Sinan Ateş – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 05 Jul 2024 13:39:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sinan Ateş davasında tetikçinin avukatından şok iddia: Ateş’i arkadaşı vurdu https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-davasinda-tetikcinin-avukatindan-sok-iddia-atesi-arkadasi-vurdu/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-davasinda-tetikcinin-avukatindan-sok-iddia-atesi-arkadasi-vurdu/#respond Fri, 05 Jul 2024 13:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37266 Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı davaya dün devam edildi. Sanık avukatları Sinan Ateş’i çatışma sırasında arkadaşlarının öldürdüğünü öne sürdü.

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetinin azmettiricisi suçlamasıyla yargılanan Doğukan Çep, “Evet ben azmettirdim. Ayağından vurduk, tamam ama kimin mermisiyle öldü?” diye sordu ve “Şaibe var. Eray sıkıyor, Sinan düşüyor, düştükten sonra Eray’ın Sinan’ı karnından vurması mümkün değil. O açı Selman’ın (Olay günü Sinan Ateş’in yanında olan arkadaşı) açısı” dedi. Tetikçi olduğu iddia edilen Eray Özyağcı ise Ateş’i sadece ayaklarından vurduğunu ve kaçarken, “Reisi vurduk” diye sesler duyduğunu söylemişti.

“SADECE AYAKLARINA SIKACAKTIM”

Tetikçi Eray Özyağci’nin avukatı Zeynettin Aktürk, yargılamanın eksik ve hatalı olduğunu savundu. Özyağci’nin, savunmasında “Ben oraya yaralamaya gittim, sadece ayaklarına sıkacaktım.” dediğini hatırlatan Aktürk, kamera görüntülerinin de bunu doğruladığını öne sürdü.

TETİKÇİ ATEŞ EDİLDİĞİ İÇİN KARŞILIK VERMEK ZORUNDA KALMIŞ!

Müvekkilinin üç kez ateş ettiğini ve bunların Ateş’in ayaklarına isabet ettiğini iddia eden Aktürk, “Maktulün yanında bulunan Selman Bozkurt, müvekkile doğru ateş ederken müvekkilim kaçıyor. Bu kaçış esnasında iki kez daha ateş etmektedir ve Selman Bozkurt’u yaralamıştır. Olay yerinde ilk amacınız neyse ona odaklanırsınız. İlk amaç yaralama olduğu için ayaklarından vurup kaçmayı planlamaktadır. Kaçarken arkasından ateş edildiği için buna karşılık vermek zorunda kalmıştır.” ifadelerini kullandı.

“ÖLDÜRMEYE NİYETİ OLSA BAŞINI HEDEF ALIRDI”

Aktürk, Ateş’i müvekkilinin öldürmediğini savunarak “Özyağcı’nın vuruş açısı çok açık. Bir metre mesafeden ateş ediyor. Öldürme niyeti olsaydı ayaklarını değil, başını hedef alırdı. Sinan Ateş’i, yanında bulunan arkadaşı Selman Bozkurt öldürüyor. Güvenlik kamerası kayıtları ve otopsi raporu da bunu gösteriyor” dedi.

AYŞE ATEŞ’TEN İDDİALARI YALANLAYAN BELGELİ PAYLAŞIM

Tetikçi Eray Özyağcı ve azmettirici Doğukan Çep, Sinan Ateş’i kişisel husumet nedeniyle yaralamayı amaçladıklarını iddia etmesi ve “Özyağcı’nın Ateş’in ayağına ateş ettiği, ancak Ateş’i öldüren kurşunların Ateş’in yanında bulunanlar tarafından atılan silahlardan çıktığı” şeklinde savunması üzerine Ayşe Ateş, sosyal medya hesabından bu durumu yalanlayan bir paylaşım yaptı.

İşte Ateş’in tetikçi tarafından vurulduğunu kanıtlayan o paylaşım;

“Sinan Ateş’in katledildiği yerde 3 silah kullanıldı. Biri tetikçi Eray Özyağcı’nın kullandığı silah, diğer ikisi Ateş’in arkadaşlarının Özyağcı’ya karşılık verdikleri silahlar. Tetikçi cinayet sonrasında kullandığı silahı yok etti. İfadesinde silahı sakladığını ve yerini de hatırlamadığını ileri sürdü.

Öte yandan Kriminal Polis Laboratuvarı, Ateş’in arkadaşlarının karşılık verdiği diğer iki silahı inceledi. Biri Canik marka, diğeri el yapısı üzerinde LLLCCCSSSLLLCC ibareleri bulunan silahtı. Her iki silah da 9×19 mm çap ve tipinde fişek kullanıyordu. Bunun yanısıra polisin elinde Sinan Ateş’in vücudundan çıkan 5 merminin parçaları vardı. Yani Ateş’in bedenine dördü öldürücü 5 mermi isabet etmişti. Ayrıca 12 adet de Ateş’in vücudu dışında yer alan fişek bulunuyordu.

“TESLİM EDİLEN SİLAHLARDAN ÇIKMADIĞI TESPİT EDİLDİ”

Sonuçta, olay yerinde 5’i Sinan Ateş’e isabet etmiş, 12’si dışında kalmış 17 mermi ve kullanılan 3 silah söz konusuydu. Laboratuvarda yapılan incelemede Ateş’in vücudundan çıkan 5 merminin, Ateş’in arkadaşlarının teslim ettiği silahlardan çıkmadığı tespit edildi. Ama bu kadar değil… En önemlisi tetikçilerin iddiasını çürüten kısmı…

“BEDENİNDEN ÇIKAN KURŞUNLAR ÜÇÜNCÜ BİR SİLAHA AİT”

Aynı incelemede olay yerinde bulunan 5 adet kovanın Canik marka silahtan, 2 adet kovanın ise el yapımı üzerinde LLLCCCSSSLLLCC yazan silahtan çıktığı tespit edildi. Laboratuvar raporuna göre Sinan Ateş’in arkadaşlarının getirdiği iki silah değiştirilmemişti. Olay yerinde kullanılan silahlardı. Toplam 7 adet kovan bu silahlardan çıkmıştı. Ancak Sinan Ateş’in bedeninden çıkan 5 mermi izi bunlara ait değildi. Üçüncü bir silahtan çıkmıştı. Haliyle bu durum, arkadaşlarının değil tetikçinin silahından çıkan kurşunla Ateş’in vurulduğunu gösteriyordu. Ancak o cinayet silahının yerini tetikçi “hatırlamıyorum” diyerek söylemiyordu. Sadece bu kadar da değil…

“ATEŞ’İN KARŞIDAN VURULDUĞU DOĞRULANIYOR”

Sinan Ateş’in otopsi raporu da Ateş’in yanından değil karşıdan vurulduğunu doğruluyor. Zira kafasından giren mermi çenesinin altından çıkıyor, ön tarafından giren kurşun sırtından çıkıyor. Keza olay anının görüntüleri izlendiğinde… Tetikçinin ateş ettiği, sonrasında Ateş’in düştüğü, devamında tetikçinin karşıdan ateş etmeye devam ettiği… Selman Bozkurt’un sola, Ahmet Keçik’in sağa kaçtığı, Keçik’in gelip yerdeki Ateş’in silahını alıp tetikçiye doğru ateş ettiği görülüyordu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-davasinda-tetikcinin-avukatindan-sok-iddia-atesi-arkadasi-vurdu/feed/ 0
Avukatların katılma talebinin reddine karar verildi https://www.haber60.com.tr/avukatlarin-katilma-talebinin-reddine-karar-verildi/ https://www.haber60.com.tr/avukatlarin-katilma-talebinin-reddine-karar-verildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 03:33:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36817

AVUKATLARIN KATILMA TALEBİNİN REDDİNE KARAR VERİLDİ

Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen duruşmaya 22 tutuklu sanığın tamamı katıldı. Cinayetin azmettiricisi olduğu iddia edilen sanık Doğukan Çep, ‘Bay Kemal nerede’ diye bağırdı. Jandarmalar tarafından salondan çıkarılan Çep, bir süre sonra mahkeme başkanının talebiyle yeniden salona getirildi. Avukatlar İbrahim Ethem Yiğit ve Çağrı Can Pak, MHP adına davaya katılma talebinde bulundu. Sanıklar ve avukatları talebin kabul edilmesini istedi. Savcı ise katılma talebinin reddini istedi. Mahkeme başkanı, MHP’nin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle katılma talebinin reddine karar verdi. Avukatlar salonun izleyici bölümüne alındı.

‘POLİS ARKADAŞLARIM, BERABER GİDELİM DEDİLER’

Ardından sanıkların savunmasına geçildi. İddianamede Sinan Ateş cinayetinin tetikçisi olarak yer alan Eray Özyağcı, emniyetteki ifadelerinin baskı altında alındığını öne sürerek, “Sinan Ateş’e ulaşmaya çalışıyordum. Bir dosya için bana sözünü tutmadı. Benden para istedi. Suat ağabeyi aradım, ‘Yardım eder misin’ dedim. ‘Evet’ dedi. Doğukan ağabey ile beraber otoparka gittik. Otururken bana ‘Her şeyi ayarladım, Ankara’ya gitmem kaldı’ dedi. Benden Sinan Ateş’i ayaklarından vurmam talep edildi. Polis arkadaşlarım Ankara’ya eğlenmeye gidecekti. ‘Beraber gidelim’ dediler. İfadelerimde Doğukan Çep’i korumak için kendim tasarlamışım gibi ifade verdim, yalan söyledim. Doğukan Çep bana Gölbaşı’nda gideceğim konumu atmıştı, ‘Sinan Ateş’i sadece ayaklarından vur uzaklaş’ dedi, ben de önlerine çıktım Sinan Ateş’in sağlı sollu sadece ayaklarına ateş ettim. Ateş ettikten sonra Ateş’in yanındaki şahıslar bana karşılık verdiler. Ardından ‘Reisi vurduk, reisi vurduk’ diye bağırdıklarını duydum. Olaydan sonra Doğukan Çep beni aradı, ‘Sinan Ateş ölmüş, ben sana sadece yarala demedim mi’ dedi. ‘Ben öldürmek istemedim, ben bu adamı öldürmedim’ dedim. Akşam tekrar aradı, ‘Vedat yakalanmış sakın İstanbul’a gitmeyin, orada saklan çıkma dışarı’ dedi. 4 güne yakın kadar kaldık. Ben Doğukan Çep ağabeyimin Sinan Ateş ile sorunlarından dolayı ayaklarına sıktım. Ben öldürmedim, nasıl öldürüldüğü araştırılsın istiyorum. Tahliye talebim yoktur” diye konuştu.

‘BU DAVANIN BAŞ AKTÖRÜYÜM’

Mahkemeden izin almadan konuşan, sanıklardan silahlı eylemi organize ettiği iddia edilen Doğukan Çep, “Ben bu davanın baş aktörüyüm, azmettiricisiyim, ifade vermek istiyorum” dedi. Mahkeme Başkanı ‘Sıran gelince konuşursun, otur yerine” diye karşılık verdi.

İddianameye göre tetikçi Eray Özyağcı’yı olay yerine getiren ve oradan kaçıran motokurye sanık Vedat Balkaya ise emniyette verdiği ifadeleri baskı altında verdiğini öne sürerek “Doğukan Çep, alacağının olduğunu, tahsilatı ise Eray Özyağcı’nın yapacağını söyledi. Beni kandırarak buraya getirdiler, ben alacak verecek durumu için araç konusunda yardımcı olmak için oraya gittim. Burada birinin vurulacağını bilmiyordum. Eray’ın vurduğu kişinin öldüğünü emniyette öğrendim. Beni kandırdılar, yaptıkları iyiliğin altında kalmamak için yardım etmek istedim. Suç işlemedim yasa çiğnemedim. Tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

‘TAKSİYE BİNDİM, SİLAH SESLERİNİ DUYDUM’

İddianamede, cinayet öncesi keşif yapan olarak yer alan sanık Suat Kurt, Doğukan Çep’in kendisinin manevi kardeşi olduğunu söyleyerek kendisinden ricada bulunduğunu iddia etti. Eray Özyağcı’yı tanımadığını iddia eden Kurt, “Doğukan Çep, ‘Ankara gider misin; adres vereceğim bu şahıs adrese kaçta giriyor kaçta çıkıyor, ne yapıyor ne ediyor?’ dedi. ‘Dövülecek, en fazla ayaklarından yaralanacak’ dendi. Olayın olduğu gün Eray’ın orada olduğundan haberim yok. Eray’ı İstanbul’dan geldiğinde karşılayan benim. Rahmetlinin adreslerini atan benim. Benim meselem de değil, olayı ben yaptırmışım gibi ne torbacılığımız kaldı ne başka bir şey. Ben sadece bilgileri attım” dedi. Doğukan Çep’in kendisine adres bilgilerini attığını belirten Kurt, Ateş’in adrese giriş çıkış saatlerini Çep’e söylediğini belirtti. Eray’la Doğukan telefonda görüşürken Sinan Ateş’in vurulacağını öğrendiğini iddia eden Kurt, “Adamı gördüğümü Doğukan’a söyledim. Geldiklerini söyledim. Doğukan ‘Ağabey sen taksiye bin git’ dedi. Taksiye bindim, taksideyken silah seslerini duydum. Sonra otobüs değiştirip kaçtım” dedi.

‘AYAKLARINDAN VURDURMAYA GÖNDERDİM’

Sanıklardan Doğukan Çep ise cinayeti kendisinin azmettirdiğini söyleyerek “Dışarıdaydım, aranıyordum. Bir gün sabah namazında Ateş’le yan yana kıldık. 2013’te ceza aldım. ‘Yardımcı olabilir misin’ dedim Ateş’e. Ateş de ‘Ne demek, yardımcı olurum’ dedi. Telefonda olayı anlattım. 2020 yılında telefonum çaldı; ‘Kanalı buldum dosyayı halledecekler, 1 milyon lira istiyorlar’ dedi. ‘Ben o kadar bulamam’ dedim. ‘200 bin verelim peşinat geri kalanı hallederiz’ dedi. Parayı bir otelde verdim, ayrıldık. Bazen İstanbul’dan birilerini soruyordu. 2021 yılında tekrar telefonum çaldı; ‘Kardeşim 200 bin lira daha lazım aynı kişiler değil, farklı kişilere vereceğiz’ dedi. Borç harç hallettim verdim. Kız Kulesi’nin karşısında bir gün oturuyorlar beni çağırdılar; ‘iş uzun sürebilir ama hallolacak’ dedi. 2022 yılı Kasım ayı ‘Artık sona yaklaştık, paranın tamamını vermen lazım’ dedi. Ankara’ya geldim. Parayı verdim bir poşette. Poşeti beyaz bir arabaya koydu, arabanın plakasını da gördüm. Aralık ayı başlarında aradım. ‘Haber bekliyorum ben de’ dedi. ‘Ağabey hani sonuna gelmiştik?’ dedim. 2-3 gün sonra tekrar aradım; ‘müsait değilim’ dedi telefonu kapattı. Daha sonra aradım açmadı. Dedim ki ‘benim paraya el koydu, ‘ben bunu ayaklarından vuracağım’ dedim. Ben öldürmeye gönderseydim ‘öldürmeye gönderdim’ derdim. Ben gerçekten ayaklarından vurdurmak istedim. Ben 4’üncü gün yakalandım İstanbul’da. Bir baktım ölmüş, istemediğim bir şeydi üzüldüm. Ben cezama razıyım; ama ayaklarından vurmaya gönderdim. Suikast yapmaya gelen adam ayaklarına sıkmaz, arkasından, sırtından atar, kimse de görmez” dedi.

Çep, Sinan Ateş’in gövdesine isabet eden kurşunun olay sırasında onun yanında bulunan arkadaşı Selman Bozkurt’un silahından çıktığını iddia ederek, araştırılmasını talep etti ve tahliye talebinin olmadığını söyledi.

Sanıkların savunmalarının ardından duruşmaya ara verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avukatlarin-katilma-talebinin-reddine-karar-verildi/feed/ 0
Ali Babacan: ‘Yumuşama ve normalleşme sadece selamlaşmaktan ibaret kaldı’ https://www.haber60.com.tr/ali-babacan-yumusama-ve-normallesme-sadece-selamlasmaktan-ibaret-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/ali-babacan-yumusama-ve-normallesme-sadece-selamlasmaktan-ibaret-kaldi/#respond Fri, 05 Jul 2024 00:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36680

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Ülkemizi yöneten, hükümetin tepesindeki isim, muhalefet lideriyle selamlaşmayı, ‘yumuşama’ sayıyor. Muhalefet genel başkanıyla oturup memleket meselelerini konuşmasının adı da ‘normalleşme’ oluyor. Peki sonuç? Koca bir hiç. Sayın Erdoğan son grup konuşmasıyla 90 gün bile sürmeyen bu süreci de bitirmeye niyetli olduğunu açıkça ortaya koydu” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Kocaeli 2’nci Olağan İl Kongresi’ne katıldı. İzmit’te bir otelde gerçekleştirilen kongreye, Babacan’ın yanı sıra il yönetimi, ilçe başkanları ve partililer katıldı. Mevcut Başkan Zeynep Sudan’ın aday olmadığı genel kurulda tek aday Yunus Katı oldu.

Babacan kongrede yaptığı konuşmada “Bir süredir siyasi partiler arasında ‘yumuşama’, ‘normalleşme’ cümleleri kuruluyor. Ülkeyi senelerdir gerenler, insanları kutuplaştıranlar, sanki bunlar hiç olmamış gibi, sanki onlar yapmamış gibi ‘normalleşme’, ‘yumuşama’ diyor. Sayın Cumhurbaşkanı bir de ‘Türkiye’nin buna ihtiyacı var; gereken adımları atacağız’ dedi. Sonrasında ne oldu? Yumuşama dedikleri, ülkenin cumhurbaşkanının, muhalefet partisi genel başkanıyla kahve içmesinden ibaret kaldı. Oturdular, konuştular, dağıldılar. Normalleşme dedikleri, bu. Maalesef ülkemizdeki siyasetin hali bu. Bir tarafta iktidar partisi, öbür tarafta ana muhalefet partisi. Ana muhalefet partisinin de geçmişinde işine geldiği zaman bu ülkeyi nasıl gerdiğini gayet iyi hatırlıyoruz. Ülkemizi yöneten, hükümetin tepesindeki isim, muhalefet lideriyle selamlaşmayı, ‘yumuşama’ sayıyor. Muhalefet genel başkanıyla oturup memleket meselelerini konuşmasının adı da ‘normalleşme’ oluyor. Peki sonuç? Koca bir hiç. Sayın Erdoğan son grup konuşmasıyla 90 gün bile sürmeyen bu süreci de bitirmeye niyetli olduğunu açıkça ortaya koydu” dedi.

‘SİNAN ATEŞ DAVASINDA SİZİN VİCDANINIZ, İNSANLIĞINIZ YARGILANACAK’

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin yarın başlayacak olan yargılama hakkında da konuşan Babacan, ” Ankara’nın orta yerinde işlenen karanlık bir cinayetin, Sinan Ateş cinayetinin ilk duruşması yarın görülecek. İktidar için de ülkemiz adalet ve yargının içinde bulunduğu durum için de Sinan Ateş davası gerçekten büyük bir sınav. Son dönemde çoğalan yargıdaki gruplaşmaların ve yargı içinde yaşanan bir krizlerin sınavı. Sinan Ateş davasında, iktidarın istemediği, onaylamadığı bir karar çıkacağına inanan var mı? Yok. Halbuki bu davadan çıkacak sonuç herkesi ilgilendiriyor. Ben şimdi, iktidarın ve küçük ortağının parti mensuplarına, milletvekillerine, bakanlara, kıymeti kendinden menkul danışmanlara seslenmek istiyorum; yarın başlayacak davada, sadece Sinan Ateş cinayetinin zanlıları yargılanmayacak; yarın başlayacak davada, henüz farkında olmasanız da sizin vicdanınız, sizin insanlığınız da yargılanacak. İktidara ve onlara yakın olanlara buradan bunu hatırlatmak istiyorum” dedi.

‘TÜRKİYE’DE BİR AYDA KAZANDIĞI İÇİN GELİYORLAR’

Ekonomiyi de eleştiren Babacan, “Dünyadaki en yüksek ikinci faiz bizim, şu an Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz. Sen enflasyonu kendi elinle patlat sonra da millete bedelini ödet. Bir de diyorlar ki; ‘Türkiye’ye döviz geliyor, döviz rezervi artıyor.’ Birincisi açıkladıkları rakam brüt, merkez bankasının borcunu söylemiyorlar. Net rakam bunun çok çok altında ve asıl net döviz pozisyonu halen eksi. Bunu söylemiyorlar. Peki bu brüt rakam neden artıyor? Siz kimi kandırdığınızı sanıyorsunuz? O gelen döviz, ayda yüzde 5 faizi buradan alıp dışarıya götürmek için geliyor. Elinde doları olan, dünyada bir yılda kazanamadığı faizi, Türkiye’de bir ayda kazandığı için geliyorlar. Kısa vadeli geliyor, faizi alıyor, çıkıyor. Bakıyor ki tatlı para, Türkiye’de bir ayda yüzde 5 alıyor. Daha çok getiriyor. 100 milyon dolar getiriyor, bir ay sonra 105 milyon dolar alıp götürüyor. Şu anda kısa vadeli faizin yüksekliğinden istifade etmek için döviz geliyor. Rezervin artan kısmının maliyeti bu millete her ay yüzde 5. Bilin ki bu ara ne kadar çok döviz geliyorsa bu memleket o kadar çok yurt dışına faiz ödüyor. Hesap çok açık, basit. Hiç bilmesek diyeceğiz ki ‘Demek ki ancak böyle oluyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ali-babacan-yumusama-ve-normallesme-sadece-selamlasmaktan-ibaret-kaldi/feed/ 0
Sinan Ateş cinayetinde kime ne kadar ceza isteniyor, davanın seyrini değiştirecek tutanağa ne oldu? İşte tüm detaylar… https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-cinayetinde-kime-ne-kadar-ceza-isteniyor-davanin-seyrini-degistirecek-tutanaga-ne-oldu-iste-tum-detaylar/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-cinayetinde-kime-ne-kadar-ceza-isteniyor-davanin-seyrini-degistirecek-tutanaga-ne-oldu-iste-tum-detaylar/#respond Sat, 29 Jun 2024 10:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36489 Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması 1 Temmuz’da Sincan Cezaevi’nde başlayacak. İlk duruşmayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da takip etmesi bekleniyor.

KİME NE KADAR CEZA İSTENİYOR?

Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de Sinan Ateş’in öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ve Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi 145 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianamede, tetikçi Eray Özyağcı ile onu olay yerine getiren ve kaçıran Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Sanıklardan “silahlı eylemi organize ettiği” iddia edilen Doğukan Çep ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ise “suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Sanıklardan Zekeriya Asarlaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Askın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çaglar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın “istirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktüle yönelik toplu halde, istirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan hapis cezası isteniyor.

AYŞE ATEŞ’İN İFADESİ İDDİANAMEYE GİRMEDİ

İddianamede 22 kişi yer alırken, kamouyundan da sert eleştiriler aldı. Eleştirilerin nedeni ise iddianameye girmeyen pek çok hususun olması. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in 17 sayfalık verdiği ifadeden iddianamede sadece “Olay tarihinde öldürülen Sinan Ateş’in eşi olduğunu, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını talep ettiği, eşinin öldürülmesi olayını gerçekleştiren tüm şüphelilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır” şeklinde yer verildi.

Ayşe Ateş’in verdiği ifadede pek çok MHP’li ve Ülkü Ocakları üyesi kişilere işaret ediyordu. Öyle ki Ayşe Ateş’in ifadesinde 11 kez “MHP”, 91 kez “Ülkü Ocakları”, 12 kez “Ahmet Yiğit Yıldırım” 23 kez de “Olcay Kılavuz” ifadeleri geçmesine rağmen bunlardan bir tanesi bile iddianamede yer almadı.

ATEŞ, PEK ÇOK İSMİ İŞARET ETMİŞTİ

Öte yandan, Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, Sinan Ateş’in ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na yeni atama yapıldığını ve yeni yönetimdeki isimlerin Sinan Ateş hakkında “FETÖ’cü, ihanet ateşi gibi ithamlar içeren sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını belirtti. Sinan Ateş hayattayken kendisine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın kontrolünde olan ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapan Kadir Ensar Ejder isimli şahıs tarafından yönetilen Orhun Haber isimli internet haber sitesinde 4 Mart 2022’de “bir ihanet ateşi” başlıklı haberin yapıldığını söylediğini belirten Ayşe Ateş, yine bu haber sitesinin Sinan Ateş hakkında yapmış olduğu bu ve benzeri haberleri gerçekte o dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından yapıldığı iddiasında bulunmuştu.

“OCAK ONUN KALEMİNİ KIRDI, SEN DE ZARAR GÖRME”

Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, davanın iddianamesinde azmettirici olarak belirtilen Tolgahan Demirbaş’ın, Sinan Ateş’in arkadaşı Haluk Türk’e giderek kendisinin ‘Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz tarafından elçi’ olarak gönderildiğini söylediğini aktardı ve, “Bu şahıs eşimin arkadaşına ‘Sinan Ateş’in yanında durma abi, Ocak onun kalemini kırdı, sen de zarar görme’ demiş. Haluk Türk bunu eşime söylemiş, eşim de bana söylemişti. Tolgahan Demirbaş isimli şahsın kendisinin yanına gelerek eşim hakkında söyledikleri dışında eşim tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili paylaşımlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum. Dosya şüphelisi Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşimin öldürülmesi kararı alındığını kimlerin söylediğini, şahsın kendisine başka neler anlattığını ve rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili olarak varsa sahip olduğu bilgileri anlatması hususunda Haluk Türk’ün ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

DAVANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRECEK TUTANAK KAYIP

Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in suikasttan birkaç ay önce kendisine “Olcay Kılavuz ve Ahmet Yiğit Yıldırım beni öldürmek için kiralık katil arıyor” dediğini de aktarmıştı. Şüphelilerden Tolgahan Demirbaş’ın ise dönemin MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde saklandığı ve burada gözaltına alındığı iddia edildi. İddiaya göre Kılavuz, Ateş cinayeti sonrası kendi evinde saklanan Demirbaş’ı vermek istemeyerek polise direnmiş; tartışma sonrası da Demirbaş’ın söz konusu adresten alındığına ilişkin tutanak kaybolmuştu. Ayşe Ateş’in şikayeti sonrası Kılavuz’la ilgili işlem yapılırken Kılavuz’un olay tarihinde milletvekili olduğu gerekçesiyle dosya parlamenter soruşturma bürosuna iletildi. Cinayette ismi sık sık geçen Olcay Kılavuz, Sinan Ateş cinayeti için, “Her şeyden evvel böyle şerefsiz bir olayın içerisinde bulunacak kadar şerefsiz biri değilim” diyerek kendini savundu. Kılavuz’un bir TV kanalında bu açıklamayı yapması üzerine MHP’nin Meclis’teki Grup Danışmanlığını yapan Kılavuz’un görevine son verilmişti.

ÇELİŞKİLİ İFADELER VERDİLER

Sinan Ateş öldürüldükten bir gün sonra şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın savcılık talimatıyla arama yapılan aracında 7 adet kovan, 34 adet fişek, 1 adet tabanca, tabancaya takılı vaziyette bir adet şarjör bulunduğu ortaya çıkmış ve söz konusu belgelere ANKA Haber Ajansı ulaşmıştı. Tutuklu sanıklardan eski Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve Tolgahan Demirbaş’ın birbirleri ile çelişkili ifadeler verdiği belirlendi. Ayrıca Emre Yüksel’in sorgulama aşamasındaki tüm tutanaklarda ikametgah adresinin Ankara’da bulunan Ülkü Ocakları Genel Merkezi olduğu görülürken, iddianamede ise farklı bir adres yer aldığı ortaya çıkmıştı.

MUHALEFET LİDERLERİ DE DURUŞMAYA KATILACAK

Bu süreçte Ayşe Ateş de 1 Temmuz’da görülecek duruşmaya siyasetçilerin katılması talebiyle görüştü. Ayşe Ateş’in bu görüşmelerin ardından yaptığı açıklamalara göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu duruşmayı takip edecek isimler arasında yer alıyor.

BAHÇELİ KARAR DEĞİŞTİRDİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 12 Haziran’da “MHP, 1 Temmuz’daki duruşmada mutlaka hazır olacak” açıklamasını yaparken, Ayşe Ateş bu açıklama tepki göstermiş ve “MHP, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in katline ilişkin görülecek olan siyasi cinayet davasına avukatları düzeyinde katılacakmış. Peki, neden? Müşteki değiller. Sanık olmadıklarını da tekrar tekrar ifade ettiler. Eminim ki kamuoyu da benimle aynı soruyu soruyordur: O halde ne işiniz var Sincan’da” demişti. Duruşmaya günler kala ise Devlet Bahçeli “1 Temmuz 2024 Pazartesi günü başlayacak mahut cinayet davasıyla partimizi ve Ülkü Ocaklarını ilişkilendirmek için tek ayak üzerinde kırk yalan söylerler. Söz konusu davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında hiç kimse orada bulunmayacaktır. Herkes eteğindeki taşı döksün de şahit olalım. Kim ne biliyorsa, hangi belge, bilgi ve bulguya sahipse, mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim” açıklamasını yaptı.

ERDOĞAN DA AYŞE ATEŞ İLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ayşe Ateş’i Beştepe’de kabul etti. Ayşe Ateş, Erdoğan ile görüşmesine ilişkin yaptığı açıklamada, “Beni ve kızlarımı gerçekten uzun uzun dinledi. Kızlarım da uzun bir konuşma yaptılar, sohbet ettiler kendisiyle. Durumu anlattım, izah ettim, dosya hakkında konuştuk. Deyim yerindeyse dertleştik aslında, o havada bir görüşme geçti” ifadesini kullanmıştı.

17 KİŞİNİN DOSYASI AYRILDI

Cinayete ilişkin 22 tutuklu sanık hakkında dava açılırken 17 şüphelinin de dosyası ayrıldı. Dosyası ayrılanların arasında hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç ile Ülkü Ocakları Ankara İl Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu, eski Çubuk Ülkü Ocakları Başkanı Gürsel Horat, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan Talha Atalay ve eski MHP Mersin Milletvekili ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz yer alıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-cinayetinde-kime-ne-kadar-ceza-isteniyor-davanin-seyrini-degistirecek-tutanaga-ne-oldu-iste-tum-detaylar/feed/ 0
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır: Sinan Ateş Cinayeti İddianamede Yazıldığı Gibi Değil https://www.haber60.com.tr/milli-yol-partisi-genel-baskani-remzi-cayir-sinan-ates-cinayeti-iddianamede-yazildigi-gibi-degil/ https://www.haber60.com.tr/milli-yol-partisi-genel-baskani-remzi-cayir-sinan-ates-cinayeti-iddianamede-yazildigi-gibi-degil/#respond Thu, 09 May 2024 23:09:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31030 (ANKARA) – Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, “Sinan Ateş cinayetinin iddianamede yazıldığı gibi olmadığını; işin başka yanlarının örtüldüğünü düşünüyoruz. İnşallah mahkeme sürecinde bu yanlışlar ortadan kaldırılır” dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, ANKA Haber Ajansı’nı ziyaret etti. Gündemle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çayır, Sinan Ateş cinayetinin soruşturmasına ilişkin “Muhsin Başkan davasındaki o düzmece işlerin burada da söz konusu edildiğini gördüm. Orada faile ulaşmamak için faili şu veya bu şekilde örtbas etmek, gerçeği milletin gözünden kaçırmak için ne yapıldıysa Sinan Ateş cinayeti ve iddianamesinde de aynısını gördüm” ifadelerini kullandı.

Cinayetin işlendiği silahın ortada olmadığına işaret eden Çayır, “Koskoca savcılık iddianame hazırlamış, emniyet soruşturma yapmış, insanları ifadeye çağırmış, tutuklamış ve tutukladığı insanlarda ya da herhangi bir yerde olayın silahı yok. Çok ilginç.” şeklinde konuştu.

“HERKES BİLİYOR Kİ OLAYI İŞLEYENLER BİR MİLLETVEKİLİYLE DEVAMLI KONUŞMA HALİNDELER”

Olayın kapatılmak istendiğini söyleyen Çayır, şunları kaydetti:

“Herkes biliyor ki olayı işleyenler bir milletvekiliyle devamlı konuşma halindeler. Bunları bulmak o kadar zor muydu? Çıkarırsın telefon trafiğini, her zaman yaptığınız şey. Orada kim kimle ne konuşmuş, kaç dakika konuşmuş, neler söylemiş, olay anında ne konuşmuş, olay sonrasında ne konuşmuş bunların hepsi ulaşılabilir. Ama bunların hiçbiri gündemde yok, iddianamede yok. İddianamede bir senaryo yazılmış ve şu anda ne yazık ki bu olayın da Muhsin Yazıcıoğlu davası gibi üstünün örtüleceği konusunda tereddütlerimiz var. Ama gerçeği bulmakla yükümlü olan savcılar ve hakimlerdir. Biz bu olayın takipçisi olacağız. Eğer biz bir insanın bu milliyetçi, ülkücü ya da başka olabilir, hukukunu korumayı bir ödev saymazsak yarın bizim de hukumuzu kimse koruyamaz. Sinan Ateş cinayetinin iddianamede yazıldığı gibi olmadığını; işin başka yanlarının örtüldüğünü, azmettiricilerinin iddianamede hiç olmadığını düşünüyoruz. İnşallah mahkeme sürecinde bu yanlışlar ortadan kaldırılır.”

“ŞU ANDA TÜRKİYE’DE BAĞIMSIZ BİR YARGIDAN SÖZ ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

MHP Genel Başkanı’nın mahkemeye “iddianame kabul edilsin” çağrısının hemen ardından iddianamenin kabul edilmesine yönelik sorumuzu yanıtlayan Çayır şöyle konuştu:

“Açık ve net söyleyim, bununla ilgili benim hakkımda soruşturma açacaklarsa da açsınlar, şu an Türkiye’de bağımsız bir yargıdan söz etmemiz mümkün değil. Mesela Osman Kavala konusu… Birisi diyor ki ‘bırakın’ birisi diyor ki ‘bırakmayız.’ Bırakamayız diyen de siyasetçi, bırakın diyen de siyasetçi. Halbuki burada ‘sizin işiniz değil, bırakın da adalet baksın’ demek lazım. Adalet bakmıyor şu an yargı bakmıyor bu işlere. Ne yazık ki birileri çıkıyor ön alıyor, ‘Bu cezalandırılmalı ve suçlu’ diyor, mahkeme de suçlu ilan ediyor. Buradan Türkiye’nin yargısını ve adaletini kurtarmadığımız müddetçe nice seri cinayetler, faili meçhuller işlenir, Sinan Ateş’ler öldürülür. Öldürülmemesi için de hepimizin ayağa kalkması ve sesimizi yükseltip birleştirmemiz lazım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-yol-partisi-genel-baskani-remzi-cayir-sinan-ates-cinayeti-iddianamede-yazildigi-gibi-degil/feed/ 0
Sinan Ateş İddianamesindeki Tetikçiden “Onlar Beni Öldürmek İçin Ateş Ettiler” Savunması https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-iddianamesindeki-tetikciden-onlar-beni-oldurmek-icin-ates-ettiler-savunmasi/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-iddianamesindeki-tetikciden-onlar-beni-oldurmek-icin-ates-ettiler-savunmasi/#respond Sat, 04 May 2024 22:48:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30419 HABER: ESRA TOKAT – MEHMET OFLAZ

(ANKARA) – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Ateş’i öldürdüğü belirtilen Eray Özyağci’nin, “Toplam 10-11 el ateş ettim. Bu atışlardan 4-5 tanesi kaçarken, hedef gözetmeden yaptığım atışlardır. Onlar bana daha çok ateş etti. Ama vuramadılar. Bence onlar beni öldürmek için ateş etti” şeklinde savunma yaptığı ortaya çıktı.

145 sayfalık iddianamede tetikçi Eray Özyağci ile onu olay yerine getiren ve kaçıran Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

CİNAYETİ ORGANİZE ETTİĞİ İDDİA EDİLEN SANIKLAR HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Ayrıca şüphelilerden silahlı eylemi organize ettiği iddia edilen Doğukan Çep ve eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

SİNAN ATEŞ’İN YANINDA OLAN SELMAN BOZKURT: “BENİ DE ÖLDÜREBİLİRDİ”

İddianamede; olayda yaralanan ve olay anında Sinan Ateş’in yanında bulunan Selman Bozkurt’un ifadesi de yer aldı. Bozkurt ifadesinde, “Sinan Ateş benim yaklaşık 2 metre önümde, ben de arkada yürüyorduk. Tam olay yerine geldiğimiz esnada saat 13.30 sıralarında sağda bulunan park halinde aracın önünden bir şahıs Sinan Ateş’in önüne geçerek elinde bulunan siyah renkli tabanca ile art arta ateş etmeye başladı. Sinan Ateş vurularak yere düştü. Ben Sinan’ın yanına gelip müdahale edecekken bana da 2 el ateş etmesiyle ben de yaralanarak hemen kendimi solda bulunan bir aracın arkasına atarak sipere geçtim. Bu esnada bize ateş eden şahıs tekrar ateş ederek yaya vaziyette kaçmaya başladı. Ben de belimde Sinan Ateş’in vermiş olduğu tabanca ile kaçan şahsın arkasından havaya doğru 4-5 el ateş ettim. Bize ateş eden şahıs kısa bir müddet sonra yaya olarak kaçıp gözden kayboldu. Bu şahıs Sinan Ateş’e 7- 8 el ateş ettikten sonra silahın namlusunu bana çevirerek 2-3 el de bana ateş etti. Ben sırtımdan yaralandım. Bu şahıs bana hedef göstererek ateş etmiştir, beni de öldürebilirdi” dedi.

“BİR HAYLAZ ARKADAŞIMIZ VAR UYARACAĞIZ”

Eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’a Sinan Ateş’in konumunu gönderen eski MİT mensubu Çağlar Zorlu’nun ise 2015 yılında hakkında açılan soruşturma nedeniyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne naklen atamasının yapıldığı ortaya çıktı. Zorlu’nun ifadesinde Tolgahan Demirbaş’ın kendisine hitaben “bir haylaz arkadaşımız var, uyaracağız ama bulamıyoruz, adresine ihtiyacımız var” dediği iddiasında bulundu. Olay olduğu gün ise şüphelilerden Aytaç Ataç’ın kendisine, “Sinan Ateş öldürüldü, sana onunla ilgili bir şeyler sorulmuştu ya, onların hepsini sil” dediğini öne sürdü.

VEDAT BALKAYA: “DOĞUKAN ÇEP VE ERAY ÖZYAĞCI İLE UYUŞTURUCU KULLANIYORDUK”

Şüphelilerden Vedat Balkaya ise savcılık ifadesinde uyuşturucu kullandığını itiraf etti ve “Doğukan Cep ve Eray Özyağcı’yı cezaevine girmeden yaklaşık 1 yıl kadar önce kız arkadaş ortamından tanıyorum, birlikte uyuşturucu alıp kullanıyorduk, bu şekilde de samimiyetimiz oldu” dedi.

OLAYDAN 3 GÜN ÖNCE DE TETİKÇİ SİNAN ATEŞ’İ BEKLEMİŞ

Balkaya ifadesinde olay gününden üç gün öncesine ilişkin şu beyanlarda bulundu:

“Eray kendisinde bir konum olduğunu o konuma gideceğimizi söyledi. Ben bu konumda ne olduğunu sorduğumda ‘husumetli’ olduğu şahsın bu konum civarında ikamet ettiğini söyledi ve o konuma doğru yola çıktık. Konuma yaklaştığımızda Müslüm Kebap isimli lokantanın sokağına girdik, o sokakta bulanan büfenin önünde kendisini indirmemi, ‘sen buralarda dolaş, işim bitince ben seni ararım, beni ana caddeden alırsın’ dedi. Ben de yaklaşık iki saat kadar oralarda dolaştım, bir büfeden abur cubur aldım, onları yedim, iki saatin sonunda Eray beni aradı, ana cadde üzerinde bulunan bir otoparkın hemen yanında cadde üzerinde bekledim, Eray da yanıma geldi, motora bindi, sonra tekrar Aydınlıkevlerdeki eve doğru gittik. Sorduğumda bana hasmı ile karşılaşmadığını, dolayısıyla kafede oturup hasmını beklediğini, gelmeyince de kafeden ayrıldığını söyledi. Ayrıca öğrendiğim kadarıyla hasmım dediği kişi o kafeye takılırmış, o yüzden orada beklemiş.”

Sinan Ateş’in öldürüldüğü güne dair de beyanda bulunan Balkaya, “Yaklaşık 30-40 dakika kadar sonra Eray koşarak bulunduğum yere geldi, motosiklete bindi, acelemizin olduğunu ve hızlıca gitmemiz gerektiğini söyledi ve telefonundan bir konum açtı, konum gördüğüm kadarıyla önüme çıkan ilk sağa dönüp yolun bitiminden tekrar sağa ana artere doğru idi. Ben Eray’ı beklerken herhangi bir silah sesi duymadım, ancak Ankara’ya geldiğim ilk günden itibaren Eray’ın normalinden daha uzun şarjörlü siyah renkli bir tabancasının olduğunu gördüm ve biliyorum” dedi.

SUAT KURT GÜNLERCE SİNAN ATEŞ’İN OFİSİNİN ETRAFINDA KEŞİF YAPMIŞ

Şüphelilerden Suat Kurt savunmasında Doğukan Cep’ten Ankara’ya gitmesini istediğini ve bunu kabul ederek Sinan Ateş’in ofisinin olduğu yerde günlerce keşif yaptığını ve Cep’e Sinan Ateş’in ofise kaçta girip kaçta çıktığını bildirdiğini anlattı ve şu iddialarda bulundu:

“BANA DÖVÜLECEĞİ SÖYLENDİ”

“Ben Eray Özyağcı isimli şahsın kime saldırıda bulunacağını önceden bilmiyordum. Olaydan iki gün önce Doğukan Çep kime yönelik eylem yapılacağını söyleyerek isim verdi. Eray Özyağcı bana şahsın dövüleceğini söyledi. Şahsa ateşli silahla saldırıda bulunacağını bilmiyordum. Kasten adam öldürme suçunu işleme niyet ve kastım olmamıştır. Üzerime atılı suçlamayı anlattığım şekilde kabul ederim.”

DOĞUKAN ÇEP, KEŞİF İDDİASINI KABUL ETMEDİ

Şüpheli Doğukan Çep ise savcılıkta verdiği ifadede bir başka dosyadan 35 yıl hapis cezası olduğu ve bu suçtan dolayı kaçtığını itiraf ederek Vedat Balkaya ile uyuşturucu kullandığını reddetti ve hiçbir görüşmesinin olmadığını öne sürdü.  “Sinan Ateş ve yanında bulunan şahısları tanımam, olayla herhangi bir alakam yoktur, kimseye husumet beslemedim, kimseye de husumetim yoktur. Böyle bir olayın olacağını bilmiyordum” dedi. Çep öte yandan Suat Kurt’un kendisi hakkındaki iddialarını da reddetti ve “Suat Kurt isimli şahsın Ankara’ya gelmesi yönünde herhangi bir telkinim ve ya talebim olmadı, beyan ettiği gibi herhangi bir araba veya ofis tarif etmedim, kendisinden iddia ettiği gibi keşif yapması ve bana bilgi vermesi yönünde bir talebim olmadı, başkasının ismini vermemek için benim ismimi vermiş olabilir, ne yaşadığını bilmiyorum, benim hakkımda neden böyle bir beyanda bulunduğu hususunda bir fikrim yok” iddiasında bulundu.

TOLGAHAN DEMİRBAŞ, OLCAY KILAVUZ’UN EVİNDE YAKALANDIĞI İDDİALARINI KABUL ETMEDİ

Eski MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde yakalandığı belirtilen şüpheli Tolgahan Demirbaş da hakkındaki iddiaları reddederek “Ben Milliyetçi Hareket Partisinin üyesi değilim, partide resmi veya özel hiçbir görevim yoktur. Herhangi bir organik, doğrudan veya dolaylı bağım bulunmamaktadır. Bu süre zarfında sosyal medyada ve bazı görsel basında ifade edildiği gibi bir milletvekilinin evinde de yakalanmadım” dedi.

ERAY ÖZYAĞCI: “VEFA GÖSTERDİM, KARŞILIK GÖRMEDİ. BU YÜZDEN ONA HUSUMET BESLEDİM”

Şüphelilerden Eray Özyağcı da savcılıktaki ifadesinde hakkındaki kesinleşmiş cezalar nedeniyle yakalama kararı bulunduğunu ve yaklaşık 3 yıldır firari olduğunu söyleyerek olayla ilgili “Ben sadece Vedat Balkaya’ya kişisel bir husumetim var, bir hesabım var dedim. Suat Kurt’a hiç bahsetmedim” dedi. Özyağcı, Sinan Ateş ile arasındaki husumetin nedeni hakkında ise “Maktul Ülkü Ocakları Başkanı iken ben kendisini arayarak tanıştım. Birkaç defa telefonla görüştüm. 2020 yılıydı. Ben kendisine bir vefa gösterdim. Karşılık görmedi. Bu yüzden ona husumet besledim” beyanında bulundu.

“ONLAR BANA DAHA ÇOK ATEŞ ETTİLER”

“Amacım Sinan Ateş’i bacaklarından vurmaktı” iddiasını öne süren Özyağcı “İlk önce ben ateş ettim. Sinan ATEŞ tam yere düşmed isallandı. O sırada yanında esmer olan şahıs silahını çekti. Ona da ateş ettim. O da bana ateş etti. Toplam 10-11 el ateş ettim. Bu atışlardan 4-5 tanesi kaçarken, hedef gözetmeden yaptığım atışlardır. Onlar bana daha çok ateş ettiler. Ama vuramadılar. Bence onlar beni öldürmek için ateş ettiler. Ben maktulün bacaklarına ateş ettim. Amacım onu yaralamaktı. Ancak düşerken ve sendelerken önüme doğru düşünce amacımın dışında mermiler bacaklarının dışındaki bölgelere isabet etti” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-iddianamesindeki-tetikciden-onlar-beni-oldurmek-icin-ates-ettiler-savunmasi/feed/ 0