Stres – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 04 Apr 2024 07:36:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bayram tatili dolayısıyla trafik yoğunluğuna dikkat https://www.haber60.com.tr/bayram-tatili-dolayisiyla-trafik-yogunluguna-dikkat/ https://www.haber60.com.tr/bayram-tatili-dolayisiyla-trafik-yogunluguna-dikkat/#respond Thu, 04 Apr 2024 07:36:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26072 Bayram tatili dolayısıyla özellikle büyükşehirlerde, şehir dışına çıkmak isteyenlerin oluşturduğu trafik yoğunluğu sebebiyle Dr. Öğr. Üyesi Şule Aydın Yeral sürücülere ve yolculara önemli önerilerde bulundu. Dr. Yeral, yoğunluğun stresi artırdığını ve dikkat dağınıklığına yol açabileceğini vurgulayarak yolculuğun rahat geçmesi adına tavsiyeler verdi.

Bayram tatilleri, sevdiklerimizle bir araya gelmek ve güzel vakit geçirmek için harika bir fırsat olarak değerlendirilir. Ancak yoğun trafik ve kalabalık, birçok insan için stres kaynağı olabildiği için kazalara da neden olabiliyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Bayramı öncesi tatil heyecanı ve seyahat planları, yollarda uzun araç kuyruklarına sebep olabileceği gibi sürücülerin ve yolcuların sabırsızlıkla beklediği tatilin stres kaynağı olmaması adına İstanbul Esenyurt Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkan V. Dr. Öğr. Üyesi Şule Aydın Yeral önemli uyarılarda ve tavsiyelerde bulundu.

İlk koruyucu faktör: Yeterince uyumak ve dinlenmiş olmak

Dr. Öğretim Üyesi Şule Aydın Yeral, bayram tatillerinin yoğun dönemler olduğunu belirterek, bu yoğunluğun trafikte artışa neden olduğunu ve insanlarda daha fazla stres oluşturduğunu ifade etti. Yeral, “Hem bu stresi yönetmek hem de dinlenmek ve yola dikkati vermek gibi önemli faktörler var. Mesela yeterince dinlenmiş ve uyumuş olmamız gerekiyor. Bu bizim için bir koruyucu faktör çünkü strese ve zorluklara karşı baş edebilme gücümüzü arttırıyor. Aynı şekilde mental sağlığı da düzenleyen ve destekleyen bir şey iyi uyumuş olmak. Bu yüzden yola çıkacak hem şoförler hem de yolcular için öncesinde dengeli bir uyku öneriyoruz” dedi.

Stres yönetimi yapılabilmeli

Bir diğer önemli faktörün stres yönetimi olduğuna da dikkat çeken Dr. Yeral, “Kalabalık ve yoğunluk stresi arttırır. Burada stres yönetimi yapmak durumundayız. Ek olarak nefes ve gevşeme egzersizleri yapabiliriz. Dinlendirici müzikler dinlenebilir ancak özellikle şoförler bunu yaparken uyanıklık seviyelerini düşürmeyecek şeyler dinlemeliler. Bunun yanı sıra sık sık mola vermeliler. Sürecin uzunluğuna bağlı olarak molalarla dinlenmek, dikkati toplamak, dikkati azaltacak farklı faktörler varsa ekran ve telefon kullanımı gibi veya endişe verici düşüncelerden kaçınılmalı” şeklinde konuştu.

“Öfkeyi davranışa dökmemeli, sakinleşmeye çalışmalıyız”

“Yolculuğun iyi geçmesi adına bunlara ek olarak öfke yönetimini ekleyebiliriz” diyerek sözlerine devam eden Yeral, “Çünkü kalabalık ve trafik kurallarının aksaması insanların daha fazla öfkelenmesine neden oluyor. Öfke duygusunu hissettiklerinde davranışa dökmemeleri ve kendilerini sakinleştirmeleri gerekiyor. Sonuçta herkes stresli bir yolculuğa girebiliyor çünkü çok kalabalık. Dolayısıyla burada biraz empati kurmak, herkesin stresli olduğu bir bakış açısıyla durumu kişileştirmemek, hatalarımızı kabul edebilmek ve anlayışlı olarak çatışmalardan kaçınarak yola devam edebilmek, tabii ki de tüm trafik kurallarına uyarak, önerebileceğimiz şeyler” diye konuştu.

Planlama yapmak ve beslenme önemli

Son olarak yolculuk öncesi planlama yapmanın ve beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiği konularına da vurgu yapan İstanbul Esenyurt Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkan V. Dr. Öğr. Üyesi Şule Aydın Yeral, “Gidilecek yol ve süre de çok önemli. Öncesinde biraz planlama yapmak önerilir. Planlama yaparken, rotayı belirlemek, zamanlama için paylar bırakmak mesela, şu kadar sürede varabilirim gibi bir sonucun üstüne biraz ek zaman koymak gerekiyor. Olabilecek aksilikleri de belirsizleri de hesaba katmalıyız. Belki biraz erken çıkmak ya da daha geç çıkmak daha iyi bir planlamaya yardımcı olabilir. Ayrıca dengeli beslenmek önemli. Çok açlık ya da çok tokluk, kişileri zorlayacak şeylerdir ve sindirimi güçlendirecek şeylerden kaçınırlarsa daha rahat bir yolculuk olacaktır” diyerek sözlerini sonlandırdı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/bayram-tatili-dolayisiyla-trafik-yogunluguna-dikkat/feed/ 0
Dopamin ve stres, beynin zaman algısını etkiliyor https://www.haber60.com.tr/dopamin-ve-stres-beynin-zaman-algisini-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/dopamin-ve-stres-beynin-zaman-algisini-etkiliyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 08:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18851 Ankara Üniversitesinden bilim insanları, “dopamin” ve “stres” faktörlerinin beynin “zaman” algılama süreçlerinde bazı değişimler yarattığını ortaya koydu.

Sonuçları uluslararası makaleyle duyurulacak araştırma bulgularına göre, stres, zaman algısı bakımından beynin yürütücü kontrolünü bozarken, dopamin düzeyi yüksek bireyler zamanı daha doğru algılıyor.

Çalışmanın, zaman algısı bozukluğuna neden olan depresyon, şizofreni ve parkinson gibi hastalıkların gizeminin anlaşılmasında, tanı ve tedavilerinin izlenmesinde yeni ufuklar açması bekleniyor.

Nörobilim ve Nöroteknoloji Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÖROM) İnsan Nörogörüntüleme Laboratuvarı sorumlusu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metehan Çiçek, TÜBİTAK destekli “Sosyal Stresin Zaman Algısı Üzerine Etkisi: Epigenetik ve Beyin Görüntüleme Çalışması” başlıklı bilimsel projenin sonuçlarına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

ABD’de çeşitli üniversitelerde sinir bilim üzerine yaptığı çalışmaların ardından Türkiye’ye dönen ve yaklaşık 30 yıldır beynin üst düzey işlevlerinin nasıl gerçekleştiğiyle ilgili çalışmalar yapan Çiçek, bu çalışmalarında beyin görüntüleme yöntemlerini kullandığını anlattı.

Çiçek, son araştırmasına ilişkin, “Öteden beri şunu merak ederdim; geçirdiğim bir kaza sırasında saniyeler sanki dakikalar gibi geçti, zaman bir türlü geçmedi. Acaba bu sürede beynimde ne oluşmuştu? Yani stres altındayken ya da duygusal yoğunluğu olan dönemlerde zaman neden yavaş geçiyordu? İşte bu soruyu merak ettiğimden çalışmalara başladım.” diye konuştu.

Bu konunun iki doktora öğrencisinin tezinde yer aldığını aktaran Çiçek, bunlardan ilkinde sosyal stresin zaman algısı üzerindeki etkisini araştırdıklarını söyledi.

TÜBİTAK destekli yürüttükleri çalışmalarında etik kurul onayı alınmış iki deney yaptıklarını belirten Çiçek, şöyle devam etti:

“İlk deneyde manyetik rezonans (MR) görüntüleme tekniği altında 45 sağlıklı yetişkine sosyal stres yaratan, ‘başarısızlık’ duygusu veren görüntüler izlettirdik. Bu durumda beyinlerinin görüntülemesini yaptık. Gördük ki sosyal stres, zaman algısında değişikliklere neden oluyor. Deney sonuçları, normal şartlarda bireylerin zamanı olduğundan daha hızlı geçiyormuş gibi algıladığını, ancak stres altında zamanı doğruya yakın algılamalarının bir yavaş çekim etkisi oluşturduğunu gösterdi. Yani beyindeki bazı bölgeler, zaman algısı görevi yaparken stresle karşılaşırsanız aktivitesini kaybediyor. Stres, zaman algısı bakımından beynin yürütücü kontrolünü bozuyor. Beyin stres anında, zamanı istemeden de olsa adeta yavaş çekime alıyor yani ve hayat kurtarabilecek kararları almak için sanki zaman penceresi genişliyor.”

Depresyon hastalarındaki

Çiçek, yine aynı çalışmanın ikinci deneyinde 44 sağlıklı bireyin tükürük örneklerinden DNA metilasyonu incelemesi yaptıklarını ifade ederek, “Bu inceleme sonucunda beyinlerinde dopamin düzeyi yüksek bireylerin zamanı daha doğru algıladığı gösterildi. Yani stres hallerinde dopamin seviyesi yükseliyor ve beyin zamanı daha doğru algılıyor.” dedi.

Dopaminin aslında ödülle ilişkili olduğuna işaret eden Çiçek, “Örneğin yemek yediğimizde, takımımız bir maç kazandığında dopamin sistemi aktive oluyor. Farklı bireylerde zaman algısı niye farklı? Bu dopamin seviyesi yani ödül sistemiyle ilgili. Öte yandan beyin dopamin düzeyleri yüksek olan bireylerin zaman algısı görevi sırasında beyin aktivasyonlarının adeta daha verimli hale geldiği görüldü. Bu bulgu da stres altında zamanın daha yavaş geçtiğini hissetmemizi açıklayabilir. ” açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Metehan Çiçek, araştırma sonuçlarının nerede kullanılacağına ilişkin soruyu yanıtlarken şunları kaydetti:

“Daha önceki araştırma sonuçlarımızla birleştirirsek zaman algısı depresyon hastalarında bozuluyor. Zaten depresyon hastaları ödülden fayda sağlamıyorlar, hiçbir şey onları mutlu etmiyor. Yani dopamin sisteminde bir sorun var. Dolayısıyla dopamin sisteminde sorun olan durumlarda zaman algısının bozulması daha mantıklı geliyor. İki çalışmadan elde edilen sonuçlarla, insanda stres altında zamanın neden farklı algılandığını açıkladık. Araştırma bulgularının, zaman algısı bozukluğuna neden olan parkinson, şizofreni gibi hastalıkların gizeminin anlaşılmasında tanı ve tedavilerinin izlenmesinde yeni ufuklar açmasını bekliyoruz. Sonuçlar, özellikle depresyon hastalarındaki zaman algısı bozukluğunun nedenini anlamak açısından da yararlı olacak.”

Çalışma sonuçlarının Dr. Güvem Gümüş Akay tarafından fizyoloji ve Dr. Gözde Vatansever tarafından sinirbilim doktora tezleri olarak yazıldığını aktaran Çiçek, ayrıca bilimsel dergiye gönderilmek üzere uluslararası makalelerinin hazırlık aşamasında olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dopamin-ve-stres-beynin-zaman-algisini-etkiliyor/feed/ 0
Trafikte Öfke Kontrolünü Sağlayacak 3 Basamak Kuralı https://www.haber60.com.tr/trafikte-ofke-kontrolunu-saglayacak-3-basamak-kurali/ https://www.haber60.com.tr/trafikte-ofke-kontrolunu-saglayacak-3-basamak-kurali/#respond Tue, 09 Jan 2024 08:24:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2775 Trafikte öfke kontrolünü sağlayacak “3 basamak kuralı”

Ciddiye alınmamak trafikte öfke sebebi

İSTANBUL – Trafiğin kişide yol açtığı öfkenin altında yatan nedenler ve bu öfkeyle nasıl başa çıkılacağı hakkında önemli bilgiler paylaşan Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, ciddiye alınmadığını düşünen kişilerin trafikte daha öfkeli olduğunu belirterek, öfke kontrolü için 3 basamak kuralını önerdi.

Yoğun bir gününün ardından trafikte geçirilen sürede stres, öfke, kaygı ve can sıkıntısı gibi psikolojik durumların kişide öfke patlaması yaşanmasına neden olduğunu kaydeden İstanbul Esenyurt Üniversitesinden Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, öfke kontrolünü yönetmeyi sağlayacak önerilerde bulundu. Yapılan bir araştırmaya göre günlük hayatında haksızlığa uğradığını, ciddiye alınmadığını ve sürekli eleştirildiğini düşünen kişilerin trafikte daha çok sinirlendiğini ve öfkelendiğini belirten Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, 3 basamak kuralı ile öfkeyi yenmenin mümkün olduğunu ifade etti.

3 basamak kuralı

Öfke duygusu yaşayan kişinin öncelikle bir trafik lambası hayal etmesini öneren Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, “Öfkeli kişi hayal ettiği trafik lambasında kırmızı ışığı ‘dur, hemen tepki verme’, sarı ışığı ‘düşün’, yeşil ışığı ise ‘karar ver, öyle eyleme geç’ şeklinde algılamalı. Yani düşünülmesi gereken arabadan inip karşı tarafa öfkeyle tepki vermenin, güzellikle uyarmanın ya da hiç bir tepki vermeden yoluna devam etmenin sonuçlarının neler olabileceğidir. Ola ki yoğun bir şeklide öfke hissediliyor ve üç basamak kuralı uygulanmadı. Bu durumda araçtan dışarı kesinlikle çıkılmamalı. Araç müsait bir yere çekilerek nefes egzersizi yapılabilir, su içilebilir ya da sakinleştirici bir müzik açılabilir. Yeniden yola çıkmak için sakinleşmek beklenmeli. Çünkü o esnada olmasa bile öfkeyle yola devam edilmesi olası bir kazaya ya da kavgaya sebebiyet verebilir” dedi.

“Trafikteki hatalı eylemleri kişiselleştirmek öfkeyi artırıyor”

Trafikte yoğun bir şeklide öfke hissedilmesinin nedenlerini anlatan Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, ” İnsanlar günlük yaşamlarında stresle karşı karşıya kalıyor. Bu stres trafikte hissedilen engellenme duygusuyla daha da artarak öfke patlamasına neden oluyor. Yapılan bir araştırmaya göre günlük hayatında haksızlığa uğradığını, ciddiye alınmadığını ya da sürekli eleştirildiğini düşünen kişilerin trafikte daha çok sinirlendiği ve öfkelendiği saptanmıştır. Bu düşünceler kişilerdeki tolerans seviyesini düşürerek tahammülsüzlüğü artırıyor. Trafikte görülen sinyal vermeme, hız yapma, sollama gibi eylemlerin birey tarafından kişiselleştirilmesi yani kendisine yapılan bir haksızlık, saygısızlık olarak algılanması öfke duygusunu artırıyor” diye konuştu.

“Öfke sinyalleri alındığında önlem almaya başlanmalı”

Öfke kontrolü için nefes egzersizi yapılmasını da öneren Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, “Bedenimiz öfkenin ön sinyallerini vermeye başlıyor. Nabız hızlanmaya başlıyor. Vücut ısısı artıyor ve gerilim yaşanıyor. Bu gerilimden kaynaklı baş ağrıları yaşanıyor. Kişi bunları fark ettiğinde önlem alması daha da kolaylaşıyor. Bedende bu gibi değişimler olduğunda öfke kontrolü için kişinin yavaş ve derin bir nefes almaya başlaması gerekiyor. İçinden birden 10’a kadar yavaş yavaş saydığında nabız hızı yavaşlayacaktır. Yükselen öfkenin düştüğünü fark edecektir” şeklinde konuştu.

“Öfkeye öfkeyle karşılık verilmemeli”

Öfke duyan değil de duyulan kişi olunduğunda nasıl tepki verilmesi gerektiğine de değinen Tuğçe Alemdar, “Karşı taraftan gelen bir öfke olduğunda ise kişi ‘Bu benimle ilgili değil, onun öfkesi bana karşı değil.’ şeklinde düşünmeli. Yaşamımızda çeşitli streslerle boğuşuyoruz. Trafikteki bekleme durumu, kapalı alanda kalmak ve bir yerden bir yere amaçlanan saatte varamamak kişiyi tedirgin ediyor ve stres altında bırakıyor. Böyle öfkeli bir kişiyle karşılaşıldığında öfkeyle tetiklenilmemeli. Bu gibi durumlarda nezaket korunabilir. Olabildiğince göz temasından kaçınılmalı. Böylece öfkeden de sıyrılmış olunur” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/trafikte-ofke-kontrolunu-saglayacak-3-basamak-kurali/feed/ 0
Trafiğin Kişide Yol Açtığı Öfkenin Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları https://www.haber60.com.tr/trafigin-kiside-yol-actigi-ofkenin-nedenleri-ve-basa-cikma-yollari/ https://www.haber60.com.tr/trafigin-kiside-yol-actigi-ofkenin-nedenleri-ve-basa-cikma-yollari/#respond Tue, 09 Jan 2024 06:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2743 Trafiğin kişide yol açtığı öfkenin altında yatan nedenler ve bu öfkeyle nasıl başa çıkılacağı hakkında önemli bilgiler paylaşan Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, ciddiye alınmadığını düşünen kişilerin trafikte daha öfkeli olduğunu belirterek, öfke kontrolü için 3 basamak kuralını önerdi.

Yoğun bir gününün ardından trafikte geçirilen sürede stres, öfke, kaygı ve can sıkıntısı gibi psikolojik durumların kişide öfke patlaması yaşanmasına neden olduğunu kaydeden İstanbul Esenyurt Üniversitesinden Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, öfke kontrolünü yönetmeyi sağlayacak önerilerde bulundu. Yapılan bir araştırmaya göre günlük hayatında haksızlığa uğradığını, ciddiye alınmadığını ve sürekli eleştirildiğini düşünen kişilerin trafikte daha çok sinirlendiğini ve öfkelendiğini belirten Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, 3 basamak kuralı ile öfkeyi yenmenin mümkün olduğunu ifade etti.

3 basamak kuralı

Öfke duygusu yaşayan kişinin öncelikle bir trafik lambası hayal etmesini öneren Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, “Öfkeli kişi hayal ettiği trafik lambasında kırmızı ışığı ‘dur, hemen tepki verme’, sarı ışığı ‘düşün’, yeşil ışığı ise ‘karar ver, öyle eyleme geç’ şeklinde algılamalı. Yani düşünülmesi gereken arabadan inip karşı tarafa öfkeyle tepki vermenin, güzellikle uyarmanın ya da hiç bir tepki vermeden yoluna devam etmenin sonuçlarının neler olabileceğidir. Ola ki yoğun bir şeklide öfke hissediliyor ve üç basamak kuralı uygulanmadı. Bu durumda araçtan dışarı kesinlikle çıkılmamalı. Araç müsait bir yere çekilerek nefes egzersizi yapılabilir, su içilebilir ya da sakinleştirici bir müzik açılabilir. Yeniden yola çıkmak için sakinleşmek beklenmeli. Çünkü o esnada olmasa bile öfkeyle yola devam edilmesi muhtemel bir kazaya ya da kavgaya sebebiyet verebilir” dedi.

“Trafikteki hatalı eylemleri kişiselleştirmek öfkeyi artırıyor”

Trafikte yoğun bir şeklide öfke hissedilmesinin nedenlerini anlatan Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, ” İnsanlar günlük yaşamlarında stresle karşı karşıya kalıyor. Bu stres trafikte hissedilen engellenme duygusuyla daha da artarak öfke patlamasına neden oluyor. Yapılan bir araştırmaya göre günlük hayatında haksızlığa uğradığını, ciddiye alınmadığını ya da sürekli eleştirildiğini düşünen kişilerin trafikte daha çok sinirlendiği ve öfkelendiği tespit edilmiştir. Bu düşünceler kişilerdeki tolerans seviyesini düşürerek tahammülsüzlüğü artırıyor. Trafikte görülen sinyal vermeme, hız yapma, sollama gibi eylemlerin birey tarafından kişiselleştirilmesi yani kendisine yapılan bir haksızlık, saygısızlık olarak algılanması öfke duygusunu artırıyor” diye konuştu.

“Öfke sinyalleri alındığında önlem almaya başlanmalı”

Öfke kontrolü için nefes egzersizi yapılmasını da öneren Uzman Psikolog Tuğçe Alemdar, “Bedenimiz öfkenin ön sinyallerini vermeye başlıyor. Nabız hızlanmaya başlıyor. Vücut ısısı artıyor ve gerilim yaşanıyor. Bu gerilimden kaynaklı baş ağrıları yaşanıyor. Kişi bunları fark ettiğinde önlem alması daha da kolaylaşıyor. Bedende bu gibi değişimler olduğunda öfke kontrolü için kişinin yavaş ve derin bir nefes almaya başlaması gerekiyor. İçinden birden 10’a kadar yavaş yavaş saydığında nabız hızı yavaşlayacaktır. Yükselen öfkenin düştüğünü fark edecektir” şeklinde konuştu.

“Öfkeye öfkeyle karşılık verilmemeli”

Öfke duyan değil de duyulan kişi olunduğunda nasıl tepki verilmesi gerektiğine de değinen Tuğçe Alemdar, “Karşı taraftan gelen bir öfke olduğunda ise kişi ‘Bu benimle ilgili değil, onun öfkesi bana karşı değil.’ şeklinde düşünmeli. Yaşamımızda çeşitli streslerle boğuşuyoruz. Trafikteki bekleme durumu, kapalı alanda kalmak ve bir yerden bir yere amaçlanan saatte varamamak kişiyi tedirgin ediyor ve stres altında bırakıyor. Böyle öfkeli bir kişiyle karşılaşıldığında öfkeyle tetiklenilmemeli. Bu gibi durumlarda nezaket korunabilir. Olabildiğince göz temasından kaçınılmalı. Böylece öfkeden de sıyrılmış olunur” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/trafigin-kiside-yol-actigi-ofkenin-nedenleri-ve-basa-cikma-yollari/feed/ 0