İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada göre, 5 ilde, nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve çocuk müstehcenliği suçlarına yönelik jandarma tarafından düzenlenen “SİBERGÖZ-33” operasyonlarında 16 şüphelinin yakalandığını bildirdi. Yerlikaya, 11 ilde nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen “SİBERGÖZ-34” operasyonlarında ise 47 şüphelinin yakalandığını açıkladı.
Yerlikaya’nın, “SİBERGÖZ-33” operasyonlarına ilişkin açıklaması şöyle:
“5 ilde ‘Nitelikli Dolandırıcılık’, ‘Yasa Dışı Bahis Bahis’ ve ‘Çocuk Müstehcenliği’ suçlarının bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesine yönelik jandarma tarafından düzenlenen ‘SİBERGÖZ-33’ operasyonlarında 16 şüpheli yakalandı. Kara Vatan’da olduğu gibi Siber Vatan’da da sanal devriyelerimiz suç ve suçlularla mücadele etmek için 7 gün 24 saat görevlerinin başında! Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Mersin, İstanbul, Hakkari, Tekirdağ ve Niğde İl Jandarma Komutanlığınca düzenlenen operasyonlarda;
Mersin İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; çevrimiçi yasa dışı bahis sitesi üzerinden yasa dışı bahis oynatarak vatandaşlarımızı mağdur edip haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 5 şüpheli yakalandı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Çocuk Koruma Programı (ÇKP) Raporuna istinaden yapılan çalışmalar sonucu; çocukların müstehcen görüntülerini internet siteleri üzerinden indirdiği, depoladığı ve farklı internet sitelerinde yayınlamaya çalıştığı tespit edilen 3 şüpheli yakalandı. Hakkari İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; çevrimiçi yasa dışı bahis sitesi üzerinden yasa dışı bahis oynatarak haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 3 şüpheli yakalandı. Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; İnternet üzerinden çocuklar dahil herkesin görebileceği şekilde müstehcen görüntüler paylaştığı tespit edilen 2 şüpheli yakalandı. Niğde İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; Instagram ve Facebook üzerinden sayfalara yorum yapan şahıslarla mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla müstehcen görüntülerinin kayıtlarını kullanıp, para toplayarak 2 milyon TL haksız kazanç elde ettiği tespit edilen 3 şüpheli yakalandı.
Operasyonlar sonucunda; şüphelilerinin banka hesaplarında ilk belirlemelere göre 18 Milyon 500 bin TL para hareketliliği olduğu tespit edildi. Operasyonlar sonucu: 18 adet cep telefonu, 13 adet bilgisayar, çok sayıda sim kart, taşınabilir bellek, CD, kamera ve Çok miktarda Türk Lirasına el konuldu.”
Yerlikaya’nın “SİBERGÖZ-34” operasyonlarına ilişkin paylaşımı ise şöyle:
“11 ilde ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’ suçlarını işleyen şahıslara yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen ‘SİBERGÖZ-34’ operasyonlarında 47 şüpheli yakalandı.
Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu; Kocaeli, Adana, İstanbul, Samsun, Gaziantep, Mersin, İzmir, Denizli, Düzce, Ordu ve Bursa’da düzenlenen ‘SİBERGÖZ-34’ operasyonlarında şüphelilerin;
Facebook Marketplace isimli e-ticaret platformundan “Konteyner, Elektrikli Araba vb.” ilanı verdikleri, iletişime geçtikleri vatandaşlardan ‘Ürün Bedeli’ adı altında para talep ederek haksız kazanç sağladıkları tespit edildi. Operasyonlar sonucu, çok sayıda dijital materyale el konuldu.”
]]>Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, yurt içinde tespiti yapılan zararlı adres bağlantılarının vakit kaybetmeksizin Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına iletildiğini ifade etti.
Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde faaliyet gösteren USOM’un ülke genelinde siber güvenlik anlayışını geliştirme ve siber tehditleri önleme amacıyla faaliyetler yürüttüğünü, merkezin siber olaylara müdahalede ulusal güvenlik ve koordinasyonun sağlanmasında önemli bir görevi yerine getirdiğini belirtti.
Kritik sektörlerde Siber Olaylarla Müdahale Merkezi (SOME) ile kurumların bünyesinde kurumsal SOME’ler kurularak teknik seviyede ulusal siber güvenliğe yönelik organizasyonun şekillenmesinin sağlandığını ifade eden Uraloğlu, “2024 Mart sonu itibarıyla USOM koordinasyonunda görev yapan 14 sektörel SOME ve 2 bin 268 adet kurumsal SOME ile buralarda görev yapan 7 bin 750 siber güvenlik uzmanı, ülkemizin siber sahasının korunmasına yönelik çalışmaları gerçekleştirmektedir.” bilgisini verdi.
“Oltalama saldırısıyla kullanıcı bilgilerine erişmeye çalışıyorlar”
Uraloğlu, internetin gündelik hayatın vazgeçilmezi olduğuna işaret ederek, mobil cihazlar sayesinde her an, her yerde internete ulaşabilmenin insanlara büyük kolaylıklar sağladığını belirtti.
Siber saldırılarla normal yollarla elde edilemeyecek bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığını, internet hizmetinin başladığı ilk yıllardan bu yana var olan oltalama saldırılarının da internet kullanıcılarına ciddi zararlar verme potansiyelini olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Ülkemizin maruz kaldığı oltamala saldırıları e-posta, internet tarayıcılarındaki aramalar, sosyal medya paylaşımları, kısa mesajlar ve telefon aramaları ile yapılmaktadır.” ifadesini kullandı.
Uraloğlu, ülkedeki kritik kurumları tehdit ve zafiyetlere karşı uyararak gerekli önlem alınmasını amaçladıklarını belirterek, USOM’un çalışmaları kapsamında, “oltalama”, “bankacılık oltalama”, “zararlı yazılım” ve “siber saldırı” başlıkları altında 330 binin üzerinde zararlı bağlantı tespit edildiğine, altyapı seviyesinde erişim engeli getirildiğine dikkati çekti.
Her yıl artarak devam eden saldırılar karşısında önlemlerin hızlı bir şekilde alındığını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Oltalama saldırıları sayısı 2022’de 72 bin 209 iken 2023’te 105 binin üzerine çıktı. USOM tarafından 2024’ün ilk 3 ayında 37 bin 600’e yakın saldırı tespit edilip erişim engeli getirildi. Ancak siber güvenlik açısından ‘burası yeter, burası tamam’ deme lüksümüz yok. Çünkü sektör gelişiyor, sektör geliştikçe siber saldırılarla ilgili geliştirilen yöntemler de aynı oranda gelişiyor. Dolayısıyla çalışmanın hep devam etmesi, kesintisiz bir şekilde bu alanda da hep gücümüzün üstüne güç koymamız gerektiği de bir gerçek. İşte biz de bu nedenle gelişmeye, geliştirmeye devam ediyoruz.”
Uraloğlu, oltalama saldırısı yöntemlerinin internet tarayıcıları ve çeşitli sosyal medya paylaşım platformlarındaki reklamlarla daha büyük kitlelere yayıldığına işaret etti.
Bakan Uraloğlu, USOM’a ulaşan oltalama ihbarlarını, “oltalama adresleri, sahte banka siteleri, sahte kripto para siteleri, sahte PTT adresleri, sahte HGS yükleme adresleri, sahte pandemi destek adresleri, sahte çevrim içi fatura ödeme adresleri, kamu kurumlarına ait sahte web siteleri, sahte internet servis sağlayıcı adresleri, sahte e-Devlet adresleri, sahte sosyal medya adresleri, sahte blog adresleri, sahte bulut depolama adresleri, sahte çekiliş ve indirim kuponu adresleri, sahte turizm acente siteleri, sahte sigorta acentesi siteleri, sahte araç ve ev kiralama siteleri, sahte e-ticaret siteleri, sahte bağış siteleri, sahte kripto para uygulaması adresleri” olarak sıraladı.
Uraloğlu, tehdit istihbaratı, yapay zeka algoritmaları ile çalışan AZAD sistemiyle bankacılık oltalama alan adları, hedef odaklı APT kategorisinde yer alan oltalama saldırı adresleri, çeşitli yer altı hacker forumları, ICQ ve Telegram kanallarının da USOM tarafından yakından takip edildiğini, saldırganların kullandıkları yeni yöntem ve saldırılar konusunda bilgi toplandığını bildirdi.
Oltalama bildirimlerine ilişkin Bakan Uraloğlu, bu konudaki çalışmaların 2015’te başlatıldığını, toplam 67 bin 710, 2024 Mart sonu itibarıyla da 5 bin 107 resmi bildirim yapıldığını ifade etti.
Uraloğlu, şu bilgileri verdi:
“Oltalama amaçlı kullanılan zararlı adreslerle ilgili olarak USOM’a gönderilen ihbarlar ile ilgili olarak yapılan işlemlerde ihbar ekine zararlı dosya eklenmesi halinde ilgili zararlı dosya incelenerek zararlı yazılımın iletişim kurduğu komuta kontrol merkezleri tespit edilmektedir. İhbar içinde zararlı link eklenmesi durumunda ilgili adresler incelenmektedir. Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından USOM, zararlı bağlantı listesine altyapı seviyesinde erişimleri engellemektedir. Erişim engellemesi yapılan zararlı adreslere iletişim isteğinde bulunmaya çalışan kritik kurum ve kuruluşlar USOM Sinkhole’undan ayrıca takip edilmekte olup yapılan iletişim istekleri analiz edilmekte, ilgili kuruluş veya işletmecilere bildirilerek oltalama adreslerinin yayılmasının engellenmesi sağlanmaktadır.”
]]>“7 bin 750 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasını koruyor”
“2023 yılında 105 bin zararlı bağlantı engellendi”
ANKARA – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, oltalama, bankacılık oltalama, zararlı yazılım ve siber saldırı başlıkları altında 330 binin üzerinde zararlı bağlantı tespit edilerek kontrollerinin yapıldığını ve altyapı seviyesinde erişim engeli getirildiğini açıkladı.
Uraloğlu, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi Siber Güvenlik İstatistiklerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde faaliyet gösteren USOM’un ülke genelinde siber güvenlik anlayışını geliştirmek, siber tehditleri önlem amacıyla faaliyetler yürüttüğünü belirten Uraloğlu, siber olaylara müdahalede ulusal güvenlik ve koordinasyonun sağlanması amacıyla önemli bir görevi yerine getirdiğini ifade etti.
“7 bin 750 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasını koruyor”
Uraloğlu, kritik sektörlerde, SOME ile kurumlar bünyesinde Kurumsal SOME’ler kurularak teknik seviyede ulusal siber güvenliğe yönelik organizasyonun şekillenmesinin sağlandığını işaret ederek, “2024 yılı Mart ayı sonu itibarıyla, USOM koordinasyonunda görev yapan 14 adet sektörel SOME ve 2 bin 268 adet Kurumsal SOME ile buralarda görev yapan 7 bin 750 siber güvenlik uzmanı ülkemizin siber sahasının korunmasına yönelik çalışmaları gerçekleştirmektedir” dedi.
“Oltalama saldırısı ile kullanıcı bilgilerine erişmeye çalışıyorlar”
Bakan Uraloğlu, internetin gündelik hayatın bir vazgeçilmezi olduğunu, mobil cihazlar sayesinde her an her yerde internete ulaşımın insan hayatına büyük kolaylıklar getirdiğini söyledi.
Uraloğlu, internet ile birlikte gelen siber saldırılar ile normal yollarla elde edilemeyecek bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığını, internetin ilk yıllarından bu yana günümüze kadar varlığını devam ettiren Oltalama saldırılarının internet kullanıcılarına ciddi zararlar verme potansiyelinin olduğunun altını çizdi.
Oltalama saldırılarının kullanıcılara yanıltıcı elektronik mesaj veya web siteleri aracılığıyla farklı şekillerde gerçekleştiğini belirten Uraloğlu, “Ülkemizin maruz kaldığı ortalama saldırıları elektronik mesaj ile internet tarayıcılarındaki aramalar ile sosyal medyada paylaşımları ile kısa mesaj ile telefon aramaları ile yapılmaktadır” diye konuştu.
“2023 yılında 105 bin zararlı bağlantı engellendi”
Sürdürülen çalışmalar ile Türkiye’deki kritik kurum ve kuruluşların tehditler ve zaafiyetlere karşı uyarılarak ilgililerce gerekli önlemlerin alınmasının amaçlandığını kaydeden Bakan Uraloğlu, USOM çalışmaları kapsamında, oltalama, bankacılık oltalama, zararlı yazılım ve siber saldırı başlıkları altında 330 binin üzerinde zararlı bağlantı tespit edilerek kontrollerinin yapıldığını ve altyapı seviyesinde erişim engeli getirildiğinin altını çizdi.
Her geçen yıl artarak devam eden bu saldırılar karşısında önlemlerin hızlı bir şekilde alındığını dile getiren Uraloğlu, “Her geçen yıl giderek artan oltalama saldırıları sayısı 2022 yılında 72 bin 209 iken 2023 yılında 105 binin üzerine çıktı. USOM tarafından 2024 yılı ilk 3 ayında ise 37 bin 600’e yakın saldırı tespit edilip erişim engeli getirildi. Ancak siber güvenlik açısından burası yeter, burası tamam deme lüksümüz yok” ifadelerini kullandı.
-“İlgili kurumlara 5 bin 107 adet resmi bildirim yapıldı”
Oltalama saldırılarında kullanılan zararlı adreslerin yurt içi kaynaklı olduğunun tespit edilmesi halinde ise elde edilen tüm bilgi ve belgelerin vakit kaybetmeksizin Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına ilettiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, USOM tarafından ayrıca siber güvenlik bildirimleri ilgili kurum ve kuruluşa bildirilerek gerekli önemlerin alınmasının sağlandığını kaydetti. 2015 yılında başlatılan çalışmalarda toplamda 67 bin 710 adet resmi bildirim yapıldığını vurgulayan Uraloğlu, 2024 Mart ayı sonu itibariyle 5 bin 107 adet resmi bildirim yapıldığını söyledi.
“Oltalama saldırıları birçok farklı şekilde gerçekleşiyor”
Oltalama saldırı yöntemleri ile internet tarayıcıları ve çeşitli sosyal medya paylaşım platformlarında reklamlar ile daha büyük kitlelere yayılmasının sağlandığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Oltalama saldırıları elektronik mesaj yolu ile mail ekine zararlı dosya eklenerek veya mail metni içerisine zararlı link eklenerek kullanıcılar saldırıya maruz kalmaktadırlar” dedi.
Oltalama saldırılarının birçok farklı konu başlığında ortaya çıktığını belirten Uraloğlu, “USOM’a gelen oltalama ihbarlarında sıklıkla karşılaşılan oltalama adresleri; sahte banka siteleri, sahte kripto para siteleri, sahte PTT adresleri, sahte HGS yükleme adresleri, sahte pandemi destek adresleri, sahte çevrimiçi fatura ödeme adresleri, kamu kurumlarına ait sahte web siteleri, sahte internet servis sağlayıcı adresleri, sahte e-Devlet adresleri, sahte sosyal medya adresleri, sahte sosyal medya takipçi arttırma siteleri, sahte blog adresleri, sahte bulut depolama adresleri, sahte çekiliş ve indirim kuponu adresleri, sahte turizm acente siteleri, sahte sigorta acentesi siteleri, sahte araç ve ev kiralama siteleri, sahte e-ticaret siteleri, sahte bağış siteleri, sahte kripto para uygulaması adresleri şeklindedir” ifadelerini kullandı.
“Siber güvenlikte bu yeter deme şansımız yok
Bakan Uraloğlu, siber olaylara müdahale mücadelesinde Türkiye’nin çok iyi bir konumda olduğunu belirterek, “Yarın çok daha iyi, çok daha güçlü olmak zorundayız. Siber güvenlik açısından burası yeter, burası tamam deme lüksümüz yoktur. Çünkü sektör gelişiyor, sektör geliştikçe siber saldırılarla ilgili geliştirilen yöntemlerde aynı oranda gelişiyor. Dolayısıyla çalışmanın hep devam etmesi, kesintisiz bir şekilde bu alanda da hep gücümüzün üstüne güç koymamız gerektiği de bir gerçek. İşte biz de bu nedenle gelişmeye, geliştirmeye devam ediyoruz” dedi
“Yeni yöntemleri yakından takip ediyoruz”
USOM’un operasyonel faaliyetler kapsamında tehdit istihbaratı, yapay zeka algoritmaları ile çalışan AZAD sistemi ile bankacılık oltalama alan adları, hedef odaklı APT kategorisinde yer alan oltalama saldırı adresleri, çeşitli yeraltı hacker forumları, ICQ ve Telegram kanallarının da USOM tarafından yakından takip edildiğini, saldırganların kullandıkları yeni yöntem ve saldırılar hakkında bilgi toplandığının altını çizen Bakan Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Oltalama amaçlı kullanılan zararlı adresler ile ilgili olarak USOM’a gönderilen ihbarlar ile ilgili olarak yapılan işlemlerde ihbar ekinde ekine zararlı dosya eklenmesi halinde ilgili zararlı dosya incelenerek zararlı yazılımın iletişim kurduğu komuta kontrol merkezleri tespit edilmektedir. İhbar içerisinde zararlı link eklenmesi durumunda ilgili adresler incelenmektedir. Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından USOM zararlı bağlantı listesine altyapı seviyesinde erişimleri engellemektedir. Erişim engellemesi yapılan zararlı adreslere iletişim isteğinde bulunmaya çalışan kritik kurum ve kuruluşlar USOM Sinkhole’undan ayrıca takip edilmekte olup yapılan iletişim istekleri analiz edilmekte, ilgili kuruluş veya işletmecilere bildirilerek oltalama adreslerin yayılmasının engellenmesi sağlanmaktadır.
]]>One Fist (Tek Yumruk) adlı bilgisayar korsanı grubu Rus askeri şirketlerinden bilgi çaldı ve Rus birliklerinin hareketlerini izleyebilmek için kameralara sızdı.
Sertifikalar, modern savaşın ansıl değiştiğini gösteren tartışmalı bir işaret.
Devletlerin sivil bilgisiyar korsanlarını teşvik etmesi konusunda kaygılar gündeme getirildi.
Bu bilgisayar korsanlarından birinin kod adı “Voltage” ve ABD’deki evinden korsan saldırılarını koordine ediyor.
Asıl adı Kristopher Kortright ve Michigan eyaletinden bir bilişim sektörü çalışanı.
53 yaşındaki Kortright, Ukrayna adına sarf ettiği çabanın bir takdir belgesiyle resmen tanınmasından çok mutlu olduğunu söylüyor.
One Fist, sekiz ayrı ülkeden bilgisayar korsanlarından oluşuyor. Bu ülkeler arasında İngiltere, ABD ve Polonya da yer alıyor. Ortaklaşa onlarca siber saldırı düzenlediler ve her birini sosyal medyada kutladılar.
Takdirname “ordunun içim yaşamsal önemdekifaaliyetlerinin gelişimi ve muhafazasına önemli katkıları” için verildi. Ukrayna Hava Saldırı Güçleri Komutanı tarafından da imzalandı.
Ukrayna Savunma Bakanlığı, BBC’nin yorum talebine yanıt vermedi.
Savaşın başlamasından bu yana, Ukrayna gönüllü bilgisayar korsanlarını Rus hedeflerine saldırmaları için tartışmalı bir şekilde teşvik ediyor. Ancak yabancı sivillere resmi takdirnameler göndermek, tartışmalı bir hamle ve zamanın emarelerinden biri olarak görülüyor.
Aralarında İngiltere ve ABD’nin de bulunduğu birçok ülkede etik bilgisayar korsanlığı için resmi ödül sistemleri var. Ancak bir ülke ilk kez kötücül ve büyük olasılıkla suç oluşturan bilgisayar korsanlıklarını ödüllendirdi.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Ukrayna’da ve Gazze Savaşı’nda sivil bilgisayar korsanlarının kullanımı ve teşvik edilmesi konusunda bir uyarı yayımlamıştı. Kuruluş, Cenevre Sözleşmesi’nde belirlenen savaş kurallarının ruhunu güçlendirmek için bir rehber yayımlamıştı.
Siber Güvenliğin Felsefesi adlı kitabın yazarı Dr. Lukasz Olejnik Ukrayna’nın yabancı bilgisayar korsanlarına verdiği ödülün potansiyel anlamda sorunlu olduğunu söyledi.
Olejnik “Ödüller vermek, asker ve sivil arasındaki çizgileri daha da bulanıklaştırabilir ve hatta ICRC’nin sivillerin çatışma operasyonlarına katılmasının kısıtlanması ve sona erdirilmesi çağrısının altını oyabilir. Uzun vadede böyle bir erozyon tehlikeli” diye konuştu.
Dr. Olejnik ayrıca, siber dünyanın bir operasyon alanı olarak değerlendirilmesinin ve internet üzerinden savaşa herkesin katılabilmesinin “dönemimizin göstergelerinden” biri olduğunu söylüyor.
Takdirnamelerde hangi siber saldırıların en faydalıları olduğu söylenmiyor, ancak Voltage’ın aklında üç muhtemel aday var.
2022’deki işgalin başlangıcında One Fist, aylarca Ukrayna’daki yüzlerce en faydalı güvenlik kamerasının fiziksel ve siber anlamda haritasını çıkarttı. Daha sonra Rus güçlerinin bu kameraları askeri birlikleri gözlemlemek için kullandığı anlaşıldı. Ardından Voltage’ın ekibinin yardımıyla kameralar kapatıldı.
One Fist ayrıca, işgal altındaki Kırım’da bulunan Kerç Köprüsü’nden geçirilen tankları ve ekipmanı buradaki kameralara sızarak listeledi.
Son olarak da Kristopher ve diğer bilgisayar korsanları önde gelen bir Rus silah imalatçısının sistemlerine sızdı ve 100 gigabaytlık özel veriyi çaldı. Ukrayna makamları bu saldırı açıkça kutladı.
Duyuruda “Ukrayna Savunma Bakanlığı’na sevk edilen bilgiler, hem mevcut hem de umut vaat eden askeri gelişmelerin çizimlerini, ölçülerini, patentlerini ve yazılımlarını içeriyor” denildi.
Ukrayna yönetimi ayrıca çalınan verilerin Moskova’ya “büyük bir darbe” olduğunu ve 1,5 mliyar dolarlık bir maliyet anlamına geldiğini söyledi. Ancak bu hesabı nasıl yaptıklarını açıklamadılar.
Ukrayna Savaşı, siber faaliyetlerde bir artışı beraberinde getirdi. Özellikle de Ukrayna’ya destek verenler arasında. Anonymous gibi gruplar Rusya’yı rahatsız edici ve düşük düzeyli siber saldırılarla hedef aldı. Rusya büyük ölçüde bunları savuşturmayı başardı.
Bazı vakalarda, televizyon ve radyo kanalları ele geçirildi, internet siteleri bozuldu.
Rus makamları da, Ukrayna’ya saldırmak için Killnet gibi gönüllü korsan gruplarıyla birlikte çalışmakla suçlandı.
Savaş uzarken, her iki taraftaki gönüllü korsanlık faaliyetleri azaldı. Ancak One Fist Rusya’ya saldırmaya devam etti ve hedef seçiminde giderek artan bir oranda Ukrayna güçleriyle yakın bir işbirliği yaptı.
Oxford Enformasyon Laboratuvarları’nın Genel Müdürü ve düşünce kuruluşu Chatham House’un Siber Politika Günlüğü’nün yazarı Emily Taylor, korsanlara takdirname verilmesinin bir dönüm noktası olduğunu söylüyor. Taylor’a göre bu durum, siber gönüllülerin çatışmalarda nasıl kullanılacağı konusundaki düşünceleri değiştirebilir.
“Hükümetler gerilimin büyümesi ve öngörülemeyen sonuçlar alınması korkusuyla, devlet dışı aktörlerin siber alanda doğrudan hamle yapmasını teşvik etmiyor. Ancak savaş dönemleri sıklıkla olağanüstü teknolojik inovasyon dönemleridir ve Ukrayna Savaşı da bir istisna değil.
“Bazen bu olaylar daha önce tabu görülen meselelerin yeniden değerlendirilmesini beraberinde getirebilir”
Kristopher, ekibinin Ukrayna Ordusu ile güçlü bir ilişki geliştirdiğini söylüyor.
“Onlar bize fikirler yolluyor ve biz de onlar seçenekleri gönderiyoruz. Ancak bize asla herhangi bir yardımda ya da fonlamada bulunmuyorlar. Bence bu bir çikginin aşılması olur” diyor.
Kristopher, askeri bir ödül almanın tartışmalı olduğunu kabul ediyor, ancak Ukrayna adına korsanlık yapmaya kararlı.
]]>Sayan, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından BTK Ana Konferans Salonu’nda düzenlenen “7. Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesi”nin açışında yaptığı konuşmada, hizmetlerin elektronik ortamda sunulmasıyla üretilen, saklanan ve iletilen veri miktarının devasa boyutlara ulaştığını söyledi.
İnternete bağlantı sağlanan her saniyenin, siber tehdit potansiyeli taşıdığına dikkati çeken Sayan, son bir yılda siber tehdit görünümünde, fidye yazılımı ve DDoS saldırıları en üst sırada yer alırken, bunları veri güvenliğine yönelik tehditler, sosyal mühendislik saldırıları, dezenformasyon saldırıları, tedarik zinciri saldırıları ve diğer zararlı yazılımların izlediğini bildirdi.
Siber saldırıları gerçekleştiren kişilerin yüzde 70’inin dışarıdaki, kalan yüzde 30’unun ise içerdeki kişilerden oluştuğunu dile getiren Sayan, “Ortalama her üç siber saldırıdan biri, saldırıya uğrayan yapıyla bağlantısı olan kişiler tarafından gerçekleştiriliyor. Kullanıcıların hassas ve gizli bilgilerine ulaşmak amacıyla yapılan oltalama saldırıları, siber saldırıların yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor.” diye konuştu.
Sayan, dünya çapında siber suçların maliyetinin geçen yıl 8 trilyon doların üzerinde olduğunu, 2025’e kadar yıllık 10,5 trilyon dolara ulaşacağının öngörüldüğünü anlatan Sayan, “2023’ün son çeyreğinde veri ihlallerinin dünya çapında 8 milyondan fazla kullanıcı kaydını açığa çıkardığı kaydediliyor. Dünya Ekonomik Forumu Küresel Riskler Raporuna göre, siber saldırılar, önümüzdeki 10 yıl içinde küresel olarak iş dünyasını en çok endişelendiren ikinci risk olarak sıralanıyor.” ifadelerini kullandı.
Öz kaynaklarla geliştirilen yazılım ve projeler sayesinde ülke genelinde internet kullanıcıları ve sistemlerine yapılan saldırıların çoğu zaman arka planda sessiz sedasız şekilde önlendiğini belirten Sayan, “USOM koordinasyonunda kurumlarımızın ve kritik altyapılarımızın korunmasına yönelik faaliyet gösteren Siber Olaylara Müdahale Ekipleri (SOME) ağı da her geçen gün büyüyor. Bugün 2 bin 200 civarında kurumsal ve sektörel SOME’miz bulunurken, SOME’lerimizde görevli siber güvenlik uzmanı sayımız da 7 bin 500’e yaklaştı.” dedi.
Sayan, 8-9 Mart’ta gerçekleşecek Siber Yıldız 2024 yarışmasına gençleri davet etti.
“Kadınların teknolojideki yeri yadsınamaz”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran da siber güvenliğin dünyanın içinden geçmekte olduğu değişim ve dönüşüm sürecinin can alıcı kavramlarından biri olduğunu söyledi.
Zirvenin kamu, özel, sivil toplum işbirliğini “örnek model” olarak nitelendiren Kıran, şöyle devam etti:
“Bu zirve önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğimiz çabaların da en önemli müjdecisi, en önemli ifadesi anlamına da geliyor. Bu bakımdan zirvede tartışılacak her konunun önümüzdeki dönemde kamu olarak özellikle bizlere yol gösterici olacağını düşünüyorum.”
Kadınların teknolojideki yerinin yadsınamaz olduğunu dile getiren Kıran, “Kadın girişimciliği ülkemize çok büyük katkılar sağlıyor. Teknolojide kadın girişimciliğinin desteklenmesi, kadının rolünün güçlendirmesi bakımından bakanlık olarak son derece önemli bir çaba içerisindeyiz.” diye konuştu.
Kıran, sosyal yardımların etkin bir şekilde ulaştırılmasında da teknolojinin imkanlarını kullandıklarını vurgulayarak, dijital okuryazarlığın geliştirilmesini ve toplumun her katmanına yayılmasını son derece önemsediklerini bildirdi.
Geçmişte çocukların akranlarıyla oyun oynadıklarını anımsatan Kıran, şunları kaydetti:
“Ama şimdi her bir çocuğumuz, önünde ekranlarla meşgul durumunda. Dolayısıyla ekranların maruz bıraktığı tehditlerden çocuklarımızı korumak hepimizin sorumluluğu. Özellikle de devletimizin en önemli hassasiyetlerinden birisi ve bu hassasiyetler konusunda da bakanlık olarak üzerimizdeki sorumluluğun ve görevin farkındayız.”
“178 farklı kategoride 373 siber güvenlik ürünü 245 firma aracılığıyla yerlileşti”
TBD Başkanı Rahmi Aktepe ise 5,5G ile yeni dünya düzeninin kurulduğunu, bu düzende kadınların da daha etkin yerini alacağını söyledi.
Artık siber güvenliğin çok önemli hale geldiğini ve ulusal güvenliğin temel taşı haline dönüştüğünü dile getiren Aktepe, şöyle konuştu:
“Siber Güvenlik Kümelenmesi aracılığıyla 178 farklı kategoride 373 siber güvenlik ürünü 245 firma aracılığıyla yerlileştirildi. Siber güvenlikte yerli ve milli ürünler, çok önemlidir. Ancak bu uluslararası markaların kullanılmaması anlamına gelmiyor. Uluslararası markaların kullanılabileceği çok farklı kullanım senaryoları bulunmaktadır. Ayrıca siber güvenlikte uluslararası ilişkiler ve bilgi paylaşımları önemli kazanımlar sağlamaktadır. Yerli firmaların yurt dışına açılması ne kadar doğruysa bunun tersi uluslararası firmaların Türkiye pazarında yer almaları da o kadar geçerli bir kavramdır.”
Etkinlikte, siber güvenlik ekosistemine katkıda bulunanlara ödülleri verildi.
]]>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Valiliği, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi, Ankara Kalkınma Ajansı iş birliğiyle gerçekleştirilen “Sertifikalı Siber Güvenlik Operasyon Merkezi Analist Eğitimi” Sertifika Töreni ve Konferansı, Ankara Ticaret Odası ev sahipliğinde yapıldı.
ATO Meclis Salonu’nda gerçekleşen törenin açılış konuşmalarını Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek yaptı.
ATO Başkanı Gürsel Baran, dijitalleşmenin bugün artık her alanda büyük bir değişimi peşinden sürüklediğini ve ekonominin ve toplumun geleceğini şekillendiren önemli bir faktör olduğunu belirterek, “Yenilikçiliği, gelişmeyi, ilerlemeyi teşvik ederek, verimlilik ve rekabetçiliği artırarak hayatı kolaylaştıran dijitalleşme, sağladığı bu kolaylıkların yanı sıra bazı tehditleri de içeriyor. Dijital ortama taşınan her sistem, yeni ve ciddi güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. Siber tehditler, kritik hizmet sunan sistemler için siber savaş riski barındırıyor. Bu risk, ülkelerin, sınırlarını koruduğu gibi dijital altyapılarını ve verilerini de korumasını zorunlu kılıyor. Eskiden vatan savunması dendiğinde akla sadece fiziki sınırları koruma ve savunma geliyordu. Çağın değişimiyle birlikte savunma sathına siber güvenlik de eklendi. Ağları, cihazları, uygulamaları, sistemleri ve verileri siber tehditlerden koruma uygulaması olan ve ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline gelen siber güvenlik, dijital hattımızın yani kritik verilerimizin güvenliği açısından önemli. Yani özetle, ekonomik ve siyasi bağımsızlığımızın devamı için siber güvenlik hattımızı sağlam tutmamız şart” dedi.
“Siber neferler”
Siber Güvenlik Operasyon Merkezi Analist Eğitim programının, Türkiye’nin siber güvenlik alanında gelişim için ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda yürütülen önemli çalışmalardan biri olduğunu belirten Baran, eğitim sayesinde gençlerin donanımını artırırken, ülkenin de siber güvenlik alanında yeni ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine katkı sağlandığını ifade etti. Baran, “Altın niteliğindeki bu eğitimlerle siber neferlere yenilerini kazandırdık. Eğitim programına katılan herkesi tebrik ediyorum. Burada öğrendiğiniz bilgilerle, istikbalimizin güvenliğini sağlayan duvara bir taş daha koymuş oldunuz. Bu taş çok kıymetli. Ülkemiz coğrafi konumu nedeniyle hep göz önünde ve siber saldırı riski yüksek bir ülke. Bu savunma cephesinde gerekli bilgiye vakıf olmak ve kullanmak da ayrıca kıymetli. Yani, burada aldığınız eğitim, bilgi ve donanımla ülkemize büyük hizmetler vereceksiniz” diye konuştu.
Siber dünyanın zararlarına karşı tedbir alacağız
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker de yaptığı konuşmada, internetin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirterek, ilk zamanlarda kötü niyetli saldırıları engellemek için interneti yasaklama yönteminin tercih edildiğini dile getirdi. Saldırıları engellemek için yasaklamaların etkili bir çözüm olmadığını kaydeden Şeker, “Çünkü burada en zayıf halka insan. Yani insanın olduğu bir yerde siz ne kadar yasaklarsanız yasaklayın bunu önleyemiyorsunuz. İnsanın olduğu yerde tedbir almamız gerekiyor. Dolayısıyla burada dijital dünyanın, siber mühendisliğin, siber dünyanın getirdiği faydaları kullanacağız ama zararlarına karşı da tedbirler alacağız. Bu sadece bizim için değil. Bütün dünyada artık bir savaş alanı olarak belirlenmiş durumda” dedi.
Ülkemiz geleceğine önemli bir yatırım yaptık
Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek de konuşmasında, eğitim almaya hak kazanan 64 öğrencinin hayatına önemli bir dokunuş yaptıklarına inandıklarını ifade ederek, “Ülkemiz geleceğine önemli bir yatırım yapmış olduğumuzu düşünüyorum. En büyük sermayemiz ve geleceğimiz, hiç şüphesiz insanımız ve gençlerimiz. Ülkemiz siber saldırılardan en çok etkilenen ülkeler arasında beşinci sırada yer alıyor. 2024 yılında siber güvenlik harcamalarının 150 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Son 5 yılda dünya genelinde siber güvenlik uzman ihtiyacının yüzde 700 artış gösterdiği tespit edilirken, siber güvenlik uzmanlığı sadece geleceğin değil bugünün de en parlak meslekleri arasında yer alıyor. Gelecek 5 yılda dünyada 3 milyon Türkiye’de ise 20 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyaç duyacak” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi’nin “Sertifikalı Siber Güvenlik Operasyon Merkezi Analist Eğitimi”ni başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
Programa, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İhsan Kaya, Savunma Sanayii Daire Başkanı Ahmet Bahadır Bülbül, Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi Genel Koordinatörü Alpaslan Kesici, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreter V. Emine Doğrukök ile savunma sanayii ve siber güvenlik alanında faaliyet gösteren firmaların temsilcileri katıldı. – ANKARA
]]>