Sığınmacı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sun, 14 Jul 2024 08:57:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İYİ Parti: Sığınmacıların geri dönüşü için Suriye hükümetiyle müzakere ve işbirliği gerekiyor https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-siginmacilarin-geri-donusu-icin-suriye-hukumetiyle-muzakere-ve-isbirligi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-siginmacilarin-geri-donusu-icin-suriye-hukumetiyle-muzakere-ve-isbirligi-gerekiyor/#respond Sun, 14 Jul 2024 08:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39331 HABER: EREN CESUR – KAMERA: BERKİN GÜLSOY

(AFYONKARAHİSAR) – İYİ Parti Milli Güvenlik ve Göç Politikaları Başkanı Cenk Özatıcı, sığınmacıların vatanlarına geri gönderilmesine ve Suriye hükümetiyle yapılacak olası müzakerelere ilişkin; “Bu süreç doğru ama çok geç kalınmış, Türkiye’ye çok büyük bedellerin ödetildiği bir süreç ve bunun bazı riskleri de var. Dün Tel-Abyad’da, Afrin’de olan saldırılar, görüşmeler başladığı zaman Türkiye’nin farklı noktalarında olabilir. Bu işin çözümü Suriye hükümetiyle görüşmektir. Bizim de görüşümüz, Suriye ile müzakere ve işbirliği ile sığınmacıların kesin geri dönüşü” diye konuştu.

İYİ Parti Milli Güvenlik ve Göç Politikaları Başkanı Cenk Özatıcı, İYİ Parti’nin Afyonkarahisar’daki Değerlendirme Kampı’nda Suriyeli ve diğer sığınmacı ve kaçak göçmenlerin vatanlarına gönderilmesine ilişkin hazırlanan Strateji Belgesi ve Eylem Planı Milli Göç Doktrini’ne ilişkin konuştu. Özatıcı, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada sığınmacıların güvenli ve hızlı geri dönüşü, geri dönüş sırasında yaşanabilecek olası sorunların çözümleri ve Suriye hükümeti ile yapılacak olası müzakere ve işbirliklerine ilişkin hazırlanmış planlara değindi.

Sığınmacıların geri gönderilmesi için üç aşamalı bir plan hazırladıklarını belirten Özatıcı, sığınmacıların çalıştığı iş kollarında yaşanabilecek olası boşlukları dikkate alacaklarını söyledi. Özatıcı’nın konuya ilişkin yaptığı açıklama şöyle:

“Bir plan çerçevesinde sığınmacılra geri gönderirken aşamalandırma yapacağız”

“Bazı sektörlerde sığınmacılar sektörü ciddi anlamda domine ediyorlar ve siz sığınmacıları geri gönderirseniz bu sektörlerde bir boşluk olacağı söyleniyor. Bizim buradaki planımız şu: Bütün sığınmacıların 3 yıl içerisinde vatanlarına geri dönecekleri çok ayrıntılı bir plan hazırladık ve bu plan içerisinde bir aşamalandırma yaptık. Birinci aşamada işssiz olanlar, çalışmayanlar, çocuğu okula gitmeyenler; İkinci aşamada daha az stratejik alanlarda çalışanlar; üçüncü aşamada daha dezavantajlı gruplar olmak üzere aşamalandırma yaparak Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünü sağlayacağız. Böylece halkımızın da merak ettiği bazı sektörlerde boşluk oluşmayacak. Onları tespit edeceğiz, bir plan çerçevesinde sığınmacılara geri gönderirken aşamalandırma yapacağız ve o aşamalarda Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de çalıştığı sahaların fonksiyonu dikkate alınacak. Ona göre geri gönderme planı uygulanacak.”

Türkiye’de resmi olmayan rakamlara göre 5 milyon sığınmacı olduğuna dikkat çeken Özatıcı, bu sayıdaki bir kitlenin entegre edilemeyeceğini belirtti. Doğum oranlarına bakıldığında sığınmacı sayısının 10-15 yıllık süre içerisinde 20 milyonu aşacağını söyleyen Özatıcı, şöyle konuştu:

“İYİ Parti’nin göç politikasında entegrasyon yok”

“İYİ Parti’nin entegrasyon diye bir politikası yok. Suriye iç savaşı başladıktan sonra 2015 yılında dünyada en fazla sığınmacı ve kaçak barındıran ülke konumuna geldik. Şu anda Göç İdaresi’nin verilerinin doğru olduğu kanaatinde değilim, 3.1 milyon diyorlar. Sadece son 10 yılda Türkiye’de doğan Suriyeli bebek sayısı 1 milyonun üzerinde zaten. Bu sayının azalması mümkün değil. Dolayısıyla bizim tahminimiz Türkiye’de 5 mliyonun üzerinde Suriyeli sığınmacı var. Hacettepe Üniversitesi’nin verilerine göre Suriyeli sığınmacıların doğum oranı 5,3. Türk vatandaşlarının yalnızca 1,4. geleceğe bir projeksiyon yaptığımız zaman önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde Suriyeli sığınmacı sayısı 20 milyonu aşacak. Böyle bir kitleyi entegre etmeniz mümkün değil. Onun için Suriyeli sığınmacıların vatanlarına geri dönüşünü sağlayacak bir politikayı savunuyoruz. İYİ Parti’nin göç politikasında entegrasyon yok çünkü mümkün değil. Belki 50 bin kişiyi entegre edersiniz ama 5 milyon kişiyi entegre edemezsiniz. Herhangi bir ayrım yapmadan tüm sığınmacıların vatanlarına güvenli geri dönüşünü savunuyoruz.”

“AKP hükümetinin çok defalar kanuna aykırı olarak kitleler halinde vatandaşlık dağıttığını biliyoruz”

Özatıcı, 2006 yılında AKP hükümeti tarafından kaldırılan yerleşim birimlerindeki yüzde 10 yabancı kotası ve sığınmacıların vatandaşlık almasına ilişkin de şu ifadeleri kullandı:

“1934 yılında Atatürk döneminde çıkan bir İskan Kanunu var. Bu kanunda, ‘Bir belde, bölge, ilçe, mahalleda yüzde 10’u geçemez yabancı varlığı’ diyor. AKP bunu 2006 yılında kaldırdı. Eğer AKP bunu kaldırmamış olsaydı bugün İstanbul, Kilis, Hatay, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana bu durumda olmayacaktı. Bu yüzde 10 kotasının yine gelmesi gerekiyor. Bir memlekette sığınmacı nüfusu hiçbir şartta yüzde 10’u geçmemeli. Sayı o kadar artıyor ki bunu sağlamak da mümkün değil. En azından büyük şehirlerde geri dönüş ikmal edilinceye kadar yüzde 10 kotasını uygulama konusunda kararlıyız.

2013 yılında bir kanun çıkarıldı, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve onun bir ek yönetmeliği var ve bu kanun ile yönetmelik diyor ki, ‘Suriyeli sığınmacılar, geçici koruma statüsündeler kaç yıl kalırlarsa kalsınlar vatandaşlık alamazlar.’ Eğer hükümet, kanunun hilafına bu vatandaşlıkları vermiş ise bunlar iptal edilecek çünkü kanuna aykırı olarak verilmiş. Ama kanunlara uygun olarak istisnai yollarla vatandaşlık verildiyse bunları iptal etmek hukuki olmaz. Ama biz, AKP hükümetinin çok defalar kanuna aykırı olarak kitleler halinde vatandaşlık dağıttığını biliyoruz. Bu vatandaşlıklar iptal edilecek. Geri dönüşün zemini oluşturulduktan sonra geçici koruma statüsü iptal edilecek ve tüm sığınmacı ve kaçaklar vatanların geri dönecekler.”

“Bu işin çözümü çok geç kalınmış da olsa Suriye hükümetiyle görüşmektir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’a yaptığı çağrının Suriye’nin kuzeyini ve sonrasında Türkiye’yi karıştırabileceğine dikkati çeken Özatıcı, Suriye devletiyle olabilecek müzakare ve işbirliklerine ilişkin şöyle konuştu:

“Sayın Erdoğan’ın ‘Kardeşim Esad’dan ‘Katil Esed’e, ‘Katil Esed’den ‘Sayın Esed’e dönmesi arasında Türkiye ve Türk milleti çok büyük bedeller ödedi. Dünyada en fazla sığınmacı barındıran bir ülke konumuna geldik, Türk milli kimliği varoluşsal bir tehditle karşı karşıya, sığınmacılara ve kaçaklara 100 milyar dolardan fazla para harcadık, güney hattında Rusya ve Amerika’yla komşu haline geldik. Çok büyük bedeller ödedik fakat buradaki doğru çözüm, Türkiye ile Suriye arasında bir müzakere ve işbirliği sağlanmasından geçer. Bu sürecin 3 ana başlığı olmalı; Suriye’nin toprak bütünlüğü, Suriye’de siyasi istikrar ve bununla beraber sığınmacıların geri dönüşü. Dolayısıyla bu süreç doğru ama çok geç kalınmış, Türkiye’ye çok büyük bedellerin ödetildiği bir süreç ve bunun bazı riskleri de var. Bazıları dediler ki, ‘Pazar günü Kayseri’de elim bir hadise oldu. Sonra Pazartesi günü Suriye’de ortalık karıştı.’ Halbuki hiç alakası yok. Suriye’nin kuzeyinde bizim bayraklarımıza ve askerimize gösterilen mukavemetin ve saldırının asıl sebebi Sayın Erdoğan’ın açıklamasıydı. ‘Ben görüşebilirim’ dediği anda Suriye’nin kuzeyi karıştı çünkü siz yıllarca Suriye’nin kuzeyinde Özgür Suriye Ordusu’nu beslediniz. Şimdi, ‘Ben Esad’la görüşeceğim’ demek onlar için bir ölüm fermanıdır. Dolayısıyla çok dikkatli olmamız lazım. Dün Tel-Abyad’da, Afrin’de olan saldırılar, görüşmeler başladığı zaman Türkiye’nin içerisinde farklı noktalarda olabilir. Uyanık olması lazım hükümetin ama bu işin çözümü çok geç kalınmış da olsa Suriye hükümetiyle görüşmektir. Bizim de buradaki görüşümüz, Suriye ile müzakere ve işbirliği ve sığınmacıların kesin geri dönüşü.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-siginmacilarin-geri-donusu-icin-suriye-hukumetiyle-muzakere-ve-isbirligi-gerekiyor/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu’nda ‘Sığınmacı’ tartışması https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-siginmaci-tartismasi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-siginmaci-tartismasi/#respond Fri, 05 Jul 2024 13:12:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37251

TBMM Genel Kurulu’nda CHP’nin Meclis Başkanlığına sunduğu, ‘AKP İktidarlarının Suriye ve Sığınmacı Politikalarının Ülkemizde Neden Olduğu Toplumsal Sorunların Araştırılması ve Alınacak Önlemlerin Belirlenmesi’ başlıklı araştırma önergesinin görüşüldüğü sırada DEM Parti, CHP milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında tartışma çıktı. Tartışmaların sürmesi üzerine Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşime 15 dakika ara verdi. Aranın ardından oylanan önerge, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

TBMM Genel Kurulu, ‘Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Parti gruplarının Meclis Başkanlığına sunduğu önergeler bölümünde CHP’nin, ‘AKP İktidarlarının Suriye ve Sığınmacı Politikalarının Ülkemizde Neden Olduğu Toplumsal Sorunların Araştırılması ve Alınacak Önlemlerin Belirlenmesi’ başlıklı araştırma önergesinin görüşüldüğü sırada DEM Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında, ‘sığınmacı’ tartışması yaşandı. Önerge üzerine partisi adına söz alan DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Şimdi, bakın, 6-7 Eylül olaylarının bir benzeri yapılıyor. Şu çocuğun cinayetinde parmağınız var ey iktidar. İktidar yalnız değil, Ümit Özdağ’a da söylüyorum, sorumsuz söylemleri, kim olursa olsun, iktidarıyla muhalefetiyle sorumsuz söylemler. Can gidiyor ya can. Bu can geri gelmez arkadaşlar. Ne yapıyor Göç İdaresi, İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Soruyorum, ya gidip Kayseri’de bir rapor çalışması yaptın mı? ‘Sadece sığınmacıları gönderiyoruz, şu kadar gönderdik, elimize sağlık’ diyorsun. Ya, insanlar linç ediliyor ya, katliam var” ifadelerini kullandı.

‘BİZ HANGİ CHP’YE İNANACAĞIZ’

Önerge adına partisi adına söz alan AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşlerine ilişkin verileri paylaştı ve CHP’nin Sığınmacı Raporu’nda yer alan ifadeleri gündeme getirdi. Uslu, “Bakın, CHP’nin hazırladığı bir rapor var. Bu raporu okuyorum size, kimler olduğunu göreceksiniz. ‘1951 Cenevre Sözleşmesi’nin koyduğu çekinceyi kaldırmalı.’ Dünyanın neresinden gelirse gelsin herkese mülteci hakkı verelim, 5 yıl sonra vatandaş yapalım demektir. Biz geçici koruma statüsünü devam ettiriyoruz. Oraya şirin görünmek için rapora bunu yazıyorsunuz. Bakın, raporunuzda ne yazıyorsunuz? ‘Açık kapı politikası uygulanıyor ama yetersiz,’ sayfa 145, bunu CHP raporunda söylüyor. ‘Mültecilere sağlanan hizmetler yetersiz’ bunu siz söylüyorsunuz. Bu mu yerlilik? Bu egemen güçlerin vekili olmak, biz güvenli bölgeye dönüşle ilgili çalışma yapıyoruz, siz güvenli bölgeye destek vermiyorsunuz, bununla ilgili tezkerelere destek vermiyorsunuz. Raporunuz başka, söyleminiz başka; biz hangi CHP’ye inanacağız, kime inanacağız? Çünkü bu rapor bir yerlere şirin gözükmek için yazıldı. Keşke bu raporu okusaydınız. Biz okuduk, istifade ettik” diye konuştu.

‘BU MİLLETTEN ÖZÜR DİLEYECEKSİNİZ’

Uslu’nun açıklamaları üzerine kürsüye gelen CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, “Öyle birtakım iftiralar atarak, birtakım karalar çalarak bütün bu yıkımı muhalefetin üstüne yükleyemezsiniz. Sorumluluğunuzun farkında olacaksınız, bu milletten özür dileyeceksiniz. Türkiye’yi bir sığınmacı deposu haline getirdiniz. Suriyeliden, Iraklıdan, Afganlıdan, Pakistanlıdan geçilmiyor İstanbul’un caddelerinde. Türkiye büyük bir güvenlik kaosuyla karşı karşıya, daha birkaç yıl önce İstanbul’da eğlence merkezlerinde büyük saldırılar olmadı mı yabancılar tarafından yapılan? Terör saldırıları Taksim’in göbeğinde gerçekleşmedi mi? Bu insanlar hakkında hangi incelemeler vardı, bu insanlar Türkiye’ye nasıl geldiler? Bu olayın sizin Orta Doğu politikanızla, Suriye politikanızla, sığınmacı politikanızla bir bağlantısı yok mu? Bütün bunlar ortada duracak, bizi suçlayacaksınız ha. Yazıklar olsun” dedi.

‘KAYSERİ’DE DEDİKODULAR ÜRETİLDİ’

Gergerlioğlu’nun açıklamaları üzerine söz alan AK Parti Kayseri Milletvekili Cahid Cıngı, “Sayın Gergerlioğlu, çok doğru tespitlerde bulundu. Solingen’de yanan Türk evleri için biz neler hissediyorsak burada yapılan haksız ve gayri adil uygulamalar için de aynı şeyi hissetmek zorundayız ama objektifliğinize halel gelmesini istemiyorsanız hadisenin tamamına doğru bakmanız lazım. Orada insanlar arasında bir şayia yayıldı ve bazı tahrikçi gruplar, ‘Çocuk Türk çocuğu, ciğeri patlatıldı, öldürüldü, tecavüz edildi’ falan gibi bir dedikodu ürettiler, insanları tahrik etmek için. Sayın Valimiz Gökmen Çiçek ve Emniyet Müdürümüz çıkıp bu çocuğun Suriyeli bir çocuk olduğunu ama Suriyeli dahi olsa çocuk çocuktur, bu suç dünyanın her yerinde aynı sıkıntıyı doğurur ve aynı şekilde cezalandırılmalıdır dediler” değerlendirmesinde bulundu.

Cıngı’nın sözleri üzerine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Emniyet Müdürü’nün yazılı açıklaması olduğunu söylerken AK Parti’li milletvekilleri tepki gösterdi.

‘KAYSERİ’DEKİ OLAYLAR PROVOKASYONDUR’

Meclis Başkanvekili Bozdağ’ın, Cıngı’nın açıklamasının ardından muhalefet milletvekillerine söz hakkı taleplerini karşılamayıp AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu’ya söz vermesi tartışmalara neden oldu. Uslu bu esnada kürsüye gelerek, “Suriye’den, ‘Gelenlere mülteci statüsü verelim’ diyen sizsiniz, vermeyen biziz. Biz geçici koruma verdik. Neden? Çünkü biz dedik ki, er geç onlar kendi ülkelerine dönecekler. Onun için statülerini değiştirmedik. Biz güvenli bölgeyi oluşturduk, kaynak ülkede güvenli bir alan oluşturduk, güvenli ve gönüllü gidiş süreçleri oluşturduk. Sonra da siz diyorsunuz ki, ‘O bölgede güvenli bölge oluşmasın, tezkereye oy vermeyelim’ Neden? Kimin baskısıyla diyorsunuz, kiminle beraber hareket ediyorsunuz? Bunları değerlendirmeden, burada bizim milli olmadığımızı söylemeniz çok yanlıştır. 7 milyon insan dünyaya dağılmış Suriye’den. Bakın, 7 milyon, 3,1 milyonu Türkiye’de. Bunun dışında, 1,3 milyonu Ürdün’de, Irak’ta. Ortada bir sorun var, bu sorunu çözme konusunda irade gösterelim. Bizim güvenli bölgede yaptığımız iş, bir taraftan insanidir, diğer taraftan kendi ülkemizin birliğini, dirliğini, esenliğini koruma faaliyetidir. Teröre karşı ortaya koyduğumuz bir çalışmadır. Bakın, Kayseri’deki olay da bir göç meselesi değildir, bir provakasyondur. Bir tarafta Arap düşmanlığı, bir tarafta Türk düşmanlığı körüklensin, Türkiye oradan çıksın, teröristan olsun orası. Biz buna izin vermeyiz” ifadelerini kullandı.

‘ALLAH’TAN KORKMUYOR MUSUNUZ YA’

Uslu’nun ardından AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, kürsüye yönelen DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na, ‘Germe Sayın Gergerlioğlu’ şeklinde seslendi. Gergerlioğlu, ‘Vallahi siz yalan söylerseniz, ben gererim’ şeklindeki sözlerine AK Parti sıraları tepki gösterdi. Gergerlioğlu, “Bakın, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, bölgeye gelerek halkı sakinleştirmeye çalıştı. Aydın, ‘Tepkinizi gösterdiniz, sizi anladık, mesajınızı aldık. Bundan sonra yapacağınız her türlü hareket sizinle ilgili konulara dönecek. Buradaki mağdur şahıs Türk değil, yani tecavüz edilen Türk değilmiş, sakin olun’ diyor. Yahu, bütün her yerde yazdı, Yıldıray Oğur’un yazısını da oku, diğer ajansların yazını da oku. ya Allah aşkına, burada inkar ederek bir yere varamazsınız. Bakın, ben size diyorum, şu anda Kayseri’de sığınmacılar evlerinden çıkamıyor ya, evlerinden çıkamıyor. Yani, insaf sahibi Kayserililer onlara yemek götürüyor. Ben, herkesi itham etmiyorum, provakatörlerin Allah belasını versin. O, evlerinden kaç gündür çıkamayan sığınmacılara yemek getirenlerden Allah razı olsun. Eğriye eğri doğruya doğru söylüyorum ama burada vebalin en büyüğü iktidardadır. Çünkü bütün bu yanlış politikaları yapan siz oldunuz arkadaşlar. 13 yıl boyunca, ‘Zalim Esed’ diyen kimdi ya? Şu anda, ‘Sayın Esed’ diyen kim? Allah’tan korkmuyor musunuz ya” diye konuştu.

Gergerlioğlu’nun konuşmasına, AK Parti milletvekilleri, ‘Yalan söylüyorsun,’ ‘Hayatın yalan,’ ‘Bağırarak konuşuyorsun’ şeklinde karşılık vermesiyle milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşandı.

BİRLEŞİME 15 DAKİKA ARA VERİLDİ

Genel Kurul’da tartışmaların sürmesi üzerine Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşime 15 dakika ara verdi.

ÖNERGE REDDEDİLDİ

Genel Kurul, birleşime verilen 15 dakikalık aranın ardından yeniden toplandı. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, CHP Grubu’nun sunduğu önergeyi oyladı. Önerge, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-siginmaci-tartismasi/feed/ 0
Erzurum’dan Sığınmacı ve Göçmenler Hakkında Açıklama https://www.haber60.com.tr/erzurumdan-siginmaci-ve-gocmenler-hakkinda-aciklama/ https://www.haber60.com.tr/erzurumdan-siginmaci-ve-gocmenler-hakkinda-aciklama/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:40:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37066 Ülkemizde son günlerde sığınmacı ve göçmenler üzerinden başlatılan provokasyonlara yönelik Erzurum’dan 30 sivil kitle örgütünün ortak imzası ile bir açıklama yapıldı.

Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik öneme sahip konumu, sosyo-kültürel yapısı ve komşu ülkelere nispeten yüksek refah koşulları nedeniyle tarih boyunca pek çok göç hareketine maruz kaldığı ifade edilen bildiride, “Özellikle Suriye ve Afganistan’da yaşanan iç karışıklıklar sebebiyle ülkemiz 2011 yılının Mart ayından itibaren büyük bir göç hareketiyle karşı karşıya kalmıştır. Türkiye, izlediği açık kapı politikası ile milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapmış, milletimiz yüksek feraseti sayesinde hiçbir milletin göstermediği yardımseverliği bu insanlara göstermiştir. Geçen bu 13 yıllık süre içinde, sığınmacıların ülkede bulunma biçimlerinin geçiciden kalıcıya dönüşmesi, özellikle büyükşehirlerimiz başta olmak üzere birçok şehrimizde sosyal, kültürel, ekonomik ve demografik yapının bozulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Geçici koruma statüsünde olmalarına rağmen çok sayıda uluslararası vakıf, dernek vb. kuruluşlar sığınmacıların ülkemize entegre olmaları için çalışmalarına devam etmektedir. Sığınmacıların istihdamı şartı ile işletmelere hibe, kredi ve makine destekleri verilmekte, Dünya Bankası kredileri bir kısmı Suriyelilerin istihdamı için kullanılması şartıyla verilmekte, Suriyeli STK’lar uluslararası kuruluşlar tarafından fonlanmaya devam edilmektedir. T.C. İç İşleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Türkiye’deki Suriyeli sayısı 3,5 milyonu aşmış olup, diğer sığınmacıların sayıları da dikkate alındığında ortaya çıkan rakam düşündürücü boyutlara ulaşmıştır.” denildi.

“Doğum oranlarına dikkat edilmeli”

Ülkemizde 13 yılda oluşan sığınmacı sayısının, 60 yılı aşkın bir süredir Almanya’da bulunan Türklerin bugünkü sayısı ile kıyaslandığında, içinde bulunulan durumun vahametini göstereceği vurgulanan bildiride, “İlk defa 1961 yılında Almanya’ya işçi olarak giden Türklerin bugün Almanya’da ki sayısı geçen 60 yıla rağmen 3 ile 3,5 milyon arasındadır. Ülkemiz için en önemli sorun demografik değişimin gelecekte ortaya çıkaracağı kargaşa olacaktır. Bugün Türkiye’deki Suriyelilerin yarısı 0-18 yaş, 1 milyon 200 bini ise 19-39 yaş arasındadır. Doğurganlık yaş grubundaki kadın sayısı 785 bin 561’dir. Diğer sığınmacılara ait oranlar da dikkate alındığında bu, kabul edilebilir değildir. İlerde ülkemizin yaşayabileceği savaş, deprem gibi durumlarda nelerle karşılaşabileceğimiz ise bugünden konuşulması gereken bir beka meselesidir. Doğum oranlarına bakıldığında sığınmacı nüfusunun gelecekte ülkemiz için büyük bir tehlike oluşturacağı açıktır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız bu durumu hak etmemektedirler. Gaziantep, Kilis, Hatay gibi illerimizdeki Suriyeli sayısı Türk Vatandaşı nüfusla yarışır hale gelmiş hatta bazı yerlerde geçmiştir. Bu, hiçbir ülkede görülen bir durum değildir.” İfadesine yer verildi.

“Haksız rekabetler sebep oluyor”

30 STK tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi, “Birçok şehrimizde Suriyelilerin gettolar oluşturması ve Arapça isimler taşıyan işletmelerle şehirlerin çehresinin değişmesi halkta rahatsızlık ve endişe oluşturmuştur. Örneğin, İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan tarihi “Malta Çarşısı’nın artık Arapça isimler taşıyan tabelalarıyla “Suriye Çarşısı” olarak anılması gibi örnekler halkta Suriyelilerin toplumla kaynaşmak yerine ayrışma eğilimi içinde oldukları yönündeki düşüncenin kuvvetlenmesine neden olmuştur. Özellikle büyük şehirlerimizde, sığınmacıların sahibi olduğu ve kayıt dışı faaliyet gösteren çok sayıda işletme, küçük esnaf ve atölye vardır. Bu gayri resmi firmalar vergi vermemekte, SGK primi ödememekte, diğer firmaların yaptırmak zorunda olduğu ruhsat, iş güvenliği sağlığı vb. yükümlülüklerle ilgili masrafları olmamaktadır. Bu durum haksız rekabete neden olduğu gibi ekonomik şartlar sebebiyle zor durumda olan esnafımızı iyice zor duruma sokmakta, iflaslar artmaktadır. Ekonomi yavaş yavaş sığınmacıların hakimiyetine bırakılmaktadır.”

“İleride oluşabilecek sorunları görmek lazım”

Birçok şehirde sığınmacılar tarafından toplum düzenini bozan taciz, hırsızlık vb. suçlarının milleti canından bezdirir bir hal aldığı anlatılan bildiri şöyle devam etti, “Sığınmacılar toplu ulaşım araçlarında ve topluma açık yerlerde uyumlu olamamakta, kendi kültürlerini, alışkanlıklarını olduğu gibi sürdürmekte ve ülkemiz insanının yaşam alanını daraltmaktadırlar. Parayla satın alınan ya da mülkiyete dayalı bir vatandaşlık anlayışı ile sığınmacılara vatandaşlık verilmesi ise milletimizi derinden yaralayan bir anlayıştır. Parayla vatandaşlık verilen sığınmacıların, bu vatan için yirmili yaşlarda toprağa düşen bir gencimizle aynı ülkenin vatandaşı olabilme imkanları içler acısı bir durumdur. Milletimiz bugün şu sorunun cevabını aramaktadır. Neden ülkemiz dünyada en fazla sığınmacı ve düzensiz göçmen nüfusuna sahip olan ülkedir? Sığınmacı ve düzensiz göçmen nüfusu sebebiyle Milletimizin ileride yaşayabileceği sıkıntıları bugünden dile getirenler neden yabancı düşmanı olarak suçlanmaktadır. Milletimizin büyük çoğunluğu sığınmacıların bir an önce ülkelerine gönderilmesini beklemekte ve istemektedir. İçinde bulunduğumuz bu durumun devamı, kanımızla alıp, kanımızla koruduğumuz vatanımızın yavaş yavaş elimizden kayıp gitmesi demektir. Cumhuriyeti kuran şehir Erzurum’dan, 23 Temmuz 1919 ruhuyla tüm dünyaya Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözüyle yeniden sesleniyoruz. “Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.”

“Provokasyonlara gelmeyelim”

Palandöken Gelişim Derneği, Gelişim Erzurum Dergisi, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanlığı, Erzurum Tarih Derneği, Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Turizm Derneği, Hak Sen Konfederasyonu Erzurum İl Temsilciliği, Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şubesi, ERİH-DER (Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği), Büro Emekçileri Sendikası Erzurum İl Temsilciliği, Erzurum Kültür Sanat ve Eğitim Derneği, Mobbing ile Mücadele Derneği, Tüm Medya Gazeteciler Derneği, Oltu ve Yöresi Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Erzurum Madeni İşler Meslek odası, Erzurum Lokantacılar Odası, Erzurum Fırıncılar Odası, Erzurum Alçı ce Sıvacılar Odası, Oltu şoförler Esnaf odası, Erzurum Marangozlar Odası, Erzurum Konfeksiyon ve İmalatçılar Odası, Erzurum Kuyumcular Odası, Erzurum Tesisatçılar Odası, Erzurum Otel ve Kahveciler Odası, Erzurum Elektronikçiler Odası, Erzurum Demirciler Odası, Erzurum Oto Tamirciler Odası, Elektrik Teknisyenleri Odası, Erzurum Kunduracılar Odası, Erzurum Minibüsçüler Odası ve Koop-İş Sendikası Erzurum Şubesi tarafından yapılan açıklamada daha sonra şöyle devam edildi, “Yaşanabilecek provokasyonlardan Milletimizin uzak durmasını Yüce Milletimizden talep ediyoruz. Bu Bildiriye imza atan Sivil Toplum Kuruluşları olarak, yayınladığımız bu bildirinin yabancı düşmanlığı olmadığının bilinmesini istiyoruz. Aziz Milletimizin tercümanı olmayı en büyük görev kabul ediyor, Sığınmacı ve düzensiz göçmenlerin yetkili makamlarımızca hukuka uygun bir şekilde bir an önce kendi vatanlarına gönderilmesini Milletimiz adına istiyoruz.” – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumdan-siginmaci-ve-gocmenler-hakkinda-aciklama/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’deki Orman Yangınlarına Karşı Tedbir Alınması Gerektiğini Söyledi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmirdeki-orman-yanginlarina-karsi-tedbir-alinmasi-gerektigini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmirdeki-orman-yanginlarina-karsi-tedbir-alinmasi-gerektigini-soyledi/#respond Fri, 05 Jul 2024 04:12:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36844

CHP Genel Başkanı Özgür Özel İzmir’in Selçuk ilçesinde orman yangınında zarar gören alanlarda incelemede bulundu. Özel, “Orman yangınlarına karşı tedbir ve mücadelesinde pozisyonumuz, kırmızı alarm pozisyonudur” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Selçuk ilçesinde yanan ormanlarla ilgili yetkililerden bilgi adı. Özel, Arvalya Orman Kampı’nda yaptığı açıklamada, Torbalı’da meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlere başsağlığı ve yaralılara da acil şifalar diledi. Soruşturma ile ilgili bütün deliller toplanıp çalışmalar normalleştikten sonra bölgeyi ziyaret edeceğini söyleyen Özel, Selçuk’taki orman yangını ile ilgili konuştu. Özgür Özel, “İzmir ile Aydın’ın il sınırında önce Selçuk’ta başlayıp daha sonra Kuşadası’na sirayet eden, ilk belirlemelere göre en az 350 hektar orman alanını kaybettiğimiz, cumartesi günkü büyük orman yangının olduğu bölgedeyiz. Ege’nin neredeyse tüm illerinden buraya çok önemli yardımlar geldi, önemli bir dayanışma örneği gösterildi. Yangın sabaha karşı kontrol altına alındı halen daha soğutma çalışmaları sürüyor. Burada yaşayanların piknik yaptığı ve nefes aldığı bir alanı kaybetmiş durumdayız. Her bir ağaç önemli ama bu alandaki tüm canlı yaşamını kaybediyoruz. Bir daha böyle bir kızılçam ormanının oluşması 50 yıl sürecek. Her bir vatandaşımızın orman yangınları konusunda sorumluluğu var” ifadelerini kullandı.

İzmir’de 14 farklı yerde 8 farklı ilçede orman yangını olduğunu belirten Özel, kriz belediyeciliğinin önemine dikkat çekerek, bundan sonra yerel yönetim ve genel yönetime bağlı orman işletme müdürlüğü ile çalışılması gerektiğini söyledi.

‘YANGINLARLA İLGİLİ ÖNERGEMİZ REDDEDİLDİ’

Yangınların yüzde 98 insan kaynaklı olduğunu belirten Özel, “Ege’deki orman yangınlarında nasıl daha ciddi önlem alınabilir, söndürmede ve geri kazandırmada neler yapabiliriz, bunu çalışacağız. 2021’de 350 bin hektar kaybettiğimiz için bir deneyimimiz var. Merkezi yönetimin alması gereken çok tedbir var. 3 yıl öncesine kadar ‘Bize helikopter lazım değil’ anlayışının ne kadar yanlış olduğunu gördük. Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, orman yangınlarının sebepleri ve sonuçları ile ilgili kapsamlı bir önerge verdik. Diyarbakır ve Mardin’de 15 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bir felaketten sonra bu konuda bir komisyon kurulması, tüm partilerin siyaset üstü bir çalışma yürütmesi AK Parti ve MHP oyları ile reddedildi” diye konuştu.

‘YEŞİL ALAN MİLLETE NAMUS BORCU’

Ortak akıl ve ortak iradenin önemine vurgu yapan Özgür Özel, “Her bir metrekare yeşil alan hepimizin bu millete namus borcudur. Her bir çam ağacı ve makilik arazi bu memlekete bizim borcumuzdur. O yüzden hem imar planlarında hem şehirlerin genişleme hem de orman yangınlarına karşı tedbir ve mücadelesinde pozisyonumuz ‘kırmızı alarm’ pozisyonudur. Bunu partimin genel başkanı sıfatıyla yanmış bir ormanda, yüreği yanmış yöneticilerimin arasında bir kez daha ifade etmek istiyorum. Merkezi idaredeki muhataplarımızı birlikte çalışmaya ve ortaklaşmadan korkmamaya davet ediyoruz” dedi.

‘BU SIĞINMACILAR SURİYE’YE GİDECEKLER’

Bir basın mensubunun sorusu üzerine, Kayseri’de yaşanan olayla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefete ilişkin sözlerini değerlendiren Özel, “Nefret siyaseti, diyerek hangi muhalefeti kastettiğini bilmiyorum. Net söylesin, kime söylüyorsa ondan cevabını alsın. Ama ‘Türkiye’de bir sığınmacı sorunu vardır bu iktidarın sorunudur’ dediğimde tek bir iktidar vardır. Bu ülkenin kurucusu bize bir vasiyet bıraktı. Komşunun iç işlerine karışma, toprak bütünlüğüne saygılı ol, devlet dışı unsurları dikkate alma. Sen özgür Suriye ordusuna Kuvayımilliye dersen, ‘Emevi Camisi’nde namaz kılmaya giderim 3 saatte’ dersen komşunun toprak bütünlüğüne, hükümranlık haklarına saygılı mısın, değil misin? Türkiye’de yaygın kanıya göre, 10 milyona yaklaşan ajan sığınmacı sorunu varsa tek sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. Biz sığınmacı yaratan politika ve politikacıların karşısındayız. Bu kadar sığınmacının gelmesinde hangimizin suçu var? Bütün Avrupa Birliği büyükelçilerine söyledim. Bir başka yolu yok. Esad ile oturulup konuşulacak, Suriye’de huzur sağlanacak. AB elini cebine atacak. Hepimiz elimizi taşın altına koyacağız. Bu sığınmacılar Suriye’ye gidecekler. Esad da bu noktada üzerine düşeni yapacak. Türkiye’nin tatil köşelerinde denize girecek sahil kalmadı. Olur olmaz hayallere kapılmasaydın, herkes evli evinde yerli yerinde kalaydı. Diyalog kanallarını açık tutup soruna çözüm bulmak zorundayız. Gün, Özgür Özel ile Erdoğan’ın kavga günü değil, Esad ile Erdoğan’ın diyalog günüdür. Masa kurulacak, sorun konuşulup çözüm üretilecek. Aksi takdirde dün yaşadığımız gibi olaylar ve sosyal patlamalar olur. Herkesi sağduyulu davranmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmirdeki-orman-yanginlarina-karsi-tedbir-alinmasi-gerektigini-soyledi/feed/ 0
İYİ Parti Milletvekili Kürşad Zorlu, İçişleri Bakanı’na sığınmacı sorununu sordu https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-milletvekili-kursad-zorlu-icisleri-bakanina-siginmaci-sorununu-sordu/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-milletvekili-kursad-zorlu-icisleri-bakanina-siginmaci-sorununu-sordu/#respond Thu, 27 Jun 2024 22:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36222 (ANKARA) – İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sığınmacı sorununa ilişkin ” Türkiye’de yaşayan kayıtlı yabancı sayısı kaçtır? Kayıt altına alınamamış yabancı sayısının ne kadar olduğu tahmin edilmektedir? İstanbul’un diğer 29 ilçesinde yaşayan yabancı sayısı kaçtır? Türkiye’de yabancı nüfusu yüzde 20’yi aşan ilçeler hangileri olup bu ilçelerdeki mevcut yabancı sayısı kaç olmuştur? Ülkemizde mevcut yabancı sayıları göz önüne alındığında ve doğurganlık hızına da bakıldığında 2030 ve 2050 yılları itibariyle yabancı nüfusun ne kadar olacağı tahmin edilmektedir” diye sordu.

İYİ Partili Kürşad Zorlu, sığınmacı sorunuyla ilgili İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na iki ayrı soru önergesi verdi.

Zorlu, önergesinde “İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya son basın toplantısında Türkiye’de yasal kalış hakkı olan yabancı sayısını 4 milyon 474 bin ve bu sayıda 3 milyon 114 bin geçici koruma kapsamında Suriyelinin bulunduğunu açıklamıştır. İstanbul’da ise bu sayısının 1 milyon 92 bin düzeyinde olduğu belirtilmiştir. Oysa İstanbul Göç İdaresi verilerine göre yasal olarak ilçe nüfusunun yüzde 20’sini aştığı için ikamete kapatılan 10 ilçesinde var olduğu belirtilen yabancı sayısı 1 milyon 341 bindir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tahminleri ise su tüketim artışına göre yaklaşık 2.5 milyondur” ifadelerine yer verdi.

Zorlu, Bakan Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

“Türkiye’de yaşayan kayıtlı yabancı sayısı kaçtır? Kayıt altına alınamamış yabancı sayısının ne kadar olduğu tahmin edilmektedir? İstanbul’un diğer 29 ilçesinde yaşayan yabancı sayısı kaçtır? Türkiye’de yabancı nüfusu yüzde 20’yi aşan ilçeler hangileri olup bu ilçelerdeki mevcut yabancı sayısı kaç olmuştur? Başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere yerel yönetimlerle veri paylaşımı ve iş birliği yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa hangi çalışmalar ve projeler yürütülmüştür?”

“Sığınmacıların doğurganlık oranı ve hızı…”

Zorlu diğer soru önergesinde ise, sığınmacıların doğurganlık oranına ve hızına dikkati çekerek, “Ülkemizde her geçen gün sığınmacı nüfusu artmaya devam etmektedir. Düzensiz göç ve sınır güvenliğinin bu durumda etkisi çok olduğu gibi ülkemizde bulunan sığınmacıların doğurganlık oranı ve hızı da büyük bir etkiye sahiptir. Ayrıca özellikle sığınmacıların yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde resmi ve gayri resmi evlilik yaptıkları bilinmektedir. Sığınmacıların doğurganlık oranıyla ve evlilik durumlarıyla ilgili çeşitli kuruluşlar araştırmalar yapsa da resmi kurumlardan bunun ile alakalı bir açıklama yapılmamıştır. Göç İdaresi’nin 20 Haziran 2024 tarihli açıklamış olduğu verilere göre ülkemizde 3 milyon 113 bin geçici koruma kapsamında Suriyeli, 1 milyon 121 bin ikamet izni verilen yabancı, 102 bin 879 düzensiz göçmen bulunmaktadır. Her ne kadar resmi olarak bu rakamlar açıklanmış olsa da sayıların çok daha yüksek olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Ülkemizin geleceğini ve demografik yapısını etkileyecek bu gibi konulara önem verilmeli ve çalışmalar yapılmalıdır” ifadesini kullandı.

Zorlu, Bakan Yerlikaya’ya, “Ülkemizde bulunan yabancıların doğurganlık ve evlilik durumlarıyla ilgili bir çalışma yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa bunlar nelerdir? 2012 yılından itibaren ve yıllar itibariyle yabancıların evlilik sayıları ne kadardır? Uyruklarına göre dağılımı nedir? Ülkemizde mevcut yabancı sayıları göz önüne alındığında ve doğurganlık hızına da bakıldığında 2030 ve 2050 yılları itibariyle yabancı nüfusun ne kadar olacağı tahmin edilmektedir? İlerleyen yıllarda ülkemizin demografik yapısını olumsuz etkileyecek bu durumun önüne geçmek adına çalışma yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa bunlar nelerdir” diye sordu.

]]> https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-milletvekili-kursad-zorlu-icisleri-bakanina-siginmaci-sorununu-sordu/feed/ 0 BTP Lideri Baş: Erdoğan’ın yumuşama mesajı dışarıya yönelik https://www.haber60.com.tr/btp-lideri-bas-erdoganin-yumusama-mesaji-disariya-yonelik/ https://www.haber60.com.tr/btp-lideri-bas-erdoganin-yumusama-mesaji-disariya-yonelik/#respond Tue, 07 May 2024 23:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30741 (ANKARA) – Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Şimdi yumuşama dedikleri, aslında Erdoğan’ın iç siyasetteki ortamı yumuşatması değil, Erdoğan’ın dışarıya karşı yumuşakça davranıp o grupların, o güçlerin taleplerini yerine getirme çabasıdır” dedi.

BTP Lideri Baş, resmi sosyal medya hesabından İsrail’in Gazze’de Refah’a başlattığı saldırıyı, Türk siyasetindeki ‘yumuşama’ gündemini ve Suriyeli sığınmacılar konularında değerlendirmelerde bulundu. Baş’ın değerlendirmesi şöyle:

“İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze’deki Filistinlileri ittire ittire Refah’a kadar götürdü. 285 bin olan Refah’ın nüfusu bugün 1.3 milyonu aşmış durumda. Yani neredeyse 6 katına çıkmış. Gazze’nin toplam nüfusu zaten 2 milyon civarıydı. Dolayısıyla 1,5 milyona yakın insan Refah’a kilitlendi. Nereye boşaltalım? Mısır, sınır kapısını kapatıyor, ‘Bunları Sina’da istemiyorum’ diyor.  Amerika Akdeniz’de, Gazze’nin sahilinde yüzer limanlar inşa etti son 1.5-2 ayda. Bu limanların sebebi insani yardım ulaştırmak diyorlardı ama şimdi insani yardımı havadan fırlatıyorlar! Burada aslında maksat neydi o gezer limanlar için tahliye planı işletilsin diye… Şimdi 1,5 milyon insanın tahliyesi söz konusu. Nereye tahliye edilecekler, temel sorun bu. Muhtemelen buradaki adres de Türkiye.”

Erdoğan’ın siyasette yumuşama mesajlarının Türkiye’nin içine değil dışarıya bir mesaj olduğunu savunan Hüseyin Baş, şunları kaydetti:

“Erdoğan iç siyasette yumuşama sergilemiyor bunu anlamamız lazım. Erdoğan dışarıda bir yerlere karşı yumuşama sergiliyor. Faiz artırımı, söylem, dil, sığınmacı hususu en önemli gündemler, birden ekonomi politikalarını çevirdiği rota, bunların tamamı küresel emperyalist mantığın, Türkiye’den bir şeyler isteyen mantığın Erdoğan’a dayattığı unsurlardır. Şimdi yumuşama dedikleri, yumuşamayı niye istemiyorsunuz diye itiraz ettirdikleri şeyler, aslında Erdoğan’ın iç siyasetteki ortamı yumuşatması değil, Erdoğan’ın dışarıya karşı yumuşakça davranıp o grupların, o güçlerin taleplerini yerine getirme çabasıdır. Bu yumuşamanın bir başka yansımasını da yakın vadede Türkiye’de özelleştirme defterlerinin yeniden açılarak Türkiye’nin varlıklarının, kaynaklarının yabancı unsurlara, yabancı güçlere peşkeş çekilmesi olarak gazetelerde okuyacağız, bunu da şimdiden söyleyeyim. Siyasette yumuşama çağrısı yapan birinin toplumun bu kadar rahatsız olduğu hususlara sert tepkiler, reaksiyonlar vermesi mantıksız değil mi? Mantık olarak eğer yumuşama sürecine giriyorsan ‘Toplumdan yükselen seslere kulak vereceğim ve bu yükselen seslerin dertlerini çözeceğim’ demiş olman gerekiyor ama siyasette yumuşama CHP’nin Genel Başkanı’yla oturup kalkmaktan ibaret. Demek ki bu CHP’ye de yetiyor, AK Parti’ye de yetiyor, Erdoğan’a da yetiyor. Yine başa dönelim; bu bir yumuşama falan değil, bu başka yerlere mesaj, pastayı kendi aralarında pay etme çabası. Ülkeyi pasta gibi görürsen bunu pay etmek için kendine muhatap bulursun ve onunla yürürsün.”

Türkiye’de ‘yabancı karşıtlığı’ diye bir şey olmadığını da sözlerine ekleyen Baş, şöyle devam etti:

“NEDEN HEP AFRİKA’DAN ÖĞRENCİLER GELİYOR”

“Buna ben de karşıyım, yani yabancı karşıtlığı doğru bir tutum değil. Yabancı öğrenci karşıtlığı diye de bir şey yok. Ama gelen öğrencinin bulaşıcı hastalık getirmesine herkes karşı. Cumhurbaşkanı ‘Dünyadaki birçok ülke öğrencileri ülkesine getirip bunların kaymağını yerken bizim bunu yapmamızın önüne engel konulmaya çalışılıyor’ diyor. ya kardeşim, bizim ülkemizde dünyanın en parlak bilim insanları gelip dünyanın en önemli öğrencilerine dersler veriyor da bizim mi haberimiz yok. Senin dünyadaki ilk 500 üniversite sıralamasında kaç tane üniversiten kaldı? Senin üniversitelerine niye acaba hep sınavsız bir şekilde belli ülkelerin insanları geliyor? Niye hep Somalili, niye hep Mozambikli, Zimbabveli öğrenciler bizim ülkemize gelip öğrencilik yapıyor? Fransa’nın bilmem ne lisesinden şu öğrenci geldi, değişim programıyla Oxford’un öğrencileri artık Boğaziçi’nde bir yıl eğitim görecek’ gibi bir haber var mı? Yok… Burada maksat ülkeyi bir eğitim cennetine çevirmek değil. Maksat ‘gelip burada bin dolarını harcasınlar ama ne yaparsa yapsın’ diyerek burayı göçüp kaçan insanlar cennetine çevirmektir.

“TÜRKİYE’DEKİ PROBLEM SIĞINMACI KARŞITLIĞI DEĞİL, ERDOĞAN’IN POLİTİKALARINA KARŞI DURUŞTUR”

Sığınmacı meselesinde de aynısı geçerli. Şimdi sığınmacı karşıtlığı değil bu. Suriye’de savaş yok, Suriye’de insanlar tatil yapıyor, Suriye’de hayat normale çoktan döndü.  Biz Suriye’de hayatın normale döndüğünü bilmeyelim diye Suriye’nin haber ajansı SANA, Türkiye’de 10 yıldan beri kapalı. Niye kapalı? Eğer insanların Suriye’den haber almasını istiyorsan, Suriye’nin haber ajansını Türkiye’de erişilebilir bir haber ajansı yapabilirsin, biz oraya girip Suriye’de neler oluyor öğrenebiliriz değil mi. Türkiye’de bu kapalı. Çünkü Suriye’nin içinde yaşananları, gerçeklikleri Türk halkının görmesini hükümet istemiyor, Erdoğan istemiyor. Çünkü bu sığınmacıları ancak böyle tutabilir burada. Bu sığınmacılar Avrupa’ya da gidebilirdi. Bunların Avrupa’ya tampon olarak Türkiye’de kalması gerekiyor. Ülkelerine dönmeleri de istenmiyor çünkü Türkiye’nin işgaline bir ön hazırlık yapılması gerekiyor gibi gibi bu mesele uzuyor. Günün sonunda Türkiye’deki problem sığınmacı karşıtlığı, yabancı karşıtlığı değildir. Türkiye’deki problem Erdoğan’ın politikalarına karşı bir duruş ve Türkiye’nin yarınını düşünmeye ilişkin bir duruştur ve ne yazık ki hükümetin bu taraklarda hiç bezi yok.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/btp-lideri-bas-erdoganin-yumusama-mesaji-disariya-yonelik/feed/ 0