Geçen Cuma günü İncivez Mahallesi Bahar Sokak’ta plakası ve ismi öğrenilemeyen ticari taksi sürücüsü sokak köpeğine çarptı. Köpeğin acı çekerek aracın altından çıkmaya çalıştığını gören hayır sever Zerrin Çeliktaş, köpeğin yanına gitti.
Taksi sürücüsünden yardım isteyen Çeliktaş, sürücünün aracının tamponunu düzeltip müşterisini almaya gittiğini anlattı. Yakınları vasıtasıyla ekipleri olay yerine çağıran Zerrin Çeliktaş, yaralı köpeği Zonguldak Veteriner Kliniği’ne getirdi.
Röntgen filminde uyluk kemiği yerinden çıktığı tespit edilen ve ismi “Şans” konulan köpek ameliyatın ardından ayağa kalkıp yürümeye başladı. Fizik tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşması hedeflenen köpeği her gün ziyarete gelen Çeliktaş, taksi sürücüsü hakkında polise giderek şikayetçi olduğunu söyledi.
“Köpeği bırakıp müşterisini almaya gitti”
Taksi sürücüsünün köpeğe çarptıktan sonra bağırarak tamponunu düzeltmeye çalıştığını ardından da müşterisini almaya gittiğini söyleyen Çeliktaş şöyle dedi:
“Köpek tamponun altına giriyor. Taksi şoförü o anda durdu. Köpek acı çekerek oradan çıktı. Taksi şoförüne ‘Yardım edelim’ dememe rağmen bağırarak tamponu düzeltip ‘onun hiçbir şeyi yok olan benim arabama oldu’ dedi. O andan itibaren zaten ben hemen telefonlara sarıldım. Tanıdıkları aradım. Köpeğe nasıl yardım edebiliriz diye düşünmeye başladım. O kişi etrafta bağırıp çağırarak hatta yukarıda hakaretler, küfür ederek kendi yapmış olduğu hatayı böyle kapatmaya çalıştı. Yanımızdan çekip gitti. Müşterisini almaya gitti. Ondan sonra hiçbir şekilde ne arayıp ne sordu. Biz orada bir saat boyunca ekip gelmesini sağladık. Köpeği orada bırakmadık. Yardım etmeye çalıştık. Veteriner hekime getirdik. Burada da tedavi ettirdik. Hiçbir şekilde o şahıs bizi arayıp sormadı” dedi.
Taksi sürücüsünden şikayetçi olduklarını anlatan Çeliktaş, “Köpeğe çarpıp bırakıp gitti. Emniyete gidip şikayetçi olduk” şeklinde konuştu.
“Bu insanın yaptığı cezasız kalmamalı”
Sürücünün “Köpek bana çarptı” diye kendini savunduğunu söyleyen Zerrin Çeliktaş, “Hepimizin başına gelebilir bu durum. Bizlerin de başına gelebilir. Orada duyarsız kalıp da vicdansızlık yapıp da o yavrucağı orada bırakmamalıydı. Acı çekiyordu. Bir an önce acısını dindirip, yardım etme çabasına girdim. Arkadaşlarımı, belediyeyi aradım. Çevremdeki insanlar koşturdu. Arkadaşım Esra her şekilde yanımda oldu. Üç gündür biz uyku uyumuyoruz. Durmuyoruz. Buraya ziyarete geliyoruz. Bu insanın yaptığı yanına kalmamalı, cezasız kalmamalı. Yanına kalmamalı, herkese örnek olmamalı.”
Sokakta hayvanların olduğunun unutulmaması gerektiğini söyleyen Çeliktaş, “Anlatırken bile o anı yaşayarak anlatıyorum. Ben de köpek bakıyorum. Bakmasam bile o da bir canlı. Onun da bir canı var. Görmemezlikten gelmeyelim. Haklarını sonuna kadar savunalım” ifadelerine yer verdi.
Arkadaşı Zerrin Çeliktaş’ın kendisine haber vermesi üzerine olayı öğrendiğini söyleyen Esra Üstünkol da “Üç dört gündür ne yiyoruz ne içiyoruz ne de uyuyoruz. İnsanların duyarlı olmasını istiyoruz. Sokak hayvanları onlar benim gözümde bir bebek. Duygularını tarif edemiyorlar. O taksi şoförünün çekip gitmesi, o köpeği orada bırakması. Böyle bir olay yaşansa bile alıp tedaviye götürsünler” şeklinde konuştu.
“Güçlü bir darbe ile kemik yerinden çıkmış”
Köpeğin güçlü bir darbe ile uyluk kemiğinin yerinden çıktığını söyleyen veteriner hekim Ömer Faruk Alkan, “Bu kemiğin çıkabilmesi için güçlü bir darbe alması gerekiyordu. O darbeyi almış ve eklemden tamamen kemik çıkarılmış. Operasyona girdik ve şu an genel durumu çok iyi. Ayağa kalkmaya ve yürümeye başladı. Yaklaşık 15 günlük fizik tedavi ve bakım sonrasında artık sokağa çıkabilecek duruma gelecek” şeklinde tedavi sürecini anlattı. – ZONGULDAK
]]>İlkokulda futbolla tanışan 20 yaşındaki tek yumurta ikizleri Buse ve Sude Dağdelen hayallerini birlikte gerçekleştiriyor. Sokaklarda erkek arkadaşlarıyla top oynayarak futbola ilk adımı atan ikizler, şimdilerde Kocaelispor Kadın Futbol Takımı’nın formasını terletiyor. Sol bek ve stoper mevkilerinde oynayan ikizler birbirlerine o kadar benziyor ki teknik direktörleri, hakemler ve taraftarlar tarafından sürekli karıştırılıyor. Öyle ki zaman zaman attığı goller veya gördükleri kartları bile karıştırılıyor. Takımlarında 24 ve 25 numaralı formaları giyen ikizler saha içinde karışıklığa sebep olmamak için farklı renkte krampon giymeye özen gösteriyor. 2014 yılında A Milli Takım formasını da giyen ikizler bir an olsun birbirinden ayrılmıyor. İlkokul, ortaokul ve liseyi birlikte okuyan ikizler, aynı üniversiteyi de kazandı. İkizler futboldaki yeteneklerinin yanı sıra, müzik alanındaki becerileriyle de dikkat çekiyor.
“Futbola çok küçük yaşlarda başladık”
Kocaelispor Kadın Futbol Takımı’nın formasını terleten Buse Dağdelen, “Futbola çok küçük yaşlarda başladık. Hayatımızda her şey birlikte oldu, ilkokul, ortaokul, lisede ve şuanda üniversitede bile beraberiz. Küçükken erkek takımlarında oynamaya başladık, mahallemizde de erkeklerle oynadık. İlkokulda teneffüslerde sürekli futbol oynuyorduk. Her şey bir arkadaşımızın antrenmanını izlemeye gittiğimizde başladı. Babası, orada ki hocaya bizim futbol oynadığımızdan bahsetmiş, hiç haberimiz yoktu. Kendimizi birden antrenmanda bulduk. Orada erkeklerle oynamaya başladık. İlk başta zor oldu bizi aralarında almakta zorlandılar sonrasında alıştılar. 3-4 sene oynadıktan sonra kadın takımı olduğunu söylediler. Bizde Hasan hocayla tanıştık ve kadın futbolundaki yolculuğumuz başladı” dedi.
“Babamın futbolla ve müzikle alakası yok”
Anne ve ablasının müzisyen olduğunu belirten Sude Dağdelen, “Ablam müzik öğretmeni annem de Türk Halk Müziği korosuna gidiyor. Babamın futbolla ve müzikle alakası yok fakat bizi hep destekledi, her zaman arkamızda durdu. Babam bizi sürekli antrenmanlara götürdü getirdi, sonuna kadar bekledi. Her gün sıkılmadan götürdü, bize inandı. Bu süreçte onun desteği bizim buralara gelmemizi sağladı. O olmasaydı ailemiz olmasaydı biz buralara gelemezdik” diye konuştu.
“Sol bek oynuyorum”
Sahada iyi anlaştıklarını söyleyen Buse Dağdelen, “Kardeş olduğumuz için aramızdaki uyum ister istemez iyi oluyor. Sahada anlaşabiliyoruz, topu nereye atacağımızı kardeşimi ne yapacağını daha iyi biliyorum. Bu konuda iyi anlaştığımızı düşünüyorum, bende sol bek oynuyorum” ifadelerini kullandı.
Aralarında iyi bir uyum olduğunu belirten Sude Dağdelen ise, “Antrenmanlarda da birbirimizi olumlu etkiliyoruz. Anlaşıyoruz pası nereye atacağımızı iyi biliyoruz. İletişimimiz iyi oluyor” şeklinde konuştu.
“2014’te ilk kez milli takıma çağırıldık”
Milli takım hayallerini de ikiziyle gerçekleştirdiklerini söyleyen Sude Dağdelen “Bu kulüpte ilk turnuvamıza çıktığımızda bizde milli takıma gitmeyi beklemiyorduk. Emeklerimizin karşılığını aldığımızı duyunca çok mutlu olduk. 2014’te ilk kez milli takıma çağırıldık. İlk kampımızdı 1 sene sonra tekrardan çağırıldık” dedi.
“Hakem karıştırdığı için golü bile bazen yanlış yazabiliyor”
İnsanların ikiziyle kendisini ayırt etmekte zorlandığını söyleyen Buse Dağdelen, “Benzediğimiz için de hakemlerde de oyuncularda da kafa karışıklığı oluyor. Değişik tepkiler alıyoruz genelde olumlu tepkiler alıyoruz. İnsanlar bizi görünce mutlu oluyor. Hakem karıştırdığı için golü bile bazen yanlış yazabiliyor” dedi. Bu duruma alıştıklarını söyleyen Sude Dağdelen ise “Benim attığım golü ona yazıyorlar veya onun attığı ona yazıyorlar genelde olduğundan alıştık” şeklinde konuştu.
“Bir yerden sonra ayrılırız diye düşünüyorduk”
İkiziyle vakit geçirmekten hiçbir zaman sıkılmadığını söyleyen Sude Dağdelen, “Bu bizi daha çok motive etti futbola daha çok bağladı. Okulumuzun aynı yerde olacağını tahmin edemiyorduk. Biz inanmıyorduk ailemiz bizden daha çok inanıyordu, beraber olmamızı istiyorlardı. Bir yerden sonra ayrılırız diye düşünüyorduk. Orada da devam ettik futbolda da devam ediyoruz ileride ne gösterir bilmiyoruz” ifadelerini kullanırken, rakip olarak ikiziyle mücadele etmenin keyif vereceğini kaydetti.
“Elimizde büyüdüler”
Kadın futboluna 20 yıl önce başladığını söyleyen Kocaelispor Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Hasan Alemdar, “İkizler bizim için çok değerli elimizde büyüdüler. Yaklaşık 13 yıl önce aramıza katıldılar. İkizlerimiz çok yetenekli U-17, U-19 kamplarına gittiler, başarılı dönemler geçirdiler. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden bir tanesi Fenerbahçe Üniversitesi’nde okuyorlar. Onlar bizim göz bebeklerimiz, çok seviyoruz. Ailede çok destek veriyor gerçi babaları Seçkin abi pek futboldan anlamıyor. Hatta bazen espri yapıyor ‘futbolu bilmiyorum ama kızlarım futbol oynuyor’ diyor. Kızlarımız hem müzisyen hem futbolcu, bizim için çok değerliler” şeklinde konuştu.
“Biz çok karıştırıyoruz hatta babaları da karıştırıyor”
İkizleri ayırmakta zorlandığını söyleyen Hasan Alemdar, “Biz çok karıştırıyoruz hatta babaları da karıştırıyor. Ben kesinlikle ayıramıyorum fakat arkadaşları ayırıyor nasıl ayırdıklarını da bilmiyorum. Biz onlara ‘ikizler’ diye hitap ediyoruz. İkisi de bize bakıyor fakat ayırt edemiyorum. Fiziksel yapı olarak ya stoper yada santrafor oynayacaklardı. Stoper oynamaya elverişlilerdi, milli takımda da stoper oynadılar” ifadelerini kullandı.
“Biri 24 diğeri 25 numara giyiyor”
İkizlerin takım arkadaşı Kübra Deniz, “İkizlerle yaklaşık 5-6 yıldır beraber oynuyorum. Beraber okudum çoğu vaktimiz birlikte geçti. Saha içinde de anlaşıyorum. Biri 24 diğeri 25 numara giyiyor. Onun için biz alıştık, ayırt edebiliyorum” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ
]]>