplumu baskı altına almayı ve gidişini yavaşlatmayı amaçlıyor. Siyasi iktidar bu amacına ulaşamayacak. Geldiği gibi gidecektir. Tüm siyasi ve toplumsal muhalefeti, bilim insanlarını basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü savunucularını bu düzenlemeye demokratik yollardan karşı çıkmaya ve demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

Gül: “İktidar yargı erkini bir nevi sopa olarak kullanmayı hedeflemektedir”

İl Seçim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ahmet Doğukan Gül ise “Önümüzdeki süreçte TBMM Başkanlığı’ 9. Yargı Paketi sunulacaktır. Hazırlanan yargı paketi içerisinde kamuoyunda ‘etki ajanlığı’ olarak da tabir edilen bir düzenlemeye yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan taslak metinde devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapmak veya yaptıranların hapis cezasıyla cezalandırılacağı ifade edilmektedir. Teklifin yasalaşması halinde başta basın mensupları olmak üzere STK ve akademisyenler bir nevi düşmanlaştırılacak ve ajanlık olarak değerlendirilme riskiyle karşı karşıya kalacaklardır. Bu durum aynı zamanda insanların araştırma yapma ve bilgi toplama hakkını kısıtlamaktadır. Ceza Kanunun amacı temel hak ve özgürlükleri korumaktır, kısıtlamak değildir. Yapılacak bu düzenleme toplumu baskı altına almak ve basın özgürlüğüne darbe vurmak amacıyla kabul edilebilir bir yönü olmayan bir düzenlemedir. İktidar önceki süreçlerde nasıl yargı erkini toplumu ve kamuoyunu sindirme olarak kullandıysa aynı şekilde bu düzenlemeyi hayata geçirerek yargı erkini bir nevi sopa olarak kullanmayı hedeflemektedir. Hukuki dayanaktan yoksun olan ve ceza hukukuna da aykırılık teşkil eden bu düzenlemeye karşı il hukuk komisyonumuzla birlikte hem toplumsal farkındalık oluşturmak hem de kamuoyunu bilgilendirmek bu açıklamayı yapma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Bundan önceki yasa dışı uygulamalara, hukuki anlamda sıkıntı teşkil eden uygulamalara nasıl karşı durduysak bundan sonra da karşı durmaya devam edeceğimizi belirtiyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskanligi-9-yargi-paketi-taslagindaki-etki-ajanligi-duzenlemesine-karsi-cikiyor/feed/ 0
‘Çöp ev’ davasında karar çıktı; yeğenini alıkoyan teyzeye 15 yıl hapis https://www.haber60.com.tr/cop-ev-davasinda-karar-cikti-yegenini-alikoyan-teyzeye-15-yil-hapis/ https://www.haber60.com.tr/cop-ev-davasinda-karar-cikti-yegenini-alikoyan-teyzeye-15-yil-hapis/#respond Tue, 04 Jun 2024 01:12:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34731 BURSA’da, kaçırıldığı öne sürülen yeğeni Cem Muhammet A.’yı (12), çöp ev haline gelen dairede kilitli odada alıkoyduğu suçlamasıyla tutuklanan ve 18 ay sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Kamuran Pınar A. (46), ‘eziyet’ suçundan 7 yıl, ‘cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kamuran Pınar A., ‘ihmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan beraat ederken, dosyada suça sürüklenen çocuk olarak yargılanan sanığın kızı Esra Zeynep A.’nın da (18) ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 2 yıl 2 ay 20 gün hapsine hükmedildi.

Nilüfer ilçesi Görükle Sakarya Mahallesi’ndeki apartmanda dairesi olan Aydın S., evini 1 Temmuz 2020’de Kamuran Pınar A.’ya kiraya verdi. Kiracı, ev sahibine kira ödemedi. Aydın S., avukatı Batuhan Arısoy aracılığıyla mahkemeye başvurdu. Bursa 4’üncü İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen davalara katılmayan Kamuran Pınar A. için mahkeme hakimi, borcunu ödemesi için tebligat gönderdi. Kamuran Pınar A., borçlarını tebligata rağmen ödemeyince mahkeme, evin tahliyesini kararlaştırdı. 2022 Temmuz’da mahkeme kararıyla eve giden icra ekibi, dairenin kapısını çilingire açtırdı. Ekipler, çöp evle karşılaştı. Bunun üzerine dairenin kapı kilidi değiştirildi. Polisler, mahkeme kararına uymayıp, çilingirle eve gelip giden Kamuran Pınar A.’yı gözaltına aldı. Kamuran Pınar A., polis merkezindeki ifadesinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.

ÇOCUK BAYGIN HALDE BULUNDU

Çöp evin temizlenmesi için Nilüfer Belediyesi ekiplerine haber verildi. Eve gelen ekipler, temizlik çalışmasına başladıkları sırada bir odanın kapısının kilitli olduğunu belirledi. Kapıyı kırıp içeri giren görevliler, çöple dolu odada baygın halde yatan çocukla karşılaştı. Çocuğun kilitlendiğinin ve tuvaletini dahi odaya yaptığının görülmesiyle, polis ve sağlık ekiplerine haber verildi. Çöp evde tutulan çocuk, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaklaşık 1 yıldır odada tutulduğu değerlendirilen çocuğun saçlarıyla tırnaklarının uzadığı, çok zayıfladığı ve vücudunda yaralar olduğu görüldü.

TEYZE TUTUKLANDI, YEĞENİ KORUMA ALTINA ALINDI

Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, Kamuran Pınar A.’ya ulaşamadı. Cem Muhammet A. adlı çocuğun Kamuran Pınar A.’nın kız kardeşi Yasemin A.’nın oğlu olduğu belirlendi. Kamuran Pınar A.’nın uzun zamandır kardeşiyle görüşmediği ve baktığı yeğenini, kilitli odada tuttuğu tespit edildi. Yeniden gözaltına alınan Kamuran Pınar A., emniyetteki işlemlerinin ardından ‘Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması’ suçlamasıyla sevk edildiği adliyede, nöbetçi hakimlik tarafında tutuklandı. Cem Muhammet A. ise tedavisinin ardından teslim edildiği annesi ile birlikte Antalya’ya gönderildi. Burada, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri tarafından korumaya alınıp Akdeniz Üniversitesi’ne kaldırılan Cem Muhammet A., tedavisi sonrası Antalya Çocuk Evleri Sitesi’ne yerleştirildi. Fiziki ve psikolojik tedavisinin ardından çocuk, annesi Yasemin A.’ya teslim edildi.

‘BULUNMASAYDI, HAYATINI KAYBEDEBİLİRDİ’

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması 5 ayda tamamlandı. Görevlendirilen 2 savcının hazırladığı 7 sayfalık iddianamede, suçlamaları reddeden Kamuran Pınar A. hakkında, ‘İhmali davranışla öldürmeye teşebbüs’, ‘Çocuğa eziyet’ ve ‘Çocuğu kaçırma’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçlarından toplam 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede, Kamuran Pınar A.’nın akıl sağlığıyla ilgili rapor da yer aldı. Suç tarihinde sanığın, akıl hastalığının bulunmadığı ve zayıflığının saptanmadığı belirtildi. İddianamede, aynı zamanda savcılığın talebi üzerine, Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen rapora da yer verildi. Raporda, çocuğun beslenme ihmali nedeniyle organlarında ve vücudunda kalıcı hasar kalabileceği, ‘Eğer bulunmasaydı hayatını kaybedebileceği’ belirtildi. Cem Muhammet’in dosyaya giren fotoğraflarına göre de 1 yıl boyunca kilit altında tutulduğu belirtildi. İddianamede ayrıca Kamuran Pınar A.’nın, devlet korumasına alınan kızı Esra Zeynep A. hakkında 18 yaşından küçük olması nedeniyle soruşturmanın ayrı yürütüleceği kaydedildi.

6’NCI DURUŞMADA ADLİ KONTROLLE SERBEST KALDI

Kamuran Pınar A., Bursa 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki, ‘gizlilik kararı’ bulunan yargılamasının 2 Şubat’ta görülen 6’ncı duruşmasında tahliye edildi. Mahkeme heyeti, ‘İhmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs’ suçuyla yargılanan Kamuran Pınar A.’nın, üzerine atılı suçun vasfının değişme ihtimalini göz önünde bulundurarak, adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti.

BAKANLIK AVUKATLARININ İTİRAZI REDDEDİLDİ

Tahliye kararının ardından, Antalya’da annesi Yasemin A. ile birlikte yaşayan Cem Muhammet, tedbir adamcıyla yeniden devlet korumasına alındı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da taraf olduğu davada, tahliye kararına itiraz edildi. Bakanlık avukatları, ‘ihmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla yargılanan Kamuran Pınar A.’nın adli kontrol şartına rağmen yurt dışına kaçma ihtimali olduğu, Cem Muhammet’in can güvenliği olmadığı ve kaçırılma riski olduğu gerekçesiyle savcılığa itirazda bulunarak Kamuran Pınar A.’nın yeniden tutuklanmasını istedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı avukatlar ile anne Yasemin A.’nın savunmasını üstlenen avukatların itirazı, bir üst mahkeme olan 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce değerlendirildi. Mahkeme, verilen tahliye kararının yerinde olduğuna hükmedip itirazı reddederken, Kamuran Pınar A.’nın adli kontrol şartıyla tutuksuz olarak yargılanmasına hükmetti.

SAVCI, KIZI İÇİN DE CEZA İSTEDİ

Savcı, tahliye kararının ardından görülen ilk duruşmada verdiği mütalaada, sanık teyzenin ‘ihmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından cezalandırılması ve yine dosyada suça sürüklenen çocuk olarak yargılanan sanığın kızı Esra Zeynep A.’ya da ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan ceza verilmesini istedi.

DURUŞMAYA BAŞÖRTÜSÜ, GÖZLÜK VE MASKEYLE KATILDI

Davanın karar duruşması bugün görüldü. Oğlu Cem Muhammet ile birlikte Antalya’da yaşayan anne Yasemin A., duruşma için Bursa’ya gelirken, tutuksuz sanık Kamuran Pınar A., tanınmamak için adliyeye başörtüsü, gözlük ve maske takarak geldi. Sanığın duruşma sırasında ağladığı öğrenildi.

1 saat süren duruşma sonrası kararını açıklayan mahkeme heyeti, Kamuran Pınar A.’nın, ‘İhmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan beraatine, ‘eziyet’ suçundan 7 yıl, ‘cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 8 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Kamuran Pınar A.’nın kızı Esra Zeynep A.’nın ise ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildi.

Kamuran Pınar A., duruşma sonrası basın mensupları tarafından görüntü alınmaması için avukatları ile birlikte adliyenin arka kapısından çıkarıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cop-ev-davasinda-karar-cikti-yegenini-alikoyan-teyzeye-15-yil-hapis/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bir yıllık operasyon verilerini açıklayacak https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-bir-yillik-operasyon-verilerini-aciklayacak/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-bir-yillik-operasyon-verilerini-aciklayacak/#respond Tue, 04 Jun 2024 00:51:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34715 HABER: MEHMET OFLAZ

(ANKARA) – Hemen her gün çeşitli suç örgütlerine karşı yeni bir operasyonun haberini kamuoyuyla paylaşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, göreve başlamasının yıl dönümünde bir yıl boyunca yapılan tüm operasyonlar hakkında basın toplantısı düzenleyecek ve verileri açıklayacak.

ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgiye göre, bir süredir bakanlıkta bölgelerden milletvekillerini ağırlayarak bakanlık icraatları hakkında sunumlar yapan İçişleri Bakanı, bu kez basının karşısına çıkarak bir yıllık faaliyetlerini anlatacak. Bakan Yerlikaya, göreve gelişinin birinci yılını tamamlar tamamlamaz, 5 Haziran Çarşamba günü bakanlıkta basın toplantısı düzenleyecek, İçişleri Bakanlığı birimlerinin bir yıllık süreçte yürüttüğü operasyonlar, yakalamalar ve suç örgütleriyle mücadelenin ayrıntılarına ilişkin verileri paylaşacak.

Önce vekillere sunum ardından basın toplantısı

Ali Yerlikaya, 22 Mayıs’ta Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu, 23 Mayıs’ta İç Anadolu ve Karadeniz, 29 Mayıs’ta Ege ve Akdeniz, 30 Mayıs’ta Marmara bölgelerinin milletvekillerini bakanlık binasında ağırladı, bilgilendirme toplantıları düzenledi. Milletvekilleriyle yapılan toplantılara İçişleri Bakan Yardımcıları Münir Karaloğlu, Bülent Turan, Mehmet Sağlam ve Mehmet Aktaş, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız ve Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir de katıldı. Toplantılarda kapsamlı sunumlar yaparak bakanlık icraatlarını anlatan Yerlikaya, milletvekillerine başta terörle mücadele olmak üzere organize suç örgütleri, göçmen kaçakçılığı organizatörleri, uyuşturucu tacirleri ve diğer suç odaklarıyla yapılan mücadeleler hakkında bilgi verdi, milletvekillerinin görüş ve önerilerini aldı, soruları yanıtladı.

Suç örgütleriyle mücadele verileri

Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturmasıyla başlayan ve emniyette bazı müdürlerin tutuklanmasıyla zirveye ulaşan tartışmalar sürerken İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya bakanlık görevinde bir yılını doldurdu. Göreve gelişinin yıl dönümünde basının karşısına çıkacak İçişleri Bakanı Yerlikaya suç örgütlerine yönelik operasyonları anlatacak.

İçişleri Bakanı Yerlikaya, 3 Haziran 2023’te göreve geldikten sonra hemen her gün organize suç örgütlerine yönelik yapılan operasyonlarla dikkati çekti. Yerlikaya’nın sosyal medyada da paylaştığı operasyon verilerine göre, bir yıllık süre içinde IŞİD, FETÖ ve PKK terör örgütlerinin yanı sıra göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, silah ticareti gibi suçlar işleyen organize yapılara karşı bini aşkın operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda 9 bine yakın kişinin gözaltına alındığı, bunların yaklaşık üçte birinin tutuklu yargılandığı, suç geliri olarak milyarlarca TL mal varlığına el konulduğu belirtiliyor. Bakan Yerlikaya operasyonların son güncel verilerle sayısal sonuçlarını da açıklayacak.

Kırmızı Bülten’le aranan uyuşturucu baronlarına karşı operasyonlar

Bakan Yerlikaya’nın duyurduğu operasyonlar arasında Kırmızı Bülten’le aranan suç örgütü liderlerine yönelik operasyonlar dikkat çekti. Bunlardan öne çıkanları şöyle:

4 Kasım’da kırmızı bültenle aranan ve Comanchero Suç Örgütü’nün yöneticilerinden olan Maximillian Rıvkın ve Necmi Saki İstanbul’da yakalandı. 10 Kasım’da kırmızı bültenle aranan “Kompanio bello” isimli uyuşturucu kartelinin lideri Dritan Rexhepi İstanbul’da yakalandı. 18 Kasım’da kırmızı bültenle aranan uyuşturucu karteli Nenad Petrak İstanbul’da yakalandı.

6 Aralık’ta kırmızı bültenle aranan uyuşturucu madde ticareti yapan “Silahlı Organize Suç Örgütünün” elebaşı Shaun Monaghan İstanbul’da yakalandı. 13 Aralık’ta kırmızı bültenle aranan uyuşturucu madde finansörü ve organize suç örgütü üyesi Muhuannad Aloqlah İstanbul’da yakalandı. 15 Aralık’ta kırmızı bültenle aranan uyuşturucu dağıtımı organize eden örgüt elebaşı Mohammed Zakir Miah, Vietnam’da ağır yaralama suçuyla aranan Chen Xuefeng İstanbul’da yakalandı.19 Aralık’ta kırmızı bültenle aranan Thomas Josef Konrad, Jinking Peng ve Danıel Alexander Muller Türkiye’nin çeşitli illerinde yalandı. 27 Aralık’ta kırmızı bültenle aranan organize suç örgütü elebaşı Eric Schroeder İstanbul’da yakalandı.

16 Ocak’ta kırmızı bültenle aranan uyuşturucu madde kartelinin elebaşlarından Sammy Ali İstanbul’da yakalandı. 3 Şubat’ta kırmızı bültenle aranan uyuşturucu madde kartelinin elebaşı Rawi Ali Qureshı İstanbul’da yakalandı. 29 Mart’ta kırmızı bültenle “Yasa Dışı Örgüt Faaliyetleri ve Kaçakçılık” suçundan uluslararası seviyede aranan Talgat Baisaov ve “Dolandırıcılık” suçundan uluslararası seviyede aranan Maxat Rakhishov İstanbul’da yakalandı. 16 Nisan’da kırmızı bültenle aranan Nurlan Zharımbetov İstanbul’da yakalandı. 22 Mayıs’ta kırmızı bültenle aranan Barış Boyun’un elebaşlığını yaptığı organize suç örgütü İtalya’da yakalandı. 23 Mayıs’ta kırmızı bültenle aranan Sead Dedeic ve Marciano Eugene Ruimwijk İstanbul’da yakalandı.

]]> https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-bir-yillik-operasyon-verilerini-aciklayacak/feed/ 0 Alkollü sürücü 3 ay sonra tahliye edildi, yakınları tepkili https://www.haber60.com.tr/alkollu-surucu-3-ay-sonra-tahliye-edildi-yakinlari-tepkili/ https://www.haber60.com.tr/alkollu-surucu-3-ay-sonra-tahliye-edildi-yakinlari-tepkili/#respond Sat, 01 Jun 2024 22:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34364

ANKARA’da, alkollü kullandığı otomobille hız sınırını aşıp, kaldırımda yürüyen matematik öğretmeni Ekin Sert (31) ile üniversite öğrencisi Umut Can’a (24) çarparak ölümlerine yol açıp kaçan sürücü Mehmet Can Dandin (25), 3 ay sonra tahliye edildi. Araç kullanırken silahla havaya ateş açtığı görüntüler ortaya çıkan ve suç örgütü üyesi olduğu iddia edilen sürücü Dandin’in tahliyesine, kazada yaşamını yitiren Sert ve Can’ın yakınları tepki gösterdi.

Etimesgut ilçesi 1’inci TBMM Caddesi’nde, 26 Şubat’ta; Mehmet Can Dandin’in kontrolünü yitirdiği 06 AEG 869 plakalı otomobil, kaldırımda yürüyen Süleyman Demirel Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Umut Can ve ODTÜ Endüstri Mühendisliği mezunu matematik öğretmeni Ekin Sert’e çarptı. Can ve Sert, hayatını kaybederken, sürücü Mehmet Can Dandin ve yanındaki 3 arkadaşı kaçtı. Hız sınırı 50 kilometre olan yolda 112 kilometreyle gittiği, kavşakta ışık ihlali yaptığı ortaya çıkan ve alkollü olan Dandin, 2 gün sonra polise teslim oldu. Dandin, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklanırken, 3 arkadaşı ise serbest bırakıldı.

İDDİANAME HAZIRLANMADAN TAHLİYE

Mehmet Can Dandin, tutuklanmasından yaklaşık 3 ay sonra 22 Mayıs’ta avukatının itirazıyla Sulh Ceza Hakimliği’nce, 500 bin lira teminat bedeli ödemesi kabul edilip, konutu terk etmeme ve yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi. Dandin’in tahliyesinden 2 gün sonra, 24 Mayıs’ta ise iddianame hazırlandı. Dandin hakkında ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak’ suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame, Ankara Batı 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilip, dava açıldı. İddianamede Dandin’in, yanındaki 3 arkadaşıyla lokantada alkol aldıktan sonra kiralık otomobile bindiği belirtildi. Mehmet Can Dandin’in, hız sınırının 50 kilometre olduğu yolda 112 kilometre hızla gittiği, yolun virajlı olması ve alkolün de etkisiyle aracın kontrolünü kaybettiği ve kaldırıma çıkarak, birbirini tanımayan Umut Can ve Ekin Sert’e çarpıp ölümlerine yol açtığı belirtildi. Adli tıp raporuna göre Dandin’in asli kusurlu olduğu, ölen Ekin Sert ve Umut Can’ın kusursuz olduğunun anlaşıldığı belirtildi.

‘ADALETTEN YARDIM İSTİYORUZ’

Daha önce araç kullanırken silahla havaya ateş açtığı görüntüler ortaya çıkan ve suç örgütü üyesi olduğu da iddia edilen Mehmet Can Dandin’in henüz soruşturma tamamlanmadan tahliye edilmesi tepki çekti. Ölen Umut Can’ın annesi Hülya Can, tahliye kararına tepki göstererek, “Benim oğlum ve Ekin, kaldırımda yürürlerken hiçbir suçları yokken bir cani tarafından katledildiler. ‘Katledildiler’ diyorum; çünkü kaza değildi bu, cinayetti. Ama 3 ay yattı, birçok suçu olmasına rağmen dışarıda geziyor. Şu anda belki başka Ekinleri, Umutları öldürecek. Biz adaletten yardım istiyoruz; ‘onlara sığınıyoruz’ dedik, ‘onlara güveniyoruz’ dedik ama salıverildiler dışarıya, biz bunu istemiyoruz. Herkes cezasını çekmeli. Benim çocuğum mezarda yatıyor. O dışarıda serbestçe geziyor, biz bunu istemiyoruz adaletimizden. Benim çocuğumun hayalleri vardı, gitara çok meraklıydı. ‘Ben müzisyen olacağım’ diyordu” dedi.

Baba İbrahim Can da acılarının hala çok taze olduğunu anlatarak, “Acımız hala geçmedi, yıllardır Türkiye’de trafik kazalarının önüne geçilemediğinden bahsediliyor. Suçu işlemiş sabit olan bir kişiyi, katili 3 ay yatırıp serbest bırakmak mevcut kazalara, cinayetlere, mevcut olaylara davetiye çıkartmaktan başka bir şey değildir. Bunun tek sorumlusu devlettir, Adalet Bakanlığı’dır. Sen 2 tane fidan gibi genci, hiçbir suçları yokken kaldırımda yürürken katlet, ez. 3 ay yat sonra güle oynaya dışarıya çık, gez. Bu hangi adalette var, hangi mantıkta var? Suçluların en ağır cezayı, gerekli en ağır cezayı almasını talep ediyorum. Benim çocuğumun kanı yerde mi kalacak? Sanık suç makinesi, bir sürü suçu var, örgüt üyeliği var, magandalığı var” diye konuştu.

‘2 KİŞİNİN CANININ BEDELİ 500 BİN LİRA MIYDI?’

Matematik öğretmeni Ekin Sert’in öğretmen eşi Gözde Sert ise “Eşim ve Umut, Mehmet Can adı verilen bir cani, bir katil, insanlık dışı biri tarafından öldürüldü. Fakat daha 3’üncü ayını doldurmadan bu adamın dışarı çıktığını öğrendik. Yani bu kişi insan diyemiyorum, sokaklarda o kadar rahat yürüyebiliyor ki, şu an belki de Eryaman’da bir başka Ekin’i, bir başka Umut’u öldürmek için sokaklarda. Benim eşim hayat dolu bir insandı. Hayatı güzel yaşamayı seviyordu, adaletli olmayı seviyordu, herkes için adaleti arayan biriydi, herhangi bir yerde bir adaletsizlik varsa orada bulunmayı tercih etmeyen biriydi. 2 kişinin canının bedeli 500 bin lira mıydı? Talebim bu insanın bir an önce tutuklu olarak yargılanması, en azından mahkeme sürecine kadar. ‘En ağır cezayı alsın’ diyeceğim; ama inanın umudum yok. Ama mahkeme sürecine kadar tutuklu yargılansın ki, Umut’un ailesi, Ekin’in ailesi ve öğrencilerimizin içi ferahlasın. Çünkü ben kimseye ‘Başaramadık’ demek istemiyorum. Eşimin mezarına gittim kararı duyduğumda; ‘Ekin ben başaramadım’ demek o kadar koydu ki, çünkü yapamadık. Bizlik bir problem yoktu, elimizden geleni yaptık, sesimizi de duyurmaya çalışıyoruz ama olmuyor, başaramıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KARARA İTİRAZ ETTİK’

Ailelerin avukatı Akıner Tosun ise tahliye kararına itiraz ettiklerini belirterek, “Sulh Ceza Hakimliği’nin tahliyeye karar verme gerekçesi delillerin toplanmış olması. Delillerin hepsinin toplanmış olması tek başına tahliye için yeterli değil. Olayın oluşunu incelediğimiz zaman da hız sınırını aşıyor. Bu bile bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması için tek başına yeterli bir sebep. Sanığın olay yerinde olan arkadaşları, daha öncesinde alkol aldıklarını dile getiriyorlar ve her ne kadar kendisi inkar etmiş olsa da arkadaşları sürücünün de alkollü olduğunu söylüyor. Olaydan önce sanık kırmızı ışıkta geçme, drift atma şeklinde trafik kurallarını ihlal eden çok sayıda harekette bulunuyor. Sanığın 3 adet kesinleşmiş cezası varken bu olaydan da tekrar tahliye edilmesi kamunun vicdanını rahatsız etmektedir” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/alkollu-surucu-3-ay-sonra-tahliye-edildi-yakinlari-tepkili/feed/ 0
‘Sahte kimlikle araç kiralayıp, yasa dışı işlerde kullanıyorlar’ https://www.haber60.com.tr/sahte-kimlikle-arac-kiralayip-yasa-disi-islerde-kullaniyorlar/ https://www.haber60.com.tr/sahte-kimlikle-arac-kiralayip-yasa-disi-islerde-kullaniyorlar/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:58:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34353

ARAÇ Kiralamacıları Konfederasyonu (AKKON) İzmir İl Başkanı Ahmet Demir, sahte kimlikle araç kiralamanın arttığını ve kiralanan araçların zaman zaman yasa dışı işlerde kullanılabildiğini söyledi. Demir, araç kiralama şirketlerinin müşterilere araçlarını emanet ederken aldığı çeşitli güvenlik önlemlerinin, sahte kimlik kullanımı ile etkisiz hale getirilebildiğini belirtti. Sahte kimlikle araç kiralama eyleminin hem dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçları nedeniyle bazı yaptırımlara tabi tutulduğunu ifade eden Doç. Dr. Candide Şentürk Akaner ise “Dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri de söz konusu olabiliyor. Resmi belgede sahtecilik denildiğinde temel halini esas alırsak 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası var” dedi.

Yazın gelmesiyle birlikte araç kiralamada artış yaşandı AKKON İl Başkanı Ahmet Demir, sahte kimlikle araç kiralamalarının arttığını belirtti. Demir, ahte kimlik kullanımının araç kiralama şirketleri için hem maddi hem de manevi kayıplara yol açtığını söyledi. AKKON olarak Türkiye genelinde her il ve ilçelerde başkanlıkları ve İzmir’de 182 üyeleri bulunduğunu belirten Demir, “Kurban Bayramı ve yaz aylarının gelmesiyle beraber işlerimiz yoğunlaştı. Ama bazı olumsuz durumlar da yaşanıyor. İyi niyeti suistimal eden müşteriler oluyor. Sahte kimliklerle kiralanan araçlar, genellikle yasa dışı faaliyetlerde kullanılabiliyor veya iade edilmiyor. Bu durum, şirketlerin ciddi maddi zararlar yaşamasına yol açıyor. Hırsızlık olaylarına karşı bazı önlemler almaya çalışıyoruz. Emniyetle birlikte hareket ediyoruz. Her gelen müşteriyi emniyete bildiriyoruz. ‘Şu araç şu kişiye verildi’ diye bilgi akışı sağlanıyor. Ancak bazı müşteriler sahte kimlikle bize geliyor. Bunu yaparken de dış görünümü iyi olan bazı aracı insanları tercih ediyorlar. Biz de bakıyoruz, e-Devlet’ten herhangi bir suç dosyası varsa araç teslim edilmiyor. Kredi kartından findeks durumuna yani kredi notuna bakarak araç teslim ediyoruz. Ama başka birinin kimliğiyle gelenlere aracı verdikten sonra hırsızlık olayları yaşanabiliyor” dedi.

‘BİYOMETRİK KİMLİK DOĞRULAMA SİSTEMLERİ KULLANILSIN’

Kiralık araçların zaman zaman yasa dışı işlerde kullanılabildiğini anlatan Demir, uyuşturucu ticareti yapılabildiğini ya da çalınan araçların parçalanıp nakte çevrilebildiğini vurguladı. Araç kiralama sektöründe sahte kimlik sorununu en aza indirmek için çeşitli önlemler alınabileceğini söyleyen Demir, şunları söyledi:

“Öncelikle, kimlik doğrulama süreçlerinin daha güvenli ve teknolojik yöntemlerle desteklenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, biyometrik kimlik doğrulama sistemleri, sahte kimlik kullanımını büyük ölçüde engelleyebilir. Parmak izi, yüz tanıma ve iris taraması gibi biyometrik verilerle kimlik doğrulama, sahte kimliklerin tespit edilmesini kolaylaştıracaktır. Bunun yanı sıra kimlik doğrulama süreçlerinin daha titiz bir şekilde yürütülmesi ve personelin bu konuda eğitilmesi önemlidir. Araç kiralama şirketlerinin, müşterilerinden aldığı kimlik bilgilerini detaylı bir şekilde incelemesi ve doğrulama yapması, sahte kimlik kullanımını önlemede etkili olacaktır. Ayrıca, sahte kimlik tespitine yönelik yazılımlar ve veri tabanlarıyla entegre çalışan sistemler, sahte kimliklerin hızla tespit edilmesine yardımcı olabilir. Bu suçlar eskiden de vardı ama son yıllarda arttı. Araçlar büyük bir sermaye olarak görülüyor. Kimse araç alamayınca ‘rent a car’dan araç kiralama arttı. Araç gidince mağdur olan biz oluyoruz. İyi niyeti suistimal suçundan işlem görüyorlar ama cezalar bizce yetersiz.”

‘1 YILDAN 5 YILA KADAR HAPİS’

İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Candide Şentürk Akaner de 2015 yılında yapılan yasal düzenlemeyle araç kiralama şirketlerine birtakım yükümlülükler getirildiğini söyledi. Araç ve araçları kiraladıkları kişilerin kimlik bilgilerine, kolluk kuvvetlerinin erişebildiğini belirten Akaner, ‘Resmi belgede sahtecilik’ ve ‘Dolandırıcılık’ suçları ile Yargıtay içtihatlarında da sıklıkla karşılaştıklarını dile getirdi. Sahte bir kimliğin düzenlenmesinin ‘Belgede sahtecilik’ suçu olduğunu anlatan Doç. Dr. Akaner, “Sahte kimlikle birlikte araç kiralama şirketine giderek kendi yararına, şirketin de zararına uğramasına sebep olunması aldatıcı bir işlem sayılıyor. Böylece dolandırıcılık suçunu da işlemiş oluyor. Türk Ceza Kanunu’nda var olan açık bir hüküm gereği hem resmi belgede sahtecilik hem dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı cezai hüküm bulunmasıyla karşılaşılıyor. Dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri de söz konusu olabiliyor. Resmi belgede sahtecilik denildiğinde temel halini esas alırsak 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşılan bir suç tipi var” dedi.

‘FIRSAT KAPISI’

Sahte kimliğin oluşturulması sırasında kamu görevlisine yalan beyanda bulunmanın da bir suç unsuru olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akaner, resmi belge aracılığıyla bir araç kiralanmasının söz konusu olabileceğini belirterek şöyle konuştu:

“Özellikle yaz ayları geldiğinde Ege ve Akdeniz Bölgesi’ne turistlerin gelmesiyle beraber çok fazla bu suç tipleriyle karşılaşılıyor. Şikayet üzerine suç ortaya çıkıyor ve yerel mahkeme kararları ya da bölge adliye mahkemesine hatta daha öncesinde Yargıtay’a giden dosyalar üzerinden haberdar oluyoruz. Tamamıyla sıfırdan olmayan bir kişi üzerinden kimlik oluşturulması bu suçun oluşması için yeterli. Suç işlemeye meyilli kişiler tarafından bir fırsat kapısı olarak görülüp bu suç artıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sahte-kimlikle-arac-kiralayip-yasa-disi-islerde-kullaniyorlar/feed/ 0
Manisa’da polis lojmanında başından vurulan genç kadının ölümüne ilişkin tutuklanan komiser yardımcısı suçlamaları reddetti https://www.haber60.com.tr/manisada-polis-lojmaninda-basindan-vurulan-genc-kadinin-olumune-iliskin-tutuklanan-komiser-yardimcisi-suclamalari-reddetti/ https://www.haber60.com.tr/manisada-polis-lojmaninda-basindan-vurulan-genc-kadinin-olumune-iliskin-tutuklanan-komiser-yardimcisi-suclamalari-reddetti/#respond Fri, 31 May 2024 23:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34235

MANİSA’da polis lojmanında başından tabancayla vurulan Yeşim Akbaş’ın (27) ölümüne ilişkin tutuklanan komiser yardımcısı Doğan Can Yıldız (28), suçlamaları reddedip, genç kadının intihar ettiğini öne sürerek, kendisi hakkında ortaya atılan tüm iddiaların kulaktan dolma bilgiler olduğunu söyledi. Yeşim Akbaş’ın annesi Aysun Akbaş ise “Kızımın hiçbir psikolojik sorunu yoktu. Kızım intihar etmedi, öldürüldü” dedi.

Demirci ilçesindeki polis lojmanında geçen yıl 14 Nisan’da, saat 08.00 sıralarında, silah sesi duyuldu. Sesin geldiği komiser yardımcısı Doğan Can Yıldız’ın kaldığı odaya giren polis ekipleri, ilçede güzellik salonu işleten Yeşim Akbaş’ı başından vurulmuş halde buldu. Akbaş, ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken hayatını kaybetti. Akbaş’ın vurulduğu tabancanın komiser yardımcısı Yıldız’a ait olduğu belirlendi. İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin gözaltına aldığı Yıldız, sevk edildiği hakimlikte adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Cumhuriyet savcılığının itirazıyla 19 Nisan’da İzmir’in Bayraklı ilçesinde gözaltına alınan Doğan Can Yıldız, tutuklandı.

ESKİ EŞİNE ŞİDDET UYGULAMIŞ

Soruşturmada Yıldız’ın boşandığı Meryem Emir’i (28) defalarca darbedip hakarette bulunduğu, hatta başına 2 kez silah dayadığı da ortaya çıktı. Meryem Emir, yaşadıklarını 21 Şubat 2022’de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) verdiği dilekçe ve 3 Mart 2022’de Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği’nde verdiği ifadesinde anlattı. Eski eşin dilekçesinde ve polisteki ifadesinde, sorunlarının kıskançlıktan kaynaklandığını belirterek, “Annesinin ısrarı ve mesleği nedeniyle zarar görmemesi için o dönemde şikayetçi olmadım” dediği öğrenildi.

‘BÖYLE BİR POZİSYONDAN İNTİHAR ETMESİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI’

Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma tamamlanıp iddianame hazırlandı. Salihli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, mermi çekirdeğinin Yeşim Akbaş’ın sağ temporoparietal bölgesinden girip sol temporal bölgeden vücudu terk ederek tavana çarptığı hususu dikkate alındığında; kovanın olay yerinde ne amaçla bulunduğu belli olmayan, evin tabanından da bağımsız yaklaşık 20 santim uzunluğundaki 3 santim enindeki beyaz bir mermer blok üzerinde yan yatmış şekilde, çekirdeğin de hemen bloka bitişik vaziyette bulunmasının böyle bir pozisyonda intihar etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi. Çekirdeğin sekme yönü de incelendiğinde, o pozisyonda bulunma ihtimalinin olmadığına da iddianamede yer verildi. Ayrıca Akbaş’ın sağlak olduğu ve merminin sağ taraftan girdiği hususu nazara alındığında her iki elinden atış artığı çıkmasının mümkün olmadığı belirtildi.

‘ELİNDEKİ KAN İZLERİNİ KOLONYA İLE SİLMİŞ’

İddianamede; daha önceki ifadesinde yüzündeki yaralanmayı sevdiği kedinin yaptığı ve vücudundaki izlerin görev yaptığı sırada yakaladığı suçlu ile boğuşurken olduğunu ileri süren Doğan Can Yıldız’ın, olaydan sonra hemen üzerini değiştirdiği, elinde ve tırnak aralarında bulunan kanı silmek için kolonya kullandığı vurgulandı. Yeşim Akbaş’ın sol el tırnak aralarındaki doku örneklerinin Yıldız’ın doku örneği ile örtüştüğüne de dikkat çekildi. Doğan Can Yıldız’ın olaydan hemen sonra üzerinde gördükleri şortta ve görmedikleri ikinci bir şortta atış artığının tespit edilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu kaydedildi. Yıldız’ın, görevinde kullandığı beylik tabancasıyla Akbaş’ı, başına tek el ateş ederek öldürüp, ‘Kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma’ suçlarını işlediğine yönelik yeterli delil oluşturduğu belirtildi.

‘HİÇBİRİ GERÇEKÇİ DEĞİL’

Doğan Can Yıldız’ın yargılandığı davanın 2’nci duruşması bugün görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Doğan Can Yıldız ile Yeşim Akbaş’ın ailesi ve davaya gönüllü olarak müdahil olan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’ni temsilen avukatlar katıldı. Yıldız, duruşmada tüm suçlamaları reddedip, Yeşim Akbaş’ın psikolojik sorunları olduğunu öne sürerek intihar ettiğini söyledi. Yıldız, kendisi hakkında ortaya atılan tüm iddiaların kulaktan dolma bilgiler olduğunu öne sürerek, “Doğan şöyle yapmış’, ‘Doğan böyle yapmış’, ‘Doğan ceza almış’, ‘sürülmüş” gibi ithamlarda bulunuluyor. Hiçbiri gerçekçi değil” dedi.

Dinlenen tanıkların ardından mahkeme heyeti, Yeşim Akbaş’ın ölümüne neden olan merminin açısı itibarıyla silahla ilgili olarak dışarıdan bir müdahale olup olmadığına bilirkişi raporunun beklenmesi için duruşmayı 12 Temmuz’a erteledi.

‘SANKİ TEK SORUMLU YEŞİM’MİŞ GİBİ ALGI YARATMAYA ÇALIŞIYOR’

Akbaş ailesinin avukatlarından olan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği temsilcilerinden İzmir Barosu’na kayıtlı Barış Özbay, “Öldürülen Yeşim Akbaş’ın dosyası ile ilgili olarak bugün Salihli Adliyesi’ndeydik. Dosyayla ilgili olarak bugün dinlenen tanıklar vardı. Geçen duruşmadan kaynaklı olarak dosyada beklediğimiz bilirkişi raporu söz konusu. İlgili raporda Yeşim’in silahın girdiği merminin açısı itibarıyla dışarıdan müdahale olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılacak. Bu raporun dönüşünü bekliyoruz. Tutukluluğun devamı yönünde karar verildi. Ancak sürecin yönetimi anlamında sanık tarafından olayı tek sorumlusu ve faili Yeşim’miş gibi bir algı yaratılmaya çalışıldı. Biz bu algıya yönelik mücadele ediyoruz. Yeşim ve Yeşim gibi pek çok öldürülen kadınlarımız için bu anlamda buradayız. Bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘TÜM SORUMLULAR CEZALANDIRILMALI’

Akbaş ailesinin diğer avukatı Büşra Yıldız ise “Cinayete ilişkin duruşmada bugünkü değerlendirmelerin çoğunda özellikle tanık beyanları doğrultusunda bir değerlendirme yapıldı. Değerlendirmeler sonucunda bilirkişi raporu bekleniyor. Sadece şüphelinin cinayeti işlediğine dair bir değerlendirme yapılmakla birlikte olay yerindeki diğer sürecin göz önüne alınmadığı kanaatindeyiz. Söz konusu olay sonrası cinayet alanında birçok kusur olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle diğer kamu görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma, delillerin karartılması gibi suçlardan suç duyurusunda bulunulması için bir talebimiz oldu. Bu talebimizin mahkemeye heyeti tarafından değerlendirilmesini talep ettik. Sadece şüphelinin değil olayda ihmali bulunan herkesin cezalandırılması için elimizden geleni yapacağız” dedi.

Yeşim Akbaş’ın annesi Aysun Akbaş ise “Benim kızım hayat dolu, hayata ve yaşama sımsıkı bağlı birisiydi. Kızımın hiçbir psikolojik sorunu yoktu. Benim kızım intihar etmedi, öldürüldü. Şu anda hayatta olmayan ve yöneltilen sorulara cevap veremeyecek olan kızıma ısrarla, ‘Psikolojisi bozuktu, kendisini vurdu’ diyor. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-polis-lojmaninda-basindan-vurulan-genc-kadinin-olumune-iliskin-tutuklanan-komiser-yardimcisi-suclamalari-reddetti/feed/ 0
İstanbul Kadıköy’de Deprem İçin Bir Araya Gelenlere Açılan Davanın İlk Duruşması Öncesi Basın Açıklaması https://www.haber60.com.tr/istanbul-kadikoyde-deprem-icin-bir-araya-gelenlere-acilan-davanin-ilk-durusmasi-oncesi-basin-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-kadikoyde-deprem-icin-bir-araya-gelenlere-acilan-davanin-ilk-durusmasi-oncesi-basin-aciklamasi/#respond Tue, 28 May 2024 22:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33556 (İSTANBUL) – İstanbul Kadıköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından depremlere dikkati çekmek üzere bir araya gelmek isteyen 106 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması öncesi Anadolu Adliyesi önünde ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, “Bizim anlamaya çalıştığımız ise sayın savcının bizleri neyle suçlayacağıdır. Zira bir araya gelmeye çalışan insanlar neyle suçlanabilir ki? Bir araya gelmek suç mudur?” denildi.

Davanın ilk duruşması öncesi Anadolu Adliyesi önündeki ortak basın açıklamasını KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz okudu. “Depremlere, depremlerde ölümlere, kayıplara dikkat çekmek, devlet kurumlarını görevlerini yapmaya, afetlere karşı önlem almaya, sağlam zeminde, güvenli şehirler kurulmaya davet etmek suç mudur?” denilen açıklamada,  şu ifadelere yer verildi:

“Bugün tam da Türkiye’de olabilecek bir davanın ilk duruşması için İstanbul Anadolu Adliyesindeyiz. 26 Şubat 2023 günü İstanbul Kadıköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından depremlere dikkat çekmek üzere biraraya gelmek isteyen yüzlerce insan gözaltına alındı, ifadeleri alındıktan sonra da serbest bırakıldılar. İşte bugün bu arkadaşlarımız hakkında açılan davanın ilk duruşması yapılacak. Şimdi bizim anlamaya çalıştığımız ise sayın savcının bizleri neyle suçlayacağıdır. Zira bir araya gelmeye çalışan insanlar neyle suçlanabilir ki? Biraraya gelmek suç mudur? Depremlere, depremlerde ölümlere, kayıplara dikkat çekmek, devlet kurumlarını görevlerini yapmaya, afetlere karşı önlem almaya, sağlam zeminde, güvenli şehirler kurulmaya davet etmek suç mudur? Savcılar ne zamandan beridir niyet okuyarak dava açmaktadır? Ama daha önce berat eden dostlarımızın aynı suçlamalarla, hiçbir delile ihtiyaç duymadan onlarca yıllık cezalara çarptırıldığı günlerde bu yaşananlara şasırmamak gerekiyor. İnsan olarak, yurttaş olarak hiçbir hakkımızı baskılara ve tehditlere teslim etmeyeceğimizi birlere de İstanbul Anadolu Adliyesinin önunden haykırıyoruz. Bıkmayacağız, yılmayacağız, haklarımızı asla teslim etmeyeceğiz. Gezi tutsakları, 1 Mayıs 2024 tutsakları ve haksız, hukuksuz şekilde cezaevlerinde tutulan tüm siyasal tutsaklar derhal serbest bırakılsın.”

İddianame…

İstanbul Kadıköy’de Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nin 26 Şubat 2023’te depremlere dikkati çekmek üzere bir araya gelmek isterken gözaltına alınan 106 kişi  hakkında hazırlanan iddianamede, Kadıköy İskele Meydanında çeşitli mevkilerde kümeler halinde izinsiz ve bildirimsiz şekilde toplanıldığı ve yürüyüşe başladıkları belirtildi.

İddianamede,  saat 17.00 sularında anılan alanda toplanılması için öncesinde sosyal medya üzerinden yapılmış bir çağrı bulunduğu, çağrıda toplanma ve yürüyüş konusunun “deprem değil, rantçı düzeniniz öldürdü, şimdi dayanışma zamanı” sloganıyla belirlendiği, Kadıköy Kaymakamlığı tarafından tüm açık alanlarda toplantı, yürüyüş, stant açma, çadır kurma, bildiri dağıtma gibi eylemlerin yasaklandığı hatırlatıldı.

İzinsiz yürüyüşe katılan şüphelilerden Lizge Biter’ in kamera kayıtlarına yansıdığı üzere “kurtuluş yok teş başına ya hep beraber ya hiç birimiz” şeklinde slogan attığının, şüpheli Aşude Leba’ nın “hükümet istifa, deprem değil, bu bir katliam” şeklinde slogan attığı, şüpheliler Murat Can Kaya, Özenç Cevahir İslamoğlu, Mehmet Sertel, Zeynep Büşra Islak, Birsen Özge Gökçe, Bayram Metin Coşkun’un “deprem değil, bu bir katlima” şeklinde slogan attığı, dolayısıyla şüphelilerin yapılan tüm çağrılara rağmen izinsiz yürüyüş kararlılığını sürdürdüğü, takiben tüm şüphelilerin kolluk kuvvetlerince yakalandığı anlatılan iddianamede, şüpheliler hakkında, “Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edilmesi” suçundan cezalandırılmaları talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-kadikoyde-deprem-icin-bir-araya-gelenlere-acilan-davanin-ilk-durusmasi-oncesi-basin-aciklamasi/feed/ 0
CHP Sözcüsü Yücel: “Akp Kendisine Muhalif Olan Herkesi ‘Ajan’ İlan Etmeye Hazırlanıyor” https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-akp-kendisine-muhalif-olan-herkesi-ajan-ilan-etmeye-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-akp-kendisine-muhalif-olan-herkesi-ajan-ilan-etmeye-hazirlaniyor/#respond Tue, 28 May 2024 00:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33500 (ANKARA) – CHP Parti Meclisi (PM) toplantısı Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya ilişkin açıklama yapan CHP Sözcüsü Deniz Yücel, 9. yargı paketinin önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesini beklediklerini ifade ederek, “AKP şimdi de bu düzenlemeyle, kendisine muhalif olan herkesi “ajan” ilan etmeye hazırlanıyor” dedi. Yücel, sokak hayvanlarının uyutulması ile ilgili tartışmalar konusunda, “Daha insani, soruna çözüm odaklı yaklaşım ve yasa teklifi CHP’nin de desteğini görecektir” ifadelerini kullandı.

CHP PM, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında toplandı. Parti Sözcüsü Yücel, toplantıya ilişkin parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu.

CHP’nin dün Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği Büyük Emekli Mitingi’ne değinen Yücel, ” Türkiye’nin içinde olduğu ekonomik buhranı emekliler iliklerine, kemiklerine, hücrelerine kadar hissediyor. Biz, en düşük emekli aylığı ve emekli bayram ikramiyeleri asgari ücret seviyesine çekilinceye kadar, emekli aylıkları arasındaki farklılıkları giderecek intibak yasası çıkarılıncaya kadar, bu ülkenin ekonomisine, üretimine katkı sunan emeklilerimiz el üstünde tutuluncaya kadar, emeklilerimizle birlikte mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.

“Bu düzenleme AKP’nin temel hak ve özgürlükler konusunda bozuk siciline yenilerini ekleyecek”

9. yargı paketinin önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesini beklediklerini söyleyen Yücel şöyle konuştu:

“Geçen hafta, bu pakette yer alacağı söylenen, çok tehlikeli bulduğumuz ve Türkiye’de temek hak ve özgürlüklerde ciddi bir gerilemeye neden olacak “etki ajanlığı” düzenlemesi ile ilgili uyarmıştık. Bu düzenleme kamuoyunda gündeme geldiği hali ile yasalaşırsa, yasadaki suç tipi somut, belirli ve öngörülebilir olmayacaktır. Ceza hukukunun temeli ‘Suç Genel Teorisine Göre’ suç oluşması için 4 ana unsur vardır… AKP’nin Meclis’e getirmeye ve yasalaştırmaya çalıştığı ‘etki ajanlığı’ suçunda sakat olan unsur ‘kanunilik unsuru’dur’ Bir eylemin suç teşkil etmesi için her şeyden önce, yasadaki suç tipine uygun bir eylem olması gerekir. Peki hangi eylem etki ajanlığıdır, hangi eylem değildir? Buna karar verecek olan kimdir? Devletin iç ya da dış siyasal yararları nelerdir? Bunlar, yani devletin iç yada dış siyasal yararları ve bunlara aykırı eylemler, AKP’nin günübirlik uyguladığı değişken politikalara göre mi belirlenecektir? Türk Ceza Kanunu’nun ‘Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar’, ‘Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar’,  ‘Milli Savunmaya karşı Suçlar’, ‘Devlet sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk’ başlıkları altında düzenlenen suç tipleri, bu kadar mı yetersiz kalmıştır da AKP iktidarı böyle bir düzenleme yapmaya ihtiyaç duymuştur. Her karşı çıkışı, her eleştiriyi kendi iktidarına karşı bir tehdit olarak algılayan AKP şimdi de bu düzenlemeyle, kendisine muhalif olan herkesi ‘ajan’ ilan etmeye hazırlanıyor. Bu düzenleme hiç şüphesiz, AKP’nin temel hak ve özgürlükler konusunda bozuk siciline yenilerini ekleyecektir. Belirsiz, öngörülemez ve muğlak ifadelerle, siyasi iktidarın elinde muhalifleri bastırmak, gazetecileri ve siyasileri susturmak için bir aparat olarak kullanılacak bir suç oluşturulamaz. Hukukun evrensel ilkelerine aykırı olan bu düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hiç getirilmemesi gerekmektedir.”

“Paralel Dışişleri Bakanlığı”

Deniz Yücel, Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı kurulmasına ilişkin kanun teklifine değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu vakıf neyin nesidir diye baktığımızda görüyoruz ki paralel bir Dış İşleri Bakanlığı kuruluyor. Vakfın amacı nedir? Güya Bakanlığın hizmet kalitesini arttırmakmış. İyi de Dışişleri Bakanlığına girmek için KPSS şartını siz kaldırmadınız mı? Dışişleri Meslek Memurlarının alımı için oluşturulan kurulun, büyükelçiler arasından belirlenmesi şartını siz kaldırmadınız mı? Sınav kurullarının elçi ve büyükelçilerden belirlenmesi şartını siz kaldırmadınız mı? Bu vakfın, AKP kadrolarının bankamatik personel deposu haline getirileceğini şimdiden ifade etmekte fayda var. Vakfın mütevelli heyeti başkanlığını Dışişleri Bakanı üstlenecek, mütevelli heyeti de kendisinin belirlediği 10 kişi olacak. Soralım Hakan Fidan’a listen hazır mı Sayın Fidan? Hangi AKP eski milletvekili, belediye başkanı, adayları, il, ilçe başkanları olacak? Asıl önemli kısım bu vakıf, Dışişleri Bakanlığı’nın bütçesine ortak olacak. Bakanlığın vize gelirlerinden pay alacak. Bakanlığın kasasından vakfa aktarılan milletin parası birçok muafiyetten yararlanarak harcanacak, ancak denetlenemeyecek. Bağış adı altında, kimlerin vergi borcu silinecek? Buradan ilan ediyoruz. Bu vakıf ‘Paralel Dışişleri Bakanlığı’dır.”

“Vahim bir olayla karşı karşıyayız”

Yücel, Suriye’de görev yapan bir tugay komutanının insan kaçakçılığı yaptığı yönündeki haberlere de değinerek, şöyle konuştu:

“Gazeteci Barış Terkoğlu, ülkemizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’ni de yakından ilgilendiren bir konuyu kaleme almıştı. Suriye’de görev yapan bir tugay komutanının makam aracıyla insan kaçaklığı yapıldığını ortaya çıkardı. Milli Savunma Bakanlığı doğruladı, ‘içimizdeki çürük elmalar’ denildi… Eminiz ki, AKP iktidarı ve Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri bu olayın aslında ne kadar içler acısı bir olay olduğunun farkında bile değiller. FETÖ denilen hain terör örgütünü başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere; devletin tüm kademelerine getirenler, aslında bugünlerin ilk adımını atanlardı… YAŞ’a Başbakan yardımcılarını, bakanları dahil ederek askerle siyasilerin aynı masada oturmalarını normalleştirenler, orduya siyaseti karıştıranlar; bu tuğgeneralin arabasına benzini koyanlar, sınırda yolunu açanlardır. Onlara sesleniyoruz; TSK içerisinde liyakatin ve personel seçiminin önemini bir kez daha anladığımız vahim bir olayla karşı karşıyayız.”

“En küçük bir muhalif harekette bu yönetmeliği kullanabilecekler”

1990 yılında çıkarılan “Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü’nün” 34 yıl sonra yürürlükten kaldırılmasına ilişkin Yücel, şu değerlendirmede bulundu:

“Seferberlik ilanı yetkisi Bakanlar Kurulundaydı. Bu yetki, yeni yönetmelikle doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı’na verildi. Bakın, bu çok tehlikeli bir durumdur. Yani bu yetkinin tek bir kişiye verilmesi demokrasiyle bağdaşmaz. Bir örnek verelim; savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma olması, vatan ya da Cumhuriyet’e karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın olması, seferberlik ilan etme yetkisi Cumhurbaşkanına veriliyor. Seferberlik kapsamına ‘kalkışma’ ve ‘ayaklanma’gibi muğlak ifadeler eklenmiş. Sözde toplumsal güvenlik adı altında, kendilerine bir dokunulmazlık kalkanı inşa ediyorlar. Kime göre kalkışma, kime göre ayaklanma? Halkımız en demokratik hakkı olan ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını’ kullanmak isteklerini meydanlarda haykırmak isterse, AKP’nin bu eylemi, ‘ülkeyi içeriden ve dışarıdan tehlikeye düşürdüğü’ şeklinde yorumlamayacağının garantisi var mı? Sözün özü, istedikleri algıyı yaratıp, en küçük bir muhalif harekette bu yönetmeliği kullanabilecekler. Halkına açıklayamayacağı işler çeviren, koltuğunu kaybetme korkusu ve kaygısı yaşayan liderler ve iktidarlar böyle düzenlemelerden medet umar. Halkından bu kadar korkma Sayın Erdoğan.”

“Bahçeli bize mertlikten behsetmesin”

Deniz Yücel, MHP Genel Başkan Yardımcıları İzzet Ulvi Yönter ve Semih Yalçın’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e hakaretlerine ilişkin şöyle konuştu:

” Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e bir takım abuk sorular yöneltmiş, bir de üstüne mertçe cevap bekliyorum demişti. Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş sokak ortasında torbacılara öldürtülürken, parti yönetiminin en üst kademesindeki bazı isimler cinayetle ilişkilendirilirken gıkı çıkmayan bir parti, bize mertlikten behsetmesin. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel grup toplantısında Bahçeli’nin konuşmasına ithafen, Sayın Bahçeli’nin konuşma metinlerini yazan iki kişiden bahsetmişti. O iki kişi, Genel Başkanımız isim vermemiş olmasına rağmen üzerlerine alındılar ve sosyal medya hesaplarından ağızlarından köpük saça saça Genel Başkanımıza saldırarak kendilerini ifşa ettiler. İşin memnuniyet veren tarafı, bu ikiliye MHP ve Ülkü Ocaklarından kimse sahip çıkmadı. Geçtiğimiz günlerde Sinan Ateş’in yol arkadaşlığını yapmış Ömer Zengin isimli şahıs, bir TV kanalında yaptığı açıklamada Sinan Ateş cinayetinde ismi geçen ‘Olcay Kılavuz’un Semih Yalçın tarafından öldürülmekten korktuğunu ifade etti. Türkiye’de ses getiren, sansasyonel bir cinayete ismi karışan eski bir milletvekili, bir genel Başkan Yardımcısı tarafından öldürtülmekten neden korksun? Bizim MHP ile ilgili de Ülkü Ocaklarıyla ilgili de bir sorunumuz yok. Biz bir siyasi partinin ya da kurumun iç işleyişine karışmayız. Ama her kurumda, her siyasi partide suça karışan insanlar olabilir. Bizim sorunumuz; bu suça karışan, onları koruyan, bu olayın üstünü örtmeye çalışan kim varsa onunladır, onlarladır. Sayın Devlet Bahçeli’ye de tavsiyemiz, Sinan Ateş davasının örtbas edilmesine alet olmamasıdır. Ayrıca o iki kişi için söylüyorum, biz onlara, onların üslubuyla cevap vermeyiz. Biz sorulması gereken soruları sorarız, değerlendirmesini halkımız yapar. O iki şahsın Özgür Özel’in adını ağızlarına almaları için önce ağızlarını yıkamaları lazım.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-akp-kendisine-muhalif-olan-herkesi-ajan-ilan-etmeye-hazirlaniyor/feed/ 0 DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/#respond Mon, 27 May 2024 02:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33342 ANKARA – DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara karşı tepkisini göstermek için IŞİD’in katliam yaptığı noktalarda açıklama yapıyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Ankara Gar Katliamının yaşandığı noktada yaptığı açıklamada, “Biz bu yargılamaları tanımıyoruz. Bir suç varsa IŞİD işledi. Bir suç varsa IŞİD’e destek verenler, göz yumanlar Ankara’nın bu meydanında bunca kamera ve mobesenin bulunduğu yerde bu katliamların olmasını zeminini hazırlayanlar suçludur, demokratik siyaset yürütenler suçlu değil. Asıl yargılanması gerekenler, bizleri yargılıyorlar. Dolayısıyla bu karar yok hükmündedir” dedi.

DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen cezalara tepkilerini dile getirmek için IŞİD’in katliam yaptığı noktalarda açıklama yapıyor. Bu kapsamda DEM Partililer bugün Ankara Gar Katliamının yaşandığı noktada toplanarak tepkilerini dile getirdi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaptığı konuşmada katliamda yaşamını yitirenleri andı.

Bakırhan şunları söyledi:

“Bu meydanda çok barbarca bir katliam meydana geldi. Bu katliamda 103 canımızı yitirdik. 103 canımızı rahmetle minnetle anıyoruz. Onlar toplumun barış taleplerini haykırmak için bir araya geliyorlardı. Onlar Orta Doğu’da başta Rojova olmak üzere dünyanın dört bir yanına katliam, terör, zulüm ihraç etmek isteyen IŞİD barbarlığına karşı dayanışmak, mücadele etmek için buradaydılar. Savaş karşıtı bir mücadele için bu meydandaydılar. Bu meydanda katledildiler. Bugün bile sayımızdan daha fazla, demokratik bir basın açıklamasını yaparken güvenlik önlemi, kameralar var. Sokaklar caddeler tutulmuş civarında bir durumda. Ama 7 Haziran 1 Kasım arasında ne hikmetse IŞİD’in başta Gar, Amed, Suruç, Antep ve Reyhanlı katliamları başta olmak üzere elini kolunu sallayarak göstere  göstere Ankara’nın göbeğinde bu katliamı örgütlenmesi büyük soru işaretleri oluşturdu. Çok yazıldı, çok çizildi. Bilinen görünen örgütlü planlanmış katliamlar hayata geçirilirken bunu izleyen, buna ses çıkarmayanlar bu suçun ortağı olarak kalacaklardır. Bir gün mutlaka dem gelir devran dönerse bu  karşıtı insanlık suçları sadece yapanlar değil buna göz yumanlar da bir gün yargılanacaklardır.”

“Katliamlar hala gerçek faailleri ile birlikte yargılanmıyor”

IŞİD ile birlikte 7 Haziran seçimlerini kaybedenler siyaseti yeniden dizayn etmeye çalıştılar. Bu katliamlar tam siyaseti dizayn etme katliamlarıydı. Şimdi bunu nereden çıkardık sorusunu sorabilir kamuoyu bu katliamlardan sonra bizzat hükümetin en yetkili ağızlarından ‘oylarımız arttı’ denildi. Utanmadan kendi yurttaşlarının katledildiği bu katliamları kınaması gerekenler, gerekli olan hassasiyeti göstermesi gerekenler ne dedi ‘oylarımız arttı.’ Yani bu katliamlar demek ki birilerinin işlerine yaradılar ve bu katliamlar hala gerçek failleri ile birlikte yargılanmıyor.”

“IŞİD barbarlığı karşısında mücadele eden dayanışma çağrısı yapanlar yargılandı”

Bakırhan Kobani Davası ile IŞİD’e karşı mücadele çağrısı yapanların yargılandığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“IŞİD’i yargılamayanlar, katliamlarına göz yumanlar, IŞİD’in katliamları yaparken aldığı malzemelerin yeri dahi adreslerinin belli olduğu, bu malzemeleri bu katliam bölgelerine taşırken araçların plakalarının dahi belli bir durumda neyi bekliyorduk onların yargılanmasını. Ama kim yargılandı? Demokratik Kürt siyaseti yargılandı. Katliam yapanlar yargılanmadı, katliam yapanlar aklanmaya çalışıldı. IŞİD barbarlığı karşısında mücadele eden dayanışma çağrısı yapanlar yargılandı. Biz bu yargılamaları tanımıyoruz. Bir suç varsa IŞİD işledi. Bir suç varsa IŞİD’e destek verenler, göz yumanlar Ankara’nın bu meydanında bunca kamera ve mobesenin bulunduğu yerde bu katliamların olmasını zeminini hazırlayanlar suçludur, demokratik siyaset yürütenler suçlu değil. Asıl yargılanması gerekenler, bizleri yargılıyorlar. Dolayısıyla bu karar yok hükmündedir. Bizim arkadaşlarımız dışarıda olduğu gibi içeride de bu demokratik mücadeleyi sürdürmeye devam edeceklerdir. Bu kumpas davası bir gün muhakkak çökecektir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-kobani-davasinda-verilen-cezalara-tepki-gosterdi/feed/ 0 MASAK’a yapılan şüpheli işlem bildirimleri 4 kat arttı https://www.haber60.com.tr/masaka-yapilan-supheli-islem-bildirimleri-4-kat-artti/ https://www.haber60.com.tr/masaka-yapilan-supheli-islem-bildirimleri-4-kat-artti/#respond Sun, 26 May 2024 23:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33233 (ANKARA)- CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) yapılan şüpheli işlem bildiriminin son 4 yılda 4 kat arttığını belirterek, “Türkiye kara para cennetine döndü. Kara para aklama ile ilgili suçlarda yaklaşık 3 katlık artış oldu. 2019 yılında 188 bin 924 kara para aklama suçlamasıyla bildirim yapılmışken, 2023 yılında 597 bin 518’e çıktı. 5 yılda yapılan bildirim sayısı 1 milyon 946 bin 609’u buldu. Kitle imha silahlarını finanse ettiği belirlenen 148 gerçek ve 159 tüzel kişinin Türkiye’de mal varlığı olduğu tespit edildi” dedi.

Gamze Akkuş İlgezdi, MASAK’ın 2023 raporunu yaptığı yazılı açıklamayla değerlendirdi. İlgezdi, “Türkiye’nin kara para cennetine döndüğünü” ileri sürerek, şunları kaydetti:

“Başkanlığa yapılan şüpheli işlem bildirimlerinde 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 41’lik bir artış olduğu görüldü. Alınan bildirim sayısı da yaklaşık 3 kat arttı. 2019 yılında 226 bin 222 bildirim yapılmışken, 2023 yılında bu sayı 615 bin 63’e çıktı. Yapılan bildirimlerin yüzde 28’i vergi kaçırma, yüzde 25’i kumar, yüzde 11’i dolandırıcılık, yüzde 10’u başkasının hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi, yüzde 2’si bilişim suçları ve yüzde 2’si de lisanssız ödeme ve elektronik para hizmetlerinde oldu.

“Kara para aklama ile ilgili suçlarda yaklaşık 3 katlık artış oldu”

Hakkında şüpheli işlem bildirimi yapılan kişi sayısı 2019 yıllına göre yaklaşık 4 kat arttı. 2019 yılında 346 bin 599 kişi hakkında şüpheli işlem bildirimi yapılmışken, bu sayı 2023 yılında 1 milyon 141 bin 441 oldu. 5 yılda hakkında şüpheli işlem bildirimi yapılan kişi sayısı 2 milyon 837 bin 751 kişiyi buldu. Türkiye kara para cennetine döndü. Kara para aklama ile ilgili suçlarda yaklaşık 3 katlık artış oldu. 2019 yılında 188 bin 924 kara para aklama suçlamasıyla bildirim yapılmışken, 2023 yılında 597 bin 518’e çıktı. 5 yılda yapılan bildirim sayısı 1 milyon 946 bin 609’u buldu.

2023 yılında 16 bin 44 kişi hakkında terörün finansmanı, 7 bin 871 kişi hakkında dolandırıcılık, 5 bin 147 kişi hakkında yasa dışı bahis veya kumar oynatmak, 2 bin 701 kişi hakkında kaynağı belirsiz kazançlar veya şüpheli mali işlemler, 2 bin 22 kişi hakkında tefecilik, 1988 kişi hakkında uyuşturucu ticareti, 1548 kişi hakkında Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunundan, 1435 kişi hakkında suç örgütü kurmak, 937 kişi hakkında göçmen kaçakçılığı, 473 kişi hakkında vergi kaçırma, 376 kişi hakkında hırsızlık ve yağma, 272 kişi hakkında evrakta sahtecilik, 213 kişi hakkında gümrük kaçakçılığı, 203 kişi hakkında silah ve patlayıcı madde kaçakçılığı, 150 kişi hakkında fuhuş, 147 kişi hakkında kasten adam öldürme ve 95 kişi hakkında da ihaleye fesat karıştırma suçlarından ihbarlar ve adli kolluk tarafından bildirim yapıldı. Kitle imha silahlarını finansa ettiği belirlenen 148 gerçek ve 159 tüzel kişinin Türkiye’de mal varlığı olduğu tespit edildi. Bu kişiler hakkında son 3 yılda mal varlığını dondurma kararı verildi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/masaka-yapilan-supheli-islem-bildirimleri-4-kat-artti/feed/ 0
Adnan Oktar Davasında 4 Sanık Tahliye Edildi https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-4-sanik-tahliye-edildi/ https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-4-sanik-tahliye-edildi/#respond Sun, 26 May 2024 21:28:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33145 Adnan Oktar silahlı suç örgütünün, üyelerini diri tutmak ve deşifre olan örgüt üyelerinin yerine yenilerini kazandırmak amacıyla avukatlar ve sosyal medya grubu üzerinden oluşturduğu “güncel yapılanması”na yönelik 20 sanığın yargılandığı davada tutuklu sanıklardan 4’ü tahliye edildi.

DURUŞMA TEMMUZA ERTELENDİ

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, bazı tutuklu sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Duruşmada sanık avukatları da hazır bulundu. Tutuklu sanıkların avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu söyleyerek tahliyelerini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Berat Kartal, Yusuf Erkan Özoğuz, Pınar Demir ve Dilşad Kurt’un tutuklulukta geçirdikleri süreyi dikkate alarak tahliyelerine karar verdi.

Heyet, aralarında Adnan Oktar’ın da bulunduğu 6 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma 10-11-12 Temmuz’a ertelendi.

ÖRGÜTÜ CANLI TUTMAK İÇİN ÇALIŞTI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, 20 kişi şüpheli olarak yer aldı.

Mahkeme kararlarıyla silahlı suç örgütünün yöneticisi olarak kabul edilen Adnan Oktar’ın bu nedenle cezaevinde bulunduğu ve bu süreçte örgütsel faaliyetlerine devam ettiği kaydedilen iddianamede, Oktar’ın özellikle avukatları ve diğer örgüt yöneticileri Meltem Arıkan Daban ve Ferhunde Eda Babuna vasıtasıyla örgütü diri tutmaya çalıştığı, talimatlarının cezaevi dışında yayılmasını sağladığı belirtildi.

Oktar’ın bunu yaparken, özellikle diğer örgüt yöneticileri vasıtasıyla yargılamanın kumpas olduğuna ilişkin kamuoyu oluşturma ve siyasi lobi desteğini alma faaliyetlerine giriştiği vurgulanan iddianamede, ana çatı davasında ceza alan ve cezaevinde bulunan örgüt üyeleriyle mektuplar ve avukatlar aracılığıyla iletişim kuran Oktar’ın, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen örgüt üyelerini engellemeye çalıştığı bilgisi verildi.

CEZAEVİNDE 15 GÜN İÇİNDE 200 AVUKATLA GÖRÜŞTÜ

İddianamede, Adnan Oktar’ın özellikle içeride ve dışarıda bulunan örgüt üyeleri üzerindeki etkinliğini devam ettirmeye çalıştığı da belirtilerek, bu kişinin cezaevinde kaldığı dönemde, özellikle 15 gün gibi kısa sürede yaklaşık 200 avukat ile olağan akışa uygun olmayacak şekilde, “hukuki yardım” adı altında görüşmeler gerçekleştirdiğine vurgu yapıldı.

“Bu görüşmelerinde örgüte üye kazandırmayı amaçlamış, cezaevine giriş-çıkışı kanuni sınırlar çerçevesinde serbest olan avukatlık mesleğinden faydalanmak üzere cezaevi dışındaki örgütsel tavır ve davranışları yönlendirmeye çalışmıştır. Bu hususun tespit edilmesi neticesinde şüpheli hakkında avukat görüşlerinin kısıtlanması yoluna gidilmiştir.” ifadelerine yer verilen iddianamede, Oktar’ın ayrıca, örgütü diri tutmanın yanı sıra hem yargılanan hem deşifre olan örgüt üyelerinin yerine yeni örgüt üyeleri kazandırmayı amaçladığı ve en kolay yol olan avukatları vasıtasıyla talimatlarını aktarmaya çalıştığı bildirildi.

İddianamede, sanıklar Adnan Oktar, Meltem Arıkan Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan 5 yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Bu sanıkların ayrıca, TCK’nin ilgili maddesi uyarınca, örgüt üyelerinin örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediği tüm suçlardan dolayı fail olarak cezalandırılması talep edildi.

Adnan Oktar, Meltem Arıkan Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın bu kapsamda, “örgütün veya amacının propagandasını yapma” suçundan 10,5 yıldan 31,5’ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, diğer 17 sanığın da “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, “örgüte yardım” ve “örgütün veya amacının propagandasını yapma” gibi suçlardan farklı sürelerde hapisle cezalandırılması talebi yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-davasinda-4-sanik-tahliye-edildi/feed/ 0
AKP İl Yöneticisi Tutuklu Sanık, Ruhsatlı Silahının Emniyet Tarafından Ruhsatsız Diye Gösterildiğini İddia Etti https://www.haber60.com.tr/akp-il-yoneticisi-tutuklu-sanik-ruhsatli-silahinin-emniyet-tarafindan-ruhsatsiz-diye-gosterildigini-iddia-etti/ https://www.haber60.com.tr/akp-il-yoneticisi-tutuklu-sanik-ruhsatli-silahinin-emniyet-tarafindan-ruhsatsiz-diye-gosterildigini-iddia-etti/#respond Sat, 25 May 2024 00:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32956 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) – Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 20’si tutuklu 61 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına devam ediliyor. Duruşmada tahliyesini talep eden tutuklu sanık eski AKP Ankara İl Yöneticisi Barış Kurt, “Benim ruhsatlı silahımı emniyet ruhsatsız diye savcılığa yazı gönderiyor. Savcılık da bana soruyor ceza vermek için” iddiasında bulundu.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 20’si tutuklu 61 kişi hakkında Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın duruşması Sincan Cezaevi’nde devam ediyor.

Duruşmada sanıkların ve avukatların tahliyelerine ilişkin talepleri alındı. Tahliyesini ve beraatini isteyen tutuklu sanık eski AKP Ankara İl Yöneticisi Barış Kurt, HTS inceleme tutanağına, BTK’dan gelen verilerin haritalara yanlış yerlere yerleştirildiği ve düzmece bir dosya nedeniyle tutuklandığını savundu. Barış Kurt aynı zamanda “Benim ruhsatlı silahımı emniyet ruhsatsız diye savcılığa yazı gönderiyor. Savcılık da bana soruyor ceza vermek için” iddiasında bulundu. Kurt, şöyle devam etti:

“Bir aydır gece gündüz düşünüyorum. HTS kayıtlarına bakma ihtimaliniz oldu mu? Erkan Doğan isimli kişi birçok suçtan sabıkası olan kişi. Ben mühendis adamım, onunla yarışamam. Ayrıca ben bir sürü suça karışmış birini neden makam şoförü diye yanıma gezdireyim? Benim bugün burada anlatacaklarım sadece Erkan Doğan’a karşılık değil. Bu davadaki ifadeler organize şube müdürleri tarafından yazılmıştır. Yargı yanıltılmıştır. Ben buna dair suç duyurusunda da bulundum. Benim sabıkam yok. HTS inceleme tutanağına, BTK’dan gelen veriler haritalara yanlış yerlere yerleştirilerek tutuklandık. Erkan Doğan’a şiddet uygulandığı söylenen Akman Plaza’da Ayhan Bora Kaplan, Muhammed Kaplan ve Adnan Kaplan’ın hiçbir zaman aynı anda orada olmadığı da HTS kayıtlarından belli. Nitelikli yağmadan ben tutuklandım. İddianamede Erkan Doğan’a ait olan ve yağmalanan cep telefon ile baz verdiği söylenen telefon başka. Buna bile dikkat edilmemiş. Ben bundan tutukluyum böyle bir şey olabilir mi?

“Benim ruhsatlı silahımı Emniyet ‘ruhsatsız’ diye savcılığa yazı gönderdi”

Birilerin koltuk ve para sevdası yüzünden oldu bunlar. Ben eğer ilk gün emniyette dedikleri ifadeleri verseydim başıma bir şey gelmeyecekti. Yüzüme bile bakmıyorsunuz neyim ben terörist miyim? Ben ne yaptım da cezaevindeyim? Erkan Doğan’ın sürekli değiştirdiği ifadeler eniyle yapıyorum. Ben hiçbir şey yapmadım, hiç kimseyi dövdürmedi. Ben Ayhan Bora’yı tanırım arkadaşımdır. Erkan Doğan ile geçmişten zaten yıllar öncesinden tanırım ama onu yanımda çalıştırmadım. Benim hayatım kararıyor. Lütfen bakın şu HTS kayıtlarına. Adaletinize güveniyorum demek istiyorum. 2003’te geldim ben Ankara’ya. 20 yıllık emeğim gitti, uluslararası yayınlarım var. Bazılarının koltuk bu Erkan Doğan’ın da para sevdasına yapıldı bunlar. Benim aracımda yakalanan ruhsatlı silahımı ruhsatsız dediler polisler yırtıp attılar. Savcıya ‘neden bakmadınız koduna’ diye sordum. Benim ruhsatlı silahımı emniyet ruhsatsız diye savcılığa yazı gönderiyor. Savcılık da bana soruyor ceza vermek için. Bu hale mi geldi devlet? Ben tahliyemi, beraatimi istiyorum.”

“Baskı ve tehdit ile Ayhan Bora Kaplan aleyhinde ifade vermedik diye burada yargılanıyoruz”

Tutuklu sanık Kanber Keskin, “Ben örgüt kurmadım, yöneticisi de değilim. Ben herhangi bir suça da karışmadım. Baskı ve tehdit ile Ayhan Bora Kaplan aleyhinde ifade vermedik diye burada müebbet hapis ile yargılanıyoruz. Ben herhangi bir suça karışmadım. Tahliyemi talep ediyorum, beraatimi istiyorum. Önce Allah’ın adaletine sonra da sizin adaletinize güveniyorum” diye konuştu.

Tutuklu sanık Sercan Keleş, “Bizi buraya cinayet zanlısı olarak getirdiler. Semih bizim kardeşimiz. Bizim burada dahlimiz varsa zaten ortaya çıkacaktır. Bizim kendimize güvenimiz tamdır. Bizim annelerimizin ahı bu zulme ortak olanların yakasını bırakmayacak. Sizin adaletinize güveniyorum. Tahliyemi talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Senin söyleyeceklerin burada oturan sanıkların söyleyeceklerinden daha gerçekçi’ denildi”

Barış Kurt’un avukatlarından Nazmi Kobal, “Erkan Doğan gibi 8-9 tutarsız ifade veren, pek çok suç kaydı olan bir isim neden bu dosyaya dahil ediliyor? Müvekkilim bir odaya alınıp polislerce ‘Senin söyleyeceklerin burada oturan sanıkların söyleyeceklerinden daha gerçekçi ve daha bağlayıcı olacağı için şu şu isimleri dahil etmeni talep ediyoruz.’ deniyor. Bu da kendisinin eski bir yönetici olduğu için isteniyor. Ama müvekkilim bunu kabul etmiyor. Geç kalınmış adalet adalet değildir. Ben müvekkilimin en ağır adli kontrol şartlar da olsa uygulanarak tahliyesini talep ediyorum.

“Kaç kolluk kuvveti hakkında soruşturma başlatılacağı belli olmazken devam eden yargılama adil olmayacaktır”

Barış Kurt’un avukatlarından Muhammed Hardalaç ise devam eden yargılamanın dosyada yaşanan gelişmeler nedeniyle adil olmayacağını ileri sürerek, şunları söyledi:

“Organize Şube’nin bütün bilgisayarlarına şu an el konulmuş durumda. Şu aşamaya kadar kaç kolluk kuvveti hakkında soruşturma başlatılacağı bile belli olmazken devam eden yargılama adil olmayacaktır. Çünkü kimse bu durumda kolluk kuvvetleri soruşturmayı etkilemedi diyemez. Gizli tanık aşikar oldu ‘zorla ifade verdim’ diyor. Biz ise bunları duymamış gibi yargılamaya devam edemeyiz. Şu an gözaltına alınanlar arasında Organize Şube Müdürü yok bir altı var. Çünkü burada klik bir yapı var. Gizli tanık Serdar Sertçelik beyanları ile tanzim edilmiş bir dava dosyasında, bu tanığın zorla ifade verdiği ortadayken Sertçelik’in ilk ifadesi ile hüküm kurulması bağımsız adaletin tecelli etmesini mümkün kılacak mıdır? Bizim beraate ilişkin bir kaygımız yok. Gerekirse istinafa, AİHM’e başvururuz. Bizim tutukluluğa itirazımız var. Gizli tanık beyanları delil olarak kullanılamaz. Baz raporuna ilişkin veriler hukuka aykırılıklar içermektedir. Tahliyesini talep ediyoruz. Tahliye olmazsa da adli kontrol şartların uygulanmasını istiyoruz.”

Duruşmaya verilen aradan sonra sanık avukatlarının talepleri dinlenecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/akp-il-yoneticisi-tutuklu-sanik-ruhsatli-silahinin-emniyet-tarafindan-ruhsatsiz-diye-gosterildigini-iddia-etti/feed/ 0
Interpol tarafından aranan suç örgütü lideri Barış Boyun İtalya’da yakalandı https://www.haber60.com.tr/interpol-tarafindan-aranan-suc-orgutu-lideri-baris-boyun-italyada-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/interpol-tarafindan-aranan-suc-orgutu-lideri-baris-boyun-italyada-yakalandi/#respond Fri, 24 May 2024 22:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32892 Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan suç örgütü lideri Barış Boyun’un da aralarında bulunduğu 17 şüpheli İtalya’da bugün yapılan şafak operasyonuyla yakalandı.

İtalya polisinin açıklamasına göre Milano Mahkemesi tarafından haklarında gözaltı kararı çıkarılan 19 kişiden 17’si gözaltına alındı. Mali Polis ve Europol işbirliğinde yapılan operasyona yüzlerce polis katıldı.

İtalyan polisi, gözaltına alınan 14 Türk vatandaşının bu ülkede yaşadığını, üçünün ise ‘yurtdışında faaliyet gösterdiğini’ belirtti.

Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da “Operasyonda elebaşı Barış Boyun’un da aralarında bulunduğu organize suç örgütü üyesi 17’si Türk ve 2’si İtalyan olmak üzere toplam 19 şüpheli yakalandı” dedi.

Gözaltına alınan şüphelilere, ağırlaştırılmış suç örgütü üyeliği, terör örgütü kurmayı amaçlayan silahlı çete kurmak ve terör saldırıları gerçekleştirmek, yasa dışı biçimde silah ve patlayıcı bulundurmak ve taşımak, uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı, cinayet ve yasadışı göçe yardım ve yataklık suçlamaları yöneltiliyor.

Bakan Yerlikaya sosyal medyada yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“İtalya’da ülkemiz adli makamlarınca Kırmızı Bültenle aranan, elebaşılığını Barış Boyun’un yaptığı organize suç örgütüne yönelik; KOM Başkanlığımız (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı), Interpol-Europol Daire Başkanlığımız ve İtalyan Güvenlik Makamlarınca ortaklaşa yapılan çalışmalar sonucu İtalyan polisi tarafından Roma ve Milano’da operasyon düzenlendi.”

Avrupa Birliği (AB) Polis Teşkilatı (Europol) da operasyonun “Avrupa çapında çok sayıda cinayete karışan bir Türk suç örgütünün çökertilmesi için” düzenlendiğini belirti.

Ekim’de Como’da 3 kişi yakalanmıştı

İtalya tarafından paylaşılan bilgilere göre soruşturma geçen Ekim ayında Como’da polisin İsviçre’ye ulaşmaya çalışan üç suç örgütü üyesini gözaltına alması üzerine başladı. Bu kişilerin üzerinde biri yasa dışı iki silah, çok sayıda mühimmat ve ‘propaganda malzemesi’ bulundu.

Soruşturma süresince elde edilen bilgiler, örgüt liderinin suç faaliyetlerini İtalya’dan yönetmeyi sürdürdüğü şeklindeydi. Polis bu faaliyetler arasında yasa dışı göç, uyuşturucu ve sigara kaçakçılığını da saydı.

Ayrıca Berlin’de bir Türk vatandaşının öldürülmesi veya geçen Mart ayında Türkiye’deki bir alüminyum fabrikasına saldırı düzenlenmesi gibi suçların emrini örgüt liderinin verdiği belirtildi.

Alüminyum fabrikasına saldırının, İtalya polisi, Interpol ve Türkiye polisi arasındaki bilgi alışverişi sayesinde başarısızlıkla sonuçlandığı bilgisi de paylaşıldı.

Ali Yerlikaya da şüphelilerin, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve kasten öldürme dahil 23 ayrı suçtan arandığını, toplam 56 ayrı suç kaydı bulunduğunu ve 3’ü cinayet olmak üzere; kasten yaralama, 6136 sayılı kanuna muhalefet, yağma gibi suçlardan kırmızı bültenle arandığını söyledi.

‘İtalya’da güvende hissediyordu’

Operasyon haberi İtalya basınında geniş şekilde yer aldı. Kamu yayıncısı Rai’nin haber sitesinde, şafak baskınının Viterbo kentine bağlı Bagnaia köyünde yapıldığı belirtildi.

Rai, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin geçen Ocak’ta yaptığı Türkiye ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Barış Boyun’un iadesini istediğini de yazdı.

Ansa haber ajansı da, İtalya ve Türkiye’de ele geçirilen silahlar arasında 15 tabanca, Kalaşnikof dahil 7 uzun silah, 3 el bombası, bir bazuka ve 4 kurşun geçirmez yeleğin de yer aldığını yazdı.

Ansa, Boyun’un 2022’de İtalya’nın Rimini kenti yakınlarında gözaltına alındığını ancak Türkiye’nin tutuklama talebinin Bologna Mahkemesi tarafından kabul edilmediğini hatırlattı.

Ajansa göre, Milano Savcı Yardımcısı Bruna Alberti, daha önceki rtd kararının o dönem “Türk makamları tarafından sunulan unsurların esasen zayıf olmasından” kaynaklandığını söyledi.

Savcı, Boyun’un Bologna yargısı tarafından Türkiye’den gelen tutuklama kararı onaylanmadığı için “İtalya’da kendini güvende hissettiğini” de belirtti.

Boyun’un bir süre Crotone’de ev hapsinde tutulduğu ve burada rakip bir suç örgütünün düzenlediği saldırıya maruz kaldığı ifade edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/interpol-tarafindan-aranan-suc-orgutu-lideri-baris-boyun-italyada-yakalandi/feed/ 0
Motokurye Ata’nın katili için istenen ceza belli oldu https://www.haber60.com.tr/motokurye-atanin-katili-icin-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/motokurye-atanin-katili-icin-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Fri, 24 May 2024 22:07:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32868 Balıkesir’de motokurye olarak çalışan üniversite öğrencisi Ata Emre Akman’ı bıçakla öldüren 17 yaşındaki E.Ö. hakkında “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme”, babası için de “tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme” suçundan hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu.

18 YAŞINDAN KÜÇÜK OLDUĞU İÇİN CEZA DÜŞECEK

Savcılıkça hazırlanarak Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianamede, katil zanlısı E.Ö’ye “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi istendi. Şüphelinin yaşının 18 yaşından küçük olması nedeniyle iddianamede, E.Ö. için “Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 14 yıldan 20 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 9 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” maddesinin uygulanması talep edildi.

İddianamede, şüphelinin eylemi gerçekleştirdikten sonra olay yerine yakın bölgedeki evine kaçtığı, kanlı elbiselerini çamaşır makinesine yıkamak için attığı sırada yakalandığı aktarılarak E.Ö’yü azmettirdiği öne sürülen babası Orhan Ö’nün de gözaltına alındığı belirtildi.

E.Ö. iddianamede yer alan ifadesinde, babasının eski dini nikahlı eşi S.D. ile aralarında husumet bulunduğunu, olay günü alkol aldığını ve babasıyla geç saatte eve gittiğini anlattı.

Babası uyuduktan sonra aklına kadınla yaşadığı sorunlar gelince masadaki bıçağı alarak dışarı çıktığını ileri süren E.Ö, evin önünde maktul Akman ile karşılaşarak birtakım sorular sorduğunu, genci kendisini terslemesi nedeniyle bıçakladığını ifade etti.

BABA İÇİN AYRI İDDİANAME

Azmettirici olduğu iddiasıyla tutuklanan E.Ö’nün babası Orhan Ö. hakkındaki soruşturma da tamamlandı. Ayrı olarak hazırlanarak mahkemeye sunulan iddianamede, Orhan Ö’nün dini nikahlı eşi ile ayrılmasından sonra aradan geçen zaman zarfında sürekli olarak bu kişiye rahatsızlık verdiği, şüphelinin işlediği başka bir suç nedeniyle hükümlü olarak bulunduğu Buca Açık Ceza İnfaz Kurumundan 2 Mayıs’ta izinli olarak çıktığı belirtildi.

“O EVİN ÖNÜNDE BİRİNİN BAŞINA BİR ŞEY GELECEK”

İddianamede, Orhan Ö’nün 4 Mayıs’ta tanık K.Ş’nin evine gittiğini ve burada karşılaştığı S.D’ye ona ya da evinde bulunan kişilere zarar vereceğine dair sözler söylediğine yer verildi. Şüphelinin daha sonra buradaki kişilere yönelik “Evdekilerden hiçbirine zarar vermeyeceğim ancak o evin önünde birinin başına bir şey gelecek. Kim olduğu umurumda değil, bunu ben değil oğlum ya da babam yapacak. Mermi gibi oğlan yetiştirdim.” şeklinde sözler sarf ettiği kaydedildi.

“YA BABAMA YA OĞLUMA ÖLDÜRTECEĞİM”

Zanlının, S.D’yi 7 Mayıs’ta cep telefonuyla arayarak “Seni ya babama ya da oğluma öldürteceğim” şeklinde ifadeler kullandığı, bu hadiselerin yaşanmasından sonra E.Ö’nün saat 01.48 sıralarında S.D’nin ikamet ettiği Karaoğlan Mahallesi’ndeki ikametin önüne gittiği, buraya sipariş getiren maktul Ata Emre Akman’ın apartmanın içine girdiğini görerek kısa süre bir arabanın arkasına saklandığı iddianamede yer aldı.

Maktulün kısa bir süre sonra apartmandan çıkması üzerine E.Ö’nün Akman’ın yanına elinde bıçakla yaklaştığı, maktul ile kısa bir süre konuştuktan sonra hayati bölgelerine canavarca hisle fazla sayıda bıçak darbesi vurmak suretiyle onu öldürdüğü aktarıldı.

Cumhuriyet Savcısı, Orhan Ö’nün, “tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve alt soy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme hali nedeniyle cezasının artırılmasını talep etti. Mahkemenin iddianameleri değerlendirme aşamasında olduğu öğrenildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/motokurye-atanin-katili-icin-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Ayhan Bora Kaplan, tutuklanan polislerle ilgili konuştu: Devlet büyüklerinin isimlerini istediler https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-tutuklanan-polislerle-ilgili-konustu-devlet-buyuklerinin-isimlerini-istediler/ https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-tutuklanan-polislerle-ilgili-konustu-devlet-buyuklerinin-isimlerini-istediler/#respond Fri, 24 May 2024 21:45:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32853 Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 61 sanığın yargılandığı davanın bugünkü duruşmasında Kaplan, hakkındaki dosyanın Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı ve ekibince düzmece olarak hazırlandığını öne sürerek 3 polisin dosyaya devlet büyüklerinin adını karıştırmak istediğini ancak kendisinin isim vermediğini söyledi.

“TANIKLARI POLİSLER BULUP TEHDİT EDECEKLER”

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen davanın duruşmasına, sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada önce, iddianamede sanık Bora Kaplan’ın azmettirmesiyle öldürüldüğü kaydedilen Mahfuz Tatar’ın kardeşi İlhan Tatar, bulunduğu şehirden video konferans aracılığıyla beyan verdi. İlhan Tatar, ağabeyinin öldürülmesine ilişkin daha önceki yargılamada söyledikleri hiçbir şeyin kayda alınmadığını savundu ve “Bu olayla ilgili suçluların hepsinin en ağır cezayı almasını istiyorum.” dedi.

Sanıklardan Bora Kaplan, müştekiye sorusu olduğunu belirterek söz istedi. Kaplan, cinayetin ardından ” Ümit Günay’ın, Tatar ailesine olayın kapanması için ne istiyorlarsa vermeyi teklif ettiğine” yönelik iddialara değinerek, “Ümit Günay ne zaman gitmiş, ne teklif etmiş?” diye sordu. İlhan Tatar, sorunun ardından Kaplan’a çıkışarak, “Bu işin içinde yoksanız benim yanıma niçin adam gönderiyorsunuz? Sana göre sütten çıkmış ak kaşıksın. Görüşeceğiz seninle.” dedi.

Birbirlerine hakaret etmeleri üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Güven, Tatar ve Kaplan’ı uyardı.

Müştekinin beyanı sonrasında tekrar söz alan sanık Bora Kaplan, dinletmek istediği tanık bulunduğunu ifade ederek, “Ama isim zikretmek istemiyorum. Benim getireceğim tanıkları, polisler gidip tehdit edecekler.” dedi. Mahkeme Başkanı Güven, o halde tanıkları yazılı bildirmesini, gerek görmeleri halinde dinleyeceklerini belirtti.

“VATAN HAİNİ DEĞİLİZ”

Duruşmada daha sonra tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin alınmasına başlandı.

Sanık Bora Kaplan, hakkındaki dosyanın, İçişleri Bakanlığınca geçen günlerde görevden uzaklaştırılan Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı ve ekibince “düzmece” olarak hazırlandığını, iddianameyi hazırlayan savcının da “buna alet edildiğini” ileri sürdü.

“Kendisine kumpas kurulduğu, kumpas sonucu cezaevine girdiği, kendisi aleyhine sokakta müşteki arandığı” iddialarında bulunan Kaplan, şöyle konuştu:

“Biz vatan haini değiliz, vatana ihanet etmedik. Bu suçları işlemedik. Hepsi düzmece. Bu kadar yönlendirme, bu kadar baskı olur mu? Beni eşimle, çocuklarımla, kız kardeşimle tehdit ettiler. Üç tane polis dosyaya devlet büyüklerini karıştırmak istediler. Devlet büyüklerinin ismini vermemi istediler. Ama vermedim. Ben öyle namussuz değilim.”

POLİS MÜDÜRLERİNİ ELEŞTİRDİ

Kaplan, 3-5 polis müdürünün, “Ankara’da şov yapalım, gündeme gelelim” diye hareket ettiklerini öne sürerek, “Bunların aldığı ifadelerin tamamı çöp niteliğindedir. Hepsini baskıyla aldılar. Ama onlar polis, dokunulmazlığı var. Bu anlattıklarım dikkate alınsa o polislerin hiçbiri hayatlarının sonuna kadar hapisten çıkamaz. Bu dosyanın sil baştan yapılması lazım.” iddiasında bulundu.

“DEVLET BANKASINDAN KREDİ ÇEKTİĞİMİ İSPATLASINLAR KOLUMU KESERİM”

Kaplan, basında devlet bankasından 700 milyon lira kredi çektiğinin yer aldığını ifade ederek, “Değil 700 milyon, 100 milyon kredi çektiğimi ispatlasınlar kolumu keserim.” dedi.

Sanık Muhammet Kaplan da “sanki Mahfuz Tatar cinayetinin üzeri örtülmüş gibi haberler bulunduğunu” söyleyerek, “Ben bu cinayetin cezasını yattım.” dedi.

Duruşmada, diğer tutuklu sanıklar ve avukatlarının da tahliye talepleri dinlenildi. Duruşmaya yarın sanık avukatlarının beyanlarının alınmasıyla devam edilecek.

MAHFUZ TATAR CİNAYETİ VE TETİKÇİNİN ÖLÜMÜ DE İDDİANAMEDE

İddianameye göre Mahfuz Tatar, 1 Ekim 2016’da Filistin Caddesi’nde suç örgütünün kontrolündeki bir eğlence mekanında Muhammet Kaplan ve Semih Arslan tarafından öldürüldü. Bu kişilerden Arslan, 4 Ekim’de bir binanın 9. katından düşerek öldü. Buna ilişkin soruşturma sonucunda olay “intihar” kabul edilerek, takipsizlik kararı verildi.

Tatar cinayetine ilişkin yargılanan Kaplan ise 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İddianamede, Bora Kaplan hakkında, 2023’te Erkan Doğan’ın şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sırasında Tatar cinayetinin adi bir suç olmadığına ve silahlı örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğine, “intihar” ettiği kabul edilen Arslan’ın da suç delillerinin gizlenmesi amacıyla örgüt tarafından öldürüldüğüne yönelik deliller elde edildiği belirtiliyor.

İddianamede Ayhan Bora Kaplan ve diğer örgüt yöneticileri Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik örgütün işlediği bütün suçlardan sorumlu tutuluyor. Bu sanıklar hakkında “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek”, “kasten öldürme”, “nitelikli kasten öldürme”, “kasten yaralama”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “yağma”, “eziyet”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “suç üstlenme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından biri ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169’ar yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor. Diğer 55 sanık için de çeşitli sürelerde hapis cezası talep ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-tutuklanan-polislerle-ilgili-konustu-devlet-buyuklerinin-isimlerini-istediler/feed/ 0
İçişleri Bakanı: Sibergöz-40 Operasyonunda 181 Şüpheli Yakalandı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-40-operasyonunda-181-supheli-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-40-operasyonunda-181-supheli-yakalandi/#respond Wed, 22 May 2024 21:15:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32739 (ANKARA) – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 34 ilde futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık ve çevrim içi çocuk müstehcenliği suçlarına yönelik düzenlenen “Sibergöz-40” operasyonlarında 181 şüphelinin yakalandığını duyurdu.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince İstanbul, Bitlis, Kahramanmaraş, Gaziantep, Diyarbakır, Sinop ve Erzurum merkezli Aydın, Manisa, Balıkesir, Siirt, Van, Ordu, Isparta, İzmir, Balıkesir, Hakkari, Ankara, Adana, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya, Yozgat, Antalya, Mersin, Hatay, Tekirdağ, Çorum, Mardin, Malatya, Kütahya, Muğla, Bursa ve Denizli olmak üzere 34 ilde “Sibergöz-40” operasyonu düzenlendi.

Yerlikaya’nın açıklaması şöyle:

“İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; İstanbul merkezli Gaziantep, Antalya, Tekirdağ, Çorum, Mardin, Malatya, Diyarbakır ve Kütahya’da düzenlenen operasyonlarda; bankalara ait oluşturdukları oltalama (phishing) siteleri üzerinden müşteki şirketin hesap bilgilerini ele geçirdikleri, banka hesaplarında bulunan paraları, başka hesaplara havale ettikleri, yaklaşık 14 Milyon TL haksız kazanç sağlayarak nitelikli hırsızlık suçunu işledikleri tespit edilen 17 şüpheli yakalandı.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul merkezli İzmir, Muğla, Antalya, Bursa ve Mersin’de düzenlenen operasyonlarda; Roma Bilişim olarak adlandırılan bir grubun mobil uygulamalar üzerinden haberleştikleri, kiralanan ofislerde özel yazılımlarla bahis oynayanların para transferini organize ettikleri, paranın takibinin zorlaştırılması amacıyla kripto varlık hizmet sağlayıcılarına transfer ettikleri, örgüt lideri konumundaki şahsın suçtan elde edilen gelirin aklanması için oto galeri açtığı v oto galeri üzerinden şüphelilerin akrabaları ve güvendikleri şahıslara taşınır/taşınmaz mal alım satımı yaparak para akladıkları ve hesaplarında yaklaşık 300 Milyon dolar para hareketi bulunduğu değerlendirilen 69 şüpheli yakalandı.

Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; Bitlis ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarda; 5 farklı yasa dışı bahis sitesi üzerinden bahis oynattıkları ve bu siteler üzerinden banka hesaplarının yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık ettikleri tespit edilen 9 şüpheli yakalandı.

Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; İstanbul, Denizli ve İzmir’de düzenlenen operasyonlarda; vatandaşlarımıza ait kimlik bilgilerini illegal faaliyet gösteren internet siteleri üzerinden satışını yaparak haksız kazanç sağladıkları ve Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçlarını işledikleri tespit edilen 7 şüpheli yakalandı.

Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; NCMEC (Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi) raporları doğrultusunda yürütülen 2 ayrı soruşturma sonucu Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği suçunu işledikleri tespit edilen 2 şüpheli yakalandı.

Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce; bir yasa dışı bahis sitesi üzerinden bahis oynattıkları tespit edilen 8 şüpheli yakalandı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-40-operasyonunda-181-supheli-yakalandi/feed/ 0
ABD Dışişleri Bakanı Blinken, ICC’ye Yaptırım Tasarısına Destek Verdi https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-iccye-yaptirim-tasarisina-destek-verdi/ https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-iccye-yaptirim-tasarisina-destek-verdi/#respond Wed, 22 May 2024 21:01:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32729 ABD Senatosu’nda konuşan Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) Başsavcısı Karim Khan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama emri istemesinin ardından mahkemeye yönelik “yaptırım” tasarısına destek sinyali verdi.

Blinken, “son derece yanlış” olarak tanımladığı “tutuklama talebi” hakkında ilgili adım atmaya kararlı olduğunu söyledi.

Senato’da Cumhuriyetçilerin ICC yetkililerine yaptırım uygulanmasına yönelik yoğun bir çaba içerisinde olduğu biliniyor.

ABD mahkemeye üye değil ancak geçmişte ICC’nin Rus lider Vladimir Putin için tutuklama kararı istemesi gibi hamlelerin destekçisi konumundaydı.

ICC Başsavcısı Karim Khan, 20 Mayıs’ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar hakkında savaş suçu işledikleri gerekçesiyle tutuklama emri çıkarılmasını istemişti.

Hakkında tutuklama emri çıkarılması istenen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, başsavcıyı “dünyadaki Yahudi karşıtı yangına benzin dökmekle” suçlamıştı.

‘Cumhuriyetçilerle birlikte çalışacağız’

ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde Cumhuriyetçilerin lideri konumundaki kıdemli senatör James Risch, “ICC’nin bağımsız, meşru ve demokratik hukuk sistemine sahip ülkelerin işlerine burnunu soktuğunu” savunarak, Blinken’ın ICC’ye yönelik bir adıma destek verip vermeyeceğini sordu.

Blinken, “Doğru yanıtın bulunması için partiler üstü bir zeminde sizlerle çalışmak istiyoruz. Bunu yapmaya kararlıyım” dedi ve yanlış bulduğu kararla ilgili adım atmaktan şüphe etmediğini söyledi.

ICC’nin kararına ABD Başkanı Joe Biden da tepki göstermiş, “Gazze’de İsrail’in soykırım suçu işlemediğini” savunmuştu.

Senato’da gündeme gelecek yasa, ICC yetkililerinin ABD’ye girişinin engellenmesi, ABD vizeleri varsa bunların iptali, ABD’de mülk edinmelerinin yasaklanması gibi yaptırımlar içerebilir.

Senato’da en az 37 senatörün bu tasarıya destek vereceği tahmin ediliyor.

ICC tarihinde bir ilk

ICC Başsavcısı Khan’ın tutuklama talebi, ICC tarihinde bir ilk; zira bundan önce haklarında tutuklama kararıyla gündeme gelen liderlerin hiçbiri başta ABD olmak üzere Batı’nın yakın müttefiki olarak görülmüyordu.

ICC 2011 yılında Libya lideri Muammer Kaddafi İçin “insanlığa karşı suç işlemek” iddiasıyla tutuklama emri çıkarmıştı.

Bundan önce de eski Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir hakkında işkence ve zorla yerinden etmeye kadar farklı suçlamalarla 2009 ve 2010’da olmak üzere iki ayrı tutuklama emri çıkarmıştı.

Başsavcı Khan, ICC’nin bundan yaklaşık bir yıl önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rusya Çocuk Hakları Komiseri Maria Lvova-Belova için tutuklama emri çıkarmasında da benzer bir rol üstlenmişti.

İki ismin Ukrayna’dan ve işgal altındaki topraklardan Rusya’ya yasa dışı insan nakli ve sınır dışı etmelerden sorumlu olduğu iddia ediliyordu.

Bu kararı takip eden birkaç gün içinde Rusya, Khan ve üç ICC yargıcı hakkında soruşturma başlattı. Bundan aylar sonra ise ICC yetkilileri Rusya’da “aranan suçlular” listesine alındılar.

2020’de Donald Trump’ın başkan olduğu dönemde ABD, Afganistan’da Amerikan askerlerinin savaş suçu işlediği iddialarını soruşturan ICC yetkililerine yaptırım kararını açıklamıştı.

İskoçya’nın Edinburgh kentinde doğan Karim Khan uluslararası ceza hukuku ve insan hakları avukatı olarak 30 yılı aşkın mesleki deneyime sahip kıdemli bir avukat.

12 Şubat 2021’de ICC Başsavcısı olarak seçildi; 16 Haziran 2021’de yemin ederek görevine başladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-iccye-yaptirim-tasarisina-destek-verdi/feed/ 0
Ankara’da Ayhan Bora Kaplan Suç Örgütü Soruşturması Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/ankarada-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-sorusturmasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-sorusturmasi-devam-ediyor/#respond Thu, 16 May 2024 22:49:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32040 Ankara’da Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Ankara’da hareketli günler yaşanmaya devam ediyor. Hükümete yönelik komplo iddiaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreçle ilgili üstü kapalı mesajlar vermesi ve hemen sonrasında 7’si emniyet mensubu 1’i sivil olmak üzere toplam 8 kişinin gözaltına alınması oldukça dikkat çekti.

SORUŞTURMAYA YÖNELİK PAYLAŞIMINI PROFİLİNE SABİTLEDİ

Yaşanan bu gelişmeler sonrasında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak soruşturmayla ilgili açıklama bulundu. Yerlikaya, Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli “oyun kurmaya” çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz.” sözlerini kullandı. Yerlikaya’nın daha sonra bu paylaşımı sosyal medya hesabından “Sabit gönderi” haline getirmesi dikkatlerden kaçmadı.

8 Eylül 2023 yılında suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan’ın yurt dışına kaçmak isterken Ankara Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından yakalandı. Bu operasyonun devamında gizli tanık Serdar Sertçelik, hükümete komplo iddiasını ortaya attı.

BEŞTEPE’DE KRİTİK ZİRVE

Sertçelik’in iddiası sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ı Beştepe’de kabul etti. Toplantıda, polislerin neden açığa alındığı, kimlerle ilişki içinde olduklarının ele alındığı belirtildi. Dosyaya bazı siyasetçi ve bürokratların isimlerinin sokulmaya çalışıldığı iddiasına ilişkin de kapsamlı değerlendirme yapıldı.

BAKAN YERLİKAYA’DAN DİKKAT ÇEKEN PAYLAŞIM

15 Mayıs’ta İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da soruşturmayla ilgili bir açıklama bulundu. Yerlikaya, Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli “oyun kurmaya” çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dün olduğu gibi bugün de organize suç örgütlerine, şehir eşkıyalarına, uluslararası kartel haline gelmiş zehir tacirlerine, uluslararası örgütlenmiş göçmen kaçakçılarına, yabancı istihbarat servisleriyle irtibatlı illegal yapılara ve suç odaklarına göz açtırmadık, açtırmıyoruz ve açtırmayacağız.

Bu mücadelemizi kimler engellemeye çalışıyorsa, kimler FETÖVARİ gizli tanık taktikleriyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını istiyorsa, onların o düzenlerini de başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz. Hangi kurum içinde Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize yönelik bir yapılanma varsa, sonuna kadar gidip, o yapıları tespit edip adalete teslim edeceğiz. Mülkiye Müfettişlerinin ilgili raporu kısa süre içinde tamamlanacak. Atılan her adımı, telefon kayıtlarını tek tek inceliyorlar. Hazırlanan bu raporu en ince ayrıntısına kadar kamuoyu ile de paylaşacağız. Ve gereğini yapacağız. Aziz Milletimiz müsterih olsun; Nasıl Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) ve FETÖ ile mücadelede hainlerin inlerine kadar girdiysek; bu suç odaklarını da saklandıkları her delikten bulup çıkartacağız.” ifadelerini kullandı.

7’Sİ EMNİYET PERSONELİ 8 KİŞİYE GÖZALTI

Evlerinde arama yapılan ve dijital materyallerine el konulan Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 3 polis müdürü ve 1 komiser gözaltına alındı. Daha sonra ise Serdar Sertçelik’in yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılmasıyla ilgili 3 sivil ve 1 komiser gözaltına alındı. Böylece gözaltı sayısı 8’e çıktı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-sorusturmasi-devam-ediyor/feed/ 0
CHP Milletvekili Nalbantoğlu, 9. Yargı Paketi’ni eleştirdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-nalbantoglu-9-yargi-paketini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-nalbantoglu-9-yargi-paketini-elestirdi/#respond Thu, 16 May 2024 22:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32030

(ANKARA)- CHP İzmir Milletvekilive TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, taslağı kamuoyuna yansıyan 9. Yargı Paketi’ndeki düzenlemeleri eleştirerek, “İnsan hakları adına hiçbir kazanım getirmiyor” dedi.

CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, iktidar tarafından hazırlanan 9. Yargı Paketi’nin yargının yapısal sorunlarına çözüm getirmekten uzak olduğunu söyledi. Nalbantoğlu, yaptığı yazılı açıklamada; “Bir kez daha görüldü ve anlaşıldı ki; yargı reformu paketi hazırlayanlar yargının karşı karşıya olduğu sorunlardan bihaber. Yargıdan ve dünyadan haberleri yok” ifadelerini kullandı.

Kamuoyuna yansıyan haliyle 38 maddeden oluşan paketteki düzenlemelerle yeni suçlar ihdas edildiğine dikkat çeken Nalbantoğlu, “Bırakın temel hak ve özgürlükleri korumayı tam tersine muğlak ifadeler ve kanunda yeri olmayan yeni suç ihdas edilmek suretiyle düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik siyasi bir amaç taşıdığına dair kuşkular doğurmaktadır” değerlendirmesini yaptı.

Nalbantoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Açıklanan her yeni ekonomi ve tasarruf paketi nasıl ki dar gelirlilere, işçiye, emekçiye, memura, çiftçiye, emekliye, köylüye fatura ediliyorsa, her yeni yargı paketi de hukukun genel ilkeleri ve temel hak ve özgürlükler açısından güven ve kuşkuya neden olmaktadır.

Özellikle taslakta 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 339’uncu maddesinden sonra gelmek üzere eklenmesi önerilen 22’nci madde kamuoyunda ‘etki ajanlığı’ olarak tartışmalara yol açmıştır. 2012 yılında Rusya’da yaşama geçirilen ancak savaş nedeniyle 2022’de kapsamı genişletilen etki ajanlığı kavramı son yıllarda bütün dünyada tartışılmaya başlanmıştır. Halen Rusya’nın dışında ABD, İngiltere, Avustralya, Bosna Hersek gibi ülkelerde de benzer yasal düzenlemelerin olduğu görülmektedir. Son olarak Gürcistan’da da ‘Yabancı Etkinin Şeffaflığı’ adı altında parlamentoya sevk edilmiş, yoğun protestolara karşın komisyonda kabul edilmiştir. Ancak bu ülkelerdeki düzenlemelerde suç ve cezaya konu olacak iş ve eylemler açık bir şekilde belirtilmiştir. Tanımlar ve ifadeler nettir.

Önümüzdeki günlerde Meclis’e sevk edilecek 9’uncu Yargı Paketi taslağında yer alan söz konusu düzenleme ise muğlak ifadeler ve belirsizlikler nedeniyle keyfi ve takdire bağlı suçlamalar ve cezalandırmalara yol açacağı kuşkusu doğurmaktadır. Devletin güvenliği, iç ve dış siyasi yararlar, stratejik ortaklık ve benzeri kavramlar açık ve net olarak tanımlanmalı, neyin iç ve dış yarar olup olmadığı, stratejik iş birliği ve ortaklıktan ne kastedildiği açık bir şekilde ifade edilmelidir.

Öte yandan siyasi yararlar iktidardan iktidara değişebildiği gibi dönemsel olarak konjonktüre bağlı bir değişim gösterebilir. Yani bugün suç olarak görülebilecek bir haber ya da yorum, yarın suç olmayabilir. Bütün bu ve benzeri sorular nedeniyle henüz taslak olarak kamuoyuna yansıyan düzenlemeyle ilgili belirsizlikler giderilmeli, temel hak ve özgürlükler bağlamında yeni kısıtlara yol açmayacak netlikte adımlar atılmalıdır. Aksi durumda, yani taslağın bu şekilde yasalaşması halinde söz konusu düzenleme AKP’nin kendisi gibi düşünmeyen toplumun bütün kesimlerine aba altında sopa göstermesi gibi algılanacak, yeni ihlallere ve hak kayıplarına zemin oluşturacaktır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-nalbantoglu-9-yargi-paketini-elestirdi/feed/ 0 Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında neler oluyor? İşte 7 soru 7 cevapta gündemi sarsan dosya https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-sorusturmasinda-neler-oluyor-iste-7-soru-7-cevapta-gundemi-sarsan-dosya/ https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-sorusturmasinda-neler-oluyor-iste-7-soru-7-cevapta-gundemi-sarsan-dosya/#respond Thu, 16 May 2024 22:04:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32013 8 Eylül 2023’te Ankara Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ayhan Bora Kaplan’ı yurtdışına kaçmak isterken yakaladı. Bu operasyonun devamında gizli tanık Serdar Sertçelik’in gündeme getirdiği hükümete komplo iddiası, Türkiye’nin gündemine oturdu.

TÜRKİYE GÜNDEMİNE OTURAN SORUŞTURMA

Sertçelik’in ifadeleri doğrultusunda, geçen hafta görevden uzaklaştırılan Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü ve Müdür Yardımcısı ile 2 komiser ve 3 sivil gözaltına alındı. İşte soruşturmanın Ankara Emniyeti’ne sıçramasına ilişkin süreci özetleyen 7 soru ve 7 cevap.

AYHAN BORA KAPLAN KİMDİR VE NASIL YAKALANDI?

Ankara’da “Kaplanlar” olarak bilinen suç örgütünün lideri olmakla suçlanan Ayhan Bora Kaplan, 8 Eylül 2023 tarihinde Almanya’ya gitmek üzere Esenboğa Havalimanı yolunda Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 28 kişi tutuklandı, 61 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. Kaplan hakkında, iki cinayet suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile 169 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI, NEYLE SUÇLANIYOR?

İddianameye göre soruşturma, 7 Eylül 2023’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına giderek Ayhan Bora Kaplan ve suç örgütü üyelerinden şikayetçi olan müşteki Erkan D’nin beyanları üzerine başlatıldı. Suç örgütü üyelerinin Kaplan’ın talimatı ve bilgisi doğrultusunda farklı tarihlerde Mahfuz Tatar ve Semih Arslan’ın öldürülmesi, müştekiler Altan T, Murat Y, Serhat T. ve Serdar H’nin silahla yaralanması, müşteki Erkan D’ye 2 gün boyunca alıkonularak işkence edilmesi, müşteki Mehmet Taha E’nin sahibi olduğu işletmelerin zorla alınması, müşteki Muhammed S’nin iki otomobilinin gasbedilmesi ve zorla çek yazdırılması ile müşteki Emirhan B’nin darbedilmesi olaylarını gerçekleştirdikleri ileri sürüldü. Kaplan ve örgütün diğer yöneticileri, suç örgütünün işlediği tüm suçlardan sorumlu tutuldu.

SORUŞTURMA ANKARA EMNİYETİ’NE NASIL SIÇRADI?

Bazı polislerin suç örgütüyle bağlantılı olduğu iddiası üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü’nce başlatılan idari soruşturma neticesinde 11 Ekim 2023 tarihinde 9 polis açığa alındı. Açığa alınanlar arasında Ankara Emniyet eski Asayiş Şube Müdürü ile yine Ankara Emniyet eski Silah Ve Patlayıcı Maddeler Şube Müdürü ve 2 komiserin de bulunduğu öğrenildi.

SORUŞTURMADAKİ GİZLİ TANIK VE OLAY YARATAN İDDİALARI NEDİR?

Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün iki numaralı ismi olduğu iddia edilen Serdar Sertçelik, dava M7 kod adı ile gizli tanık yapılarak 19 sayfa ifade verdi. Sertçelik’in ev hapsindeyken yurt dışına kaçması ve dosyaya gizli tanık yapılma süreci tartışma yarattı. Sertçelik, yurt dışına çıktıktan sonra geçtiğimiz günlerde katıldığı bir Youtube kanalında gizli tanık olduğunu açıkladı ve polisler tarafından ifadesinin yönlendirildiğini iddia etti. Sertçelik, polisler tarafından bazı eski bakanlar ve mevcut bazı bakanlar ile bazı siyasiler hakkında ifade vermeye zorlandığını öne sürdü. Öte yandan AK Parti ve MHP’ye yönelik bir kumpas kurulduğunu iddia etti.

GİZLİ TANIĞIN İDDİALARI SONRASI NELER YAŞANDI?

Yeni bilgiler çerçevesinde, daha önce açığa alınan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Öner ile yardımcısı Şevket Demircan’ın evlerine polis ekipleri gelerek savcılık talimatı üzerine arama başlattı. Şüpheli emniyet görevlileri hakkında, “suç işlemek için anlaşmak”, “adil yargılamayı ve tanığı etkilemeye teşebbüs”, “görevi kötüye kullanma” ve “suçluyu kayırma” suçlarından devam eden soruşturmada şüphelilerin evlerinde dijital materyallere el konulması amacıyla arama yapıldı. Ayrıca soruşturma hakkında kısıtlama kararı alındı.

MHP LİDERİ BAHÇELİ VE ALİ YERLİKAYA NE DEDİ?

Süreç devam ederken Bahçeli, 14 Mayıs’taki grup konuşmasında “Birkaç emniyet müdürünün açığa alınmasıyla geçiştirilemeyecek bir komplo devrededir, nitekim hedef Milliyetçi Hareket Partisi, AK Parti, Cumhur İttifakı ve son tahlilde Türkiye’dir. 17-25 emniyet ve yargı ortaklı darbe girişiminin tekrarını planlayanlara boyun eğersek boyumuz devrilsin, göz yumarsak gözümüz çıksın, eyvallah edersek de kanımız kurusun” dedi. Gizli tanık Serdar Sertçelik’in gündeme getirdiği hükümete komplo iddiası sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ı Beştepe’de kabul etti. Toplantıda, polislerin neden açığa alındığı, kimlerle ilişki içinde olduklarının ele alındığı belirtildi. Dosyaya bazı siyasetçi ve bürokratların isimlerinin sokulmaya çalışıldığı iddiasına ilişkin de kapsamlı değerlendirme yapıldı.

15 Mayıs’ta İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da soruşturmayla ilgili bir açıklama bulundu. Yerlikaya, Bahçeli’nin aksine “darbe girişimi” ifadesi yerine “oyun kurma” ifadesini kullandı. Yerlikaya şunları söyledi: “Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli “oyun kurmaya” çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dün olduğu gibi bugün de organize suç örgütlerine, şehir eşkıyalarına, uluslararası kartel haline gelmiş zehir tacirlerine, uluslararası örgütlenmiş göçmen kaçakçılarına, yabancı istihbarat servisleriyle irtibatlı illegal yapılara ve suç odaklarına göz açtırmadık, açtırmıyoruz ve açtırmayacağız.

Bu mücadelemizi kimler engellemeye çalışıyorsa, kimler FETÖVARİ gizli tanık taktikleriyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını istiyorsa, onların o düzenlerini de başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz. Hangi kurum içinde Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize yönelik bir yapılanma varsa, sonuna kadar gidip, o yapıları tespit edip adalete teslim edeceğiz. Mülkiye Müfettişlerinin ilgili raporu kısa süre içinde tamamlanacak. Atılan her adımı, telefon kayıtlarını tek tek inceliyorlar. Hazırlanan bu raporu en ince ayrıntısına kadar kamuoyu ile de paylaşacağız. Ve gereğini yapacağız. Aziz Milletimiz müsterih olsun; Nasıl Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) ve FETÖ ile mücadelede hainlerin inlerine kadar girdiysek; bu suç odaklarını da saklandıkları her delikten bulup çıkartacağız.”

KAÇ KİŞİ GÖZALTINA ALINDI?

Evlerinde arama yapılan ve dijital materyallerine el konulan Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 3 polis müdürü ve 1 komiser gözaltına alındı. Bugün de Serdar Sertçelik’in yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılmasıyla ilgili 3 sivil ve 1 komiser gözaltına alındı. Böylece gözaltı sayısı 8’e çıktı.

YANIT BEKLEYEN SORULAR

Soruşturmada gizli tanık “M7″nin gözaltındayken kimlerle görüştürüldüğü, elektronik kelepçeyle nasıl rahat dolaştığı, nasıl kaçtığı, bazı siyasetçi ve bürokrat isimlerinin neden dosyaya sokulmaya çalışıldığı gibi soruların yanıtları da aranıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ayhan-bora-kaplan-sorusturmasinda-neler-oluyor-iste-7-soru-7-cevapta-gundemi-sarsan-dosya/feed/ 0
İYİ Parti Milletvekili Uğur Poyraz, kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-milletvekili-ugur-poyraz-kamu-gorevlileri-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-milletvekili-ugur-poyraz-kamu-gorevlileri-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Wed, 15 May 2024 22:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31846 (ANKARA) – İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, kendisi hakkında telefon dinlemesi dahil teknik ve fiziki takip yaparak kanunsuz şekilde bilgi topladıkları gerekçesiyle kamu görevlileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Poyraz, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya da görevden affını istemesi çağrısı yaptı.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz avukatı aracılığıyla hakkında kanunsuz şeklide telefon dinlemesi, fiziki takip yoluyla bilgi topladıkları iddiasıyla kamu, savcılığın yapacağı soruşturma sonucunda tespit edilecek kamu görevlileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Başvuru dilekçesinde, 3 Mayıs 2024 günü açık kaynaklara yansıyan bir kısım haber içeriklerinde, Ankara Emniyeti Organize Şube Müdürlüğü yetkilileri tarafından, tehdit ve baskı ile başta siyasiler olmak üzere birtakım kişilere ilişkin, siyasi linç amaçlı ifadelerle, asılsız şekilde suç isnat edilmek istendiğini şeklinde beyanlar hatırlatıldı.

Dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“Yine aynı konuyla alakalı olarak yapılan haberlerde Ankara Emniyet Müdürlüğü/ İstihbarat Şubenin, suçla mücadele için verilmiş yetkilerini amacı dışında kullandığından bahisle, bir kısım siyasilerin bu eylemlerin hedefinde olduğu belirtilmiştir. Bahsi geçen bu eylemlerin odağında, müvekkil Uğur Poyraz’ın da isminin bulunduğu, birçok siyasi kişinin isim listesi açıklanmış ve bu kişilerin kanunlar tarafından koruma altına alınan kişisel veri kapsamındaki bilgilerine, bir kısım Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin hukuksuz eriştikleri belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen eylemlere ilişkin beyan ve haberler açık kaynak ve sosyal medyadan yayınlanmış ve tüm bunlarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı idari, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli tahkikat başlatmıştır. Konuların gerçekliğinin ispatı ve olabilirliği konusunda belirli kanaat oluştuğundan adli ve idari soruşturmaya konu olmuştur.

Müvekkil ile ilgili olarak son 12 ay içerisinde Ankara Emniyet Müdürlüğü veya Emniyet Genel Müdürlüğünün başkaca birimleri tarafından yapılan tüm adli ve önleme amaçlı çalışmaların, CMK 135 ve 140 kapsamında, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu Ek 7. Madde kapsamında herhangi bir dinleme ve izleme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve bununla birlikte kanun amir hükmü gereği suç soruşturması için depolanan önleme/adli amaçlı kullanılan tüm veriler üzerinden; telefon kayıtları, telefon baz kayıtları, IP üzerinden sosyal medya araçları üzerinden yapılan haberleşmeleri, Telefon İMEİ, TC, Adres, MERNİS kayıtları, konaklama, kayıtlı her türlü ödemeler, seyahat, yakıt alma, plaka tanıma sistemi, MOBESE vb. sistemlerde müvekkille ilgili olarak yapılan tüm incelemelerin yukarıda bahsi geçen iddialar çerçevesinde araştırılarak, bu işlemleri yapan birim ve kişiler hakkında cezalandırılmaları amacıyla iddianame tanzim edilmesini hususunda gereğini talep ederim.”

“GÖREVDEN AFFINIZI İSTEMENİZ YERİNDE BİR KARAR OLACAKTIR”

Poyraz sosyal medya üzerinde yaptığı paylaşımda da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya istifa çağrısı yaptı. Poyraz, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili “komplo” iddialarına ilişkin, “Terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya’ çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz” paylaşımını alıntılayarak şunları ifade etti:

“Sayın Ali Yerlikaya size gönderdiğim soru önergelerini; okumayıp, cevaplamayıp, TBMM’de yaptığım çağrılara sessiz kalıp da şimdi bu ve benzeri paylaşımları yapmanız, bende nafile bir nedamet ve bolca hamaset yaptığınız hissi yaratmıştır. Bahse konu ekipler sizin sevk ve denetiminiz altındaki hatta bizzat sizin tarafınızdan seçilerek görev verilmiş isimlerdir. Bu isimlerin eylem ve faaliyetlerinin medya yönetimi ile aldığınız alkışların sesi sizi uyarılara sağır gerçeklere kör yapmıştır. Tweet atmak ve sorumluluğu ekiplerinize yıkarak haberiniz yokmuş gibi davranmak yerine sizin de görevden affınızı istemeniz yerinde bir karar olacaktır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-milletvekili-ugur-poyraz-kamu-gorevlileri-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0 Erdoğan, suç örgütü soruşturmasında açığa alınan Emniyet görevlileriyle ilgili mesajlar verdi https://www.haber60.com.tr/erdogan-suc-orgutu-sorusturmasinda-aciga-alinan-emniyet-gorevlileriyle-ilgili-mesajlar-verdi/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-suc-orgutu-sorusturmasinda-aciga-alinan-emniyet-gorevlileriyle-ilgili-mesajlar-verdi/#respond Wed, 15 May 2024 22:00:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31834 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 61 sanığın yargılandığı dava kapsamında başlatılan soruşturmada üst düzey üç Emniyet görevlisinin açığa alınmasıyla ilgili üstü kapalı mesajlar verdi.

Dün gece Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u Beştepe’ye çağıran Erdoğan, bugün partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, bürokratik vesayetin tekrar nüksetmesine asla fırsat vermeyeceklerini söyledi.

Erdoğan, “Kanunun dışına çıkan, hatası, kastı olan kim varsa hukuk zemininde hesabını soruyoruz. Ülkeye ve millete karşı vazifesini yapmamanın hiçbir bahanesi olmaz” dedi.

Adalet Bakanı Tunç: Savcılarımız titizlikle soruşturuyor, yargımıza güvenelim

AKP Meclis Grup Toplantısı öncesi Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise “Devam eden soruşturmalar, devam eden kovuşturmalar, devam eden yargılamalar var. Bunlarla ilgili hususlar, tüm boyutlarıyla titizlikle araştırılıyor. Cumhuriyet savcılarımız iddialarla ilgili konularda gerekli soruşturmaları titizlikle yapıyor. O nedenle yargımıza güvenelim” dedi.

Bakan Tunç, tarafsız ve bağımsız yargının sıfatı ne olursa olsun suç işleyenin ve yanlış yapanın üzerine gideceğini söyledi.

Tunç, soruşturmaların, kovuşturmaların sonuçlarının beklenmesi gerektiğini vurguladı.

İçişleri Bakanı Yerlikaya: FETÖ taktikleriyle kurulan tuzakları yerle bir edeceğiz

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da, suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan’la ilgili soruşturmada açığa alınan 3 polisin ardından dile getirilen “komplo” ve gizli tanık iddialarına ilişkin olarak açıklama yaptı.

Bakan Yerlikaya, “Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya’ çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz” dedi.

Yerlikaya ise X hesabından yaptığı açıklamada, “Hangi kurum içinde Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize yönelik bir yapılanma varsa, sonuna kadar gidip, o yapıları tespit edip adalete teslim edeceğiz” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise dün partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “ortada birkaç emniyet müdürünün açığa alınmasıyla geçiştirilemeyecek bir komplo olduğunu” söylemişti.

Bahçeli, “17-25 emniyet ve yargı ortaklı darbe girişiminin tekrarını planlayanlara boyun eğersek boyumuz devrilsin” demişti.

Ne olmuştu?

Ayhan Bora Kaplan ve ekibi 7 Eylül 2023’te Ankara Esenboğa Havalimanı’nda yurt dışına kaçmak üzereyken gözaltına alındı.

Kaplan, hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kasten yaralama” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından yakalama kararı bulunuyordu.

Kaplan, 12 Eylül’de çıkarıldığı Ankara Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan diğer 28 kişiden 13’ü tutuklanırken, 15 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman, Kaplan ile görüştüğünü doğruladı ama ondan hediye olarak lüks bir villa ile otomobil aldığı yönündeki iddiaları yalanladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın soruşturmayla ilgili olarak MİT’ten özel rapor istediği öne sürüldü.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturmayı tamamladı. 28’i tutuklu 61 şüpheli hakkında düzenlenen iddianame mahkemeye gönderildi.

İddianame 17 Ocak’ta Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ayhan Bora Kaplan ve 5 örgüt yöneticisi hakkında ”suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek”, ”kasten adam öldürme”, ”nitelikli kasten adam öldürme”, ‘kasten yaralama”, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, ”nitelikli yağma”, ”eziyet’, ”suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, ”suç üstlenme” ve ”suçluyu kayırma” suçlarından 1’i ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

Diğer 55 sanık için de çeşitli sürelerde hapis cezası istendi.

Soruşturmada adı geçen 26 şüpheli hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Ankara’da Ayhan Bora Kaplan soruşturması sonrası ortaya atılan bazı iddialar çerçevesinde ön soruşturma başlatıldı.

Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Öner ve Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, müfettiş raporu sonrası açığa alındı.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Ankara’daki bir organize suç örgütüyle ilgili sosyal medyada yer alan iddiaların açıklığa kavuşturulabilmesi için İçişleri Bakanlığımızca görevlendirilen mülkiye müfettişlerince, soruşturmanın selameti açısından Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü ve Müdür Yardımcısı görevlerinden uzaklaştırılmışlardır” denildi.

Bakanlık, iddialarla ilgili olarak müfettiş atandığını da açıkladı:

“Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce daha önce soruşturması yapılan ve mahkeme süreci devam eden Ankara’daki bir organize suç örgütüyle ilgili sosyal medyadaki iddiaların açıklığa kavuşturulabilmesi için İçişleri Bakanlığımızca Mülkiye Müfettişleri görevlendirilmiştir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-suc-orgutu-sorusturmasinda-aciga-alinan-emniyet-gorevlileriyle-ilgili-mesajlar-verdi/feed/ 0
Sosyal medya fenomenleri Candan kardeşler hakkında istenen ceza belli oldu https://www.haber60.com.tr/sosyal-medya-fenomenleri-candan-kardesler-hakkinda-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/sosyal-medya-fenomenleri-candan-kardesler-hakkinda-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Tue, 14 May 2024 23:47:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31742 Dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarından haklarında soruşturma başlatılan sosyal medya fenomenleri Bahar ve Nihal Candan kardeşlerle ilgili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianame kapsamında Alisya Bahar Candan’ın 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken iddianamede Nihal Candan olarak bilinen Gülnihal Çiçek’in ise 8 yıldan 24 yıla kadar hapsi istendi.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 şüpheli yer aldı. İddianamede tutuklu şüpheli Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarıldı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtildi.

CANDAN KARDEŞLER MAĞDURLARIN KANDIRILAMASINDA ETKİN ROL OYNADI

Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede belirtildi. İddianamenin devamında, “Şüphelilerin önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı” ifade edildi. Şüphelilerin örgüt lideri Onur Apaydın ile yakın ilişki içerisinde olduğu da iddianamede açıklandı.

BAHAR CANDAN ÖRGÜTÜN GİZLİ MUHASEBECİSİ VE KASASI

İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan şüpheli Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtildi.

“ŞAHISLAR NİHAL CANDAN’A SAYGI GÖSTERİYORDU”

Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek, “Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu.” şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edildi.

CANDAN KARDEŞLER HAKKINDA İSTENEN CEZA BELLİ OLDU

İddianamede Bahar Candan’ın ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ‘kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sosyal-medya-fenomenleri-candan-kardesler-hakkinda-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
9. Yargı Paketi Taslağına Anka Haber Ajansı Ulaştı: İşte “Etki Ajanlığı” Düzenlemesinin Ayrıntıları https://www.haber60.com.tr/9-yargi-paketi-taslagina-anka-haber-ajansi-ulasti-iste-etki-ajanligi-duzenlemesinin-ayrintilari/ https://www.haber60.com.tr/9-yargi-paketi-taslagina-anka-haber-ajansi-ulasti-iste-etki-ajanligi-duzenlemesinin-ayrintilari/#respond Sat, 11 May 2024 00:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31231 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) –  9. Yargı Paketi taslağına ANKA Haber Ajansı ulaştı. Söz konusu taslağa göre 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 339’uncu maddesinden sonra gelmek üzere ve kamuoyunda “etki ajanlığı” olarak bilinen düzenleme “diğer faaliyetler” başlığıyla yer aldı. Buna göre, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar hapis cezası ile cezalandırılacak.

9. Yargı Paketi taslağına ANKA Haber Ajansı ulaştı. Taslak, 38 maddeden oluşuyor. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 339’uncu maddesinden sonra gelmek üzere eklenmesi önerilen taslakta yer alan 22’nci madde kamuyounda “etki ajanlığı” olarak tartışılıyor. Bazı hukukçularda bu düzenlemeye “yeni tip casusluk” suçu diye nitelendiyor. Buna göre, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar hapis cezası ile cezalandırılacak.

“DEVLETİN İÇ VEYA DIŞ SİYASAL YARARLARI” KAVRAMI

Söz konusu “etki ajanlığı” olarak tartışılan madde düzenlemesinin gerekçesinde, “Devletin iç veya dış siyasal yararına yönelik olarak gerçekleştirilen bazı faaliyetlerin cezalandırılması kabul edilmektedir. Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir. Dolayısıyla bu gibi yararlar aleyhine gerçekleştirilen faaliyetler de suçun konusunu oluşturabilecektir.” ifadesi ise dikkati çekiyor.

Söz konusu düzenleme şöyle:

Diğer faaliyetler

“Madde 339/A- (1) Bu bölümde düzenlenen suçları oluşturmamak kaydıyla, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda;

a) Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar,

b) Türkiye’de suç işleyenler, hakkında, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Fiilin, bu bölümde düzenlenen suçlar dışında başka bir suç oluşturması halinde hem bu suçtan hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.

(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile sekiz yıldan oni ki yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Suçun, milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birimler ile proje, tesis ve hizmetleri yerine getiren kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

“DEVLET SIRLARINA KARŞI SUÇLAR VE CASUSLUK” DÜZENLEMESİ YETERSİZ

9. Yargı Paketi ile getirilmesi planlanan yeni suçun gerekçesi ise oldukça muğlak. Buna göre, 5237 Sayılı Kanunda “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” suçlarının düzenlendiği, ancak bu düzenlemenin “Belge ve bilgi temini veya açıklanması dışında devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine olacak şekilde gerçekleştirilen diğer faaliyetler bakımından herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir” denilerek yetersiz olduğu belirtilirken yeni getirilecek maddeyle “diğer faaliyetler” adı altında yeni bir suçun kabul edilmesi öngörülüyor.

Bu yeni suçun kabul edilmesiyle birlikte ise devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bazı fiillerin yaptırıma bağlanacağı kaydediliyor.

Söz konusu maddenin gerekçesinin tamamı:

GEREKÇE

“MADDE 22- Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Yedinci Bölümüne madde eklemek suretiyle yeni bir suç ihdas edilmektedir.

Söz konusu Yedinci Bölümde “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” suçları düzenlenmiştir. Genel itibarıyla bu Bölümde Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge ve bilgilerin yok edilmesi, tahrip edilmesi, temin edilmesi veya açıklanması suç olarak düzenlenerek bir yaptırıma bağlanmıştır. Bu fiillerin siyasal veya askeri casusluk maksadıyla yapılması da yine suç olarak düzenlenmiştir. Belge ve bilgi temini veya açıklanması dışında Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine olacak şekilde gerçekleştirilen diğer faaliyetler bakımından herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir. Maddeyle “Diğer faaliyetler” adı altında yeni bir suç kabul edilerek, Devletin güvenliği ile iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen bazı fiillerin yaptırıma bağlanması amaçlanmaktadır.

Maddenin birinci fıkrasıyla, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda; a) Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranların,

b) Türkiye’de suç işleyenlerin,

cezalandırılacağı düzenlenmektedir.

“Devletin güvenliği” kavramı, Devletin varlığının korunmasını ve tehlikeyle karşı karşıya bırakılmamasını ifade etmektedir. Devletin varlığını tehlikeye düşürebilecek nitelikteki eylemler, Devletin güvenliğini ihlal etmektedir. Devletin iç ve dış siyasal yararları ile güvenliği arasında sıkı bir ilişki bulunduğu bilinmektedir. Nitekim yararlarını koruyamayan Devletin, güvenliği de tehlikeye düşebilecektir.

Maddeyle, Devletin iç veya dış siyasal yararına yönelik olarak gerçekleştirilen bazı faaliyetlerin cezalandırılması kabul edilmektedir. Bu kapsamda iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji gibi diğer yararlar da Devletin iç veya dış siyasal yararları kavramı içinde kabul edilecektir. Dolayısıyla bu gibi yararlar aleyhine gerçekleştirilen faaliyetler de suçun konusunu oluşturabilecektir.

Suçun oluşması için failin, yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda hareket etmesi gerekmektedir.

Yabancı organizasyon, Türk hukukuna göre kurulmamış veya oluşturulmamış organizasyon olarak değerlendirilmektedir. Yabancı organizasyon, yabancı bir devlet tabiiyetinde olabileceği gibi hiçbir devletin tabiiyetinde de bulunmayabilir.

Belirtmek gerekir ki ihdas edilen bu suçun oluşabilmesi için “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” Bölümünde düzenlenen suçların oluşmaması gerekir. Diğer bir ifadeyle, 5237 sayılı Kanunun 326 ili 339 uncu maddelerinde düzenlenen suçların meydana gelmesi halinde 339/A maddesinde tanımlanan bu suç oluşmayacaktır. Böylelikle bu Bölümde düzenlenen mevcut suçlarla herhangi bir içtima sorunu yaşanmayacaktır.

Fiilin, aynı zamanda bu Bölümde düzenlenen suçların dışında başka bir suçu oluşturması durumunda gerçek içtima hükümleri uyarınca her suçtan ayrı ayrı cezaya hükmedilecektir. Örneğin bu madde kapsamındaki fiilin aynı zamanda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturması durumunda hem bu maddeden hem de 109’uncu maddeden ceza verilecektir. Yine failin birinci fıkranın (a) bendindeki fiillerinin söz konusu olduğu hallerde bu maddede düzenlenen suçla birlikte özel hayatın gizliliğini ihlal veya kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından da ceza verilebilecektir.

Hakkında araştırma yapılan veya yaptırılan Türk vatandaşları ile kurum ve kuruluşların Türkiye’de bulunması zorunlu olmayıp, yabancı bir devlette bulunan Türk vatandaşları ile kurum ve kuruluşlar hakkında gerçekleştirilecek fiiller de bu suçu oluşturabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasıyla, fiilin savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış olması halinde faile sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verileceği kabul edilmektedir. Anayasanın 92 nci maddesi uyarınca savaş halinin ilanına Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) karar verebilmektedir. Fiilin savaş sırasında işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından TBMM tarafından verilen karar dikkate alınacaktır.

“Devletin savaş etkinliği”, Devletin savaş bakımından bütün güç, kudret ve yetenekleri ile olanaklarını ifade etmektedir. Devletin savaş hazırlıklarının veya savaş etkinliğinin veya askeri hareketlerinin tehlikeyle karşı karşıya bırakılıp bırakılmadığı ise somut olayın özelliklerine göre yargı mercileri tarafından belirlenecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla suçun, milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birimler ile proje, tesis ve hizmetleri yerine getiren kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar tarafından işlenmesi halinde verilecek cezanın bir kat artırılacağı hüküm altına alınmaktadır.

Suçtan dolayı kovuşturma yapılabilmesi için Adalet Bakanının izin vermesi gerekmektedir.”

(SÜRECEK)

]]>
https://www.haber60.com.tr/9-yargi-paketi-taslagina-anka-haber-ajansi-ulasti-iste-etki-ajanligi-duzenlemesinin-ayrintilari/feed/ 0
Elazığ’da Asayiş Olaylarında 181 Kişi Tutuklandı https://www.haber60.com.tr/elazigda-asayis-olaylarinda-181-kisi-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/elazigda-asayis-olaylarinda-181-kisi-tutuklandi/#respond Fri, 10 May 2024 23:30:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31209 Elazığ Valisi Ömer Toraman, yılın ilk 4 ayında meydana gelen asayiş olaylarında 181 kişinin tutuklandığını söyledi.

Elazığ Valiliği tarafından “Asayiş ve Güvenlik” konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. İl Emniyet Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıya Vali Doç. Dr. Ömer Toraman’ın yanı sıra İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Evren katıldı. Toplantıda konuşan Vali Toraman, Elazığ’da 2023 yılının ilk 4 ayı ile 2024 yılının ilk 4 ayında meydana gelen asayiş olaylarına ilişkin istatistikleri paylaştı. Kent genelinde yürütülen çalışmalar ve operasyonlar hakkında bilgi veren Vali Toraman, “İlimizin huzur ve güvenliği adına bir taraftan önleyici kolluk hizmetlerini yürütüyoruz, diğer taraftan da suçluların yakalanması ve suç hadiselerinin aydınlatılması için çalışıyoruz. İlimizde 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren ilk 4 aylık dönemde İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından özverili çalışmalar ve gerçekleştirilen operasyonlar sonucu meydana gelen olaylar 2023 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında evden, iş yerinden, kurumdan ve otodan hırsızlık olaylarında toplam yüzde 33’lük bir düşüş görülmüştür” dedi.

Gasp olaylarında da yüzde 39 oranında düşüş sağlandığını aktaran Toraman, “Kasten yaralama olaylarında da geçen yıla oranla yüzde 5 oranında düşüş görülmüştür. Yılın ilk 4 ayında asayiş olayları sonucu 181 şahıs tutuklanmış ve 204 şahıs adli kontrol kararı ile denetim altına alınmıştır. Yapılan sorgulamalar ve gerçekleştirilen operasyonlar sonucu hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 566 şahıs tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve ifadeye yönelik aranan 729 şahıs da yakalanarak adli mercilere teslim edilmiştir. Yakalama oranını geçen yılın aynı dönemleriyle mukayese ettiğimiz zaman yüzde 47’lik bir artış olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

Narkotik suçlarla mücadele çalışmalarına değinen Vali Toraman, “Burada da hem İl Jandarma Komutanlığı hem de İl Emniyet Müdürlüğü, uyuşturucu ile mücadelede amansız takiplerini sürdürüyorlar. Uyuşturucu imalatçılarına, satıcılarına ve kullanıcılarına dönük takiplerini yoğun bir şekilde yürütüyorlar. Bu çerçevede yılın ilk 4 ayında 874 operasyon icra edildiğini söyleyebiliriz. Bu operasyonların neticesinde geçen yılla mukayese ettiğimizde yakalanan şüpheli sayısı yüzde 56’lık bir artışa tekabül ediyor. 836 şahıs narkotik suçlarla mücadele kapsamında şüpheli olarak yakalanmış ve haklarında işlemler yürütülmüştür. Bu yakalanan şahıslardan 84’ü adli mercilerimizce tutuklanarak cezaevine sevk edilmiştir. Geçen yıla oranla tutuklamalar da yüzde 79’luk bir artışa tekabül ediyor. Ayrıca 327 şüpheli hakkında da adli kontrolle denetim kararı verilmiştir. Operasyonlarımızın sayısı geçen yıla göre yüzde 80’lik bir artışa tekabül ediyor. Uyuşturucu ile mücadele konusunda toplumun bilgilendirilmesi çerçevesinde yürüttüğümüz projeler var. En İyi Narkotik Polis Anne, Narko Yetişkin ve Narko Gençlik gibi bu projeler çerçevesinde eğitim faaliyetlerimizde şu ana kadar ilk 4 ayda 10 bin 451 kişiye ulaştık. Bu ilk 4 ayda yapılan operasyonlar neticesinde ele geçirilen uyuşturucunun toplam miktarı 352 kilogram. Ayrıca 17 bin 430 adet de uyuşturucu hap ele geçirildi” şeklinde konuştu.

Kaçakçılık ve organize suçlarla ve terörle mücadeledeki çalışmalarının da titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Toraman, “Yine bu kapsamda da yılın ilk 4 ayında kolluk kuvvetlerimiz 159 operasyon gerçekleştirmiş. Bu operasyonlar neticesinde yakalanan şüphelilerden 59 şüpheli tutuklandı, 27 şahıs hakkında da adli kontrol kararı verildi ve onların takipleri yapılıyor. Operasyon sayısını geçen yılla mukayese ettiğimizde yaklaşık yüzde 37’lik bir artış var. Operasyon sayılarını arttırarak baskımıza suç ve suç ile mücadelede bütün imkanlarımızı kullanarak devam edeceğiz. KOM çerçevesinde daha önce işlediği suçlardan dolayı haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve adli makamlarca adliyeye çağırılan şahısların yakalanması için da yoğun çaba harcanıyor. Bu çerçevede yakalanan ve cezaevine teslim edilen şahısların sayısında geçen yılla mukayese ettiğimizde de yaklaşık yüzde 79’luk bir artış söz konusu. Hem fiziksel alanda terörle mücadeleyi kapsadığı gibi sanal alemde de terör suçlarıyla da mücadele etkin bir şekilde yürütülüyor. Bu minvalde yılın ilk 4 ayında 77 işlem yapıldı. Bu yapılan işlemler içerisinde 4 şahıs tutuklanarak cezaevine teslim edilmiş, 4 şahıs hakkında da adli kontrol kararı verilmiştir” dedi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazigda-asayis-olaylarinda-181-kisi-tutuklandi/feed/ 0
Gümüşhane’de Nisan Ayı Güvenlik İstatistikleri Açıklandı https://www.haber60.com.tr/gumushanede-nisan-ayi-guvenlik-istatistikleri-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/gumushanede-nisan-ayi-guvenlik-istatistikleri-aciklandi/#respond Fri, 10 May 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31197 Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever Nisan ayının güvenlik istatistiklerini paylaştı.

Gümüşhane Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Gümüşhane Valisi Alper Tanrısever, Gümüşhane İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Serhat Demiral ve Gümüşhane İl Emniyet Müdür Yardımcısı Metin Aygün katıldı. Toplantıda Gümüşhane’nin nisan ayı istatistiklerini paylaşan Vali Tanrısever ilk olarak YSK tarafından alınan kararla 2 Haziran tarihinde Kelkit’in Söğütlü Beldesi Merkez mahallesinde ve Kelkit Karacaören köylerinde muhtarlık seçimleri yenileneceğini söyledi.

Terörle mücadelede PKK bölücü terör örgütü ve FETÖ/PDY başta olmak üzere 18 operasyon gerçekleştirildiğini belirten Vali Tanrısever, terörle mücadeleye kararlılıkla devam edileceğini sözlerine ekledi. Düzensiz göçmenlere yönelik gerçekleştirilen 10 operasyonda 1 organizatörün tutuklandığını ifade eden Vali Tanrısever, 17 düzensiz göçmenin de Geri Gönderme Merkezleri’ne sevk edildiğini dile getirdi.

“Uyuşturucu operasyonu sayısı yüzde 166 arttı”

Uyuşturucuyla mücadelede, operasyon sayılarının büyük oranda arttığını söyleyen Gümüşhane Valisi Tanrısever, “Operasyon sayısı bir önceki döneme göre yüzde 166 artmış, gerçekleştirilen toplam 16 operasyonda 8 şahıs tutuklanarak cezaevine teslim edilmiştir. Operasyonlarda yakalanan metamfetamin miktarındaki artış dikkat çekicidir. Metamfetamin; diğer uyuşturucu maddelere kıyasla gerek öldürücü, gerekse vücutta bıraktığı tahribat nedeniyle en tehlikeli maddeler arasında yer almaktadır” dedi.

Organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen 1 operasyonda 2 şahsın gözaltına alındığını açıklayan Vali Tanrısever, ayrıca kaçakçılık faaliyetlerine yönelik de 8 operasyon gerçekleştirildiğini ifade etti.

Nisan ayı içerisinde gerçekleştirilen diğer operasyonlardan da bahseden Vali Tanrısever, “Bütün vatandaşlarımızın kendisini huzur ve güvende hissetmesi tek amacımızdır. Bu kapsamda kişilere ve mal varlığına karşı işlenen suçların azaltılmasına ve aydınlatılmasına yönelik ciddi gayret sarf ediyoruz. Nisan ayı içerisinde, kişilere karşı işlenen suçların aydınlatma oranı yüzde 92, mal varlığına karşı işlenen suçların aydınlatma oranı ise yüzde 76’dır. Ayrıca ülke çapında gerçekleştirilen ‘Huzur, Güven, Mercek ve Çember’ gibi operasyonlar ile uzun süredir aranan şahısların yakalanmasına yönelik gayretlerimizi artırdık. Dönem içerisinde çeşitli suçlardan haklarında arama kararı olan 37 şahıs yakalandı. Tüm kurumlarımız iş birliği ve koordinasyon içerisinde en ücra köşedeki vatandaşlarımıza ulaşmak suretiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çalışmalar sonrasında telefonlarına KADES uygulamasını indiren vatandaş sayımız 7 bin 429’a ulaşmıştır. Dönem içerisinde her ne kadar olay sayımız yüzde 29 artsa da ihbarların, müessif bir olay vukuu bulmadan alınması ve hayatını kaybeden vatandaşımızın bulunmaması memnuniyet vericidir. Ülke çapında gerçekleştirilen SİBERGÖZ ve münferit operasyonlar sonucunda terör örgütleri ile siber alanda da güçlü mücadelemiz devam etmektedir. Bu kapsamda siber alanda terör örgütlerinin propagandasını yapan 224 hesap kapatılmış ve 6 şahıs hakkında adli işlem başlatılmıştır. Ayrıca yasa dışı bahis suçuna yönelik 1 operasyon gerçekleştirilmiş, bu operasyonda 2 şahıs gözaltına alınmıştır.” diye konuştu.

Nisan ayı içerisinde Gümüşhane’de 2023 yılına göre kazalarda yüzde 75’lik bir artış olduğunu dile getiren Vali Tanrısever, 35 ölümü ve yaralanmalı kaza meydana geldiğini belirterek, bu kazalarda 2 kişinin hayatını kaybettiğini 63 vatandaşın da yaralandığını açıkladı. – GÜMÜŞHANE

]]>
https://www.haber60.com.tr/gumushanede-nisan-ayi-guvenlik-istatistikleri-aciklandi/feed/ 0
Yargıtay, gazeteciye verilen dezenformasyon cezasını bozdu https://www.haber60.com.tr/yargitay-gazeteciye-verilen-dezenformasyon-cezasini-bozdu/ https://www.haber60.com.tr/yargitay-gazeteciye-verilen-dezenformasyon-cezasini-bozdu/#respond Fri, 10 May 2024 23:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31191 (ANKARA) – Yargıtay 8. Ceza Dairesi, gazeteci Sinan Aygül’e “cinsel taciz” iddiasını haber yaptığı için “Dezenformasyon Yasası” kapsamında verilen cezayı bozdu. Kararda, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu”na ilişkin kanun maddesinin gerekçesinde, “dezenformasyon olarak nitelendirilen fiillerin, kişilerin bireysel kanaatlerini açıklama veya haber verme haklarıyla karıştırılmaması gerektiği” ifadesi hatırlatılarak, Aygün’ün haber verme hakkını kullandığı kaydedildi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, “Dezenformasyon Yasası” kapsamında verilen ilk ve tek mahkumiyet kararını bozdu. Gazeteci Sinan Aygül, “cinsel taciz” iddiasını haber yaptığı için  “Dezenformasyon Yasası” kapsamında tutuklanmıştı.

Aygül, 14 Aralık 2022’de TCK’nın 217. maddesinde düzenlenen ve kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen yasayla “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yaymak” iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Aygül, 22 Aralık’ta tahliye edilirken, Tatvan Asliye Ceza Mahkemesince 28 Şubat 2023’te 10 ay hapis cezasına çarptırıldı..

Aygül’ün avukatlarının itirazı üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi itirazı reddetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, cezanın yasaya ve usule uygun olduğunu belirterek, onanmasını talep etti.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını oy birliği ile bozdu. Bozma gerekçesinde, şunlar kaydedildi:

“KANAAT AÇIKLAMA VE HABER VERME HAKKI İLE KARIŞTIRILMAMALI”

“5237 sayılı Kanun’un 217/A maddesi ile “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır” hükmü düzenlenmiştir.

Madde gerekçesinde ise ‘Fiilin, ‘kamu barışını bozmaya’ elverişli olması aranarak, bu suçun somut tehlike suçu olduğu vurgulanmıştır. Bunun yanı sıra ‘dezenformasyon’ olarak nitelendirilen bu fiillerin, kişilerin bireysel kanaatlerini açıklama veya haber verme haklarıyla karıştırılmaması için fiilin, halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle gerçekleştirilmesi ilave bir unsur olarak aranmaktadır. Belirtmek gerekir ki, dezenformasyona konu içerik, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili doğrudan asılsız bir bilgi olabileceği gibi tahrif edilmiş bir bilgi de olabilecektir.’ açıklamasına yer verilmiştir.

“TEYİT ETMEDEN PAYLAŞTIĞI İÇİN KAMUOYUNDAN ÖZÜR DİLEDİ”

Somut olay değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihinde saat 22.24 sıralarında yanıltıcı bilgiyi sosyal medya hesabından paylaştığı, yetkili kişiler ile yaptığı görüşmelerden sonra aldığı bilginin eksik ya da yanlış olabileceğini belirterek, düzeltme mesajlarını attığı, paylaşımını tamamen kaldırdığı, teyit etmeden konuyu paylaştığı için kamuoyundan özür dilediği, buna göre sanığın paylaşımının gerçeğe aykırı olduğunu öğrenir öğrenmez paylaşımını kaldırmasına ve düzeltme mesajları atmasına yönelik eylemleri ve kullandığı ifadeler bir bütün olarak dikkate alındığında, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle hareket etmediği, bir gazeteci olarak haber verme hakkını kullandığı ve suç işleme kastı ile hareket etmediği anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 217/A maddesinde düzenlenen ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunun’ unsurlarını oluşturmayacağı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, kurulan hüküm isabetli bulunmamıştır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yargitay-gazeteciye-verilen-dezenformasyon-cezasini-bozdu/feed/ 0
İzmir’de Narkotik Suçlarında Artış https://www.haber60.com.tr/izmirde-narkotik-suclarinda-artis/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-narkotik-suclarinda-artis/#respond Fri, 10 May 2024 21:03:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31120 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) İzmir Valisi Süleyman Elban, mart ve nisan aylarında il genelinde güvenlik ve asayiş ile ilgili yürütülen çalışmalar ve operasyonlar hakkında bilgi verdi. Elban, narkotik suçlarda yoğun bir mücadele içerisinde olduklarını belirterek, “Geçen yılın aynı dönemine göre olay sayısında yüzde 28 artış ve gözaltı sayısında da yüzde 13 artış var. Mart-nisan 2024 döneminde 4 bin 573 narkotik olay gerçekleşti ve 5 bin 312 kişi gözaltına alındı” dedi.

İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Valiliği’nde güvenlik ve asayiş konulu basın toplantı düzenledi. Toplantıya, İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Osman Kılıç da eşlik etti. Vali Elban, mart-nisan dönemine ilişkin il geneldeki yapılan çalışmalar ve yürütülen operasyonlarla ilgili Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenliğin ortak verilerini açıkladı. Vali Elban,”Narkotik suçlarda yoğun bir mücadelemiz var. Bu mücadele neticesinde de geçen yılın aynı dönemine göre olay sayısında yüzde 28’lik artış ve gözaltı sayısında da yüzde 13 artış var. Mart-nisan 2024 döneminde 4 bin 573 narkotik olay gerçekleşti ve 5 bin 312 kişi gözaltına alındı.” dedi.

“BU YIL MART-NİSAN DÖNEMİNDE İŞLEM YAPILAN ARAÇ SAYISI 215 BİN 829”

Trafik denetimlerine yönelik verileri paylaşan Elban, “Trafik denetimlerimiz yine hız kesmeden devam ediyor ve bununla ilgili bazı yöntem değişikliğine de gittik. Geçen yılın aynı dönemine göre hemen hemen kontrol edilen araç sayısı aynı olmakla birlikte yaptığımız çalışmalarda, işlem sayısında yüzde 123 artış var. Geçen yıl 96 bin civarında olan işlem sayısı bu yıl 215 bin civarına çıkmış durumda” diye konuştu.

Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Denetimleri’ne ilişkin verileri aktaran Vali Elban, “Denizde karasularında hem Sahil Güvenliğin hem de Emniyet Liman Şube Müdürlüğünün yapmış olduğu çalışmalarda geçen yılın aynı dönemine göre kontrol edilen tekne sayısında yüzde 51 artış var. Kontrol edilen tekne sayısı geçen yıl bin 200 iken bu yıl bin 821’e çıktı. İşlem yapılan tekne sayısı da 240’tan 340’a çıktı. Bu da yüzde 41’lik artışa tekabül ediyor” ifadesini kullandı.

“BU YIL MART-NİSAN DÖNEMİNDE ÇÖKERTİLEN SUÇ ÖRGÜTÜ SAYISI 13”

Organize suçlarda ise mart-nisan döneminde 13 suç örgütü çökertildiğini belirten Elban, “Geçen yıl mart-nisan döneminde çökertilen suç örgütü sayısı 3, bu yıl çökertilen suç örgütü sayısı 13. Bu da yüzde 333’lük artışa tekabül ediyor” dedi.

“ARANAN ŞAHISLARDA MART-NİSAN AYINDA TOPLAM 15 BİN 973 KİŞİ YAKALANDI”

Aranan şahıslarla ilgili çalışmalara ilişkin istatistikleri paylaşan Vali Elban, “Sayın Bakanımızın ve İçişleri Bakanlığımızın hassasiyeti de çok yüksek. Bizler de sahada sürekli emniyet ve jandarma olarak bu konuda yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu yürüttüğümüz çalışmalarda aranan şahıs sayısında ciddi şekilde bizde de ülkemiz genelinde de bir azalma söz konusu. Buna rağmen yine de yapılan denetimlerimiz ve çalışmalarımızla birlikte son iki aylık çalışmada toplam 15 bin 973 aranan kişi yakalandı. Bunlardan 885 şahıs beş yıl ve üzeri mahkumiyeti olanlar” ifadelerini kullandı.

Ele geçirilen silahla ilgili bilgileri aktaran Vali Elban, “Gerek narkotik gerek organize suç örgütleri gerekse diğer adil suçlarla ilgili yapılan yol kontrolleri, aramalar ve denetimlerde yapılan çalışmalarda, yakalanan tüfek sayısı hemen hemen aynı kaldı. Geçen yılın aynı dönemine göre yakalanan kurusıkı sayısında yüzde 33 düşüş var. Yakalanan tabanca sayısında yüzde 20 artış, yakalanan kesici delici alet sayısında yüzde 195 artış var ve yakalanan fişek sayısında da yüzde 127 artış söz konusu” dedi.

MALA KARŞI İŞLENEN SUÇ ORANLARINDA DÜŞÜŞ

Mala karşı işlenen suçlara ilişkin verileri paylaşan Vali Elban, şunları kaydetti:

“Mala karşı işlenen suçlarda ise ocak-şubat verilerinin açıklandığı geçen ayki değerlendirme toplantımızda da ocak-şubat verilerinde ciddi bir düşüş olduğunu söylemiştik. Yapılan denetimler ve alanda arkadaşlarımızın yapmış olduğu baskılama neticesinde mala karşı işlenen suçlarda geçen yılın mart-nisan dönemine göre bu yıl yüzde 33,40 düşüş görüyoruz. Evden hırsızlıklarda yüzde 45 düşüş, iş yerinde hırsızlıklarda yüzde 45, hayvan hırsızlığında yüzde 75, oto hırsızlığında yüzde 46, otodan hırsızlıkta yüzde 61, bisiklet, elektrikli bisiklet ve motosiklet hırsızlığında yüzde 66, yankesicilik suretiyle hırsızlıkta yüzde 88, açıktan hırsızlıkta yüzde 52 ve toplam hırsızlık suçlarının genel ortalamasında ise yüzde 55,68’lik düşüş söz konusu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-narkotik-suclarinda-artis/feed/ 0
CHP Milletvekili Süleyman Bülbül, 1 Mayıs kutlamalarında yaşanan müdahalelerle ilgili suç duyurusunda bulundu https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-suleyman-bulbul-1-mayis-kutlamalarinda-yasanan-mudahalelerle-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-suleyman-bulbul-1-mayis-kutlamalarinda-yasanan-mudahalelerle-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Fri, 10 May 2024 08:12:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31108 (ANKARA) – CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, 1 Mayıs kutlamalarında Taksim Meydanı’na girişlerin kapatılması ve yapılan müdahalelerle nedeniyle İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül ve kanunsuz emirleri uygulayan tüm kamu görevlileri hakkında, “Anayasa’yı ihlal”, “Görevi kötüye kullanma” ve “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarını işledikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Bülbül, “Soruşturma derhal başlamalıdır. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız, hak, hukuk ve özgürlük mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman Bülbül, İstanbul’da Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına kapatılması ve kutlamalara katılanlara hukuksuz müdahaleler yapılmasında sorumlu olan kamu görevlileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Bülbül, Taksim Meydanı’na girişlerin kapatılması konusunda kanunsuz emirleri uygulayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül ve kanunsuz emirleri uygulayan tüm kamu görevlilerinin “Anayasa’yı ihlal”, “Görevi kötüye kullanma” ve “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarını işlediğini belirtti. Dilekçesinde, Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen Taksim’de kutlama yapılmasına yönelik engelleme olmasının Anayasa’nın 34. maddesi olan “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını” ihlal ettiği hatırlatılarak, “İnsan hakları ihlalleri ve hukuksuz müdahaleler yaşandı” denildi.

“HUKUKSUZLUĞA DEVAM EDİLDİ”

İstanbul Valiliği’nin Taksim’e giden 40 güzergahı kapatması, deniz ulaşımı ve metrobüs seferlerine büyük kısıtlama getirdiğini hatırlatan Bülbül, ulaşım yollarının kapatılmasının “ölçülülük ilkesine” aykırı olduğunu kaydederek şu açıklamayı yaptı:

“1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nda ülkemiz yine gözyaşına, baskıya, hukuksuzluğa sahne oldu, gerçekleştirilen müdahalelerle barışçıl eylemler engellendi. Ülkenin diğer bölgelerinde yapılan 1 Mayıs kutlamalarında da aynı şekilde insan hakkı ihlalleri ve hukuksuz müdahaleler yaşandı. Bu müdahaleler sonucunda 226 kişi gözaltına alındı, 49 kişi tutuklandı. Anayasa Mahkemesi, Taksim’de kutlama yapılmasına yönelik engellemenin ‘Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının engellenmesi’ olduğuna karar vermişti ancak Taksim Meydanı’na girişler kapatılarak hukuksuzluklara devam edildi.

“BAKAN’IN ‘KUTLAMA YAPILAMAZ’ AÇIKLAMASI ANAYASA’YA AYKIRI”

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün, 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nda kutlama yapılamayacağına ilişkin açıklamaları, 1 Mayıs günü ise kurulan barikatlar ile bu kutlamanın engellenmesi Anayasa’nın 34. maddesi ile güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal etmektedir. Diğer yandan, 1 Mayıs günü ölçülülük ilkesine aykırı bir biçimde ana ulaşım yollarının ve birçok metro istasyonunun kapatılması suretiyle vatandaşların hastanelere, iş yerlerine ulaşımları engellendi.

“BAKAN YERLİKAYA VE VALİ GÜL HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK”

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül ve konusu suç teşkil eden kanunsuz emirleri uygulayan tüm kamu görevlileri hakkında Anayasanın 34. maddesi ile korunan toplantı ve gösteri yürüyüşlerini engellemeleri sebebiyle ve Anayasanın 153. maddesi ile bağlayıcı olduğu tereddütsüz olan AYM kararına aykırı davranışları sebebiyle Türk Ceza Kanunu’nun 307. maddesinde yer alan ‘Anayasa’yı ihlal suçundan’, barışçıl eylemlerde bulunan vatandaşlara plastik mermi, biber gazı ve fiziki müdahaleler ile engellemede bulunulması sebebiyle Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde yer alan ‘Görevi kötüye kullanma suçundan; ölçülülük ilkesine aykırı ulaşım kısıtlamaları sebebiyle Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde yer alan ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk.

“TAKİPÇİSİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Anayasanın 137. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 24. maddesi gereğince; konusu suç teşkil eden kanunsuz emri veren ve uygulayan tüm kamu görevlileri de bu fiiller sebebiyle aynı suçları işlemişlerdir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığımız suç duyurusuna istinaden İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi başta olmak üzere sorumlu tüm kişilere yönelik soruşturmayı derhal başlatmalıdır. Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız, hak, hukuk ve özgürlük mücadelemize devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-suleyman-bulbul-1-mayis-kutlamalarinda-yasanan-mudahalelerle-ilgili-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
Gaziantep Valisi Kemal Çeber, 2024 yılının ilk 4 ayında asayiş olayları ve operasyonlar hakkında bilgi verdi https://www.haber60.com.tr/gaziantep-valisi-kemal-ceber-2024-yilinin-ilk-4-ayinda-asayis-olaylari-ve-operasyonlar-hakkinda-bilgi-verdi/ https://www.haber60.com.tr/gaziantep-valisi-kemal-ceber-2024-yilinin-ilk-4-ayinda-asayis-olaylari-ve-operasyonlar-hakkinda-bilgi-verdi/#respond Thu, 09 May 2024 21:54:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30971 Gaziantep Valisi Kemal Çeber, 2024 yılının ilk 4 ayında kentte meydana gelen asayiş olayları ve yapılan operasyonların bilançosunu açıkladı.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, 2024 yılının ilk 4 ayında kentte meydana gelen asayiş olayları ve yapılan operasyonların bilançosu ile ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Vali Çeber, İl Emniyet Müdürü Celal Özcan ve İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen ile birlikte genel asayiş, terör, kaçakçılık ve organize suçlar, uyuşturucu ve madde bağımlılığı, trafik, siber güvenlik ve göçmen kaçaklığına yönelik pek çok alanda yapılan çalışmalara ilişkin rakamları paylaştı.

“2024 yılının ilk 4 ayında 2023 yılının aynı dönemine göre asayiş olaylarında ciddi azalışlar olmuştur”

2024 yılının 4 aylık asayiş bilançosunu açıklayan ve 2023 yılının aynı dönemine göre rakamları kıyaslayan Vali Çeber, “2023 yılı ilk 4 ayında mal varlığına karşı 8 bin 595 olay meydana gelirken 2024 yılı ilk 4 ayında bu sayı 6 bin 425 olarak yüzde 25,2’lik bir düşüş olmuş. Suçları aydınlatma oranı ise yüzde 58’den yüzde 78’e yükselmiştir. Evden hırsızlık olayı 2023 ilk 4 ayında yılında 883 iken, 2024 yılında 555’e düştü, otodan hırsızlık olayları 686 olaydan 358 olaya düştü. Bağ-bahçe hırsızlığı olayları 23’ten 7’ye düştü, kapkaç olaylarında yüzde 59,6’lık azalma, aydınlatma oranlarında ise yüzde 29’luk bir oldu. Yankesicilik olaylarında yüzdeki 38’lik azalma aydınlatma oranlarında yüzde 37,5’lik bir artış oldu. 2023 yılının ilk 4 ayında 640 motosiklet hırsızlığı olayı olurken 2024 yılının aynı döneminde 371 olay oldu ve suçta yüzde 40’lik bir azalma oldu. Kasten öldürme olaylarında yüzde 34’lük bir azalma yaşanırken 2024 yılının ilk 4 ayında meydana gelen 30 kasten öldürme olayının tamamı aydınlatıldı. 2023 yılının ilk 4 ayında il genelinde 4 bin 776 kişi yakalanırken 2024 yılının aynı döneminde yüzde 105’lik artışla 9 bin 792 aranan şahıs yakalandı. Gaziantep emniyet ve jandarma yakalama oranlarında Türkiye’de ilk 5’te yer alıyor. İl geneli genel asayiş suçlarında 2023 yılının ilk 4 ayına göre 2024 yılının ilk 4 ayında yüzde 13 azalma, aydınlatma oranlarını ise yüzde 86’dan yüzde 93’e çıkarıldı” dedi.

“Narkotik operasyonlarında Türkiye ve Avrupa’da birinciyiz”

2023 yılı ilk 4 ayı ile 2024 yılı ilk 4 ayı operasyon rakamları hakkında da bilgi veren Vali Çeber, “Emniyet ve jandarma bölgesinde narkotik suçlarda operasyon sayısı yüzde 138, yakalanan şahıs sayısı da yüzde 127 arttırılarak 3 bin 670’ten 6 bin 771’e yükselmiştir. Tutuklanan şahıs sayısı da yüzde 34’lük artışla 574’ten 768’e çıkarılmıştır. Bu süreçte yapılan operasyonlarda 684 kilogram esrar, 2 kilogram eroin, 1,5 kilogram kokain, 127 kilogram metamfetamin, 35 kilogram bonzai ve 1 milyon 256 bin 933 adet narkotik hap ele geçirildi. İlimiz, emniyet ve jandarmanın bu çalışmaları sonucunda Türkiye birincisi konumundadır. İlimiz bu konuda Avrupa’da da en başarılı il konumundadır. Yapılan başarılı çalışmalar sonucunda biz önümüzdeki süreçte uyuşturucu ticareti güzergahının değişeceğini öngörüyoruz. Narkotik alandaki başarının önümüzdeki süreçte asayiş olaylarındaki genel düşüşü de önümüzdeki dönemde beraberinde getireceğini öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.

“9 organize suç örgütü çökertildi, 504 operasyon yapıldı”

Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadeleye yönelik çalışmalara da değinen Çeber, “2023 yılı ilk 4 ayında 241 operasyon yapılmışken 2024 yılının aynı döneminde yüzde 109’luk artışla 504 operasyon yapılmıştır. 2024 yılında yapılan operasyonlarda yakalan şahıs sayısı yüzde 110’luk artışla 204’ten 427’ye yükselmiş, tutuklanan şahıs sayısı ise yüzde 284’lük artışla 19’dan 73’e yükseldi. 2024 yılında 9 organize suç örgütü çökertilirken yakalan 35 şüphelinin adli makamlara intikali sağlanarak tutuklanmıştır” şeklinde konuştu.

“Terör operasyonlarında 55 şüpheli, kaçak göçmen operasyonlarında 56 şahıs tutuklandı”

Terörle mücadele ve göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlara dair de bilgi veren Vali Kemal Çeber, “2024 yılının ilk 4 ayında yapılan terör operasyonlarında 55 şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır. Göçmen kaçakçılığı organizatörü 56 şahıs yakalanarak tutuklanmıştır” diye konuştu.

Vali’den “düğünlerde ateş etmeyin” çağrısı

Vali Çeber, kentte asayiş olaylarına yönelik gayretli çalışmaların durmaksızın devam edeceğini de vurguladı. Çeber, konuşmasının son kısmında vatandaşlara da seslenerek özellikle düğünlerde havaya ateş açma alışkanlığından vazgeçmeleri çağrısında bulunarak bu konuda da denetimlerin arttırılacağını ve ciddi yaptırımların uygulanacağını aktardı. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantep-valisi-kemal-ceber-2024-yilinin-ilk-4-ayinda-asayis-olaylari-ve-operasyonlar-hakkinda-bilgi-verdi/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, 9. Yargı Paketi’ne tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-9-yargi-paketine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-9-yargi-paketine-tepki-gosterdi/#respond Wed, 08 May 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30861 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un taslak çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu açıkladığı ‘9. Yargı Paketi’e ilişkin “TBMM tamamen dışlanarak buna iktidar partileri de dahil olmak üzere tamamen bakanlık nezdinde hazırlanan bir yasa teklifi oluyor. Sonrasında buradan teklif edilmiş gibi bir yöntem işletilmiş oluyor. Bunu doğru bulmuyoruz” dedi. Gökçen, Türkiye Barolar Birliği, meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin de sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ‘9. Yargı Paketi’nin taslak çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu ve 20’den fazla kanunda değişiklik içerdiğini açıklamıştı. CHP Adalet Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

9. Yargı Paketi’nin basında sıkça yer aldığını ifade eden Gökçen, “Fakat biz milletvekilleri olarak, muhalefet partileri olarak bundan resmi olarak haberimiz yok. TBMM’ye gelen bir kanun teklifi olmadığı için basın üzerinden bizler de takip ediyoruz. Ama bu konuda ciddi sıkıntı var. Çünkü daha önce yargı paketi çıkarıldı ama birincisi TBMM tamamen dışlanarak buna iktidar partileri de dahil olmak üzere tamamen bakanlık nezdinde hazırlanan bir yasa teklifi oluyor. Sonrasında buradan teklif edilmiş gibi bir yöntem işletilmiş oluyor. Bunu doğru bulmuyoruz” diye konuştu.

“İLGİLİ MESLEK ODALARI VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN DAHİL EDİLMESİ LAZIM”

“İkincisi torba kanun usulü ile yapılıyor bunlar. Torba kanun, kanun yapma tekniği açısından sıkıntılı bir usul” diyen Gökçen, şöyle konuştu:

“Çünkü içerisinde birbirinden alakasız konular düzenleniyor. Örneğin infaz sistemi ile bir değişiklik yapılacağı söyleniyor bir anda başka bir maddesinde kişisel verilerin korunmasına dair değişiklikler olduğunu görüyoruz. Şu anda da basına yansıyanlar birbirinden ilgisiz konuların yine aynı şekilde bir paket içinde getirileceği söyleniyor. Bizler de bunu izleyeceğiz ve önümüze metin geldiği zaman onun üzerinden yorum yapacağız. Bununla birlikte süreçte barolar, Türkiye Barolar Birliği veya ilgili meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin dahil edilmesi lazım. Örneğin kadının soyadı kanununa dair bir düzenleme geleceğine dair basında bir takım haberler var, gerçeği yansıtıyor mu bilmiyoruz ama kadın örgütlerine bu konuya dair haber verilmesi gerekiyor, kadın örgütlerinin görüşünün alınması lazım. Ama süreç ne yazık ki bugüne kadar hiç böyle işletilmedi.”

“KANUNİLİK İLKESİ NEDEN VAR?”

9. Yargı Paketi’nde yer aldığı ifade edilen yabancı istihbarat örgütlerinin Türkiye’deki casusluk faaliyetlerinin önlenmesi için “yeni tip casusluk” suçlaması ve infaz süresi düzenlemesine ilişkin de konuşan Gökçen, şunları söyledi:

“Yargı paketinden toplumun beklentisi özellikle adil bir infaz düzenlemesi, suçların yatarıyla ilgili bir takım düzenlemeler olabilir. Fakat infaz ile ilgili bir düzenleme yapacaksanız birbiri ile bağlantısı olması lazım. Ama yepyeni bir suç üretiyorsanız, suçlarda ve cezalarda ‘kanunilik ilkesi’ var ve bu laf olsun diye değil. Yani şeklen sadece kanun olarak gelsin geçsin diye değil bu ilke. Neden var bu ilke? TBMM’deki milletin temsilcileri tartışsın ve hangi toplumsal ihtiyaca cevaben bu suçun olduğu ve bu suçun cezasının ne olması gerektiği ilgili uzmanlarla da hakkaniyetle tartışılsın ve ondan sonra ortaya çıkarılsın… Yoksa suçun niye üretildiğine dair siyasi yorumlar yapılabilir ve bir siyasi amaç için bu suçun üretildiğine dair de yorumlara çok açık bir ortam olur. Dolayısıyla bir infaz düzenlemesiyle yeni bir suç üretme düzenlemesi beraber yapılacak düzenlemeler değildir. Özellikle suç ve cezalarda kanunilik ilkesi gereğince ayrıca tartışılması gereken bir ceza kanunu değişikliği olabilir” dedi.

“HUKUK GÜVENLİĞİNİ SARSAN BİR DURUM”

Kanun yapım sürecini eleştiren Gökçen, “Biz kaliteli bir kanun yapalım, tartışarak yapalım, katılımcı bir usul işletelim ama devamında da sürekli değişikliğe ihtiyaç kalmasın, bir toplumsal ihtiyacı da karşılasın ama hukuk sistemi içinde de kendine doğru bir yer bulsun  istiyoruz. İlgili kanunlar, ilgili mevzuatta değiştirilecekse eğer ilgili kurumlar bunu bilsin ki ona göre herkes kendi görüşünü iletsin. Bu olmadığı sürece her geçen gün vatandaşlarımız özellikle karmakarışık bir mevzuat içerisinde kendini buluyor bu da hukuk güvenliğini sarsan bir durum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-gokce-gokcen-9-yargi-paketine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Trump ve Stormy Daniels Mahkemede Karşı Karşıya Geldi https://www.haber60.com.tr/trump-ve-stormy-daniels-mahkemede-karsi-karsiya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/trump-ve-stormy-daniels-mahkemede-karsi-karsiya-geldi/#respond Wed, 08 May 2024 01:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30771 Donald Trump ile eski porno yıldızı Stormy Daniels’ın başrolünde olduğu ‘sus payı’ davasında, iki isim mahkeme salonunda ilk kez karşı karşıya geldi.

Cinsel ilişki iddialarına ilişkin müstehcen ayrıntılar New York’taki tarihi ceza davasında hararetli tartışmalara neden oldu.

Trump, 2016 seçimlerinden kısa bir süre önce eski porno film yıldızı Daniels’a yaptığı ödemeyi örtbas etmek için kayıtlarda tahrifat yapmakla suçlanıyor.

77 yaşındaki Trump, hakkındaki suçlamaları reddediyor ve suçsuz olduğunu savunuyor.

Davada ilk kez tanık sandalyesine oturan Daniels, ifadesi boyunca ilişki iddiasına ilişkin detaylı anlatımlarda bulundu.

2006 yılında otel odasında yaşananlara ilişkin anlattıkları öylesine detaylıydı ki, Trump’ın avukatları ‘hatalı yargılama’ kararı talebinde bulundu.

Hakim Juan Merchan, bu talebi reddetse de Daniels’ın ifadesindeki bazı “ayrıntıların derecesinin tamamen gereksiz olduğunu” kabul etti.

Hakim Merchan, tanığın kontrol edilmesinin zor olduğunu da söyledi ve “Bazı şeylerin söylenmemesinin daha iyi olacağını” kaydetti.

Hakim, savcılık makamına özel detaylara girilmemesi için çaba harcama uyarısında da bulundu.

İddia makamı ise Daniels’a yapılan ödemenin nasıl geliştiğini netleştirmek için bu konuları sormaları gerektiğini savundu.

Stormy Daniels’ın daha önce paylaştığı ayrıntılar arasında prezervatif kullanmadıkları iddiası, Trump’a bir dergiyle şaplak attığı iddiası da yer alıyordu.

Daniels mahkeme salonunda Trump’ın ipek pijamasına ilişkin anlatımlarda da bulundu.

İddiaların ilk kez dile getirildiği 2016 yılından bu yana ilk kez Trump’la karşı karşıya gelen Daniels, cinsel ilişkinin rızaya dayalı olduğunu kabul etti.

Trump’ın avukatlarından Susan Necheles ile Daniels arasında yüksek sesli bir çapraz sorgu yaşandı. Necheles Daniels’ı iddia uydurmakla suçladı.

Eski ABD Başkanı Trump, mahkeme sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, miting yapmak yerine duruşmalara katılmak zorunda kalmasından yakındı.

Trump neyle suçlanıyor?

2016 yılında porno yıldızı Stormy Daniels farklı medya kuruluşlarını arayarak Donald Trump ile 2006’da yaşadığını iddia ettiği ilişkinin görüntülerini satmayı teklif etti.

Bunun üzerine Trump’ın avukatı Michael Cohen, Daniels’in sessiz kalması için ona 130 bin dolar ödedi.

Bu yasadışı değildi. Ancak Trump’ın Cohen’e yaptığı ödeme yasal ücretler olarak kayda geçirildi. Savcılar bunun resmi kayıtlarda sahtecilik olarak yorumlanabileceğini ve bir suç teşkil edebileceğini savunuyor.

Savcılar bunun seçim yasasını çiğnediğini de iddia ediyor. Çünkü savcılara göre Trump’ın Daniels’a yaptığı ödemeleri saklama girişimi, seçmenlerin porno yıldızıyla ilişkisi olduğunu bilmesini istememesinden kaynaklanıyordu.

Bir suçu örtbas etmek için kayıtlarla oynamak daha ciddi bir suçlama sayılıyor.

Geçmişte siyasetçileri, seçim kampanyası finansmanı ile kişisel harcamaları arasındaki sınırı aşmakla suçlama girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Daha sonra akşam yemeği için Bay Trump’ın süitine geldiğini ve burada ipek pijamalarla kapıda onunla buluştuğunu anlattı. O gecenin ilerleyen saatlerinde, banyodan çıktıktan sonra Bayan Daniels, Bay Trump’ı yatakta yatarken ve üzerinde boxer ve tişörtten başka bir şey olmadan bulduğunu iddia etti.

İddia edilen karşılaşmanın rızaya dayalı olduğunu ileri sürerek seks yaptıklarını söyledi. Yine de mahkemeye bu karşılaşmanın kendisini şaşırttığını söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/trump-ve-stormy-daniels-mahkemede-karsi-karsiya-geldi/feed/ 0
Muğla’da öğretmen eşini darp eden saldırgan tahliye edildi https://www.haber60.com.tr/muglada-ogretmen-esini-darp-eden-saldirgan-tahliye-edildi/ https://www.haber60.com.tr/muglada-ogretmen-esini-darp-eden-saldirgan-tahliye-edildi/#respond Fri, 03 May 2024 23:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30294

ESMA TURAN

(MUĞLA) – Muğla’nın Menteşe ilçesinde öğretmen eşini darp ettiği iddiasıyla tutuklanan saldırgan tahliye edildi. Mağdur kadının avukatı Alev Öztürk, tahliyeye itiraz edeceklerini ve müvekkilinin tahliye kararı sonrası tedirgin olması nedeniyle elektronik kelepçe talebinde bulunacaklarını söyledi. Darp edilen kadın ise, sanığın en ağır cezayı almasını istediğini belirterek, “Adalet yerini bulsun ve bir kadın daha eksilmesin bu dünyadan” dedi.

Menteşe’ye bağlı Yeniköy Mahallesi’nde yaşayan mağdur kadın 18 Şubat gece saatlerinde eşi tarafından darp edildi. İddiaya göre; yaklaşık 1 saat süren şiddet sonrası kadın telefonunu da yanına alıp kendini odaya kilitledi ve KADES uygulamasına bastı. Arama seslerini duyan saldırgan ise evden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan kadın, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kadının burnunda ve belinde kırıklar olduğu tespit edildi.

SANIK İLK DURUŞMADA SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Kadının hastaneye kaldırılmasının ardından eve dönen saldırgan eş polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri sonrası şüpheli, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Yapılan savcılık soruşturması neticesinde açılan davanın 14 Mart’ta yapılan duruşmasında tutuklu sanık savunmasında suçlamaları kabul etmedi. İkinci duruşma ise 4 Nisan’da yapıldı. Duruşmada ise şiddet mağduru kadın, saldırganın en ağır cezayı almasını istedi.

SANIK TAHLİYE EDİLDİ, DURUŞMA ERTELENDİ

Davanın üçüncü duruşmasında ise sanık tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Mahkeme heyeti duruşmayı, kadının yüzünde sabit iz kalıp kalmayacağı konusunda 6 ay sonrasında rapor alınması gerektiğine karar vererek 24 Eylül’e erteledi. Mağdur kadının avukatı Alev Öztürk, tahliye kararına itiraz edeceklerini ve elektronik kelepçe talep edeceklerini söyledi.

Avukat Öztürk şöyle devam etti:

“Dünkü duruşmada sanığın tahliyesine karar verildi. Savcılık da tahliye edilmemesi yönünde mütalaada bulunmuştu. Elbette biz tahliye kararına itiraz edeceğiz. Çünkü sanığın müvekkile karşı işlemiş olduğu birden fazla nitelikli suç var. Sanık, eşe karşı işlenen kasten yaralama suçunun nitelikli halleri olan, vücutta birden çok kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde ve yüz de sabit iz oluşturacak şekilde suçları işlemiştir. Ayrıca silahlı tehdit suçunu da işlemiştir. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın oldukça yüksek bir hapis cezası ile karşı karşıya kalma durumu vardır.

sanığın tutuklu yargılanması gerekirdi bize göre ama mahkeme tahliyesine karar verdi. Müvekkil şu an bu tahliye kararından dolayı oldukça tedirgin. Kendisi hakkında ek tedbir koruma kararları taleplerinde bulunuyoruz. 24 Eylül’deki duruşmada savcılığın mütalaasını vereceğini ve karar çıkacağını bekliyoruz.”

“ADALET YERİNİ BULSUN”

Şiddet mağduru kadın ise tahliye kararına ilişkin şunları söyledi:

“Korkuyorum ve endişeleniyorum. Uzaklaştırma ve koruma kararı aldım fakat narsist bir kişiliğe ve şiddete meyilli olduğu için ne zaman, nerede ne şekilde karşıma çıkacağını bilmediğim için korkuyorum. Koruma kararlarının yeterli olmadığını düşündüğüm için elektronik kelepçe talep ettim. Yaptıklarının çok normal bir şeymiş gibi davranması beni korkutuyor ve tedirgin ediyor. Koruma kararlarının uygulanmasını talep ediyorum. Ülkemizde bu kararlar pek uygulanmıyor ve mağdur her zaman kadın olarak gösteriliyor. Caydırıcı cezalar yeterli olmadığı için bu tarz kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor ve akabinde yarım bıraktıkları işi tamamlıyorlar. İlla bir kadının daha ölmesi mi gerekiyor? Ben sürekli bu endişeyle yaşamak istemiyorum. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/muglada-ogretmen-esini-darp-eden-saldirgan-tahliye-edildi/feed/ 0
Mardin’de Nisan Ayında 74 Operasyon Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/mardinde-nisan-ayinda-74-operasyon-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/mardinde-nisan-ayinda-74-operasyon-duzenlendi/#respond Fri, 03 May 2024 22:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30250 Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde Mardin’de nisan ayında 74 operasyon düzenlendiğini ve yakalanan 16 kişiden 8’inin tutuklandığını söyledi.

Kızıltepe Kaymakamlığında düzenlenen aylık Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Vali Tuncay Akkoyun, PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik toplam 158 operasyon düzenlendiğini ifade ederek, “Asayiş ve güvenlik verilerini değerlendirerek suç oranlarını azaltmak, huzur ve güven ortamının istikrarını sağlayarak aynı zamanda vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek ve oluşturduğumuz güven ortamının devamını sağlamak nihai hedefimizdir. Bu hususta asayiş ve güvenlik konularındaki çalışmalarımızı hız kesmeden ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Milletimizin birlik ve beraberliğine kasteden bölücü terör örgütlerine karşı kararlı mücadelemiz devam etmektedir. Bu anlayışla nisan ayında Mardin’de bölücü terör örgütü PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik toplam 158 operasyon düzenlenmiştir. Bu operasyonlar sonucunda gözaltına alınan 36 kişiden 5’i tutuklanmıştır. Terörle birlikte organize suçlar kapsamında organize suç çetelerine yönelik operasyonlarımız da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda ilimizde 5 operasyon düzenlenmiş, 7 kişi hakkında işlem yapılmıştır. İlimiz genelinde yapılan terör, asayiş, organize suçlar ile huzur ve güven uygulamalarında 1 adet uzun namlulu silah, 13 adet ruhsatsız av tüfeği, 62 adet ruhsatsız tabanca, 5 adet el bombası ve bin 37 muhtelif mühimmat ele geçirilmiştir” dedi.

Vali Akkoyun, Suriye sınırından yasa dışı yollarla ülkeye girmeye çalışan 56 şahsın girişinin engellendiğini belirterek, “Suriye sınır hattında yer alan ilimizde ülkemize yasa dışı yollarla geçmeye çalışan şahıslara yönelik gerekli çalışmalar yapılmaktadır. Nisan ayı içerisinde Suriye’den ülkemize yasa dışı yollarla geçmeye teşebbüs eden 56 şahıs hudut birliklerimiz tarafından hudut hattı ötesinde engellenmiştir. Sınırı geçmeye teşebbüs eden 1 şahıs sınırda görev yapan birliklerimiz tarafından yakalanarak, kolluk kuvvetlerimize teslim edilmiştir. Ayrıca bölücü terör örgütü mensubu 2 kişi ikna edilerek Suriye’den ülkemize getirilmiş ve yine kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir” diye konuştu.

Narkotik suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen toplam 74 operasyondan 8 kişinin tutuklandığını ifade eden Akkoyun, “Narkotik suçlarla mücadele kapsamında ilimizde nisan ayı içerisinde toplamda 74 operasyon düzenlenmiş, operasyonlar kapsamında 16 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 8 kişi tutuklanmıştır. Yine kaçakçılıkla mücadelede ve huzur operasyonları kapsamında ilimizde nisan ayı içerisinde 60 operasyon düzenlenmiştir. Bu operasyonlar kapsamında 160 kişi hakkında işlem yapılarak 2 kişi gözaltına alınmış olup, 1 kişi tutuklanmıştır. Huzur ve güven uygulamaları kapsamında aranan 274 kişi ilimizde yakalanmıştır” şeklinde konuştu.

112 bin 996 aracın trafik denetlemesinin yapıldığını aktaran Akkoyun, “Trafik denetimleri kapsamında nisan ayında bin 717’si okul servis aracı olmak üzere toplam 112 bin 996 araç denetlenmiştir. Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda 9 bin 453 öğrenciye teorik ve uygulamalı eğitim verilmiştir” ifadelerini kullandı.

Süryani vatandaşların bayramını kutlayan Akkoyun, “Bu özel ve güçlü toplumsal yapısı, tarihi dokusu ve hoşgörü iklimiyle yüzyıllardır Müslüman, Süryani ve Ezidi inançları başta olmak üzere tüm dinler ve diller şehrimizde huzur, güven ve kardeşlik içerisinde yaşamaktadırlar. Bu vesileyle pazar günü Süryani vatandaşlarımızın kutlayacakları Paskalya Bayramlarını tebrik ediyorum. Tüm Süryani vatandaşlarımıza mutlu ve sağlıklı bir bayram geçirmelerini temenni ediyorum” dedi.

Toplantıya Vali Akkoyun, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday ve Kızıltepe Kaymakamı Abdullah Şahin katıldı. – MARDİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mardinde-nisan-ayinda-74-operasyon-duzenlendi/feed/ 0
SİBERGÖZ-36 Operasyonlarında 23 ilde 109 şüpheli yakalandı https://www.haber60.com.tr/sibergoz-36-operasyonlarinda-23-ilde-109-supheli-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/sibergoz-36-operasyonlarinda-23-ilde-109-supheli-yakalandi/#respond Tue, 30 Apr 2024 23:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29936 “SİBERGÖZ-36” operasyonlarında 23 ilde 109 şüpheli yakalandı

ANKARA – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Afyonkarahisar, Nevşehir, Malatya ve İzmir merkezli 23 ilde düzenlenen “SİBERGÖZ-36” operasyonlarında 109 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ‘futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna (7258 sayılı) muhalefet, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve nitelikli dolandırıcılık’ suçlarına yönelik Afyonkarahisar, Nevşehir, Malatya ve İzmir merkezli 23 ilde düzenlenen “SİBERGÖZ-36” operasyonlarında 109 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakan Yerlikaya, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından operasyonlara ilişkin yaptığı açıklamada, “Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; yasa dışı bahis oynatanların, bilişim sistemlerini kullanarak nitelikli dolandırıcılık yapanların enselerindeyiz. Onlara göz açtırmayacağız. Siber suçlar ve suçlularla mücadelemiz kararlılıkla devam edecek. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar, Nevşehir, Malatya ve İzmir merkezli İstanbul, Mersin, Antalya, Ankara, Van, Kayseri, Diyarbakır, Kars, Erzurum, Gaziantep, Kocaeli, Şanlıurfa, Balıkesir, Bursa, Hatay, Amasya, Muğla, Niğde ve Sivas’ta gerçekleştirilen “SİBERGÖZ-36” operasyonlarda;

Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; Afyonkarahisar merkezli İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya, Ankara, Van, Kayseri, Diyarbakır, Malatya, Kars, Erzurum, Gaziantep, Kocaeli, Şanlıurfa, Balıkesir, Bursa, Hatay, Amasya, Muğla, Niğde ve Sivas’ta düzenlenen operasyonlarda;

14 farklı yasa dışı bahis sitesinde bahis ve sanal kumar oynattıkları, yasa dışı bahis siteleriyle bağlantılı olarak para transferinde kullanılmak için başkalarına ait banka ve ödeme kuruluşu hesaplarını para karşılığında temin ettikleri ve suçtan elde edilen gelirlerin kripto varlık hizmet sağlayıcıları aracılığıyla akladıkları tespit edilen 62 şüpheli yakalandı.

Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; Sosyal medya platformundaki Marketplace üzerinden “Ürün Satışı” temasını kullanarak vatandaşlarımızı mağdur edip nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği tespit edilen26 şüpheli yakalandı.

Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; Sosyal medya platformundaki Marketplace üzerinden “Ürün Satışı” temasını kullanarak vatandaşlarımızı mağdur edip nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği tespit edilen 12 şüpheli yakalandı.

İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce nitelikli dolandırıcılık suçunu işleyen şahıslara yönelik yapılan çalışmalar sonucu; Sosyal medya platformu üzerinden “Ürün Satışı” temasını kullanarak vatandaşlarımızı mağdur edip, haksız kazanç sağladığı tespit edilen 9 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar sonucu ilk belirlemelere göre: 116 adet banka, elektronik para ve kripto varlık hizmet sağlayıcı hesabı, çok sayıda dijital materyal ve çok miktarda döviz ve Türk Lirası ile 10 adet otomobil, 2 adet villa/daire, 5 adet arsa olmak üzere toplam 52 Milyon TL’lik taşınır/taşınmaz mal varlığına el konuldu.

Operasyonları gerçekleştiren Kahraman Polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sibergoz-36-operasyonlarinda-23-ilde-109-supheli-yakalandi/feed/ 0
İkizköy’de Termik Santral Nedeniyle Su Kesintisi Yaşanıyor https://www.haber60.com.tr/ikizkoyde-termik-santral-nedeniyle-su-kesintisi-yasaniyor/ https://www.haber60.com.tr/ikizkoyde-termik-santral-nedeniyle-su-kesintisi-yasaniyor/#respond Tue, 30 Apr 2024 22:18:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29902

ESMA TURAN

(MUĞLA) – Termik santrale karşı mücadele eden Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Mahallesi’nde bu kez de günlerdir su kesintisi yaşanıyor. Su kullanım hakkının öncelikli olarak termik santrale verildiğini söyleyen İkizköylülerin gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, köylülerle birlikte Milas Kaymakamı hakkında CİMER’e şikayette bulunacaklarını açıkladı. Atal, “İkizköylülerin 3 gündür suyu kesik. Su kullanım hakkı sıralamasına göre öncelik köylülerde olmasına rağmen kanunlar uygulamaya Kaymakam vasıtasıyla Limak İçtaş Termik Santrali İkizköylülere zulüm ediyor” dedi.

Yıllardır Akbelen Ormanı’nı termik santralden korumak için direnen İkizköylüler, şimdi de susuzlukla mücadele ediyor. İkizköy Muhtarı Nejla Işık, dün yaptığı açıklamada termik santralin deposundaki pompanın arızalanması nedeniyle susuz kaldıklarını söyledi. İkizköylülerin gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal ise ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, köylülerle birlikte Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Büke hakkında ‘Görevi kötüye kullanma’ suçundan CİMER’e şikayette bulunacaklarını açıkladı.

Atal, şöyle konuştu:

“İkizköy dostları olarak Mustafa Ünver Büke’yi görevi kötüye kullanmaktan CİMER’e şikayet edeceğiz ve gelecekte siyasi iktidar değiştiğinde görevden atılacak ve yargılanacak olan kaymakamların, valilerin listesine birisini daha ekleyeceğiz. Çünkü Milas Kaymakamı görevi kötüye kullanma suçu işliyor. İkizköylülerin 3 gündür suyu kesik. Su kullanım hakkı sıralamasına göre öncelik köylülerde olmasına rağmen kanunlar uygulamaya Kaymakam vasıtasıyla Limak İçtaş Termik Santrali İkizköylülere zulüm ediyor. Havza yönetim planlarının hazırlanması uygulanması ve takibi yönetmeliğine göre su kullanım hakkı sıralaması şöyle: Bir içme ve kullanma suyu, iki çevresel su ihtiyacı yani köylünün bahçe ve hayvanlarını sulama ihtiyacı, dört su ürünleri iletimi, beş enerji ve maden. Yani ilk dördünde su kalacak olursa enerji ve maden üretimi için su kullanılabiliyor ama İkizköy’de Akbelen’de Nihat Özdemir ve İbrahim Çeçen için bu sıralama tersine çevrilmiş durumda. Önce termik santralin suyu veriliyor, köylünün de suyu kesiliyor ve köylüye Nihat Özdemir ve İbrahim Çeçen zulüm ediyor.

“KAYMAKAMIN İLK SUÇU DEĞİL”

Tabii bu bizim az sonra topluca şikayet edeceğimiz Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Büke’nin ilk işlediği suç değil. Biz daha önce 10 Ocak 2022 tarihinde Yeniköy- Kemerköy Termik Santrali’nin hukuka kanuna aykırı patlatmalar nedeniyle Milas Kaymakamlığı’na resmi başvuru da bulunduk. Ancak bununla ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Cevap dahi verilmedi. Oysaki Çevre Kanunu 14. Madde, Türk Ceza Kanunu 183 ve 123. Maddeler ve Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Denetim Yönetmeliği 15 ve 23. Maddeler bu denetimsiz ve köylüyü rahatsız edecek, evlerini kafasına göçertecek şekildeki dinamit patlatmaları yasaklıyor. Dediğimiz gibi AKP’nin yeni Türkiye Yüzyılı, AKP’li hakimler, savcılar, kaymakamlar ve valililer aracılığıyla 5’li çetelerin, yerli işbirlikçilerin, dahili bedhahların Türk köylüsüne zulmettiği yüzyıldır. AKP’nin yeni Türkiye Yüzyılı, budur. Biz az sonra Kaymakam Ünver Büke’yi, CİMER’e görevi kötüye kullanmaktan şikayet edeceğiz. Şu anda CİMER’den hiçbir işlem yapılmayacağını biliyoruz ama kayıtlarda olsun, gelecekte iktidar değişikliğinde bu kanunları uygulamayan ve suç işleyen kaymakamlar, valiler, hakimler ve savcılar hepsi yargılanacaklar. Meslekten atılacaklar. Bunu da burada tarihe not düşelim.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ikizkoyde-termik-santral-nedeniyle-su-kesintisi-yasaniyor/feed/ 0 Banu Parlak’ın güzellik merkezi kurşunlama davasında çiftin tutukluluk hali devam ediyor https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-ciftin-tutukluluk-hali-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-ciftin-tutukluluk-hali-devam-ediyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 23:02:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29350 Sosyal medya fenomeni Banu Parlak’ın güzellik merkezinin kurşunlanmasına ilişkin açılan davada hakim karşısına çıkan Dilan ve Engin Polat çiftinin tutukluluk halinin devamına karar verildi. İstanbul’da gerçekleşen duruşmada çiftin suçlamaları reddettikleri ve olayla ilgilerinin olmadığını savundukları belirtildi.

DURUŞMADA BİR ARAYA GELDİLER

Banu Parlak’a ait güzellik merkezi 1 Ekim 2023 günü saat 02.00 ve 04.30 sıralarında motosikletli şüphelilerce kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında Dilan ve Engin Polat çiftinin de ‘azmettirme’ suçundan cezalandırılması istenen dava bugün Küçükçekmece Adliyesi’nde görüldü. Sanıklar Dilan, Engin ve Sezgin Polat ile müşteki Banu Parlak hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. Duruşmada kimlik tespiti esnasında Engin Polat “aylık ortalama gelirim 200 bin” dedi. Dilan Polat da aylık gelirinin 200 bin TL olduğunu söyledi. Engin Polat duruşma salonunda küçük oğlu ile telefonda konuşup konuşamayacağını sorarak “6 aydır konuşmuyoruz” dedi. Hakim bu talebin üzerine “her türlü temas yasak” dedi.

DİLAN POLAT AĞLAYA AĞLAYA İFADE VERDİ

Dilan Polat savunmasında “Ben Banu Parlak’ı tanırım kendisi 6 yıllık arkadaşım. Küsüp barıştığımız dönemler oluyordu. İş yeri kurşunlanmadan önce işleri konusunda benden yardım, destek istemişti. Ben de kendisine seve seve yardım edeceğimi söyledim. Daha sonra sosyal medyada haberleri görünce haberim oldu. Can güvenliğinin olmadığını ve bizi sorumlu tuttuğuna dair paylaşımlar gördüm. O ana kadar aramızda problem yoktu. İş yerinin kurşunlandığını da basın ve sosyal medyadan öğrendim. Bu sırada yargılandığımız kişilerle de hiçbir bağlantımız yoktur. Daltonlar çetesi eşimi ve beni de tehdit etmiştir. Bununla alakalı mesajlar da mevcut” dedi. Polat savunması sırasında da zaman zaman duygulanarak ağladı.

“CAN DALTON BENİ TEHDİT ETTİ”

Dilan Polat savunmasına şöyle devam etti: “Can Dalton bana ‘Senin namusunu elinden alacağım’ diye mesajlar da iletmişti. Bizi tehdit eden kişilerle aynı dosyada neden yargılanıyoruz bilmiyorum. Gürcistan’a 2018-2019 yıllarında hamilelik dönemimde gittim. Yemek yedim ziyaret ettim döndüm. Sosyal medyada ön planda bir hayat yaşıyorum. Maddi durumumuzun iyi olmasından dolayı farklı yollarla Halil İbrahim Kalkan’ın haraç kesmek istediğini düşünüyorum. Pendik şubemize giderek ‘Tabelaları indirin’ demişti. Çalışanların elinde ses kayıtları da mevcut. Benim Banu Parlak ile husumetim yoktu. Neden böyle bir konuda beni ve ailemi hedef gösterdi anlamıyorum. Dosyada bahsi geçen kimseyi aile üyelerim dışında yani tanımıyorum. Video için de ben sosyal medyada o dönemde aleyhime paylaşımlar yapılıyordu. Çocuklarım ve ailem için. Kafam çok karışıktı herkes saldırı halindeydi. Suçlamayı kabul etmiyorum.”

Dilan Polat müşteki avukatının “Tedbir kararının anasını danasını göreceksin sözlerini kime söylediniz sorusu üzerine” “Benim orada direkt muhatabım yoktu. Kara para aklandığımıza, illegal işler yaptığımıza dair paylaşımlar yapılıyordu. Genel söyledim” dedi.

ENGİN POLAT: BANU PARLAK’I TANIMAM, BİZİM KİMSEYLE ALAKAMIZ YOK

Engin Polat ise savunmasında şunları söyledi: “Banu Parlak’ı tanımam. Görüşmüşlüğüm yoktur. Bir gün sosyal medyada ‘Benim başıma bir şey gelirse Dilan ve Engin Polat sorumludur’ diye açıklamalar yapıyor. Ben de eşime bu kadın senin arkadaşın değil mi neden böyle yapıyor ara kendisi ile görüş dedim. Eşim ‘Ben aramam dedi’ ben de üzerine düşmedim. Ama karım iyi niyetli olarak aramış benim sonradan haberim oldu. O ara çok mesele vardı. Kara para aklama. Onun da gerçek olmadığını yakında göreceğiz. Bu arkadaşın dükkanı kurşunlanmış. Akabinde bizden şikayetçi olmuş. İfadeye çağırdılar gittik. Olay bundan ibaret bizim hiç kimse ile bir alakamız yok.”

“DAVADA YALANCI TANIKLIK YAPIYOR”

“Ben diğer sanıkların olduğunu bu mahkemede öğrendim şu an. Yalancı tanık Halil İbrahim Kalkan, bizi tehdit edip şubelerimizi arayıp Sezgin ve Engin Polat ile görüşeceğim diyerek tehdit ediyordu. Bu daha önceden de başımıza geldi. ‘Onları şöyle yapacağım böyle yapacağım, bu tabelaları indirin bundan sonra burada Dilan Polat yazmayacak Halil İbrahim Kalkan yazacak’ diyormuş. 2-3 ay devam etti. Biz telefon sapığı diye dikkate almadık. Lakin bir gün Pendik şubemize gidip tehditte bulunmuş. Babama ‘bu böyle olmaz gidelim şikayetçi olalım fiziken de üzerimize gelmeye başladı’ dedim. Gayrettepe’ye gidip şikayetçi olduk. Açılan davalar sonucu bu şahıs ceza aldı öyle biliyorum. Bu şahıs ‘ben Sezgin Polat’a 500 bin TL borç verdim bunu almak için arıyorum’ diye kılıf uydurmuş. Bu kılıfına daha sonra Banu Parlak’ı ekledi. Güya Banu Parlak’ın vurulmasını istemişiz karşılığında para teklif etmişiz. Yalancı bir tanıktır.”

“CAN DALTON ÇETESİNİ TANIMAM”

Gürcistan ile hiçbir bağlantısının olmadığını söyleyen Engin Polat, “Bağlantımı bırakın orada olan birini 1 kere bile telefon ile aramadım. Gürcistan’a 4-5 sene evvel 6 aile çift olarak tatile gittik” dedi. Engin Polat devamında “Ben Daltonlar çetesini de tanımam. 2 ay önce gazete okurken öğrendim. Can Dalton daha önce eşimi tehdit etmişti. 2 dükkanım 3 ayrı zaman diliminde kurşunlandı. Ben de bunun üzerine şerefsizler diyerek video paylaştım. Bu adam daha sonra bana yanıt verdi. ‘Bundan sonraki mermi sana’ diye cevap verdi. Bu dosyada iftiraya uğradık. Ticari itibarımız zedelendi. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum. Yalanın ve iftiranın delili olmaz. Ben ve ailemde en ufacık bir delil bulunursa her türlü cezaya razıyım” şeklinde konuştu.

Müşteki avukatının sorusu üzerine Engin Polat “Emirhan Döner diye birini tanımıyorum böyle biri ile görüşmedim. Fatih Gezer benim çocukluk arkadaşımdır. Cezaevinden beni aradı. Medyada dükkanımızın kurşunlandığını görmüş. Bana kendi çabasıyla yardımcı olmaya çalıştı şunu tanıyorum bunu tanıyorum diye ama konuşmada Daltonlar çetesi adı geçmedi” dedi.

İDDİANAMEDEN

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianamede Dilan Polat ile müşteki Banu Parlak arasında husumet bulunduğu belirtildi. Dilan Polat’ın sosyal medya hesabından yayınladığı bir videoda “Tedbir kararının anasını göreceksin, iftiranın danasını göreceksin. Bitti bitti. Sana bu prim fazla bile.Sana daha ne mesajlarım var sıra sıra” şeklinde yaptığı açıklamayla Parlak’a tehdit mesajı gönderdiğine yer verildi. Bu mesajdan kısa bir süre sonra Sezgin, Engin ve Dilan Polat’ın ortak kararıyla, Engin Polat, Banu Parlak’ın işyerine tehdit amaçlı silahlı saldırı düzenlenmesi için Gürcistan ülkesindeki bağlantılarıyla kamuoyunda “Daltonlar çetesi” olarak bilinen suç örgütünün firari yöneticilerinden olan Beratcan ve kardeşi Batın Can Gökdemir ile irtibat kurduğu kaydedildi.

HAPİS CEZALARI İSTENİYOR

İddianamede şüpheliler Barış Boyun, Beratcan Gökdemir ve Batin Can Gökdemir’in hakkında yakalama kararı çıkartıldığı, belirtildi. Barış Boyun, Beratcan ve Batin Can Gökdemir’in ‘Silahlı suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit’, ‘Mala zarar verme’ ve ‘Ruhsatsız silah taşıma’ suçlarından ayrı ayrı toplamda 8 yıl 4 aydan 23 yıla kadar hapsi istendi. Dilan, Engin ve Sezgin Polat için ise ‘Birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit’, ‘Mala zarar verme’ suçlarından toplamda ayrı ayrı 2 yıl 4 aydan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Ayrıca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaları istendi. Diğer 5 sanığın da çeşitli suçlardan değişen oranlarda cezalandırılmaları talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/banu-parlakin-guzellik-merkezi-kursunlama-davasinda-ciftin-tutukluluk-hali-devam-ediyor/feed/ 0
Avrupa Parlamentosu, kadına yönelik şiddetle mücadele yasasını kabul etti https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-yasasini-kabul-etti/ https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-yasasini-kabul-etti/#respond Thu, 25 Apr 2024 01:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29240 Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği (AB) genelinde ilk kez uygulanacak kadına yönelik şiddetle mücadeleyle ilgili yasayı kabul etti.

Kadına yönelik şiddet ile aile içi şiddete karşı ağır cezalar içeren yeni yasa, kadın sünneti ve zorla evlendirmeyi suç kapsamına alıyor.

Yeni yasal düzenleme, siber şiddete karşı daha güçlü mücadele, mağdurlara daha iyi yardım ve tecavüzü önlemeye yönelik adımları içeriyor.

Çarşamba günü Avrupa Parlementosu Genel Kurulu’nda ele alınan yasa, 27’ye karşı 522 oyla kabul edildi. 72 milletvekili de çekimser kaldı.

Yasa hangi düzenlemeleri içeriyor?

Büyük bir çoğunluğun desteğiyle kabul edilen yasa, üye ülkelerde yeterince ele alınmayan, kadınları orantısız şekilde etkileyen belirli şiddet türlerini AB genelinde suç kapsamına alıyor.

Yeni düzenleme ile kadın sünneti ve kadınların zorla evlendirilmeleri yasaklanıyor. Özel bilgilerin ifşa edilmesi ve internet yoluyla işlenen suçlara ilişkin yeni kurallar getiriliyor.

Yasa uyarınca, tecavüzün önlenmesi konusunda “rıza” kavramına kapsamlı bir açıklama getirilirken, internet ve sosyal medya üzerinden yapılan taciz de cezalandırılıyor.

Yeni yasa, şu suçları düzenliyor:

Yasada hangi cezalar öngörülüyor?

Yasa kapsamında, tecavüz tanımı, rıza dışı tüm cinsel eylemleri kapsayacak şekilde genişletiliyor.

Yeni yasada, korkutma, bilinç kaybı, sarhoşluk, uyku, hastalık, bedensel yaralanma veya sakatlık gibi savunmasız durumlar, “rıza dışı eylem” kapsamında değerlendiriliyor.

Kadının sessizliği, sözlü veya fiziksel olarak direnmemesi, faille mevcut ya da geçmişteki ilişkisi gibi etkenlerin, “rızası varmış gibi” ele alınması yasaklanıyor.

Yasada, bireyin rıza göstermiş olmasına rağmen rızasından vazgeçme hakkı da tanınıyor.

Kadına Yönelik Şiddet ile Aile İçi Şiddetin Önlemesi Yasası, tecavüz ve şiddete ilişkin suçlarda 8 – 10 yıl hapis cezası öngörüyor.

Yasa, cinsel saldırı suçları için en az 3 yıl, suçun ağırlaştırıcı nedenler altında işlenmesi halinde ise en 5 yıl hapis cezası verilmesini emrediyor.

Yeni yasayla, bu suçlara ilişkin ağırlaştırıcı nedenler listesi de genişletildi.

Liste, kamu görevlilerine, gazetecilere veya insan hakları savunucularına karşı işlenen suçların yanı sıra, mağdurların cinsiyetlerine, cinsel yönelimlerine, ten renklerine, dinlerine, sosyal kökenlerine veya siyasi inançlarına göre cezalandırmayı da içeriyor.

Mağdurlar için neler öngörülüyor?

Avrupa Parlementosu tarafından kabul edilen yasa, cinsel şiddet mağdurlarına destek konusunda da yeni düzenlemeler içeriyor.

Mağdurlara, sığınma ve barınma ortamı ile kapsamlı sağlık hizmeti sağlanması başta olmak üzere, güvenlik ve refahı artırıcı çeşitli yardımlar sağlanacak.

Yeni düzenlemeyle, şikayetler ve yasal işlemlerin takibi kolaylaştırılacak.

Yasa kapsamında, AB üyesi ülkeler, “rıza dışı cinsel ilişkinin ceza gerektiren bir suç olarak kabul edildiği” konusunda kamuoyunu bilinçlendirecek kampanyalar düzenleyecek.

Yeni yasa ne zaman yürürlüğe girecek?

Yeni yasal düzenleme, AB Resmi Gazetesinde yayımlandıktan 20 gün sonra yürürlüğe girecek.

AB üyesi ülkeler, yeni yasayı 3 yıl içinde hayata geçirmiş olacak.

Yasal düzenlemeye neden ihtiyaç duyuldu?

Avrupa Parlementosu’na göre, kadınlara yönelik şiddet ile aile içi şiddet AB genelinde oldukça yaygın.

AB üyesi ülkelerde her 3 kadından birinin bu durumdan etkilediği tahmin ediliyor.

AB verilerine göre, 2014 yılında her 10 kadından biri cinsel saldırıya uğradığını, her 20 kadından biri ise tecavüze uğradığını bildirdi. Her 5 kadından yaklaşık ikisi de aile içi şiddete maruz kaldığını söyledi.

Avrupa Parlementosu’na göre, son yıllarda da tahminen her 2 genç kadından biri cinsiyete dayalı siber şiddete maruz kalıyor.

Siber şiddet özellikle politikacı, insan hakları savunucuları veya gazeteciler gibi kamusal yaşamda aktif olan kadınları etkiliyor.

AB genelinde cinsel tacize uğrayan kadınların yaklaşık üçte biri iş yerinde şiddete maruz kalıyor.

Bu nedenle de bütün üye ülkelerin, bu konuda daha etkin ve hızlı önlemler alması için kapsamlı bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyduğu savunuldu.

Yasanın kabulüne yönelik tepkiler neler?

Avrupa Parlementosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu eş raportörü Frances Fitzgerald, yasal düzenlemenin kabul edilmesini, “Avrupa’yı dünyada kadına yönelik şiddeti sona erdiren ilk kıta yapmak için atılan ilk adım” olarak değerlendirdi.

Düzenlemeyi, “kadına yönelik şiddeti önleyecek, mağdurları koruyacak ve failleri yargılayacak, böylece bu menfur suçlarla mücadelede bütünsel bir yaklaşım sağlayacak geniş kapsamlı bir yasa” diye tanımlayan Fitzgerald, “Kadına yönelik şiddet ortadan kaldırılmadan eşitlik olamaz; Bu tür suçları işleyenlerin cezasız kalmamasını sağlamalıyız” dedi.

Parlamento Sivil Özgürlükler Komisyonu eş raportörü Evin İncir de, yasanın, “AB genelinde adalet ve eşitlik için bir zafer” olduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-yasasini-kabul-etti/feed/ 0
Konya Valisi Özkan: Huzur ve Düzen İçin Mücadele Kararlılıkla Devam Edecek https://www.haber60.com.tr/konya-valisi-ozkan-huzur-ve-duzen-icin-mucadele-kararlilikla-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/konya-valisi-ozkan-huzur-ve-duzen-icin-mucadele-kararlilikla-devam-edecek/#respond Thu, 25 Apr 2024 00:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29229 Konya’nın Ereğli ilçesinde, huzurun ve düzenin muhafazasına yönelik çalışmaların değerlendirildiği güvenlik toplantısı yapıldı. Konya Valisi Vahdettin Özkan, her türlü suç ve suçlu ile mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini söyledi.

“Huzur Şehri Konya” sloganıyla suç ile mücadele il genelinde kararlılıkla devam ediyor. Konya Valisi Vahdettin Özkan başkanlığında Ereğli’de güvenlik toplantısı yapıldı. Ereğli Kaymakamlığında gerçekleştirilen toplantıda konuşan Vali Vahdettin Özkan, uyuşturucu ile mücadele, organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar, aranan şahıslara yönelik çalışmalar, düzensiz göç ile mücadele ve terör örgütlerine yönelik mücadele başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.

Vali Özkan, gençleri ve geleceğimizi zehirleyen uyuşturucu tacirlerine yönelik operasyonlar ve uyuşturucu ile mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini söyledi. Özkan, Ereğli’de ilk 4 ayda; uyuşturucu ile mücadele kapsamında 163 şahıs hakkında işlem yapılırken, 20 şahsın tutuklandığını, çok miktarda uyuşturucu madde ele geçirildiğini belirtti.

Organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar kararlılıkla sürüyor

Haksız menfaat peşinde suç işleyen, vatandaşların huzuruna kasteden hiçbir yapıya izin verilmeyeceğini belirten Vali Vahdettin Özkan, İçişleri Bakanlığı koordinesinde suç örgütlerine yönelik çalışmaların titizlikle devam ettiğini ifade etti. Özkan, ilçede yapılan operasyonlar sonucu nitelikli yağma, resmi belgede sahtecilik, tefecilik, kasten yaralama, tehdit olaylarına karıştığı tespit edilen 18 şüpheli şahsın cezaevine gönderildiğini söyledi.

Aranan şahıslar toplum içinde rahat dolaşamayacak

Suç işlemiş, yeni suç işleme potansiyeli olan ve toplumsal huzuru tehdit eden aranan şahısların yakalanmasına yönelik operasyonların devam ettiğine değinen Vali Özkan, “Son 4 ayda değişik suç türlerinden aranan 345 şahıs kolluk kuvvetlerince yakalanarak, adli mercilere sevk edilmiştir. 64 şüpheli şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar titizlikle devam etmektedir” şeklinde konuştu.

Düzensiz göç ile mücadelenin etkin bir şekilde devam ettiğini kaydeden Vali Vahdettin Özkan, “Kamu düzeninden taviz vermeyen bir göç yönetimi anlayışı ile düzensiz göçmenlere ve göçmen kaçakçılığı yapan organizatörlere yönelik mücadele etkin bir şekilde devam ediyor. Son zamanlarda da Ereğli’de göçmen kaçakçılığı yapan 1 organizatör gözaltına alındı” dedi.

Ülkenin birlik ve bütünlüğüne yönelik her eylemin karşılığını bulacağını, terör örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini kaydeden Vali Özkan, ilçede 2024 yılında terör faaliyetlerine yönelik 8 işlem gerçekleştirildiğini bildirdi.

“Her türlü suç ve suçlu ile mücadele kararlılıkla devam edecek”

Konya Valisi Vahdettin Özkan, kanunların verdiği yetkiye ve hukukun üstünlüğüne dayanarak, vatandaşların can ve mal güvenliğine tehdit oluşturan her türlü suç ve suçlu ile mücadelenin kararlılıkla devam edeceğine değinerek, “Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için 7/24 esaslı özverili bir çalışma mevcut. ‘Huzur Şehri Konya’ hedefimizin tahakkuku için Ereğli ilçemizde yapılan çalışmaları değerlendirdik, önümüzdeki dönemde de etkin mücadelenin tüm unsurlarıyla devam edeceğini belirtmek isterim” diye konuştu.

Vali Vahdettin Özkan başkanlığında düzenlenen toplantıya, Ereğli Kaymakamı Oğuz Cem Murat, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, İl Emniyet Müdürü Mahmut Karabulut, Ereğli Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Yavuz, İlçe Emniyet Müdürü İsmail Bayrak ve İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Fatih Kurt katıldı. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/konya-valisi-ozkan-huzur-ve-duzen-icin-mucadele-kararlilikla-devam-edecek/feed/ 0
Bursa’da Kadını Alıkoyup Cinsel Saldırıda Bulunan Sanığın Yargılaması Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/bursada-kadini-alikoyup-cinsel-saldirida-bulunan-sanigin-yargilamasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/bursada-kadini-alikoyup-cinsel-saldirida-bulunan-sanigin-yargilamasi-devam-ediyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 00:06:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29201 Bursa’nın Osmangazi ilçesinde evine gelen kadını alıkoyarak, cinsel saldırıda bulunduğu ve silahla yaraladığı, arkadaşını da öldürdüğü iddiasıyla hakkında dava açılan sanığın yargılanmasına devam edildi.

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, hakkında, “kasten öldürme, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetin yoksun kılma, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı silahlı yağma, nitelikli cinsel saldırı ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma, bulundurma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık İlyas Sarıkaya (50) hazır bulundu.

Müşteki F.O. (44), öldürülen Recep Özaslan’ın (47) yakınları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile taraf avukatları da duruşmaya katıldı.

Tanık olarak dinlenen Özkan D, sanığın ağabeyinin arkadaşı olduğunu ve beraber büyüdüklerini anlattı.

Olay ortaya çıkmadan önce sanığın borcunu ödeyeceğini söyleyerek evine çağırdığını dile getiren Özkan D, sonrasında ise kendisiyle ilgili cinsel içerikli görüntüler izlediğini iddia ederek başına silah dayadığını ve öldüreceğini söylediğini ileri sürdü.

Evde müştekiyi yatar halde gördüğünü ancak çekindiği için durumunu soramadığını belirten tanık, sanığın iddia ettiği görüntüyü onun için bulacağını söyleyerek kurtulduğunu, günler sonra polisin müdahalesiyle evde yaşananlardan haberdar olduğunu ifade etti.

Müştekinin annesi A.O. ise 11 yıldır kızıyla beraber yaşadıklarını, kızının olaydan önce oğlunun saatini alıp kaybettiğini ve bulmak için girişimde bulunduğunu anlattı.

Bir gün kızının saati bulmak için biriyle görüşeceğini söylediğini aktaran A.O, sonrasında kızının gittiği evde rehin alındığını ve bir süre haber alamadıklarını dile getirdi.

Daha sonra kızının sanıkla resmini yollayarak evleneceklerini söylediğini belirten A.O, “Bunun usulü var, böyle olmaz, eve gel’ dedim. Kızım ara ara sanığın telefonundan arayarak iyi olduğunu söylüyordu. Yine bir gün kızım arayarak acil paraya ihtiyacı olduğunu söyledi ‘gel al’ dediğimde merdivenden düştüğünü başkasını yollayacağını söyledi. Sanık taksiyle gelip benden para alıp gitti.” diye konuştu.

A.O, başka bir gün kızının sanığın telefonundan gizlice mesaj atarak vurulduğunu, evde ceset olduğunu ve kendisini kurtarmasını istediğini belirten mesaj attığını, bunun üzerine polisle plan yaparak sanığın yakalanmasını sağladıklarını ve kızının kurtulduğunu anlattı.

Cumhuriyet savcısı, sanık hakkında tanık Özkan D’ye yönelik eylemi nedeniyle “konutta silahla yağma” suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını ve tutukluluğunun devamına karar verilmesini talep etti.

Şikayetinin devam ettiğini belirten müşteki F.O, duruşmanın ardından fenalaştı.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, müştekiyle olayın ardından yapılan bir röportajın çözümünün bilirkişi tarafından yapılmasına, sanık hakkında tanık Özkan D’ye yönelik eylemi nedeniyle “konutta silahla yağma” suçundan suç duyurusunda bulunulmasına ve tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Müşteki avukatları Elif Tuba Karakoç Tosun ile Gizem Berceste Olgun, duruşmanın ardından AA muhabirine, müştekinin sağlık durumuna ilişkin kati rapor alınması için gerekli sürenin bekleneceğini ve hakkında bugün dinlenen tanığa yönelik suç duyurusunda bulunulması kararı verildiğini belirterek, sanığın hak ettiği cezayı alacağına inandıklarını ifade etti.

Olay

Bursa’nın Osmangazi ilçesinde 12 Temmuz’da Gasp Büro Amirliğine müracaat eden A.O, kızı F.O’nun mesajla kendisine gizli şekilde ulaşarak İlyas Sarıkaya tarafından alıkonulduğunu ve zor durumda olduğunu belirttiğini bildirerek polisten yardım istemişti.

Sarıkaya’yı, kendisine para vereceğini belirterek çağıran A.O, polisin operasyonuyla yakalanmıştı. Küplüpınar Mahallesi’ndeki eve giren polis ekipleri, haziranda alıkonan F.O’yu silahla yaralanmış halde bulmuştu. Ekipler, Sarıkaya’nın alzaymır hastası annesinin de bulunduğu evde, yine Sarıkaya tarafından tabancayla vurularak öldürülen Recep Özaslan’ın sarılmış haldeki cesedine de ulaşmıştı.

Gözaltına alınan Sarıkaya tutuklanmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-kadini-alikoyup-cinsel-saldirida-bulunan-sanigin-yargilamasi-devam-ediyor/feed/ 0
10 Ekim Gar Katliamı Davasında Verilen Ara Karara Tepki: “Bu Katliam Göz Göre Geldi” https://www.haber60.com.tr/10-ekim-gar-katliami-davasinda-verilen-ara-karara-tepki-bu-katliam-goz-gore-geldi/ https://www.haber60.com.tr/10-ekim-gar-katliami-davasinda-verilen-ara-karara-tepki-bu-katliam-goz-gore-geldi/#respond Wed, 24 Apr 2024 23:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29182 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) – 10 Ekim Ankara Garı Katliamı Davası’nda ara karar verildi. Mahkeme, sanıklara savunma yapmaları için ek süre verirken, henüz bulunamayan sanıkların yakalama durumlarının incelenmesine ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Mahkeme, mağdur avukatlarının da tüm taleplerini reddetti. Bir sonraki duruşma 26 Haziran’a ertelendi.

Ankara Tren Garı’nda 10 Ekim 2015’te IŞİD’in canlı bombalarıyla 104 kişinin katledilmesine ilişkin davanın 24’üncü duruşması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Savcılık tarafından verilen esas hakkındaki mütalaanın ardından sanıklar savunma yaptı. SEGBİS üzerinden mütalaaya karşı savunma yapan sanıklardan Resul Demir, “Bu iddianame çok eksik bir iddianame. Avukatlar yeni gelen delillerin değerlendirilmediğini söylediler. Karşı tarafta olmama rağmen onlara katılıyorum. Suçlu-suçsuz ayrımı yapılmadan insanlar getirildi. Gerçek failleri yargılamadığınız sürece her iki tarafa da zulüm etmiş oluyorsunuz. Onların katili olmayan insanları yargılayarak yalan söylüyorsunuz, bize de siz katilsiniz diyerek yalan söylüyorsunuz” iddiasında bulunarak şunları öne sürdü:

“BU İDDİANAMEYİ HAZIRLAYAN SAVCI YARGITAY’A GİTMEK İÇİN HAZIRLADI”

“En baştan bir iddianame hazırlanması gerek. Burada bir tiyatro yok sirk var. İnsanların önünde şaklabanlık yapıyorsunuz. O insanların ne kadar yaşam hakkı varsa benim de var. Ben iş adamı bir insandım beni katil yaptınız. Bu iddianameyi hazırlayan savcı Yargıtay’a gitmek için bir iddianame hazırladı. Mütalaayı okuyan savcı da onun yolundan gidiyor. Bu dosya kokuyor. Leş gibi kokuyor. Devletin bu dosyayı en baştan ele alması gerekiyor. İki tarafa da ihanet içerisindesiniz. Devlet vazgeçsin bu ihanetten. Orada oturan insanları da anlıyorum canlarını kaybettiler. Ben de annemi kaybetti. Yakınını kaybetmenin ne demek olduğunu bilirim. Ama benim de yaşam hakkım var. Benim çocuklarım bensiz büyüdü. Devlet olarak bunların hepsini elimden aldınız. Adını sanını bilmediğim insanları bana düşman ettiniz. Siz bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız? Benim bir suçum yok. İnternetten öğrendiğim bir olay üstüme kaldı. Yargıtay’daki koltuk uğruna bizim hayatlarımızı mahveden Ramazan Dinç, 9 klasörü sakladı, delilleri kararttılar, hayatı kararan biz olduk. Burada ya da diğer dünyada buradaki mazlumların ahı senden ya da çocuklarından çıkacak. Erman Ekici’nin emir aldığı belge benim beraat belgemdir. Benim bu davada beraat edilip üstüne tazminat almam gerekirdi. Allah’ın laneti tüm zalimlerin üstüne olsun.”

“BİZİ KATİLLER OLARAK LANSE ETTİNİZ, SUÇLAMALARIN HİÇBİRİNİ KABUL ETMİYORUM”

Tutuklu sanık Erman Ekici, mütalaaya karşı savunma yapmak için ek süre istedi ve Yakub Şahin’in dinlenilmesini istedi. Mütalaaya dair karşı savunma yapmak için ek süre isteyen tutuklu sanık İbrahim Halil Alçay da “Bu örgütlerin yurt dışındaki kaplarına gitmemişiz, nasıl üye oluyoruz o zaman? Türkiye’deki hücrelerine de gitmemişiz. Nasıl üye olabiliyoruz? Biz bu ülkenin vatandaşı değilmişiz gibi davrandınız. Katiller olarak lanse ettiniz bizi. Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. 9 yıldır siz bizi yargılayıp insanlara da ‘bakın yargıladık’ demek için bu işte devletin tüm organize ettiği kişiler bizim lehimize olan belgeleri hiç kullanmadılar. Şu giydiğiniz cübbenin, uyacağım dediğiniz yasanın sizde bir kırıntısı varsa açık bir delille suçlanılsın. Hayatımda hiç görmediğim, tanıdığım insanları sanki öldürmüşüm gibi iftira attınız. Allah’ın huzurunda tekrar görüşeceğiz” iddialarını dile getirdi.

BİR SONRAKİ DURUŞMA 26 HAZİRAN’DA

Daha sonra Mahkeme ara kararını açıkladı. Mahkeme sanıklara savunma yapılmaları için ek süre verirken, henüz bulunamayan sanıkların ise yakalama durumlarının incelenmesine ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 26 Haziran saat 10.00’a ertelendi.

AVUKAT MEHTAP SAKİNCİ: “KATLİAM GÖZ GÖRE GÖRE GELMİŞTİR”

Duruşmanın ardından 10 Ekim Barış Derneği tarafından açıklama yapıldı. Mahkemenin verdiği ara kararı değerlendiren katliamda eşi Avukat Uygar Coşgun’u yitiren 10 Ekim Barış Derneği Genel Başkanı, Avukat Mehtap Sakinci, şöyle konuştu:

“Bugün ilk defa birşey öğrendik. Sizin de blldiğiniz üzere 10 Ekim yargılaması kapsamında ceza dosyası ile ilgili Kasım 2016’dan bu yana devam eden bir adalet mücadelemiz vardı. Bu adalet mücadelemiz kapsamında özellikle Gaziantepilindeki pek çok dosyayı, kaydı, belgeyi bu dosyaya ana dosyaya kazandırtamıyorduk. Bütün taleplerimiz reddediliyordu. Bugün iki canlı bombanın getirtilmesinde eskortluk eden dosya sanıklarından biriyle ilgili katliamdan 3 gün önce aslında teknik takibin başlatıldığı, hem de Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir teknik takip kararıyla takibe alındığını öğrenmiş olduk. Bu bilgilere getirtilmeyen Antep’teki soruşturma dosyalarının incelenmesi sonucunda ulaşıyoruz. 9 yıl sonra öğrendiklerimiz bizim kanımızı donduracak mahiyette. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en büyük sivil katliam olarak adlandırılan ve 104 insanın canına mal olan ve Türkiye’deki emek, barış, demokrasi bileşenlerinin tamamının zarar gördüğü bu katliamda asıl fail Yakub Şahin katliamdan 3 gün önce teknik takibe alınıyor. Yani bu katliam önlenebilecekken önlenilmemiş bir katliamdır, bu katliam göz göre gelmiştir ve bu katliam kapsamında geride kalanların adalet mücadelesi bu ülkede gerçekten zoru başarıyor.”

AVUKAT İLKE IŞIK: “BU KATLİAM ENGELLENEBİLECEKKEN ENGELLENMEMİŞTİR”

Sakinci’nin ardından açıklamalarda bulunan mağdur avukatlarından İlke Işık ise şunları kaydetti:

“10 Ekim günü barış için gelenlere yapılmış bir saldırı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve bu ülkenin insanlığa karşı suça ilişkin tek yargılaması da halen bu dava da devam etmektedir. Mütalaa bugün bunu yok saymıştır. Bir kez daha tekrar ediyoruz. 10 Ekim Ankara Gar katliamı anayasal düzene karşı işlenmiş bir suç değildir, insanlığa karşı işlenmiştir. IŞİD’in kendisi gibi olmayan herkese yönelttiği katliamlardan, saldırılardan biridir. Bunu içermeyen mütalaayı asla kabul etmiyoruz. Bu adalet değil. Bize söylenenler gerçek sorumlulara işaret etmiyor. Geldiğimiz aşamada bu katliam önlenebilecekken önlenmemiş, engellenebilecekken engellenmemiş ve pek çok kamusal sorumlunun sorumluluğu dahilinde gerçekleşmiş bir katliamdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/10-ekim-gar-katliami-davasinda-verilen-ara-karara-tepki-bu-katliam-goz-gore-geldi/feed/ 0
İzmir’de Öğretmen Taciz İddiasıyla Soruşturma Başlatıldı https://www.haber60.com.tr/izmirde-ogretmen-taciz-iddiasiyla-sorusturma-baslatildi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-ogretmen-taciz-iddiasiyla-sorusturma-baslatildi/#respond Wed, 24 Apr 2024 08:33:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29103 İzmir’in Bayındır ilçesinde görev yapan bir öğretmen hakkında, 12 yaşındaki kız çocuğunu taciz ettiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Öğretmen soruşturma nedeniyle görevden açığa alınırken, çocuğun ailesi öğretmenden şikayetçi oldu. Öte yandan öğretmen hakkında, 8 yıl önce görev yaptığı Bayraklı ilçesindeki bir okulda da soruşturma açıldığı öne sürüldü.

Bayındır ilçesindeki bir ortaokulda öğrenim gören 12 yaşındaki N.T., iddiaya göre okulda görev yapan Fen Bilgisi Öğretmeni F.Ş. (53) tarafından şiddete maruz kaldığını ve taciz edildiğini ailesine söyledi. Babasının gözetiminde halaları ile yaşayan N.T.’nin durumu bildirmesi üzerine aile, öğretmen hakkında suç duyurusunda bulundu.

Daha önce de aynı suçtan soruşturma geçirmiş

N.T.’yi taciz ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunan aile, Fen Bilgisi Öğretmeni F.Ş.’nin 8 yıl önce benzer suçlamayla soruşturma geçirdiğini öğrendi. F.Ş.’nin Bayraklı ilçesindeki bir ortaokulda da taciz suçlamasıyla hakkında soruşturma açıldığı, daha sonra da görev yeri değişikliği yapılarak Bayındır ilçesindeki okula tayin edildiği öğrenildi.

Açığa alındı, soruşturma sürüyor

Yapılan suç duyurusunun ardından ifadesi alınmak üzere emniyete götürülen F.Ş., buradaki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından serbest bırakıldı. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü de, suçlamanın ardından olayla ilgili inceleme başlatıldığını ve soruşturma nedeniyle F.Ş.’nin açığa alındığını bildirdi.

“Olayın peşini asla bırakmayacağız

N.T.’ye bebekliğinden itibaren bakan ve birlikte yaşadıkları kuzeni Elif Özsüer, olayın peşini bırakmayacaklarını söyledi. Özsüer, “N.T., bebekliğinden itibaren bizimle ve ona biz bakıyoruz. 5 Nisan günü öğretmenine soru sorarken kuzenim öğretmeni tarafından şiddete ve tacize maruz kalıyor. Öğretmenin o gün okulda dersi olmamasına rağmen okulda bulunduğunu öğrendik. Öğretmen tokat attıktan sonra kuzenimin arkasına geçerek kendisini taciz etmiş. Kuzenim bunu daha sonra bize anlattığında da önce okula gidip öğretmeniyle görüşmek istedik; ardından da suç duyurusunda bulunduk. Daha sonra yaptığımız araştırmada, öğretmen F.Ş.’nin Bayraklı’da da benzer bir olay yüzünden soruşturma geçirdiğini, daha sonra Bayındır’a tayin edildiğini öğrendik. Öğrencileriyle sürekli yakınlaşan, elle temas eden bir öğretmen olduğunu öğrendik ve biz bu adamın başka bir yerde görev yapmasını istemiyoruz. Gerekli suç duyurusunda da bulunduk ve olayın peşini bırakmayacağız” dedi.

“Tutuklanmasını istiyoruz”

N.T.’nin eniştesi Anıl Yavuz Özsüer ise F.Ş.’nin tutuklanmasını istediklerini belirterek, “Biz ailesi olarak bu işin peşini asla bırakmayacağız. Duyduğum ilk dakika itibariyle zaten bütün ailemiz çökmüş durumda. N.T., bizim çocuğumuz gibidir. Bu durumu ilk esnada kendisinden duyduğumuz zaman okula gidip bir araştırmada bulunduk. Zaten öğretmenin daha önce farklı aynı sebeplerden dolayı başka bir okuldan bu okula sürgün edildiğini öğrendik. Bu zaten bizim için daha çok acı veren bir durum. Yarın öbür gün bu durumun başka bir çocuğun başına da gelme riskini de taşıyor. Benim sadece anlamadığım bir nokta var; hala neden bu şekilde dosyası açık olmasına rağmen bu kişinin dışarıda serbest bir şekilde, geziyor. Biz devletimizden destek bekliyoruz bu konu hakkında. En yakın zamanda da çözülmesini istiyoruz. Uyku uyuyamıyoruz çünkü. Bize iftira diyor ancak, daha önceki olayda mı iftiraydı? Biz bu öğrencilerin, mağdur olan öğrencilerin hepsinin arkasındayız ve peşini asla bırakmayacağız” açıklamasında bulundu.

“Adalet yerini bulacak”

Olayla ilgili açıklama yapan öğretmen F.Ş. de, “Şu anda soruşturma aşamasında olan bir konu ile ilgili herhangi bir açıklama yapmamın doğru olmaz. Olay netleştikten ve adli ve idari soruşturmalar tamamlandığında adaletin yerini bulacağına olan inancımızı dile getirmek isteriz” sözlerine yer verdi. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-ogretmen-taciz-iddiasiyla-sorusturma-baslatildi/feed/ 0
İçişleri Bakanı: ‘SİBERGÖZ-33’ ve ‘SİBERGÖZ-34’ Operasyonlarında 63 Şüpheli Yakalandı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-33-ve-sibergoz-34-operasyonlarinda-63-supheli-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-33-ve-sibergoz-34-operasyonlarinda-63-supheli-yakalandi/#respond Wed, 24 Apr 2024 06:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29089 (ANKARA) – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, emniyet güçleri tarafından 5 ilde nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve çocuk müstehcenliği suçlarına yönelik düzenlenen “SİBERGÖZ-33” operasyonlarında 16 şüphelinin, 11 ilde ise nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik düzenlenen “SİBERGÖZ-34” operasyonlarında 47 şüphelinin yakalandığını duyurdu.

İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada göre, 5 ilde, nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve çocuk müstehcenliği suçlarına yönelik jandarma tarafından düzenlenen “SİBERGÖZ-33” operasyonlarında 16 şüphelinin yakalandığını bildirdi. Yerlikaya, 11 ilde nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen “SİBERGÖZ-34” operasyonlarında ise 47 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Yerlikaya’nın, “SİBERGÖZ-33” operasyonlarına ilişkin açıklaması şöyle:

“5 ilde ‘Nitelikli Dolandırıcılık’, ‘Yasa Dışı Bahis Bahis’ ve ‘Çocuk Müstehcenliği’ suçlarının bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesine yönelik jandarma tarafından düzenlenen ‘SİBERGÖZ-33’ operasyonlarında 16 şüpheli yakalandı. Kara Vatan’da olduğu gibi Siber Vatan’da da sanal devriyelerimiz suç ve suçlularla mücadele etmek için 7 gün 24 saat görevlerinin başında! Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Mersin, İstanbul, Hakkari, Tekirdağ ve Niğde İl Jandarma Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda;

Mersin İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; çevrimiçi yasa dışı bahis sitesi üzerinden yasa dışı bahis oynatarak vatandaşlarımızı mağdur edip haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 5 şüpheli yakalandı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Çocuk Koruma Programı (ÇKP) Raporuna istinaden yapılan çalışmalar sonucu; çocukların müstehcen görüntülerini internet siteleri üzerinden indirdiği, depoladığı ve farklı internet sitelerinde yayınlamaya çalıştığı tespit edilen 3 şüpheli yakalandı. Hakkari İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; çevrimiçi yasa dışı bahis sitesi üzerinden yasa dışı bahis oynatarak haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 3 şüpheli yakalandı. Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; İnternet üzerinden çocuklar dahil herkesin görebileceği şekilde müstehcen görüntüler paylaştığı tespit edilen 2 şüpheli yakalandı. Niğde İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; Instagram ve Facebook üzerinden sayfalara yorum yapan şahıslarla mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla müstehcen görüntülerinin kayıtlarını kullanıp, para toplayarak 2 milyon TL haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 3 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar sonucunda; şüphelilerinin banka hesaplarında ilk belirlemelere göre 18 Milyon 500 bin TL para hareketliliği olduğu tespit edildi. Operasyonlar sonucu: 18 adet cep telefonu, 13 adet bilgisayar, çok sayıda sim kart, taşınabilir bellek, CD, kamera ve Çok miktarda Türk Lirasına el konuldu.”

Yerlikaya’nın “SİBERGÖZ-34” operasyonlarına ilişkin paylaşımı ise şöyle:

“11 ilde ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’ suçlarını işleyen şahıslara yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen ‘SİBERGÖZ-34’ operasyonlarında 47 şüpheli yakalandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; Kocaeli, Adana, İstanbul, Samsun, Gaziantep, Mersin, İzmir, Denizli, Düzce, Ordu ve Bursa’da düzenlenen ‘SİBERGÖZ-34’ operasyonlarında şüphelilerin;

Facebook Marketplace isimli e-ticaret platformundan “Konteyner, Elektrikli Araba vb.” ilanı verdikleri, iletişime geçtikleri vatandaşlardan ‘Ürün Bedeli’ adı altında para talep ederek haksız kazanç sağladıkları tespit edildi. Operasyonlar sonucu, çok sayıda dijital materyale el konuldu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-sibergoz-33-ve-sibergoz-34-operasyonlarinda-63-supheli-yakalandi/feed/ 0
Eski bir başkan ve porno yıldızı: Trump-Daniels davası neden önemli? https://www.haber60.com.tr/eski-bir-baskan-ve-porno-yildizi-trump-daniels-davasi-neden-onemli/ https://www.haber60.com.tr/eski-bir-baskan-ve-porno-yildizi-trump-daniels-davasi-neden-onemli/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:42:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28799 Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın, porno yıldızı Stormy Daniels’a 2016’da yaptığı 130 bin dolarlık ödemeyi örtbas etmek için kayıtlarda tahrifat yapmakla suçlandığı dava, bugün New York’ta başlıyor.

Süreçle birlikte Trump ABD tarihinde bir ceza davasında yargılanan ilk eski ABD Başkanı olacak.

77 yaşındaki Trump, suçlu bulunması halinde dört yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir. Ancak hapis cezasından kurtulma ihtimali de bulunan Trump, bunun yerine para cezasına da çarptırılabilir.

Trump, hakkındaki suçlamaları reddediyor ve suçsuz olduğunu savunuyor.

Kasım ayında seçime gidecek ABD’de Trump, Cumhuriyetçilerin Başkan aday adaylarından birisi. Trump bu tarihi dava nedeniyle, seçimden aylar önce hüküm giymiş bir suçlu haline gelebilir.

Bu tarihi davayla ilgili bazı kilit soruları ve yanıtlarını derledik.

Stormy Daniels kim?

Gerçek ismi Stephanie Clifford olan Stormy Daniels, 1979 yılında Louisiana eyaletinde doğdu.

Daniels, porno sektöründe ilk oyuncu olarak çalışmaya başladı, 2004 yılından sonra da senaryo yazmaya ve film yönetmeye başladı.

Stormy Daniels ismi, Mötley Crüe müzik grubunun bas gitaristi Nikki Sixx’in kızı Storm ile viski markası Jack Daniels’dan geliyor.

Daniels ayrıca The 40-Year-Old Virgin ve Knocked Up filmleri ile Maroon Five grubunun Wake Up Call şarkısının müzik videosunda konuk oyuncu olarak yer aldı.

2010 yılında Louisiana’da ABD Senato koltuğuna aday olmayı düşünen Daniels, daha sonra adaylığının ciddiye alınmadığı gerekçesiyle geri çekilme kararı almıştı.

Trump’a karşı iddiaları ne?

İkisinin tanışıklığı 2006’ya kadar geri gidiyor.

Daniels, Trump ile California ve Nevada arasında bulunan Tahoe Gölü’ndeki bir tatil beldesinde, golf turnuvası sırasında tanıştığını söylüyor.

2011’de In Touch Weekly dergisine verdiği bir röportajda Daniels, Trump’ın kendisini yemeğe davet ettiğini ve onunla otel odasında buluştuğunu anlatıyor.

Daniels’ın bu röportajının tamamı 2018 yılına kadar yayımlanmadı.

Röportajda Daniels, “Koltukta uzanmış televizyon izliyordu. Pijama giyiyordu” diyor.

Daniels ikisinin ilişki yaşadığını iddia ederken Trump’ın avukatı bu iddiayı “şiddetli bir şekilde” reddediyor.

Eğer Daniels’ın anlattıkları doğruysa, iddiaya konu olan olay, Trump’ın en küçük çocuğu Barron’un doğumundan sadece dört ay sonra yaşanmış olabilir.

Mart 2018’de bir televizyon kanalına verdiği röportajda Daniels, ilişki hakkında sessiz kalmak için tehdit edildiğini aktardı.

Daniels, In Touch Weekly röportajını kabul ettikten kısa bir süre sonra, Las Vegas’taki bir otoparkta bir adamın kendisine yaklaşıp, “Trump’ı rahat bırakmasını” söylediğini iddia etti.

Bu iddialar neden yeniden gündeme geldi?

Ocak 2018’de Wall Street Journal, 2016 yılında Trump’ın avukatı Michael Cohen’in Daniels’a sessiz kalması için 130 bin dolar ödediğine dair bir haber yayımladı.

Wall Street Journal’ın iddiası doğruysa bu olay, Trump’ın kazandığı ABD başkanlık seçiminden bir ay önce yaşandı.

Haberde söz konusu ödemenin Daniels ile konuyu kamuya açık şekilde konuşmamasına yönelik yapılan bir gizlilik anlaşmasının parçası olduğu belirtildi.

Peki bu yasadışı mıydı?

Ödeme tek başına yasadışı değil.

Ancak Trump’ın Cohen’e yaptığı ödeme, yasal ücret olarak kayda geçirildi.

Savcılar bunun resmi kayıtlarda sahtecilik olarak yorumlanabileceğini ve suç teşkil edebileceğini savunuyor.

Savcılar ayrıca bunun seçim yasasını çiğnediğini de iddia edebilir çünkü Trump’ın Daniels’a yaptığı ödemeleri saklama girişimi, seçmenlerin porno yıldızıyla ilişkisi olduğunu bilmesini istememesinden kaynaklanıyordu.

ABD yasalarına göre, bir suçu örtbas etmek daha ciddi bir suçlama sayılıyor.

Avukatlar kendilerine veya Trump’a yaklaşmakta olan bir iddianameyle ilgili önceden bilgilendirme yapılmadığını söyledi.

2018 yılında Michael Cohen, Trump’ın 2016 yılındaki başkanlık kampanyası sırasında Daniels’a ve bir başka kadına yapılan ödemeler ile kampanya finansmanı ihlalleri ve birtakım diğer suçlamalarla hapis cezasına çarptırılmıştı.

Stormy Daniels’ın da savcılarla görüştüğü belirtiliyor.

Süreçten neler bekleniyor?

Davanın Trump’ın eski avukatı Michael Cohen üzerinden ödeme etrafında şekillenmesi bekleniyor.

Davada 57 yaşındaki Cohen’in, Trump ile yaşadığı iddia edilen ilişki hakkında sessiz kalması karşılığında Daniels’a 130 bin dolar ödeme yapmaya yönlendirildiği yer alıyor. Savcılar ise bunu 2016 seçimlerini “yasadışı bir şekilde etkileme” girişimi olarak tanımlıyor

ABD’de sus payı ödemeleri yasa dışı değil. Ancak Manhattan Bölge Savcılığı, Trump’ın Cohen’e yaptırdığı ödemeyi yasal giderler olarak uygunsuz bir şekilde kaydederek suç işlediğini iddia ediyor.

Trump toplamda 34 kez birinci dereceden ticari kayıtlarda tahrifat yapmakla suçlanıyor. Bir karara varılması için 12 jüri üyesinin de Trump’ın belirli bir suçlamadan suçlu ya da suçsuz olduğu konusunda hemfikir olması gerekiyor.

Manhattan’daki duruşmada Cohen, Daniels ve Trump’ın skandal nedeniyle hapse giren kişisel avukatı da dahil olmak üzere birçok kişinin ifade vermesi bekleniyor.

Peki bu süreç neden önemli?

Trump’ın destekçileri, eski başkanın geçmişteki davranışlarını ve kadınların kendisine yönelttiği suçlamaları büyük ölçüde geçiştirdi.

BBC Kuzey Amerika Muhabiri Anthony Zurcher’a göre Trump hakkında bir iddianame düzenlenmesi hatta mahkumiyet alması Trump’ı başkanlık yarışından alıkoymak için yeterli olmayabilir.

Zurcher, ” Hatta ABD yasalarında, suçlu bulunan bir adayın hapisteyken bile başkanlık için kampanya yürütmesini ve başkan olarak görev yapmasını engelleyen hiçbir şey yok. Ancak Trump’ın tutuklanması elbette başkanlık kampanyasını zorlaştırır” diyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/eski-bir-baskan-ve-porno-yildizi-trump-daniels-davasi-neden-onemli/feed/ 0
61 sanığın yargılanması devam ediyor! Ayhan Bora Kaplan’a TRT binası önündeki Soylu ile fotoğrafları soruldu https://www.haber60.com.tr/61-sanigin-yargilanmasi-devam-ediyor-ayhan-bora-kaplana-trt-binasi-onundeki-soylu-ile-fotograflari-soruldu/ https://www.haber60.com.tr/61-sanigin-yargilanmasi-devam-ediyor-ayhan-bora-kaplana-trt-binasi-onundeki-soylu-ile-fotograflari-soruldu/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:54:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27682 Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturmada haklarında dava açılan sanıkların yargılanması devam ediyor. Yargılamanın dünkü duruşmasına katılan, ancak savunma yapmayan sanık Ayhan Bora Kaplan, bugünkü duruşmada savunma yapmaya başladı.

“DEVLET GÖREVLİLERİNİ SUÇLAMAMI BEKLİYORLAR”

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile TRT Binası önündeki ağır silahlı fotoğraflarının sorulmasına Kaplan, “Devlet görevlilerini suçlamamı bekliyorlar. Ben bu sorunun cevabını burada veremem. Özel size söyleyebilirim. Çünkü hemen internete düşüyor burada söylediklerim. Bunun için de önlem almanız gerek” yanıtını verdi.

61 SANIĞIN YARGILANMASI DEVAM EDİYOR

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturmada haklarında dava açılan 28’i tutuklu 61 sanığın yargılanmasına Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi’nde devam ediliyor. Davanın dünkü duruşmasında sanıklardan Ali Dönmez, Barış Kurt, Ali Şallı, Arif Buğra Meşen, Cemil Kumaşcıoğlu Emir Akyol, Ersoy Yahya ve Ferit Çelik de suç örgütüne üye olmadıklarını ve suçsuz olduklarını savunarak, beraat talebinde bulunmuştu.

“GÖZALTINDA İŞKENCE” İDDİASI

Kaplan, bugünkü duruşmada, “Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum” diyerek savunmasına başladı. Sanık Kaplan, “Kaçarken yakalandığım söylendi. Kaçacak insan iki gün önce tarifeli uçak bileti alır mı, geri zekalı mı? Kaçacak adam kendi pasaportu, kendi arabasıyla gider mi?” dedi. Gözaltına alındığı sırada yere yatırılmasının da tamamen şov amaçlı olduğunu ileri süren Kaplan, gözaltı sürecinde polislerin kendisine işkence yaptığını öne sürdü ve “Gelen giden polis ‘Lan sen misin Bora Kaplan?’ diye tekme attı” iddiasında bulundu.

“DEVLET GÖREVLİLERİNİ SUÇLAMAMI BEKLİYORLAR”

Mahkeme Başkanı’nın, “TRT’ye gittiğinizde nereden buldunuz uzun namlulu silahları?” sorusuna Kaplan, “Devlet görevlilerini suçlamamı bekliyorlar. Ben bu sorunun cevabını burada veremem. Özel size söyleyebilirim. Çünkü hemen internete düşüyor burada söylediklerim. Bunun için de önlem almanız gerek” yanıtını verdi.

“AĞZINDA HASTALIK VAR” İDDİASI

Erkan Doğan’ı alıkoyarak iki gün boyunca şiddet uygulamadığını öne süren Kaplan, “Bu adamı günlerce eziyet etme gibi bir durum olamaz. Doktor dahi çekse dişlerini kan kaybından ölür adam. O kadar işkence gördüyse nasıl iple sarkıtarak aşağı inip kaçıyor? Adamda zaten hastalık varmış. Bir tokat vurulduğunda dişleri dökülecek bir hastalığı varmış. Biz fazla ceza alalım diye o kadar abartmış ki ifadesini inandırıcılığını yitirmiş. Bu suçlamaları asla kabul etmiyorum” dedi.

“MAHFUZ TATAR’I TANIMAM ETMEM”

Ardından Mahfuz Tatar cinayetine dair savunma yapan Kaplan, “Ben tanımam etmem, şaşkınlık içerisindeyim. Onca emek verdiğim, masraf verdiğim eğlence mekanı Tren’in açılışının ikinci gününde 29 Eylül’de yaşanmıştır bu olay. Açılıştan bir gün sonra yorulduğum için gelmeyeceğim dedim. Konserin olduğu gün evime gittim, yattım dinlendim. Mahfuz Tatar’ın geldiğinden haberim yoktur. Ben kapıda karşılama değilim ki her geleni göreyim. İçerisi de loştur benim dışarıyı görme imkanım yoktur. 2-3 mekan gezdikten sonra gelmişler Mahfuz Tatarlar zaten geldiklerinde alkollülermiş” diye konuştu.

“TELEFONUMU UMUT ÇABUK’A BIRAKIRIM GENELDE”

Telefonunu genelde Umut Çabuk isimli kişiye bıraktığını ifade eden Kaplan, “Önemli günlerde telefonumu. Cinayet öncesinde de Umut Çabuk ile birlikte telefonumun baz verdiğimi göreceksiniz. İnsanlar da millete hava atmak için sürekli beni arıyor ‘dur o mekanın sahibi benim tanıdığım’ diyerek. Öte yandan ben konserin önemli yerlerinde eşime dostuma yer arıyorum bazen de çatışma çıkıyordu bu yüzden. Ben de telefonumu bu yüzden Umut Çabuk’a bırakıyordum” dedi.

“MAHFUZ’UN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ GECE BEN ORDA DEĞİLDİM”

“Mahfuz öldürüldüğü gece ben orada değildim” diyen Kaplan, “Ama orada gördüğünü söyleyen tanık var?” sorusunu soran Mahkeme Başkanı’na “Onunla ilgili de konuşacağım” dedi. “Daha önce neden telefonunun Umut Çabuk’ta olduğunu hiç söylemedin?” diye soran Mahkeme heyeti başkanına “Neden söyleyeyim ki efendim ben desem Umut Çabuk hakkında da pek çok şey söylenecekti. Küfürleşmeden kaynaklı meydana gelen olayı benim üstüme yıkmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/61-sanigin-yargilanmasi-devam-ediyor-ayhan-bora-kaplana-trt-binasi-onundeki-soylu-ile-fotograflari-soruldu/feed/ 0
Donald Trump, New York’ta başlayacak olan dava ile ABD tarihinde bir ceza davasında yargılanan ilk eski ABD Başkanı olacak https://www.haber60.com.tr/donald-trump-new-yorkta-baslayacak-olan-dava-ile-abd-tarihinde-bir-ceza-davasinda-yargilanan-ilk-eski-abd-baskani-olacak/ https://www.haber60.com.tr/donald-trump-new-yorkta-baslayacak-olan-dava-ile-abd-tarihinde-bir-ceza-davasinda-yargilanan-ilk-eski-abd-baskani-olacak/#respond Mon, 15 Apr 2024 04:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27425 Donald Trump’ın, ABD tarihinde bir ceza davasında yargılanan ilk eski ABD Başkanı olacağı dava Pazartesi günü New York’ta başlıyor.

Trump, 2016 seçimlerinden kısa bir süre önce eski porno film yıldızı Stormy Daniels’a yaptığı ödemeyi örtbas etmek için kayıtlarda tahrifat yapmakla suçlanıyor.

77 yaşındaki Trump, suçlu bulunması halinde dört yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir. Ancak hapis cezasından kurtulma ihtimali de bulunan Trump, bunun yerine para cezasına da çarptırılabilir.

Trump, hakkındaki suçlamaları reddediyor ve suçsuz olduğunu savunuyor.

Kasım ayında seçime gidecek ABD’de Trump, Cumhuriyetçilerin Başkan aday adaylarından birisi. Trump bu tarihi dava nedeniyle, seçimden aylar önce hüküm giymiş bir suçlu haline gelebilir.

Harvard Üniversitesi Kennedy School’da tarih ve kamu politikası profesörü olan Alex Keyssar, “Bu eşi benzeri görülmemiş bir durum. Bununla uzaktan yakından kıyaslanabilecek hiçbir şey olmadı” değerlendirmesini yaptı.

Pazartesi günü jüri seçimiyle başlayacak olan davanın altı-sekiz hafta arasında sürmesi bekleniyor.

Davanın Trump’ın eski avukatı Michael Cohen üzerinden ödeme etrafında şekillenmesi bekleniyor.

Davada 57 yaşındaki Cohen’in, Trump ile yaşadığı iddia edilen ilişki hakkında sessiz kalması karşılığında Daniels’a 130 bin dolar ödeme yapmaya yönlendirildiği yer alıyor. Savcılar ise bunu 2016 seçimlerini “yasadışı bir şekilde etkileme” girişimi olarak tanımlıyor

ABD’de sus payı ödemeleri yasa dışı değil. Ancak Manhattan Bölge Savcılığı, Trump’ın Cohen’e yaptırdığı ödemeyi yasal giderler olarak uygunsuz bir şekilde kaydederek suç işlediğini iddia ediyor.

Trump toplamda 34 kez birinci dereceden ticari kayıtlarda tahrifat yapmakla suçlanıyor. Bir karara varılması için 12 jüri üyesinin de Trump’ın belirli bir suçlamadan suçlu ya da suçsuz olduğu konusunda hemfikir olması gerekiyor.

Manhattan’daki duruşmada Cohen, Daniels ve Trump’ın skandal nedeniyle hapse giren kişisel avukatı da dahil olmak üzere birçok kişinin ifade vermesi bekleniyor.

Trump, jürili duruşmanın ertelenmesi ve ağırlıklı olarak Demokratlardan oluşan Manhattan’dan taşınması için bazı girişimlerde bulundu ancak başarısız oldu.

Trump’ın davayı defalarca siyasi amaçlı olarak nitelendirdi. Hakim ise Trump’ı tanıklar da dahil olmak üzere davayla ilgili kişiler hakkında kamuoyu önünde yorum yapmasını yasaklayan bir yayın yasağı kararına imza attı.

Trump, internet üzerinden hakimin kızını hedef alınca, yayın yasağının süresi de uzatıldı.

Trump ekibi yayın yasağının anayasaya aykırı olduğunu ve ifade özgürlüğü haklarını ihlal ettiğini savundu.

Bu ceza davası Donald Trump’ın bu yıl karşı karşıya olduğu dört davadan biri. Ancak 2024 seçimlerinden önce gerçekleşecek tek duruşma olabilir.

Trump, suçlu bulunsa bile, uzmanlar hapse girme ihtimalinin düşük olduğunu söylüyor. Hapse girse bile ABD yasalarına göre hala başkan olarak görev yapabilir.

Ancak Keyssar, Trump’ın mahkumiyetinin, ilk kez bir suçlunun büyük bir partinin başkan aday adayı anlamına geleceğini söyledi.

“Bu konuda dikkat çekici olan şey, seçmenlerin önemli bir bölümünü rahatsız etmiyor gibi görünmesi” diyen Keyssar, Trump’ın popülaritesinin suç iddianamelerinin bir sonucu olarak zarar görmediğini belirtti.

Trump neyle suçlanıyor?

2016 yılında porno yıldızı Stormy Daniels farklı medya kuruluşlarını arayarak Donald Trump ile 2006’da yaşadığını iddia ettiği ilişkinin görüntülerini satmayı teklif etti.

Trump’ın avukatı Michael Cohen, Daniels’in sessiz kalması için ona 130 bin dolar ödedi.

Bu yasadışı değildi. Ancak Trump’ın Cohen’e yaptığı ödeme yasal ücretler olarak kayda geçirildi. Savcılar bunun resmi kayıtlarda sahtecilik olarak yorumlanabileceğini ve bir suç teşkil edebileceğini savunuyor.

Savcılar bunun seçim yasasını çiğnediğini de iddia ediyor. Çünkü Trump’ın Daniels’a yaptığı ödemeleri saklama girişimi, seçmenlerin porno yıldızıyla ilişkisi olduğunu bilmesini istememesinden kaynaklanıyordu.

Yanlış kayıt yaparak bir suçu örtbas etmek daha ciddi bir suçlama sayılıyor.

Geçmişte siyasetçileri, seçim kampanyası finansmanı ile kişisel harcamaları arasındaki sınırı aşmakla suçlama girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/donald-trump-new-yorkta-baslayacak-olan-dava-ile-abd-tarihinde-bir-ceza-davasinda-yargilanan-ilk-eski-abd-baskani-olacak/feed/ 0
Almanya’da 2023 yılında işlenen suç sayısı yüzde 5.5 arttı https://www.haber60.com.tr/almanyada-2023-yilinda-islenen-suc-sayisi-yuzde-5-5-artti/ https://www.haber60.com.tr/almanyada-2023-yilinda-islenen-suc-sayisi-yuzde-5-5-artti/#respond Tue, 09 Apr 2024 22:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26800 Almanya’da 2023 yılında işlenen suç sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5.5 oranında arttı, 5 milyon 940 bin 667 milyon olarak kayıtlara geçti.

Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, 2023 yılı Kriminal Suç İstatistiği Raporu’na yönelik basın toplantısı düzenledi. Başkent Berlin’deki basın toplantısına Brandenburg İçişleri Bakanı Michael Stübgen ve Federal Kriminal Polis Teşkilatı (BKA) Başkanı Holger Münch de katıldı.

Şiddet suçları yüzde 8.6 arttı

İçişleri Bakanı Nancy Faeser, Almanya’da 2023 yılında 5 milyon 940 bin 667 suç kaydedildiğini, bu sayının bir önceki yıla göre yüzde 5.5 artış gösterdiğini ifade etti. Şiddet suçlarında artış olduğunu belirten Faeser, gençlerin karıştığı suç oranlarının ve ülkede yaşayan yabancılardan kaynaklanan suç oranlarının arttığını, bunların da açıkça dile getirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle şiddet içeren suçlardaki artışın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Faeser, şiddet suçlarının yüzde 8.6 artışla 214 bin 99’a çıktığını açıkladı. Faeser, bu sayının son 15 yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.

“Suç işleyen yabancılar, çok daha hızlı bir şekilde ülkeden gönderilecek”

Bakan Faeser, artan göçün Almanya’da işlenen suç oranlarını artırdığını, ülkede yaşayan yabancılardan kaynaklanan suçlarda yüzde 14.5 oranında artış olduğunu vurguladı. Faeser, “Artık sıfır tolerans göstereceğiz. Bundan sonra yabancı faillerin Almanya’yı daha önce olduğundan çok daha hızlı bir şekilde terk etmeleri gerekecek. Kurallara uymazsanız ayrılmak zorundasınız” dedi. Faeser sıfır toleransın, polis müdahalesi, hızlı yargılama ve somut cezaları içerdiğini belirtti.

Uyuşturucu bağlantılı suçlarda yüzde 30 artış

Faeser, 2023 yılında kokain ve crack kokain bağlantılı suçlarda neredeyse yüzde 30 oranında artış yaşandığının altını çizdi. Faeser, “Uyuşturucuyla mücadele önemli ölçüde yoğunlaştırıldı. Buna rağmen Güney Amerika’dan gelen gerçek bir kokain seli var. Milyar dolarlık uyuşturucu ticareti, Belçika ve Hollanda’da gördüğümüz gibi bir şiddet sarmalına yol açıyor. Almanya’da kesinlikle böyle bir şiddet sarmalını istemiyorum” ifadelerini kullandı.

Faeser ayrıca geçtiğimiz yıl görev başında 106 binden fazla polisin saldırıya uğradığını, bunun 2022 yılına göre yüzde 10’luk bir artış anlamına geldiğini vurguladı.

“Suç işleyenlerin yüzde 41’den fazlası Alman vatandaşı değil”

Brandenburg İçişleri Bakanı Michael Stübgen ise yaptığı konuşmada, 2023 yılında suç işleyenlerin yüzde 41’inden fazlasının Alman vatandaşı olmadığının altını çizdi. Bu durumun açık ve tarafsız bir şekilde tartışılması gerektiği çağrısında bulunan Stüben, “Yabancıların karıştığı suç oranlarını göz ardı etmek, yabancılara yönelik genel şüphe kadar yanlış ve zararlıdır. Ancak ortalamanın üzerinde sayıda yabancının suçlu olduğu doğru. Suç işlemeniz durumunda Almanya’da koruma ve yardım alma hakkınız olamaz. Ülkeyi terk etmesi gereken suçluların sınır dışı edilmesine yönelik çabalar artırılmalı. Politikacılar, Almanya’da geleceğin sadece düzen ve hukuka bağlı kalmakla olabileceğine dair net sinyaller vermeli” ifadelerini kullandı.

“Artan göç, suç oranını da artırdı”

İçişleri Bakanı Faeser, “Göç Almanya’yı daha mı az güvenli hale getirdi?” sorusuna, “Artan göç daha fazla suça yol açtı. Tüm bu önlemleri bu yüzden alıyoruz” şeklinde cevap verdi. Michael Stübgen de yüksek göç oranının uyumdaki başarıyı azalttığını söyledi.

Ukraynalı mültecilerin suç oranlarını nasıl etkilediği sorulan Bakan Faeser, “Suç işleyen Ukraynalıların oranı ortalamanın altında. Bunda çoğunun kadın ve çocuk olmasının da etkisi var. Zaten şu anda insanları Ukrayna’ya sınır dışı etmek mümkün değil. Çünkü orada savaş devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Gençler arasında suç eğilimi artıyor

Açıklanan verilere göre 2023’te gençler arasındaki suç işleme oranları da radikal artış gösterdi. 2019 yılına kıyasla 14 yaş altı çocukların karıştığı suçlar yüzde 43 artışla 104 bine yükseldi. 14 yaş üstünde ise suç oranı yüzde 17 artışla 177 bine yükseldi. Her iki grupta da suç oranları Alman olmayan gençler arasında daha hızlı arttı. Yabancı kökenli gençler arasındaki suç işleme oranı 2022 yılına göre yüzde 30 artarken, bu sayısı Alman gençler arasında yüzde 3’te kaldı.

Gürcistan’dan gelen sığınmacıların arasında suç oranının özellikle yüksek olduğu, bunun arkasında da organize suç örgütlerinin bulunduğu belirtildi. Mağrip ülkelerinden ( Cezayir, Fas, Tunus ve Batı Sahra) gelenler arasında suç oranlarının yüksek olduğu, ancak Afganistan ve Suriye’den Almanya’ya gelenler arasındaki suç istatistiklerinin dikkate değer olmadığı vurgulandı.

Öte yandan, 2022’de işlenen suç sayısı 5.63 milyon olarak kayıtlara geçmişti. – BERLİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanyada-2023-yilinda-islenen-suc-sayisi-yuzde-5-5-artti/feed/ 0
Europol’e göre Avrupa’nın en tehlikeli bazı suç ağlarında Türkler etkin bir role sahip https://www.haber60.com.tr/europole-gore-avrupanin-en-tehlikeli-bazi-suc-aglarinda-turkler-etkin-bir-role-sahip/ https://www.haber60.com.tr/europole-gore-avrupanin-en-tehlikeli-bazi-suc-aglarinda-turkler-etkin-bir-role-sahip/#respond Sat, 06 Apr 2024 01:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26428 Avrupa Birliği (AB) Polis Teşkilatı’na (Europol) göre 25 binden fazla üyesi olan 821 suç örgütü, Avrupa’nın güvenliği açısından büyük tehdit oluşturuyor.

Europol’e göre Avrupa’da faaliyet gösteren suç örgütleri içerisinde Türkiye vatandaşları ile Türkiye kökenli göçmenler de etkin bir role sahip.

AB Komisyonu’nun talebi doğrultusunda Europol ilk kez Avrupa’daki en tehlikeli suç ağlarının haritasını çıkardı.

Rapor, AB üyesi 27 ülke ile aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 17 ortak ülkenin emniyet birimlerinden elde edilen veriler ışığında hazırlandı.

Lahey’deki Europol Genel Merkezi’nde, AB ülkelerinin yanı sıra, Türkiye ve diğer 16 ortak ülkeden irtibat görevlileri bulunuyor.

Rapordaki bulgular neler?

Europol Genel Müdürü Catherine De Bolle ve AB yetkilileri tarafından açıklanan 60 sayfalık raporda, 112 farklı ülkeden 25 binden fazla kişinin yer aldığı 821 suç ağının varlığına işaret ediliyor.

Rapora göre suç örgütlerinin yarısından fazlası uyuşturucu ticaretinde etkin, yüzde 71’i yolsuzlukla ilişkili, yüzde 68’i de şiddete başvuruyor.

Kara para aklama, kaçakçılık, insan ticareti, dolandırıcılık, gasp, vergi dolandırıcılığı ve hırsızlık gibi suçlar da Avrupa’nın güvenliğini etkileyen unsurlar arasında.

Europol’e göre, suç örgütlerinin yüzde 86’sı yasal ekonomiye sızmayı başarmış durumda.

Suç örgütleri, yasa dışı yollardan elde edilen paraları, yiyecek içecek ve emlak sektörü aracılığıyla aklıyor.

AB yetkilileri, suç örgütlerinin “kamu güvenliğine, hukukun üstünlüğüne ve ekonomiye ciddi zarar verebileceğini” vurguluyor.

Türkiye kökenli suç örgütleriyle ilgili tespitler neler?

Rapora göre, Türkiye kökenli “kilit üyeler” genellikle Belçikalı, Hollandalı ve Alman suçlulardan oluşan suç ağlarının çekirdeğini oluşturuyor.

Bu örgütleri, milliyet, ortak köken, dil, aile veya alt kültür gibi etkenler güçlendiriyor.

Bu suç örgütleri esas olarak kokain ve esrar ağırlıklı uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklamayla uğraşıyor.

Suç örgütleri başlıca faaliyetlerini Belçika, Kolombiya, Ekvador, Fransa, Almanya, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre ve Türkiye’de yürütüyor.

Raporda, Avrupa’ya kokain girişinin iki önemli noktası olan Anvers ve Rotterdam limanları çevresinde faaliyetlerini sürdüren “Belgo-Hollanda suç ağları”na da işaret ediliyor.

Europol, bu suç ağlarının Belçika veya Hollanda uyruklu bazı kilit üyelerinin, başta Türkiye ve Fas olmak üzere diğer ülkelerden geldiğini belirtiyor.

Europol’e göre bu örgütler AB vatandaşı olanlar hariç aynı zamanda Arnavut, İngiliz, İtalyan, Faslı ve Türk kimliğine sahip önemli üyeler bulunduruyor.

Çoğunlukla uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama ile uğraşan bu kişiler, AB içinde Belçika, Almanya , Hollanda ve İspanya’da; AB dışında ise, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere 40’tan fazla ülkede faaliyet gösteriyor.

Europol raporuna göre, insan kaçakçılığı konusunda da Türkiye kökenli suç örgütü üyeleri aktif konumda.

Göçmen kaçakçılığı faaliyetlerine en yaygın olarak Türkiye, Irak, Moldova, Romanya, Suriye ve Ukrayna vatandaşları karışıyor.

Rapora göre, son dönemlerde AB sınırları içerisinde yaygın biçimde ve büyük miktarlarda, tamamen orijinal olmayan, sahte ateşli silahlar ele geçirilmeye başlandı.

Europol, bu sahte ateşli silahların çoğunlukla Türkiye’de üretildiğine ve daha sonra Türkiye’deki suç şebekeleri tarafından AB ülkelerine satıldığına inanıyor.

Rapora göre, Avrupa vatandaşlarına yönelik telefon ve dijital dolandırıcılık faaliyetlerinin bir bölümü de Türkiye kökenli suç örgütleri tarafından gerçekleştiriliyor.

Suç örgütleri hangi ülke vatandaşlarından oluşuyor?

Rapora göre, Avrupa’da faaliyet gösteren suç örgütlerinin büyük bölümü, Arnavutluk, Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, İspanya, Türkiye ve Ukrayna vatandaşlarından oluşuyor.

Suç ağlarının AB uyruğuna sahip olmayan üyelerinin çoğunluğu Türkiye, Arnavutluk, Bosna Hersek, Çin, Gürcistan, İzlanda, Nijerya, Sırbistan, İngiltere ve Ukrayna’dan geliyor.

AB üyesi ülke vatandaşlarının oluşturduğu homojen suç ağlarında çoğunlukla İtalyanların yanı sıra Fransız, Polonyalı ve Romenler yer alıyor.

İtalyan mafya tarzı suç ağları genellikle yalnızca İtalya vatandaşı olan kilit üyelerin çevresinde şekilleniyor.

İtalya’nın en eski ve büyük mafyalarından ‘Ndrangheta, uyuşturucu kaçakçılığı, ateşli silah kaçakçılığı ve vergi kaçakçılığı gibi çeşitli suç faaliyetleriyle uğraşan bir suç ağı oluşturmuş durumda.

Ancak 45’ten fazla ülkede faaliyet gösteren İtalyan mafyası, çoğunlukla Belçika, Almanya, Hollanda, Malta, Romanya, İspanya, Kolombiya, İsviçre ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de çok geniş bir erişim alanına sahip.

Bu suç örgütleri uyuşturucu kaçakçılığının yanı sıra, gasp ve şantaj, atık kaçakçılığı, sigara kaçakçılığı ve kara para aklamayla da uğraşıyor.

Romen suç örgütleri, Avrupa’da hırsızlık, motorlu taşıt suçları ve soygunlar gibi organize mülkiyet suçları ile mali yardımlarda ve KDV dolandırıcılıklarında ve cinsel istismara yönelik insan kaçakçılığı konularında aktif.

Polonya’daki örgütler ağırlıklı olarak kaçakçılık konusunda faaliyet gösteriyor.

Neredeyse her suç örgütünde İspanya vatandaşlarının bağlantısı bulunuyor.

Her 10 suç örgütü üyesinden biri Latin Amerika vatandaşı.

Pek çok suç şebekesinde Alman üyeler yer alıyor. Bu ağların kilit üyeleri arasında, başta Hollandalı, İtalyan, Polonyalı, Rus ve Türk olmak üzere 48 farklı milletten oluşan geniş bir yelpaze yer alıyor.

Raporda İtalya merkezli suç örgütlerinin yanı sıra, “Batı Balkan mafyasına” da vurgu yapılıyor.

AB yetkilileri ne diyor?

Europol Genel Müdürü Catherine De Bolle, tüm AB üyeleri ile 17 ortak ülkenin katkılarıyla hazırlanan raporu, Avrupa düzeyinde şimdiye kadar kilit suç ağları üzerine gerçekleştirilen en kapsamlı çalışma olarak değerlendirdi.

De Bolle, “Suçlular gizlilik içinde gelişirler ama biz bunu değiştiriyoruz” diyerek, suç örgütlerine, “Kim olduğunuzu, ne yaptığınızı, kiminle çalıştığınızı biliyoruz. Artık saklanamazsınız” mesajını verdi.

AB Dönem Başkanı Belçika İçişleri Bakanı Annelies Verlinden, Avrupa açısından bir kilometre taşı olan çalışmanın, toplumun güvenliğini korumaya yönelik kararlılığın bir ifadesi olduğunu söyledi.

AB Komisyonu’nun Avrupa İçişleri’nden Sorumlu Üyesi Ylva Johansson da, “Organize suç, bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük tehditlerden biridir ve toplumu yolsuzlukla, aşırı şiddetle tehdit etmektedir. Neyle mücadele ettiğimizi bilmemiz gerekiyor” dedi.

AB Komisyonu’nun Adalet’ten Sorumlu Üyesi Didier Reynders, bu bulguların, Avrupa genelindeki adalet sistemleri ve hukukun üstünlüğü üzerinde önemli etkileri olacağını dile getirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/europole-gore-avrupanin-en-tehlikeli-bazi-suc-aglarinda-turkler-etkin-bir-role-sahip/feed/ 0
Siirt’te 15 Operasyonda Patlayıcılar İmha Edildi, 8 Kişi Terör Propagandası Yaptığı İçin Yakalandı https://www.haber60.com.tr/siirtte-15-operasyonda-patlayicilar-imha-edildi-8-kisi-teror-propagandasi-yaptigi-icin-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/siirtte-15-operasyonda-patlayicilar-imha-edildi-8-kisi-teror-propagandasi-yaptigi-icin-yakalandi/#respond Sat, 06 Apr 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26411 Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, kentte geçen ay yürütülen 15 operasyonda 2 el yapımı patlayıcı anahtar düzeneğinin bulunarak imha edildiğini, sosyal medyadan terör propagandası yaptığı tespit edilen 8 kişinin yakalandığını bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Kızılkaya, Pervari Kaymakamlığı Toplantı Salonunda gerçekleştirilen ve Siirt Valiliği sosyal hesabından canlı olarak yayınlanan “Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı”nda değerlendirmelerde bulundu.

Kızılkaya, terör, organize suç örgütleri, uyuşturucu, düzensiz göç, siber suçlarla mücadele ve seçim sonrası güvenlik önlemleri ile ilgili çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Hangi büyüklükte olursa olsun halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütü olmak üzere suç örgütlerine ve zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını ifade eden Kızılkaya, bunun için her türlü tedbirin alındığını anlattı.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından mart ayında icra edilen operasyonlara ilişkin bilgi veren Kızılkaya, şunları kaydetti:

“Mart ayında 15 operasyonda 2 el yapımı patlayıcı anahtar düzeneği bulunarak imha edildi. Operasyonlarda AK-47 piyade tüfeği, 2 şarjör ve 367 muhtelif fişek ele geçirildi. Sosyal medyadan terör propagandası yaptığı tespit edilen 8 kişi yakalandı. 2 şahıs hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış, 1 şahsın yakalama çalışması devam etmektedir. PKK/KCK’ya yönelik ‘terör örgütüne üye olma’ ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçlarından aranan 2 şahıs yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi serbest bırakılmıştır. Yardım ve yataklık yaptığı tespit edilen 3 kişi yakalanarak haklarında adli soruşturma başlatılmıştır. ‘DEAŞ terör örgütüne üye olma’ suçundan 1 kişiyi yakalanmış, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.”

Kızılkaya, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin martta 87 şüpheli hakkında adli işlem yaptığını belirterek, çalışmalar neticesinde 4 kilo 28 gram eroin, 1 kilo 874 gram esrar, 34 gram metamfetamin, 17 uyuşturucu nitelikte hap, 3 uyuşturucu kullanımında kullanılan aparat ele geçirildiğini aktardı.

“Mühimmat kaçakçılığı yaptığı tespit edilen bir suç örgütü çökertildi”

Vali Kızılkaya, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyonlara ilişkin de şu bilgileri paylaştı:

“Gümrük kaçağı 10 bin 409 paket sigara, 44 cep telefonu ile 26 tarihi eser, 60 sahte banknot, 4 define aramada kullanılan dedektör, 13 kazı malzemesi, 4 sikke ve kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı ele geçirildi, 11 şüpheli gözaltına alındı. Organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda mühimmat kaçakçılığı yaptığı tespit edilen bir suç örgütü çökertildi. 15 bin 610 uzun namlulu silah mühimmatı ele geçirildi, olayla ilgili 5 kişi tutuklandı.

Ayrıca, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerimizce yapılan çalışmalarda, son bir aylık dönemde 42 siber olayı meydana gelmiş, 33 olay aydınlatılmıştır. ‘Terör örgütü propagandası’ suçundan 69 kişi, ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 14 kişi, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan 83 kişi hakkında adli işlem başlatılmıştır.”

Pervari ilçesinde 1 kişinin yaşamını yitirdiği silahlı kavgaya ilişkin 10 kişinin gözaltına alındığı ve adli soruşturmanın devam ettiği bilgisini paylaşan Kızılkaya, ilçede güvenlik tedbirlerinin üst seviyede devam ettiğini dile getirdi.???????

Toplantıya, Pervari Kaymakamı Ahmet Gülderen, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük de katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/siirtte-15-operasyonda-patlayicilar-imha-edildi-8-kisi-teror-propagandasi-yaptigi-icin-yakalandi/feed/ 0
Siirt’te Asayiş ve Güvenlik Toplantısı Yapıldı https://www.haber60.com.tr/siirtte-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi-2/ https://www.haber60.com.tr/siirtte-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi-2/#respond Fri, 05 Apr 2024 23:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26402 Siirt il genelinde asayiş ve güvenlik ile ilgili toplantı yapıldı.

Pervari Kaymakamlığı Toplantı Salonunda düzenlenen aylık değerlendirme toplantısına, Siirt Valisi Dr. Kemal Kızılkaya, Pervari Kaymakamı Ahmet Gülderen, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük katıldı.

Vali Kızılkaya toplantıda yaptığı açıklamada, “Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından mart ayında icra edilen 15 operasyon faaliyetinde; 2 adet EYP anahtar düzeneği bulunarak imha edilmiştir. 1 adet AK-47 piyade tüfeği, 2 adet şarjör ve 367 adet muhtelif fişek ele geçirilmiştir. Sosyal medya üzerinden terör örgütü propagandası yaptığı tespit edilen 8 şahıs yakalanmış, 2 şahıs hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış, 1 şahsın yakalama çalışması devam etmektedir. PKK/KCK terör örgütüne üye olma ve terörün finansmanın engellenmesine yönelik kanuna muhalefet suçlarından aranan 2 şahıs yakalanmış, 1 şahıs tutuklanmış, 1 şahıs serbest bırakılmıştır. PKK/KCK terör örgütüne yardım ve yataklık yaptığı tespit edilen 3 şahıs yakalanarak haklarında adli soruşturma başlatılmıştır. DEAŞ terör örgütüne üye olma suçundan 1 şahıs yakalanarak hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerimizce mart ayında 52 olay gerçekleşmiş olup 87 şahıs hakkında adli işlem yapılmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde; 4 kilo 28 gram eroin, 1 kilo 874 gram esrar, 34 gram metamfetamin maddesi, 17 adet uyuşturucu hap, 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirilmiştir. Narkotik maddelerin ve şüphelilerin yakalanması amacıyla mücadelemiz kararlılıkla sürerken, vatandaşlarımıza en iyi narkotik polisi anne uygulaması eğitimi ve uyuşturucu ile mücadele bilgilendirmesi kapsamında; Siirt Kazım Karabekir Ortaokulunda 43 anne ve anne adayına bilgilendirme yapılmıştır.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerimizce il merkezi ve ilçelerimizde asayiş yönünden yapılan çalışmalarda; Mart ayı içerisinde 7 olay gerçekleşmiş olup 11 şahıs hakkında adli işlem yapılmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde; 10 bin 409 paket gümrük kaçağı sigara, 44 adet gümrük kaçağı cep telefonu, 26 adet tarihi eser, 60 adet sahte banknot, 4 adet define aramada kullanılan dedektör, 13 adet kazı malzemesi, 4 adet sikke ve 1 adet kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı ele geçirilmiştir. Ayrıca organize suç örgütlerine yönelik icra edilen operasyon sonucunda mühimmat kaçakçılığı yaptığı tespit edilen 1 suç örgütü çökertilmiş, 15 bin 610 adet uzun namlulu silah mühimmatı ele geçirilmiş, olayla ilgisi bulunan 5 şüpheli tutuklanmıştır.

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerimizce yapılan çalışmalarda; son 1 aylık dönemde 42 Siber olayı meydana gelmiş olup 33 olay aydınlatılmıştır. Terör örgütü propagandası yapan 69, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma 14, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlarını işleyen 83 şahıs hakkında adli işlem başlatılmıştır. 114 Yasa dışı bahis ve 135 müstehcen içerikli paylaşım yapan sitenin kapatılma işlemi yapılmıştır” bilgisini verdi.

Mart ayı içerisinde Siirt il genelinde 268 asayiş olayı meydana geldiğini, bahse konu olaylardan 150 olayın aydınlatıldığını belirten Vali Kızılkaya, “Aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda 125 şahıs yakalamış, 73 şahıs ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmış, 52 şahıs ise tutuklanmıştır. Faili meçhul olayların aydınlatılması maksadıyla yapılan çalışmalar sonucunda, 2024 yılı içerisinde 12 faili meçhul asayiş olayı aydınlatılmıştır. Trafik Şube Müdürlüklerimizce Mart ayı içerisinde 25 bin 41 araç denetlenmiştir. Yapılan denetlemeler neticesinde 4 sürücü belgesi geri alınmış, 30 araç trafikten men edilmiştir. Trafik kurallarını ihlal eden 301 sürücüye ceza uygulanmıştır. Toplam 102 trafik kazası meydana gelmiş, bu kazalardan 1 tanesi ölümlü, 40 tanesi yaralanmalı, 61 tanesi ise maddi hasarlı kazalardan oluşmaktadır” ifadelerini kullandı. – SİİRT

]]>
https://www.haber60.com.tr/siirtte-asayis-ve-guvenlik-toplantisi-yapildi-2/feed/ 0
Mardin’de 127 operasyon düzenlendi, 9 kişi tutuklandı https://www.haber60.com.tr/mardinde-127-operasyon-duzenlendi-9-kisi-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/mardinde-127-operasyon-duzenlendi-9-kisi-tutuklandi/#respond Fri, 05 Apr 2024 22:45:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26380 Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, kentte geçen ay yürütülen operasyonlara ilişkin, “PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik toplam 127 operasyon düzenlenmiştir. Operasyonlarda gözaltına alınan 10 kişiden 9’u tutuklanmıştır.” dedi.

Vali Akkoyun, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu ile Valilik’te düzenlenen “Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı”na katıldı.

Akkoyun, burada yaptığı konuşmada, emniyet ve jandarma teşkilatını özverili çalışmalarından dolayı tebrik etti.

Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin il genelinde huzur ve güven ortamı içerisinde gerçekleştiğini belirten Akkoyun, meydana gelen birkaç münferit olay dışında vatandaşların güven ve sükunet içerisinde demokratik haklarını kullandığını bildirdi.

Akkoyun, “Seçim gününde merkez ve kırsal mahallelerde toplamda 9 olay meydana geldi. Seçim kanununa muhalefetten 54 kişi hakkında adli ve idari işlem yapıldı.” bilgisini paylaştı.

Asayiş ve güvenlik verilerini gözden geçirerek, suç oranlarını azaltmayı ve huzur ortamını sağlayarak halkın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflediklerini ifade eden Akkoyun, Mardin’i ülkenin en huzurlu şehirlerinden biri yapmakta kararlı olduklarını belirtti.

Akkoyun, bu amaçla can ve mal güvenliğini tehdit eden her türlü suç ve suç örgütü ile mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini, milletin birlik ve beraberliğine kasteden bölücü terör örgütlerine karşı kararlı mücadelenin devam ettiğini kaydetti.

İl genelinde mart ayında terör, asayiş, huzur ve güven uygulamalarında, ruhsatsız 5 uzun namlulu silah, 11 av tüfeği, 101 tabanca ve 2 bin 350 muhtelif mühimmat ele geçirildiğini ifade eden Akkoyun, Suriye sınır hattında yer alan Mardin’e yasa dışı yollarla geçmeye çalışan kişilere yönelik de gerekli çalışmalar yapıldığını aktardı.

Akkoyun, bu kapsamda mart ayı içerisinde Suriye’den ülkeye yasa dışı yollarla geçmeye teşebbüs eden 108 kişinin hudut birlikleri tarafından hudut hattı ötesinde engellendiğini belirtti.

“Mardin’de bu yıl mart ayında PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik toplam 127 operasyon düzenlenmiştir. Operasyonlarda gözaltına alınan 10 kişiden 9’u tutuklanmıştır” diyen Akkoyun, narkotik suçlarla mücadele kapsamında da Mardin’de geçen ay 77 operasyon düzenlendiğini, bu operasyonlarda gözaltına alınan 19 kişiden 16’sının tutuklandığını ifade etti.

Akkoyun, trafik denetimlerinde ise geçen ay 652’si okul servis aracı olmak üzere toplam 90 bin 444 aracın denetlendiği aktararak, şunları söyledi:

“İlimizin huzuru ve güvenliği için devletimizin tüm kurumları ve her bir çalışanıyla verdiği mücadele kararlılıkla hız kesmeden devam ederken, kıymetli Mardinli hemşehrilerimizin verdikleri destekle daha da güçlenerek yol katetmekteyiz. İlimizde; teröre, onların işbirlikçilerine, zehir tacirlerine, organize suç örgütlerine her alanda gerek dijital mecralarda gerek toplumsal mecrada faaliyetlerine müsaade edilmemiş ve edilmeyecektir. Bundan sonraki süreçte de Mardin’in daha huzurlu daha güvenli bir kent olabilmesi için gayretle çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Bu gayretli çalışma sırasında vatandaşlarımızdan öncelikle 112 ihbar hattını etkin bir şekilde kullanmalarını istiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mardinde-127-operasyon-duzenlendi-9-kisi-tutuklandi/feed/ 0
Kocaeli’de 14 suç örgütü çökertildi https://www.haber60.com.tr/kocaelide-14-suc-orgutu-cokertildi/ https://www.haber60.com.tr/kocaelide-14-suc-orgutu-cokertildi/#respond Wed, 03 Apr 2024 23:30:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26008 Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, son 3 ayda 7 mafya, 5 kaçakçılık ve 2 mali olmak üzere 14 suç örgütünün çökertildiğini açıkladı.

Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin kentte 2024’ün ilk 3 ayında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Terör örgütlerine yönelik 38 operasyon gerçekleştirildiğini söyleyen Vali Yavuz, “Bu operasyonlarda 97 kişi gözaltına alınmış, 16’sı tutuklanmış ve 20’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır” dedi.

“29 organizatör tutuklandı”

Vali Yavuz, göçmen kaçakçılığıyla etkin mücadeleyi sürdürdüklerini ifade ederek, “46 operasyon gerçekleştirilmiş, 59 organizatör yakalanmış ve 29 organizatör ise tutuklanmıştır. Bu dönemde 818 düzensiz göçmen yakalanmış ve ilimizde bulunan geri gönderme merkezinden bin 245 kişi sınır dışı edilmiştir” diye konuştu.

Son 3 ayda 42 kilogram eroin, 26 kilogram metamfetamin ele geçirildi

Uyuşturucu ile mücadele kapsamında bin 909 operasyon gerçekleştirildiğini vurgulayan Vali Seddar Yavuz, gözaltına alınan 2 bin 349 şüpheliden 194’ünün tutuklandığını, 74’ünün ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını bildirdi. Zehir tacirleriyle etkin mücadeleye devam edeceklerini kaydeden Yavuz, “Operasyonlarda 42 kilogram eroin, 7 kilogram skunk, 18 kilogram bonzai, 45 captagon, 26 kilogram metamfetamin, 6 kilogram esrar, bin sentetik ecza, 3 bin 511 ecstasy hap ve bin 91 kenevir bitkisi ele geçirilmiştir” şeklinde konuştu.

14 çete çökertildi

Güvenlik birimlerinin bir diğer mücadele alanının vatandaşların can ve mal emniyetini tehlikeye düşüren organize suç örgütleri olduğunu dile getiren Yavuz, “Bu konuyla ilgili de yoğun mücadelemiz devam ediyor. Yine 3 aylık dönem içerisinde 23 operasyon gerçekleştirilmiş, 117 kişi gözaltına alınmış, 24’ü tutuklanmış ve 48’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. 7 mafya tipi organize suç çetesi çökertilmiştir. 43 tabanca, 5 bin 61 fişek, 53 şarjör ve 17 kesici alet ele geçirilmiştir. Özellikle mali kayıplara sebep olan kaçakçılıkça da etkin mücadelemiz devam ediyor. Bu 3 aylık dönemde 97 operasyon gerçekleştirilmiş, 153 kişi gözaltına alınmış, 7’si tutuklanmış, 12’si ise adi kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Yerel, bölgesel ve ulusal olmak üzere 5 kaçakçılık suç örgütü çökertilmiştir. 20 tabanca, 209 fişek, 5 bin 249 kilogram tütün, 3 bin litre akaryakıt, 17 bin 820 şişe alkollü içki, 315 eski eser ve sikke, 6 bin 696 paket kaçak sigara ve 7 milyon 643 bin 820 makaron ele geçirilmiştir. Mali suçlarla ilgili emniyet ve jandarma birimlerimizce yürütülen 9 operasyonda 22 kişi gözaltına alınmış, 3’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 2 mafya tipi mali suç çetesi çökertilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Suçların aydınlatma oranını yükseltmelere devam ediyoruz”

Vali Seddar Yavuz, açıklamasına şöyle devam etti:

“Asayiş olaylarına ilişkin de ilimizde ekiplerimiz planlı, şok uygulamalarla çalışmaya devam ediyor. Özellikle suçların aydınlatma oranını yükseltmelere devam ediyoruz. Suçların büyük çoğunluğunda bu oranımız yüzde 95 ve üzeri. Sadece mallara karşı işlenen suçlarda şu anda yüzde 67 orana sahibiz. Bunu da kısa süre içinde yüksek hale getirmek için arkadaşlarımız yoğun bir çalışma yürütüyor. Bu süreçte 4 bin 359 kişi yakalanmıştır. Bunlardan bin 134’ü yakalanma emrine göre, 2 bin 396’sı da ifade almaya yönelik olarak işlemleri gerçekleştirilmiştir.”

“Yaya ölümlerinin bir kısmı TEM üzerinde gerçekleşiyor”

Trafik kazalarının üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu olduğunun altını çizen Vali Yavuz, “Özellikle tüm vatandaşlarımızı bir kez daha uyarıyorum. Trafik kurallarına lütfen uyalım, uymayanları da uyaralım. 3 aylık dönemde ölümlü ve yaralanmalı kaza sayısı bin 382 olmuştur. Bin 373 kişi yaralanmıştır. Toplam ölü sayısı 26’dır. Bu sorunu mutlaka çözmeliyiz. Aldığımız tüm tedbirlere rağmen yaya ölümlerini istediğimiz seviyeye çekmekte sorun yaşıyoruz. Bunun sadece güvenlik birimlerinin ve bizlerin alacağı tedbirlerle engellenmesi mümkün değil. Çünkü hepinizin bildiği gibi bu konuyla ilgili son derece etkin çalışmalar yaptık, kampanyalar yürüttük ancak özellikle otoyollarda dahi karşıdan karşıya geçmeye çalışan vatandaşlarımız var. Otoyolları yaya geçmesin diye özellikle bariyerliyoruz. Maalesef yaya ölümlerinin bir kısmı TEM üzerinde gerçekleşiyor. Bu konuyu bir kez daha toplumumuzun gündemine getirelim. Biz daha çok tedbir alacağız ama son tahlilde trafiğe çıkan vatandaşlarımız kurallara uyacaklar ki, biz de bu oranları daha aza indirebilelim” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kocaelide-14-suc-orgutu-cokertildi/feed/ 0
Samsun’da balkondan evine girdiği komşu kadına tecavüze kalkışan şahıs tutuklandı https://www.haber60.com.tr/samsunda-balkondan-evine-girdigi-komsu-kadina-tecavuze-kalkisan-sahis-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-balkondan-evine-girdigi-komsu-kadina-tecavuze-kalkisan-sahis-tutuklandi/#respond Tue, 02 Apr 2024 23:03:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25814 Samsun’da balkondan evine girdiği komşu kadına tecavüze kalkışan şahıs, “Beni periler çağırdı” diye suçlamaları kabul etmedi, ancak tutuklanmaktan kurtulamadı.

Olay, Samsun’un İlkadım ilçesi Yenidoğan Mahallesi’nde 31 Mart’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çeşitli suçlarda kaydı bulunan R.K.(38), komşusun evine balkondan girip mutfakta yemek yapan H.U. (59) adlı kadının üzerine atlayarak tecavüz etmeye kalktı. Feryat edip yardım isteyen kadının ağzını tuttu. R.K.’nin parmağını ısırıp elinden kurtulan H.U., dış kapıyı açıp yardım istedi. Kadının yeniden yanına gelen R.K. onu zorla sürükleyerek yatak odasına götürdü ve burada da tecavüz etmeye çalıştı. H.U.’nun feryatları üzerine, “Bağırma, yüzüğümü düşürdüm. Alıp gideceğim ve bu olayı polise haber verirsen seni de kocanı da öldürürüm” diye tehdit eden R.K. emeline ulaşamadan evden kaçtı. Evden çıkıp bakkala sığınan kadın ise polis şikayette bulundu.

H.U.’nun ifadesinde, “Mutfağında iftar için yemek yaptığım sırada bir anda mutfağın balkon kapısından kendisini şahsen tanıdığım karşı kapı komşum olan ancak ismini bilmediğim şahıs içeri girdi. Şahsı içeride gördüğüm esnada şok geçirdim ve ‘imdat’ diyerek bağırdım. Bir anda üzerime atladı her iki eli ile bağırmamam için ağzımı kapattı ve beni sürükleyerek zorla oturma odasına doğru götürdü ve yere yatırdı. Ağzımı tuttu ve ayakları ile kollarımı bastırarak beni hareketsiz bıraktı. Elini ve bacağını ısırdım. Kollarımı kurtararak şahsın vücudunun değişik yerlerini tırmaladım. Yüzüğünü düşürdüğünü söyleyip beni bırakarak oda içerisinde yüzüğünü aramaya başladı. Fırsat bularak evimin giriş kapısını açtım ve yardım istedim. Yakamdan tutup beni sürükleyerek zorla yatak odasına götürdü. Burada da tecavüze kalkıştı. Kendisine direndim ve ‘birazdan eşim gelecek senin için çok kötü olur yapma’ dedim. Benim aşırı derecede bağırdığımı görünce, ‘Tamam, daha bağırma sana zarar vermeyeceğim. Polise şikayet etme, seni de kocanı da öldürürüm, bu yaşadıklarınız seninle benim aramda kalacak’ dedi ve kaçıp gitti. Şikayetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum” dediği öğrenildi.

Olaydan sonra kaçan R.K., İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Bugün Samsun Adliyesine sevk edilen R.K. hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, “Evde tek başıma alkol alıyordum. Sigara içmek için balkona çıkınca yol üzerinde 5 tane peri gördüm. Görmüş olduğum periler beni yanlarına çağırdılar. Ben de perilerin beni çağırması üzerine balkon demirlerine çıktım. Aşağıya atlayacağım esnada bu kez de yan balkondan beni bir peri ‘Aşağı atlama benim yanıma gel’ diye çağırdı. Ben de atlamaktan vaz geçerek beni yanına çağıran ve yan daireye ait balkonda bulunan perinin yanına atladım. Balkon kapısı açıktı. İkamet içerisinde mutfakta bayanı gördüm. Bu bayan beni görünce panikleyerek ‘Senin burada ne işin var’ diyerek bağırmaya başladı. Bağırmasın diye elimle ağzını kapatıp yere yatırdım. Kadına zarar vermeden kapıdan çıkıp gittim. Suçlamaları kabul etmiyorum” savunmasında bulundu.

Nöbetçi mahkemeye ifade veren R.K. “nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-balkondan-evine-girdigi-komsu-kadina-tecavuze-kalkisan-sahis-tutuklandi/feed/ 0
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: Kürt illerinde olağanüstü koşullarda oy kullanılıyor https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-kurt-illerinde-olaganustu-kosullarda-oy-kullaniliyor/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-kurt-illerinde-olaganustu-kosullarda-oy-kullaniliyor/#respond Sun, 31 Mar 2024 22:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25436

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Batıda oy kullanma süreci birkaç ihlal dışında olağan akışında ilerlerken Kürt illerinde yine her zamanki gibi insanlar oylarını kullanmak isterken olağanüstü koşullarda oy kullanmaya gidiyorlar. Bu olağanüstü koşullara ilişkin bugüne kadar sayısız çağrıda ve uyarıda bulunduk, bir kez daha yineliyoruz: Suç işliyorsunuz, suç işlemeye devam etmeyin. Yapmış olduğumuz hazırlıklar sonucunda her ihlali tek tek tespit ediyoruz, takipçisi olacağız ve hukuki süreç başlayacak” dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, yerel seçime ilişkin parti genel merkezinde açıklama yaptı. Doğan, şöyle konuştu:

“KÜRT İLLERİNDE YİNE İNSANLAR OYLARINI KULLANMAK İSTERKEN OLAĞANÜSTÜ KOŞULLARDA OY KULLANMAYA GİDİYORLAR. HER İHLALİ TESPİT EDİYORUZ”

“Batıda oy kullanma süreci birkaç ihlal dışında olağan akışında ilerlerken Kürt illerinde yine her zamanki gibi insanlar oylarını kullanmak isterken olağanüstü koşullarda oy kullanmaya gidiyorlar. Bu olağanüstü koşullara ilişkin bugüne kadar sayısız çağrıda ve uyarıda bulunduk, bir kez daha yineliyoruz: Suç işliyorsunuz, suç işlemeye devam etmeyin. Yapmış olduğumuz hazırlıklar sonucunda her ihlali tek tek tespit ediyoruz. Her ihlali tek tek tespit ediyoruz, takipçisi olacağız ve hukuki süreç başlayacak.

“DEM PARTİLİLER OY KULLANDIĞINIZ HİÇBİR ALANI TERK ETMEYİNİZ”

Devletin imkanlarıyla sandıkların kuşatıldığı, böylelikle de halkın iradesinin sandığa yansımasını engelleyenler… İnsanlar pek çok yerde neredeyse bu barikatları aşmak için olağanüstü bir çaba göstererek sandıklara ulaşmaya, oylarını kullanmaya çalışıyorlar. Yalnızca oy kullanmakla yetinmeyelim DEM Partililer, oy kullandığınız hiçbir alanı terk etmeyiniz. Sandıklarınız koruyun, oylarınıza sahip çıkın, iradenize sahip çıkın. Gün iradenizi gösterme günü. Oy sayım işlemleri bitene kadar sandıkları terk etmeyin. Uluslararası gözlemci heyetlere de müdahaleler var.

“MARDİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ EŞBAŞKAN ADAYIMIZ DEVRİM DEMİR’E POLİS TARAFINDAN ÇOK YAKIN MESAFEDEN GAZ SIKILARAK MÜDAHALE EDİLDİ, KENDİSİ ŞU AN HASTANEDE”

İhlalin en fazla olduğu kentler: Urfa, Mardin, Diyarbakır, Hakkari, Şırnak, Ağrı, Muş. Neredeyse tüm Kürt illerinde seçim ihlalleri yaşanmış durumda. En fazla yaşanan ihlal türü: Haksız oy temini -bunu kampanyamız boyunca da sürekli ifade ettik- mükerrer oy kullanımı, kolluk güçlerinin bulunmamaları gereken alanlarda bulunmaları. Hiçbir caydırıcı etki on yıllardır olmadığı gibi bugün de etkili olmayacaktır. O yüzden bu konuda suç işlemeye devam etmeyin. Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayımız Devrim Demir’e polis tarafından çok yakın mesafeden gaz sıkılarak müdahale edildi, kendisi şu anda hastanede.

“AÇIKÇA SUÇ İŞLEYEN İNSANLARI TC KİMLİK NUMARALARIYLA TESPİT EDİYORUZ, HUKUKİ SÜRECİ İŞLETECEĞİZ”

Taşımalı seçmenle ilgili pek çok itirazımız, neredeyse tamamı reddedildi. Taşımalı seçmenle yapılmak istenen ve bizim tespit ettiğimiz taşımalı seçmenler, oraların özel olarak kaderini değiştirmeye yönelik bir biçimde kurgulanmış. Mükerrer oy kullanan devlet memurları açık suç işliyorlar. Elimizde bu suçlara dair belgeler var. Açıkça bu suç işleyen insanları TC kimlik numaralarıyla tespit ediyoruz. Hukuki süreci işleteceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-kurt-illerinde-olaganustu-kosullarda-oy-kullaniliyor/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: ‘Bizim mücadelemiz destansı olur, galibiyet bizim olur’ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-bizim-mucadelemiz-destansi-olur-galibiyet-bizim-olur/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-bizim-mucadelemiz-destansi-olur-galibiyet-bizim-olur/#respond Sat, 30 Mar 2024 03:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25125 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bizim kodlarımızda, inancımızda, 2 bin 200 yıllık devlet geleneğimizde bir asalet, bir cesaret vardır. Kim meydan okuyorsa önce ‘Akıllı olun ve kimle uğraştığınızı biliyor musunuz?’ deriz. Bizim dostluğumuz, kardeşliğimiz dünyada yoktur. Sonra da ‘Ama fitne ve bozguncularla da mücadelemiz destansı olur. Galibiyet bizim olur, maliyet sizin.’ deriz.” dedi.

Yerlikaya, Esenyurt’ta AK Parti ilçe teşkilatına ziyarette bulunduktan sonra ilçedeki sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sanayiciler ve Cumhur İttifakı’nda yer alan partilerin temsilcileriyle bir otelde düzenlenen ” İstanbul’un Huzuru Esenyurt’un Huzuru” iftar programında bir araya geldi.

Yerlikaya, burada yaptığı konuşmada, göreve geldiği ilk günden beri suça karşı verdikleri mücadeleyi kararlılıkla devam ettirdiklerini söyledi.

31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimi’ne iki gün kaldığını anımsatan Yerlikaya, geçen yıl yapılan genel seçimlerin huzur içinde geçtiğini, oy veren vermeyen ayrımı yapmadan, milletin emrinde ve onların gönüllerini hoş tutabilmek için hareket ettiklerini dile getirdi.

İçişleri Bakanlığı olarak, hukuk ve insan hakları doğrultusunda hareket ettiklerini vurgulayan Yerlikaya, göreve geldiği 4 Haziran 2023’ten beri terör örgütleriyle aralıksız mücadele ettiklerini belirterek, “Bölücü terör örgütünün son çırpınışları olduğunu da görüyorsunuz. Ülkemiz içinde ve dışında, kime sırtını yasladığı umurumuzda değil. Kaç tır silah verildiği yine umurumuzda değil. Nereye saklanırsa saklansın, hava koşulları ne kadar olumsuz olursa olsun umurumuzda değil.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bize yan bakan terör örgütlerine düz bakacak değiliz.” dediğini hatırlatan Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Cesaret kalbi bir haslettir. Korkaklık kalbi bir hastalıktır ve tövbe gerektirir. Bizim kodlarımızda, inancımızda, 2 bin 200 yıllık devlet geleneğimizde bir asalet, bir cesaret vardır. Kim meydan okuyorsa önce ‘Akıllı olun ve kimle uğraştığınızı biliyor musunuz?’ deriz. Bizim dostluğumuz, kardeşliğimiz dünyada yoktur. Ama fitne ve bozguncularla da mücadelemiz destansı olur.”

Yerlikaya, FETÖ ve DEAŞ’ın da din istismarı yapan terör örgütleri olduğunu, onlara karşı da mücadelelerinin aynı şekilde devam ettiğini anlattı.

Terör örgütlerinin yanı sıra “şehir eşkıyaları” diye tabir ettiği organize suç örgütleriyle de mücadele ettiklerini dile getiren Yerlikaya, 4 Haziran’dan bugüne kadar yerel, bölgesel ve ulusal çapta 421 organize suç örgütünü çökerttikleri bilgisini verdi. Yerlikaya, suç örgütlerine yönelik operasyonları savcılık ve MASAK ile uyum içerisinde çalışarak yaptıklarını kaydetti.

Bakan Yerlikaya, Etiler’deki bir restorana yönelik kurşunlama olayının şüphelilerini de 2 gün sonra yakalayıp adalete teslim ettiklerini, bunu bizzat paylaştığını söyledi.

İstanbul’da 10 ayda 52 bin narkotik şüphelisi gözaltına alındı

Çökertilen suç örgütlerinin, MASAK raporu doğrultusunda, savcılıklar aracılığıyla mal varlıklarına da el konulduğunu ifade eden Yerlikaya, buralardan elde edilen araçların da yine mahkeme kararıyla trafik polislerine devriye aracı olarak tahsis edildiğini, bu durumun birçok ülkede takdirle karşılandığını aktardı.

Yerlikaya, İstanbul’da son 10 ayda narkotik suçlarına karşı verilen mücadele kapsamında düzenledikleri 6 bin 765 operasyonda 19 ton uyuşturucu madde ele geçirildiğini, 52 bin 501 şüphelinin de gözaltına alındığını bildirerek, vatandaşlardan, uyuşturucu temini, satışı veya kullanımıyla ilgili bir duyumu, görgüsü, bilgisi veya hissettiği bir durum olduğunda 112’yi aramalarını istedi.

“Kent Uzlaşısı” adı altında yapılan ittifaka işaret eden Yerlikaya, “Biz de diyoruz ki, bize oy veren oy vermeyen ayrımı yapmıyoruz, yapamayız. Sizlerin adına, samimi ve tevazu, sorunlarımızı çözmede cevval, cesur ama istişare ve ortak akıldan uzak durmayan, meseleleri yüz akıyla çözüp onu hizmetle buluşturan, ‘ben’ diyen değil, ‘bunu beraber yaptık’ mütevazısıyla, gerçek belediyecilik yapacak arkadaşlarla yolumuza devam etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bakan Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde Murat Kurum’un, bu birliği ve beraberliği sağlayacağına inandığını belirterek, 31 Mart’taki seçimde Kurum’a oy istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-bizim-mucadelemiz-destansi-olur-galibiyet-bizim-olur/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul’un Huzuru İftar Buluşması’nda konuştu https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-istanbulun-huzuru-iftar-bulusmasinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-istanbulun-huzuru-iftar-bulusmasinda-konustu/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24751 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “İstanbul’un Huzuru, Büyükçekmece’nin Huzuru İftar Buluşması” programına katıldı. Yerlikaya, “Son çırpınışlarını gördüğümüz başta bölücü terör örgütü olmak üzere FETÖ, DHKP-C, MLKP, yani bizim birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize kim yan bakıyorsa biz de onlara düz bakacak değiliz” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “İstanbul’un Huzuru, Büyükçekmece’nin Huzuru İftar Buluşması” programına katıldı. Esenyurt Gökevler Mahallesi’nde bulunan bir otelin davet salonunda düzenlenen programa Bakan Yerlikaya’nın yanı sıra AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, AK Parti Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Recep Erol, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar, dernek temsilcileri katıldı. Programda Kuran’ı Kerim Tilaveti okunmasının ardından iftar yapıldı.

Programda konuşan Bakan Yerlikaya, “Biz seçimin huzur ve güven ortamında olmasından sorumluyuz. Yol arkadaşlarım ile beraber inandığımız hizmetin tecelli etmesi ile ilgili sizlerin karşısında gelip bunları anlatıyoruz. Birileri bundan huzursuz oluyor. Onları huzursuz etmeye de Allah’ın izniyle devam edeceğiz. 14-28 Mayıs seçimini nasıl huzur ve güven ortamında yaptıysak Allah’ın izniyle İçişleri Bakanlığı 600 bin mesai arkadaşımızla bu huzuru da güveni de en güzel şekilde sağlayacağımıza da inancımız tam” dedi.

“Bizim birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize kim yan bakıyorsa biz de onlara düz bakacak değiliz”

Terörle mücadelede yapılan faaliyetlerle ilgili konuşan Yerlikaya, “Göreve geldiğimiz ilk andan itibaren 40 yıldan beri mücadele ettiğimiz ve artık son çırpınışlarını gördüğümüz başta bölücü terör örgütü olmak üzere FETÖ, DHKP-C, MLKP, yani bizim birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize kim yan bakıyorsa Cumhurbaşkanımızdan ve sizlerden almış olduğumuz cesaretle biz de onlara düz bakacak değiliz. Geldiğimiz ilk günden beri istikametimiz, adımlarımız, hukuk, insan hakları dedik ve aynı o şekilde devam ediyoruz ama devletin ve milletin iradesinden daha büyük bir güç yoktur. Biz hükümet ve devlet olarak azim ve kararlılıkla bu tüm terör örgütleri ile ilgili 10 aydan beri ve 21 yıldan beri yaptığımız ve hep üzerine katlayarak gitmiş olduğumuz başarıları Allah’ın izniyle artarak devam ettiriyoruz. Organize suç örgütleri ile mücadele ediyoruz. Bunlar şehir eşkıyaları yani suç işlemekte kibirlenenler. Taptıkları tek şey para. Arkadaşlarıma ‘Şehirde vatandaşlarımızın bildiği, hissettiği bir organize suç örgütü var ve halen siz bunlarla ilgili fiziki, teknik takip, planlı projeli bir iş yapmazsanız sizi orada durdurmam’ diyorum. Benim arkadaşlarım, mülki idare amirleri, illerde valilerimiz, emniyet, jandarma, savcılıklar hep beraber öyle bir uyum içerisinde çalışıyoruz ki 4 Hazirandan bugüne 421 yerel, bölgesel, ulusal, çapta organize suç örgütünü çökerttik götürüp adalete teslim ettik” ifadelerini kullandı.

“Huzur yerelden başlar diyoruz”

Uyuşturucu ile mücadeleyle ilgili yapılan faaliyetleri de anlatan Bakan Yerlikaya, “Huzur yerelden başlar diyoruz. Bizler polis, jandarma, sahil güvenlik, istihbarat ile beraber suçun her türlüsü ile uğraşıyoruz. İki görevim var benim: Önlemek, yakalamak. Suç işlenmesini önlemek için sahaya iyi basmam lazım. Teknolojiyi kullanmam lazım. İstanbul ve Büyükşehirleri kamera ile donatmam lazım. Sayıyı artırmam lazım. Bunları yapıyoruz. Daha 3 ay evvel İstanbul’a 7 bin polis, 1800’e yakın araç verdik. Günlük trafik devriye sayısı 395 idi. Şu anda bin 296. Şimdilik ve daha bunları artıracağım. Asayiş devriyesi bin 200 küsur idi. 2 bin 400’e çıktı. Evden hırsızlık 2024 Ocak, Şubat, Mart ayında 75 gün günlük Türkiye ortalaması 98’dir. 1 yıl önce 2023’teki ilk 75 günde 162 idi. Çünkü benim polisim öyle bir heyecanla çalışıyor ki. Onlarla gördüğünüz yerde öz çekim yapın. Sözde en büyük baronundan sokaktaki torbacıya varıncaya kadar 10 ayda 120 tona yakın yakaladık. Günlük sahayı çok iyi takip ediyoruz. Sizden yardım istiyorum. Duyduğunuz gördüğünüz, bildiğiniz, hissettiğiniz uyuşturucu temini satışı veya kullanışı ile ilgili bir mesele varsa rica ediyorum. 112’yi arayın çünkü NARVAS diye bir yazılım sistemimiz var ve 3 yıldan beri çalışıyor. Bunun mucidi İstanbul Narkotik Şube. Gelen telefonları tek tek kaydediyoruz. Gördüklerinizi söyleyin bu seferberlik ruhuyla yapılabilecek bir mücadele” diye konuştu.

Konuşmasının devamında Bakan Yerlikaya, “Belediye başkanlığı şehrin gelişmesi, güzelleşmesi hemşehrilerin tüm ortak ihtiyaçlarının emanet edildiği emin kişi demektir. Sizin içinizden burayı bilen yukarıya çıktıktan sonra sizi tanımayacak olan değil, kibir yapacak olan da değil, makam verildiği zaman daha tevazu, indiği zamanda çıktığı zamanda aynı duruşta olan birisi. Takım oyunu oynayacak. Teşhisi doğru yapıp tedavisini doğru yapacak. Yaptığı zaman ben ben demeyecek. Biz yaptık diyecek. İyi ki varsınız diyecek. Muhtarlarımıza STK’larımıza hangi vilayetten buraya geldi ve artık Büyükçekmece nüfusuna kayıtlıysa ister 50 yıl önce, ister dün sabah sen benim hemşerimsin sen benim kardeşimsin kucaklaşmasını yapacak. Bizim kardeşimiz Recep Erol tam da böyle birisi” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-istanbulun-huzuru-iftar-bulusmasinda-konustu/feed/ 0
Beşiktaş da AKP’li Genç hakkında suç duyurusunda bulundu https://www.haber60.com.tr/besiktas-da-akpli-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/besiktas-da-akpli-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Thu, 28 Mar 2024 02:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24237 GAYE ŞEYMA CAN

Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanan olayların ardından AKP’nin Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç’in Beşiktaş ve Fenerbahçe spor klüplerini hedef almasına tepkiler devam ediyor. Fenerbahçe klübünden sonra Beşiktaş da AKP’li Genç hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Suç duyurusunda ‘hakaret’, ‘iftira’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından işlem yapılması istendi.

“İFTİRA, HAKARET, KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK, AŞAĞILAMA…”

Konuya ilişkin Beşiktaş Klübünden yapılan yazılı açıklama şöyle:

“17.03.2024 tarihinde oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçından sonra yapılan basın toplantısında, Ahmet Metin Genç, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ve Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye karşı; eleştiri sınırlarını aşan, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun ve açıkça suç teşkil eden birtakım asılsız itham ve iddialarda bulunmuş ve söz konusu açıklamalar tüm basın ve yayın kuruluşlarınca yayımlanmıştır.

Ahmet Metin Genç’in gerçekleştirmiş olduğu eylemler neticesinde hakkında, hakaret (TCK m.125), iftira ( TCK m. 267), halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (TCK m. 216) suçlarından dolayı soruşturma başlatılması, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ve Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin söz konusu suçlardan zarar gördüğünün değerlendirilmesi ile Ahmet Metin Genç hakkında eylemine uyan sevk maddelerince kamu davası açılması için iddianame düzenlenmesi, hakkında 6222 sayılı yasanın 22. maddesi gereği idari para cezası ve idari yaptırım kararı uygulanmasına karar verilmesi için gereğinin yapılması talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur”

“FUTBOL ÜZERİNDEN OY DEVŞİRMEYE ÇALIŞARAK…”

Fenerbahçe tarafından geçen hafta yapılan yapılan açıklamada da, Ortahisar Belediye Başkanı ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç’in açıklamaları ile infial yarattığı belirtilmiş, “Futbol üzerinden oy devşirmeye çalışarak siyasi rekabette kendisine avantaj sağlamaya çalışan Ahmet Metin Genç, Türkiye’nin en köklü camialarından ikisini hedef alarak, kazanmak için her yolun mübah olduğu bir anlayışla hareket etmiştir” denilmişti. Fenerbahçe açıklaması şöyle idi:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti mahkemelerinin verdikleri kararları hiçe sayan bu anlayışı ile tehlikeli bir oyunun parçası olmakta ve açık bir şekilde FETÖ kumpası olan 3 Temmuz davamızla ilgili terör örgütünün argümanlarını kullanmaktadır. Halkı kutuplaştıran ifadelerin sahibi siyasetçiye hatırlatmak isteriz ki; Argümanlarını kullandığı terör örgütü, milli değerlerimizi hedef alan sayısız kumpası ülkemize yaşatmış, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz darbe girişimleri ile öncelikle devletimizin varlığına ve birliğine kast etmiş, Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ailesini hedef almıştır. Bahsi geçen siyasetçinin açıklamaları hem 6222 sayılı Kanun hem de Türk Ceza Kanunu (TCK) açısından suç teşkil etmektedir. Açıklamalar, aynı zamanda FIFA tarafından düzenlenen etik kurallara da aykırılık teşkil etmektedir. Bu aykırılıklar çerçevesinde, konunun FIFA’nın gündemine gelmesi durumunda Türkiye Futbol Federasyonu’nun daha önceki emsal kararlarda göz önüne alındığında, ağır cezalarla karşı karşıya kalma riski yüksektir.

SPOR CAMİASI SİYASET ÜSTÜ BİR NOKTADA OLMALI

Tüm bunların ötesinde, gerçekleşen bu basın toplantısı Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bugüne kadar dile getirdiğimiz siyaset-futbol ilişkisindeki çarpıklığın en net göstergesi olmuştur. Spor camiasının her zaman siyaset üstü bir noktada olması gerektiğini defalarca ifade etmeye çalıştık. Bu konudaki duruşumuzdan asla taviz vermemekle beraber, aynı hassasiyeti siyasetçilerin de göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak hakkımızda haddini aşan ifadelerle beyanatlar veren Ahmet Metin Genç hakkında gerekli suç duyurularında bulunulmuştur”

]]>
https://www.haber60.com.tr/besiktas-da-akpli-genc-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
Erzincan’da Yapı Denetim ve Huzur İçin Erzincan Protokolleri İmzalandı https://www.haber60.com.tr/erzincanda-yapi-denetim-ve-huzur-icin-erzincan-protokolleri-imzalandi/ https://www.haber60.com.tr/erzincanda-yapi-denetim-ve-huzur-icin-erzincan-protokolleri-imzalandi/#respond Mon, 25 Mar 2024 12:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23245 Erzincan’da “Yapı Denetim” ve “Huzur İçin Erzincan” protokolleri imza töreni, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu başkanlığında gerçekleştirildi.

Erzincan İl Halk Kütüphanesi toplantı salonunda düzenlenen protokol imza törenine; Vali Hamza Aydoğdu, Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, vali yardımcıları, ilgili birim amirleri katıldı.

Protokol imza töreninde Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu şu bilgileri verdi:

“Erzincan ili yapı stoku değerlendirmesi komisyonu 23.02.2023 tarihinde Erzincan Valiliği ile kurulmuştur. Komisyon tarafından birinci etap kapsamında 2 bin yılı öncesi inşa edilmiş olan 2 kat ve üzeri 3 bin 198 adet betonarme yığma bina incelenmiştir. İncelenen yapılar 4 farklı risk düzeyinde sınıflandırılmıştır. 2. etap kapsamında ise en yüksek risk teşkil edeceği değerlendirilen bin 687 adet binanın literatürde kabul görmüş hızlı değerlendirme metotlarında oluşan Hasan Sözen ve pi 25 metoduyla incelenmesi için gerekli ödeneğin tespit edilerek Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından talep edilmesi ve söz konusu sürecin sağlıklı olarak yürütülmesi temin etmek için iş birliği protokolü yapmak istiyoruz. Milletvekilimiz Süleyman Karaman ile beraber Çevre Şehircilik Bakanlığına gittik bu ödeneği sayın bakanımız Erzincan iline tahsis etti. Bu işi de yapması gereken Erzincan Valiliği koordinesinde Erzincan Belediyesi ile birlikte yapılması gerektiğini söylediği için biz bu ödeneğe protokol ile Erzincan Belediyesine aktaracağız. Bunu aktarınca ne olacak. Bin 687 binamız kalmıştı. Bu binalarında analizi yapılacak. Bu analizlerin sonucunda Erzincan’da deprem sonrası binalarla ilgili bütün sıkıntıları Erzincan Belediyesi ile birlikte gidermiş olacağız. Bu Erzincan halkının gündeminde olan bir konu Ben belediye başkanımıza da teşekkür ediyorum. Çünkü burada çok büyük emeği oldu ve bunu da beraber birlikte çözdüğümüz zaman bu bin 687 binayı da analiz ettiğimiz zaman insanların zihninde açana deprem sonrası bu binaların durumu nedir diye bir soru işareti kalmamış olacak. Yapılacak çalışmalar neticesinde 6306 sayılı kanun ile ilgili mevzuatlar uyarınca riskli olabileceği değerlendirilen yapıların bulunduğu bölgelerin Erzincan Belediyesi tarafından riskli alan veya rezerv yapı alan olarak belirlenmesine yönelik çalışmaların yapılması yerinde ve rezerv yapı dönüşüm sürecinin modellenmesi ve gerekmesi halinde imar planlarındayken kentsel dönüşüme uygun revizyonların yapılması ve bir kısım yapıların mümkün olması halinde güçlendirilmesi metotlarıyla iyileştirilmesi sağlanarak Erzincan ilimizin depremlere dirençli bir kent haline gelmesi amaçlanmaktadır. İkinci protokolümüze gelinecek olursa, Huzur için Erzincan işbirliği protokolü. 15 Mart 2024 tarihinde uygulamaya başlamış olup toplumsal bilinçlendirme ve pozitif kültür değişimi hedeflenmektedir. Güvenli güçlerimizin her zaman ve her yerde varlığını vatandaşına hissettirerek alanda görünür olması, vatandaşlarımızın suç ve suçlulara karşı tedbirli olabilmesi, suçu önleyici tedbirlerin alınması ve suç işleme amacındakilerin caydırılmasına yönelik 8 suç türünde yapılacak olan çalışmalar da ilimizi hiç suçun işlenmediği veya mevcut durumunda daha iyi bir noktaya getirecek daha az suçun ve ihlalin olduğu bir şehir haline getirmek ayrıca bu huzur ortamının tüm ülkece bilinmesini sağlamak amacıyla Huzur Erzincan projesini hayata geçiriyoruz. Bahse konu 8 suç türü ve proje kapsamında yürütücülüğünü yapacak olan koordinatör kurumlar; hırsızlık suçu için Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü, Dolandırıcılık suçları için İl Emniyet Müdürlüğü, Aile içi şiddet ve kadına şiddet suçları için Aile ve Sosyal Hizmetler İ Müdürlüğü, Genel adaba aykırı iller için Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü, Çevre ve Doğaya Karşı işlenen suçlar için Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürlüğü, Trafik olayları için Erzincan Belediyesi, Bağımlılıkla Mücadele İçin İl Sağlık Müdürlüğü, Siber suçlarla mücadele için İl Emniyet Müdürlüğü koordinatör kurum olarak belirlenmiştir. Proje kapsamında tüm koordinatör paydaş kurumlar ile birlikte hedef kitleye sosyal medya çalışmaları kısa filimler, seminer, konferans, birebir görüşmeler, broşür, tanıtım faaliyetleri düzenlenecek ödüllendirmekler ve etkinlikler yapılacaktır. Bugün burada 2 projenin protokol törenini yapmış olacağız. Erzincan’ımıza hayırlı olsun.”

Ardından söz alan Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, iki projenin de Erzincan için hayırlı olması temennisinde bulunarak imzalar atıldı. – ERZİNCAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincanda-yapi-denetim-ve-huzur-icin-erzincan-protokolleri-imzalandi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Terör örgütleriyle mücadele son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecek https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-teror-orgutleriyle-mucadele-son-terorist-etkisiz-hale-getirilinceye-kadar-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-teror-orgutleriyle-mucadele-son-terorist-etkisiz-hale-getirilinceye-kadar-devam-edecek/#respond Sun, 24 Mar 2024 00:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22784 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Başta bölücü hain terör örgütü olmak üzere tüm terör örgütlerinin nefeslerini kesip ya etkisiz hale getiriyoruz ya da götürüp adalete teslim ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bizlere her zaman söylediği bir talimat var; ‘Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmayacaksın’ diyor.” dedi.

Amasya Valiliği’nde düzenlenen Seçim Güvenliği Toplantısı’na katılan Yerlikaya, Kocacık Çarşısı esnafını ziyaret etti.

Ardından AK Parti Amasya Seçim Koordinasyon Merkezi’nde vatandaşlarla bir araya gelen Yerlikaya, ramazanının mübarek olmasını dileyerek, bayrama da huzurla kavuşmayı temenni etti.

Göreve başladığından bu yana vatandaşların huzuru için mücadele ettiğini dile getiren Yerlikaya, “Bakanlığımıza bağlı 600 bini aşkın mesai arkadaşım var. Bu bizim ailemiz, Türkiye’nin huzuru için çalışıyoruz, bizim görevimiz bu. İçişleri Bakanlığının kanununun yazdığı, milletin de kendinden beklediği görevlerin her birini yazsanız sayfalar almaz ama ‘Bir kelimeyle bunu anlatın’ derseniz, ‘Huzur’ derim. Türkiye’nin huzuru için varız ve bunun için çalışıyoruz. Amasya huzurlu olursa, Amasya’nın tüm köyleri, tüm caddeleri, tüm mahalleleri huzurlu olursa ben rahat etmiş ve sorumluluğumu yerine getirmiş olurum.” ifadelerini kullandı.

Terör örgütleriyle mücadelenin son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edeceğini vurgulayan Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Başta bölücü hain terör örgütü olmak üzere tüm terör örgütlerinin nefeslerini kesip ya etkisiz hale getiriyoruz ya da götürüp adalete teslim ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bizlere her zaman söylediği bir talimat var; ‘Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmayacaksın’ diyor. Evet dinlenmek yok, devamlı çalışacağız. Çünkü bütün milletimiz onları ülke içinde de ülke dışında da hiçbir şekilde istemiyor. O yüzden ülke içindeyse onların inine gidiyoruz. Ülke dışındaysa, Pençe Kilit operasyonlarıyla onlara göz açtırmıyoruz. Açtırmamakta da Allah’ın izniyle kararlıyız. Sırtını kime dayarsa dayasın terör örgütleri umurumuzda dahi değil ama bir terör örgütü mensubu veya sözde liderleri kim bizim aziz milletimize yan bakmaya cüret ediyorsa, biz de onlara düz bakacak değiliz.”

Bakan Yerlikaya, organize suç örgütlerine yönelik operasyonların da artarak devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Diğer mücadelemiz ise suç işlemekte kibirlenenlerle, kim bunlar ya? Bunlar Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ifadesiyle ‘şehir eşkıyaları.’ Organize suç örgütleri bunlar, biz onların kibirlerine kibir verip sadaka veriyoruz ama nasıl yapıyoruz bunu. Biz hukuk devletiyiz, biz insan hakları diyoruz. Çünkü bizim devletimizin medeniyet değerlerinde ve tarihinde bunlar var. Devletten, milletten, devlet ve millet iradesinden daha güçlü kim olabilir ki? Kimse olamaz. Olamadığı için göreve ilk başladığımız günden bu yana 81 valimize, emniyet ve jandarmadaki arkadaşlarımıza şu talimatı verdik; ‘Vatandaşlarımızın bildiği bir organize suç örgütüyle ilgili bölgede ne olursa olsun, bunları en kısa zamanda eğer adalete teslim etmezseniz, işte o zaman sizi orada durdurmam’ diyorum. Son 10 ayda 421 organize suç örgütü yakalandı. Götürüp adalete teslim ettik. Kanun hepimizin yürüyeceği istikameti veriyor. Kim kendini kanundan daha güçlü görüyor ve suç işlemeye cesaret ediyorsa, bekleyin ki 3 veya 4 aylık zamanı kaldı, merak etmeyin. Zehir tacirleri, yavrularımızı, gençlerimizi zehirlemeye cüret edenler, bunlara da nefes aldırmıyoruz. Düzensiz göçle mücadele ediyoruz.”

Programlara AK Parti Amasya Milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez, Amasya Belediye Başkan adayı Mehmet Uyanık da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-teror-orgutleriyle-mucadele-son-terorist-etkisiz-hale-getirilinceye-kadar-devam-edecek/feed/ 0
Mahzen-15 operasyonuyla çökertilen çetenin suç haritası deşifre oldu https://www.haber60.com.tr/mahzen-15-operasyonuyla-cokertilen-cetenin-suc-haritasi-desifre-oldu/ https://www.haber60.com.tr/mahzen-15-operasyonuyla-cokertilen-cetenin-suc-haritasi-desifre-oldu/#respond Fri, 22 Mar 2024 00:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21912 “Mahzen-15” operasyonuyla çökertilen çetenin suç haritası deşifre oldu

Çete üyelerinin Maltepe’de kurdukları noktalarda kodlarla birçok uyuşturucu madde tezgahı kurdukları anlaşıldı

Çetenin, Kadıköy’de bisiklet sürücüsü Doğanay Güzelgün’e çarpıp ölümüne neden olduğu gerekçesiyle 20 yıl hapis cezası alan örgüt yöneticisinin suçu örgütteki başka birine yıkmaya çalıştığı tespit edildi

İSTANBUL – Çıkar amaçlı suç ağına yönelik İstanbul merkezli 7 ilde düzenlenen ve 111 şüphelinin yakalandığı “Mahzen-15” adı verilen operasyona ilişkin yeni detaylara ulaşıldı. Kadıköy’de, otomobiliyle bisiklet sürücüsü Doğanay Güzelgün’e çarpıp ölümüne neden olduğu gerekçesiyle 20 yıl hapis cezası alan örgüt yöneticisi Temel Ünlü’nün, suçu örgütteki başka birinin üstlenmesine çalıştıkları belirlendi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerince, “uyuşturucu madde ticareti”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “silahla yaralama”, “iş yeri kurşunlama” ve “yağma” gibi suçlara karışan çıkar amaçlı organize suç ağının fertlerine yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 111 şüphelinin polisteki ifade işlemleri devam ediyor. İstanbul narkotik polisi, çete elebaşılığını Özay Ç. ve Mert Ç.’nin yürüttüğü suç ağını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile uzun süreden beri teknik ve fiziki takibe aldı.

Polis uyuşturucu tezgahlarının kodlarını çözdü

Emniyet ekiplerince organize çeteye karşı yapılan çalışmalarda, çete üyelerinin İstanbul’un Maltepe ilçesindeki mahallelerde kurdukları noktalarda “Relax”, “Zümrüt”, “Arap”, “Esenkent”, “Happy” ve “Hayalet” gibi kodlarla birçok uyuşturucu madde tezgahı kurdukları anlaşıldı. Zanlıların, vardiya usulüne göre 24 saat boyunca zehir ticaretini gerçekleştirdikleri anlaşıldı.

Çıkar amaçlı suç örgütü fertlerinin, polis tedbirlerine karşın kendi aralarında dışa kapalı internet tabanlı oluşturdukları uygulamalar üzerinden teknik takibe takılamamak için sesli olarak arama gerçekleştirip mesajlaştıkları ortaya çıkarıldı. Ayrıca sivil ve resmi polislerin bölgede devriye yaptıkları sırada emniyet araç plakalarını birbirleri ile paylaşarak yakalanmalarının önüne geçmeye çalıştıkları öğrenildi. Yapılan saha çalışmalarında ayrıca kurulan noktalarda “gözcü” bulunduran ve o sayede sözde kendi güvenlik tedbirlerini oluşturan çetenin, bu yöntemle 24 saat boyunca uyuşturucu satışı gerçekleştirdikleri belirlenirken, bölgede yaşayan vatandaşlara ise cebir, şiddet, korku unsurlarını kullanarak daha fazla şikayet etmelerini engelledikleri, suç duyurusunda bulunan vatandaşların şikayetlerini geri çektirdikleri kaydedildi.

Çete elebaşı, Kadıköy’de bisiklet sürücüsü Doğanay Güzelgün’ün ölümüne neden olduğu kazayı çete üyesine yıkmaya çalışmış

Ayrıca çete elebaşı ve yöneticilerinin karıştığı olayları suç ağındaki diğer üyelerin üstlendiği tespit edildi. Çetenin, bu usulle adli birimleri yanıltmaya çalıştıklarını saptayan emniyet ekipleri, Kadıköy’de, otomobiliyle bisiklet sürücüsü Doğanay Güzelgün’e çarpıp ölümüne neden olduğu gerekçesiyle 20 yıl hapis cezası alan ve örgüt yöneticisi olduğu belirlenen Temel Ünlü’nün de bu yöntemle suçu yine suç örgütü üyesi Mehmet C.Ç.’nin üstlenmesine çalıştıklarını deşifre etti.

Operasyonun geçmişi

Yürütülen polisiye çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Samsun, Diyarbakır ve Erzincan’da peş peşe operasyon gerçekleştiren güvenlik güçleri, çete elebaşlarının da olduğu 111 şüpheliyi gözaltına aldı. Söz konusu baskınlarda ise 4 kilo 300 gram eroin, 2 kilo 180 gram metafetamin, muhtelif miktarda esrar, bonzai, kokain ve uyuşturucu hap, çok sayıda şarjör, fişek, 7 ruhsatsız tabanca ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 161 bin 370 lira ele geçirildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, dün şahsi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul merkezli 7 ilde düzenlenen Mahzen-15 operasyonlarıyla “Çetinler” olarak bilinen organize suç örgütünün çökertildiğini ve şüphelilerin gözaltına alındığını duyurmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mahzen-15-operasyonuyla-cokertilen-cetenin-suc-haritasi-desifre-oldu/feed/ 0
İstanbul merkezli “Mahzen-15” operasyonunun detaylarına ulaşıldı https://www.haber60.com.tr/istanbul-merkezli-mahzen-15-operasyonunun-detaylarina-ulasildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-merkezli-mahzen-15-operasyonunun-detaylarina-ulasildi/#respond Thu, 21 Mar 2024 23:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21872 Çıkar amaçlı suç ağına yönelik İstanbul merkezli 7 ilde düzenlenen ve 111 şüphelinin yakalandığı “Mahzen-15” adı verilen operasyona ilişkin yeni detaylara ulaşıldı. Kadıköy’de, otomobiliyle bisiklet sürücüsü Doğanay Güzelgün’e çarpıp ölümüne neden olduğu gerekçesiyle 20 yıl hapis cezası alan örgüt yöneticisi Temel Ünlü’nün, suçu örgütteki başka birinin üstlenmesine çalıştıkları belirlendi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerince, “uyuşturucu madde ticareti”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “silahla yaralama”, “iş yeri kurşunlama” ve “yağma” gibi suçlara karışan çıkar amaçlı organize suç ağının fertlerine yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 111 şüphelinin polisteki ifade işlemleri devam ediyor. İstanbul narkotik polisi, çete elebaşılığını Özay Ç. ve Mert Ç.’nin yürüttüğü suç ağını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile uzun süreden beri teknik ve fiziki takibe aldı.

Polis uyuşturucu tezgahlarının kodlarını çözdü

Emniyet ekiplerince organize çeteye karşı yapılan çalışmalarda, çete üyelerinin İstanbul’un Maltepe ilçesindeki mahallelerde kurdukları noktalarda “Relax”, “Zümrüt”, “Arap”, “Esenkent”, “Happy” ve “Hayalet” gibi kodlarla birçok uyuşturucu madde tezgahı kurdukları anlaşıldı. Zanlıların, vardiya usulüne göre 24 saat boyunca zehir ticaretini gerçekleştirdikleri anlaşıldı.

Çıkar amaçlı suç örgütü fertlerinin, polis tedbirlerine rağmen kendi aralarında dışa kapalı internet tabanlı oluşturdukları uygulamalar üzerinden teknik takibe takılamamak için sesli olarak arama gerçekleştirip mesajlaştıkları ortaya çıkarıldı. Ayrıca sivil ve resmi polislerin bölgede devriye yaptıkları sırada emniyet araç plakalarını birbirleri ile paylaşarak yakalanmalarının önüne geçmeye çalıştıkları öğrenildi. Yapılan saha çalışmalarında ayrıca kurulan noktalarda “gözcü” bulunduran ve o sayede sözde kendi güvenlik tedbirlerini oluşturan çetenin, bu yöntemle 24 saat boyunca uyuşturucu satışı gerçekleştirdikleri belirlenirken, bölgede yaşayan vatandaşlara ise cebir, şiddet, korku unsurlarını kullanarak daha fazla şikayet etmelerini engelledikleri, suç duyurusunda bulunan vatandaşların şikayetlerini geri çektirdikleri kaydedildi.

Çete elebaşı, Kadıköy’de bisiklet sürücüsü Doğanay Güzelgün’ün ölümüne neden olduğu kazayı çete üyesine yıkmaya çalışmış

Ayrıca çete elebaşı ve yöneticilerinin karıştığı olayları suç ağındaki diğer üyelerin üstlendiği tespit edildi. Çetenin, bu usulle adli birimleri yanıltmaya çalıştıklarını tespit eden emniyet ekipleri, Kadıköy’de, otomobiliyle bisiklet sürücüsü Doğanay Güzelgün’e çarpıp ölümüne neden olduğu gerekçesiyle 20 yıl hapis cezası alan ve örgüt yöneticisi olduğu belirlenen Temel Ünlü’nün de bu yöntemle suçu yine suç örgütü üyesi Mehmet C.Ç.’nin üstlenmesine çalıştıklarını deşifre etti.

Operasyonun geçmişi

Yürütülen polisiye çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Samsun, Diyarbakır ve Erzincan’da peş peşe operasyon gerçekleştiren güvenlik güçleri, çete elebaşlarının da olduğu 111 şüpheliyi gözaltına aldı. Söz konusu baskınlarda ise 4 kilo 300 gram eroin, 2 kilo 180 gram metafetamin, muhtelif miktarda esrar, bonzai, kokain ve uyuşturucu hap, çok sayıda şarjör, fişek, 7 ruhsatsız tabanca ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 161 bin 370 lira ele geçirildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, dün şahsi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul merkezli 7 ilde düzenlenen Mahzen-15 operasyonlarıyla “Çetinler” olarak bilinen organize suç örgütünün çökertildiğini ve şüphelilerin gözaltına alındığını duyurmuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-merkezli-mahzen-15-operasyonunun-detaylarina-ulasildi/feed/ 0
Ankara Merkezli Şirket Binlerce Kişiyi Dolandırdı https://www.haber60.com.tr/ankara-merkezli-sirket-binlerce-kisiyi-dolandirdi/ https://www.haber60.com.tr/ankara-merkezli-sirket-binlerce-kisiyi-dolandirdi/#respond Thu, 21 Mar 2024 08:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21746 Ankara merkezli güneş enerjisi üretimi ve gayrimenkul alım satımıyla yüksek kar vadeden şirkete yatırım yapan binlerce kişi, yaklaşık 100 milyon dolar dolandırıldı. Adana’da evini ve arabasını satıp şirkete yatırım yapan mağdurlar, biran önce şirket sahibi karı kocanın yakalanmasını istedi.

Ankara merkezli faaliyet yürüten bir güneş enerjisi üretimi ve gayrimenkul alım satımı yapan şirket, iddiaya göre 2020-2021 yılları arasında sosyal medya üzerinden verdiği reklamlarla Türkiye genelinde üye yaptığı 50 bin kişiden ‘kar payı ortaklığı’ adı altında yaklaşık 100 milyon dolar topladı. Paraları kripto olarak hesabına geçiren şirketten bir süre sonra kar payı alamayan üyeler, bunun üzerine şirket yöneticileriyle irtibata geçti. Şirketin sahibi G.C.Ç. ile eşi A.Ç., şikayette bulunacaklarını belirten mağdurlara tehditte bulunarak, herhangi bir hak talebinde bulunamayacaklarını öne sürdü. Şirket sahibi çift ile şirket yöneticisi G.A., H.Ç. ve N.A., bir süre sonra mağdurlarla iletişimlerini kesti. Şubat ayında Adana’dan Ankara’ya giden 20 mağdur, 5 kişi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şikayet dilekçesinde, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Tehdit’, ‘Güveni kötüye kullanma’, ‘Dolandırıcılık’, ‘Nitelikli dolandırıcılık’, ‘Evrakta sahtecilik’, ‘Resmi evrakta sahtecilik’ ve ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’ ile ilgili suçlamalar yer aldı. Mağdurlar, aile bireyleri olan şirket yetkililerinin Çiftlik Bank gibi saadet zinciri mantığıyla kendilerini dolandırdığını belirtti.

20 kişinin suç duyurusunun ardından avukat ile iletişime geçen yüzlerce kişi de aynı şekilde 5 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Şirketin sahibi G.C.Ç. ile eşi A.Ç.’nin ise ifadesine başvurulduğu ancak 1 aydır ifade için adliyeye gitmedikleri öğrenildi.

“Ceza alacaklarına inanıyoruz”

İhlas Haber Ajansı’na konuşan mağdurların avukatı İbrahim Paşa Yeşiltaş, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Bu konu hakkında savcılık soruşturma yürütmekte. Öncelikle müştekilerin beyanları karakol üzerinden alınacak. Daha sonrasında şüpheliler hakkında ifade alınacak. Bunun neticesinde ceza alacaklarına inancımız tam ancak yaklaşık 1 buçuk aydır şahıslar hakkında işlem yapılmadı. Mağdurlar netice bekliyor, bir gelişme bekliyor. Ortada çok ciddi bir zarar var. Verilen paralar her gün eriyor” ifadelerini kullandı.

“Şikayet edenlerin parasını ödemeyeceğiz diyorlar”

Şirket sahiplerinin başka mağdurların peşinde koştuğunu öne süren avukat Yeşiltaş, “Dolandırıcılar başka mağdurların peşine düşüyor. Bunu da başka illerden mağdurların bana ulaşmasıyla öğrendik. Şikayette bulunmayan mağdurları arayıp, ‘Sizin paranızı vereceğiz. O şikayet edenlerin parasını ödemeyeceğiz’ diyorlarmış. Suç duyurusunda sonra İstanbul, Ankara, Samsun, Muğla, İzmir, Antalya ve Diyarbakır gibi büyük şehirlerden çok fazla insan bana ulaştı” dedi.

“Evimi sattım, kiracı oldum”

2021 yılında evini ve babasından kalan arsasını satıp şirkete 100 bin dolar kripto yatıran Suat Şimşek (32), “Bize kar marjıyla güzel işler yapacaklarını söylediler. Küçük yatırımlar yapıp bu küçük yatırımların karşılığında kar marjlarımızı aldık. Sonra bunlara inanarak evimizi, arsamızı, arabalarımızı sattık, yatırımlarımızı yaptık. Sonra baktık ki kar marjları gelmemeye ve şahıslara ulaşmamaya başladık. Burada on binlerce mağdur var ve yaklaşık yüz milyon dolarlık bir dev dolandırıcılık vakası var. Ben evimi satıp bu işe girdim, şu anda kirada oturuyorum. Suç duyurumuzu da zaten yaptık, biran önce yakalanmalarını istiyoruz” diye konuştu.

“Çok mağdur oldum”

Yaklaşık 200 bin doları dolandırılan İbrahim Daş (32) ise inşaat yaptığı evleri, arsasını ve arabasını satarak saadet zincirine girdiğini anlattı. Daş, “Biz bu şahıslarla internet üzerinde tanıştık ve bizi aile şirketi olduklarına inandırdılar. Biz de gerçekten insanlara değer veren bir şirket olduğunu düşünüp yatırım yaptık. Biz yatırım yaptıktan sonra çevremizdeki insanların da yatırım yapmalarını sağladık. Yaklaşık 200 bin dolar alacağım var ve çok mağdur oldum” ifadelerini kullandı. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-merkezli-sirket-binlerce-kisiyi-dolandirdi/feed/ 0
5 ilde düzenlenen ‘Mahzen-16’ operasyonlarında 3 ayrı organize suç örgütü çökertildi https://www.haber60.com.tr/5-ilde-duzenlenen-mahzen-16-operasyonlarinda-3-ayri-organize-suc-orgutu-cokertildi/ https://www.haber60.com.tr/5-ilde-duzenlenen-mahzen-16-operasyonlarinda-3-ayri-organize-suc-orgutu-cokertildi/#respond Thu, 21 Mar 2024 05:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21712 5 ilde düzenlenen “Mahzen-16” operasyonlarında 3 ayrı organize suç örgütü çökertildi

Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 63 şüpheli yakalandı

ANKARA – İstanbul, Muğla ve İzmir merkezli 5 ilde jandarma tarafından düzenlenen “Mahzen-16” operasyonlarında; İstanbul’da Mahsun Özer’in (Ehli Keyif), Muğla’da Çetin Çağlayan’ın (Çetebeli), İzmir’de Harun Pehlivan’ın (Kardeşler) elebaşılığını yaptığı 3 ayrı organize suç örgütü çökertildi. Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 63 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; İstanbul, Muğla ve İzmir merkezli 5 ilde jandarma tarafından düzenlenen “Mahzen-16” operasyonlarında; İstanbul’da Mahsun Özer’in (Ehli Keyif), Muğla’da Çetin Çağlayan’ın (Çetebeli), İzmir’de Harun Pehlivan’ın (Kardeşler) elebaşılığını yaptığı 3 ayrı organize suç örgütünün çökertildiğini belirterek operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 63 şüphelinin yakalandığını kaydetti.

“Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; hangi büyüklükte olursa olsun organize suç örgütlerini, çeteleri tek tek çökertip adalete teslim edeceğiz” diyen Bakan Yerlikaya operasyonlarla ilgili şu bilgileri verdi:

“Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; İstanbul ve Hatay’da düzenlenen operasyonlarda 35 şüpheli yakalandı. Organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; örgütün faaliyetleri kapsamında çevrimiçi yasa dışı bahis sitelerinde kullanıcı tanımlama ve para transferlerini sağladıkları, bilgisayar sistemleri üzerinden örgütün merkezi haline getirdikleri İstanbul, Şile ilçesinde kiraladıkları gizli giriş ve çıkışı bulunan lüks bir villada, yasa dışı bahis oynanmasını sağladıkları ve şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 1 milyar TL para hareketliliği bulunduğu tespit edildi.

İzmir, Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Kiraz ve Ödemiş ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 13 şüpheli yakalandı. Organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, fuhuşa yer temin etme, mala zarar verme, hırsızlık ve yağma, suç delillerini yok etme ve gizleme, 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarını örgütlü olarak işledikleri tespit edildi.

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Muğla İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Muğla, İstanbul ve Antalya’da düzenlenen operasyonlarda; silahlı tehdit, hile ve şantaj yoluyla köylülere ait arazilere el koyma, köylülere ait arazileri satarak haksız kazanç sağladıkları tespit edilen organize suç örgütü üyesi 15 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 6’sı tutuklandı. 7’si hakkında adli kontrol kararı verildi.

Operasyonlar sonucu çok sayıda ruhsatsız tabanca, 18 adet bilgisayar, 203 adet banka/kredi kartı, muhtelif miktarda uyuşturucu madde, çok sayıda senet, satış sözleşmesi, tapu evrakı, telefon, taşınabilir bellek ve dijital materyal ile çok miktarda altın ve Türk Lirasına el konuldu.

Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve operasyonları gerçekleştiren kahraman jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/5-ilde-duzenlenen-mahzen-16-operasyonlarinda-3-ayri-organize-suc-orgutu-cokertildi/feed/ 0
İstanbul’da Sarallar suç örgütüne ilişkin yeni iddianame: Ümit Saral’a 147 yıla kadar hapis talebi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sarallar-suc-orgutune-iliskin-yeni-iddianame-umit-sarala-147-yila-kadar-hapis-talebi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sarallar-suc-orgutune-iliskin-yeni-iddianame-umit-sarala-147-yila-kadar-hapis-talebi/#respond Thu, 21 Mar 2024 03:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21627 İstanbul’da, “Sarallar” olarak bilinen organize suç örgütüne ilişkin düzenlenen yeni iddianamede, örgüt elebaşı Ümit Saral’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “tehdit” ve 8 kez “nitelikli yağma” suçlarından 97 yıldan 147 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 mağdur “müşteki”, 22 kişi ise “sanık” sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, örgüt elebaşı ve yöneticisi sanık Ümit Saral ile kendisi tarafından yetkilendirilen örgüt yöneticisi sanık Tolgahan Çeken’in Saral’ın talimatlarıyla örgüt üyesi sanıklara yasa dışı emir ve talimatlar vererek cebir, tehdit kullanmak suretiyle mağdurlardan zorla maddi menfaat temin etmeye çalıştığı kaydedildi.

Örgüt mensuplarının kendilerini göstermek ve örgütün üstünlüğünü kabul ettirmek adına birçok suç eylemi gerçekleştirdikleri ve eylemleri yaparken aralarında hiyerarşik yapının bulunduğu ifade edilen iddianamede, örgüt yöneticilerinin talimatlarının örgüt üyeleri tarafından sorgulanmaksızın yerine getirildiği aktarıldı.

Ümit Saral’ın cezaevinden avukatı aracılığıyla örgütü yönettiği belirlendi

İddianamede, İstanbul’da faaliyet gösteren organize suç örgütlerinin tespiti ve çalışma alanlarının deşifresine yönelik olarak yapılan çalışmalarda, hakkında daha önce işlemiş olduğu suçlardan dolayı ayrıca yürütülen soruşturma dosyaları kapsamında tutuklu sanık Saral’ın, görünürde avukatı olan sanık Çeken aracılığıyla cezaevine telefon soktuğu ve bu telefonla görüşmeler yaptığının belirlendiği anlatıldı.

Savcılıkça ayrıca yürütülen soruşturma kapsamında sanık Çeken hakkında da tutuklama kararı verildiği, tahliye olduktan sonra Saral adına eylem ve faaliyetlerine devam ettiğine yer verilen iddianamede, Saral ile cezaevinde yapmış olduğu görüşmeler sonrası aldığı talimatlar doğrultusunda diğer örgüt üyelerini yönlendirdiği yönünde bilgilere ulaşıldığı aktarıldı.

İddianamede, 26 Nisan 2022’de emniyete yapılan ihbar sonrası polis ekiplerinin intikal ettiği iş yerinde müştekiler Özcan Güleş ve Cemil Çelik ile yapılan görüşmede, iş yerine gelen 4 kişinin silahlı olduklarını belli edecek şekilde “Ümit Saral abinin selamı var. Size etek giydirecek. 1 milyon lira ceza kesti size bir an önce ödemenizi yapın” ifadeleriyle tehditte bulunduğu ve bu eylemin sanık Çeken tarafından organize edildiğinin belirlendiğine dikkati çekildi.

Sanık Tolgahan Çeken’in avukatlık yetkilerini kullanarak suç örgütü yönettiği tespit edildi

Sanık Saral’ın cezaevinde bulunuyor olmasının elebaşılığını yaptığı değerlendirilen organize suç örgütünün eylem ve faaliyetlerini etkilemediği, sanık avukatı Çeken aracılığıyla örgütü yönettiği, Çeken’in de görevi gereği sahip olduğu avukatlık yetkilerini örgütün çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kullandığı kaydedilen iddianamede, sanık Çeken’in ticari anlaşmazlıkları çözüme kavuşturduğu izlenimiyle mağdurlar üzerinde baskı ve tehditte bulunarak menfaat temin etmeye çalıştığı anlatıldı.

İddianamede, örgütün vatandaşlar üzerinde tehditle baskı kurduklarının tespit edildiği, sanık Saral’ın soy bağı ve soyadı nedeniyle ulusal olarak bilinirliği bulunan “Sarallar” olarak tanınan suç örgütüyle organik bağ içerisinde olduğu, cezaevinde olmasına rağmen sanık Çeken aracılığıyla örgütün devamlılığını sağladığı, diğer örgüt üyesi sanıkların da bu durumu bilerek yer aldıkları ve örgütün varlığını devam ettirmesi için eylemlerde bulunduklarına yer verildi.

Sanıkların gerçekleştirdiği 7 farklı eylemin anlatıldığı iddianamede, örgüt faaliyeti çerçevesinde “yağma”, “tehdit” ve “ateşli silahlar ve bıçaklar ile aletler hakkında kanununa muhalefet” başta olmak üzere çeşitli suçları işlediği vurgulandı.

İddianamede, sanık Ümit Saral ile Tolgahan Çeken’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “tehdit” ve 8 kez “nitelikli yağma” suçlarından sanık Saral’ın 97 yıldan 147 yıl, Çeken’in ise 87 yıldan 127 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Diğer 20 sanığın ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme”, “nitelikli yağma”, “tehdit” ve “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşındırma veya bulundurma” suçlarından 17’şer yıldan 31’er yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası istendi.

İddianame İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi, sanıkların yargılanmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sarallar-suc-orgutune-iliskin-yeni-iddianame-umit-sarala-147-yila-kadar-hapis-talebi/feed/ 0
Burdur’da yaşlı bir adamı bıçaklayarak öldüren şahıs, emniyetteki ifadesini reddetti https://www.haber60.com.tr/burdurda-yasli-bir-adami-bicaklayarak-olduren-sahis-emniyetteki-ifadesini-reddetti/ https://www.haber60.com.tr/burdurda-yasli-bir-adami-bicaklayarak-olduren-sahis-emniyetteki-ifadesini-reddetti/#respond Thu, 21 Mar 2024 03:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21623 Burdur’da yaşlı bir adamı bıçaklayarak öldürüp eşini de darp ederek yaralayan şahıs, yargılandığı davanın ilk duruşmasında emniyette verdiği ifadesini reddetti.

Burdur’da 30 Ekim 2023 günü bakıcılarının kapıyı açamaması sonrası ihbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından açılan pencereden içeri giren polisler tarafından darp edilip bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunan Bayram Sertcan ve yaralı eşi Zehra Sertcan (67) olayıyla ilgili, bin 500 saatlik kamera kaydı inceleyen ekiplerin yaptığı 10 günlük araştırma neticesinde zanlı Ayhan U. (37) dün gece polisin yaptığı operasyonla gözaltına alınmış, şüphelinin evinde yapılan incelemelerde olay anında kullanılan suç aleti bıçak, tıbbi eldiven, altın bileklik ve 3 bin 605 TL para ele geçirilmişti.

Emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf eden cinayet zanlısı Ayhan U., çıkarıldığı mahkeme tarafından kasten adam öldürme ve kasten adam yaralamak suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ayhan U.’nun ‘Kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu, ‘Nitelikli Yağma’ suçundan 15 yıla, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Burdur Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşmada tutuklu sanık Ayhan U., Zehra-Bayram Sertcan çiftinin çocukları Arzu Özçoban ve Serdar Sertcan ile taraf avukatları hazır bulundu. İddia makamının mütalaasının ardından maktul İbrahim Sertcan’ın kızı Arzu Özçoban ve oğlu Serdar Sertcan sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Sanık Ayhan U. ise emniyetteki ifadesini kabul etmediğini söyleyerek burada söyleyeceklerinin doğru olduğunu belirttiği konuşmasında, “İddianameyi kabul etmiyorum. Bayram amcanın davetiyle beton dökme işini konuşmak için evine gittim. Zehra teyze Alzheimer rahatsızlığı nedeniyle benim hırsız olduğumu ima eden sözler söylüyordu. Olay günü de söyledi. Bayram amca ile mutfağa geçip, çay içip, sohbet ettik. Zehra teyze ‘Seni polise vereceğim’ deyince ittirdim, duvara çarptı. Bayram amca bunun üzerine ‘Ne yapıyorsun sen şerefsiz’ deyip, tezgahtaki bıçağı alıp, saldırmak istedi. Bıçağı tuttum elim yaralandı. Bıçağı kullanmaması için elini ittim. Bu sırada yaralandı. Bu sırada Zehra teyze salonda yatıyordu. ‘Allah belanı versin, bunlar senin yüzünden oldu’ deyip yüzüne yumruk attım. Evime gidip kazağımı değiştirdim. Evdeki eldiveni alıp parmak izlerimi temizlemek için eve geri döndüm. Zehra teyzeyi öldürmek için yumruk atmadım” dedi.

Emniyetteki ifadelerini kabul etmediğini belirten Ayhan U., “Tek amacım karakoldan ve bu utanç dolu andan kurtulmaktı. Tezgahtaki bıçağı alıp Bayram amcaya salladığımı söylemiştim ama bıçağı ilk Bayram amca aldı” şeklinde konuştu.

Ayhan U.’nun avukatı Hamza Yılmaz, müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmadığını ve rapor alınmasını talep etti.

Duruşma sonunda mahkeme heyeti Ayhan U.’nun tutukluluğunun devamına ve sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi için tam teşekküllü bir hastaneye sevkine karar verip duruşmayı erteledi.

Duruşma sonu açıklama yapan maktul avukatı Ahmet Ergin, “Sanık suçtan kurtulmaya yönelik bir takım beyan ve savunmada bulundu ama olayın sıcaklığı ile ilgili verdiği ifadeler ve savunmasında suçu itiraf etmişti. Bugün tevatür bir şekilde kendisinin akıl sağlığının yerinde olmadığını bile ileri sürdüler. Bu sebeple hakkında yeniden rapor alınacak. Tabi yargıya ve alınan kararlara saygılıyız. Sonucu hep birlikte göreceğiz. Biz adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz” dedi.

İbrahim Sertcan’ın kızı Arzu Özçoban ise, “İnşallah en büyük cezayı alır. Babamı öldürdü, annemde şu anda yatıyor ölümcül bir vaziyette. Kendini bilmez bir şekilde aldığı darbelerden dolayı. İnşallah adalet yerini bulur ve cezaevinden çıkamaz. Annemlere çektirdiğinin beterini çeksinler” şeklinde konuştu. – BURDUR

]]>
https://www.haber60.com.tr/burdurda-yasli-bir-adami-bicaklayarak-olduren-sahis-emniyetteki-ifadesini-reddetti/feed/ 0
Sarallar Suç Örgütüne Yeni İddianame: Ümit Saral ve Tolgahan Çeken Suçlanıyor https://www.haber60.com.tr/sarallar-suc-orgutune-yeni-iddianame-umit-saral-ve-tolgahan-ceken-suclaniyor/ https://www.haber60.com.tr/sarallar-suc-orgutune-yeni-iddianame-umit-saral-ve-tolgahan-ceken-suclaniyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 07:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21259 Sarallar suç ürgütüne yeni iddianame düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede Ümit Saral ile avukatı Tolgahan Çeken dahil 9 şüphelinin tutuklu olduğu dosya kapsamında Ümit Saral ile Tolgahan Çeken, ‘suç ilemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli yağma’ ile suçlanırken, diğer 20 şüpheli ise ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma/yardım etme’ ve ‘nitelikli yağma’ yapmakla suçlanıyor. Soruşturmaya dahil olan diğer 25 şüpheli hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. İddianamede Ümit Saral’ın avukatı aracılığıyla örgütü cezaevinden yönettiği iddiasına yer verildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede 11 kişi ‘müşteki’, Ümit Saral ile Tolgahan Çeken’in de aralarında olduğu toplam 22 kişi ‘şüpheli’ olarak yer aldı. Saral ile Çeken dahil 9 şüphelinin tutuklu olduğu dosya kapsamında Ümit Saral ile Tolgahan Çeken, ‘suç ilemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli yağma’ ile suçlanırken, diğer 20 şüpheli ise ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma/yardım etme’ ve ‘nitelikli yağma’ ile suçlanıyor.
İddianamede, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren organize suç örgütlerinin tespiti, eylem, faaliyet ve çalışma alanlarının deşifre edilmesine yönelik çalışmalarda; daha önce işlediği suçlardan dolayı tutuklu bulunan örgüt lideri Ümit Saral’ın, görünürde avukatlığını yapan Tolgahan Çeken aracılığıyla cezaevine cep telefonu soktuğu ve bu sayede görüşmeler yaptığının tespit edildiği anlatıldı. Bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, örgüt lideri Ümit Saral’ın avukatı olan Tolgahan Çeken hakkında tutuklama kararı verildiği, Çeken’in tahliye olduktan sonra Ümit Saral adına eylem ve faaliyetlerine devam ettiği, Saral ile cezaevinde yaptığı görüşmelerde talimatlar aldığı ve bu doğrultuda diğer örgüt üyelerini yönlendirdiği iddianamede yer aldı.
“ÜMİT SARAL SİZE ETEK GİYDERECEK, ÖDEMENİZİ YAPIN”
İddianamede, 26 Nisan 2022’de dosyadaki iki müştekinin işyerlerine giden 4 kişinin, silahlı olduklarını belli edecek şekilde “Ümir Saral abinin selamı var. Size etek giydirecek. 1 milyon TL ceza kesti size. Bir an önce ödemenizi yapın” şeklinde tehditte bulundukları ve bu eylemin Tolgahan Çeken tarafından organize edildiğinin belirlendiği kaydedildi.
AVUKATLIK YETKİLERİNİ ÖRGÜTÜN ÇIKARLARI İÇİN KULLANMIŞ
Düzenlenen iddianamede, Ümit Saral’ın ceaevinde bulunuyor olmasının, liderliğini yaptığı suç örgütünün eylem ve faaliyetlerini etkilemediği, avukatı Tolgahan Çeken aracılığıyla örgütü yönettiği, şüpheli Tolgahan Çeken’in de örgütün eylem ve faaliyetlerine bizzat iştirak ettiği, görevi gereği sahip olduğu avukatlık yetkilerini örgütün çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kullandığı, ticari anlaşmazlıkları çözüme kavuşturduğu izlenimiyle kişiler üzerinde baskı ve tehditte bulunarak menfaat temin ettiği ve ‘Sarallar’ olarak bilinen organize suç örgütü liderlerinden Ümit Saral adına bu eylemleri gerçekleştirmeye devam ettiği değerlendirildi.
SARAL CEZAEVİNDEN ÖRGÜTÜ YÖNETTİ
Şüphelilerin belli bir hiyerarşi içerisinde hareket ettiklerinin anlatıldığı iddianamede, birbirleriyle irtibatlı oldukları ve beraber suç işledikleri ya da suç işlemeye teşebbüs ettikleri, Ümit Saral’ın cezaevindeyken talimat ve yetki verdiği Tolgahan Çeken aracılığıyla organizasyonun bir düzen içerisinde yürütüldüğü, örgüt adına gerçekleştirdikleri eylemlerle menfaat temin ettikleri ve bu faaliyetlerin uzun bir süreden beri devam ettiği aktarıldı.
“SARALLARIN ‘ULUSAL’ BİLİNİRLİKLERİ VAR”
İddianamede; örgüt üyelerinin vatandaşlar üzerinde tehditle baskı kurdukları, Ümit Saral’ın soy bağı ve soyadı nedeniyle ulusal olarak bilinirliği bulunan ‘Sarallar’ suç örgütüyle organik bağ içerisinde olduğu, cezaevinde olmasına rağmen örgüt yöneticisi olan avukat Tolgahan Çeken’e verdiği talimatlarla örgütün devamlılığını sağladığı tespit edildi. Ümit Saral’ın örgüt lideri, Tolgahan Çeken’in örgüt yöneticisi olduğu, diğer şüphelilerin de örgüt üyesi oldukları, örgütün varlığını devam ettirmesi için eylemlerde bulundukları, birlikte müştekilere yönelik olarak örgüt faaliyeti kapsamında ‘yağma’, ‘tehdit’, ‘6136 Sayılı Kanun’a muhalefet’ gibi çeşitli suçları işledikleri ileri sürüldü.
“TOPLUMUN GÜVEN İÇİNDE YAŞAMA HAKKI AÇISINDAN SOMUT TEHLİKE”
İddianamede, örgüt yapısının ve caydırıcılığının amaçlanan suçları işlemeye kolaylık sağladığı ve devamlılık arz ettiği, toplum için somut bir tehlike oluşturduğu, hukuk devleti ilkesine zarar verdiği, örgüt lideri ve üyelerinin toplumun huzur, güven ve hukuka bağlılık içinde yaşama hakkı açısından somut tehlike yarattıkları sonucuna varıldı. Suç örgütlerinin varlığı, işleyişi ve yapısının anlatıldığı iddianamede, Ümit Saral’ın ‘Sarallar’ isimli silahlı suç örgütünün lideri ve yöneticisi olarak süregelen bir düzeni devam ettirdiği, ‘Sarallar’ ismiyle daha önce işlenen ve kamuoyuna yansıyan suçları ve genel tutumları sayesinde örgütün korkutucu gücünü ön planda tutarak müştekilere yönelik ‘yağma’ suçlarının işlenmesini organize ettiği, Tolgahan Çeken’in örgüt lideri Ümit Saral’dan sonra gelen ‘ikinci adam’ konumunda ve örgütün yöneticisi olduğu, ‘Sarallar’ adını kullanarak çözüme kavuşturduğu izlenimini verip yağma suçlarını işlediği, kendisine bağlı örgüt üyelerine talimatlar vererek yönlendirdiği anlatıldı.
ÜMİT SARAL ADINA SUÇ İŞLEMİŞLER
Şüphelilerin eylemlerinin, 7 farklı olay şeklinde anlatıldığı iddianamede, Ümit Sral ile Tolgahan Çeken’in emir ve talimatları doğrulturunda hareket eden örgüt üyelerinin, kişilerden cebir, tehdit kullanmak suretiyle zorla maddi menfaat temin etmeye çalıştıkları, örgüt mensuplarının, örgütün üstünlüğünü kabul ettirmek adına bir çok eylemi gerçekleştirdikleri ve şüphelilerin eylem, fikir, irade birliği ve örgütsel iş bölümü içinde bir araya geldikleri belirtildi.
SARALLAR HAKKINDA 105 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
İddianamede, Ümit Saral ile Tolgahan Çeken’in ‘silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek’ suçundan ayrı ayrı 6 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Saral ile Çeken için ayrıca her bir olay için örgüt lider ve yöneticisi olmalarından dolayı ‘nitelikli yağmaya teşebbüs’ suçundan ayrı ayrı toplamda 64 yıldan 93 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şüpheliler Ahmet Emre Can Damar, Bilal Işıldar, Cemil Tavus, Doğukan Eryılmaz, Halil Akarsu, Hakan Kavasoğlu, İlker Salim Kaç, Kayahan Demir, Mahmut Furkan Gün, Recep Burulday, Samet Mutlu Türkeli, Uğur Vergili ve Vedat Uzut’un, ‘silahlı suç örgütüne üye olmak’, şüpheliler Melek Kapçu, Cem Tavlar, Murat Yılmaz, Gözde Yarım, Necati Başkapan, Hakan Eryiğit ve Yılmaz Eryiğit’in ise ‘örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan ayrı ayrı 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. İddianamede anlatılan 7 farklı eyleme dahil olan şüpheliler için de ‘nitelikli yağmaya teşebbüs’ suçundan ayrı ayrı değişen oranlarda hapis cezası istendi.
/////////////
Arşiv linki: https://abone.ankahaber.net/haber/c5a73aa9-be94-409b-92fe-abb98930fa9a/

]]>
https://www.haber60.com.tr/sarallar-suc-orgutune-yeni-iddianame-umit-saral-ve-tolgahan-ceken-suclaniyor/feed/ 0
Adalet Bakanı Tunç, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-tunc-gundeme-iliskin-aciklamalarda-bulundu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-tunc-gundeme-iliskin-aciklamalarda-bulundu-aciklamasi/#respond Tue, 19 Mar 2024 23:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20953 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrasındaki olayları değerlendirirken, “Meşru savunmanın da ötesine geçip karşı tarafa zarar verecek, savunmanın ötesine giden bir durum söz konusu mu? Bir saldırı var mı? Taraftar da olsa futbolcu da olsa he iki taraf içinde bir suç işlenmişse soruşturulur.” dedi.

Bakan Tunç, dün Ankara Hakimevi’ndeki iftar programının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

İstanbul’da ATV tipi araçlara çarparak bir kişinin ölümüne neden olan ve annesi Eylem Tok tarafından yurt dışına kaçırılan 17 yaşındaki T.C. hakkında konuşan Tunç, 7 Mart’ta ABD makamlarından iade talebinde bulunulduğunu, geçici tutuklama evrakının da gönderildiğini belirtti.

ABD Adalet Bakanlığının, gönderdiği cevap yazısında bazı belgeler istediğini bildiren Tunç, bu belgeleri tamamladıklarını, süreci takip ettiklerini vurguladı.

Tunç, “Umut ediyoruz ki ABD iade konusundaki talebimizi olumlu karşılasın ve buradaki yargılama süreci de devam etsin. Şu anda 1 kişi tutuklu, 2 kişi adli kontrol aldı.” dedi.

Bir gazetecinin, “Amerikan makamlarının Eylem Tok’un yer değiştirmesine karşı ayrıca bir tedbir alma mekanizması var mı?” sorusuna Tunç, “Biz, ‘Geçici tutuklama kararımız var, tutuklayın ve bize teslim edin. Biz yargılama yapacağız’ diyoruz. Şimdi oradan cevap bekliyoruz. Dosyada iadeyle alakalı şu anda bir eksiklik yok.” yanıtını verdi.

Tok’un ABD vatandaşlığı bulunduğu hatırlatılarak, iade edilmemesi durumunda yargılama sürecinin nasıl devam edeceğine ilişkin soru üzerine Tunç, “Biz soruşturmayı açarız. Ama yargılama yapabilmemiz için ifadesinin alınması lazım. Kaçak şahıs statüsüne giriyor. Dolayısıyla biz ifadesini almadan cezalandırma yoluna gidemiyoruz. Amerikan makamları yargılayabilir. Yani ‘Sen yabancı ülkede bir yabancıya karşı suç işledin, benim vatandaşımsın, dolayısıyla seni benim kanunuma göre yargılayacağım’ diyebilir.” değerlendirmesini yaptı.

Sosyal medyaya yansıyan para sayma görüntüleri

Bakan Tunç, sosyal medyaya yansıyan “para sayma görüntüleri” üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında ifadelerin alınmaya başlandığını anımsattı. Söz konusu paraların kaynağının araştırılacağını söyleyen Tunç, şöyle devam etti:

“Bunların partiye (CHP) yapılan bir bağış olduğu söylendi. Tabii bu bağış neticede bunların da kuralları var. Siyasi Partiler Kanunu’na göre bağışın şekli bellidir, miktarı da bellidir. Yapılan kampanyada verilen hesap numaraları var. Bu hesap numaralarına yatan paralar mıdır bunlar? Acaba bir başka kaynaktan mı geliyor? Yani savcılık bu paraların kaynağını elbette ki soracaktır, sorgulayacaktır. Çünkü kamuoyunda büyük bir tereddüt ve tepki ortaya çıktı. Böyle miktarda bir paranın özellikle sadece bir adi belgeyle bir alışveriş söz konusu. Elbette ki Cumhuriyet Savcılığı, bir il binasının bu şekilde bir satışının nasıl söz konusu olabildiğiyle ilgili bu tereddütleri ortadan kaldıracak bir soruşturma gerçekleştirecektir.”

Yılmaz Tunç, para sayma görüntülerine ilişkin “lehte ve aleyhte” çok beyan olduğunu belirterek, “Tabii belgeyle görüntü kaydının tarihlerinin tutmamış olması, tüm bunlar Cumhuriyet Başsavcılığının inceleyeceği hususlar. Bu incelemeler neticesinde ortaya çıkacaktır. Eğer bir suç unsuru varsa, bir kara para varsa, suçtan kaynaklanan bir gelir varsa tüm bunlar ortaya çıkacaktır.” dedi.

Bakanlığın soruşturmayı yürüten savcılık makamına talimat vermesinin söz konusu olmadığını ifade eden Tunç, “Sosyal medyada ‘Adalet nerede?’ diye yazmaya başladılar. ‘Savcılık niye el koymuyor?’ dediler. Savcılık benim beyanatımdan önce zaten soruşturmayı başlattı. Benim yargıya, savcılığa talimat vermem söz konusu olamaz. O görüntülerdeki kişilerin ifadeleri alınıyor. İfadeleri biz de bilmeyiz. Savcılık ifadeden yola çıkarak başka ifadeye ihtiyaç duyuyor. O da çağırılıyor.” dedi.

Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrasındaki olaylar

Bakan Tunç, Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında oynanan futbol maçı sonrasındaki olaylara ilişkin, “Bu tür olayların sahalarımızda olmaması lazım. ‘Spor kardeşliktir’ diyoruz ama maalesef düşmanlığa dönen bir durum söz konusu olabiliyor.” dedi.

Olaylarla ilgili soruşturma başlatıldığını, 12 kişinin gözaltına alındığını ve görüntülerin incelendiğini anlatan Tunç, 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’da sahaya girmenin, taşkınlık yapmanın, yasak madde sokmanın, basın yayın aracılığıyla tahrik edecek şekilde beyanatta bulunmanın yaptırımları olduğunu ifade etti.

Tunç, “Spor kulübünün görevleri var. Onların özel güvenlikleri var. Tedbir almaları gerekiyor. Emniyet güçlerinin yanı sıra orada bir de özel güvenlikler var. Onların sahaya birilerinin girmemesi için gerekli tedbirleri alması lazım. O noktada da detaylı bir soruşturma yapılıyor şu anda.” dedi.

Maçın ardından yaşananları siyasete alet etmenin doğru olmadığını kaydeden Tunç, “Mevzuatımız gerekli cezaları öngörüyor. Ama biz buna rağmen ‘Para cezalarında, hapis cezalarında yeniden bir düzenleme ihtiyacı var mı, yok mu?’ konusunu değerlendirdik. O konuda bir taslak çalışmamız oluştu. Tabii bu yargı paketinde de olabilir ama madde sayısına göre. Önümüzde seçim sonrası Meclisimizin takdirine sunacağımız birkaç madde değişikliği, caydırıcılık açısından bir taslak olacak.” diye konuştu.

“Taraftar da olsa futbolcu da olsa…”

Bakan Tunç, olaylara karışan futbolculara ilişkin soru üzerine, görüntülerin izlendiğini belirterek, “Bu görüntüleri değerlendirecek olan Cumhuriyet Savcılığı. Meşru savunmanın da ötesine geçip karşı tarafa zarar verecek, savunmanın ötesine giden bir durum söz konusu mu? Bir saldırı var mı? Taraftar da olsa futbolcu da olsa he iki taraf içinde bir suç işlenmişse soruşturulur.” ifadelerini kullandı.

Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’da nelerin değişeceğine dair soru üzerine Tunç, caydırıcılık açısından cezaların arttırılmasının gerekli olup olmadığını değerlendirdiklerini bildirdi.

Tunç, “‘Şu fiiller bakımından şu olursa daha iyi olur’ diyeceğimiz bazı hususlar olabilir. Yani cezaların her maddede arttırılması değil. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın birtakım talepleri oldu, sosyal medyadaki birtakım trol hesaplar, yasa dışı bahisler…. Hepsi bunların içerisinde değerlendirilecek konu.” diye konuştu.

Kedi Eros’un öldürülmesi davasındaki “iyi hal” indirimine itiraz edilebilir

Bakan Tunç, İstanbul’un Başakşehir ilçesinde kedi “Eros”un öldürülmesi nedeniyle açılan kamu davasında verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının bozulması üzerine yeniden görülen davanın duruşmasında “herkesin adliyeye koştuğunu” dile getirdi.

Yargılamadaki ilk kararın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü anlatan Tunç, mahkemenin vereceği karara önceden müdahalenin söz konusu olmadığını söyledi.

Mahkemenin, yeniden yargılamada verdiği 2 yıl 6 ay hapis cezasında ceza alt sınırından uzaklaştığını aktaran Tunç, “Hayvanları Koruma Kanunu’nda hapis cezaları yoktu eskiden. Sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı vardı. Tüm bunlar bizim zamanımızda yasalaştı. Önceki kararında 1 yıl 3 ay vermişti mahkeme, bu sefer 3 yıl verdi. İyi hal indirimi yaptı. 2 yıl 6 aya düşmüş oldu. Tabii bu da bir tepki oluşturdu. Cumhuriyet savcımız bu konuda istinafa başvuracaktır.” dedi.

Bakan Tunç, “İnsanlara böyle cezalar vermiyorlar.” diyenlerin de bulunduğunu belirterek, “cezasızlık” algısının ortadan kaldırılması için 1 ay bile cezanın hapis karşılığının olması gerektiğini ifade etti.

Tunç, “Olumlu örnekler de var. Seferihisar’da bir köpeği kulübede yakan şahsı hakim 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Eros’un bu şekilde canice katledilmesi hepimizi derinden yaraladı. Bir cana bu şekilde eziyet edilerek 6 dakika boyunca tekmelenmesi bir caniliktir. Bunu kabul etmek mümkün değil.” diye konuştu.

Yılmaz Tunç, sokak hayvanlarına ilişkin soru üzerine de “Sokak hayvanları ile ilgili Tarım Bakanlığımızla birlikte bir çalışma gerçekleştirdik. Hayvanların korunması konusunda hassasız. Ama insan sağlığını da tehdit etmemesi lazım. Bu anlamda dengeyi kuracak yasal bir düzenleme hazırlığı var. Seçim sonrası gündeme gelecek.” ifadelerini kullandı.

“Kadına şiddette mahkeme kararı beklenmemeli”

Adalet Bakanı Tunç, soru üzerine, kadına yönelik şiddet konusunda 6284 sayılı yasanın bulunduğunu ve birtakım tedbirleri içerdiğini anımsattı.

Cezaların arttırılmasıyla ilgili çalışmalar yapıldığını dile getiren Tunç, şunları söyledi:

“Hatta geçen yasama döneminin son paketinde cezaları arttırdık. Yani kasten öldürme suçu bir erkeğe karşı işlenmişse müebbet hapis, kadına karşı işlenmişse ağırlaştırılmış müebbet hapis. Kasten yaralama, eziyet, işkence.. Bütün suçlarda kadına karşı işlenen suçların cezalarını daha da arttırdık. Israrlı takibi ayrıca yeni bir suç tipi olarak ihdas ettik. Bu konuda Meclisimizin yasama anlamında üzerine düşeni yaptığı kanaatindeyim. Suçu önleme bakımından ‘Benim hayatım tehlikede’ diyen bir kadın hakkında mahkeme kararına gerek olmadan o tedbir mutlaka hemen gecikmeksizin verilmeli.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-tunc-gundeme-iliskin-aciklamalarda-bulundu-aciklamasi/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanlığı Binası Görüntüleriyle İlgili Soruşturma Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-goruntuleriyle-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-goruntuleriyle-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 01:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20577 GAYE ŞEYMA CAN

2019 yılında CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınması sürecinde bir avukatlık bürosunda çekilen “para sayma” görüntülerinde yer alan Tuncay Yılmaz adliyeye gitti. Şüpheli sıfatıyla ifade verdiği belirtilen Yılmaz, adliyeden ayrılırken herhangi bir açıklama yapmadı. Görüntülerin sosyal medyaya yansıması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla resen soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. CHP İstanbul İl Başkanlığı da görüntüleri yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağını duyurmuştu.

Soruşturma kapsamında geçen hafta CHP’li 3 isim ve binanin eski sahibi Ali Rıza Braka ifade vermişti. Savcılık kaynakları ifade işlemlerinin “şüpheli sıfatıyla” alındığını paylaşırken, suçlama ya da suç unsuruna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

BAŞSAVCILIK: MADDİ GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKARILMASI, SUÇ VE SUÇ UNSURU BULUNUP BULUNULMADIĞININ TESBİTİ AÇISINDAN…

Görüntülerin sosyal medyaya yansıdığı günlerde iddialara ilişkin Başsavcılığın açıklaması şu şekildeydi:

“Bazı sosyal medya hesaplarında “Fatih Keleş’in CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda para destelerini sayarken çekilen görüntüleri ortaya çıktı.” şeklindeki paylaşım ile birlikte paylaşılan ve içeriğinde bir çantadan çıkarılan para destelerinin sayıldığı video görüntüleri ile ilgili olarak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespiti açısından istanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır”

CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI DA AÇIKLAMA YAPMIŞTI

Aynı gün CHP İstanbul İl Başkanlığı da konuya ilişkin şu yazılı açıklamayı yapmıştı:

“Söz konusu görüntüler şu an Sarıyer ilçesi sınırlarındaki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının 2019 yılında satın alınmasıyla ilgilidir. Açıklamada sunulan evrak da bunun kanıtıdır. Evrakın düzenleme tarihi 9 Aralık 2019’dur. Güvenlik kamerası görüntüleri, her ne kadar 10 Aralık 2019’u gösterse de gerçek tarih evraktan da anlaşılacağı üzere 9 Aralık 2019’dur.

4,5 yıl sonra servis edilen görüntülerin amacı kuşkusuz Cumhuriyet Halk Partisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik olumsuz algı yaratma çabasıdır. Hele hele 4,5 yıl önceki olayı, 4 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP Kurultayı ile ilişkilendirmek eşyanın tabiatına aykırıdır.

GÖRÜNTÜYLE ŞANTAJ YAPILMAK İSTENMİŞTİR”

Güvenlik kameraları görüntülerinin kayda alındığı yer CHP İstanbul İl Başkanlığı binası değil, mal sahibinin avukatı Gökhan Taşkapan’ın avukatlık ofisidir. Bu görüntülerin söz konusu avukatın bilgisi dahilinde sızdırıldığı alenidir. Görüntüler kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Ayrıca kişisel verilerin korunmasına muhalefet edilmiştir. Bu vesile ile hem söz konusu avukat hem de bu görüntüleri yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır. Kaldı ki görüntülerde mal sahibi kişi de görülmektedir. Avukat, daha önce de bu görüntüleri, bir suç unsuruymuş gibi bazı CHP İstanbul İl yöneticilerine göstererek şantaj yapmak istemiş ama karşılık alamamıştır.

Görüntülerdeki kişilerden eski i başkan yardımcısı Özgür Nas, eski il başkan danışmanı Can Poyraz ve İBB CHP Meclis üyesi Fatih Keleş, CHP Genel Merkezi ile İstanbul İl Başkanlığı arasında binanın, satın alma sürecini koordine eden kişilerdir. Ayrıca İl Binası’nın satın alınması konusunda, 2019 yılı yazında ‘Bir Tuğla da Sen koy’ isminde bağış kampanyası yapılmıştır. Söz konusu bağış kampanyasının reklam filmi açık kaynaklardan görülebilir. Görüntüler, 9 Aralık 2019 tarihinde mal sahibine kapora ödenmesine ilişkindir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-goruntuleriyle-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanlığı Binası Satışıyla İlgili Soruşturma Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-satisiyla-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-satisiyla-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:45:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20433 GAYE ŞEYMA CAN

2019 yılında CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınması sürecinde bir avukatlık bürosunda çekilen “para sayma” görüntülerinde yer alan ve binayı satan kişi olduğu belirtilen Ali Rıza Braka adliyeye gitti. Şüpheli sıfatıyla ifade verdiği belirtilen Braka, adliyeden ayrılırken herhangi bir açıklama yapmadı. Görüntülerin sosyal medyaya yansıması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla resen soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. CHP İstanbul İl Başkanlığı da görüntüleri yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağını duyurmuştu.

Soruşturma kapsamında geçen hafta CHP’li 3 isim ifade vermişti. Savcılık kaynakları ifade işlemlerinin “şüpheli sıfatıyla” alındığını paylaşırken, suçlama ya da suç unsuruna ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

BAŞSAVCILIK: MADDİ GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKARILMASI, SUÇ VE SUÇ UNSURU BULUNUP BULUNULMADIĞININ TESBİTİ AÇISINDAN…

Görüntülerin sosyal medyaya yansıdığı günlerde iddialara ilişkin Başsavcılığın açıklaması şu şekilde idi:

“Bazı sosyal medya hesaplarında “Fatih Keleş’in CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda para destelerini sayarken çekilen görüntüleri ortaya çıktı.” şeklindeki paylaşım ile birlikte paylaşılan ve içeriğinde bir çantadan çıkarılan para destelerinin sayıldığı video görüntüleri ile ilgili olarak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespiti açısından istanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır”

CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI DA AÇIKLAMA YAPMIŞTI

Aynı gün CHP İstanbul İl Başkanlığı da konuya ilişkin şu yazılı açıklamayı yapmıştı:

“Söz konusu görüntüler şu an Sarıyer ilçesi sınırlarındaki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının 2019 yılında satın alınmasıyla ilgilidir. Açıklamada sunulan evrak da bunun kanıtıdır. Evrakın düzenleme tarihi 9 Aralık 2019’dur. Güvenlik kamerası görüntüleri, her ne kadar 10 Aralık 2019’u gösterse de gerçek tarih evraktan da anlaşılacağı üzere 9 Aralık 2019’dur.

4,5 yıl sonra servis edilen görüntülerin amacı kuşkusuz Cumhuriyet Halk Partisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik olumsuz algı yaratma çabasıdır. Hele hele 4,5 yıl önceki olayı, 4 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP Kurultayı ile ilişkilendirmek eşyanın tabiatına aykırıdır.

GÖRÜNTÜYLE ŞANTAJ YAPILMAK İSTENMİŞTİR”

Güvenlik kameraları görüntülerinin kayda alındığı yer CHP İstanbul İl Başkanlığı binası değil, mal sahibinin avukatı Gökhan Taşkapan’ın avukatlık ofisidir. Bu görüntülerin söz konusu avukatın bilgisi dahilinde sızdırıldığı alenidir. Görüntüler kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Ayrıca kişisel verilerin korunmasına muhalefet edilmiştir. Bu vesile ile hem söz konusu avukat hem de bu görüntüleri yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır. Kaldı ki görüntülerde mal sahibi kişi de görülmektedir. Avukat, daha önce de bu görüntüleri, bir suç unsuruymuş gibi bazı CHP İstanbul İl yöneticilerine göstererek şantaj yapmak istemiş ama karşılık alamamıştır.

Görüntülerdeki kişilerden eski i başkan yardımcısı Özgür Nas, eski il başkan danışmanı Can Poyraz ve İBB CHP Meclis üyesi Fatih Keleş, CHP Genel Merkezi ile İstanbul İl Başkanlığı arasında binanın, satın alma sürecini koordine eden kişilerdir. Ayrıca İl Binası’nın satın alınması konusunda, 2019 yılı yazında ‘Bir Tuğla da Sen koy’ isminde bağış kampanyası yapılmıştır. Söz konusu bağış kampanyasının reklam filmi açık kaynaklardan görülebilir. Görüntüler, 9 Aralık 2019 tarihinde mal sahibine kapora ödenmesine ilişkindir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligi-binasi-satisiyla-ilgili-sorusturma-devam-ediyor/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya, İstanbul ve Sancaktepe’deki faaliyetleri hakkında bilgi verdi https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-istanbul-ve-sancaktepedeki-faaliyetleri-hakkinda-bilgi-verdi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-istanbul-ve-sancaktepedeki-faaliyetleri-hakkinda-bilgi-verdi/#respond Thu, 14 Mar 2024 03:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18759 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sancaktepe’de düzenlenen “İstanbul ve Sancaktepe’nin Huzuru” isimli programda konuştu. Bakan Yerlikaya katılımcılara bakanlık olarak İstanbul ve Türkiye genelinde yaptıkları faaliyetlerle alakalı bilgiler verdi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Sancaktepe Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezinde düzenlenen “İstanbul ve Sancaktepe’nin Huzuru” adlı programda bakanlık olarak gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgiler verdi. Asayişten, teröre, zehir tacirliğinden düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığına kadar yaptıkları faaliyetlerden bahseden Yerlikaya, son terörist kalmayıncaya kadar operasyonların devam edeceğini belirtti.

“Önle ve yakala”

Bakan Yerlikaya, İçişleri Bakanlığının görev tanımı ile ilgili, “Suç türleri ile ilgili bizim bakanlığımızın iki görevi var. İçişleri Bakanlığı’nın görevleri nedir denirse iki kelime; önle ve yakala. Ceza kanununda suç türlerinin tamamı ile ilgili bizim bir duruş şeklimiz var. Bunları önlememiz lazım. Bunların işleyişine giden yolları tıkamamız ve önlememiz lazım. İkincisi suç işlenmesini önleyemedik o zaman ne yapmamız lazım? Bunu yapanları arkadaşlarımızla yakalayıp adalete teslim etmem lazım. Biz öyle büyük bir aileyiz ki, 783 bin kilometrekare vatan alanında mavi vatanda denizlerimizde ve çevrimiçi dünyada yani sanal vatanda orada da bizim haklarımızı, hukuklarımızı orada da huzurumuzu korumakla ilgili görevlerimiz var” ifadelerini kullandı.

Bakan Yerlikaya, ” Suriye’de Mehmetçiğimiz teröristleri hareket ettirmiyor. MİT ne yapıyor? Nokta operasyonları yapıyor. İçişleri Bakanlığı ne yapıyor? Hem şehrimizde hem kırsalımızda 22 bin 234 operasyon yaptık. 817 terörist etkisiz hale getirildi” dedi.

İçişleri Bakanı Yerlikaya 2016’da 2 bin 322 eylem olduğunu 2023’te bu sayının 88, 2024 yılı içinde 12’ye düştüğünü belirtti.

“Bize yan bakma cüreti gösteren örgütlere düz bakmak gibi bir niyetimiz yok”

Bakan Yerlikaya, “Tüm suç türleri ile ayrım yapmadan mücadele ediyoruz. Ama bizim için motosiklet hırsızlığına bakışımızla DEAŞ’a bakış açımız, PKK’ya bakış açımız aynı mı? Evrakta aynı. Ama şunu söyleyeyim. Bize yan bakma cüreti gösteren örgütlere düz bakmak gibi bir niyetimiz yok. Bunların tamamını etkisiz hale getirmek, götürüp adalete teslim etmek için İçişleri olarak gece gündüz demeden çalışıyoruz” dedi.

İstanbul’da yaptıkları operasyonlarla ilgili bilgi veren Bakan Yerlikaya, İstanbul’da 278 şehir operasyonu yaptıklarını, 79 teröristin sağ olarak yakalanıp adalete teslim edildiğini belirtti. Sancaktepe’de FETÖ’ye 151, DEAŞ terör örgütüne 101 operasyon yapıldığını açıklayan Bakan Yerlikaya, Türkiye’de 128, İstanbul’da 8 terör eyleminin önlendiğini ayrıca yapılan operasyonlarla çeşitli organize suç şebekelerinin çökertildiğini belirtti.

Asayiş olaylarına ilişkin bilgi veren Bakan Yerlikaya hırsızlık, yağma, dolandırıcılık, kasten öldürme, cinsel suçlar ve diğer suçlardan Sancaktepe’de 486 İstanbul’da 27 bin 191 kişinin yakalandığını belirtti.

Göç konusunda İstanbul’da düzensiz göçmen kaçakçılarına yönelik 499 operasyon yaptıklarını söyleyen Bakan Yerlikaya, düzenli göçmen sayısının 1 milyon 90 bin olduğunu belirtti. Parmak izi uygulaması ile kişinin kimlik bilgilerinin belirlendiğini, öğrenci, turist ise kontrolden sonra bırakıldığını kaçak ise ülkesine gönderildiğini ifade etti. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-istanbul-ve-sancaktepedeki-faaliyetleri-hakkinda-bilgi-verdi/feed/ 0
Başakşehir’de kedi “Eros”u öldüren sanık 2,5 yıl hapse çarptırıldı https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/ https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/#respond Thu, 14 Mar 2024 00:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18609 Başakşehir’de sitenin asansöründe “Eros” isimli kediyi öldürdüğü gerekçesiyle yeniden yargılanan sanık İbrahim Keloğlan, “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 2 yıl 6 hapse çarptırıldı ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

Küçükcekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık İbrahim Keloğlan ve avukatı, müştekiler, Tarım ve Orman Bakanlığı ile İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi avukatları katıldı.

Bazı siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının avukatları da duruşmayı izledi.

Duruşmada, savunmasını yapan sanık Keloğlan, “Ben bir suç makinesi değilim. Yaşadığım bir anlık psikolojik çöküşten dolayı öfke ve cinnet anıyla tamamen kendimi kaybettim. Hayatım boyunca unutamayacağım bir hata yaptım.” dedi.

“Psikolojik destek göreceğime söz veriyorum”

Her fırsatta mama alıp kedi ve köpekleri beslediğini ifade eden Keloğlan, “Onlarla vakit geçirmek bana terapi gibi geldi. Bunlarla yetinmeyip hayvan barınağına bağışta bulundum. Elimden geldiğince bunları yapacağım. psikolojik destek göreceğime söz veriyorum.” ifadelerini kullandı.

Keloğlan, olayın bazı kişilerce yanlış lanse ettirildiğini savunarak, “İnsan içine çıkamayacak hale geldim. Şu an burada alacağım hiçbir cezanın bugüne kadar yaşadıklarımın yanında bir önemi yoktur. Beni tek başıma bıraktılar. Şu ana kadar söylediğim her şey kanıtlı ve gerçektir. Çok pişmanım. Hatamı kabul ediyorum. diye konuştu.

Sanık Keloğlan’ın avukatı Cemal Vehbi Günaydın, müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep ederek, şunları söyledi:

“Zaten kendisi toplum nezdinde cezasını çekmiştir. Bundan sonrasında da çekmeye devam edecektir. Müvekkilin olayın öncesinde yaşadıkları ve olay esnasındaki psikolojisinin dikkate alınmasını talep ediyorum. Ben de bir kedi sahibiyim.”

Avukatının ardından yeniden söz alan sanık Keloğlan, söylemek isteği çok şey olduğunu belirterek, “Beni tamamen yalnız bıraktılar. Hakkımda söylenen her şey yalan ve iftiradır. Ben zaten hayvan sevgisi olan bir insanım.” ifadelerini kullandı.

Duruşmada söz verilen müşteki Ebubekir Fırat, her ne kadar kedinin sahibi olmasa da bakımını üstlendiğini, bu nedenle olaydan zarar gördüğünü anlattı.

Savcı sanığın tutuklanmasını talep etti

Duruşmada, cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını okudu.

Mütalaada, sanığın 1 Ocak’ta saat 03.15 sıralarında Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi Karacaoğlan Sokak’ta ikamet ettiği sitede, site sakinleri ve müşteki tarafından beslenip bakımı yapılan kediye asansörde tekme attığı anlatıldı.

Mütalaada, şu ifadelere yer verildi:

“Kedinin can havliyle koridora kaçtığı, sanığın kedinin kaçmasını engelleyecek şekilde kapıları kapattığı, kediye defalarca vurduğu, kedinin sanıktan defalarca kaçmaya çalışması süreci içinde sanığın eyleminden ısrarla vazgeçmediği, kediyi öldürmeye yönelik eylemine devam ettiği, merhametsiz ve acımasız şekilde canavarca bir hisle eziyet çektirerek kediyi öldürdüğü, mevcut görüntü izleme ve araştırma tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.”

Sanığa bu kapsamda üst hadde yakın ceza verilmesi talep edilen mütalaada, sanığın Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A2 maddesi gereğince cezalandırılarak hükümle birlikte tutuklanması istendi.

Sanığa “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan hapis cezası verildi

Son sözü sorulan sanık Keloğlan, “Ben devletime güveniyorum. Bugüne kadar ben bir yere kaçmadım. Bunca şeye rağmen kendim geldim.” dedi.

Davaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme, sanık İbrahim Keloğlan’ı “evcil hayvanı kasten öldürme” suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle 3 yıl hapse çarptırdı.

Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini takdiri indirim sebebi kabul eden mahkeme, cezayı 2 yıl 6 aya indirdi.

Mahkeme, her ne kadar kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunsa da, sanığın aldığı ceza, delillerin toplanmış olması, karartılacak herhangi bir delil bulunmayışı, bu aşamada tutuklanmasının orantılılık ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçeleriyle, sanık Keloğlan hakkında karar kesinleşinceye kadar yurt dışına çıkışının yasaklanması suretiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Davanın karara bağlanmasının ardından

Müşteki Ebubekir Fırat Avukatı Merve Poyraz Özcan, adliye önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sanığın 6 dakika boyunca böcek ezer gibi kediyi ezerek öldürdüğünü, bu nedenle cezasında indirim uygulanmasını kabul etmediklerini, dosyanın takipçisi olacaklarını söyledi.

? Davanın geçmişi

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede sanık Keloğlan’ın “bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapsi istenmişti.

İddianameyi kabul eden mahkeme, yargılama sonunda sanığa 1 yıl 3 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmişti.

İtiraz üzerine dosyaya bakan ağır ceza mahkemesi, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının kaldırılmasına ve dosyanın Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade edilerek sanığın yeniden yargılanmasına karar vermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/feed/ 0
Kayseri’de komşusu olan kadını keserle öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet ve hapis cezası https://www.haber60.com.tr/kayseride-komsusu-olan-kadini-keserle-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-ve-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/kayseride-komsusu-olan-kadini-keserle-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-ve-hapis-cezasi/#respond Wed, 13 Mar 2024 23:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18549 Kayseri’de komşusu olan kadını başına keserle vurarak öldüren sanık, ağırlaştırılmış müebbet ve 10 yıl 6 ay hapis cezasına çaptırıldı.

1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, maktul H.S’nin (51) müşteki eşi S.A.S, çocukları B.B.S, A.S. ve M.S. ile sanık avukatı hazır bulundu. Sanık İ.K. (45) ise tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

Müşteki S.A.S, komşuları olan sanıkla aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını söyledi.

Sanığın iddia ettiği üzere, kendisine herhangi bir borcu olmadığını ifade eden S.A.S, “Eşim ile 32 yıl sırt sırta vererek 3 çocuk büyüttüm. Küçükbaş hayvanlarımız var. Olay günü oğlum B.B.S. ile dağda baktığımız koyunların yanından ayrılarak eve geldik. Kapıyı çaldık, açan olmadı. Lamba yanıyordu, televizyon açıktı. Oğlum evin arka mutfak kapısından içeri girdi. Bana kapıyı açınca, ağlıyordu. Eşim antrede kanlar içinde yerde yatıyordu. Şoka girdim.” diye konuştu.

Müşteki B.B.S. ise olaydan kısa bir süre önce sanık ile karşılaştıklarını dile getirdi.

Kendisine borçları olmadığını iddia eden B.B.S, “Madem borcumuz olduğunu iddia ediyor, neden bizden istemedi? Annemi o halde gördüğümde dünyam döndü. Annemin yüzü yere yatıktı. Önce yaşıyor zannettik. Babamla birlikte çevirdiğimizde kafasının dağılmış olduğunu gördük. Böyle bir vahşet, canavarlık yok. 15-20 keser darbesi vardı.” dedi.

Müştekiler M.S. ve A.S. de annelerinin kolunda daha önce gördüğü 5 bileziği çalmak için cinayeti işlediğini öne sürdükleri sanığın en ağır cezayı almasını talep etti.

Duruşma savcısı mütalaasında, sanığın “kadına karşı kasten öldürme” ve “konutta silahla yağma” suçlarından cezalandırılmasını istedi.

Sanık İ.K. ise savunmasında, cinayeti işlediğini kabul edip, yağma suçunu işlemediğini iddia etti.

Müştekiler ile gübre taşıma karşılığında 4 günlüğüne anlaştığını, bir günlük ücreti olan 500 lirayı aldığını ancak 3 günlük ücreti olan 1500 lirayı vermediklerini öne süren sanık, “Evlerine gidip H.S’ye oğlu B.B.S’yi sordum. Eşim için çok ağır sözler söyledi. Elindeki kevgirle bana vurmaya çalışınca kendimi korudum. Niyetim öldürmek değildi. Cinayeti işledim ama yağma suçunu kabul etmiyorum. Bin kere pişmanım.” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, sanık İ.K’ye “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “konutta silahla yağma” suçundan ise 10 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

“Eşim rahat uyusun”

Maktul H.S’nin eşi S.A.S, duruşmadan sonra adliye çıkışında gazetecilere, eşinin cinayete kurban gittiğini söyledi.

Komşuları olan sanığa sürekli yardım ettiklerini iddia eden S.A.S, “3 ay boyunca ekmek aldık, verdik. Sonuç bu olmamalıydı. Yaşasın Türk adaleti. Eşim rahat uyusun ama geri gelmez. Çok acılıyım. Eşim ile çektirdiğimiz bu resme sarılmadan uyuyamıyorum. Psikolojim çok bozuk. Destek olan herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Gesi Mahallesi Yüksel Çavuşoğlu Caddesi’ndeki müstakil evinde 13 Kasım 2023’te H.S’nin öldürülmüş halde bulunmasıyla ilgili İl jandarma Komutanlığı, Melikgazi İlçe Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timleri tarafından yapılan çalışmalar kapsamında gözaltına alınan İ.K. tutuklanmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseride-komsusu-olan-kadini-keserle-olduren-saniga-agirlastirilmis-muebbet-ve-hapis-cezasi/feed/ 0
Manisa’da 3 Farklı Suç Örgütü Çökertildi https://www.haber60.com.tr/manisada-3-farkli-suc-orgutu-cokertildi/ https://www.haber60.com.tr/manisada-3-farkli-suc-orgutu-cokertildi/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:03:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18451 Manisa’nın Akhisar ilçesinde 3 farklı suç örgütünün “Kara Para Aklama, Nitelikli Dolandırıcılık ve Tefecilik yaptığı” istihbaratı üzerine harekete geçen Manisa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Manisa merkezli 7 ilde eş zamanlı düzenledikleri operasyonlarla 3 farklı suç örgütünü çökertti. Operasyonda 18 kişi gözaltına alınırken mağdur edilen vatandaşlardan elde edilen 2 milyar TL değerindeki haksız kazanca da el konuldu. Bakan Yerlikaya da sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak 3 farklı suç örgütünün çökertildiğini söyledi.

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Manisa İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin düzenledikleri operasyonla Manisa’nın Akhisar ilçesinde faaliyet gösteren 3 farklı suç örgütü çökertildi. Manisa İl Jandarma Komutanlığı yapılan istihbarat çalışmasıyla Akhisar ilçesinde 3 farklı suç örgütünün “Kara Para Aklama, Nitelikli Dolandırıcılık ve Tefecilik yaptığı” bilgisine ulaştı. Örgütlerin İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Kocaeli, Antalya, Balıkesir ve Manisa illerinde ikamet eden bir çok vatandaş mağdur edilerek yaklaşık 2 milyar TL haksız kazanç elde ettiği öğrenilirken Cumhuriyet Savcılığı tarafından tespit edilen tüm mal varlıklarına el konuldu.

Şüphelilerin yakalanması amacıyla harekete geçen jandarma ekipleri İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Kocaeli, Antalya, Balıkesir ve Manisa 20 şüpheliye ait 47 eş zamanlı “ŞENERLER” operasyonu düzenledi.

Operasyonda 3 adet lüks otomobil, 44 adet çeşitli markalarda araç, 2 adet tekne, 3 adet motosiklet, 666 adet açık çek-senet, 191 adet araç satış sözleşmesi, 92 adet tapu sözleşmesi, 26 adet çek-senet karnesi, 55 adet vekaletname, 133 adet bilezik ve ziynet eşyası, 60 bin TL, 12 adet bilgisayar, 26 adet cep telefonu, 15 adet pos cihazı, 50 adet kaşe, 7 adet tabanca, 6 adet av tüfeği, 138 adet tabanca fişeği, 8 adet tabanca şarjörü, çok sayıda kredi kartı ve dijital materyaller ele geçirildi. Operasyonda hakkında yakalama kararı çıkarılan 20 şüpheliden 18’i yakalanarak gözaltına alınırken 2 şüphelinin yakalama çalışmaları devam ediyor. Karakola getirilen şüphelilerin işlemlerine devam ediliyor.

Bakan Yerlikaya sosyal medya hesabından paylaştı

Öte yandan Bakan Yerlikaya, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ve operasyonu gerçekleştiren jandarma ekiplerini tebrik ederek operasyonla ilgili verileri paylaştı. Bakan Yerlikaya, “Manisa merkezli 7? ilde Jandarma tarafından düzenlenen “MAHZEN-11″ operasyonlarında; Erdoğan Şener’in (Şenerler), Sadrettin Avcı’nın (Avcılar) ve Fedai Karal’ın (Karallar) elebaşılığını yaptığı 3? ayrı Organize Suç Örgütü Çökertildi. Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 1’8? şüpheli yakalandı. Aziz Milletimizin bilmesini isterim ki; Suçta kibirlenenlere, halkımızın huzurunu kaçıranlara, organize suç örgütlerine ve çetelere göz açtırmayacağız. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Manisa İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Manisa merkezli İstanbul, İzmir, Tekirdağ, Kocaeli, Antalya ve Balıkesir’de faaliyet gösteren organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, Kara para aklama, Nitelikli dolandırıcılık ve Tefecilik suçlarını işledikleri tespit edildi. Operasyonlar sonucu: 7 adet ruhsatsız tabanca, 6 adet av tüfeği, 4’7? otomobil, 2? tekne, Çok sayıda çek, senet, araç satış sözleşmesi ve tapu sözleşmesi ile Çok miktarda nakit para ve dijital materyale el konuldu. Ayrıca 2? milyar TL’nin suçtan elde edildiği tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve Operasyonları gerçekleştiren Kahraman Jandarmamızı tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Milletimizin duası sizinle” dedi. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-3-farkli-suc-orgutu-cokertildi/feed/ 0
Kütahya’da suç oranlarında azalma https://www.haber60.com.tr/kutahyada-suc-oranlarinda-azalma/ https://www.haber60.com.tr/kutahyada-suc-oranlarinda-azalma/#respond Tue, 12 Mar 2024 02:48:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18142 Kütahya’da suç oranlarında azalma

Vali Musa Işın: “Uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayacağız, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”

KÜTAHYA – Kütahya Valisi Musa Işın, kentte asayiş bakımından, olayın türüne ve geçen seneye göre yüzde 40-60 oranında bir azalma olduğunu ifade etti.

Kütahya İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı, Vali Musa Işın’ın başkanlığında Valilik Toplantı Salonunda yapıldı. Toplantıya; İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Kırbaç, İl Emniyet Müdürü Hakan Sıralı, emniyet ve jandarma yetkilileri, STK temsilcileri ile muhtarlar katıldı.

Toplantıda konuşan İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Kırbaç, jandarma bölgesindeki son 2 yıla ilişkin veriler değerlendirildiğinde mala karşı işlenen suçların 181 olaydan 143’e düştüğünü, böylelikle yüzde 21’lik bir azalma yaşandığını belirtti.

İş yerlerinden hırsızlık olaylarında yüzde 33, kamu kurumlarından hırsızlık olaylarında yüzde 68, hayvan hırsızlığı olaylarında yüzde 83 ve bağ-bahçe ile tarla hırsızlığı olaylarında ise yüzde 39’luk bir azalma sağlandığını açıklayan Kırbaç, dolandırıcılık olaylarında ise yüzde 8’lik bir azalma görüldüğünü kaydetti.

2023 – 2024 yıllarının ilk 2 ayını değerlendiren İl Emniyet Müdürü Hakan Sıralı, 2023 yılının ilk 2 ayında 90 hırsızlık olayının yaşandığını, 2024 yılının aynı döneminde bu sayının 56’ya düştüğünü, evden hırsızlık olaylarında ise yüzde 58,8 azalma yaşandığını kaydetti.

323 aranan şahıs adli makamlara sevk edildi

İş yeri ve kurum hırsızlıklarında da düşüş olduğunu aktaran Sıralı, 2023 yılında 15 olan olay sayısının 2024 yılında 13’e gerilediğini ifade etti. Motosiklet hırsızlığı olaylarında ise yüzde 50’lik bir azalma kaydedildiğini bildirdi.

Sıralı, yapılan kontrollerde 172 bin 119 şahsın sorgulandığını; hırsızlık suçundan 73, dolandırıcılık suçundan 24, cinsel suçlardan 8, yağma suçundan 7 ve öldürme suçundan 1 kişinin yakalandığını dile getirdi. Toplamda 323 aranan şahsın adli makamlara sevk edildiğini aktardı.

Narkotik olaylar hakkında da bilgiler veren Sıralı, “2023 yılı ilk 2 ayında 168 olay meydana gelirken, 2024 yılı ilk 2 ayında bu sayı 305’e yükselerek yüzde 82 artış göstermiştir. Aynı dönemde, 2023 yılında 237 şüpheli şahıs yakalanırken, 2024 yılında bu rakam 451’e çıkarak yüzde 90 artış kaydetmiştir. Bununla birlikte, 2023 yılında ilk 2 ayda 8 kişi tutuklanırken, 2024 yılında bu sayı 39’a ulaşarak yüzde 388 artış göstermiştir” diye konuştu.

Trafik kazalarına ilişkin de bilgi veren Sıralı, ölümlü kaza sayısında değişiklik olmadığını, yaralanmalı kazalarda yüzde 26,3, maddi hasarlı kazalarda ise yüzde 30,5 artış olduğunu belirtti.

“Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”

Toplantı sonrası açıklama yapan Vali Musa Işın, kentteki asayiş suçları ile mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.

İlin huzur ve güvenliğini sağlamak kendilerinin en önemli görevi olduğunu belirten Işın, “Vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlamak devletin asli görevlerinden birisi olduğu gibi biz de ilimizde bunu birinci öncelik olarak görüyoruz. İlimiz asayiş ve güvenlik konusunda çok şükür huzurlu bir kenttir. Biz bu huzurun bozulmasını istemiyoruz. Asayiş bakımından, olayın türüne ve geçen seneye göre yüzde 40-60 bir azalma söz konusu. Bu da emniyet ve jandarmanın çok başarılı ve özverili bir şekilde çalışmasının bir neticesidir. Uyuşturucuyla ilgili de arkadaşlarımız son derece aktif bir şekilde ve başarılı bir şekilde çalışmalarını yürütmektedir. Türkiye’de il sıralamasında ilimiz büyükşehirler de dahil olmak üzere ilk sıralarda başarı açısından yer almaktadır” ifadelerini kullandı.

“Uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayacağız”

Uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayacaklarını ve bu konuda ciddi çalışmalara imza atıldığına da vurgu yapan Vali Işın, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bugün emniyet ve asayiş olaylarını değerlendirdiğimizde en önemli meselenin uyuşturucu meselesi olduğunu görüyoruz. Arkadaşlarımız bununla başarılı bir şekilde mücadele ediyor. Ancak her zaman söylediğim gibi toplumun, sivil toplum kuruluşlarının basının uyuşturucu konusunda, özellikle uyuşturucu konusunda bize yardımcı olmaları gerekir. Devlet, emniyet ve asayiş birimlerimiz bu konuda gerekeni yapmaktadır. Ancak çocukların bundan uzak tutulması gerekiyor. Burada ailelere çok büyük güç düşüyor. Sivil toplum kuruluşlarının, basının devletimize, emniyete, jandarmaya destek vermesi gerekir.”

Toplantı görüş ve önerilerin paylaşılmasının ardından sona erdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kutahyada-suc-oranlarinda-azalma/feed/ 0
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, asayiş olaylarında azalma olduğunu açıkladı https://www.haber60.com.tr/bursa-valisi-mahmut-demirtas-asayis-olaylarinda-azalma-oldugunu-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/bursa-valisi-mahmut-demirtas-asayis-olaylarinda-azalma-oldugunu-acikladi/#respond Mon, 11 Mar 2024 22:36:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17987 Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, “Geldiğimiz günden beri asayiş olaylarında yüzde 7.2’lik azalma yaşandı. Ayrıca hırsızlık olayları da yüzde 80.73 azaldı” dedi.

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, sosyal medya üzerinden yaptığı canlı yayın ile göreve geldiği günden itibaren düşüş gösteren suç oranlarını açıkladı. Vali Demirtaş’a İl Jandarma Komutanı Tekin Aktemur, Sahil Güvenlik Komutanı Erdal Kıreker ve İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu eşlik etti.

Demirtaş, Bursa Valiliği hesabından yaptığı açıklamada, “Göreve başladığım 20 Ağustos 2023 tarihi ile ilimizin huzur ve güvenliğini, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak için valiliğimiz koordinesinde mülk idare amirlerimiz, emniyetimiz, jandarmamız ve sahil güvenlik birimlerimiz ile büyük bir gayretle çalışıyoruz. Asayiş olaylarında genel toplam olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7.2’lik azalma yaşanmış olup, aydınlatma oranı yüzde 80,8’den yüzde 89,5’e yükselmiştir. Olayları bazı suç gruplarına göre değerlendirdiğimizde, mal varlığına karşı işlenen suçlarda yüzde 34,8’lik azalma yaşanmış olup, aydınlatma oranı yüzde 48,4’ten yüzde 63,1’e yükselmiştir. Topluma karşı işlenen suçlarda, yüzde 22,4’lük artış yaşanmış olup, aydınlatma oranı ise yüzde 96,7’den yüzde 97,6’ya yükselmiştir” dedi.

6 bin 87 aranan şahıs yakalandı

Açıklama şöyle devam etti: “Topluma karşı işlenen suç sayılarındaki artışın sebebi ise ‘uyuşturucu ile mücadele’ çerçevesinde kararlılık ile yapmış olduğumuz operasyon faaliyetleridir. Bursa’da göreve başladığımız ağustos ayından itibaren, geçen süre zarfında evden hırsızlık, otodan hırsızlık, motosiklet hırsızlığı, yankesicilik ve mal varlığına karşı işlenen suçlarda da geçen yıl aynı dönemle kıyasladığımızda olay sayılarında azalma, aydınlatma oranlarında ise artış meydana gelmiştir. Otodan hırsızlık olaylarında, yüzde 80,73’lük azalma yaşanmış olup, aydınlatma oranı ise yüzde 29,13’ten yüzde 64,29’a yükselmiştir. 7 aylık dönem içerisinde, aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalar ve planlı operasyon çerçevesinde bin 378’i hırsızlık, 208’i dolandırıcılık, 156’sı yağma, 149’u cinsel saldırı, 76’sı öldürme suçları, 51’i terör suçları 926’sı narkotik suçları, 259’u KOM suçları ve 2 bin 884’ü diğer suçlar olmak üzere toplam 6 bin 87 aranan şahıs yakalanmıştır. Bu şahısların 366’sı 10 yıl ve üzeri, 617’si 5 ve 10 yıl arası, 5 bin 104’ü ise 0 ile 5 yıl arası kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıslardır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde İçişleri Bakanımızın talimatları ile Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın ardı ardına gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar sayesinde kaçakçılara ve organize suç örgütlerine göz açtırmıyoruz. Kaçakçılık ile mücadele çerçevesinde icra edilen faaliyetler neticesinde göreve geldiğimiz günden itibaren bin 228 şahıs yakalanmış olup, yakalanan şahısların 191’i tutuklanmıştır.”

5 farklı suç örgütü çökertildi

Organize suç örgütleriyle mücadele çerçevesinde 5 farklı suç örgütünün çökertildiğini, 24 şahsın tutuklandığını aktaran Vali Demirtaş, “Diğer kaçakçılık suçlarıyla mücadele maksadıyla 19 farklı dosyada 270 şüpheli şahıs hakkında yapılan operasyonlarda 49 şahıs tutuklanmış 63 şahıs hakkında ise adli kontrol kararı verilmiştir. Geleceğimizin teminatı kıymetli evlatlarımızı, uyuşturucu belasından uzak tutmaya yönelik çalışmalarımız ise hızla devam etmektedir. Narkotik suç oranlarında önceki döneme göre, 7 ayda yüzde 33’lük bir artış yaşanmış, 8 bin 274 narkotik olayı gerçekleşmiştir. Bu olaylarda kolluk birimlerimizin fedakar çalışmaları sayesinde 9 bin 177 şahıs yakalanmış olup, 729 şahıs ise tutuklanmıştır. Narkotik olaylarındaki bu artışın sebebi ise narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde yapmış olduğumuz kararlı operasyonlardır. Hepimizi derinden üzen bu hassas konuda, gençlerimizi zehirlemeye çalışan ‘torbacı’ olarak tabir edilen sokak satıcıları ile etkin bir şekilde mücadele ediyoruz. Huzur ve güven ortamının sağlanması maksadıyla yürüttüğümüz çalışmaları, bu bataklığı kurutana kadar 7/24 sürdüreceğiz. Bizlerin en önemli görevi, ilimizin huzur ve güvenliğini sağlamaktır. Bursa’yı daha huzurlu ve güvenli bir hale getirmek için sizleri iş birliği içerisinde çalışmaya davet ediyorum. Sizlerden ricam, huzurumuzu bozmaya yönelik herhangi bir tespit ve şüphede, 112 Acil Çağrı Merkezi aracılığı ile ihbarlarınızı bildirmeniz. Aziz milletimizin huzuru, güvenliği, birlik ve beraberliği için başta terör örgütleri olmak üzere, uyuşturucu ve bütün suç örgütlerine karşı mücadelemiz, azim ve kararlılık ile devam edecektir. Bu huzurun sağlanmasında, mesai saati gözetmeksizin çalışan, büyük emek harcayan kaymakamlarımıza, Emniyet Müdürü’ne, Jandarma Komutanı’na, Sahil Güvenlik Komutanı’na ve bütün kolluk görevlilerimize, katkıları için hemşehrilerime teşekkür ediyor, ramazan ayını tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursa-valisi-mahmut-demirtas-asayis-olaylarinda-azalma-oldugunu-acikladi/feed/ 0
Elazığ Valisi Ömer Toraman başkanlığında huzur, asayiş ve güvenlik bilgilendirme toplantısı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/elazig-valisi-omer-toraman-baskanliginda-huzur-asayis-ve-guvenlik-bilgilendirme-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/elazig-valisi-omer-toraman-baskanliginda-huzur-asayis-ve-guvenlik-bilgilendirme-toplantisi-duzenlendi/#respond Sat, 09 Mar 2024 03:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17280 Elazığ Valisi Ömer Toraman başkanlığında “Huzur, Asayiş ve Güvenlik Bilgilendirme Toplantısı” düzenlendi.

Valilik toplantı salonunda gerçekleştirilen programda Vali Toraman, kent genelinde 2024 yılının ilk iki ayında meydana gelen asayiş olayları, yürütülen operasyonlar ve çalışmalara ilişkin bilgilendirmede bulundu.

Toraman, kentin huzur ve güvenliği için bir taraftan önleyici kolluk hizmetlerini yürütürken diğer taraftan suçluların yakalanmasına ve suç olaylarının aydınlatılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Bu kapsamda İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın talimat ve takipleriyle emniyet ve asayiş hizmetlerini etkin bir şekilde yürütmek için İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde güvenlik güçlerinin özveriyle çalışma yürüttüklerini kaydeden Toraman, bu yılın ilk iki ayında gerçekleşen asayiş olaylarının bir önceki yıla göre yüzde 10 azaldığını bildirdi.

Toraman, şöyle konuştu:

“İlimizde 1 Ocak 2024’ten itibaren ilk iki aylık dönemde 286 önemli asayiş olayı meydana gelmiştir. 2023 yılının aynı dönemiyle karşılaştırıldığında mala karşı işlenen asayiş olaylarında yüzde 1, kişilere karşı işlenen asayiş olaylarında ise yüzde 26’lık düşüş yaşanmıştır. Asayiş suçları kapsamında 99 kişi tutuklanmış ve 101 kişiye adli kontrol kararı verilmiştir. Gerçekleştirilen operasyonlar sonucu 126 çeşitli çap ve marka tabanca ile yivli, yivsiz tüfek ele geçirilmiştir. Ayrıca, kolluk kuvvetlerimiz tarafından ilimizin güvenliğine yönelik ilk iki aylık dönemde yapılan uygulamalarda 748 bin 683 kişi sorgulanmıştır.”

Terör suçları ile mücadele kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların geçen yılın ilk 2 ayına göre yüzde 14 artış gösterdiğini, göçmen kaçakçılığı ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda ise yüzde 97 artış sağlandığına dikkati çeken Toraman, yakalanan 230 düzensiz göçmenin geri gönderme merkezlerine teslim edildiğini belirtti.

Bu yılın ilk iki aylık zaman diliminde zehir tacirlerine yönelik 513 operasyon düzenlendiğini aktaran Toraman, şöyle devam etti:

“Bu operasyonlar 2023 yılının aynı dönemine göre yüzde 130 artmıştır. Gerçekleştirilen bu operasyonlarda 604 kişi yakalanmış, 62 zehir taciri tutuklanmıştır. 2024 yılının ilk iki aylık döneminde polis ve jandarma ekiplerince sokaklarımızı, uyuşturucu ve zehir tacirlerinden temizlemek adına gerçekleştirilen operasyonlarda, 43 kilogram esrar, 2,2 kilogram metamfetamin, 158 gram kokain, 49 kilogram eroin, 26 gram bonzai, 308 gram skunk, 30 uyuşturucu hap ve 14 bin 860 sentetik ecza maddesi ele geçirildi. Narkotik Vaka Analiz Sistemi (NARVAS) üzerinden tüm ihbar, bildirim ve mesajların analiz ve değerlendirmesi sonucu ilçe, mahallede ve sokak bazlı suç yoğunluk haritası çıkardığımız noktalarda narko alan uygulaması yapılarak sokak satıcılarına yönelik başarılı operasyonlar gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda NARVAS üzerinden 2024 yılı ilk 2 ayında 16 NARVAS uygulaması yapılmış olup suç unsuru uyuşturucu maddelere el konulmuştur. Şehrimizi zehir tacirlerinden ve sokak satıcılarından temizlemeye kararlıyız. Uyuşturucu satıcılarının geleceğimiz olan gençlerimizi ve toplumumuzu zehirlemelerine asla izin vermeyeceğiz.”

Trafik ekipleri tarafından bu yılın ilk iki aylık döneminde 104 bin 661 aracın sorgulandığını bildiren Toraman, 2023 yılının aynı dönemine ait araç sorgulama sayısına göre yüzde 90 artış sağlandığına işaret etti.

Toraman, şunları kaydetti:

“Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında polis ve jandarma tarafından son 2 ayda kaçakçılık suçlarına yönelik gerçekleştirilen 90 operasyonda 53 kişi tutuklanmış, 16 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 96 artış sağlanan operasyonlar sonucu 54 tabanca, 8 av tüfeği, 41 şarjör, 10 silah parçası, 7 silah üretiminde kullanılan malzeme, 1239 fişek, 9 bin 168 emtia, 1470 paket sigara, 6 milyon 954 bin 404 makaron, 2 bin 752 kilogram tütün, 750 litre kaçak yakıt, 15 bin litre kaçak alkol ve 3 bin 192 tarihi eser ele geçirilmiştir.”

Toplantıya, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Evren de katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazig-valisi-omer-toraman-baskanliginda-huzur-asayis-ve-guvenlik-bilgilendirme-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
Adıyaman Valisi Osman Varol Güvenlik ve Asayiş Değerlendirme Toplantısı Gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/adiyaman-valisi-osman-varol-guvenlik-ve-asayis-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/adiyaman-valisi-osman-varol-guvenlik-ve-asayis-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirdi/#respond Fri, 08 Mar 2024 01:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16769 Adıyaman Valisi Osman Varol başkanlığında İl Emniyet Müdürü Cihat Dağdeviren, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hikmet Uz ve basın mensuplarının katılımlarıyla güvenlik ve asayiş değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Gerçekleşen toplantıda, Valimiz Osman Varol tarafından 2024 yılının ilk iki ayında gerçekleşen asayiş olayları hakkında detaylı bir değerlendirme yapılarak vatandaşların can ve mal güvenliği başta olmak üzere yürütülen çalışmalar, alınan tedbirler hakkında bilgiler verdi.

Vali Osman Varol yaptığı değerlendirmelerde, “Terör noktasında ilimizde ciddi bir problem yok ama bazen yıllar önce bu konuda faaliyette bulunmuş bir kişinin uygulama noktasında yakalanması istatistiklere girebiliyor. 2 Ay içerisinde 15 çaplı uygulama yapıldı. Burada aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda ve diğer uygulamalar sırasında 70 bin 350 kişinin sorgulaması yapıldı. 20 bin 416 araç ise denetlendi. Haklarında çeşitli suçlardan yakalama kararı bulunan 762 kişi yakalandı. Yine son 2 ay içerisinde 10 Yıl ve üzeri kesinleşmiş hapis cezası olan 7 şahıs ile çeşitli suçlardan kesinleşmiş hapis cezası bulunan toplam 135 şahıs yakalandı ve işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi. Özellikle son dönemde genel asayişi sağlamaya çalışırken suç ve suçluya müdahalede ederken zaten bu konuda yargılaması yapılmış hükmü kesilmiş kişilerin dışarı kalması kabul edilemez. İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’nın da talimatlarıyla çok yoğun çalışmalar yapılıyor. Bu uygulamalar kapsamında ise 1 adet AK-47 piyade tüfeği, 29 adet farklı marka ve çapta tabanca, 32 adet tüfek, 184 adet mermi, 2 bin 433 paket gümrük kaçağı sigara, 115 adet elektronik sigara, 78 bin 400 adet makaron, 5 bin 970 kilo tütün, 9 bin 837 adet gümrük kaçağı elektronik malzeme, 150 adet pro yakalandı. Aynı zamanda 231 gram esrar, yaklaşık 4 kilo bonzai, 34 adet ectaxy hap, 703 gram metamfetamin, 164 adet sentetik ecza hap, 122 kök kenevir ve çok küçük miktarda Afyon sakızı ile kokain ele geçirildi. Tabi Afyon sakızı ile kokain biraz daha nitelikli, daha pahalı ve genellikle bölgemizde rastlanmayan uyuşturucu türleridir. Asayiş anlamında ise 2 aylık dönemde il genelinde 2 bin 234 olay meydana gelmiş. Bu olayların 2 bin 93 tanesi aydınlatıldı. Burada aydınlatma oranımız yüzde 93,7’dir. Kişilere karşı işlenen suçlarda 761 olay yaşanmış ve 725’i aydınlatılmıştır, buda yüzde 95,3’lük bir oran var. Mal varlığına karşı işlenen suçlarda ise 586 olay olmuş ve 498’i aydınlatılmıştır bu oran ise yüzde 85’tir. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele alanında yapılan çalışmalarda ise 2 aylık dönemde 13 olay meydana gelmiş bu olayların 13’ü de aydınlatılmıştır ve burada oranımız yüzde 100’dür. Narkotik alanında 441 olay meydana gelmiş bu olaylardan 441’i de aydınlatılmıştır bunun oranı ise yüzde 100’dür. Siber Suçlar alanında ise yoğun bir mücadele, bir çalışma var ve çok kolay bir şekilde suç işlenebiliyor. Bu olayın failleri o kadar kolay olmaya biliyor. Bu konuda kolluk kuvvetlerimiz, hem personel sayılarını, hem teknolojik aletlerini ve bilgi, birikimlerini arttırıyorlar. İki ay içerisinde 83 olay gerçekleştirilmiş ve 36 tanesi aydınlatılmıştır. Bu konunun aydınlatma oranı ise yüzde 43,4’tür. Bu konuda suçu işleyen kişilerin bu bölgede olmaması, ülke içerisinde olmaması gibi nedenler var veya teknolojik hesaplar üzerinden yapılan işlemlerin hesap sahiplerinin tespit edilmesi gibi teknik zorluklar var, sanal dünyada yapılan işlerde. Bu anlamda çalışmalarımız devam ediyor. Yine tabi çok önem verdiğimiz konulardan biri de göçmen kaçakçılığı konusudur. Tabi bu konuda ilimiz geçiş güzergahında da yer almıyor bu anlamda da fazla mesaimizin olduğu söylenemez. Bu iki aylık dönem içerisinde Suriye uyruklu 1 şahıs sınır dışı edildi. 1 Irak ve 2 Suriye uyruklu şahısta Geri Gönderme Merkezine sevk edildi gerekli işlemlerin yapılması için” diye konuştu.

Vali Osman Varol, memlekette huzur ve asayişin korunması için gece gündüz demeden çalışmaların aralıksı bir şekilde devam ettiğini vurguladı. Vali Osman Varol daha sonra gazetecilerin kendine yönettiği sorulara cevap verdi. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/adiyaman-valisi-osman-varol-guvenlik-ve-asayis-degerlendirme-toplantisi-gerceklestirdi/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta Suç Çetesi Çökertildi https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-suc-cetesi-cokertildi/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-suc-cetesi-cokertildi/#respond Thu, 07 Mar 2024 23:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16693 Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, il genelinde son iki ayda düzenlenen operasyonlarla bir suç çetesinin çökertildiğini söyledi.

Vali Ünlüer, düzenlenen ‘Güvenlik Basın Bilgilendirme’ toplantısında konuştu. Vali Ünlüer, “Asrın felaketini yaşadığımız şehrimizde depremden sonra İl Emniyet Müdürlüğümüz 714 personel artışıyla 4 bin 47 ve İl Jandarma Komutanlığımız 366 personel artışıyla 2 bin 155 personelle toplam 6 bin 202 güvenlik personelimiz, suçun yaşanmaması adına yürüttüğü huzur operasyonlarıyla birlikte suç işleyenlere göz açtırmamak ve şehrin güvenliğini sağlamak için uyum içerisinde yoğun denetimlerine devam ediyor” dedi.

Terörle mücadele faaliyetleri hakkında bilgi veren Vali Ünlüer, “İlimizde son 2 ayda bu anlamda 50 operasyon icra edilmiştir. Bu operasyonlarda 16 şahıs gözaltına alınmış, bunlardan 4 şahsa tutuklama ve 2 şahsa da adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemize sizlerin de desteğiyle kararlılıkla devam edeceğiz. Göçmen kaçakçılığı ile ilgili ise ilimiz genelinde 110 bin 992 düzenli göçmen sayısı bulunuyor. Göçmen kaçakçılığına yönelik 278 operasyon icra edilmiş, 416 düzensiz göçmen yakalanmış, gözaltına alınan 5 organizatörden 1’i tutuklanmış, 272 düzensiz göçmen sınır dışı edilmiştir” diye konuştu.

Uyuşturucu çetesi çökertildi

Uyuşturucuyla mücadelenin titizlikle takip edildiğini aktaran Ünlüer, “Gerçekleştirilen 947 operasyonda bin 38 şahıs gözaltına alınmış, gözaltına alınan şahıslardan 63’ü tutuklanmış, 13’üne adli kontrol işlemi yapılmıştır. Yakalanan narkotik malzemeler ise bin 500 gram esrar, 543 gram skunk, 209 gram bonzai, 80 gram eroin, 0,39 gram kokain, 10 gram afyon, 2 bin 309 gram metanfetamin, 22 ecstasy, 3 bin 485 captagon ve 2 bin 777 sentetik ecza ele geçirilmiştir. Zehir tacirlerine karşı operasyonlarımıza kararlılıkla devam edilecektir. Organize suçlarla ilgili 9 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 18 şahıstan 15’i tutuklanmış ve 3’üne adli kontrol işlemi yapılmıştır. Bu çerçevede bir yerel suç çetesi de çökertilmiştir. Yasalara aykırı biçimde oluşan her türlü organize suç örgütüne karşı mücadelemiz büyük bir kararlılıkla devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Kaçakçılık suçlarına yönelik 52 operasyon yapıldı

Kaçakçılıkla ilgili mücadeleleri aktaran Vali Ünlüer, “Silah, akaryakıt, tütün mamulleri, alkollü içki, kültür ve tabiat varlıklarına yönelik yürütülen çalışmalar neticesinde 52 operasyon gerçekleştirilmiş, 66 şahsa işlem yapılmış, 22’si gözaltına alınmıştır. 10 bin 540 paket sigara, 63 bin 320 makaron, 179 kilogram nargile tütünü, 340 kilogram tütün, bin 290 puro, 316 elektronik sigara, 134 cep telefonu, 5 tarihi obje ve sikke, 152 litre alkollü içki ele geçirilmiştir. Gerçekleşen toplam 4 bin 785 asayiş olayında 2 bin 797 şahıs yakalanmış, 244 ruhsatsız silah ele geçirilmiştir. Kişilere karşı işlenen suçlar, mal varlığına karşı suçlar, topluma karşı suçlar, millete ve devlete karşı suçlar ile takibi gereken olayların aydınlatma oranına bakıldığında ilimizde yüzde 92 seviyelerindeyiz” dedi.

Sosyal medya platformları üzerinden dolandırıcılık yapan şebeke çökertildi

Vali Ünlüer, konuşmasının devamında şu bilgileri paylaştı:

“Kahramanmaraş merkezli 6 ilde 5 Mart 2024 günü saat 06.30’da gerçekleştirilen operasyonla son iki yılda sosyal medya platformları üzerinden dolandırıcılık yapan şebeke çökertilmiştir. Yine önemli konulardan biri de siber suçlarla mücadele. Bu konuda bilişim teknolojileri kullanılarak işlenen suçlara karşı her türlü önlemler alınmaktadır. Siber suçlarla mücadele kapsamında 557 sosyal medya hesabı ile 295 terör iltisaklı hesaplarda yapılan çalışmalarda 7 şüpheli şahıs tespit edilmiştir. Son olarak trafik olaylarına yönelik yapılan denetimlerde 319 bin 26 araç kontrol edilmiş, bin 478 araç trafikten men edilmiştir. 517 ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. İlimizde okul servis araçları, ticari taksiler ve motosikletlere yönelik trafik uygulamalarımız titizlikle devam etmektedir. İlimizde ‘Güvenli Sistem Yaklaşımı’ esas alınarak hiçbir vatandaşımızın hayatını kaybetmediği ve ciddi derecede yaralanmadığı bir ülke hedefinin gerçekleştirilmesi yolunda faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” – KAHRAMANMARAŞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmarasta-suc-cetesi-cokertildi/feed/ 0
Kars’ta ‘Kars’ın Huzuru’ Temalı Asayiş ve Güvenlik Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı https://www.haber60.com.tr/karsta-karsin-huzuru-temali-asayis-ve-guvenlik-bilgilendirme-toplantisi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/karsta-karsin-huzuru-temali-asayis-ve-guvenlik-bilgilendirme-toplantisi-yapildi/#respond Thu, 07 Mar 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16630 Kars’ta Vali Ziya Polat, başkanlığında ‘Kars’ın Huzuru’ temalı Asayiş ve Güvenlik Bilgilendirme Toplantısı yapıldı.

Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya İl Emniyet Müdürü Mehmet Ömür Saka ve İl Jandarma Komutanı Albay Fatih Cemal Kiper, ulusal ve yerel basının temsilcileri katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Vali Ziya Polat, “Anadolu’muzun Kafkaslara ve Orta Asya’ya açılan kapısı, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarih ve kültür şehri, turizm şehri Kars’ımızda güvenli bir ortamda yaşamak tüm vatandaşlarımızın hakkıdır. Suçu önlemek, suç oranlarını azaltmak ülkemizin en huzurlu illerinden birisi olan Gazi Kars’ımızda huzur ve güven ortamının devamını sağlamak, en önemli hedefimizdir. Bu hedef doğrultusunda vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yapmadan, herkese kucaklayan, kişi hak ve özlüklerine saygılı, şeffaf ve vatandaş odaklı bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Polat, “Bu kapsamda; her yaştan kadın, erkek, yaşlı, genç ve çocuklarımızın huzur içinde yaşadığı, her türlü suçun ve suç eğiliminin minimum seviyeye indirildiği, daha huzurlu daha güvenli bir Kars için çalışmalarımızı 7 gün 24 saat esasıyla sürdürüyoruz. Çalışmalarımızı yaparken kıymetli Karslı hemşehrilerimin desteğini daima yanımızda gördüğümüzü de memnuniyetle ifade etmek istiyorum. İçişleri Bakanlığımızın dolayısıyla bizlerin de üzerinde durduğu, önemsediğimiz çok önemli hususlar var. Bunların başında terör, organize suçlar, trafik, uyuşturucu ile mücadele, düzensiz göçmenler konuları başta gelmektedir. 2024 yılının Ocak ve Şubat aylarında kolluk kuvvetlerimizin yürüttüğü faaliyetleri kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. 628 bin 457 şahıs sorgusu yapılmış, Haklarında toplam 406 yıl, 510 ay, 678 gün kesinleşmiş hapis cezası hükmü bulunan 108 aranan şahıs, Haklarında Adli para cezası hükmü bulunan 21 aranan şahıs, ifadeye yönelik aranması bulunan 382 aranan şahıs, Yoklama kaçağı 512 şahıs olmak üzere toplam bin 23 aranan şahıs yakalanmıştır. 2021 yılında Kağızman ilçesi Karabağ köyünde meydana gelen 1 Faili Meçhul Kasten öldürme olayı aydınlatılmış, 142 bin 379 araç, bin 783 okul servisi denetlenmiş, Trafik yönünden 2 bin 176 şahsa ve 4 bin 158 araca ilgili maddelerden 11 bin 443 bin 474,00 TL idari para cezası uygulanmıştır. 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna Muhalefet Suçu kapsamında 26 Tüfek, 47 tabanca, 2 bin 69 Fişek, 91 şarjör, 16 adet kesici-delici alet ele geçirilmiştir. Göçmen Kaçakçılığı organizatörü 11 şahıs ve yasadışı yollarla ülkemizde bulunan 98 düzensiz göçmen şahıs yakalanmış, organizatör 4 şahıs tutuklanmıştır” diye konuştu.

Kars İl Jandarma Komutanlığı’nca 153 terör operasyonu yapıldığına dikkat çeken Vali Ziya Polat, “İl Jandarma Komutanlığınca kırsalda 153 terör operasyonu icra edilmiştir. 379,56 gram Metamfetamin maddesi, 166,95 gram Esrar maddesi, 4,62 gram Sentetik Kannabinoid maddesi, 18 gram Bonzai, 22 gram Skunk, 24 uyuşturucu madde kullanmaya yarayan aparat, 99 sentetik ecza hapı,70 bin adet boş makaron, 37 bin 700 doldurulmuş makaron, 64 bin 929 adet tarihi geçmiş, satışı yasak, faturasız ilaç, 18 bin 200 kilo kaçak deterjan, bin 859 kaçak sigara, 105 kilo kıyılmış tütün, 102 kaçak tarihi eser, 59,25 litre etil alkol, 27 kaçak viski, 8 sınav kopya düzeneği, 5 adet kaçak telefon, Suçta kullanıldığı değerlendirilen 45 senet-çek, Suçtan elde edildiği değerlendirilen 36 bin 450 TL. 210 Euro para ele geçirilmiştir” şeklinde konuştu.

Kars’ta ayrıca kolluk güçlerince 3 bin 869 park-bahçe ve metruk yapı, 3 bin 720 Tekel bayii-kıraathane ve işyeri denetlenmiştir. Sarıkamış Kayak Merkezi’nde konuşlu Jandarma Komando Arama Kurtarma Tim Komutanlıklarınca; 203 mahsur kalma, 195 kazaen yaralanma, 5 kaybolma olayına müdahale edildi. Organize suç örgütlerine yönelik yapılan 1 operasyonda, 4 şahıs hakkında yasal işlem yapıldı.

2023 yılı Ocak-Şubat döneminde şahıslara karşı işlenen suçların yüzde 100’ü, 2024 yılı Ocak-Şubat döneminde 2023 yılı Ocak-Şubat döneminde malvarlığına karşı 131, 2024 yılı Ocak-Şubat döneminde 93 suç işlenmiş, yüzde 29’luk azaldı. 2023 yılı Ocak-Şubat döneminde malvarlığına karşı işlenen suçların yüzde 80’i, 2024 yılı Ocak-Şubat döneminde malvarlığına karşı işlenen suçların yüzde 70’i aydınlatıldı. – KARS

]]>
https://www.haber60.com.tr/karsta-karsin-huzuru-temali-asayis-ve-guvenlik-bilgilendirme-toplantisi-yapildi/feed/ 0
Diyarbakır Valisi: Son 14 ayda 19 terör eylemi engellendi https://www.haber60.com.tr/diyarbakir-valisi-son-14-ayda-19-teror-eylemi-engellendi/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakir-valisi-son-14-ayda-19-teror-eylemi-engellendi/#respond Thu, 07 Mar 2024 01:24:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16312 Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, kentte son 14 ayda yapılan operasyonlara ilişkin, “19 terör eylemi yapılmadan engellenmiştir. Terör örgütlerine yönelik kırsalda 13 bin 349, merkezlerde 512 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda, 44 terörist etkisiz hale getirildi, 1937 şahıs gözaltına alındı, bunlardan 222’si tutuklandı, 372’si hakkında da adli kontrol kararı verildi.” dedi.

Vali Su, Valilikte düzenlenen basın toplantısında, beraberinde İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya ve İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım ile 1 Ocak 2023 ile 29 Şubat 2024 tarihleri arasında kentte terör, asayiş, güvenlik, uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve siber suçlara yönelik gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgi paylaştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve bakanların koordinesinde kamu ve özel sektör olmak üzere ilde her sektörde çok önemli yatırım, çalışma ve hizmetlerin gerçekleştirildiğini belirten Su, ilin huzur ve güvenliği için de önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Su, vatandaşların huzur ve güvenliği için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ifade ederek, ilin huzuru ve güvenliği için bir taraftan önleyici kolluk hizmetleri yürüttüklerini, diğer taraftan da suçluların yakalanması ve olayların aydınlatılmasına yönelik savcıların talimatları doğrultusunda güvenlik kuvvetlerinin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

19 terör eylemi engellendi

İlde terör örgütlerine yönelik çok önemli çalışmalar yapıldığını belirten Su, şunları söyledi:

“Önleyici kolluk hizmetleri önemli. Bu konuda da yoğun bir çaba gerçekleştirdik. 19 terör eylemi yapılmadan engellenmiştir. Terör örgütlerine yönelik kırsalda 13 bin 349, merkezlerde 512 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda, 44 terörist etkisiz hale getirildi, 1937 şahıs gözaltına alındı, bunlardan 222’si tutuklandı, 372’si hakkında da adli kontrol kararı verildi. Güvenlik kuvvetleri terörizmin finansmanına yönelik de 2 önemli operasyon gerçekleştirdi ve 34 şüpheli gözaltına alındı. Bu şüphelilerden 9’u tutuklandı.”

Vali Su, organize suç örgütlerine yönelik de ciddi çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getirerek, bu kapsamda düzenlenen 111 operasyonda 313 şüphelinin gözaltına alındığını, bu şüphelilerden 102’sinin tutuklandığını, 86’sı hakkında da adli kontrol kararı verildiğini aktardı.

Uyuşturucuyla mücadele

Diyarbakır’da uyuşturucuyla ilgili hem önleyici tedbirler hem de bu işle iştigal edenlerin yakalanmasına yönelik emniyet ve jandarmanın çok önemli çalışmalar yaptığını aktaran Su, şunları kaydetti:

“İlimizde uyuşturucu madde imal edenlere, ticaretini yapanlara, kullananlara, bunlara yardım edenlere yönelik 7 bin 689 operasyon gerçekleştirdik. Şüpheli 8 bin 451 şahsı yakaladık, bunlardan 1271’i tutuklandı, 253’ü hakkında da adli kontrol kararı verildi. 58 ton 748 kilo 562 gram esrar, 103 milyon 19 bin 31 kök skunk ve kenevir bitkisi ele geçirdik. 5 kilo 412 gram eroin, 3 kilo 865 gram kokain, 90 kilo 299 gram metafetamin, 141 bin 308 ecstasy sentetik ecza gibi maddeleri ele geçirdik. Bunların imhasını gerçekleştirdik.”

Kentte asayiş olayları ve mala karşı işlenen suçlar azaldı

Su, 2023’ün ilk iki ayı ile 2024’ün ilk iki ayını karşılaştırdıklarında kişilere karşı işlenen asayiş suçlarında yüzde 1,5’luk, mal varlığına karşı işlenen suçlarda da yüzde 30 azalma olduğunu tespit ettiklerini belirtti.

Göçmen kaçakçılığıyla ilgili yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Su, organizatör ve düzensiz göçmenlere yönelik 27 operasyonun yapıldığını söyledi.

Operasyonlarda 78 şüphelinin gözaltına alındığını, bunlardan 45’nin tutuklandığını, 16’sı hakkında da adli kontrol kararı verildiğini ifade eden Su, 1714 düzensiz göçmenin yakalandığını, bunların geri gönderme merkezlerine sevki ve sınır dışı edilme işlemlerinin yapıldığını belirtti.

Siber suçlara yönelik mücadeleye de değinen Su, “Siber suçlarla ilgili 51 operasyon gerçekleştirdik. Şüpheli 239 kişi gözaltına alındı, bunlardan 155’i tutuklandı, 37’si hakkında da adli kontrol kararı verildi.” dedi.

Vali Su, vatandaşların huzuru ve güvenliği için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakir-valisi-son-14-ayda-19-teror-eylemi-engellendi/feed/ 0
Hrant Dink cinayetinde Ogün Samast, Yasin Hayal’in tehditleri yüzünden dahil olduğunu iddia etti https://www.haber60.com.tr/hrant-dink-cinayetinde-ogun-samast-yasin-hayalin-tehditleri-yuzunden-dahil-oldugunu-iddia-etti/ https://www.haber60.com.tr/hrant-dink-cinayetinde-ogun-samast-yasin-hayalin-tehditleri-yuzunden-dahil-oldugunu-iddia-etti/#respond Wed, 06 Mar 2024 22:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16182 Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast, “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçundan yargılandığı davadaki ilk savunmasında, hiç istemediği cinayete Yasin Hayal’in tehditleri yüzünden dahil olduğunu öne sürdü.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuksuzlar sanık Ogün Samast ve Ersin Yolcu, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek’in de aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar da tutuklu bulundukları cezaevlerinden duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı.

Dink ailesinin avukatı ve sanık avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada ayrılan dava kapsamındaki ilk savunmasını yapan sanık Samast, iddianameye konu eylemleri daha önceki yargılandığı davada anlattığını, olayın üzerinden yaklaşık 19 sene geçmesi nedeniyle cinayete ilişkin sanıklar Erhan Tuncel ve Yasin Hayal arasında geçen konuşmaları hatırlamadığını iddia etti.

“Arkamız sağlam’ konuşmalarını duydum”

Erhan Tuncel’in evine 2-3 kez gittiğini, burada Tuncel ve Yasin Hayal arasında “arkamız sağlam” konuşmalarını duyduğunu aktaran Samast, şu savunmayı yaptı:

“Ben bu olayı Erhan’ın bildiğini bilmiyordum. Biz Erhan’ın evine sohbet için gidiyorduk. Bir taraftan Yasin de beni tehdit ediyordu. ‘İşten vazgeçersen sen de bedel ödersin.’ diyordu. Bu olayı yapmamın en büyük sebebi Yasin’in beni tehdit etmesi. Yasin sıradan vatandaş değil. Bir sürü eylemi var. Hiç istemediğim olaya Yasin yüzünden dahil oldum.”

Mahkeme heyeti başkanının, “Yasin Hayal seni askerden, jandarmadan, polisten herhangi biriyle tanıştırdı mı, herhangi bir kuruma gittiniz mi?” sorusunu yanıtlayan Samast, “Hayır tanıştırmadı ve gitmedik.” dedi.

“Karman çorman bir dava oldu bu”

Erhan Tuncel’in evinde geçen konuşmaları net hatırlamadığını da öne süren Samast, “Olaydan sonra panik havası oldu. Ben de, ‘Trabzon’a gideyim ne olacaksa olsun.’ dedim. Karman çorman bir dava oldu bu. Biz örgütten de ceza aldık.” diye konuştu.

Sanık Samast, Ramazan Akyürek’in avukatının “Ramazan Akyürek’le daha önce tanıştınız mı ve Hrant Dink’i öldürmeniz için doğrudan talimat aldınız mı?” sorusuna karşılık da, tanışmadıkları ve talimat almadığı yanıtını verdi.

Duruşmada söz verilen diğer sanıklar ise bir diyeceklerinin olmadığını beyan etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyanın, mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine ve sanık Samast hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağı yönündeki adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi.

Tanık Ali Fuat Akdağ hakkında zorla getirme emri düzenlenmesini kararlaştıran heyet, sanıklar Tuncel ve Hayal’in avukatlarının olay yerinde keşif yapma talebini ise reddetti.

Duruşma 29 Mayıs’a ertelendi.

Davanın geçmişi

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Dink cinayetine ilişkin kararını 26 Mart 2021’de açıklamıştı.

Bazı sanıklara değişen oranlarda hapis cezası veren heyet, aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in de bulunduğu 13 sanığın dosyasını ayırmış, ölen sanık Şeref Ateş hakkındaki davanın ise düşmesine karar vermişti.

Heyet, kararda bazı sanıklar hakkında başkaca suçlardan işlem yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmetmişti.

Mahkemenin suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 15 sayfalık yeni bir iddianame hazırlanmıştı.

İddianamede, Hrant Dink’in, azmettiriciler Yasin Hayal ve grubunca tasarlanıp tetikçi Ogün Samast tarafından öldürüleceğinden sanıklar Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Faruk Sarı, Yahya Öztürk ve Adem Sağlam’ın önceden haberdar oldukları, görev, yetki ve konumları gereği cinayeti önleme yükümlülükleri bulundukları, cinayeti işleyecek örgüte operasyon yapmayıp Dink’e şahsi, fiziki ve mekansal koruma sağlamayıp FETÖ’nün yıkıcı emelleri doğrultusunda hareket ettikleri belirtiliyor.

Sanıkların cinayetin önlenmesi ve müdahale edilmesi noktasında yetki ve sorumlulukları bulunmasına rağmen olay tarihine kadar görevlerini yerine getirmekte kasıtlı olarak ihmalli davrandıkları ve cinayetin işlenmesini sağladıkları anlatılıyor.

İddianamede, dönemin Trabzon Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürü sanık Yahya Öztürk ve komiser yardımcısı sanık Adem Sağlam’ın “anayasayı ihlal”, “belli bir yükümlülüğün ihmaliyle kasten öldürmeye neden olmak” ve “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 22 yıl 6’şar aydan 35’er yıla kadar hapisleri talep ediliyor.

Sanıklar Ramazan Akyürek, Faruk Sarı ve Ali Fuat Yılmazer’in “anayasayı ihlal” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisleri öngörülen iddianamede, sanıklar Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz, Tuncay Uzundal, Erhan Tuncel, Ersin Yolcu, Ahmet İskender’in “terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan 5’er yıldan 10’ar yıla kadar hapisleri isteniyor.

Samast hakkındaki yeni dava 11 sanıklı dosyayla birleşti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca cinayetin tetikçisi Ogün Samast hakkında hazırlanan iddianamede de Arat, Delal, Hasrof ve Rahil Dink ile Sera Dink Nazarıan “müşteki” olarak yer alırken, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin suç duyurusunda bulunduğu kaydediliyor.

Yasin Hayal’in “suç örgütü yöneticisi olmak”, Erhan Tuncel ve Ogün Samast’ın ise “suç örgütü üyesi olmak” suçundan ceza aldıkları ifade edilen iddianamede, Samast hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin somut delil elde edilemediği anlatılıyor.

İddianamede, Samast hakkında ele geçirilen bir kısım delillerin örgütün yönetici ve üyeleriyle belli bir irtibatının olduğunu, bu irtibatla şüpheliler Tuncay Uzundal, Zeynel Abidin Yavuz, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender’le Samast’ın Dink cinayetini işlerken ve sonrasında örgütün çıkar ve amaçları doğrultusunda hareket ettiğini ortaya koyduğu aktarılıyor.

Ogün Samast’ın “suça sürüklenen çocuk” olarak yer aldığı iddianamede, Samast’ın FETÖ kapsamında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapsi isteniyor. Samast’ın, olay tarihinde yaşı 18’den küçük olduğu için bu suç üçte bir oranında düşürülürken, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yapılan yarı oranındaki artırımla yine aynı cezaya çarptırılması öngörülüyor.

Samast hakkındaki bu dava, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki “anayasayı ihlal”, “belli bir yükümlülüğün ihmaliyle kasten öldürmeye neden olmak”, “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “terör örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçlarına ilişkin 11 sanığın yargılandığı dava dosyasıyla birleştirilmişti.

Samast 15 Kasım’da tahliye edilmişti

Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast, İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince 25 Temmuz 2011’de Hrant Dink’e yönelik eyleminden dolayı “tasarlayarak öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmıştı. Olay tarihinde Samast’ın 16 yaşını bitirmiş, 17 yaşını tamamlamamış olduğunu belirten mahkeme, Samast’ın cezasını üçte bir oranında indirim uygulayarak 21 yıl 6 aya düşürmüştü.

Samast’ı “ruhsatsız silah taşımak” suçundan da 2 yıl hapis ve 900 lira adli para cezasına mahkum eden mahkeme, olay tarihindeki yaşını göz önüne alarak bu cezayı da 1 yıl 4 ay hapis ve 600 lira adli para cezasına çevirmişti.

Öte yandan Samast, cezaevindeyken hakkında Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından cezaevindeki gardiyanlara saldırdığı gerekçesiyle açılan dava kapsamında 5 yıl 1 ay 13 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

Samast, Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan koşullu salıverilme kapsamında 15 Kasım’da tahliye edilmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hrant-dink-cinayetinde-ogun-samast-yasin-hayalin-tehditleri-yuzunden-dahil-oldugunu-iddia-etti/feed/ 0
Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta Şubat Ayında 202 Kişi Yakalandı https://www.haber60.com.tr/bingol-valisi-ahmet-hamdi-usta-subat-ayinda-202-kisi-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/bingol-valisi-ahmet-hamdi-usta-subat-ayinda-202-kisi-yakalandi/#respond Wed, 06 Mar 2024 22:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16157 Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta Şubat ayı içerisinde aranan 202 kişi yakalandığını duyurdu.

Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta 1-29 Şubat tarihleri arasında İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirme yaptı. Usta yaptığı açıklamada, “2024 yılı Şubat ayı içerisinde Bingöl’ümüzün güvenlik ve asayişine yönelik yapılan 01 Şubat – 29 Şubat günlerini kapsayan 1 aylık süreçteki güvenlik güçlerimizin çabalarına ilişkin siz değerli hemşehrilerimizi ve kamuoyunu bilgilendirmek istiyoruz. Bingöl’ün huzur ve güvenliği için gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla çalışıyoruz. Amacımız siz kıymetli vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde yaşamasını sağlamak; suçun önlenmesi, azaltılması ve suçluların yakalanması konusunda kararlılıkla çalışmaktır. İlimiz genelinde aldığımız tedbirlerle suç işleyenlere ve halkımızın huzurunu bozanlara göz açtırmıyoruz. Ne kadar büyük ve çok olurlarsa olsunlar aramızda dolaşan kriminal kişilerin peşini bırakmayacak ve adalete teslim edeceğiz. Bu kapsamda; 2024 yılının Şubat ayında il genelinde genel asayiş ve kamu düzeninin sağlanması ile suç ve suçlularla mücadele edilmesi amacıyla yapılan çalışmalarda 0-5 yıl arası aranan 60 şahıs, 5-10 yıl arası aranan 5 şahıs, 10 yıl üzeri aranan 5 şahıs, İiadeye yönelik aranan 132 şahıs, olmak üzere toplam 202 şahıs yakalanmış, 70 şahıs tutuklanmıştır” dedi.

Vali Usta, “Asayiş suçları kapsamında ilimiz genelinde gerçekleşen hırsızlık olaylarında 56 olay aydınlatılmış, olaylarda ise 156 şahıs yakalanmış, 1 şahıs tutuklanmıştır. Umuma açık iş yerlerine yapılan denetimlerde 40 işyerine toplam 17 bin 404 TL idari para cezası uygulanmıştır. Asayiş olaylarında ilimiz genelinde 15 tabanca, 3 kurusıkı tabanca, 11 av tüfeği ve 1 uzun namlulu silah olmak üzere toplam 30 silah yakalanmıştır. Olaylarda 1 adet çalıntı araç, 1 adet motosiklet, 1 adet üç tekerlekli seyyar araba, 4 adet araç hoparlörü, muhtelif inşaat malzemeleri ve toplam 500 metre bakır kablo ile hayvan hırsızlığı kapsamında çalıntı 8 adet küçükbaş hayvan ele geçirilmiş, toplam 851 şüpheli yakalanmıştır. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında: İlimiz genelinde 8 kaçakçılık, 9 mali, 2 organize ve 1 ulusal güvenliğe karşı olmak üzere toplam 20 olay meydana gelmiştir. Meydana gelen olaylarda 14 şüpheli yakalanmış, 14 şüpheli gözaltına alınmıştır. Ayrıca olaylarda 64 adet cep telefonu, 124 adet sikke, 8000 adet makaron, 38 kg kaçak tütün, 2 adet sahte para, 51 adet emtia eşya, 1 adet tabanca, 156 adet fişek ele geçirilmiştir. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında: İlimiz genelinde 71 olay meydana gelmiştir. Meydana gelen olaylarda 91 şüpheli yakalanmış, 8 şüpheli tutuklanmıştır. Olaylarda 43 kg 479 gram esrar, 11,57 gram metamfetamin, 4 adet ecstasy, 2 adet sentetik hap ele geçirilmiştir. TEM suçları kapsamında: İlimiz genelinde şubat ayı içerisinde 363 adet operasyonel faaliyet ifa edilmiş olup yapılan bu operasyonlar neticesinde PKK/KCK bölücü terör örgütü kapsamında 8 şüpheli şahıs, dini istismar eden terör örgütleri kapsamında 3 şüpheli şahıs olmak üzere toplamda 11 şüpheli şahıs yakalanmıştır, Yakalanan bu şahıslardan 4 şahsın ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmış 7 şahıs ise mevcutlu olarak sevk edildikleri adli makamlarca haklarınca adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştır. Ayrıca yapılan operasyonlar neticesinde; 4 adet cep telefonu, 4 adet sim kart, 2 USB bellek ve 8 örgütsel kitap/yayın ele geçirilmiştir. Göçmen kaçakçılığıyla suçlarla mücadele kapsamında: İlimizde 5 olay meydana gelmiştir. Meydana gelen olaylarda 2 göçmen kaçakçısı organizatörü tutuklanmış, 15 düzensiz göçmen yakalanarak gerekli idari işlemler yapılmıştır” diye konuştu. – BİNGÖL

]]>
https://www.haber60.com.tr/bingol-valisi-ahmet-hamdi-usta-subat-ayinda-202-kisi-yakalandi/feed/ 0
Haiti’de şiddetin merkezindeki ‘Barbekü’ lakaplı çete lideri Jimmy Cherizier kimdir? https://www.haber60.com.tr/haitide-siddetin-merkezindeki-barbeku-lakapli-cete-lideri-jimmy-cherizier-kimdir/ https://www.haber60.com.tr/haitide-siddetin-merkezindeki-barbeku-lakapli-cete-lideri-jimmy-cherizier-kimdir/#respond Wed, 06 Mar 2024 04:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16035 Haiti hükümeti, Cumartesi günü 3700 mahkumun cezaevinden firar etmesi ardından, ülkeyi yıllardır sarsan çete şiddetinin tırmanması üzerine olağanüstü hal ilan etti.

Başkent Port-au-Prince’in neredeyse yüzde 80’ini kontrol eden çetelerin liderleri, Başbakan Ariel Henry’nin istifasını talep ediyor.

En güçlü çete liderlerinden biri “Barbekü” olarak bilinen G-9 Ailesi ve Müttefikleri’nin (G9 Fanmi e Alye – G9) başındaki Jimmy Cherizier.

Cherizier paylaştığı bir mesajda, “Haiti polisi ve ordusundan sorumluluklarını yerine getirmelerini ve Ariel Henry’yi tutuklamalarını istiyoruz. Halk bizim düşmanımız değil; silahlı gruplar da onların düşmanı değil” dedi.

Peki eski polis memuru bir suç örgütünün lideri olarak Cherizier nasıl bu kadar güç topladı ki ulusal bir hükümeti devirmeye çalışabiliyor?

Haiti hükümeti bu hafta sonu Port-au-Prince’teki ana hapishanede meydana gelen firar olayının ardından olağanüstü hal ilan etti

Cherizier, son yıllarda Haiti’yi sarsan çete şiddeti dalgasının ana figürlerinden biri olarak öne çıktı.

Temmuz 2021’de Cumhurbaşkanı Jovenel Moise’nin öldürülmesinden bu yana Cherizier, ülkenin “yozlaşmış siyasi eliti” olarak tanımladığı kişilere karşı kendisini “devrimci” olarak niteledi.

Öldürülmeden kısa bir süre önce Moise, Ariel Henry’yi başbakan olarak atamıştı; bu nedenle bazıları seçimle gelmediği için Henry’nin meşruiyetini sorguluyor.

Moise’nin yerine yeni cumhurbaşkanı atanmadı ve 2016’dan bu yana seçim yapılmadı.

Cherizier yükselişinde, mesajını iletmek ve silahlı örgütüne takipçi çekmek için sosyal medya platformlarından etkili bir şekilde yararlandı.

YouTube kanalındaki bir röportajında bunun öneminden bahsediyor, “Bu teknolojileri yaratanlara teşekkür ediyorum. Teknoloji bugün bize kendimizi halka sunma fırsatı veriyor. Ben yalan satmıyorum” diyordu Cherizier.

“Ben söylediğim kişiyim. Yaptığımı söyledikleri şeylerin yüzde 99’unu yapmadım… Teknoloji bana kendimi savunma fırsatı verdi” diye ekledi.

Cherizier’in kendini savunma ihtiyacı hissettiği konulardan biri de “Barbekü” lakabını alışıyla ilgili.

AP haber ajansına 2019 yılında verdiği bir röportajda, annesinin sokaklarda tavuk sattığı için bu lakabı aldığını söyleyen Cherizier, insanları ateşe verdiği suçlamalarını reddetti.

ABD ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne göre Cherizier ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu ve hem Washington hem de BM kendisine yaptırım uyguladı.

Dünyanın en kanunsuz ülkelerinden birinde en tehlikeli dokuz suç örgütünden oluşan bir ittifakın başı olan Cherizier, şu anda birçok kişi tarafından Haiti’nin en güçlü çete lideri olarak görülüyor.

Oysa işe polis memuru olarak başlamış. Aralık 2018’de kovulana kadar Haiti Polisi’nin ayaklanmalar ya da protestoları kontrol altına almaktan sorumlu olan Kitle Kontrol Birimi’nde çalışmıştı.

Haitili yetkililer Cherizier’i gecekondu mahallelerinde 2017-2019 yılları arasında yapılan katliamları organize etmekle suçluyor, Cherizier ise bu suçlamaları reddediyor.

O dönemde Haiti’deki Birleşmiş Milletler misyonunun başında bulunan Susan D. Page, Haitili yetkilileri “Polis birimlerinin insan hakları ihlalleri iddialarını” soruşturmaya çağıran bir açıklama yaptı.

Harvard Hukuk Fakültesi Uluslararası İnsan Hakları Kliniği tarafından yayınlanan bir rapora göre, ertesi yıl La Saline’de 71 kişi daha öldürüldü, 11 kadın tecavüze uğradı ve 150 ev tahrip edildi. 2019 yılında ise Bel-Air’de en az 24 kişi öldürüldü.

Haziran 2020’de Cherizier, YouTube kanalı aracılığıyla “G9 Ailesi ve Müttefikleri” olarak bilinen yeni bir ittifak kurduğunu duyurdu.

Başlangıçta bu yapı dokuz çeteden oluşuyordu, ancak bir BM Güvenlik Konseyi raporuna göre o zamandan beri daha fazla çeteyi kapsayacak şekilde büyüdü.

Harvard raporuna göre G9, 2020 yılının ortalarında Cite Soleil’de en az 145 kişiyi öldürmek ve “Moise’nin siyasi rakiplerinin elindeki bölgeleri ele geçirmek için” çok sayıda kadına tecavüz etmekle suçlandı.

“Bölge sakinleri, Moise ve partisine seçim desteği sağlamak amacıyla siyasi bağlantıları nedeniyle hedef alındıklarına inanıyor” denilen raporda, “G9’un hem Moise yönetimi hem de Haiti Polisi ile bağları olduğu bildiriliyor” ifadelerine yer verildi.

Haiti Ulusal İnsan Hakları Savunma Ağı da bu iddiaları yineleyerek yerel polisin Cherizier’in korunmasına yardımcı olduğunu iddia etti.

Aralık 2020’de ABD Hazine Bakanlığı, Cherizier ve katliamlara karıştığına inanılan diğer kişilere karşı yaptırım kararı aldı ve çetelerin aralarında çocukların da bulunduğu kurbanları infaz ettiklerini, “daha sonra cesetlerinin yakıldığı, parçalandığı ve hayvanlara yedirildiğini” belirtti.

Cherizier katliamlara karıştığını defalarca reddetti ve kendisinin bölge sakinlerine yardım eden bir toplum lideri olduğunu ve “silahlı bir devrime” öncülük ettiğini söyleyerek, eşitsizlik sistemi ve onu kontrol eden elitlerle savaşmak için “gerekirse her çocuğun eline silah vereceğini” söyledi.

AP’ye verdiği demeçte “Benimle aynı sosyal sınıftan olan insanları asla katletmem. Ben gettoda yaşıyorum. Getto hayatının ne olduğunu biliyorum” diyordu.

Cherizier, silahlı mücadelesinin sadece yoksulların yaşam standartlarını iyileştirmeyi ve barınma, gıda ve temiz su ihtiyaçlarını karşılamayı amaçladığını ve silahlı adamlarının ona siyasi güç verdiğini söyledi.

Haitili bir sivil toplum kuruluşu “Suç çeteleri polisten daha donanımlı ve yetkililer tarafından korunuyorlar” diyordu.

Uluslararası uzmanlara göre Cumhurbaşkanı Möise’nin 2021’de suikasta uğraması örgüt için bir kırılma noktası oldu, zira hükümet korumasını kaybetmesine yol açtı.

Güç gösterisi

Cherizier, basın toplantıları düzenleyerek, şiddet dolu başkentte yürüyüşlere liderlik ederek ve nüfuzunu artırmak için sıklıkla sosyal medyayı kullanarak, kendisini siyasi bir lider olarak tanıtıyor.

Haiti’deki Policite düşünce kuruluşundan Yvens Rumbold, ABD merkezli Washington Post gazetesine “Haydutların sosyal medya olmadan Haiti’deki kadar güçlü olmaları mümkün değil” dedi.

Cherizier, YouTube hesabını G-9’un kuruluşunu duyurmak ve polisin mevcut başbakanı tutuklamasını talep etmek için kullandı ve Twitter’dan mevcut yönetici sınıfın ortadan kaldırılması için yönetimin ele geçirilmesi çağrısında bulundu.

Bu arada TikTok’ta, diğer çetelerin liderlerinden, çetelerin fikirlerini yayan rapçilere kadar, Port-au-Prince sokaklarında olup bitenler hakkında mesajlar veren başka kişiler de var.

Haiti’deki durum kısmen çetelerin fikirlerinin sosyal platformlar aracılığıyla duyurulmasından kaynaklanıyor.

Ancak gücü sokaklara da oldukça çarpıcı bir şekilde yansıyor.

Ekim 2021’de Moise’nin ölümünün ardından siyasi boşluğu dolduran Başbakan Ariel Henry’nin bir anıta çelenk koyması, Cherizier’in çetesinin ağır silahlı üyeleri tarafından havaya ateş edilerek engellendi.

Kusursuz beyaz bir takım elbise giyen ve her iki yanında adamları bulunan çete lideri, daha sonra olağanüstü bir güç gösterisi yaparak anıta çelenk koydu.

Cherizier defalarca, ülkedeki huzursuzluğun büyük kısmından sorumlu tuttuğu Başbakan Henry’nin istifasını talep etti.

El Cezire televizyonunda Ekim 2021’de verdiği bir röportajda, “Ariel Henry saat 8:00’de istifa etse, 8:05’te tüm barikatları kaldırırız, böylece kamyonlar yakıt deposuna gelip, depolarını doldurabilirler ve böylece kriz biter” dedi.

Haitili yetkililer çetesini, Henry hükümeti üzerinde baskı kurmak amacıyla, 2022’de ülkeyi yaklaşık iki ay boyunca felç eden bir yakıt ablukası organize etmekle suçluyor.

Yakıt kıtlığı Haiti’deki insani durumu daha da kötüleştirdi.

Ablukayı kaldırdığını açıklayan kişi Cherizier oldu. 6 Kasım 2022’de sosyal medyadan yayınladığı bir konuşmada, “Sürücüler depoya korkmadan gelebilirler” dedi.

Organize suçları araştıran medya ve düşünce kuruluşu Insight Crime’a göre G-9 çetesi, suikasta kurban giden Cumhurbaşkanı Moise’e muhalif partilerle bağlantılı olduğu söylenen rakip grup G-Pep ile de kanlı bir savaş yürütüyor.

İki grup arasında silahlı çatışmalar ve yetki alanı kavgaları yaygın ve en yoksul mahallelerden Port-au-Prince’in merkezine kadar yayılıyor.

Geçtiğimiz Temmuz ayında G9 ile G-Pep arasında ateşkes yapıldığına dair haberler geldi, ancak çeteler arasında ve polis ile devlet korumasının yokluğunda ortaya çıkan kanun dışı gruplar arasında çatışmalar devam etti ve yüz binlerce kişi yerlerinden oldu.

Guillermo D. Olmo, Cecilia Barria ve Vanessa Buschschlüter bu habere katkıda bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/haitide-siddetin-merkezindeki-barbeku-lakapli-cete-lideri-jimmy-cherizier-kimdir/feed/ 0
Giresun Valisi, Terör ve Suçlarla Mücadelede Yoğun Çalışma Yaptıklarını Açıkladı https://www.haber60.com.tr/giresun-valisi-teror-ve-suclarla-mucadelede-yogun-calisma-yaptiklarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/giresun-valisi-teror-ve-suclarla-mucadelede-yogun-calisma-yaptiklarini-acikladi/#respond Tue, 05 Mar 2024 03:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15432 Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, yer, zaman ve mekan ayırt etmeksizin terör örgütleri, organize suç örgütleri, zehir tacirleri, tefeciler, göçmen kaçakçılığı organizatörleri, siber suçlar, trafik olayları ve asayiş suçları kapsamında yoğun mücadele halinde olduklarını söyledi.
Serdengeçti, Giresun Valiliğinde İl Jandarma Komutanı Albay Özgir Özer ve Emniyet Müdürü Recep Güzelyazıcı ile 2024 yılının ilk iki ayındaki asayiş ve trafik olaylarını değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantının şeffaf yönetim anlayışı kapsamında düzenlediğini belirten Serdengeçti, şöyle devam etti:
“Yer, zaman ve mekan ayırt etmeksizin terör örgütleri, organize suç örgütleri, zehir tacirleri, tefeciler, göçmen kaçakçılığı organizatörleri, siber suçlar, trafik olayları ve asayiş suçları kapsamında mesai arkadaşlarımızla yoğun mücadele halindeyiz. Giresun’umuz çok güzel ve özel bir şehir. Tabiat harikaları, zengin kültürü, tarımdan sanayiye her alanda başarıdan başarıya koşma arzusuyla tabii huzurun da en güzelini hak ediyoruz. İlimizde jandarmamız, emniyetimiz ve sahil güvenliğimiz arasında mükemmel bir uyum var. Bu güçlü işbirliği huzur ve güven hizmetinin tecelli etme noktasında fevkalade önemli bir husus.”
Vali Serdengeçti, güvenlik güçleriyle tek yürek ve tek bilek halinde canla başla çalıştıklarını vurgulayarak, “Ülkemizin güvenlik konseptinin en önemli davranışsal parametresinin saha çalışmaları olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu noktada gerek okul çevrelerinde gerek vatandaşlarımızın toplu veya bireysel bulanabileceği alanlarda, yollarımızda, yaylarımızda, umuma açık yerlerde kısaca suç işlemenin elverişli hale gelebileceği her alanda son derece tedbirli ve teyakkuz halindeyiz.” dedi.
Başta FETÖ, PKK, sol ve dini istismar eden örgütler olmak üzere terörün her türlüsü ile amansız bir mücadele verdiklerine işaret eden Serdengeçti, şunları kaydetti:
“İlimizde son 2 ayda bu anlamda 29 operasyon gerçekleştirdik. Yağlıdere ilçemiz Karaduva Deresi, Sırataş Tepesi barınma alanında 8 Ocak’ta sözde Karadeniz açılım grubunca kullanıldığı değerlendirilen muhtelif yaşam malzemeleri ele geçirdik. Bu operasyonlarımıza, son terörist de ülkemiz ve milletimiz için bir tehdit unsuru olmaktan çıkarılıncaya kadar kararlılıkla devam edeceğiz.”
Serdengeçti, ocak ve şubat aylarında 93 uyuşturucu operasyonu yapıldığını, gözaltına alınan 64 kişiden 17’sinin tutuklandığını, bu operasyonlarda 5 bin 282 gram esrar, 2 bin 322 gram sentetik uyuşturucu gibi çok miktarda madde ele geçirildiğini ifade etti.
Organize suç örgütlerine yönelik çalışmalarda 8 kişinin yakalandığını ve bunlardan 1’inin tutuklandığını kaydeden Vali serdengeçti, 38 silah kaçakçılığı operasyonlarında ise 4 kişinin tutuklandığını aktardı.
Serdengeçti, mali suçlarla ilgili 23 operasyon yapıldığını kaydederek, “Takibi gereken olaylarda aydınlatılma, millete ve devlete karşı suçlarda aydınlatılma ve topluma karşı suçlarda aydınlatılma oranları yüzde 100’dür. Kişilere karşı suçlarda aydınlatılma oranı yüzde 96,35, mal varlığına karşı suçlarda aydınlatılma oranı yüzde 83,1’den oluşuyor. Tamamı aydınlanana kadar da çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.
Son 2 ayda 189 aranan şahsın yakalandığını belirten Serdengeçti, siber suçlarla ilgili çalışmalarda ise gözaltına alınan 24 kişiden 5’inin tutuklandığını ifade etti.
Serdengeçti, Giresun’da 2024 yılı içerisinde meydana gelen 128 trafik kazasında 1 kişinin hayatını kaybettiğini, trafik denetimlerinde kontrol edilen 156 bin 576 araçtan 3 bin 813’üne cezai işlem uygulandığını ve 1547 aracın trafikten men edildiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/giresun-valisi-teror-ve-suclarla-mucadelede-yogun-calisma-yaptiklarini-acikladi/feed/ 0
Konya’da 1 milyon 649 bin 704 seçmen oy kullanacak https://www.haber60.com.tr/konyada-1-milyon-649-bin-704-secmen-oy-kullanacak/ https://www.haber60.com.tr/konyada-1-milyon-649-bin-704-secmen-oy-kullanacak/#respond Tue, 05 Mar 2024 03:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15430 Konya Valisi Vahdettin Özkan, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Konya’da 1 milyon 649 bin 704 seçmenin 5 bin 365 sandıkta oy verme işlemini gerçekleştireceğini ifade etti.

Vali Özkan, DSİ 4 Bölge Misafirhanesinde, Vali Yardımcıları Hacı İbrahim Türkoğlu ve Vali Yardımcısı Sait Arcaklıoğlu, 31 ilçe kaymakamı, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul ve İl Emniyet Müdürü Mahmut Karabulut ile toplantı yaptı.

Yaklaşan 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri ile ilgili tedbirleri değerlendiklerini ve genel asayiş, suç ve suçlular ile mücadeledeki son durumu konuştuklarını belirten Özkan, “Konya’mız huzur şehri, Konya’mıza tarım şehri, sanayi şehri, kültür şehri, spor şehri deniliyor. Çok önemli özelliklerinden birisi de tarihten gelen dayanışmanın, sivil toplum ruhunun hakim olduğu, yardımlaşmanın ve huzurun cari olduğu bir şehir. Şehrimizin avantajlarından birisi de suç ve suçlulara müsamahanın daha az olduğu, iyiye, güzele koşturma yönündeki temayülün daha ağırlıklı olduğunu ifade edebilirim. Bu huzur, istikrar ortamının muhafazasına tedbirler alacağız.” diye konuştu.

Özkan, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesi gerekli hazırlıkların tamamlandığını ifade ederek, Konya’da 1 milyon 649 bin 704 seçmenin 5 bin 365 sandıkta oy kullanacağını belirtti.

Seçimlerde 6 bin 437 polis, 2 bin 326 jandarma olmak üzere toplam 8 bin 763 personelin görev başında olacağını vurgulayan Özkan, “Seçimle ilgili bu çalışmalarımız nitelikli bir şekilde etkin, yaygın ve koordineli bir şekilde devam edecektir. Kaymakamlarımız ilçelerinde bu toplantıları yapıp risk analizlerini yaparak tedbirler alacaktır. Adli makamlarımızın gözetim ve denetiminde geçecek olan seçimlerin hayırlı olmasını, kazasız belasız bir şekilde atlatılmasını temenni ederim.” dedi.

Suç ve suçlularla mücadele

Konya’da meydana gelen asayiş olayları, suç ve suçlu ile mücadeledeki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Özkan, son 9 ayda malvarlığına karşı işlenen, evden hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlarda aydınlatma oranının yüzde 91 olduğunu, 59 cinayet olayının ise tamamının aydınlatıldığını vurguladı.

Son 2 ayda hapis cezalı aranan 846 kişinin yakalandığını ifade eden Özkan, şunları kaydetti:

“İl Jandarma Komutanlığınca 17 Ocak’ta icra edilen operasyonda Çumra ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından kiralanan depolardan 1 Kasım 2023’te buğday çalınması olayı ile ilgili 11 şüpheli yakalanmış, 3’ü tutuklanırken, 8 şüpheli adli kontrol almıştır. Sarayönü ilçesinde 29 Ocak’ta kültür ve tabiat varlığı kaçakçılığı olayında, 2 bin 430 adet sikke ve 164 adet tarihi obje ele geçirilmiş, yakalanan 3 şüpheli adli kontrol almıştır. Son 2 ayda İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan çalışmalarda, 8 yağma olayında yakalanan 24 şüpheliden 11’i tutuklanmış, motosiklet hırsızlığı olaylarında 1 zanlı tutuklanarak cezaevine teslim edilmiş, piyasa değeri toplam 190 bin lira olan 5 motosiklet bulunarak sahiplerini teslim edilmiştir. Yapılan 98 kayıp şahıs müracaatında 91 şahıs bulunmuş, 8’inin aranmasına devam edilmektedir. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda da 46 aranan şahıs yakalanmış, 15 şahıs tutuklanmıştır.”

Özkan, son 2 ayda PKK, DEAŞ ve FETÖ/PDY Terör Örgütüne yönelik 11 terör operasyonu düzenlendiğini, 50 şüphelinin gözaltına alındığını, 8’inin tutuklandığını söyledi.

Narkotik ekiplerinin çalışmalarında ise son 2 ayda 279 operasyon yapıldığını, 1373 kişinin gözaltına alındığını, 209 şüphelinin tutuklandığını dile getiren Özkan, operasyonlarda 20 kilo 370 gram esrar, 2 kilo 548 gram eroin, 7 kilo 620 gram metamfetamin ve 120 bin 787 adet sentetik ecza ele geçirildiğini belirtti. Organize suç örgütleri ile mücadelenin kararlı bir şekilde devam ettiğini kaydeden Özkan, 28 operasyon düzenlendiğini, 29 şüphelinin tutuklandığını ifade etti.

Konya’da 142 bin 408 göçmen yaşıyor

Özkan, geçici koruma altındaki Suriyeli sayısının 120 bin 356 olduğunu, ikamet izni ile kalan 8 bin 544 ve uluslararası koruma çerçevesinde kalan 13 bin 508 kişi olmak üzere toplam göçmen sayısının 142 bin 408 olduğunu belirtti.

Özkan, 2023’te 1827, 2024’ün ilk 2 ayında 117 düzensiz göçmen yakalandığını kaydetti. Göçmenlerle ilgili son 9 aydaki 57 operasyonda 26 organizatörün tutuklandığını ifade eden Özkan, İl Emniyet Müdürlüğünce göçmen kaçakçılığı (TCK-79) suçundan 14, organ doku ticareti suçundan 2 adli işlem tesis edilerek yakalanan 19 şüpheliden 11’inin tutuklandığını ve bu dosyalar kapsamında 7 aracın trafikten men edildiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/konyada-1-milyon-649-bin-704-secmen-oy-kullanacak/feed/ 0
Konya’da 2024 seçimleri için hazırlıklar tamamlandı https://www.haber60.com.tr/konyada-2024-secimleri-icin-hazirliklar-tamamlandi/ https://www.haber60.com.tr/konyada-2024-secimleri-icin-hazirliklar-tamamlandi/#respond Tue, 05 Mar 2024 02:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15415 Konya Valisi Vahdettin Özkan, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Konya’da 1 milyon 649 bin 704 seçmenin 5 bin 365 sandıkta oy verme işlemini gerçekleştireceğini ifade etti.

Vali Vahdettin Özkan, yaklaşan 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri ve genel asayiş, suç ve suçlular ile mücadelede son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesi gerekli hazırlıkların tamamlandığını belirten Vali Özkan, “Seçim güvenliğine ilişkin seçim güvenlik toplantılarını yapıyoruz. Seçimlerle ilgili kolluk birimlerinin kim nerede görev yapacak planlamaları yapıldı, kaymakamlıklara gönderildi. Konya’da 1 milyon 649 bin 704 seçmen 5 bin 365 sandıkta oy verme işlemini gerçekleştirecek. Seçimlerde 6 bin 437 polis, 2 bin 326 jandarma olmak üzere toplam 8 bin 763 personel, toplam bin 346 araç ile görev başında olacak” ifadelerini kullandı.

Suç ve suçlularla mücadele

Konya’da emniyet ve jandarma bölgesinde meydana gelen asayiş olayları, suç ve suçlu ile mücadeledeki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Özkan, son 9 ayda malvarlığına karşı işlenen, evden hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlarda aydınlatma oranının yüzde 91 olduğunu, 59 cinayet olayının ise tamamının aydınlatıldığını, son 2 ayda hapis cezalı aranan 846 kişinin yakalandığını ifade etti. Özkan, “İl Jandarma Komutanlığınca 17 Ocak 2024 tarihinde icra edilen operasyonda Çumra ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından kiralanan depolardan 1 Kasım 2023 tarihinde buğday çalınması olayı ile ilgili 11 şüpheli yakalanmış, 3’ü tutuklanırken, 8 şüpheli adli kontrol almıştır. Sarayönü ilçesinde 29 Ocak 2024 günü, kültür ve tabiat varlığı kaçakçılığı olayında, 2 bin 430 adet sikke ve 164 adet tarihi obje ele geçirilmiş, yakalanan 3 şüpheli adli kontrol almıştır. Son 2 ayda, İl Emniyet Müdürlüğünce yapılan çalışmalarda, 8 yağma olayında yakalanan 24 şüpheli şahıstan 11’i tutuklanmış, motosiklet hırsızlığı olaylarında 1 şahıs tutuklanarak cezaevine teslim edilmiş, piyasa değeri toplam 190 bin TL olan 5 adet motosiklet bulunarak sahiplerini teslim edilmiştir. Yapılan 98 kayıp şahıs müracaatında 91 şahıs bulunmuş, 8’inin aranmasına devam edilmektedir. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce aranan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda da 46 aranan şahıs yakalanmış, 15 şahıs tutuklanmıştır” dedi.

Terör, narkotik ve suç örgütü operasyonları kararlıkla devam ediyor

Vali Vahdettin Özkan, son 2 ayda düzenlenen terör, narkotik ve organize suç örgütü operasyonları hakkında bilgiler verdi. Özkan, PKK, DAEŞ ve FETÖ/PDY Terör Örgütüne yönelik 11 terör operasyonu düzenlendiğini, 50 şüphelinin gözaltına alındığını, 8’inin tutuklandığını söyledi. Vali Özkan, narkotik ekiplerinin çalışmalarında ise 279 operasyon yapıldığını, bin 373 kişinin gözaltına alındığını, 209 şüphelinin tutuklandığını kaydetti. Özkan, operasyonlarda 20 kilo 370 gram esrar, 2 kilo 548 gram eroin, 7 kilo 620 gram metamfetamin ve 120 bin 787 adet sentetik ecza ele geçirildiğini belirtti. Organize suç örgütleri ile mücadelenin kararlı bir şekilde devam ettiğini kaydeden Özkan, 28 operasyon düzenlendiğini, 29 şüphelinin tutuklandığını ifade etti.

Konya’da Geçici Koruma Altındaki Yabancı Sayısı: 120 bin

Konya’daki göçmenlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Konya Valisi Vahdettin Özkan, Geçici Koruma Altındaki Suriyeli sayısının 120 bin 356 olduğunu, İkamet İzni ile kalan 8 bin 544 ve Uluslararası Koruma çerçevesinde kalan 13 bin 508 kişi olmak üzere toplam göçmen sayısının 142 bin 408 olduğunu belirtti. Özkan, 2023 yılında 1.827, 2024 yılının ilk 2 ayında 117 düzensiz göçmen yakalandığını kaydetti. Göçmenlerle ilgili son 9 aydaki 57 operasyonda 26 organizatörün tutuklandığını ifade ederek, İl Emniyet Müdürlüğünce Göçmen Kaçakçılığı (TCK-79) suçundan 14, Organ Doku Ticareti suçundan 2 adli işlem tesis edilerek yakalanan 19 şüpheliden 11 ‘i tutuklandığını ve bu dosyalar kapsamında 7 aracın trafikten men edildiğini sözlerine ekledi.

Toplantıya, Vali Vahdettin Özkan, Vali Yardımcısı Hacı İbrahim Türkoğlu, Vali Yardımcısı M. Sait Arcaklıoğlu, 31 İlçe Kaymakamı, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul ve İl Emniyet Müdürü Mahmut Karabulut katıldı. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/konyada-2024-secimleri-icin-hazirliklar-tamamlandi/feed/ 0
İstanbul Valisi Gül, 2023 ile 2024’ün ilk 2 ayındaki asayiş verilerini paylaştı Açıklaması https://www.haber60.com.tr/istanbul-valisi-gul-2023-ile-2024un-ilk-2-ayindaki-asayis-verilerini-paylasti-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-valisi-gul-2023-ile-2024un-ilk-2-ayindaki-asayis-verilerini-paylasti-aciklamasi/#respond Tue, 05 Mar 2024 02:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15396 İstanbul Valisi Davut Gül, dünyanın tüm metropollerinde olduğu gibi, İstanbul’un da güvenlik gündeminin en önemli başlıklarından birisinin terör olduğunu belirterek, “2023 yılında bir önceki yıla göre; terör örgütlerine karşı operasyon sayımız yüzde 5,5 yakalanan şahıs sayısı yüzde 10 arttı. 609 şahıs tutuklandı. 2024 yılı ilk iki ayında; terör örgütlerine karşı toplam 287 operasyon düzenledik. Bu operasyonlarda 795 şahsı yakaladık” dedi.

İstanbul Valisi Davut Gül, 2023 yılında ve yeni yılın ilk 2 ayında gerçekleşen operasyonlara ilişkin asayiş raporunu Cağaloğlu’ndaki valilik binasında düzenlenen toplantıda duyurdu. Vali Davut Gül’e İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu eşlik etti.

İstanbul’un 16 milyona yaklaşan nüfusuyla dünyanın en büyük 15. metropolü olduğunu söyleyen Vali Gül, 131 ülkeden daha fazla nüfusa sahip mega kentte 65 bin 62 personelin görev yaptığını söyledi.

“2023, 2022 yılına göre yüzde 16 daha az suç işlendi”

Vali Davut Gül, hırsızlık suçlarıyla ilgili “2023 yılında bir önceki yıla göre; katalog suçlar olarak tabir edilen malvarlığına karşı suçlarda genel düşüş oranının yüzde 16. Bu ne demek, 2023, 2022 yılına göre yüzde 16 daha az suç işlendi demek. Aydınlatma oranımız yüzde 72. Bunlarda özellikle evden hırsızlık yüzde 29, otodan hırsızlık yüzde 19, işyerinden hırsızlık yüzde 21 azaldı. Kişilere karşı işlenen suçlar yüzde 2 düştü. Aydınlatma oranımız kişilere karşı olan suçlarda yüzde 98. Bunun yanında, dolandırıcılık suçlarında 2023 yılında suç sayısı 14 bin 575, aydınlatma oranı yüzde 91’dir. Ayrıca, ilimizde 2023 yılında hapis cezalı aranan 43 bin 790 şahıs, gıyabi aranan 142 bin 245 şahıs olmak üzere toplamda 186 bin 35 şahıs yakalanmıştır. Aynı performans 2024 yılının ilk 2 ayında geçen yılın aynı dönemine göre şehrimizde katalog suçlar olarak tabir edilen malvarlığına karşı suçlarda genel düşüş oranının yüzde 23, aydınlatma oranının yüzde 75 oldu. Burada şuna dikkatinizi çekmek istiyorum. 2023, 2022 yılına göre daha iyi 2024’ün ilk 2 ayın da 2023’e göre daha iyi bir sonuçla karşı karşıyayız. Özellikle ilk 2 ayda evden hırsızlık yüzde 35, otodan hırsızlık yüzde 51, işyerinden hırsızlık yüzde 20 azaldı. Kişilere karşı işlenen suçlar yüzde 2 düştü. Aydınlatma oranı yüzde 98 oldu. Bunun yanında, dolandırıcılık suçlarında 2024 yılı 2 aylık dönemde suç sayısı 2 bin 435, aydınlatma oranı yüzde 80’dir” dedi.

Vatandaşları internet ve telefon dolandırıcılığına karşı vatandaşları uyaran Vali Gül, “Hemşerilerimizden özellikle internet ve telefon dolandırıcılığına karşı kurumsal uyarıları dikkate almalarını rica ediyorum. İlimizde 2024 yılı ilk 2 aylık dönemde hapis cezalı aranan 11 bin 969 şahıs, gıyabi aranan 33 bin 86 şahıs olmak üzere toplamda 45 bin 55 şahıs yakalanmıştır” şeklinde konuştu.

“Terör örgütlerine karşı operasyon sayımız yüzde 5,5 yakalanan şahıs sayısı yüzde 10 arttı, 609 şahıs tutuklandı”

Terör örgütlerine karşı yapılan operasyonlar hakkında da bilgi veren Vali Gül, “Dünyanın tüm metropollerinde olduğu gibi, İstanbul’umuzun da güvenlik gündeminin en önemli başlıklarından biri de terör. 2023 yılında bir önceki yıla göre; terör örgütlerine karşı operasyon sayımız yüzde 5,5 yakalanan şahıs sayısı yüzde 10 arttı. 609 şahıs tutuklandı, 477 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. 2024 yılı ilk iki ayında; terör örgütlerine karşı toplam 287 operasyon düzenledik. Bu operasyonlarda 795 şahsı yakaladık. 205 şahıs tutuklandı, 167 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. 2023 yılında organize suçlarla mücadele kapsamında düzenlenen 404 operasyonda bir önceki yıla göre; yakalanan şahıs sayısı yüzde 7, tutuklu şahıs sayısı yüzde 47 arttı. 634 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. 2024 yılı ilk iki ayında; 45 operasyonda 448 şahıs yakalandı. 231 şahıs tutuklandı, 109 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı” ifadelerini kullandı.

“Önceki yıla göre ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı yüzde 21, hap miktarı yüzde 27, sentetik ecza maddesi 8 buçuk kat arttı”

Uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadelede zehir tacirlerinin kökünü kazımaya kararlı olduklarını söyleyen Vali Gül, “Bu amaçla, 2023 yılında, ilimizde narkotik suçlarla mücadele kapsamında yapılan operasyonlarda yakalanan şahıs sayısı 59 bin 68 oldu. Önceki yıla göre ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı yüzde 21, hap miktarı yüzde 27, sentetik ecza maddesi 8 buçuk kat arttı. 5 bin 701 şahıs tutuklandı. 3 bin 474 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. 2024 yılı ilk iki aylık döneminde ise narkotik suçlarla mücadele kapsamında yapılan operasyonlarda 13 bin 23 şahıs yakalandı. 2 ton 378 kilogram uyuşturucu madde, 2 milyon 545 bin 320 adet hap, 2 milyon 22 bin 973 adet sentetik ecza maddesi, Bin 382 kilogram ara kimyasal ele geçirildi. Bin 131 şahıs tutuklandı. 610 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. Uyuşturucu tehlikesine yönelik, yürütülen eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları önemli bir gücümüz. Annelerimiz, en büyük destekçimiz. Bu amaçla ‘En İyi Narkotik Polisi Anne Eğitimi’ projesi kapsamında 2023 yılında bilgilendirdiğimiz annelerimizin sayısı önceki yıla göre yüzde 70 arttı, 258 bine ulaştı” ifadelerini kullandı.

“Yakalanan şahıs sayısı yüzde 9 arttı, 98 şahıs tutuklandı”

2023 yılında bir önceki yıla göre; kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyon sayısının yüzde 11 artarak 3 bin 695 olduğunu söyleyen Vali Gül, “Yakalanan şahıs sayısı yüzde 9 arttı. 98 şahıs tutuklandı. 564 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. Tütün ve sigara kaçakçılığı operasyonlarında yakalanan kaçak sigara miktarı yüzde 35, tütün miktarı yüzde 27 arttı, Ayrıca, sahte içki imalatında kullanılan 212 bin 326 litre alkole el kondu. 2024 yılı ilk 2 aylık döneminde kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında düzenlenen 578 operasyonda 750 şahıs yakalandı, 38 şahıs tutuklandı, 35 şahsa adli kontrol tedbiri uygulandı. Tütün ve sigara kaçakçılığı operasyonlarında ise 170 bin 743 paket kaçak sigara, 17 milyon 599 bin 819 adet makaron, 21 bin 546 kg tütün ele geçirildi. Yine sahte içki imalatına baktığımızda 25 ton alkole el kondu” diye konuştu.

“Akıcı ve güvenli bir trafiğin sağlanması için gece-gündüz çalışıyor”

İstanbul’da akıcı ve güvenli bir trafiğin sağlanması için çalıştıklarını söyleyen Vali Gül, “İstanbul’umuz, 7/24 saat insan ve araç hareketliliğini çok yoğun yaşayan bir şehir. Geçtiğimiz yılsonunda 5 milyon 406 bin 820 olan motorlu araç sayısı 5 milyon 455 bin 930 oldu. Motosiklet sayısı ise yüzde 5 artarak 650 bin 783’e ulaştı. Akıcı ve güvenli bir trafiğin sağlanması için gece-gündüz çalışıyor ve önlemler alıyoruz. İçişleri Bakanlığımız tarafından şehrimize yeni atanan 6 bin 994 polis memurumuzun 2 bin 500’ü trafik birimlerinde görevlendirildi. Böylece 2 bin 785 olan trafik birimlerinde görevli personel sayımız 5 bin 285 oldu. Emniyetimize Ocak ayında teslim edilen bin 173 araçtan 418’i, 600 motordan 300’ü trafik birimlerimizin hizmetine verildi. 2023 yılında yapılan uygulamalarda kontrol edilen araç sayısı 8 milyon 468 bin 663 oldu” şeklinde konuştu.

“2024 yılı 2 aylık dönemde 22 bin 377 servis aracı kontrol edildi”

Servis araçlarına yönelik 2024 yılının ilk iki ayında kontrollerin yapıldığını söyleyen Vali Gül, “Bu kapsamda, 68 bin 568 servis aracı kontrol edildi, 2024 yılı ilk 2 aylık döneminde ise yapılan uygulamalarda kontrol edilen araç sayısı 2 milyon 755 bin 216 oldu. Gözümüzün aydınlığı evlatlarımızın okul yolundaki güvenlikleri için de denetimlerimize aralıksız devam ediyoruz. 2024 yılı 2 aylık dönemde 22 bin 377 servis aracı kontrol edildi. Hepimizin güvenliği için trafik kurallarına uymak bir zorunluluk. Bu kapsamda İçişleri Bakanlığımızca hayata geçirilen hız, emniyet kemeri, alkollü araç kullanımı, yaya önceliği ve cep telefonu kullanımı gibi birçok hususta denetim ve uygulamalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“2023 yılında 138 ölümlü kazada üzülerek ifade etmek isterim ki 157 vatandaşımız hayatını kaybetti”

2023 yılında İstanbul’daki ölümlü kazalarda 157 vatandaşın hayatını kaybettiğini belirten Vali Gül, “2023 yılında 138 ölümlü kazada üzülerek ifade etmek isterim ki 157 vatandaşımız hayatını kaybetti. Ayrıca yaralanmalı kazalarda 32 bin 628 vatandaşımız yaralandı. 2024 yılı ilk 2 aylık dönemde ise ölümlü kazalarda 25 vatandaşımız hayatını kaybetti. Ayrıca yaralanmalı kazalarda 5 bin 151 vatandaşımız yaralandı. Oysa bizim hedefimiz, bir insanımızı dahi kaybetmemek. Trafik kurallarına uyarak, birbirimize sabır ve anlayış göstererek, bu acıları hep birlikte azaltabiliriz. Siz hemşerilerime bu konuda güveniyorum” dedi.

“Bu güzel şehir 436 kilometre deniz sınırına sahip”

436 kilometre deniz sınırına sahip olan İstanbul’da sahil güvenliğinin önemli olduğunu vurgu yapan Vali Gül, “Siber Güvenlik ekiplerimiz, internet yoluyla işlenen suçlara karşı 7/24 çevrimiçi güvenliğin sağlanması için kararlılıkla mücadele ediyor. Biz bu dünyada da güçlüyüz. 2023 yılında 2 bin 459 dosya adliyeye intikal ettirildi. 2024 yılı 2 aylık dönemde ise bu sayı 457 oldu. Bu güzel şehir 436 km deniz sınırına sahip. Sahil Güvenlik Komutanlığımız denizlerimizdeki huzur ve güvenliğin sağlanması için 2023 yılında bir önceki yıla göre; görev icra saatini %6 artırarak 62 bin 390 saate çıkardı. Gemi/tekne kontrol sayısı % 16 artarak 21 bin 573’e yükseldi. Denizden kurtarılan kişi sayısı 193 oldu. Yasa dışı su ürünleri avcılığına yönelik tekne kontrolü sayısı 5 bin 571 oldu. Yasa dışı su ürünleri avcılığı ihlal tespit sayısı %12 azalarak 499’a düştü. Yasa dışı avcılık sonucu el konulan su ürünleri %22 artarak 31 bin 106 kilograma ulaştı. Yasa dışı avlanan 13 adet tekneye el kondu” ifadelerini kullandı.

“Yaz döneminden itibaren yeni Sahil Güvenlik birimlerimizle denizlerimizdeki denetimlerimiz artarak devam edecektir”

Yaz döneminden itibaren yeni kurulacak birimlerle denizlerdeki denetimin artacağını söyleyen Vali Gül, “Çevre kirliliği tespiti yüzde 40 azalarak 62’ye düştü. Kaçakçılık, İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama (KİHBİ) sorgulamaları yüzde 67 artarak 58 bin 333’e ulaştı. 2024 yılı ilk 2 ayında geçen yılın aynı dönemine göre ise Sahil Güvenlik Komutanlığımız Gemi/tekne kontrol sayısı yüzde 48 artarak, 4 bin 496’ya yükseldi. Denizden kurtarılan kişi sayısı yüzde 129 arttı, 31 kişi güvenle tahliye edildi. Yasa dışı su ürünleri avcılığına yönelik tekne kontrolü yüzde 102 artışla bin 802’ye, Yasa dışı su ürünleri avcılığı ihlal tespit sayısı yüzde 18 artarak 141’e yükseldi. Yasa dışı avcılık sonucu el konulan su ürünleri yüzde 414 artarak 8 bin 930 kg’a ulaştı. 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanununa muhalefet ederek yasa dışı avlanan mülkiyeti kamuya geçirilen tekne sayısı yüzde 67 arttı, yasa dışı avlanan 5 adet tekneye el konuldu, çevre kirliliği tespiti yüzde 20 azalarak 12’ye düştü. Kaçakçılık, İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama (KİHBİ) sorgulamaları yüzde 10 artarak 92 bin 130’a ulaştı. Yaz döneminden itibaren Tuzla, Beykoz, Avcılar ilçelerimizde kurulacak yeni Sahil Güvenlik birimlerimizle denizlerimizdeki denetimlerimiz artarak devam edecektir” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-valisi-gul-2023-ile-2024un-ilk-2-ayindaki-asayis-verilerini-paylasti-aciklamasi/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Ölmeztoprak, 8. Yargı Paketi hakkında açıklamalarda bulundu https://www.haber60.com.tr/ak-parti-milletvekili-olmeztoprak-8-yargi-paketi-hakkinda-aciklamalarda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-milletvekili-olmeztoprak-8-yargi-paketi-hakkinda-aciklamalarda-bulundu/#respond Mon, 04 Mar 2024 08:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15178 AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak adlandırılan ve TBMM’de kabul edilerek yasalaşan, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, hakkında açıklamalarda bulundu. Milletvekili Ölmeztoprak, TBMM’de onaylanan 43 maddelik kanun teklifinin yargılamanın hızlandırılması, suçla etkin mücadelelerin sağlanması, kişisel verilerin etkili bir şekilde korunmasını gibi çok önemli maddeleri barındırdığını ifade etti.

TBMM’de kabul edilen Kanun Teklifi içinde, deprem bölgelerinin yeniden ihyası ve inşası için çok önemli bir maddenin de olduğunu ifade eden Milletvekili Ölmeztoprak, “Deprem bölgelerinde sanayi alanı olabilecek yerler, fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği ve yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, alanın durumuna göre ilgili kurumların görüşü alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca tespit edilmekte, malikleri tarafından depremler nedeniyle yıkılan veya kullanılamayacak kadar hasarlı durumda olan sanayi işyerlerinin borçlandırılmak suretiyle, yerinde yeniden inşası veya güçlendirilmesi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yapılmakta, yatırım programında olan veya sonradan programa dahil edilen sanayi sitelerinin altyapı ve üstyapı inşasının tamamına kadar, mimarlık-mühendislik hizmetleri dahil proje tamamlanana kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca krediyle desteklenmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından sanayi altyapısının güçlendirilmesine yönelik olarak verilen destek ve uygulamaların süresi bir yıl daha uzatılacak” dedi.

Kanun maddeleri arasında silahlı örgütlerle mücadele içinde de çok önemli maddeler olduğunu belirten Milletvekili Ölmeztoprak, “Gazi Meclisimizde kabul edilen Sekizinci Yargı paketi ile birlikte, silahlı örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürmünden ayrı ayrı cezalandırılacak. Silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Devlet güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suçlar bakımından, silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Ayrıca, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir günlük adli para cezası alt tutarı 20 liradan 100 liraya, üst tutarı ise 100 liradan 500 liraya yükseltiliyor” ifadelerini kullandı.

“Kişisel veriler etkin bir şekilde korunacak”

Kişisel veriler etkin bir şekilde korunacağını vurgulayan Ölmeztoprak, “Sekizinci Yargı paketi ile özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları, güncel ihtiyaçlar ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü nazara alınarak yeniden düzenleniyor. Söz konusu değişiklikle birlikte ilgili kişinin açık rızasının olması ve kanunlarda açıkça öngörülmesi gibi hallerde kişisel veriler işlenebilecektir” dedi.

Kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin madde ile ilgili düşüncelerini ifade eden Ölmeztoprak, “Mevcut düzenlemede bulunan hükümler, ticari faaliyetlerini sürdüren şirketlerin yurt dışında bulunan bulut tabanlı yazılım ve uygulamaların hukuka uygun olarak kullanılabilmesini hemen hemen imkansız hale getirmiştir. Bu nedenlerden dolayı Türkiye’de yapılacak yatırımları da engelleyici bir hal almaktadır. Sekizinci yargı paketindeki düzenlemelerle engeller kalkacaktır. Kişisel veriler, kişisel verilerin işlenme şartları ile özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartlarından birinin varlığı ve aktarımın yapılacağı ülke, uluslararası kuruluş veya ülke içerisindeki sektörler hakkında yeterlilik kararı bulunması halinde veri sorumluları ve veri işleyenler tarafından yurt dışına aktarılabilecektir” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-milletvekili-olmeztoprak-8-yargi-paketi-hakkinda-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
Emeklilere Ramazan Bayramı öncesi 3 bin lira ikramiye https://www.haber60.com.tr/emeklilere-ramazan-bayrami-oncesi-3-bin-lira-ikramiye/ https://www.haber60.com.tr/emeklilere-ramazan-bayrami-oncesi-3-bin-lira-ikramiye/#respond Sun, 03 Mar 2024 07:15:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14530 Emekli bayram ikramiyelerini de içeren 42 maddelik Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, bugün TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Buna göre, milyonlarca emekli, gelecek Ramazan Bayramı’ndan önce belirlenen takvim çerçevesinde 3 bin lira bayram ikramiyesi alacak.

İçerisinde emekli bayram ikramiyelerine artışı da düzenleyen ve kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak anılan Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. 298 milletvekili oy kullandı; 237’si kabul, 61’i ise red oyu verdi.

İlgili kanun teklifi geçen hafta Adalet Komisyon’undaki 2 günlük görüşmenin ardından Genel Kurul’a sevk edilmişti. Genel Kurul’da bu hafta gündeme alınan 42 maddelik teklifin görüşmeleri 3 gün sürdü.

TMSF’NİN KAYYUM OLARAK ATANMASI DÜZENLEMESİ TEKLİFTEN ÇIKARILDI

Görüşmelerde, Genel Kurulda kabul edilen değişiklik önergesiyle 22. maddedeki, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, silahlı örgüte silah sağlama, terörizmin finansmanı suçlarının bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde yargı mercilerince kayyum atanmasına karar verildiği takdirde, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atanabilmesini” içeren düzenleme teklif metninden çıkarıldı.

Teklifin kanunlaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Genel Kurul’un gündemindeki çalışmaları tamamladığını ifade ederek, 67. birleşimi 31 Mart’taki yerel seçimler sonrasında yani 2 Nisan 2024 Salı günü toplanmak üzere kapadı.

Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, özetle şu düzenlemeleri içeriyor:

“İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru süreleri hafta olarak belirlendiği için buna uyum sağlanması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki benzer hükümler dikkate alınarak düzenleme yapılacak. Süre, hafta olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde bitecek.

Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılması amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nun kanun yollarına başvuru bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uyumunun sağlanması için düzenlemeye gidilecek. Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecek.

İcra ve İflas Kanunu’na göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmasına yönelik sürede düzenleme yapılacak. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilecek, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacak. Bu düzenlemeler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.

Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanacak veya kendisine kayyum atanacak. Toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya mal varlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilecek. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhal vesayet makamına bildirecek. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecek. Kanun’un kayyumluğa ilişkin hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu düzenleme için de uygulanacak.

Anayasa Mahkemesi kararı gereğince Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmi sağlık kurulu raporunun temini amacıyla, yasanın “usul” başlıklı madde hükümlerine başvurulabilecek.

Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilebileceği haller düzenleniyor. Buna göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacak. Hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilmesi, toplam 5 yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması ve toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya mal varlığının korunması sebebinin ortadan kalkması halinde mümkün olacak.

Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili müstakil bir suç olarak düzenleniyor. Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek. Bu hüküm sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak.

Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) düzenlemelere gidilecek.

Buna göre, TCK’de belirtilen “Devletin güvenliğine karşı suçlar ile anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” bakımından, silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza, yarısına kadar indirilebilecek.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda, hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında, sanığa yüklenen suçtan dolayı yargılama sonunda hükmolunan ceza, 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı kalacak. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edecek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/emeklilere-ramazan-bayrami-oncesi-3-bin-lira-ikramiye/feed/ 0
Bakan Yerlikaya: Günün Her Vakti Suçu Önlemek İçin Çalışıyoruz https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-gunun-her-vakti-sucu-onlemek-icin-calisiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-gunun-her-vakti-sucu-onlemek-icin-calisiyoruz/#respond Sun, 03 Mar 2024 06:27:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14488 Bakan Yerlikaya: “Günün her vakti suçu önlemek, önleyemediysek onları en kısa zamanda yakalayıp adalete teslim etmek için çalışıyoruz”

İSTANBUL – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Eyüpsultan’da ‘Manzaram Eyüpsultan Seyir Terası’ açılış törenine katıldı. Yerlikaya, “Terör örgütlerinin her türlüsüne, organize suç örgütlerine, suç işlemekte kibirlenen kim varsa onlara millet iradesinden başka bir güç tanımamanın ne demek olduğunu gösterdik. Biz günün her vaktinde suç işlenmesini önlemek, eğer önleyemediysek en kısa zamanda onları yakalayıp adalete teslim etmek için çalışıyoruz” dedi.

Eyüpsultan Belediyesi tarafından Nişanca Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ‘Manzaram Eyüpsultan Seyir Terası’ açılışı törenine İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül, Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, partililer ve vatandaşlar katıldı.

“90 projeden 91’incisini yaptık”

Programda konuşan Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, “2023’te projeye başladık. Yılbaşı öncesinde bitirmiştik havanın o halinde açılışını yapmayalım dedik. Baharı bekleyelim dedik. İçişleri Bakanımızı bekleyelim dedik, sizinle birlikte açmak istedim. Vatandaşlarımız İstanbul’u ve Eyüpsultan’ı buradan rahat izleyecekler. 90 projeden 91’incisini yaptık. Normal şartlarda gelecek projemiz içine dahil etmemiz gerekiyordu. Bir an önce açalım dedik. Çok yoğun bir talep vardı. 90+1’inci projemiz hayırlı olsun” dedi.

31 Mart seçimlerinde Deniz Köken ve Murat Kurum’a destek isteyen Bakan Ali Yerlikaya, “31 Mart akşamı inşallah ilçede ilk sayımda Deniz Köken Başkanımız hemen akabinde büyükşehir eminliğine Murat Kurum Başkanımızı iftiharla seçiyor muyuz? Artık seçime 30 gün kaldı. 91 eser çok önemli. Ben buna yüzde 10 diyorum” şeklinde konuştu.

“Sizin huzurunuz, güvenliğiniz için canla başla çalışıyoruz”

Göreve geldiği andan itibaren yoğun bir çalışma temposunda olduklarını söyleyen Bakan Yerlikaya, “İçişleri Bakanınız olarak 9 aydan beri gece gündüz gündüz demeden polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz, sizin huzurunuz, güvenliğiniz için canla başla çalışıyoruz. Allah’ın izniyle de çalışmaya devam edeceğiz. İlk gün mesaiye başladığımız zaman hukuktan, insan haklarından, aziz milletimizin rızasından, gönlünden ayrılmayacağız, hep onu gözeteceğiz dedik. Allah’ın ipine sımsıkı sarıldık. Terör örgütlerinin her türlüsüne, organize suç örgütlerine, suç işlemekte kibirlenen kim varsa onlara millet iradesinden başka bir güç tanımamanın ne demek olduğunu gösterdik, gösteriyoruz, Allah’ın izniyle de göstermeye devam edeceğiz. Biz günün her vaktinde suç işlenmesini önlemek, eğer önleyemediysek en kısa zamanda onları yakalayıp adalete teslim etmek için çalışıyoruz. Bu inançla bize emanet edilen bu görevi kahraman polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz ile beraber her geçen gün bir önceki günden daha azimli, daha kararlı, daha heyecanlı yerine getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Burası iğne atsanız yere düşmeyecek hale gelecek”

Açılan teras hakkında konuşan Bakan Yerlikaya, “Göreceksiniz bu tepe turizmle ilgili rehberlerin, gözde mekanı olarak kayıtlara girecek. Burası iğne atsanız yere düşmeyecek hale gelecek. Çünkü buradan manzaraya baktığımız zaman hamdolsun diyoruz. Aziz İstanbul’umuzu, böyle güzel bir terastan seyretmek çok büyük bir onur ve çok büyük bir teşekkür halinde geri dönecektir” dedi.

Bakan Yerlikaya, esnaf ve vatandaşları ziyaret etti

Bakan Ali Yerlikaya ve Belediye Başkanı Deniz Köken ile beraberindeki heyet daha sonra Rami Yürüyüş Yolundaki esnafları ve vatandaşları ziyaret etti. Bakan Yerlikaya, ziyaretinden ardından Rami Sosyal Tesislerinde dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir toplantıda araya geldi. Toplantıya İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topçu, Sahil Güvenlik ve Marmara Bölge Boğazlar Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu, Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken katıldı. Toplantı basına kapalı halde gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-gunun-her-vakti-sucu-onlemek-icin-calisiyoruz/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Eyüpsultan’da Seyir Terası Açılışına Katıldı https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-eyupsultanda-seyir-terasi-acilisina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-eyupsultanda-seyir-terasi-acilisina-katildi/#respond Sun, 03 Mar 2024 06:03:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14468 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Eyüpsultan’da ‘Manzaram Eyüpsultan Seyir Terası’ açılış törenine katıldı. Yerlikaya, “Terör örgütlerinin her türlüsüne, organize suç örgütlerine, suç işlemekte kibirlenen kim varsa onlara millet iradesinden başka bir güç tanımamanın ne demek olduğunu gösterdik. Biz günün her vaktinde suç işlenmesini önlemek, eğer önleyemediysek en kısa zamanda onları yakalayıp adalete teslim etmek için çalışıyoruz” dedi.

Eyüpsultan Belediyesi tarafından Nişanca Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ‘Manzaram Eyüpsultan Seyir Terası’ açılışı törenine İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül, Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, partililer ve vatandaşlar katıldı.

“90 projeden 91’incisini yaptık”

Programda konuşan Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, “2023’te projeye başladık. Yılbaşı öncesinde bitirmiştik havanın o halinde açılışını yapmayalım dedik. Baharı bekleyelim dedik. İçişleri Bakanımızı bekleyelim dedik, sizinle birlikte açmak istedim. Vatandaşlarımız İstanbul’u ve Eyüpsultan’ı buradan rahat izleyecekler. 90 projeden 91’incisini yaptık. Normal şartlarda gelecek projemiz içine dahil etmemiz gerekiyordu. Bir an önce açalım dedik. Çok yoğun bir talep vardı. 90+1’inci projemiz hayırlı olsun” dedi.

31 Mart seçimlerinde Deniz Köken ve Murat Kurum’a destek isteyen Bakan Ali Yerlikaya, “31 Mart akşamı inşallah ilçede ilk sayımda Deniz Köken Başkanımız hemen akabinde büyükşehir eminliğine Murat Kurum Başkanımızı iftiharla seçiyor muyuz? Artık seçime 30 gün kaldı. 91 eser çok önemli. Ben buna yüzde 10 diyorum” şeklinde konuştu.

“Sizin huzurunuz, güvenliğiniz için canla başla çalışıyoruz”

Göreve geldiği andan itibaren yoğun bir çalışma temposunda olduklarını söyleyen Bakan Yerlikaya, “İçişleri Bakanınız olarak 9 aydan beri gece gündüz gündüz demeden polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz, sizin huzurunuz, güvenliğiniz için canla başla çalışıyoruz. Allah’ın izniyle de çalışmaya devam edeceğiz. İlk gün mesaiye başladığımız zaman hukuktan, insan haklarından, aziz milletimizin rızasından, gönlünden ayrılmayacağız, hep onu gözeteceğiz dedik. Allah’ın ipine sımsıkı sarıldık. Terör örgütlerinin her türlüsüne, organize suç örgütlerine, suç işlemekte kibirlenen kim varsa onlara millet iradesinden başka bir güç tanımamanın ne demek olduğunu gösterdik, gösteriyoruz, Allah’ın izniyle de göstermeye devam edeceğiz. Biz günün her vaktinde suç işlenmesini önlemek, eğer önleyemediysek en kısa zamanda onları yakalayıp adalete teslim etmek için çalışıyoruz. Bu inançla bize emanet edilen bu görevi kahraman polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz ile beraber her geçen gün bir önceki günden daha azimli, daha kararlı, daha heyecanlı yerine getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Burası iğne atsanız yere düşmeyecek hale gelecek”

Açılan teras hakkında konuşan Bakan Yerlikaya, “Göreceksiniz bu tepe turizmle ilgili rehberlerin, gözde mekanı olarak kayıtlara girecek. Burası iğne atsanız yere düşmeyecek hale gelecek. Çünkü buradan manzaraya baktığımız zaman hamdolsun diyoruz. Aziz İstanbul’umuzu, böyle güzel bir terastan seyretmek çok büyük bir onur ve çok büyük bir teşekkür halinde geri dönecektir” dedi.

Bakan Yerlikaya, esnaf ve vatandaşları ziyaret etti

Bakan Ali Yerlikaya ve Belediye Başkanı Deniz Köken ile beraberindeki heyet daha sonra Rami Yürüyüş Yolundaki esnafları ve vatandaşları ziyaret etti. Bakan Yerlikaya, ziyaretinden ardından Rami Sosyal Tesislerinde dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir toplantıda araya geldi. Toplantıya İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topçu, Sahil Güvenlik ve Marmara Bölge Boğazlar Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu, Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken katıldı. Toplantı basına kapalı halde gerçekleştirildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-eyupsultanda-seyir-terasi-acilisina-katildi/feed/ 0
Adalet Bakanı: Türkiye’nin seçimleri örnek seçimlerdir https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-turkiyenin-secimleri-ornek-secimlerdir/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-turkiyenin-secimleri-ornek-secimlerdir/#respond Sun, 03 Mar 2024 02:48:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14293 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, seçim güvenliğiyle ilgili, “Dünyada bu kadar şeffaf bir seçim yapan belki ikinci bir ülke yoktur. Onun için Türkiye’nin seçimleri örnek seçimlerdir.” dedi.

Kastamonu Valiliği’nde açıklamada bulunan Tunç, suçla mücadelenin önemine değindi.

8. Yargı Paketi’nde önemli adımlar atıldığını vurgulayan Tunç, “Suçla etkin mücadele bakımından, para cezasına çevrilen suçlar bakımından, para cezasından hapis cezasına dönüşen suçlarla ilgili caydırıcılığı arttıracak yeni güncelleme yapmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Bakan Tunç, şunları söyledi:

“Adli para cezalarında da bir artırım söz konusu. Usule ilişkin birçok düzenleme var. Kanun yolları, istinaf, itiraz, temyiz yollarında süreler çok karışık. 7-8 günlük, 15 günlük süreler var. Bunda da vatandaşlarımız, avukatlarımız için bir hak kaybına neden olabiliyor. Dolayısıyla burada düzenleme yapıyoruz. Tüm itirazlar, istinaf, temyize başvuruda süre tebliğden itibaren 2 hafta şeklinde düzenleme yapıyoruz. Bazı davalarda tefhim yüze karşı okumayla başlıyordu, onu da kaldırıyoruz. Artık bütün kanun yollarında süreler tebliğden sonra 2 haftadır.”

Suç örgütlerine ilişkin önemli düzenlemeler olduğunu belirten Tunç, şöyle devam etti:

“Basit yargılama usulüne ilişkin Anayasa Mahkemesinin iptalleri söz konusuydu. Orada da itiraz yollarında, özellikle hak arama yolunu genişleten, hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına ilişkin itirazların İstinaf Mahkemesine yapılması ile ilgili ve diğer usul konularında da önemli düzenlemeler var. Suç örgütleri ve terör örgütleri ile teröre finansman sağlanmasının önlenmesine yönelik önemli bir düzenleme var. O da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum tayin edilmesi. Terör örgütleri açısından bu mümkün, ancak süresini uzatıyoruz. Suç örgütleri bakımından da TMSF’nin, terör örgütlerine, suç örgütlerine, çetelere, finansman sağlayan şirketler bakımından ya da mal varlığı bakımından kayyum tayin edilmesi ile ilgili önemli bir düzenlememiz var. Milletvekillerimiz seçim öncesi yorucu bir çalışma ile yargı paketi ile karşı karşıya kaldılar. Onlara da kolaylık diliyorum. İnşallah bu gece yargı paketimiz sonuçlanır, TBMM’deki çalışmalar neticesinde Cumhurbaşkanı’mızın onayı ve Resmi Gazete’de yayımlanması ile yürürlüğe girecektir.”

“Türkiye’de seçimler dünyaya örnek şekilde gerçekleşir”

Yerel seçimlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Tunç, Türkiye’nin şeffaf bir seçim sistemine sahip olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’de seçim güvenliğine ilişkin hiçbir endişe yok. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye’de seçimler dünyaya örnek şekilde gerçekleşir. Gerek sandık kurulları üyeliklerinde, ilçe seçim kurulları, il seçim kurulları ve ardından Yüksek Seçim Kurulu hem partilerin gözetimi ve denetimindedir hem de yargının gözetimi ve denetimindedir.” ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, şunları kaydetti:

“Tarafsız ve bağımsız yargı gözetiminde gerçekleşir seçimler. Kimin nerede oy kullanacağı internette yayınlanır. Herkes sandığında oy kullanacakları görür. Seçim sonrasında bütün tutanaklar ysk.gov.tr’de yayınlanır. Dünyada bu kadar şeffaf bir seçim yapan belki ikinci bir ülke yoktur. Onun için Türkiye’nin seçimleri örnek seçimlerdir. Dolasıyla seçim güvenliği bakımından gerek güvenlik güçlerimizin aldığı tedbirler, yargımızın da, Yüksek Seçim Kurulumuzun da aldığı tedbirler vardır. Aylar öncesinde bu tedbirler alınmıştır. Hiçbir sorun olmadan bu sürecin gerçekleşeceğine inanıyoruz. Tabii adaylıklara yönelik itirazlar söz konusu. Bu itirazlar ilgili İlçe Seçim Kurullarının vermiş olduğu kararlar, İl Seçim Kurulları tarafından denetlenir. Orada da bir hata varsa, Yüksek Seçim Kurullarına gider. Yüksek Seçim Kurulunun da vereceği karar da kesin olur ve bu şekilde hak kayıplarına neden olmadan süreç devam eder.”

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-turkiyenin-secimleri-ornek-secimlerdir/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: İsrail Bir Terör Örgütü Gibi Hareket Ediyor https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-israil-bir-teror-orgutu-gibi-hareket-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-israil-bir-teror-orgutu-gibi-hareket-ediyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 02:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14279 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İsrail’in devlet değil adeta bir terör örgütü gibi hareket ettiğini belirterek, “Çocukları, kadınları açlıktan korumak için orada yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine bomba yağdıran bir devlet olamaz. Bu ancak terör örgütü işidir.” dedi.

Çeşitli programlara katılmak için Kastamonu’ya gelen Tunç, ilk olarak Kastamonu Valisi Meftun Dallı’yı makamında ziyaret etti.

Valilikte açıklamada bulunan Tunç, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri insanlık suçu işlediğini söyledi.

Filistinlilere yönelik soykırım yapıldığını dile getiren Tunç, şunları kaydetti:

“Bu konuda Uluslararası Adalet Divanında İsrail’in Soykırımın Önlenmesi Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçisiyle açılan bir dava da söz konusu. Bu davada mahkeme tedbir kararı verdi. Maalesef İsrail bugüne kadar, bir asırdır zaten uluslararası hukuka uymuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun ve diğer uluslararası sözleşmeler ve uluslararası kuruluşların kararlarının hiçbirine bugüne kadar uymayan bir devlet.”

İsrail’in saldırılarında 30 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini belirten Tunç, şöyle devam etti:

“Bunun yüzde 70’i kadın ve çocuklardan, masumlardan oluşuyor. Filistin’de, Gazze’de hastaneler bombalandı, okullar bombalandı, mülteci kampları bombalandı. Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı, artık bir an önce soykırım, savaş suçu nedeniyle soruşturmayı tamamlayıp oradaki katliamı gerçekleştiren yöneticilerle gerçek kişilerle ilgili dava açmalı. Çok geç kalındı. Uluslararası Adalet Divanında geçtiğimiz günlerde alınan tedbir kararı maalesef uygulanmıyor. İsrail mahkeme kararını tanımıyor. Dünkü katliam da bunu gösteriyor. O nedenle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin acilen toplanması ve bu konuda gereken kararı alması gerekir.”

Türkiye’nin akan kanın durdurulması için bölgede yaptığı girişimlerin devam ettiğini kaydeden Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrail bugüne kadar bir devlet olarak hareket etmedi. Adeta bir örgüt gibi hatta bir terör örgütü gibi hareket ediyor. Çocukları, kadınları açlıktan korumak için orada yardım bekleyen Filistinlilerin üzerine bomba yağdıran bir devlet olamaz. Bu ancak terör örgütü işidir. Dolayısıyla insanlık vicdanında İsrail mahkumdur. Uluslararası Adalet Divanının tedbir kararının bir an önce uygulanması ve hayata geçirilmesi, orada bir an önce ateşkesin sağlanması gerekir.”

Bölgede sürekli bir çözümün sağlanması gerektiğini vurgulayan Tunç, “Artık bağımsız Filistin devletinin 1967 sınırları çerçevesinde kurulması vakti çoktan gelmiştir. Biz orada bağımsız bir Filistin devletinin kurulması, Filistinlilerin hakkının uluslararası arenada korunması çağrısını hep yinelemeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Tunç, 8. Yargı Paketi hakkında bilgi verdi

TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri süren 8. Yargı Paketi olarak bilinen teklife ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tunç, 43 maddeden oluşan paketin yargı hizmetlerinde etkinliğin artırılmasını amaçladığını ifade etti.

Pakette suç ve terörle etkin mücadele noktasında önemli gördükleri maddeler olduğunu aktaran Tunç, şu bilgileri verdi:

“Yine kişisel verilerin korunması ile ilgili, vatandaşlarımızın özellikle küresel şirketler üzerinden alışveriş noktasında, internet alışverişi, tüm bunlarda tabii ki kişisel verilerin hassasiyetle korunmasını gerektiriyor. Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin yurt dışına aktarılması noktasındaki özellikle sorumlulukları belirleyen, o şirketlere veri sorumluluğu ve cezai müeyyidelerini belirleyen önemli düzenlemeler var. Türk Ceza Kanunu’nun hem adi örgütler bakımından hem suç örgütleri bakımından hem de terör örgütleri bakımından 220 ve 314’üncü maddeleri var. O maddelerde ‘Örgüt üyesi olmamakla beraber, örgüt adına suç işleyen kişi, örgüt üyesi gibi cezalandırılır’ hükmü vardı. Anayasa Mahkemesi bunu iptal etti. Bu iptal sonrasında yasal düzenlemeyi gerçekleştirmek gerekiyordu. Çünkü burada terörle mücadelede bir rehavetin olmaması lazım. O anlamda TBMM’de milletvekillerimiz de duyarlı davrandılar ve o maddenin bir an önce düzenlenmesiyle ilgili teklifi Genel Kurulun gündemine getirdiler. Orada terör örgütüne üye olmamakla beraber, örgüt adına suç işleyenlerin cezasını yeniden belirliyoruz. Terörle mücadelede kararlıyız. Terörün her türlüsüyle mücadele noktasında, suç örgütlerinin temizlenmesi noktasındaki kararlığımızı da yasal düzenleme bakımında da uygulama bakımından da sürdürmekte kararlıyız.”

Pakette Anayasa Mahkemesine gitmeden Adalet Bakanlığındaki tazminat komisyonuna başvuruları düzenleyen bir madde olduğunu dile getiren Tunç, “Anayasa Mahkemesinde uzun süren tazminat talepleri yerine, daha kısa yoldan hakkına kavuşması noktasında önemli bir düzenleme. Seçimden sonra da 9. Yargı Paketi’ni gündeme getireceğiz. Orada da yargının hızlandırılmasına yönelik, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndan cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya ve suçla mücadeleye yönelik önemli tekliflerimiz, düzenlememiz olacak ve milletvekillerimizin takdirlerine sunacağız.” ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-israil-bir-teror-orgutu-gibi-hareket-ediyor/feed/ 0
8. Yargı Paketinin İçerisinde “Örgüt Adına Suç İşleme” Maddesinin de Olduğu 16 Madde TBMM Genel Kurulu’nda Kabul Edildi… https://www.haber60.com.tr/8-yargi-paketinin-icerisinde-orgut-adina-suc-isleme-maddesinin-de-oldugu-16-madde-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi/ https://www.haber60.com.tr/8-yargi-paketinin-icerisinde-orgut-adina-suc-isleme-maddesinin-de-oldugu-16-madde-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:57:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14055 TBMM Genel Kurulu’nda, 8. Yargı Paketi olarak bilinen “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümde yer alan 16 maddesi kabul edildi.  Teklifte TCK’nın 220. ve 314. maddelerini kapsayan 10. ve 11. maddeleri Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilini müstakil bir suç olarak düzenleyen madde de kabul edildi.

Teklifte, TCK’nın 220. ve 314. maddelerini kapsayan ve muhalefet tarafından tepki çeken 10. ve 11. maddeleri Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilini müstakil bir suç olarak düzenleniyor.

Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza, yarısına kadar indirilebilecek. Bu hüküm sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak. Örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürümünden ayrı ayrı cezalandırılacak.

Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) düzenlemeler yapılacak. Buna göre de TCK’da belirtilen ‘devletin güvenliğine karşı suçlar ile anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar’ bakımından, silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerin kapsamı genişletiliyor. Düzenlemeye göre, yakalama ve tutuklama işlemlerinin yanı sıra adli kontrol işlemlerine karşı da kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmayan kişiler, tazminat isteminde bulunabilecek.

“İŞ CİNAYETLERİ, KADIN CİNAYETLERİ… HİÇBİR ŞEY YOK”

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, getirilen yargı paketinin ‘hayal kırıklığı’ olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Ne iktidarın vaatleri var, ne de kamuoyunun beklentileri karşılandı. Mesela infaz düzenlemesi yok, ehliyet affı yok, çek mağdurlarına ilişkin gelişme yok, disiplin affı yok, kader mağdurlarına ilişkin af beklentisi yok, bu pakette. İş cinayetleri, kadın cinayetleri, sokak cinayetleri ve mafyalara ilişkin onların cezalandırılmasına dair bir şey yok. Anlayacağınız dağ yine fare doğurdu.

Anayasa’ya aykırı torba yasalarla yamalı bohçaya dönen kanunlarımıza bir tanesi daha eklenmiş oldu. Anayasa Komisyonu başta olmak üzere diğer komisyonlarda da görüşülmesi gereken birçok madde yine es geçildi ve yine konunun paydaşlarından görüş alınmadı. Maddelere bakınca Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği maddeleri aynı anlama gelecek halde ama ısrarla iptal gerekçelerini karşılamadan hazırlanmasını gerçekten anlayamıyoruz. ya neyin ısrarı bu? Siz Anayasa’yı, Anayasa Mahkemesi’ni tanımazsanız kimse de sizi tanımaz. Aslında devletin kurumlarının yaptığı bütün işlemlerde tanınmaz ve hepsi de yok hükmüne düşer. Kabile devletinin bile bazı kuralları vardır. Maalesef sayenizde bu koskoca ülkede hiçbir kural, hukuk, yargı hiçbir şey kalmadı. Gerçekten içler acısı durum. Bizler hukukçuyum demekten utanır hale geldik. Ama siz hukuk tanımamazlıktan utanmadınız.

Örneğin Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak değişikliğin kendilerini eleştiren herkesi terörist yaftası yapıştıran bu zihniyetle bir ceza avına dönüşeceğini, yoldan geçen herkesi terör örgütü üyesi olarak yargılatacağını görmek için gerçekten hukukçu olmaya da gerek yok siyasetçi olmaya da gerek yok.”

“BİR GÜN ŞU KÜRSÜ DE ’10 EKİM’ DEDİĞİNİZİ DUYMADIM”

Maddeler üzerine söz alan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk şunları söyledi:

“Yargı paketinin 6. maddesinin birçok boyutu üzerine konuşuldu ama zaten paketteki genel sorunların bir tezahürünü görüyoruz burada da. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını tanımama, arka kapıdan çıkıp ön kapıdan girme bir tür aslında herkese yönelttiğiniz yargısal aktivizm. Ben söz hakkımı başka bir noktada kullanacağım. Dün 28 Şubat’tı ve 28 Şubat üzerine söz alanlar travmalardan söz ettiler, tanklarla göz dağı verilmesinden söz ettiler. İrade gaspından söz ettiler. Her şeyden evvel 28 Şubat’ı ben de bu ülkenin tarihindeki bir utanç sayfası olarak tanımlıyorum. Bu tür modern postmodern neyse… Darbe girişimlerinin mağdurları bu ülkede her zaman sol ve sosyslistler olmuştur. Fakat şubat ayında çok şey oldu. 7 şubat 2016’dan bugüne geçen 7 yıldır tekrar eden bir 28 Şubat… Tanklar mı dediniz, travmamı dediniz elinizi vicdanınıza koyun. Bir gün ‘biz neden bu ülkenin bunca travması içinden bir tek kendi travmalarımızı seçiyoruz, neden başka hiçbir şeyden bahsetmiyoruz’ deyin. Bu ülkede Ankara’nın göbeğinde 2 kilometre ötede 10 Ekim’de 100 insan paramparça edildi. Barış istediği için bir gün şu kürsüde ’10 Ekim’ dediğinizi duymadım. Sonra gelip sizinle bir duygudaşlık kurmamızı bekliyorsunuz.”

“İSTİNAFA RAĞMEN, BASİT BİR İŞ DAVASI İKİ YIL SÜRÜYOR”

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin ise yargının en önemli sorunlarından birinin ‘liyakat’ sorunu olduğuna dikkati çekerek şunları söyledi:

“Liyakat sorunu yargı camiasının en önemli sorunlarından birisidir. Haksız mülakat sistemi maalesef yargı organını tıkayan uygulamalardan birisidir. Sınavlarda yüksek puan alan ancak torpil bulamayan gariban vatandaşın oğlu, kızı sınavlarda eleniyor ama sınavlarda düşük puan alan Ankara’da dayısı olan torpili olan vatandaşın çocukları maalesef haksız bir şekilde sınavları kazanabiliyorlar.

Yargılamaların uzaması yargı sisteminin önemli bir sorunu. Geciken adalet, adalet değildir. Sayın Bakan yardımcım davalar bitmiyor. Yargı sistemini hızlandırmak için İstinaf kurumu getirildi. Allah aşkına basit bir iş davası iki yıl sürüyor. İstinafa gidiyor 2-3 yıl sürüyor. Burada liyakatsiz hakimlerin de yargılamaların uzamasına sebep olmaları önümüzde duruyor. Sadece hukuki değerlendirme gerektiren konularda bile dosyalar bilirkişiye gönderiliyor.”

Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, maddelerin devamının görüşülmesi için Meclis Genel Kurulu’nu 1 Mart’ta tekrar açılmak üzere kapattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/8-yargi-paketinin-icerisinde-orgut-adina-suc-isleme-maddesinin-de-oldugu-16-madde-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi/feed/ 0
Gelecek Partisi Milletvekili Serap Yazıcı, 8. Yargı Paketi’ni eleştirdi https://www.haber60.com.tr/gelecek-partisi-milletvekili-serap-yazici-8-yargi-paketini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/gelecek-partisi-milletvekili-serap-yazici-8-yargi-paketini-elestirdi/#respond Wed, 28 Feb 2024 23:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13195

Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: ONUR BİNGÖL

Gelecek Partisi Antalya Milletvekili Serap Yazıcı, TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunan 8. Yargı Paketi’ne ilişkin “Eğer yargı kuruluşları tarafından bir şirket, işletme terörle ilişkili görülürse, o takdirde bu şirkete kayyum atanabiliyor. Kayyumluk yetkisi TMSF’ye ait. Görevi azami beş yıl sürecek. TMSF’nin o şirket üzerinde yapacağı işlemler neticesinde hiçbir idari cezai mali hukuki sorumluluğu olmayacak. Yani bundan çıkacak sonuç, çok keyfi olarak işletmelere el konulabilir. Böylece Anayasamızın 35. maddesiyle ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile garanti edilen mülkiyet hakkı tamamen ihlal edilebilir” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nun, 8. Yargı Paketi’nin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından yerel seçim nedeniyle çalışmalarına ara vermesi bekleniyor.

“BİR REFORM DEĞİL, SIKINTILI HÜKÜMLERE YER VERİYOR”

Anayasa profesörü Gelecek Partisi Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun, paketle ilgili olarak ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Yazıcı Özbudun, teklife “yargı paketi” denmesinin doğru olmadığını belirterek, “Çünkü bir pakete, yargı reformu dediğiniz zaman o paketin içeriğinde usul hukukuna ilişkin, ceza hukukuna ilişkin, insan hakları hukukuna ilişkin iyileştirilmelerin olduğunu düşünürsünüz. Şimdi bu paket, usul hukuku, ceza hukuku, ceza muhakemeleri hukukuna ilişkin hatta insan hakları hukukuna ilişkin birtakım hükümler içeriyor ama bunlar iyileştirme mahiyetinde değil. Aksine mevcudun daha gerisine anlamını taşıyor. Bu bakımdan bu bir reform değil maalesef Türkiye açısından gayet sıkıntılı hükümlere yer veriyor.

“SUÇU TANIMLAMA KONUSUNDA YARGIYA ÇOK GENİŞ TAKDİR YETKİSİ SUNMUŞLAR”

Yazıcı Özbudun, teklifin AYM tarafından iptal edilen “örgüt üyesi olmadan suç işleme” maddesine ilişkin şunları söyledi:

“Bu hüküm çok önemli. Çünkü bir kez yazımında suçun tanımını öylesine muğlak ifadelerle gerçekleştirmişler ki bu şu anlama geliyor, yargı organı bir fiili anayasal hürriyet niteliği taşısa dahi hürriyetin meşru alanında olsa dahi, onu bu suçun nitelemesine dahil edebilir. Böylece kişilere anayasal hürriyetlerini kullandıkları halde cezalandırabilir. Oysa bu maddeye ilişkin daha önce Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bir iptal kararı var. Pakete baktığınızda diyorlar ki ‘Biz bu Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının gerekçelerine uygun bir formülasyon yaptık.’ Tam aksine… Mahkeme kararlarının gerekçelerinin kararında ne belirtilmişse o gerekçelerde belirtilen her hususu göz ardı etmişler. Suçu tanımlamak konusunda yargı kuruluşuna çok geniş bir takdir yetkisi sunmuşlar. Böylece aslında hukuk devletlerinin ‘kanunsuz suç ve ceza olmaz’ ilkesi ihlal ediliyor. Biz bu maddeye baktığımız zaman suçu yaratacak makam yargı organı olmaktadır bu da hem hukuk devletine hem de Anayasamızın 38. maddesini ihlal ediyor.

“ANAYASAL BİR HÜRRİYET SUÇ HALİNE GELEBELİR…”

Örneğin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, kadınlar haklarının daha genişletilmesi amacıyla yürüyüş yapabilirler. Bu Anayasa’ya uygun bir fiildir. Yargı organı bu fiili anayasal hürriyet olarak nitelememiş olabilir, suç olarak nitelendirilebilir. Böylece meşru bir anayasal hürriyet suç haline gelebilir yargı kuruluşunun takdirine bağlı olarak.”

“TMSF CEZAİ, MALİ SORUMLULUĞU OLMAYACAK…MÜLKİYET HAKKI TAMAMEN İHLAL EDİLEBİLİR”

Teklife göre, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, silahlı örgüt, terörizmin finansmanı suçlarının bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde kayyum atanmasına karar verildiğinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyum olarak atanabilecek. Özbudun, bu maddeye ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:

“Teklifin 22. maddesinde yer alıyor. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’na geçici 6. maddeyi ekliyor. Bu maddenin beşinci fıkrasında çok karmaşık olarak ifade edilen bir hüküm var. Bir kere böyle karmaşık hukuk metni yazılmaz. Bu Anayasamızın ikinci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkemizin belirlilik unsurunu ihlal ediyor. Bir hukuk normunu okuyan ortalama bir yurttaş o hükmün ne anlama geldiğini anlamalıdır. Bu hükmün ne anlama geldiğini anlamak için bırakın ortalama yurttaş, çok yetenekli bir hukukçu olmak da yetmiyor. Defalarca okumak ve incelemek gerekiyor. Bu hükümle mealen ifade ediyorum. Eğer yargı kuruluşları tarafından bir şirket işletme terörle ilişkili görülürse, o takdirde bu şirkete kayyum atanabiliyor. Kayyumluk yetkisi TMSF’ye ait. Görevi azami beş yıl sürecek. TMSF’nin o şirket üzerinde yapacağı işlemler neticesinde hiçbir idari cezai mali hukuki sorumluluğu olmayacak.

Yani bundan çıkacak sonuç, çok keyfi olarak işletmelere el konulabilir. Böylece Anayasamızın 35. maddesiyle ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile garanti edilen mülkiyet hakkı tamamen ihlal edilebilir. Ama bu ihlal fiilini gerçekleştirenlerin hiçbir hukuki sorumluluğu olmayacaktır.

2010 yılında Türkiye bir anayasa değişikliği yaptı. Gene aynı iktidar çoğunluğu bunu gerçekleştirdi. Anayasamızın geçici 15. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ilga edildi. Bu fıkralar, Milli Güvenlik Konseyi yöneticilerine, yani gençler için söyleyeyim, 12 Eylül’de Türkiye’de yönetime el koyan 5 generale ve onların emirleri altında karar veren bütün asker ve sivillere benzer bir koruma zırhı getiriyordu. Şimdi bir hukuk devletinde kimsenin suç işleme hürriyeti olamaz. Herkes eylemin ve işleminden dolayı hukuken sorumludur, cezaen sorumludur. Şimdi o zamanlar Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti bize bu yaptıkları reformu nasıl takdim ettiler? Türkiye’de hukuk devletini güçlendiriyoruz dediler. Biz de onları destekledik. Tabii ki hukuk devletini güçlendiren bir reformdu bu. Şimdi bakın aynı hüküm TMSF için getiriliyor. Ben de şu soruyu soruyorum. 14 yılda zihin alemlerinde bu kadar köklü değişikliği ne ile açıklayacaklar? Bu hukuk devletinin yok edilmesidir. Bu belli bir gruba suç işleme hürriyetinin tanınmasıdır ve bu mülkiyet hakkının açık ihlali sonucunda olacaktır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/gelecek-partisi-milletvekili-serap-yazici-8-yargi-paketini-elestirdi/feed/ 0 Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, yasa dışı kumar ve bahis siteleriyle ilgili suç duyurusunda bulunuldu https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-yasa-disi-kumar-ve-bahis-siteleriyle-ilgili-suc-duyurusunda-bulunuldu/ https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-yasa-disi-kumar-ve-bahis-siteleriyle-ilgili-suc-duyurusunda-bulunuldu/#respond Wed, 28 Feb 2024 07:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13016 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2016-2023 döneminde erişime engellendiği halde farklı isimlerle faaliyete devam eden 1212 yasa dışı kumar ve bahis sitesiyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi.

Şimşek, AA muhabirine, yasa dışı bahis ve kumar siteleriyle mücadele için yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Bakanlığının, şans oyunları sektöründeki vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, suç niteliğindeki lisanssız faaliyetlerin engellenmesi amacıyla yasa dışı şans oyunu, bahis ve sanal kumar sitelerine yönelik mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Şimşek, ilgili kurumların verdiği yetki veya izne dayalı olmadan her türlü eşya piyangosu, şans oyunu ve müşterek bahis veya benzeri oyunları oynatmanın ya da oynanmasına imkan sağlamanın suç olduğunu söyledi.

Şimşek, yurt dışında oynatılan oyunlara erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkan sağlamanın, bu amaçla para nakline aracılık etmenin de suç kapsamında olduğuna dikkati çekti.

Kapatılan siteler yeni isimle yeniden aktif hale geliyor

Milli Piyango İdaresinin, sanal ortamda yürütülen lisanssız faaliyetleri izlediğini, bunlara yönelik gerekli idari tedbirleri aldığını ve yetkili mercilere bildirimde bulunduğunu belirten Şimşek, “Bu kapsamda 2016-2023 döneminde izinsiz faaliyet gösteren ve sanal ortamda yasa dışı şans oyunu, bahis veya kumar oynattığı tespit edilen 227 bin 630 site için erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanması sağlandı. Ancak büyük çoğunluğu yurt dışından yayın yapan bu internet sitelerini işleten kişi ve organize suç örgütlerinin, hakkında tedbir uygulanan sitelerin alan adının başına, sonuna veya mevcut adresinin herhangi bir bölümüne harf, sayı, rakam, işaret ekleyerek yeniden aktif hale getirdikleri ve çok kısa bir süre sonra yeni isim ve URL adresleriyle suç konusu faaliyetlerine devam ettikleri görüldü.” diye konuştu.

Şimşek, bu siteleri kuran, işleten, para transferine aracılık yapan ve diğer suç konusu eylem ve işlemleri gerçekleştiren kişi ve örgütlerin çoğu kez tespit edilememesi nedeniyle erişimi engellenen sitelerin her defasında yeni bir adresle yasa dışı faaliyetlerine devam ettiği bilgisini vererek, bu konuda CİMER ve ihbar hattı üzerinden çok sayıda ihbar ve şikayet geldiğini dile getirdi.

Vergi kaçağına neden oluyor

Ülkede lisansız faaliyet gösteren, kanunları ihlal eden, vergi kayıp ve kaçağına neden olarak kamu maliyesine çok yönlü zarar veren yasa dışı bahis ve kumar sitelerini kurup, işleten kişi ve örgütlerin tespit edilerek cezalandırılması ve bu faaliyetlerin önlenmesi için gerekli her türlü tedbiri almaya kararlı olduklarını vurgulayan Şimşek, şu bilgiyi verdi:

“Bu doğrultuda 2016-2023 döneminde sanal ortamda kumar ve bahis oynattığı tespit edilerek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ihbar edilip erişimin engellenmesi sağlandığı halde farklı isimlerle faaliyet göstermeye devam eden 1212 internet sitesiyle ilgili olarak Milli Piyango İdaresi tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.”

Şimşek, suç duyurusuna konu internet sitelerinin yayın yaptıkları ülkeler incelendiğinde, 3’ü hariç tamamının yurt dışı kaynaklı olduğunun saptandığını belirterek, “Bunların 486’sının ABD, 403’ünün Ermenistan, 156’sının Hollanda, 50’sinin Almanya, 34’ünün Tayvan, diğerlerinin ise 22 farklı ülke üzerinden yayın yaptığı anlaşılmıştır.” ifadesini kullandı.

“Yargı önüne çıkacaklarına inanıyoruz”

Suç duyurusunun, suçun önlenmesi ve faillerinin cezalandırılması için Milli Piyango İdaresince UYAP sistemi üzerinden yapıldığını bildiren Şimşek, şunları kaydetti:

“Suç duyurusunda sanal ortamda yasa dışı şans oyunu, bahis ve kumar oynatmak suretiyle Türk Ceza Kanunu, vergi kanunları ve diğer hukuk normlarını ihlal eden, ülkemize, topluma, Hazineye ve gençlere çok yönlü zararlar veren 1212 internet sitesinin kurucuları ve yetkilileri ile bu siteler için para transferine aracılık yapan ve suça iştirak eden şüphelilerin cezalandırılması için haklarında kamu davası açılmasını talep ettik. Böylece 2016 yılından beri suç konusu faaliyetlerini farklı internet adresleri üzerinden sürdürmeye çalışan şüphelilerin tespit edilmesi ve bu faaliyetlerinin önlenmesini amaçladık. Bakanlığımız, açılacak adli soruşturmayı hassasiyetle izleyecek ve Milli Piyango İdaremiz davaya müdahil olacak. Adli mercilerin, soruşturma sürecinde kolluk kuvvetleri marifetiyle ve teknolojik imkanları da kullanarak şüpheli kişi ve örgütleri tespit edip yargı önüne çıkaracağına inanıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-yasa-disi-kumar-ve-bahis-siteleriyle-ilgili-suc-duyurusunda-bulunuldu/feed/ 0
Cumartesi Anneleri’nin 950’nci hafta eylemi duruşması yapıldı https://www.haber60.com.tr/cumartesi-annelerinin-950nci-hafta-eylemi-durusmasi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/cumartesi-annelerinin-950nci-hafta-eylemi-durusmasi-yapildi/#respond Wed, 28 Feb 2024 00:18:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12791 GAYE ŞEYMA CAN

Cumartesi Anneleri’nin 950’nci hafta eylemi nedeniyle 20 kayıp yakını 3 yıla kadar hapis cezası talebiyle hakim karşısına çıktı. Çok sayıda diplomat, insan hakları kuruluşu ve gözlemcinin izlediği duruşmada Maside Ocak savunmasında, “En azından bir mezarı olması ve adalet talebimiz hep karşılıksız bırakıldı. Kalkanlı polisler tarafından etrafımızın sarılarak çembere alınmamız, kelepçelenerek gözaltına alınmamız, bütün bunlar sadece 5 dakika içinde oldu” dedi.

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 950’nci hafta eylemi nedeniyle 20 kayıp yakını hakkında, “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” iddiasıyla 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

Davanın ilk duruşması, İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya bazı sanıklar ve avukatları katılırken, ABD, Almanya, Çekya, Fransa, Hollanda ve İsveç konsoloslukları, AB Türkiye Delegasyonu, Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH), İşkenceye Karşı Dünya Örgütü (OMCT), Paris Barosu, Tehlikedeki Avukatlar için Gözlemevi (OIAD), Uluslararası Af Örgütü, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), Hakikat, Hafıza ve Adalet Merkezi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı da takip etti.

EREN: “KORİDOR AÇILMADI, DERHAL GÖZALTINA ALINDIK”

İlk olarak savunma yapan İkbal Eren Yarıcı, “Dağılmamız için koridor açılmadı, derhal gözaltına alındık” dedi ve şöyle devam etti:

“AYM bizim davamızla ilgili hak ihlali kararı verdi. Sonrasında biz tekrar Cumartesi Meydanı’na çıktık. Ancak çevremiz polislerle sarıldı. Dağılmamız için bir uyarı yapılmadan gözaltına alındık. Gözaltına alınırken, darp edildik, havasız ortamda bekletildik. 29 hafta her cumartesi günü Galatasaray Meydanı’na yakın nerede olursa görüldüğümüz yerde gözaltına alındık. AYM kararını göstersek de suç işlediklerini söylesek de hiçbir direnç göstermediğimiz halde gözaltına alındık. Dağılmamız için koridor açılmıyor ve derhal gözaltına alınıyorduk.”

ALİ OCAK: “SUÇ YOKTU, BİZ SUÇ İŞLEMEDİK”

Ali Ocak ise yaptıklarının suç olmadığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

“700. hafta eylemimize polis saldırdı. Engellendi. Toplanma hakkımız engellendi. AYM bunun hak ihlali kararı olduğuna karar verdi. AYM bu kararı yetkililere de gönderdi. Bizler de AYM ile güvence altına alınan demokratik hakkımızı kullanmak için girişimlerde bulunduk. Her girişimimiz engellendi. Gözaltına alındık. Bu uygulama 29 hafta sürdü. Her hafta hakkımızda dava açılmak istendi fakat soruşturmalar düştü, suç yoktu. Biz suç işlemedik. Bu iddianamede söz konusu olan iddialara gelecek olursak hakkımızda açılan davada iddianame gerçeklerle bağdaşmıyor. Bir, kanuna aykırı bir yürüyüş yapmadık aksine demokratik hakkımızı kullandık. İkinci olarak zorla kelepçelendik. Üçüncü olarak güvenlik güçlerince dağılmamız engellendi. Bu gerçeklere o günkü kamera kayıtlarından ulaşmak mümkün. Bu iddiaları kabul etmiyorum beraatimi istiyorum.”

ALİ TOSUN: “ADALETSİZLİĞE KARŞI MÜCADELE EDERKEN ADALETSİZLİKLERE MARUZ KALMAK TRAJİKOMİK”

Ali Tosun da mahkemedeki savumasında şunlara değindi:

“Slogan olmadı açıklamamızı yaptık oradan ayrıldık. Sonra yasaklar başlayınca şiddet oldu. Adaletsizliğe karşı mücadele ederken bu adaletsizliklere maruz kalmak tirajikomik. Bu suçlamayı kabul etmiyorum.”

HANİFE YILDIZ: “BEN DAVALI DEĞİLİM DAVACIYIM”

Hanife Yıldız, mahkemedeki savunmasında davalı değil davacı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Devlete güveneceksin, adalete güveneceksin oğlunu vereceksin, sonra oğlunu vermeyecekler. Ben bunu nasıl kabul edeyim? Ben hem anneyim, ben davacıyım bunlardan. Ben davalı değilim davacıyım.”

MASİDE OCAK: “EN AZINDAN BİR MEZARI OLSUN TALEBİMİZ KARŞILIKSIZ BIRAKILDI”

Maside Ocak kayıplarının mezarları olsun yönündeki taleplerinin karşılıksız bırakıldığını söyleyerek savunmasında şunlara değindi:

“27 Mayıs 1995 günü Galatasaray Meydanında oturmaya başladık. On yıllardır biz kayıp yakınlarının sevdiklerimizle ilgili hakikate ulaşma, onların en azından bir mezarı olması ve adalet talebimiz hep karşılıksız bırakıldı.

AYM kararları herkesi bağlar ve AYM kararlarına uyularak Galatasaray Meydanı’nın açılması gerektiğini hatırlatmak için 10.06.2023 tarihinde meydana gitmek istedim. Elimde sadece kayıplarımız için Galatasaray’a bırakmak üzere karanfil vardı. Kalkanlı polisler tarafından etrafımızın sarılarak çembere alınmamız, kelepçelenerek gözaltına alınmamız, bütün bunlar sadece 5 dakika içinde oldu.

Polis memurunun elindeki yasak kararını okumamıza dahi izin verilmedi. Dağılın anonsu yapılırken polis çemberi içindeydik ve dağılmamız için koridor açılmadı. Sadece gözaltı aracına binmemiz için koridor açıldı. Araç içinde en azından yaşı 70-80’i aşmış annelerimize, kardeşlerimize takılan kelepçelerin çıkarılmasını istedik ama çıkarılmadı. Yaklaşık 5 saat gözaltında kaldık. 29 yıldır yan yana olduğum, aile olduğumuz annelerim, kardeşlerim gibi ben de anayasal bir hakkın kullanımının suç olmadığını sizlere hatırlatarak, siz mahkeme heyetini hepimiz için ayrı ayrı derhal beraat kararı vermeye çağırıyorum.”

DURUŞMA 7 HAZİRAN’A ERTELENDİ

Duruşma savcısı eksik hususların giderilmesini talep etti. Mahkeme dosyadaki görüntülerin izlenmesine karar vererek, duruşmayı 7 Haziran’a erteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumartesi-annelerinin-950nci-hafta-eylemi-durusmasi-yapildi/feed/ 0
Seçil Erzan davasında yeni rapor! İnternette yaptığı aramalar hayrete düşürdü https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-davasinda-yeni-rapor-internette-yaptigi-aramalar-hayrete-dusurdu/ https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-davasinda-yeni-rapor-internette-yaptigi-aramalar-hayrete-dusurdu/#respond Mon, 26 Feb 2024 23:06:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12391 Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen, 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davası dosyasına, sanıklar Seçil Erzan, Nazlı Can, Ali Yörük ve Atilla Yörük’ün telefon incelemesine ilişkin bilirkişi raporu eklendi.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava dosyasına gelen raporda, sanıklar Seçil Erzan, Ali ve Atilla Yörük’ün mesaj kayıtlarına yer verildi.

“HANGİ İLAÇ ÖLDÜRÜR” ŞEKLİNDE ARAMA YAPMIŞ

Raporda, 15 Mart ve 7 Nisan 2023 tarihleri arasında sanık Erzan’ın internet aramalarında, “Hangi ilaç öldürür?”, ” Türkiye’ye suçlu iadesi olmayan ülkeler 2023″, “İsviçre suçlu iadesi”, “Suçlu iade etmeyen ülkeler”, “İntihar çeşitleri”, “Fare zehri insanı kaç saatte öldürür?”, “Nasıl intihar edilir?”, “Kendini asma”, “Fare zehri insana zarar verir mi?” ve “Bilekleri kesmek” ifadeleriyle aramalar yaptığının tespit edildiği belirtildi.

“SEN NE KADAR YALANCI BİR KADINMIŞSIN”

Erzan’ın telefonundaki pek çok fotoğrafın silindiğinin tespit edildiği aktarılan raporda, elde edilebilen fotoğraflarda ise sanığın kişisel ajandasında bazı müştekiler ile “hoca” ve “F.T.” isminin yazılı olduğu kişilere ilişkin yaptığı ödeme kayıtları ve senetlerin bulunduğu fotoğraflara, 7 Nisan 2023’te müşteki Volkan Bahçekapılı ile sanık Erzan arasında gerçekleşen konuşmaların devamında Bahçekapılı’nın Erzan’a “Ya sen ne kadar yalancı bir kadınmışsın. Şimdi hocayı arıyorum.” mesajına da yer verildi.

2 İSMİN TELEFON KAYITLARI SİLİNMİŞ

Raporda, Ali Yörük ve Atilla Yörük’ün 9 Nisan 2023’ten itibaren telefonlarını kullanmaya başladıklarının belirlendiği, sanıkların telefon değiştirme ya da sıfırlama işlemlerini anlaşıp birlikte yapmış olabileceklerinin tespit edildiği değerlendirildi. Sanıkların telefonlarında 9 Nisan 2023’ten öncesine ait çok az sayıda veri olduğu bildirilen raporda, Atilla Yörük’ün 3 kişiye “Telefonu değiştirdim.” mesajını gönderdiğine işaret edildi. Raporda, Ali ve Atilla Yörük’ün olaya ilişkin soruşturmanın başladığı tarihlerde yazılan haberlerin sayfalarını birbirlerine yolladığının görüldüğü kaydedildi.

“SİZİ O ZAMAN UYARDIM”

Sanık Ali Yörük’ün rehberinde kayıtlı olmayan yabancı bir hat numarasıyla aralarında geçen konuşmada söz konusu numaranın Yörük’e “Sizi o zaman uyardım. Devam ettiyseniz takibi vardır, yanarsınız.” şeklinde mesaj gönderdiği de raporda yer aldı.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın, bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor. İddianamede, müşteki Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor. Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu, kamuoyunda tanınan Fatih Terim ve Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor. İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturup, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

252 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi. Erzan’ın, 77 yıldan 252 yıla kadar hapsinin talep edildiği iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında hapisle cezalandırılması isteniyor. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında 2’si tutuklu 7 sanığın yargılaması sürüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-davasinda-yeni-rapor-internette-yaptigi-aramalar-hayrete-dusurdu/feed/ 0
Türk Escobar lakaplı Ürfi Çetinkaya: Beni daha önce FETÖ bu duruma düşürdü, şimdi bu oyunu kim oynuyor bilmiyorum https://www.haber60.com.tr/turk-escobar-lakapli-urfi-cetinkaya-beni-daha-once-feto-bu-duruma-dusurdu-simdi-bu-oyunu-kim-oynuyor-bilmiyorum/ https://www.haber60.com.tr/turk-escobar-lakapli-urfi-cetinkaya-beni-daha-once-feto-bu-duruma-dusurdu-simdi-bu-oyunu-kim-oynuyor-bilmiyorum/#respond Mon, 26 Feb 2024 22:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12377 Uyuşturucu ticareti suçundan 24 yıllık kesinleşmiş cezası nedeniyle cezaevinde hükümlü bulunan Ürfi Çetinkaya’nın elebaşılığını yaptığı iddia edilen organize suç örgütüne yönelik soruşturmada, Ürfi Çetinkaya ve oğlu Rüstem Çetinkaya’nın da bulunduğu 23 tutuklu şüphelinin ifadeleri ortaya çıktı. Hakimlik ifadelerine göre Ürfi Çetinkaya’nın, “Burada bir oyun oynanıyor. Beni daha önce FETÖ bu duruma düşürdü. Şimdi bu oyunu kim oynuyor bilmiyorum. Savunacak bir şeyim yok” dediği, oğlu Rüstem Çetinkaya’nın ise “25 sene içerisinde babamla resmi ya da gayri resmi bir işlemim olmadı” dediği öğrenildi. Şüphelilerin ‘Anom Enterprise’, ‘Sky-ECC’ ve ‘Encrochat’ adlı kriptolu haberleşme uygulamalarındaki görüşmeleri tutuklama gerekçesinde yer aldı.

ÜRFİ ÇETİNKAYA VE OĞLUNUN İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI

İstanbul merkezli 9 ilde cezaevinde bulunan Ürfi Çetinkaya’nın elebaşılığını yaptığı silahlı organize suç örgütüne yönelik 20 Şubat’ta “KAFES-44” operasyonları düzenlenmişti. Operasyonlar sonucu Rüstem ve Hakan Çetinkaya ile ABD tarafından İnterpol’ün kırmızı bültenle aradığı Yaman Namlı’nın arasında bulunduğu şüpheliler yakalanmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen 4’ü cezaevinde bulunan 43 şüpheliden 23’ünün tutuklanmasına karar verilmişti. Aralarında Ürfi Çetinkaya’nın diğer oğlu Hakan Çetinkaya’nın da bulunduğu 20 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklanan şüphelilerin hakimlik ifadeleri ortaya çıktı.

OĞLU MADENCİLİK YAPTIĞINI SÖYLEDİ

Aralarında Ürfi Çetinkaya’nın oğlu Rüstem Çetinkaya, Hayattin Çetinkaya, Murat Hakan Doğan, Ferdi Olgunsoy, Haci Mehmet Aslancan, Mehmet Battalgazi Özer, Alişir Orhan, Ender Göksu, Muhammet Kadri Özyeşil, Talip Doğan ve Arda Erel’in bulunduğu şüpheliler, ‘Malvarlığı değerlerinin gayri meşru kaynağını gizlemek’ ve ‘Suç işlemek için kurulan örgüte üye olma’ suçlarından İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğine çıkarıldı.

Şüpheli Rüstem Çetinkaya kimlik sorgusunda madenci olduğunu ve aylık gelirinin 80 bin dolar olduğunu belirtti. Çetinkaya, suçlamalarla ilgili kendisine bir delil sunulamadığını belirterek “Taşıdığım soy ismi nedeniyle kara para aklama iddiası tarafıma atfedilmiştir. 25 sene içerisinde babamla resmi ya da gayri resmi bir işlemim olmadı. Karar verilirken Urfi Çetinkaya’nın oğlu olarak değil, dosyadaki delillere göre karar verilmesini istiyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi ve serbest bırakılmayı istedi.

Şüpheli Hayattin Çetinkaya ise inşaat işi yaptığını ve 100 bin dolar aylık geliri olduğunı belirtti. Hayattin Çetinkaya 60 yaşında olduğunu, İspanya’da 3-4 sene yaşadığını, gayri resmi herhangi bir işi olmadığını belirterek suçlamaları reddetti. Sanayici olduğunu ve aylık 100 bin lira geliri olduğunu belirten şüpheli Murat Hakan Doğan ise 1 ay Urfi Çetinkaya ile cezaevinde kaldığını, tahliye olduktan sonra ailecek görüştüklerini, Çetinkaya’nın yeniden cezaevine girmesinin ardından yurt dışına gittiğini, babasından kalma pararları ve Merter’deki bir dükkanı karşılığında fabrika aldığını, çalışmaya devam ettiğini belirterek serbest bırakılmayı talep etti.

“RÜSTEM BEY NE DEDİYSE ONU YAPTIM”

Şüpheli Arda Erel, Rüstem Çetinkaya’nın madencilik şirketinde yöneticilik yaptığını belirterek uyuşturucu suçlamasıyla alakası olmadığını, mal varlığı olmadığını, Çetinkayalarla ilişkisi olmadığını, linkedn sitesinden iş ilanı üzerine başvuru yaptığını söyledi. Hakan Çetinkaya’yı işten dolayı tanıdığını belirten Erel, “Madencilik sektöründe bazı işlemler şahsi hesaptan yapılır. Rüstem Bey ruhsat alamadığı için şirket benim üzerimedir. Herhangi bir çıkarım yoktur. Rüstem Bey ne dediyse onu yaptım” diyerek serbest bırakılmayı talep etti. Erel’in avukatı, Hakan Çetinkaya’nın adli kontrol ile serbest bırakılırken bir çalışanın tutuklamaya sevk edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu.

“HEDİYE ÇETİNKAYA SERBEST BIRAKILDI, BEN TUTUKLAMAYA SEVK EDİLDİM”

Emlakçılık yapan şüpheli Ender Göksu, arsa ile ilgili konuştuğu Urfi Çetinkaya’nın eşi Hediye Sekman Çetinkaya’nın adli kontrol şartıyle serbest bırakıldığını, kendisinin ise tutuklamaya sevk edildiğini belirterek mağdur olduğunu ifade etti. Şüpheli Rüstem Çetinkaya’nın şirketinde muhasebecilik yapan Ferdi Olgunsoy ise yapılan işlemlerin resmi olduğunu belirterek serbest bırakılmayı talep etti. Mahkeme, 11 şüphelinin Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 31 Temmuz 2023 tarihli raporu ve ek raporu, görüşme kayıtları dikkate alarak tutuklanmalarına karar verdi.

URFİ ÇETİNKAYA SEGBİS’LE SAVUNMA YAPTI

Menemen R Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu şüpheli Ürfi Çetinkaya ile Bodrum S Tipi Cezaevinde tutuklu olan şüpheliler Atilla Argüz, İbrahim Çelik ve Ali Korman Erbacıoğlu SEGBİS ile diğer şüpheliler Ahmet Aslan, Canber Tarhan, Kamil Kunduracı, Rojdi Tekin, Sinan Köroğlu, Şahin sekman, Tolga Özdemir ve Yaman Namlı ise ‘Uyuşturucu ve uyarıcı madde ithal etme’, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Örgüte üye olma’ suçlarından İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğine çıkarıldılar.

Şüpheli Ürfi Çetinkaya çalışmadığını ve aylık geliri olmadığını söyledi. Çetinkaya, “Burada bir oyun oynanıyor. Beni daha önce FETÖ bu duruma düşürdü. Şimdi bu oyunu kim oynuyor bilmiyorum. Savunacak bir şeyim yoktur. Bana diyorlar ki kripto telefonla bilmem ne olmuş, bana Japon diyorlar. Benim Japon kod adım yoktur. Japon’a benzeyecek bir tipim de yoktur” diyerek suçlamaları reddetti. Çetinkaya’nın avukatları ise müvekkillerinin herhangi bir uygulama ve kripto haberleşme ağını kullanmasının mümkün olmadığını, benzer olaylardan ötürü yargılandığını beraat ettiğini, tek suça tek yargılama ilkesi gereğince bu dosyada tutuksuz yargılanmasını talep ettiler.

NAMLI’NIN AVUKATLARI ANOM’UN TEK BAŞINA DELİL OLMADIĞINI SAVUNDULAR

Şüpheli Yaman Namlı serbest meslek sahibi olduğunu, 400 bin lira aylık geliri olduğunu söyledi. Namlı suçlamayı kabul etmeyerek “Bana ANOM cihazını Ali Korman Erbacıoğlu’nun vermiş olduğunu söylemişsem de bana telefon verdi, sanırım Apple markasıdır. Tanımadığım kişilerle hiçbir ilişkim olmamıştır” dedi. Namlı’nın avukatı ANOM cihazını burada duyduklarını, ne amaçla kullanıldığının bilinmediğini, iletişimin tespiti için mahkeme kararı verilmesi gerektiğini, uygulamanın elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğunu ve dinlemenin tek başına delil sayılmayacağını savundu. Urfi Çetinkaya’nın kayınbiraderi olan şüpheli Şahin Sekman ise döviz ticareti yaptığını ve 70 bin liralık aylık geliri olduğunu ifade etti. Sekman, asla kripto bir şey kullanmadığını, 1985’ten bu yana Kapalıçarşı’da esnaflık yaptığını söyleyerek suçlamaları reddetti.

YÜKSEK GELİRLİ İŞ İNSANLARI DA SUÇLAMALARI REDDETTİLER

Şüpheli Rojdi Tekin, iş insanı olduğunu ve 1 milyon lira aylık geliri olduğunu belirtti. Suçlamaları kabul etmeyen Tekin ise 2021 yılından beri Belçika’ya 20 kez gittiğini söyleyerek “Madem bir suç işledim. Neden orada almadılar. Bana sorulan şahısları tanımıyorum” dedi. Tekin’in avukatları da Sky ECC platformu verilerinin nereden, ne şelilde, hangi mahkeme kararıyla ele geçirildiğinin meçhul olduğunu, bu verilerin hukuka uygun olmadığına ilişkin Avrupa ülkelerinde yargı kararları olduğunu öne sürdüler. Şüpheli Kamil Kunduracı ticaret yaptığını ve 1 milyon liralık aylık geliri olduğunu söyledi. Birden fazla şirketi olan Kunduracı, iş güç sahibi olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.

KRİPTO HABERLEŞMELERİNDEKİ KAYITLAR DA TUTUKLAMA GEREKÇESİNDE YER ALDI

Denizci olduğunu ve emekli maaşı aldığını söyleyen Şüpheli Ali Korman Erbacıoğlu da suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini, 20 aydır cezaevinde tutuklu bulunduğunu ve Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinde de yargılandığını belirtti. Erbacıoğlu’nun avukatları, ANOM başlıklı ne kadar evrak varsa kendilerine verilmesini, bu aşamada hukuka uygun olduğunu gördükleri delil varsa susma hakkından vazgeçeceklerini belirtti. Mahkeme, MASAK raporları, “Anom Enterprise”, “Sky-ECC” ve “Encrochat” isimli haberleşme platformunun çözümlenmesi neticesinde şüphelilere ait görüşme kayıtları, diğer delillerle birlikte suçu işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesi olduğu gerekçesiyle tutuklanmalarına karar verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-escobar-lakapli-urfi-cetinkaya-beni-daha-once-feto-bu-duruma-dusurdu-simdi-bu-oyunu-kim-oynuyor-bilmiyorum/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Uyuşturucuyla mücadelede kararlıyız https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-uyusturucuyla-mucadelede-kararliyiz/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-uyusturucuyla-mucadelede-kararliyiz/#respond Sat, 24 Feb 2024 22:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11780 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “İnsanımızı sosyal ve ekonomik hayattan koparan, aile ilişkilerine zarar veren, çeşitli suçların işlenmesine zemin oluşturan uyuşturucuyla mücadele bizim kırmızı çizgimizdir. Uyuşturucuyla mücadelede sonuna kadar kararlıyız.” dedi.

Bakan Tunç, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesince üniversitenin Kavacık Güney Kampüsü Konferans Salonu’nda düzenlenen “Uyuşturucu Madde Sempozyumu”na katıldı.

Burada konuşan Tunç, Adalet Bakanlığı olarak uyuşturucu ile mücadelede imali, ticareti ve kullanımı sonunda bu işe bulaşmış olanların cezalandırılması ve cezasının infazı hususlarını yakından takip ettiklerini söyledi.

Uyuşturucuyla mücadelede etkin işleyen önleyici bir mekanizmaya sahip olunmasının, bağımlılıkla mücadelede önemli bir aşamayı oluşturduğunu belirten Tunç, bu kapsamda ilk adımın uyuşturucunun zararları konusunda toplumun farkındalık seviyesinin arttırılarak bilinçlendirilmesi olduğunu aktardı.

Tunç, ikinci adımın bağımlıların tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması olduğunu, böylece bağımlıların hem tedavi olacaklarını hem yeniden topluma kazandırılabileceklerini ifade etti.

Üçüncü adımın ise özellikle Adalet Bakanlığı olarak kendilerine düşen uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarıyla mücadele konusu olduğunu aktaran Tunç, bu konuda Anayasa’nın 56. ve 58. maddesinin devlete önemli görevler yüklediğini vurguladı.

Uyuşturucu suçlarında denetimli serbestlik

Bakan Tunç, son 22 yılda uyuşturucuyla mücadelede ve kullanıcıların tedavisi konusunda ceza mevzuatında önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini belirterek, tedavi uygulamasını infaz evresinden önce kovuşturma evresine, daha sonraki düzenlemeyle de soruşturma evresine çekerek, derhal tedaviye başlanmasını amaçladıklarını anlattı.

Denetimli serbestlik sisteminin kurulduğu 2005’ten bu yana denetimli serbestlik müdürlüklerine 1 milyon 593 bin 756 tedavi ve denetimli serbestlik kararı geldiğini kaydeden Tunç, halen 71 bin 478 kararın infazına bu şekilde devam edildiğini aktardı.

Tunç, denetimli serbestlik sisteminin kurulduğu tarihten bu yana 1 milyon 303 bin 640 kişiyle bireysel görüşme, grup çalışması, seminer gibi eğitim ve iyileştirme çalışmaları gerçekleştirildiğini ifade ederek, “Yükümlülerin bağımlılıkla mücadele sürecine ailelerinin dahil edilmeleri de gerçekleştirilen çalışmaların etkinliğini artırmada son derece önemli. Bu nedenle ailelere yönelik de bireysel görüşmeler ve aile eğitim programları düzenleniyor, ev ziyaretleri gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda sadece 2023 yılında yapılan çalışmalarda 10 bin 366 aileye ulaşıldı.” ifadelerini kullandı.

Denetimli serbestlik kapsamında yapılan faaliyetlerin sonuçlarını sürekli takip ettiklerini vurgulayan Tunç, “Bu kapsamda, denetimli serbestlik uygulanan kişilerin 5 yıl içerisinde yeniden uyuşturucu kaynaklı suç oranı 2018 yılında yüzde 33,5 iken, bu oran 2023 yılında yüzde 19,5’e düştü.” bilgisini paylaştı.

“Uyuşturucu madde bağımlılarına özgü iyileştirme tedbirlerini geliştirdik”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 2023’te yasalaştırdıkları 7. Yargı Paketi’yle de uyuşturucu madde kullananlar hakkında uygulanacak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sürecinin daha etkin işletilebilmesini amaçladıklarını dile getirdi.

Bu kapsamda, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin uzatma süresini 1 yıldan 2 yıla çıkardıklarını kaydeden Tunç, şöyle konuştu:

“Cumhuriyet savcısının erteleme süresi içinde uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için şüpheliyi yılda en az 2 kez ilgili kuruma sevk etmesini zorunlu hale getirdik. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’na eklediğimiz 12/A maddesiyle uyuşturucu madde bağımlılarına özgü iyileştirme tedbirlerini geliştirdik. Uyuşturucu madde kullanmak suçundan hükümlü olanlarla başka bir suçtan hükümlü olup uyuşturucu madde bağımlısı olduğu tespit edilenlerin, ceza infaz kurumunda tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılmasını da zorunlu hale getirdik.”

Tunç, ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarının uygulanacağı müstakil ceza infaz kurumlarının açılabilmesini veya mevcut ceza infaz kurumlarının bir bölümünün bu amaç için tahsis edilmesini düzenlediklerini anlattı.

Bununla ilgili yasal düzenlemenin gerçekleştiğini, uygulamaya yönelik hazırlıklar olduğunu aktaran Tunç, sadece uyuşturucu suçlularının tedavi ve rehabilitasyonlarının da yapılabileceği, aldıkları cezanın infazının da gerçekleşeceği kapalı ya da açık cezaevlerinin yapımıyla ilgili proje çalışmalarının bulunduğunu bildirdi.

“Uyuşturucu bulundurmak veya satın almak suçundan 5 bin 527 hükümlü cezaevlerimizde”

Bakan Tunç, uyuşturucu ticareti suçuyla ilgili birçok düzenlemeyi de hayata geçirdiklerini belirterek, uyuşturucu madde imal ve ticareti suçlarında hapis cezalarının artırıldığını hatırlattı.

Uyuşturucu ticaretinde bazı eylemleri cezayı artırıcı veya ağırlaştırıcı hal olarak kabul ettiklerini aktaran Tunç, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında geçirilmesi gereken süreyi artırdıklarını aktardı.

Tunç, uyuşturucu madde suçlarında para cezalarının alt sınırını yükselttiklerini, 2023’te yasalaştırdıkları 7. Yargı Paketi’yle de uyuşturucu kullanma suçunun yanı sıra uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçlarına ilişkin önemli düzenlemeler yaptıklarını anlattı.

Ceza infaz kurumlarında şu anda uyuşturucu ticareti suçundan hükümlü ve tutuklu toplam 59 bin 485 kişi bulunduğunu aktaran Tunç, şunları kaydetti:

“Uyuşturucu bulundurmak veya satın almak suçundan 5 bin 527 hükümlü cezaevlerimizde bulunmaktadır. Cumhuriyet Başsavcılıklarımızca, Türk Ceza Kanunu’nun 188, 190 ve 191. maddeleriyle ilgili uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanımının kolaylaştırılması, kullanmak için satın almak, bulundurmak suçlarıyla ilgili olarak 2024 yılında şu ana kadar; 77 bin 793 soruşturma açılmış, 81 bin 339 şüpheli hakkında işlem yapılmış. 121 bin 121 derdest soruşturma dosyası da devam etmektedir.”

Tunç, bu durumun “uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanımı, kullanımının kolaylaştırılması” suçlarının ne kadar fazla işlendiğini ve uyuşturucu madde bağımlılığıyla mücadelede ne kadar hassas olunması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.

Vatandaşlara “Uyuşturucuyla ilgili suçları ihbar edin” çağrısı

Adalet Bakanı Tunç, uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılıklarının aile bütünlüğünü ortadan kaldıran, aile hayatını ifsat eden, aile kurumunu ve toplumu derinden tehdit eden büyük bir bela olduğunu belirterek, “İnsanımızı sosyal ve ekonomik hayattan koparan, aile ilişkilerine zarar veren, çeşitli suçların işlenmesine zemin oluşturan uyuşturucuyla mücadele bizim kırmızı çizgimizdir. Uyuşturucuyla mücadelede sonuna kadar kararlıyız.” dedi.

Uyuşturucuyla mücadelede vatandaşın desteğini de önemsediklerini vurgulayan Tunç, “Vatandaşlarımız, uyuşturucunun okul çevrelerinde, mahalle aralarında, sokak aralarında yahut diğer ortamlarda satıldığını, teşvik edildiğini, yer sağlandığını görüyorsa bu durumu cumhuriyet savcılıklarına ve kolluk güçlerimize ihbar etmesi vatandaşlık görevidir. Vatandaşımız uyuşturucuyla ilgili suçlardan haberdar olur olmaz, savcılıklara ihbar ederek bizim bu mücadelemize yardımcı olmasını hassaten istiyoruz.” çağrısında bulundu.

Tunç, uyuşturucuyla mücadelede etkin ve sürdürülebilir çözümler için hem kamu hem özel sektör ile sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kuruluşlar arasında güçlü işbirlikleri ve ortaklıklar kurulmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-uyusturucuyla-mucadelede-kararliyiz/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Uyuşturucuyla Mücadele Sempozyumuna Katıldı https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-uyusturucuyla-mucadele-sempozyumuna-katildi/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-uyusturucuyla-mucadele-sempozyumuna-katildi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:48:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11728 Türkiye Cumhuriyet’i Adalet Bakan’ı Yılmaz Tunç Medipol Üniversitesi’nde düzenlenen Uyuşturucuyla mücadele sempozyumuna katıldı. Adalet Bakan’ı Yılmaz Tunç, “aile ilişkilerine zarar veren, çeşitli suçların işlenmesine zemin oluşturan uyuşturucu ile mücadele bizim kırmızı çizgimizdir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakan’ı Yılmaz Tunç Medipol Üniversitesi bünyesinde, Güney Kampüsü konferans salonunda düzenlenen Uyuşturucu Madde Sempozyumuna katıldı. Sempozyuma Adalet Bakan’ı Yılmaz Tunç’un yanı sıra, Medipol Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Öztürk ve Medipol üniversitesi öğrencileri katıldı. Sempozyumda Adalet Bakan’ı Yılmaz Tunç uyuşturucu madde ve uyarıcı madde satanların ve kullananlar hakkında yapılan işlemlerin, uyuşturucunun satılmasını, kullanılmasının önlenmesi ve bu konu hakkında yasal düzenlemeler konularını kapsayan bilgiler verdi.

Uyuşturucu ve Madde Sempozyumuna katılan Adalet Bakan’ı Yılmaz Tunç, “Medipol üniversitesinde çok önemli bir konunun değerlendirildiği bir sempozyumdayız. Üniversitelerimiz eğitim öğretim yapan kurumlar olmamalı. Sadece ülkemizi değil bütün dünyayı ilgilendiren bu önemli sorunun ülkemizde çözüm yolları arasında araştırılması ve yapılması gerekenleri yapma anlamında bu tür toplantılar önemli. Özellikle son yıllarda gençlerimizi etkisi altına alan toplumsal sorunların başında gelen uyuşturucu madde kullanımının sebepleri ve madde bağımlılığıyla mücadelede alınması gereken sosyal, hukuki ve tıbbi önlemlerin ele alınacağı bu sempozyumun düzenlemesini çok önemli bulduğumu belirtmek istiyorum.

Böylesi önemli bir sempozyumu düzenleyen değerli rektörümüze, dekanımıza, sunacakları bildirilerle katkı sağlayacak akademisyen hocalarımız ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

“Topyekün mücadele gerekiyor”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Çağımızda neredeyse herkesin az ya da çok bir şeylere bağımlı olduğuna şahit oluyoruz.

Kimisi bilgisayar oyunlarına, sosyal medyaya; kimisi dizilere, televizyona; kimisi internete, telefonuna bağımlı halde yaşıyor. Aslında gündelik hayatta insanların hastalık denilecek seviyede birçok bağımlılığı bulunmaktadır. Bunlardan bir kısmı herkesin farkında olduğu ve zararından emin olduğu alkol, uyuşturucu, sigara bağımlılıklarıdır. Evlatlarımızın, gençlerimizin, canlarımızın hayat ışığını söndüren en acı ve tehlikeli bağımlılıkların başında geliyor. Uyuşturucu, sadece bireysel olarak değil, aynı zamanda toplumları da derinden etkileyen bir sorundur. Bağımlılık; aile parçalanmaları, suç oranlarındaki artış, sağlık sorunları ve daha pek çok sorunla doğrudan bağlantılıdır. Bu yüzden, uyuşturucu ile mücadele, sadece bireylerin değil, toplumların da sağlığı ve refahı için hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle madde bağımlığıyla topyekün bir anlayışla mücadele etmek gerekmektedir” dedi.

“Madde kullanma suçunun cezası 1 yıldan 2 yıla kadar hapis iken, 2 yıldan 5 yıla kadar hapse çıkardık”

Madde Kullanma Suçuyla ilgili olarak konuşan Bakan Yılmaz Tunç, “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, öncelikle tedavi edilmesini ve tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaktan korunmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler yaptık. 2005 öncesinde uyuşturucu kullanma suçu ile ilgili denetimli serbestlik uygulaması bulunmamaktaydı. 2005 yılında yeni Türk Ceza Kanunuyla, uyuşturucu madde kullanan kişi hakkında, infaz aşamasında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hüküm olunacağını düzenledik.2006 yılında yaptığımız düzenlemeyle uyuşturucu madde kullanma suçundan dava açıldığında, tedavi ve denetimli serbestlik uygulanabileceğini düzenledik. Böylece tedavi uygulamasını infaz evresinden önce kovuşturma evresine, daha sonraki düzenleme ile de soruşturma evresine çekerek derhal tedaviye başlanmasını amaçladık. Yine bu düzenlemeye göre şüpheliler hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilecek ve 5 yıl süreyle takip edileceklerdir. 5 yıl içinde kişi tedavi yükümlülüklerine uygun davranırsa hakkında takipsizlik kararı verilecek; yeniden uyuşturucu madde kullanması durumunda ise kamu davası açılacaktır. Kişiler bu kamu davasının ertelenmesi imkanından bir kez yararlanmaktadırlar. Bu kişiler, tedavi olmayı kabul etmesi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin gereklerine uygun davranması halinde söz konusu uygulamadan yararlanabilecektir. Aynı düzenlemede uyuşturucu madde kullanma suçunun cezası 1 yıldan 2 yıla kadar hapis iken, 2 yıldan 5 yıla kadar hapse çıkardık” dedi.

“Uyuşturucu ile mücadelemiz bizim kırmızı çizgimizdir”

Türk Yargısının Uyuşturucu ile mücadelesine de vurgu yapan Adalet Bakan’ı Yılmaz Tunç, “İnsanımızı sosyal ve ekonomik hayattan koparan, aile ilişkilerine zarar veren, çeşitli suçların işlenmesine zemin oluşturan uyuşturucu ile mücadele bizim kırmızı çizgimizdir. Uyuşturucuyla mücadelede sonuna kadar kararlıyız. Türk yargısı, başta uyuşturucuyla mücadele olmak üzere özellikle organize suçlar ve milletimizi rahatsız eden, huzurunu bozan tüm suçlularla, suçluyla mücadelede tavizsiz bir şekilde hareket etmektedir. Cumhuriyet savcılarımız tüm suç ihbarlarında gerekli talimatları vererek soruşturmaları hemen başlatmakta, bu kapsamda uyuşturucu ve tüm suç örgütleriyle mücadelesini etkin ve kararlı bir şekilde sürdürmektedir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Uyuşturucuyla mücadelede vatandaşımızın da desteğini bilhassa önemsiyoruz. Vatandaşlarımız, uyuşturucunun okul çevrelerinde, mahalle aralarında, sokak aralarında yahut diğer ortamlarda satıldığını, teşvik edildiğini, yer sağlandığını görüyorsa; bu durumu Cumhuriyet savcılıklarına ihbar etmesi vatandaşlık görevidir. Vatandaşımız uyuşturucuyla ilgili suçlardan haberdar olur olmaz, Savcılıklara ihbar ederek bizim bu mücadelemize yardımcı olmaya davet ediyorum” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-uyusturucuyla-mucadele-sempozyumuna-katildi/feed/ 0
Bakan Yerlikaya: 3 organize suç örgütü çökertildi, 63 şüpheli yakalandı https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-3-organize-suc-orgutu-cokertildi-63-supheli-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-3-organize-suc-orgutu-cokertildi-63-supheli-yakalandi/#respond Thu, 22 Feb 2024 07:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10793 Bakan Yerlikaya: “12 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 3 organize suç örgütü çökertildi, 63 şüpheli yakalandı”

ANKARA – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Aydın, Kastamonu ve Balıkesir merkezli 12 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “KAFES-45” Operasyonlarında 3 organize suç örgütünün çökertildiğini ve 63 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya X hesabından yaptığı paylaşımda Aydın, Kastamonu ve Balıkesir merkezli 12 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “KAFES-45” Operasyonlarında 3 organize suç örgütünün çökertildiğini ve 63 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Yerlikaya paylaşımında “Aydın’da Teoman Avcı ve Ferdi Kayhanlı’nın, Kastamonu’da Ömer Çınar’ın, Balıkesir’de Salih Babayiğit’in elebaşılığını yaptığı 3 organize suç örgütü çökertildi. Operasyonlarda örgüt elebaşların da içerisinde bulunduğu suç örgütü üyesi 63 şüpheli yakalandı. Aziz Milletimizin Bilmesini İsterim ki; Suçta kibirlenenlere, halkımızın huzurunu kaçıranlara, organize suç örgütlerine ve çetelere göz açtırmayacağız. Hangi büyüklükte olursa olsun organize suç örgütlerini çökertip, adalete teslim edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Yerlikaya paylaşımının devamında Aydın, Kastamonu ve Balıkesir’de düzenlenen operasyonlara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Aydın İl Jandarma Komutanlığınca yapılan 5 aylık takip neticesinde; Aydın merkezli Ankara, İzmir ve Muğla’da düzenlenen operasyonlarda araç satış işlemlerinde hileli eylemler yapıp, vatandaşlarımızı zarara uğratarak ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ suçunu örgütlü olarak işledikleri tespit edilen Örgüt elebaşları Teoman Avcı ve Ferdi Kayhanlı’nın da içerisinde bulunduğu 35 şüpheli yakalandı. MASAK ile koordineli olarak yapılan analizler sonucu şüphelilere ait banka hesaplarında toplam 46 milyon TL para hareketliliğinin olduğu tespit edildi.

Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Kastamonu İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen 4 aylık takip neticesinde Kastamonu merkezli İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, Samsun, Karabük ve Zonguldak’ta düzenlenen operasyonlarda organize suç örgütü üyelerinin; Sözde kuyumculuk adı altında faaliyet gösterdikleri, kredi kartı borcunu ödeyemeyen ve nakit para talebi olan mağdurlardan belirli bir komisyon karşılığı, farklı şirketlere ait POS cihazlarını da kullanarak halk arasında ‘kredi kartına takla attırmak’ tabiri ile bilinen yöntemle ödemelerini sağladıkları, paravan şirketler kurarak bankalardan POS cihazları temin ettikleri ve suç örgütü elebaşı ile örgüt üyeleri arasında, suçta kullanılan POS cihazlarını karşılıklı kargo ile gönderdikleri tespit edilen örgüt elebaşı Ömer Çınar’ın da içerisinde olduğu 21 şüpheli yakalandı. MASAK ve Gelir İdaresi Başkanlığı ile yapılan ortak analizler sonucu 14 paravan şirkete ait banka hesaplarında 980 milyon TL’lik işlem hacmi ve 105 Milyon TL’lik haksız kazanç elde edildiği tespit edildi.

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığınca Gömeç, Burhaniye ve Ayvalık ilçelerinde yapılan 4 aylık takipli KOM Faaliyeti kapsamında MASAK ile yürütülen teknik ve fiziki takip neticesinde; Maddi açıdan zor durumdaki şahıslara boş senet imzalatarak yüksek faizle borç para verdikleri, Vadesi geldiği halde borçlarını ödemek isteyen şahısların faizlerini arttırarak borçlarının bitirilmesini engelledikleri sistematik şekilde daha fazla borçlandırdıkları, Borcunu ödeyemeyen şahısları tehdit ve şiddet yoluyla baskı altına aldıkları, Mağdurların, borçlarını ödemek amacıyla traktör ve arsalarını, düşük fiyata satışa çıkardıkları ve satışa çıkarılan mal varlıklarını şüphelilerin yakınları tarafından satın alınmasını sağladıkları tespit edilen örgüt elebaşı Salih Babayiğit’in de içinde bulunduğu 7 şüpheli yakalandı. Örgüt tarafından, Çanakkale ve Balıkesir illerinde ikamet eden yaklaşık 37 vatandaşımızın mağdur edilerek 45 milyon TL haksız kazanç elde edildiği tespit edildi.

,

Yerlikaya paylaşımında operasyonlar sonucu 132 adet kredi kartı, 12 adet pos cihazı, 121 adet araç satış sözleşmesi, 2 milyon 685 bin TL tutarlı düzenlenmiş çek, senet ve dekont, tabanca, av tüfekleri, 14 adet açık çek, çok miktarda Türk lirası ile çok sayıda dijital materyal ve dokümana ele konulduğunu belirtti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-yerlikaya-3-organize-suc-orgutu-cokertildi-63-supheli-yakalandi/feed/ 0
İzmir’de Eymen Durak davası: Anne ve sevgilisi çocuk istismarı suçlamasıyla yargılanıyor https://www.haber60.com.tr/izmirde-eymen-durak-davasi-anne-ve-sevgilisi-cocuk-istismari-suclamasiyla-yargilaniyor/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-eymen-durak-davasi-anne-ve-sevgilisi-cocuk-istismari-suclamasiyla-yargilaniyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:48:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10100 İzmir’de 5 yaşındaki Eymen Durak’ın ölü bulunmasıyla ilgili haklarında ağırlaştırılmış müebbet ile 37’şer yıl hapis cezaları verilen anne Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin’in “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçlamasıyla 10’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Serkan Elçetin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Taraf avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Anne Mine Durak, SEGBİS’de yaşanan sorun nedeniyle duruşmaya katılamadı.

Sanık Serkan Elçetin, savunmasında, kendisinin istismarda bulunmadığını, çocuğun müstehcen görüntülerini çekmediğini savundu.

Savcılık ifadesinde her şeyi anlattığını ileri süren Elçetin, “Telefonum zaten adliye emanette. Telefonumdan bu videolar ve görüntüler çekildi mi? Yoksa başka telefonla çekilip bana mı geldi? Araştırılsın diye söyledim. Ben telefonumla video, fotoğraf çekmedim. Eymen’i cinsel istismar etmedim. Eymen’in sadece oyun parkına götürdüğüm zamanki videolar vardır. Bunlar benim telefonumla çekilmiştir. Diğer görüntüler benim telefonumdan çıkmadı. Olmayan bir şeyle ilgili söyleyecek bir şeyim yok. Telefonumdan çekilmesi imkansız, araştırılsın.” dedi.

Hakimin diğer tutuklu sanık Mine Durak’ın ifadesindeki iddialarına ilişkin sorusuna da Elçetin, “Neden zamanında şikayetçi olmadı. Kendisi yakalandığı zaman yanında ben vardım. O zaman neden söylemedi. Polis aldığında ‘Serkan suçlu’ demedi. Normal bir insan olay varsa söylerdi. Sonra akıl hocaları tarafından yönlendirilmiştir. Karakolda çocuğu kendisi öldürdüğünü söyledi. 3 gün sonra benim aramam çıktı ve tutuklandım. Normalde suçlu olsam ilk başta benim tutuklanmamı isterdi.” ifadelerini kullandı.

Avukatlar, tanık olarak dinlenilmek istenen İ.S’nin uzun süredir mahkeme davetine yanıt vermediğini, hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Cumhuriyet savcısı da eksik hususların giderilmesini talep etti.

Hakim, tanık İ.S. hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Davanın geçmişi

Eskişehir’de yaşayan Z.Ç, yeğeni Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin’in 5 yaşındaki Eymen Durak’a şiddet uyguladığını, cinsel yönden çocuğu istismar ettiklerini, çocuğun video görüntülerinde ve görüntülü konuşmalarda vücudunda darp izleri gördüğünü ve sağlığından endişe duyduğunu belirterek polise başvurmuş, şüpheliler İzmir’de gözaltına alınmıştı.

Durak ve Elçetin’in itirafının ardından 1 Eylül 2019’da ormanlık alanda çocuğun toprağa gömülü cesedi bulunmuştu.

Konuya ilişkin hukuksal süreç sonunda İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Mine Durak ve Serkan Elçetin’e ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 37 yıl hapis cezası vermiş, istinafta hukuka uygun bulunan bu karar Yargıtay tarafından da onanmıştı.

Dava sürecinde Serkan Elçetin’in telefonundan elde edilen verilerde 2 sanığın da maktule yönelik “cinsel istismar” suçunu işlediğini gösteren videoların tespit edilmesi üzerine cumhuriyet savcısı tarafından ayrı bir iddianame hazırlanmış ve “müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak” suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıklar hakkında ayrı ayrı 10 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-eymen-durak-davasi-anne-ve-sevgilisi-cocuk-istismari-suclamasiyla-yargilaniyor/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Kilis’te bir dizi ziyaretlerde bulundu https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kiliste-bir-dizi-ziyaretlerde-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kiliste-bir-dizi-ziyaretlerde-bulundu/#respond Sat, 17 Feb 2024 03:12:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9018 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Kilis’te bir dizi ziyaretlerde bulundu

İçişleri Bakanı Yerlikaya: “Huzurumuzu bozanları 112’yi arayarak ihbar edin”

KİLİS – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te İl Güvenlik Toplantısına katıldı. Yerlikaya, “Huzurumuzu bozan, güvenliğimize zarar veren çete, zehir taciri, tefeci, suç örgütü, kim olursa olsun, lütfen 112’yi arayarak ihbar edin” dedi.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen güvenlik toplantısına, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Kilis Valisi Tahir Şahin ve protokol üyeleri katılırken toplantıda, terör, kaçakçılık, uyuşturucuyla mücadele, asayiş, sınır güvenliği ve göç konularını ele aldı.

Göçü durdurmak için yapılan çalışmaları durdurulmayacağını söyleyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Savunma Bakanlığımız Hudut duvarlarının ön tarafında geçişi daha da zorlaştırmak yapmış olduğu hendek çalışmalarını izledik ve bunların tamamını %40’a yakınının yapıldığını gördük ve bunlarla ilgili teknolojik kapasitemiz daha yukarıya çıkarmaya yönelik gayretlerimizi netleştirdik altını çizdik. Suriye gücüyle ilgili de Kilis Valiliğimizin yine Bakanlığımızın bir görev olduğunu da biliyorsunuz. Cerablus ve Azez tarafında 7 yıldan beri yapmak çok büyük hizmetler var gayretler var. Bu göçük kaynağında durdurma ile ilgili yapılan çalışmalar mucibi olduğunu tüm dünya biliyor ve biz bu noktada gerçekten kendi şehirlerimize kendi hudutlarımıza göçü durdurma ile ilgili yaptığımız bu çalışmalarımız devam ettireceğiz” dedi.

“625 bine yakın Suriyeli ülkesine geri döndü”

625 bine yakın gönüllü Suriye uyruklu vatandaşların ülkelerine geri döndüğünü söyleyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “625 bine yakın gönüllü bir geri dönüş söz konusu. Biz koruma kapsamındaki Suriyeliler karşı taraftaki güveni bölgedeki hayatın normalleşmesi ihyası ile yapılan çalışmaları gördükçe bu tarafa doğru geçişlerde artarak devam ediyor bunun altını çizmek istiyoruz. İçimizde göçmen organizatörleri bunlarla ilgili planlı projeli çalışmalar ve huduttan geri ittirmeler yani geçişi engelleme ile ilgili çalışmalar büyük bir uyum içerisinde gerçekleşiyor. Bu şehirde yönetim olarak gerçekten atanmış seçilmiş ayrımı yapılmaksızın gidişimizde bir oyundan bahsediyoruz. Kişilere ve mallara karşı işlenen suçlarla ilgili sahada emniyet birimlerimiz gerçekten dikkatlerini tamamen bu noktaya bakanlıktan verilen talimatları odaklanmış vaziyette” ifadelerini kullandı.

“Huzurumuzu bozanları 112’yi arayarak ihbar edin”

Türkiye’de 2022 ve 2023 tarihleri arasında yaşanan asayişlerde ciddi miktarda düşme meydana geldiğini söyleyen Yerlikaya, “2022-2023 tarihleri arasında ülke genelindeki yaşanan olay sayılarına baktığımız zaman, sayılarında ciddi bir düşme var. Var olan suçlarda aydınlatma oranları hem kişilere hem de mallara karşı işlenmiş suçların aydınlatma oranları Türkiye ortalamasıyla aynı. Burada vatandaşlarla şöyle bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Göreve geldiğimizden beri hapisle ilgili yakalama ile ilgili her gittiğim şehirde o şehirdeki hemşerilerimizde vatandaşlarımızın bir küçük yardım istiyoruz. Biz bu şehirde 457 hapis ilgili yakalamaya odaklanmış vaziyetteyiz, bunların yakalanması ile ilgili kendimizi yarışıyoruz ama 112’nin ucunda bize gördüğümüz bildiğimiz bu noktada ihbarlarınızı yaparsanız biz çok daha kendimizi güçlü ve çok daha hızlı netice alırız. Türkiye’de Ocak ayında bir günde 102 hırsızlık vakası yaşandı ve bizler hırsızlık vakası olmasını istemiyoruz Bunla ilgili işte sahada bizim yapmış olduğumuz huzur operasyonları kontrol noktalarımızı artırmamız kimlik kontrollerimizi artırmamız sahada planlı projeli saygılarımızı daha ileriye gitmesi, yakalama sayılarımız çok daha güçlü hale getiriyor. Suç işleme de temel görevimiz olan önleyicilikle ilgili durumumuzu çok daha güçlü hale getiriyoruz” dedi.

“Suç örgütleriyle mücadelemiz devam edecek”

Suç örgütleriyle mücadelenin devam edeceğini kaydeden Yerlikaya, ” Türkiye genelinde bir günde 81 vilayette 100 ikidir ya da Ocak ay ortalaması her ay biz bunların kayıtlarına bakıyoruz. Organize suç örgütleri ile zehir tacirleri ilgili torbacısından satıcısına ve kullanıcısına varıncaya kadar bunun talep ve ağır cephesinde de mücadele edilir devam ediyor. Sadece okul önlerinde değil her yerde uyuşturucuya erişimle ilgili yani arzı baskılama ile ilgili arkadaşlarımız tüm vilayetlerimiz olduğu gibi Kilis’te de gerçekten olağanüstü gayret gösteriyorlar. Başta bölücü terör örgütü ve diğer tüm terör türleri ile ilgili bu şehirde yakalanıp adalete teslim edilmesi ile ilgili arkadaşlarımız çok büyük bir hassasiyetle gayret gösteriyorlar. Emniyetimiz, jandarmamız ve hudut birliklerimize Kilisli hemşerilerimizin göstermiş olduğu destek güvenden dolayı doğadan dolayı her birine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-kiliste-bir-dizi-ziyaretlerde-bulundu/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Huzurumuzu Bozanları 112’yi Arayarak İhbar Edin https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-huzurumuzu-bozanlari-112yi-arayarak-ihbar-edin/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-huzurumuzu-bozanlari-112yi-arayarak-ihbar-edin/#respond Sat, 17 Feb 2024 03:03:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9009 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Kilis’te İl Güvenlik Toplantısına katıldı. Yerlikaya, “Huzurumuzu bozan, güvenliğimize zarar veren çete, zehir taciri, tefeci, suç örgütü, kim olursa olsun, lütfen 112’yi arayarak ihbar edin” dedi.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen güvenlik toplantısına, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlan, Kilis Valisi Tahir Şahin ve protokol üyeleri katılırken toplantıda, terör, kaçakçılık, uyuşturucuyla mücadele, asayiş, sınır güvenliği ve göç konularını ele aldı. Göçü durdurmak için yapılan çalışmaları durdurulmayacağını söyleyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Savunma Bakanlığımız Hudut duvarlarının ön tarafında geçişi daha da zorlaştırmak yapmış olduğu hendek çalışmalarını izledik ve bunların tamamını yüzde 40’a yakınının yapıldığını gördük ve bunlarla ilgili teknolojik kapasitemiz daha yukarıya çıkarmaya yönelik gayretlerimizi netleştirdik altını çizdik. Suriye gücüyle ilgili de Kilis Valiliğimizin yine Bakanlığımızın bir görev olduğunu da biliyorsunuz. Cerablus ve Azez tarafında 7 yıldan beri yapmak çok büyük hizmetler var gayretler var. Bu göçük kaynağında durdurma ile ilgili yapılan çalışmalar mucibi olduğunu tüm dünya biliyor ve biz bu noktada gerçekten kendi şehirlerimize kendi hudutlarımıza göçü durdurma ile ilgili yaptığımız bu çalışmalarımız devam ettireceğiz” dedi.

“625 bine yakın Suriyeli ülkesine geri döndü”

625 bine yakın gönüllü Suriye uyruklu vatandaşların ülkelerine geri döndüğünü söyleyen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “625 bine yakın gönüllü bir geri dönüş söz konusu. Biz koruma kapsamındaki Suriyeliler karşı taraftaki güveni bölgedeki hayatın normalleşmesi ihyası ile yapılan çalışmaları gördükçe bu tarafa doğru geçişlerde artarak devam ediyor bunun altını çizmek istiyoruz. İçimizde göçmen organizatörleri bunlarla ilgili planlı projeli çalışmalar ve huduttan geri ittirmeler yani geçişi engelleme ile ilgili çalışmalar büyük bir uyum içerisinde gerçekleşiyor. Bu şehirde yönetim olarak gerçekten atanmış seçilmiş ayrımı yapılmaksızın gidişimizde bir oyundan bahsediyoruz. Kişilere ve mallara karşı işlenen suçlarla ilgili sahada emniyet birimlerimiz gerçekten dikkatlerini tamamen bu noktaya bakanlıktan verilen talimatları odaklanmış vaziyette” ifadelerini kullandı.

“Huzurumuzu bozanları 112’yi arayarak ihbar edin”

Türkiye’de 2022 ve 2023 tarihleri arasında yaşanan asayişlerde ciddi miktarda düşme meydana geldiğini söyleyen Yerlikaya, “2022-2023 tarihleri arasında ülke genelindeki yaşanan olay sayılarına baktığımız zaman, sayılarında ciddi bir düşme var. Var olan suçlarda aydınlatma oranları hem kişilere hem de mallara karşı işlenmiş suçların aydınlatma oranları Türkiye ortalamasıyla aynı. Burada vatandaşlarla şöyle bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Göreve geldiğimizden beri hapisle ilgili yakalama ile ilgili her gittiğim şehirde o şehirdeki hemşerilerimizde vatandaşlarımızın bir küçük yardım istiyoruz. Biz bu şehirde 457 hapis ilgili yakalamaya odaklanmış vaziyetteyiz, bunların yakalanması ile ilgili kendimizi yarışıyoruz ama 112’nin ucunda bize gördüğümüz bildiğimiz bu noktada ihbarlarınızı yaparsanız biz çok daha kendimizi güçlü ve çok daha hızlı netice alırız. Türkiye’de Ocak ayında bir günde 102 hırsızlık vakası yaşandı ve bizler hırsızlık vakası olmasını istemiyoruz Bunla ilgili işte sahada bizim yapmış olduğumuz huzur operasyonları kontrol noktalarımızı artırmamız kimlik kontrollerimizi artırmamız sahada planlı projeli saygılarımızı daha ileriye gitmesi, yakalama sayılarımız çok daha güçlü hale getiriyor. Suç işleme de temel görevimiz olan önleyicilikle ilgili durumumuzu çok daha güçlü hale getiriyoruz” dedi.

“Suç örgütleriyle mücadelemiz devam edecek”

Suç örgütleriyle mücadelenin devam edeceğini kaydeden Yerlikaya, ” Organize suç örgütleri ile zehir tacirleri ilgili torbacısından satıcısına ve kullanıcısına varıncaya kadar bunun talep ve ağır cephesinde de mücadele devam ediyor. Sadece okul önlerinde değil her yerde uyuşturucuya erişimle ilgili yani arzı baskılama ile ilgili arkadaşlarımız tüm vilayetlerimiz olduğu gibi Kilis’te de gerçekten olağanüstü gayret gösteriyorlar. Başta bölücü terör örgütü ve diğer tüm terör türleri ile ilgili bu şehirde yakalanıp adalete teslim edilmesi ile ilgili arkadaşlarımız çok büyük bir hassasiyetle gayret gösteriyorlar. Emniyetimiz, jandarmamız ve hudut birliklerimize Kilisli hemşerilerimizin göstermiş olduğu destek güvenden dolayı doğadan dolayı her birine teşekkür ediyorum” diye konuştu. – KİLİS

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-huzurumuzu-bozanlari-112yi-arayarak-ihbar-edin/feed/ 0
Gazeteci Tolga Şardan’a 5 yıla kadar hapis talebi https://www.haber60.com.tr/gazeteci-tolga-sardana-5-yila-kadar-hapis-talebi/ https://www.haber60.com.tr/gazeteci-tolga-sardana-5-yila-kadar-hapis-talebi/#respond Sat, 17 Feb 2024 02:09:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8947 Gazeteci Tolga Şardan’a 5 yıla kadar hapis talebi

İSTANBUL – Bir internet sitesinde yazdığı yazıda kullandığı sözler nedeniyle tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan gazeteci Tolga Şardan hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede şüpheli Şardan’ın ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘devletin yargı organlarını alenen aşağılama’ suçlarından toplamda 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Bir internet sitesinde yazdığı yazıda suç oluşturacak sözler kullandığı gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan, soruşturma çerçevesinde tutuklandıktan sonra tahliye edilen gazeteci Tolga Şardan hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Tolga Şardan’ın bir internet sitesinde yazdığı yazıda “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun unsurlarını oluşturacak nitelikte sözler bulunduğu gerekçesiyle re’sen soruşturmaya başlandığı aktarıldı.

Şüpheli Şardan’ın ifadesine yer verilen iddianamede, haberin kamuoyunun bilgisi dahilinde olan güncel bir konu olduğunu, konunun başlangıcının İstanbul Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın kamuoyuna yansıyan dilekçesi olduğunu, olayın kamuoyunda geniş yankı uyandırması üzerine ismini vermek istemediği farklı kaynaklardan gelişmeleri takip ettiğini, söz konusu yazının yayınlandığı andan ifadesinin alındığı dakikaya kadar geçen sürede yazının içinde taraf olarak görülen Cumhurbaşkanı makamı ve MİT Başkanlığı tarafından herhangi bir yalanlama veya açıklama yapılmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini söylediği kaydedildi.

Herhangi bir delil sunamadığı belirtildi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Şardan’ın yazı içeriğinde Mili İstihbarat Teşkilatı tarafından ‘yargı raporu’ adı altında rapor düzenlendiği şeklinde kesin yargı içeren cümlelerin yer aldığı, şüpheli tarafından her ne kadar yazısında yer alan bilgileri teyit ederek yayınladığı iddia edilmiş ise de, soruşturma dosyasına buna ilişkin herhangi bir delil sunamadığı belirtildi. Ayrıca, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın cevabında da böyle bir rapor olmadığının açıkça belirtildiği, dolayısıyla köşe yazısı içeriğinde yer alan ve adliyelerde usulsüz ve yasaya aykırı olarak işlemler yapıldığı iddiasının halkın devlet kurumlarına olan güvenini olumsuz etkileyeceği, bu bilginin kamu düzeni ile ilgili olduğu ve halkı yanıltıcı mahiyette olduğu, köşe yazısı içeriğinde yer alan ifadelerin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, bu bağlamda somut olayda ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçunun yasal unsurlarının oluştuğu aktarıldı.

Yargı organlarını aşağılama kastıyla hareket ettiği aktarıldı

Şüphelinin köşe yazısında doğrudan devletin yargı organlarında usulsüz ve yasaya aykırı işlemler yapılarak kararlar verildiği ifadelerinin bir bütün olarak yargı teşkilatını zan altında bıraktığı ve toplumda yargı teşkilatına olan güveni zedeler mahiyette olduğunun belirtildiği iddianamede, şüphelinin devletin yargı organlarını aşağılama kastıyla hareket ettiğinin kabulü gerektiği, şüphelinin hakaret içerikli sözlerini internet sitesi üzerinden yapmış olması ve köşe yazısının çok sayıda kişi tarafından görülmüş, okunmuş olması nedeniyle aleniyet unsurunun da bulunduğu da belirtildi.

5 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede şüpheli Şardan’ın ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘devletin yargı organlarını alenen aşağılama’ suçlarından toplamda 1 yıl 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Hazırlanan iddianame gönderildiği İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildiği takdirde Şardan önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gazeteci-tolga-sardana-5-yila-kadar-hapis-talebi/feed/ 0
İçişleri Bakanı: 625 bine yakın Suriyeli ülkesine geri döndü https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-625-bine-yakin-suriyeli-ulkesine-geri-dondu/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-625-bine-yakin-suriyeli-ulkesine-geri-dondu/#respond Fri, 16 Feb 2024 23:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8753 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sınır ötesindeki ihya çalışmalarının ardından 625 bine yakın Suriyelinin ülkesine geri dönüş kapsamında geçiş yaptığını bildirdi.

Bakan Yerlikaya, Kilis Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen Güvenlik Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Kilis’in Türkiye’nin huzuru açısından önem verdikleri şehirlerden biri olduğunu söyledi.

Kilis’in 114 kilometrelik Suriye sınırı olduğunu anımsatan Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Evet, hudut güvenlik sistemleriyle ilgili başta duvar ve fiziki güvenlik sistemlerimizin teknolojiyle donanımları gayet iyi noktaya geldi ve bu noktada hiçbir zaman da durmuyoruz. Öncelikli olarak düzensiz göç ve göçmen organizatörleriyle ilgili göreve geldiğimiz ilk andan itibaren bu noktada nasıl çalıştığımızı herkes biliyor. Bunu da sık sık kamuoyuna paylaşıyoruz. Burada Savunma Bakanlığımız hudut doğal ön tarafında geçişi daha zorlaştırmak için yapmış olduğu hendek çalışmalarını izledik. Bunların tamamını yani yüzde 40’ına yakınının yapıldığını gördük. ve bunlarla ilgili teknolojik kapasitemizi de daha yukarıya çıkarmaya yönelik gayretlerimizi netleştirdik, altını çizdik.”

Bölgede çalışmaların devam ettiğini aktaran Yerlikaya, şöyle devam etti:

” Cerablus, El-Bab, Azez tarafında, karşı tarafta hayatın ihyasıyla ilgili 7 yıldan beri yapılan çok hizmetler, gayretler var. Bu göçü kaynağında durdurmayla ilgili yapılan çalışmalar mucibinde olduğunu tüm dünya biliyor. Kendi şehirlerimize, kendi hudutlarımıza göçü durdurmayla ilgili yaptığımız bu çalışmalarımızı da devam ettireceğiz. 625 bine yakın gönüllü bir geri dönüş söz konusu. Bu rakamı niye veriyoruz? Bu rakamı vermemizdeki temel duruş şu; bizde geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler, karşı taraftaki güvenli bölgedeki hayatın normalleşmesi, ihyasıyla ilgili olan yapılan çalışmaları gördükçe bu tarafa doğru geçişler de artarak devam ediyor. Bunun altını çizmek istiyoruz.”

Şehirde göçmen kaçakçılığıyla ilgili planlı ve projeli çalışma ve huduttan geçişi engellemeye yönelik çalışmaların uyum içerisinde yapıldığını dile getiren Yerlikaya, güvenlik güçlerini tebrik etti.

Kilis’te kurumların uyum içerisinde çalışma yaptığına işaret eden Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Asayişle ilgili şunu söylemek istiyoruz. Kişilere karşı ve mallara karşı işlenen suçlarla ilgili sahada emniyet birimlerimiz gerçekten dikkatlerini tamamen bu noktaya bakanlıktan verilen talimatlara odaklanmış vaziyette. Bunu nereden görüyoruz? 2022-2023 rakamlarını yani olay sayılarına baktığımız zaman olay sayılarında ciddi bir düşme var. Ama var olan suçlarda da aydınlatma oranları hem kişilere hem de mallara karşı işlenmiş suçların aydınlatma oranları Türkiye ortalamasıyla aynı. Hatta bazılarının da daha önde olduğunu da gördük. Bunun tabii devamını istiyoruz. Buradan vatandaşlarımıza şöyle bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Göreve geldiğimizden beri hapisle ilgili, yakalamayla ilgili her gittiğim şehirde o şehirdeki hemşehrilerimize, vatandaşlarımızdan bir küçük yardım istiyoruz. Diyoruz ki, biz bu şehirde 457 hapisle ilgili yakalamaya odaklanmış vaziyetteyiz.”

Yerlikaya, vatandaşlara suçluların yakalanması için ihbar yapılması çağrısında bulundu. Yapılan ihbarlarla çok daha hızlı netice alınacağını belirten Yerlikaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de ocak ayında bir günde 102 hırsızlık vakası yaşandı. Biz hiç hırsızlık vakası olmasını istemiyoruz. Bununla ilgili işte sahada bizim yapmış olduğumuz huzur operasyonları kontrol noktalarımızı artırmamız, kimlik kontrollerimizi arttırmamız, yakalama sayılarımızı çok daha güçlü hale getiriyor. Dolayısıyla suç işlemede temel görevimiz olan, önleyicilikle ilgili durumumuzu çok daha güçlü hale getiriyoruz. Kilis’te bu noktada Allah’a hamdolsun 34 bin motor olmasına rağmen Kilis’te motosiklet hırsızlığı da dahil olmak üzere tüm hırsızlık tür olay sayısında çok ciddi düşmeler var. Çok büyük oranda aydınlatma oranları da Türkiye ortalamasının üstünde. Az önceki verdiğimiz günlük, bir günlük evden hırsızlık ortalaması Türkiye genelinde 102’dir. Türkiye genelinde Bir günde 81 vilayette 102’dir. O da ocak ayının ortalaması. Her ay, her gün biz bunların kayıtlarına bakıyoruz.”

Suç örgütleriyle mücadele devam edecek

Suç örgütleriyle mücadelenin sürdüğünü kaydeden Yerlikaya, uyuşturucuyla mücadelenin de devam edeceğini ifade etti.

Kilis’te de emniyet ve jandarmanın olağanüstü çalıştığını söyleyen Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Tüm terör türleriyle ilgili FETÖ, DEAŞ, DHKP-C hepsiyle ilgili bu şehirde yakalanıp adalete teslim edilmesiyle ilgili arkadaşlarımız çok büyük bir hassasiyetle gayret gösteriyorlar. Emniyetimize, jandarmamıza, hudut birliklerimize, Kilisli hemşehrilerimizin göstermiş olduğu destek, güvenden dolayı, her birine teşekkür ediyorum. İnşallah Kilis’imizin huzuru, Türkiye’mizin huzuru için gece gündüz demeden çalışma noktasında arkadaşlarımız her zaman olduğu gibi aziz milletimizin emrinde, hizmetinde olmaya devam edecekler diyorum.”

Toplantıya, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Kilis Valisi Tahir Şahin, AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız ve ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-625-bine-yakin-suriyeli-ulkesine-geri-dondu/feed/ 0
Sakarya’da Erdal Sakız cinayeti davasında karar açıklandı https://www.haber60.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/#respond Fri, 16 Feb 2024 01:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8473 Sakarya’nın Karasu ilçesinde kendisinden haber alınmayan ve Hendek ilçesinde ormanlık alanda ölü bulunan Erdal Sakız cinayetine ilişkin aynı aileden 2’si tutuklu 1’i tutuksuz yargılanan sanıklar son kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti tutuklu karı-kocaya ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, tutuksuz yargılanan sanığın ise beraatine karar verdi.

19 Kasım 2022 tarihinde meydana gelen olayda, Karasu’nun Kurudere Mahallesi’ndeki evinden aracıyla ayrılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan evli ve üç çocuk babası Erdal Sakız, ailesinin ihbarı üzerine aranmaya başlanmıştı. Karasu İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince her yerde aranan Erdal Sakız, Kurudere Mahallesi ile Hendek ilçe sınırı arasındaki Çamdağı ormanlık alanda aracının içinde başından tüfekle vurulmuş halde bulundu. Hususa ilişkin başlatılan incelemede Sakız’ın arkadaşı E.K., eşi L.K. ve oğlu S.K. gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Hususa ilişkin açılan davada Cumhuriyet Savcısı mütalaasında sanık E.K. ve eşi L.K. hakkında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, suça sürüklenen çocuk S.K. hakkında ise beraat isteminde bulunmuştu.

4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü duruşmasında tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından başlayan duruşmada sanıklar, esas hakkındaki son savunmalarını yaptı.

“Olay suç örgütleri tarafından işlenmiş, benim ailemin üzerine atılmaktadır”

Tutuksuz yargılanan suça sürüklenen çocuk S.K., “Mütalaayı kabul etmiyorum. Duruşmadaki beyanlarım doğrudur. Benim maktul ile sorunum yoktur. Maktulün hasımları eşi, oğlu ve sevgilisidir. İddia edilen olayda, ben evde değildim, bir şey görmedim. Maktulü öldürenler dışarıda gezmektedir. Olay suç örgütleri tarafından işlenmiş, benim ailemin üzerine atılmaktadır. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

“Tehditlerinden dolayı işlemediğimiz bir suçu kabul ettim”

Tutuklu sanık L.K., “Gözaltında kaldığımız 3 gün süre içinde biz derdimizi anlatmaya çalıştık. Bir avukat geldi ve bize vermemiz gereken ifadeleri söyledi. İfadeleri söylemezsek kocam, oğlum ve benim ağırlaştırılmış müebbet alacağımızı bebeğimin ise yetiştirme yurduna verileceğini söyledi. Ben de çocuklarımın başına gelecek olan olaylardan korktuğum için ve Y.D. ile E.S.’nin tehditlerinden dolayı işlemediğimiz bir suçu kabul ettim” dedi.

“Cesedi Hendek ilçesine bırakılmasının sebebi kolluk kuvvetini yanıltmak içindir”

Tutuklu sanık E.K., “Gözaltında imzaladığım ifadeler eşim, çocuğum ve benim ayrı ayrı baskı altında alınmıştır. Ben bunu kabul etmiyorum. Ben detaylı bir ifademin alınarak soruşturmanın başlatılmasını talep ediyorum. Maktulü ben ve ailem öldürmedi, husumetlileri E.S., E.D. ve N.’dir. Erdal Sakız ile kardeş gibi yaşadık. Fındık olayıyla alakalı bir husumet yaşamadık. Delillerin avukatlarıyla beraber karartılıp suçu üzerimize attılar ve mahkemeyi yanıltıyorlar. Cesedi Hendek ilçesine bırakılmasının sebebi kolluk kuvvetini yanıltmak içindir. Karasu’ya bırakılsaydı kolluk kuvveti ilk olarak husumetlilerini gözaltına alacaktı. Kolluk kuvvetini yanıltmak için Hendek ilçesinde ormanlık alana bırakmışlardır. Planlanarak olmuştur Erdal Sakız’ı öldürmedim aksine sahip çıktık. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti ise tutuksuz yargılanan S.K.’nın beraatına, sanık E.K. ile eşi L.K.’nin ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. – SAKARYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/feed/ 0
Irak Halkı İsrail Ürünlerini Boykot Etme Çağrısı Yaptı https://www.haber60.com.tr/irak-halki-israil-urunlerini-boykot-etme-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/irak-halki-israil-urunlerini-boykot-etme-cagrisi-yapti/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:15:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7852 İsrail’in Gazze Şeridi’nde Filistin halkına yönelik işlediği suçların “soykırım” olduğuna inanan Irak halkı, İsrail ürünlerini boykot etme çağrısı yaptı.

Başkent Bağdat’taki Iraklılar, İsrail ordusunun Gazze’de yaklaşık 5 aydır aralıksız devam eden saldırılarına tepkilerini dile getirdi.

AA muhabirine konuşan Iraklı Musa Ebu Muhammed, İsrail ordusunun Gazze’de yaptıklarının “soykırım suçu” olduğuna inandığını ifade ederek, İslam ülkeleri ve dünya kamuoyunun İsrail’in işlediği suçlar karışındaki tepkilerinin zayıf kaldığı eleştirisinde bulundu.

“İsrail, Gazze halkına soykırım uyguladı.” diyen Ebu Muhammed, “Uygar olarak bilinen Batı ülkeleri bu saldırılara karşı koyabilirdi ama maalesef bunun için çaba göstermediler.” diye konuştu.

Ebu Muhammed, İsrail mallarının tüm Orta Doğu’da güçlü ve etkili şekilde boykot edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bağdatlı Sare Settar da, “Filistin’de yapılanlar bir soykırımdır ve buna sessiz kalınmaması gerekiyor. İsrail’i destekleyen tüm ürünlerin boykot edilmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

“ABD gibi ülkeler İsrail’i desteklediği sürece boykot yeterli olmayacak”

Iraklı insan hakları aktivisti Felah Berzenci, İsrail’in Filistin halkına karşı işlediği suç ve katliamların yeni olmadığına işaret ederek, Tel Aviv’in 1948’den beri Filistin topraklarında genişleme ve halkı göçe zorlama politikası izlediğini söyledi.

Uluslararası ortak bir tepki ve yaptırım kararı alınmadığı sürece İsrail’in katliamlarına devam edeceğini belirten Barzanci, şunları kaydetti:

“Arap ve İslam ülkeleri ile dünya kamuoyu, İsrail’in Gazze ve diğer Filistin şehirlerinde sürdürdüğü kanlı saldırıları karşısında gerekli tutumu sergilemedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de bu suçlara karşısında insani görevini yerine getiremedi. İsrail ürünlerini boykot etmek önemlidir ama ABD gibi ülkeler İsrail’i desteklediği sürece malesef boykotlar yeterli olmayacak.”

“Sivil yerleşim yerleri, hastane ve okullara saldırmak soykırımdan daha büyük bir suç”

Iraklı Gazeteci Ali Haşşan, “Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların başından bu yana sadece siviller öldürüldü, soykırım başka ne şekilde olabilir acaba?” sözleriyle İsrail saldırılarına tepki gösterdi.

“Sivil kadın, erkek, silah taşıyamayan gençler ve çocukların öldürüldüğü eylemler soykırımdır.” ifadesini kullanan Haşşan, şöyle devam etti:

“Siyonistlerin Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkına yaptığı kuşkusuz ki bir soykırımdır. Bu, Gazze’yi darmadağın etmek için çizilmiş bir plandır. Sivil yerleşim yerleri, hastane ve okullara rastgele saldırılar düzenlemek soykırımdan daha büyük bir savaş suçudur.”

Boykotun İsrail’e karşı ekonomik savaş yürütmek için etkili bir seçenek olduğunu kaydeden Haşşan, “Arap ülkeleri birleşirse eğer dünyanın en büyük ekonomisine ve ordusuna sahip olabilirler. Boykot eylemleri sadece Irak’ı değil tüm Arap dünyasını kapsamalı. Boykot aynı zamanda İsrail’e karşı bir baskı aracı olabilir. İsrail’e karşı “Arap Tufanı” yapılmalı.” şeklinde konuştu.

İsrail’in Gazze’de yaptığı şey ABD ve Batı ülkelerinin onayını almış bir soykırımdır

Iraklı siyasi analist Envar Musevi, ABD ve Batı ülkelerinin İsrail’in Gazze Şeridi’nde işlediği suçlara ortak olduğunu söyledi.

“Siyonistlerin (İsrail) Gazze’de yaptığı şey ABD ve Batı ülkelerinin onayını almış bir soykırımdır.” ifadesini kullanan Musevi, “Gazze’de yaşananlar insan hakları normlarına aykırıdır ve insanları yerinden etmek bir gasp eylemidir.” diye konuştu.

Musevi, Birleşmiş Milletler ile tüm uluslararası kuruluşların İsrail’e karşı tutum alması gerektiğini, aksi takdirde bugün Gazze’de yaşananların yarın başka bir ülkede yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Iraklı analist, “Siyonist oluşumun insanlığı tehdit eden bir risk olduğunu anlayan herkes İsrail mallarını boykot etmeli ve bunu geçici değil, sürdürülebilir şekilde yapmalı.” diye ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/irak-halki-israil-urunlerini-boykot-etme-cagrisi-yapti/feed/ 0
Interpol Polis Hizmetleri Geçici İcra Direktörü Türkiye’nin Terörle Mücadelesini Övdü https://www.haber60.com.tr/interpol-polis-hizmetleri-gecici-icra-direktoru-turkiyenin-terorle-mucadelesini-ovdu/ https://www.haber60.com.tr/interpol-polis-hizmetleri-gecici-icra-direktoru-turkiyenin-terorle-mucadelesini-ovdu/#respond Wed, 14 Feb 2024 08:48:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7760 Uluslararası Polis Teşkilatı (Interpol) Polis Hizmetleri Geçici İcra Direktörü ve İngiltere 2024 Interpol Genel Sekreter adayı Stephen Kavanagh, Türkiye’nin terörle mücadelede stratejik ve coğrafi öneme sahip olduğunu belirterek, “Türkiye gibi üye ülkelerin terörle mücadelesine destek verilmesi Interpol’ün en önemli misyonlarından birisi.” dedi.

Geçici görevlendirmeyle Interpol Polis Hizmetleri İcra Direktörlüğünü yürüten ve İngiltere’nin 2024 Interpol Genel Sekreter adayı olan Kavanagh, Türkiye temaslarında, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin Interpol’ün 100 yıl önce kurucu üyesi ve bundan dolayı çok önemli bir ortağı olduğunu vurgulayan Kavanagh, Interpol ve Türk kolluk kuvvetleri arasındaki son işbirliğiyle 18 farklı ülkede çeşitli suçlardan aranan 60’ı aşkın şüphelinin yakalandığını söyledi.

Interpol’ün dünyanın dört bir yanındaki en ağır suçlardan bazılarıyla mücadele edebilmesi için ülkeler arasında istihbarat paylaşımına yardımcı olduğuna işaret eden Kavanagh, “Interpol, Türkiye’nin ve bunun karşılığında da Türkiye, dünyanın güvenliğinin sağlanmasına yardımcı oluyor.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin terörle mücadelede stratejik ve coğrafi öneme sahip bir rolü var.” diyen Kavanagh, Türkiye’nin desteği ve Interpol’ün kırmızı bülteniyle farklı ülkelerde aranan 6 DEAŞ şüphelisinin yakalandığını bildirdi.

Interpol üzerinden paylaşılan parmak izi verileriyle bir terör zanlısının sınırı geçmesine engel olunduğunu dile getiren Kavanagh, “Bu kişiyi durdurabildik çünkü parmak izleri, daha önce el yapımı bir patlayıcı üzerinde bulunan izlerle eşleşiyordu. Türkiye, bu operasyonu mümkün kılan ‘WATCHMAKER’ projesinin de kilit ortaklarından birisi.” diye konuştu.

Kavanagh, teröre imkan sağlayan finansmanın kesilmesi için daha fazla çalışılması gerektiğinin altını çizerek, terör örgütü Eş-Şebab’ın finansmanının üçte birinin şu anda çevresel suçlardan geldiğini, “bu örgütlere giden parayı kesmenin terörü kökünden durdurmaya yardımcı olacağını” anlattı.

İngiltere’nin bir önceki Terörle Mücadele Dairesi Başkanı olarak terörün sebep olduğu yaşam kayıplarını çok iyi bildiğine dikkati çeken Kavanagh, “Bu yüzden Türkiye gibi üye ülkelerin, terörle mücadelesine destek verilmesi Interpol’ün en önemli misyonlarından birisi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Karmaşık uluslararası suç faaliyetleriyle mücadelede yapay zekayı kullanıyoruz”

Yapay zeka ve siber suçlar ilişkisine de değinen Kavanagh, “Bitcoin gibi kripto paralar nedeniyle kara para aklama suçu, çok daha karmaşık bir hal aldı ve yapay zekanın da yasa dışı işlemleri takip etmeyi, olduğundan daha da zorlaştırdığını görüyoruz.” dedi.

Kavanagh, Interpol’ün yapay zeka ve makine öğrenimini kullanarak karmaşık soruşturmalarda, “normalde soruşturmacıların aylarını ya da yıllarını alacak bağlantıları” kurabildiklerini vurguladı.

Interpol’ün yapay zekadan faydalandığını da belirten Kavanagh, “Yapay zekayı kullanarak, cinsel suçluların ve teröristlerin hangi dark web sitelerini ne zaman kullandıklarının modelini çıkartabiliyoruz. Interpol olarak karmaşık uluslararası suç faaliyetleriyle mücadelede yapay zekayı kullanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Interpol’den 30 ülkede çevrim içi suçlara vurgun

Kavanagh, çevrim içi suçların her geçen gün arttığına, siber suçluların birçok kişisel veriyi hedef aldığını söyledi.

Yapay zekanın, bu tehditleri önleme ve bunlarla mücadelede daha fazla rol oynaması gerektiğine dikkati çeken Kavanagh, “Interpol’de, iş yerlerine ait e-posta adreslerini ele geçiren, yatırım sahtekarlığı yapan ve yasa dışı kumar odaları yöneten bilgisayar korsanlarına yönelik 30’u aşkın ülkeyi kapsayan bir operasyon koordine ettik.” şeklinde bilgi verdi.

Kavanagh, operasyonun sonunda 82 bini aşkın şüpheli banka hesabını kapattıkları, 30 ülkede yaklaşık 200 milyon ABD doları ve 100 milyon ABD dolarının üzerinde sanal paraya el konulmasına yardımcı oldukları bilgisini paylaştı.

Bazı ülkelerdeki seçimlere, siber müdahale konusunda Interpol’ün müdahale ve önlemlerine ilişkin Kavanagh, şunları kaydetti:

“Genel Sekreter olarak Interpol’ün, bu tür yasa dışı faaliyetlerin üzerine gidebilmeleri için üye devletlere daha fazla yardım etmesini sağlamak istiyorum. Bu yardım, bu tür siber araçlara güç veren sunucuların kapatılmasının yanı sıra delil toplanması ve paylaşımını da kapsayacaktır.”

Kavanagh, Interpol’ün görevinin çok açık ve net olduğunu, üye devletlerin siyasi işlerde ya da devlet eliyle işlenen suçlarda hiçbir rollerinin bulunmadığını bildirdi.

Suçluların “seçimlere müdahaleyi de kapsayabilen her tür çevrim içi suçu işlemek için dark web üzerinden araçlar satın alabildiğine” işaret eden Kavanagh, “Ama her geçen gün daha fazla suçlunun, bizim tabirimizle, ‘siber suçu bir hizmet gibi kullanıyor’ olmasından ciddi bir endişe duyuyorum.” şeklindeki görüşünü dile getirdi.

“2022’de Türkiye’deki cihazlara 20 milyonun üzerinde saldırı yapılmış”

Kuruluş amaçlarının “dünyanın dört bir yanındaki kolluk kuvvetlerini suçla mücadele için bir araya getirme” olduğunu ifade eden Kavanagh, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Siber suç, Interpol için halihazırda bir endişe unsuru çünkü dünyanın büyük bir kısmı çevrim içi yaşıyor. 2022’de Türkiye’deki cihazlara 20 milyonun üzerinde saldırı yapılmış. 2023’te ise Türkiye, sanayiye yönelik siber suç saldırılarına maruz kalan en önemli bölgelerden birisi oldu.”

Interpol bir “dönüm noktasında”

Kavanagh, Interpol Genel Sekreterliği’ne seçilmesi durumunda öncelik vereceği konulara değinerek, Londra’nın doğusunda üniformalı bir polis olarak göreve başladığını, bugün polisin karşılaştığı sınamalar karşısında onlara nasıl yardımcı olabileceğini bildiğini anlattı.

Interpol’ün bir “dönüm noktasında” olduğunu vurgulayan Kavanagh, “İnsan kaçakçılığı ve diğer kaçakçılık faaliyetleri, siber terör ve mali suçlar ile çevre hırsızlığı ve çürüme, Interpol’ün tespit etmek, sonlandırmak ve adalet sağlamak için çok daha fazla şey yapabileceği ve yapması gereken mevcut sınamalar arasında.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/interpol-polis-hizmetleri-gecici-icra-direktoru-turkiyenin-terorle-mucadelesini-ovdu/feed/ 0
Kayseri’de komşusunu keserle öldüren şüpheliye ağırlaştırılmış müebbet istemi https://www.haber60.com.tr/kayseride-komsusunu-keserle-olduren-supheliye-agirlastirilmis-muebbet-istemi/ https://www.haber60.com.tr/kayseride-komsusunu-keserle-olduren-supheliye-agirlastirilmis-muebbet-istemi/#respond Sun, 11 Feb 2024 10:15:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7257

KAYSERİ’de Hasibe Soykuk’u (51) başına keserle vurarak öldüren komşusu İsmail Kocatürk hakkında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Tutuklu olduğu cezaevinden dilekçe yazan İsmail Kocatürk, suçunu itiraf etmiş, olayın alacağı olan 1500 liranın verilmemesi yüzünden çıkan tartışmada yaşandığını söylemişti.

Olay, geçen yıl 13 Kasım saat 21.00 sıralarında Melikgazi ilçesi Gesi Güney Mahallesi Yüksel Çavuşoğlu Caddesi’ndeki 2 katlı evde meydana geldi. Seyit Ahmet Soykuk hayvanlarını otlattıktan sonra eve geldiğinde eşi Hasibe Soykuk’u kanlar içinde yerde yatarken buldu. İhbar üzerine eve jandarma ve sağlık ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Hasibe Soykuk’un, kafasına sert bir cisim ile vurularak öldürüldüğü belirlendi.

GÖZALTINDAKİ EŞİ SERBEST

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri ve Jandarma Suç Araştırma Timi’nin (JASAT) çalışması sonucu olayla bağlantısı olabileceği düşünülen, Soykuk’un eşi S.A.S., oğulları S.S. ve B.B.S. ile komşuları İsmail Kocatürk gözaltına alındı. Soykuk’un eşi S.A.S., ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, diğer 3 şüpheli ise adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden İsmail Kocatürk tutuklandı, Soykuk’un 2 oğlu ise serbest kaldı.

115 SAATLİK KAMERA GÖRÜNTÜSÜ İZLENDİ

İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT ekipleri, Hasibe Soykuk’un cinayet şüphelisini bulmak için çalışma başlattı. 115 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü inceleyen ekipler, ölen Soykuk’un evinin arka bahçe kısmını gören kamera görüntüsünde bir kedinin hayatın olağan akışına aykırı hareketlerde bulunarak, panikle kaçtığını belirledi. Bu bölgede yapılan araştırmada, Hasibe Soykuk’un komşusu ve çocuklarının arkadaşı olan İsmail Kocatürk’ün evinin bulunduğu yerde kan izlerinin olduğu tespit edildi. Şüpheli komşu Kocatürk’ün evinde yapılan incelemede ise evin bazı bölümlerinde ve lavaboda kan izleri bulundu.

POŞETLE MALZEME GÖTÜRMÜŞ

Jandarma ekipleri, çevredeki kamera görüntülerinde yaptığı incelemede, İsmail Kocatürk’ün elinde poşet ile malzeme götürdüğünü belirledi. Kocatürk ise karakolda alınan ifadesinde söz konusu poşet içinde suça konu olan keser ile kanlı elbise ve ayakkabıyı evin uzağında bulunan boş bir alana attığını söyledi. Jandarma tarafından keşif yapılan bölgede söz konusu malzemeler de ele geçirildi. Hasibe Soykuk’un kafasına keser ile vurarak öldürdüğü iddia edilen İsmail Kocatürk’ün, ‘hırsızlık’ ve ‘dolandırıcılık’ suçlarından da 9 farklı suç kaydı olduğu ortaya çıktı.

İLK İFADESİNDE CİNAYETİ KABUL ETMEDİ

İsmail Kocatürk ilk ifadesinde cinayeti işlemediğini öne sürerek, “Ses geldi. B.B.S.’nin elinde keser vardı. Birbirimizi itekledik. B.B.S., bana ‘kimseye bir şey söyleme, aileni de çocuklarını da öldürürüm’ dedi. Korkuyla evime gittim. Kan lekelerini yıkadım. Söz konusu malzemeleri de boş bir alana götürüp attım” dedi.

CEZAEVİNDEN İTİRAFÇI OLMAK İÇİN DİLEKÇE YAZDI

Şüpheli komşu İsmail Kocatürk, tutuklu bulunduğu cezaevinden dilekçe yazarak, yeniden ifade vermek istedi. Kocatürk’ün dilekçesi sonrası savcılık tarafından yeniden alınan ifadesinde, “Hasibe Soykuk’un ailesi ile 4 gün için gübre taşıma için anlaştım. 1 günlük ücretimi verdiler. 500 lira aldım. Ama 3 günlük ücretim olan toplam 1500 TL’yi vermediler. Evlerine gittim, oğlu B.B.S.’yi sordum, ‘Esrar içmek yerine paramı versin’ dedim. Hasibe bana, ‘Sen oğlumu takip edeceğine önce karını takip et’ dedi. Tartıştık. İtişme oldu. Koltuk üzerinde keseri gördüm, alıp vurdum. Ardından Hasibe içeri doğru gitti. Arkasından gidip bir kez daha vurdum. Araç sesini duyunca kaçtım. Amacım öldürmek değildi. Pişmanım” dediği ortaya çıktı.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame düzenlendi. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanık Kocatürk hakkından ‘bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak veya yakalanmamak amacıyla kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Sanık Kocatürk, ileriki günlerde hakim karşısına çıkacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseride-komsusunu-keserle-olduren-supheliye-agirlastirilmis-muebbet-istemi/feed/ 0
Depremde 96 kişinin öldüğü binanın görevlisi: Asansörün altından su çıkardı https://www.haber60.com.tr/depremde-96-kisinin-oldugu-binanin-gorevlisi-asansorun-altindan-su-cikardi/ https://www.haber60.com.tr/depremde-96-kisinin-oldugu-binanin-gorevlisi-asansorun-altindan-su-cikardi/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:21:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6865

KAHRAMANMARAŞ’ta depremde 96 kişinin hayatını kaybettiği Ebrar Siteleri F Blok’la ilgili 1’i tutuklu, 9 kişinin ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle yargılandığı davada, binadan sağ kurtulanlar betonun çok kalitesiz olduğunu ve toz gibi dağıldığını söyledi. Depremde eşini ve kızını kaybeden bina görevlisi Halil İbrahim Hasırcı, “Apartmanın asansörünün tabanından su çıkardı biz o suyu motorlar dışarı atardık ve biz bunu devamlı yapardık. Suyun niye olduğunu şimdi anlıyoruz, zeminin sulak bir arazi olduğunu, tabanının sulak olduğunu, sağlam olmadığını şimdi anladık” dedi.

Geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde Ebrar Siteleri’nde yaklaşık 1400 kişi yaşamını yitirdi. 96 kişinin hayatını kaybettiği yıkılan F Blok ile ilgili yürütülen soruşturma sonunda sitenin kurucusu Tevfik Tepebaşı (81), F bloku yapan Çetin Konut Yapı Kooperatif Başkanı Çetin Kurt (64), Tevfik Tepebaşı’nın damadı Ahmet Doğan (51), Atilla Öz (62), Berra Elbistanlı (48), Mehmet Akif Özgüler (73), Metin Kazancı (60), Mustafa Timurbanga (55) ve Tamer Kurtaran (60) hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralama neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 5’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına tutuksuz sanık Metin Kazancı, binadan sağ çıkanlar, ölenlerin yakınları ve tarafların avukatları katıldı. Tutuklu sanıklar Çetin Kurt ile başka dosyalardan tutuklu olan Tevfik Tepebaşı, Ahmet Doğan ve Atilla Öz, tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS sistemi ile duruşmaya bağlanırken, diğer tutuksuz 5 sanık duruşmaya katılmadı.

‘İNŞAATLA İLGİM YOK, YARDIMCI OLMAK İÇİN İMZA ATTIM’

Duruşmada ilk olarak Çetin Kurt savunma yaptı. Suçlamaları kabul etmeyen Kurt, Tevfik Tepebaşı’nın muhasebecisi olduğunu, kooperatifi Miraç Apartmanı’nı yapmak için kurduğunu belirterek, “Bizim inşaatta borçlar nedeniyle ilerleyemez hale gelmişti. Tevfik hoca da sevdiğim bir insan, dürüst insan. Bana geldi, ‘Bana bir kooperatif kur’ dedi. Ben de ‘Hocam bizim kooperatif bitmek üzere’ dedim. Metin Kazancı’nın yönetime geçmesinin sebebi Miraç Apartmanı’nın arsası kendilerinindi, yani hiçbir ilgisi yok arkadaşın, Tamer Kurtaran da öyle. Yani Ebrar’la ilgili, inşaat yapımıyla ilgili hiçbir alakamız yok. Arsayı, parayı kimden aldı bilmiyorum. Arsayı aldı mecburen imzaladık, Metin Bey de imzaladı. Yönetim kurulunda olduğu için yardımcı olmak maksadıyla. Bu inşaatı hangi mühendis yaptı, statikcisi kim bilmiyorum. Deprem anında öğrendim bunları. A’dan Z’ye hiçbir ilgim yok, sadece muhasebesine baktım. Kooperatifin yönetiminde olmak benim suçum. Bunun için vereceğiniz ceza müebbet ise de ben buna razıyım. İnşaatla hiçbir ilgim yok. Ben kooperatifi bitirdim, çevre düzenlemesi var, borcu olan üyeler var. Orayı bitirdikten sonra ben çıkarım sizin adınıza burayı alabilirsiniz dedim ve aldı. Kimden aldı arsayı bilmiyorum. Sonra G Blok’u da almış, G Blok’a da imza attım. Benim suçum bu. İddia ediyorum, oradan bir tane vatandaş çıksın beni tanıyan, bana aidat veren, bana para veren çıksın müebbet hapis verin cezama razıyım” dedi.

Çetin Kurt, “İnşaat yapımıyla ilgili hiçbir bağlantım yok diyorsunuz ama inşaat yapımıyla ilgili tüm sözleşmelere neden imza attınız?” sorusu üzerine ise, “Ben Tevfik Bey için canımı veririm. Yardımcı olmak istedim, hepsi bu. Ben evime ekmek götürmek zorundayım. Yaptık, tamam suç, o suçun cezasını çekmeye razıyım” diye cevap verdi.

‘ÇETİN KURT, ATTIĞI İMZADAN SORUMLUDUR’

Tevfik Tepebaşı ise binanın Çetin Konut Yapı Kooperatifi tarafından yapıldığını ve kendisinin kooperatif üyesi dahi olmadığını ve bu nedenle hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, kooperatifin de görevinin binayı yapacak ekibi bulup malzemeleri temin etmek dışında hiçbir bir sorumluğu olmadığını söyledi. Binanın temelinden bitimine kadar belediye ekiplerince 15 defa denetlendiğini ifade eden Tepebaşı, kendisini şöyle savundu:

“İnşaatın yapım safhasından ve denetiminden benim hiçbir sorumluluğum yoktur. Bundan dolayı bana ve yönetime suç isnat etmek mümkün değildir. Çünkü yasada böyle bir görev yoktur, yasada olmayan görevden dolayı bir insanı suçlamak zaten mümkün değildir. Çetin Kurt’a bu bölgenin fay hattı olduğu, çürük olduğu, altından su çıktığı söyleniyor ve niye öngörmedin, tedbir almadın diye soruluyor. Yöneticinin bu hususta bir ilgisi yoktur. Belediyenin imar komisyonu incelemiştir, DSİ incelemiş, bayındırlık incelemiş burası uygun mu diye. Uygun görüldükten sonra şartlarını belirlemiş belediye meclisinde bu konular görüşülmüş, sonunda da bu başkan tarafından imzalanarak imara açılmıştır. Çetin Kurt teknik eleman değildir, inşattan anlamaz, yasada sen burayı inceleyeceksin diye bir sorumluluğu da yoktur. Ben de orada kooperatife üye değilim, kooperatif yöneticisi de değilim. Bundan dolayı da bana suç isnat etmek mümkün değildir. Benim orada resmi bir görevim yoktur ve hiçbir yerde de imzam yoktur. Çetin bey ‘Ben hatır için yaptım’ diyor ama yönetiyorsa, yönetimden, attığı imzadan sorumludur.”

‘YÖNETİM KURULU ÜYESİ OLDUĞUMU DEPREMDEN SONRA ÖĞRENDİM’

Metin kazancı da suçlamaları kabul etmeyerek dava konusu binanın yapımıyla ilgili hiçbir bilgisi olmadığını söyledi. Miraç Apartmanı’nı 7 daire karşılığında Çetin Kurt’a verdiğini ve binanın daha iyi yapılması için kooperatife üye olduğunu belirten Kazancı, “Ben ayakkabıcıyım, inşaat işinden hiç anlamam, inşaatın İ’sini bilmem. Arsamı verdim, karşılığında Çetin’den 7 daire aldım. Benim Ebrar’la, F Blok’la uzaktan yakından hiçbir alakam yok. Deprem olduktan sonra yönetim kurulu üyesi olduğumdan haberim oldu. Orada da her şeyi yapan Çetin’di. Bizim inşaatı bize teslim ettikten sonra ne yaptı hiç bilmem. Orayla uzaktan yakından hiç alakam yok. Ben sadece Miraç’ta üye olduğumu biliyorum” diye konuştu.

Ahmet Doğan ile Atilla Öz de F Blok’la hiçbir alakaları olmadığını ifade ederek suçlamaları

reddetti.

‘BETON TOZ GİBİ ELİMDE DAĞILIYORDU’

Daha sonra duruşmaya katılan ölenlerin yakınlarına söz hakkı verilip şikayetçi olup olmadıkları soruldu. Binada 2 çocuğunu kaybeden Hilmi Çiftçi, sorumlulardan şikayetçi olduğunu belirterek, “Depremden 4 ay önce taşındım. 99 depreminden sonra yapıldığını ve güvenli olduğunu söylediler ama betonu toz gibi elimde dağılıyordu. Fazla demir kullanılmış tamam ama beton özelliği yoktu. Ben deprem anını ayakta yaşadım ve bina 8-10 saniye dayandı” dedi.

‘ASANSÖRÜN TABANINDAN SU ÇIKARDI’

Eşini ve kızını kaybeden bina görevlisi Halil İbrahim Hasırcı da binanın 5-6 saniye içinde çöktüğünü ifade ederek, “Zaten dayanıksız olduğu oradan belliydi. Apartmanın asansörünün tabanından su çıkardı biz o suyu motorlar dışarı atardık ve biz bunu devamlı yapardık. Suyun niye olduğunu şimdi anlıyoruz, zeminin sulak bir arazi olduğunu, tabanının sulak olduğunu, sağlam olmadığını şimdi anladık. Kimin yaptırdığını bilmiyorum ama Tevfik Tepebaşı’nın yaptırdığını söylüyorlardı. 7 gün boyunca cenazemizi bekledik. Kepçeler demirleri kaldırırken beton akıp gidiyordu” diye konuştu.

‘TABLAYI DEMİRLE KIRDIM’

Muhammed Çetinkaya ise ailesiyle birlikte enkaz altında kaldığını ve kızını kaybettiğini söyledi. 6-7 saniye içinde binanın yıkıldığını belirten Çetinkaya, “Binanın çok kötü dağıldığını betonların un ufak olduğunu gördüm. Enkazdan çıktıktan sonra ölü ya da diri çocuklarımı çıkarmak için balkondan aldığım bir demirle binanın tablasını kırdım başkanım. Ne kadar sağlam olduğunu siz hesap edin artık. Asansörün altından su çekildiğini birkaç defa gördüm. Yöneticimiz rahmetli oldu, binanın bahçesine beni araçla sokmadı. ‘Hayırdır, ne oluyor?’ diye sorduğumda ‘Altı bataklık batarsın, arabayla çökersin’ dedi. Burayı Tevfik Tepebaşı yaptı olarak biliyoruz” diye konuştu.

‘TUZ GİBİ DAĞILIYORDU’

Binada babası ve yeğenini kaybeden Ömer Durna da betonun çok kalitesiz olduğunu belirterek, “Ben 04.30 da F Blok’un üzerindeydim. Canlı ve ölü en az 10 kişiyi çıkardım. Beton parçalarını birbirine vurduğumuz da tuz gibi dağılıyordu. Ebrar Sitesi’nde Tevfik Tepebaşı dışında hiç kimsenin ismini duymadık, orayı yapan Tevfik Tepebaşı’dır” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklardan Mehmet Akif Özgüler ile Mustafa Timurbanga hakkında da yakalama kararı çıkartılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremde-96-kisinin-oldugu-binanin-gorevlisi-asansorun-altindan-su-cikardi/feed/ 0
Bursa’da Husumetli Olduğu Kişiyi Yaralayan Sanığın Tahliyesine Karar Verildi https://www.haber60.com.tr/bursada-husumetli-oldugu-kisiyi-yaralayan-sanigin-tahliyesine-karar-verildi/ https://www.haber60.com.tr/bursada-husumetli-oldugu-kisiyi-yaralayan-sanigin-tahliyesine-karar-verildi/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:06:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6738

BURSA’da, husumetlisi olduğu Ercan Demirkıran’ın akrabası Tolga Demirkıran’ı (34) tabancayla yaralayan Emir Çullu (29), ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında yaşadıkları tartışma sırasında, elini beline götüren Demirkıran’a korkutmak amacıyla ateş ettiğini belirtip, “İstesem onu öldürürdüm. Suç kayıtlarıma bakınca bunu anlarsınız hakim bey” dedi. Mahkeme heyeti, yaralama ve ruhsatsız silah bulundurmak gibi suçlardan çok sayıda kaydı bulunan, uyuşturucu ticareti yapmak suçundan da tutuklu olan sanığın yargılandığı suçtan tahliyesine karar verdi.

Osmangazi ilçesindeki olay, geçen yılın nisan ayında, Gökdere Hamamı’nın önünde meydana geldi. İddiaya göre Emir Çullu, arkadaşlarıyla banyo yapmak için gidecekleri Gökdere Hamamı’nın önünde beklerken, husumetlisi olduğu Ercan Demirkıran’ın akrabaları ile karşılaştı. Çullu, grup arasında bulunan tanıdığı Tolga Demirkaran’a, “Ercan nerede biliyor musun?” diye sordu. Olumsuz yanıt alan Çullu, ile Tolga Demirkıran’ın arkadaşları arasındaki tartışma, bir anda kavgaya dönüştü. Çullu,  ruhsatsız tabancasıyla Tolga Demirkıran’a 6 el ateş etti. Güvenlik kamerası tarafından görüntülenen kavgada,  bacağına mermi isabet eden Tolga Demirkıran yaralandı. İlk tedavisi, haber verilmesi sonucu gelen sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan yaralı, kadırıldığı hastanede tedaviye alındı. Yaralama, ruhsatsız silah taşımak, uyuşturucu ticareti yapmak gibi birçok suçtan kaydı bulunan Emir Çullu yakalanıp tutuklandı.

SEGBİS İLE KATILDI

Savcılık soruşturması sonrası hakkında, kasten öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından toplam 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan Emir Çullu’nun yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanığın cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi olan SEGBİS ile katıldığı duruşmada tarafların avukatları ile yakınları hazır bulundu.

Savcılık soruşturmasında verdiği ifadesinde, aralarında çıkan tartışma sonrası kendisini tabanca ile yaralayan Emir Çullu’dan şikayetçi olan Tolga Demirkarın’ın katılmadığı duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık, yöneltilen suçlamayı kabul etmedi. Olay akşamI arkadaşlarıyla hamama gideceklerini söyleyen Çullu, “Bu sırada, aramızda husumet bulunan Ercan Demirkıran’ın akrabaları ile karşılaştım. Grup içinde bulunan Tolga’ya, ‘Ercan nerede biliyor musun?’ diye sordum. Ters cevap verince aramızda çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Müşteki bu sırada elini  beline götürdü. Bende, ‘Silahını çıkartıp beni vuracak’ düşüncesiyle korkutmak amacıyla kendisine ateş ettim. Amacım onu öldürmek değildi. İstesem öldürürdüm.  Suç kayıtlarıma bakınca bunu anlarsınız hakim bey” dedi.

‘MÜVEKKİLİMİN AMACI KENDİNİ VE YANINDAKİLERİ KORUMAKTI’

Mahkemede söz alan sanık avukatı Hakan Gündoğdu, müvekkilinin olay günü daha önceden husumetli olduğu Demirkıran ailesi ile karşılaştığını belirtip, “Taraflar arasında gerginlik yaşanınca, yaralanan şahıs elini bir anda beline attı. Bunu gören müvekkilim silahını çıkartıp birkaç el yaralama kastı ile ateş etti. Dava her ne kadar, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan açılmış olsa da, müvekkilimin silahında fazla mermi olmasına rağmen eylemini kendi isteği ile sonlandırması, yaralının hedef alınan bölgesinin bacaklar olması önemli. Bu gibi hususlar dikkate alındığında, Emir Çullu’nun kendini ve arkadaşlarını korumak amacıyla müştekiyi yaraladığı ortaya çıkıyor. Bu nedenle tahliyesini talep ediyorum” dedi.

Mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, delillerin büyük oranda toplanması, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ile üzerine atılı suçun niteliğinin değişme ihtimalini dikkate alarak, uyuşturucu ticareti yapmak suçundan da tutuklu bulunan Emir Çullu’nun, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tahliyesine karar verdi.

FOTOGRAFLI

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-husumetli-oldugu-kisiyi-yaralayan-sanigin-tahliyesine-karar-verildi/feed/ 0
Çöp evde kilitli tutulan çocuğun yeğeni koruma altına alındı https://www.haber60.com.tr/cop-evde-kilitli-tutulan-cocugun-yegeni-koruma-altina-alindi/ https://www.haber60.com.tr/cop-evde-kilitli-tutulan-cocugun-yegeni-koruma-altina-alindi/#respond Mon, 05 Feb 2024 08:27:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6065

BURSA’da kaçırdığı öne sürülen yeğeni Cem Muhammet A.’yı (12), çöp ev haline gelen dairedeki bir odada kilitli tuttuğu suçlamasıyla yargılanan Kamuran Pınar A.’nın (46) tahliye edilmesine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları itiraz etti. İtiraza gerekçe olarak ‘ihmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla yargılanan Kamuran Pınar A.’nın kaçma ihtimali, Cem Muhammet’in can güvenliği ve kaçırılma riski gösterildi. DHA muhabirinin telefonla ulaştığı anne Yasemin A. da oğlunun tedbir amaçlı yeniden devlet korumasına alındığını ve avukatının da tahliye kararına itiraz ettiğini söyledi.

Nilüfer ilçesi Görükle Sakarya Mahallesi’ndeki apartmanda dairesi olan Aydın S., evini 1 Temmuz 2020’de Kamuran Pınar A.’ya kiraya verdi. Kiracı, ev sahibine kira ödemedi. Aydın S., avukatı Batuhan Arısoy aracılığıyla mahkemeye başvurdu. Bursa 4’üncü İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen davalara katılmayan Kamuran Pınar A. için mahkeme hakimi, borcunu ödemesi için tebligat gönderdi. Kamuran Pınar A. borçlarını tebligata rağmen ödemeyince mahkeme, evin tahliyesini kararlaştırdı. 2022 Temmuz’da mahkeme kararıyla eve giden icra ekibi, dairenin kapısını çilingire açtırdı. Ekipler, çöp evle karşılaştı. Bunun üzerine dairenin kapı kilidi değiştirildi. Polis, mahkeme kararına uymayıp, çilingirle eve gelip giden Kamuran Pınar A.’yı gözaltına aldı. Kamuran Pınar A., polis merkezindeki ifadesinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.

ÇOCUK BAYGIN HALDE BULUNDU

Çöp evin temizlenmesi için de Nilüfer Belediyesi ekiplerine haber verildi. Eve gelen ekipler, temizlik çalışmasına başladıkları sırada bir odanın kapısının kilitli olduğunu belirledi. Kapıyı kırıp, içeri giren görevliler, çöple dolu odada baygın halde yatan çocukla karşılaştı. Çocuğun kilitlendiğinin ve tuvaletini dahi odaya yaptığının görülmesi ile polis ve sağlık ekiplerine haber verildi. Çöp evde tutulan çocuk, sağlıkçıların ilk müdahalesinin ardından Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. 1 yıldır odada tutulduğu değerlendirilen çocuğun saçlarıyla tırnaklarının uzadığı, çok zayıfladığı ve vücudunda yaralar olduğu görüldü.

TEYZE TUTUKLANDI, YEĞENİ KORUMA ALTINA ALINDI

Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Bu kapsamda polis, Kamuran Pınar A.’ya ulaşamadı. Cem Muhammet A. adlı çocuğun Kamuran Pınar A.’nın kız kardeşi Yasemin A.’nın oğlu olduğu belirlendi. Kamuran Pınar A.’nın uzun zamandır kardeşiyle görüşmediği ve baktığı yeğenini kilitli odada tuttuğu tespit edildi. Yeniden gözaltına alınan Kamuran Pınar A., emniyetteki işlemlerinin ardından ‘çocuğun kaçırılması ve alıkonulması’ suçlamasıyla tutuklandı. Cem Muhammet A. da tedavisinin ardından Antalya’daki annesinin yanına gönderildi. Burada Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerince korumaya alınıp, Akdeniz Üniversitesi’ne kaldırılan Cem Muhammet A., tedavisi sonrası Antalya Çocuk Evleri Sitesi’ne yerleştirildi. Fiziki ve psikolojik tedavisinin ardından çocuk, annesi Yasemin A.’ya teslim edildi.

‘EĞER BULUNMASAYDI; HAYATINI KAYBEDEBİLİRDİ’

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması, 5 ayda tamamlandı. Görevlendirilen 2 savcının hazırladığı 7 sayfalık iddianamede, suçlamaları reddeden Kamuran Pınar A. hakkında, ‘ihmali davranışla öldürmeye teşebbüs’, ‘çocuğa eziyet’ ve ‘çocuğu kaçırma’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçlarından 27 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede, Kamuran Pınar A.’nın akıl sağlığıyla ilgili rapor da yer aldı. Suç tarihinde, Kamuran Pınar A.’nın akıl hastalığının bulunmadığı ve zayıflığının saptanmadığı belirtildi. İddianamede, aynı zamanda savcılığın talebi üzerine Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen rapora da yer verildi. Raporda, çocuğun beslenme ihmali nedeniyle organlarında ve vücudunda kalıcı hasar kalabileceği, ‘eğer bulunmasaydı; hayatını kaybedebileceği’ belirtildi. Cem Muhammet’in dosyaya giren fotoğraflarına göre de 1 yıl boyunca kilit altında tutulduğu aktarıldı.

6’NCI DURUŞMADA ADLİ KONTROLLE SERBEST KALDI

Kamuran Pınar A.’nın, Bursa 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ‘gizlilik kararı’ bulunan yargılanmasına devam edildi. 6’ncı duruşmada, Yenişehir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olan Kamuran Pınar A. ile taraf avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler avukatı hazır bulundu. 1,5 saat süren duruşmada tutuklu sanık, mağdur olduğunu belirtip, tahliyesini istedi. Tarafların avukatları ve tanıkların dinlendiği duruşmayı 10 Mayıs’a erteleyen mahkeme heyeti, ‘ihmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs’ suçuyla yargılanan Kamuran Pınar A.’nın, üzerine atılı suçun vasfının değişme ihtimalini göz önünde bulundurarak adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

‘CAN GÜVENLİĞİ YOK, KAÇIRILMA RİSKİ VAR’

?Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da taraf olduğu davada, tahliye kararına itiraz geldi. Bakanlık avukatları, ‘ihmali davranışla kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla yargılanan Kamuran Pınar A.’nın adli kontrol şartına rağmen yurt dışına kaçma ihtimali olduğu, Cem Muhammet’in can güvenliği olmadığı ve kaçırılma riski olduğu gerekçesiyle savcılığa itirazda bulunarak Kamuran Pınar A.’nın yeniden tutuklanmasını istedi. DHA muhabirinin telefonla ulaştığı, Antalya’da yaşayan anne Yasemin A. da kendi avukatının da karara itiraz ettiğini ve oğlunun yeniden devlet korumasına alındığını söyleyerek, “Oğlumu tedbir amacıyla yeniden kuruma teslim etmem gerekti. Akılalmaz işkenceler söz konusu ve bu cani şu anda dışarıda. Sadece oğlum için değil, diğer masum insanlar için de tehlike oluşturuyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cop-evde-kilitli-tutulan-cocugun-yegeni-koruma-altina-alindi/feed/ 0
Motokurye Samet Özgül’ün katilinin cezası indirildi, aile adalet arayışını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/motokurye-samet-ozgulun-katilinin-cezasi-indirildi-aile-adalet-arayisini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/motokurye-samet-ozgulun-katilinin-cezasi-indirildi-aile-adalet-arayisini-surduruyor/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:09:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5847 Haber: GÜRKAN DEMİRTAŞ – Kamera: ÜNAL AYDIN

CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde BabalaTV’ye konuk olduğu programa katılarak sesini duyurmaya çalışan Berna Özgül’ün, adalet arayışı sürüyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi; Berna Özgül’ün kardeşi motokurye Samet Özgül’ü, boğazını keserek öldüren sanık hakkında verilen müebbet hapis cezasını, indirim yapılması gerektiği değerlendirmesi ile bozdu. “Sanığın pişman olduğunu beyan ettiği” için cezasında indirim yapılması gerektiğini değerlendiren İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararına tepki gösteren acılı aile, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Berna Özgül, “Bizim gibi gözü yaşlı ailelere ne zaman adalet gelecek?” diyerek karara tepki gösterdi.

CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde BabalaTV’ye konuk olduğu programa katılarak sesini duyurmaya çalışan Berna Özgül’ün adalet arayışı sürüyor.

Motokuryelik yaparken trafikte saldırıya uğrayan ve boğazı kesilerek öldürülen Samet Özgül’ün kardeşi Berna Özgül, ağabeyinin katillerine verilen cezanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından bozulmasına karşı tepkisini ANKA Haber Ajansı’na dile getirdi.

Samet Özgül, 28 yaşında Gazi Üniversitesi Tarih bölümü ve İstanbul Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü öğrencisi olarak eğitimine devam ederken, geçimini motokuryelik yaparak sağlamaya çalışıyordu. Samet Özgül, trafikte saldırıya uğradı ve Halil İbrahim Demirci tarafından boğazı kesilerek katledildi.

Cinayet davasında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi; Halil İbrahim Demirci hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca; olay sırasında, arabasını Özgül’ün kullandığı motosikletin önüne kıran, Halil İbrahim Demirci’nin babası Mustafa Demirci ve Mustafa Demirci’nin arkadaşı Bülent Açıkgöz hakkında “kasten öldürme suçuna yardım etmek” suçlamasıyla 12 yıl hapis cezası kararı verdi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanıklara verdiği cezaları bozdu.

DERECE MAHKEMESİ “SUÇ SABİT” DEDİ, İSTİNAF, “KESİN DELİL YOK” DEDİ

Daire, sanıklar Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz hakkında verilen kararın bozulması gerektiği değerlendirmesini; “Mustafa ve Bülent’in atılı kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı” gerekçesine dayandırdı.

İSTİNAF BOZMA GEREKÇESİNİ, SANIĞIN “İLK DEFA RAKI İÇTİM, BABAMLAR ŞAKA YAPMIŞ. SUYUMUN İÇİNE RAKI KOYMUŞLAR. PİŞMANIM” BEYANINA DAYANDIRDI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, katil Demirci hakkında verilen hükmün bozulması gerektiği yönündeki kararının gerekçesinde; sanığın pişman olduğunu beyan ettiğini belirtti. Gerekçede, şu değerlendirmeler yapıldı:

“Esas hakkındaki mütalaaya karsı savunmasında, ‘hayatım boyuncu hiç pişman olmadığım kadar pişmanım. İsteyerek olmamıştır. Gerçekten çok pişmanım. Hayatım boyunca ilk defa rakı içtim, içtikten sonra babam şaka yapmış, suyun içine rakı koymuşlar, vicdanım çok rahatsız’ şeklinde bildirimde bulunup, aşamalarda aynı yönde sözler sarf eden sanık Halil hakkında; ‘sabıkasının bulunmamasına ve hakkında yakalama emri çıkarılmamış bulunmasına rağmen; sanığın geçmişi ve suça eğilimli kişiliği, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, sanığın savunmasının alınması amacıyla hakkında yakalama emri çıkarılmış olması ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri de dikkate alınarak’ seklindeki; dosya kapsamına uymayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesi hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi…”

BİZİM GİBİ GÖZÜ YAŞLI AİLELERE NE ZAMAN ADALET GELECEK”

İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararının ardından cinayet yargılaması, 5 Mart’ta yeniden başlayacak. Yeniden yargılamanın ilk duruşması öncesinde Samet Özgül’ün kardeşi Berna Özgül, istinafın verdiği bozma kararına tepkisini; ANKA Haber Ajansı’na konuşarak dile getirdi. Berna Özgül şunları söyledi:

“Ağabeyim Samet Özgül, 5 Kasım 2022 günü akşam işe giderken trafikte kırmızı ışıkta uyardığı üç kişi tarafından önce durdurulmaya zorlandı. Sonrasında da boğazından bıçaklanarak öldürüldü. Kendi imkanlarıyla hastaneye yetişse de maalesef onu 7 Kasım 2022 günü kaybettik.

2023 yılının eylül ayında en son görülen davamızda bu üç şahsa, Halil İbrahim Demirci’ye ‘kasten adam öldürmeden’ müebbet hapis cezası, Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’e ‘kasten adam öldürmeye yardım ve iştirakten’ 12 yıl hapis cezası verilmişti.

Ancak istinaf, bu kararı bozdu. ‘Halil İbrahim Demirci ‘pişmanım’ dediği için neden indirim uygulamadın?’ dedi. Davanın yeterli şekilde gerekçelendirilmediğini belirterek bu üç kişiden iki kişiyi tahliye kararı verdi. Halil İbrahim Demirci’nin de müebbet hapis cezasını bozdu.

“BUNLAR SUÇ KAYDI OLAN, SUÇA MEYİLLİ İNSANLAR”

Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’ün yirmiyi aşkın suç kaydı bulunmaktadır. Halil İbrahim Demirci’nin de sanırım çocuk cezaevinde suç kaydı var. Bu insanlar suça meyilli insanlar. Maalesef ki ben ağabeyimi o gün kaybettim. Hem de hiç uğruna kaybettim. Hepimiz, aile olarak, arkadaş çevresi olarak; yasa boğulduk ve asla bu işin içinden de çıkamıyoruz. Ben kendi hayatıma devam edebiliyorum keza ailem de aynı şekilde. Bizler ancak içimize bir nebze de olsa su serpilirse, bu üç kişinin en ağır şekilde yargılanmasıyla ancak içimize su serpilir. Ben yardım ve iştirak eden Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’e verilen cezayı hafif buluyorum. Daha da ağır cezalar verilsin istiyorum. Yine keza Halil İbrahim Demirci için de müebbet hapis cezası verildi. Ancak ‘canavarca hisle adam öldürme’ var burada. Daha da ağır yargılansın istiyorum. Yargılansın ki içimize bir nebze olsun su serpilsin.

“5 MART’TA DAVAMIZ GÖRÜLECEK. HERKESİN DESTEKLERİNİ VE KATILIMLARINI BEKLİYORUZ”

Neden biz adalet arayışındayız ki? Artık adalet yerini bulsun ki biz ailelerin içine bir nebze de olsun su serpilsin. Ben daha önce de söyledim: Bizim gibi gözü yaşlı ailelere ne zaman adalet gelecek? 5 Mart 2024 tarihinde davamız görülecek. Herkesin desteklerini ve katılımlarını bekliyoruz.”

ÖZGÜL’ÜN ANNESİ HACER BARAN: “AZMETTİRİCİ BABA”

Samet Özgül’ün annesi Hacer Baran ise karara karşı duyduğu tepkiyi şöyle dile getirdi:

“Orada katledilecek şekilde suçu neydi benim çocuğumun? Eğer adalet sağlanamazsa Adalet Bakanlığı’ndan ben şunu istiyorum: Samet’i geri versin bana. Ben Samet’i istiyorum. Bizim istediğimiz sadece basit bir adalet. Ben altı tane çocuğuma bakabildiysem, doğru düzgün yetiştirebildiysem bu ülkeye devlete o çocuğu da ailesi çok güzel bakabilir ve yetiştirebilirdi. Senin gibi babaların Allah belasını versin. İlk başta baba, azmettirici baba. Babanın hak edeceği en ağır ceza ne ise onu istiyorum ben. O gün arabayı benim çocuğumun önüne niye kırdın sen? Hiçbir suçu günahı yokken. Adalet Bakanlığı’ndan ben sadece basit adalet istiyorum bir vatandaş olarak. Başka bir şey istemiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/motokurye-samet-ozgulun-katilinin-cezasi-indirildi-aile-adalet-arayisini-surduruyor/feed/ 0
Muş İl Emniyet Müdürlüğü, Ocak Ayında Gerçekleştirdiği Operasyonları Açıkladı https://www.haber60.com.tr/mus-il-emniyet-mudurlugu-ocak-ayinda-gerceklestirdigi-operasyonlari-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/mus-il-emniyet-mudurlugu-ocak-ayinda-gerceklestirdigi-operasyonlari-acikladi/#respond Sat, 03 Feb 2024 08:30:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5817 Muş İl Emniyet Müdürlüğü, Ocak ayında gerçekleştirdiği suç ve suçlularla mücadele operasyonlarını açıkladı.

Muş İl Emniyet Müdürlüğü tarafından diğer aylarda olduğu gibi ocak ayında da şehir genelinde asayiş, narkotik, kaçakçılık, göçmen ve terörle mücadele alanlarında etkili çalışmalar yürütüldü. Muş Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “42 bin 372 şahıs ve 15 bin 072 araç sorgulanmış olup toplamda 537 bin 684 TL idari para cezası uygulanmıştır. Narkotik olaylarının aydınlatılması ve suçun önlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda; 28 olay aydınlatılmış, 35 şahıs yakalanmış, 3 şahıs mahkemece tutuklanmış olup toplamda 9,12 gram esrar, 19,25 gram sentetik Kannabinoid (Bonzai), 3101 gr Metamfetamin, 7,36 gram Skunk ele geçirilmiştir. Siber Suçlarla Mücadele alanında yapılan çalışmalarda ise 43 olayın şüphelileri tespit edilerek olay aydınlatılmıştır. Asayiş olaylarıyla ilgili yapılan çalışmalarda da 186 olay aydınlatılarak 72 şahıs yakalanmış, 16 şahıs mahkemece tutuklanmış olup toplamda 9 adet ruhsatsız tabanca ve 160 adet fişek ele geçirilmiştir” denildi.

Kaçakçılık olaylarıyla ilgili yapılan çalışmalarda da 12 olayın aydınlatılıp, 16 şahsın yakalanarak adli makamlara sevk edildiğinin belirtildiği açıklamanın devamında, “Toplamda 3 adet ruhsatsız tabanca, 49 adet fişek, 167bin 400 dal boş makaron, 11 bin adet sigara filtresi, 470 kg kıyılmış tütün ele geçirildi. 6 kilogram nargile tütünü, 4 bin 50 adet sigara sarma kağıdı, 59 paket kaçak sigara, 39 bin 460 dal içi tütünle doldurulmuş makaron, 9 adet Emtia ürün, 3 adet tarihi eser, 1 adet Wifi cihazı, 1 adet mini kamera ele geçirilmiştir. Terör olaylarıyla ilgili yapılan çalışmalarda 13 şahıs yakalanarak adli makamlara sevk edilmiş olup, 1 şahıs tutuklanmıştır. İlçelerimizde 29 olayın aydınlatıldığı çalışmalarda yakalanan 44 şahsın 3’ü tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, şüpheli bir şahsın ikametinde yapılan aramada; 1 adet A-47 tam otomatik uzun namlulu silah, 62 adet 7.62 fişek, 4 adet AK-47 şarjörü, 1 adet ruhsatsız Huğlu marka yarı otomatik av tüfeği, 1 adet Magnum, Raskon yarı otomatik av tüfeği ve bu tüfeklere ait 18 adet kartuş ele geçirilmiş, şüpheli şahıs hakkında adli işlem başlatılmıştır. Ayrıca En İyi Narkotik Polisi Anne, Narkorehber, Terörle Mücadele BÖF (Bilgilendirme Önleme Faaliyetleri), Siber Suçlarla Mücadele Alanında Güvenli İnternet Kullanımı, Dolandırıcılık, Oltalama (pshing), Siber Zorbalık, Sosyal Medya Güvenliği, Teknoloji Bağımlılığı konularında ve diğer birimlerimiz tarafından, Güvenli Okul, KADES (Kadın Destek Uygulaması), çalışmalarıyla toplamda 2231 vatandaşa bilgilendirme yapılmıştır. Yabancı şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda da, ‘Göçmen Kaçakçılığı’ suçundan 2 adli işlem yapılmış, yakalanan 4 şüpheli şahıstan 2’si adli kontrol şartıyla, 2’si ikmalen serbest bırakılmıştır. Yapılan çalışmalarda yakalanan 9 yabancı uyruklu şahıstan 8’ine toplamda 182 bin 672 TL idari para cezası yazılarak Geri Gönderme Merkezine sevk edilmiş olup 1 yabancı uyruklu şahsa ise Hürriyet Polis Merkezi Amirliğince hırsızlık suçundan adli işlem yapılarak Geri Gönderme Merkezine sevk edilmiştir. Ayrıca başka ilden ‘Geçici Koruma Belgesi olup Yol İzin Belgesiz seyahat eden 1 yabancı uyruklu şahsa 6 bin 425 TL idari para cezası yazılmıştır. Kayıp şahısların bulunmasına yönelik yapılan çalışmalarda da 5 şahıs bulunmuştur” ifadelerine yer verildi. – MUŞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/mus-il-emniyet-mudurlugu-ocak-ayinda-gerceklestirdigi-operasyonlari-acikladi/feed/ 0
Şimşek’ten üniversite öğrencilerine uyarı: Banka hesaplarını kara para aklayanlara kullandıranlar hapis cezası alabilir https://www.haber60.com.tr/simsekten-universite-ogrencilerine-uyari-banka-hesaplarini-kara-para-aklayanlara-kullandiranlar-hapis-cezasi-alabilir/ https://www.haber60.com.tr/simsekten-universite-ogrencilerine-uyari-banka-hesaplarini-kara-para-aklayanlara-kullandiranlar-hapis-cezasi-alabilir/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5711 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, üniversite öğrencilerine, gelir elde etmek amacıyla banka hesaplarını kara para aklayan ya da terörü finanse eden kişilere kullandırmaması konusunda uyarıda bulundu. Şimşek, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi konusunda kamuoyunun bilinçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmaları anlattı.

BAKAN ŞİMŞEK’TEN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE UYARI

Şimşek, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi konusunda kamuoyunun bilinçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmaları anlattı. Kamuoyunun bilinçlenmesinin, bu suçların önlenmesindeki kritik rolünü dikkate alarak farkındalık artırıcı çalışmalara önem verdiklerini vurgulayan Şimşek, özellikle üniversite öğrencilerinin “hesap kullandırma” faaliyetlerinde bulunabildiğini söyledi.

“HESAPLARINI KARA PARA AKLAYAN KİŞİLERE KULLANDIRMASINLAR”

Şimşek, MASAK’ın üniversite öğrencilerine bu konudaki gerekli bilgilendirmeyi yapmak üzere Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ile işbirliği yaptığını belirterek, “Üniversite öğrencileri, gelir elde etmek amacıyla banka hesaplarını kara para aklayan ya da terörü finanse eden kişilere kullandırmasınlar. Gençler, bilerek ya da bilmeyerek geleceklerini karartmasınlar. Bu durum, kara para aklayan ya da terörü finanse eden kişilerin paranın izini kaybettirmek için yüksek miktarda para transferi gerçekleştirerek nihai amaçlarına ulaşmalarına sebep oluyor” dedi.

“HAPİS CEZALARIYLA KARŞILAŞABİLİRLER”

Bu kapsamda mesleki eğitimdeki öğrencilerin staj ücreti için açtığı hesaplara işaret eden Şimşek, “Hesaplarını kullandıranlar, ilerleyen süreçte hapis cezalarıyla karşılaşabilirler. Gençler, bu işlere bilmeden bulaşsalar dahi, sabıkalı duruma düşeceklerini ve geleceklerini karartma riskinin olduğunu bilmeli.” diye konuştu. Şimşek, MASAK’ın bu durumu engellemek için öncelikle RTÜK ile işbirliği yaptığı bilgisini vererek, TRT tarafından hazırlanan kamu spotunun televizyon kanallarında yayınlanmasına başlandığını bildirdi.

ÜNİVERSİTELERE GÖNDERİLMEK AMACIYLA AFİŞLER HAZIRLANDI

Ayrıca üniversite öğrencilerini bilinçlendirmek için MASAK tarafından hazırlanan afişlerin, üniversitelere gönderilmesi amacıyla YÖK’e iletildiğini anlatan Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu; “Bu afişlerde öğrencilere ‘Gelecek hesaplarınızı yakmayın. Kara para aklama, terör örgütlerinin finansmanı ve dolandırıcılık gibi suçların para transferlerinde banka hesaplarınızın kullanılması durumunda ağır hapis cezasıyla karşılaşabilirsiniz. Banka hesaplarınızı başkalarına kullandırmayın.’ uyarısı yapıldı. Benzer işbirliği Gençlik ve Spor Bakanlığı ile de gerçekleştirildi. MASAK tarafından hazırlanan afişler, gerek Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğüne ait ve gerekse özel yurtlarda asılması amacıyla Bakanlığına gönderildi. YÖK’ün ardından ortaöğretim çağındaki gençlerin bilgilendirilmesine yönelik Milli Eğitim Bakanlığı ile de ortak çalışma başlatıyoruz.”

“YENİ SUÇ AĞLARI DEŞİFRE EDİLİYOR”

Şimşek, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi amacıyla yasal mevzuat ve MASAK’ın kurumsal yapısının güçlendirilmesiyle kamuoyunun bu konularda güçlü biçimde bilgilendirilmesi faaliyetlerine devam edeceklerini dile getirerek, “Kara parayla mücadele, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi açısından da önem taşıyor. Devleti gelir kaybına uğratacak her türlü kayıt dışı işlemin yakından takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı. MASAK’ın, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi konusunda çalışmalarına, kolluk kuvvetleri ve adli mercilerle de işbirliği içinde aralıksız sürdüğünü vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti; “MASAK, uyuşturucu kaçakçılığı, örgütlü suçlar, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık başta olmak üzere kara parayla ilgili pek çok konuda gerek kolluk birimlerine ve gerekse adli birimlere çok önemli katkılar sağlıyor. MASAK bir yandan mali sektörden şüpheli işlem bildirimleri vesair bilgileri temin ediyor bir yandan da adli merciler ve kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü soruşturmalardaki bilgi ve belgeleri ediniyor. Toplanan verilerle soruşturma dosyalarında yer alan bilgi ve belgeler teknolojik araçlar ve uzmanlık bilgisiyle harmanlanarak yüksek hassasiyetle analize tabi tutuluyor. Bu analizler sonucu adli mercilerle kolluk kuvvetlerine suç ve suçluya dair yeni açılımlar sağlanıyor, suç şüpheleri kesinleştiriliyor, yeni suç ağları deşifre ediliyor, suçtan elde edilen kara paraya el konulması sağlanıyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/simsekten-universite-ogrencilerine-uyari-banka-hesaplarini-kara-para-aklayanlara-kullandiranlar-hapis-cezasi-alabilir/feed/ 0
Çaycuma’da Boşanma Aşamasındaki Eşini Öldüren Şahıs Hakkında Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası İstendi https://www.haber60.com.tr/caycumada-bosanma-asamasindaki-esini-olduren-sahis-hakkinda-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-istendi/ https://www.haber60.com.tr/caycumada-bosanma-asamasindaki-esini-olduren-sahis-hakkinda-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-istendi/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:18:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5625

ZONGULDAK’ın Çaycuma ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi N.K.’nin (39) bulunduğu evde, birlikte gördüğü sevgilisi olduğu öne sürülen Yaşar Esen’i (35) 8 bıçak darbesiyle öldüren Mustafa Köse, 2 oğlu ve oğlunun arkadaşı hakkında ‘Tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianamede yer alan savunmasında olay yerinde olmadığını söyleyen Mustafa Köse’nin giydiği pantolonunun üzerindeki kan izlerinin Yaşar Esen’e ait olduğu DNA raporuyla ortaya çıktı.

Olay, geçen yıl 3 Nisan’da Çaycuma ilçesi Ahatlı köyünde meydana geldi. Karabük’te oturan N.K., Çaycuma ilçesine bağlı Ahatlı köyündeki ağabeyinin evine geldi. N.K., 10 gün sonra burada sevgilisi olduğu öne sürülen Yaşar Esen ile buluştu. Durumu öğrenen N.K.’nin boşanma aşamasındaki eşi Mustafa Köse de gece saatlerinde oğulları Umut Köse (20), S.T. (16) ve oğlunun arkadaşı Umut Çelen (19) ile birlikte köye geldi. 4 kişi, N.K., 11 yaşındaki kızı ve Yaşar Esen’in bulunduğu eve, camı kırarak girdi. Burada grup, Esen’e bıçak ve sopalarla saldırdı. Esen 8 yerinden bıçaklanırken, 4 şüpheli kaçtı. Çağrılan ambulansla Çaycuma Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yaşar Esen kurtarılamadı. Şüpheliler, suç aletleriyle birlikte şehir dışına kaçmaya çalışırken yakalandı. Mustafa ile oğlu Umut Köse ve arkadaşı Umut Çelen tutuklanırken, annesi N.K.’nin kızlık soy ismini taşıyan diğer oğlu S.T. adli kontrol ile serbest bırakıldı.

‘SİZ ÜSTLENİN, BEN SİZE BAKARIM’ DEMİŞ

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmasını tamamlayarak iddianame hazırladı. İddianamede sanıklardan Umut Çelen ifadesinde, “Mustafa Köse, oğlu Umut’u arayıp ‘Toplayabildiğiniz kadar adam toplayın’ dedi. Bizi aldı ve yola çıktık. Mustafa ‘N.K. başka erkekle yatıyor. Namus meselesi’ diyerek paspasın altından 3-4 tane bıçak çıkarıp vermek istedi. Ben almadım. Eve varınca Yaşar Esen’i camdan uygunsuz gördük, küfür etti. İlk Mustafa, sonra Umut, ben ve S.T. camdan içeri girdik. Olay yerinden kaçarken Mustafa, Umut’a ‘Ben Yaşar’ı bıçakladım. Siz üstlenin, ben size bakarım’ dedi. Onlar kabul etmedi” dedi.

BİLGİSİ OLMADIĞINI ÖNE SÜRDÜ

İddianamede ayrıca sanıklardan Mustafa Köse’nin de ifadelerine yer verildi. Köse’nin suçlamaları reddederek, “Olayla ilgili hiçbir bilgim yok. Eve giderken polis ekipleri durdurunca öğrendim. Yaşar Esen’i kim niye öldürdü, bilmiyorum. Aracımdan çıkan bıçakları da bilmiyorum” dedi.

İddianamede, Köse’nin giydiği pantolondaki kan izlerinin Yaşar Esen’e ait olduğu DNA testiyle ortaya çıktığı, şüphelinin ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildiği ifade edildi.

Cinayeti babasının işlediğini öne süren Umut Köse ise “Eve girince babam yatak odasının kapı camını kırarak odaya girdi. Önce Yaşar bıçak çekti. Yaşar bize doğru da küfür edince sinirlenip sopa ile vurdum. S.T., Yaşar’ı bacağından bıçakladı. Umut Çelen de kafasına küçük masayla vurdu. Yaşar yere düştü, babam da üzerine çıkıp bıçakladı” diye konuştu.

S.T. ise Yaşar Esen’i bıçaklamadığını, kimin nasıl vurduğunu görmediğini söyleyerek suçlamaları reddetti.

‘AĞRI KESİCİ’ SOPA

İddianamede olay yeri incelemesi sırasında yatak odasında 1 kanlı bıçak ile ‘ağcı kesici’ yazan kanlı sopanın ele geçirildiği, diğer bıçakların Mustafa Köse’nin otomobilinden çıktığı belirtildi. Ayrıca kırılan cam parçalarında Umut Çelen’in parmak izi olduğu tespit edildi.

ORTAK AMAÇ İÇİN YOLA ÇIKMIŞLAR

İddianamede ‘Mustafa Köse’nin uzun süredir ayrı yaşadığı eşi N.K.’nin Yaşar Esen ile aynı ikamette kaldığını öğrenmesi üzerine, namusuna leke geldiği düşüncesinin verdiği sinirle Umut Köse, Umut Çelen ve S.T.’yi yanına alarak köye gittikleri ve hangi ortak amaç için yola çıktıklarının bilincinde oldukları ve hiçbirinin bu duruma karşı çıkmadan veya vazgeçme imkanları varken ikamete girdikleri, yatak odası kapısını hep birlikte kırdıkları’ belirtilerek eylem ve fikir birliği içinde hareket ettikleri öne sürüldü. Zonguldak 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianameyle sanıklar hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanıklar ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/caycumada-bosanma-asamasindaki-esini-olduren-sahis-hakkinda-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-istendi/feed/ 0
Karacabey’de Lise Öğrencisine Cinsel İstismar Davasında Şahıs 18 Yıl Hapis Cezasına Çarptırıldı https://www.haber60.com.tr/karacabeyde-lise-ogrencisine-cinsel-istismar-davasinda-sahis-18-yil-hapis-cezasina-carptirildi/ https://www.haber60.com.tr/karacabeyde-lise-ogrencisine-cinsel-istismar-davasinda-sahis-18-yil-hapis-cezasina-carptirildi/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:24:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5488 Bursa’nın Karacabey ilçesinde lise öğrencisi C.B.’ye (14) cinsel istismarda bulunup, hamile kalmasına neden olan Şahin K. (22), tutuklu yargılandığı davada, 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü sanığın cezasında indirim yapmadı.

CİNSEL İSTİSMARA UĞRAYIP HAMİLE KALDI

2023 yılının Mart ayında lise öğrencisi olan C.B, 1’i erkek 1’i kız, 2 arkadaşıyla birlikte, kendisini davet eden sevgilisi Şahin K.’nin babaannesinin evine gitti. İddiaya göre C.B.’yi evdeki ayrı bir odaya çağıran Şahin K., yalnız kaldıklarında cinsel istismarda bulundu. Olaydan 6 hafta sonra karın ağrısı şikayeti ile doktora giden C.B., hamile olduğunu öğrenince durumu ailesine anlattı. C.B.’nin ailesinin polise şikayeti üzerine gözaltına alınan Şahin K. tutuklandı. C.B.’nin gebeliği ise Karacabey Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla sonlandırıldı.

Savcılık soruşturması kapsamında Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) ifadesi alınan C.B., şüphelinin eski sevgilisi olduğunu, olay günü 2 arkadaşı ile birlikte, Şahin K.’nin babaannesinin evine gittiklerini söyledi. Evde yalnız kaldıkları sırada, izin vermemesine rağmen Şahin K.’nin cinsel istismarda bulunduğunu belirten C.B., şikayetçi olduğunu söyledi.

Hakkında Bursa 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan Şahin K., duruşmalarda yaptığı savunmada, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyip, C.B. ile kendi rızası ile birlikte olduklarını öne sürdü. Şahin K., “C.B.’nin 16 yaşında olduğunu, 10’uncu sınıfa gittiğini biliyordum. Kendisiyle zorla değil, isteğiyle birlikte olduk. Üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

MESAJLARI DELİL OLARAK SUNDU

Şahin K., yargılama sürecinde, emniyetteki ve savcılıktaki ifadelerini yineleyip, beraatini ve tahliyesini talep ederken, sanık avukatı Sedat Gülen ise karar duruşmasında yaptığı savunmada, müvekkili ile C.B. arasındaki sosyal medya ve WhatsApp yazışmalarını mahkemeye delil olarak sundu. Gülen, cinsel istismar suçunun oluşmadığını ve müvekkilinin mağdurla kendi rızasıyla ilişkiye girdiğini söyleyerek, “Sanığın mağdura tecavüz etmediği net bir şekilde bellidir. Dosyanın içerisinde yer alan Instagram mesajlarında bu durum ortaya koyulmuştur. Çünkü sanık ve mağdur arasındaki mesajların ilişkiden sonra yazıldığı bellidir. Mesajların içeriği yaşadıkları cinsel ilişkidir ve tekrarına ilişkin yazışmalar vardır. Bu bile rıza ile cinsel ilişkinin ortaya koyulduğunu göstermektedir. Ayrıca yine mağdurun cep telefonundaki WhatsApp kayıtlarına baktığımızda, 3 arkadaşı ile olan mesajlaşmalarda, yine rıza ile cinsel ilişkiye girdiği net bellidir. Bu mesajlarda mağdur arkadaşlarına, ‘Şahin ile sevgiliydik. Şahin beni aldattı, beni engelledi. Telefonlarıma cevap vermiyor’ demiştir” ifadelerini kullandı.

‘YAŞINI BİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL’ DİYEREK KUZENİNİ TANIK OLARAK GÖSTERDİ

Avukat Gülen, Ekim 2008 doğumlu olan mağdurun, suç tarihinde ay itibarıyla 15 yaşına girmediğine ve aradaki 7 aylık zaman dilimi nedeniyle müvekkilinin üzerine atılı suç vasfının değiştiğini belirterek, şunları söyledi:

“Buradaki tek sıkıntı, mağdurun yaşının 14 olmasıdır. Sanığın ‘taksirli sorumluluk’ kapsamında hata hükümlerinden yararlanması gerekmektedir. Aynı okula gitmedikleri, aynı mahallede yaşamadıkları ve bir arkadaş ortamında tanıştıkları için sanığın mağdurun yaşını tam olarak bilmesi mümkün değildir. Mağdur yaşını sanığa söylerken kaç olarak söylemişse, sanığın mağdurun yaşını o şekilde bilmesi hayatın olağan akışına uygundur. Kaldı ki müvekkilim hem emniyet hem savcılık hem de mahkemedeki ifadesinde, defaatle, mağdurun kendisini tanıtırken 16 yaşında olduğunu söylediğini belirtmiştir. Mağdur, yaşı konusunda sanığı yanıltmıştır. Bunun en büyük tanığı mağdurun kuzenidir. Kuzeni mahkemede verdiği ifadede, mağdur ile sanığı kendisinin tanıştırdığını ve tanışma sırasında mağdurun yaşını 16 olarak söylediğini belirtmiştir. Dolayısıyla sanık yaş konusunda hataya düşmüştür ve mağdurun yaşının küçük olduğunu bildiği takdirde, onunla ilişki yaşamayacağını defaatle söylemiştir.”

‘MİNYON TİPLİ OLDUĞU İÇİN KÜÇÜK OLDUĞUNU ANLAYABİLİRDİ’

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, mağdurun minyon tipli olduğuna, mağduru ilk kez gören birinin dahi yaşının küçük olduğunu anlayabileceğini belirterek, suçunu sabit gördüğü Şahin K.’ye ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan 18 yıl hapis cezası verip, tutukluluğunun devamına hükmetti. Heyet verilen cezada hiç bir indirim de yapmadı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/karacabeyde-lise-ogrencisine-cinsel-istismar-davasinda-sahis-18-yil-hapis-cezasina-carptirildi/feed/ 0
Kayseri’de kaybolan tıp fakültesi öğrencisinin ölümüne ilişkin takipsizlik kararı tepki çekti https://www.haber60.com.tr/kayseride-kaybolan-tip-fakultesi-ogrencisinin-olumune-iliskin-takipsizlik-karari-tepki-cekti/ https://www.haber60.com.tr/kayseride-kaybolan-tip-fakultesi-ogrencisinin-olumune-iliskin-takipsizlik-karari-tepki-cekti/#respond Thu, 25 Jan 2024 09:06:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4976

KAYSERİ’de kaybolduktan 13 gün sonra viyadüğün altında cansız bedeni bulunan tıp fakültesi öğrencisi Enes Ahmet Tekin’in (25) ölümüne ilişkin soruşturmada takipsizlik kararı verilmesine tepki gösteren baba Osman Tekin, “İlk gün müracaatımızı yaptıktan sonra hiçbir araştırma yapılmadı. Şu an elimde 300’ün üzerinde evrak var ve bunların çoğu masa başında sonradan yazılmış tutanaklar. İntihar olduğunu söylediler. ‘Yapmaz benim yavrum’ desem de dinlemediler” dedi.

Talas ilçesinde oturan Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi 5’inci sınıf öğrencisi Enes Ahmet Tekin, geçen yıl 21 Temmuz’da annesi ile hastaneye gitti. Annesinin yanından, ‘Lavaboya gidiyorum’ diyerek ayrılan Tekin’den bir daha haber alınamadı. Hayatından endişe eden ailesi, durumu polise bildirdi. Polis arama çalışması başlatırken; basına konuşan aile, Enes Ahmet Tekin’in tıp fakültesini istemediğini, sırf kendilerini kırmamak için bölüme devam ettiğini belirterek, oğullarının eve dönmesi için çağrıda bulundu. Ancak polis ekipleri, 13 gün sonra Tavlusun Mahallesi Derevenk Viyadüğü’nün altındaki dere yatağında Ahmet Enes Tekin’in cesedini buldu. Kayseri Devlet Hastanesi’nde otopsi işlemleri tamamlanan Tekin’in cenazesi, Kocasinan ilçesi Amarat Mahallesi’nde Evliya Mezarlığı’nda toprağa verildi.

TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, Enes Ahmet Tekin’in bir suç ya da suç unsuru sonucu ölme ihtimaline karşı ‘başkasını intihara yönlendirme’ ve ‘yardım etme’ suçlarından yürüttüğü soruşturmayı tamamlayıp, takipsizlik kararı verdi. Savcılık, ailesinin 31 Temmuz 2023’te ölen Tekin’in bilgisayarında intiharla ilgili bilgileri gördüklerini beyan ettiklerinin tespit edildiği, dosya kapsamında yapılan incelemede, Tekin’in herhangi bir kişi tarafından intihara yönlendirildiğine ya da yardım ettiğine dair maddi bir delilin tespit edilemediği, ölenin herhangi bir suç ya da suç unsuru neticesinde vefat ettiğine dair delil elde edilemediği gerekçeleriyle faili meçhul şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi.

‘İHMALLERLE DOLU BİR TAHKİKAT YÜRÜTÜLDÜ’

Enes Ahmet’in babası Osman Tekin, verilen karara tepki gösterdi. Baba Tekin, “Davaya takipsizlik kararı verildi. 21 Temmuz’dan bu yana 6 ay içinde ihmallerle dolu bir tahkikat yürütüldü. İlk gün müracaatımızı yaptıktan sonra hiçbir araştırma yapılmadı. Şu an elimde 300’ün üzerinde evrak var ve bunların çoğu masa başında sonradan yazılmış tutanaklar. Oğlumun ilk bulunduğu gün, 3 Ağustos’ta olay yeri incelemenin en ufak delilleri dahi araştırması gerekirken viyadükten aşağı inmeye bile tenezzül etmediler. İntihar olduğunu söylediler. ‘Yapmaz benim yavrum’ desem de dinlemediler” dedi.

‘YAĞMUR YAĞDIĞI İÇİN HER ŞEY SİLİNMİŞTİ’

Olay sonrası başka görgü tanıklarının da ortaya çıktığını söyleyen Tekin, “Sonraki zamanlarda görgü tanıkları çıktı. Hatta viyadüğe yakın bir şantiye bekçisinin de gördüğünü öğrendik. Bekçinin anlattıkları çocuğumun eşkaline tam uyuyor. Yanında birkaç kişi olduğunu, sonra beyaz bir piyasa taksisi geldiğini söylüyor ve plakasını veriyor. Fakat polise verdiği ifadede, görmediğini, bilmediğini söylüyor. Ayın 25’inde gönüllüler olarak viyadüğü aradık. Aslında 1,5 metre yakınına gelmişiz fakat hiçbir koku almadık ve görmedik. 3 Ağustos’ta ise elleriyle koymuş gibi oradan bulup, çıkarttılar. Olay yeri incelemeyi sonradan istedim. ‘Araştırma yapılsın, yukarıda kan izleri gördüm, yağmur yağmadan bakılsın’ dedim. Polis, savcılığın talimatından 1 hafta sonra geldi. Fakat yağmur yağdığı için her şey silinmişti” diye konuştu.

’10 SENE İÇİNDE BURADA BAŞKA ÖLÜMLER DE YAŞANDI’

?Dosyanın kapatıldığını belirten Tekin, “15 Aralık’ta savcı ile görüştük. Bize artık yapılacak bir şey olmadığını, dosyada sona gelindiğini, benim iddialarımın geçerliliği olmadığını, görgü tanıklarının bizim söylediklerimizi anlatmadığını söyledi ve dosya kapatıldı. İnşallah bir şey çıkar, çocuğum burada bu kadar dolaştıysa mutlaka gören olmuştur. Görenler, duyanlar olduysa; maddi-manevi arkalarındayım. Buraya çit taktıklarında ve mobese kamerası kurduklarında buradaydım. Köprü yapılalı bunca zaman oldu. 10 sene içinde burada başka ölümler de yaşandı. Selfie çekerken hayatını kaybeden insanlar oldu. Önlemi yeni alarak günah mı çıkarıyorlar” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseride-kaybolan-tip-fakultesi-ogrencisinin-olumune-iliskin-takipsizlik-karari-tepki-cekti/feed/ 0
Zonguldak’ta sevgilisini ve iş arkadaşını öldüren kadının tedavi kayıtları bulunamadı https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-sevgilisini-ve-is-arkadasini-olduren-kadinin-tedavi-kayitlari-bulunamadi/ https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-sevgilisini-ve-is-arkadasini-olduren-kadinin-tedavi-kayitlari-bulunamadi/#respond Sun, 21 Jan 2024 08:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4405

ZONGULDAK’ta sevgilisi Güray Çakmak (46) ile Mustafa Kurt’u (43) öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Sevilay Kıral (30), ilk duruşmada psikiyatrik tedavi gördüğünü söyledi. Kıral’ın belirttiği 2 hastaneden evrak talep eden mahkeme heyetine, 2’nci duruşmada ‘tedavi kayıtlarına rastlanılmamıştır’ cevabı geldi. Sanık avukatı ise müvekkili ile görüşüp, tedavi gördüğü başka hastaneleri bildirebilmesi için süre talep etti.

Olay, 23 Şubat 2023’te Karaelmas Mahallesi Mustafa Aşçı Caddesi’ndeki evde meydana geldi. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) görevli 4 çocuk babası Mustafa Kurt, aynı kurumda çalışan ve TTK’ya ait müstakil lojmanda kalan, borç meselesi nedeniyle husumetli olduğu 11 yıllık iş arkadaşı Sevilay Kıral’ın evine gitti. İddiaya göre; Kurt ile Kıral ve sevgilisi Güray Çakmak arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile Kurt, sırtından bıçaklandı. Yardım çağırmak için dışarıya kaçmaya çalışan Kurt, kanlar içerisinde yere yığıldı. Kurt hastanede hayatını kaybetti, gözaltına alınan Sevilay Kıral ile sevgilisi Güray Çakmak tutuklandı. Sanıklar hakkında hazırlanan iddianamede; sevgililerin cinayetten önce plan yaptıkları, Kıral’ın cinayeti işlediği, Çakmak’ın da suça iştirak ettiği belirtildi. İddianamede, çift hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi ile dava açıldı. İlk duruşmada, sevgililer birbirlerini suçlarken, Güray Çakmak tahliye edildi, Sevilay Kıral’ın tutuklu yargılanmasına karar verildi.

Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2’nci duruşmaya; Sevilay Kıral, SEGBİS aracılığı ile katılırken, Güray Çakmak ile avukatlar salonda hazır bulundu. Kıral, ilk duruşmada psikiyatrik tedavi gördüğünü, bunun üzerine söylediği 2 hastanede evrak talep eden mahkeme heyetine, 2’nci duruşmada ‘Kıral’ın tedavi kayıtlarına rastlanılmamıştır’ cevabı geldi. Sanık avukatı, müvekkili ile görüşüp, tedavi gördüğü hastaneleri bildirebilmesi için süre talep etti.

‘SUÇ VASFI DEĞİŞECEKTİR’

Kıral’ın avukatı, “Müvekkilim hem psikolojik tedavi görüyor hem de olay günü sabahtan akşama kadar alkol alıyor. Bu kadar alkol alan birinin atılı suçu işlemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Evden çıkıp giderken sanık Güray, ‘Sevilay, sen ne yapıyorsun?’ demiş. Sevilay da ‘Korkma, şikayet etmez’ demiştir. Bu husus müvekkilimin kastının, öldürme olmadığını yaralama olduğunu göstermektedir. Kastı aşan durum söz konusudur. Bu nedenle suç vasfı değişecektir, müvekkilin tahliyesini talep ederiz” dedi. Olay günü telefondan 3 mesajın silindiğinin belirlendiğini vurgulayan Kıral’ın avukatı, ayrıca telefonun Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü’ne gönderilerek silinen mesajların tespiti yönünde araştırma yapılmasını talep etti.

HASTANE EVRAKI İÇİN SÜRE

Tutuksuz sanık Çakmak’ın avukatı ise olay günü el konulan cep telefonunun, müvekkilinin babasına ait olması nedeniyle iadesini talep etti. Savcı, Kıral’ın tutukluluk halinin devamını ve eksik hususların giderilmesi yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, Sevilay Kıral’ın avukatına sanığın psikiyatrik veya nörolojik tedavi gördüğü başka hastaneleri bildirmesi için süre verirken, hastanelerden de tedavi evrakının istenilmesine karar verdi. Sevilay Kıral’ın tutukluluğuna, Çakmak’ın telefonunun iade talebinin sonra değerlendirilmesine ve adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmedildi. Duruşma eksiklerin giderilmesi için ertelenirken, hastanelerden gelecek evraka göre sanık Kıral hakkında akıl sağlığı raporu istenecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-sevgilisini-ve-is-arkadasini-olduren-kadinin-tedavi-kayitlari-bulunamadi/feed/ 0
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik iddianame kabul edildi https://www.haber60.com.tr/ankara-cumhuriyet-bassavciligindan-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-iddianame-kabul-edildi/ https://www.haber60.com.tr/ankara-cumhuriyet-bassavciligindan-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-iddianame-kabul-edildi/#respond Wed, 17 Jan 2024 13:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3705 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca “Ayhan Bora Kaplan” suç örgütüne yönelik hazırlanan 61 sanık hakkındaki iddianame, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, 12 kişi “müşteki”, 61 kişi de “sanık” sıfatıyla yer aldı. Suç örgütünün kurucusu ve yöneticisinin “Ayhan” kod adlı sanık Bora Kaplan, diğer yöneticilerin ise sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik olduğu bildirildi.
İddianameye göre soruşturma, 7 Eylül 2023’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek Kaplan ve suç örgütü üyelerinden şikayetçi olan müşteki Erkan D’nin beyanları üzerine başlatıldı.
Erkan D. savcılık ifadesinde, 2016’da Kaplan ve suç örgütü üyelerince 2 gün boyunca zorla alıkonularak dişlerinin söküldüğünü, bu dönemde şikayetçi olduğunu ancak suç örgütünün tehdit ve baskıları nedeniyle kolluktaki ifadesinde gerçekleri söyleyemediğini anlattı.
İki cinayet soruşturmaya dahil edildi
Soruşturma aşamasında kod adıyla ifade veren gizli tanık, 2016’da gerçekleştirilen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Mahfuz Tatar’ın, suç örgütü kurucusu ve yöneticisi Kaplan’ın talimatıyla suç örgütü üyelerince öldürüldüğü bilgisini verdi.
Tatar’ın öldürülmesi olayıyla ilgili yapılan delil toplama ve değerlendirme faaliyetleri kapsamında bu suçla bağlantılı olarak bir cinayetin daha işlendiği anlaşıldı.
Tatar’ı silahlı suç örgütü üyesi Muhammet Kaplan ile öldüren Semih Arslan’ın, suç delillerinin gizlenmesi amacıyla suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde kasten öldürüldüğü ve örgütün deşifre olmaması için buna “intihar süsü” verildiği belirlendi.
Bora Kaplan “büyük abi”, diğer örgüt yöneticileri ise “küçük abi”
Suç örgütünün, bazı taksi duraklarından haftalık olarak “haraç” toplama, zorla senet imzalatma, dolandırıcılık, yağma, gasp ve uyuşturucu madde imal ve ticareti yapma gibi suçlardan haksız kazanç elde ettiği belirtildi.
Örgütün, ele geçirmek istedikleri işletmelerin önce “vale, otopark ve dış güvenlik” gibi işlerini alarak kendilerini kabullendirdikleri, sonrasında ise örgütün baskı gücünü kullanarak iş yerini ele geçirdikleri tespit edildi. İş yeri sahiplerinin direnmesi durumunda ise kalabalık şekilde mekana giden örgüt üyelerinin, gelen hesabı bahane ederek kavga çıkarıp işletme sahiplerini baskı altına aldığı belirlendi.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığınca hazırlanan raporda, sanıkların, 2019 ve sonrasında mal varlıklarında ciddi artış olduğu, bu suçlardan elde ettikleri gelirleri akrabaları ile üçüncü şahıslar adına mal varlığı alarak veya şirket kurarak akladığının tespit edildiği bildirildi.
Polisin teknik takibi sırasında, sanıkların birbirleriyle yaptığı görüşmelerde şifreli ifadeler kullandığı ortaya çıktı. Bu bağlamda sanıkların, Bora Kaplan’dan “büyük abi”, diğer örgüt yöneticilerinden ise “küçük abi” diye bahsettiği, ayrıca “araba” kelimesinin “silah” anlamında kullanıldığı deşifre edildi.
Örgüt içinde “iş bölümü” yapıldığı, bu kapsamda sanık Fethi Koyuncu’ya bağlı “tetikçi”, sanık Kanber Keskin’e bağlı da “vale” diye tabir edilen grupların bulunduğu belirtildi.
İstenen cezalar
Suç örgütünün Kaplan’ın talimatı ve bilgisi doğrultusunda, farklı tarihlerde Mahfuz Tatar ve Semih Arslan’ın öldürülmesi, müştekiler Altan T, Murat Y, Serhat T. ve Serdar H’nin silahla yaralanması, müşteki Erkan D’nin 2 gün boyunca alıkonularak işkence edilmesi, müşteki Mehmet Taha E’nin sahibi olduğu işletmelerin zorla alınması, müşteki Muhammed S’nin 2 otomobilinin gasp edilmesi ve zorla çek yazdırılması ile müşteki Emirhan B’nin darp edilmesi olaylarını gerçekleştirdiği bildirildi.
Bora Kaplan ve örgütün diğer yöneticileri, suç örgütünün işlediği tüm suçlardan sorumlu tutuldu.
İddianamede, Bora Kaplan ve diğer örgüt yöneticileri Koyuncu, Ayaş, Savaş, Keskin ve Sertçelik hakkında “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek”, “kasten öldürme”, “nitelikli kasten öldürme”, 7 kişiye yönelik “kasten yaralama”, 2 kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, 2 kişiye yönelik “nitelikli yağma”, “eziyet”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “suç üstlenme” ve 2 kez “suçluyu kayırma” suçlarından biri ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.
Diğer 55 sanık için de çeşitli sürelerde hapis cezası talep edildi.
İddianame Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-cumhuriyet-bassavciligindan-ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-iddianame-kabul-edildi/feed/ 0
Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş İftiralara Karşı Hukuk Mücadelesi Başlattı https://www.haber60.com.tr/guluc-belediye-baskani-gokhan-mustafa-demirtas-iftiralara-karsi-hukuk-mucadelesi-baslatti/ https://www.haber60.com.tr/guluc-belediye-baskani-gokhan-mustafa-demirtas-iftiralara-karsi-hukuk-mucadelesi-baslatti/#respond Tue, 16 Jan 2024 08:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3642 Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş hakkında ortaya atılan iftiralara yönelik hukuk mücadelesi başlattığını açıkladı.

Geçtiğimiz günlerde İYİ Parti’den Gülüç Belediye Başkanlığı’na adaylığı açıklanan Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş, hakkında iftira niteliğinde yorumlar nedeniyle hukuki sürecin başlatıldığını söyledi. 10 yıllık görev süresinde Gülüç’e 10’larca eser kazandırdığını vurgulayan Demirtaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yaklaşık bir yılı aşkın zamandır hakkımda ortaya atılan iddia ve iftiraları ibretle izlemekteyim. Yaklaşık 10 yıllık Gülüç Belediye Başkanlığı görev sürem içerisinde beldemin gelişmesi, halkımızın yaşam kalitesinin artması için modern belediyecilik anlayışı içerisinde canla başla hizmet ettim. Bu 10 yıllık görev sürem içerisinde Gülüç’ün çehresini değiştirecek ve modern kent hüviyetine kavuşmasını sağlayan 10’larca eseri beldemize kazandırmanın gururu ve mutluluğu içerisindeyim. Görev yaptığım 10 yıllık süreç içerisinde bazı basın yayın kuruluşlarının ortaya attığı iftira ve iddialarla ilgili olarak gerek İçişleri Bakanlığı, gerek Zonguldak Valiliği ve gerekse Kdz. Ereğli Kaymakamlığı tarafından soruşturma ve incelemeler yapılmış, hiçbir suç unsuru, yasa ve yönetmeliklere aykırı iş ve işlem olmadığı tespit edilmiştir. Birlikte görev yaptığımız tüm mülki amirlerimizden yaptığımız hizmetlere ilişkin hep takdir ve teşekkür gördüm. Devletimizin tüm kurum ve kuruluşları ile uyumlu çalışarak bu sayede beldeme hizmet aldım. Hali hazırda şahsım yada başkanı olduğum Gülüç Belediyesi hakkında mülki idareler tarafından başlatılan yada devam eden hiçbir soruşturma bulunmamaktadır. 31 Mart 2024 Yerel seçimlerine sayılı günler kala hakkımda ki iftira, karalama ve tek taraflı yayınların dozu artmış, hukuk, insan hakları ve kişi hakları hiçe sayılmaya başlanmıştır. Şahsıma yönelik kurulan bu aşağılık siyasi komplolara asla boyun eğmeyeceğimin bilinmesini isterim. Anayasanın 38. Maddesinin 4. Fıkrasında “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. Maddesinin ikinci fıkrasında “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” denilmektedir. Kaldı ki hakkımda yapılan şikayetin birinden Kdz. Ereğli Cumhuriyet Savcılığı takipsizlik kararı vermiş, karar Kdz. Ereğli Sulh Ceza Hakimliği’nce kesinleşmiştir. Söz konusu kişi hakkında şahsıma yönelik iftiraları nedeniyle ceza, maddi ve manevi tazminat davası açılması için hukuki süreç başlatılmıştır. Diğer suçlama ile ilgili olarak ise: davaya ilişkin henüz ilk duruşma bile yapılmamış, savunmalarımız, delillerimiz ve tanıklarımız dinlenmemiştir. Dolayısı ile ortada şahsıma yöneltilen suç iddiası ile ilgili olarak kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamaktadır. Bir yayın kuruluşu tarafından şahsım, ailem, adayı olduğum İYİ Parti mensupları, belediye çalışanlarımız ve birlikte siyaset yaptığımız ekibime yönelik hemen hemen her gün tek taraflı, tamamen iftira, hakaret ve karalamaya yönelik yapılan yayınların sorumlusu başta olmak üzere, bu yayınları referans alarak açıklama yada sosyal medya hesaplarında yazı yazıp yorum yapanlar hakkında da hukuki süreç başlatılmıştır. Ben bu güne kadar gücümü her zaman birlik ve beraberlik içerisinde bir aile olduğum Gülüç halkından aldım. Halkımızın desteği ile 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde Gülüç Belediyesi’nde İYİ Parti bayrağı dalgalanmaya devam edecek ve halkımızla daha önce olduğu gibi bundan sonrada birlik ve beraberlik içerisinde Gülüç’ümüze hizmet etmeye devam edeceğim.” – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/guluc-belediye-baskani-gokhan-mustafa-demirtas-iftiralara-karsi-hukuk-mucadelesi-baslatti/feed/ 0
Megadeth ve Scorpions Konser Biletlerinde Karaborsacılık Uyarısı https://www.haber60.com.tr/megadeth-ve-scorpions-konser-biletlerinde-karaborsacilik-uyarisi-2/ https://www.haber60.com.tr/megadeth-ve-scorpions-konser-biletlerinde-karaborsacilik-uyarisi-2/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:15:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3557 Dünyaca ünlü metal grubu Megadeth’in 8 yıl aradan sonra 12 Haziran’da İstanbul’da vereceği konserin internet üzerinden satışa sunulan biletleri, dakikalar içinde tükendi. 23 Mayıs’ta Türkiye’de konser verecek olan Scorpions grubunun biletleri de yok sattı. Her iki müzik grubunun biletleri tükenince, internet üzerinden yaklaşık 10 katı fiyatla ilanlar verilerek satılmaya başladı. Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu ve Avukat Fevzi Doğan internet üzerinden satılan konser biletlerinde ‘Karaborsacılık? ve ‘Dolandırıcılık’ uyarısı yaptı. Ağaoğlu, “Dünyaca tanınmış bir rock grubunun VIP konser bileti 2 bin 500 liraya satılmış ve bitmiş; aynı bilet 25-30 bin liraya satılıyor. Nerede satılıyor; internet ortamında satılıyor. Karaborsacılık suç. Bu suç, korkusuzca ilan vermek. Bunlara dikkat etmek ve onlardan korkmak lazım. Burada dolandırıcılık riski de var. Dolandırıcılar da bir kısım internet mecralarında ilanlar veriyor. Bununla ilgili kamu otoritelerinin gerekli incelemeleri yapmaları gerekiyor” diye konuştu. Avukat Fevzi Doğan ise, biletlerin sadece resmi satıcı aracılığıyla satılması gerektiğini belirterek, “Telif hakları sahibini de zarara uğratmış oluyorsunuz, bu hem etik değil, hem de adli açıdan suç” dedi.

’13 BİN LİRALIK BİLET İÇİN 85 BİN 397 LİRA İSTENDİ”

Her iki müzik grubunun düzenleyeceği konserlerin biletleri ise satışa çıkarılan biletlerin tükenmesinin akabinde yerli ve yabancı çeşitli internet sitelerinde karaborsaya düştü. Yayınlanan ilanlarda; Megadeth konseri için belirlenen 792 liralık standart biletlerin yaklaşık 5 bin 500 liraya, 2 bin 750 lira fiyat biçilen V.İ.P biletlerin ise 25 bin lira ile 30 bin lira arasında satışa çıkarılması dikkat çekti. Scorpions için de dönem aralıklı olarak belirlenerek bin 350 lira ile 13 bin lira aralığında resmi olarak satışa çıkarılan biletlerin de benzer şekilde yaklaşık 10 kata varan fiyat farklarıyla satışa çıkarılması göze çarptı. Bir internet sitesindeki ilanda, satıcının 23 Mayıs 2024 tarihli Scorpions konseri için satın aldığı 13 bin liralık V.İ.P bileti 85 bin 397 liraya satışa sunduğu görüldü.

ORGANİZATÖRDEN KARABORSACILIK AÇIKLAMASI

Biletlerin hızla tükenmesi sebebiyle, müzikseverler sosyal medyada paylaşımlarıyla duruma isyan etti. Megadeth konserinin organizatörü Vera Müzik, karaborsacılık ve biletlerin satış yöntemi ile ilgili iddialar hakkında bir açıklama yaptı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, ‘İlk incelemelerimizde şüpheli bir işlem (yazılım/bot) bulunmadığı görülmektedir. Ön satışta sınırlamanın aktif olmadığı kısa bir süre içinde sadece 10 kişinin, 10 adetin üzerinde bilet aldığı, bu kişilerin aldığı toplam bilet adetinin ise 181 adet olduğu tespit edilmiştir. Sosyal medyada, ilan sitelerinde gördüğünüz karaborsa biletlerini bize bildirebilirsiniz. Tespit ettiklerimizi değerlendiriyor, takibini yapıyor ve suç duyurusunda bulunuyor olacağız. Bu konserin tüm biletleri tamamen organik bir biçimde satılmıştır ve bir daha kesinlikle satışa açılmayacaktır. Konser hakkında gördüğümüz asılsız suçlamalara ve garip komplo teorilerine ise şaşırıyor ve sadece gülüyoruz. Büyük bir gururla işimizi yapmaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu ve Avukat Fevzi Doğan ise ‘karaborsacılık’ ve ‘dolandırıcılık’ konusunda müzikseverleri uyardı. Ağaoğlu, biletlerin yer aldığı internet sitelerinin güvenilir olmadığını belirterek, tüketicilere dikkatli davranmaları konusunda uyarıda bulundu. Avukat Doğan, satın alımlarla birlikte karaborsa suçunun oluştuğunu belirterek, bilet satın alınsa dahi şüpheli satıcılar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini ifade etti.

‘DOLANDIRICILIK RİSKİ VAR”

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, ‘Bunun adı karaborsa. Tanınmış müzik gruplarının konserleri ya da sanatçıların düzenledikleri etkinliklerle ilgili bilet satışları çok kısa bir sürede tükeniyor. Kim alıyor, nasıl yapıyor bilmiyoruz. Dünyaca tanınmış bir rock grubunun V.İ.P konser bileti 2 bin 500 liraya satılmış ve bitmiş; aynı bilet 25-30 bin liraya satılıyor. Nerede satılıyor, internet ortamında satılıyor. Karaborsacılık suç. Bu suçu, korkusuzca ilan vererek işleyen kişilere dikkat etmek lazım. Bunlara dikkat etmek, dikkat etmek de yetmez, korkmak da lazım. Çünkü, kanunu tanımıyor. Büyük olasılıkla dolandırıcılık riski de var burada. Yani dolandırıcılar da bir kısım internet mecralarına ilanlar verip ki bunların bazılarının IP’leri yurtdışından alınmış, Türkçe bir ara yüz de yapmışlar. Biz onu yerli zannederek giriyoruz ve bizim tüketicimiz oradan 25-30 bin lira gönderip bilet almaya kalkıyor. Parası yanabilir, dolandırılabilir. Ayrıca karaborsacılık eylemine de ortak olabilirler. Bu nedenle tüketiciler dikkatli olmalılar” şeklinde konuştu.

’25-30 BİN LİRAYA SATIŞA KOYUYORLAR”

Ağaoğlu, ‘Varsın, izleyemesin o konseri canlı olarak. Çünkü ortada bir suç var. Bu suçun içine girip suç ortağı olmak da söz konusu ayrıca dolandırılmak da cabası. Bununla ilgili kamu otoritesinin gerekli inceleme ve denetlemeleri yapıp, bu tür ilanları yasaklaması lazım. Bu ne demek. Normal satış fiyatının üzerinde araba satıyorlardı, Ticaret Bakanlığı karaborsacılık diye ceza uyguladı. Yani karaborsacılık veya piyasada fiyat yükseltilmesine yol açmak suçtur. Birileri biletleri alıyor ondan sonra 2 bin 500 liralık biletleri 25-30 bin liraya satışa koyuyor” dedi.

‘BİLETİ SATIN ALDIĞINIZ KİŞİ HAKKINDA ADLİ İŞLEM UYGULANMASINI SAĞLAYABİLİRSİNİZ”

Avukat Fevzi Doğan, ‘Evet bu suçtur, karaborsacılık veya stokçuluk olarak da halk arasında adlandırılan bir suç türüdür. Türk Ceza Kanunu madde 240’ta da ‘Belli bir mal ve hizmeti satmaktan kaçınma suçu oluşur.’ TCK 240’da ne diyor; ‘Belli bir mal ve hizmeti satın satmaktan kaçınarak acil bir ihtiyacın oluşmasına sebep olan kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.’ Kişiler bunu nasıl şikayet edebilir’ Diyelim ki siz karaborsadan bir bilet almak zorunda kaldınız, daha sonra pişman oldunuz. Hemen bulunduğunuz en yakın savcılığa müracaat ederek karaborsadan bir bilet satın aldığınızı, satın aldığınız kişinin şu kişi olduğunu belirterek hakkında adli işlem uygulanmasını sağlayabilirsiniz” diye konuştu.

‘PARAYI GERİ ALMA YOLUNA GİDEBİLİRLER”

Doğan, ‘Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde de gabin hükümleri (aşırı yararlanma: iki taraflı bir sözleşmede bir tarafın karşı tarafın zayıf durumundan yararlanarak oransızlık yaratması) çerçevesinde bir haksız şart oluşturmakta, yani vatandaş değerinin çok üzerinde bir bilet almak zorunda kalırsa bunu daha sonra zor durumundan faydalanılarak bu biletin satın alınmasına sebep oldukları için haklarında dava açıp ödedikleri fazla miktarda parayı geri alma yoluna da gidebilirler” dedi.

‘İADE ETMEK ZORUNDASINIZ”

Doğan, karaborsacılık faaliyeti işleyenlerle ilgili, ‘Bu biletleri telif hakları sahibine iade etmek zorundasınız. Çünkü o biletler o konser için özel olarak satılmak üzere üretildikleri için dolayısıyla siz telif hakları sahibini de zarara uğratmış oluyorsunuz. Bu hem etik açıdan hem de adli açıdan suç teşkil ettiği için bu şekilde bu suçtan kurtulmak mümkün diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

‘ÖNCELİKLİ GÖREV VATANDAŞTA”

Doğan, ‘Karaborsadan bilet satılmasının sebebi aslında arz edilen kişilerin bu satılan şeyleri satın almasından kaynaklanıyor. Yani vatandaş ne kadar bunları satın almazsa karaborsacılık da o kadar azalacaktır diye düşünüyorum. O yüzden öncelikli görev vatandaşta. Vatandaşın bunları satın almaması gerekiyor hiçbir zaman. Satın aldıktan sonra, bu suç zaten oluşacaktır. Satan kişi açısından. Bunu da ihbar ederek gerekli savcılıklara ya da kolluk birimlerine bu şekilde bu suçun önlenmesi sağlanabilir” şeklinde konuştu.

‘BİLETİ KOLAY ALAMADIM”

Megadeth konserine gideceğini belirten Alper Yüksel, ‘Bileti kolay alamadım, sabahın ilk saatlerinden itibaren denedim ve oldu. En ucuzundan aldım 750-800 lira arasında bir rakama aldım. Biz de bilet yakalayamayacak olsak, karaborsaya başvuracaktık. İnsanlar mağdur oluyor. Ben Megadeth’e gideceğim, hayranıyım tabii ki” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/megadeth-ve-scorpions-konser-biletlerinde-karaborsacilik-uyarisi-2/feed/ 0
Megadeth ve Scorpions Konser Biletlerinde Karaborsacılık Uyarısı https://www.haber60.com.tr/megadeth-ve-scorpions-konser-biletlerinde-karaborsacilik-uyarisi/ https://www.haber60.com.tr/megadeth-ve-scorpions-konser-biletlerinde-karaborsacilik-uyarisi/#respond Mon, 15 Jan 2024 09:12:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3537

Dünyaca ünlü metal grubu Megadeth’in 8 yıl aradan sonra 12 Haziran’da İstanbul’da vereceği konserin internet üzerinden satışa sunulan biletleri, dakikalar içinde tükendi. 23 Mayıs’ta Türkiye’de konser verecek olan Scorpions grubunun biletleri de yok sattı. Her iki müzik grubunun biletleri tükenince, internet üzerinden yaklaşık 10 katı fiyatla ilanlar verilerek satılmaya başladı. Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu ve Avukat Fevzi Doğan internet üzerinden satılan konser biletlerinde ‘Karaborsacılık’ ve ‘Dolandırıcılık’ uyarısı yaptı. Ağaoğlu, “Dünyaca tanınmış bir rock grubunun VIP konser bileti 2 bin 500 liraya satılmış ve bitmiş; aynı bilet 25-30 bin liraya satılıyor. Nerede satılıyor; internet ortamında satılıyor. Karaborsacılık suç. Bu suç, korkusuzca ilan vermek. Bunlara dikkat etmek ve onlardan korkmak lazım. Burada dolandırıcılık riski de var. Dolandırıcılar da bir kısım internet mecralarında ilanlar veriyor. Bununla ilgili kamu otoritelerinin gerekli incelemeleri yapmaları gerekiyor” diye konuştu. Avukat Fevzi Doğan ise, biletlerin sadece resmi satıcı aracılığıyla satılması gerektiğini belirterek, “Telif hakları sahibini de zarara uğratmış oluyorsunuz, bu hem etik değil, hem de adli açıdan suç” dedi.

“13 BİN LİRALIK BİLET İÇİN 85 BİN 397 LİRA İSTENDİ”

Her iki müzik grubunun düzenleyeceği konserlerin biletleri ise satışa çıkarılan biletlerin tükenmesinin akabinde yerli ve yabancı çeşitli internet sitelerinde karaborsaya düştü. Yayınlanan ilanlarda; Megadeth konseri için belirlenen 792 liralık standart biletlerin yaklaşık 5 bin 500 liraya, 2 bin 750 lira fiyat biçilen V.İ.P biletlerin ise 25 bin lira ile 30 bin lira arasında satışa çıkarılması dikkat çekti. Scorpions için de dönem aralıklı olarak belirlenerek bin 350 lira ile 13 bin lira aralığında resmi olarak satışa çıkarılan biletlerin de benzer şekilde yaklaşık 10 kata varan fiyat farklarıyla satışa çıkarılması göze çarptı. Bir internet sitesindeki ilanda, satıcının 23 Mayıs 2024 tarihli Scorpions konseri için satın aldığı 13 bin liralık V.İ.P bileti 85 bin 397 liraya satışa sunduğu görüldü.

ORGANİZATÖRDEN KARABORSACILIK AÇIKLAMASI

Biletlerin hızla tükenmesi sebebiyle, müzikseverler sosyal medyada paylaşımlarıyla duruma isyan etti. Megadeth konserinin organizatörü Vera Müzik, karaborsacılık ve biletlerin satış yöntemi ile ilgili iddialar hakkında bir açıklama yaptı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, “İlk incelemelerimizde şüpheli bir işlem (yazılım/bot) bulunmadığı görülmektedir. Ön satışta sınırlamanın aktif olmadığı kısa bir süre içinde sadece 10 kişinin, 10 adetin üzerinde bilet aldığı, bu kişilerin aldığı toplam bilet adetinin ise 181 adet olduğu tespit edilmiştir. Sosyal medyada, ilan sitelerinde gördüğünüz karaborsa biletlerini bize bildirebilirsiniz. Tespit ettiklerimizi değerlendiriyor, takibini yapıyor ve suç duyurusunda bulunuyor olacağız. Bu konserin tüm biletleri tamamen organik bir biçimde satılmıştır ve bir daha kesinlikle satışa açılmayacaktır. Konser hakkında gördüğümüz asılsız suçlamalara ve garip komplo teorilerine ise şaşırıyor ve sadece gülüyoruz. Büyük bir gururla işimizi yapmaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu ve Avukat Fevzi Doğan ise ‘karaborsacılık’ ve ‘dolandırıcılık’ konusunda müzikseverleri uyardı. Ağaoğlu, biletlerin yer aldığı internet sitelerinin güvenilir olmadığını belirterek, tüketicilere dikkatli davranmaları konusunda uyarıda bulundu. Avukat Doğan, satın alımlarla birlikte karaborsa suçunun oluştuğunu belirterek, bilet satın alınsa dahi şüpheli satıcılar hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini ifade etti.

“DOLANDIRICILIK RİSKİ VAR”

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, “Bunun adı karaborsa. Tanınmış müzik gruplarının konserleri ya da sanatçıların düzenledikleri etkinliklerle ilgili bilet satışları çok kısa bir sürede tükeniyor. Kim alıyor, nasıl yapıyor bilmiyoruz. Dünyaca tanınmış bir rock grubunun V.İ.P konser bileti 2 bin 500 liraya satılmış ve bitmiş; aynı bilet 25-30 bin liraya satılıyor. Nerede satılıyor, internet ortamında satılıyor. Karaborsacılık suç. Bu suçu, korkusuzca ilan vererek işleyen kişilere dikkat etmek lazım. Bunlara dikkat etmek, dikkat etmek de yetmez, korkmak da lazım. Çünkü, kanunu tanımıyor. Büyük olasılıkla dolandırıcılık riski de var burada. Yani dolandırıcılar da bir kısım internet mecralarına ilanlar verip ki bunların bazılarının IP’leri yurtdışından alınmış, Türkçe bir ara yüz de yapmışlar. Biz onu yerli zannederek giriyoruz ve bizim tüketicimiz oradan 25-30 bin lira gönderip bilet almaya kalkıyor. Parası yanabilir, dolandırılabilir. Ayrıca karaborsacılık eylemine de ortak olabilirler. Bu nedenle tüketiciler dikkatli olmalılar” şeklinde konuştu.

“25-30 BİN LİRAYA SATIŞA KOYUYORLAR”

Ağaoğlu, “Varsın, izleyemesin o konseri canlı olarak. Çünkü ortada bir suç var. Bu suçun içine girip suç ortağı olmak da söz konusu ayrıca dolandırılmak da cabası. Bununla ilgili kamu otoritesinin gerekli inceleme ve denetlemeleri yapıp, bu tür ilanları yasaklaması lazım. Bu ne demek. Normal satış fiyatının üzerinde araba satıyorlardı, Ticaret Bakanlığı karaborsacılık diye ceza uyguladı. Yani karaborsacılık veya piyasada fiyat yükseltilmesine yol açmak suçtur. Birileri biletleri alıyor ondan sonra 2 bin 500 liralık biletleri 25-30 bin liraya satışa koyuyor” dedi.

“BİLETİ SATIN ALDIĞINIZ KİŞİ HAKKINDA ADLİ İŞLEM UYGULANMASINI SAĞLAYABİLİRSİNİZ”

Avukat Fevzi Doğan, “Evet bu suçtur, karaborsacılık veya stokçuluk olarak da halk arasında adlandırılan bir suç türüdür. Türk Ceza Kanunu madde 240’ta da ‘Belli bir mal ve hizmeti satmaktan kaçınma suçu oluşur.’ TCK 240’da ne diyor; ‘Belli bir mal ve hizmeti satın satmaktan kaçınarak acil bir ihtiyacın oluşmasına sebep olan kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.’ Kişiler bunu nasıl şikayet edebilir? Diyelim ki siz karaborsadan bir bilet almak zorunda kaldınız, daha sonra pişman oldunuz. Hemen bulunduğunuz en yakın savcılığa müracaat ederek karaborsadan bir bilet satın aldığınızı, satın aldığınız kişinin şu kişi olduğunu belirterek hakkında adli işlem uygulanmasını sağlayabilirsiniz” diye konuştu.

“PARAYI GERİ ALMA YOLUNA GİDEBİLİRLER”

Doğan, “Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde de gabin hükümleri (aşırı yararlanma: iki taraflı bir sözleşmede bir tarafın karşı tarafın zayıf durumundan yararlanarak oransızlık yaratması) çerçevesinde bir haksız şart oluşturmakta, yani vatandaş değerinin çok üzerinde bir bilet almak zorunda kalırsa bunu daha sonra zor durumundan faydalanılarak bu biletin satın alınmasına sebep oldukları için haklarında dava açıp ödedikleri fazla miktarda parayı geri alma yoluna da gidebilirler” dedi.

“İADE ETMEK ZORUNDASINIZ”

Doğan, karaborsacılık faaliyeti işleyenlerle ilgili, “Bu biletleri telif hakları sahibine iade etmek zorundasınız. Çünkü o biletler o konser için özel olarak satılmak üzere üretildikleri için dolayısıyla siz telif hakları sahibini de zarara uğratmış oluyorsunuz. Bu hem etik açıdan hem de adli açıdan suç teşkil ettiği için bu şekilde bu suçtan kurtulmak mümkün diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“ÖNCELİKLİ GÖREV VATANDAŞTA”

Doğan, “Karaborsadan bilet satılmasının sebebi aslında arz edilen kişilerin bu satılan şeyleri satın almasından kaynaklanıyor. Yani vatandaş ne kadar bunları satın almazsa karaborsacılık da o kadar azalacaktır diye düşünüyorum. O yüzden öncelikli görev vatandaşta. Vatandaşın bunları satın almaması gerekiyor hiçbir zaman. Satın aldıktan sonra, bu suç zaten oluşacaktır. Satan kişi açısından. Bunu da ihbar ederek gerekli savcılıklara ya da kolluk birimlerine bu şekilde bu suçun önlenmesi sağlanabilir” şeklinde konuştu.

“BİLETİ KOLAY ALAMADIM”

Megadeth konserine gideceğini belirten Alper Yüksel, “Bileti kolay alamadım, sabahın ilk saatlerinden itibaren denedim ve oldu. En ucuzundan aldım 750-800 lira arasında bir rakama aldım. Biz de bilet yakalayamayacak olsak, karaborsaya başvuracaktık. İnsanlar mağdur oluyor. Ben Megadeth’e gideceğim, hayranıyım tabii ki” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/megadeth-ve-scorpions-konser-biletlerinde-karaborsacilik-uyarisi/feed/ 0
Emniyet ve jandarmadan büyük operasyon! Uyuşturucu satan ve yasa dışı bahse bulaşan 425 kişi yakalandı https://www.haber60.com.tr/emniyet-ve-jandarmadan-buyuk-operasyon-uyusturucu-satan-ve-yasa-disi-bahse-bulasan-425-kisi-yakalandi/ https://www.haber60.com.tr/emniyet-ve-jandarmadan-buyuk-operasyon-uyusturucu-satan-ve-yasa-disi-bahse-bulasan-425-kisi-yakalandi/#respond Fri, 12 Jan 2024 08:15:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3197 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 45 ilde düzenlenen “NARKOGÜÇ-43” operasyonlarında, 305 şüphelinin yakalandığını, 1 ton 661 kilogram uyuşturucu ele geçirildiğini bildirdi. Yerlikaya ayrıca bahis ve şans oyunları suçlarına yönelik 16 ilde eş zamanlı düzenlenen “SİBERGÖZ-14” operasyonunda da 120 şüphelinin yakalandığını bildirdi.

1 TON 661 KİLOGRAM UYUŞTURUCU MADDE ELE GEÇİRİLDİ

Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, uyuşturucu imalatçıları ve satışını yapanlar ile sokak satıcılarına yönelik 45 ilde düzenlenen NARKOGÜÇ-43 operasyonlarında, 1 ton 661 kilogram uyuşturucu madde ve 417 bin uyuşturucu hapın ele geçirildiğini, 305 zehir taciri ve sokak satıcısının yakalandığını belirtti.

Operasyonun, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde, il emniyet müdürlüklerine bağlı narkotik suçlarla mücadele şube müdürlükleri ve Van İl Jandarma Komutanlığınca düzenlendiğini belirten Yerlikaya, Adana, Hatay, Sakarya, Gaziantep, Osmaniye, Tokat, Konya, Antalya, Bitlis, Bursa, Malatya, Muğla, Balıkesir, Van, Kocaeli, Ordu, Denizli, Şanlıurfa, Tekirdağ, Kırklareli, Samsun, Kars, Elazığ, Aydın, Kayseri, Trabzon, Kırıkkale, Diyarbakır, Mersin, Düzce, Mardin, Kahramanmaraş, İstanbul, Çorum, Karaman, Bilecik, Kırşehir, Erzurum, Isparta, Kilis, Bolu, Sivas ve Yozgat’taki operasyonlara 423 ekip ve 1435 personel, 1 hava aracı ve 23 narkotik dedektör köpeğin katıldığını kaydetti.

305 ZEHİR TACİRİ YAKALANDI

Yerlikaya’nın, bazı illerde ele geçirilen uyuşturucu miktarları ve yakalanan zehir tacirleri ve sokak satıcılarına ilişkin paylaştığı verilere göre, 305 zehir taciri yakalandı. Bakan Yerlikaya, “Operasyonu gerçekleştiren kahraman polislerimizi ve kahraman jandarmamızı tebrik ediyorum. Ülkemizin dört bir yanında zehir tacirlerine karşı operasyonlarımız artarak devam edecek.” ifadelerini kullandı.

YASA DIŞI BAHİS VE SUÇ GELİRİNİ AKLAYANLARA BÜYÜK OPERASYON

Yerlikaya ayrıca ‘yasa dışı bahis’, ‘suç gelirini aklama’, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ suçlarına yönelik Antalya merkezli 16 ilde ‘Sibergöz-14’ kod adlı operasyonlar yapıldığını belirtti.

Buna göre; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde düzenlenen operasyonlarda, Antalya, İstanbul ve Mersin’de yapılan takip ve izleme çalışmalarıyla 18 farklı yasa dışı bahis sitesi ile bağlantılı para transferlerinin gerçekleştirildiği 20 ofis tespit edildi. Organizasyonda tespit edilen şüphelilerle ilgili MASAK’la koordine kurularak, hesap hareketleri ve para trafiği incelendiğinde, şüphelilerin banka ve kripto hesaplarında 1,5 milyar lira işlem hacmi belirlendi. Şüphelilerin suçtan elde ettikleri değerleri, kripto varlıklara dönüştürerek, sahibi veya ortağı oldukları oto galeriler üzerinden oto alım satımı yaparak ve akrabaları, güvendikleri kişiler üzerinden taşınır/taşınmaz mal alım satımları yaparak akladıkları tespit edildi.

120 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Yapılan eş zamanlı baskınlarda 120 şüpheli yakalandı. 80 otomobil, 10 motosiklet, 19 villa daire, 8 arsa olmak üzere toplam 242 milyon lira değerinde taşınır/taşınmaz mal varlığı, 2 kiralık kasa, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve bankalarda bulunan hesaplara, 10 ruhsatsız tabanca ve 1 kurusıkı tabanca ile çok miktarda dijital materyale el konuldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/emniyet-ve-jandarmadan-buyuk-operasyon-uyusturucu-satan-ve-yasa-disi-bahse-bulasan-425-kisi-yakalandi/feed/ 0
İsrail, Güney Afrika’nın soykırım suçlamalarına karşı savunma yapacak https://www.haber60.com.tr/israil-guney-afrikanin-soykirim-suclamalarina-karsi-savunma-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/israil-guney-afrikanin-soykirim-suclamalarina-karsi-savunma-yapacak/#respond Fri, 12 Jan 2024 02:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3144 Güney Afrika Cumhuriyeti’nin, “ Gazze’deki Filistin halkına soykırım yaptığı” gerekçesiyle hakkında dava açtığı İsrail, bugün Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda sözlü savunma yapacak.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, duruşma öncesi yaptığı açıklamada, ülkesi hakkında açılan davayı eleştirerek, “ Dünya tersine döndü. Soykırıma karşı mücadele eden İsrail soykırımla suçlanıyor” dedi.

Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından 29 Aralık’ta açılan davanın ilk duruşması dün Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda başladı.

Duruşmanın ilk gününde, İsrail’i, Gazze’deki Filistin halkına soykırım yapmakla suçlayan Güney Afrika, bu konudaki iddialarını sözlü olarak mahkemeye sundu.

Güney Afrika öncelikli olarak, İsrail’in Gazze’deki tüm askeri operasyonlarını derhal durdurması için, uluslararası mahkemenin ihtiyati tedbir kararı almasını talep etti.

Lahey’deki Adalet Sarayı’nda bugün ikincisi yapılacak duruşmada İsrail, soykırım iddialarına yanıt verecek.

Eski Yüksek Mahkeme Başkanı Aharon Barak başkanlığındaki İsrail heyeti, soykırım suçlamasına karşı tezlerini sunarak, mahkeme heyetini ikna etmeye çalışacak.

İsrail Başbakanı Netanyahu, duruşma öncesi yaptığı açıklamada, ülkesi hakkındaki iddiaları reddetti, İsrail’in Hamas’a karşı kendini savunma hakkını elinde tutacağını söyledi.

“Teröristlerle ve yalanlarla savaştıklarını” savunan Netanyahu, Hamas’ı “insanlığa karşı suç işleyen cani teröristler” olarak tanımladı.

İsrail Başbakanı, Güney Afrika’yı da “ikiyüzlülükle” suçladı.

Netanyahu’ya göre, Suriye ve Yemen’de milyonlarca insan Hamas’ın ortakları tarafından öldürülürken ya da yerlerinden edilirken Güney Afrika bunu görmezden geldi.

Bugün mahkemeden hangi kararlar çıkabilir?

İsrail’in bugün yapacağı savunmanın ardından Uluslararası Adalet Divanı, Tel Aviv yönetiminin Gazze’deki tüm askeri faaliyetlerini durdurmasına dair taleple ilgili karar verecek.

Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail’in Gazze’deki tüm askerleri faaliyetlerinin durdurulması için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini istiyor.

Uluslararası Adalet Divanı, aynı zamanda Güney Afrika’nın soykırım iddiaları ile ilgili davanın esastan görüşülüp görüşülmeyeceğine de karar verecek.

Bu İsrail açısından büyük önem taşıyan bir karar. Çünkü, soykırım ya da diğer suçlamalar konusunda Uluslararası Adalet Divanı’na yalnızca bir kez başvuru yapılabiliyor.

Eğer Güney Afrika, Gazze’de soykırım yapıldığına ilişkin yeterince kanıt sunmazsa, İsrail bir daha soykırımla suçlanamayacak.

Dava İsrail’i nasıl etkileyecek?

Mahkeme, Güney Afrika’nın iddialarını yeterli bularak davayı esastan görüşmeyi kabul ederse, bu İsrail açısından uluslararası arenada büyük bir prestij kaybı olacak.

Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nden Soykırım Hukuku uzmanı Prof. Dr. Larissa van den Herik’e göre, İsrail’in uluslararası itibarı tehlikede.

Van den Herik, Hollandalı kamu yayıncısı NOS’a, mahkemenin vereceği mahkumiyet kararının, İsrail’i daha da yalnızlaştıracağını söyledi.

Güney Afrika’nın açtığı davayı, İsrail için çok büyük bir başarısızlık olarak değerlendiren Hollandalı profesör, bu nedenle İsrail’in zararı sınırlamak için elinden geleni yapacağını söyledi.

İsrail’in bugünkü duruşmada, “kendi halkını Hamas’ın saldırılarına karşı koruma yükümlülüğüne” vurgu yapması bekleniyor.

Ancak Prof. Dr. van den Herik, bunun, her türlü şiddet için bir gerekçe olamayacağına dikkati çekerek, “Meşru müdafaa hakkı sınırsız değil. Bu her şeyi yapabileceğiniz anlamına gelmiyor” dedi.

Güney Afrika’ya ikiyüzlülük’ suçlaması

Amsterdam Üniversitesi’nden uluslararası hukuk siyaseti profesörü Geert-Jan Knoops ise, Güney Afrika’nın iddialarının, hukuki olarak soykırımı kanıtlamak için yeterli olmadığını savunuyor.

Soykırım suçlamasının daha güçlü kanıtlar gerektirdiğini söyleyen Knoops, Hollanda medyasına yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Askeri eylemlerin, milliyetlerinden dolayı Filistin halkını bir bütün olarak yok etmeyi hedeflediğinin ortaya konması gerekir. Bu çok zor. Güney Afrika’nın sunduğu belgelere dayanarak böyle bir sonuca varamazsınız.”

Hollandalı profesör, Güney Afrika Cumhuriyeti’ni “ikiyüzlülükle” suçlayarak, eski Sudan diktatörü Ömer El Beşir konusunda aynı hassasiyeti göstermediğini savundu.

Knoops, 2015 yılında, dönemin Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir, uluslararası bir kongre için bu ülkeyi ziyaret ettiğinde, Güney Afrika’nın, elindeki kanıtlara rağmen Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yakalama kararını uygulamadığını söyledi.

Knoops’a göre, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Sudan’da belirli bir nüfus grubuna yönelik soykırım suçlamalarıyla ilgili olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin eski Sudan Devlet Başkanı hakkında verdiği tutuklama emrini görmezden geldi.

Güney Afrika neden Filistin’i destekliyor?

İsrail hakkındaki soykırım suçlamasına ilişkin davanın neden Güney Afrika tarafından açıldığı, en çok merak edilen konuların başında geliyor.

Birleşmiş Milletler’in 1948 yılında hazırladığı “Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi”, Türkiye de dahil 140 ülke tarafından imzalandı.

Sözleşme, taraflara “soykırım suçunu önleme ve cezalandırma” yükümlülüğü veriyor.

Güney Afrika Adalet Bakanı Ronald Lamola, dünkü duruşmada ülkesinin, “insanlığın bir parçası olduğu bilinciyle Filistin halkına ellerini uzattığı” için dava açtıklarını söyledi.

Güney Afrika ile Filistinliler arasındaki bağlar, çok eskiye dayanıyor. Her ikisi de bir kurtuluş hareketi olan Afrika Ulusal Konseyi (ANC) ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında oldukça köklü ilişkiler bulunuyor.

Her iki örgüt de “ortak bir kader deneyimine” sahip. Bu nedenle Güney Afrika, Filistin’in dünyadaki en önemli destekçilerinden biri.

Belçika da davaya dahil olmak istiyor

Belçika’da iktidar ortağı Yeşil Sol ve Hristiyan Demokratlar, hükümetten, Gazze’deki durumla ilgili uluslararası bir soruşturma talep etmesini istedi.

Yeşil Sol Partili Başbakan Yardımcısı Petra De Sutter, “Belçika Gazze’de olanları izlemeye devam edemez. Yaşananlar giderek soykırıma benzemeye başladı. Bu yüzden Güney Afrika gibi ülkemizin de Uluslararası Adalet Divanı’na gitmesini istiyorum” görüşünü dile getirdi.

Hristiyan Demokrat Parti de, De Sutter’in bu önerisine destek verdi.

Ancak muhalefetteki milliyetçi Yeni Flaman İttifakı Partisi (N – VA), bu öneriye karşı çıkıyor. Sağ görüşlü parti, bölgede çözüm için İsrail’in desteklemesi gerektiğini savunuyor.

Lahey’de yerel saatle 10:00’da başlayacak kamuya açık duruşma, Uluslararası Adalet Divanı’nın internet sitesinden de canlı olarak yayınlanacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israil-guney-afrikanin-soykirim-suclamalarina-karsi-savunma-yapacak/feed/ 0
Öğretmen, öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla 12,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı https://www.haber60.com.tr/ogretmen-ogrencisine-cinsel-istismarda-bulundugu-suclamasiyla-125-yil-hapis-cezasina-carptirildi/ https://www.haber60.com.tr/ogretmen-ogrencisine-cinsel-istismarda-bulundugu-suclamasiyla-125-yil-hapis-cezasina-carptirildi/#respond Thu, 11 Jan 2024 08:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3060

BURSA’da, yabancı dil öğretmeni olarak çalıştığı özel okulda, sınavından 100 tam puan aldığı için ödül olarak kahve ikram etme bahanesiyle evine davet ettiği 14 yaşındaki kız öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Y. (38), ‘cinsel istismar’dan 10 yıl, ‘hürriyeti yoksun kılma’ suçundan ise 2,5 yıl olmak üzere toplam 12,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bursa’da, özel bir okulda yabancı dil öğretmenliği yapan S.Y., sınavından 100 tam puan alan öğrencilerine, ödül olarak kahve ısmarlama sözü verdi. S.Y., 16 Haziran’da sınavından tam puan alıp verdiği sözü hatırlatan kız öğrencisi Ö.K.’yi, evine davet etti. Eşinden boşanan öğretmen S.Y., birlikte kahve ve şarap içtiği öğrencisine cinsel istismarda bulundu. Öğretmen ile öğrencisi arasındaki iletişim, daha sonra cep telefonu ile cinsel içerikli mesaj, fotoğraf ve kamera görüntülerinin gönderilmesiyle devam etti.

AİLESİ CEP TELEFONUNDA LARINI GÖRDÜ

Kızının hareketlerinden şüphelenen ailesi, cep telefonunu alıp konuştuğu kişileri ve telefonunun fotoğraf galerisini inceledi. Aile, öğretmen S.Y.’nin kızlarına cinsel istismarda bulunduğunu, birbirine cinsel içerikli fotoğraflar gönderdiğini belirledi. Ö.K.’nin telefonundan S.Y.’ye mesaj atan aile fertleri, bir kafede buluşmak istedi. Belirlenen kafeye kızlarıyla giden aile burada bekleyen öğretmen ile önce tartıştı sonra kavga etti. Yaşanan arbedenin ardından aile bireyleri, öğretmenin otomobilinin camlarını kırıp lastiklerini patlattı.

‘BANA YAŞINI SÖYLEMEDİ’

Ailenin şikayeti üzerine gözaltına alınan S.Y., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcılık soruşturması sonunda hakkında, Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, ‘çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve  ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçlarından 9,5 yıldan 22 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan S.Y., savunmasında, “Olayların bu noktaya geleceğini düşünmedim. Çok büyük hata yaptım. Pişmanım. Ayrıca kendisinin 15 yaşından büyük 16 yaşlarında olduğunu sanmıştım. Bana yaşıyla ilgili hiçbir şey söylememişti” dedi.

S.Y.’nin avukatı Sedat Gülen de müvekkilinin, öğrencisinin yaşını bilmesinin mümkün olmadığını belirtip, “Müvekkilim, Ö.K.’nin yaşı konusunda hataya düşmüştür. 16 yaşında olduğunu bilerek hareket etmiştir. 14 yaş 11 aylık olan Ö.K.’nin, öğretmenine göndermiş olduğu fotoğraflarda 15 yaşından büyük gösterdiği açıktır Ayrıca bu ilişkide zorlama yoktur. Müvekkilim sadece bir aylık bir süreyle ilgili olarak yüklenen suçtan yargılanmaktadır. Eğer bu bir aylık süre de geçmiş olsaydı rıza da olduğundan ortada suç olmayacaktı” diyerek beraatini talep etti.

CEP TELEFONUNDAKİ GÖRÜNTÜLER İÇİN DE DAVA AÇILDI

Yargılama devam ederken, cep telefonunda kız öğrencisine ait cinsel içerikli mesaj, görüntü ve fotoğraflar bulunan tutuklu sanık hakkında, genel ahlaka karşı suçlar kapsamındaki ‘müstehcenlik’ suçundan da 2,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Dosya, Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davayla birleştirilirken, S.Y., öğrencisinin kendisine gönderdiğini iddia ettiği cinsel içerikli fotoğraf ve mesajların cep telefonunda kayıtlı kalmasının suç olduğunu bilmediğini iddia etti.

Sanık avukatı Sedat Gülen de müvekkilinin, öğrencisine ait görüntü ve fotoğraflarını, cep telefonunda tutmasının suç olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek, ayrıca bu fotoğraf ve görüntüleri öğrencisinin kendi rızasıyla gönderdiğini söyledi.

‘SUÇ OLDUĞUNU BİLMİYORDUM, BERAATİMİ İSTİYORUM’

Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına tutuklu sanık S.Y. ile öğrencinin yakınları ve taraf avukatları katıldı. S.Y. son savunmasında da önceki ifadelerini tekrarlayarak, “Mesaj ve görüntülerin suç olduğunu bilmiyordum. Bilsem hemen silerdim. Ayrıca öğrencimin yaşının 14’ten büyük olduğunu düşünüyordum. Beraatimi istiyorum” dedi.

Mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü S.Y.’ye, ‘cinsel istismar’ suçundan 10 yıl, ‘hürriyeti yoksun kılma’ suçundan da 2,5 yıl olmak üzere toplam 12,5 yıl hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına hükmetti. S.Y.’ye ‘müstehcen görüntüleri depolama’ suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ogretmen-ogrencisine-cinsel-istismarda-bulundugu-suclamasiyla-125-yil-hapis-cezasina-carptirildi/feed/ 0
Zonguldak’ta uyuşturucu ticareti suçlamasıyla 32 sanığın yargılanması başladı https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-uyusturucu-ticareti-suclamasiyla-32-sanigin-yargilanmasi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-uyusturucu-ticareti-suclamasiyla-32-sanigin-yargilanmasi-basladi/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:45:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2855 ZONGULDAK’ta uyuşturucu ticareti yapmak amacıyla suç örgütü kurduğu, üye olduğu veya örgüte yardım ettiği iddia edilen 16’sı tutuklu 32 sanığın yargılanmasına başladı. Örgüt yöneticiliği suçundan gözaltına alındığında polis ile savcılıkta örgüt şemasını tarif ederek etkin pişmanlıktan yararlanan sanık Hüseyin Pirecioğlu, mahkemede ifadesini değiştirdi. Mahkemede; daha önce sokakta duyduklarını anlattığını belirten Pirecioğlu hakkında, ifadesini değiştirmesi üzerine delilleri karartması ve dinlenilmeyen tanıklara baskı uygulama ihtimali bulunduğunu değerlendirerek tutuklanmasına karar verdi.

Zonguldak’ta, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince geçtiğimiz yıl 5 Mayıs’ta 4 ilçede uyuşturucu tacirlerine yönelik ‘kökünü kurutma’ operasyonu düzenlendi. 7 aylık teknik ve fiziki takip sonucu yapılan operasyonda, Emircan İleri’nin (43) lideri olduğu öne sürülen uyuşturucu satmak amacıyla kurulmuş örgüte üye olduğu iddia edilen 32 kişi eş zamanlı baskınlarla yakalanıp, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemece örgüt lideri olduğu iddia edilen Emircan İleri (43) ile birlikte çete üyesi olduğu öne sürülen Yüksel Kocasoy (59), Batuhan Yıldırım (21), Bircan İleri (72), Ejder İleri (49), Emre Köse (27), Erçin Taşçıoğlu (43), Gökhan Türkmen (34), Mehmed Çakır (29), Mert Dikici (28), Ogün Akbulut (32), Ömer Etçioğlu (47), Selahattin Köse (31), Serdar Kuyucu (40), Ufuk Sarıkaya (37) ve Yıldırım Üçer (47) isimli 16 kişi tutuklandı, 16 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Tutuksuz sanıklardan 2’si ise işledikleri başka suçlardan dolayı tutuklandı.

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı;16’sı tutuklu 32 kişi hakkında iddianame hazırladı. Cumhuriyet Savcısı, iddianamede sanıklar hakkında, ‘Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma,’ ‘örgüte bilerek isteyerek yardım etme? ve ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama?, suçlarından toplam 1036 yıla kadar hapis cezası istedi.

Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 32 sanığın yargılanması bugün başladı. Tutuklu 14 sanık farklı illerden mahkemeye getirildi, 4 kişi SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılırken 14 kişi ve avukatlar salonda hazır bulundu. Emircan İleri’den satın aldığı uyuşturucuyu sattığını anlatan başka suçtan tutuklu Sedat Saraç, eşinin intihara kalkıştığını daha sonra da kendisine çete tarafından cinsel saldırı olduğunu söylediğini anlattı. Saraç daha sonra eşiyle birlikte karakola giderek yaşananları anlattığını söyledi. Saraç’ın sanık olarak yargılanan eşi Gülcan Saraç da, şehir dışından Emircan İleri için uyuşturucu alıp getirdiklerini anlattı.

‘MASA KURACAKLARMIŞ’

Suçlamaları reddeden tutuksuz sanık T.G. ise Serdar Kuyucu bana ‘bir masa kurulacak’ dedi. Bu masada olacak kişileri anlatırken ben konuşmasına izin vermeden konuyu kapattım. Bir süre sonra Hüseyin Pirecioğlu yanıma geldi. Uyuşturucu satılacakmış, başında da Emircan’ın olacağını söyledi. Kendisi ne derse onu yapacağını söyledi. Bu işleri Emircan adına yapılacağını söyledi? dedi.

İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ

Örgüt yöneticiliği ile suçlanan, polis ve savcılık ifadelerinde örgüt şemasını tarif ederek etkin pişmanlıktan yararlanan Hüseyin Pirecioğlu mahkemede ifadesini değiştirdi. Bazı noktaları kontrol altında tutmak için uyuşturucuyu ihbar ettiklerini ya da maddeye sahip olan kişilerin malına çöktüklerini anlatan Hüseyin Pirecioğlu, ‘Buradaki herkes uyuşturucu kullanıcısıdır. Her kullanıcı da satıcısıdır. Almaya gücü yetmeyince satacaktır. Biz Emircan ile samimi arkadaşız ortada bir örgüt olduğunu düşünmüyorum’ diye konuştu.

PARAYI ‘KİRA, BORÇ’ DİYE GÖNDERİRMİŞ

Polisteki ifadesinde ayrıntılı olarak tarif ettiği çetenin farklı grupları sorulan Pirecioğlu, ‘Bu kişiler uyuşturucularını genellikle nerede ucuzsa oradan alırlar. Bahsettiğim bu gruplar Emircan’ın hiyerarşisi altında emirlerini yerine getiren kişiler değildir. Emircan al şu uyuşturucuyu sat demez. Ben satın almış olduğum uyuşturucunun parasını Batuhan Yıldırım’ın hesabına ‘kira, borç’ gibi açıklamalarla yatırırdım. Emircan’ın yanına gittiğimde elden de verirdim. Batuhan’ın hesap kartları Emircan’daydı? ifadelerini kıllandı.

‘POLİSTEKİ İFADEM YANLIŞ YAZILMIŞ’

Polisteki ifadesinin yanlış yazıldığını ve suç örgütü olmadığını öne süren Pirecioğlu, ‘Ben emniyette ifade verirken herkesin konuştuğu şeyi anlattım. Ben böyle bir yapılanma içinde yer almadım. Poliste adını söylediğim grup sorumlularıyla uyuşturucu almaya Emircan’a gittiğimde, gelmişlerse görüyordum. Bunun dışında bir araya gelip örgüt kurmadık. Ben emniyette kendi bilip gördüklerimden ziyade sokakta duyduklarımı anlattım’ dedi.

TUTUKLANDI

Duruşmada savcı, Pirecioğlu’nun mahkemede ifadesinden dönmesi sebebiyle sanığa baskı yapıldığı fikrinin oluştuğunu söyledi. Duruşmaların 3 gün boyunca devam edeceğine ve daha dinlenilmeyen sanık ve tanıkların olduğunu belirten savcı, Pirecioğlu’nun delilleri karartma şüphesi nedeniyle tutuklanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti ise Pirecioğlu’nun dinlenilecek diğer kişileri baskı altına alma şüphesi olduğunu atılı suçun ceza sınırını göz önünde bulundurarak tutuklanmasına karar verdi. Diğer sanıkların tutukluluk hali devam ederken duruşmaya yarına kadar ara verildi. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-uyusturucu-ticareti-suclamasiyla-32-sanigin-yargilanmasi-basladi/feed/ 0
Zonguldak’ta Suç Örgütü ve Uyuşturucu Ticareti Davası https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-suc-orgutu-ve-uyusturucu-ticareti-davasi/ https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-suc-orgutu-ve-uyusturucu-ticareti-davasi/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:42:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2852 Zonguldak’ta suç örgütü kurma ve uyuşturucu ticareti suçlamasıyla 16’sı tutuklu 32 sanık hakkında 4 yıldan 38 yıla kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Davanın ilk duruşmasında tutuksuz sanıklardan H.P., uyuşturucu için “Amca” şifresini kullandıklarını söyledi.

Zonguldak Emniyet Müdürlüğü, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından geçen Mayıs düzenlenen operasyonda 32 şüpheliden 16’sı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme”, “2313 sayılı kanuna aykırılık”, “uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama” suçlarından 32 şüpheli hakkında 4 yıldan 38 yıla kadar çeşitli yıllarla hapis cezası istendi.

32 sanıklı davanın ilk duruşması bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkemede sanıklardan S.S., G.S., H.P. ve T.G.’nin ifadeleri alındı. Mahkemede tutuksuz sanık T.G., tutuklu sanıklardan S.K.’nin S.S.’yi telefonla arayarak, “Zonguldak’a yüklü miktarda uyuşturucu gelecek. Bu uyuşturucuyu satacaksınız. Eşlerinizden ayrılacaksınız’ dedi” diye konuştu. T.G. bu sözleri duyunca araçtan indiğini söyleyerek, “Bu konuşmalar sonrasında şok oldum. Arabadan indim. Bu uyuşturucuları İstanbul’dan R.K. denen şahıs S.K. ile beraber getirecekmiş” dedi.

İstanbul’a uyuşturucu almaya gitmişler

Örgütün işleyişi hakkındaki soru sorulan sanık T.G., “İşleyişini, uyuşturucunun nasıl satılacağını bilmiyorum. Benim tahminim bu yapılanmanın lideri S.K.’dir. Bir gün S.K. bana, ‘Bu örgütün sokak kabadayısı benim’ dedi. Liderin kim olduğunu ise söylemedi” dedi.

İfadesi alınan tutuksuz sanık G.S. de, “2021 yılında Ş.U. ile İstanbul’a gitmiştik. Orada Ş.U. binaya girdi, para aldı. Buranın kumarhane olduğunu, buranın E.İ’ye ait olduğunu söyledi. Ş.U. ile İstanbul’a gittiğimizde dönüşte bilmediğim bir yerden pakette sarılı uyuşturucu maddeyi aldı. Getirmiş olduğu uyuşturucuyu Kozlu’da birine sattı. Sonra E.İ’ye uyuşturucuyu teslim etmeye gitti. Karabük’te bir otel sahibinden 2 kere uyuşturucu aldım. Bunları getirdim. E.İ’ye kime verip sattırıyor bilmiyorum. E.İ. torbacılara uyuşturucuyu veriyor sonra bu torbacılar parasını E.İ’ye veriyorlar. Benim dışında E.İ. için uyuşturucu getirenler vardı” dedi.

Tutuksuz sanık H.P. de, 12 yıldır tanıdığın E.İ.’nin; tutuksuz sanıklardan S.S.’ye giden uyuşturucu kanallarını kesmeleri yönündeki diyaloğunu anlattı. H.P., “S.S’ye ulaşmadan uyuşturucuları biz alacaktık. Bu uyuşturucuları ya emniyete şikayet ederek S.S’ye ulaşmasını engelleyecektik ya da S.S’ye uyuşturucu getiren kişilere zor kullanarak bu kişilerden uyuşturucularını almaktı. Her kullanıcı mutlaka satıcıdır. Almayı gücü yetmediğinde satacaktır. E.İ. ile samimi arkadaşız. Ortada bir örgüt yoktu. Ben de bu uyuşturucuyu kullandım ve parasını vermem gerektiği için benden isteyenlere para karşılığı verdim. Çünkü aldığım uyuşturucunun parasını vermem gerekiyordu. Verdiğim kişiler bu uyuşturucuyu ne yaptılar bilmiyorum” dedi.

H.P., “Başkalarından almış olduğun uyuşturucuların E.İ. iye bağlantısı yoktur. Ben nerede ucuz bulursam oradan alırım. Çarşı, acılık, Mithatpaşa, Kozlu, üniversite grubu gibi gruplardaki kişiler genel olarak uyuşturucuyu nerede ucuzsa oradan alırlar. Bahsettiğim bu gruplar E.İ’nin talimatını yerine getiren kişiler değildir. Kendileri oluşmuş gruplardır. Bu grupları E.İ. oluşturmamıştır. E.İ, ‘Şu uyuşturucuyu al, sat,’ demez. Ben satın aldığım uyuşturucunun parasını B.Y’ye kira, borç açıklamasıyla yatırırdım. Bazen de E.İ’nin yanına gittiğimde elden verirdim. B.Y. yatan paraların nereden yattığını bilmezdi. E.İ’nin başkalarına bahis oynattırdığını hiç görmedim” dedi.

“Amca ile mi buluşacağız”

Mahkeme heyetinin telefon kayıtlarındaki “Amca ile mi buluşacağız” şeklindeki diyaloğu hatırlatılan H.P., “Metamfetamine amca diyoruz. Ama ben ona o gün uyuşturucu vermedim” dedi.

Duruşmada Cumhuriyet Savcısı, H.P.’nin önceki ifadelerine göre mahkemede verdiği ifadelerin birbiriyle çeliştiğini ve delillerin karartılabileceği iddiasıyla tutuklanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti de sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair telefon kayıtları, fiziki takip kayıtları, suçu işlediğine dair somut delillerin bulunması, dosyadaki diğer sanık ve tanıkların dinlenmemiş olması, sanığın savunması çerçevesinde tanıkları etkileyecek şekilde baskı kurulabilecek olması ile tutuklama sebebinin bulunduğuna kanaat getirdi. Mahkeme, bu çerçevede herhangi bir adli kontrol tedbirinin yeterli olmadığı gerekçesiyle H.P.’nin tutuklanmasına karar verdi.

Mahkeme diğer sanıkların dinlenmesi için yarın devam edecek. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-suc-orgutu-ve-uyusturucu-ticareti-davasi/feed/ 0
Lise öğrencisinin ölümüne neden olan sanığın beraatine itiraz edildi https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisinin-olumune-neden-olan-sanigin-beraatine-itiraz-edildi-2/ https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisinin-olumune-neden-olan-sanigin-beraatine-itiraz-edildi-2/#respond Tue, 09 Jan 2024 09:18:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2816 SULTANGAZİ’de 8 yıl önce yolda yürürken uzaktan sıkılan kurşunla boynundan yaralanarak 2 yıl hastanede kaldıktan sonra hayatını kaybeden lise öğrencisi Ahmet Emre Çavuş’un ölümüne neden olmaktan yargılanan sanığın beraat etmesine itiraz edildi. Öldürülen Ahmet Emre Çavuş’un babası Bülent Çavuş, beraat kararının kaldırılması için istinaf yoluna başvurdu.

Sultangazi’de lise öğrencisi Ahmet Emre Çavuş, 2 Ağustos 2015 yılında arkadaşlarıyla yolda yürürken kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından uzaktan sıkılan kurşunun boynuna isabet etmesi sonucu yaralanmıştı. Ahmet Emre Çavuş, kaldırıldığı hastanede 2 yıl 11 gün verdiği yaşam mücadelesi sonrasında 19 yaşında hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma sonucunda 8 yıl sonra hazırlanan iddianamede, Ahmet Emre Çavuş’un ölmeden önce alınan ifadesinde, vurulmasına yönelik eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğini görmediğini ancak olay günü sanık Devrim Aksoy’un ters ters baktığını, kendisinin birden yere yığıldığını, yerdeyken iki el daha silah sesi duyduğunu ve arkadaşlarının otoparka doğru koşarak Kim vurdu dediğini, arkadaşlarının da olay yerinde sanığı gördüklerini ve olay yerinde başka kimsenin olmadığını belirttiği kaydedildi. Sanık Devrim Aksoy’un ise suçlamayı reddettiği belirtilen iddianamede, Aksoy hakkında Kasten öldürme ve Ruhsatsız silah bulundurma suçlarından müebbet ve 3 yıla kadar hapis istemiyle 2 Haziran 2023 tarihinde dava açıldı.

İKİNCİ DURUŞMADA BERAAT VERİLDİ

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada, sanık Devrim Aksoy savunmasında, Sadece bu olayı benim üzerime yıkmaya çalışıyorlar. Ben kesinlikle iddia edildiği gibi Ahmet Emre Çavuş’u öldürmedim, ben bu şahsı tanımıyorum. Sebepsiz yere neden öldüreyim. Ben kendisinin hastaneye gitmesi içinde yardımcı oldum, kamera kayıtlarındaki atletli kişi benim. Ben vurduğum insana neden yardımcı olayım demişti. Mahkemenin 30 Kasım 2023 tarihindeki 2’nci duruşmasında ise karar çıktı. Mahkeme, tutuklu sanık Devrim Aksoy’un yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verdi.

BABA KARARA İTİRAZDA BULUNDU

Öldürülen Ahmet Emre Çavuş’un babası Bülent Çavuş, beraat kararına karşı avukatı aracılığıyla istinaf yoluna başvurdu. İtiraz dilekçesinde, her ne kadar sanık hakkında beraat kararı verilmişse de tanık beyanlarına göre, olay günü orada bu işi yapabilecek tek kişinin suç makinesi olarak bilinen ve kurşunun geldiği yönde bulunan sanığın işlediğinin şüpheden oldukça uzak olduğu, ayrıca Gazi Mahallesi’nde pek çok kahve ve bakkalda sanığın maktulü vurduğunu söylediği, herkesin bu suçu sanığın işlediğini bildiğini, sanığın sabıkalı biri olduğunu, daha önce bir polisi silahla ağır yaraladığını belirterek beraat kararının kaldırılması ve üst sınırdan cezalandırılması talep edildi. Bülent Çavuş, 8 yıldır verdiğimiz adalet mücadelesi son bulana kadar oğlum için ve bizim gibi adalet arayan ailelerin sesi olmak için sonuna kadar mücadele edeceğim. Adalet sağlanana kadar, oğlumun katilleri bulunana kadar sakallarımı kesmeyeceğim. Bu ülkede adaletin çok zor olduğunu öğrendim. Oğlum Ahmet Emre, Sultangazi’de değil, Etiler’de, Bakırköy’de, Kadıköy’de başına böyle bir olay gelmiş olsaydı çoktan bunu ona yapanlar bulunurdu şeklinde açıklamada bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisinin-olumune-neden-olan-sanigin-beraatine-itiraz-edildi-2/feed/ 0
Lise öğrencisi Ahmet Emre Çavuş’un ölümüne itiraz https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisi-ahmet-emre-cavusun-olumune-itiraz/ https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisi-ahmet-emre-cavusun-olumune-itiraz/#respond Tue, 09 Jan 2024 08:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2800

SULTANGAZİ’de 8 yıl önce yolda yürürken uzaktan sıkılan kurşunla boynundan yaralanarak 2 yıl hastanede kaldıktan sonra hayatını kaybeden lise öğrencisi Ahmet Emre Çavuş’un  ölümüne neden olmaktan yargılanan sanığın beraat etmesine itiraz edildi. Öldürülen Ahmet Emre Çavuş’un babası Bülent Çavuş, beraat kararının kaldırılması için istinaf yoluna başvurdu.

Sultangazi’de lise öğrencisi Ahmet Emre Çavuş, 2 Ağustos 2015 yılında arkadaşlarıyla yolda yürürken kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından uzaktan sıkılan kurşunun boynuna isabet etmesi sonucu yaralanmıştı. Ahmet Emre Çavuş, kaldırıldığı hastanede 2 yıl 11 gün verdiği yaşam mücadelesi sonrasında 19 yaşında hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma sonucunda 8 yıl sonra hazırlanan iddianamede, Ahmet Emre Çavuş’un ölmeden önce alınan ifadesinde, vurulmasına yönelik eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğini görmediğini ancak olay günü sanık Devrim Aksoy’un ters ters baktığını, kendisinin birden yere yığıldığını, yerdeyken iki el daha silah sesi duyduğunu ve arkadaşlarının otoparka doğru koşarak “Kim vurdu” dediğini, arkadaşlarının da olay yerinde sanığı gördüklerini ve olay yerinde başka kimsenin olmadığını belirttiği kaydedildi. Sanık Devrim Aksoy’un ise suçlamayı reddettiği belirtilen iddianamede, Aksoy hakkında “Kasten öldürme” ve “Ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından müebbet ve 3 yıla kadar hapis istemiyle 2 Haziran 2023 tarihinde dava açıldı.

İKİNCİ DURUŞMADA BERAAT VERİLDİ

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada, sanık Devrim Aksoy savunmasında, “Sadece bu olayı benim üzerime yıkmaya çalışıyorlar. Ben kesinlikle iddia edildiği gibi Ahmet Emre Çavuş’u öldürmedim, ben bu şahsı tanımıyorum. Sebepsiz yere neden öldüreyim. Ben kendisinin hastaneye gitmesi içinde yardımcı oldum, kamera kayıtlarındaki atletli kişi benim. Ben vurduğum insana neden yardımcı olayım” demişti. Mahkemenin 30 Kasım 2023 tarihindeki 2’nci duruşmasında ise karar çıktı. Mahkeme, tutuklu sanık Devrim Aksoy’un yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verdi.

BABA KARARA İTİRAZDA BULUNDU

Öldürülen Ahmet Emre Çavuş’un babası Bülent Çavuş, beraat kararına karşı avukatı aracılığıyla istinaf yoluna başvurdu. İtiraz dilekçesinde, her ne kadar sanık hakkında beraat kararı verilmişse de “tanık beyanlarına göre, olay günü orada bu işi yapabilecek tek kişinin suç makinesi olarak bilinen ve kurşunun geldiği yönde bulunan sanığın işlediğinin şüpheden oldukça uzak olduğu, ayrıca Gazi Mahallesi’nde pek çok kahve ve bakkalda sanığın maktulü vurduğunu söylediği, herkesin bu suçu sanığın işlediğini bildiğini, sanığın sabıkalı biri olduğunu, daha önce bir polisi silahla ağır yaraladığını” belirterek beraat kararının kaldırılması ve üst sınırdan cezalandırılması talep edildi. Bülent Çavuş, “8 yıldır verdiğimiz adalet mücadelesi son bulana kadar oğlum için ve bizim gibi adalet arayan ailelerin sesi olmak için sonuna kadar mücadele edeceğim. Adalet sağlanana kadar, oğlumun katilleri bulunana kadar sakallarımı kesmeyeceğim. Bu ülkede adaletin çok zor olduğunu öğrendim. Oğlum Ahmet Emre, Sultangazi’de değil, Etiler’de, Bakırköy’de, Kadıköy’de başına böyle bir olay gelmiş olsaydı çoktan bunu ona yapanlar bulunurdu” şeklinde açıklamada bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisi-ahmet-emre-cavusun-olumune-itiraz/feed/ 0
Lise öğrencisinin ölümüne neden olan sanığın beraatine itiraz edildi https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisinin-olumune-neden-olan-sanigin-beraatine-itiraz-edildi/ https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisinin-olumune-neden-olan-sanigin-beraatine-itiraz-edildi/#respond Tue, 09 Jan 2024 08:36:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2786 SULTANGAZİ’de 8 yıl önce yolda yürürken uzaktan sıkılan kurşunla boynundan yaralanarak 2 yıl hastanede kaldıktan sonra hayatını kaybeden lise öğrencisi Ahmet Emre Çavuş’un ölümüne neden olmaktan yargılanan sanığın beraat etmesine itiraz edildi. Öldürülen Ahmet Emre Çavuş’un babası Bülent Çavuş, beraat kararının kaldırılması için istinaf yoluna başvurdu.

Sultangazi’de lise öğrencisi Ahmet Emre Çavuş, 2 Ağustos 2015 yılında arkadaşlarıyla yolda yürürken kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından uzaktan sıkılan kurşunun boynuna isabet etmesi sonucu yaralanmıştı. Ahmet Emre Çavuş, kaldırıldığı hastanede 2 yıl 11 gün verdiği yaşam mücadelesi sonrasında 19 yaşında hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan soruşturma sonucunda 8 yıl sonra hazırlanan iddianamede, Ahmet Emre Çavuş’un ölmeden önce alınan ifadesinde, vurulmasına yönelik eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğini görmediğini ancak olay günü sanık Devrim Aksoy’un ters ters baktığını, kendisinin birden yere yığıldığını, yerdeyken iki el daha silah sesi duyduğunu ve arkadaşlarının otoparka doğru koşarak “Kim vurdu” dediğini, arkadaşlarının da olay yerinde sanığı gördüklerini ve olay yerinde başka kimsenin olmadığını belirttiği kaydedildi. Sanık Devrim Aksoy’un ise suçlamayı reddettiği belirtilen iddianamede, Aksoy hakkında “Kasten öldürme” ve “Ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından müebbet ve 3 yıla kadar hapis istemiyle 2 Haziran 2023 tarihinde dava açıldı.

İKİNCİ DURUŞMADA BERAAT VERİLDİ

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada, sanık Devrim Aksoy savunmasında, “Sadece bu olayı benim üzerime yıkmaya çalışıyorlar. Ben kesinlikle iddia edildiği gibi Ahmet Emre Çavuş’u öldürmedim, ben bu şahsı tanımıyorum. Sebepsiz yere neden öldüreyim. Ben kendisinin hastaneye gitmesi içinde yardımcı oldum, kamera kayıtlarındaki atletli kişi benim. Ben vurduğum insana neden yardımcı olayım” demişti. Mahkemenin 30 Kasım 2023 tarihindeki 2’nci duruşmasında ise karar çıktı. Mahkeme, tutuklu sanık Devrim Aksoy’un yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verdi.

BABA KARARA İTİRAZDA BULUNDU

Öldürülen Ahmet Emre Çavuş’un babası Bülent Çavuş, beraat kararına karşı avukatı aracılığıyla istinaf yoluna başvurdu. İtiraz dilekçesinde, her ne kadar sanık hakkında beraat kararı verilmişse de “tanık beyanlarına göre, olay günü orada bu işi yapabilecek tek kişinin suç makinesi olarak bilinen ve kurşunun geldiği yönde bulunan sanığın işlediğinin şüpheden oldukça uzak olduğu, ayrıca Gazi Mahallesi’nde pek çok kahve ve bakkalda sanığın maktulü vurduğunu söylediği, herkesin bu suçu sanığın işlediğini bildiğini, sanığın sabıkalı biri olduğunu, daha önce bir polisi silahla ağır yaraladığını” belirterek beraat kararının kaldırılması ve üst sınırdan cezalandırılması talep edildi. Bülent Çavuş, “8 yıldır verdiğimiz adalet mücadelesi son bulana kadar oğlum için ve bizim gibi adalet arayan ailelerin sesi olmak için sonuna kadar mücadele edeceğim. Adalet sağlanana kadar, oğlumun katilleri bulunana kadar sakallarımı kesmeyeceğim. Bu ülkede adaletin çok zor olduğunu öğrendim. Oğlum Ahmet Emre, Sultangazi’de değil, Etiler’de, Bakırköy’de, Kadıköy’de başına böyle bir olay gelmiş olsaydı çoktan bunu ona yapanlar bulunurdu” şeklinde açıklamada bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/lise-ogrencisinin-olumune-neden-olan-sanigin-beraatine-itiraz-edildi/feed/ 0
Bitlis’teki kurbağa adamlar ve deniz polisleri, Van Gölü’nde kaçakçılıkla mücadele ediyor https://www.haber60.com.tr/bitlisteki-kurbaga-adamlar-ve-deniz-polisleri-van-golunde-kacakcilikla-mucadele-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/bitlisteki-kurbaga-adamlar-ve-deniz-polisleri-van-golunde-kacakcilikla-mucadele-ediyor/#respond Mon, 08 Jan 2024 08:48:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2689 Bitlis Emniyet Müdürlüğü Koruma Şubesi’ne bağlı Sualtı Grup Amirliği’nde görevli kurbağa adamlar ve deniz polisleri, Savunma Sanayii Başkanlığının projesi kapsamında üretilen yerli kontrol botuyla Van Gölü’nde kaçakçılık olaylarına müdahale ediyor, güvenliği sağlıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğünce Bitlis Emniyet Müdürlüğüne tahsis edilen kontrol botu, Türkiye’nin en büyük iç suyu olan Van Gölü’nde kullanılmaya başlandı.

“Şehit Çarşı ve Mahalle Bekçisi İsa Budak”ın isminin verildiği 12 metre uzunluğa sahip olan botta, gece görüş kamerası, çevre güvenlik, radar, sonar ve otomatik yangın söndürme sistemleri bulunuyor.

Sualtı Grup Amirliği’nde “kurbağa adam” olarak görev yapan 6 polis memuru ve 3 deniz polisi, tam donanımlı kontrol botu ile Van Gölü’nde uyuşturucu, göçmen, silah ve akaryakıt gibi her türlü kaçakçılık suçunun önlenmesinde, suya atılan ceset veya delil niteliği taşıyan suç aletlerinin bulunmasında önemli rol oynuyor.

Kaçak avlanmanın önlenmesi için çalışma yürüten kurbağa adamlar ve deniz polisleri, gölde yaşanabilecek kazalara, arama kurtarma ve boğulma olaylarına anında müdahale edebilmek için hazır bekliyor.

Van Gölü’ne açılarak gerçekleştirdikleri dalışlarla sürekli kendilerini geliştiren kurbağa adamlar, yüksek manevra kabiliyetine sahip botla gölde çalışmalarını sürdürüyor.

Bitlis Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürü Soner Ersoy, AA muhabirine, Van Gölü’nde suç ve suçluyla azim ve kararlılıkla mücadele ettiklerini söyledi.

Emniyet Genel Müdürlüğünün illerin deniz taşıtı ihtiyacını karşılamak için Savunma Sanayii Başkanlığının yürüttüğü “Kontrol Botu Projesi”ne dahil olduğunu belirten Ersoy, “Bu kapsamda Emniyet Genel Müdürlüğü, Koruma Daire Başkanlığı, Bitlis Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğümüzün desteğiyle Bitlis’e yüzde 100 yerli ve milli bir kontrol botu kazandırılmıştır. 12 metre uzunluğa, 35 knot (saatte 1 deniz miline eşit hız birimi) hıza ve yüksek manevra kabiliyetine sahip teknemiz, deniz polisimizin yapacağı hizmetlere önemli katkı sunacaktır.” dedi.

“Van Gölü’nde huzur ve güvenin teminatıyız”

Deniz polisinin, Van Gölü ve kentteki iç sularda özellikle akaryakıt, göçmen, silah ve uyuşturucu gibi her türlü kaçakçılık suçlarıyla kararlılıkla mücadele ettiğini dile getiren Ersoy, şöyle konuştu:

“Ekibimiz, suya atılan ya da suda gizlenen cesetler ile suç aletlerini bularak delil niteliğini kaybetmeden ilgili birimlere teslim etme konusunda da görevlidir. Her türlü deniz taşıtını kontrol etmek, ülkeye giriş ve çıkışlarda pasaport kontrolü yapmak, deprem ile su baskınlarında arama kurtarma faaliyetinde bulunmak ve devlet büyüklerimizi korumak gibi görevlerimiz de bulunmaktadır. Türkiye’nin en büyük iç suyu olan Van Gölü’nde suç ve suçluyla azim ve kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hiçbir suçluya göz açtırmayacağız. Vatandaşımızın Van Gölü ve çevresinde huzur ve güvenle yaşamasını temin etmek en öncelikli görevimizdir.”

Kurbağa adamlar ile deniz polislerinin Van Gölü’nde eğitimler gerçekleştirdiğini kaydeden Ersoy, “Gemi ve kurbağa adamlarımızla Van Gölü’nde huzurun ve güvenin teminatıyız. Halkımızın, huzur içinde yaşaması için 24 saat esasına göre göreve her an hazır şekilde beklemekte ve suçlulara göz açtırmamaktayız.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bitlisteki-kurbaga-adamlar-ve-deniz-polisleri-van-golunde-kacakcilikla-mucadele-ediyor/feed/ 0
Nihal ve Bahar Candan kardeşler soruşturmasında adı geçen dolandırıcılık çetesi lideri hakkında karar https://www.haber60.com.tr/nihal-ve-bahar-candan-kardesler-sorusturmasinda-adi-gecen-dolandiricilik-cetesi-lideri-hakkinda-karar/ https://www.haber60.com.tr/nihal-ve-bahar-candan-kardesler-sorusturmasinda-adi-gecen-dolandiricilik-cetesi-lideri-hakkinda-karar/#respond Fri, 05 Jan 2024 08:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2384 Ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları ‘sazan sarmalı’ yöntemiyle dolandıran ve güven kazanmak için mağdurlarla yaptıkları görüşmelere Bahar ve Nihal Candan kardeşleri de çağırdığı iddia edilen örgüt yöneticisi ve üyelerinin yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme, örgüt lideri Eren Koç’un 479 yıl hapis ve 141 milyon para cezası ile cezalandırılmasına karar verirken, sosyal medya fenomeni Nihal Candan’ın eski sevgilisi Onur Apaydın’ın ise 459 yıl 7 ay hapis ve 143 milyon 849 bin 200 TL para cezası ile cezalandırılmasına hükmetti.

NİHAL VE BAHAR CANDAN DA ŞEBEKEDE

Türkiye’nin farklı illerinde faaliyet gösteren dolandırıcılık şebekesi, resmi kurum ve kuruluşların icradan satışa çıkardığı araçları ucuza satma vaadiyle vatandaşları dolandırmıştı. Sosyal medya fenomenleri Bahar ve Nihal Candan’ın da mağdurlarla lüks restoranlarda yapılan görüşmelere güven vermek için katıldığı ve alınan paraların fenomenler üzerinden aklandığı iddiasıyla geçtiğimiz aylarda gözaltına alındığı davaya ilişkin mahkeme kararını açıkladı. Küçükçekmece 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada bir kısım sanıklar, mağdurlar ve avukatları hazır bulundu.

ÖRGÜT LİDERİNE 479 YIL HAPİS CEZASI

Duruşmada kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Eren Koç’un “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek” ve 73 kişiye karşı “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 479 yıl hapis ve 141 milyon para cezası ile cezalandırılmasına karar verirken, Nihal Candan’ın eski sevgilisi sanık Onur Apaydın’ın ise aynı suçlardan 459 yıl 7 ay hapis ve 143 milyon 849 bin 200 TL para cezası ile cezalandırılmasına hükmetti. Öte yandan sanıkların 2 müşteki yönünden beraatine karar verilirken, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapisle cezalandırılması hükmedildi.

“MADALYONUN DİĞER YÜZÜ DE MİLYONLARCA LİRANIN AKLANMASI”

Bir kısım mağdurların avukatı Burak Temizer verilen karara ilişkin, “Gelinen noktada Türkiye’nin farklı illerinden tam 73 mağdurun olduğu, 37 sanığın yargılandığı 17 celse süren dava neticesinde sanıkların yüzyıllarca yılı bulan hapis cezaları ve milyonlarca liralık adli para cezaları ile cezalandırılmalarına karar verildi. Örgüt, icra dairelerinden hacizli veya devletin el koyduğu araçları sözde ucuza temin etmek vaadiyle onlarca kişiyi farklı zamanlarda milyonlarca lira dolandırmış durumda. Örgüt üyeleri yeri geldiğinde kendilerini kamu görevlisi örneğin icra müdürü olarak yeri geldiğinde de banka yetkilisi olarak tanıtmışlar. Aynı zamanda mağdurlardan alınan paralar kimi zaman kurulan paravan şirketlerin hesaplarına yatırtılmış. Tabii ki bir de madalyonun diğer yüzü olarak suçtan elde edilen milyonlarca liranın aklanması sürecine bir başka deyişle suç gelirlerinin aklanmasına dair de ilerleyen zamanlarda yargılamalar olacak ayrıca hükümler kurulacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

MÜTAALADAN

Küçükçekmece Cumhuriyet Savcısı tarafından açıklanan mütalaada İstanbul genelinde dolandırıcılık yaparak menfaat temin etmek maksadıyla belirli bir organizasyon içerisinde hareket eden şahısların paravan olarak oluşturulan şirketler üzerinden faaliyet gösterdikleri belirtildi. Mütalaada, şahısların ilk aşamada müştekilere tanıdıkları vasıtasıyla ulaşarak güven kazandıktan sonra Vergi Dairesi gibi resmi kurum ve kuruluşlardan birim amiri Veysel olarak tanıttıkları şahıs vasıtasıyla ihale yoluyla aldıkları araçları piyasa fiyatının altında bir bedelle sattıklarını söyleyerek ikna ettikleri kaydedildi.

Müştekilere Whatsapp üzerinden araç ve fiyat listesi gönderip teklifte bulunulduğu da açıklanan mütalaada, gönderilen listeden beğendiği araçları almak isteyen müştekilerle anlaşma sağlandığı, şahısların anlaşmaya göre araç bedelinin yüzde 10’u oranında bedeli peşin olarak aracı şirket olduğu belirtilen paravan firmanın hesabına gönderilmesini sağladıkları kaydedildi.

ÖRGÜT LİDERİ KENDİSİNİ GÜMRÜK VE GELİR İDARESİ MÜDÜRÜ OLARAK TANITMIŞ

Şahısların araç ücretleri ve komisyon bedellerini peşin olarak aldıktan sonra çeşitli bahaneler öne sürerek vadettikleri araçları teslim etmedikleri ve aldıkları araç ve komisyon bedelleriyle kayıplara karıştıkları iddiaları üzerine örgütün şeması ve eylemlerinin açığa çıkarılması amacıyla soruşturmaya başlanıldığı açıklandı. Mütalaada mağdur edilen tüm vatandaşların beyanlarına yer verilirken, örgüt lideri Eren Koç’un Vergi Dairesi, Gümrük İdaresi, Gelir İdaresi müdürü, şefi, yöneticisi Veysel ya da Aydın Bey olarak tanıtıldığı kaydedildi. Cumhuriyet savcısı örgütün dolandırıcılık yöntemini “Suç ve terör örgütlerine yönelik olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında devlet tarafından el konulan araçların Veysel’in başında bulunduğu birim tarafından uygun fiyata elden çıkarıldığı anlatılır.

PARALARI TOPLAYIP ARAÇLARI TESLİM ETTİLER

Araç listesi Whatsapp uygulaması üzerinden mağdura gönderilir. Mağdura listede bulunan piyasa fiyatının ortalama yüzde 25 altında satış bedeli yazılan araçlar içerisinden seçeceği bir aracın Veysel/Aydın kod adlı şahısla kişisel ilişkiler kullanılarak temin edilebileceği, bunun için önce araç bedeli ve bu aracılık için hizmet bedelinin şirket hesabına yatırılması gerektiği, daha sonra aracını teslim alabileceği anlatılır” şeklinde açıkladı. Mağdurların daha sonra beklemeye başladığı da açıklanan mütalaada, “Belirlenen süre sonunda araç teslim edilmeyince ve suç örgütü üyelerinden haber alamayınca mağdur dolandırıldığını anlar. Projenin sonlandırılması sonrasında gerekirse şebeke elemanlarıyla irtibat kurarak hakkını aramaya çalışan mağdurlar Onur Apaydın ve ekibi tarafından tehdit edilerek sindirilir” ifadelerine yer verildi. Mütalaada Eren Koç’un ‘suç örgütü kurmak ve yönetmek’ ve 66 kez ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından 400 yıldan bin 328 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Sanık Onur Apaydın’ın ise ‘suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istenirken dolandırıcılık suçlarına iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bu suçtan beraatına karar verilmesi istendi. Öte yandan mütalaada diğer sanıkların da değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nihal-ve-bahar-candan-kardesler-sorusturmasinda-adi-gecen-dolandiricilik-cetesi-lideri-hakkinda-karar/feed/ 0
Banka Hesabı Kiralama İşlemi Suçtur ve Hapis Cezasıyla Karşı Karşıya Bırakabilir https://www.haber60.com.tr/banka-hesabi-kiralama-islemi-suctur-ve-hapis-cezasiyla-karsi-karsiya-birakabilir/ https://www.haber60.com.tr/banka-hesabi-kiralama-islemi-suctur-ve-hapis-cezasiyla-karsi-karsiya-birakabilir/#respond Wed, 03 Jan 2024 21:33:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2138 Ağır Ceza Avukatı Cem Duman, son zamanlarda artan, ücret karşılığında banka hesabı kiralama işlemlerinin bir suç olduğunu, yapanların 4 ila 10 yıl arasında hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceklerini söyledi.

Son dönemlerde belirli bir ücret karşılığında banka hesaplarını kiralayanların sayısı arttı. Bazı sosyal medya platformlarında çıkan ‘belirli bir ücret karşılığında banka hesabı kiralama’ reklamlarını gören vatandaşlar, kolay para kazanmak için dolandırıcıların ağına düşmeye başladı. Aylık, haftalık, günlük ve hatta saatlik olarak banka hesaplarını kiralayan vatandaşlar kendilerini tehlikeye atarken, hiçbir şey yapmadan para kazanmanın bir zararı olmayacağını düşündü. Konuyla ilgili konuşan Ağır Ceza Avukatı Cem Duman, son yıllarda bu tarz dolandırıcılıkların çok arttığını, vatandaşların bu tuzağa düşerek hem kişisel bilgilerini kaptırdığını hem de dolaylı yoldan dolandırıcılık ve para aklama suçu işlediğini söyledi. Özellikle genç yaştaki vatandaşların bu yolu tercih ettiğini belirten Duman, “Bu yaşlarda paraya kolay ulaşmak hoşlarına gidebilir ancak bu suçların cezası 4 ila 10 yıl arasından başlıyor. Bu işlemlere alet olarak tertemiz sicillerini bozmanın yanında hayatlarının geri kalanını da etkileyebilirler” dedi.

“Bedava peynir sadece fare kapanında olur”

Kolay para kazanma diye bir kavramın insanların hayatında olmadığını belirten Ağır Ceza Avukat Cem Duman, vatandaşlar bu gibi tuzaklara düşmemesi konusunda uyardı. Son zamanlarda artan banka hesabı kiralama dolandırıcılığından çok sayıda vatandaşın mağdur olduğunu dile getiren Duman, “Bu dolandırıcılık yöntemi teknolojinin kullanımının artmasıyla ve mobil bankacılık sistemlerinin gelişmesiyle hayatımıza girdi. Vatandaşlar, sosyal medya hesaplarında gezerken belirli bir ücret karşılığında banka kartlarını kiralayabilecekleri reklamlarıyla karşılaşıyor ve kolay yoldan para kazanmak için bu yöntemi deniyor. Gerçekten de bu gibi dolandırıcılıklarda vatandaşlar kendilerine vaat edilen paraları alıyor ama sonrasında başına gelebileceklerden bir haber şekilde hayatlarına devam ediyorlar. Genellikle parayı harcadıktan sonra banka hesaplarına yeniden erişmek istediklerinde ulaşamayarak ya da kendilerine gelen tebligatlarla bir suça karıştıklarını anlıyorlar. Bu yöntem, dolandırıcılar tarafından kara para aklamada ya da dolandırılan başka vatandaşların paralarının takibini zorlaştırmak için kullanılıyor. Aylık, haftalık, günlük hatta saatlik hesap kiralama işlemi yapan vatandaşlar, ister istemez suça ortak oluyor ve kendilerini riske atıyor. Vatandaşlara tavsiyem bu gibi reklam ve taleplere kanmamalarıdır. Suça bilerek ya da bilmeyerek ortak olmak bir suçtur ve bu suçun cezası 4 yıl ile 10 yıl hapis cezası arasında değişiyor. Eskiden büyüklerimiz ‘bedava peynir sadece fare kapanında olur’ derlerdi. Hem kişisel bilgilerinizi korumak hem de yasal süreçlerle karşılaşmamak için herkesin dikkatli olması ve kolay para kazanmak istememesi gerekir” dedi.

“Hem davalı hem davacı konuma düşebilirler”

Ağır Ceza Avukatı Cem Duman, bu suça istemeden karışanların yanında bilmediğini iddia ederek karışan vatandaşların da çok sayıda olduğunu söyledi. Duman, konuşmasını söyle sürdürdü;

“Genellikle genç yaştaki vatandaşlar bu yola başvuruyor. Birkaç saatliğine hesabını kiralamaktan kötü bir sonuç çıkmayacağını ve biraz para kazanmanın bir mahsuru olmadığını düşünüyorlar. Bu tutumun yanlış olduğunu maalesef geç olsa da anlayacaklar çünkü bu ciddi bir suçtur. Bazı vatandaşların da bu durumdan bir haber davrandığı yönünde durumlarla karşılaşıyoruz ama suça bir kez karıştıklarında ancak kendilerini kandırabilirler. Mesela sıklıkla karşılaşılan bir yöntem olarak banka hesabını kiralayanlar şu şekilde davranıyor; önce belirli bir ücret karşılığında hesabını kiralıyor. Daha sonra herhangi bir sorumluluktan kaçınmak için çeşitli sosyal medya ve mesajlaşma platformlarında ‘Ben hesabımı kiraladım, bu yanlış bir şey mi? Kısa bir süreliğine verdim, bir şey olmaz değil mi?’ şeklinde yazılar paylaşıyorlar. Aslında burada vatandaşın düşündüğü şey, yarın öbür gün adli bir mesele ile karşılaşırsam, ‘bakın bilmiyordum, sormuştum’ demek ama bu gibi durumların asla kurtuluşu yoktur. Hem bu kiralama işlemi yaptıranların hem de bu suça istemeden de ortak olarak mağdur olan vatandaşların sayısı çok fazla. Bir vatandaş, kolay para kazanmak isterken hem dolandırma işlemine ortak olduğu için davalı hem de bu suça yanlışlıkla bulaştığı için davacı konumunda olabilir. Durduk yere adli süreçlerle uğraşmamak için kimsenin kendisini riske atmaması konusunda uyarıyorum.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/banka-hesabi-kiralama-islemi-suctur-ve-hapis-cezasiyla-karsi-karsiya-birakabilir/feed/ 0
Hollandalı avukat, İsrail ordusunda görev alan 5 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu https://www.haber60.com.tr/hollandali-avukat-israil-ordusunda-gorev-alan-5-kisi-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/hollandali-avukat-israil-ordusunda-gorev-alan-5-kisi-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Wed, 03 Jan 2024 09:00:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2095 Hollanda’da, 30 Mart Hareketi’nin temsilcisi avukat Harun Raza, İsrail ordusunda görev alan Hollanda vatandaşı 5 kişi hakkında Gazze’deki suçlara ortak oldukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Avrupa’daki aktivistler tarafından “Gazze’deki soykırımın önlenmesi” için kurulan ve adını, İsrail’in, 30 Mart 1976’da Filistinlilere ait binlerce dönüm araziye el koymasının ardından protestoların yaşandığı “Toprak Günü”nden alan hareketin Hollanda’daki temsilcisi avukat Harun Raza, Hollanda vatandaşlığı olan İsrailli askerler ve yerleşimciler hakkında yaptığı suç duyurularına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Raza, 2009’dan bu yana bu tür davaların takipçisi olduğunu belirterek, “Hollandalı ve İsrailli, Belçikalı ve İsrailli, Fransa, Avusturyalı olup İsrail ordusunda savaşanları bulup bu kişiler hakkında buradaki yerel mahkemelerde suç duyurusunda bulunuyoruz. Bu kişilerin Avrupa’daki vatandaşlıkları bize yargı yetkisi veriyor ve ceza davası açılmasını sağlayarak süreci takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kısa süre önce Jonathan Ben Hammu adını kullanan siyonist olduğunu düşündüğü bir kişi hakkında Hollanda savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu anlatan Raza, “Hollanda ordusunda teğmen olarak görev yapan ve bir bacağını kaybeden bu kişi, Hollanda’nın AD gazetesine gururla verdiği röportajında, İsrail ordusuyla Gazze’de yaptığı savaşı anlattı. Bu şekilde kişileri tespit ederek çalışıyoruz.” diye konuştu.

Röportajında, Gazze’de bacağını kaybetmesine rağmen Hammu’nun savaş bölgesine geri dönmek istediğine dikkati çeken Raza, “Bu kişi Gazze’yi dümdüz ettiğini, bölgeyi sivillerden arındırdığını kabul etti. Biz de ‘Eğer yaptıklarından bu kadar gurur duyuyorsan sonuçlarına da katlan.’ diyerek şikayette bulunduk.” dedi.

Yerleşimciler hakkında dava

Hollanda vatandaşlığı sahibi İsrailli Yahudi yerleşimciler hakkında da dava açmaya başladıklarını kaydeden Raza, “Bu kişiler hakkında, hırsızlık ve diğer suçlardan dolayı yargılanmaları talebiyle Hollanda savcılığına başvuruyoruz.” bilgisini verdi.

Raza, savcılığın taleplerini kabul etmesini beklediklerini ve suç duyurusunda gerekli tüm delillerin yer aldığını belirtti.

Çifte vatandaşlık sahibi Yahudi yerleşimcilerin, Avrupa’dan Filistin topraklarındaki yerleşim bölgelerine gitmelerini, DEAŞ ya da başka bir terör örgütüne mensup birinin Avrupa’dan bu örgütlerin işgalindeki yerlere gitmelerine benzeten Raza, “Bu ikisi tamamen aynı şey. Bu maddi bir gerçek, hukuki bir gerçek, ahlaki bir gerçek.” tespitini yaptı.

“Bu kişileri, sosyal medya paylaşımlarından buluyoruz”

Bu tür bir davayı ilk olarak 2009’da açtıklarını belirten Raza, 2014’te de İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırıların ardından benzer başvurularda bulunduğunu aktardı. Raza, Gazze’deki Şifa Hastanesi’nin vurulmasının ardından o gece ofisine geldiğini ve Hollanda vatandaşlığı olup İsrail ordusunda görev alanlar hakkında suç duyurusunda bulunmak için çalıştığını aktardı.

Son yaşananların ardından 4 Hollandalı hakkında “savaş suçları” nedeniyle bir yerleşimci hakkında da “hırsızlık” suçundan şikayette bulunduklarını kaydeden Raza, bu kişileri, sosyal medya paylaşımları, basına yaptıkları açıklamalar ve internette açık kaynaklardan elde ettikleri bilgilerle bulduklarını dile getirdi.

Avukat Raza, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kişilerin bazıları sahte isimlerle paylaşımda bulunuyor ama resimleri, görüntüleri mevcut ve biz, bu kişilerin gerçekte kim olduklarını tespit ediyoruz. Edemediklerimizi de araştırılması için savcılığa bildiriyoruz. Ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığına da bu bilgileri gönderiyoruz. Ekibimiz, bazıları da çevrim içi olarak İsrail ordusunda görev yapan çifte vatandaşların kimlik tespiti için araştırma yapıyor. Kısa sürede bin kişilik bir listeyi hazırlamaya çalışıyoruz ve umarın bu kişilerin hepsinin cezalandırılmasını sağlayacağız.”

“Suçlarını itiraf ediyorlar”

Gözü olan herkesin soykırım yapıldığını görebildiğini ifade eden Raza, şu görüşleri paylaştı:

“Birçok ülke soykırımı kabul etmeye başladı. Hakkında suç duyurusunda bulunduklarımızın bazıları zaten sosyal medyadaki paylaşımlarında ve açıklamalarında, İsrail ordusunun altında bu suçu nasıl işlediklerini anlatarak itiraf ediyorlar. Bundan kaçış yok.

DEAŞ’lıların eşleri olan ve Suriye’den getirilen Hollanda vatandaşları, sadece bir yapının parçası oldukları için cezalandırıldı. Kocaları savaşırken bu kadınların yemek ve temizlik işlerini yapmaları, terör örgütünün faaliyetlerine katılım olarak yorumlandı. İsrail ordusu için de durum aynı. Filistin halkını terörize eden bu yapıya (İsrail ordusu) destek olursanız, suçlarına iştirak etmiş olursunuz.”

Söz konusu şüphelilerin Hollanda vatandaşlığından da çıkarılmalarını talep ettiklerini belirten Raza, savcılığın etkili ve yeterli bir soruşturma yapmadığını söyledi.

“Politikacıların çifte standardı devam ediyor”

Batı toplumunun Filistin’e bakışı değişse de politikacıların çifte standardının devam ettiğini vurgulayan Raza, “Filistin destekçisi eylemler arttı. Geçen hafta yüzden fazla Hollandalı diplomat, hükümetin İsrail politikasını eleştirmek için oturma eylemi yaptı. Bu kişilerden tanıdıklarımın bazıları gerçekten bir şeyler yapmak istiyor ama politik sebeplerle olmuyor.” ifadelerini kullandı.

Fransa ve Almanya’da siyonist lobilerin politikada hala çok aktif olduğunu anlatan Raza, “Hollanda’da da farklı değil. Siyonist lobiler politikalarda çok etkin.” dedi.

Rotterdam’daki bir Filistin yanlısı gösterideki konuşması nedeniyle Rotterdam Barosuna çağırıldığını belirten Raza, şunları kaydetti:

“Aralarında benim de bulunduğum 500 kadar avukatın imzasıyla desteklediği, Gazze’de ateşkesin desteklenmesi için hükümete ve Hollanda barolarına gönderdiği mektup nedeniyle de baroya çağırıldık. Bazı meslektaşlarımızdan da olumsuz tepkiler alıyoruz ama bu durumu kabulleniyoruz.”

Raza, Hollanda’nın İsrail’e F-35 savaş uçağı ve silah desteği vermesini eleştirerek, Hollanda hükümetinin Filistinlileri umursamadığını ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hollandali-avukat-israil-ordusunda-gorev-alan-5-kisi-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
Bursa’da Kardeşini Kaza Yaptırdığı İddiasıyla Saldıran Şahıs Tutuklandı https://www.haber60.com.tr/bursada-kardesini-kaza-yaptirdigi-iddiasiyla-saldiran-sahis-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/bursada-kardesini-kaza-yaptirdigi-iddiasiyla-saldiran-sahis-tutuklandi/#respond Mon, 01 Jan 2024 07:15:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1849

BURSA’da, kardeşi Suat Ekmekci’nin (25) kullandığı otomobili sıkıştırarak, kaza yapmasına neden olduğunu iddia ettiği aracın sürücüsü Enes Alptuğ Gültekin’i (29), 4 yerinden bıçaklayarak yaralayan Murat Ekmekci (28), 20 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu yargılandığı davanın duruşmasında, “Olay yerini görünce şok oldum. Gözlerime inanamadım. Aynı yerde 3 yıl önce diğer kardeşim kaza yapıp ölmüştü. Suat’a da bir şey olacak diye çok korktum” dedi.

Olay, nisan ayında Karacabey ilçesinin kırsal Dağesemen Mahallesi’nde meydana geldi. 34 SF 507 plakalı otomobiliyle ilçe merkezine seyir halinde olan Enes Alptuğ Gültekin, iddiaya göre karşı yönden gelen Suat Ekmekci yönetimindeki otomobile yol vermeyip sıkıştırarak kaza yapmasına neden oldu. Araç hasar görürken, Suat Ekmekci, ailesini arayarak kaza yaptığını söyledi. Bunun üzerine Suat Ekmekci’nin babası, annesi ve kız kardeşi olay yerine gelip kazaya neden olmakla suçlanan Enes Alptuğ Gültekin’in kullandığı otomobili durdurdu. Taraflar arasında tartışma çıkarken, Suat Ekmekci’nin ağabeyi Murat Ekmekci de otomobiliyle olay yerine geldi. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü, cebindeki bıçağı çıkartan Murat Ekmekci, Enes Alptu Gültekin’i bıçakladı. 3’ü göğsüne, 1’i de sırtına isabet eden 4 bıçak darbesiyle yaralanan Gültekin, kanlar içerisinde yere yığılırken, o anlar çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı.

Gültekin, otomobilde bulunan 2 arkadaşı tarafından kaldırıldığı Karacabey Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı. Olayın ardından gözaltına alınan Murat Ekmekçi ise tutuklandı.

‘SUAT’A DA BİR ŞEY OLACAK DİYE ÇOK KORKTUM’

Soruşturmanın ardından hakkında, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan Murat Ekmekci’nin yargılanmasına devam edildi. Bursa 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Ekmekci ile taraf avukatları katıldı. Mahkemede ilk kez ifade veren Ekmekci, olay günü kardeşinin kendisini cep telefonu ile arayarak kaza yaptığını söylediğini belirterek, “Kardeşim Suat, korku ve panik içeren ses tonuyla beni arayıp, ‘Kaza yaptım’ dedi. Hemen söylediği yere gittim. Olay yerini görünce şok oldum. Gözlerime inanamadım. Aynı yerde 3 yıl önce diğer kardeşim kaza yapıp ölmüştü. Suat’a da bir şey olacak diye çok korktum. Burada, kazaya neden olan kişileri sitemkar şekilde uyarırken, Enes bana küfredip üzerime gelerek kafama yumruk attı. Ben de cebimdeki bıçağı çıkartıp havaya salladım. Sonrasını hatırlamıyorum. Ona isabet etmiş. Haberim yok” dedi.

AVUKATI SUÇ VASFININ DEĞİŞMESİNİ İSTEDİ

Sanık avukatı Alper Kahraman da müvekkilinin kendisini savunmak amacıyla bıçağını kullandığını, tahrik eden ilk hamlenin karşı taraftan geldiğini belirtti. Kamera görüntülerinin de savunmalarını destekler nitelikte olduğunu ve suçun vasfının değişmesi gerektiğini söyleyen Kahraman, “Dosya kapsamında bulunan tutanaklar ve görüntüler incelendiğinde, ilk haksız eylemin müşteki tarafça gerçekleştiği, müvekkilin kendisine ve ailesine yönelik haksız eylemi savuşturma amacıyla hareket ettiği ve kalabalık grubun saldırısını sonlandırmak için bıçak kullandığı sabittir. Kamera görüntülerinin yapılan dökümünde, müvekkilin karşı tarafın göğüs bölgesine herhangi bir darbe vurmadığı, yalnızca bacağına darbe vurduğu görülecektir. Müvekkilin öldürme gibi bir amacı yoktur. Suç vasfı yaralamadır. Meşru savunma ve haksız tahrik hükümleri uygulanmalıdır” diye konuştu.

Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, eksik evrakların tamamlanması için duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-kardesini-kaza-yaptirdigi-iddiasiyla-saldiran-sahis-tutuklandi/feed/ 0