Sorunlar – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 25 Jul 2024 22:15:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İETT ve Gaziosmanpaşa Belediyesi, ulaşım projelerini görüştü https://www.haber60.com.tr/iett-ve-gaziosmanpasa-belediyesi-ulasim-projelerini-gorustu/ https://www.haber60.com.tr/iett-ve-gaziosmanpasa-belediyesi-ulasim-projelerini-gorustu/#respond Thu, 25 Jul 2024 22:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42230 İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (İETT) ve Gaziosmanpaşa Belediyesi yetkilileri, ‘2024 İETT İlçe Belediye Buluşmaları’ çerçevesinde ilçede ulaşımı daha konforlu ve hızlı hale getirmek için hayata geçirilecek projeleri görüştü.

İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü (İETT) ve Gaziosmanpaşa Belediyesi yetkilileri, ‘2024 İETT İlçe Belediye Buluşmaları’ çerçevesinde ilçede ulaşımı daha konforlu ve hızlı hale getirmek için hayata geçirilecek projeleri görüşmek üzere bir araya geldi. Gaziosmanpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Belediye Başkan Yardımcısı Bülent Kıdık, İETT Genel Müdürü İrfan Demet, İETT Genel Müdür Yardımcıları Şükrü Yılmaz ve Onur Temürlenk, İETT Koordinatörü Sinan Öztürk ile Ulaşım Planlama Daire Başkanı Yusuf Limon konuşmacı olarak katıldı.

Belediye birim müdürleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaşın da takip ettiği toplantıda, toplu ulaşım konusunda yaşanan problemler, talep ve beklentiler ele alındı. Katılımcı yönetim vizyonu ve ortak akıl ile ilçede kısa, orta ve uzun vadede üretilmesi gereken çözüm süreçleri değerlendirildi.

“Vatandaşın sorunlarını önceleyerek, sizlerle istişare ederek çözme ihtiyacını hissettik”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Bahçetepe, “Bu kıymetli çalışmada, sizlerden gelecek öneriler ve belediyemizin tespit ettiği sorunlar doğrultusunda büyükşehir belediyemizin kıymetli yöneticileri ile birlikte neler yapabileceğimizi gündeme aldık. İlçemizin ulaşım anlamındaki sorunlarını, ihtiyaçların hasıl olduğu mahalleleri önceleyerek, vatandaşın sorunlarını önceleyerek, sizlerle istişare ederek çözme ihtiyacını hissettik. Bu toplantıyı da İETT Genel Müdürümüzün katkılarıyla beraber yapma imkanı kazandık. Kendisine bu anlamda çok teşekkür ediyorum. İstanbul’a yapmış olduğu hizmetlerden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımıza, kurum müdürlerimize çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Amacımız okullar açılmadan önce Gaziosmanpaşa’daki sorunların en acil olanlarını gidermek”

Gerçekleşen toplantıda konuşan İETT Genel Müdürü İrfan Demet ise, “İETT, 153 yıllık tecrübesiyle İstanbul genelinde günde 832 hatta, 62 bin sefer düzenleyerek, 5 milyona yakın yolculuk gerçekleştiriyor. Yani bir ülke nüfusu kadar yolcuyu bir günde taşıyoruz. Günde 1 milyon 250 bin kilometre yol yapıyoruz. Bu da dünyanın etrafının 32 katı demektir. 20 bini aşkın personel ile 7/24 İstanbul’a hizmet ediyoruz. Gaziosmanpaşa ulaşımına nasıl katkı sağlayacağımızı hep birlikte burada konuşacağız. Amacımız, okullar açılmadan önce Gaziosmanpaşa’daki sorunların en acil olanlarını gidermek. Mutlaka ilerleyen dönemde de çözülecek hususlar vardır. Ama biz acil konuları tespit ederek, bu konuda adımlar atarak, diğer sorunları da çözüp yolumuza en iyi şekilde devam etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ulaşım Planlama Daire Başkanı Yusuf Limon, sunum gerçekleştirdi

Konuşmaların ardından Ulaşım Planlama Daire Başkanı Yusuf Limon, Gaziosmanpaşa’da taşınan yolcu sayısı, kullanılan hatlar, eklenmesi planlanan hatlar, ilçede devam eden ve yapılması planlanan toplu ulaşım çalışmalarıyla ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Hayata geçirecekleri Yenimahalle Entegresyon Projesi ile ilçede toplu ulaşımı rahatlatmayı planladıklarını ifade eden Limon, mahalleler arası entegrasyonun sağlanması, merkezi alanlara tek biletle ulaşım imkanı, mahalleler arası hizmet ve ücret adaleti, araç içi yoğunluğunun azaltılması, sefer sıklığı artışı gibi çalışmaların yapılacağını söyledi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/iett-ve-gaziosmanpasa-belediyesi-ulasim-projelerini-gorustu/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka: Soyadı dayatması 9. yargı paketinden çıkartıldı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-aylin-nazliaka-soyadi-dayatmasi-9-yargi-paketinden-cikartildi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-aylin-nazliaka-soyadi-dayatmasi-9-yargi-paketinden-cikartildi/#respond Mon, 22 Jul 2024 23:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41475

(ANKARA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile TBMM’de yaptığı görüşmenin ardından “9. yargı paketinde kadınlar için bir tehdit olarak duran soyadı dayatması bizim çok üzerinde durduğumuz bir konu. Biz meseleye sadece bir soyadı seçimi olarak bakmıyoruz. Bu aslında kadınların kimliğine sahip çıkma hakkıdır. Bu aslında kadın erkek eşitliği hakkıdır. Sayın Bakanla yaptığımız görüşmede bu dayatmanın 9. Yargı Paketi’nden çıkartıldığı müjdesini sizlere vermek isterim” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Kadın Kolları Genel Sekreteri Mehtap Yücel ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile TBMM’de bir araya geldi. Yaklaşık 1,5 saat süren görüşmenin ardından açıklama yapan Nazlıaka, görüşmenin olumlu geçtiğini ve Bakan Göktaş’a bir dosya sunduklarını söyledi.

“Pek çok konuda istişarede bulunabileceğimizi gördük”

“Sayın Bakan’a kendi alanı içerisinde olan konulardaki politikalarımız, yaşanılan bir takım sorunlar ve bunlara dair çözüm önerilerimizi sundum. Bu toplantıya gelmeden önce Türkiye Kadın Hareketi ile birtakım istişarelerde bulunduk. Onlardan bize iletilen bir dosyayı da kendilerine sunduk. Sayın Bakan bu dosyaya bakacak bizim CHP olarak sunduğumuz dosyadaki bazı soruları da daha sonrasında yazılı olarak yanıt verecek. Ben de görüşmenin detaylarını yarın saat 10.30’da Genel Merkezimizde yapacağımız basın açıklamasında iletiyor olacağım. Görüşmenin içerisinde ileteceğim detaylar tamamen Sayın Bakan’ın da onayladığı, itiraz etmediği içerikler olacak. Bizler bugün kendisiyle kadına yönelik şiddet meselesini konuştuk. Kadın hakları, çocuk hakları, yaşlıların, yoksulların sorunları, engellerin sorunları, şehit yakınları ve gazilerin sorunları kısacası Türkiye’deki tüm kırılgan gruplara dair görüşmeleri içerdi. Sayın Bakan aslında pek çok konuda istişarede bulunabileceğimizi, bir daha görüşme yapabileceğimizi, bundan sonraki süreçte de bu tip görüşmeleri yapabileceğimizi bir kez daha anlaşmış olduk. Bu açıdan kıymetli ve değerli bir görüşmeydi.

“Karma eğitim konusunda Bakan ile uzlaştık”

Şu tip unsurlarda ortaklaştığımızı söyleyebilirim; medeni kanun biz kadınlar için eşit yurttaşlık bildirgesi niteliğinde ve bizim önemli bir çimentomuz. Burada daha önce Adalet Bakanı’nın birtakım söylemleri olmuştu daha önce. Kendisi Medeni Kanunu ‘sil baştan yazacağız’ demişti. Bu da biz kadınları teyakkuza geçirmişti, oldukça endişelenmiştik. Ancak Sayın Bakan’ın da bu konuda bizimle benzer şekilde düşündüğünü gördük, bu mutluluk verici. Yine Eğitim Bakanı’nın da bir açıklaması olmuştu; ‘eğer kız okulları açılırsa, karma eğitime son verilirse birçok aile çocuklarını daha fazla okula gönderir’. Oysa ki biz tabi ki her zaman laik, çağdaş ve karma eğitimden yanayız. Dolayısıyla karma eğitim noktasında da uzlaştığımızı söyleyebilirim. Ayrıca 6284 nolu yasanın budanmaması noktasında yine ortaklaşabileceğimizi hissediyorum. İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmediğimizi bir kez daha vurguladım. Kadınların can simidi olduğunu ve kendi alanında hazırlanmış olan altın sözleşme olduğunu vurguladım. ŞÖNİM sayısının artması gerektiğinden tutun da elektronik kelepçede yaşanan birtakım zafiyetler, KADES sistemine dair birtakım değerlendirmeler gibi birçok unsuru konuştuk.

“Kadın yoksulluğu en önemli sorunlardan biri”

Türkiye’de yaşanan en büyük sorunlardan bir tanesi de sorunların çözülebilmesi adına verilerin eksikliğine yönelik yaşanan sorunlar. Dolayısıyla veri eksikliği ile ilgili olarak da Bakanlığın bir çalışması olduğunu mutlulukla öğrendim. Çünkü şu anda örneğin kadın cinayetlerine dair verileri biz Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan alıyoruz. O yüzden bu konudaki çalışmayı çok değerli buluyoruz. Şüpheli ölümlerin üzerine gidilmesi noktasında bir değerlendirme de yaptık çünkü şüpheli ölüm diye bir şey yoktur, üzeri kapatılan bir dosya, korunan bir katil vardır diyoruz. Bu konuda da önümüzdeki süreç içerisinde birtakım istişarelerde bulunmak mümkün. Kadın doğurganlığı üzerinden de konuştuk. Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nda bu yıl ortak bir karara atılan imza var. Buna göre de aslında haneye değil kişiye dayalı gelir analizi yapılması gerekiyor. Özellikle kadın yoksulluğu konusunda bunu çok önemsiyoruz. Bir ailenin asgari ücret düzeyinde bir geliri olabilir yani 17 bin 2 lira girebilir ama kadının cebine değil 170 lira 17 lira bile girmiyor olabilir. Dolayısıyla kişiye özel bir çalışma yapılması gerekiyor.

“Soyadı dayatması 9. yargı paketinden çıkartıldı”

Bir de müjde vermek istiyorum; 9. yargı paketinde kadınlar için bir tehdit olarak duran soyadı dayatması bizim çok üzerinde durduğumuz bir konu. Biz meseleye sadece bir soyadı seçimi olarak bakmıyoruz. Bu aslında kadınların kimliğine sahip çıkma hakkıdır. Bu aslında kadın erkek eşitliği hakkıdır. Ailenin eşitlik esasına dayalı olarak kurulması, kadının bir soy kütüğünden bir başka soy kütüğüne geçmeme hakkıdır. Kadınların tercih hakkıdır. Kadınların kendi yaşam tercihlerini belirleyebilmesi demek bir demokrasi hakkıdır. Anayasa Mahkemesi’nin bu yönde vermiş olduğu bir karar var. Bu karara uyularak aslında anayasaya uyulması noktasında da son derece hassas olduğumuz bir unsurdur. Sayın Bakan’la yaptığımız görüşmede bu dayatmanın 9. yargı paketinden çıkartıldığı müjdesini sizlere vermek isterim. Bunun için mücadele veren tüm kız kardeşlerime, eşitlikçi erkeklere, başta Genel Başkanımız Özgür Özel olmak üzere partimize de teşekkür ediyorum. Bu biz kadınlar için olmazsa olmazdı.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-aylin-nazliaka-soyadi-dayatmasi-9-yargi-paketinden-cikartildi/feed/ 0 Çukurova’da Kuraklık ve Su Kıtlığı Tarımı Olumsuz Etkiledi https://www.haber60.com.tr/cukurovada-kuraklik-ve-su-kitligi-tarimi-olumsuz-etkiledi/ https://www.haber60.com.tr/cukurovada-kuraklik-ve-su-kitligi-tarimi-olumsuz-etkiledi/#respond Mon, 22 Jul 2024 06:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41330 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2024’ün ilk yarısında Çukurova’da yağışın beklenenden az olduğunu ifade ederek, “Bölgede su kıtlığı ve kuraklık yaşandı. Kuraklık, tarımsal sulama ihtiyaçlarını artırdı ve bu da çiftçilerin maliyetlerini yükseltti. Özellikle narenciye bahçeleri, mısır tarlaları vs. gibi sulama gerektiren alanlar, su kıtlığından olumsuz etkilendi. Su kaynaklarının azalması, ürün verimliliğini düşürdü ve çiftçilerin gelirlerinde azalmaya neden oldu” dedi.

Türkiye tarımının başkentinde üreticilerin 2024 yılının ilk altı ayında çeşitli zorluklarla mücadele etmek zorunda kaldığına dikkat çeken Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, sorunlar ve çözüm önerileriyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Kuraklık ve su kıtlığı

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, 2024’ün ilk yarısında Çukurova’da yağışın beklenenden az olduğunu ifade ederek, “Bölgede su kıtlığı ve kuraklık yaşandı. Kuraklık, tarımsal sulama ihtiyaçlarını artırdı ve bu da çiftçilerin maliyetlerini yükseltti. Özellikle narenciye bahçeleri, mısır tarlaları vs. gibi sulama gerektiren alanlar, su kıtlığından olumsuz etkilendi. Su kaynaklarının azalması, ürün verimliliğini düşürdü ve çiftçilerin gelirlerinde azalmaya neden oldu. Öncelikle, su yönetimi ve damlama sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması önemlidir. Kuraklıkla başa çıkmak için su kaynaklarının etkin kullanımı ve su tasarrufu sağlayan yöntemlerin uygulanması gerekmektedir. Devlet destekli hibe programları ve düşük faizli krediler, çiftçilerin bu sistemleri kurmalarına yardımcı olacaktır” dedi.

Girdi maliyetlerindeki artış

Doğan, gübre, tohum, yakıt ve tarım ilaçları gibi tarımsal girdilerin maliyetlerinde yaşanan artışın, çiftçilerin üretim maliyetlerini ciddi oranda yükselttiğini söyleyerek, “Döviz kurlarındaki dalgalanma riski, ithal edilen tarım girdilerinin maliyetlerini artırırken, enflasyonist ortamın oluşturduğu belirsizlik ihracatta da rekabet gücünü azalttı. Çiftçilerin kar marjları daraldı, ekonomik baskı oluştu. Girdi maliyetlerindeki artış, çiftçilerin yeni yatırımlar yapmasını ve tarımsal üretimde verimliliği artırıcı teknolojileri kullanmasını zorlaştırdı. Girdi maliyetlerinin azaltılması için, gübre ve diğer tarımsal girdilerde devlet desteklerinin artırılması ve yerli üretimin teşvik edilmesi önemlidir” diye konuştu.

Pazarlama ve satış sorunları

Ürünlerin pazarlara erişiminde yaşanan lojistik sorunlar ve düşük ürün fiyatları, çiftçilerin gelirlerini olumsuz etkilediğini kaydeden Doğan, “Özellikle temel tarım ürünlerinde fiyat dalgalanmaları yaşandı. Tarım ürünlerinin pazara zamanında ve uygun fiyatlarla ulaşmaması, çiftçilerin gelir kaybına uğramasına neden olurken tüketiciler de bu durumdan olumsuz etkilendi. Ayrıca, ihracat pazarlarında yaşanan rekabet ve standartlara uyum sorunları da çiftçilerin satışlarını olumsuz etkiledi. Ürünlerin pazara erişimini kolaylaştırmak için lojistik altyapının iyileştirilmesi ve yurtdışında yeni pazarların oluşturulması gereklidir. Devlet ve özel sektör iş birliğiyle oluşturulacak dijital pazarlama platformları, ürünlerin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilir. Bu sayede, çiftçiler ürünlerini daha rahat ve zarar etmeden satabilme imkanı bulabilir” dedi.

İklim değişikliği

İklim değişikliğinin etkilerinin tarım takviminde belirsizliklere ve bazı ürünlerde verim kayıplarına yol açtığını belirten Doğan, şunları kaydetti:

“Özellikle ani hava değişimleri, ürünlerin olgunlaşma süreçlerini olumsuz etkiledi. Bu yıl tüm zamanların en sıcak Haziran ayında meteorolojik afet yaşandı. Hava sıcaklığının gölgede 43 derece olmasından dolayı aşırı sıcaktan insanlar kadar başta kavun, karpuz, domates olmak üzere bitkiler de etkilendi. Bu durum, çiftçilerin planlama yapmasını zorlaştırdı ve tarımsal üretimde aksamalara neden oldu. İklim değişikliğine uyum sağlamak için gerekli önlemler alınmadığında, uzun vadede tarımsal üretimde ciddi sorunlar yaşanabilir. İklim değişikliğine uyum sağlamak için, erken uyarı sistemleri kurulmalı ve iklim dostu tarım uygulamaları teşvik edilmelidir. Çiftçilerin iklim değişikliğine karşı dirençli çeşitler kullanmaları ve uygun tarım tekniklerini benimsemeleri önemlidir. Bu sayede, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri en aza indirilebilir. Sonuç olarak, 2024 yılının ilk altı ayında Çukurovalı çiftçilerin yaşadığı sorunlar, tarımsal üretim üzerinde ciddi etkiler oluşturmuştur. Bu sorunların çözümü için alınacak önlemler ve yapılacak yatırımlar, bölgenin tarımsal üretim potansiyelini artırabilir ve çiftçilerin ekonomik durumlarını iyileştirebilir. Çiftçilere yönelik finansal destek programları artırılmalıdır. Mikro krediler oluşturulmalı, faizsiz krediler tanımlanmalı mevcut borçlar faizsiz ertelenmelidir. Tarım sektörünün sürdürülebilirliği ve gelecek nesillerin gıda güvenliği için, çiftçiler pozitif ayrımcılıkla desteklenmelidir.” – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cukurovada-kuraklik-ve-su-kitligi-tarimi-olumsuz-etkiledi/feed/ 0
CHP Rize İl Örgütü, ÇAYKUR’un çay alım politikasını protesto etti https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-cay-alim-politikasini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-cay-alim-politikasini-protesto-etti/#respond Fri, 19 Jul 2024 00:12:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40684

GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) –CHP Rize İl Örgütü, ÇAYKUR’un uyguladığı çay alım politikasını çay üreticileriyle beraber Pazar ilçesinde protesto etti. CHP Pazar İlçe Başkanı Ömer Hocaoğlu, “Bu iktidar üreticiden yana değil, emekçiden yana değil, bu iktidar alın terinden yana değil sermayeden yanadır. Biz çayda taban fiyatı uygulanmasını istiyoruz, artık bıçak kemiğe dayandı artık yeter üretici diyor ki ‘ya geçim olacak ya seçim olacak” ifadelerini kullandı.

CHP Rize İl Örgütü, ÇAYKUR’un uyguladığı kota ve kontenjan uygulamalarına karşı eylemlerini sürdürüyor. Pazar ilçesi Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan eyleme STK temsilcileri, Sol Parti, EMEP, İHD Rize Temsilciliği ile çay üreticileri katıldı.

CHP Pazar İlçe Başkanı Ömer Hocaoğlu burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bu iktidar üreticiden yana değil, bu iktidar emekçiden yana değil, bu iktidar alın terinden yana değil, bu iktidar sermayeden yana, bu iktidar fabrikatörden yana, bu iktidar kapitalistlerden yana. Biz burada bugün bir basın açıklamasıyla vatandaşımızın üreticilerimizin sesini dile getiriyoruz ve diyoruz ki; çay taban fiyatı uygulansın. Eğer çayda taban fiyatı uygulamasına geçilirse, bütün sorunlar kendiliğinden çözülmüş olur, kontenjan sorunu kalmaz, kota sorunu kalmaz. Yıllarca bağırıyoruz. Bu konuyla ilgili kanun teklifi verildi milletvekillerimiz tarafından. İktidar ve ortakları tarafından reddedildi. Artık bıçak kemiğe dayandı, artık yeter, üretici geçinmek istiyor, üretici geçim istiyor ve ‘ya geçim olacak ya seçim olacak başka yolu yok’ diyor.”

“Bütün bu yaşananların sorumlusu AKP iktidarı ve Erdoğandır”

CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz şunları ifade etti:

“Çayda kota sorunu var, yıllardan beri söyleniyor, her sene kaldırılacağı deniyor kalkmıyor. Kontenjan sorunu var aynı şekilde kalkmıyor. Çayda açıklanan yaş çay fiyatlarının çay üreticilerinin geçimini sağlamadığını her sene dile getiriyoruz. Ama her sene aynı sorunla karşılaşıyoruz. Bunlar AKP hükümetinin bilinçli politikalarının bir sorunudur. Bugün çay üreticilerinin yaşadığı sorunların temel nedeni AKP iktidarına, saraya dayanıyor. Geçen sene özel sektör, ÇAYKUR’un açıkladığı fiyattan çay aldığı zaman hepimiz gördük ki ne kota sorunu oldu, ne kontenjan sorunu oldu. Çayda taban fiyat uygulamasını getirdiğiniz zaman ne kota sorunu oluyor, ne kontenjan sorunu oluyor. Sorunların büyük bir çoğunluğu çözülüyor. Peki çayda taban fiyat var mı? Bunu hepimizin bilmesi gerekiyor. Çayda taban fiyat uygulaması yok, açıklanan ÇAYKUR’un yaş çay alım fiyatıdır. Bunu bir kere hepimizin kabul edip talebimizi bu noktada yükseltmemiz gerekiyor. Bunu düzeltmediğimiz zaman, yani çayda taban fiyatı uygulamasına geçmediğimiz zaman, sorunlarımız giderek artar, artmaya da devam edecektir.

“Hanginiz çay parasına güvenerek malzeme alabiliyorsunuz?”

Eskiden çay üreticileri, çay sezonuna ‘düğün yapacağız’ derlerdi. Şimdi hanginiz çay sezonuna ‘düğün yapabileceğiz’ diyorsunuz? Hanginiz çay parasına güvenerek malzeme alabiliyorsunuz? Artık hiçbir şey yapamıyorsunuz. Demek ki çay üreticilerinin yeniden ekonomik yönden, sosyal yönden gelişmelerini sağlayacak düzenlemeler yapılana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Ama en büyük mücadelemiz de AKP’yi iktidardan göndermek olacaktır. AKP, ya vatandaşların sorunlarını ya çay üreticilerinin sorunlarını ya emeklilerin sorunlarını giderecek, seçim yapacak halkın karşısına çıkacak, yeniden teyit alacak. ve inanıyorum ki çay üreticileri, bu sefer AKP iktidarına gerekli olan dersi vereceklerdir.”

“Neden üretici desteklenmiyor”

Nevin Özdilek Babuşçuoğlu şu şekilde konuştu:

“Bu iktidar üreticiyi değil, sermayeyi destekliyor. Üretmeyi istiyor, ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Neden üretmemiz istiyor? Hayvancılığı bitirdi, tarımı bitirdi, ithal ediyor. Et ithal ediyoruz, çay ithal ediliyor. Birçok çay üreticisi bunu bilmiyor. Niye biz daha çok üretmeyin, niye yeni fabrikalar yapılmasın? Bu güzel çayımızı biz ihraç edelim, üreticiyi destekleyelim. Neden ithalatı destekliyoruz? Niye üreticiyi desteklemiyoruz? Bu sorunun cevabını iktidar tarım bakanı ve yetkililerin vermesi lazım. Biz bu havada çay biçiyoruz, alım yerine götürüyoruz, çayımız alınmıyor, kontenjan uygulanıyor. Neden? Bu kadar işsiz insan var, fabrika yapılamaz mı? ÇAYKUR arsa aldı fabrika yapacak, niye yapılmadı? Neden yapılmadı? Emekliyim, muhtacım. Üreticiyim, muhtacım. Ne zaman vatanımda özgürce ve mutlu, huzurlu yaşayacağım? Türk olmak bu ülkede yaşamak suç mu?”

Çay üreticisi bir yurttaş “ÇAYKUR bütün alım yerlerini kapattı, üç günlük çay serilmiş benim köyümde yatıyor. Ben işçiyim, çoluk çocuğumun için, torunumun rızkını çıkardığımı onu de elimden almaya kalkıyorlar. Ben kime bu çenemi yoracağım, başımızda kim var? Benim hemşehrim yok, hemşehrim cepteki para benim, cebimdeki bu para bunu et alamıyorum, çoluk çocuğuma yediremiyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-rize-il-orgutu-caykurun-cay-alim-politikasini-protesto-etti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi Toplantısına Katıldı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sosyalist-enternasyonal-avrupa-komitesi-toplantisina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sosyalist-enternasyonal-avrupa-komitesi-toplantisina-katildi/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:06:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37793

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi Toplantısına katıldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel toplantı kapsamında yaptığı konuşmada Fransa’da yarın yapılacak Parlamento seçimlerinin ikinci turuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, “Fransa’da oy kullanacak olan ve sözümüze değer veren tüm Fransız vatandaşı Türkleri bir kez daha aşırı sağa karşı sandık başına gitmeye ve oylarını demokrasiden yana kullanmaya davet ediyorum” dedi. CHP’nin Avrupa’nın bir parçası olduğunu vurgulayan Özel, ” Türkiye’yi ortak değerlerimiz olan demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün öncüsü yapmak iddiasındayız. Bu iddianın sahipleri olarak Türkiye’nin AB tam üyelik hedefinin kağıt üzerinde bırakılmasını kabul edemeyiz. İktidar yolculuğumuz bu hedefimizin de yolculuğunun ta kendisidir” ifadelerini kullandı.

“TARİHSEL BİRİKİME SAHİBİZ”

Özel Avrupa ve dünya genelinde yapılan seçimleri vurgulayarak, “Avrupa’da ve dünyada aşırı sağ yükseliyor ancak bu, solun ve sosyal demokrasinin gerileyeceği anlamına gelmemeli. Sosyalist Enternasyonal üyesi partiler olarak vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm getirecek politikaları üretebilecek kapasiteye ve tarihsel birikime sahibiz. İnsanlarımıza bunu daha iyi anlatıp onları aşırı sağın yanıltıcı ve akıl çelici söylemlerine karşı uyarmak ve uyandırmak hepimizin elimizde. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 31 Mart seçimlerinde bunu başarabildik. Solun en önemli ve değişmez ilkelerinden birisi olan ‘değişim’ prensibi ile vatandaşlarımıza sosyal demokrasinin çağın şartlarına ayak uydurabileceğini ve gerçek sorunlarına kalıcı çözümler üretebileceğini gösterdik” dedi.

“SADECE MUHALEFET ETMEDİK, SORUNLAR TESPİT ETTİK”

Özel seçimler ile ilgili olarak, “Seçimden bu yana geçen sürede yapılan tüm anketlerde partimiz Türkiye’nin birinci partisi olarak ölçülmektedir. Önümüzdeki hafta bir parlamento seçimi yapılsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz sorusuna verilen cevaplarda Cumhuriyet Halk Partisi parlamentoda da yerel seçimlerdeki başarıyı tekrarlayabilecek güçte ölçülmektedir. Partimiz, mevcut hükümete sadece muhalefet etmemekte, sorunları doğru tespit edip doğru çözümler üreterek halkın faydasına olan ve takdir gören bir tutumu da sürdürmektedir. Ülke çapında işçinin, çiftçinin, emeklinin, gençlerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunları yakından takip ediyoruz. Seçimlerin üzerinden geçen 3 ayda, halkın sorunlarının çözümü için hükümetle ve diğer partilerle sürekli görüşme ve müzakere halindeyiz. Sorunları anlattık, çözüm önerilerimizi sunduk. Ancak bunlardan bir sonuç almadığımızda, üç ay içerisinde Türkiye’nin beş büyük şehrinde beş önemli konuda beş büyük miting yaptık. Her mitinge artan katılım, Türkiye’de şimdiden ki henüz genel seçimlerin üzerinden sadece bir yıl geçti ve dört yıllık bir süresi olmasına rağmen iktidarın, erken seçim tartışmalarını başlatmış durumda” diye konuştu.

“ÇOK ÖNEMLİ BİR KİLOMETRE TAŞI”

CHP’nin dış politikadaki konumuna dikkat çeken Özel, “Partimiz, dış politikada da etkinliğini her geçen gün artırmaktadır. Partimizin sahip olduğu 1,5 milyon üye, aldığı 17,5 milyon oy ile Avrupa’nın hem en köklü hem de en büyük sosyal demokrat partilerinden birisi konumundadır. Avrupa kıtasının en doğu ucunda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu seçim başarısı, Avrupa’nın en batısındaki İngiltere’deki seçim başarısıyla birlikte hepimiz açısından çok önemli bir kilometre taşı olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi, yükselen sağ popülizm karşısında daha dirençli, daha dayanışmacı ve örgütlü bir siyaseti önermekte, Avrupa’daki sol, sosyal demokrat ve sosyalist partilerle iş birliğini güçlendirmeyi hedeflemektedir” açıklamasını yaptı.

“BAŞARILARIMIZI PAYLAŞMAYA HAZIRIZ”

Türkiye’nin AB üyeliğine değinen Özel, “Ortak sorunlarımıza, sosyal adaletsizlik, iklim krizi, savaşlar ve kitlesel ve düzensiz göçe ortak çözümler üretmek için ilerici, demokrat tüm siyasi partilerin arasındaki dayanışmanın artırılması ve güçlendirilmesi gereklidir. Komitemize düşen görevlerin birisi de bu olacaktır. Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi olarak yerel yönetimlerdeki tecrübelerimizi ve başarılarımızı kardeş partilerimizle paylaşmaya, bu konularda iş birliği yapmaya hazır olduğumuzu dile getirmek isterim. Cumhuriyet Halk Partisi, Avrupa’nın bir parçası olan Türkiye’yi ortak değerlerimiz olan demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün öncüsü yapmak iddiasındadır. Bu iddianın sahipleri olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği tam üyelik hedefinin kağıt üzerinde bırakılmasını kabul edemeyiz. İktidar yolculuğumuz bu hedefimizin de yolculuğunun ta kendisidir” ifadelerini kullandı.

FİLİSTİN’E DİKKATİ ÇEKTİ

Gazze’deki mevcut durum hakkında konuşan Genel Başkan Özgür Özel, “Dünya her geçen gün daha da belirsiz ve istikrarsız bir hale gelmekte. Özellikle Ortadoğu ve Karadeniz gibi Türkiye’nin komşu olduğu bölgelerde artan çatışmalar, toplumlarımızı önemli oranda kaygılandırmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yoldaşlarımızla Ukrayna’daki savaş ve Filistin’deki katliama daha yakın bir iş birliği ve ortak zeminde hareket etmek için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha bildirmek isteriz. Bu vesileyle İspanya, İrlanda ve Norveç’in Filistin devletini tanımalarından dolayı duyduğum memnuniyeti bir kez daha belirtmek isterim. Yolumuz zor, mücadelemiz çetin ve yapmamız gereken çok iş var. Bizim sosyal demokratlar olarak bu çetin yolda mücadeleye ara vermek ve dinlenmek gibi bir lüksümüz yoktur ve olmayacaktır. Ben şahsen ve partim adına Türkiye’de bu mücadeleyi başaracağımıza inanıyorum ve diğer bütün kardeş partilerin de benzer başarılara imza atmasını gönülden temenni ediyorum” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sosyalist-enternasyonal-avrupa-komitesi-toplantisina-katildi/feed/ 0 MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, Bülent Tüfenkci’ye Malatya’nın sorunlarını sundu https://www.haber60.com.tr/maginder-baskani-salih-karademir-bulent-tufenkciye-malatyanin-sorunlarini-sundu/ https://www.haber60.com.tr/maginder-baskani-salih-karademir-bulent-tufenkciye-malatyanin-sorunlarini-sundu/#respond Thu, 04 Jul 2024 23:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36608 Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, kentin sorunlarını içeren dosyayı AK Parti Milletvekili Bülent Tüfenkci’ye sundu.

AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, MAGİNDER’i ziyaret ederek istişarelerde bulundu.

Ziyaretten duyduğu memnuniyetti dile getiren Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, “Malatya’mızın sorunlarıyla ilgili bir dosya hazırladık. 6 Şubat depreminden sonra Malatya’mızda ciddi sorunlar oluştu. İş dünyasının çözülmesini beklediği sorunlar var. Biz bunlarla ilgili milletvekilimiz ile istişare toplantısı yaparak bunların acil bir şekilde çözülmesi için gerekli adımların atılması için bugün burada bu toplantıyı gerçekleştiriyoruz” ifadelerine yer verdi.

Malatya’da şuan gördükleri en önemli sorunun bilgi eksikliği ve kirliliği olduğunu ifade eden Karademir, “Yöneticilerimizin siyasetçilerimizin hızlı bir şekilde Malatya’da iş dünyasının, esnafımızın, tüccarının kafa karışıklığını biran önce bitirilmesi gerektiğini her platformda belirtiyoruz. Şuan iş dünyasının yine önünde bekleyen en önemli soru mücbir sebepten dolayı esanatımızın SGK ve vergilerinin 31 Ağustos itibariyle son bulacak olması. İş dünyası ciddi bir sıkıntı içinde. Yine aynı şekilde organize sanayi bölgesinde şuan yatırım yapmak isteyen sanayicilerimizin arazi sorunu var. Ama buradaki alt yapı sorunları ve yine arazilerin kamulaştırma sorunuyla ilgili sıkıntılar olduğu için, Malatya’da yatırım noktasında bazı sorunlar yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

Malatya’da yerinde dönüşüm ve imarla ilgili bazı sıkıntıların da halen devam ettiğini belirten Kardemir, “İlgili belediye başkanlarımızın hızlı bir şekilde adım atmadığını görüyoruz. Biz bu konularda bakanımıza gereken talepleri ilettik. inşallah kendileri de bunlarla ilgili hızlı bir şekilde Malatya’mıza gereken adımları atacaklardır. Malatya Milletvekilimiz Bülent Tüfenkci’nin Malatya için çalıştığını sahada olduğunu, Malatya için her zaman bir dakika bile zamanı olsa Malatya’ya harcadığını görüyoruz. Kendisi de Malatya’nın yeniden ayağa kalkması için her türlü çalışmayı yapacaktır” dedi.

Milletvekili Bülent Tüfenkci de MAGİNDER’in genç bir sivil toplum kuruluşu olmasına rağmen Malatya’nın sorunlarına sahip çıktığını belirterek, “Malatya’nın 6 Şubat depreminden sonra yaşamış olduğu felaketten bir an önce ayağa kalkarak ticaretinin, sanayisinin ve sosyal ve kültürel gelişiminin bir an evvel tamamlanması noktasında gerek fikir beyan eden gerekse ellerini taşın altına koyan arkadaşlarımız. Güçleri oranında da 6 Şubat depreminden hemen sonra ellerini taşın altına koyarak çeşitli yardımlarda bulunduklarını da bizler yakinen o gün sahada gördük” şeklinde konuştu.

Malatya’nın Asrın felaketi sonrası yeniden bölgesinin ve Türkiye’nin parlayan yıldızı olması noktasında herkesin katkı vermesi gerektiğini ifade eden Tüfenkci, “Özellikle Malatya’mızın ticari merkezlerinin çökmesiyle beraber esnaflarımızın faaliyet göstereceği alanları oluşturma noktasında gayret gösterdik. İlk etapta 5 binin üzerinde işyerinin yapılması adına inşaatlar başladı hızlı bir şekilde devam ediyor. Allah nasip ederse yılsonu itibariyle peyderpey dağıtılmasına da başlanılacak. Özellikle ihalesi yapılan valiliğin yan tarafı, saray mahallesi ve Kışla caddesinin bir kısmının yıkılarak hızlı bir şekilde yapılması noktasında da sona gelindi. İnşalllah Kışla caddesindeki esnaflarımıza da yer gösterildi ve kuraları çekildi. İnşallah onlar da 10 gün içerisinde taşınarak oradaki yıkım ve inşaatların da başlanması sağlanmış olacaktır” ifadelerine yer verdi.

Yine Malatya’da Altay Kışlasında yapımı süren yeni sanayi sitesine de değinen Tüfenkci, yakın zamanda buradaki dükkanların da işyeri yıkılan veya ağır hasar alan sanayici esnafına teslim edileceğini söyledi. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/maginder-baskani-salih-karademir-bulent-tufenkciye-malatyanin-sorunlarini-sundu/feed/ 0
Bulgaristan Değişime Devam Partisi Eş Başkanı ve eski Başbakan Bursa’da ziyaretlerde bulundu https://www.haber60.com.tr/bulgaristan-degisime-devam-partisi-es-baskani-ve-eski-basbakan-bursada-ziyaretlerde-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/bulgaristan-degisime-devam-partisi-es-baskani-ve-eski-basbakan-bursada-ziyaretlerde-bulundu/#respond Tue, 04 Jun 2024 03:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34803

BULGARİSTAN’dan gelen Değişime Devam Partisi Eş Başkanı Kiril Petkov ile eski Bulgaristan Başbakanı Nikolay Denkov, Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) Genel Başkanı Emin Balkan’ı ziyaret etti. Türk toplumu ve Bulgar vatandaşlarının sorunlarının çözümü için çalışmalar yapacaklarını belirten Petkov, “Bulgar devlet ve kurumları demokrasiye geçmiş olmasına rağmen, eski sorunlar devam ediyor. Bulgaristan siyasetinde zengin olan karakterlerin yoğunluğunu hissediyorum.” dedi.

Bulgaristan Değişime Devam Partisi Eş Başkanı Kiril Petkov ile eski Başbakanlardan Nikolay Denkov Bursa’da ziyaretlerde bulundu. Petkov ve Denkov BAL-GÖÇ’ü ziyaret ederek Genel Başkan Emin Balkan ile bir araya geldi. 13 Aralık 2021 ila 2 Ağustos 2022 tarihleri arasında Bulgaristan Başbakanlığı yapan Kiril Petkov, Bulgaristan’ın eski sorunlarının devam ettiğini vurgulayarak, “Sizin aileleriniz 1990’lı yıllarda Türkiye’ye doğru hareket ederlerken, babam da bir Küba uçağına binerek Kanada’ya gitmek durumunda kaldı. Kendisi de siyasi bir tutuklu olarak böyle bir süreçten geçtik. Bu nedenle ortak bir geçmişi paylaşıyoruz. Ben de 14 yaşında babamın bana iyi bir gelecek sağlayabileceğini düşündüğüm için Kanada’ya gittim. Bulgar devlet ve kurumları demokrasiye geçmiş olmasına rağmen, eski sorunlar devam ediyor. Bulgaristan siyasetinde zengin olan karakterlerin yoğunluğunu hissediyorum. En zengin olanlar, en fakir olanları yönetiyor. Bu insanların kendi çıkarları için bu sistemi devam ettirme niyetinde olduklarını görüyorum. Bulgar siyasetine bu insanlar bir değişim getiremez. Bu değişimi sadece partiler çapında değil, bu ve benzeri ziyaretlerle de ilerletmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘UZUN DÖNEMDE DE OLSA SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN UĞRAŞACIĞIZ’

Bulgaristan’da 1 Haziran 2023 ila 9 Nisan 2024 tarihleri arasında Başbakanlık yapan Nikolay Denkoy, ise göçmenlerin sorunlarının çözümü için çalışacaklarını söyleyerek, “Bursa bize bu kadar yakın olmasına rağmen ben Bursa’ya ilk defa geliyorum. Dünya küresel bir hale geliyor ancak biz mesafe olarak yakın bir yer ile ilgili çok az şey biliyoruz. Bu ziyaretimizle olumlu bir geri dönüş alacağımızı düşünüyorum. Bulgar ve Türkler uzun süre barış içerisinde yaşadı. Bu etkileşimin araya giren siyasiler yüzünden kutuplaşmaya dönüştüğünü biliyoruz. Bu kutuplaşma zamanla çok daha büyük bir hal almıştır. Şu an Rusya ve Ukrayna’nın yaşadığı sorunlar da birlikte yaşayan toplumun arasına siyasilerin müdahil olmasından kaynaklanıyor. Bizler, siyasilerin bu durumu kötüye kullanmaması adına bu hakları ellerinden almamız gerekiyor. Siyasilerin kötü sonuçlar çıkaracak eylemlerini kanuni olarak engellemeliyiz. Buraya gelmekteki amacımız, insanların problemlerini halletmek için sizleri tanımaktır. İnsanların problem ve taleplerini bilmeliyiz. Ziyaret, seçimlere yakın zamanda denk geldi. Bunun için kusura bakmayın. Sizlerle tanışıp, birinci elden taleplerinizi öğrenmeyi istiyoruz. Uzun dönemde de olsa sorunların çözümü için uğraşacağız” açıklamasında bulundu.

‘BULGAR DEVLETİNİN ONLARI BULARAK CEZALANDIRMASINI BEKLERDİK’

Ziyaret sırasında iyi niyet mesajları verilmesinden memnun olduğunu ifade eden BAL-GÖL Genel Başkanı Emin Balkan, “Bulgar ve Türk halkı yüz yıllar boyunca dostça ve kardeşçe yaşadılar. Maalesef araya giren başka güçler vasıtasıyla Türk ve Bulgar dostluğunu bozmaya çalışanlar oldu. Ancak bu dostluğu bozamayacaklarını rahatlıkla ifade etmek istiyorum. 1877’den itibaren Bursa’da yerleşik Bulgaristan göçmenleri oldukça yoğun yaşıyor. Ben Bursa doğumluyum ancak ailem 1951 göçmeni. Annemin genç kızlığı Bulgaristan’da geçmiş. Kendisi Bulgarlar ile komşu olarak büyümüştür. Kendileri çok iyi insanlardır sakın onlara kötü bir kelime kullanma diyerek bana hep nasihat etmişlerdir. 1989 ve sonrası gelenler, en büyük sıkıntıları yaşayanları temsil ediyor. Orada bu kötü muameleyi yapanların Bulgarlar ile bir bağlantısı yok. Biz o muameleyi yapanları biliyoruz ve Bulgar devletinin onları bularak cezalandırmasını beklerdik” diye konuştu.

‘1989 ÖNCESİ YAŞANAN SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ HAKKINDA BEKLENTİLERİMİZ DEVAM EDİYOR’

Türkiye’de ve Bursa’da yaşayan Bulgaristan vatandaşları ya da göçmenleri olduğunu ifade eden Balkan, “Akrabalık bağlarından dolayı doğup büyüdüğü topraklardan dolayı Bulgaristan’dan çok sıcak teması hala mevcut. Şu anda Bursa’da Bulgaristan Cumhuriyeti seçmeni konumunda 73 bin, Türkiye’de de 250 bin kişi mevcut. Bu kardeşlerimizin Bulgaristan devletinden beklediği sorunlarının çözümünü bekliyoruz. Biz Bulgaristan’ın NATO ve Avrupa Birliği’ne girerken BAL-GÖÇ olarak en çok sevinenler bizlerdik. Son yıllarda Bulgaristan’ın genç nüfusunun çoğunun Bulgaristan’ı boşaltmasından camia olarak üzgünüz. Bulgaristan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin arada bulunan vatandaşlar nedeniyle mevcut durumdan çok daha iyi olmasını arzu ediyoruz. Bulgaristan’da 1989 öncesi yaşanan sorunların çözülmesi hakkında beklentilerimiz devam ediyor. Bizim isimlerimizi rızalarımız olmadan alan parlamentodan isimlerimizi iade etmesini talep ediyoruz. 1989’dan beri bizim insanımıza ve Bulgar vatandaşlarına yaşatılan sıkıntılara ceza verilmemesini üzüntü ile takip ediyoruz. Bulgaristan’ın son dönemlerdeki iki başbakanını aramızda görmekten büyük mutluluk duydum. Kendilerine bizi ziyaret ettikleri için çok teşekkür ederim. Bugünkü görüşmede çok güzel samimi bir ortam oluştu. Türkiye ve Bulgaristan’da ikamet eden kardeşlerimizin beklentilerinin konuşulduğu bir sohbet oldu. Türk ve Bulgar dostluğunun daha ileriye götürülmesi için hep birlikte çok güzel şeyler yapabileceğimize inanıyorum. Kendilerini Bursa ve Türkiye’de tekrar görmek istiyorum. Biz de kendilerini en kısa zamanda makamlarında ziyaret edeceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bulgaristan-degisime-devam-partisi-es-baskani-ve-eski-basbakan-bursada-ziyaretlerde-bulundu/feed/ 0
Malatya’da Kırmızı Et ve Hayvan Yetiştiriciliği Çalıştayı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/malatyada-kirmizi-et-ve-hayvan-yetistiriciligi-calistayi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/malatyada-kirmizi-et-ve-hayvan-yetistiriciligi-calistayi-duzenlendi/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:51:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34472 Malatya’da, Ticaret Borsası’nın ev sahipliğinde, İnönü Üniversitesi işbirliği ile Kırmızı Et ve Hayvan Yetiştiriciliğindeki genel sorunlar, çözüm önerileri ile ilgili çalıştay düzenlendi.

Programda konuşan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, “Hayvan yetiştiriciliğinde genel sorunlar ve çözüm önerileri, kırmızı et üretiminde karşılaşılan sorunların neler olduğunu, hayvan yetiştiriciliğinde Malatya’ya ait özel sorunlar ve çözüm önerileri, Malatya’da hayvan yetiştiriciliğinde imkan ve fırsatlar nelerdir ve bunları nasıl kullanabiliriz, depremin Malatya hayvancılık sektörüne etkisi ve beklentiler, et ürünlerinde AR-GE çalışmaları ve Markalaşma, hayvancılık sektöründe eğitimli beceri sahibi iş gücünün sağlanması doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz çalıştayda sektöründe akademik ve sektörel bakış açılarının bir araya getirilmesini hedefledik. Sektörün sorunlarına yönelik politika belirlemek üzere, kalıcı çözüm önerileri oluşturmak ve her paydaşımızın kazandığı bir değer zinciri tesis etmektir. Hayvancılık sektörünün ülkemizde ve ilimizdeki mevcut durumu, sorun alanları ve çözüm önerilerinin konuşulacağı çalıştayımızda, küresel arzdaki zayıflama nedeniyle kendi kendine yeterli üretimin stratejik önemi, üretimde sürdürebilirliği sağlayacak devlet politikaları, ürün piyasalarında fiyat istikrarı mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği önem arz etmektedir. Sektörün geleceğini planlamak yönünden bu tip çalıştay ve toplantıların önemi çok büyüktür. Bu toplantılarda ortaya çıkan fikirler bize hem vizyonu güncellemek hem de gelecek planlaması bakımından çok yararlı olduğunu düşünüyoruz. İnşallah bu yöndeki çalışmalardan iyi sonuçlar elde edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Çalıştayda sektör temsilcilerinin sorunlarına kısa, orta ve uzun vadede somut çözüm önerileri almaya çalışacaklarını belirten Özcan, “Kısa ve orta vadede altyapı sorunlarının çözümü için planlamalar yapılması, destekleme politikalarının ihtiyaç analizi doğrultusunda revize edilmesi, verim ve kalitenin iyileştirilmesi, verilerde güvenilirliğin sağlanması, ticari işletmelerin yenilikçi ve rekabetçi olması, aile işletmelerinin refahını güçlendirici tedbirlerle sürdürülebilirliğin sağlanmasının doğru olacağını düşünüyoruz. Çalıştay akademik kurulumuzun, düzenleme kurulumuzun ve sektör temsilcilerimizin görüş ve önerileri doğrultusunda sonuç bildirisi yayınlayacağız” dedi.

Malatya Tarım ve Orman İl Müdür Osman Akar ise, “Pandemi ve ekonomik gelişmelerle beraber tarımın üretimin önemi ön plana açıktı. Her türlü varlığa sahip olabiliriz. Ama olmazsa olmazımızın gıda üretimi olduğunun herkes farkına vardı. Bizlerde ülke olarak bulunduğumuz konum itibariyle kendi kendimize yetme zorunluluğumuz var. Gerek bitkisel gerekse hayvansal üretimde kendi kendimize yetmek zorundayız. En küçük üretim dahi çok değerlidir. Bu küçük üretim bir araya gelerek büyük üretimler oluşturuyor. Tarımsal üretim bugün devletlerin esas güç kaynağıdır. Tarımsal üretime bizimde çok dikkat etmemiz gerekiyor. Kendi kendimize yetme kadar üretim yapmak zorunluluğumuz var. “şeklinde konuştu

İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel de “Üniversite olarak bu tür çalışmaların şehrimize katkı olsun. Var olan bilgileri sizin önerileri, talep ve beklentilerinizi gelecekle ilgili öngörülerinizi toplu bir rapor haline getirmek. Hayvancılık konusunun Malatya için daha derli toplu olarak ne anlam ifade ediyor. Malatya hayvancılık konusunda belli bir mesafe almış. Hayvancılık konusunda daha da ilerleme potansiyeli var. Hayvancılık kayısının gerisinde kalıyor. Kayısı bizin için çok önemli bizim bir marka değerimiz, şehrimizin dışa açılan en önemli yüzlerinden bir tanesidir. Ama biz hayvancılığı ihmal etmemeliyiz. Daha nasıl geliştirebiliriz diye çalışmalıyız. Üniversite olarak sizin bilgilerinizi sistematize hale getirmek istiyoruz. Sizden gelen öneriler çerçevesinde yetkili bölümlerimiz de harekete geçirmek istiyoruz. İnşallah güzel bir çalışma olacak” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/malatyada-kirmizi-et-ve-hayvan-yetistiriciligi-calistayi-duzenlendi/feed/ 0
CHP Milletvekili Veli Ağbaba: Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanı ile Görüştü https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-genel-baskanimiz-cumhurbaskani-ile-gorustu/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-genel-baskanimiz-cumhurbaskani-ile-gorustu/#respond Fri, 03 May 2024 23:39:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30284

(MALATYA)- CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanı ile görüştü. Bilin ki bu görüşme, memleketin sorunlarının çözümü için atılan bir adımdır. 10 bin lira maaş alan emeklinin derdini çözmek, atanamayan öğretmenler, mülakat nedeniyle elenen gençler, yoksullar, asgari ücretle geçinmek zorunda olanlar için atılan bir adımdır. Yapılan görüşmede de bunlar konuşuldu. Memleketin sorunları, dertleri konuşuldu, Türkiye’nin birinci partisinin lideri tarafından sorunlar Cumhurbaşkanına iletildi” dedi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya’daki temasları kapsamında Akçadağ ilçesini ziyaret etti. Ağbaba, Akçadağlılara 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde kendilerine verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.

“SORUMLULUĞUMUZUN BİLİNCİNDEYİZ”

Veli Ağbaba şunları söyledi:

“Akçadağ’da, büyükşehir adayı olarak en çok oyu biz aldık. Akçadağlılara teşekkür ediyorum. Akçadağ belediye başkanlığı için çok iddialıydık ama maalesef hem bizden kaynaklı hatalar hem de çeşitli gerekçelerden dolayı seçimi kazanamadık. Sorumluluğumuz eskisinden daha yüksek. Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1977’den sonra en yüksek oyu aldık. Genel Başkanımız Özgür Özel’in de değimiyle; Türkiye’de yüzde 25’lik cam tavanı tuzla buz ettik. Malatya’da da aynı şekilde bir türlü aşamadığımız cam tavanı tuzla buz ettik. Sadece kendi tabanımıza değil tüm Malatya’ya karşı sorumluluğumuz var. Büyük bir sorumluluğumuzun olduğunun bilincindeyiz. Artık kimseye kılık kıyafetinden dolayı ön yargı duymamak gerekiyor. Gençler, Malatya’daki bütün önyargıları tuzla buz etti. Seçim döneminde gençlerin büyük emek ve katkıları oldu. Gençlere karşı yapacağımız işler ve sorumluluğumuz var. Bütün Malatya bilsin ki; onların sorunlarına daha fazla sahip çıkan bir milletvekilleri olacak. Malatya’nın her derdini ve sorununu hem takip edeceğiz hem dile getireceğiz hem de çözeceğiz.”

“MALATYA İÇİN ÇALIŞIP, ÇABALAYACAĞIM”

Ağbaba, Malatya’da seçimi kazanamamasından dolayı herhangi bir kırgınlığı ya da küskünlüğünün olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

“Tabii ki Malatya için bir üzüntüm var. Malatya seçimi kazansak, kısa sürede daha farklı bir Malatya oluşturabilecektik. Türkiye’nin ilgisini Malatya’ya çekecektik ama şunu bilin ki bundan sonra da ilgimiz devam edecek. Gençler, çocuklar ve Malatya için çalışacağız. Hiç kimse moralini bozmasın, umutsuzluğa kapılmasın hep beraber daha güçlüyüz. Adaylığımız bile farklı siyasi anlayıştan olan insanları bir araya getirdi. Eskiden ‘ülkücüyüm, milliyetçiyim, muhafazakarım, solcuyum’ diyen insanlara bir arada olduk. Gittiğimiz her yerde bozkurt, Rabia ve zafer işareti yapan kardeşlerimizi bir araya getirdik, aynı hedef için odaklandık. Hedefimiz; Malatya’ydı. Haksızlığa uğrayan, yok sayılan, depremde çivi bile çakılmayan Malatya ortak hedefimizdi. Bir ortak hedefimizde; Malatya’nın ve gençlerin geleceğiydi. Gençler, Türkiye’deki seçim sonuçlarıyla umutlandılar. Maalesef hala sorunlar devam ediyor. Liyakatin yok sayıldığı, gençlerimizin mülakatla elendiği bir dönemi yaşıyoruz ama bunların hepsinin üzerine gideceğiz. Biz kavga etmek için gelmiyoruz, kimseyle kavga etmeyeceğiz ama Malatya’nın hakkı içinde kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız.”

“REZERV ALAN BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYOR”

Malatya’nın Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra büyük bir belirsizlik içinde olduğunu dile getiren Ağbaba, “Malatya’da rezerv alanın ne olacağını hala hiç kimse bilmiyor. Bu konuda siyasi torpillerin döndüğü iddiasını da yakından takip ediyorum. Kim bir haksızlık yaparsa, siyaseten güçlüyüm deyip köşe başlarını tutmaya çalışırsa onu sadece Malatya’ya değil Türkiye’ye rezil ederim. Fakir fukaranın hakkını kim yiyorsa, sahipsiz diye kim insanları yok sayıyorsa o yok sayanları hem Malatya hem de Türkiye’ye rezil ederim. Herkes bu adımları atarken dikkat etsin. Malatya’da rezerv alan ilan edilirken ‘eski vekilin binasını yıkmayalım, bunun sahibi yok sağlam binayı yıkalım’ diye bir düşünce yok, bunların hepsini takip ediyorum” dedi.

“GENEL BAŞKANIMIZ, CUMHURBAŞKANINA SORUNLARI İLETTİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı görüşmeye de değinen Ağbaba, “Türkiye için de çeşitli laflar söyleniyordu ama değişimin ne anlama geldiğini bu seçimde gördük. Sandığa küsen, umutsuzluğa kapılan insanlar sandığa gidip oy kullandılar, değişimin büyük coşkusuyla Cumhuriyet Halk Partisi 1977’den sonra ilk kez büyük bir oy oranıyla birinci parti oldu. Yüzde 38 oy aldık ve bunun bilincindeyiz. Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanı ile görüştü. Bilin ki bu görüşme, memleketin sorunlarının çözümü için atılan bir adımdır. 10 bin lira maaş alan emeklinin derdini çözmek, atanamayan öğretmenler, mülakat nedeniyle elenen gençler, yoksullar, asgari ücretle geçinmek zorunda olanlar için atılan bir adımdır. Biz kimseyle kavga etmeyeceğiz, diyalog içinde olacağız, müzakere de edeceğiz, mücadele de edeceğiz. Genel başkanımız ve MYK’mız bu duyarlılıkla devam edecekler. Yapılan görüşmede de bunlar konuşuldu. Memleketin sorunları, dertleri konuşuldu, Türkiye’nin birinci partisinin lideri tarafından sorunlar Cumhurbaşkanına iletildi. Onları da takip etmeye devam edeceğiz” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-genel-baskanimiz-cumhurbaskani-ile-gorustu/feed/ 0 Sivas’ta İnşaat Yapı Malzemeleri Fuarı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/sivasta-insaat-yapi-malzemeleri-fuari-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/sivasta-insaat-yapi-malzemeleri-fuari-duzenlendi/#respond Fri, 19 Apr 2024 00:36:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28222 Sivas’ta inşaat yapı malzemeleri fuarı düzenlendi. Fuar açılışı ve SİMDER hizmet binası açılışı için Sivas’a gelen İMKON Genel Başkanı TOBB İnşaat Sektörü Meclis Başkanı Tahir Tellioğlu, “Vatandaşın başını sokacak bir barınma hakkı tanıması kamunun görevidir” dedi.

Sivas İnşaat Müteahhitleri Derneği tarafından düzenlenen SİVYAP 2024 fuarının açılışı yapıldı. Fuarın açılışına Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Belediye Başkanı Adem Uzun, İMKON Genel Başkanı TOBB İnşaat Sektörü Meclis Başkanı Tahir Tellioğlu, Sivas İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Gökhan Fatih Aslan ve çeşitli il protokolü üyeleri katıldı.

SİVYAP 2024 fuarının açılışında konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, “Biliyoruz ki inşaat, ekonominin lokomotif sektörlerinden birisini oluşturmakta, olmazsa olmazlarımız arasında yer almaktadır. Bu iş kolu hali hazırda 200 iş kolunu doğrudan veya dolaylı olarak etkilemekte, ilimizde istihdama katkı noktasında büyük bir rol oynamaktadır” dedi.

Konuşmaların ardından 18-21 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarının açılışı yapıldı. Protokol üyeleri stantları gezerek yetkililerden bilgiler aldı.

Sivas İnşaat Müteahhitleri Derneği yeni hizmet binasının açılışında konuşan SİMDER Başkanı Gökhan Fatih Aslan, “Bizler Sivas’ta ticaret odasına kayıtlı yaklaşık bin kişinin üzerinde sayısı olan bir meslek grubuyuz. Aktif şekilde inşaat faaliyetlerini sürdüren yaklaşık 800 tane müteahhit arkadaşımız var. Derneğimizin şu an resmi işlemlerini tamamlamış ve tamamlamak üzere olan üye sayımız 350 civarına ulaşmış durumda. Biz bu bayrağı kurucu başkanımız Sayın Sami Arifer’den telsim aldık. Kendisi 13 yıl bu derneğin kuruculuğu ve başkanlığını üstlendi. Kendisine de bizden önce ki kurucu yönetim kurulu üyelerine de çok teşekkür ederim. Bizler için bu bayrağı 13 yıl taşıdı ve dalgalandırdılar. Çokta güzel bir yerde bize devrettiler. Bizde aldığımız yerden en iyi şekilde en iyi yerlere ulaştırıp bizden sonra ki arkadaşlara daha iyi bir noktada teslim etmeye çalışacağız. Amacımız derneğimizin kurumsal yapısını, tanıtımını, faaliyetlerini artırmak ve meslektaşlarımızla faydalı işler yapmak” dedi.

“Kuruluş amacımız müteahhitlik sektöründe yaşanan sorunlardır”

Törende konuşan İMKON Genel Başkanı TOBB İnşaat Sektörü Meclis Başkanı Tahir Tellioğlu, ise “Edirne’den Van’a, 52 dernek, 5 federasyon ile yüz bine yakın meslektaşlarının sorunlarının tamamına vakıf olduklarını belirterek, “İnşaat sektöründe ki sorunlar yüzde doksan müşterek sorunlardır. Mali sorunlar, yapısal sorunlar, yapı denetim, şantiye şefliği, çimento karteli başta olmak üzere; oluşan zamlar, arsa tedarik, konut kredi faizlerine erişim ve finansman sorunu gibi temel başlıklarda sorunlarımız var. Bizim birinci derede kuruluş amacımız müteahhitlik sektöründe yaşanan sorunlardır. Ancak kamu yararı statüsünü de konfederasyon olduktan sonra konulara daha geniş bakmaya başladık. Çünkü bunların birbiriyle bağlantılı olduğunu gözlemledik. Bu sorunlardan birincisi meslektaşlarımızın yaşadığı sorunlardır. İkinci başlığımız ise vatandaşın alım gücü, konuta erişim oran ve zorluklarıdır. Vatandaşların da bu noktada ki sorununu da dikkate alıyoruz. Üçüncü bir başlığımız ise kamunun bu noktada ki sorumluluklarıdır. Vatandaş pahalı konuttan dolayı konuta erişemiyorsa, maaşının bir katından fazla kira ödemek zorunda kalıyorsa ve bu noktada sosyal buhranlar oluşuyorsa bu müteahhittin sorunu değildir. Vatandaşın Anayasa’nın ilgili maddesine göre vatandaşın başını sokacak bir barınma hakkı tanıması, desteklemesi kamunun görevidir” ifadelerine yer verdi. – SİVAS

]]>
https://www.haber60.com.tr/sivasta-insaat-yapi-malzemeleri-fuari-duzenlendi/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer: Halkın düzeni değiştirmek istediğini gösterdi https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-halkin-duzeni-degistirmek-istedigini-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-halkin-duzeni-degistirmek-istedigini-gosterdi/#respond Thu, 11 Apr 2024 06:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26995 Yerel seçimlerde halkın, düzeni değiştirmek istediğini net bir şekilde gösterdiğini belirten Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “Toplumun farklı kesimlerinin sorunlarının hesabı sandıkta görüldü. Çiftçinin, emeklinin geçim sorunları, hayat pahalılığı, israf, talan, ötekileştirme her şeyden önemlisi adaletsizlik. Adaletsizliğin tavan yaptığı bir ülkede sandıktan böyle bir sonuç çıktı” dedi.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, gazeteci Ruşen Çakır’ın Medyascope’ta yaptığı söyleşi programına konuk oldu. Yayın başında, tüm yurttaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayan Seçer, Ruşen Çakır’dan gelen “Rakamlara bakıyorum, açıkçası Mansur Yavaş ‘Yüzde 60’ı aştı’ diye haklı bir şekilde çok konuşuldu. Ama siz de yüzde 59.51 oy oranı ile 625 bin oy aldınız. İkinci sıradaki MHP adayı Serdar Soydan’ın oy oranı yüzde 31 ve seçimde neredeyse yarı yarıya fark atmışsınız. Aradaki fark çok bariz. Bunu bekliyor muydunuz” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“HER 3 KİŞİDEN 2’SİNİN BEĞENİSİNİ VE GÜVENİNİ ALMAK SON DERECE ANLAMLI”

“5 yıldır kamuoyunun siyasal bakışını da ölçmeye çalıştık. Son zamanlarda yaptığımız seçim anketlerinde de açıkçası yüzde 55-60 arası bir oy oranı bekliyorduk. Mersin sosyolojisinde, Türkiye’nin özeti olarak tanımladığımız bu kentte yüzde 59 buçuk gibi çok önemli bir oy oranına ulaşıldı. Bu önemli ve incelenmesi gereken bir durumdur. Mersin’in demografisini, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısını iyi bilen her gözlemci, bu sonucun anlamlı olduğunu söyler ve bu konuda analiz yapılması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir kentte 8 ayrı partiden milletvekilinin olduğu bir kentten bahsediyoruz. Böyle siyasal, heterojen ve toplumsal yapının olduğu bir yerde, her 3 kişiden 2’sinin beğenisini ve güvenini almak son derece anlamlı.

“TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNİN SORUNLARININ HESABI SANDIKTA GÖRÜLDÜ”

Toplumun farklı kesimlerinin sorunlarının hesabı sandıkta görüldü. Çiftçinin, emeklinin geçim sorunları, hayat pahalılığı, israf, talan, ötekileştirme her şeyden önemlisi adaletsizlik; adaletsizliğin tavan yaptığı bir ülkede sandıktan böyle bir sonuç çıktı. Halk seçimlerde, ‘ Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Antalya, Aydın ve Eskişehir örneği var. Bakın gayet güzel başkanlık yapıyorlar. Bizim iktidara bir ders vermemiz lazım. Önemli sorunlar var, bir uyarıda bulunmamız lazım. Yeni belediye başkan adaylarını da destekleyelim. Hem iktidara ders verelim hem zaten bir şans vermiştik CHP’ye, mevcut belediye başkanları fevkalade başarılı oldu. Neden bunlar olmasın’ dedi. Asıl her şey şimdi başlıyor.”

Yerel seçimlerdeki başarının 2028 seçimleri için “Bu CHP için bir iktidar yürüyüşü mü” sorusu üzerine Seçer, şöyle konuştu:

“2028 YILINDA İKTİDAR KAÇINILMAZ”

“Elbette. Büyük güç elde etmişsiniz, yerel iktidarsınız; moral ve motivasyon pik yapmış, kendinize özgüveniniz artmış, bu muazzam bir şey. Benim rüştüm, söylemlerim, sizin yaptığınız programlar, gazetelerde yer alan bana övgü dolu röportajlar ya da reklamlar değil, halk sandıkta; ‘Bu başkanın rüştü budur’ dedi. Diğer başkanlar için de öyle. Bu son derece değerlidir. Bunu neden genel iktidara taşımayalım. Vatandaşları ‘Neden genel iktidarı vermeyelim ki. Artık ekonomiyi, milli eğitimi, Türkiye’nin dış politikasını onlar yönetsin’ deme noktasına getirmek şu anda bizim elimizde ve bunu yapabiliriz. Eğer yeni seçilen belediye başkanları başarılı bir süreç yaşarsa; bizler toplum tarafından kabul görmüş mevcut belediye başkanları bu durumlarımızı tahkim edersek, zenginleştirirsek 2028 yılında iktidar kaçınılmaz olur.”

Çakır’ın hayata geçireceği projeler arasından en önemsediği projenin hangisi olduğunu sormasını üzerine ise Seçer, ‘Metro’, ‘Sosyal Konut’ ve ‘Müftü Deresi Yaşam Vadisi’nin  majör projeler arasında yer aldığını aktararak, “Ama sosyal politikalarda hem mevcut projelerimizin devamı ve onların zenginleştirilmesi hem yeni projeler; bunun içerisinde tarım destekleri, kadın, çocuk politikaları ön planda” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-halkin-duzeni-degistirmek-istedigini-gosterdi/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer: Halkın düzeni değiştirmek istediğini gösterdik https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-halkin-duzeni-degistirmek-istedigini-gosterdik/ https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-halkin-duzeni-degistirmek-istedigini-gosterdik/#respond Wed, 10 Apr 2024 08:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26871 Yerel seçimlerde halkın düzeni değiştirmek istediğini net bir şekilde gösterdiğini belirten Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “Toplumun farklı kesimlerinin sorunlarının hesabı sandıkta görüldü. Çiftçinin, emeklinin, geçim sorunları, hayat pahalılığı, israf, talan, ötekileştirme her şeyden önemlisi adaletsizlik; adaletsizliğin tavan yaptığı bir ülkede sandıktan böyle bir sonuç çıktı” dedi.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, gazeteci Ruşen Çakır’ın Medyascope’ta yaptığı söyleşi programına konuk oldu. Yayın başında, tüm yurttaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayarak konuşmasına başlayan Seçer, Ruşen Çakır’dan gelen “Rakamlara bakıyorum, açıkçası Mansur Yavaş ‘Yüzde 60’ı aştı’ diye haklı bir şekilde çok konuşuldu. Ama siz de yüzde 59.51 oy oranı ile 625 bin oy aldınız. İkinci sıradaki MHP adayı Serdar Soydan’ın oy oranı yüzde 31 ve seçimde neredeyse yarı yarıya fark atmışsınız. Aradaki fark çok bariz. Bunu bekliyor muydunuz” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“HER 3 KİŞİDEN 2’SİNİN BEĞENİSİNİ VE GÜVENİNİ ALMAK SON DERECE ANLAMLI”

“5 yıldır kamuoyunun siyasal bakışını da ölçmeye çalıştık. Son zamanlarda yaptığımız seçim anketlerinde de açıkçası yüzde 55-60 arası bir oy oranı bekliyorduk. Mersin sosyolojisinde, Türkiye’nin özeti olarak tanımladığımız bu kentte yüzde 59 buçuk gibi çok önemli bir oy oranına ulaşıldı. Bu önemli ve incelenmesi gereken bir durumdur. Mersin’in demografisini, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısını iyi bilen her gözlemci, bu sonucun anlamlı olduğunu söyler ve bu konuda analiz yapılması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir kentte 8 ayrı partiden milletvekilinin olduğu bir kentten bahsediyoruz. Böyle siyasal, heterojen ve toplumsal yapının olduğu bir yerde, her 3 kişiden 2’sinin beğenisini ve güvenini almak son derece anlamlı.

“TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNİN SORUNLARININ HESABI SANDIKTA GÖRÜLDÜ”

Toplumun farklı kesimlerinin sorunlarının hesabı sandıkta görüldü. Çiftçinin, emeklinin, geçim sorunları, hayat pahalılığı, israf, talan, ötekileştirme her şeyden önemlisi adaletsizlik; adaletsizliğin tavan yaptığı bir ülkede sandıktan böyle bir sonuç çıktı. Halk seçimlerde, ‘ Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Antalya, Aydın ve Eskişehir örneği var. Bakın gayet güzel başkanlık yapıyorlar. Bizim iktidara bir ders vermemiz lazım. Önemli sorunlar var, bir uyarıda bulunmamız lazım. Yeni belediye başkan adaylarını da destekleyelim. Hem iktidara ders verelim hem zaten bir şans vermiştik CHP’ye, mevcut belediye başkanları fevkalade başarılı oldu. Neden bunlar olmasın?’ dedi. Asıl her şey şimdi başlıyor.”

Yerel seçimlerdeki başarının 2028 seçimleri için “Bu CHP için bir iktidar yürüyüşü mü” sorusu üzerine Seçer, şöyle konuştu:

“2028 YILINDA İKTİDAR KAÇINILMAZ”

“Elbette. Büyük güç elde etmişsiniz, yerel iktidarsınız; moral ve motivasyon pik yapmış, kendinize özgüveniniz artmış, bu muazzam bir şey. Benim rüştüm, söylemlerim, sizin yaptığınız programlar, gazetelerde yer alan bana övgü dolu röportajlar ya da reklamlar değil, halk sandıkta; ‘Bu başkanın rüştü budur’ dedi. Diğer başkanlar için de öyle. Bu son derece değerlidir. Bunu neden genel iktidara taşımayalım. Vatandaşları ‘Neden genel iktidarı vermeyelim ki. Artık ekonomiyi, milli eğitimi, Türkiye’nin dış politikasını onlar yönetsin’ deme noktasına getirmek şu anda bizim elimizde ve bunu yapabiliriz. Eğer yeni seçilen belediye başkanları başarılı bir süreç yaşarsa; bizler toplum tarafından kabul görmüş mevcut belediye başkanları bu durumlarımızı tahkim edersek, zenginleştirirsek 2028 yılında iktidar kaçınılmaz olur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-halkin-duzeni-degistirmek-istedigini-gosterdik/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Birleşmiş Milletler ve dünyanın diğer kurumları iflas etmiştir https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-birlesmis-milletler-ve-dunyanin-diger-kurumlari-iflas-etmistir/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-birlesmis-milletler-ve-dunyanin-diger-kurumlari-iflas-etmistir/#respond Wed, 20 Mar 2024 03:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21176 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere dünyanın bütün kurum ve kuruluşları iflas etmiştir. Birleşmiş Milletler’in iflasının en hazin görüntüsü ise Guterres’in Refah Sınır Kapısı’nda içeri girmek için bekletilmesi görüntüsüdür. Barışı sağlayacak Birleşmiş Milletler’in Genel Sekreteri bile barışı sağlayabilmek için o zulmün yapıldığı mekana giremiyor” açıklamasını yaptı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, büyükelçiler ile Meclis’teki iftar programında buluştu. Kurtulmuş, büyükelçilerle bir araya geldiği programda Türkiye’nin dış politika anlayışına ilişkin şunları söyledi:

“DİPLOMASI MASASININ GÜCÜNÜ TÜRKİYE OLARAK HİÇBİR ZAMAN İHMAL ETMEDİK”

“Türkiye olarak dış politikada son derece aktif ve yoğun bir dönemin içerisinden geçtiğimizi sizler de görüyorsunuz ve takip ediyorsunuz. Dış politikada çok farklı alanlarda sürdürdüğümüz bu çabalarımızın iki önemli dayanağını tekrar hatırlatmak isterim. Bunlardan birincisi, sorunlara karşı barışçıl çözümleri ortaya koyabilme iradesidir. Bunun için sorunlar ne kadar büyük olursa olsun diplomasi masasının gücünü Türkiye olarak hiçbir zaman ihmal etmedik. Bu çerçevede hem sorunların çözümü için karşılıklı rızaya dayalı müzakereleri açık tuttuk hem de diplomasinin bütün kanallarından istifade ettik. Dış politikamızın bir başka önemli ayağı ise bölgesel ve küresel sorunların çözülebilmesi için küresel ölçekli adaletin temin edilebilmesini kendi dış politikamızın ana eksenine oturttuk.”

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın sorunlarına değinen Kurtulmuş, Rusya- Ukrayna Savaşı hakkında şöyle konuştu:

“ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞININ AYAK SESLERİNİ DUYMAMIZ MÜMKÜN”

“Türkiye’nin dış politika anlayışının ana ayaklarından birisi barış ve istikrarın sağlanmasıdır. Bu perspektife sahip olmayan hiçbir uluslararası çabanın çözüm üretmesinin mümkün olmadığını biliyoruz. Hele hele bizim gibi bütün çevresi sorun alanlarıyla dolu olan bir ülkede birinci hedefinizin barışı ve istikrarı sağlamak olması aşikardır. Türkiye, Rusya-Ukrayna arasında kalıcı ve adil bir barışı savunurken aynı zamanda bu savaşın yayılma potansiyelini gören bir ülke olarak bunu açık bir şekilde ifade etti. Çünkü hepimiz biliyoruz ki Rusya-Ukrayna arasındaki savaş sadece Rusya ve Ukrayna arasında değil. Rusya’yla tüm batı dünyası arasında bir savaş olma potansiyeline sahiptir. Bu savaş barışçıl bir şekilde sonlandırılamazsa üçüncü dünya savaşının ayak seslerini duymamız bile mümkündür.”

Uluslararası sorunların uluslararası çözümler gerektirdiğine dikkati çeken TBMM Başkanı, şöyle devam etti:

“İSLAMAFOBİ İLE MÜCADELE BİR TEK ÜLKENİN TEK BAŞINA YAPABİLECEĞİ BİR İŞ DEĞİLDİR”

“Karşılaştığımız küresel sorunların hepsine karşı hep beraber çözüm üretmek, çözümleri geliştirmek ve müşterek bir şekilde mücadele etmek zorundayız. Örneğin İslamafobi ile mücadele bir tek ülkenin tek başına yapabileceği bir iş değildir. İslamafobiyle mücadele sadece Müslüman ülkelerin yapacağı bir şey de değildir. İslamafobi aslında ırkçılığın, faşizmin, ötekileştirmenin, insanlar arasında bir hiyerarşi kurmanın en açık suçlarından biridir. Bugün Avrupa’da artan ve hepimizin endişeyle izlediği ırkçılık ve yükselen faşizm dalgası ve aşırı sağ akımlar İslamafobi ve yabancı düşmanlığı üzerinden aslında Avrupa’nın mutedir, makul, anaakım siyasetini köreltmektedir.

Tek başımıza kaldığımızda herhalde hiçbirimiz bugünkü dünya sisteminin işlediğini söyleyemez. Hatta bugünkü dünya sisteminin sahebi olarak kendisini görenler dahi bu sistemin çalıştığını iddia edemez. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere dünyanın bütün kurum ve kuruluşları iflas etmiştir. Birleşmiş Milletler’in iflasının en hazin görüntüsü ise Guterres’in Refah Sınır Kapısı’nda içeri girmek için bekletilmesi görüntüsüdür. Barışı sağlayacak Birleşmiş Milletler’in Genel Sekreteri bile barışı sağlayabilmek için o zulmün yapıldığı mekana giremiyor. Artık Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Dünya Sağlık Örgütü’nden tutun Dünya Bankası’na kadar birçok kurum ve kuruluşun, hatta Avrupa Birliği’nin bile birçok açıdan artık fonksiyonlarının yerine getirilememekte olduğunu görüyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-birlesmis-milletler-ve-dunyanin-diger-kurumlari-iflas-etmistir/feed/ 0
Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ayaydın, “Fethiye Turizm Sektörü Temsilcileri Buluşması’nda” konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ayaydin-fethiye-turizm-sektoru-temsilcileri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ayaydin-fethiye-turizm-sektoru-temsilcileri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20162 Cumhur İttifakı’nın Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Fethiye Körfezi’nin balçıklardan temizlenmesi için çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılımıyla Fethiye’deki bir restoranda düzenlenen “Fethiye Turizm Sektörü Temsilcileri Buluşması’nda” konuşan Ayaydın, Fethiye ve Muğla’nın sorunlarını çözmek için elini taşın altına koyduğunu ifade etti.

Fethiye’nin turizm açısından çok önemli bir yer olduğunu ve bununla ilgili çok önemli projeler hazırladıklarını belirten Ayaydın, “Büyükşehir Belediyesi ne yazık ki buraya hiç hizmet getirmemiş. Fethiye’de imar planı, altyapı, kanalizasyon yok. En kötüsü de Fethiye Körfezi. Fethiye, dünyanın en önemli turizm merkezleri arasında olmasına rağmen ne yazık ki Fethiye Körfezi’nde 6 milyon ton balçık var. Eğer Büyükşehir Belediyesi geçmiş 10 yıl içerisinde günde bir kova balçığı alıp temizlemiş olsaydı Fethiye Körfezi bugün bu noktada olmazdı.” dedi.

Bölgeye ilk geldiğinde Marmaris ve Fethiye körfezlerini incelediğini, her iki körfezin de son derece kirli olduğunu tespit ettiğini anlatan Ayaydın, körfezlerin temizlenmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşerek destek istediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bakanlara verdiği talimat doğrultusunda bölgede temizlik çalışması yapacak gemilerin Marmaris’e geldiğine işaret eden Ayaydın, “Gemiler bölgede incelemeye başladı. Hangi noktada ne kadar kirlilik var şu an onun tespitini yapıyor. Fethiye Körfezi’nde 19 noktada temizlik yapılması için çalışma hazırlandı. En kısa sürede Fethiye Körfezi’nde 2 gemiyle temizlik çalışması başlayacak. Temizlik çalışmalarının nasıl yürütüleceğinin de tespiti yapılıyor. Çalışmalar çevreye duyarlı bir şekilde yapılacak.” diye konuştu.

Fethiye’nin en önemli sorunlarından birinin de her ilçede olduğu gibi altyapı olduğunu vurgulayan Ayaydın, Büyükşehir Belediyesinin turizm merkezi Fethiye’de altyapı ile ilgili hiçbir çalışma yapmadığını, göreve geldiklerinde ilçenin altyapı ve imar planlarını yapacaklarını ifade etti.

İmar planlarının hazırlanmamış olması nedeniyle ilçede özellikle kırsalda yaşayan vatandaşların sorunlar yaşadığını anlatan Ayaydın, bu nedenle kaçak yapıların takibinin de yapılamadığını söyledi.

“Görevimiz, vatandaşımızın hayatını kolaylaştırmak, sorunlarını çözmek”

Fethiye başta olmak üzere Marmaris, Bodrum ve bazı ilçelerin “kaçak yapı cenneti” haline geldiğini aktaran Ayaydın, şöyle konuştu:

“Biz göreve gelir gelmez en başta Fethiye Körfezi’ni temizleyeceğiz. Daha sonra altyapı ve imar planlarını yapacağız. Yaz aylarında içinden çıkılamayacak derecede trafik çilesi çeken vatandaşların bu sorununu da çözeceğiz. Bununla ilgili otopark alanlarını da belirledik. Süratle Fethiye’nin bu sorunlarını çözeceğiz. Biz Büyükşehir Belediyesinin bütün imkanlarını Fethiye’ye de kullanarak bu şehri güzelleştireceğiz. İmkanlarımızın yetmediği durumlarda bakanlıklarımızın kapısını çalacağız. Görevimiz, vatandaşımızın hayatını kolaylaştırmak, sorunlarını çözmek ve hayat standardını yükseltmek. Biz koltuk meraklısı değiliz. Koltukta oturmaya gelmedik. Benim zamanımın büyük bir bölümü halkımın ve sivil toplum örgütlerinin arasında geçecek. Fethiye’de çekek yerleri ile ilgili de hazırlıklarımızı yaptık. Bununla ilgili çalışma yürütüyoruz.”

Ayaydın, Fethiye’nin en önemli sorunlarından birinin de kira sorunu olduğuna değinerek, Büyükşehir Belediyesi olarak inşaat şirketi kuracaklarını, geliştirdikleri projeler ile yaptıkları konutların önemli bir bölümünü kamu kurumlarına vereceklerini, bir diğer kısmını da dar gelirli vatandaşlara kar amacı gütmeden vereceklerini dile getirdi.

Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ayaydın, konut sayısının artmasıyla ilçede kira fiyatlarının hızla düşeceğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ayaydin-fethiye-turizm-sektoru-temsilcileri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
TDT Başkanı Binali Yıldırım: Gazze’deki soykırım uluslararası kamuoyu tarafından durdurulmalı https://www.haber60.com.tr/tdt-baskani-binali-yildirim-gazzedeki-soykirim-uluslararasi-kamuoyu-tarafindan-durdurulmali/ https://www.haber60.com.tr/tdt-baskani-binali-yildirim-gazzedeki-soykirim-uluslararasi-kamuoyu-tarafindan-durdurulmali/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18961 Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Gazze’de yaşananların mevcut uluslararası düzenin ahlaki ve vicdani parçalanmışlığını çarpıcı biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Bu soykırım ve etnik temizliğe uluslararası kamuoyu son vermelidir. Durdurulmazsa beşeriyetin sonu gelecek.” dedi.

Yıldırım, Bakü’de düzenlenen 11. Küresel Bakü Forumu’nun açılışında konuştu.

Katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileten Yıldırım, forumun başarılı olmasını diledi.

Yıldırım, giderek artan küresel ve bölgesel zorluklar ve bu zorluklara yeterince cevap veremeyen uluslararası sistemin dağınık ve düzensiz görünümünün tüm dünyada parçalı imajın oluşmasına yol açtığını belirtti.

Parçalanmanın bölgesel düzeyde başlayıp sorunlar yumağı olarak küresel düzeye taşındığını ifade eden Yıldırım, bölgedeki çatışmaların sadece siyasi ve askeri alanda değil, ekonomi, ulaşım, enerji gibi alanlarda da olumsuzluklara neden olduğunu vurguladı.

Yıldırım, Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin, “Bu savaş, bölgemizde ve ötesinde giderek ağır insani ve maddi zarara yol açıyor. Barışı sağlamak için tarafları bir araya getirmenin yollarını bulmaya acilen ihtiyaç var. Türkiye sorunun barış yoluyla çözümü için çaba harcıyor.” görüşünü paylaştı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunlara da değinen Yıldırım, “Güney Kafkasya’nın hak ettiği barış, güvenlik ve refaha kavuşması için bölgedeki tüm ülkelerin yapıcı ve sonuç odaklı çalışmalar yapması gerekmektedir. Karabağ işgalden kurtuldu. Şimdi bölgede barışa yakınız.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, İsrail’in Gazze’ye saldırılarına ilişkin, “Gazze’de yaşananlar, mevcut uluslararası düzenin ahlaki ve vicdani parçalanmışlığını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Bu soykırım ve etnik temizliğe uluslararası kamuoyu son vermelidir. Durdurulmazsa beşeriyetin sonu gelecek.” dedi.

Konuşmasında terör, yabancı düşmanlığı, hoşgörüsüzlük, İslam karşıtlığı gibi tehditlerin yoğunlaşmasına dikkati çeken Yıldırım, iklim değişikliğinin de belli ülkeleri değil tüm dünyayı ilgilendiren ve topyekun mücadele gerektiren sorun olduğunu vurguladı.

Yıldırım, uluslararası sistemin mevcut parçalı görünüme çözüm bulamadığını, çok kutuplu yapısının dünyanın parçalanmasını daha da derinleştirdiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Uluslararası sistemin etkinliğinin ve meşruiyetinin kaybolması keyfiliğin, düzensizliğin, şiddet ve vahşetin daha da artmasına yol açmaktadır. Toplumlar arasındaki hoşgörüsüzlük ve fikir ayrılıkları devam ettikçe, bu hoşgörüsüzlük ve fikir ayrılıklarından beslenen çevrelerin güçlendiğini, dolayısıyla aşırılıkçı hareketlerin yükselişini sürdürdüğünü görüyoruz. Öte yandan, geçmişin ihtiyaçlarına göre tasarlanan uluslararası kurum ve kuruluşların, mevcut yapılarıyla günümüzün sorunlarına adil ve sürdürülebilir çözümler getiremediği artık aşikardır. Daha güçlü kurum ve ortaklıklara olan ihtiyaç giderek daha belirgin hale geliyor. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Dünya beşten büyüktür’ çağrısı, daha adil dünyanın mümkün olduğu inancıyla haksızlığa karşı mazlumların yanında kararlı duruşu temsil ediyor. Dünya çapında herkesi anlayabilecek kurum, kuruluş, yaklaşım ve politikalara ihtiyacımız var. “

Bölgesel işbirliğinin her zamankinden daha acil ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Yıldırım, Türkiye ve Azerbaycan’ın inisiyatifiyle başlatılan “3+3 Bölgesel İşbirliği Platformu”nu ve TDT’yi örnek gösterdi.

“Uluslararası organizasyonlar ne yazık ki aciz ve çaresiz kalıyor”

Yıldırım, forumun açılışı sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sorunlara “güçlünün haklı değil haklının güçlü olduğu” anlayışla yaklaşıldığında, hukukun üstünlüğü esas alındığında çözüm elde edilebileceğini söyledi.

İsrail’in Gazze’de yaptıklarına, Rusya-Ukrayna Savaşı’na veya Karabağ’da 30 yıldır yaşananlara bakıldığında “güçlünün haklı olduğu” teziyle hareket edildiğinin görüldüğünü söyleyen Yıldırım, “Uluslararası organizasyonlar ne yazık ki aciz ve çaresiz kalıyor. Sorunların çözülmesi için uluslararası kuruluşlar, Birleşmiş Milletler ve diğer bölgesel organizasyonların 2. Dünya Savaşı’ndan kalma anlayışla değil günümüzün beklentilerini karşılayacak şekilde tekrar reforme edilmesi, elden geçirilmesi lazım.” şeklinde konuştu.

Forumda 68 ülkeden 400 katılımcı yer aldı

Nizami Gencevi Uluslararası Merkezi’nce düzenlenen ve açılışını Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yaptığı foruma Yıldırım’ın yanı sıra Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bayram Begay, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Sırp Üyesi Zeljka Cvijanovic, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Miguel Angel Moratinos da katıldı.

“Parçalanmış Dünyayı Yeniden Kurmak” konulu forumda, eski devlet ve hükümet başkanları, Nobel Ödülü sahipleri, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcileri de dahil olmak üzere 68 ülkeden yaklaşık 400 katılımcı yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tdt-baskani-binali-yildirim-gazzedeki-soykirim-uluslararasi-kamuoyu-tarafindan-durdurulmali/feed/ 0
AB’nin Küresel Dönüşümleri Şekillendirme Kabiliyeti https://www.haber60.com.tr/abnin-kuresel-donusumleri-sekillendirme-kabiliyeti/ https://www.haber60.com.tr/abnin-kuresel-donusumleri-sekillendirme-kabiliyeti/#respond Mon, 04 Mar 2024 02:00:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14828 Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında, merkezi Brüksel’de bulunan düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezinin (EPC) işbirliğiyle düzenlenen ” Avrupa Birliği’nin (AB) Küresel Dönüşümleri Şekillendirme Kabiliyeti” başlıklı panelde, küresel dönüşümlere AB’nin yanıt verebilme kabiliyeti ve değişen dünyanın koşullarına ayak uydurabilme olanakları ele alındı.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu 2024’te, moderatörlüğünü EPC Başkanı Fabier Zuleeg’in yaptığı, “AB’nin Küresel Dönüşümleri Şekillendirme Kabiliyeti” başlıklı panelde Lüksemburg Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Xavier Bettel, Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı İgli Hasani, AB Dış İlişkiler Dairesi (EEAS) Direktörü Angelina Eichhorst, eski Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarovic, eski İspanya Dışişleri Bakanı Ana Palacio konuşmacı olarak yer aldı.

Lüksemburg Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bettel, dünyada küresel çapta büyük bir karışıklığın olduğunu belirterek “Ortak sorunlarımız var. İlk intiba bu ortak sorunlara ulusal çözümler bulmamız yönünde ancak bu bir hata. Kovid-19’da, iklim krizinde, barış konusunda bunu görüyoruz. Ortak sorunlar için ortak çözümlere ihtiyaç duyuyoruz.” diye konuştu.

Ukrayna’da devam eden savaşı örnek gösteren Bettel, bunun yerel gözükmesine rağmen aslında küresel bir sorun olduğunu ifade etti.

Bettel, Gazze’deki duruma ilişkin değerlendirmesinde de “Bana İsrail’den mi, Gazze’den mi yanayım diye sorulacak olursa ben barıştan yanayım.” dedi.

Mevcut durumun, İsrail ve Filistin arasında gibi gözükmesine rağmen etkilerinin küresel boyutta olduğunu vurgulayan Bettel, bazılarının ise söz konusu durumu Müslümanlar ve Yahudiler arasında bir savaş olarak gördüğünü belirtti.

“Beklentileri karşılayamayan uluslararası örgütler”

Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Hasani ise ülkesinin AB üyeliği için beklediğini vurgulayarak “İşlevsiz bir Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyimiz var. Kendisinden beklenenleri karşılayamıyor. Kendilerinden beklentileri karşılayamayan birçok uluslararası örgütümüz var.” ifadelerini kullandı.

Gazze’deki duruma da değinen Hasani, iki devletli bir çözümün gerekli olduğunun altını çizdi.

Hasani, dünyanın, sadece sert güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya olmadığını belirterek iklim krizi ve Kovid-19 salgını gibi sorunların varlığına da dikkati çekti.

Eichhorst’tan birlikte hareket etme mesajı

Dünyanın karşılaştığı çok sayıda sorun olduğunu vurgulayan EEAS Direktörü Eichhorst ise “Hiçbir millet, hiçbir ülke, hiçbir toplum dünyada yaşananlara karşı bağışıklığa sahip değil. Bu, çok önemli. Kendinizi tek başınıza koruma altına alamazsınız. Bunu birlikte yapmalısınız. Bu, ilk ders olmalı. Çalışmalı, birbirinize bağlı olmalısınız.” diye konuştu.

Eichhorst, sorunların üstesinden gelmek için birlikte hareket etmenin tek çözüm olduğunu kaydetti.

Birçok ülkenin AB’ye üye olmak istediğini ifade eden Eichhorst, bunun nedeni olarak, ülkelerin birlikteyken daha güçlü olmasını gösterdi.

Eichhorst, AB’nin sorunlara karşı müdahale hızının yavaş olduğu yönündeki eleştirileri de yanıtlarken ekonomik kriz, Orta Doğu’daki sorunlar, Kovid-19 salgını, Ukrayna’daki savaş ve Gazze’de devam eden İsrail saldırıları gibi konularda Brüksel’in hızlı hareket ettiğini savundu.

Küresel açıdan, kaynaklar ve değerler rekabeti, Kovid-19 salgını, Ukrayna savaşı ve İsrail’in Gazze saldırılarına dikkati çeken Hırvatistan eski Cumhurbaşkanı Kitarovic de mevcut durumun AB’nin küresel bir oyuncu olması için fırsat olduğunu belirtti.

Kitarovic, “Karşılaştığımız tüm bu sorunlar, ulusal değil, uluslararası yanıt gerektirir. Koordine bir eylem, çok yönlülük, değerlere güven ve dayanışma gerektirir. AB de bunlarla ilgili. Her zaman hemfikir değiliz; farklı coğrafyalara, farklı tarihlere, farklı perspektiflere sahip 27 ülkeyiz. Bazen harekete geçmemiz gereken bir konuda fikir ayrılıklarımız oluyor ancak ortak değerlerde büyük bir başarı sağlıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Eski İspanya Dışişleri Bakanı Palacio ise AB’nin işlevsel olmayan, yavaş bir yapıya sahip olduğuna yönelik eleştirileri “AB, 20’nci yüzyılın büyük bir başarısıdır. 21’inci yüzyılın da büyük başarısı olmayı umuyoruz. Bu nedenle kapımızı çalan ülkeler var.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abnin-kuresel-donusumleri-sekillendirme-kabiliyeti/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Jeopolitik Sorunların Çözümü Ticarete ve Ekonomiye Yansır https://www.haber60.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/ https://www.haber60.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14729 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ukrayna ve Rusya çatışması için barışçıl bir çözüm bulunabilirse Gazze’deki felakete bir çözüm bulunabilirse Afrika’da istikrar sağlanabilirse bu tarz çeşitli bölgelerdeki bu jeopolitik sorunlar çözülebilirse bunun ticarete ve ekonomiye yansımalarının da olacağı aşikar.” dedi.

Cevdet Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nda “Uluslararası Ticaret, Bağlantısallık ve Karşılıklı Bağımlılık” başlıklı yuvarlak masa toplantısına katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, küresel ticaretin yavaşladığını belirterek, pandemi ve jeopolitik gerilimlerin bunda rol aldığını, dünya genelinde ise refahın olumsuz etkilendiğini söyledi.

İkinci dünya savaşından sonra dünyada yeni gelişmelerin ortaya çıktığını, küresel yapıların değiştiğini, üretimin batıdan doğuya kaymaya başladığını ifade eden Yılmaz, uluslararası kurumların yeni gerçeklere göre kendini güncelleyemediğini, dünyanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi beş üyesinden, ekonomik olarak da ise yediden büyük olduğunu kaydetti.

Yılmaz, bu sorunların ikili ve bölgesel işbirlikleriyle ele alınabileceğini dile getirerek, “İnsanlık olarak her zaman elimize fırsatlar geçiyor, bu sorunları çözme anlamında. O yüzden de olumsuz bakmamak, kötümser olmamak gerekiyor. Geleceğe bakmamız ve bu sorunları ele almaya yönelik yenilikçi yöntemlerin peşinden koşmamız gerekiyor. Bu yüzden de ikili ve bölgesel ilişkilerin bu anlamda önemli bir gündem maddesi olacağını düşünüyorum. Türkiye olarak da bizler komşuluk ilişkilerimizi geliştirmeyi bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu bağlantısallığı artırmak adına fiziksel altyapının güçlendirilmesinin yanı sıra aynı zamanda düzenlemelerin de basitleştirilmesi, kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Yasamaya yönelik düzenlemelerin de daha basit hale getirilmesi gerekiyor ki böylelikle ikili ve bölgesel işbirliği potansiyelini değerlendirebiliriz. Bu ikili ve bölgesel işbirliklerinin, yeni bir küresel ortamın peşinde koşmamızı da engellememesi gerekiyor. Dünyanın bağlantısallığının arttığı bir dönemdeyiz. O yüzden de bu ikili ve bölgesel işbirlikleri devam ederken yeni bir küresel ortamın, yeni bir küresel çerçevenin oluşturulması için de çalışmaya devam etmek durumundayız. Burada daha dengeli, daha adil bir ortam yaratılması için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Çünkü küresel sorunların içerisinde iklim değişikliğinin de bulunduğu pek çok sorunla karşı karşıyayız.”

“Diplomasi ekonomi için de çok önemli”

Yılmaz, ülke içinde politik istikrar ve inanılırlık olmadan ulusal, bölgesel ve küresel anlamda başarılı olunamayacağını vurgulayarak, Türkiye son 20 yılda ortalama yüzde 5,4 büyürken, dünya ekonomisinin yüzde 3,6 büyüdüğünü, bunun siyasi istikrar, öngörülebilir politikalar, yurt içindeki güvenlik ve emniyet sayesinde başarıldığını kaydetti.

Enflasyonla mücadele politikalarının, sadece ekonomik öngörülebilirlik anlamında değil kalıcı ve sürdürülebilir bir sosyal refah için de önemli olduğuna işaret eden Yılmaz, uygun politikalarla hem enflasyonla mücadele edilip hem de kalıcı büyümenin sağlanabileceğini ifade etti.

Yılmaz, bunun için politik ekonomi görüşünün olmasını gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çünkü politika ekonomi ve ticareti etkiliyor. Ticaret ve ekonomi de siyaseti etkiliyor. Dolayısıyla bu ikisi arasında sürekli bir etkileşim var. Ukrayna ve Rusya çatışması için barışçıl bir çözüm bulunabilirse Gazze’deki felakete bir çözüm bulunabilirse Afrika’da istikrar sağlanabilirse bu tarz çeşitli bölgelerdeki bu jeopolitik sorunlar çözülebilirse bunun ticarete ve ekonomiye yansımalarının da olacağı aşikar. Tabii bu arada diplomasiye ihtiyacımız var, savaşa değil. Çünkü savaş hiç kimseye bir şey kazandırmaz ama barış herkese kazandırır. O yüzden biz bunu Kafkasya’da da görmek istiyoruz. Afrika’da da Orta Doğu’da da dünyanın her yerinde görmek istiyoruz. Hem insani nedenlerden ötürü hem de ekonomik büyüme ve bütün dünyanın refahı için. Dolayısıyla diplomasi sadece siyaset için değil aynı zamanda ekonomi için de çok önemli. Bu çünkü ikili bir etkileşim.”

Türkiye ile ABD ve Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde fırsatlar bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’nin Gümrük Birliği üyesi olduğunu, ama çok ciddi vize problemleri yaşadığını vurgulayarak, “Eğer ticareti ve ekonomiyi desteklemek istiyorsak insanların hayatını kolaylaştırmamız gerekiyor. Özellikle iş insanlarının, öğrencilerin, kültür sanat sektörlerindeki kişilerin.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, Gümrük Birliği anlaşmasının da yenilenmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun yenilenmesi durumda AB’nin geleceğine ve Türkiye-AB ilişkilerine fayda sağlayacağını dile getirdi.

Dünyadaki teknolojik gelişmelerin çok hızlı yaşandığını aktaran Yılmaz, artık sadece ürünlerin değil, hizmetlerin ve soyut varlıkların ticaretinin de söz konusu olduğunu, birbirlerinden çok uzakta olan ülkelerin, dijital altyapılarla aralarındaki ticareti geliştirebildiğini, bunu destekleyecek bir takım akıllı kanunların yapılması gerektiğini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevdet-yilmaz-jeopolitik-sorunlarin-cozumu-ticarete-ve-ekonomiye-yansir/feed/ 0
Aile Sağlığı Merkezlerinde Çalışan Emekçilerin Ödediği Vergiler Artıyor https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 00:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11428

MELTEM KARAKAŞ

Aile Sağlığı Merkezlerinin ödediği vergilere dikkati çeken SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Birtürk Özkavak, “Mart- Nisan ayından itibaren çalışanlar yüzde 35’in üzerinde vergi vermeye başlıyorlar. Zaten çok düşük olan ücretlerinin üzerinde aldıkları gelirlerin yüzde 35’ini vergi olarak ödemek durumunda kalıyorlar. Yani devlet, yani yöneticiler bir taraftan çok yakından da gördüğümüz gibi siyanürle halkı zehirleyen altın madencilerinin vergilerini affederken emekçilerden kat ve kat vergi almaya devam ediyor. Onların vergilerini affederken, patronların vergilerini silerken emekçilerin vergilerini habire artırıyor” dedi.

Sağlık ve Sosyal hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eskişehir Şubesi tarafından geçtiğimiz yıllarda depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan ve hala inşaatına başlanmayan Aile Sağlığı Merkezi önünde basın açıklaması yapıldı. SES Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve aile sağlığı merkezinde görev yapan doktor Birtürk Özkavak, nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmeti vurgusu yaptı.

Özkavak, şöyle konuştu:

“Son yıllarda görülmemiş ölçüde ekonomik sorunlar yaşıyoruz. Emekçiler yoksullaşıyor, hayat pahalılaşıyor ve iğneden ipliğe bütün emekçiler daha çok çalışmak, daha çok emek harcamak zorunda kalıyorlar ailelerini geçindirmek için. Bunlardan birisi de aile sağlığı merkezinde çalışanlar yani orada çalışan hekimler, hemşireler, tıbbi sekreterler, laborantlar ve orada çalışan hizmetli arkadaşlarımız. Bütün emekçilerin çok büyük sorunları var ama bugün özellikle konumuz aile sağlığı merkezinde çalışan emekçilerin ödediği ek vergiler çünkü bununla ilgili Türkiye’de bütün aile sağlığı merkezlerinde çalışan emekçiler olarak eylemlilik başlattık. Bundan böyle her çarşamba günü bir aile sağlığı merkezinde özellikle vergi dilimleriyle ilgili olan sorunlarımızı dile getireceğiz.

“EMEKÇİLERİN VERGİLERİNİ HABİRE ARTIRIYOR”

Mart- Nisan ayından itibaren çalışanlar yüzde 35’in üzerinde vergi vermeye başlıyorlar. Zaten çok düşük olan ücretlerinin üzerinde aldıkları gelirlerin yüzde 35’ini vergi olarak ödemek durumunda kalıyorlar. Yani devlet, yani yöneticiler bir taraftan çok yakından da gördüğümüz gibi siyanürle halkı zehirleyen altın madencilerinin vergilerini affederken emekçilerden kat ve kat vergi almaya devam ediyor. Onların vergilerini affederken, patronların vergilerini silerken emekçilerin vergilerini habire artırıyor. Aile hekimliğiyle ilgili, aile hekimleri birinci basamak çalışanlarıyla ilgili yaptığımız açıklamaları özellikle bu meydanda seçiyoruz çünkü arkamızdaki alan Eskişehir’in tarihi binalarından biriydi ve depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkıldı. Tam da yerel seçimler arifesinde biz Eskişehir’in sağlık emekçileri olarak bu alana da dikkat çekmek istiyoruz. Yıllardır boş kalan bu alanı yerel seçimler arifesinde bir kez daha hatırlatıyoruz ve buranın halkın sağlık ihtiyaçlarını gözetmek üzere değerlendirilmesi gerektiğini ifade diyoruz.

“EKONOMİK SORUNLAR DERİNLEŞTİKÇE İLAÇ FİYATLARI ARTMAYA BAŞLAYACAK”

Bu ekonomik sorunlar derinleştikçe yoksulluk artacak, yoksulluk derinleşecek, ilaç fiyatları olağanüstü artmaya başlayacak ve birçok ilaç eksilecek. Yurttaşlarımız hastanelerde istedikleri sağlık hizmetlerine zaten ulaşamıyorlar. Giderek daha fazla ulaşamayacakları günler gelecek. Biz istiyoruz ki bu sorunlar giderilsin, biz istiyoruz ki bu ülkenin onurlu emekçileri olarak insanca yaşayalım. Bütün halkımız insanca yaşasın, derdimiz tasamız budur. SES olarak bundan böyle her Çarşamba farklı bir aile sağlığı merkezinde sorunları dile getirmeye devam edeceğiz. Yurttaşlarımızın desteğini bekliyoruz çünkü derdimiz iyi bir sağlık hizmeti, ücretsiz, nitelikli sağlık hizmeti. Kolaylıkla, daha düşük ücretlerle, hatta ücretsiz ilaçlara ulaşmak, nitelikli sağlık hizmeti alması için yurttaşlarımızın çaba harcıyoruz. Bütün yurttaşlarımızdan destek bekliyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/aile-sagligi-merkezlerinde-calisan-emekcilerin-odedigi-vergiler-artiyor/feed/ 0