Olay, saat 01.15 sıralarında Bayrampaşa Altıntepsi Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre henüz kimliği öğrenilemeyen iki erkek şahıs, iş yeri arazisinin tellerle çevrili duvarında oturdukları esnada, tellerde yaşanan kopma sonrası dengelerini kaybederek aşağıya düştü.

Yaklaşık 10 metreden beton zemine çakılarak kanlar içinde kalan şahısları gören vatandaşlar panik yaşadı. Yaşanan olay sonrası bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptıkları müdahale sonrası her iki şahsın da hayatını kaybettiğini tespit etti.
Polis ekipleri olayın yaşadığı bölgeyi şeritle çevirerek güvenlik tedbiri aldı. Hayatını kaybeden iki kişinin cansız bedeni görevlilerce Adli Tıp Morguna kaldırıldı.
Polis ekipleri yaşanan olayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NARKOTİK KÖPEĞİ OSCAR ARAMA YAPTI
DHA’daki habere göre kahve yüklü TIR, etrafı polis araçlarıyla çevrilerek durduruldu. Narkotik köpeği Oscar’ın kullanıldığı aramada, TIR’ın dorsesinde kahve kutularının içine gizlenmiş 825 kilo eroin ele geçirdi.
TEK SEFERDE EN YÜKLÜ ELE GEÇİRME
Narkotik köpeğinin koku almasını engellemek için eroinin öğütülmüş kahve kutularının altına yerleştirildiği belirlendi. Operasyonda şoför Mehmet Emin Ç. gözaltına alındı. TIR’daki eroinin, Adana Emniyet Müdürlüğü tarihinde tek seferde ele geçirilen en yüksek miktarda eroin olduğu kaydedildi.
REKLAMBAKAN YERLİKAYA TEBRİK ETTİ
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Operasyonu koordine eden Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve operasyonu gerçekleştiren kahraman polislerimizi tebrik ediyorum. Milletimizin duası sizinle” ifadelerini kullandı.
BİR KİŞİ TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mehmet Emin Ç., çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İddiaya göre, seyir halindeki kimyasal madde taşıyan tanker, sokaktan döndüğü sırada virajı alamayarak bariyerlere çarptı.
YOLA TUZ RUHU DÖKÜLDÜ
İHA’daki habere göre çarpmanın etkisiyle yerinden çıkan hortumdan yola tuz ruhu döküldü. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ekipleri ile kimyasal madde müdahale ekibi (KBRN) sevk edildi.
SOKAKTA TEMİZLİK ÇALIŞMASI YAPILDI
Yola dökülen maddenin tuz ruhu olarak bilinen hidroklorik asit olduğunu belirleyen ekipler, kimyasal maddenin döküldüğü sokakta temizlik çalışması yaptı.
“RÜZGAR ALDI GÖTÜRDÜ”
Emrah Aktaş isimli bir vatandaş, “TIR geldi, bir iki kez zorlandı, geri de çıkamadı. Sağdan döner dönmez hortum patlayınca da tuz ruhu olduğu gibi meydana saçıldı. Bu ilk defa başımıza gelmiyor. Kaç kere TIR geldi, döndü oradan. Bizi etkilemedi, rüzgar aldı götürdü onu” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RÖGAR KAPAĞI METROBÜSÜN KAPISINI KIRDI
DHA’da yer alan habere göre araca çarpan rögar kapağı metrobüsün kapısına çarparak, kırdı. Bu sırada araç içerisinde kapıya yaslanarak yolculuk eden 2 çocuk babası Emrah Aytiş (34) yola düşerek yaralandı.
OMZU VE KOLU ALÇIYA ALINDI
Hastanedeki tedavisinin ardından omzu ve kolu alçıya alındıktan sonra taburcu edilen Aytiş, yaşadıklarını anlattı.
“HER İKİ KAPI PATLADI”
Emrah Aytiş, şunları söyledi: “Bakırköy’de metrobüse bindim, evime gidiyordum. Saat 14.30’da bindim. 15.00’da Saadetdere durağına yakın bir yerde, metrobüs seyir halindeyken rögar patladı. Alttan bir patlama oldu. Bilmiyorum artık nasıl bir şey olduğunu. Ondan sonra her iki kapı patladı.
REKLAM“ONDAN SONRASINI HATIRLAMIYORUM”
Kapı patlayınca çıktı yerinden, ben de o esnada yere fırladım. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. 35-40 dakikaya yakın ambulans bekledim. Sonra ambulans beni aldı hastaneye götürdü. Aklıma gelseydi kapıda durmazdım. Orada durmazdım. İnsanın aklına gelmez daha doğrusu böyle bir şey olacağı.
“İNMEK İÇİN KAPIYA YAKLAŞTIM DİREKT GİTTİM”
İnecektim, kapıya yanaştım. İnmek için biliyorsunuz metrobüs çok kalabalık, eğer kapıya gelmesen o durağı kaçırıyorsun. Başka bir durağa gidiyorsun. Ondan dolayı mecbur kapıya geldim. O an telefon da elimdeydi. Böyle büyük bir patlama olunca tutamadım kendimi. Direkt gittim zaten.”
“10 MİLYONDA 1 İNSANIN BAŞINA GELMEZ”
Vücudunun birçok yerinde kırıklar oluştuğunu belirten Aytiş, “Evime gidecektim, orada inemedim. Belimde bir kırık şüphesi var. Kolumda ezilme var. Ayağımda da çatlak var. 10 milyonda bir insanın başına gelmeyecek bir şey benim başıma geldi. Allah kimseye yaşatmasın. İyileştiğimde şikayetçi olacağım. Metrobüs bir de çok hızlıydı” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Taraflar bir süre konuştuktan sonra aralarında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile Abdullah Küçüktaşdemir, eşi Ebru Küçüktaşdemir’i vücudunun 18 yerinden bıçakladı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kanlar içinde yatan Ebru Küçüktaşdemir, ambulansla Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Küçüktaşdemir kurtarılamadı. Olayın ardından Abdullah Küçüktaşdemir polis tarafından gözaltına alındı.
DAHA ÖNCE DE ÖLÜMLE TEHDİT ETMİŞ
3 yıllık evli olan ve ayrı yaşayan çiftin önceden de boşanma davası açtıkları ve bu davadan vazgeçtikleri öğrenildi. Ebru Küçüktaşdemir’in daha önce eşi tarafından ‘ölümle’ tehdit edildiği için şikayette bulunduğu ve şikayetinden vazgeçtiği ortaya çıktı. Küçüktaşdemir’in cenazesi dün Beyşehir ilçesinde toprağa verildi.
Olayın ardından sevk edildiği mahkemede tutuklanan Abdullah Küçüktaşdemir’in, ifadesinde eşinin boşanmak istediğini, kendisinin ise buna karşı çıktığını belirterek, “Boşanmak istemiyordum. O da boşanmak istiyordu. Babası öldükten sonra miras kalmıştı. Kendi payına düşeni almasını istemiştim. Onu da kabul etmedi. Aramızda bu nedenlerle tartışma çıktı” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneye gelen anne, kızının yüzü ve vücudunda 2’nci derece yanık olduğunu öğrendi. Hastanedeki tedavilerin ardından küçük kız taburcu olurken aile, anaokulu yönetiminden şikayetçi oldu.
İhlas Haber Ajansı’nın ulaştığı anne Aslı Aslan, “Anaokulu yönetimi bana olayın merdivenler tarafından olduğunu iddia edip kamera yok diyerek kamera kayıtlarını vermiyorlar. Bu olay, 1 fincan kahve yanmasına benzemiyor. Kızımın boynu soyulmuş, kolu su toplamış. Yüzü ise krem sürerken bile soyuluyor. Benim evladım acı çekiyor. Biz çocuklarımıza odada sıcak bir şey içirmezken bu nasıl bir sorumsuzluk. Hastanede kurumun sahibi yanımızdaydı ve şikayet kağıdımızı almaya çalıştı biz orada canımızın derdindeyken. Doktorlar kağıdı vermediler. Bu olayın peşini bırakmayacağız” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çalıştaylar dizisinin tamamlanmasının ardından hazırlanacak rapor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Merkez Yürütme Kurulu’na sunulacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; teknenin Kivu Gölü’nde alabora olması sonucunda 78 kişi yaşamını yitirdi.
Kapasitesinin üstünde yolcu ve yük taşıyan tekneyle ilgili arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği ve olayla ilgili soruşturma açıldığı belirtildi.
Ülkede yeterli asfalt yol bulunmaması nedeniyle ulaşım için genellikle nehirler ve göller kullanılıyor.
Özellikle mevsimsel yağışların yoğun olduğu dönemde meydana gelen bu tür kazalara, teknelerin bakımsızlığının yanı sıra kapasitelerinin üstünde yük ve yolcu taşımaları neden oluyor.
KDC’nin başkenti Kinşasa’da Haziran 2024’teki tekne kazasında 80 kişi hayatını kaybetmişti.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>500 BİN TL DEĞERİNDE ZİYNET EŞYASINI ÇALDI
İHA’da yer alan habere göre iş yeri sahibi işten çıkıp evine gidince Şimir, dükkanda bulunan kasayı açarak içerisinde bulunan ve 500 bin TL değerinde olan ziynet eşyası ve parayı alıp çöpe atılacak un çuvallarının içerisine koydu.
HIRSIZLIK ANI KAMERAYA YANSIDI
O sırada çalışanlara hiçbir şey fark ettirmeden fırından çıkan şüpheli, kayıplara karıştı. Yaşanan hırsızlık anları iş yerinin güvenlik kameraları tarafından anbean kaydedildi.
REKLAM“TÜM PARAMIZI ALIP GİTTİ”
İşletme Sahibi Emin Oğuzbey, “Bizim bir taziyemiz vardı oraya gittik. Dönüşte kardeşim kasanın anahtarını düşürüyor. Bizim çalışanımız olan Hacı Şimir anahtarı buluyor ve yanına alıyor. Biz buradan çıktıktan sonra hemen kasayı soymaya gitmiş tüm paramızı alıp gitti.
“12 GÜN ÖNCE İŞE BAŞLAMIŞ”
Yengemin bilezikleri ve altınları da kasadaydı. Onları da almış. Yaklaşık 500 bin TL zararımız var. 12 gün önce başlamıştı işe. Boş un çuvalının içine koyduğu paraları dışarı giderken alıp gidiyor. Kardeşim o sırada gelen müşterilerle ilgileniyor o da fırsatı bulunca paralarla çıkıp gidiyor” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YOLCU, BURDUR’DAKİ YAKINLARINI ARADI
DHA’da yer alan habere göre nedeni bilinmeyen tartışmanın ardından muavin değiştirildi ve otobüs yoluna devam etti. Muavinle tartışan yolcu, daha sonra durumu telefonla Burdur’daki yakınlarına bildirdi.
7-8 KİŞİLİK GRUP SALDIRDI
İki otomobille gelen yolcunun yakınları, otobüsün Burdur’da otogara girmesini bekledi. Otogarın peron dışında durduğu yere sopalarla gelen yolcu yakını 7- 8 kişilik grup, dün saat 23.30 sıralarında otobüs şoförleri Y.E., A.Ç. ve muavin M.E.’ye saldırdı.
ŞÜPHELİLER YAKALANDI
Otobüsün ön camına da zarar veren saldırganlar, getirdikleri sopaları otogarın çeşitli bölgelerine atarak kaçtı. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralanan Y.E., A.Ç. ve M.E. ambulansla Burdur Devlet Hastanesi’ne götürüldü.
SALDIRI ANI KAMERAYA YANSIDI
Şüpheliler polis tarafından tespit edilip, gözaltına alınırken, saldırı güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, saldırganların gelişi, otogar dışındaki alanda duran otobüste şoförler ve muavine saldırıları ile ellerinde sopalarla otogardan ayrıldıkları anlar yer aldı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP lideri Bahçeli’nin konutunda saat 14.00’te görüşme başladı. Görüşme yaklaşık 45 dakika sürdü.
Görüşmede 1 Ekim’de başlayan yeni yasama yılında öncelikli konuların masaya yatırılacağı öğrenilirken, İsrail’in Ortadoğu’daki saldırıları da bir diğer gündem maddesi olması bekleniyor.

Görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan MGK toplantısına başkanlık edecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre Akman, savunmasında, aldığı alkolün etkisiyle olayı gerçekleştirdiğini belirtip, “Pişmanım” dedi. Bunun üzerine mahkeme hakimi, olayın bilinçli yapıldığını, alkolün arkasına sığınılamayacağını söyledi.
ÇEVREDEKİLERİN İZLEMESİ TEPKİ ÇEKMİŞTİ
Olay, 16 Ağustos’ta Akhisar ilçesi Paşa Mahallesi Şehit Teğmen Tahir Ün Caddesi’nde meydana geldi. Yılmaz Akman, köye gitmeye ikna edemediği, dini nikahla yaşadığı 5,5 haftalık hamile Sude Naz A.’yı bir anda sokak ortasında dövmeye başladı. Akman, yumruk darbeleriyle Sude Naz A.’yı yere düşürdü. Yerde de Sude Naz A.’nın başına yumruk atmaya devam eden Akman, daha sonra da eline geçirdiği metal fırça sapıyla vurdu. O anlara çiftin 3 yaşındaki oğlu da şahit olurken, çevredekiler Akman’ın şiddetini uzun süre tepkisiz izledi.
REKLAM“ABİ HAMİLEYİM, İMDAT” DİYEREK ÇIĞLIKLAR ATTI
Çevredekilerden biri, müdahale etmek için yaklaştı ancak Yılmaz Akman’ın ‘Bırak lan’ diye bağırması ile geri çekildi. Sude Naz A. ‘Abi hamileyim, imdat’ diyerek çığlıklar atarken, yoldan geçen bir kişi Akman’ı engellemeye çalıştı. Çevredeki esnaf da bu kişiye destek verip, Sude Naz A.’yı kurtardı. Ardından çevredekiler, Akman’ı dövmeye başladı. İhbarla bölgeye sevk edilen polis ekipleri, kalabalığın elinden Akman’ı kurtarırken, o anlar bir vatandaş tarafından cep telefonuyla görüntülendi. Yılmaz Akman, gözaltına alınırken, Sude Naz A. hastaneye kaldırıldı. Akhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından Akman, tutuklandı. Kaldırıldığı hastanede başına 3 dikiş atılan ve durumu iyi olduğu belirtilen Sude Naz A., tedavisinin ardından taburcu edilirken, kendisi için koruma kararı çıkartıldı. Sude Naz A.’nın şikayetçi olduğu Yılmaz Akman’ın 18 suç dosyası olduğu ve haftanın 3 günü adli kontrol için imzaya gittiği belirtildi.
“ÇOCUĞUMU ALDIRACAĞIM”
Olay günü yaşananları anlatan Sude Naz A., “Annemi hiç görmedim. Beni halam büyüttü. 3 yıl önce de babamı kaybettim. O yüzden genç yaşta Yılmaz’a inandım ve güvendim. Daha önce de bana çok kez şiddet uyguladı ancak çocuğumuz var diye her seferinde göz yumdum. Çok fazla alkol ve diğer maddeler kullanıyordu. Bana da kullanmayacağına dair söz vermişti. Sözünü tutmayınca, kendisinden ayrıldım. Olaydan 3 gün önce, kendisini telefondan ve her yerden engelledim. Eve gelmek istedi. Eve de almadım. Olay günü çarşıya oğluma kıyafet, kendime de şahsi temizlik ürünleri almaya çıktım. Elimde poşetlerle yürüyordum. Yılmaz meğerse, beni takip ediyormuş. Oğlum gördüğü anda ‘Baba’ diye bağırıp, yanına doğru koştu. Ben de çocuğuma araba çarpmasın diye peşinden gittim. Eğer çocuğum babasına koşmasaydı, belki de bizi göremeyecekti. O sırada Yılmaz yanıma gelerek, köye götürmeye çalıştı. Gitmek istemeyince beni yumruklamaya başladı. Yere düştüm, elimdeki poşetler sağa, sola fırladı. Dayak yediğim sırada ‘Abi hamileyim imdat’ diye yardım istedim ama kimse yardım etmedi. Herkes uzun süre dayak yememi izledi. Yediğim dayaktan çok, çocuğumun gözü önünde olayın gerçekleşmesine ve onun o an yaşadıklarına üzüldüm. 16 yaşında hamile kaldım. Babamın emekli maaşı almak için resmi nikah kıyılmasını istemedim. Çünkü Yılmaz çalışmadığı için çocuğuma bakamaz, geçinemeyiz diye korkuyordum. 5,5 haftalık da hamileyim, çocuğumu aldıracağım” diye konuştu.
“NE KADAR VURDUĞUMU HATIRLAMIYORUM”
Öte yandan Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olaya ilişkin soruşturması tamamlandı. Savcı, iddianamesinde, olayın ardından tutuklanan Yılmaz Akman hakkında ‘Beden ve ruh sağlığı bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kadını silahla kasten yaralama’ ve ‘Alenen hakaret’ suçlarından 6,5 yıla kadar hapis cezası istedi. İddianamede, Akman’ın ifadesi de yer aldı. Akman ifadesinde, “Sude Naz ile uzun zamandır ayrı yaşıyoruz. O gün kardeşimle onu alıp, köye götürecektik. Kardeşim bizi arabayla aldı. Yolda giderken Sude Naz arabadan inmek istedi. Kardeşim arabayı durdurdu. Sude Naz arabadan indi. Ben de çarşıya doğru peşinden gittim. Hiçbir sebep yokken ‘Beni kurtarın’ diye bağırmaya başlayınca yumruk atmaya başladım. Ne kadar vurduğumu hatırlamıyorum. Orada biri ayırmak için beni sopayla dürttü. O sopayı alıp, Sude Naz’ı darp ettim. Birinin elinden bir sopa alıp, dövmeye devam ettim” dedi.
DAVADA İLK DURUŞMA
Davanın ilk duruşması, bugün Akhisar 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Yılmaz Akman, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, şikayetçi Sude Naz A. salondaki yerini aldı. Sanık Akman, duruşmadaki savunmasında, aldığı alkolün etkisiyle olayı gerçekleştirdiğini belirtip, ” Pişmanım” dedi. Bunun üzerine mahkeme hakimi, olayın bilinçli yapıldığını, alkolün arkasına sığınılamayacağını söyledi. Şikayetçi Sude Naz A. da ifadesinde, Yılmaz Akman ile 4 yıldır birlikte olduklarını belirtip, “Olay günü, engelli oğlumla çarşıda bulunduğumuz sırada Yılmaz, bizi köye gitmeye zorladı. Bu nedenle aramızda tartışma çıktı. Tutukluluk halinin devamını istiyorum” dedi. Duruşmada, görgü tanıkları da dinlendi.
DURUŞMA 18 EKİM’E ERTELENDİ
Tarafların dinlenmesinin ardından mahkeme hakimi, sanık Akman’ın tutukluluk halinin devamına, diğer tanıkların dinlenmesi ve adli tıp kurumundan gelecek raporun beklenmesine karar verip, duruşmayı 18 Ekim’e erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan Manisa Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Meriç, Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu olarak katılma taleplerini mahkemeye ilettiklerini belirtip, davanın takipçisi olacaklarını söyledi. CHP Akhisar İlçe Kadın Kolları Başkanı Emine Güven de duruşmayı takip ettiklerini belirtip, kadına karşı her türlü şiddetin karşısında olduklarını ve davanın takipçisi olacaklarını söyledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İŞ YERİNE GİDİP KURŞUN YAĞDIRDI
DHA’da yer alan habere göre teklifinin reddedilmesi üzerine, kadının iş yerine giden M.M.Ö. iş yerinden çıkan N.A.’ya kurşun yağdırdı.
VATANDAŞ LİNÇ ETMEYE KALKTI
Saldırgan aynı silahla intihar girişiminde bulundu. N.A. yaralanırken, çevrede bulunan vatandaşlar, kaçmaya çalışan M.M.Ö.’yü linç etmek istedi.
GENÇ KADIN HASTANEYE KALDIRILDI
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan N.A. sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
REKLAMZORBA CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan M.M.Ö. emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
OLAY ANI KAMERAYA YANSIDI
Saldırı anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, sokağın köşesinde bekleyen M.M.Ö., kadının yürüdüğü sırada üzerinde bulunan silahla ateş etmeye başlıyor.

N.A. yere yığılırken, M.M.Ö. aynı silahla intihar girişiminde bulundu. Silahın tutukluk yapması üzerine olay yerinden kaçmaya çalışan M.M.Ö. çevrede bulunan vatandaşlar tarafından kovalanıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>OLAY YERİNDE HAYATINI KAYBETTİ
DHA’da yer alan habere göre ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri otomobil sürücüsü Nur’un olay yerinde hayatını kaybettiği belirledi.
KAMYON SÜRÜCÜSÜ GÖZALTINA ALINDI
Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından kazada hayatını kaybeden Mine Nur, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, kamyon sürücüsü Halil Örtülü gözaltına alındı.
30 YIL SONRA ÜNİVERSİTEYİ BİTİRDİ
İHA’da yer alan habere göre öte yandan Mine Nur’un 30 yıl önce üniversite sınavına giremeden evlendiği ve daha sonra 2 çocuğunun dünyaya geldiği, çocuklarının büyüme yıllarında farklı işlerde çalışan Nur’un, hayalini kurduğu üniversiteye gitmek için sınava girerek Selçuk Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Bölümünü kazandığı öğrenildi.
HAYALİNİN ÖNÜNDE CAN VERDİ
Mine Nur’un geçen yıl bölüm birincisi olarak mezun olduğu üniversite önünde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği ortaya çıktı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“DSÖ, BAE Dışişleri Bakanlığı ve ortaklarıyla işbirliği yaparak bugün Ekim 2023’ten bu yana en büyük tıbbi tahliyeyi gerçekleştirerek, 97 hasta ve ağır yaralı ile 155 refakatçiyi Gazze’den tahliye etti.” ifadesini kullanan Ghebreyesus, hastaların, özel tedavi için Abu Dabi’ye doğru gitmek üzere Kerem Ebu Salim (Şalom) Kapısı üzerinden İsrail’deki Timna (Ramon) Havalimanı’na nakledildiğini bildirdi.
Ghebreyesus, tahliye edilenler arasında kanser, travma ve yaralanmalar dahil çok çeşitli hastalıkları olan 45 çocuk ve 52 yetişkin olduğunu kaydetti.
Ciddi operasyonel zorluklara ve güvenlikle ilgili endişelere rağmen DSÖ ve ortaklarının hastaların transferini sağladığını bildiren Ghebreyesus, “Tüm olası rotalar üzerinden tahliye koridorlarının kurulmasını talep ediyoruz. Sonuç olarak tüm hastalar için en iyi tedavi ateşkestir.” ifadelerini kullandı.
*Haberin fotoğrafı AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Partiden yapılan açıklamaya göre Özel, CHP’nin ATO Congresium’da düzenlenen “İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayı”nda, “Küresel ve Yerel Sorunlara İlerici Çözümler” başlıklı Sosyalist Enternasyonal komite toplantısına başkanlık etti.
“AŞIRI SAĞCILIK VE FAŞİZM BİR VİRÜS GİBİ TÜM DÜNYAYA YAYILMAYA BAŞLADI”
Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, aşırı sağcılık ve faşizmin adeta bir virüs gibi tüm dünyaya yayılmaya başladığını söyledi.
REKLAM
Bu tehdidin dünya çapında bir risk ortamı yarattığını ifade eden Özel, “Bu zorlukları aşabilmek için artık küresel bir dayanışmaya ve ortak çözüm arayışlarına her zamankinden çok ihtiyaç var.” değerlendirmesinde bulundu.
“BARIŞI SAVUNANLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR ÖDEV”
“Ezbere söylemlerle değil enine boyuna düşünerek, taşınarak, tartışarak ve en doğrusunu hep birlikte uygulayarak dünyayı bir kez daha bu sıkıntılardan sosyal demokratların, solcuların, sosyalistlerin kurtaracağına yürekten inanıyorum.” ifadesini kullanan Özel, şunları kaydetti:
“Gazze’de neredeyse bir yıldır devam eden katliamın durması, öncelikli olarak oradaki sivillerin gördüğü zulmün sona ermesi, çocuk ve kadın katliamının durdurulmasıyla ilgili hepimizin üzerine düşeni bir an önce yapması gerekiyor. Gazze’deki olaylar, Lübnan, Yemen, Irak, İran, Suriye gibi ülkeleri de kapsayacak şekilde gerilimi tırmandırma potansiyeline sahiptir. Bu, hem ‘yurtta barış dünyada barış’ diyen partimin yurt içindeki, Türkiye’deki en büyük kaygısıdır hem de sınırsız ve sınıfsız bir dünyayı hep birlikte savunan ve barışı bütün küre için savunan bizler için çok önemli bir ödevdir.”
“DAHA İYİ BİR SEÇENEĞİN VAR OLDUĞUNU ANLATMALIYIZ”
Özel, dünyanın her yerinde çalışanlar, işsizler ve özellikle gençlerin gelecekleri konusunda endişeli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Eşitsizlik hem gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında hem de bütün dünyada gelişmiş ülkeler dahil maalesef artmaktadır. Bu durumun göçmen karşıtı, milliyetçi ve bazen nefret söylemiyle beslenen yeni bir aşırı sağ ideolojinin dünyanın pek çok bölgesinde güç kazanmasına zemin hazırladığının bir kez daha altını çizmek isterim. Yükselen İslamofobi, kutuplaşma ve dezenformasyon, topluluklar arası çatışma riskini uzun zamandır hiç görmediğimiz düzeyde arttırıyor ve aşırı sağ akımları güçlendiriyor.
Bu nedenle demokratik siyaseti güçlendirmeli, aşırı sağın dezenformasyon ve sahte tezleriyle mücadele etmeli, yükselen otoriterliği ve aşırı sağ ideolojileri bir çözüm olarak gören ve kendini çaresiz hisseden insanlara daha iyi bir seçeneğin var olduğunu anlatmalıyız.”
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın haberine göre; şüpheli M.A, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
*Haberde AA’nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>M.R.O. idaresindeki otomobil, 71 Evler Mahallesi Candanel Sokak’ta ters yönde ilerleyen O.D. (64) yönetimindeki otomobille çarpıştı. AA’nın haberine göre; kazada, her iki aracın sürücüleriyle araçlardaki yolcular Mehmet Ali Kale (89), M.E.O. (8), M.F.O (8) ve F.K. (84) yaralandı.
YAŞLI ADAM KAZA YERİNDE ÖLDÜ
Sağlık ekipleri, 89 yaşındaki Kale’nin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi, 5 yaralı ise kentteki hastanelere kaldırıldı.
Kale’nin cenazesi, incelemelerin ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.
KAZA ANI KAMERADA
Kaza anı bir binanın güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziyaretin ardından bir gazeteci, İmamoğlu’na, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret” suçundan 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı dava kapsamında kendisine siyasi yasak getirileceğine ilişkin iddialar bulunduğunu anımsattı.

İmamoğlu, konunun istinafta olduğunu söyleyerek, “Türkiye yargı tarihinin bu kadar zemini olmayan, utanç verici bir başka davası var mıdır, bilmiyorum.” diye konuştu.
İstinaf sürecini takip ettiklerini belirten İmamoğlu, şunları söyledi:
“Sonuçta dosya istinafta, alt mahkemenin kararı var. İstinaftaki karara göre üst mahkemesi var, başka şeyler var ama umarım burada yargı adaletli bir karar verir. Hem bize hem milletimize güzel bir mesaj çıkar, boşu boşuna siyasetin malzemesi haline gelmez. Burada, ‘siyaseten Ekrem İmamoğlu kazançlı çıktı, zararlı çıktı’ meselesini konuşmuyorum bile. Ülkemiz kazansın, ülkemizin kazanması için de adalet işlesin. Böyle bir dava olmaz. Umarım hızlıca karar çıkar.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MHP lideri Devlet Bahçeli X hesabından yazılı bir açıklama yaptı.

Bahçeli açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Cumhur İttifakı, Türk tarihinin varoluş refleksi, Türk milletinin varlık ve birlik remzidir.
Küresel ekonomi-politik sistemin yeni baştan inşa edildiği, önümüzdeki bir yıllık süre zarfında iç kargaşa çıkma riski en yüksek ülke olarak Türkiye’nin haksız ve hayasızca gösterildiği bir dönemde Cumhur İttifakı milli güvence, milletin özgüvenidir.
REKLAM
İstiklal ve istikbal haklarımızın muhafız ve müdafaa onurunun mihver gücü cumhur ile Cumhuriyet’i kucaklaştıran akıl ve ahlak temelli ittifakımızdır.
Türkiye’miz üzerinde karanlık senaryolar yazan, nevzuhur kaos denklemleri kuran, tarih sahnesinde pasif ve müdahale edilebilir bir ülke olmasının planını hazırlayanlar bugünlerde dedikodu çarkını hızla çevirmeye, fitne cephesini artan ölçekte tahkim ve takviye etmeye başlamışlardır.
Bu mahsurlu tablonun gözümüzden kaçtığını düşünenler hiç kuşkusuz derin bir gaflet ve melanet girdabında sürüklenen çürüklerdir.
17-25 Aralık emniyet ve yargı darbe süreci, 15 Temmuz FETÖ ihanetinin kuluçka evresidir. 15 Temmuz işgal teşebbüsünün çatısı 17-25 Aralık süreciyle örülmüştür.
Bu nedenle FETÖ’nün ne 15 Temmuz silahlı kalkışmasını ne de 17-25 Aralık kumpasını hatırımızdan ve gündemimizden çıkarmak mümkün değildir. Ayrıca doğru da değildir.
Cumhur İttifakı’nın tertemiz mücadelesine leke sürmek için beşinci kol faaliyeti üstlenen mihrakların boşa kürek çekmeleri bir yana, heveslerinin ve hedeflerinin ihanetle çerçevelenmiş kursaklarında kalması mutlak ve mukadder bir akıbettir.
Şunu da özellikle ve tekraren hatırlatmalıyım ki, küresel internet platformlarının, sosyal medya mecralarının, organize çıkar gruplarının, bazı gazete ve televizyonların (özellikle Halk Tv) Cumhur İttifakı’nda çatlak varmış gibi yaygara koparmaları hüsran içinde hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Elbette bu odaklarla günü geldiğinde hesaplaşmak kaçınılmazdır.
Cumhur ittifakı Türk ve Türkiye Yüzyılının müjdesi, gelecek nesillerin haysiyet ve heyecan mükafatı olarak kutlu yürüyüşünü sürdürecektir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DHA’nın haberine göre görüntülere, kadının dengesini kaybedip raylara düştüğü, trenin üzerinden geçtiği anlar ve makinist ile tren şefinin çarpma öncesi ve sonrası yaşadığı panik anları yansıdı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Demir yolu üzerinde yürüyen annesini başka tren makinistlerinin gördüğünü, buna rağmen diğer makinistleri uyarmadığını öne süren Cankut Bayhan (46), “Annemi görürseniz haber verin’ dediğim makinistin ifadesinin ve o trenin kamera görüntülerinin mahkeme tarafından incelenmesini istiyorum” dedi.
REKLAM
Olay, 8 Mayıs’ta Kilimli ilçesi sahil yolu mevkisinde meydana geldi. Kömür taşıyan yük treni, raylarda dengesini kaybedip düşen emekli Kilimli Halk Eğitim Merkezi Müdürü olan demans hastası Şükran Bayhan’a çarptı. Makinist Oğuzhan M.’nin (26) ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede, trenin yaklaşık 10 metre sürüklediği Bayhan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Tren makinisti O.M., emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakılırken, hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçundan soruşturma başlatıldı.
KAZANIN GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
Trenin Şükran Bayhan’a çarptığı anların görüntüsü ortaya çıktı. Tren kamerasına yansıyan görüntülerde, Bayhan’ın dengesini kaybedip raylara düştüğü, trenin üzerinden geçtiği ve makinist ile tren şefinin çarpma öncesi ve sonrası panik yaşadığı görüldü.
“TREN YOLUNDA 3 SAAT 25 DAKİKA ZAMAN GEÇİRMİŞ”
Demans hastası olan annesinin saat 06.41’de evden çıktığını, durumu fark edip aramaya başladığını belirten Cankut Bayhan, “Anladığım kadarıyla kazada hayatını kaybedene kadar bu tren yolu üstünde 3 saat 25 dakikalık bir zaman geçirmiş. Saat 08.00-08.20 aralığında buradan geçen tek vagonluk bir kontrol bakım ünitesi var. Şahitlerden aldığımız duyumlara göre, buradan geçen makinistin annemi gördüğü, ‘Ben de onu oralarda oyalanırken gördüm. Benden de son anda sıyırdı’ şeklinde beyanları olduğunu öğrendik. Kazaya sebep olan makinistin ise başka bir beyanı var. ‘Benden önceki tren durabilmiş. Onun fren tertibatı benimki gibi değil. Ben aynı şekilde duramadım’ şeklinde kendi durumunu anlatırken daha önce annemi görüp yavaşlayabilen, annemin rayda ilerlerken kaçabilmesi için ona müsaade eden ama neticesinde onu gören ve haber vermeyen bir başka tren olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz” dedi.
REKLAM“MAKİNİST ‘HABER VERİRİZ’ DEDİĞİ İÇİN BAKMADIM”
Demir yolu tünelinin çıkışında hafriyat olduğu, balast yüksekliği ve dikenlerden dolayı annesinin raylardan çıkamadığını, raylarda yürümek zorunda kaldığını düşündüğünü anlatan Baykurt, “Hafriyata tırmanarak kurtulma şansı var ama 89 yaşında, yaşlı, sağlık sorunları olan bir kadının böyle bir beceriyi ortaya koymasını beklemek biraz imkansız. Bütün süreç bu rayların üzerinde geçti. Birden çok trenin, zaten iki tanesinin ifadesi mevcut. Ben daha fazlasının gördüğünü düşünüyorum. Kameraları inceleyip İnağzı durağında beklerken Zonguldak’tan 9.25’te hareket edip İnağzı durağına 9.35’te ulaşan yolcu treninin makinistine hattın devam edeceği istikametinde annemin bulunabileceği bilgisini ve eşkalini verdim. Kendisi bana ‘tamam görürsek haber veririz’ dediği için ben de tünele girip bu mıntıkaya bakmadım. Fiziki koşullar başka bir yerde bulunmasına imkan vermiyor. Keşke böyle olmasaydı” diye konuştu.
“FARKLI YERDE OLMASI İMKANSIZ”
İhbarda bulunduğu yolcu treninin annesine rastlamamasının imkansız olduğunu söyleyen Bayhan, “10.12’de hayatını kaybetmiş bir insanın 9.35’te bu hat üzerinde görülmemiş olması imkansız. Hattı terk edebilecek başka bir alan yok. ‘Haber veririz’ demesi ve annemin kaçınılmaz olarak burada bulunması düşünüldüğünde bir haber vermeme durumu maalesef aşikar olduğu ve görülmüş olmasının da kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. En azından gerçeğin ne olduğunun anlaşılması için ifadesinin alınması gerekir. Aynı zamanda da gerçeğin anlaşılması için trenin kamerası var. Annemin buradan farklı bir yerde olması fiziken imkansız. Bana göre 09.35’te tünelin arkasındaki duraktan ayrılan tren annemi burada kaçınılmaz olarak görmek zorunda” dedi.
GÖREN MAKİNİSTİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Kazadan önce Şükran Bayhan’ı raylarda gören yolcu treninin makinisti D.K.’nin emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. 09.50’de kazanın olduğu yerden geçtiğini söyleyen makinist D.K., “Oradan geçerken tahmini 200 metre uzakta bir şahsın demir yoluna yakın olduğunu fark ettim. Hemen frenleme yaparak ikaz sirenini çaldım. Şahıs demir yolu hattının dışına doğru çıktı. Biz de yolumuza devam ettik. Şahsın güzergah üzerinde bulunan bahçelerde çalıştığını düşündük” ifadelerini kullandı.
“TÜM MÜDAHALELERİMİZE RAĞMEN TREN DURMADI”
Yere düşen Şükran Bayhan’a çarparak ölümüne sebep olan tren makinisti O.M.’nin ise ifadesinde, “Tren ile 63 kilometre hızla tünelden geçiyorduk. Tren şefim ile birlikte tren yolunun kenarında bekleyen bir kadın olduğunu fark ettik. Frenleme yaparak ikaz sirenini durmaksızın çalmaya başladım. Aramızda 500, 600 metre mesafe vardı. Şahıs raylardan biraz uzaklaştı ve geri gelerek rayların ortasına uzanarak yattı. Ben de frenleme yapmaya ve ikaz sirenini çalmaya devam ettim. Tüm müdahalelerimize rağmen tren durmadı ve şahsa çarpmış bulunduk” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>