Sivrisinek – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 09:06:24 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sivrisineklerden bulaşan virüslerle mücadele çağrısı https://www.haber60.com.tr/sivrisineklerden-bulasan-viruslerle-mucadele-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/sivrisineklerden-bulasan-viruslerle-mucadele-cagrisi/#respond Fri, 19 Jul 2024 09:06:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40858

Özlem YURTÇU KARABULUT, Fırat ALKIZ/ İstanbul, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, sivrisineklerden bulaşan virüslerin yol açtığı Batı Nil ateşi ve Dang humması konusunda bu yıl çok dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Yavuz, “Yurt dışı seyahatlerin çok arttığı bu dönemlerde çok sıkı takip edilmesi gerekli. Sivrisineklerle mücadelede yerel yönetimler ve bakanlıklar birlikte hareket etmeli, bireysel olarak ise cibinlik ve sinek kovucuları öneriyoruz” dedi.

Aşırı sıcaklar nemli havanın etkisiyle yaz aylarında artan enfeksiyon hastalıkları içinde şu an ishaller başı çekiyor. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı (KLİMİK) Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, bunun her yıl beklenen mevsimsel bir artış olduğunu kaydederek yiyeceklerin uygun koşullarda saklanması ve temiz su tüketiminin önemine değindi. Prof. Dr. Yavuz, “Yaz aylarında ishalli hastalıklar çok artar. Özellikle gıdaların uygun koşullarda saklanamaması, havaların sıcak olması ya da su sistemlerinin kontaminasyonu nedeniyle salgın şeklinde seyredebilir. Bunları bu yaz da görüyoruz. Gıda güvenliği ve uygun su tüketimi çok önemli. Ama asıl, şu anda sivrisineklerle gelebilecek Türkiye’de de olmasını beklediğimiz hastalıklar var” dedi. Şu an asıl endişe duydukları konunun sivrisineklerden bulaşan viral hastalıklardan Batı Nil ateşi ile Dang humması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yavuz, Demirören Haber Ajansı’na önemli açıklamalarda bulundu.

“HER İKİ TÜR SİNEK DE ÜLKEMİZDE VAR”

Prof. Dr. Yavuz, her iki hastalığa da neden olan sivrisinek türlerinin ülkemizde de olduğunu, Batı Nil ateşi virüsünü taşıyan türün ülkemizde yıllardır görüldüğünü ve en son 2019’da İstanbul’da bir salgına yol açtığını kaydederek, geçen yıl Yunanistan’da 100’den fazla olgu bildirildiğini vurguladı. Prof. Dr. Yavuz, Dang hummasının ise şu an Avrupa ve İran’da yerel olarak yayılıp pek çok vakaya yol açtığını vurguladı ve bu bölgelere seyahat sırasında hasta olunması halinde, vektör sivrisinek Aedesler’in ülkemizde de bulunması nedeniyle, toplum içinde yayılma potansiyeli olan tehlikeli bir hastalık olduğunun altını çizdi. Küresel ısınma nedeniyle belli tür sivrisineklerin görüldüğü bölgelerin değişim göstermesi ve virüs bulaştırabilen türlerin ülkemizde de tespit edilmiş olması nedeniyle bu konuda yakın takibinin yapılmasının önemine değinen Prof. Dr. Yavuz, “Batı Nil ateşi var mesela, İstanbul’da 2019’da salgın yapmıştı en son. Merkezi sinir sistemini tutabilen, yani menenjite neden olabilen tehlikeli bir hastalık. Onu çok yakın takip etmemiz gerekiyor. Bir grup sivrisinekten (Culex türü) bulaşabiliyor. Yine Aedes türü sivrisinekten, ki bu tür İstanbul’da da tespit edilmiş durumda, Dang ateşi (Dang humması) dediğimiz hastalık, şu an hem İran’da hem Avrupa’da tanımlandı. Bizde de tanımlanmasından çok korktuğumuz bir virüs. Çünkü o da ateşli olabildiği gibi, bazen ağır hastalık tabloları da yapabiliyor. Bu nedenle sivrisinekten bulaşabilecek hastalıkların bölgemizde görülüyor mu görülmüyor mu mutlaka kontrol altında olması gerekli. Çünkü erkenden farkına varmamız lazım ki önlem alabilelim. Sürveyans takipleri çok önemli kazanıyor” diye konuştu.

“TEK SAĞLIK YAKLAŞIMIYLA MÜCADELE GEREKLİ”

Dünyanın birçok ülkesinde küresel ısınma ile birlikte sivrisineklerin yaşadıkları bölgelerin değişmesinin, sivrisinekle bulaşan hastalıkların insanlar için tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tek bir tür sivrisinekten bahsetmiyoruz. Birçok tür var. Her sivrisinek türü de farklı mikroorganizmaları taşıyabiliyor. Dolayısıyla bu sivrisineklerin ‘Tek Sağlık’ yaklaşımıyla çok yakından takip edilmesi lazım. Yani bulunduğunuz bölgede hangi tür sivrisineklerin olduğunun tespit edilmesi, çoğalmasını engelleyecek birtakım önlemler alınması, ki bunlar çevresel önlemler, artı bu sivrisineklerden bulaşan enfeksiyonların insanlarda ve hayvanlardaki durumunun da takip edilmesi gerekli. Mesela Batı Nil ateşi, 2019’da İstanbul’da salgın yapan virüs. Bu mesela atlarda da aynı tabloya yol açıyor”

“KUŞLARDAN ATLARA VE İNSANLARA GEÇMİŞTİ”

Tek Sağlık yaklaşımı denince sadece insanlar değil hayvan sağlığı ve çevresel koşulların da işin içine girdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yavuz, “Çünkü hayvanlardaki enfeksiyon insanlara bulaşabiliyor. O dönemde örneğin, sivrisinekler kuşlardan bu mikrobu alarak Batı Nil ateşini atlara ve insanlara bulaştırdı. Ölümcül de olabilen bir tabloya neden oldu. İnsana geçebilmesi için bir kaynak olması lazım. O kaynaktan sivrisinek (vektör) vasıtasıyla mikroorganizmayı alması ve bulaştırması lazım. Dang humması örneğin, bir sivrisinek türü, hasta bir insandan bunu alıyor ve başka bir insana taşıyabiliyor. Bunun yayılması için bir hasta lazım. İşte burada şöyle bir şey var, örneğin İtalya ve Fransa’da görüldüğü zaman buraya seyahat edenler bunu (kendi ülkelerine de) getirebiliyorlar. İnsanlar arasında bulaştıracak vektörünüz varsa, gayet kolay bir şekilde (başka coğrafyalara) taşınabiliyor hastalık. Dolayısıyla bu kadar da çok seyahatin olduğu bir dönemde, bu vektörler olduğu sürece Türkiye’de de görülmesi an meselesi. Bir tane Dang virüsü alıp gelen bir kişi bile olsa, bunu başka birine bulaştırabilir. Avrupa’da da var şu anda vakalar. İran’da da vakalar tanımlandı. Bizde olma ihtimali de çok yüksek bu nedenle” dedi.

“BAKANLIKLAR VE YEREL YÖNETİMLERİN ACİL İŞBİRLİĞİ GEREKLİ”

Bu konuda bir an önce sürveyans (hastalığın tespit ve takibi) çalışmalarına başlanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Yavuz, şu uyarılarda bulunarak sözlerini noktaladı: “Dang humması da ateşle seyreden bir hastalık. Yineleyen enfeksiyonlarda çok ağır tablolara yol açabiliyor, ölümcül olabiliyor. Bu sivrisinekler halen Türkiye’de var. Küresel ısınmayla birlikte bunu bulaştıran Aedes türü sivrisinekler şu an İstanbul’da da var. Batı Nil açısından da kuş göç yolları üzerindeyiz. Kuşlardan alıp başka canlılara bulaştırabilme riski yüksek. Sonuç olarak aslında yerel yönetimlerle Sağlık Bakanlığı ve Tarım Orman Bakanlığı, hatta Çevre Bakanlığı’nın birlikte çalışması gerekiyor. Hayvan sağlığı konularını birlikte ele almaları gerekiyor ki başarı elde edelim. Sivrisineklerin nerede yaşayacağı ve bunların azaltılmasıyla ilgili acilen ortak çalışma yürütülmesi gerekiyor”

]]> https://www.haber60.com.tr/sivrisineklerden-bulasan-viruslerle-mucadele-cagrisi/feed/ 0 Kış Aylarında Sivrisinek Tehlikesi Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-sivrisinek-tehlikesi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-sivrisinek-tehlikesi-devam-ediyor/#respond Fri, 19 Jan 2024 07:00:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4112

AKDENİZ Üniversitesi’nden (AÜ) Prof. Dr. Hüseyin Çetin, kış aylarında mevsim normalleri üzerindeki sıcaklıktan dolayı sıtmayı taşıyan culeks, anopheles cinsi gibi bazı sivrisinek türlerinin kış uykusuna yatmadığını, erişkin halde saldırmaya, kan emmeye devam ettiğini söyledi. Prof. Dr. Çetin, “Yerel yönetimlerin seçim sonrası nisan ayı itibarıyla yoğun ilaçlama yapması gerekir. Aksi halde yaz ayları sivrisinek nedeniyle sıkıntılı geçecektir” dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de 2023 eylül ayı ortalama sıcaklığı 22,4 derece ile 1991-2020 normallerinin 1,5 derece, ekim ayı ortalama sıcaklığı 17,1 derece ile normallerin 1,5 derece üzerinde ölçüldü. Kasım ayı ortalama sıcaklığı ise 12,5 derece ile normallerinin 3,2 derece, aralık ayı ortalama sıcaklığı da 8,3 derece ile normallerinin 3,5 derece üzerinde gerçekleşti. Son yıllarda kış aylarındaki sıcaklık değişimi, sivrisinek rahatsızlığının 12 ay sürmesine yol açtı.

‘YILDA 25 NESİL VERMEYE BAŞLADI’

AÜ Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, meteorolojik verilere göre son yıllarda özellikle kış aylarındaki sıcaklık artışının, sinek popülasyonunun çoğalmasına neden olduğunu dile getirdi. Türkiye’de yaygın görünen culeks sinek türünün 1980’lerde yılda 22 nesil verirken, son yıllarda 24-25 nesil vermeye başladığının altını çizen Prof. Dr. Çetin, “Nesil sayısının artması popülasyonun artmasına, hastalık riskinin çoğalmasına sebep oluyor” dedi.

Türkiye’de yaklaşık 60 sivrisinek türü bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Çetin, “Culeks, anopheles cinsi sıtmayı taşıyan sivrisinek türleri, kış uykusunu erişkin halde bina içlerinde, ahırlarda, foseptik çukurları gibi noktalarda saklanarak geçiriyordu. Mevsim sıcaklıkları özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında normalin üzerinde olduğu için birçok tür kış uykusuna yatmadı. Şu anda bu türler erişkin halde saldırmaya ve kan emmeye devam ediyor. Belediyeler ile yaptığımız görüşmelerde kış aylarında sivrisinek şikayetlerinde artış görülüyor” diye konuştu.

‘KANALLAR, KÜÇÜK HAVUZLAR KULLANILMAYAN OTOMOBİL LASTİKLERİ SİNEKLERİN GİZLENME YERİ’

Prof. Dr. Çetin, sıcaklık artışının, sinek gelişim sürelerini kısalttığını, hızlı üremelerine neden olduğunu ve popülasyonlarını artırdığını söyledi. Yerel yönetimlerin seçim sonrası nisan ayı itibarıyla yoğun ilaçlama uygulaması yapması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çetin, şunları söyledi:

“Aksi halde yaz ayları sivrisinek nedeniyle sıkıntılı geçecektir. Mevsim değişkenliği, yağış düzensizliğini ortaya çıkardı. Normal ilaçlama yapılsa da yağışların düzensizliği nedeniyle biriken bina çevresindeki kanallar, küçük havuzlar, kullanılmayan otomobil lastikleri gibi bölgelerde su birikmeleri arttı. Havaların sıcak seyretmesi nedeniyle bu alanlar sineklerin gizlenme yeri olmaya başladı. Bu alanlar kontrol edilmezse büyük problemle karşı karşıya kalacağız. İklim değişikliği etkileriyle yaşıyoruz.”

‘GELECEK YILLAR SİNEĞİN TAŞIDIĞI HASTALIKLARLA KARŞILAŞMA OLASILIĞI ARTIYOR’

Son yıllarda, dünyada yapılan çalışmalarda özellikle kış dönemlerinde sıtmayı taşıyan sinekler uyuşuk hale geçmediğinden saldırmaya ve kan emmeye devam ettiği için hastalık bulaştırdığı bulgularının varlığından bahseden Prof. Dr. Çetin, şöyle konuştu:

“Normal koşullarda sivrisineklerin kış uykusunda olması gerektiği dönemlerde sıtma gibi sivrisinek kaynaklı sarı humma, zika gibi hastalıkların görülmemesi gerekiyor. Ülkemiz ekolojik, iklimsel olarak birçok sivrisinek türüne uygun habitat olduğu için kış aylarında da sivrisinek mücadelesinin devam etmesi gerekiyor. İlaçlama yapılan noktalar ani yağışlarla yıkanıp gittiğinde ilacın etkisi kalmayabiliyor. Bu nedenle düzenli kontrole devam edilmesi lazım. Sarı humma, zika gibi hastalıkları taşıyan Asya kaplan türü sivrisinek türünün Türkiye’de yayılış göstermesi gelecek yıllarda bu tür sineğin taşıdığı hastalıklarla karşılaşma olasılığımızı artırıyor.”

VATANDAŞLARA ‘SU BİRİKİNTİSİ’ UYARISI

Sivrisineklere karşı vatandaşlara uyarıda bulunan Prof. Dr. Çetin, “Vatandaşlarımıza önemli rol düşüyor. Bu sivrisinek, foseptik çukuru, rögar gibi sadece kirli, kötü ortamlarda yaşamıyor. Konutların içerisinde, etrafında küçük su birikintileri, kovalarda biriken suda geliştiği için vatandaşlarımızı uyarmalıyız. Konutların etrafında su birikmemesi gerekiyor. Balkon yıkamak için kovada biriken suyun içerisinde sivrisinek gelişebilir. Vatandaşlarımız bu bilince sahip olmalı. Bu hususlar dikkate alınmazsa gelecek bahar ve yaz aylarında ciddi sivrisinek riskiyle karşı karşıya kalabiliriz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kis-aylarinda-sivrisinek-tehlikesi-devam-ediyor/feed/ 0