Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP lider Özel, iktidarın yasalaştırmak istediği 9. yargı paketini eleştirdi. Paket içerisinde yer alan “etki ajanlığı”nın daha önce otoriter liderler tarafında değişik ülkelerde yasalaştırıldığını anlatan Özel, “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” dedi. İktidarı uyaran Özgür Özel şöyle konuştu:
“Şimdi cumhur ittifakı gururla sunar. Etki ajanlığı. Öyle bir anlatıyorlar ki kendileri bulmuşlar, ülkenin milli yapısını zedeleyecek birlik bütünlüğümüze zarar verecek, anayasal düzeni ortadan kaldıracak etki ajanları varmış. Aramızdalarmış, onları yakalayıp, mimleyip cezalarını vermemiş lazımmış. Kim bulmuş bunu? Rusya, Vladimir Putin 20 Temmuz 2012. Etki ajanlığı ile ilgili düzenleme; “önce bunların tespit edilmesi, sonra kaydedilmesi, sonra bunların gerçek kişiler olması durumunda listelerinin bütün birimlere yollanması.” 60 maddelik bir kanun çıkarmış, doymamış bir daha yapmış değiştirmiş, “Devlet ve yerel kurumlarda memur olamazlar, eğitim kurumlarında çalışamazlar, toplantı gösteri yürüyüş hakkından yararlanamazlar, devletten maaş, mali destek sosyal hak alamazlar. Gerçek kişilerse 50 bin ruble ceza öderler, tüzel kişilerse 500 bin ruble ceza öderler, ikinci kez etki ajanlığı yapıyorlarsa iki yıl hapis yatarlar, seçimlere katılamazlar, aday olamazlar, oy kullanamazlar.” Vladimir Putin, başlamış buraya kadar getirmiş. 20 Temmuz 2012. Gürcistan, Kobaitse Mart 2023 etki ajanlığı, yabancı ajan. Yabancı büyükelçileri bile bu sınıfa sokmuş. Putin’nkine benzer bir sürü sınırlama yapmış, hepsini en çok da 63. maddede toplamış ve toplam 63 maddede bu düzenlemeyi yapmış.
Başka kim? Kırgızistan. Sadir Koparov. Kasım 2022. Etki ajanlığı düzenlemesi. 90 milletvekilinin 64nün imzası ile bu yasa onaylanmış 14 Mart’ta. Başka? Sırbistan. Aleksandr Vujic, 3 Nisan 2024. STK’ları baskı altına alan bağımsız medyayı kısıtlayan halkı sindiren bir yasa tasarısını 3 Nisan 2024’te getirmiş. Hangi ligde oynuyoruz görüyor musunuz? Kimse unutmasın. Otoriter liderler, popülist liderler birbirlerinden öğrenirler. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. Busunuz, busunuz. Cumhur İttifakı bu yasayı geri çekmezseniz işte sizin karneniz de budur ekibiniz de budur. Bu ekibiniz dünya tarihine büyük gerileme filmini çekenler olarak geçiyor. Siz de bunların Türkiye şubesisiniz. Bunlarla birlikte dünya siyasi tarihininin kara bir sayfasında yerinizi alırsınız. Şimdiden uyarıyorum ya çekersiniz ya da bu rezil filmi Putin’le birlikte çekersiniz.”
DEVAM EDECEK
]]>Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin 61 sanığın yargılandığı dava kapsamında, suç örgütüne yönelik iddialarda adı geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün 3 kamu kamu görevlisi hakkında geçtiğimiz günlerde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca resen soruşturma başlatıldı. Görevden uzaklaştırılan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Öner ve yardımcısı Şevket Demircan ile gizli tanık Serdar Sertçelik’in “Ufuk komiser” adıyla açıkladığı personelin evinde savcılık talimatıyla arama yapıldı.
YURT DIŞINA KAÇAN GİZLİ TANIK SERDAR SERTÇELİK NE DEMİŞTİ?
Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün iki numaralı ismi olduğu iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra M7U koduyla gizli tanık olan, elektronik kelepçeli olmasına rağmen Ece Ronay ile birlikte gittiği bir restoranda silahla yaralanan Serdar Sertçelik, yurt dışına kaçmıştı. Sertçelik iddialarında “Bir şekilde zaten gizli tanık yaratacaklar bu belli. Ben de kabul ettim. Kendimi ve ailemi kurtarabilmek için, benim ve abimin üzerine yıkılacak dosyaları engelleyebilmek için. Daha sonrasında bu ifadeyi kendileri isim isim ‘Bu ismi koyalım mı? Koyalım. Bu olay böyle olmuş mudur? Olmuştur.’ diye beni baskılarla tehditlerle hiçbir şekilde irademin altında olmayarak 19 sayfalık gizli tanık ifadesi oluşturdular.” ifadelerini kullandı.
“SADIK SOYLU, BEKİR BOZDAĞ, ABDULHAMİT GÜL…”
“Bütün o giren isimler ilk ifadede. Benim bir sonraki ifadede söyleyeceğim isimleri duyduğunuzda herkes şaşıracak” diyen Sertçelik, “Serdar, Bekir Bozdağ, Mücahit Aslan, Abdülhamit Gül, Fahrettin Koca, Sadık Soylu… bu isimlerle ilgili bir şablon oluşturulacak. Bunlarla da oturup karşılıklı konuşacağız. Gizli tanık ifadene bunları da ekleyeceksin.’ denildi. Bu şahıslar eklendiğinde ben nasıl kendimi kurtarabilirim. Bu şahısların isimlerini ben kullandığımda, AK Parti’nin gücü altında nasıl bunları yapabilirim diye anlamaya çalışıyorum. Ortada bir savaş var çünkü kendi içerilerinde. Ne olduğunu anlayamıyorum.” ifadelerini kullandı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü üzerinden AKP’ye darbe yapıldığı iddiasında bulundu.
SERTÇELİK SES KAYDI YAYIMLADI
Serçelik’in iddialarında gündeme getirdiği ve kendisini Süleyman Soylu ve Hasan Doğan’a karşı komplo kurmaya teşvik eden Ankara Emniyeti’nden olduğu iddia edilen bir isimle yaptığı görüşmenin kaydını Youtube üzerinden yayımladı.
Sertçelik, “Ankara Emniyet Müdürlüğü AKP’ye darbe yapıyor” iddiasını ileri sürmüş, “Yarın yapacağım paylaşımlarla tüm söylediklerimi ispat edeceğim” ifadesini kullanmıştı.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nden Şevket Demircan ile Serdar Sertçelik arasında geçen konuşma ise şu şekilde:
“Serdar Sertçelik: Orada da karşıda Mücahit Aslan var. Bu tarafta Bekir Bozdağ var. Şimdi Mücahit Aslan reise çok yakın. Şimdi ben bunu söylediğimde ben iyice kötüye gitmeyeyim müdürüm.
Şevket Demircan: Bu iki. İki konu ile ilgili söylüyorum, iki konuyla ilgili görüşeceğim ben. Gerek yok istersen sana söyleyeyim. Söylemeyeceğine söyleyeceğim. Açık ve net söyleyeyim. Bekir Bozdağ ile ilgili bir şey demiyorum. Muhtemelen söyle derler. O ayrı bir konu. Ama bu diğer konuyla ilgili tabi bakmak lazım.”
]]>KÜTAHYA – Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından partisinin seçimi kazandığı il ve ilçelere teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor. CHP lideri Özel, Kütahya ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Kim hakkını arıyorsa yanında olacağız” dedi.
CHP İl Başkanı Tamer Yenikaya ve Belediye Başkanı Eyüp Kahveci’yi tebrik eden Özel, ardından partililere seslendi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Kütahya İl Başkanlığında, “Muhataplarımızla konuşuruz, isteklerimizi söyleriz, makamlara saygısızlık yapmayız, kimseyi dışlamayız ama sokaktan korkmayız, meydanları boş bırakmayız. Mücadeleyi de sonuna kadar yapacağız. Bu parti kaybedilmiş bütün hakları geri alacak. Anayasal hakları geri alacağız, sokaklardan korkmayacağız” dedi.
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, “Evet ekonomi zor durumda ama bunu bu hale getiren ne emeklidir ne emekçidir ne çiftçidir ne de Bağ-Kur’lu esnaftır. Bunu bu hale getirip sonra bir gölge IMF programıyla kemer sıkmak, tasarruf istemek, öğretmen atamamak, bunlar IMF’nin hayaletidir” diye konuştu.
Özel, 18 Mayıs’ta İstanbul’da düzenleyecekleri mitingde öğretmenlerin sesini duyuracaklarını söyledi. Özel, “Muhataplarımızla konuşuruz, isteklerimizi söyleriz, makamlara saygısızlık yapmayız, kimseyi dışlamayız ama sokaktan korkmayız, meydanları boş bırakmayız, mücadeleyi de sonuna kadar yapacağız. Bu parti kaybedilmiş bütün hakları geri alacak. Anayasal hakları geri alacağız, sokaklardan korkmayacağız. Avrupa’da emekliler 3-4 bin Euro alırken, 270 Euro alıyor emeklimiz. 10 bin lira… Karnını doyurursan evin kirasını veremezsin. Evin kirasını ödersen aç kalırsın. ya aç kal, ya sokakta kal diyen, emekliyi perişan eden bu maaşa Cumhurbaşkanımızla da konuştum, Devlet Bey’e de söyledim. Bu işin siyaseti yok. El ele vereceğiz, emeklinin maaşını önce asgari ücrete çıkartacağız. Buna ses vermiyorlar, o zaman sesimizi yükselteceğiz” ifadelerini kullandı.
Özel, konuşmasını söyle sürdürdü:
“Son Cumhurbaşkanı gibi değil ilk Cumhurbaşkanı gibi davranacağız. Mehmet Şimşek çıkmış kemer sıkmaktan bahsediyor, tasarruftan bahsediyor, acı reçeteden bahsediyor. Evet ekonomi zor durumda ama bunu bu hale getiren ne emeklidir ne emekçidir ne çiftçidir ne de Bağ-Kur’lu esnaftır. Bunu bu hale getirip sonra bir gölge IMF programıyla kemer sıkmak, tasarruf istemek, öğretmen atamamak, bunlar IMF’nin hayaletidir. Bakın memlekette bir hayalet dolaşıyor. Bu hayalet çiftçiden, emekliden, köylüden tasarruf istiyor. Ey Mehmet Şimşek Gulyabani’ni al bizim kapımızdan, bizim penceremizden çekil. Zenginlerden iste. Artık yoksulun gırtlağına çökmenin zamanı bitti, adalet istiyoruz. Sudan, sütten, sigaradan alıyor vergiyi yüzde 65, yüzde 20-25 sizlerin aldığı maaşlardan kesiyor. Sen vergi kaçıran yandaşlarından vergiyi topla, bu vatandaşın yakasından düşün artık. Artık vergiyi kazanandan alacaklar, garibanın yakasından düşecekler. Bunun için sadece size ihtiyaç var, meydanları doldurmaya ihtiyaç var. Kim hakkını arıyorsa yanında olacağız. Siz mücadele ettikçe, biz mücadele ettikçe bu bozuk düzen değişecek. Adaletli, hakça bir düzen gelecek.”
]]>Eyüpsultan’da 1 kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı kazada oğlunu kaybeden baba Özer Aci, aile dostları aracılığıyla T.C.’nin babası Bülent Cihantimur ile görüştüklerini açıkladı. Cihantimur ile bire bir iletişim kurmadığını vurgulayan Aci, görüşmenin kısa sürede sona erdiğini belirterek detayları anlattı. Aci kan prası iddialarına da yanıt verdi.
“DOLAYLI OLARAK İRTİBATA GEÇTİ; 3-5 DAKİKA KONUŞMAMIZ OLDU”
Özer Aci, “Ben hiçbir zaman, ‘İrtibata geçilmedi, konuşmadık, şöyle yapılmadı, böyle olmadı’ demedim. Bülent Bey, 15. gün ifadeye gittiğinde adliyede, bize taziyeye geldiklerini söylemiş. Burası benim evim, bir de çaprazda oğlumun evi var. Benimle irtibata geçmediler demedim, dolaylı olarak irtibata geçti, 3-5 dakika bir konuşmamız oldu. O zaman zarfında kendisinden şu istekte bulundum, ‘Eski eşini ve çocuğunu getir, adalete teslim et. Ondan sonra da buyur taziyeye gel’ dedim. Geçen 19 gün zarfında ne gelen oldu ne giden oldu. Görüşmede ben sadece bir şey istedim, eşinin ve çocuğunun adalete teslim olmasını istedim. Buraya, evime gelmedi. Gelmişse ispat etsin. Farklı bir noktada görüştük. Onda benim evime gelecek cesaret yok, olsa çoktan gelmişti. Kendisi bazı şeyleri farklı yollarla halledeceğini düşündüğü için böyle bir girişimde bulunmadı, bulunacağını da sanmıyorum. 8. gün Kuran okutuyorduk, o gün avukatımla görüşmüş. Taziyeye geleceklerini söylemiş, avukatım gerekli cevabı vermiş. Şöyle demiş, ‘Bugün Kur’an okutuluyor, acılı aile, bizim söylemimiz hala devam ediyor, eşini ve çocuğunuzu getirin. Ertesi gün taziyeye gelebilirsiniz’ demiş. Ben sözümün arkasındayım, eğer bana taziyeye gelecekse, acımı dindirecekse, önce çocuğunu ve eşini adalete teslim etsin, ertesi gün buyursun gelsin” dedi.
“KENDİSİNE SİTEM ETTİM DOĞRU”
Görüşmeye 5-6 kişi geldikleri için kendilerine sitem ettiğini belirten Aci, “Benim aile dostumla, dolaylı olarak birileri vasıtasıyla iletişime geçildi. Aile dostuma maddi ve manevi yanımda olduğunu söylemiş. Ben de onlara şunu söyledim. ‘Maddi kısmı bir kenara bıraksın, gelsin görüşelim’ dedim. 5-6 kişi geldiler, hatta kınadım. ‘Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz?’ diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. İşte telefon alışverişi olduğunu söylemiş. Bende onun telefonu yok, öyle bir insanla görüşmek istemem ama mecburiyetten görüşeceğim, bu ayrı bir olay. Çok kısa bir görüşmede aile dostumun evinde ona şunu söyledim, “Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel’ dedim. Kendisi herhangi birşey söylemedi. Net bir ‘Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, acınızı paylaşıyoruz’ gibi şeyler söylemedi. Aile dostumuzun evine gelmesiyle bu taziye kabul oluyorsa, ısmarlamayla hac yapmak gibi birşey olur. Benim evim belli, adresim belli. Ona ben sitem ettim doğru. ‘Ben senin birinci gün kim olduğunu buldum, sen benim kim olduğumu, çocuğunun kimi öldürdüğünü niye bulamadın?’ diye sitem ettim. Zengin ve kolun uzun ya. Burada neden bu özelliklerini kullanmadı. Görüştüğümüz süre o kadar. Hiçbirşey söylemedi.” diye konuştu.
“O İNSANIN BİR LOKMASI BOĞAZIMDAN GEÇMEYECEK”
Kan parası iddiasıyla ilgili konuşan baba Aci, “Bazı televizyon kanalları ne yazık ki, iğrenç kelimeyi kullanıyorlar ben kendimden utanıyorum. Bana şu İstanbul’u bağışlasalar oğlum geri gelmeyecek. O insanın bir lokması benim boğazımdan geçmeyecektir. Bunu açık açık net bir şekilde söylüyorum ” dedi. Aci, Cihantimur ailesinin cenaze yemeği için tekrar aile dostuyla iletişime geçtiklerini anlatarak,” Görüşme yanılmıyorsam Pazartesi ya da Salı 3. veya 4. gün olmuştu. Bundan sonra aile dostumun bana dönmesiyle 9. gün sanırım, yemek söyleneceği söylendi. Ben de, ‘Bir adım atıyorlarsa adım atarım’ diyerek bir noktada buluşuruz diyerek olumlu baktım. Fakat daha sonra aile dostum bana şunu söyledi. ‘Yemeği ben organize edecekmişim, ücretini onlar ödeyecekmiş’ dedi. Aile dostuma bu konu üzerine kendilerine ne dediğini sordum. Kendisi benim adıma reddetmiş. ‘İyi yapmışsın, dedim. Aile dostuma ‘Onlara söyle bu saatten sonra yemek birşey getirirseler, yakında köpek çiftliği var oraya köpeklere yem ederim’ dedim. Geçen yine aynı kanal üzerinden Eylem Tok’un annesi aradı, başsağlığı dilemeye gelecekmiş. Ben de yine aynı söylemimi tekrar ettim. Gitsin annesi önce kızını ve torununu alsın Türkiye’ye getirsin, adalete teslim etsin.” diye konuştu.
]]>Yunus Emre YALÇIN/ FATİH’te bir yaya, aracıyla ayağını ezdiğini iddia ettiği taksi şoförüyle tartıştı. Taksi şoförünün biber gazı kullandığı tartışmada, F.A. isimli yaya, şoföre küfürler savurdu. Polisi çağıran taksi şoförü, karakola giderek F.A.’dan şikayetçi oldu. Esenyurt’ta yaşanan bir başka tartışmada ise taksi şoförü, taksimetre ücretini eksik ödediğini iddia ettiği yolcudan şikayetçi olacağını belirtti. Her iki olay da cep telefonu kamerasına yansıdı. kaydedildi.
Fatih’te, 6 Şubat Salı günü saat 08.45 sıralarında meydana gelen olayda, trafikte seyir halindeki taksi şoförü Numan Önder’in yanına gelen F.A. isimli yaya, aracın ayağının üzerinden geçtiğini söyledi. Hakaret ettiği iddia edilen F.A. ile taksi şoförü tartışmaya başladı. Önder, tartışma sırasında F.A.’ya biber gazı sıktı. F.A.’nın küfür ve hakaretler etmeye devam etmesi üzerine Numan Önder, savcılığa suç duyurusunda bulunarak F.A.’dan şikayetçi oldu. Numan Önder, “Üzerime yürüdü, belki biber gazı sıkmasaydım zarar verecekti. 3 yaşında bir kız çocuğum olduğu için panik yaptım korktum.” dedi.
TAKSİ ÜCRETİNİ EKSİK ÖDEDİ
Bir başka tartışma ise Esenyurt’ta yaşandı.Taksi şoförü Muhammet Gürbüz, iddiaya göre taksi ücretini eksik ödeyen yolcu ile tartıştı. Aksaray’dan Esenyurt’a giden yolcu 650 lira tutan taksi ücretinin 200 lirasını ödedi. Taksi şoförü Gürbüz, yolcu ile aralarında geçen diyaloğu cep telefonuyla kaydederek şikayetçi olacağını belirtti.
“İDDİASINA GÖRE AYAĞININ ÜZERİNDEN GEÇMİŞİM”
5 yılldır taksicilik yapan Numan Önder, ayağının ezildiğini iddia eden F.A.’nın kendisine hakaret ettiğini belirterek, “Sabah şoförüm aracımı bana teslim etmek üzere getirdi benim de 3 yaşında bir kız çocuğum olduğu için onlarla birlikte bakıcıya götürecektim çocuğumu. Daha sonra şoförüm evine ben de işime koyulacaktım. Fakat Çapa Hastanesi’nin arkasında trafiğin çok yoğun ve yavaş olduğu bir esnada bir vatandaş ansızın şoför camına yaklaşarak, ‘Siz taksicileri gebertiyorlar ya hakediyorsunuz’ şeklinde canavarca bir nefretle söylemini gerçekleştirdi. İddiasına göre ayağının üzerinden geçmişim. Fakat geçmişe dönük görüntüleri izlediğimizde hiçbir şekilde ayağının üzerinden geçtiğim gözükmüyor. Vatandaş artık nasıl bir taksici düşmanı ise bu söylemlerde bulundu. Ben de bana cebir uygulayacağını düşünerek biber gazıyla müdahale ettim.” dedi.
“BİBER GAZINI SIKMASAYDIM ZARAR VERECEKTİ”
F.A.’dan şikayetçi olduğunu belirten Önder “Polis memurlarını çağırdım, geldiler şikayetçi oldum. Üzerime yürüdü, belki biber gazını sıkmasaydım zarar verecekti. Benim 3 yaşında bir kız çocuğum olduğu için panik yaptım, korktum. O yüzden biber gazını kullanmak zorunda kaldım. Biber gazının acısı geçtiğinde ben sana gününü göstereceğim, seni öldüreceğim gibi söylemlerde bulundu. İlk önce karakola gittiğimde biber gazını kullanmanın suç olduğunu söyleyince orada biraz tedirgin oldum, baskı altında hissettim kendimi. Daha sonra meslektaşımızın bir cinayete kurban gittiği gözümün önüne gelince ben vicdanen rahatsız oldum. Ceza alma pahasına da olsa bu şahıstan şikayetçi olmak istedim. Bu olayla ilgili tazminat hakkım olursa bunu vefat eden meslektaşımızın ailesine yardım amaçlı göndereceğim.” diye konuştu.
“PARASININ OLMADIĞINI EVDEN GETİRECEĞİNİ SÖYLEDİ”
8 yıldır taksi şoförlüğü yapan Muhammet Gürbüz ise aracına aldığı yolcuyla ücret anlaşmazlığı yaşadı. Yolcuyu Aksaray’dan Esenyurt’a götürdüğünü belirten Gürbüz, 650 lira tutan ücretin 200 lirasının ödendiğini iddia etti. Gürbüz, “Dün gece saat 00.30 civarı Aksaray-Yenikapı metro istasyonunun önüne bir bay bir bayan geldi, aracıma bindi. Esenyurt Balıkyolu’na gideceğini söyledi. Aldım, götürdüm. Balıkyolu’nda parasının olmadığını evden alıp ineceğini söyledi. Ben de kendisine, ‘Sana nasıl güvenebilirim her gelen böyle söyleyip gitmek istiyor’ dedim. ‘Eve çıkıp para alacağım’ dedi. O zaman ‘Ben de seninle kapının önünde bekliyorum’ dedim. ‘Telefon aç ya da annene söyle gelsin’ dedim. ‘Yok olmaz. Erkek kardeşim evde, alkollü seni görünce yanlış anlar’ dedi. Niyetinin kaçmak olduğunu anladım. Ben de onun yaptığı hareketleri bana karşı tavırlarını kameraya aldım ve kaçarak arka sokakta gözden kayboldu. Aracımla geri geldim. Onu bulamadım. Güvenlik güçlerine haber verdim. Güvenlik güçlerinden de bir cevap alamadım.” diye konuştu.
“NE İLE KARŞILAŞACAĞIMIZI BİLMİYORUZ”
Yolcudan şikayetçi olacağını belirten Gürbüz, “450 lira vereceğini söyledi. Daha da geri gelmedi. Bay, bindirdi ayrıldı. Bayan sağ arka koltukta oturdu. Esenyurt’a kadar hiç ses çıkarmadı. Esenyurt’ta tam adresine geldik adresinde bana bu şekilde davrandı. Tabii ki şikayetçiyim. Can güvenliğimiz yok derken dün akşam mesela bayan arkadan benim paramı vermeyip de arkadan bana bıçak çekeceği veya silahla saldıracağı meçhul, neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Devletten istediğimiz kabinli araç. Güvenliğimizi sağlayacak bir araç istiyoruz.” diye konuştu.
Gürbüz, yolcu ile aralarında geçen diyaloğu cep telefonuyla kaydetti. Görüntülerde, taksi şoförüne “Çekme beni” diyen yolcunun “Git polis çağır” sözlerinden sonra yürüyerek gözden kaybolduğu görülüyor.
]]>Yunus Emre YALÇIN/ FATİH’te bir yaya, aracıyla ayağını ezdiğini iddia ettiği taksi şoförüyle tartıştı. Taksi şoförünün biber gazı kullandığı tartışmada, F.A. isimli yaya, şoföre küfürler savurdu. Polisi çağıran taksi şoförü, karakola giderek F.A.’dan şikayetçi oldu. Esenyurt’ta yaşanan bir başka tartışmada ise taksi şoförü, taksimetre ücretini eksik ödediğini iddia ettiği yolcudan şikayetçi olacağını belirtti. Her iki olay da cep telefonu kamerasına yansıdı. kaydedildi.
Fatih’te, 6 Şubat Salı günü saat 08.45 sıralarında meydana gelen olayda, trafikte seyir halindeki taksi şoförü Numan Önder’in yanına gelen F.A. isimli yaya, aracın ayağının üzerinden geçtiğini söyledi. Hakaret ettiği iddia edilen F.A. ile taksi şoförü tartışmaya başladı. Önder, tartışma sırasında F.A.’ya biber gazı sıktı. F.A.’nın küfür ve hakaretler etmeye devam etmesi üzerine Numan Önder, savcılığa suç duyurusunda bulunarak F.A.’dan şikayetçi oldu. Numan Önder, “Üzerime yürüdü, belki biber gazı sıkmasaydım zarar verecekti. 3 yaşında bir kız çocuğum olduğu için panik yaptım korktum.” dedi.
TAKSİ ÜCRETİNİ EKSİK ÖDEDİ
Bir başka tartışma ise Esenyurt’ta yaşandı.Taksi şoförü Muhammet Gürbüz, iddiaya göre taksi ücretini eksik ödeyen yolcu ile tartıştı. Aksaray’dan Esenyurt’a giden yolcu 650 lira tutan taksi ücretinin 200 lirasını ödedi. Taksi şoförü Gürbüz, yolcu ile aralarında geçen diyaloğu cep telefonuyla kaydederek şikayetçi olacağını belirtti.
“İDDİASINA GÖRE AYAĞININ ÜZERİNDEN GEÇMİŞİM”
5 yılldır taksicilik yapan Numan Önder, ayağının ezildiğini iddia eden F.A.’nın kendisine hakaret ettiğini belirterek, “Sabah şoförüm aracımı bana teslim etmek üzere getirdi benim de 3 yaşında bir kız çocuğum olduğu için onlarla birlikte bakıcıya götürecektim çocuğumu. Daha sonra şoförüm evine ben de işime koyulacaktım. Fakat Çapa Hastanesi’nin arkasında trafiğin çok yoğun ve yavaş olduğu bir esnada bir vatandaş ansızın şoför camına yaklaşarak, ‘Siz taksicileri gebertiyorlar ya hakediyorsunuz’ şeklinde canavarca bir nefretle söylemini gerçekleştirdi. İddiasına göre ayağının üzerinden geçmişim. Fakat geçmişe dönük görüntüleri izlediğimizde hiçbir şekilde ayağının üzerinden geçtiğim gözükmüyor. Vatandaş artık nasıl bir taksici düşmanı ise bu söylemlerde bulundu. Ben de bana cebir uygulayacağını düşünerek biber gazıyla müdahale ettim.” dedi.
“BİBER GAZINI SIKMASAYDIM ZARAR VERECEKTİ”
F.A.’dan şikayetçi olduğunu belirten Önder “Polis memurlarını çağırdım, geldiler şikayetçi oldum. Üzerime yürüdü, belki biber gazını sıkmasaydım zarar verecekti. Benim 3 yaşında bir kız çocuğum olduğu için panik yaptım, korktum. O yüzden biber gazını kullanmak zorunda kaldım. Biber gazının acısı geçtiğinde ben sana gününü göstereceğim, seni öldüreceğim gibi söylemlerde bulundu. İlk önce karakola gittiğimde biber gazını kullanmanın suç olduğunu söyleyince orada biraz tedirgin oldum, baskı altında hissettim kendimi. Daha sonra meslektaşımızın bir cinayete kurban gittiği gözümün önüne gelince ben vicdanen rahatsız oldum. Ceza alma pahasına da olsa bu şahıstan şikayetçi olmak istedim. Bu olayla ilgili tazminat hakkım olursa bunu vefat eden meslektaşımızın ailesine yardım amaçlı göndereceğim.” diye konuştu.
“PARASININ OLMADIĞINI EVDEN GETİRECEĞİNİ SÖYLEDİ”
8 yıldır taksi şoförlüğü yapan Muhammet Gürbüz ise aracına aldığı yolcuyla ücret anlaşmazlığı yaşadı. Yolcuyu Aksaray’dan Esenyurt’a götürdüğünü belirten Gürbüz, 650 lira tutan ücretin 200 lirasının ödendiğini iddia etti. Gürbüz, “Dün gece saat 00.30 civarı Aksaray-Yenikapı metro istasyonunun önüne bir bay bir bayan geldi, aracıma bindi. Esenyurt Balıkyolu’na gideceğini söyledi. Aldım, götürdüm. Balıkyolu’nda parasının olmadığını evden alıp ineceğini söyledi. Ben de kendisine, ‘Sana nasıl güvenebilirim her gelen böyle söyleyip gitmek istiyor’ dedim. ‘Eve çıkıp para alacağım’ dedi. O zaman ‘Ben de seninle kapının önünde bekliyorum’ dedim. ‘Telefon aç ya da annene söyle gelsin’ dedim. ‘Yok olmaz. Erkek kardeşim evde, alkollü seni görünce yanlış anlar’ dedi. Niyetinin kaçmak olduğunu anladım. Ben de onun yaptığı hareketleri bana karşı tavırlarını kameraya aldım ve kaçarak arka sokakta gözden kayboldu. Aracımla geri geldim. Onu bulamadım. Güvenlik güçlerine haber verdim. Güvenlik güçlerinden de bir cevap alamadım.” diye konuştu.
“NE İLE KARŞILAŞACAĞIMIZI BİLMİYORUZ”
Yolcudan şikayetçi olacağını belirten Gürbüz, “450 lira vereceğini söyledi. Daha da geri gelmedi. Bay, bindirdi ayrıldı. Bayan sağ arka koltukta oturdu. Esenyurt’a kadar hiç ses çıkarmadı. Esenyurt’ta tam adresine geldik adresinde bana bu şekilde davrandı. Tabii ki şikayetçiyim. Can güvenliğimiz yok derken dün akşam mesela bayan arkadan benim paramı vermeyip de arkadan bana bıçak çekeceği veya silahla saldıracağı meçhul, neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Devletten istediğimiz kabinli araç. Güvenliğimizi sağlayacak bir araç istiyoruz.” diye konuştu.
Gürbüz, yolcu ile aralarında geçen diyaloğu cep telefonuyla kaydetti. Görüntülerde, taksi şoförüne “Çekme beni” diyen yolcunun “Git polis çağır” sözlerinden sonra yürüyerek gözden kaybolduğu görülüyor.
]]>