Şikayetvar, son dönemde en çok tartışılan konulardan biri olan havayolu şirketleriyle ilgili en çok şikayet edilen konuları derledi. Verilere göre; son bir yılda şikayetler yüzde 58 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 10 bin 511 olan şikayet sayısı 2024’te 16 bin 446’ya ulaştı. En çok şikayet edilen konularsa uzun süreli rötarlar ve iptaller, bagaj sorunları, müşteri hizmetleri ve uçak içi hizmetler olarak sıralandı.
Şikayetvar, son günlerde en çok konuşulan konulardan biri olan havayolu ulaşım firmalarıyla ilgili verilerini açıkladı. Platform tarafından yapılan açıklamaya göre, en çok şikayet edilen konuların başında rötarlar ve iptal edilen uçuşlar geliyor. Havayolu şirketlerinin bu konuyla ilgili yolcuları yeterince bilgilendirmemesi ya da eksik bilgilendirmesi tartışmaların odak noktasını oluşturuyor. Bagajların kaybolması, hasar görmesi veya geç teslim edilmesi sıkça şikayet edilen konular arasında yer alıyor. Şikayetvar’a ulaşan yolcular, bagajlarının güvenli bir şekilde taşınmasını ve zamanında teslim edilmesini talep ediyor?. Havayolu şirketlerinin müşteri hizmetleri kalitesinin yetersiz olması, uçak içi ikramların kalitesizliği veya eksikliği, koltukların konfor düzeyinin düşük olması gibi konular da şikayet konuları arasında. Havayolu şirketlerinin iptal, rötar veya bagaj sorunları gibi durumlarda yolculara yönelik politikaları ve bu politikaların uygulanma şekli de şikayet konusu olabiliyor. Yolcular, tazminat ve diğer haklarının korunmasını bekliyor.
Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre, havayolu ulaşım firmalarıyla ilgili 2023’ün ilk 7 ayı ile 2024’ün aynı dönemi kıyaslandığında şikayetlerin artış oranının yüzde 58 olduğu gözlemleniyor. İlgili sektörde geçen yıl 10 bin 511 olan şikayet sayısı 2024’te 16 bin 446’ya ulaşıyor.
Konuyla ilgili Şikayetvar’a ulaşan bazı şikayetlerse şöyle:
“15 YAŞINDA BİLMEDİĞİM BİR ÜLKEDE, TEK BAŞINA KALIYORUM VE BAVULUM YOK”
“15 yaşında öğrenciyim ve bavulumu kaybettiler. 28 Temmuz İstanbul Münih uçağı ile Münih’e tek başıma uçtum fakat bavulum çıkmadı. Rapor doldurdum tutanak tutturdum ama kimse bana geri dönmedi ve bilgi alamıyorum. Bilmediğim bir ülkede bilmediğim bir yerde tek başına kalıyorum ve bavulum yok. Bana yardımcı olmuyor. Acil bana yardım gerekiyor, bavulum gerekiyor.”
“AYNI BİLETE 2 GÜNDE 2 BİN LİRA FARK”
“2 günde aynı bilete 2 bin lira fark çıkarmış, bu zammın açıklaması nedir? Keyfi mi yapılmakta? Bunu kontrol eden bir kurum veya yetkili var mı? 2 günde maliyetteki artış nedir? 2 gün sonra yine 2.000 TL artış olacak mıdır? Böyle bir satış politikası olabilir mi? Mantıklı bir açıklama varsa bekliyorum”
“3 SAAT UÇAĞIN İÇERİSİNDE BEKLEDİK”
“İstanbul- Diyarbakır arası uçuş için uçağa bindik. Fakat kalkış pistinden uçak geri döndü. Bir arıza olduğu söylenerek 3 saat uçağın içerisinde bekledik. Bütün planlı işlerimizi iptal etmek zorunda kaldık. 2 saat sürecek bir uçuş için yaklaşık 6 saat mağdur edildik. ve tarafımıza ne bir bilgilendirme ne de bir özür dilendi. Yaptığım araştırmada birçok kişinin de farklı sebeplerden mağdur olduklarını öğrendim.”
“BİLGİSAYARIMIN EKRANINI KIRDILAR”
“Dün Ankara’dan Elazığ’a uçtum. Firma yetkilileri valizimdeki bulunan monitör ekranını alamayacaklarını belirtti. ‘Ancak el bagajı olarak alabilirsiniz’ dediler apar topar havaalanında bir el bagajı buldum ve monitörü koydum. Güvenlikten geçtim. Tam hostes karşılama alanının önünde bir kadın tarafından durduruldum ve elimdeki çantayı girişte bırakmam gerektiğini çıkışında aynı şekilde alacağım söylendi. Israrla kadına ‘çantamda monitör var bakın alt kısma konulmamalı, kırılabilir’ dememe rağmen ‘asla bir şey olmayacak. Endişeniz olmasın.’ denildi ve zorla elimden alındı. O an ‘Bakın bilgisayara bir şey olma ihtimali var ise inebilirim’ dememe rağmen güvence verip beni oturttular. İndiğinde ise bilgisayarım valizlerle birlikte fırlatıldı ve kırıldı. Şirket bilgisayarı hasarımın karşılanmasını talep ediyorum.”
“DAHA ÖNCE BÖYLE UÇUŞ, BÖYLE KÖTÜ BİR DURUM YAŞAMADIM”
“Uçuş esnasında 2.5 saat boyunca havada kalmış bulunmaktayız. Konu hakkında asla kimseden özür dilenmedi, bir açıklama yapılmadı. Uçuştaki tüm insanlar panik ve telaş içinde kaldılar. Bir de o kadar gecikme üstüne valizimi patlatmışlar ve bantta kıyafetlerimi topladım. Daha önce böyle uçuş böyle kötü bir durum yaşamadım. Haklarımı sonuna kadar kullanacağım. Her yere şikayette bulunacağım. Hakkımı asla helal etmiyorum.”
“HİZMET VEREMEYECEKSENİZ ÇEKİLİN BU SEKTÖRDEN”
“Saatlerdir bizleri, uçuşumuzu erteleyerek mağdur ediyorlar, bir dünya ücret ödeyip hizmet alamamak, sorunlarımızı iletebileceğimiz gerçek bir muhatap bulamamak çok büyük bir sorun. Herkes iş güç sahibi, çocuk çocuk insanlar perişan oldular. Hizmet veremeyecekseniz çekilin bu sektörden insanları mağdur etmeye hakkınız yok. Kimse sizin beceriksizliğiniz yüzünden havalimanlarında sürünmek zorunda değil. Bu yarattığınız sorunların biz özrü olur umarım. Bu şikayeti bir de web sitelerinden yapmak istedim ama orası da tam bir fiyasko olduğu için şikayetimi kaydedemedim.”
“UÇUŞUMUZ iPTAL OLDU, AÇIKLAMA YOK, SIRP YETKİLİLERLE MUHATAP KALDIK”
“28.07.2024 günü saat 18.55 de yapılacak olan Belgrad- İzmir uçuşu iptal oldu. Tüm yolcular otele yönlendirildi. Hiçbir açıklama yapmıyorlar. Bizi sadece Sırp yetkililerle muhatap ediyorlar. O kadar yolcu için sadece iki otobüs geldi. Yeni uçuş bilgisini bize iletmiyorlar. Mail ve telefon bilgimiz firmada var. Acil açıklama ve bilgilendirme bekliyoruz.”
“AÇIKLAMA YOK, 6 SAATTİR BEKLİYORUZ”
“İstanbul Havalimanı ve Sao Paulo arasındaki uçuşta birçok sıkıntı oldu. Öncelikle 6 saatlik bir rötar oluştu, o altı 6 bekledikten sonra da 19.10’da kalkacak denildikten sonra hala almaya başlamadılar çok uzun sıra var ve saat kalkış saatine yaklaştı hala almaya başlamadılar. Ayrıca hiçbir açıklama da yapılmıyor bari ne olmuş onu öğrenelim, hala bekliyoruz.”
BİZ NE ZAMAN AFRİKA ÜLKESİ GİBİ OLDUK?
“Kalite yerle bir. Bu kadar kötü bir hizmet hangi havayolunda var bilmiyorum. Sürekli rötar oluyor, uçak kalkıyor ama iniş yaparken yere çakılır gibi iniyor. Biz ne zaman Afrika ülkesi gibi olduk? Hiç mi bir yetkili duymuyor? Ayıptır, bu kadar kalitesiz ve umursamaz bir havayolu daha yok.”
“UÇUŞA 4 SAAT KALA SMS İLE 5 SAAT GECİKMELİ UÇACAĞIMIZI ÖĞRENDİK”
“18 Temmuz 2024 tarihinde İstanbul-Bangkok uçuşu, anlam verilemeyen ve açıklama bile alamadığımız sebeplerden ötürü uçuşa 4 saat kala bir SMS ile 4 saat 25 dakika tehir edilmiştir. Şoku ile 5 saatten fazla rötar yapması, tüm işlerimizi aksattığı gibi, telefon ile görüştüğümde (kayıtlar kontrol edilebilir), uçuşumun iadesini talep etmeme rağmen önce kapalı olması, sonrasında da bir çekirdek parası iade edebileceklerini dile getirmeleri tüm psikolojimizi bozduğu gibi havalimanında sadece bir yemekle geçiştirmeye çalışmaları ve daha da acısı, sanırım sistemde yapılan bu sabah kontrol ettiğim saat farkları. Uçuşun 01: 35’te gerçekleşmesi gerekirken, 06: 40’ta gerçekleşmesine rağmen sonrasında gelen mesajı da ekte paylaşayım. Neden mesajda 06: 33 olduğunu da sivil uçuş kurallarını okuduğumda anladım. Hiç yakışmadı. Yaşadığım mağduriyetin ivedi şekilde çözülmesini bekliyorum”
]]>2 YIL BOYUNCA GİZLİ SORUŞTURMA YÜRÜTÜLDÜ
Alınan bilgiye göre, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, kendilerine yüzlerce kişiden gelen şikayetler üzerine harekete geçti. Onbinlerce mağdurun olduğu öğrenilen olayla ilgili, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 2 yıl boyunca gizli soruşturma yürüttü. Polis elde ettiği deliller neticesinde “Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Kurma, Nitelikli Dolandırıcılık, Rüşvet, Vergi Usul Kanuna Muhalefet” suçlarını işleyen örgütü çökertmek için harekete geçti.

YAKINLARINA PARAVAN ŞİRKET KURDURMUŞLAR
Mağdurların hukuki yoldan kendilerine sıkıntı oluşturmaması için 21 farklı şirket kurduran suç örgütü lideri Orhan Karaderili, operasyonda İstanbul Suadiye’deki ultra lüks villasında yakalandı. Karaderili’nin paravan şirketleri ise yakın arkadaşları, abisi, eniştesi, kayınçosu gibi kişilere kurdurduğu öğrenildi. Bu paravan şirketlerle Yalova’nın Termal, Kütahya’nın Emet, Aydın’ın- Kuşadası ve Muğla’nın Bodrum ilçelerinde hisseli tapuları usulsüz bir şekilde bölerek tatil yapma vaadiyle vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi.
BİR DEVRE MÜLKÜ 100′ BÖLMÜŞLER
Firma bir devre mülkü önce 100 hisseye böldüğü, bu böldüğü yüz hisseden birini kendine sakladığı öğrenildi. Kendine sakladığı hisseyi de 100 bölen firma yine aynı şekilde 99 hisseyi sattığı ve yüzde 1 hisseyi kendine bıraktığı öğrenildi. Firmanı bu şekilde defalarca usulsüz şekilde onbinlerce kişiye satış yaptığı öğrenildi.

ÜNLÜ OYUNCU PAZARLAMA DİREKTÖRÜ ÇIKTI
Mağdurları internet, telefon, SMS gibi yollarla “bedava tatil kazandınız” diyerek Termal ilçesindeki Terma City Otel’de ağırlayan suç örgütünün pazarlama direktörünün ise ünlü oyuncu Yusuf Atala olduğu ve “line manager” olarak adlandırıldığı öğrenildi. Orhan Kardereli’nin eniştesi olduğu öğrenilen Atala’nın örgütte kilit isimler arasında yer aldığı bildirildi.
HAFTADA 4,5 MİLYON DOLANDIRIYORLARDI
8-10 milyar lira civarında usulsüz mal varlığı edindikleri değerlendirilen suç örgütünün vatandaşları haftada ortalama 4,5 milyon lira dolandırdığı tahmin ediliyor. Zanlıların satışların yapıldığı salonlara sahte alıcı ailelerin yerleştirdiği ve mağdurlara da psikolojik baskı yaptığı öğrenildi. Satış masalarında ise mağdurların yaşam, görüş ve giyim tarzlarına uygun personeller belirlenerek ikna edildiği ileri sürüldü. Şüphelilerin ailelere “ap”, tanıtım uzmanlarına rap ve sözleşme hazırlayanlara da “admin” kodları kullandıkları öğrenildi.
ŞİKAYET SİTELERİNDEN YORUMLARI PARAYLA SİLDİRMİŞLER
Öte yandan şikayet sitelerinde çok sayıda haklarında olumsuz şikayetler yapılan firmanın bunları ilgili sitelerin sahiplerine ulaşılarak sildirdiği öğrenildi. Şikayetleri silen sitelere de para ödemeleri yapıldığı bildirildi.
Yusuf AtalaYAPRAK DÖKÜMÜ OYUNCUSU DA TUTUKLANDI
Operasyonda aralarında firmaların üst düzey yöneticilerinin de olduğu toplam 29 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin tamamlanan zanlılar adliye sevk edildi. 29 zanlında 11’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. 16 zanlı adli kontrolle serbest bırakılırken 2 şüpheli ise ifadelerinin ardından serbest kaldı.
Hakim karşısına çıkan zanlılardan suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından Orhan Karadereli, Yusuf Atala’nın yanı sıra Ç.K, D.K, K.K, K.O, M.C. ile suç örgütüne üye olma suçundan da M.G.K., M.Ç, N.T.B. ve A.S tutuklandı. Tutuklulara Kocaeli Kandıra Cezaevi’ne gönderildi.
]]>Olay, geçen perşembe, saat 23.30 sıralarında, Ereğli ilçesi Şinasi Mahallesi 90714’üncü Sokak’taki müstakil evde meydana geldi. İddiaya göre, ev kadını Ebru Barık, yaklaşık 1 ay önce eşinin kendisini darbettiği ve üzerine kuma getirmek istediği için 3 çocuğunu yanına alıp evi terk etti. Barık, Ereğli’ye yerleşirken, erkek kardeşi E.B., dini nikahla birlikte yaşadığı Y.Ş. ile ablasının evine gelidi. E.B. Barık’ı, Y.Ş. de 2 kızını darbetti. Sesleri duyup eve gelen Barık’ın ev sahibinin araya girmesiyle E.B. ve Y.Ş. kaçtı. İhbarla adrese sevk edilen ambulansla, Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Barık ve kızları E.B. (8) ile E.B. (7) tedaviye alındı. Barık, kardeşi ve Y.Ş.’den şikayetçi oldu.
‘MEYVE BIÇAĞINI BOĞAZIMA DAYADI’
Tedavileri tamamlanan Ebru Barık ve 3 çocuğu taburcu edildi. Barık, polise verdiği ifadesinde, “Evimde çocuklarımla olduğum sırada, kapı çaldı ve kızım E.B.’nin kapıyı açması üzerine E.B. ve Y.Ş. eve girdi. E.B. yattığım odaya gelerek bana saldırdı ve beni yumruklamaya başladı, elinde getirdiği ağaç dalı ile sırtıma ve vücuduma vurmaya başladı. Benim boğazımı sıktı, cebinden çıkarttığı meyve bıçağını boğazıma dayadı, bıçak boğazımı tahriş etti. O sırada Y.Ş. ise çocuklarımı eliyle vurarak darbetti. Ben ellerinden kurtulamaya çalıştım ancak kurtulamadım. Bizim çığlıklarımızı duyan ev sahibim yardım etmek için eve geldi. Beni E.B.’nin elinden aldı. E.B. ve Y.Ş. de bunun üzerine olay yerinden ayrıldı. Beni darbettiği sopa ise olay anında bana vurmasıyla üzerimde parçalandı” diye konuştu.
DHA muhabirine yaşadıklarını anlatan Ebru Barık, “Çocuk yaşta evlendim. Bir rahatsızlığım vardı, bu yüzden 7 yıl çocuğum olmadı. Bu süreçte çocuğum olmuyor, diye benim kuzenimi üzerime kuma getirdi. Ben de evi terk ettim ve 23 yaşına kadar tedavi oldum. Tedavimin ardından eşim pişman oldu, kuzenimi terk ederek bana geri döndü. O yıl da en büyük çocuğum E.B.’ye hamile kaldım. Sonra resmi nikahımı kıydık, dini nikahla yaşıyorduk. Bu süreçte yine benim üzerime kuma getirmeye çalıştı, ben de bunu istemedim ve bu yüzünden beni devamlı darbetti. Eşimden şikayetçi oldum ve uzaklaştırma kararı alarak ailemin yanına gittim. ‘Bize laf getirdin’ diye ailem de beni darbediyordu. Sonra eşimin yanına döndüm ve eşim beni tekrar aldatmaya yeltendiği için en sonunda da evi terk ettim ve geri dönmedim. 25 gün önce çocuklarım ve ben Ereğli’de kendi tuttuğum evde yaşamaya başladık. Geçimimi sağlamak için ev temizliği yapıyorum, tarlada çalışıyorum” dedi.
‘KOCAN SENİ İSTEMİYOR, ÖLDÜRMEMİ İSTİYOR’
Kendisini döven erkek kardeşinin daha sonra arayıp özür dilediğini ifade eden Barık, “Eşim beni özel numaradan aradı, numarasını her yerden engellemiştim. Beni geri istediğini söylemişti. Ben de “Seni istemiyorum çünkü kuzenlerimi kuma getirdin” dedim ve telefonu suratına kapattım. Bu konuşmadan 2 gün sonra kardeşim evime geldi ve beni darbetti. Beni döverken de ‘Kocan, seni artık istemiyor, bana seni öldürmemi söyledi’ gibi laflar etti. Telefonumu da alarak gitti. Ertesi gün ise cep telefonumu akrabamıza bırakmış oradan aldım. Bir süre sonra da beni kardeşim aradı ve bana ‘Senin kocanın gazına geldim, öyle yaptım, pişmanım beni şikayet etme’ dedi. Benim öz kardeşim benim evime zorla girip sopayla öldüresiye dövdü, bıçağı boğazıma dayadı. Y.Ş., çocuklarımı sopayla dövdü, şikayetimden vazgeçmeyeceğim” diye konuştu.
]]>Fanatik Fenerbahçe taraftarı Muhammet Delil Süner (29), Adana Demirspor – Galatasaray maçından önce eve gidinceye kadar sadaka verip maç saatinde ekran başına geçti. Sarı-kırmızılı futbolcu Mauro Icardi’nin 3. golü atmasından sonra 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden polis bağlanarak şikayette bulundu.
Muhammet Delil Süner, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, şu an mental olarak birkaç ilaç aldıktan sonra biraz daha sakin kalabildiğini söyledi. Ciddi bir rekabetin içerisinde olduklarını belirten Süner, 10 yılın vermiş olduğu bir patlamayı yaşadığını ifade etti.
Çalıştığı yerden eve gelinceye kadar mesafe boyunca vermediği sadaka kalmadığı, camilerin önünde Yasin-i Şerif okuyan teyzelere para verdiğini aktaran Muhammet Delil Süner, “Yeter ki dua edin bu akşam Galatasaray puan kaybetsin diye. Öyle bir istekli de eve gelmişim ki, maçı izliyorum zaten Icardi formda. Adamın performansı mükemmel, imreniyoruz da. Bu adam gol atmazsa Galatasaray kesin puan kaybedecek kafasındayız. Maç gayet güzel gidiyor, Adana Demirspor bastırıyor. Galatasaray’da şöyle bir şey var. Icardi duruyor, Mertens çıkıyor, Mertens durduğu zaman Kerem çıkıyor, Kerem durduğu zaman Hakim Ziyech çıkıyor. Takım, inanılmaz derecede bir birinin eksiğini tamamlıyor” dedi.
“Bu mayıs aylarının bir sahibi varsa Galatasaray Spor Kulübü’dür”
“Biz Fenerbahçe olarak bunlara biraz alışık değiliz” diyen Süner, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Bunları görünce tamam dedim, 1-0 normaldir, maç güzel gider sadaka vermişim kafa orada. Allah, bize yardım edecek diyorum. Ondan sonra 2-0 olunca cinnet getirdim, sinirden kanepe örtülerini dişlemeye başladım. Buradan da söylüyorum. Mayıs ayının kaldırılmasını istiyorum. Bu mayıs aylarının bir sahibi varsa Galatasaray Spor Kulübü’dür. Samimi söylüyorum, hiçbir Fenerbahçeli buna alınmasın, gücenmesin. Çünkü biz, nisan ayının sonlarına doğru kesinlikle teslim oluyoruz. Kendi adıma söylüyorum, böyle bir talebim vardır. Ne kadar değerlendirilir, dünyayı ilgilendiren bir sorun sonuç olarak. En azında Türkiye’de mayıs ayı kaldırılsın.”
“Icardi yüzünden geçen sene televizyon kırmak zorunda kaldım”
Icardi’nin hiç beklemediği bir pozisyonda gol atınca cinnet getirdiğini dile getiren Muhammet Delil Süner, “Televizyonda onu gördüğüm an aklıma direkt polis geldi. Telefona sarıldım, şikayette bulundum. Bir an önce Arjantin’e alsınlar. Adamın gol atmadığı takım kalmadı. Onun yüzünden geçen sene hem Kadıköy’de hem de Rams Park’taki maçta televizyonu kırmak zorunda kaldım. Öfke patlaması yaşadım. Bütün hayallerimizin, ümitlerimizin yıkıldığı Adana Demirspor maçıydı. Galip gelince son patlamayı yaşadım. Bir star ama lütfen bu ülkeden git. Bari önümüzdeki sene seni görmeyelim de moral olarak sahaya çıktığımız zaman” diye konuştu.
“Icardi çok çok iyi”
“Bizde de Edin Dzeko var” diyen Süner, “Samimi söylüyorum Icardi çok çok iyi. ‘Şikayetiniz nedir’ diye sorudular. ‘Galatasaraylı bir futbolcudan şikayetçi olmak istiyorum. Bu adamın her hafta gol atmasından rahatsız oluyorum ve artık cinnet getiriyorum. Formalarımı yırtmak zorunda kaldım, televizyonları kırmak zorunda kaldım. Ben artık bu adamın ülkede görmemek için ne yapabilirim’ dedim. ‘Efendim bizim böyle bir şey yapmamız mümkün değil, bu futboldur. Kendinizi biraz fazla kaptırmışsınız dediler. Şikayette bulunmanız içinde onunla karşılıklı bir şey yaşamanız gerekiyor ki prosedür gereği şikayet bulunsun’ dediler. Böyle bir şey söz konusu olmadığı için talep gerçekleşmedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nden beklentim beni özel bir maça davet etmeleri. Kendimizi hırpalıyoruz, her zaman da Fenerbahçe’nin yanındayız” ifadelerini kullandı.
Anne Ayşe Süner ise, oğlunun maçlarda kendini kaybettiğini, normal hayatta böyle olmadığını, maçlarda aşırı şekilde tepkisi olup kendini kaptırdığını söyledi. Defalarca televizyon, sehpaları ve kanepeyi kırdığını belirten Süner, “Dün akşam o heyecanla polisi aradı, inanamadım. Oğlum ne yapıyorsun dedim. Kendini kaptırmış. O heyecanla artık ne yapacağını bilmiyor” dedi. – DİYARBAKIR
]]>ESMA TURAN
(MUĞLA) – Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Arkeoloji Bölümü öğretim görevlisi Şahin Gümüş’ün, kazı evinde birlikte konakladığı öğrencisine “cinsel saldırıda” bulunduğu iddiasıyla açılan davada karar çıktı. Mahkeme, öğretim görevlisi Gümüş’e “iyi hal” indirimi uygulayarak, 12 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
MSKÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Şahin Gümüş’ün öğrencisine 6 Ağustos 2022 tarihinde cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılan davanın 4. duruşmasında karar çıktı.
Mahkeme, Gümüş’e “nitelikli cinsel saldırı” suçundan önce 12 yıl daha sonra suç tekrarı nedeniyle cezayı artırarak 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Gümüş’ün “duruşmalardaki iyi halini” dikkate alarak cezasında altıda bir oranında indirim uyguladı ve cezayı 12 yıl 6 aya indirdi.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan öğrencinin avukatı Alev Öztürk, şu açıklamayı yaptı:
“Müvekkil 2022 yılı ağustos ayında Fethiye de kaldığı kazı evinde kaldıkları kazı evinin başkanlığını da yapan üniversitedeki hocası tarafından cinsel saldırıya uğramıştı. Müvekkil uğradığı bu cinsel saldırı sonucunda henüz 20 yaşında olması, öğrenci olması, kendisine inanılmayacağı endişesi ve korkuları yüzünden belli bir süre şikayet etmeye cesaret edememiş. Sonrasında kendisine cinsel saldırıda bulunan hocasıyla yaptığı konuşmalardaki ses kayıtları ile cesaretini toplayıp aradan geçen 4 ay sonunda şikayetçi olmuştu. Müvekkilin şikayeti sonucu başlatılan soruşturmada sanık ilk olarak tutuklanmış, bir buçuk ay kadar cezaevinde kalmış daha sonra tutukluluk değerlendirmesi ile serbest bırakılmış ve tutuksuz yargılanmıştı. Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık bir senedir devam eden dava, dün dördüncü duruşmada karara bağlandı. Duruşmalarda devam eden yargılama aşamasında sanıkla müvekkil arasındaki ses kayıtlarının çözümü yapıldı. Tanıklar dinlendi. Var olan bu ses kayıtlarındaki sanığın suçunu kabul eden sözleri, dinlenen tanıklar ve var olan somut deliller neticesinde sanığa işlemiş olduğu ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçundan önce 12 yıl hapis cezası verildi. Sonra bunu birkaç defa tekrarladığı için cezası 1/4 oranında artırılarak 15 yıla çıkartıldı. Duruşmalardaki iyi halinden dolayı da 1/6 oranında indirim uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına döndürüldü.
“UMUT VEREN BİR KARAR OLDU”
Yerel mahkemede çıkan bu karar ebetteki sanık vekilleri tarafından istinafa taşınacaktır. Bugünden sonraki hukuki süreci kararlılıkla takip edeceğiz. Bu dosyada bizim için önemli olan şey genel itibariyle mahkemelerin erkek yargı sisteminin ve Yargıtay’ın aradığı bir takım kriterler var. Bu cinsel saldırı olayının akabinde belli bir süre geçtikten sonra yapılan şikayetleri ne yazık ki yargı sisteminin ciddi almamak gibi bir alışkanlığı var. Geç yapılan şikayetleri sanki yokmuş gibi kabul edip genelde sanıklar lehine yorumlar yapıp beraat yönünde genelde kararlar çıkıyor. Bu konuda birçok kadın yaşadığı bu mağduriyet ve sanığın cezasız kalmasın durumunda daha fazla mağduriyet yaşıyor. Bu dava bizim için bu açıdan önemli. Müvekkilin 4 ay sonra yaptığı şikayet bu şikayet sonrası yapılan yargılamada böyle bir karar çıkması kadına şiddet ile mücadele eden avukatlar için ve erkek şiddetine, cinsel şiddete maruz kalmış olanlar için umut veren bir karar oldu.”
“ARTIK KABUSLARIM SONA ERDİ”
Adaletin tecelli ettiğini söyleyen kız öğrenci, “Her zaman umut var. Ben ilk başlarda çok umutsuzdum. İlk başta kimsenin inanmayacağını düşünmüştüm ama bu süreçte başından beri gerek avukatım Alev hanım olsun gerekse ailem yanımdaydı. Artık o korkulu süreci atlattım. O kabuslarım artık sona erdi. O günden sonra rahat bir nefes aldım, nefes aldığımı hissedebildim. Şimdi artık onun kabusları başlasın. Kimse ümitsiz bir duruma düşmesin. İnsanlar arkamdan bir sürü şey söylediler gerek öğrenciler gerekse öğretmenler. Bana bir sürü iftira atıldı. Ama bu süreçte kendi davamdan vazgeçmedim. Alev hananım da bana inandı. Adaletse gerçekten tecelli etti. Bu karara çok sevindim” ifadelerini kullandı.
]]>
Ziraat Türkiye Kupası son 16 Turu’nda Galatasaray ile Bandırmaspor arasında oynanan müsabaka sonrası basın mensuplarına yaptığı açıklama sebebiyle arı-kırmızılı kulüp, Bandırmaspor Başkanı ve Beşiktaş Asbaşkanı Onur Göçmez hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Bugün, hakkındaki iddialar üzerine Çağlayan Adliyesi’nde gelerek savcılığa ifade veren Onur Göçmez, çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yapılan şikayetin profesyonellikten uzak bir şekilde acemice hazırlanmış bir şikayet olduğunu dile getiren Göçmez, “Ben 6 yıldır futbol dünyasının içerisindeyim. Sevgiyi, saygıyı ve duruşu çok iyi bilirim. Çünkü Beşiktaşlıyız ve bu duruşu her zaman her yerde sergilememiz gerekiyor. Geçtiğimiz 6 Şubat tarihinde bir müsabaka oynandı. Bu maç Galatasaray ile Bandırmaspor arasında oynandı. Bu maçla alakalı Bandırmaspor’un seçilmiş başkanı olarak değil de Beşiktaş Kulübü’nün asbaşkanı kimliğim ile ilgili bir durum söz konusu olmuş. Evet, o maç Galatasaray ile Bandırmaspor arasında oynandı. Ama benim adıma yapılan şikayet sonrası tebligat Beşiktaş Kulübü’ne geldi. Şimdi Bandırmaspor’un yaşamış olduğu bir problemden dolayı maç sonrası hukuksal hakkımı kullandım ve açıklama yaptım. Doğrudur, yanlıştır. Bunun otoritesi kimdir? Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Merkez Hakem Kurulu’dur (MHK). Yapmış olduğum açıklamada da Galatasaray camiasına başarılar diledim ve böyle bir hakem performansına Galatasaray Kulübü’nün ihtiyacı olmadığını dile getirdim. Ama ne yazık ki maçtan sonra enteresan bir şekilde Galatasaray taraftarını zan altında bırakmak istemem ama sosyal medyadaki bir trol ordusu olayı Galatasaray ile Beşiktaş arasında bir problemmiş durumuna getirdiler. Yani Beşiktaş ile Galatasaray’ı karşı karşıya getirmeye çalıştılar. Biz bu algı ve yanlış yönlendirmelere rağmen çıkıp bir yorum yapmadık. Bizler topluma mal olmuş insanlarız. Bizler toplumun gelişimine katkı sağlaması gereken bireyleriz” şeklinde konuştu.
“Beşiktaş ile Galatasaray’ı karşı karşıya getirmeye çalıştılar”
İki büyük kulübün karşı karşıya getirmek istenildiğinin altını çizen Asbaşkan Göçmez, “Bakın burada bulunan yönetici arkadaşlarımızın her biri çok değerli. Biz olayın geneli göz önüne alındığında işin kolayına kaçıp, iki ezeli rakibi karşı karşıya getirebilirdik. Bunu yapmadık ve bekledik. Ne zamana kadar bekledik? Beşiktaş asbaşkanını şüpheli olarak savcılığa verene kadar bekledik. Bu yönetim Beşiktaş’ı fabrika ayarlarına geri döndürmüştür. Beşiktaş’ın olduğu her yerde Beşiktaş’ın itibarı söz konusudur ve Beşiktaş itibarlı bir takımdır. Derbi öncesi siz benim TFF ve MHK ile yapmış olduğum tamamen VAR sistemi hakkında yaptığım açıklama hakkında TFF ve MHK gömleği giyerek beni şikayet edip, daha sonrada bir açıklamada, ‘TFF istifa’ diyemezsiniz. Bunu dediğinizde size derler ki hayırdır? Beşiktaş 3 Mart’ta Galatasaray ile mücadele edecek. Şerefiyle oynayacak, hakkıyla kazanacaktır. Maçı Galatasaray hak ediyorsa, Galatasaray kazanacaktır. Futbol sadece futbol değildir. Futbol mesajdır, sosyal bir olgudur. Beşiktaş ile bu kadar uğraşılmaması gerekir. Beşiktaş büyük camiadır. Biz 80 kişiysek, 79 kişi dönmeyiz. Arkamızda da kimseyi bırakmayız. Bizim bundan sonraki duruşumuzum ve yaklaşımımız bu şekilde olacaktır. Önce Türkiye Kupası sonra da ligde derbi maçımız var. TFF’ye çağrımız şu dur ki sakın ola bu algılara kapılmasınlar. Beşiktaş camiası olarak ayrıcalık değil, adalet istiyoruz. Türk futbolu bir takımın algısıyla yönetilirse ne Adana Demirspor başkan bulur, ne Karagümrük Kulübü başkan bulur. Hep beraber birlik olmamız gerekiyor. Birleştirici olmamız gerekiyor. Bir dilekçe veriyorsanız da iyice araştırıp öyle işe koyulun. Büyük camialar, büyük hukuk sistemiyle çalışmaları gerekir. Acemice bir şikayet dosyası olmuş. Devleti meşgul ettiğimiz için üzüldük. Onların daha mühim işleri var” ifadelerini kullandı.
“İcardi’nin hareketini, montaj diyerek üstünü örtemeyiz”
Yapılan algı ile odak noktasının değiştirildiğini söyleyen Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı Onur Göçmez, “Bizler bunlarla uğraşırken asıl odaklanmamız gereken konuları unutuyoruz. İcardi’nin yapmış olduğu hareketi, montaj diyerek üstünü örtemeyiz. Federasyonun tedbirsiz bir şekilde onu sevk etmesi bizleri ciddi şekilde düşündürmüştür. Sonucunu takip edeceğiz. Beşiktaş bu tarz durumlarda geçmişte ne tür cezalar kestiğini göstermiştir. Büyük camia böyle olunur. Futbolcular da yöneticiler de gider. Camialar hep kalır. Burada yönetici arkadaşlarıma başkanımıza ve taraftarımıza çok teşekkür ediyorum. Bizler onları en iyi şekilde temsil etmek için çabalamaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL
]]>İZMİR’in Bornova ilçesindeki görme engelliler ilkokulunda rehber öğretmen olarak görev yapan doğuştan görme engelli Figen Bilgen (52), aynı okulda görevli sınıf öğretmeni E.S.’nin (50) kendisini korkutarak elindeki çayın dökülüp yaralanmasına neden olduğunu ve kendisine sürekli psikolojik şiddet uygulayıp, tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu ileri sürüp, polise şikayetçi oldu. E.S.’nin öfke kontrolünün olmadığını belirten Bilgen, “Böyle kişilerin özel eğitim kurumlarında çalışmasını istemiyorum” dedi. E.S. ise konuyla ilgili açıklama yapmak istemedi. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, konuyla ilgili soruşturma başlattı.
Olay, 26 Aralık 2023’te, Bornova Aşık Veysel Görme Engelliler İlkokulu’nda meydana geldi. Rehber öğretmen görme engelli Figen Bilgen, iddiaya göre, aynı okulda sınıf öğretmeni olan meslektaşı E.S.’nin psikolojik şiddetine uğradı. Bilgen, E.S.’nin sessizce yanına yaklaşıp, aniden bağırarak elindeki çayın dökülerek yaralanmasına neden olduğunu ve tehdit edip, hakaretlerde bulunduğunu ileri sürüp Işıkkent Polis Merkezi Amirliği’ne şikayetçi oldu.
Yaşadıklarını anlatan Figen Bilgen, “Okulumuz sınıf öğretmeni E.S. hakkında veliler ve öğrencilerden şikayetler alıyorduk. Rehber öğretmen olduğum için öğretmen, öğrenci ve veliler arasındaki iletişimi kurmak zorundayım. Ayrıca başka öğretmen arkadaşlarımdan da şikayetler geliyordu. Başlangıçta, ortada bir yanlış anlaşılma olmuş olabileceğini düşünüyordum. Kendisiyle görüştüğümde, davranışlarında bir yanlış anlaşılma olmadığını fark ettim. Bana kendisiyle görüştükten sonra sürekli saldırgan davranışlarda bulunmaya başladı” dedi.
“Okulumuz özel eğitim okulu” diyen Bilgen şöyle devam etti:
“Burada görev yapan kişilerin öncelikli olarak sağlıklı olmaları gerekiyor. E.S.’nin ayakkabılarının tabanı çok sessiz. Aniden ve sessizce yanıma geliyor. Birden yüksek sesle konuşuyor. Bir süre sonra bu davranışı benim için korkutucu olmaya başladı. Odamda otururken birden masamın dibinde bitiyor. Beni başka şekilde korkutup, direkt şiddet uygulayamayacağı için bu yöntemi uyguluyor. En son 26 Aralık’ta ben çayımı aldım, odama gidiyordum. Tam kulağımın dibine bağırdı. Korkup, çayı elime döktüm. Elim yandı, yaralandım. Başta bunu dışarıdan gelen biri ya da zihinsel engelli biri yaptı sandım. E.S.’nin böyle bir şeyi yapacağı başta aklımın ucundan geçmedi. ‘Ne yapıyorsun ağabey ne oluyor’ diye sordum. ‘Senin ağabeyin değilim, resmi konuş’ dedi. Elim yanmıştı, bardağı bıraktım. Şiddet uygulanmasından korktuğum için, idarecinin odasına kaçtım. Müdür yardımcısına, ‘Hocam bu hocamıza ne oluyor’ diye sordum. Arkamdan gelip ‘Beni mi şikayet ediyorsun’ dedi. Korktum, arka tarafa doğru açtım. Müdür yardımcımız, E.S.’yi tuttu. ‘Senden korkuyorum’ dedim. Fiziksel olarak da benden üstün, boylu poslu biri. Bana vurmaya çalıştı. Elinin rüzgarından bunu hissettim. Müdür yardımcımız olmasaydı, daha kötü şeyler olabilirdi.”
Bilgen, odalarının karşılıklı olduğunu belirtiği E.S.’nin “Her an cinnet getirebilirim. Benden kork” diyerek kendisini tehdit ettiğini de anlattı.
‘KORKUYORUM’
Okulda odasının kapısını sürekli kilitli tuttuğunu söyleyen Figen Bilgen, “Bu tür öfke kontrolü olmayan, takıntılı insanların, bizim gibi özel eğitim kurumlarında çalışmasını istemiyorum. Çocuklarımız özel insanlar. Bu tür öfke kontrolü olmayan ve takıntılı olan eğitimcilerin görev yapmasını istemiyorum. Halen kaygılıyım. Şiddet uygulayacak mı diye korkuyorum” dedi.
Bligen’in şikayeti üzerine E.S.’nin emniyette verdiği ifade sonrası görevine geri döndüğü öğrenildi. E.S. ise hakkındaki iddialarla ilgili bir açıklama yapmadı. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, konuyla ilgili soruşturma başlattı.
]]>Çözüm platformu Şikayetvar, 2023 yılı verilerini açıkladı. Aylık ortalama 28 milyon ziyaretin gerçekleştiği platformda bir yıl içerisinde 520 bini aşkın şikayet çözüme kavuştu. En çok şikayet; e-ticaret, finans ve internet servis sağlayıcılarına geldi. Verilere göre; zamlar, dolandırıcılık, ilaca ulaşamama ve vize almada yaşanan sorunlar gündemdeki yerini korudu.
Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre 2023’te 162 bin 48 olan kayıtlı marka sayısı 2023’te 193 bin 993’e ulaştı. Platforma aylık ortalama 28 milyon ziyaret gerçekleşti. 2022’de 346 bin 393 şikayet çözüme kavuşurken 2023’te bu sayı yüzde 50’lik bir artışla 521 bin 527’ye ulaştı. 2022’de 9 milyon 261 bin 720 olan toplam üye sayısı 2023’te 11 milyon 119 bin 972’ye yükseldi. 2022’de 2 milyon 620 bin 471 olan şikayet sayısı, 2023’te yüzde 38 artarak 2023’te 3 milyon 624 bin 148 şikayet ulaştı. Verilere göre 30 milyon 46 bin 884 ziyaretçi sayısıyla ocak ayı Şikayetvar trafiğinin en yüksek olduğu ay olarak öne çıktı.
E-TİCARET ŞİKAYETLERİ YİNE ZİRVEDE
Şikayetvar verilerine göre 487 bin 188 şikayet sayısıyla geçmiş yıllarda olduğu gibi 2023’te de en çok şikayet e-ticaret sektörüne geldi. 405 bin 367 şikayet sayısıyla finans en çok şikayet edilen ikinci sektör olarak öne çıkarken, finans sektörünü sırasıyla internet servis sağlayıcıları (370 bin 556), iletişim (323 bin 828) ve kargo ve nakliyat (319 bin 856) takip etti.
E-TİCARETTE EN ÇOK ŞİKAYET EDİLEN KONULAR
Sipariş edilen ürünün haber verilmeden iptal edilip yüksek fiyattan satışa konulması, görseldeki ürün ile teslim edilen ürünün farklı olması ve kalitesiz ve ayıplı ürün gönderilmesi e-ticaret sektörüyle ilgili en çok şikayet konular oldu. Ürün teslimatının vaat edilen sürede yapılmaması, kargoda yaşanan geç ve kusurlu teslimatlar için çözüm sunulmaması, kampanya dönemlerinde ürün fiyatının olduğundan fazla gösterilip indirim yapılıyormuş gibi yansıtılması, ürünlerin faturasız teslim edilmesi ve bu sebeple iade süreçlerinde çıkan sorunlar için çözüm sunmaması öne çıkan diğer şikayet konuları olarak sıralandı.
“KREDİ KARTLARINDAN HABERSİZ PARA ÇEKİLİYOR”
Şikayetvar verilerine göre 2023’te en çok şikayet edilen ikinci sektör olan finans sektöründe kredi kartlarından habersiz şekilde para çekilmesi ve bankaların harcama itirazlarını olumlu sonuçlandırmaması güven sorununa sebep oldu. Ayrıca para transferleri, fatura ödemeleri gibi işlemlerde ücret kesilmesi ve kart aidatının alınması dile getirilen başka bir sorundu. Kampanya şartlarına uyulsa bile millerin, puanların yatırılmaması, ATM’lerin bakımsızlığı, para yuttuğunda iadelerin geç yapılması ve yeterli sayıda ATM bulunmaması şikayet edilen diğer konular oldu.
“VAAT EDİLEN İNTERNET HIZI SAĞLANMIYOR”
Verilere göre iletişim platformlarıyla ilgili en çok şikayet edilen konularsa şöyle sıralandı:
“Kurulum ve nakil işlemlerinde verdiği randevu tarihine uymama, vaat edilen internet hızının sağlanmaması, bağlantı kopması ve internet arızalarının çözümü için yeterli desteği alamama, taahhütte geçen hizmeti vermemesine rağmen iptal işlemlerinde haksız cayma bedeli yansıtma, sırf abone yapmak için farklı firma adının kullanılması, hatalı ve yanlış bilgilendirme yapılması ve sonrası oluşan sıkıntılarda bunun sorumluluğunun kabul edilmemesi.”
EN ÇOK ARAMA E-TİCARETLE İLGİLİ
2023’te Şikayetvar’da en çok ziyaret edilen sektör 43 milyon 40 bin 515 ziyaretçi sayısı ile e-ticaret sektörü olarak kaydedildi. İnternet servis sağlayıcıları (31 milyon 536 bin 552) en çok ziyaret edilen ikinci, finans ise (28 milyon 317 bin 931) üçüncü sektör olarak sıralandı. Kamu, beyaz eşya ve alışveriş sektörleri platformda en çok merak edilen diğer sektörler oldu.
EN ÇOK ŞİKAYET ARTIŞI YETKİLİ SERVİSLERE
Verilere göre, bir önceki yılla kıyaslandığında şikayet sayısının en çok arttığı kategori yüzde 927 şikayet artış oranıyla yetkili servislerle -beyaz eşya- ilgili oldu. Finansal yatırım danışmanlık şirketleri yüzde 866 şikayet artış oranıyla ikinci sırada yer alırken onu bilgisayar bileşenleri ve iç donanım markaları izledi.
EN ÇOK MEMNUNİYET EMLAK VE İNŞAAT SEKTÖRÜNE
2023’te müşterisini en çok memnun eden sektör yüzde 51’lik memnuniyet oranı ile emlak ve inşaat sektörü oldu. İnternet platformları yüzde 48 memnuniyet oranıyla ikinci sırada yer alırken mobilya ve ev tekstili üçüncü, gıda sektörü dördüncü sırada yer aldı.
2023’TE GÜNDEM ZAM OLDU
Çözüm platformu Şikayetvar, yıl içinde yayımladığı araştırmalarla Türkiye gündemine dair verilerini paylaşmaya devam etti. Çeşitli ürün ve hizmetlerde gerçekleşen zamlar, Şikayetvar kullanıcılarının en çok şikayet ettiği konular arasındaydı. Fahiş kira zamlarıysa bu şikayetlerin en çok arttığı konuların başında geldi.
EYT ile birlikte rekabet yarışının hızlandığı maaş promosyonu yine en çok tartışılan konulardandı. Hayati ilaçlara ulaşamayan vatandaşlar geçen yıl çözümü Şikayetvar üzerinden ararken, 2023’te IMEI kayıt ücretlerinin 6 bin 91 TL’den 20 bin TL’ye çıkarılmasıyla birlikte yaşanan yoğunluk, IMEI kayıt sorununa yol açarak şikayetlerin bir haftada 93 kat artmasına neden oldu.
Vize almada zorluk yaşayan vatandaşlar, konuyla ilgili yaşadıkları sorunları platform üzerinden dile getirerek çözüm arayışlarını yıl içerisinde sürdürdü. Artan fiyatlar nedeniyle yeni beyaz eşya alacak gücü olmayan ve alternatif olarak arızalanan ürünlerini tamir ettirmeyi düşünen kullanıcılar, yetkili servis şikayetlerinin artmasına yol açtı.
Öte yandan 2023’e damgasını vuran olaylardan biri de hiç şüphesiz dolandırıcılık vakalarındaki artış oldu. Dolandırıcılar, birçok farklı ortamda ve yöntemle vatandaşları oltalarına düşürmeye çalıştı. Vatandaşlardan bu tür dolandırılma vakalarına dair çok sayıda şikayet platforma ulaştı.
2023’te çok konuşulan ve hala tartışmalara neden olan bir diğer olay ise WhatsApp üzerinden yabancı numaraların araması veya mesaj göndermesi oldu. Çok sayıda kullanıcı farklı bahanelerle gelen bu yurt dışı aramalarından ve mesajlarından duydukları kaygıyı Şikayetvar’a iletti.
2023’TE EN ÇOK KULLANILAN DOLANDIRICILIK YÖNTEMLERİ
Şikayetvar, 2023 yılını değerlendirdiği kapsamlı araştırmasında farklı bir çalışmaya da imza attı. Türkiye’de dolandırıcılık vakalarının hızlı bir artış gösterdiği yıl olan 2023’te platform, dolandırıcılık taktiklerini paylaşarak tüketicileri uyardı. Platform tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de yıl içerisinde en çok karşılaşılan dolandırıcılık vakaları şu şekilde sıralandı:
“Finans kuruluşları adıyla dolandırıcılık, iş bulma vaadiyle dolandırıcılık, e-ticaret marka taklidiyle dolandırıcılık, devlet kurumları ve STK’lar adıyla dolandırıcılık, bahis siteleri adıyla dolandırıcılık, araç kiralama markaları adıyla dolandırıcılık ve burs vaadiyle dolandırıcılık.”
TÜRKİYE 2023’TE BU SEKTÖRLERDEN VAZGEÇTİ
2023’te Türkiye’nin ekonomik ve sosyal koşulları gereği birçok alanda değişim yaşandı. Verilere göre geçtiğimiz yıllar ile kıyaslandığında yüzde 57’lik bir düşüşle şikayetlerin en çok azaldığı sektör kiralık ve villa sektörü oldu. Artan masrafların bir yansıması olarak düğün salonu şikayetleri yüzde 50 azaldı.
2023’TE ŞİKAYETVAR’DAN 2 YENİ ÖZELLİK
Şikayetvar, 2023’te iki yeni özelliğini de duyurdu. Tüketiciler artık çözüm bekledikleri konuları video kaydederek markalara hızlı ve etkili bir şekilde duyurmaya başladı. Yıl içerisinde 97 bin 736 videolu şikayet platforma ulaştı. Platformun mobil uygulaması da geçtiğimiz yıl yayına alındı. 2023’te ulaşan şikayetlerin yüzde 36,5’i belgeli -fotoğraf ya da videolu- olarak kullanıcılar tarafından iletildi.
EN ÇOK ŞİKAYET İSTANBUL’DAN
Nüfus ortalamasına göre 2023’te bin kişi başına düşen şikayet sayısı baz alındığında 77,4 şikayet yoğunluğuyla en çok şikayet eden şehir İstanbul oldu. İstanbul’u; Antalya, Ankara ve İzmir izledi. Şikayetvar verilerine göre geçmiş yıllarda olduğu gibi 2023’de Muş en az şikayet oluşturan il olarak kaydedildi. En az şikayetçi olan diğer iller Hakkari, Adıyaman ve Kars olarak sıralandı.
TEMMUZ, EN ÇOK ŞİKAYET EDİLEN AY OLDU
Şikayetvar verilerine göre 2023’te 358 bin 543 şikayet sayısıyla en çok şikayet temmuz ayında geldi. 2023’te en çok şikayet edilen gün pazartesi, Türkiye’nin en çok şikayet ettiği saat ise olarak 14: 00 kaydedildi. Yıl boyunca en çok şikayetin geldiği tarih 10 Temmuz 2023 olarak belirlendi.
2023’te Şikayetvar’a ulaşan ilginç şikayetlerse şöyle sıralandı:
“Şikayet değil de teşekkür etmek için yazıyorum. Sakızların üzerindeki notları yazandan Allah razı olsun. Allah ayağına taş değdirmesin… İlişkimize heyecan katıyorsunuz. Her biri nokta atışı… Özellikle de sevgilime denk gelenler. Bugün yine sizi andık, güldük, eğlendik…”
“Şaka gibi ama gerçek. Ne içtiğiniz belli değil. Gece uyurken meyve suyu bomba gibi patladı, evdeki herkes uyandı. Korkunç bir şey, midemize nelerin girdiğini bilmediğimiz bir meyve suyu. Patlaması o kadar şiddetliydi ki tavanı deldi.”
“Marketten aldığım kaşar peynirinin içinden metal kaşık çıktı. İnsan sağlığını hiçe sayan bu firma ile alışverişimi durdurdum. Tüketiciler, videoyu izleyin ve bundan sonra yapacağınız alışverişleri ve seçeceğiniz firmayı gözden geçirin.”
“Bu oyunu yapan, icat edene saygılarımı sunarım. Allah sizi bildiği gibi yapsın. Sizin yüzünüzden eşime ulaşamıyorum. Eşim evdeki bir ruh gibi… Var mı yok mu belli değil. Oyun sistemleri çöksün inşallah. Kara bir bela gibi oyunlar.”
“Tamam anlarım evrenin yaşam kaynağısın, büyüksün, kralsın da çok sıcaksın be kardeşim. Az derece kıs. Vallahi bunaldık ya. Çok şikayet alıyorsun bilgin olsun. Biraz özveri, çok değil biraz empati! Sen dünyada olsan biz sana böyle sıcak versek hoşuna gider mi lütfen?”
“Bilinen bir köfteciden sipariş ettiğim ürünümün içinden canlı akrep çıktı. Canlı bir akrep. Kardeşlerimin yemeğindeydi çocuklar korkularından ne yapacaklarını bilemeyip yoğurdun içine atmışlar bir can bu kadar basite alınmamalı. Ağır bir yaptırım istiyorum; ilaçlama veya ceza… Böyle bir şey olamaz bunlar dikkat edilmesi gereken şeyler… İlaçlama vs. Ama gerçek bir yaptırım istiyorum.”
]]>KOCAELİ Kartepe’deki bir işletmede şambrelle kayak yaparken, pistten çıkıp 5 metre yüksekten düşen 3 çocuk annesi Tuğba Paloluoğlu (50) yaşamını yitirdi. Paloluoğlu’nun ailesi, pistin yanındaki tel örgülerde açıklık olduğunu öne sürerek ihmal iddiasıyla savcılığa şikayette bulundu, olayla ilgili ‘Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. İşletmeden yapılan açıklamada ise olayda herhangi bir ihmalin olmadığı belirtildi.
Olay, 14 Ocak günü saat 17.30 sıralarında Kartepe’de, kızak ve şambriyelle kayak yapılan bir işletmede meydana geldi. Tuğba Paloluoğlu, hafta sonunda ailesi ile birlikte kayak yapmak için Kartepe’de bulunan bir tesise gitti. Şambrelle kayan Tuğba Paloluoğlu, pistten çıkarak 5 metre yüksekten düştü. Ağır yaralanan Paloluoğlu, yakınları ve işletmeciler tarafından bulunduğu yerden çıkarıldı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından ilçedeki özel bir hastaneye kaldırılan Paloluoğlu, kurtarılamadı.
ANNELERİNİN TABUTUNA SARILIP AĞLADILAR
Tuğba Paloluoğlu’nun cenazesi, bir gün sonra Körfez ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Mehmet Akif Ersoy Camii’nde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Körfez Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenazede oğulları Murat Yaşık (24) ve Muhammed Yaşık (22), Paloluoğlu’nun tabutuna sarılıp ağladı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Tuğba Paloluoğlu’nun oğulları, pistin yanındaki tel örgülerde açıklık olduğunu iddia ederek işletmeden şikayetçi oldu. Yapılan otopsi sonucu oluşturulan Paloluoğlu’nun ölüm raporunda ise kadının çoklu kaburga kırıklarına bağlı yaralanma sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Şikayet kapsamında savcılık, ‘Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ suçlamasıyla işletme sahibi ve sorumlu çalışanlar hakkında soruşturma başlattı.
Murat Yaşık, annesinin ölümünde ihmal olduğunu düşündükleri için şikayetçi olduklarını belirterek, “Kayak merkezinde kaymak için 3 tanesi 400 liraya şambrel kiraladık. Sonra orada kayarken aşağıda tellerin yırtık olduğu söylenmedi. Tellerdeki boşluktan annem uçarak uçuruma düştü ve vefat etti. İhmal olduğunu düşündüğümüz için şikayetçi olduk. Annem düşünce hemen oradan 10-15 kişi kaldırdık. Battaniye ile taşıdık. Sobanın yanına götürdük ve orada su içirdik. Daha sonra ambulans geldi ve hastaneye götürdü” dedi.
‘TEL ÖRGÜNÜN YERİNE KOMİK BİR ŞEKİLDE YATAK KOYMUŞLAR’
Tuğba Paloluoğlu’nun dini nikahla birlikte yaşadığı eşinin kardeşi Sümmani Yaşık da işletmenin ihmali olduğunu iddia ederek, “Yengem çocuklarıyla birlikte Kartepe’ye tatile gittiler. Orada kiraladıkları şambrelle pistte kayarken tellerin yırtık olmasından dolayı oradan aşağı düşüp vefat etti. Ne bir güvenlik ne de bir kurtarma ekibi vardı. Yeğenlerim kendi imkanlarıyla kurtarıp kendi imkanlarıyla ambulansa bindirdiler. Bizden sonra tel örgünün yerine komik bir şekilde yatak koymuşlar. Sanki insanlar orada yatacakmış gibi. Jandarmanın çektiği resimlerden gördük. Bu davanın peşini bırakmayacağız. Yasal olarak orayı işleten kimse, kime ucu dokunuyorsa bunun peşini kesinlikle bırakmayacağız” diye konuştu.
İŞLETME, TELDEKI AÇIKLIK İDDİALARINI REDDETTİ
Pisti işleten Sis Dağı firmasından yapılan açıklamada ise tellerde herhangi bir açıklık olmadığı belirtildi. İşletme sahibi, yaşanan olayda tesisin herhangi bir ihmali olmadığını öne sürerek, “Kadın şambrelle kayarken, tellere çarptı. Tellerin üstünden aşağıya uçtu. Tellerde herhangi bir açıklık yok. Kadının sağlık durumu buradan giderken iyiydi. Biz burada ilk müdahalede bulunduk. Bulunduğu yerden battaniyeye sarıp taşıdık. Restoranda sandalyede oturdu, kendisiyle konuştuk. Bilinci yerindeydi. Ne olduysa ambulansa bindikten sonra olmuş. Tesisimizle ilgili herhangi bir ihmal yok. Tesisimizde her türlü uyarı levhaları mevcut” ifadelerini kullandı.
]]>Türkiye Posta Sektörü Pazar Verileri Raporu
BTK raporuna göre 2023’ün ilk yarısında, iletişim amacı dışında gönderilen posta kolisi ve kargo sayısında önemli bir artış yaşandı. Buna göre gönderi sayısı, önceki yılın ilk yarısına kıyasla yüzde 19 artarak 598,1 milyon adede ulaştı.

Verilere baktığımızda yurt içinde göndericiden teslim alınan kargoların yüzde 2.5’inin aynı gün teslim edildiğini görüyoruz. Yüzde 42’si ertesi gün, yüzde 35’i iki gün sonra, yüzde 13’ü ise üç gün sonra teslim edildi.
Neredeyse şehir değiştiriyor! DJI, ilk kargo drone’unu tanıttı
Rapora göre geçtiğimiz yılın ilk yarısında en çok kargo taşımacılığı yapan firma, yüzde 25,3 pay ile Trendyol Express oldu. Hemen ardından onu yüzde 15,1 ile Aras Kargo, yüzde 14,7 ile Yurtiçi Kargo ve yüzde 13,6 pay ile Sürat Kargo takip etti.
Listenin devamında ise yüzde 7,6 pay ile PTT, yüzde 5,8’le Hepsijet ve yüzde 1,9 oranla UPS Kargo olduğunu görüyoruz. Geriye kalan yüzde 7,9’luk payı ise diğer firmalar üstlendi. Tüm sıralamaya aşağıdan ulaşabilirsiniz.
2023’ün ilk yarısında en çok kargo taşıyan firmalar şu şekilde sıralandı;
25,3 milyar TL gelir elde edildi
Raporun devamında tüm kargo firmalarının 25,3 milyar TL’lik gelir elde ettiğini görüyoruz. Bu, bir önceki dönemde 12,7 milyar TL seviyesindeydi. Yani iki katından biraz fazla artış mevcut. Bu gelirin dağılımı görülüyor.
Buna göre bu gelirde en fazla pay, yüzde 17,8 ile PTT’ye ait. Hemen ardından yüzde 17,3 ile Yurtiçi Kargo bulunuyorken, sıralamanın devamında yüzde 13,4 ile Trendyol Express ve yüzde 12,8’le Aras Kargo bulunuyor. Tüm listeye aşağıdan ulaşabilirsiniz.
2023’ün ilk yarısında kargo sektöründeki toplam gelirde (25,3 milyar TL) pay dağılımı şu şekilde;
7 bin 600 şikayet iletildi
Raporda, CİMER veya bireysel dilekçe yoluyla yapılan şikayetler ile ilgili detaylar da yer aldı. Buna göre kuruma toplamda 7 bin 600 şikayet iletildi. Bu şikayetlerin yüzde 53,3’lük kısmı şube, acente ve personel ile ilgili oldu.

Şikayetlerin yüzde 16’sı geç teslim, yüzde 9,6’sı kayıp/ çalıntı, yüzde 2,9’u yanlış adrese/ kişiye teslim, yüzde 2,4’ü ise ücretlendirmeden kaynaklandı.
2023’ün ilk yarısında kargo firmaları ile ilgili şikayetler şu şekilde sıralandı;
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Kargo firmaları ile sorun yaşadınız mı? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz?
]]>