CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleşen grup toplantısında konuştu. Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Özel, emekli maaşlarına zam yapılması gerektiğini, ayrıca asgari ücretin de gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Özel, ekonomiden memnun olmayan, emekli maaşından memnun olmayan tüm vatandaşları akşam saat 21.00’da evlerinin ışıklarını söndürüp yeniden açmaya davet etti.
“Avrupa’nın kurtulduğu birtakım ideolojileri, faşizmi hortlatarak aşırı sağı yükseltmeye çalışıyorlar”
Avrupa’da yükselen bir faşizm olduğunu söyleyen Özgür Özel, “Aşırı sağ ile mücadelenin de neoliberal politikalarla mücadelenin de gelir adaletsizliğiyle, yoksullukla, işsizlikle mücadelenin de reçetesi solun, sosyal demokratların elindedir. Toplumu ‘göçmenler-göçmen olmayanlar’, ‘sağcılar-solcular’, ‘o mezhepten olanlar-bu mezhepten olanlar’ diye bölüp her meseleyi bir başka tarafa yükleyip oradan nefret üretenler Avrupa’da güçlenerek faşizan, 80 yıl önce Avrupa’nın kurtulduğu birtakım ideolojileri, faşizmi hortlatarak aşırı sağı yükseltmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında formül soldadır, sosyal demokrasidedir. Herkesi dinine, mezhebine göre, siyasi düşüncesine göre doğduğu yere göre ayırmak değil bu kesimlerin tamamının yoksuluna dokunmak, kimsesizlerine sahip çıkmak, güvencesizlerin hakkını korumak, yoksulların karnını doyurmak, barınma sorununu çözmek ve eşitlikçi politikalar üretmek. Bu bizim işimiz bizim bildiğimiz bir iş. Bunu Avrupa, dünya çok kötü deneyimler yaşadı, yeniden hortluyor, hortlamaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
“AK Parti’nin MHP’nin kıymetli seçmenlerine söylüyorum, 31 Mart’ta doğru yaptınız”
CHP iktidara geldikten sonra 10 yıl içinde TL’nin çok daha değerli olacağını belirten Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında yani yapılacak ilk seçimlerden sonra kurulacak hükümette Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında 10 yıl sonra toplamda yaşanacak olan şudur; AK Parti’nin yaptığı gibi yapacağız. Biz de sıfır atacağız ama onlar gibi enflasyonu yükseltip, yükseltip yükseltip sıfırlar sığmayınca hem paradan hem maaştan hem etiketten sıfır atmayacağız. Öyle 6 tane sıfır falan da atmayacağız. Bir tane sıfır atacağız. O sıfırı etiketlerden atacağız, fiyatlardan atacağız ama maaşlardan atmayacağız. AK Parti’nin, MHP’nin kıymetli seçmenlerine söylüyorum, 31 Mart’ta doğru yaptınız. Dürüst, çalışkan, şeffaf, israfçı değil, hizmeti önceleyen adaylara oy verdiniz. O günden bugüne sizi pişman etmedik. Hiçbirinizi pişman etmeyeceğiz. Gelecek seçimlerde CHP’ye, Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Türkiye ittifakına oy verdiğinizde 10 yıl sonra cebinizdeki paranın 10 kat değerli olduğunu göreceksiniz. Bugünkü maaşı alıp 4 liraya mazot kullandığınızı düşüneceksiniz. Bugünkü maaşla bir liraya ekmek aldığınızı düşüneceksiniz. Bugünkü maaşla elektrik faturasının 500 TL değil, 50 TL geldiğini düşüneceksiniz” diye konuştu.
“3 işçi konfederasyonunun sayın genel başkanları üç maymunu oynayanlara karşı ağızlarını açtılar”
Emekli maaşları ile ilgili değerlendirme yapan Özel, Ocak ayından beri gezdiği toplam 111 meydanda da en düşük emekli maaşının asgari ücret olmasını savunduğunu dile getirerek, “Dinlemediler, yapmadılar şimdi kök maaşa enflasyon koyuyor. Bugün 10 bin TL alanın kök maaşı 7 bin liraysa yine 10 bin alacak. 8 bin liraysa 10 bin TL’yi biraz geçecek, 9 bin liraysa 11 bin TL alacak. En düşük emekli maaşının asgari ücret olmasını savunuyoruz. Hükümet halen daha üç maymunu oynuyor. Emekliyi görmüyor, emekliyi duymuyor. Emekli için bir şey söylemiyor. Bugün 3 işçi konfederasyonunun sayın genel başkanları üç maymunu oynayanlara karşı ağızlarını açtılar. Enflasyon zammını istediler. Döndüler, emekliye de en az asgari ücret verilmelidir dediler. Bugüne kadar önceki genel başkanımız, biz sendikaları zaman zaman eleştirdik ama bugün verilmeyen enflasyon zammını ve emekliye bir asgari ücreti talep eden DİSK’in, Türk-İş’in de ve Hak-İş’in de tüm genel başkanlarına teşekkür ediyorum. Üyelerinin mücadelesinin karşısında saygıyla eğiliyorum” ifadelerine yer verdi.
Özel, ekonomiden memnun olmayan, emekli maaşından memnun olmayan tüm vatandaşları akşam saat 21.00’da evlerinin ışıklarını söndürüp yeniden açmaya davet etti. – ANKARA
]]>Bakan Özhaseki, İller Bankası Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen Türkiye Karbon Piyasası Geliştirme Projesi açılış etkinliğinde yaptığı konuşmada, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 14 ay geçtiğini, bu süre zarfında gece gündüz demeden çalıştıklarını belirtti.
Bugüne kadar yapımı tamamlanan 76 bin konut ve köy evinin anahtarlarının hak sahiplerine teslim edildiğini hatırlatan Özhaseki, sene sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapacaklarını, her ay 10-15 bin konutu teslim etmeyi sürdüreceklerini söyledi.
Şu anda 1240 yerde şantiyenin bulunduğunu ve 110 bin kişinin çalıştığını dile getiren Özhaseki, 4 bin 333 köyde depreme dayanıklı ev yaptıklarını aktardı.
Şehirleri ve meydanları bölgenin mimarisine uygun şekilde inşa etmeye çalıştıklarını anlatan Özhaseki, “Şehirlerimizin altyapısı için Dünya Bankasının da içinde olduğu, Avrupa İmar Kalkınma Bankası, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı gibi kuruluşlardan temin ettiğimiz 64 milyar liralık altyapı bedelini de o şehirlerimiz ve hasar gören ilçe, beldelerimiz için hibe olarak veriyoruz. Oralardaki altyapıyı baştan sona inşa ediyoruz.” diye konuştu.
Türkiye’yi iklim değişikliğinin meydana getireceği hasarlardan korumak için gayret ettiklerini vurgulayan Özhaseki, “Son 1-2 yılda Karadeniz’de meydana gelen seller, ülkemizin güneyinde, batısında meydana gelen yangınlar, heyelan tehlikesi, kuraklık gibi benzer iklim değişikliğinin meydana getirdiği hasarları hep birlikte izliyoruz.” dedi.
Özhaseki, Birleşmiş Milletler raporlarına göre 2050’de 216 milyon insanın göç edeceğinin söylendiğine dikkati çekerek, bu değişikliğin devam etmesi durumunda belli bölgelerde gıda krizlerinin başlayacağını ifade etti.
Türkiye’nin dünya kirliliğine etkisinin az olduğuna işaret eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu kirletmede payı olan ülkeler ise lakayıt şekilde davranmaya devam ediyor. Karbon emisyonlarını dikkate almadan aşırı şekilde üretmeye, vahşi şekilde piyasada satmaya, kendi ekonomilerini düzeltebilmek adına bütün dünyayı tahrip etmeye pervasızca devam ediyorlar. İklim değişikliği neticesinde meydana gelebilecek kötülüklerden korunabilmek amacıyla yapılan bütün mücadeleyi, bir taraftan kanuni yükümlülüklerle görev olarak görüyoruz ama bir taraftan da severek, isteyerek, adeta ibadet gibi yapıyoruz.”
“Sıfır Atık’tan elde ettiğimiz finansman 185 milyar lira civarında”
Bakan Özhaseki, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olduğunu, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi’nin ortaya konulduğunu anımsatarak, yeşil dönüşüm için iklim kanunu önerisini ve 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi için yürütülen çalışmaları Meclis’e getireceklerini ve bunu kanuna dönüştürmek istediklerini söyledi.
Yeşil alan miktarını artırdıklarını da anlatan Özhaseki, iktidarları döneminde 7 milyardan fazla ağacı toprakla buluşturduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 513 yerde Millet Bahçesi projesine başladıklarını belirten Özhaseki, kişi başına düşen yeşil alanın 14 metrekareyi geçtiğini, bunu artırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı.
Sıfır Atık konusunda yürütülen çalışmalara da değinen Özhaseki, bu mücadelenin Türkiye sloganı olmaktan çıktığını, dünya markası haline geldiğini vurguladı.
Bakan Özhaseki, Sıfır Atık’ın döngüsel ekonomi olduğunu dile getirerek, “Sıfır Atık’tan son birkaç sene içerisinde elde ettiğimiz finansman 185 milyar lira civarında. Bu verdiğimiz mücadelede geri kazanımlarımızla tam 498 milyon ağaç kesilmekten kurtuldu. 127 milyon varil petrolden de iktisat etmiş olduk.” şeklinde konuştu
Bugünkü projeyle yeşil dönüşüm hamlesinin de başlatıldığını anlatan Özhaseki, “Dünyada ilk örneği olacak. Bugün burada başlatacağımız bu projenin 12. Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program’da yer alan yeşil dönüşüm hedefine uyumlu gerçekleştirileceğini de biliyoruz. Bu kapsamda piyasa temelli mekanizmalarla, yenilikçi yeşil teknolojinin kullanımının teşvik edilmesi, daha düşük karbonlu üretim yapan işletmelerin ön plana çıkarılması ve desteklenmesi gibi ana hedeflerimiz var.” ifadelerini kullandı.
“Düşük karbonlu kalkınma çabalarımızı destekleyecek nitelikte”
İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar da Türkiye’de karbon fiyatlandırma çalışmalarının 2013’te Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı Projesiyle başladığını anımsattı.
Projenin amacının, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine ulaşılmasına katkı sağlamak olduğunu belirten Hasar, “Proje çıktıları, ülkemizin Orta Vadeli Program’da yer alan yeşil dönüşüm hedefi doğrultusunda ulusal karbon fiyatlandırma araçları ve uluslararası karbon piyasalarına katılım yoluyla düşük karbonlu kalkınma çabalarımızı destekleyecek niteliktedir.” diye konuştu.
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bayrampaşa’da halkla buluştu. Göreve geldiklerinde durmuş 10 metro hattı ve yüklenici şirketlere olan 70 milyon Euro borç devraldıkların paylaşan İmamoğlu, “Biz o borçların hepsini ödedik ve 5 yılda tam 65 kilometre metro bitirdik. Daha yeni, Eyüpsultan-Bayrampaşa metrosuna başladık. Şimdi utanmadan, bizim yaptığımız 65 kilometre metroya sahip çıkmaya kalkıyorlar. Ama Allah konuşturuyor. Rakibim, TV programında, ’65 kilometre metro yaptı’ demiş. Yahu sen, 10 metro inşaatını aylarca, yıllarca durdurmuşsun. Senin metro konusunda gerçekten ağzını açmaya hakkın yok” diye konuştu.
Cuma namazını Kağıthane Gürsel Mahallesi Merkez Camii’nde kılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş’a geçti. Nispetiye Caddesi’nde, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile bir araya gelen İmamoğlu, seçim otobüsüyle ilçe turu yaptı. Nispetiye Caddesi’nden başlayan tur; Büyükdere Caddesi, Barbaros Bulvarı, Beşiktaş Meydanı, Çırağan Caddesi, Ortaköy Meydanı, Muallim Naci Caddesi ve Dereboyu Caddesi boyunca devam etti. İmamoğlu ve Akpolat’a yol boyunca sevgi gösterilerinde bulunan vatandaşlar, bazı noktalarda otobüsün yolunu kesti. İmamoğlu, bu noktalarda coşkulu vatandaşlara kısa konuşmalar yaptı.
Beşiktaş’tan Bayrampaşa’ya geçen İmamoğlu, CHP Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Hasan Mutlu ile buluşup; Numunebağ Caddesi, İsmet Paşa Caddesi, Kenar Caddesi, Tuna Caddesi, Şehit Cihan Elkan Sokak, Büyük Coşkun Sokak, Kosova Caddesi, Akpınar Caddesi, Kocatepe Caddesi ve Şehir Parkı Caddesi’nde vatandaşları selamladı. Bayrampaşa’daki ilçe turu, Yıldırım Mahallesi’ndeki halk buluşmasıyla noktalandı. İmamoğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“BUNLARIN İŞ BİLMEZLİĞİ, İSRAFÇILIĞI, RANTÇILIĞI YÜZÜNDEN İSTANBUL BÜTÇESİ İFLAS ETMİŞTİ”
Burası ne biliyor musunuz? Bu ittifak İstanbul ittifakı. Bu ittifak halkın ittifakı. Partiler ötesi bir ittifak. İstanbul’un hakkını savunan bir ittifak onun için sizi yürekten kutluyorum. Bu yolculuğa beraber çıktık. Gerçekten aklın yolunu hep beraber bulacağız ve İstanbul’un muhafızlığına devam edeceğiz. Bu seçimde iki seçenek var. Bir tanesi ya tam gaz ‘geri’ seçeneği, ya o kazanacak ya da tam yol ileri diyenler kazanacak. Tam gaz geri diyenler İstanbul’u 2019’a geri döndürmek istiyorlar. İstanbul hızını almış, gidiyor. Hizmette, icraatte, yatırımda, rekor üstüne rekor kırıyor. Ama onlar İstanbul’u yine sıfır noktasına döndürmek istiyorlar. Onların İstanbul için yaptıklarını toplayıp çıkarınca elde ne kalıyor biliyor musunuz? Vallahi sıfır. Elde var sıfır sıfıra sıfır. Bu kadar net. Çünkü bunların yöneticilikten anladıkları vatandaşa kaşıkla ver kepçeyle al. İstanbuld’a biz göreve başladığımızda kaç metro inşaatında çalışma vardı biliyor musunuz? Sıfır sıfır koskoca bir sıfır 10 metro inşaatının tamamı durdurulmuştu paraları yoktu. Finansmanını bulmamışlardı. Bazılarına hiç başlamamışlardı. Benden önceki belediye başkanı bir de yazı yazıp yazıyla durdurmuştu. Sonra başlayalım demişlerdi başlayamamışlardı. Başlayanlar bir süre sonra yine durmuştu. Bunların iş bilmezliği, israfçılığı, rantçılığı yüzünden İstanbul’un bütçesi iflas etmişti.
“METRO İNŞAATLARI YAPAN ŞİRKETLERE TAM 70 MİLYON AVRO BORÇLARI VARDI”
Metro inşaatlarını yapan şirketlere tam 70 milyon avro borçları vardı. Artık TL’de konuşamıyoruz, paramızı pul ettiler. Biz ne yaptık biliyor musunuz? O borçların hepsini ödedik. Bütün sorunlarını çözdük ve biz beş yılda tam 65 kilometre metro bitirdik 62 tane metro durağı aştık. Daha yeni Eyüpsultan Bayrampaşa. metrosunun da ihalesini yaptık ve başladık. Utanmadan bizim yaptığımız 65 kilometre metroya sahip çıkmaya çalışıyorlar ve ne diyorlar? Yapmadın diyorlar. Rakamlarla oynuyorlar. Az önce kızımızın dediği gibi üç aylık kardeşim var o bile sekiz kilometrenin sekiz adım etmediğini biliyor diyor. Adım atarak sözüm ona bizim işimizi hafife almaya kalkıyor. Allah konuşturuyor. Daha yeni televizyon programında 65 kilometre metro yaptı demiş. Çıkarmış toplamış mecburen. Allah konuşturuyor. Sen 10 metro inşaatını aylarca yıllarca durdurmuşsun bize 70 milyon avro borç bırakmışsın senin metro konusunda ağzını açmaya hakkın yok. Ayıp, yazık etmişsin. Daha ötesi anlayış da farklı. 10 metronun 10’unu da durdurmuştuk İstanbullulardan özür dileriz demiyorsunuz. Ekrem İmamoğlu’nun ekibiyle, halkıyla birlikte yaptığı bu güzel işleri reddetmeye çalışıyorsunuz. Biz beş yıldır metro yapıyoruz. Yerin altında gün geldi 10 binin üzerinde insanımız çalıştı. 10 kişi bir tek gün metro yapım çalışmalarını durdurmadı. En zor zamanda bile, pandemide bile ekonomik krizin tavan yaptığı günlerde bile bir günde, bir haftada dövizin tavan yaptığı zaman diliminde bile durdurmadık. Firmalar orada yükleniciler orada. Hepsi şahit.
“İSTANBUL’UN İLÇELERİNDE BİZİ GÖREVE GETİRİN BİZ BU ŞEHİRE 500 TANE KREŞ AÇARIZ”
Bir saatlik gecikmenin bile İstanbullulara eziyeti, maliyeti var. İstanbul’un bütçesine yük olarak döner. 10 metro inşaatını plansızlıktan, hesapsızlıktan, parasızlıktan durduran bu kendisini bilmezlere, haddini bilmezlere 31 Mart’ta bence siz bir puan vereceksiniz. Öyle değil mi? Anladınız mı o puanı? Kaç vereceksiniz. Vallahi biliyorlar. Halkımız kime kaç puan vereceğini biliyorlar. Bunların belediyeciliğinin notu bu.2019 öncesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kaç kreşi vardı biliyor musunuz? Vallahi biliyor işte. En kolay zaten onların notunu bilmek. Şimdi 100 kreşimiz var. Önümüzdeki dönem 200 olacak. Bugün Kağıthane’deydim oradaki adayımızla beraber geziyorduk. Dediler ki, başkanım siz Kağıthane’de de kreşe açınca biz de anlatınca çok eleştiri olunca apar topar bir iki binanın kıyısını, köşesini iki üç derslikli kreş olarak açmış belediye. Dedim iyi gene ders alan var. Hani ders çıkaran var. İstanbul’un ilçelerin de bizi göreve getirin biz bu şehirde 500 tane kreş açarız.
“ONLARIN TEK DERDİ VAR BİR AVUÇ İNSAN NE OLACAK”
En büyük şansımız Hasan başkanım gibi kıymetli bir eğitimciyle ben yola çıkıyorum Bayrampaşa’da. Eminim Hasan başkanımız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle kalitede yarışacak kreşler açacak. Kreşlerin açılmasını istiyorsak Bayrampaşa’da ve diğer ilçelerimizde o zaman Bayrampaşa’da Hasan Mutlu Başkan göreve gelecek. iki bin 2019 öncesinde İstanbul Büyükşehir belediyesinin kaç yurdu vardı? Bizden önce bunların her şeyi sıfır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bizden önce kaç üniversite öğrencisine kaç milletin evladına burs veriyordu? Arada bir iki diyen oldu doğru. Ama ben milletin evlatları dedim. Bir avuç insanın evlatlarına demedim. Bakın sıfır. Biz tam 300z bin milletin evlatlarına gençlerimize burs verdik. Helali hoş olsun. Önümüzdeki dönemde iki katına çıkartıyoruz burs miktarını yedi bin beş yüz lira verdik şimdi 15 bin lira vereceğiz. Onların döneminde bir iki kişiye torpilli burs verip yurt dışına yolladılar. AyıptıR, yazıktır. Onları bu millet hiç affetmeyecek onu söyleyeyim. Yani bakın söyleyeyim biz millete ait olanı millete veririz. Millette ne veririz? Onların öyle bir derdi yok. Onların tek derdi var bir avuç insan ne olacak? Onu düşünürler başka bir şey düşünmezler. Bunun gibi daha birçok konuda sıfır verebiliriz.
“İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK 2019’DAN SONRA BİR DEVRİMİN SAHİPLERİYİZ”
Burada başka konularımız var. Örneğin anne kart, sıfır dört yaş arası çocuğu olan annelere, kaç anne kart vermişlerdi bizden önce. Sıfır. Peki kaç tane, sıfır faizle yani vade farkı olmadan sabit taksitle sosyal konut üretebilmişlerdi 2019’dan önce. Sıfır. Bunların bütün notları sıfır. O bakımdan sevgili hemşerilerim biz sabit taksitle KİPTAY’la birlikte sosyal konut üreten tek kurum olduk. Riskli yapıların maliyetine yenilenebileceği bir sistemi biz hayata geçirdik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak 2019’dan sonra bir devrimin sahipleriyiz. Kaç kişiyi İstanbul Büyükşehir Belediyesi istihdam ofisleri kurup kaç kişi eğitip 2019’dan önce özel sektörde veya diğer yerlerde iş buldu? Sıfır. Biz 200 bine yakın gencimize iş bulduk. Bizden önce kaç kent lokantası vardı? Kaç kadın hizmet merkezi vardı? Bağımlılıkla mücadele etmek için kurulmuş kaç merkez vardı. Öğrenciler sınava hazırlanabilsin diye kaç ders atölyesi vardı? Sıfır sıfır sıfır. Bakın elde var sıfır. Bunların belediyeciliği bu. Şimdi yine ne yapmak istiyorlar biliyor musunuz? En başta söylediğim gibi vatandaşa yine kaşıkla verip kepçeyle almak istiyorlar. Bu fırsatı onlara verecek misiniz. İstanbul’un kaynaklarına göz diktiler. Bu fırsatı onlara verecek misiniz? Buldukları her boş arsaya, ya da çok tanıdıkları torpilli bir avuç insanın arsalarına torpilli imar çıkaracaklar. Bu fırsatı onlara verecek misiniz? O günler geçti. Bu millet size bu hakkı vermez. Onlara ne diyeceğiz biliyor musunuz? Bye bye, bye, güle güle diyeceğiz onlara. İstanbullu icraatçı, halkçı, belediyeciliğin farkını gördü. İnsanının içinde insanının arasında yaptığını paylaşan her anını konuşan, anlatan belediyeciliğin tadını aldı. Milletin parasını, millete veren bir belediye başkanının neler başarabileceğini, milletini nasıl memnun edebileceğini gördü. Öyle değil mi? İstanbullu artık israfçıları seçer mi. İcraatçileri seçer öyle değil mi? Rantçıları seçer mi? Halkçıları seçer öyle değil mi? İstanbul’u rotasından çıkarıp israf ve ihanet dönemine geri döndürmeye heves eden bir avuç insana bu millet oy moy vermez. Bu millet kapıyı gösterir kapıyı.
“KUMPASLARLA KURGULARLA MİLLETİN İRADESİNİ KIŞKIRTMAYA ÇALIŞANLARA DERS VERME ZAMANI”
31 Mart’ta ne yapacağız biliyor musunuz? İsrafı, ihaneti kumpası, yalanı bütün bu işlerin hepsini Allah’ın izniyle milletin gücüyle tarihe gömeceğiz. Onlara oy vermemek yetmez. Oylarınızı, güçlerinizi tek bir odakta birleştirmeliyiz. Zaman particilik zamanı değil, zaman pireye kızıp yorgan yakma zamanı asla değil. Hep birlikte az önce anlattığım o güçlü İstanbul ittifakını vicdan ittifakını, memleketin geleceğinin en güçlü, birlikteliği olan halkçı ittifakını birleştirip büyütme zamanı. Öyle değil mi? Kumpaslarla, kurgularla kışkırtmalarla milletin iradesini etkilemeye kalkanlara ders verme zamanı. Unutmayın, bakın onlar hiç değişmedi. 2019’da hatırlıyor musunuz neler yaptılar bize seçimden önce. Ne kadar ahlaklı, ne kadar demokrat, ne kadar o zaman adaletliyseler bugün de o kadar adaletliler. 2019’da, seçime giderken bu kardeşinize neler dediğini hatırlıyor musunuz? Seçimi kazandık, seçimi hukuksuz bir biçimde Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihine bir kara leke gibi geçecek şekilde iptal ettiler mi? ve hırsız dediler mi millete? Yalancı dediler mi? ve bunlar sandıklarda terörist var dediler mi? Peki bu millet ne yaptı? 810 bin kere bunlara demokrasi dersi verip sağlam bir demokrasi şamarı attı mı? Gene kendilerine gelmediler. Aynı şeyleri yapıyorlar. Bakın aynı şeyleri yapıyorlar mı? Bugün de aynı şeyleri yapıyorlar. Bugün de inanın onların dersini siz onlara vereceksiniz.
“BUNLARIN SÜRECİ BÜYÜK BİR TEHDİT SÜRECİ ARTIK”
Bunların süreci büyük bir tehdit süreci artık. İstanbul’u kazanırlarsa daha da kötüleşecekler. Şimdi bakın İstanbul seçimini kendilerine verilmiş bir onay kabul edecekler. Yaptıklarının doğru olduğunu düşünecekler. İşçileri yine umursamayacaklar. Bizim canım abilerimizi, ablalarımızı, amcalarımızı, teyzelerimizi milletine emek verip çalışmış bu emeklilere bu değerli büyüklerimize şu anda nasıl bir muamele yaptıklarını görüyorsunuz değil mi? Bir liralık. Artışı bile devletin bütçesine yük kabul ediyorlar mı? Peki Kanal İstanbul gibi beton ihanetini yapmaktan geri duruyorlar mı? Durmuyorlar. Onun için onlara bu seçimde fırsat verirsek daha da kötüleşecekler. Kendilerinden olmayanları daha da fazla dışlayacaklar yok saymaya devam edecekler. Emeklilerin durumu daha perişan olacak. İşçilerin durumu daha perişan olacak. Söz verdikleri mülakatı yine kaldırmayacaklar. Yine üç bin 600 ek göstergeyi vermeyecekler. O onlar hiçbir zaman değişmediler, o bakımdan bugün de dürüst ve adil değiller. Bugün yaptıkları o kumpaslara aldanmayan bu millet, onlara haddini bildirecek. Yine siyaseti yürekli yapmıyorlar, siyaseti mertçe yapmıyorlar. Ben onları mertçe er meydanına çağırıyorum. Onlar yol kıyılarında otobüs yakarak film çekiyorlar. Bir kumpasla dört buçuk sene önce bir il başkanlığının alımı esnasındaki bir sürecin filmi kaseti üzerinden bizi lekelemeye çalışıyorlar. Bunlar kumpas değil mi? Bunlar hiç değişmediler. Şu anda sokak sokak bakanları geziyor biliyor musunuz? Eskiden bir türkü vardı Ankara’dan abim geldi diye şimdi Ankara’dan 17 tane bakan geldi. İstanbul’da sokak sokak, mahalle mahalle geziyorlar çalışıyorlar. Anlamadıkları bir şey var 17 bakan, aday, o, bu, şu, hepsi bir avuç insan. Onların arkasında bir kişi var benim arkamda 16 milyon var.
“BİRLİKTELİK KAZANACAK, AYRIŞTIRMA KAYBEDECEK”
Dolayısıyla, onlar hiç değişmediler. Bizi değiştirmeye, birliğimizi, bütünlüğümüzü bozmaya çalışıyorlar. Başaramayacaklar. 16 milyon vicdanlı, mert İstanbullu, sandıkta bu ülkenin en büyük buluşmasını 31 Mart’ta gerçekleştirecek. 31 Mart’ta vicdan kazanacak, mertlik kazanacak. Particilik değil, belediyecilik kazanacak. Halkını düşünenler kazanacak. O partinin, bu partinin değil, İstanbul’un ve İstanbulluların zaferi için hep birlikte olacağız. Birliktelik kazanacak, ayrıştırma kaybedecek. Dışlama kaybedecek, buluşturma kazanacak.”
]]>Ekrem İmamoğlu, “Sevgili rakibim, müstakbel aday arkadaşımız geçenlerde yüzde 87 projeleri başardı dedi. Sonra bir notla düzeltmeye çalıştı ama onu da başaramadı. Ama yüzde 87 başardı deyince ben arkadaşlarıma siz mi yanlış hesapladınız, bizimki 3-4 puan az çıkmıştı çünkü. Arkadaşlarımı 3-4 gün çalıştırdım, vallahi onun dediği doğru çıktı. Yüzde 87’ymiş meğerse. Allah razı olsun, bize yardımcı oldular. Yüzde 87 ile projeleri başardığımızı bir kez daha bize hesaplatarak bize ispat ettirdiler. Buradan müstakbel rakibime, değerli, sevgili adaya teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

ELEŞTİRMEK İSTERKEN GAF YAPMIŞTI
Murat Kurum, katıldığı bir etkinlikte Ekrem İmamoğlu’nu eleştirmek isterken “Verdiğiniz sözlerin ancak yüzde 87’sini gerçekleştirdiniz” ifadelerini kullanmıştı.
Kurum’un bu ifadelerine ekibi müdahale etmiş ve not iletmişti. Notu okuyan Murat Kurum, “Ben ‘CHP’li İstanbul yönetiminin verdiği sözlerin yüzde 87’sini tutturdu’ demişim galiba. Ya böyle bir şey olma ihtimali var mı? O tutmadığı taraf…” ifadeleriyle durumu düzeltmeye çalışmıştı.

“PROJELERİMİZİ ANLATMAYA DEVAM ETSİN”
Ekrem İmamoğlu, Kurum’a ettiği teşekkürü bununla da sınırlı bırakmadı.
“Bir teşekkürü de, bir deprem anında İstanbul’un 11 şehre nasıl koştuğunu anlattığı için kendisine teşekkür ederim. Projelerimizi anlatmaya devam etsin, yeni projelerimizi de anlatabilirler çünkü hepsi doğru projeler. Öyle 650 bin konut gibi uydurma işler değil.” dedi.
Murat Kurum, katıldığı bir canlı yayında 6 Şubat depremlerini kastederek “11 ilde deprem oldu. İstanbul 11 ile koştu. İstanbul Türkiye’ye yeter” ifadelerini kullanmıştı.

MURAT KURUM’A ‘SIFIR NOKTASI’ YANITI
Ekrem İmamoğlu, rakibi Murat Kurum’un eleştirilerine de, “O kadar sıfırla teslim aldık ki, geçen demiş ya müstakbel rakibim; sevgili aday arkadaşımız hani ‘sıfır noktasından aldılar ve bitirdiler’ diye. Doğru birçok şeyi sıfır noktasından aldık. Kreşler sıfırdı 100’e ulaştı, öğrenci yurtları… 5200 öğrenci şu an misafirimiz. Kent lokantalarından yeni doğan destek paketine, üniversite öğrencilerimize burstan ders atölyelerine…

Bütün bunlar eşi benzeri görülmemiş çok önemli ve gerçekten çok değerli çözümler. Ama bizim sosyal adalet vizyonumuzun yalnızca bir yönünü gösteriyorlar. 180 bin kişinin özel sektörde iş bulmasına aracılık eden bölgesel istihdam ofislerimize, çiftçilere, üreticilere, balıkçılara İBB tarihinde ilk kez vermeye başladığımız desteklere, mahalle bakkallarına ve onları da destekleyen yardım alan vatandaşlarımızın da hızlıca bağ kurabileceği ‘Halk Bakkal’ projesi gibi… Özellikle işlerimize bakarsanız sosyal adalet vizyonumuzun yönünü de buradan görebilirsiniz.
Biz yoksulluğun sürdürülüp siyaseten istismar edilmesini değil sonlandırılmasını hedefleyen bir anlayışla çalıştık. İnsanlarımız belediyeden aldığı yardım ve destekle değil çalışarak, üreterek kazandığı parayla rahatça yaşayabilsin diye yenilikçi çözümler geliştirdik.” ifadeleriyle yanıt verdi.
]]>