İZMİR Bakırçay Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şermin Tağıl, Akdeniz’de yüzey suyunun şu anda ortalamanın 3 santigrat derece üzerinde olduğunu belirterek, “Akdeniz alarm veriyor, deniz suyu tehlike boyutunda sıcaklığa ulaştı” dedi.
Deniz suyu sıcaklıkları geçen yıldan beri ortalamanın üzerinde seyrediyor. Geçen yıl ağustos ayında 20,98 dereceye çıkarak rekor kıran deniz yüzey sıcaklığı, bu yılın şubat ayında 21,06 derece ile yeni bir rekor kırdı. Deniz yüzeyindeki sıcaklıkların artışı, havanın aşırı ısınmasından nem miktarındaki artışlara, toprağın kurumasından yangın risklerinin artmasına kadar birçok olumsuzluğa neden olabiliyor.
İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şermin Tağıl, deniz suyu sıcaklıklarının geçen yılın ağustos ayından beri arttığını dile getirerek, “Deniz suyu sıcaklıklarının şimdiye kadar gözlenen en yüksek sıcaklıklara ulaştığını görüyoruz. 2023 yılı ağustos ayında rekor kırdığını söylemiştik, rekorunu şubat ayında da kırdı. Şubat ayından beri geçen yılki seviyesine düşmedi. 1980’den beri okyanus suları ısınmaya devam ediyor. Akdeniz sularının sıcaklığı, içinde bulunduğumuz günlerde ortalamanın 3 santigrat derece üzerinde. Akdeniz, Ege, Doğu Karadeniz, Karadeniz sularında sıcaklık anomalilerini gözlemlemekteyiz” dedi.
‘ÇEVREMİZDEKİ DENİZLER NORMALDEN 2,5-3 SANTİGRAT DERECE SICAK’
Okyanuslardaki sıcaklıkların bazı hava olaylarıyla ilişkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tağıl, “Geçtiğimiz yıl güçlü bir El Nino yaşanmaktaydı. Şimdi yaz ortasında veya sonunda tahminler bizi La Nina olayının gerçekleşeceğini gösteriyor. Bunu pasifikteki soğumada görüyoruz. Bu Akdeniz suları üzerine de etkili olacak. Çevremizdeki denizler normalden 2,5-3 santigrat derece sıcak. Geçmişten günümüze deniz yüzey sıcaklıkları artış eğiliminde. Doğu Akdeniz, Akdeniz alarm veriyor, deniz suyu tehlike boyutunda sıcaklığa ulaştı. Bunun birçok etkisini görüyoruz. En önemli etkilerinden biri güneyli, Afrika kökenli sıcak havanın kuzeye doğru sokulmasını kolaylaştırıyor. Bunu da mayıs sonundan beri ülkemizde görmekteyiz. Bu denizdeki sıcak hava dalgası normalin üzerinde kara sıcaklıklarına neden oldu” diye konuştu.
Prof. Dr. Tağıl, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Doğu Akdeniz yüzey sularının aşırı ısınması sadece güneyli havanın girişine neden olmuyor. Aynı zamanda basınç sistemlerinde değişime neden oluyor. Deniz ısı dalgasının uzun sürmesi kuru kuzeyli rüzgarların da gelmesine neden oluyor. Bu da ülkemizde sıcaklıkları ve kuraklığı daha da artırıyor.”
‘SICAKLIĞININ ARTMASI DENİZ CANLILARINI TEHDİT EDİYOR’
Deniz sıcaklığının artmasının deniz canlılarını tehdit ettiğine dikkati çeken Prof. Dr. Tağıl, “Aşırı asitlenen okyanuslar, canlılar üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Akdeniz’in ısınması Kızıl denizden gelen istilacı türlerin kuzeye yayılmasına ve karbonu dengeleyen deniz çayırlarının yok olmasına neden olmaktadır. Bu da denizlerin karbon tutma yeteneğini azaltmakta ve ısınmanın şiddetini artırmakta” dedi.
‘DOĞU AKDENİZ’İN ISINMASI KURAKLIK ŞARTLARININ ARTMASINA NEDEN OLACAK’
Sıcak denizlerin havanın da ısınmasına neden olduğu için nem miktarını artırdığını belirten Prof. Dr. Tağıl, “Bu da yaz aylarında da yağışlı şartların oluşmasına neden olmaktadır. Bu yağış şartları bazen fırtına boyutuna ulaşabilmekte. Geçen yıl aşırı ısınan deniz sularına bağlı olarak denizlerde ‘Daniel’ dediğimiz fırtınayla karşılaşıldı. Birçok ülke bundan can çekişti. Bu yıl da buna benzeyen olayları bekleyebiliriz. Tabii tek başına deniz suyunun ısınması değil ama aşırı sıcaklık farkı, anomalisi bunu tetikleyebilir” diye konuştu.
Mevcut şartlarda hiçbir değişiklik olmazsa Akdeniz’de sıcaklıkların artmaya devam edeceğini belirten Prof. Dr. Tağıl, bu durumdan en çok Karadeniz ve Doğu Akdeniz’in etkileneceğini söyledi. Doğu Akdeniz’in tropikal şartlara bürünebileceğini aktaran Prof. Dr. Tağıl, “Doğu Akdeniz’in ısınması kuraklık şartlarının artmasına neden olacak” dedi.
‘YÜZEYİN HIZLA KURAKLAŞMASI, BATI ANADOLU’DA YANGIN OLASILIĞINI ARTIRIYOR’
Deniz sıcaklıklarındaki artışın günlük yaşama etkilerine de değinen Prof. Dr. Tağıl, “Sıcak deniz suları nem miktarını artırmakta. Bu da sağanaklara neden olabilmekte. Ama bu yıl Doğu Akdeniz’deki ısınma, güneyli, kuru, hatta Afrika tozlarının yüklü olduğu güneyli havanın kuzeye doğru sokulmasına neden oldu. Bu da ülkemizde tozla ilgili birçok soruna, havada toz oranın artmasına neden oldu. Yüzeyin hızla kuraklaşması, Batı Anadolu’da yangın olasılığını artırıyor” diye konuştu.
]]>Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama Uzmanı Tağıl, AA muhabirine, gittikçe artan iklim değişikliğinin etkilerinin günlük hayatta daha fazla hissedilmeye başladığını ifade etti.
Deniz suyu sıcaklığının yaz aylarından beri ortalamanın altına düşmediğini belirten Tağıl, şöyle konuştu:
“Bu yıl deniz suyu sıcaklıkları ağustos ayında 21,1 santigrat dereceyle uzun dönemli rekor kırdı. Yazdan bu yana deniz yüzey suyu soğumadan her zaman ortalamanın üstünde seyretti. Geçen ocak ayında bütün okyanuslar 21,1 santigrat dereceyle ağustos rekorunu egale etti. Şubat ayında da deniz yüzeyi sıcaklıklarının yüksek seyrettiğini görüyoruz. Bu böyle giderse temmuz ve ağustos aylarında daha da yüksek deniz suyu sıcaklıklarıyla karşılaşacağız. Geçen yıl El Nino yılına girdik buna bağlı bir yüzey sıcaklık artışıydı. El Nino ocak ayıyla birlikte kesintiye uğradı, şimdi La Nina’ya doğru bir geçiş öngörüyor ama hala okyanus sularının neden ortalamanın üstünde seyrettiğini tam olarak söyleyemiyoruz.”
Paris İklim Anlaşması ile küresel ortalama yüzey sıcaklığındaki artışı 2 derece ile sınırlandırmanın, mümkünse de 1,5 derecenin altında tutmanın amaçlandığını anımsatan Şermin Tağıl, sıcaklıklardaki 1 derecenin büyük risklere neden olabildiğini dile getirdi.
Deniz yüzeyi sıcaklıklarının sınır değerine ulaşmak üzere olduğunu vurgulayan Tağıl, “Böyle giderse yazın hem deniz yüzeyi sıcaklıkları hem de kara sıcaklıkları Paris Anlaşması’yla öngörülen 1,5 santigrat derece sıcaklık değerini aşma ihtimali yüksek gözüküyor. Rekorlardan söz ediyoruz ama uzun süreli tahminlerde yanılma payı tabii ki ihtimal dahilinde. Şimdiki durum ve kış boyunca izlediğimiz okyanus sıcaklıkları bize 2024 yazında rekorlarla karşılaşabileceğimizi gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Ocak ayı sıcaklığı yükseldi
Deniz yüzey sıcaklıklarının bu kadar yüksek seyretmesinin kara yüzeylerini de etkilediğini ve aynı zamanda derin okyanus ve deniz sularının da ısınmasına neden olduğunu anlatan Tağıl, okyanuslardaki ısı artışının deniz ekosistemleri üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu belirtti.
Türkiye’de kış mevsiminde ortalamaların üzerinde sıcaklıkların yaşandığını hatırlatan Tağıl, 2020 yılına kadar 2,9 derece olan ocak ayı ortalama sıcaklığının 2024 yılında 5 derecelere kadar yükseldiğini söyledi.
Sıcaklık artışının bitkiler üzerinde çok önemli etkiye sahip olduğunu ifade eden Tağıl, şunları kaydetti:
“Bitkilerin soğuklama dediğimiz bir dönemi var. Yani belirli bir uyuma dönemi geçirmesi gerekiyor ama maalesef bu yıl ortalamanın üzerinde sıcaklıkları yaşamamız, bitkilerin bu soğuklama dönemini kesintiye uğrattı. Meyve ağaçlarının çiçek açtığını görüyoruz. Eğer mart ayında soğuklarla karşılaşmazsak olumsuz bir durum olmayabilir çünkü bu yıl yağış ortalamanın üzerinde gerçekleşti ama mart ayında soğukla karşılaşırsak bu da meyve üretiminin düşmesine neden olabilir.”
Türkiye’de 2 yıldır “kar kuraklığı”nın yaşandığını hatırlatan Tağıl, bu durumun barajlardaki su seviyesinin düşmesine neden olacağını sözlerine ekledi.
]]>