Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü, 16 branşta lisanslı ve lisansız sporculara destek veriyor. Amatör branşlardaki sporculara sağladığı imkanlarla Dünya ve Avrupa Şampiyonlukları yaşayan isimleri yetiştiren Manisa BBSK’nın büyük başarılara imza attığı branşların başında da aerobik cimnastik geliyor. Ayşe Begüm Onbaşı gibi Dünya Şampiyonlukları yaşayan bir sporcu yetiştiren yeşil-beyazlı takımın altyapıdan gelen genç sporcularını Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, Tevfik Lav Spor Tesisleri’nde ziyaret etti. Ziyarette, Kulüp Başkanı Emre Hasgör, Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Turbil, antrenörler ve sporcu aileleri de yer aldı.
Başkan Zeyrek: “Birlikteliğimizin devamlı olacağının sözünü veriyorum”
Sporcu velilerinden Nihal Atar, Türkiye ve Dünya Şampiyonlarının birçoğunun Manisa Büyükşehir Belediyespor çatısı altında yetiştiğini ifade ederek, kendilerini ilk kez bir Büyükşehir Belediye Başkanının ziyaret ettiğini vurguladı. Başkan Zeyrek de, “Bu ilk olabilir ama bundan sonra sürekli sizin yanınızda olan bir Büyükşehir Belediye Başkanı olacak. Artık Manisa Büyükşehir Belediyesi amatör branşlardaki tüm sporcularımızın, Manisa’da yaşayan tüm evlatlarımızın yuvası olacak. Belki beni bir öğlen yemeğine, bir kahve içmeye davet edersiniz. Umarım bu yarışmadan sonra olur. Burada, masanın üzerinde madalyalar, kupalar görürüz. Bunun sonunda bir madalya kupa da olmayabilir. Önemli olan orada yarışmak. Manisa’yı orada temsil etmek her şeyden daha önemli. Sizden sonraki sporcuları da bu spora özendirmek ve onları teşvik etmek inanın ki madalyadan daha önemli. Ama ben inanıyorum ki bir sonraki görüşmemizde burada kupalar, madalyalar olacaktır. Tekrardan başarılar diliyorum, birlikteliğimizin devamlı olacağının sözünü veriyorum” dedi.
“Elimizden gelen her şeyi yapacağız”
Aerobik Cimnastik branşı Şube Sorumlusu Erkan Turbil de, yaptığı açıklamada, “Sporcularımız, 28 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında Bulgaristan’da yapılacak olan şampiyonada bizi başarıyla temsil edecekler. Zaten hepsi milli takımın öğrencileri, hepsi başarılı çocuklar. Daha da başarılı olmaları için biz Manisa Belediyespor olarak, elimizden gelen her şeyi yapacağız ve onların başarılarına başarı katacağız” ifadelerini kullandı.
” İtalya’da Dünya Şampiyonası’nda İstiklal Marşı için mücadele edeceğiz”
Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü ve milli takımlar antrenörlerinden Mehmet Ali Ekin, “Kulüp çatısı altında 30’a yakın milli sporcumuz var. Önümüzde bir Bulgaristan’da yapılacak turnuva yarışması var. Milli takımlar antrenörü olarak ekibimizi en iyi şekilde bu yarışmaya hazırlıyoruz. 35 ülkenin katılacağı çok büyük bir turnuvaya gidiyoruz. Hemen ardından İtalya’da Dünya Şampiyonası var. Dünya Şampiyonasına da Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün hem tekler, hem de 3’lü trio gruplarında hem de 5’li gruplarında milli takıma seçilen sporcularımız olacak. Onlarla da İtalya’da Dünya Şampiyonası’nda İstiklal Marşı için mücadele edeceğiz. Bizlerden desteğini esirgemeyen, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Kulüp Başkanımıza, yöneticilerimize, diğer kurum müdürlerimize herkese ayrı ayrı teşekkür ederim” dedi.
“Sporcularımızın Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle daha iyi yerlere geleceklerine inanıyorum”
Akhisar’dan her gün Manisa merkeze antrenman yapmak için geldiklerini ifade eden sporcu velilerinden Merih Güzel, “Akhisar’dan gelip gidiyoruz. Akhisar’dan buraya gelip gitmek biraz meşakkatli. Bu spora gönül verdikten sonra, bu sporun içerisinde olduktan sonra o zorlukları aşmaya çalışıyoruz. Buradaki bütün antrenörlerimize, bütün velilerimize, bütün sporcularımıza teşekkür ediyorum. Çünkü, küçük yaş gruplarından büyük yaş gruplarına kadar hepsi öyle güzel çalışıyor, öyle güzel yetiştiriyorlar, öyle güzel yerlere geliyorlar ki bu başarılarının devamını Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle daha iyi yerlere geleceklerine inanıyorum” dedi.
“Her zaman arkamızda duran Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz”
Sporcu velilerinden Selin Özermiş ise, “Ben de Selin Özermiş’in annesiyim. Kızım, aerobik cimnastikle 4 yaşından beri ilgileniyor. Şu anda 16 yaşında. Dünya 1’inciliği, Dünya 3’üncülükleri bulunuyor. 12- 14/ 15-17 yaş gruplarında bir sürü Türkiye Şampiyonlukları var. Her zaman arkamızda duran Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz. Biz buraya başka bir ilden geldik. Kocaeli ilinden geldik. Orada görmediğimiz desteği burada görüyoruz ve devamını istiyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA
]]>Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda, Türkiye’yi temsil edecek milli sporcuların Paris yolculuğu başladı. 26 Temmuz – 11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek oyunlarda yarışacak milli sporcular, düzenlenen törende Paris’e uğurlandı. İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda yapılan uğurlama törenine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve İstanbul Valisi Davut Gül de katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Bakan Bak, Paris’e gidecek olan milli sporcularla tek tek ilgilendi.
Törende açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, milli sporcuları uğurlamak ve bu heyecana ortak olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Yılmaz, “Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere selamlarını ve tüm sporcularımıza başarı dileklerini buradan iletiyorum. Son yıllarda ülkemiz spor alanında büyük başarılara imza atmış, uluslararası alanda adından sıkça söz ettirmiştir. Geçtiğimiz günlerde milli takımımızın Avrupa Futbol Şampiyonası’nda sergilediği performans milletimize sevinç ve gurur yaşatmıştır. Geleceğe çok daha umutla bakmaya vesile olmuştur. Filenin Sultanları’nın, Avrupa şampiyonasındaki birincilikleri, Mete Gazoz evladımızın okçuluktaki üstün başarıları, güreşte elde edilen altın madalyalar ve atletizmde kırılan rekorlar gibi daha pek çok alanda spor yükselen yıldızımız olmuştur. Bu başarılar sadece sahada kalmayıp, bir duygu seli olup, ülkemizin dört bir yanına yayılıyor. 85 milyonu adeta birbirine kenetleyerek birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmiş oluyor. 102 sporcudan oluşan olimpiyat kafilesi de geçmişten bu yana nice başarıyı tatmış ve milletimizin göğsünü kabartmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin olimpiyat oyunlarındaki 100. yılında her birinizin üstün gayret göstereceğine ve bize yeni sevinçler yaşatacağınıza yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Kadın sporcularımızın artan başarısı göz doldurmaktadır”
Son yıllarda artan Türkiye’nin sportif başarıları ile öne çıkmasının tesadüf olmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Bu başarının temelinde Cumhurbaşkanımızın, gençliğe ve spora verdiği önem ile sahip olduğu insan odaklı kalkınma vizyonu vardır. Tesisleşme hızımız, tesis sayımız ve tesislerimizin kalitesiyle spor dalında Avrupa’nın en iddialı ülkelerinden biri haline geldik. Doğu – Batı ayırt etmeksizin bugün 81 vilayetimizde farklı spor dallarına ve sporcularımıza tasarlamış 4 bin 547 modern spor tesisimiz var. 2002 yılında 278 bin olan lisanslı sporcu sayımız 2024 yılında 16 milyona ulaştı. Kadın sporcularımızın artan başarısı göz doldurmaktadır. Paris olimpiyat oyunlarını 48 erkek 54 kadın sporcu ile 18 branşta katılıyoruz. Kadın boks ve kadın güreş milli takımlarımızın en fazla sporcu ile katıldığı olimpiyat bu olimpiyat olacak” diye konuştu.
Osman Aşkın Bak: “Güçlü olduğumuzu herkese göstereceğiz”
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıl sonra tekrar Paris’te yapılacak olimpiyatlara sporcu gönderdiğinin altını çizen Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ise, “O zaman genç bir Cumhuriyet, savaştan yeni çıkmış, olimpiyat tutkusu var ve yola çıkmış. Şimdi de modern tesisleriyle güçlü alt yapısıyla güçlü Türkiye Cumhuriyeti yüzyıl sonra aynı ruhla orada olacağız. Pek çok sporcu için olimpiyatlarda yer almak büyük bir önem taşıyor. Daha önce olimpiyatlarda yarışmış sporcularımız bu tecrübeleri görüyor. İlk defa yer alacak sporcularımız için büyük bir tecrübe. Çıtayı daha da yükseklerde tutuyoruz, iyi hazırlandık, iyi çalıştık emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu bir heyecan, bir tutku, olimpiyat 4 yılda bir yapılan uluslararası en güzide bir organizasyon. Olimpiyat şampiyonlarının ülke içerisinde çok önemli yerleri vardır. Biz çok şanslıyız ülke olarak, sporun içinden gelen bir Cumhurbaşkanımız var. Son 22 yılda spora yapılan büyük yatırımlar var. Tüm dünyaya şunu söylüyoruz; güçlü bir spor alt yapısıyla Türkiye geliyor. Güçlü olduğumuzu herkese göstereceğiz. Kulüplerimize ayrı teşekkür etmek istiyorum. En fazla sporcu gönderen kulüplerimizin başında Fenerbahçe’ye teşekkür ediyorum. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, Enka Kulübü ve diğer kulüplerimize teşekkür ediyorum. Bütün kulüplerimizin olimpik yatırımlarını artırmasını rica ediyorum. Yeni umutlar, yeni heyecanlar gelecek. Biz bu ülkeye güveniyoruz. Paris’te zirveyi zorlayacağımıza inanıyoruz. Orada Türklerin ne olduğun sporda göstereceğiz. Yolunuz açık olsun” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ: BİZE YENİ SEVİNÇLER YAŞATACAĞINA İNANIYORUZ
Havalimanında düzenlenen uğurlama töreninde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ülkemizi Paris 2024 yaz olimpiyat oyunlarında temsil edecek sporcularımızı uğurlamak üzere bu heyecana ortak olmaktan büyük mutluluk duyurum. Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere selamlarını ve tüm sporcularımıza başarı dileklerini buradan iletiyorum. Son yıllarda ülkemiz spor alanında büyük başarılara imza atmış, uluslararası alanda adından sıkça söz ettirmiştir. Geçtiğimiz günlerde milli takımımızın Avrupa Futbol Şampiyonası’nda sergilediği performans milletimize sevinç ve gurur yaşatmıştır. Geleceğe çok daha umutla bakmaya vesile olmuştur. Filenin sultanlarının Avrupa Şampiyonası’ndaki birincilikleri, Mete Gazoz evladımızın okçuluktaki üstün başarıları, güreşte elde edilen altın madalyalar ve atletizmde kırılan rekorlar gibi daha pek çok alanda spor yükselen yıldızımız olmuştur. Bu başarılar sadece sahada kalmayıp, bir duygu seli olup ülkemizin dört bir yanına yayılıyor. 85 milyonu adeta birbirine kenetleyerek birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmiş oluyor. 102 sporcudan oluşan olimpiyat kafilesi de geçmişten bu yana nice başarıyı tatmış ve milletimizin göğsünü kabartmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin olimpiyat oyunlarındaki 100’üncü yılında her birinizin üstün gayret göstereceğine ve bize yeni sevinçler yaşatacağınıza yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.
“2024 PARİS OLİMPİYATLARINDA 54 TÜRK KADIN SPORCU YARIŞACAK”
Türkiye’nin 54 kadın sporcuyla olimpiyatlara katıldığını ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu başarının temelinde Cumhurbaşkanımızın, gençliğe ve spora verdiği önem ile sahip olduğu insan odaklı kalkınma vizyonu vardır. Tesisleşme hızımız, tesis sayımız ve tesislerimizin kalitesiyle spor dalında Avrupa’nın en iddialı ülkelerinden biri haline geldik. Doğu batı ayırt etmeksizin bugün 81 vilayetimizde farklı spor dallarına ve sporcularımıza tasarlamış 4 bin 547 modern spor tesisimiz var. 2002 yılında 278 bin olan lisanslı sporcu sayımız 2024 yılında 16 milyona ulaştı. Kadın sporcularımızın artan başarısı göz doldurmaktadır. Paris olimpiyat oyunları 48 erkek 54 kadın sporcu ile 18 branşta katılıyoruz. Kadın boks ve kadın güreş milli takımlarımızın en fazla sporcu ile katıldığı olimpiyat bu olimpiyat olacak.”
GENÇLİK VE SPOR BAKANI AŞKIN BAK: PARİS’TE ZİRVEYİ ZORLAYACAĞIMIZA İNANIYORUZ
Türkiye’nin Paris’te zirveyi zorlayacağına inandığını dile getiren Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Yüzyıl önce genç Türkiye Cumhuriyeti Paris olimpiyatlarına kafile gönderiyor. Yine Yüzyıl sonra yine Paris’te yapılacak olan olimpiyatlara sporcularımızı gönderiyoruz. O zaman genç bir Cumhuriyet savaştan yeni çıkmış ve olimpiyat tutkusu var ve yola çıkmış. Şimdi de modern tesisleriyle güçlü alt yapısıyla güçlü Türkiye Cumhuriyeti yüzyıl sonra aynı ruhla orada olacağız. Pek çok sporcu için olimpiyatlarda yer almak büyük bir önem taşıyor. Daha önce olimpiyatlarda yarışmış sporcularımız tabi ki bu tecrübeleri görüyor. İlk defa yer alacak sporcularımız için büyük bir tecrübe. Çıtayı daha da yükseklerde tutuyoruz, iyi hazırlandık iyi çalıştık emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu bir heyecan bir tutku, olimpiyat 4 yılda bir yapılan uluslararası en güzide bir organizasyon. Olimpiyat şampiyonlarının ülke içerisinde çok önemli yerleri vardır. Biz çok şanslıyız ülke olarak sporun içinden gelen bir Cumhurbaşkanımız var. Son 22 yılda spora yapılan büyük yatırımlar var. Tüm dünyaya şunu söylüyoruz güçlü bir spor alt yapısıyla Türkiye geliyor. Güçlü olduğumuzu herkese göstereceğiz. Kulüplerimize ayrı teşekkür etmek istiyorum. En fazla sporcu gönderen kulüplerimizin başında Fenerbahçe’ye teşekkür ediyorum. Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, Enka kulübü ve diğer kulüplerimize teşekkür ediyorum. Bütün kulüplerimizin olimpik yatırımlarını arttırmasını rica ediyorum. Yeni umutlar, yeni heyecanlar gelecek biz bu ülkeye güveniyoruz. Paris’te zirveyi zorlayacağımıza inanıyoruz. Orada Türklerin ne olduğun sporda göstereceğiz. Yolunuz açık olsun” şeklinde konuştu.
DURSUN ÖZBEK: ONLARIN HER ZAMAN YANINDAYIM
Olimpiyatlarda yarışacak olan Galatasaraylı sporcuları uğurlamak için İstanbul Havalimanı’na gelen Galatasaray Kulüp Başkanı Dursun Özbek, “Onları cesaretlendirmek lazım. Türkiye’nin onların arkasında olduğunu bilmeleri çok önemlidir. Onun için buradayım. Onlara başarılar diliyorum. İnşallah madalyalarla dönecekler. Onlar da gelirler herhalde. 1924’teki olimpiyatlarda, 100 yıl önce Galatasaray’ın kurucularından Ali Sami Yen beyefendi kafileye başkanlık yapmıştı. Bunun hatırasıyla oyuncularımızı desteklemek için onların yanındayım” diye konuştu.
ÇAKIROĞLU VE SÜRMENELİ’NİN HEDEFİ ALTIN MADALYA
2024 Paris Olimpiyatları’nda mücadele edecek olan kadın boksörlerden Buse Naz Çakıroğlu, “Tabii çok heyecanlıyız. Yaklaşık 3 yıldır bu anı bekliyorduk artık zamanı geldi çattı, gidiyoruz. Umarım sonu çok güzel olacak. 100’ncü yılda 100’ncü yıl takımı olarak 100 yıl sonra tekrar Paris’teyiz. Bence bize şans getirecek uğur getirecek. Umarım da sonu güzel olur. Her branşta yetenekli altın madalya alabilecek birçok takım arkadaşımız var. Bence bu sene tüm Türkiye olarak tarih yazacağız” şeklinde konuştu.
BUSENAZ SÜRMENELİ: GÜZEL ŞEYLERE İMZA ATACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUZ
Tokyo Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Busenaz Sürmeneli, “Heyecanlıyız, çok güzel çalıştık. Tokyo’nun devamında burada da inşallah ülkemize güzel sonuçlarla dönmek istiyoruz. Biz elimizden geleni yapıp ringde dövüşüp geri kalan da halkın duaları ile güzel şeylere imza atacağımızı düşünüyoruz. Tüm Türkiye olarak hazırız bence gerçekten. O yüzden bizden dualarını eksik etmesinler” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE ATLETİZM FEDERASYONU BAŞKANI ÇİNTİMAR: BÜTÜN SPORCULARIMIZA BAŞARILAR
Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar ise şunları söyledi:
“Bu benim 3’üncü olimpiyatım. Bu sporcularımız için de bizim için de inanılmaz büyük bir gurur. 80 milyonu temsil edecek 102 kişiyi oraya götürmek onlarla birlikte olmak o atmosferi yaşamak ve bu organizasyon içerisinde bulunmak son derece güzel ve önemli. Onun için ben öncelikle kota alan bütün sporcularımızı tebrik ediyorum. Burada mücadele edecek bütün arkadaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum. Allah nasip ederse oradan da madalyalarla dönmeyi canı gönülden arzu ediyoruz. Allah’ım inşallah bunları bizlere nasip edecektir. Biz de çocuklarımızın oradaki İstiklal Marşı söylememizle ve madalya törenleriyle işi taçlandırmak istiyoruz. Bunun için inşallah hep birlikte sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği destekle sayın bakanlarımızın vermiş olduğu katkılar ve emekler doğrultuda sporcularımız antrenörlerimiz kulüplerimiz ve bütün teşkilat olarak buraya hazırlandık. Buradan da inşallah en güzel şekliyle döneceğimize inanıyoruz. Onun için Şimdiden herkese başarılar diliyorum.”
]]>Konyaaltı ilçesindeki bir otelde düzenlenen basın toplantısında, Uluslararası Cimnastik Federasyonu (FIG) Asbaşkanı ve Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı Başantrenörü Yılmaz Göktekin, milli sporcular Ferhat Arıcan, İbrahim Çolak, Ahmet Önder, Adem Asil ile Emre Dodanlı yer aldı.
Suat Çelen, Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı’nın olimpiyatlara takım halinde katılımının, Türkiye’nin spor tarihinde yerini alacağını, sporcuların gençlere örnek olacağını kaydetti. Çelen, “Bu başarı sadece sporcuların azmi, kararlılığı sayesinde değil, teknik ekibin, yönetim kurulunun ve ailelerinin çalışmaları sayesinde gerçekleşmiştir” diye konuştu.
Türk sporunun, dünyada önemli bir yer edindiğini dile getiren Suat Çelen, Türkiye’nin olimpiyatlarda 102 sporcuyla yer alacağını söyledi. Tokyo 2020’de kaçırılan madalyaları Paris’te almak istediklerini dile getiren Çelen, bunu başarabilecek kapasitede olduklarını kaydetti.
Suat Çelen: “Tüm dünya bize gıptayla bakıyor”
Türk cimnastiğinde hedefin her müsabakada altın madalya olduğunu anlatan Suat Çelen, “Amacımız, olimpiyatlarda Ferhat Arıcan’ın daha önce aldığı bronz madalyayı gümüşe ve altına taşımaktır, hedefimiz bu. Bu sporcuların hepsi madalyalı isimlerdir. Takım kotası almak, dünyanın en iyi 12 ülkesi arasına girmek büyük başarıdır. Tüm dünya bize gıptayla bakıyor. Bütün sporcuların aletlerinde final şansı var. Hepsi madalyanın aday sporcusudur” ifadelerini kullandı.
Yılmaz Göktekin: “Sporcularımızla her zaman gurur duyacağız”
Artistik Cimnastik Erkek Milli Takımı Başantrenörü Yılmaz Göktekin da, milli takımın başında olmaktan gurur duyduğunu ve bu takımla güzel başarılar elde edeceklerine inandığını aktardı. Göktekin, “Sonuç ne olursa olsun sporcularımızla her zaman gurur duyacağız. Hepsine güveniyorum. Gücümüz yettiği kadar Türk cimnastiğine hizmet edeceğiz” dedi.
Sporcular başarıya inanıyor
Takım kaptanı Ferhat Arıcan, takım halinde ilk defa olimpiyatlara gitmenin gururunu yaşadıklarını belirtti. Türk cimnastik tarihini değiştiren bir başarıya imza attıklarını dile getiren Arıcan, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin cimnastik ülkesi olması yolunda önemli bir adım attık. Bakanlığımızın, federasyonumuzun desteğini hep arkamızda hissettik. İyi bir yönetim, iyi bir sistemle beraber iyi bir jenerasyonuz. Takım olarak elimizden geleni yapıp, madalyalarla dönmeyi hedefliyoruz. Bayrağımızı, ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, Paris’ten başarılarla döneceğiz.”
Milli sporcu İbrahim Çolak ise, “Emeklerimizin karşılığını alacağımıza, güzel bir olimpiyat geçireceğimize inanıyordum. Türk cimnastiği olarak tarihi başarılara imza attık. Olimpiyatlardan da ekip olarak çok güzel sonuçlarla döneceğiz” şeklinde konuştu.
Milli sporcu Ahmet Önder de, sistemli bir programın parçası olarak olimpiyatlara katılmayı hak ettiklerini, bu başarının şans değil, çalışmanın ve adanmışlığın sonucu olduğunu vurguladı.
Milli sporculardan Adem Asil, olimpiyatta en iyisini yaparak Türkiye’ye madalya kazandırmak istediklerini kaydederken, Emre Dodanlı ise takım olarak madalya almak ve Türk cimnastik tarihine adlarını yazdırmak istediklerini dile getirdi.
Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan da, Türk cimnastiği için Paris 2024 Olimpiyatları’nın çok önemli olduğunu ifade etti.
Toplantıda ailelerinden gelen videolu mesajları izleyen sporcular, duygu dolu anlar yaşadı. – ANTALYA
]]>Afyonkarahisar’ın gururu olan 18 genç kanocu, bu önemli organizasyonda Afyonkarahisar’ı en iyi şekilde temsil etmek için yoğun bir antrenman programına tabi tutuluyor. Türkiye şampiyonası müsabakaları ve milli takım seçmelerinin öncesinde düzenlenecek olan bu yarışma, sporcular için büyük önem taşıyor.
Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürü İsmail Hakkı Kasapoğlu, Spor Hizmetleri Müdürü Yılmaz Erşen, Sporcu Yetiştirme Dairesi Başkanlığı Türkiye Sportif Yetenek Taraması Programı Şube Müdürü Fatih Konuksever ve Okul Sporları Şube Müdürü Adil Kamberoğlu kano sporcularını antrenmanları esnasında ziyaret etti.
Kasapoğlu, kano sporcularıyla antrenmanları sırasında bir araya gelerek onların heyecanına ortak oldu ve çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyaret sırasında genç sporcularla sohbet eden Kasapoğlu, onların kanoya olan sevgisi ve disiplini karşısında hayran kaldığını dile getirdi. Kasapoğlu, sporcularla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“Antrenman hazırlıkları yapan kano sporcusu gençleri ziyaret etmek istedik. Gençlerin heyecanına ve kanoya olan sevgisine hayran kaldım. Gençler hocalarının disiplininde çok güzel çalışıyorlar. İnşallah bu gençler gittikleri yerlerden madalyalarla dönecekler. Hocalarından söz aldım. En az 4 milli sporcu çıkaracağız kano branşında. Ben bu meyanda velilere, sporculara, antrenör arkadaşlarıma ve spor hizmetleri birimime teşekkür ediyorum.”
Kanocu sporcuların gözünden hazırlık süreci
Afyonkarahisarlı genç kanocular, Türkiye Kupası’na katılmanın heyecanını yaşarken, bir yandan da yoğun bir antrenman programı ile yarışmalara hazırlanıyor. Sporcuların her biri, bu önemli organizasyonda başarılı olmak ve milli takım seçmelerinde iyi bir derece elde etmek için var gücüyle çalışıyor. Sporcuların antrenörleri Mert Yıldırım, disiplinli ve sistemli bir çalışma programı ile sporcuların performanslarını en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.
Genç sporculardan Zeynep Beril Tuğrul, antrenman süreci hakkında şunları söyledi:
“Bu yarışma bizim için çok önemli. Türkiye Kupası’nda iyi bir derece elde etmek istiyoruz. Antrenmanlarımız çok yoğun geçiyor ama bu tempoya alıştık. Hocalarımızın desteği ile kendimizi her gün biraz daha geliştiriyoruz. Hedefimiz milli takıma seçilmek ve ülkemizi uluslararası yarışmalarda temsil etmek.”
Kano antrenörü Mert Yıldırım, sporcuların hazırlık süreci hakkında şu bilgileri verdi:
“Genç sporcularımız gerçekten çok büyük bir azim ve istekle çalışıyorlar. Her biri kano sporuna gönül vermiş ve büyük hedefleri olan sporcular. Biz antrenörler olarak onların bu isteklerini ve yeteneklerini en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Türkiye Kupası, sporcularımız için büyük bir fırsat. İnanıyorum ki başarılı olacaklar ve madalyalarla dönecekler.”
Geleceğe Dair Beklentiler
Afyonkarahisar’dan katılacak olan genç sporcuların hedefleri büyük. Her biri, Türkiye Kupası’nda iyi bir derece elde ederek milli takım seçmelerine katılmak ve milli formayı giymek istiyor. Sporcuların bu hedeflerine ulaşmaları için hem antrenörler hem de aileler büyük bir özveri ile çalışıyor.
Genç sporculardan Elif Benan Tuğrul, gelecekteki hedefleri hakkında şu ifadeleri kullandı:
“Kano sporunu çok seviyorum ve bu alanda başarılı olmak istiyorum. Türkiye Kupası, bizim için büyük bir fırsat. İyi bir derece elde edip milli takıma seçilmek ve ülkemizi uluslararası yarışmalarda temsil etmek istiyorum. Bu hedefe ulaşmak için çok çalışıyoruz ve başaracağımıza inanıyorum.” – AFYONKARAHİSAR
]]>MERSİN – Mersin’in Silifke İlçesinde iki dünya şampiyonu birde dünya ikincisi çıkarken, sporcular antrenör Teslime Çelik nezdinde anneleri ile birlikte müsabakalara hazırlanıyor.
Silifke’de hem Türkiye birincilerini hem de dünya şampiyonunu çıkaran Muay Thai Antrenörü Teslime Çelik, anneler gününde sporcularına anneleriyle birlikte antrenman yaptırdı. Silifke Gençlik İlçe Spor Müdürlüğü salonunda çalışmalara ara vermeden devam eden sporcular ve anneleri yoğun tempoya rağmen başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.
Gençlik ve Spor Bakanlığının “Hareketlilik Yılı” projesini de Silifke’de hayata geçirdiklerini belirten antrenör Teslime Çelik, Silifke’den iki dünya şampiyonu birde dünya ikincisi çıkardıklarını belirtti.
Salona gelen anneler gerekli spor kıyafetlerini giydikten sonra çocukları ile birlikte antrenmana katılıyor. Çocukları ile birlikte antrenmanda anneler ter döküyor.
“Burada sporcularımıza sadece savunma sporu yaptırmanın haricinde Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonalarına katılıyoruz” diyen Antrenör Teslime Çelik, “Aldığımız derecelerle hem Ülkemizi hem ilçemizi en iyi şekilde temsil ediyoruz. 2023 yılında Silifke’den iki dünya şampiyonu, bir tanede dünya ikincisi sporcu çıkardık. Sporcularımızı kutluyorum. Biz burada Silifke İlçe Spor çatısı altında resmen aile olduk. Aile kavramını yaşıyoruz. Burada çocuklarımızın kimi zaman antrenörü, annesi, babası, abisi ve ablası konumundayım. Aileler bu güzel ortama ayak uyduruyor. Çocuklarımızın spor yapmasının yanı sıra ailelerimizde antrenmanlara katılıyor. Ailelerimiz 2024 yılında Bakanlığımızın başlattığı ‘Hareketlilik Yılı’na da katkı sağlamış oyuyor. Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak Beyefendiye de selamlarımızı saygımızı gönderiyoruz. Burada her yaş gurubu çocuklarımıza sporun bir yaşam tarzı olduğunu yaymaya çalışıyoruz. Bugün anneler günü, şehit anneleri başta olmak üzere annem rahmetli Ayşe Gelin yaşayan ve rahmetli olan annelerimizin gününü kutluyorum. Burada annelerimizle birlikte Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonu olsun, Antrenmana gelen sporcularımız ve anneleri ile birlikte sporumuzu yaptık. Her geçen günden yaşayacağımız gün daha sağlıklı geçsin” diye konuştu.
Dünya şampiyonasında Dünya ikincisi olan Elanur Morca, çalışmalara annesi ile birlikte geldiğini, bu sporu çok sevdiğini ve tüm annelerin gününü kutladığını söyledi.
Elanur’un annesi Ayşe Morca, “Benim kızım dünya ikincisi oldu. Antrenmanlara kızımla birlikte katılıyorum. Kızıma destek olmak için sürekli yanındayım ve bugün anneler günü, tüm annelerin gününü kutluyorum” dedi.
2023 yılında Antalya’da düzenlenen dünya şampiyonasında büyük emekler ve başarılar sonucunda Dünya şampiyonu olduğunu belirten Büşra Naz Çelik, bu başarıda kendisine emeği geçen annesine hocasına teşekkür ederek, tüm annelerin gününü kutladı.
Büşra’nın annesi İlknur Çelik, kızının çocukluktan bu yana spor yaptığını, kızının her zaman destekçi ve yanında olacağını belirterek, tüm annelerin gününü kutladı.
Antrenmanlara çocukları ile birlikte gelen Rus vatandaş Natalıa Petrenko ise, “Bir buçuk senedir bu sporla ilgileniyoruz. Çocuklarımla birlikte antrenmanlara geliyorum. Hocamızdan ve her şeyden çok memnunuz. Tüm annelerin gününü kutluyorum” diye konuştu.
]]>Her yıl yerli ve yabancı sporcular tarafından heyecanla beklenen Osmangazi Tarihi Kent Koşusu, bu yıl geniş bir katılımla gerçekleşti. Tophane Meydanı’ndaki Saltanat Kapı önünden sabah saat 10.30’da Osmangazi Belediye Başkan Vekili Feyyaz Alptuğ Memişoğulları’nın startıyla başlayan yarışta sporcular, Tophane, Muradiye, Çekirge, Kükürtlü, Merinos, Altıparmak, 15 Temmuz Meydanı, Haşim İşcan, Gökdere, Irgandı Köprüsü, Kayhan, Kapalı Çarşı ile Kavaklı Caddesi’ni takip ederek Pınarbaşı Meydanı’nda sona eren 15 kilometrelik parkuru tamamlayabilmek için büyük bir mücadele ortaya koydu.
Birincilik Kenyalı atletlerin oldu
Sporcuların birincilik için ter döktüğü yarış sonunda erkeklerde mutlu sona 47: 02.89’luk derecesiyle Kenyalı atlet James Kipkogei Kipkoech ulaştı. Türk atlet Hüseyin Can 48: 55.97’lik derecesiyle ikinci olurken, Etiyopyalı Fetene Alemu Regasa da 46: 43.17’lik derecesiyle üçüncü olma başarısı gösterdi.
Kadınlarda ise Kenyalı atlet Elida Jelimo Korir 53: 45.60’lık derecesiyle birinci, Türk atlet Gamze Altuntaş 01: 00.25’lik derecesiyle ikinci, yine Türk atlet Remziye Erman ise 01: 02.05’lik derecesiyle üçüncü oldu. Ayrıca erkekler ve bayanlarda, 35-39 Yaş, 40-44 Yaş, 45-49 Yaş, 50-54 Yaş, 55-59 Yaş, 60-64 Yaş ve 65 Yaş Üstü kategorilerinde de dereceye giren sporcular da madalya ve kupa almaya hak kazandı.
Dereceye giren sporculara madalya ve kupaları, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Feyyaz Alptuğ Memişoğulları, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten, CHP İl Başkan Vekili Ayhan Döner, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir, Tolga Kornoşor, Mücahit Yıldızhan, Osmangazi Belediye Meclis Başkan Vekili Recep Çohan ile Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan tarafından verildi. Yarışmanın birincileri 30 bin, ikinciler 27 bin 500, üçüncüler ise 25 bin TL para ödülü kazandı.
Bursalılar sporla dolu bir gün geçirdi
Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu’nun hemen ardından startı verilen Tarihi Kent Halk Koşusu’na Bursalıların ilgisi büyük oldu. Toplam bin 640 kişinin kayıt yaptırdığı koşuda, birbirinden renkli görüntüler ortaya çıktı. Saltanat Kapı’dan başlayıp, Heykel, Setbaşı, Irgandı Köprüsü, Kayhan Çarşısı, Kapalı Çarşı ve Kavaklı Caddesi güzergahını izleyerek, Pınarbaşı’nda sona eren 4 kilometrelik Halk Koşusu’nu tamamlayan Bursalılar, sporla dolu bir gün geçirmenin mutluluğunu yaşadı. Yarışmada dereceye giren sporcular, madalya ve kupa almaya hak kazandı.
“Bursa’nın ve ülkemizin tanıtımına katkısı olan bir yarış”
Pınarbaşı Meydanı’nda gerçekleştirilen ödül töreninde konuşan Osmangazi Belediye Başkan Vekili Feyyaz Alptuğ Memişoğulları, “Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Etkinlikleri’nin önemli bir parçası olan Tarihi Kent Koşusu, yıllardır fetih coşkusunun dünyaya açılan kapısı ve en renkli organizasyonu olarak büyük bir misyon üstlenmektedir. Bursa’nın ve ülkemizin tanıtımına büyük katkısı olan Tarihi Kent Koşusu, turizmi canlandıran, kültürleri kaynaştıran, halk koşusu ile birlikte sporu teşvik eden ve 7’den 77’ye herkes için sporu eğlenceli hale getiren çok önemli bir organizasyon. Ulu Önderimiz Atatürk’ün de işaret ettiği gibi yarışma kazanmak için değil, sağlıklı bir yaşam için beden terbiyesini sağlamak ve özendirmek güçlü bir millet olabilmenin olmazsa olmaz şartıdır. Saygının ve sevginin olduğu her yerde kalabalık da olsak keyifle, mutlulukla yol alabildiğimizi görüyoruz. Millet olmanın gücünü, birliğin ve kardeşliğin sarsılmaz bağlarını daha da kuvvetlendiriyoruz. Bugün bu amaçla burada bulunan, bu organizasyona emek veren, destek olan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. – BURSA
]]>Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, İstanbul Mersinli Ahmet Kireççi Kamp ve Eğitim Merkezi’nde iftar düzenledi. İftara Spor Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Veli Ozan Çakır, kulüp başkanları ve aynı yerde kamp yapan milli güreşçiler ile antrenörler katıldı. Spor Hizmetleri Genel Müdürü Çakır, iftar öncesinde kamp merkezini ziyaret etti.
Veli Ozan Çakır: “Türk güreşi tekrar yükselişte”
Sporcular, teknik heyet ve yöneticilerle güzel bir anı olduğunu belirten Veli Ozan Çakır, “Bizim olimpiyat madalyalarımızın yüzde 60’ı güreşte. Güreşin, Türk sporundaki yeri ayrı. İnşallah Paris’te düzenlenecek olan olimpiyat oyunlarında da güreş başta olmak üzere tüm spor dallarında ben büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Öncelikli hedefimiz olimpiyat madalyası kazandığımız spor dalı sayısını arttırmak. Daha önce madalya kazanmadığımız branşlarda madalya kazanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte Atina’dan beri 20 yıldır 3 altın madalya almamıştık. İnşallah Paris Oyunları’nda en az 3 altın madalya kazanmayı hedefliyoruz. Gerçekten bu şampiyonluğa yakın birçok sporcumuz var. Türk güreşi de hepinizin gördüğü gibi tekrar yükselişte. İnşallah eski günlerini görecek. Bugün bu kampta da güzel anlar yaşadık. Burada 17-18 yaş grubu genç milli sporcularımız vardı. Onlarla da konuştuk. Aynı zamanda onlara antrenörlük yapan şampiyon ağabeyleri de vardı. Nazmi Avluca’nın 2008 Pekin’de sakat sakat kazandığı madalyayı da hatırlıyorum. Olimpiyat şampiyonumuz Mehmet Akif Pirim’in, 1992 Barcelona’da kazandığı finali hatırlıyorum. Hepsinde çok heyecanlıydık. Federasyon başkanımız zaten dünya ve Avrupa şampiyonu, aynı zamanda da olimpiyat ikincisi. Baktığınız zaman Türkiye’nin güreşte böyle bir geçmişi var. Bugün de burada şampiyon antrenörlerle sporcuların çalıştıklarını görüyoruz. Bu tabii sporcuların olimpiyat oyunları gibi önemli bir organizasyona mental hazırlığı açısından da çok önemli. Türk güreşçisinin ve sporcusunun nelere muktedir olduğunu, geçmişte neler yaptığını görüyorlar. Bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğini, kendilerini nasıl hazırlamaları gerektiğini öğreniyorlar. Bunun da ben çok büyük etkisinin olacağına inanıyorum” diye konuştu.
“İnşallah bu yaz Türk sporunun yazı olacak”
Başta güreş olmak üzere Paris’te tüm spor dallarında daha önce eşi benzeri görülmemiş başarılara imza atmak istediklerini vurgulayan Çakır, “İnşallah bu yaz Türk sporunun yazı olacak. Bunun için de gayet bilinçli bir hazırlığımız var. Bakanımız, sporcun içinden gelen birisi. Eski güreş federasyonu başkanı. Cumhurbaşkanımız, sporun içerisinden gelen birisi. Sporu seven, sporu bilen ve sporu destekleyen liderimiz var. Türkiye’de sporcuların başarılı olmamak için herhangi bir gerekçesi yok. Biz de bize verilen bu olanakları en verimli şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Sporcularımızı en verimli şekilde desteklemeye çalışıyoruz. İnşallah hep birlikte bu desteklere layık olmaya çalışacağız. Tabii ki burada başrol sporcunun. Konu bir spor müsabakası ise başrolde onlar var. Bizim görevimiz onları desteklemek. Onların bu şanlı görevi en iyi ve en başarılı şekilde icra etmelerini sağlamak. Biz de Spor Genel Müdürlüğü olarak tüm teşkilatımız gayret gösteriyor. Benim de genel müdür sıfatıyla ilk kamp ziyaretim oldu. Ata sporumuz güreş olmasının da ayrı bir anlamı var. İnşallah bu yaz emeklerin karşılığı alınacak. Elbette dünya ve Avrupa şampiyonalarında alınan başarılar ortada. Ama olimpik ve paralimpik spor dalları için olimpiyat ve paralimpik oyunlarının ayrı bir önemi var. 4 yılda bir gündemin ana unsuru olmak, herkes tarafından konuşulup takip edilmek farklı bir heyecan ve motivasyon. Burada bizim üzerimize düşen görevler var. Sporcularımızı hem fizyolojik hem de psikolojik olarak en iyi şekilde hazırlamamız gerekiyor. Biz de bu anlamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Akademik bilimsel metotlarla, her türlü tecrübeden istifade ederek bu hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Sporcularımıza en iyi olanakları sunmaya çalışıyoruz. Sporcularımız da bunun karşılığını girdikleri müsabakalarda veriyorlar. İnşallah bu yaz da Paris’te bunun karşılığını almış olacağız” şeklinde konuştu.
Şeref Eroğlu: “10’un üzerinde kota bekliyoruz”
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Şeref Eroğlu, Paris Olimpiyatları’nda başarılı olmak istediklerini ifade ederek, “Önümüzde bir olimpiyat var. Olimpiyat hem ülkelerin hem de federasyonların kantara çıktığı alanlar. Biz 104 olimpiyat madalyası kazanmış, bugüne kadar da 66 tanesini güreşten kazanmış bir ülkeyiz. Türk güreşi olarak bundan önce olduğu gibi bu olimpiyatta da yine milletimize, devletimize ve güreş ailemize karşı görevimizi layıkıyla yapmak istiyoruz. Bunu yapacak sporculara sahibiz. Efsane olmuş, büyük başarılara imza atmış şampiyonlarımız var; Taha, Rıza, Yasemin, Burhan, Ali Cengiz ve Buse gibi. Adını sayamadığım sporcularımız var. Bugün itibarıyla bizim 2 serbest, 2 grekoromen ve 2 de serbest kadınlar olmak üzere 6 tane kotamız var. Biz 3 Nisan’da Azerbaycan Bakü’ye gidiyoruz. Burada final yapan sporcularımız olimpiyata katılmaya hak kazanacaklar. Yasemin, Burhan ve Selçuk Can gibi olimpiyatta madalya alacak favori oyuncularımız geride kaldı. Biz önce Azerbaycan’ı görelim diyoruz. Ondan sonra 9-11 Mayıs’ta İstanbul’da buluşmak üzere diyoruz. Çünkü en son kota sayın bakanımızın talimatıyla geçen yıl İstanbul’a alındı. Yani ne olur ne olmaz herhangi bir aksaklık olursa bunu telafi edelim diye. Bu bizim için önemli. Bakanıma ve genel müdürüme daha önce bilgi verdim. Biz 10’un üzerinde, 10-11-12 bu civarlarda kota bekliyoruz. Katılan sporcularımız elit sporcular olduğu için madalya sayısının fazla olmasını istiyoruz” dedi.
“Devletimiz hep yanımızda oldu”
Çalışmaların iyi gittiğini vurgulayan Eroğlu, “Şu anda çalışmalarımız iyi gidiyor. Türk güreşinde biz 2024 Ocak ayında seferberlik ilan ettik ve bu seferberliğin meyvesini de geçtiğimiz ay Zagreb’de, Avrupa şampiyonasında gösterdik. Tarihte ilk defa hem Serbest Milli Takımımız hem de Grekoromen Milli Takımı’mız Avrupa şampiyonu oldu. Bunun yanında 13 tane final maçı yaptık. 7 altın, 6 gümüş ve 4 bronz madalya kazandık. Kırılması çok zor rekorları burada yazdırdık. 18 yaşında Alperen’imiz Avrupa şampiyonu oldu. Nesrin 21 yaşında kadınlarda ilk defa Avrupa şampiyonu oldu. Taha kendisini yeniledi. Rıza’da ufak bir aksaklık oldu ama onu olimpiyatlarda telafi edecek, etmeli de. Dolayısıyla iyi yolda olduğumuzu düşünüyoruz. ‘Marifet iltifata tabii’ diye bir söz var. Devletimiz bizim yanımızdaysa ki bugüne kadar hep yanımızda oldular, destek onlardan, başarı da Türkiye Güreş Federasyonu ve milli sporcularımızdan” açıklamasını yaptı.
Mehmet Akif Pirim: “Milletimizin Türk sporunun lokomotifi olan güreşten beklentisi çok”
Olimpiyatlarda her zaman olduğu gibi güreşten beklentiler olduğunu belirten Türkiye Güreş Federasyonu yöneticisi Mehmet Akif Pirim, “Türk toplumunun olimpiyatlarda çok büyük bir beklentisi var. Haklı olarak burada en büyük hedef her zaman olduğu gibi yine güreşten bekleniliyor. Milletimizin Türk sporunun lokomotifi olan güreşten beklentisi çok. Şu anda iyi bir ekiple çalışıyoruz. Hem teknik ekip hem federasyon başkanımız hem de bakanlık olarak uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. İnanıyorum ki yine olimpiyatlarda, Türk sporunu ve Türk güreşini layık olduğu yerde olacaktır. En fazla madalya alacağımızı ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.
Nazmi Avluca: “İnşallah olimpiyatlarda altın madalyalar alarak güreşimizi taçlandırmak istiyoruz”
Milli Takım Antrenörü Nazmi Avluca, Azerbaycan’da yapılacak kota müsabakaları için 5 Nisan’da orada olacaklarını aktararak, “Burası için 4 tane kota müsabakası yapacağız. Avrupa ülkelerinin katılacağı bir müsabaka olacak. İnşallah kotayı tamamlarız. Kotayı tamamlayamazsak İstanbul’da bir şansımız daha olacak. İstanbul’a da dünya ülkeleri gelecek. Neticesinde Paris’te olimpiyatlar var. Hedefimiz burası, iyi hazırlanıyoruz, sporcularımızı hazırlıyoruz. Onlar gerçekten büyük fedakarlıklar yaparak çalışıyorlar. İyi çalışıyorlar. Türk güreşi olarak geçmişte büyük başarılara imza attık. İnşallah bu olimpiyatlarda da altın madalyalar alarak güreşimizi taçlandırmak istiyoruz” diye konuştu.
Efrahim Kahraman: “4 kota almak için gidiyoruz”
5 gün boyunca deniz seviyesinde çalıştıktan sonra kota müsabakalarına gideceklerini söyleyen Kadın Milli Takım Teknik Direktörü Efrahim Kahraman, “Bunun sorumluluğunu daha çok anlıyoruz. Şu anda biz kadın güreşi olarak 4 kota almak için gidiyoruz. İçlerinde Tarih yazan Yasemin Adar var. Biliyorsunuz geçen yıl bir sakatlık geçirdi. Orada güreşememişti. İnşallah şimdi de bir sakatlık veya herhangi bir sıkıntı olmadan kotalarımızı alarak olimpiyatlarda istediğimiz neticeleri ve en çok özlem duyduğumuz altın madalyayı alarak tarihe yazmış oluruz” değerlendirmesinde bulundu. – İSTANBUL
]]>Dünya Down Sendromlu Sporcular Federasyonu (SUDS) tarafından düzenlenen Trisome Oyunları’nın ikincisi konumundaki 2024 yılı organizasyonuna; futsal, basketbol, atletizm, yüzme, cimnastik, judo, tenis ve masa tenisi branşlarında 33 ülkeden 488 sporcu ile antrenör, idareci ve refakatçinin de olduğu 800’ü aşkın katılımcı bekleniyor.
İlk kez İtalya’nın Floransa kentinde 2016 yılında düzenlenen Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları’nın (Trisome) ikincisi, Türkiye’nin ev sahipliğinde 20-26 Mart tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek.
Türkiye’nin 8 branşta 86 sporcu ile madalya mücadelesi vereceği 2024 Trisome Oyunları’nın açılış seremonisi yarın saat 11.00’de Antalya Spor Salonu’nda yapılacak.
Organizasyona, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Japonya, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz, Çekya, Azerbaycan, Macaristan, Hırvatistan, İrlanda, Arnavutluk, Arjantin, Avusturalya, Brezilya, Bulgaristan, Yeni Zelanda, Norveç, Polonya, Güney Afrika, Venezuela’nın da aralarında bulunduğu 33 ülke sporcuları kayıt yaptırdı.
Antalya’da oyunlar, 8 branşta 5 ayrı spor tesisinde gerçekleştirilecek. Atletizm ve cimnastik, Zeytinköy Spor Kompleksi’nde, futsal, basketbol, judo ve masa tenisi, Antalya Spor Salonu’nda, yüzme, Antalya Yüzme Havuzu’nda, tenis ise ATK Tenis Kulübü Tesisleri’nde gerçekleştirilecek.
Aydın: “8 branşın dünya şampiyonasını da gerçekleştireceğiz”
Antalya 2024 Trisome Oyunları’nı AA muhabirine değerlendiren Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu (TÖSSFED) Başkanı Birol Aydın, dünyanın en özel sporcularını böylesine büyük bir organizasyonla Antalya’da ağırlamaktan gurur duyduklarını belirterek, “Antalya’mızda Trisome Oyunları’nın tüm katılımcılara güzel anılar bırakmasını diliyorum. Burada oyunlar içinde ayrıca 8 branşın dünya şampiyonasını da gerçekleştireceğiz. Yarışacak bu mükemmel sporculara başarılar diliyorum. Down sendromlu sporcularımız gurur kaynağımız. Federasyon olarak her zaman sporcularımızın yanındayız, destekçisiyiz.” ifadelerini kullandı.
TÖSSFED olarak engelleri aşarak ülkedeki bütün down sendromlu çocuklara ulaşmak ve onları spora kazandırmak için çalıştıklarını dile getiren Aydın, “Amacımız down sendromlu sporcularımızın tüm spor müsabakalarına rahatlıkla ve mutlu bir şekilde katılabilmelerini sağlamak. Ayrıca down sendromlu sporcularımızın istihdama sağlayacağı katkı da bizim için çok değerli. Bu çocukların azimleri, sorunlarla mücadele kararlılıkları ve hayata bakış açıları onlar için bizi daha çok çalışmaya sevk ediyor.” diye konuştu.
Antalya’nın uluslararası organizasyonlar için kendisini kanıtlamış bir şehir olduğunu da aktaran Aydın, şunları kaydetti:
“Oyunlar için 33 ülkeden 800’ün üzerinde sporcu ve yakınlarının geldiği Antalya’da, bütün katılımcılara misafirperverliğimizi göstereceğiz. Bu vesileyle, ülkemizde özel sporcularımızın her zaman yanında yer alan, başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a, destekçilerimize, sponsorlarımıza ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Müsabakalara katılan antrenör, yönetici, görevli, gönüllü, hakem ve down sendromlu sporcularımıza güzel anılar kazanacakları unutulmaz bir spor etkinliği diliyorum. Down sendromlu sporcularımızla gurur duyuyoruz ve hepinizi 2024 Trisome Oyunları’na bekliyoruz.”
]]>Kayseri Büyükşehir Belediyesi Erciyes A.Ş. ev sahipliğinde gerçekleşen Erciyes Türksoy Kupası, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı, Kayseri Valiliği, Nevşehir Valiliği, Türkiye Tanıtım ve Geliştirme Ajansı TGA ve Ski Turkish iş birliği ile düzenlendi. Erciyes Kayak Merkezi, Hacılar bölgesinde gerçekleşen müsabakalara Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kuzey Makedonya’dan genç sporcular katıldı. U-14 ve U-16 branşında yapılacak yarışlarda yaklaşık 60 kız ve erkek sporcu mücadele etti. Yarışlar sonrasında derece elde eden sporculara madalya ve kupaları Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Elcuman ve TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf tarafından takdim edildi. Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Elcuman, yaptığı açıklamada, “Erciyes’te her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Birçok uluslararası organizasyona da ev sahipliği yapıyoruz. Bugün yaptığımız bu organizasyon bizim için çok büyük bir anlam ifade ediyor. İlk defa Türksoy ile birlikte kardeşlerimizi, akrabalarımızı Türki Cumhuriyetlerden ve akraba topluluklardan sporcularımızı burada ağırladık. Türksoy ile Erciyes’te başlattığımız bu proje bir başlangıç olacak. İlerleyen zamanlarda Türk dünyası ile hem yaz hem kış sosyal sportif aktiviteler yapacağız” dedi. Türk dünyasının kocaman bir aile olduğuna vurgu yapan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise “Biz kocaman bir aileyiz. Kocaman bir Türk dünyasıyız. Sizlerin bugün burada olması gerçekten çok önemli. Burada sadece bir yarış yapmadınız. Siz Türk dünyasının birlik ve beraberliğini adeta dünyaya haykırdınız. Bu organizasyonun inşallah gelenekselleşmesini arkasından da Türk dünyası kış sporları olimpiyatlarına bu işi götürür diye ümit ediyorum” şeklinde konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da sporun dünya çocuklarının ve sporcularının bir araya gelmesinde önemli bir etken olduğuna işaret ederek, “Çok mutluyuz. Türki Cumhuriyetlerden yavrularımızı, hocalarımızı burada görmekten, misafir etmekten gurur duyuyoruz. İnşallah Türksoy’umuzla da vardığımız mutabakat sonucunda artık Türk Dünyası Kupası adı altında bu güzel faaliyeti her yıl yapmayı planlıyoruz. Gelecek sene sizleri daha fazla sporcunun olduğu bir ortamda burada görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Türk cumhuriyetlerinden organizasyona katılan sporculara ‘Türkiye’ye, Kayseri’ye hoş geldiniz’ diyerek seslenen TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf ise “Sizlerle birlikte olduğumuz bu süre içerisinde programımızın ne kadar amacına uygun yürüdüğünü, ne kadar işe yaradığını görmüş olduk. Bu program Türk dünyasının liderlerinin daha önce aldıkları karar çerçevesinde Türk Dünyası’nda 2040 vizyon anlayışı çerçevesinde 5-6 başlık altında yürüttüğümüz gençlik vizyonunu hayata geçirdik. İlk uygulamasını da Gençlik Kış Kampı adı altında Erciyes’te yapıyoruz” diye konuştu. – KAYSERİ
]]>Bekir Yunus Uçar, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 8-10 Mart tarihlerinde Erciyes Kayak Merkezi’nde Türkiye’nin ilk kez organize edeceği şampiyonayı AA muhabirine değerlendirdi.
Motor sporlarının gözde organizasyonlarından ve dünya çapında popülaritesi olan Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nı Kayseri’de gerçekleştirecek olmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Uçar, “Erciyes de dünyanın sayılı kayak merkezlerinden bir tanesi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirilecek organizasyon, ülkemizin, Kayseri’nin ve Erciyes Kayak Merkezi’nin tanıtımı anlamında çok büyük bir katkı sağlayacak. Özellikle beklentimiz, sporcularımızın kar motosikletinde performansının gelişmesini sağlamak.” diye konuştu.
Türkiye’nin uluslar arası organizasyonları başarılı bir şekilde düzenlemeye devam ettiğini belirten Uçar, şöyle konuştu:
“Kayseri’de ev sahipliği yapacağımız organizasyonda sporcularımızdan Galip Alp Baysan ve Şakir Şenkalaycı mücadele edecek. Türkiye’de kar motosikleti kullanan ve Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda yarışacak sporcularımızın yetişmesi açısından önemli bir kriter olacak. Çünkü Şakir Şenkalaycı, motokros branşında 500’ün üzerinde öğrencisi olan, yıllardır ülkemizi başarıyla temsil eden bir sporcumuz. Şenkalaycı’nın bizim açımızdan yeni bir branş olan kar motosikletinde yeni sporcular yetiştirmesine de inşallah vesile olacak.”
“150’nin üzerinde ülkeye canlı yayınlanacak”
Türkiye için yüksek dağları, kar kalitesi ve kayak merkezlerinin profesyonelliği göz önüne alındığında, böyle bir organizasyonun geç kalmış bir faaliyet olduğunu belirten Uçar, “Bu güne kadar kayak merkezlerini sadece turistik tesis anlamında kullanıyorduk ama Türkiye’de şu anda Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nı yapabileceğimiz, kar üzerinde motor sporları organizasyonları düzenleyebileceğimiz çok popüler ve dünya standartlarının üzerinde 7 ayrı merkezimiz var.” ifadelerini kullandı.
Erciyes’te bu organizasyonu düzenledikten sonra Türkiye’nin diğer kayak merkezlerinin de sırayla ev sahipliği yapması yönünde çalışacaklarını dile getiren Uçar, şöyle devam etti:
“Çünkü 170 milyonun üzerinde canlı televizyon izleyicisi olan bir organizasyondan bahsediyoruz. Erciyes’teki organizasyonumuz, 150’nin üzerinde ülkeye canlı yayınlanacak. Toplamda da 2.8 milyar insana sosyal medya kanalları ve farklı iletişim kanallarıyla ulaşacak. Dolayısıyla dünyanın herhangi bir ülkesinde ‘Kayseri Erciyes’ diye internette bir arama yapıldığı zaman, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası yarışları, Erciyes veya Uludağ, Sivas Yıldızdağ, Kartepe, Kartaltepe ismiyle görünüyor olacak. Bu organizasyon aynı zamanda hem kayak merkezlerimizin turistik manada tanıtımına hem de ülkemizin sportif organizasyon gücünün tanıtımına büyük katkı sağlamış olacak.”
“Kişiyi geliştiren rakibidir”
Türkiye’nin kar motosikletinde de şampiyon sporcu çıkarması için çalışmalarını sürdüreceklerini aktaran Uçar, “Şimdi hem Şakir Şenkalaycı’nın hem de Galip Alp Baysan’ın bu şampiyonadaki performanslarını göreceğiz. Devamında da Dünya Şampiyonası’nın diğer etaplarında yarışmalarını sağlayacağız. Böylece Dünya Şampiyonası’nda bir yerimiz olacak. Mesela 6 senedir Dünya Motokros Şampiyonası’nı Afyonkarahisar’da gerçekleştiriyoruz. Baktığımızda motokros yarışçılarımızın yüzde 51’inin çocuk dediğimiz sürücülerden oluşmaya başladığını görüyoruz. Bu da şu anlama geliyor; uluslararası bir organizasyonu ülkenizde gerçekleştirdiğiniz zaman, o noktada altyapı hızlıca gelişiyor, emsal sağlıyor. Zaten kişiyi geliştiren rakibidir. Rakiplerin Türkiye’ye gelip yarışmasıyla, buradaki Türk sporcularımızı da geliştirmiş olacağız inşallah” şeklinde konuştu.
Kayseri’de dünyanın önde gelen kar motosikleti sporcularının yarışacağını dile getiren Uçar, “Şu anda kayıtlarımız devam ediyor. Şampiyonaya 30’un üzerinde ülkeden sporcu bekliyoruz. Zaten parkur itibarıyla sınırlı sayıda sporcuyu kabul edebileceğiz. Yani kalifikasyonları geçebilen sporcular arasında kayıtlar devam ediyor.” açıklamasını yaptı.
Uluslararası bu organizasyonu kış festivaliyle taçlandıracaklarını belirten Uçar, “Çünkü sadece bir spor organizasyonu yetmiyor. Mutlaka yanına sosyal, sanatsal, kültürel bir etkinlik de koymak gerekiyor. Kayseri ve civar illerden gelecek binlerce izleyiciyi, sanatsal bir organizasyonla da karşılamış olacağız. Ülkemizin saygın sanatçılarından Ferhat Göçer ve İrem Derici de sahne performanslarıyla sportif performanstan sonra çok güzel hatıralar yaşatacak.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Ahşap malzemeyle yapılan Olimpiyat Köyü klima yerine rüzgarla serinletilecek. Sporcuların idrarı geri dönüştürülerek gübre olarak kullanılacak.
Ancak olimpiyat köyünün sürdürülebilirlik iddiasına rağmen, çevreciler birkaç farklı açıdan Olimpiyat Komitesi’ni eleştiriyor.
Seine Nehri’nin kirliliği: Macron’da yüzme sözü
Olimpiyatların suyla ilgili bazı yarışlarının çoğu zaman kirli olan Seine Nehri’nde gerçekleştirilecek olması eleştiri konularından birisi.
Geçen Ağustos ayındaki birçok su sporu, nehir suyunun çok kirli olması nedeniyle iptal edilmişti.
Özellikle ciddi bir dışkı kirliliğiyle karşı karşıya olan nehrin sularının, sporcular açısından ciddi sağlık sorunları yaratacağı öne sürülüyor.
Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, çevrecilerin tepkisine karşılık, olimpiyatlar başlamadan Seine Nehri’nin yüzülebilir hale getirileceğini savunuyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da 29 Şubat’ta Olimpiyat köyünün açılışında yaptığı açıklamada, Seine Nehri’nin nasıl temizlendiğinin bir ispatı olarak nehirde yüzeceği yönünde bir söz verdi.
AFP’nin aktardığına göre Macron, “Yüzeceğim ama şimdiden bir tarih vermiyorum” dedi.
Hidalgo da Oyunlar öncesinde nehre girme sözü verdi. Belediye, Olimpiyatlardan sonra Seine’de üç halka açık yüzme alanı oluşturmayı ve 1923’te yasaklanmasından bu yana ilk kez nehirde yüzmeyi yasal hale getirmeyi planlıyor.
Tahiti eleştirileri
Fransa’nın denizaşırı bölgelerini Olimpiyat Oyunları’na dahil etmek amacıyla Paris’ten 15 bin kilometre uzaklıktaki Pasifik adası Tahiti’yi tarihteki ikinci olimpiyat sörf yarışması için seçmesi çevrecilerin tepkisine neden oldu.
Özellikle sörf yarışmaları için tasarlanan alüminyum hakem kulesi yoğun bir şekilde tartışılıyor..
İşlevsiz olduğu için ahşap kulenin alüminyumla değiştirilmesine yönelik protestolar düzenlendi.
Yeni kule ve ek tesis inşaatı nedeniyle bölgedeki mercanların zarar görmesi nedeniyle çevreciler ve yerel halk tepki gösterdi.
Tahiti’deki Teahupo’o plajındaki kule çalışmaları, işçiler tarafından kullanılan bir dubanın bölgedeki mercanlara zarar vermesi üzerine Aralık ayında askıya alınmıştı.
Yaklaşık 200 bin kişi inşaatın durdurulması için bir imza kampanyası da düzenlemişti. Ancak projeye 11 Mart’ta kulenin inşasıyla yeniden başlanacak.
Çalışmaya karşı çıkan derneklerden biri olan Vai Ara o Teahupoo’nun başkanı Cindy Otcenasek, AFP’ye yaptığı açıklamada, “yasanın sınırları dahilinde mümkün olan her şeyi” yaptıklarını söyleyerek “Artık havlu attık” dedi.
Olimpik sörf etkinliğinin 27-30 Temmuz tarihleri arasında yapılması, dalgaların gecikmesi halinde 5 Ağustos’a kadar uzatılması planlanıyor.
Mimarına göre, Olimpiyat Köyü’nün sporcuların kalacağı alanlar en sürdürülebilir ve çevre dostu olarak tanımlanıyor.
Paris’te Belçikalı mimar ve şehir plancısı Anne Mie Depuydt liderliğindeki beş mimarlık şirketi tarafından tasarlanan 6 bin evin bulunduğu olimpiyat köyü 2,5 yılda tamamlandı.
Anne Mie Depuydt, Perşembe günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından açılışı yapılan ve sürdürülebilir olarak tasarlanan tesisin özelliklerini Belçikalı kamu yayıncısı VRT’ye anlattı.
Depuydt’un verdiği bilgiye göre, 14 bin olimpik ve 9 bin paralimpik sporcuya ve onların çevresindekilere ev sahipliği yapacak olan köy, 52 hektarlık eski bir sanayi tesisi üzerinde inşa edildi.
Olimpiyatlar sonrası paralimpik oyunlar içinde kullanılması için binalar, engelli sporculara uygun olacak biçimde tasarlandı. Örneğin tüm koridorlar normalden daha geniş yapıldı, banyolar özel yüzeylerle kaplandı.
Toplam 6 bin binanın bulunduğu olimpiyat köyündeki evlerin tamamı ahşap malzemeyle inşa edildi.
Yaz dönemi Paris’te havanın sıcak olmasına rağmen, olimpiyat köyündeki hiçbir tesiste klima bulunmuyor.
Sürdürülebilirlik amacıyla klima yerine Seine Nehri’nden esen rüzgar kullanılacak. Doğal havalandırma sağlamak için rüzgarın yönü hesaplanarak, bütün binalar Seine Nehri’ne dik olarak inşa edildi.
Özellikle klima bulunmaması nedeniyle eleştirildiklerini belirten Belçikalı mimar, “Ama böylesi daha iyi” diyor.
Sporcuların kalacağı binalar ile ofis bölümleri jeotermal enerji ile ısıtılacak.
Paris’teki sıcaklık artışının 2050 yılına kadar aşırı artacağı yönündeki tahminler dikkate alınarak, binalar buna uygun düzenlendi. Her binada, güneşlikler ve ısıyı önleyici sistemler bulunuyor.
Olimpiyat köyünde, sporcuların idrarı gübreye dönüştürülecek. Köyde, gübre yapmak için idrarın geri kazanıldığı bir tesis oluşturuldu.
Sürdürülebilirlik açısından en önemli çalışmalardan biri de su yönetimi oldu.
Tesisteki yükseklik farkları nedeniyle suyu yerçekimine göre emmesi gereken 220 ağaçtan oluşan bir orman oluşturuldu.
Olimpiyat köyündeki binaların çatıları kuş göçüne uygun şekilde uyarlandı. Kuşlar için yuvalar yapıldı ve evlerin cephesine kondu.
Olimpiyat köyünün, bölge sakinlerine yönelik bir proje olduğunu belirten Debuydt, etkinlik alanından yerleşim alanına dönüşüm projesi olarak inşa edilen tesisin, olimpiyatlardan sonra da hizmet vereceğini söyledi.
]]>Muş’ta kuşak töreni coşkusu yaşandı
MUŞ – Muş’ta bir üst kuşağa terfi etmek için girdikleri sınavlarda başarılı olan sporcular için düzenlenen kuşak törenine katılan Muş Valisi Avni Çakır, “Muş’ta spor kulüplerine yaklaşık 7,5 milyon TL ayni yardım desteğinde bulunduk” dedi.
Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde yaklaşık 6 yıldır devam eden karate eğitimleri kapsamında 7-18 yaş aralığındaki yaklaşık 250 sporcu karatede sporcularının derecesini belli eden kuşak heyecanı yaşadı.
Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, sporcuları teşvik etmek adına düzenlenen kuşak töreni saygı duruşunda bulunulması ve akabinde istiklal marşının okunması ile başladı.
Yeni kapalı spor salonunda gerçekleşen bu törende, sporcuların gösterdiği performanslar izleyenleri büyüledi. Kuşak töreni, hem sporcuların hem de ailelerin yüzlerinde gurur ve mutluluk ifadeleriyle dolu anlara sahne oldu.
“Bu manzaraları ilimiz genelinde arttıracağız”
Başarılı sporculara kuşaklarını ve sertifikalarını takdim eden Vali Avni Çakır, tüm sporculara başarı dileyerek, “Gençlik ve Spor Müdürlüğümüz kurslarında devam eden birçok alanda kurslarımız var. Karate kursumuzda yaklaşık 250 çocuğumuzun kuşak heyecanına şahitlik ediyoruz. Onlarca branşta yavrularımıza profesyonel antrenörlerimiz eşliğinde hemen hemen her kademede kurslar düzenliyoruz. Bugün de burada karate kursunun kuşak törenindeyiz. Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur şiarına inanıyoruz. Çocuklarımızın hem daha disiplinli yaşaması, hem daha sağlıklı yaşaması, hem zararlı alışkanlıklardan uzak durması, bilgisayar ya da bağımlılık yapıcı diğer uğraşlardan uzak kalıp daha sporla bütünleşik hayatlarının olması noktasında tüm ekip arkadaşlarımızla beraber yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bu anlamda Muş’ta da çok böyle ilgisi yüksek bir veli kitlemiz var. Özellikle eline yavrusunu almış spor kıyafetiyle onu kursuna götüren velileri gördükçe çok mutlu oluyorum. Bu manzaraları ilimiz genelinde arttıracağız” dedi.
Vali Çakır, konuşmasının devamında Muş’ta spor kulüplerine yaklaşık 7,5 milyon TL ayni yardım desteğinde bulunduklarını hatırlatarak, “Hem okul sporlarında, tüm branşlarda, hem de spor kulüplerinde deplasmanlı liglerde bu Muş bu sene çok ciddi bir ivme kazandı. İnşallah bunu çok daha yukarılara taşıyacağız. Uygun öğrencilerimizin salonlarla buluşturulması için çocuklarımızın spor malzemeleri desteklenmesi gerekir. Bu anlamda biz geçen sene spor kulüplerine yaklaşık 7,5 milyon TL ayni yardım desteğinde bulunduk. Bu sene bu yardımlarımız daha da fazla olacak. Bu konuda tüm sporla uğraşmak isteyen, spor yapmak isteyen çocuklarımızın ihtiyaçlarının tamamını karşılayacağız. Bu konuda hazırlıklarımız var. İnşallah okullar kapanmaya yakın tüm branşlarda destek sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
Çocukları daha sağlam bir şekilde yarınlara hazırlamak istediklerini söyleyen Vali Çakır “Bunlar güzel sahneler, keyifli uğraşlar. Ben de yıllarca çocuğumu kurslara götürdüm, onu yağmurda, çamurda, sabırla bekledim. Bunlar ileriye dönük çok tatlı hatıralar. Burada da çocuklarımızın heyecanını gördük, hep beraber ortak olduk. Sporun kişiyi böyle biraz ayakların üzerine tutma becerisini yükseltici, paylaşımcı yönlerini hep beraber biliyoruz. Biz çocuklarımız daha disiplinli, daha paylaşımcı, daha böyle fiziken ve ruhen daha sağlam bir şekilde yarınlara hazırlamak istiyoruz ve inanıyoruz ki sporda bütünleşik, sporla geçirme merakı olan çocukların derslerde de mutlaka çok başarılı oluyor. Muş’ta tüm çocuklarımız, yavrularımızı, hepimiz mutlaka sporun bir branşıyla uğraşır hale getireceğiz. Muş zaten kayak, tekvando, karate, güreş gibi belli başlı sporlarda baskın bir üstünlüğümüz var. Tabii bu konuda bizim amacımız sadece burada kurslarda çocuklarımıza antrenman yapması, kuşak yapması değil. Burada yetenekli sporcuları biraz daha keşfedip onların üzerine daha fazla eğilip inşallah onlarla da Türkiye şampiyonu, Avrupa şampiyonu, dünya şampiyonu çıkarmak hedefimiz. Bu anlamda zaten Muş’ta ileriye yönelik umut verici derecelerimiz var. İnşallah bunu çok farklı branşlara da yayacağız ve Muş’un adını sporda da çok farklı yarış kategorilerine hep beraber duyuracağız. Bu konuda azimliyiz, gençlerimize de güveniyoruz, hocalarımıza güveniyoruz” Şeklinde konuştu.
Düzenlenen törene Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, şube müdürleri, aileler ve sporcular katıldı.
]]>Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde yaklaşık 6 yıldır devam eden karate eğitimleri kapsamında 7-18 yaş aralığındaki yaklaşık 250 sporcu karatede sporcularının derecesini belli eden kuşak heyecanı yaşadı.
Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, sporcuları teşvik etmek adına düzenlenen kuşak töreni saygı duruşunda bulunulması ve akabinde istiklal marşının okunması ile başladı.
Yeni kapalı spor salonunda gerçekleşen bu törende, sporcuların gösterdiği performanslar izleyenleri büyüledi. Kuşak töreni, hem sporcuların hem de ailelerin yüzlerinde gurur ve mutluluk ifadeleriyle dolu anlara sahne oldu.
“Bu manzaraları ilimiz genelinde arttıracağız”
Başarılı sporculara kuşaklarını ve sertifikalarını takdim eden Vali Avni Çakır, tüm sporculara başarı dileyerek, “Gençlik ve Spor Müdürlüğümüz kurslarında devam eden birçok alanda kurslarımız var. Karate kursumuzda yaklaşık 250 çocuğumuzun kuşak heyecanına şahitlik ediyoruz. Onlarca branşta yavrularımıza profesyonel antrenörlerimiz eşliğinde hemen hemen her kademede kurslar düzenliyoruz. Bugün de burada karate kursunun kuşak törenindeyiz. Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur şiarına inanıyoruz. Çocuklarımızın hem daha disiplinli yaşaması, hem daha sağlıklı yaşaması, hem zararlı alışkanlıklardan uzak durması, bilgisayar ya da bağımlılık yapıcı diğer uğraşlardan uzak kalıp daha sporla bütünleşik hayatlarının olması noktasında tüm ekip arkadaşlarımızla beraber yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bu anlamda Muş’ta da çok böyle ilgisi yüksek bir veli kitlemiz var. Özellikle eline yavrusunu almış spor kıyafetiyle onu kursuna götüren velileri gördükçe çok mutlu oluyorum. Bu manzaraları ilimiz genelinde arttıracağız” dedi.
Vali Çakır, konuşmasının devamında Muş’ta spor kulüplerine yaklaşık 7,5 milyon TL ayni yardım desteğinde bulunduklarını hatırlatarak, “Hem okul sporlarında, tüm branşlarda, hem de spor kulüplerinde deplasmanlı liglerde bu Muş bu sene çok ciddi bir ivme kazandı. İnşallah bunu çok daha yukarılara taşıyacağız. Uygun öğrencilerimizin salonlarla buluşturulması için çocuklarımızın spor malzemeleri desteklenmesi gerekir. Bu anlamda biz geçen sene spor kulüplerine yaklaşık 7,5 milyon TL ayni yardım desteğinde bulunduk. Bu sene bu yardımlarımız daha da fazla olacak. Bu konuda tüm sporla uğraşmak isteyen, spor yapmak isteyen çocuklarımızın ihtiyaçlarının tamamını karşılayacağız. Bu konuda hazırlıklarımız var. İnşallah okullar kapanmaya yakın tüm branşlarda destek sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
Çocukları daha sağlam bir şekilde yarınlara hazırlamak istediklerini söyleyen Vali Çakır “Bunlar güzel sahneler, keyifli uğraşlar. Ben de yıllarca çocuğumu kurslara götürdüm, onu yağmurda, çamurda, sabırla bekledim. Bunlar ileriye dönük çok tatlı hatıralar. Burada da çocuklarımızın heyecanını gördük, hep beraber ortak olduk. Sporun kişiyi böyle biraz ayakların üzerine tutma becerisini yükseltici, paylaşımcı yönlerini hep beraber biliyoruz. Biz çocuklarımız daha disiplinli, daha paylaşımcı, daha böyle fiziken ve ruhen daha sağlam bir şekilde yarınlara hazırlamak istiyoruz ve inanıyoruz ki sporda bütünleşik, sporla geçirme merakı olan çocukların derslerde de mutlaka çok başarılı oluyor. Muş’ta tüm çocuklarımız, yavrularımızı, hepimiz mutlaka sporun bir branşıyla uğraşır hale getireceğiz. Muş zaten kayak, tekvando, karate, güreş gibi belli başlı sporlarda baskın bir üstünlüğümüz var. Tabii bu konuda bizim amacımız sadece burada kurslarda çocuklarımıza antrenman yapması, kuşak yapması değil. Burada yetenekli sporcuları biraz daha keşfedip onların üzerine daha fazla eğilip inşallah onlarla da Türkiye şampiyonu, Avrupa şampiyonu, dünya şampiyonu çıkarmak hedefimiz. Bu anlamda zaten Muş’ta ileriye yönelik umut verici derecelerimiz var. İnşallah bunu çok farklı branşlara da yayacağız ve Muş’un adını sporda da çok farklı yarış kategorilerine hep beraber duyuracağız. Bu konuda azimliyiz, gençlerimize de güveniyoruz, hocalarımıza güveniyoruz” Şeklinde konuştu.
Düzenlenen törene Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, şube müdürleri, aileler ve sporcular katıldı. – MUŞ
]]>Fransa’nın başkenti Paris’ten kalkan uçakla İstanbul Havalimanı’na gelen ay-yıldızlı kafile, federasyon yetkilileri ve aileleri tarafından çiçeklerle karşılandı.
Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, milli sporcuların bir tarih daha yazdığını belirterek “Dünya rekoru kırarak altın madalya aldılar. İlk kez milli takımımıza katılan Aysel sporcumuz, 400 metrede rekor kırarak altın madalyanın sahibi oldu. Bütün dünya ayakta alkışladı. 18 madalyayla Türkiye’ye döndük. Tarihi bir başarı kazandık.” ifadelerini kullandı.
Elde edilen başarıdan dolayı çok mutlu olduğunu aktaran Birol Aydın, “Yıllar önce evlere kapatılan, bir şey yapamaz denen çocukların antrenörler, aile ve devletin kucaklaşmasıyla neler başarabildiğini, Aysel, Fatma Damla, Esra gibi sporcular Fransa’dan göstermiş oldu. Şırnak’taki anneye de Elazığ’daki babaya da Ankara’daki anneye de şunu söylüyoruz; ‘biz sporla engelleri aşıyoruz.” diye konuştu.
Devletin sporculara bütün imkanları sağlamasıyla bu başarının geldiğini vurgulayan Birol Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“En büyük destekçimiz olarak bütün madalyaları, bütün sporcularım adına Sayın Cumhurbaşkanıma hediye ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı bütün kafiledeki sporcuları tek tek tanıyor. Aysel’in dünya rekoru kırarak aldığı madalya, ülkemizde engelli sporlarına ne kadar önem verildiğini gösteriyor. Biz çok güçlü bir ekibiz. Engelleri sporla aşıyoruz. Bizde ümitsizlik asla yok. Buradan Şırnak’taki anneye sesleniyorum; ‘sen de çocuğunu spora gönder.’ Onlar da bir gün rekorlar kıracak. Bu başarıya inanmıştık ama rekorlarla altın madalyanın geleceğini biz de bilmiyorduk. Gençlik ve Spor Bakanımıza teşekkür ederiz. Altın madalyamızı Sayın Cumhurbaşkanımıza götüreceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın desteklerine bütün aileler ve camiam adına teşekkür ediyorum.”
Hedefleri hakkında da konuşan Birol Aydın, “Bundan sonra 2024 Paris Paralimpik Oyunları’nda masa tenisi ve atletizmde Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu kardeşlerim o madalyayı kazanacak. O madalyayı Türk milletine armağan edeceğiz. Bütün ekibime teşekkür ediyorum. Bundan sonra özel sporcular, Türk milletinin gururu olmaya devam edecek.” diyerek sözlerini tamamladı.
Dünya rekoru kırarak 400 metrede birinci olan Aysel Önder de “Çok mutluyum. Avrupa’da, dünyada nerede olursa olsun ülkemizi temsil etmeye devam edeceğim. Söz konusu bizim ülkemiz. Antrenörüm Damla hocaya bana verdiği emekler için teşekkür ederim. Cumhurbaşkanımıza, başkanlarıma, emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.
Üç madalya kazanan milli sporcu Fatma Damla Altın ise “Takım halinde dünya şampiyonu olduk. Ülkemize bunun mutluluğuyla döndüm. Başkanımıza ve antrenörüme çok teşekkür ederim.” yorumunu yaptı.
Gülle atmada bronz madalya kazanan Muhammet Atıcı, “Başkanıma çok teşekkür ederim. Dünya üçüncüsü oldum. 2024 olimpiyatlarında da madalya alacağıma inanıyorum.” diye konuştu.
Şampiyonada 4 madalya kazanma başarısı gösteren Mustafa Yıldırım ise “Başkanıma ve hocalarıma teşekkür ediyorum. Çok emekleri var bende. Azimle çalıştık ve sırıkla atlamada dünya birincisi olduk. Bunu Türkiye’de ilk kez yapan ben oldum. Olimpiyatları da inşallah garantileyeceğim. Cumhurbaşkanımıza ve federasyon başkanı Birol Aydın’a destekleri için teşekkür ederim.” değerlendirmesinde bulundu.
İki dünya rekoru ve 18 madalya
Milli takım, iki dünya rekoru kırdığı şampiyonada 4 altın, 9 gümüş ve 5 bronz olmak üzere 18 madalya kazandı.
Aysel Önder, Esra Bayrak, Fatma Damla Altın ve Reyhan Taşdelen’den oluşan kadınlar 4×200 metre bayrak takımı, dünya rekoru kırarak altın madalyaya ulaştı.
Kadınlar 4×400 metre bayrak yarışında da Fatma Damla Altın, Aysel Önder, Reyhan Taşdelen ve Eda Yıldırım’ın yer aldığı milli takım, gümüş madalya elde etti.
Aysel Önder, 400 metrede dünya rekoru kırarak altın ve 200 metrede gümüş, Reyhan Taşdelen de 800 metre ve 60 metre engellide gümüş, 200 metrede ise bronz madalya aldı.
Fatma Damla Altın, pentatlonda altın, uzun atlamada gümüş ve yüksek atlamada bronz, Esra Bayrak ise 60 metre ve üç adım atlamada gümüş, uzun atlamada bronz madalyanın sahibi oldu.
Mustafa Yıldırım, sırıkla atlamada altın, 60 metre engelli ve 5 bin metre yürüyüşte gümüş, pentatlonda bronz, Muhammet Atıcı ise gülle atmada bronz madalyayı boynuna taktı.
]]>Milli yüzücüler, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu koordinasyonunda 19-26 Mart’ta gerçekleştirecek oyunlar için Ankara’daki Yenimahalle Spor Kompleksi’nde hazırlanıyor.
Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Yüzme Teknik Kurul Başkanı Gaye Kurubaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hazırlıklarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini ifade etti.
Kurubaş, Antalya’da aralık ayında Türkiye Şampiyonası’nı gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bu aslında bir nevi Trisome Oyunları’nın ön yarışı oldu. Türkiye Şampiyonası sonuçlarına göre milli takımımıza 5’i kız, 7’si erkek 12 sporcu seçtik.” dedi.
Ankara kampında günde iki antrenman yaptıklarını anlatan Kurubaş, “Kadın sporcularımızın 3’ü mozaik down sendromlu. Bunlardan birisi de henüz 17 yaşındaki Ada Zehra Anlatıcı. Ada, İtalya’daki Avrupa Şampiyonası’nda biri açık, dördü de genç yaş grubunda dünya rekoru kırdı. Burada da birleştirme kampı yaparak değerlendirmelerimizi ve takım olarak bayrak yarışlarımız için çalışmalarımızı başlattık. 15 Şubat’a kadar Ankara’daki kampımız devam edecek.” diye konuştu.
“Yüzmede 22 ülkeden 170’e yakın sporcu yarışacak”
Gaye Kurubaş, oyunlarda Türkiye’yi kadınlarda Ada Zehra Anlatıcı, İrem Öztekin, Fatma Çağla Demir, Elif Oral ve Duru Akkuş ile erkeklerde Alperen Menç, Berk Kocamaz, Serhat Emir Güngör, Özgün Öktem, Cengizhan Dönmez, Yusuf Kerem ve Arda Çınaroğlu’nun temsil edeceğini belirterek, şunları kaydetti:
“Trisome Oyunları’na dünyadan katılım çok yoğun olacak. Gerçekten çok iyi sporcular geliyor. Oyunlara yüzmede 22 ülkeden 170 sporcunun katılması bekleniyor. Bizim için biraz zorlayıcı bir maraton olacak. Ada Zehra Anlatıcı’nın performansından yine çok ümitliyiz, inşallah yeni rekorlarımız olacak. Başka derece beklediğimiz sporcularımız da var. Bayrak takımlarımızdan da umutluyuz. İrem Öztekin de mozaik sporcularımızdan, bu sene ilk defa böyle büyük bir organizasyonda bu kadar çok mozaik sporcu yarışacak. Bizim için de çok büyük sürpriz çünkü mozaik down sendromlular dünyada çok az bulunuyor. Daha önce erkeklerde mozaik sporcu hiç yoktu. Güzel çekişmeli yarışlar olacak.”
Alperen Menç’ten beklenti yüksek
Trisome Oyunları’nda mücadele edecek Alperen Menç’in antrenörü Semra Karayılanoğlu, milli yüzücüden beklentilerinin yüksek olduğunu söyledi.
Alperen’in çalışkan bir sporcu olduğunu aktaran Karayılanoğlu, “Alperen gücünü sonuna kadar kullanıyor, güzel antrenmanlar yapıyoruz. Alperen ile yaklaşık 8-9 yıldır çalışıyoruz. Kendisi Antalya bölgesi sporcusu, tamamen ev sahibiyiz. İtalya’da güzel dereceler aldık. Antalya’da Türkiye Şampiyonası’nda derecesini geliştirdi. Şimdi Trisome Oyunları’nda daha iyi derece bekliyoruz. İnşallah Antalya’da madalya kazanacağız.” ifadelerini kullandı.
Milli yüzücü Alperen Menç ise düşüncelerini, “Antalya’da olimpiyatlarda madalya alıp, herkesi gururlandırmak istiyoruz. Yarışmanın Antalya’da olması beni çok sevindiriyor. Olimpiyat şampiyonu olacağız, İstiklal Marşı’mızı okutacağız. İnşallah Birol Aydın başkanımıza madalya sevinci yaşatacağız. ” şeklinde dile getirdi.
Milli sporculardan İrem Öztekin ise bu sporu yapmaya 4 yıl önce İzmir’de başladığını anlatarak, “Antalya’da kelebek ve serbest yüzme branşlarında madalya kazanmak istiyorum. İnşallah Antalya’da bayrağımızı zirveye çıkartacağım.” diye konuştu.
]]>Kent merkezine 87 kilometre mesafede bulunan ve Karadeniz ikliminin hakim olduğu ilçe, ekstrem sporcularını ağırladı.
Muğla Fethiye’den ilçeye gelen Babadağ Teleferik Genel Müdürü ve ekstrem sporcusu Cengiz Koçak ile ekibi, buradaki 230 metre yüksekliğindeki kayalıklara çıktı.
Metrelerce yükseklikten kendilerini boşluğa bıraktıktan sonra açtıkları paraşütle yere güvenle iniş yapan sporcuların atlayışları nefesleri kesti.
Cengiz Koçak, AA muhabirine, ilçeye ilk olarak 2016’da geldiğini ve çok etkilendiğini söyledi.
“Bölgeyi gören sporcular çok etkilendi”
Dünyadaki birçok atlayış noktasında bulunduğunu ifade eden Koçak, şöyle konuştu:
“Burayı gördüğümde, gördüğüm şeyin gerçek olup olmadığını birkaç gün düşündüm çünkü dünyada birçok ülkeyi görüp, atlayıp birçok şeyi tecrübe etmiş biri olarak Türkiye’de böyle bir yerin olması beni heyecanlandırmıştı. Daha önce 3 atlayış noktası belirledim ve bunu ‘Dünya Base Jump’ haritasına işledim. Daha sonra dünyadaki arkadaşlarım burayı gördü. Buranın çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu çok iyi biliyorum. İddialı olduğum için 2018’de 15 kişilik ekiple buraya tekrar geldim. Onların gelmesiyle atlayış noktaları 15’e çıktı. Onlar da burayı görünce çok etkilendi. Ferdi Toy Türkiye’nin önemli yamaç paraşütü pilotu, o da burada 6 tane yamaç paraşütü kalkış alanı tespit etti. Biz burada kulüplere kurslar verdik, kendilerini burada geliştirdiler.”
Tortum Gölü’nün de bu sporu yapmak için önemli bir yer olduğunu belirten Koçak, “Tortum Gölü üzerinden kalktığımız zaman 800 metre rakımda bir gölün üzerinde uçuş destinasyonu gibi bir şey ortaya çıktı. Bu sporu bilenler için akıl almaz bir şey çünkü dünyanın en önemli uçuş merkezi Ölüdeniz ki oranın bu kadar ünlü olmasının sebebi dağdan kalktıktan sonra su üstünde 1200,1300 metrelerde olmak ve akrobasi hareketlerini deneme şansının olması. Aynısını burada yapmak mümkün çünkü 800 metrede akrobasi hareketleri yapabilirsiniz. Bunu Ferdi yaptı.” diye konuştu.
“Burada her gün atlayış yapma ihtimali var”
Koçak, 3 yıl sonra yeni sporculara bölgeyi göstermek istediğini vurgulayarak, “Şu an kış ayındayız ve şelaleler buz tutmuş halde. Avrupa ve dünyada bu sporun yapıldığı yerlerde kimse atlayış yapamıyor. Kış olmasına rağmen burası Erzurum gibi bir yerde bambaşka bir nokta ve kışın buradan atlayış yapabiliyoruz. Bu yüzden 3 yıl önce buraya geldim ve 1,5 yıl yaşadım. Buranın 365 gününü biliyorum. Burada her gün atlayış yapma ihtimali var. O yüzden buranın yazı kışı yok. 12 ay ekstrem sporcularının sporlarını geliştirip proje üretmeleri için kusursuz bir yer.” dedi.
Ekstrem sporcusu Oğulcan Geldikaya, 9 yıldır hava sporlarıyla ilgilendiğini, ilk kez Erzurum Uzundere’ye geldiğini söyleyerek, “Cengiz abilerin videolarını izledim ve merak ediyordum. Birlikte gelmek için bayağı bekledim. Burası gerçekten bizim için oyun alanı. Anlatılıyordu ama bu kadarını beklemiyordum. Manzarası çok büyüleyici. Ben Ölüdeniz’de hızlı paraşütle uçuyorum burada da o paraşütle uçuş yapmak istiyorum çünkü çok fazla kalkış alanı var.” ifadelerini kullandı.
Sporculardan Mert Güngörmüş ise bölgede ilk kez yamaç paraşütü ile atlayış yaptığını ve tekrar gelmek istediğini anlattı.
]]>Artistik cimnastikte 2019 yılında Almanya’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda halka aletinde altın madalya kazanarak büyüklerde dünya şampiyonu olan ilk Türk cimnastikçi ünvanını elde eden İbrahim Çolak, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.
2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nda hem bireysel hem de takım olarak birden fazla madalya hedeflediklerini vurgulayan Çolak, “Tokyo’dan sonra Paris Olimpiyat Oyunları’na ilk defa takım olarak katılmaya hak kazandık. Kota alan tüm arkadaşlarımı ve ekibi tebrik ediyorum. Gerçekten kolay bir şey değil. Orada takım olarak yarışacağız. Aynı zamanda bireysel hedeflerimiz de var, onlar için de yarışacağız. Öncelikli hedefimiz her zaman takımdı ve böyle olmaya da devam ediyor. Antrenman programlarımız planlandı. Bunun önceden planlanması çok önemli. Antrenman programlarımız şu anda yüklenme zamanı olduğu için bizi biraz zorluyor. 2024 yılı içerisinde daha kendimizden emin bir şekilde devam edeceğimize ve yaptığımız antrenmanların bize güzel sonuçlar olarak geri döneceğine inanıyorum. Hedefimiz Paris Olimpiyat Oyunları’nda, Tokyo’da Ferhat Arıcan arkadaşımızın kazandığı bronz madalyanın üstüne koymak, birden fazla madalya kazanmak. Bu gümüş olur, altın madalya olur. Bunu başarmayı hedefliyoruz. Biz de bu kapasite çok fazla var. Potansiyelimiz gerçekten çok yüksek. İnşallah bunu Paris’te tam anlamıyla gösterebileceğiz” diye konuştu.
“Biz başarı elde ettikten sonra insanlar cimnastik ile ilgili bilinçlendi”
Son yıllarda kazanılan başarıların ardından Türkiye’de cimnastik sporuna olan bakış açısının olumlu yönde değiştiğinin altını çizen milli sporcu, “Bana önceden cimnastikle ilgili çok komik sorular soruluyordu. ‘Cimnastik bir kız sporu değil mi?’, ‘Cimnastikle bu vücudu nasıl yaptın?, Öyle bir şey olmaz’ gibi sorular soruluyordu. Biz başarı elde ettikten sonra cimnastik medyada daha çok gündem oldu ve insanlar bu konuda daha da bilinçlendi. Böyle sorular soran artık kalmadı. Bunun yanında genç sporcular ve aileleri, cimnastiği o kadar öğrendi, bilinçlendi ki hem çocuklar cimnastikçi olmak istiyor, cimnastik yapmak istiyor hem de aileler çocuklarını bütün sporların temeli olan cimnastikle spora başlatmak istiyor. Bu konuda da tabii ki aldığımız başarılar çok büyük bir etken. Buna ön ayak olabildiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Türk sporunda bir değişim oldu. Cimnastik zaten dünyada çok popülaritesi olan bir spor branşı ve artık bu Türkiye’de de böyle olmaya başlıyor. Tabii ki daha ulaşamadığımız çok yerler var. Ama son 5 yıla baktığımızda o ilerlemeyi görebiliyoruz. Böyle olması hedeflerimizi başardığımız ve daha büyük hedeflere de ulaşacağımız anlamına geliyor” dedi.
“Genç sporcular kendilerine imkansız gibi görünen hedefleri koysunlar”
İbrahim Çolak, ‘Cimnastik ile ilgilenmek isteyen genç sporculara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz’2 sorusuna ise, “Spor hayatlarına cimnastikle başlamalarını tavsiye ederim. Çünkü cimnastik bütün sporların temeli. Ama herkesin yatkınlığı, fiziksel yapısı, genetiği çok farklı. O yüzden illa cimnastikçi olsun diye değil ama spor yapmalarını tavsiye ediyorum ve o sporda da kendilerine büyük hedefler koysunlar. Başkaları tarafından imkansız gibi görünen hedefleri koysunlar. Böyle olduğu takdirde o hedefe doğru giderken zaten birçok başarı elde ediyorsunuz. En sonunda da herkesin o imkansız gibi baktığı hedefi, başarıyı siz kazanıyorsunuz. Şu anda baktığınızda ilkleri başarmış sporcuların, şampiyon sporcuların o başarıya giden yoldaki hikayeleri birbirine çok benziyor. Herkes fedakarlık yapıyor, sabrediyor, çok çalışıyor. Eğer pes etmezlerse o imkansız gibi görünen hedefe ulaşmış, ismini tarihe yazdırmış ve ülkesi için çok büyük bir başarıya imza atmış oluyorlar” şeklinde cevap verdi.
“Cimnastikte çok güçlü bir jenerasyon geliyor”
Aktif sporculuk kariyerini sonlandırdıktan sonra bilgi ve tecrübelerini genç sporculara aktarmak istediğine de değinen 28 yaşındaki cimnastikçi, “Şu anda ‘Şu isim var’ diyemem ama jenerasyon olarak çok güçlü bir jenerasyon geliyor. Bizim gözümüz arkada kalmayacak. Ben bundan eminim. Tabii ki sporculuk kariyerimiz bittikten sonra da bizden sonraki nesil için bildiklerimizi, tecrübelerimizi en iyi şekilde aktarıp, onların da bizlerin elde ettiği başarılara ulaşmasını sağlayacağız. Bunun için de elimizden geleni yapacağız. Biz çok şükür bu başarıları elde ettik ve onların da belki ufkunu genişletmiş olduk. Bu noktada da bir öncü olmanın mutluluğunu, gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>