Sivil Toplum – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 06 Dec 2024 21:10:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kütahya’da Cağ Kebap Salonu Açıldı https://www.haber60.com.tr/kutahyada-cag-kebap-salonu-acildi/ https://www.haber60.com.tr/kutahyada-cag-kebap-salonu-acildi/#respond Fri, 06 Dec 2024 21:10:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/kutahyada-cag-kebap-salonu-acildi/ Artvin ve Erzurum mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden cağ kebabı, artık Kütahya’da da tadılabilecek. Fuat Paşa Mahallesi Keresteciler Sitesi’nde açılan Cağ Kebap Salonu, düzenlenen törenle hizmete girdi.

Açılışa, AK Parti Kütahya Milletvekiliİsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin ve 54. dönem Kütahya Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu katıldı.

Kütahya Sivil Toplum Kuruluşları Dayanışma Platformu (KÜSİDAP) Başkanı Ülfet Balon’un duasının ardından açılış kurdelesi kesildi.

Milletvekili Bayırcı ve İl Başkanı Önsay, ocak başına geçerek cağ kebabı kesti ve mekanın ilk misafirlerine servis edildi. İş yeri sahipleri Mustafa Ak, Adem Genç ve Salih Genç’e hayırlı olsun dileklerinde bulunan protokol üyeleri, işletmenin Kütahya’da farklı bir damak tadı sunacağına olan inançlarını dile getirdi.

Cağ kebabı ustası Adem Genç, “Artvin ve Erzurum’un meşhur cağ kebabını Kütahya halkıyla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz. Kaliteli hizmet anlayışıyla lezzetimizi herkesin beğenisine sunacağız” ifadelerini kullandı.

Yeni işletmenin, Kütahyalılar için hem yöresel bir lezzet durağı hem de keyifli bir buluşma noktası olacağı belirtildi. – KÜTAHYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kutahyada-cag-kebap-salonu-acildi/feed/ 0
Manisa’da Doğal Afetlere Karşı Toplantı Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/#respond Sat, 30 Nov 2024 09:13:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/ Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu, olabilecek doğal afet ve depremlere karşı alınacak önlemler ve yapılacak çalışmalarla ilgili olarak Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü binasında bir toplantı gerçekleştirdi.

Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Deprem ve Doğal Afet Komisyonu, olabilecek afet ve depremlere karşı ilgili kurum temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü binasında bir araya geldi. Toplantıya, Komisyon Başkanı Yenal Yıldırım Manisa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Emine Müge Kuğu ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Ahmet Ata Temiz ve İl AFAD Müdürü Osman Pıhtılı katıldı. Toplantıda, ilimizde oluşabilecek doğal afetler ve depremlere yönelik öncesinde alınacak ve sonrasında yapılması gereken konular, belediyelerin, ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının koordineli şekilde olması hakkında konuşuldu. – MANİSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-dogal-afetlere-karsi-toplanti-gerceklestirildi/feed/ 0
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Farkındalık Çalışmaları https://www.haber60.com.tr/kadina-yonelik-siddetle-mucadelede-farkindalik-calismalari/ https://www.haber60.com.tr/kadina-yonelik-siddetle-mucadelede-farkindalik-calismalari/#respond Thu, 21 Nov 2024 12:21:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/kadina-yonelik-siddetle-mucadelede-farkindalik-calismalari/ (MUĞLA) – Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla gerçekleştirilecek farkındalık çalışmalarıyla ilgili sendika, dernek, siyasi parti, sivil toplum örgütleri, platformların kadın temsilcileri ve belediye meclis üyeleriyle bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundu. Köksal, “Bölünmeden, ayrışmadan yerelden bu mücadeleye nasıl bir ses vereceğimizi konuşmalıyız” dedi.

Başkan Köksal, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesi Sekibaşı Kadın Dayanışma Merkezi’nde kent paydaşlarıyla bir araya geldi. Toplantı, Menteşe Belediyesi’nin kadınlara ve kadına yönelik şiddete karşı yaptığı çalışma ve projelerin katılımcılara anlatılmasıyla başladı.

Toplantıda konuşan Başkan Köksal, şunları söyledi:

“İlk defa, 100 yıl sonra bir ilçede kadın bir belediye başkanı oldu. Biz, bunu kadın mücadelesi açısından bir avantaja çevirip konuyla ilgili farklı ve etkin yöntemler belirlemeliyiz. Bugün bu samimi ortamda bir araya geldik. Bölünmeden, ayrışmadan yerelden bu mücadeleye nasıl bir ses vereceğimizi konuşmalıyız. Örneğin, Yerel Eşitlik Eylem Planı’nı nasıl yürüteceğimizi hep birlikte, sizlerin fikirlerini de alarak belirleyeceğiz. ’25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında farkındalık yaratacak bir çalışma hazırladık ve bunu sizlerle paylaşacağız. Fikirlerinizi alacağız. Hep birlikte kol kola girelim, hedefimizi belirleyip ilerleyelim istiyoruz.”

Toplantıya katılan kadınlar, toplantı ve sağlanan birliktelik için Köksal’a teşekkür ederek konuyla ilgili önerilerini paylaştı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kadina-yonelik-siddetle-mucadelede-farkindalik-calismalari/feed/ 0
Samsun İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü: ‘Böyle bir dernekçilik olmaz’ https://www.haber60.com.tr/samsun-il-sivil-toplumla-iliskiler-muduru-boyle-bir-dernekcilik-olmaz/ https://www.haber60.com.tr/samsun-il-sivil-toplumla-iliskiler-muduru-boyle-bir-dernekcilik-olmaz/#respond Tue, 23 Jul 2024 23:00:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41711 Samsun İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Sıddık Alagöz, 8 binden fazla sivil toplum kuruluşunu (STK) davet ettikleri programa katılımın az olmasına sitem ederek, “Böyle bir dernekçilik olmaz” dedi.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ve Türkiye Belediye Başkanları Birliği tarafından düzenlenen “Belediyeler ile STK’lar arasında İşbirliğinin Geliştirilmesi Projesi” İlkadım Belediyesi ev sahipliğinde yapıldı. İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü ve belediye, çevre illeri de kapsayacak şekilde toplam 8 binden fazla STK’ya gönderdi. Toplantıya 100’den daha az sayıda STK temsilcisi gelince konuşmacılar, katılımın az olmasını eleştirdi.

Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Bitlis, Bursa, Çorum, Edirne, İstanbul, Konya, Malatya, Mardin, Niğde, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Trabzon ve Uşak il ve ilçe belediyelerinin yer aldığı projenin Samsun ayağının açılış konuşmasını İlkadım Belediyesi Başkan Yardımcısı Muharrem Soylu, Türkiye Belediye Başkanları Birliği Genel Saymanı Süleyman Kaldırım ve Proje Koordinatörü Dr. Samet Başaran yaptı. Açılış konuşmalarında projenin STK’lar ile belediyeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesinde faydalı olduğu ve olmaya devam edeceği ifade edildi.

“Salondaki ilgi bana mütenasip gelmedi”

STK’ların toplantıya ilgi göstermemesini eleştiren İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Sıddık Alagöz, “Çok güzel düşünülmüş ve tasarlanmış bir projede birlikteyiz. Bunun içinin doldurulması, katılımcıların, paydaşların beraber hareket etmesine bağlıdır. İçi doldurulursa kendini geliştireceğine, aşacağına, faydalı olacağına inancımız tamdır, beklentimiz tamdır. Bizim Samsun’da 1800’ü aşkın derneğimiz var. Hepsine davetliye gönderdik, hepsini de davet ettik. Ama salondaki bu ilgi bana mütenasip gelmedi. STK bir amaç doğrultusunda ve fahri bir görevi üstlenmek için kurulur. Kağıt üzerinde yani amiyane tabiriyle ‘Haçonun da hançeri var’ falan da dernek başkanı. Böyle bir dernekçilik olmaz. Bir hedefin olacak, bir gayen olacak ve sosyal bir boşluğu doldurmak amacıyla kurulmuş olacaksın. Yani tüzüğünde kendine çizmiş olduğun yerin içini dolduracaksın. Orada gerçekten bir şey söylendiği zaman benim sivil toplum kuruluşum o derneğim akla gelecek. Üretmiş olduğum üretimler olacak, çalışmalar olacak, fikirleri olacak. Belediyelere, diğer toplum katmanlarına bir altyapı oluşturacak” ifadelerini kullandı.

“STK’lar başkanlardan derneklerine yer istemek yerine fikir üretsinler”

Bazı STK ve dernek başkanlarının tek amaçlarının görevli belediye başkanlarından kendi derneklerine yer temin etmek olduğunu iddia eden Alagöz, “Birkaç ay önce geçirdiğimiz yerel seçimler var. Sivil toplum örgütlerini görüyoruz. Derneklerimiz toplanıyor, toplanıyor, bir araya geliyorlar. Bizi de davet ediyorlar. ‘Efendim ne yapacağız? Biz kendimize yeni seçilen belediye başkanlarından dernekler için yer bulacağız’. Bu kadar basit düşünülür mü? Söyledim, konuşmalarımda kardeşim siz yer bulmayın! Fikir üretin, fikir. Belediyelere katkıda bulunacak ve onları ateşleyecek dinamizm oluşturacak fikirler üretin de o belediye başkan adayları sizin peşinizden gelsin. Size ‘ne istiyorsunuz’ desin. Yani bu kadar basit bir amaçla olur mu? Bu kadar hedef küçültülür mü? Yapın projeleri, kim seçilirse seçilsin, katkıda bulunun. ‘Sivil toplum ördükleri olarak şurada şu açığı görüyoruz, burada bu açık görüyoruz’ deyin. Toplu olarak sunumlarınızı verin. ‘Ha efendim verirsen benden alır da ileriki zamanda kullanır.’ Böyle basit düşündüğün zaman bir 4 sene gelecek sen hiç de oraya gelemeyeceksin. Heba olup gidecek. Bir şeyin varsa vereceksin. Bunun için güzel bir düşünce, çok güzel bir tasarım ki bizim genel müdürlüğümüz, Sivil Toplumuna İlişkiler Genel Müdürlüğümüz olarak bunun içerisinde bulunmak gerçekten bana onur veriyor. Dilerdim ki isterdim ki bütün derneklerimizden birer temsilci katılsın, burada bulunsun. Sayın Başkanımızın zamanı olmayabilir. Başkan, yerine gönderir, yardımcısını gönderir veya yönetimden bir kişiyi gönderir veya üyelerinden bir kişiyi gönderir. Ama bu kadar güzel bir çalışma için böyle güzel bir salon boş bırakılmaz” dedi.

Toplantıda açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Azize Serap Tunçer, Doç. Dr. Aslı Yönten Balaban, Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yılmaz sunum gerçekleştirdi. Sunumların ardından anket, form ve öneri belgeleri düzenlendi. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsun-il-sivil-toplumla-iliskiler-muduru-boyle-bir-dernekcilik-olmaz/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İstanbul’da STK temsilcileriyle iftarda bir araya geldi Açıklaması https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-istanbulda-stk-temsilcileriyle-iftarda-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-istanbulda-stk-temsilcileriyle-iftarda-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Thu, 28 Mar 2024 04:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24317 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Çok açık söylüyorum, bu memlekette anayasa yapma gücü sadece ve sadece milli iradenin sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisindedir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu süreçte üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek, inşallah düzgün bir şekilde bu anayasa yapım süreçlerini yönetmesi gerekiyor.” dedi.

Kurtulmuş, Kadıköy’deki TBMM Filizi Köşk Sosyal Tesisi’nde sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiği iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye’de sivil toplum alanında önemli çalışmaları olan, değerli ve öncü hizmetler yapan kuruluşların temsilcileriyle bir arada olmanın kendilerine güç verdiğini söyledi.

En başından itibaren siyasetin, sadece siyasi partiler vasıtasıyla yapılan bir çalışma olmanın ötesinde, Türkiye’nin demokratikleşmesinin de göstergesi olarak sivil toplumla birlikte, sivil toplumu da güçlendirerek yapılmasının en doğru yol olduğuna inandıklarını belirten Kurtulmuş, sivil toplumun önünün açılmasını, sivil toplumun daha güçlü, her bir kuruluşun kendi alanında önder kuruluşlar haline gelmesini önemli hedeflerinden birisi olarak telakki ettiklerini dile getirdi.

Demokrasinin sadece beş yıldan beş yıla oy verme rejimi olmadığının altını çizen Kurtulmuş, demokrasinin aynı zamanda seçim arası dönemlerin tamamında halkın bütün kesimlerini kuşatacak güçlü sözü söyleyebilme, güçlü faaliyetleri ortaya koyabilme rejimi olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, “En az siyasi partiler kadar sivil toplum kuruluşlarının da önemli olduğu, hatta sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla siyaseti de yönlendirebilme becerisine sahip olması gerektiğini biliyor ve buna inanıyoruz. Onun için her birinize yaptığınız hizmetleriniz dolayısıyla teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

Devrim arabasının tasarımcılarından Gündüz Sait Güngen için başsağlığı mesajı

Türkiye’nin ilk yerli otomobili Devrim’in üretim ekibinde yer alan yüksek mimar mühendis Gündüz Sait Güngen’in bugün vefat ettiğini dile getirerek kendisine Allah’tan rahmet dileyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Devrim arabalarının baş tasarımcısı, Devrim arabalarını yapan, bunun için güzel bir kariyerini bırakıp kolları sıvayarak Türkiye’nin gerçekten önemli projelerinden birisi olan Devrim arabalarını gerçekleştiren tasarımcı ekibin başındaki yüksek mimar, mühendis bir ağabeyimiz, bir büyüğümüzdü. Bugün vefat etti. Allah rahmet etsin. Bu vesileyle onun şahsında Devrim arabaları meselesini bir kere daha anmak ve hatırlamak durumundayız. Gerçekten Türkiye’nin sanayileşme tarihi, bir tarafından baktığınız zaman da Türkiye’deki ihanet tarihidir. Türkiye’nin sanayileşmesinin nasıl engellendiği, nasıl bunun önüne iç ve dış birtakım vesayet odaklarının engel olarak bunun önüne geçtiklerinin en tipik örneklerinden birisi Devrim arabalarıdır. Çalıştırılmış, projesi oluşturulmuş, başarılı bir şekilde sonlandırılmış bir proje maalesef hain ihanetler zincirinin sonunda çalışamaz hale getirilmiş, ‘Nasılsa bunlar araba üretemez’ diyerek kenara atılmıştır.”

Kurtulmuş, dün Devrim arabalarında ve birçok alanda engellenen Türkiye’nin teknolojik gelişimimin, bugün belli bir noktaya geldiğini de ifade ederek, “Bugün yerli arabası Togg’u üretebilen, özellikle savunma sanayii alanında üstün teknoloji ürünleri dünyada bir marka haline gelmiş olan bir ülkeyiz. Allah bu istikametteki yürüyüşümüzü sürdürmeyi nasip eylesin. Gündüz Sait Bey’in şahsında Türkiye’nin sanayileşme davasına emeği geçen herkesi şükranla, hayırla yad ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“Türkiye, güven ve istikrar içerisinde yoluna devam etmek mecburiyetindedir”

Türkiye’nin ve dünyanın tarihi bir süreçten geçtiğine işaret eden Kurtulmuş, bugün gelinen noktada dünyanın neredeyse üçüncü dünya savaşının eşiğinde olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, küresel çatışmalara vesile olabilecek bölgesel çatışmaların tamamının da Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yer aldığını kaydetti.

Ukrayna-Rusya krizinin, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği, bütün insanların kanını donduran insanlık dışı vahşet ve soykırımın, Kafkaslardaki meselelerin, Doğu Akdeniz’deki gerilimlerin dünyayı zor bir sürece doğru sürüklediğini belirten Kurtulmuş, “Bizim bu coğrafyada ve tarihin bu diliminde, Türkiye olarak güçlü bir şekilde ayağımızı yere basmaktan başka bir şansımız yoktur. Türkiye, güven ve istikrar içerisinde yoluna devam etmek mecburiyetindedir. Önümüzdeki en önemli meselemiz budur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sivil toplumun gücünün siyasi sorunları aşabilmekte muktedir bir araç olduğunu biliyoruz”

Sivil toplumun Türkiye’nin siyasetinin demokratikleşmesine katkı sağlaması gerektiğini düşündüklerini söyleyen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sivil toplumun gücünün aslında çok zor zannedilen, aşılmaz zannedilen siyasi sorunları da aşabilmekte muktedir bir araç olduğunu fevkalade iyi biliyoruz. En son örneğini özellikle hükümetlerinin, İsrail hükümetinin gölgesinde durmayı bir marifet zanneden Batılı ülkelerdeki birçok insanın sokaklara çıkması, gösteriler yapması, büyük bir şekilde Filistin davasına destek vermesi ve İsrail’in bu zulümlerine karşı ‘Yeter artık, durun’ diyecek feraseti gösterebilmesinin arkasındaki en büyük güç, o ülkelerdeki sivil toplumun gücüdür.”

Gazze konusunda Türkiye’de hükümet ve millet olarak, devlet ve millet olarak aynı paralelde, aynı istikamette yürüdüklerini dile getiren Kurtulmuş, “Arkadaşlarımızı bir kere daha tebrik ediyorum. 31 Aralık akşamı, 1 Ocak sabahına karşı İstanbul’da sivil toplumun değerli katkılarıyla oluşan o gösteri, dosta güven, düşmana da endişe vermiştir.” dedi.

“Türkiye olarak her platformda güçlü bir şekilde durduk”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, en başından itibaren, herkesin ayaklarının titrediği bir zamanda Filistin meselesine sahip çıkarak bütün uluslararası platformlarda, acil ateşkes ve eşzamanlı olarak da insanı ve tıbbi yardımların gönderilmesi konusundaki Türkiye’nin tavrını söylediğini aktaran Kurtulmuş, bu süreçte kendisinin de 100’ün üzerinde meclis başkanı, devlet başkanı, başbakan ve bakanlarla görüştüğünü ve bu konuları gündeme getirdiğini hatırlattı.

Kurtulmuş, Türkiye olarak her platformda güçlü bir şekilde duruşlarını ortaya koyduklarını bildirdi.

Siyonist lobinin baskılarına rağmen son Birleşmiş Milletler oylamasında, ABD’nin çekimser kaldığına dikkati çeken Kurtulmuş, “Bunun en temel nedenlerinden birisi Amerika kamuoyunun ortaya koyduğu kararlılıktır. Önemli bir neden de Netanyahu çetesinin işledikleri insanlık suçlarının artık hiçbir hükümet tarafından taşınamayacak bir noktaya gelmiş olmasıdır.” dedi.

Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bir kez daha söylüyorum, İsrail’in katliamlarına, bu insanlık dışı suçlarına bir şekilde göz yumanlar, kuvözlerde 30-40 bebek aynı hastane içerisinde ölürken sevinç çığlıkları atanlar ya da çığlıklarını belli etmeden ‘Oh ne güzel Müslümanlar ölüyor’ diye bir şekilde bundan sevinç duyanlar, Netanyahu ekibini bir kenara koyarak, ellerini yıkayarak bu işten çıkamazlar.”

Gazze’de yaşananlar üzerinden bütün küresel sistemin büyük bir imtihan verdiğini bildiklerini ve sonunda bir hesaplaşmaya gidildiğinin görüldüğünü vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Artık çivisi çıkmış, hiçbir konuda çözüm üretemeyen, hiçbir sorunu çözemeyen, dünyanın hiçbir yerinde bir milletin hayrına bir çözüm üretmeyen bu küresel siyasal sistem zaten çökmüştü, Gazze’deki katliamlar dolayısıyla bunun iflası ilan edilmiştir. Bu salonda bulunanlar, yakın zamanda dünyada yeni bir küresel mimarinin kurulduğunu göreceklerdir. Türkiye de ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek yıllardır uluslararası sistemin ağlarına bir şekilde posta koyan o üslubuyla bunu daha somut teklifler haline getirerek bu sürecin öncüsü olacaktır. Dünyada yeni bir Birleşmiş Milletlerin, diğer kurum ve kuruluşlarıyla birlikte yeni bir küresel sistemin kuruluşuna inşallah hep beraber şahit olacağız.”

Türkiye’nin bu yoluna devam etmesi için içeride de çok güçlü olması gerektiğine dikkati çeken Kurtulmuş, içeride halkının birliğini, beraberliğini sağlayarak, millet olarak ortak milli hedeflere yürümeyi başararak yola devam etmek mecburiyetinde olduklarını söyledi.

Yeni anayasa çağrısı

Kurtulmuş, yeni anayasa konusunda da çağrıda bulunarak, şöyle konuştu:

“Güçlü Türkiye’nin önemli ayaklarından birisi, içeride yeni bir anayasayla toplumsal yapısını güçlendirmeyi başarması olacaktır. Bu çerçevede yeni bir anayasa yapılması ya da anayasanın yenilenmesi meselesi bir fantezi değildir, bir ya da birkaç partinin isteyebileceği bir şey değildir. Yıllardır Türkiye’de bir ihtiyaç olarak ortadadır ve artık vakti gelmiştir. Türkiye, bu yeni anayasa meselesini önümüzdeki dönemde hallederek içerideki birliğini, beraberliğini, kardeşliğini, milli bütünlüğünü tahkim edecek bir şekilde yoluna devam etmek mecburiyetindedir.”

Bazıları yeni anayasa denildiğinde, zaman zaman “Kurucu meclis olmak lazım” gibi bazı şeyler söyleyebildiğini, bu sözlere hiç itibar etmediklerini belirten Kurtulmuş, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yeni anayasadan bahsedildiği zaman kurucu meclisten bahsedenler, 1960 darbesinden sonra rahmetli Menderes’in katili olanların nasıl anayasa yaptıklarını ve anayasayı yapanların nasıl bir kurucu meclis olduklarını söylüyor ve buna inanıyorlar. Yine aynı şekilde, 12 Eylül’de hayatta kalmalarına müsaade edilmelerine rağmen siyaseten tasfiye edilmelerine çalışılan rahmetli Ecevit’in, Erbakan’ın, Demirel’in, Türkeş’in siyasi alanlarını kapatanların nasıl bir kurucu meclis olarak anayasa yaptıklarını düşünüyorlar ve bunu bir demokratik anayasa zannediyorlar. Çok açık söylüyorum, bu memlekette anayasa yapma gücü sadece ve sadece milli iradenin sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisindedir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu süreçte üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek, inşallah düzgün bir şekilde bu anayasa yapım süreçlerini yönetmesi gerekiyor. Buradaki kilit kavramın ‘doğru zeminde, doğru yöntemlerle anayasanın tartışılması’ olduğunu düşünüyorum. Doğru zemin, Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Doğru yöntemlerse, burada bütün siyasi partiler kendi anayasa çalışmalarını hazırlarlar. Hiçbir partinin anayasası olmaz. Partilerin anayasa teklifleri olur. Partiler bu anayasa çalışmalarını çalışırlar. Yöntemini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tartışır, buluruz. Ayrıca sadece Meclis’te grubu bulunan partiler ya da Meclis’teki diğer partiler değil, sivil toplum kuruluşları, akademi, yargı camiası, Türkiye’de sözü olan, ‘Benim de bu konuda söyleyecek bir sözüm var.’ diyen kim ya da kimler varsa, herkesin sözlerini açık, net ve sarih bir şekilde masaya getirebileceği bir sürecin yönetilmesi gerekir ki, biz burada inisiyatif olarak bu sürecin en güzel şekilde işlemesi için gayret sarf edeceğiz.”

Kurtulmuş, en yüksek mutabakatla, partiler arasında bir anlayış ortaya konulmasını ümit ettiğini dile getirerek, siyasi partilerin, milletin istediği istikamette sivil, demokrat, kuşatıcı, kapsayıcı, milli bir anayasa yapma imkanına bu milleti kavuşturması temennisinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-istanbulda-stk-temsilcileriyle-iftarda-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Ayşe Ünlüce ile Dost Dernekler Federasyonu’na bağlı dernekler ve üyeleriyle iftarda buluştu https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-chp-eskisehir-buyuksehir-belediyesi-baskan-adayi-ayse-unluce-ile-dost-dernekler-federasyonuna-bagli-dernekler-ve-uyeleriyle-iftarda-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-chp-eskisehir-buyuksehir-belediyesi-baskan-adayi-ayse-unluce-ile-dost-dernekler-federasyonuna-bagli-dernekler-ve-uyeleriyle-iftarda-bulustu/#respond Sat, 23 Mar 2024 22:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22710 Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (EBB) Başkan Adayı Ayşe Ünlüce ile birlikte Dost Dernekler Federasyonu’na bağlı dernekler ve üyeleriyle iftarda buluştu.

Tepebaşı Davet Salonunda gerçekleşen iftar programına Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, EBB Adayı Ayşe Ünlüce, federasyonda yer alan 22 derneğin yönetimi ve üyeleri katıldı.

“ÇIKMIŞ OLDUKLARI YOLDA BAŞARILAR DİLİYORUM”

Programda konuşan Dost Dernekleri Federasyonu Başkan Vekili Ayhan Taşçı, “Tuttuğunuz orucu Allah kabul etsin. Geçen yıl yine Ramazan ayında olduğu gibi bu yıl da bizi bir araya getirip sizlerle buluşturan Tepebaşı Belediye Başkanımız, kıymetli hocamız Ahmet Ataç’a huzurlarınızda platformumuz adına çok teşekkür ediyorum. Bu çıkmış oldukları yolda Sayın Ahmet Ataç Başkanıma, Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Sayın Ayşe Ünlüce’ye hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor, başarılar diyorum. Bugün tabii ülkenin çeşitli illerinden gelip Eskişehir’i kendine yurt edinen ve Eskişehir’in en önemli paydaşları haline gelen 15 il, 2 ilçe, 2 tane il temsilciliği ve 3 tane kültürel olmak üzere 22 dernekten oluşan platform olarak buradayız. Ben onlar adına da tekrar Ahmet Başkanıma çok teşekkür ediyorum” dedi.

“BİZ HALKIN YANINDAYIZ”

Programa katılanlara ‘hayırlı Ramazanlar’ dileyen Başkan Ataç, “İftar sofrası çok farklı bir sofradır. Zenginin, fakirin, erkeğin, kadının, engelli dostlarımızın, çocuklarımızın beraber oturdukları bir sofradır. Bu sofrada öncelikle bir sosyalleşme olur, sonra dini ritüellerimizi yerine getiririz. Onun için çok kıymetlidir. Allah bu sofraları hiçbir zaman eksik etmesin. Bizler birbirimizi çok iyi tanıyoruz ve dostluğumuz hep sürsün. 20 yıldır sizlerle beraberim. Bu şehirde güzel şeyler paylaştık. Şehrin iyi olması adına güzel işleri beraber yaptık. Biz halkın yanındayız. Biz birbirimize güveniyoruz. Arkamızı rahatça dönebiliyoruz. Samimiyet var, sıcaklık var. 31 Mart’tan sonra da bu güven ve samimiyet her şekilde devam edecek” diye konuştu.

“ESKİŞEHİR’DE GÜVEN ORTAMI VAR”

CHP Eskişehir Milletvekili Çakırözer de şöyle konuştu:

“Bu şehirde yıllardır bir huzur var. Bu huzur sizler sayesinde, Diyarbakırlı sayesinde, Karadenizli sayesinde, Kütahyalı sayesinde, Vanlı sayesinde, Ağrılı, Adıyamanlı, Muşlu tüm kardeşlerimiz Eskişehir’de hep birlikte bir mozaik haline gelen sizler sayesinde büyük bir huzur, büyük bir kardeşlik, büyük bir beraberlik ortamı var. Çünkü bu kardeşlik sofralarında biz hepimiz bir araya geliyoruz. Bizi bu kardeşlik sofralarında buluşturan Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a teşekkür ediyorum. Sizlerden tek ricam işte bu huzur ortamını işte bu kardeşlik ortamını Eskişehir’de koruyalım, ileriye götürelim. Ayşe Başkan ile Ahmet Başkan el ele bu şehirde, Tepebaşı’nda, Eskişehir’de işte bu birlikteliği, kardeşliği, beraberliği bozmadan üzerine koyarak, sizlerin derdiyle dertlenerek, sevinçli gününüzde, hüzünlü gününüzde hep sizinle bir arada olarak bu şehri en iyi şekilde yönetecek. Eskişehir’in huzuru için, kardeşliği için ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen sizlerle beraber, kardeşçe bir arada olması için onlara güçlü bir destek istiyorum.”

“ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HAZIRIZ”

Sivil Toplum Kuruluşlarının güçlenmesi için Sivil Toplum Merkezleri Yerleşkesi kuracaklarını söyleyen Ünlüce, “Sivil toplum kuruluşlarının bütçelerinin yeterli olmadığını biliyorum, bu nedenle elimizi taşın altına koymaya hazırız. Göreve geldiğimizde şehir yönetiminde en önemli yapı taşı olan Sivil Toplum Kuruluşlarımızın güçlenmesi için Sivil Toplum Merkezleri Yerleşkesi kuracağız. STK’ların ihtiyaçlarını karşılayacak olan Sivil Toplum Merkezleri Yerleşkemizde, salonlar, toplantı, seminer, eğitim ve çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak şekilde tasarlanacak” diye konuştu.

Ayrıca Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak sivil toplum kuruluşlarına büyük önem verdiklerini ve bu nedenle bütçe ayırmak istediklerini ifade eden Ünlüce, “Biz geçmişte Kent Konseyleri ile beraber sivil toplum kuruluşlarına küçük bir bütçe ayırıyorduk. Ben sivil toplum kuruluşlarından geldiğim için ve uzun yıllar çalıştığım için bütçe ile ilgili sıkıntıları çok iyi biliyorum. O nedenle bütçemizden de küçük bir pay ayırmak istiyoruz. Bu güzel birliktelik hep daim olsun bu güzel dayanışmamız hiç azalmasın. Ramazan sofralarımız dolsun, taşsın. Bayrama kadar umarım görüşürüz ama görüşemezsek şimdiden bayramınız kutlu olsun. Belki 31 Mart Ahmet Ataç başkanımla benim için ayrı bir bayram olacak” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediye-baskani-ahmet-atac-chp-eskisehir-buyuksehir-belediyesi-baskan-adayi-ayse-unluce-ile-dost-dernekler-federasyonuna-bagli-dernekler-ve-uyeleriyle-iftarda-bulustu/feed/ 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi Açıklaması https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sivil-toplum-kuruluslarinin-temsilcileriyle-iftar-programinda-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sivil-toplum-kuruluslarinin-temsilcileriyle-iftar-programinda-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Sat, 16 Mar 2024 03:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19584 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Sivil toplum, büyük bir Filistin duyarlılığı, Gazze’deki katliama, soykırıma karşı büyük bir insanlık destanı yazdı.” dedi.

Kurtulmuş, Meclis’te sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiği iftar programında yaptığı konuşmada, sivil toplumun, demokrasinin olmazsa olmaz ana direklerinden olduğunu, bireyin, sivil toplumun güçlü olmasının demokratik toplumlarda güçlü devleti doğurduğunu söyledi.

Devletin, bireyin ve sivil toplumun gücünün birbirinden ayrılmaz bütünün parçaları olduğuna yürekten inandıklarını vurgulayan Kurtulmuş, Türk-İslam medeniyetinde sivil toplumun, Batı’yla kıyaslandığında farklı saiklerle ortaya çıktığını ve çok köklü bir geleneğe sahip olduğunu ifade etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, devletle mücadele ve kavga etmek üzerine gelişen Batı’daki sivil toplum anlayışının aksine, Türk-İslam medeniyetinde devletin eksik bıraktığı alanları doldurabilmek için ya da toplumdaki başka fonksiyonları yerine getirmek için gönüllü çalışmalar ortaya konulduğunu söyledi.

Kurtulmuş, tarihsel bakımdan çok sayıda sivil toplum kuruluşu denilebilecek geleneksel kurumlara sahip olunduğunu anlatarak, bunlardan birisinin iş hayatını örgütleyen loncalar olduğunu belirtti.

Bir diğerinin de toplumda kanadı kırık kuşlardan evlenecek kızlara kadar herkese yardımı sorumluluk kabul eden vakıflar olduğunu dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anadolu kentlerimizin hemen tamamında ecdadın bıraktığı varlıkların eserleri yerinde duruyor, bir kısmı yeniden onarılıyor, yeniden o günkü fonksiyonlarına benzer şekilde hayata kazandırılmaya çalışılıyor. Dolayısıyla çok köklü bir sivil toplum tecrübesine, geleneğine sahip olan bir milletiz. Bugün modern usullerle konuştuğumuz zaman sadece vakıflar, dernekler değil bunun ötesinde aramızda temsilcileri bulunan platformları, sendikaları, sosyal ağları hatta kooperatifleri içine koyduğumuz zaman Türkiye’de yaklaşık 150 bin sivil toplum kuruluşumuz var. Bu sivil toplum kuruluşlarımızın giderek daha güçlenmesi hem sayısal olarak sivil topluma destek olan vatandaşlarımızın sayısının artması hem de sivil toplum kuruluşlarımızın yönetsel kabiliyetlerinin artması, önümüzdeki dönemde önemli vazifelerimizden birisi olmalıdır. Bu çerçevede emeği geçen bütün arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

“Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının önemli kabiliyetler kazandıklarını görmek memnuniyet verici”

Kurtulmuş, Türkiye’nin sivil toplum kuruluşlarının dünyanın her yerinde faaliyetinin bulunduğunu, on binlerce kilometre ötedeki insanlara sadece insan oldukları için yardım eli uzattıklarını, toplumsal dayanışmanın bütün imkanlarını oradaki insanlara tahsis etmek amacıyla seferber olduklarını gördüklerini ve bundan memnuniyet duyduklarını söyledi.

Dünyanın birçok yerinde Türk sivil toplum kuruluşlarının gösterdiği bu hamiyetperver davranış dolayısıyla gittikleri her ülkenin yöneticilerinin kendilerine teşekkür ve takdirlerini ifade ettiklerini aktaran Kurtulmuş, bunun Türkiye için fevkalade önemli bir kazanç olduğunu vurguladı.

Kurtulmuş, “Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının becerilerinin zaman içerisinde arttığını ve çok hızlı bir şekilde sorunların, krizlerin çözülmesi konusunda önemli kabiliyetler kazandıklarını görmek memnuniyet vericidir.” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde sivil toplum kuruluşlarının önemli bir kısmının birkaç saat içinde etkilenen illere ulaşmayı başardığını dile getiren Kurtulmuş, “Başta Türk Kızılay olmak üzere bütün yardım kuruluşlarımızın, ayrıca özel olarak yardım kuruluşlarının, derneklerin, vakıfların depremden sonra büyük bir dayanışma örneği gösterdiğini hepimiz iftiharla izledik. Allah bir daha böyle bir acı göstermesin. Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları, her alandaki kabiliyetlerini özellikle yardımlaşma ve dayanışma alanında en üst seviyeye çıkarmış bulunuyorlar.” şeklinde konuştu.

“Sivil toplum, demokrasinin nişanelerinden birisidir”

Kadın haklarından çevrenin korunmasına, çocuk haklarından yeşil doğanın oluşturulmasına kadar hemen her alanda Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının gerçekten fevkalade büyük bir birikim sahibi olduğunu ve önemli adımlar attıklarını gördüklerini ifade eden Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Kitlesel olarak iş adamları derneklerimizin, odalarımızın, borsalarımızın, sendikalarımızın, işveren derneklerimizin, memur sendikalarımızın, işçi sendikalarımızın büyük bir beceri kazandığını, büyük bir kurumsal kabiliyet kazandığını da görüyoruz. Bunları artırarak yolumuza devam etmemiz lazım.

Bu, şu açıdan önemlidir: Sivil toplum, hiç söylemeye gerek yok ki demokrasinin nişanelerinden birisidir. Sivil toplumu güçlü olmayan bir toplumun demokrasisinin de güçlü olması mümkün değildir çünkü demokrasi, sadece beş yıldan beş yıla oy verme işi değildir. Demokrasi, bu süre içerisinde toplumun farklı alanlarında çalışmalar yaparak teklifleri, projeleri, karar vericilere yansıtabilmek ve memleketin hayrına olacak işlerin yapılması için elimizdeki bütün imkanları seferber edebilmek işidir. Bunun için sivil toplum kuruluşlarının kendi aralarında da farklı bir rekabet içerisinde olmasını arzu ederiz. Bu çerçevede devlet her yeri, her alanı kendi imkanlarıyla doldurabilecek, kuşatabilecek tabii ki bir güce sahiptir ama aslolan devletin boş bıraktığı alanları ya da devletin desteklenmesi gereken alanlarda da sivil toplumun projeleriyle ortaya çıkabilmesini temenni etmektir.”

“Türkiye’de sivil toplum kuruluşları, son yıllarda ciddi bir uluslararasılaşma sürecindedir”

Özellikle krizlerde toplumun bütün kesimlerine kuşatıcı hizmet verebilecek en önemli alanın, sivil toplum kuruluşları olduğunun altını çizen Kurtulmuş, şunları dile getirdi:

“Yardımlaşmanın, dayanışmanın, fikir üretmenin, proje üretmenin, farklı fikirleri bağırmadan, çağırmadan karşılıklı müzakere edebilmenin, farklı fikirlerden de millet hayrına, vatanımızın hayrına sonuçlar çıkarabilmenin pratik unsurları sivil toplum kuruluşlarımızdır. Bu çerçevede şunu da özellikle ifade etmek isterim ki Türkiye’de sivil toplum kuruluşları son yıllarda ciddi bir uluslararasılaşma sürecindedir. Bunu da iftiharla takip ediyoruz. Sadece içeriye dönük sözler değil insanlığa dönük, dünyaya dönük sözlerin ve hizmetlerin ortaya konulması da fevkalade önemlidir. Bu anlamda yurt dışında Türk kültürünün yaygınlaştırılması için hizmet veren kuruluşlarımızı, onların ortaya koymuş olduğu sivil çabaları, yardım kuruluşlarından yararlı olarak Türkiye’nin kültürel diplomasi alanındaki mekanizmalarına da katkı sunan sivil toplum kuruluşlarını tebrik ediyorum.”

“İtici gücü, Batı toplumlarında da var olan insaflı, vicdanlı sivil toplum kuruluşları”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Gazze’de süren olayların, sivil toplumun ne kadar önemli olduğunu bir kere daha çok net şekilde ortaya koyduğuna işaret ederek, 5 ayı aşkın süredir bütün dünyanın izlediği ve İslam ülkelerinin de yeterince tepki gösteremediği Gazze’deki soykırım boyutlarına varmış bu büyük katliam karşısında dünyanın dört bir tarafında sivil toplum kuruluşlarının fevkalade ciddi hassasiyet ortaya koyduklarını söyledi.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu anlamda her tarafta binaların yıkıldığı, insanların gölgesine sığınacağı bir duvarın dahi kalmadığı Gazze Şeridi’nde hayatlarını hiçe sayarak oradaki insanlara yardım etmek için siyonist rejimin çizdiği işgal sınırlarını tanımayan Sınır Tanımayan Doktorları saygıyla, minnetle yad ediyoruz. O doktorların içerisinde o sivil toplumdan gelen, gönüllülük esasıyla çalışan, hayatını hiçe sayan o insanlar, büyük bir insanlık destanı, büyük bir kahramanlık destanı yazıyorlar. Ne yazık ki aralarında onlarcasının da o saldırılar sırasında öldüğünü biliyoruz. Aynı şekilde bırakın bir duvarı, doğru dürüst yemek pişirecek bir tencerenin bile kalmadığı Gazze’de ellerindeki imkanları seferber ederek, dünyanın dört bir tarafından zor şartlarla getirdikleri malzemeleri kararak orada Filistinli aç, muhtaç insanlara iftar sofraları hazırlayan sivil toplumun gönüllülerini de saygıyla, şükranla, minnetle yad ediyorum.”

Kurtulmuş, Batılı ülkelerin bu süreçte hükümetler nezdinde ne kadar duyarsız kaldıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Şimdi şimdi bir şeyler söylemeye başlıyorlar. Eskilerin güzel bir tabiri var: Basra yıkıldıktan sonra ne yaparsanız bunun bir faydası yok. Hükümetlerine rağmen Batı’da sokaklara yüz binlerce hatta bazı ülkelerde milyonlarca insanın çıkabilmiş olmasının arkasındaki en temel güç, o ülkelerdeki sivil toplumun oluşturduğu güçtür. Sivil toplum, büyük bir Filistin duyarlılığı, Gazze’deki katliama, soykırıma karşı büyük bir insanlık destanı yazdı. Sevinerek ifade ediyoruz ki birçok yerde insanlık cephesi diyebileceğimiz cepheyi kurdular. Bu cephenin kuruluşunun itici gücü, motive eden ana gücü, Batı toplumlarında da var olan insaflı, vicdanlı sivil toplum kuruluşlarıdır. Böylece hükümetlerin üzerinde baskı kurmayı başarabildiler ve hükümetlerine rağmen meydanlara çıkarak, bu katliamı lanetleyerek insanlığa karşı vazifelerini yerine getirmeye çalıştılar.”

“Uluslararası camiadaki yardım kuruluşlarına da pratik ve görünür bir çağrı olarak kabul edilmeli”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sivil toplumun bu baskıları nedeniyle dünyanın dört bir tarafında yardım organizasyonlarının yeniden gözden geçirilmesi, özellikle ramazan dolayısıyla insanların iftar sofralarının şenlendirilmesi için insanlığın harekete geçtiğini anlattı.

“Türkiye’nin, şu anda isimlerini tek tek saymayacağım, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun Gazze’ye bir lokma ekmeği fazla ulaştırmak için nasıl sabahlara kadar çalıştıklarını biliyorum.” diyen Kurtulmuş, Mersin’den Gazze’ye bir iyilik gemisini organize eden Türk Kızılayı bu öncülüğünden dolayı kutladı.

Kurtulmuş, “Türk Kızılayın bu çıkışı, Özgür Gazze Hareketi’nin 2010 yılında başlatmış olduğu Gazze’ye ablukayı kırma faaliyetlerinin bir devamı olarak görülmeli ve bu anlamda da uluslararası camiadaki yardım kuruluşlarına da pratik ve görünür bir çağrı olarak kabul edilmelidir.” diye konuştu.

Bir yandan yardım çalışmaları sürerken diğer taraftan sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu fevkalade müspet rüzgarın, dünyanın bir çok yerinde aslında siyasetin dışındaki alanları da kaplayan, siyonizmin pervasızlığına “Dur! Biz de insanız, yeter artık.” diyen çığlıkların dünyanın her tarafında duyulmasına vesile olduğunu dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“En son Berlin Film Festivali ve Oscar Ödül Töreni’nde ortaya konulan o protestolar, o sözler, hepimiz adına, vicdanı olan milyarlarca insan adına söylenmiş sözlerdir. Ramy Youssef’un ödül töreninde söylediği, ‘Siz, Gazze deki bu insanları nasıl böyle öldürüyorsunuz? Lanetliyoruz.’ manasındaki sözleri, kimsenin hafızasından çıkmamıştır. Aynı şekilde Jonathan Glazer’in söylediği, en önemli Holokost filminin yönetmeni, kendisi de bir Yahudi, İsrail’e, ‘Sizin yaptığınızın, size yapılan Holokost’tan hiç farkı yoktur.’ diyerek meydan okuyan bir konuşma yapabilmiştir. Kırmızı halılar üstünde, ödül törenlerinde, dünyanın en steril alanları kabul edilen o alanlarda insanlar gönüllerinden gelenleri söylemiş ve bu zulmün durdurulabilmesi için feryat etmiştir.”

Kurtulmuş, bu etkinliklerde yakalarına rozetler takarak protesto edenlerin de bulunduğuna dikkati çekerek, “Eğer sivil toplumun canlı, güçlü, fedakar çalışmaları, çabaları olmasaydı ne bugün İsrail’e dönüp ‘Şunu şöyle yanlış yapıyorsunuz.’ diyebilirdi ne bu protestolar olabilirdi ne de oraya bir koli erzak gönderilebilirdi.” dedi.

“Sivil toplum kuruluşları zalimin karşısında, mazlumun yanında yer almaya gayret etti”

Kurtulmuş, Türkiye’nin, milletçe ve devletçe başından itibaren bu süreçte yekvücut durduğunu görmenin, kendisine ayrı bahtiyarlık verdiğini ifade ederek, “Dünyada az millet vardır hatta şunu söyleyebiliriz ki bu seviyede Gazze’deki insanlık suçlarının karşısında duran ve Filistin davasına sahip çıkan neredeyse dünyadaki tek ülke Türkiye’dir. Hem devlet olarak başta Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere hem millet olarak hem TBMM olarak.” diye konuştu.

TBMM’nin, İsrail’in 7 Ekim’de Gazze’ye yönelik saldırılarının başlamasının ardından 9 Ekim’de bütün siyasi partilerin ortak imzasıyla İsrail’in saldırganlığını kınayan ortak bildiri yayımladığını hatırlatan Kurtulmuş, Holokost’a benzeyen El-Ehli Baptist Hastanesi’nin bombalanmasının da bütün siyasi partilerin imzasıyla TBMM tarafından telin edildiğini anlattı.

Numan Kurtulmuş, “Türkiye’de hemen hemen bütün siyasi partiler ortak bir noktada durdu. Sivil toplum kuruluşları, tereddütsüz bir şekilde zalimin karşısında, mazlumun yanında yer almaya gayret etti. Bu tarihsel süreç içerisinde Türkiye’nin devletiyle, milletiyle, sivil toplumuyla vermiş olduğu bu örnek mücadele, tarihe altın harflerle düşülmüştür, kaydedilmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’li aktivist Rachel Corrie’nin vefatının yıl dönümü

Yarın ABD’li aktivist Rachel Corrie’nin vefatının seneidevriyesi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, şunları ifade etti:

“20’li yaşlarının ortalarında, Gazze’de Refah Sınır Kapısı’na birkaç kilometre uzaklıkta, oradaki Müslümanların evleri yıkılırken ‘Yıkamazsınız. Bu, bir insanlık suçudur, buna müsaade etmem.’ diyerek buldozerin karşısına geçti. Ne yazık ki siyonist rejimin buldozeri, gencecik bu kadını ezerek, kemiklerini kırarak orada öldürdü. Hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Rachel Corrie’nin cesareti insanlık adına ortak bir mücadelenin de fitilini ateşlemiştir. Kimileri İsrail’in adını duyduğu zaman ayakları titrerken İsrail’in zalim, katil ordularını karşısında görmesine rağmen dimdik ayakta duran bu hanımefendiyi şükranla, minnetle yad ediyoruz ve insanlık tarihinin altın sayfalarında yer aldığına inanıyoruz. O da bir sivil toplum hareketinin mensubuydu. Bizim eskilerin güzel bir duası var: Allah dinince dinlendirsin. Gerçekten bu kadar büyük bir fazileti ortaya koymak çok az insana nasip olur. Bu anlamda hem Filistin davasının hem mazlum milletlerin verdiği mücadelenin unutulmaz kahramanlarından birisi olmuştur.”

“Egemen bir Filistin devletinin kurulduğunu görmek, inşallah bütün insanlığa nasip olacak”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, ramazan gününde bunları konuşmanın ızdırap verici olduğunu dile getirerek, İsrail ile Netanyahu ve çetesinin yaptığı bu soykırıma varan katliamlarda sonu olmayan bir yola girdiğini belirtti.

Kurtulmuş, “Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu Uluslararası Adalet Divanındaki bu davanın sonunda öyle görünüyor ki İsrail yönetimi ve Filistin davası için yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır. İnşallah 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs olan, bütünüyle toprak bütünlüğü sağlanmış, o sokaktan öteki sokağa geçmek için İsrail makamlarından izin alınan ya da İsrail polisinin insafına terk edilen bir Filistin değil tam manasıyla toprak bütünlüğüne sahip çıkan egemen bir Filistin devletinin kurulduğunu görmek, inşallah hepimize ve bütün insanlığa nasip olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Sivil toplum kuruluşlarına çalışmaları dolayısıyla minnettarlığını dile getiren Kurtulmuş, Meclisin, devletin ve milletin hayrına yapacağı çalışmalarda sivil toplum kuruluşlarının emrinde olduğunu sözlerine ekledi.

Programda Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Ankara milletvekilleri Fuat Oktay, Kurtcan Çelebi, Vedat Bilgin, Zeynep Yıldız, Ahmet Fethan Baykoç, Jülide Sarıeroğlu, Murat Alparslan, Lütfiye Selva Çam, TBMM İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, İYİ Parti Sözcüsü ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, DEVA Partisi Ankara Milletvekili Sadullah Ergin, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, SETA Direktörü Burhanettin Duran, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Türk Kızılay Derneği Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse, Mehmetçik Vakfı Genel Müdürü İsmail Şanlı ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-kurtulmus-sivil-toplum-kuruluslarinin-temsilcileriyle-iftar-programinda-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0