Türk Hava Yolları (THY), uçağa biniş sırasında oldukça vakit alan işlem sürecini daha kısa sürelere indirebilmek için yüz tanıma sistemini devreye sokacak.
BİYOMETRİK YOLCULUK SİSTEMİ
Söz konusu Biyometrik yolculuk sistemi ilk olarak Boston ve Miami havalimanlarındaki THY uçuşlarında denemeye alındı. Yeni sistem Türkiye’de ise ilk kez İstanbul ve İzmir’deki havalimanlarında kullanılacak.
YÜZDE 50 ORANINDA HIZLANACAK
Proje çerçevesinde uçağa biniş öncesinde manuel olarak yapılan işlemler artık yüz tanıma sistemiyle gerçekleştirilecek. THY, bu uygulama aracılığıyla uçağa biniş sürelerine yüzde 50 oranında hız kazandırmayı amaçlıyor.

TeknolojiİstanbulSeyahatYaşamİzmir
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYRUT’TA UÇUŞLAR ASKIYA ALINDI
İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik saldırısı nedeniyle Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’ndaki gidiş ve geliş uçak seferleri askıya alındı. Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’ndaki gidiş ve geliş uçuş bilgi ekranında 28 Temmuz akşamından başlayıp şu ana kadar devam eden tüm uçuşların askıya alındığı görüldü. Havalimanı internet sitesinden verilen uçuş bilgilerine göre, Beyrut’tan dünyanın çeşitli noktalarına giden ve gelen tüm uçuşlar için “iptal” ya da ” ertelendi” yazıldı.

Lübnan devletine ait Middle East Airlines (MEA) Havayolları, dün Beyrut’tan yapılacak bazı uçak seferlerini 29 Temmuz sabahına kadar ertelediğini duyurmuştu.
10 ÜLKE VATANDAŞLARINI GERİ ÇAĞIRDI
Öte yandan İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik muhtemel saldırısı öncesi bazı ülkeler, vatandaşlarına Lübnan’ı terk etmeleri veya bu ülkeye seyahat etmemeleri hususunda uyarıda bulunmuştu.
ABD
ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, Mecdel Şems olayından kaynaklı bölgede artan tansiyon nedeniyle Lübnan’daki uçak seferlerini aksatan değişikliğin meydana geldiği belirtilerek ABD vatandaşlarına Lübnan’a seyahat etmemeleri uyarısı yapıldı. Açıklamada, “Lübnan’da tam kapsamlı bir savaş korkusu, İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki şiddetli çatışmalar son haftalarda arttı” ifadesi yer aldı.
Avustralya
Avustralya hükümeti de vatandaşlarına daha önce yayınlanan ve mevcut gelişmelerin ardından güncellenen Lübnan’a seyahat etmemeleri yönündeki çağrısını yineledi. Hükümetin açıklamasında, “Güvenlik durumunun istikrarsızlığı ve güvenlik durumunun daha da kötüleşme riski nedeniyle Lübnan’a seyahat etmemenizi tavsiye etmeye devam ediyoruz. Lübnan’daki Avustralyalılar, ticari uçuşlar devam ederken derhal ülkeyi terk etmelidir. Beyrut havalimanı kapanabilir ve uzun bir süre boyunca ülkeyi terk edemeyebilirsiniz” ifadeleri kullanıldı.
Norveç
Norveç’in Beyrut’taki Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Norveç vatandaşlarına ülkeyi terk etme çağrısı yapıldı ve ülkeye mevcut seyahat uyarıları yinelendi. Lübnan’da Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın arttığı uyarısı yapılan paylaşımda, durumun daha kötüye gitmesi halinde Lübnan dışına seyahat seçeneklerinin sınırlı hale gelebileceği de kaydedildi. Paylaşımda, böyle bir durumun yaşanması karşısında Norveç Büyükelçiliğinin, vatandaşlarının ülkeyi terk etmelerine yardımcı olmak için çok sınırlı kaynaklara sahip olacağı da hatırlatıldı.
Almanya
Almanya da diğer ülkeler gibi daha önceki Lübnan’a seyahat uyarısını güncelledi.26 Haziran’daki güncellemeye göre Alman vatandaşlarına Lübnan’a seyahat etmemeleri konusunda uyarıda bulunulan yazılı açıklamada, Alman vatandaşlarına acilen Lübnan’dan ayrılmaları çağrısı yapıldı. Açıklamada, bölgedeki güvenlik durumunun oldukça değişken olduğu ve Lübnan ile İsrail arasındaki sınır bölgesinde askeri çatışmaların son haftalarda yoğunlaştığı belirtilerek, “Durumun daha da şiddetlenmesi ve çatışmanın genişlemesi göz ardı edilemez.” ifadesi kullanıldı. Gerilimin daha da artmasının Refik Hariri Havalimanı’ndaki hava trafiğinin tamamen durmasına da yol açabileceği uyarısında bulunulan açıklamada, bu durumda Lübnan’ı hava yoluyla terk etmenin mümkün olmayacağı kaydedildi.
İngiltere
İngiltere’nin, Ekim 2023’te vatandaşlarına yaptığı ülkeyi terk etme tavsiyesi ise geçerliliğini koruyor. İngiltere Dışişleri Bakanlığınca yayımlanan güncel seyahat uyarısında, “Bakanlık, İsrail ile Lübnan Hizbullah’ı ve Lübnan’daki diğer gruplar arasındaki çatışmalar nedeniyle Lübnan’a tüm seyahatlere karşı uyarıyor.” açıklaması yapıldı. İsrail-Lübnan sınırında karşılıklı füze ve top atışları olduğunu belirtilen uyarıda, Beka Vadisi ile Litani nehrinin kuzeyinde de riskler bulunduğu kaydedildi.

Belçika
Belçika Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, bölgedeki son gelişmeler ışığında İsrail, Filistin toprakları ve Lübnan’a tüm seyahatlerin iptal edilmesi tavsiye edildi. Açıklamada ayrıca Belçika vatandaşlarının Lübnan’ı terk etmeleri de önerildi.
Fransa
Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nde bulunan Mecdel Şems beldesine yönelik saldırı şiddetle kınandı. “Yeni bir askeri çatışmayı tırmandırmayı önlemek için her şeyin yapılması” gerektiği belirtilen açıklamada, Fransız vatandaşlarının Lübnan, İsrail ve Filistin topraklarına seyahat etmemeleri tavsiye edildi.
İsveç
İsveç Dışişleri Bakanlığı sayfasından yapılan duyuruda, “Lübnan’daki durum tehlikeli ve öngörülmez, bu nedenle İsveç vatandaşlarının ülkeyi terk etmesini tavsiye ediyoruz.” ifadesi kullanıldı. İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström de X hesabından yaptığı paylaşımda, “Defalarca söyledim, yine söylüyorum: İsveç vatandaşlarının Lübnan’ı terk etmesi veya söz konusu ülkeye gitmekten kaçınması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Danimarka
Danimarka Dışişleri Bakanlığı ise X hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşlarının Lübnan’a yapacakları seyahatleri durdurmasını tavsiye ederken, ülkeyi terk etmelerini istedi.
Hollanda
Hollanda Dışişleri Bakanlığının, Lübnan’a seyahatten kaçınılması ve bu ülkedekilerin acilen ayrılmaları yönünde 26 Haziran’da verdiği uyarının hala devam ettiği bilgisine yer verilen internet sayfasında, “Lübnan için seyahat tavsiyesinin renk kodu kırmızıdır. Durumunuz ne olursa olsun oraya seyahat etmeyin. Başınız belaya girerse Hollanda Büyükelçiliği size her zaman yardımcı olamayabilir.” ifadeleri yer alıyor.
]]>Ancak Londra’da okuyan 20 yaşındaki Suriyeli, bir Avrupa ülkesine gitmek için gerekli olan Schengen vizesi randevusu almayı başaramadı.
“İki ay boyunca denedim” diyor BBC’ye, randevu alınan web sitesine gece yarısı bile girdiğini ekleyerek. “Sabaha karşı 04.00’te, 05.00’te denedim ama randevu saati bulamadım.”
Sonunda pes etti ve ailesiyle görüntülü konuşmakla yetinmek zorunda kaldı.
Randevu günü ve saati bulmak konusunda sorun yaşayan binlerce insandan biri Yazan.
BBC, dünyanın dört bir yanından Schengen vizesi almak konusunda sorun yaşayan kişilerle konuştu.
Para karşılığında hızlı rezervasyon
Facebook ve Telegram gruplarında, Quora gibi internet forumlarında randevu bulmak için tavsiye veren insanlar var ve bunu para karşılığında yapıyorlar.
Randevu bulabilmek için karaborsaya başvurmak ve hızlı bir şekilde rezervasyon yapabilmek için yazılım geliştirmek, Schengen Bölgesi’ndeki 29 ülke için vize alma mücadelesiyle sıkça gündeme geliyor.
Covidle bozulan denge
Covid pandemisinin ardından, uluslararası seyahatlere olan talep tekrar arttı.
Avrupa Birliği (AB) 2023’te 10 milyon Schengen vizesi temin etti. Bu sayı 2022’de 7,3 milyondu.
Birleşmiş Milletler (BM) Turizm ofisine göre 2024’ün ilk üç ayında 285 milyon turist uluslararası seyahat gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 20 daha fazla.
Schengen vizesi başvuruları, Avrupa hükümetleri adına bazı aracı kurumlar tarafından düzenleniyor. Başvuru sahiplerinden belge ve biyometrik verileri bu kurumlar topluyor.
TLSContact ve VFS Global isimli iki aracı ajansla iletişime geçtiğimizde internet sitelerindeki randevu aralıklarının, temsil ettikleri ülkelerin konsoloslukları tarafından belirlenip kontrol edildiğini söyledi.
AB Komisyonu sözcüsü Christian Wigand BBC’ye, Covid seyahat kısıtlamalarının bazı ülkeleri personel sayısını azaltmaya ve aracı şirketlerle olan sözleşmeleri iptal etmeye zorladığını, bunun da onları artan taleple başa çıkma konusunda daha az donanımlı hale getirdiğini söyledi.
AB Komisyonu’nun, randevu bekleme sürelerini azaltmak için, başvuruları işleme koyacak daha fazla personel almak amacıyla yakın zamanda yapılan 10 euro’luk vize ücreti artışı da dahil olmak üzere önlemler aldığını da belirtti.
‘ Vize alışverişi’
Seyahat eden kişilerin vize başvurusunu Schengen bölgesinde gidecekleri ülkeye, birden fazla Schengen ülkesini ziyaret edeceklerse seyahatleri boyunca en uzun süre kalacakları ülkeye yapmaları gerekiyor.
Bazı ülkelerin konsolosluklarına diğerlerine göre daha fazla başvuru olması nedeniyle, pek çok kişi, bazılarının “vize alışverişi” olarak tanımladığı bir yöntemi kullanarak vize almak için yüksek maliyetli mesafeler kat ediyor.
Hindistan Seyahat Acenteleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Anil Kalsi, “İnsanlar hızla vize randevusu alabildiği herhangi bir ülkeyi seçmek zorunda kalıyor” diyor.
Bazı kişiler, AB kurallarına uymak için, esas gitmek istedikleri yerin yanı sıra daha fazla vize randevusu bulunan başka bir ülkeyi de ziyaret ederek daha fazla para harcıyor.
Bu yöntem genellikle randevu eksikliğine bir yanıt olsa da, AB Komisyonu’ndan Christian Wigand bunun bekleme sürelerinin artmasına neden olan bir faktör olduğunu söylüyor.
Geçen yıl randevu sıkıntısı sorulduğunda, Londra’daki Fransa Büyükelçiliği BBC’ye kapasitedeki büyük artışın vize alışverişini teşvik edeceğini söylemişti.
Ancak çoğu kişi için bu çok pahalı ve zaman alıcı ve karaborsa için bir fırsat yaratıyor.
Karaborsa ‘botları’
Londra’da yaşayan Mısırlı Nirvana, arkadaşının İtalya’daki düğününe gitmek için kara borsada vize randevusuna 100 pound (yaklaşık 130 dolar) ödediğini söylüyor.
Arkadaşının tavsiyesiyle kullandığı platformun “bot” kullanarak, para karşılığında başkaları adına randevu alabildiğini söylüyor.
“Dostları ve akrabalarının çoğu düğünü, zamanında vize randevusu alamadığı için kaçırdı” diyor.
Robot kelimesinin kısaltması olan “bot”, insan faaliyetini çok daha yüksek hız ve frekansta taklit eden bir bilgisayar programı. Karaborsa acenteleri bunları, randevular açılır açılmaz toplu rezervasyon yapmak için kullanıyor.
Üç ay boyunca bir konser için Hollanda’ya gitmek üzere Londra’da randevu ayarlamaya çalışan Lübnanlı Sirene, VFS Global sitesinde randevu oluştuğunda kendisine bildirim gönderecek bir botu indirmek için 30 £ ödedi.
26 yaşındaki kadın, bunun kişisel verilerini bir karaborsa acentesiyle paylaşmaktan daha güvenli bir seçenek olacağını umuyordu.
Aynı hizmeti sunan bir Telegram kanalı, müşterilere bir ila üç gün içinde randevu alacaklarını vaat ediyor.
Ancak binlerce kişinin bu bildirimleri almak için para ödediğini bilen Sirene’ye bot da yardım edemedi. Bildirimin ardından her baktığında randevu çoktan gitmişti.
“Bu acı verici bir süreçti ve sonunda pes ettim” diyor. Biletini bir yıldan uzun bir süre önce almış olmasına rağmen artık konseri kaçırmayı kabullendi.
Konsolosluklar ve vize acenteleri “randevu sahtekarlığıyla” mücadele etmek için teknolojiyi kullanıyor.
TLSContact BBC’ye, karaborsa yatırımcılarının işlerini zorlaştırmak için tek kullanımlık şifreler gibi şeyler kullandığını söyledi. Ayrıca öngörülebilirliği önlemek için yeni randevuların “rastgele paylaşılmasını” da otomatik hale getirir.
Benzer önlemler, BBC’ye randevu alan robotların “son derece ciddiye” aldığını söyleyen VFS Global tarafından da alınıyor.
‘Özel rezervasyon pencereleri’
Ahmet (gerçek adı değil) karaborsada faaliyet göstermediğini ancak karaborsanın nasıl işlediğini bildiğini söyleyen bir seyahat acentesi sahibi.
Bazı karaborsacıların ve müşterileri için randevu arayan seyahat acentelerinin, vize aracı kurumlarının çalışanlarıyla yakın ilişkiler kurarak hızlı randevu aldığını iddia ediyor. Bu çalışanların randevuların açıklanacağı kesin saatleri ve tarihleri ??açıkladığını söylüyor.
“İki taraf arasındaki anlaşmaya bağlı olarak, seyahat acenteleri veya karaborsa satıcıları beklenen randevu açıklanma süresinden kısa bir süre önce özel bir pencereden yararlanabilir” diyor.
Vize randevusuyla ilgili karaborsa hakkında bilgi sahibi olan farklı kaynaklardan benzer iddialar duyduktan sonra BBC, yorum almak üzere hükümetler adına hareket eden vize aracı kurumlarıyla temasa geçti.
TLSContact, iddiaların yanlış olduğunu ve “muhtemelen kendilerine güvenilirlik yaratmaya çalışan karaborsacılardan kaynaklandığını” söyledi:
“Randevu masalarımıza, kurumumuzdaki çok sınırlı sayıdaki üst düzey çalışanımız erişebilmektedir. Hareketleri, IT sistemlerimiz ve temsil ettiğimiz resmi vize birimleri tarafından yakından takip ediliyor.”
VFS Global Orta Doğu ve Kuzey Afrika Başkanı Ariprasad Viswanathan, BBC’ye şirketin “bu tür bir suistimal hakkında hiçbir bilgisi olmadığını ancak konuyu araştıracağını” söyledi.
VFS, “özel rezervasyon pencerelerinin” olmadığını ve “randevu aralıklarının herkese aynı anda açıldığını” söylüyor.
AB Komisyonunun vize operasyonlarını izlemede bir rolü olsa da Wigand, aracı kurumların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesini ve AB kurallarına ve vize kanunu hükümlerine uymasını sağlamanın AB üye devletlerinin sorumluluğunda olduğunu söylüyor.
]]>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Bağlıkaya, turizmde dolandırıcılık vakalarının çeşitli dönemlerde farklı alanlarda yoğunlaştığını anlattı.
Bağlıkaya, salgın sürecinde ve sonrasında villa kiralamalarında dolandırıcılık vakalarının daha çok yaşandığını, son zamanlarda bungalov turizminde de bu tip olayların sık yaşanmaya başladığını aktardı.
2023’te dolandırıcılık vakalarıyla ilgili 12 bin 691 ihbara ilişkin işlem gerçekleştirdiklerinin altını çizen Bağlıkaya, “TÜRSAB olarak bu tip nitelikli dolandırıcılık vakalarının önüne geçmek için özel bir dijital denetim ekibi kurduk. Ekiplerimiz, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak yoğun bir biçimde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca, internet üzerinden oluşturduğumuz ‘TÜRSAB Dijital Doğrulama Sistemi’ ile vatandaşlarımıza tatil satın aldıkları şirketin TÜRSAB üyesi seyahat acentesi olup olmadığını kontrol etme imkanı sunuyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Bağlıkaya, internet üzerinden tatil satın alan vatandaşların sayısının son yıllarda giderek arttığını belirterek, “Buna paralel olarak sahte web siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda artış gözleniyor.” dedi.
Kullanıcıların internet üzerinden tatil paketi alırken, satın alımın yapıldığı web sitesinin TÜRSAB üyesi acente olup olmadığını kontrol etmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Bağlıkaya, bunun, özel geliştirdikleri Dijital Doğrulama Sistemi üzerinden kontrol edilebildiğini ve seyahat acentelerinin sayfalarında bu sistemin logosunun bulunduğunu dile getirdi.
“Ekiplerimiz 2024 Haziran sonu itibariyle toplam 16 bin 705 işlem gerçekleştirdi”
Acente kimliğini kullanarak yapılan dolandırıcılık faaliyetlerine karşı aldıkları önlemlere değinen Bağlıkaya, şunları kaydetti:
“Birlik olarak gerek TÜRSAB Doğrulama Sistemi’miz gerek dijital denetimlerimiz gerekse de fiziki denetimlerimizle her tür sahtecilik ve dolandırıcılığa karşı büyük bir gayret ve özveriyle çalışıyoruz. Özellikle sosyal medya mecralarındaki sahte hesaplar üzerinden verilen ilanlarla vatandaşlar mağdur edilebildiğini dikkate alarak bu tip istenmeyen olayların önüne geçmek için denetim çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Dijital denetim ekiplerimiz 2024 Haziran sonu itibariyle toplam 16 bin 705 işlem gerçekleştirdi. Ekibimiz hem gelen ihbarlarla hem de internet üzerinden gerçekleştirdikleri yoğun taramalarla buldukları dolandırıcılık amaçlı sayfaları, haklarında işlem yapılması için yetkili kurumlarla paylaşıyor. Bu kapsamda Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nı ziyaret ederek sektörümüz adına bilgi paylaşımında bulunduk. Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı vasıtasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına 581 dosya sunduk. Mağdur olan vatandaşlarımızı da bu dosyaya yönlendirdik.”
Firuz Bağlıkaya, ayrıca Google ve META şirketleriyle de yakın temas içerisinde olduklarını aktararak, nitelikli dolandırıcılık amacıyla hareket eden web sitelerini Google ile paylaştıklarını, arama motoru üzerinde özellikle üst sıralarda listelenmesinin önüne geçtiklerini bildirdi.
“META ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de önemli bir mesafe aldık”
Gerçek seyahat acentelerinin web sayfalarını taklit eden sitelere erişimin engellenmesi için aksiyon alınmasını sağladıklarını belirten Bağlıkaya, “META ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde de önemli bir mesafe aldık. Dolandırıcılık amaçlı sosyal medya hesaplarının askıya alınması konusundaki temaslarımız ve sektörümüz adına bilgilendirmelerimiz devam ediyor.” dedi.
Bağlıkaya, TÜRSAB olarak bu tür dolandırıcılıklara maruz kalan mağdur vatandaşlara ve şirket ünvanları dolandırıcılık olaylarında kullanılan seyahat acentelerine gerekli hukuki adımları atabilmeleri noktasında da destek vermeye çalıştıklarını söyledi.
Mağdurları, şikayet dilekçe örnekleri ve başvuru şekilleri konularında bilgilendirerek savcılıklara yönlendirdiklerini belirten Bağlıkaya, “Ayrıca, bu tür dolandırıcılık olaylarında ünvanları kullanılmış acentelerimizin sosyal medya hesaplarında bu hususu dile getiren notlar düşmeleri gerektiğine yönelik önerilerde bulunuyoruz. META ya da Google benzeri internet veya sosyal medya mecralarında hizmet sağlayıcı firmalara şikayetlerin iletilmesi de ayrı bir önem arz ediyor. İlgili departmanlarımız bu konuda da mağdurları bilgilendirip yönlendiriyorlar.” ifadelerini kullandı.
Bağlıkaya, tatil satın alınan web sayfasının adres çubuğundaki isminin dikkatlice kontrol edilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Zira dolandırıcılar herhangi bir tur şirketinin sayfasını kopyalayıp adres çubuğundaki bölümde küçük bir harf değişikliği yapmak suretiyle benzer bir domain adı ve sayfa tasarımıyla sahte bir site oluşturabiliyor.” dedi.
Ayrıca dolandırıcıların, izlerinin sürülmesini kolaylaştırması nedeniyle çoğunlukla sabit telefon numarası kullanmadığı bilgisini veren Bağlıkaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Görüşme ve yazışmalarını genelde WhatsApp hatları üzerinden gerçekleştirerek sahte rezervasyon işlemi sürecini tamamlamaktalar. Bu noktanın tüketiciler tarafından göz önünde bulundurulması önem taşıyor. Rezervasyon yapıldığında ödeme, seyahat acentelerinin kurumsal IBAN’ına yapılır. Ancak seyahat acentesi olmayan kişiler ödemeleri şahsi IBAN’larına almak suretiyle mağduriyete yol açmaktadır. Sosyal medya hesaplarında kullanıcı adlarının sıklıkla değişmiş olması, olası dolandırıcılığa işaret eden bir diğer nokta. Vatandaşlarımızın bu hususa dikkat etmesini özellikle tavsiye ediyoruz. Ürünün fiyatının piyasa değerinin çok altında olması hali de şüphe sebebi olup vatandaşlarımızın bu hususa da dikkat etmesini özellikle öneriyoruz.”
]]>Çevrimiçi seyahat platformu, 2024’ün ilk yarısının seyahat verilerini yayımladı. Buna göre, yılın ilk altı ayının en pahalı dış hat tek yön uçak bileti, İstanbul – Paris rotasında 299 bin 177 liraya satıldı. İç hatlardaki en pahalı tek yön uçak bileti ise İstanbul – Antalya rotasında 9 bin 117 liraya alıcı buldu. Uçak bileti fiyatlarında en ucuz dönem ise dış hatlarda Ocak, iç hatlarda Mart ayı olarak belirlendi.
Seyahat platformu turna.com, kullanıcı davranışlarından hareketle hazırladığı 2024’ün ilk yarısının seyahat raporunu yayımladı. Yaş gruplarına ve aylara göre tercih edilen destinasyonların da belirlendiği rapora göre yılın ilk yarısında iç hatlarda en çok tercih edilen rotalar İstanbul – Antalya, İzmir – İstanbul ve Adana – İstanbul oldu.
Seyahat sektörünün her geçen yıl ivmesini artırdığını kaydeden turna.com Genel Müdürü Dr. Kadir Kırmızı konuya dair, “Seyahat deneyimini geliştirmeye odaklı çalışmalarımızla kusursuz hizmet sunmaya devam ediyoruz. Kullanıcılarımızın tercihlerinden hareketle hazırladığımız 2024’ün ilk altı ayına ilişkin raporumuz da sektörümüzün hem bugününe hem de yarınına ışık tutuyor” dedi.
“SEYAHATSEVERLERİ, PLATFORMUMUZUN AYRICALIKLARIYLA TANIŞTIRIYORUZ”
Dr. Kadir Kırmızı, “Artan seyahat talepleri doğrultusunda, kullanıcılarımıza sunduğumuz hizmetleri çeşitlendirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Uçak, otobüs bileti ve otel kategorilerine ek olarak, Yunan Adaları feribot bileti ve yurt dışı tur seçeneklerini de hizmetlerimize dahil ederek yelpazemizi genişlettik. 2024’ün başında Manivela Ventures’tan aldığımız yatırım ve pazarlama desteği sayesinde, platformumuzun bilinirliğini artırarak daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştık. Hizmetlerimizi ve müşteri deneyimimizi en üst seviyeye taşımak için büyük bir motivasyonla çalışıyoruz. ‘Fırsatlara seyahat’ sloganımızla tüm seyahatseverleri turna.com’un ayrıcalıklı dünyasıyla tanıştırıyoruz. Yeni kampanyalarımızı duyurmak için de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
EN PAHALI TEK YÖN UÇAK BİLETİ 299 BİN 177 LİRAYA SATILDI
Yayımlanan rapora göre, yılın ilk altı ayının en pahalı dış hat tek yön uçak bileti, İstanbul – Paris rotasında 299.177 lira satıldı. En pahalı dış hat gidiş – dönüş uçak bileti ise İstanbul – Bangkok uçuşunda 243 bin 060 lira alıcı buldu. Aynı dönemde, iç hatlardaki en pahalı tek yön uçak bileti İstanbul – Antalya rotasında 9 bin 117 lira olurken; en pahalı iç hat gidiş-dönüş uçak bileti ise İstanbul – Dalaman rotasında 15 bin 327 lira olarak kaydedildi. Yılın ilk yarısında iç hatlarda en çok tercih edilen rotalar İstanbul – Antalya, İzmir – İstanbul ve Adana – İstanbul oldu. Dış hatlarda ise İstanbul – Bangkok birinci sırada yer alırken, onu İzmir – Tahran ve İzmir – Berlin güzergahları takip etti.
EN UCUZ İÇ HAT BİLETİ 432 LİRAYA ALICI BULDU
2024’ün en ucuz iç hat uçak bileti 432 liraya İstanbul – İzmir uçuşunda, en ucuz iç hat gidiş-dönüş uçak bileti ise Balıkesir, Edremit – İstanbul rotasında bin 043 liradan alıcı buldu. En ucuz dış hat tek yön uçak bileti 642 liraya İstanbul – Tahran rotasında, en ucuz dış hat gidiş – dönüş uçak bileti ise İstanbul – Bükreş uçuşunda 2 bin 145 liraya satıldı.
EN UCUZ UÇUŞLAR OCAK VE MART AYLARINDA YAPILDI
Rapora göre, uçak bileti fiyatlarında en ucuz dönem dış hatlarda Ocak, iç hatlarda ise Mart ayı olarak belirlendi. Dış hatlarda Ocak ayında tek yön biletler, ortalama 4 bin 763 lira, gidiş-dönüş biletler ise 8 bin 209 lira ile en düşük fiyatlarla uçulan dönem olarak kayıtlara geçti. Mart ayında ise bu fiyatlar tek yön biletlerde 5 bin 192 lira, gidiş – dönüş biletlerde ise 10 bin 596 lira ortalama ile en yüksek seviyelere ulaştı.
İç hatlarda, Mart ayında tek yön biletler bin 370 lira, gidiş-dönüş biletler ise 2 bin 608 lira fiyat ortalamasıyla satıldı. Buna karşılık, haziran ayında iç hatlarda uçak bileti fiyatları tek yönde 2 bin lira, gidiş – dönüşte 3 bin 813 lira ortalama ile en yüksek seviyelere çıktı.
GENÇLERiN TERCiHi İSTANBUL, ANTALYA, İZMİR OLDU
65 yaş üzeri yolcular, iç hatlarda en çok İstanbul, İzmir ve Antalya’ya, dış hatlarda ise Viyana, Stuttgart ve Düsseldorf’a uçtu. Öğrenciler, iç hatlarda en çok yolculuğu İstanbul, Antalya, İzmir; dış hatlarda ise Düsseldorf, Stuttgart ve Frankfurt’a yaptı.
Çiftler, dış hatlarda en çok Amsterdam, Düsseldorf ve Bangkok’a; iç hatlarda ise İstanbul, Antalya ve İzmir’e uçtu. Çocuklu aileler dış hatlarda en çok Düsseldorf, Frankfurt ve Münih’e; iç hatlarda İstanbul, Antalya ve İzmir’e gitti.
]]>Seyahat şirketi Virtuoso, Avrupa’daki lüks otel fiyatlarındaki artışa yönelik bir araştırma yayınladı. Araştırmaya göre, ortalama geceleme fiyatları 2019’a kıyasla yüzde 70 arttı. Rezervasyonların yoğunlaştığı temmuz ayında ise bu artışlar yüzde 85’leri bulabiliyor. Küresel çapta hissedilen enflasyonun yaz tatili planlarını da etkilediğini söyleyen turizm odaklı premium ajans IQUEEM’in Kurucusu Berkun Meral, ” Türkiye, Avrupa’daki fiyat artışlarının 2019’a kıyasla yüzde 70’i bulduğu bu ortamda Euro veya dolar harcayan, aynı zamanda tatil tercihini yaşama maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelerden yapmak isteyen turistler için ideal destinasyonlardan birine dönüşüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yaz sezonunun yaklaşmasıyla Türkiye’nin turizm bölgelerinde de hareketlilik sinyalleri görülmeye başlandı. Öte yandan küresel enflasyon, dünya çapında, farklı ülkelere seyahat etmek isteyen turistlerin tatil planlarını ve seyahat tercihlerini etkiledi. Küresel çapta 27 bin katılımcıyla gerçekleştirilen Seyahat Beklentileri 2024 araştırması, 2 kişiden birinin (yüzde 52), yaşadıkları ülkelerden daha ucuz ülkelerde, yaşama maliyetlerinin düşük olduğu destinasyonlarda tatil yapmak istediğini ortaya çıkardı. Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan turizm odaklı premium ajans IQUEEM’in Kurucusu Berkun Meral, “2024’ün en önemli gündemlerinden biri olan yaşama maliyeti artışları, kur farkı veya diğer sebeplerle yaşamanın daha ucuz olduğu ülkeleri ve iyi deneyimleri hesaplı fiyatlarla sunan tesisleri ön plana çıkarıyor. Bu arayışı değerlendirmek isteyen turizmciler için önemli fırsatlar var” dedi.
YAŞAMA MALİYETLERİ 5 KİŞİDEN ÜÇÜNÜN SEYAHAT PLANLARINI KISITLIYOR
33 ülkeden 27 binden fazla turistin katıldığı araştırmada, katılımcıların yüzde 62’si artan yaşam maliyetlerinin seyahat planlamalarını etkilediğini söyledi. Enflasyonun 2023 ve 2024’te küresel bir sorun olduğuna dikkat çeken Berkun Meral, “Enflasyon, son tüketicinin geleceği planlarken daha temkinli davranmasını ve keyfi taleplerinden ödün vermesini beraberinde getirdi. Yine de yaz tatilleri, özellikle masa başı çalışan kesim için önemli kaçış noktaları olmayı sürdürüyor. Doğru iletişim kanalı bulunduğunda, tatilde masraftan kaçınmayan tüketicilere erişmek ve yaşam maliyetlerinin turizm gelirlerine etkisini en aza indirmek mümkün. Bu etkileşimi kurmanın yolu ise online görünürlükten ve turizm sektörü için dijital pazarlamadan geçiyor” diye konuştu.
AVRUPA’DAKİ LÜKS OTELLER 2019’A KIYASLA YÜZDE 70 DAHA PAHALI
Enflasyonun ve artan yaşam maliyetlerinin etkisinin lüks turizmde dahi hissedildiğine dikkat çeken Berkun Meral, “Seyahat şirketi Virtuoso’ya göre Avrupa’daki lüks otel fiyatları bu yıl zirve seviyelere ulaştı. Ortalama geceleme fiyatları 2019’a kıyasla yüzde 70 arttı. Rezervasyonların yoğunlaştığı temmuz ayında ise bu artışlar yüzde 85’leri bulabiliyor. Buna rağmen dünyanın dört bir yanında lüks seyahate önem veren ve seyahat deneyiminden ödün vermeyen bir kitle de var. Türkiye, Avrupa’daki fiyat artışlarının 2019’a kıyasla yüzde 70’i bulduğu bu ortamda euro veya dolar harcayan, aynı zamanda tatil tercihini yaşama maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelerden yapmak isteyen turistler için ideal destinasyonlardan birine dönüşüyor. 15 yıldır Türkiye’nin en büyük ve küresel çapta tanınan otellerinin dijital pazarlama süreçlerine katkıda bulunan ve premium deneyimleri dijitalde de premium içeriklerle yansıtan IQUEEM olarak biz de tam olarak bu noktada devreye giriyoruz” dedi.
“2 KİŞİDEN BİRİ DENEYİM ODAKLI TEKLİFLERİ KABUL EDİYOR”
Yaşam maliyetleri tatil planlarında bütçe kesintilerini beraberinde getirse de 2 tüketiciden birinin konaklama veya seyahat deneyimlerini genel anlamda iyileştiren teklifleri reddetmediğine dikkat çeken IQUEEM Kurucusu Berkun Meral, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:
“Bu trend de doğruluyor ki doğru teklifler, doğru kelime ve deneyimlerle, doğru zamanlarda kullanıcının karşısına çıktığında, satışa dönüşmesi fazlasıyla olası. Kaliteli hizmet, gerçek ve premium deneyimler, küresel çapta turistlerin tatil tercihlerini ve destinasyon seçimlerini etkileyen başlıca öğelerden biri.”
]]>(ANKARA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, dördüncü çeyrekte yurt içinde ikamet eden 9 milyon 616 bin kişi seyahate çıktı. Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 101 artarak 229 milyar 795 milyon 451 bin TL oldu.
TÜİK, 2023’ün dördüncü çeyreğine ilişkin hane halkı yurt içi turizm verilerini açıkladı. Buna göre, dördüncü çeyrekte yurt içinde ikamet eden 9 milyon 616 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32 artarak 11 milyon 509 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 77 milyon 472 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 6,7 gece oldu.
Yıllık olarak değerlendirildiğinde, 2023 yılında toplam seyahat sayısı bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artarak 61 milyon 463 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10,9 artarak 473 milyon 79 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7,7 gece oldu.
SEYAHATE ÇIKANLAR, 4. ÇEYREKTE 45 MİLYAR 734 MİLYON 935 BİN TL HARCADI
Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2023 yılının IV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 140 artarak 45 milyar 734 milyon 935 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 93’ünü 42 milyar 526 milyon 11 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7’sini ise 3 milyar 208 milyon 924 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 3 bin 974 TL oldu.
Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 101 artarak 229 milyar 795 milyon 451 bin TL oldu. Bu harcamaların yüzde 91’ini 209 milyar 128 milyon 153 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 9’unu ise 20 milyar 667 milyon 298 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 3 bin 739 TL oldu.
EN FAZLA HARCAMA YEME-İÇME
Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içerisindeki dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,2 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 30 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 11,6 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 136,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 126 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 189,9’luk artış görüldü.
YEME İÇMEYE HARCANAN PARA GEÇEN YILA GÖRE ARTTI
Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içerisindeki dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,3 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 17 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 111, ulaştırma harcamalarında yüzde 72 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 164,3’lük artış görüldü.
YAKINLARI ZİYARET AMACI İLE YAPILAN SEYAHATLER YÜZDE 60,5 İLE İLK SIRADA
Bu çeyrekte, seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 26,7 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise yüzde 5,2 ile “sağlık” yer aldı. Seyahate çıkış amaçları yıllık olarak değerlendirildiğinde ise, yüzde 58,3 ile “yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 33,1 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise yüzde 3,7 ile “sağlık” amacıyla yapılan seyahatler yer aldı.
SEYAHATE ÇIKANLAR EN ÇOK ARKADAŞ VEYA AKRABA EVİNDE KALDI
Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 53 milyon 619 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 11 milyon 746 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 5 milyon 941 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı. Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 320 milyon 410 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. İkinci sırada 72 milyon 620 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 38 milyon 263 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
]]>
Bağlıkaya, AA muhabirine, bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasının sektör açısından çok değerli olduğunu anlatarak, kararın erken alınmasının vatandaşların ve seyahat acentelerinin planlamalarını yapabilmelerine olanak sağlayacağını vurguladı.
Kararın yurt içi pazarı daha da hareketlendireceğini söyleyen Bağlıkaya, “Güçlü bir iç turizm hareketi, sektörümüzün ve ülkemizin kalkınmasında son derece önemli bir role sahip. Seyahat acentelerimiz birçok kültür destinasyonuna ve her bütçeye uygun turlar hazırladı. Bayram dönemi ve okul ara tatilinin birleşeceği dönemde vatandaşlarımızı ülkemizin dört bir yanında tatil yapmaya davet ediyoruz.” dedi.
Ramazan Bayramı ile 6 Nisan’da başlayacak ikinci ara tatilin birleşmesinin iç pazarda ciddi hareketlilik sağlayacağını kaydeden Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu dönemde memleket ve akraba ziyaretleri dahil olmak üzere vatandaşlarımızın 20 milyon civarında seyahat gerçekleştirmesini bekliyoruz. Bu seyahatlerin 2 milyonluk bölümünü doğrudan turizm hareketleri oluşturacak. Bayram tatilinde turizm tesislerine giriş sayısının 1,5 milyon düzeyinde olmasını, diğer konaklama türleri de eklenince turistik konaklama sayısının 2 milyona ulaşmasını bekliyoruz. Ara tatil ve bayram tatili dönemindeki memleket, akraba ziyaretleri ile turizm hareketliliğini kapsayan tüm seyahatlerin oluşturacağı ekonomik hacmin ise toplamda 100 milyar lira seviyelerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz.”
Kültür turları öne çıkıyor
Seyahat acentelerinin yurdun dört bir yanını kapsayan alternatif turlar hazırladığını, Akdeniz Bölgesi’ndeki otellere, doğa ve kültür turlarına ilginin yüksek olduğunu belirten Bağlıkaya, “Kültür turlarında GAP, Karadeniz ve Kapadokya turları öne çıkıyor. Seyahat acentelerimiz 3, 4 ve 5 gecelik turları vatandaşlarımızın beğenilerine sundu. Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla 6-7 gecelik turlar da talep görmeye başlayacak. Şu anda yoğunluk 3 ve 4 gecelik turlarda.” diye konuştu.
Firuz Bağlıkaya, yurt dışı turlar konusunda en büyük engelin vize sorunu olduğunu ifade ederek, “Vize konusunda yaşanan sıkıntılar ne yazık ki devam ediyor. Bu nedenle Avrupa ülkelerine gitmek isteyip vize başvurusu reddedilen vatandaşlarımızın vizesiz olan Balkan turlarına, Mısır gibi destinasyonlara yöneldiklerini görüyoruz. Genellikle 3 gece 4 gün ve 4 gece 5 günlük turlar daha çok talep görüyor.” değerlendirmesini yaptı.
8 bin liradan başlayan fiyatlar
Bağlıkaya, seyahat acentelerinin bayram tatili için yurt içi ve yurt dışı turlarda her bütçeye uygun paketler hazırladığı bildirerek, “Bayramda yurt içinde 3 gecelik otobüslü kültür turlarında kişi başı fiyatlar 8 bin liradan, 5 gecelik turlar ise 11 bin liralardan başlıyor. Uçaklı yurt içi turlarda bu fiyat ortalaması 15 bin liraya yükseliyor. Yurt dışı turlarda fiyatlar kişi başı 400 avrodan başlayıp gidilecek destinasyonun uzaklığına ve ulaşım aracına göre değişiklik gösteriyor. Ortalama tur fiyatı ise 1000 avro düzeyinde.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların tatillerini rahat ve güvende geçirmeleri için TÜRSAB üyesi seyahat acentelerini tercih etmeleri gerektiği, özellikle sosyal medya üzerinden organize edilen belgesiz turlara karşı uyarı yapan Bağlıkaya, bu durumun ciddi mağduriyetlere yol açtığını, tatillerin mutlaka TÜRSAB üyesi seyahat acentelerinden alınması gerektiğine işaret etti.
Yurt dışından Türkiye’ye yönelik erken rezervasyonların da iyi gittiğini söyleyen Bağlıkaya, “Ülkemizin turizm potansiyeli son derece yüksek. Türkiye, dünyanın en çok yabancı ziyaretçi ağırlayan ülkelerinden biri.” dedi.
Bağlıkaya, başta Almanya, Rusya ve İngiltere olmak Türkiye rezervasyonlarında önemli artışlar olduğunu belirterek, sözlerini, “Ancak gelen ziyaretçiler ağırlıklı olarak 3-4 şehrimizde yoğunlaşıyor. Bunu değiştirmemiz gerekiyor. Bu düşünceden hareketle hayata geçirdiğimiz ‘Turizm Yüzyılı’ projesi ile ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan turizmin ülkemizin dört bir yanına ve yıl geneline yayılmasını sağlamayı hedefledik. Turizmi 12 aya ve yurt geneline yayarak hem yurt dışından ülkemize daha çok turist gelmesi hem de turizm gelirimizin artması için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz.” diye tamamladı.
]]>Kural ihlali yapmayan otobüs şoförüne teşekkür
NEVŞEHİR – Nevşehir’de şehirlerarası otobüslerde sivil denetim yapan trafik polisi, yolculuk boyunca kural ihlali yapmayan sürücüye teşekkür edince, yolcular da alkışlarla karşılık verdi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı’nın talimatları ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin sürekli olarak denetlenmesi ve araç sürücüleri üzerinde ‘Algılanan Yakalanma Riski Duygusunun yoğun şekilde hissettirilmesi’ amacıyla; 2023 yılı içerisinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nce farklı illere 45 adet sivil trafik polisi görevlendirilerek otobüs denetimi planladı. 2023 yılında planlanan denetimlerin tamamı yapılırken, denetimlerde kusuru görülen 44 otobüs sürücüsüne de cezai işlem uygulandı.
Denetimler artarak devam edecek
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından, trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınan tedbirlerin uygulanması 2024 yılında da devam ediyor. Bu tedbirler çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs şoförlerinin, seyahat boyunca trafik güvenliğine ilişkin davranışları, kural ihlali yapıp yapmadığının, varsa ihlallerinin tespit edilmesi için sivil trafik denetim personeli görevlendirdi. Görev çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, önce Nevşehir’den Ankara’ya, daha sonra da Ankara’dan Nevşehir’e gelecek özel bir firmaya ait otobüste denetim yapmak üzere sivil trafik polisi görevlendirdi.
Sürücüye teşekkür etti
Görevli trafik polisi Mehmet Koçak, seyahat süresince otobüs şoförünün kural ihlali yapıp yapmadığını denetledi. Görevli trafik polisi Koçak, otobüs Nevşehir otogarına girince kendisini tanıttı ve Ankara’dan Nevşehir Otogarı’na kadar geçen seyahat süresince hiçbir kural ihlali yapmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe’ye teşekkür etti. Otobüs içerisinde bilgilendirme yapan Sivil Trafik Polisi Mehmet Koçak; “Ben Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’nde trafik polisi olarak görev yapmaktayım. Ben de sizlerle birlikte seyahat ettim. Bu seyahatimden otobüs firmasının ve şoförün bilgisi yok. Amacım seyahat esnasında otobüs şoförünün, trafik kural ihlali yapıp yapmadığını, şoförün ve yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıklarını tespit etmekti” dedi.
“Kendi güvenliğiniz için 112’ye ihbarda bulunun”
Otobüslerin karışmış oldukları trafik kazalarında emniyet kemeri takılmadığından araçtan savrulmaların ve araçların altında kalmak suretiyle yaralanma ve ölümler olduğunu söyleyen Trafik Polisi Mehmet Koçak; “Seyahatimiz başladığı andan itibaren seyahatimiz bitene kadar, emniyet kemeri takmak zarurettir ve zorunludur. Bu seyahatimizde şoför arkadaşımızın kural ihlali yaptığına rastlamadım. Bu nedenle sizlerin adına kendisine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki seyahatlerinizde de otobüs şoförlerinin kural ihlali yaptığı zaman 112 çağrı merkezini arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Bu şekilde kendi güvenliğinizi sağlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Seyahat süresince denetlendiğinin farkında olmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe de yapılan denetimden çok memnun olduğunu söyledi. Yeşiltepe; “Kontrol ve denetim çok güzel bir şey. Her zaman yapılsa daha güzel olur. Bu uygulama hem bizler için, hem de yolcular için çok iyi. En azından bu denetlemeler sayesinde trafik kazaları hat safhada olmaz” şeklinde konuştu.
]]>Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığının talimatları ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin sürekli olarak denetlenmesi ve araç sürücüleri üzerinde ‘Algılanan yakalanma riski duygusunun yoğun şekilde hissettirilmesi’ amacıyla; 2023 yılı içerisinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce farklı illere 45 adet sivil trafik polisi görevlendirilerek otobüs denetimi planladı. 2023 yılında planlanan denetimlerin tamamı yapılırken, denetimlerde kusuru görülen 44 otobüs sürücüsüne de cezai işlem uygulandı.
Denetimler artarak devam edecek
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından, trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınan tedbirlerin uygulanması 2024 yılında da devam ediyor. Bu tedbirler çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs şoförlerinin, seyahat boyunca trafik güvenliğine ilişkin davranışları, kural ihlali yapıp yapmadığının, varsa ihlallerinin tespit edilmesi için sivil trafik denetim personeli görevlendirdi. Görev çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, önce Nevşehir’den Ankara’ya, daha sonra da Ankara’dan Nevşehir’e gelecek özel bir firmaya ait otobüste denetim yapmak üzere sivil trafik polisi görevlendirdi.
Sürücüye teşekkür etti
Görevli Trafik Polisi Mehmet Koçak, seyahat süresince otobüs şoförünün kural ihlali yapıp yapmadığını denetledi. Görevli trafik polisi Koçak, otobüs Nevşehir Otogarı’na girince kendisini tanıttı ve Ankara’dan Nevşehir Otogarı’na kadar geçen seyahat süresince hiçbir kural ihlali yapmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe’ye teşekkür etti. Otobüs içerisinde bilgilendirme yapan Sivil Trafik Polisi Mehmet Koçak, “Ben Nevşehir Emniyet Müdürlüğünde trafik polisi olarak görev yapmaktayım. Ben de sizlerle birlikte seyahat ettim. Bu seyahatimden otobüs firmasının ve şoförün bilgisi yok. Amacım seyahat esnasında otobüs şoförünün, trafik kural ihlali yapıp yapmadığını, şoförün ve yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıklarını tespit etmekti” dedi.
“Kendi güvenliğiniz için 112’ye ihbarda bulunun”
Otobüslerin karışmış oldukları trafik kazalarında emniyet kemeri takılmadığından araçtan savrulmaların ve araçların altında kalmak suretiyle yaralanma ve ölümler olduğunu söyleyen Trafik Polisi Mehmet Koçak, “Seyahatimiz başladığı andan itibaren seyahatimiz bitene kadar, emniyet kemeri takmak zarurettir ve zorunludur. Bu seyahatimizde şoför arkadaşımızın kural ihlali yaptığına rastlamadım. Bu nedenle sizlerin adına kendisine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki seyahatlerinizde de otobüs şoförlerinin kural ihlali yaptığı zaman 112 çağrı merkezini arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Bu şekilde kendi güvenliğinizi sağlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Seyahat süresince denetlendiğinin farkında olmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe de yapılan denetimden çok memnun olduğunu söyledi. Yeşiltepe; “Kontrol ve denetim çok güzel bir şey. Her zaman yapılsa daha güzel olur. Bu uygulama hem bizler için hem de yolcular için çok iyi. En azından bu denetlemeler sayesinde trafik kazaları had safhada olmaz” şeklinde konuştu. – NEVŞEHİR
]]>Hacı Bayram Veli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü mezunu Gürkan, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Ziraat Fakültesinde eğitimini tamamlayan Serkan ile Abant İzzet Baysal Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü son sınıf öğrencisi Furkan Özalp, 2018 yılında arkadaşlarıyla tatil yapmak için İzmir’e gitti.
Beraber tatil yapmanın ve seyahat etmenin farklı bir duygu olduğunu keşfeden üçüzler, Türkiye’yi ve dünyayı gezmeye karar verdi.
Seyahatlerine otostop çekerek Ege kasabalarıyla başlayan üçüzler, çadır kurarak konaklama ihtiyaçlarını karşıladı.
Daha sonra yurt içi konaklamalarında Gençlik ve Spor Bakanlığının yurtlarda ücretsiz konaklama imkanı sunduğu “Seyahatsever” projesinden faydalanan gençler, bu sayede Türkiye’nin birçok ilini gezdi.
Ucuz bilet buldukları uçakla ve farklı ulaşım yollarıyla bazı ülkelere de giden üç kardeş, gezip gördükleri yerleri sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. Yılın büyük bölümü evden uzak olmaları nedeniyle aileleriyle kısıtlı zaman geçiren üçüzler, imkanları dahilinde seyahatlerini sürdürmek istiyor.
“Seyahatsever projesi büyük avantaj”
Furkan Özalp, AA muhabirine, kardeşleri ve arkadaş grubuyla başlayan seyahatlerinin farklı bir boyuta ulaştığını söyledi.
Sosyal medyada gördükleri gezginlerden etkilendiklerini dile getiren Özalp, salgın nedeniyle bir süre ara verdikleri seyahatlerini 6 yıldır sürdürdüklerini belirtti.
Özalp, Gençlik ve Spor Bakanlığının “Seyahatsever” projesiyle gitmek istedikleri il sayısının arttığını aktararak, Türkiye’de 40’dan fazla şehri gezdiklerini anlattı.
Konaklama ihtiyacının karşılanması noktasında projenin büyük bir avantaj olduğunu belirten Özalp, “Konaklamayı hallettikten sonra gerisi bir şekilde halloluyor. Gürkan kardeşim bir yerlerde çalışarak geziyor, ben KYK kredimi biriktirerek yapıyorum bu işi.” dedi.
Özalp, kardeşlerine göre yurt dışı deneyiminin daha az olduğuna değinerek, şöyle devam etti:
“Gürcistan ve Fas’a gittim. Serkan; İran, Mısır ve Sri Lanka’ya gitti. Gürkan’ın gittiği ülke 13 oldu. Gürcistan, Azerbaycan, İran, Mısır, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Sri Lanka ve Balkan ülkelerini gezdi. Gürkan eğlence ağırlıklı seyahat ediyor. Şu anda Sri Lanka’da sörf öğrenmeye çalışıyorlar. Gürkan’ın amacı; daha çok yeni tecrübeler ve deneyimler elde etmek. Benimki biraz daha tarihi yerleri gezip görmek, insanlarla konuşup hayat hikayelerini dinlemek. Serkan’ın amacı da iş hayatına atılmadan önce bir daha fırsatı olmaz düşüncesiyle bir yerleri gezip görmek.”
“Görmek istediğim 30-40 ülke var”
Gürkan Özalp ise gezmekten keyif aldığını belirterek, Ege kıyılarında kamp yaparak başlayan serüvenlerinin, Bakanlığın projesiyle Türkiye turu, daha sonra ise dünya turu olarak devam ettiğini dile getirdi.
Vakti ve imkanı varken gidebildiği yerlere giderek farklı yerler görmek istediğini anlatan Özalp, “Çoğu gezgin bütün ülkeleri gezmek ister ama benim öyle bir hedefim yok. Görmek istediğim 30-40 ülke var. Onları görsem, ondan sonra Güneydoğu Asya’da herhangi bir ülkeye yerleşsem bana yeter.” dedi.
Serkan Özalp ise 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından gönüllü olarak gittiği bölgede 8 gün kaldığını aktararak, gördüklerinden etkilenerek önceliklerinin değiştiğini anlattı.
Maddi kazanımlar yerine zamanı iyi değerlendirmeye ağırlık verdiğini belirten Özalp, hayatına bu doğrultuda yön verdiğini, seyahat etmenin de bunun bir parçası olduğunu ifade etti.
“Biz belki 8 şehre gidemedik, çocuklarım 80 yere gitti”
Üçüzlerin annesi Ayşe Özalp, çocuklarının kendi başlarına seyahat etmelerine önce karşı çıktıklarını, daha sonra desteklediklerini söyledi.
Çocuklarının istediği yere özgürce seyahat ettiğini belirten Özalp, “Özlem var. Ertesi gün hatta gittikleri gün bile oluyor. Ama bazı şeyler artık alışkanlık haline geliyor. Alıştık uzakta olmalarına. Gidiyorlar 15 gün-1 ay, sonra tekrar geliyorlar. Sağlıklı olduklarını bilelim, nerede oldukları önemli değil.” diye konuştu.
Özalp, en önemli isteklerinin çocuklarının çalışıp evlenmesi olduğuna değinerek, “Biz okulları bittikten sonra işe girmelerini isteriz ama onlar gezmeyi tercih etti. Yaptıkları şey de küçümsenecek şey değil. Çok büyük bir iş başarıyorlar. Biz anne ve babaları olarak belki 8 ile gidemedik, çocuklarım 80 yere gitti. Yıl içinde belki 15 gün görüyoruz, 350 gün yoklar.” ifadesini kullandı.
Baba Rahmi Özalp ise çocuklarının gezmeye erken başladığını dile getirerek, “Bizimle beraber gezerken bir baktık ki kendileri gezmeye başladı.” dedi.
Çocuklarını özlediklerine ancak onların farklı yerler, insanlar, kültürler görmelerinin kendileri için avantaj olduğuna işaret eden Özalp, “Çadır ve otostopla başladılar, sonra KYK yurtları, projelerle bir anda yurt dışına çıkmaya başladılar.” sözlerine yer verdi.
]]>Ülkelerindeki kötü ekonomik koşulların aksine her iki isim de uçak yolculuğu tutkularından vazgeçmemeleri ve bu yolculukların sebep olduğu maliyetler nedeniyle hiç de hoş olmayan tanımlamalara konu oldu.
Kenya’da yayın yapan Standard gazetesi, Ruto’ya “Uçan Başkan” lakabını taktı.
Gazete, “Ülkedeki hayat pahalılığıyla başa çıkma taleplerine rağmen, uçma sevgisi o kadar büyük ki hiçbir fırsatı kaçırmıyor” dedi.
Nijerya muhalefet lideri Atiku Abubakar, Tinubu’nun geçen ay Avrupa’ya yaptığı seyahatlerinden biri sırasında, sosyal medya hesabından, Nijerya’nın bir “baş turiste” ihtiyacı olmadığını söyledi.
Abubakar, cumhurbaşkanının “Nijerya güvensizlik okyanusunda boğulurken” yaptığı özel ziyareti eleştirdi.
Bu tip yorumlar, herkes tarafından ortaya atılabilecek ucuz eleştiriler olarak görülebilir. Devlet başkanlarının, liderler toplantılarına katılması ve dış ilişkileri geliştirmesi beklenebilir. Bu sadece diplomatik ilişkilerden dolayı değil, imzalanacak yatırım anlaşmaları bakımından ekonomik nedenlerle de olabilir.
Ancak bazı uzmanlar, görevde bulunduğu altı yıl boyunca Afrika dışında hiç seyahat etmemiş 2021 yılında hayatını kaybeden eski Tanzanya Cumhurbaşkanı John Magufuli’yi de örnek gösteriyor.
Kenya dış politika analisti Prof. Macharia Munene, bazı seyahatlerin gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte diğerlerinin şüphesiz “savurganlık” olduğunu söylüyor.
BBC’ye konuşan Munene, “Havada olmayı seven başkanlarınız var… Bu gezilerin bazıları ülke için değil, kişisel böbürlenmeden dolayı” dedi.
Ruto, Tinubu ve sözcüleri gezilerin, bazı sorunların çözüme kavuşması için hayati önemde olduğunu savunuyor. Kendilerinin de bu sorunları görmezden gelmekle suçlandıklarını söylüyorlar.
Göreve gelmesinden bu yana geçen sekiz ay içinde Tinubu 14 seyahat gerçekleştirdi. Oranlarsak, ayda ortalama ikiden biraz az.
Ancak bu, 2022’de başkan olduğundan bu yana yurt dışına yaklaşık 50 seyahat gerçekleştiren Ruto’nun yanında bir hayli az. Ruto, ayda ortalama üçten fazla kez seyahat ediyor.
Buna karşılık Ruto’nun selefi Uhuru Kenyatta on yıllık görev süresi boyunca ayda ortalama bir yurt dışı seyahati gerçekleştirerek Nijerya’nın bir önceki Cumhurbaşkanı Muhammadu Buhari’nin rekoruna benzer bir performans sergilemişti.
Diğer dünya liderleri de uçuş millerini artırdı. Ancak Ruto ve Tinubu’ya seyahatlerinin ne kadar gerekli olup olmadığı soruluyor.
Nijeryalı ve Kenyalı liderlerin her ikisi de geçen ayın sonunda Avrupa’daydı.
Ruto İtalya’da İtalya-Afrika zirvesine katılırken, Tinubu geçen Mayıs ayından bu yana üçüncü kez gittiği Fransa’ya açıklanamayan “özel ziyaretine” devam ediyordu. Ruto’nun o tarihten bu yana başka seyahatleri de oldu.
Haziran 2023’te, göreve geldikten sadece üç hafta sonra, Tinubu iki günlük bir iklim zirvesi için Paris’e gitti. Tinubu, seçildikten hemen sonra geçiş sürecini planlamak ve “dinlenmek” için yine Fransa’daydı.
Tinubu, Paris’ten İngiltere’ye geçerek selefi Buhari ile özel görüşmelerde bulundu. Buhari de seçimlerden sonra “dinlenmek” için seyahat etmişti. Tinubu, bir hafta sonra, Batı Afrika bloğu ECOWAS’ın bir toplantısı için Gine-Bissau’ya gitti ve ardından da Kenya’nın başkenti Nairobi’ye geçti.
Nijerya lideri Tinubu, Ağustos ayında Benin’i, Eylül ayında ise Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve BM Genel Kurulu için ABD’yi ziyaret etti. Ardından da Paris’e gitti.
Ekim ayının tamamını ülkesinde geçirdikten sonra Tinubu, Kasım ayının sonunda Suudi Arabistan, Gine-Bissau ve Almanya’yı ziyaret etti ve bir hafta sonra da Dubai’ye gitti.
Nijerya Cumhurbaşkanlığı bu gezilerin yabancı yatırımları çekmek için önemli olduğunu söyledi.
Tinubu, 2024 yeni yılı için yayımladığı mesajında, “Çıktığım her yurt dışı seyahatinde yatırımcılara ve diğer iş insanlarına verdiğim mesaj aynı olmuştur. Nijerya iş için hazır ve açık” dedi.
Ruto’nun 2022’de göreve başlamasından bu yana seyahat programı daha da yoğun oldu.
Kenya Cumhurbaşkanı Ruto, Eylül 2022’den Aralık 2023’e kadar her ay en az iki kez yurt dışına seyahat etti. Mayıs 2023’te ise beş seyahat gerçekleştirdi. Küresel etkinlikler ve ikili görüşmeler için çeşitli Afrika ülkelerine, Avrupa’ya ve ABD’ye seyahat etti.
Bu yıl Ocak ayında Uganda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve İtalya’ya gitti. Ruto içinde bulunduğumuz Şubat ayında da Japonya ve BAE’ye gitti.
Harcamalar da tartışma konusu
İki liderin seyahatleri sadece sık olduğu için değil, maliyetleri bakımından da sorgulanıyor.
Nijerya gazetesi Punch’ın hükümet harcamalarını takip eden bir sivil teknoloji platformu GovSpend’e dayandırdığı haberine göre, Tinubu’nun görevinin ilk altı ayında yurt içi ve yurt dışı seyahatler için en az 3,4 milyar naira (2,2 milyon dolar) harcadığı söyleniyor. Bu 2023 yılı için bütçelenen miktardan yüzde 36 daha fazla.
Kenya’da hükümet harcamalarını denetleyen bağımsız kurum, geçen yıl Temmuz ayına kadar olan ve Ruto’nun başkanlığının dokuz ayını kapsayan yılda başkanlık ofisinin seyahat harcamalarında önemli bir artış olduğunu raporladı.
Yıl boyunca hem yurt içi hem de yurt dışı seyahatler için yapılan toplam harcama bir önceki yılın seyahat bütçesini yüzde 30’dan fazla aşarak 1,3 milyar Kenya şilininin (9,2 milyon dolar) üzerinde gerçekleşti.
Kenya hükümet sözcüsü BBC’nin Ruto’nun seyahatleriyle ilgili sorularına yanıt vermedi. Ancak gerek başkan ve gerekse de sözcüsü sık sık söz konusu bu seyahatlerin gerekçelendirini açıkladı.
Ruto, “turist gibi seyahat etmediğini” ve gezilerin yabancı yatırım almak ve yurt dışındaki Kenyalılar için istihdam yaratmak için gerekli olduğunu, yakın zamanda yapılan anlaşmalarla 300 binden fazla iş fırsatı sağladığını söyledi.
Japonya’ya yaptığı son gezinin ardından Kenya lideri Ruto, 2,3 milyar dolardan fazla değere ulaşan anlaşmalar imzalandığını söyledi.
İki ülke de liderlerin yaptığı gezilerin faydalarını vurgularken, aynı zamanda hükümet çalışanlarının yurt dışına seyahat etmesine yönelik eleştirilere karşı bazı önlemler de aldı.
Kenya, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde “israf” suçlamalarının ardından kamu hizmeti seyahat bütçesini yüzde 50 oranında azalttığını açıkladı. Öte yandan bu durum, faydalı olduğu sürece seyahatlerden kaçınmayacağını söyleyen başkanın kendisini etkilememiş gibi görünüyor.
Nijerya Cumhurbaşkanı da geçen ay resmi seyahat heyetinin yaklaşık yüzde 60 oranında azaltıldığını duyurdu. Sözcüsü Ajuri Ngelale tarafından açıklanan talimat, başkanın kendi seyahat maiyetinin azaltılmasını da içeriyordu, ancak seyahatlerinin sayısını azaltıp azaltmayacağını söylemedi.
Ancak seyahat masraflarının endişe yarattığı ülkeler sadece Kenya ve Nijerya değil.
Geçen yıl sandık başına giden Kongolular da Devlet Başkanı Félix Tshisekedi’ye benzer eleştiriler yöneltti.
Geçen Kasım ayında Malavi Devlet Başkanı Lazarus Chakwera, ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlar nedeniyle kendisi ve bakanları için tüm uluslararası seyahatleri askıya aldı ve yurt dışında bulunan herkesin geri dönmesini emretti.
Uganda, Gambiya, Namibya ve Sierra Leone de geçen yıldan bu yana hükümet yetkililerinin seyahat harcamalarını ele almak zorunda kalan diğer ülkeler oldu. Namibya ve Sierra Leone liderleri de ulusal gazeteleri tarafından tıpkı Kenya Cumhurbaşkanı Ruto gibi “uçan başkan” olarak nitelendirildi.
]]>Türkiye’nin önde gelen seyahat firmalarından Kamil Koç, 2023 yılına ilişkin verilerini açıkladı. Yeni yatırım ve iş birlikleri ile filosunu büyüten, seyahat ağını genişleten, sefer ve yolcu sayısını arttıran Kamil Koç, 2023 performansını ve 2024 hedeflerini açıkladı.
“Cumhuriyetimizin 100. yıl coşkusunu ülkemizin dört bir yanına taşıdık”
98 yıllık bir firma olarak 2023’te, Cumhuriyet’in 100’üncü yılına yaraşır bir performans sergilediklerini vurgulayan Kamil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, şu açıklamalarda bulundu: “Pandemi etkisinin hafiflediği ve umutla başladığımız 2023 yılının henüz başında, büyük deprem felaketi yaşadık. 11 ilimizin içinde bulunduğu geniş bir coğrafi alanda yıkıma yol açan 6 Şubat depreminin ilk saatleri itibariyle harekete geçerek, afet bölgesine yönelik seferlerimizi arttırdık. Ayni ve nakdi yardımların yanı sıra yine ilk saatler itibari ile yaklaşık 20 otobüsümüzü, başta arama kurtarma ve sağlık ekiplerinin havalimanı, şehir içi ve şehirlerarası transferleri olmak üzere Afet Koordinasyon Merkezi’nin emrine sunarak, gece gündüz arama kurtarma çalışmalarına katkı sunduk. Ülkemiz için zorlu başlayan bu yılda, yine tarihimizin en önemli günü olan Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladık. Kamil Koç olarak, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yola çıkmış ve kendisi ile yol arkadaşlığı yapmaktan her zaman gurur duymuş bir marka olarak, bu özel yılın anısına 100 aracımızı, özel olarak hazırlanan 100. Yıl tasarımı ile giydirerek, Cumhuriyet coşkusunu ülkemizin dört bir yanına taşımaya çalıştık.”
“Türkiye’de ve Avrupa’da yeni duraklarla seyahat ağımızı daha da genişlettik”
Araç yatırımları kapsamında 2023 yılında filolarına 10 adet sıfır araç kattıklarının altını çizen Kepek, “Halihazırda 2 bin personelimiz dahil Kamil Koç çatısı altında 6-7 bine ulaşan çalışanımız ve günde gerçekleştirdiğimiz 1.000’den fazla sefer ile ülkemizin bu alandaki öncü markası olmaya devam ediyoruz. Filomuzda 250’ye yakın kendi özmal aracımız dahil markamız altında hizmet veren yaklaşık 1.000 araçlık filomuzla, ülkemizin 72 ilindeki 357 seyahat noktasında yolcularımıza hizmet verdik. Yurt içinde son olarak, ülkemizin medeniyetler beşiği şehri Mardin ile karşılıklı seferlerimizi başlattık. Yine yıl içinde Avrupa’nın en büyük şehirlerarası otobüs ağı ve pazar liderliğine sahip iş ortağımız FlixBus ile birlikte bu kıtadaki seyahat ağımıza Bulgaristan’ın Rusçuk ve Romanya’nın Köstence şehirlerini ekledik. Bu iki şehrin ile birlikte halihazırda Avrupa’da 6 noktada hizmet veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hem sefer hem de yolcu sayısında 2022 yılını geride bıraktık”
Kepek, “Tüm bu yatırım ve iş birliklerimiz sayesinde ise, zorlu başlayan 2023 yılını beklentilerimiz doğrultusunda tamamladık. 2022 yılında toplamda 294 bin olan sefer sayımızı, 2023’te 340 bine çıkardık. Bu süreçte taşıdığımız toplam yolcu sayısı da 15.5 milyona ulaştı. 2023 yılında yaklaşık 300 milyon kilometre yol katetti. Diğer bir deyişle Kamil Koç araçları, dünyanın etrafını yaklaşık 7 bin 500 kez dolaşmış ya da Venüs’e 4 kez veya Mars’a yaklaşık 3 kez gidip-gelmiş oldular. Ulaştığımız bu rakamlar da, Kamil Koç’un organizasyon büyüklüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.
“Bursa-İstanbul hattı en fazla yolcu taşıdığımız güzergah oldu”
Yıl içinde en fazla yolcu ve sefer sayısının yaklaşık bin 500 sefer ve 80 binin üzerinde yolcu ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda gerçekleştirdiklerini dile getiren Kepek, “Bayramlarda yoğunluğumuzun üst seviyeye çıkarken, yıl içinde en fazla yolcu yoğunluğumuz ise büyükşehirlerimiz arasında gerçekleşti. 2023’te en fazla yolcu taşıdığımız hat 285 bin 883 yolcu ile Bursa-İstanbul oldu. Bu hattımızı sırasıyla 279 bin 324 yolcu sayısıyla Ankara-İstanbul, 133 bin 337 yolcuyla İstanbul-İzmir, 129 bin 931 Ankara-Kayseri ve 114 bin 793 yolcuyla da Ankara-Bursa güzergahları izledi” diye konuştu.
“2024 yılında 500 milyon TL’lik yatırım ile yüzde 10’luk büyüme hedefliyoruz”
Kepek, sözlerine şöyle devam etti: “Firma olarak, kurulduğumuz günden bu yana her zaman yol arkadaşlarımıza en iyiyi sunma gayreti ile çalıştık. Bu doğrultuda Kamil Koç’un hizmet kalitesini, ülkemizin her noktasına taşımak, daha fazla insanımız için ulaşabilir kılmak adına yeni yatırım ve iş birlikleri ile seyahat ağımızı genişletmeye gayret ettik. Genç, modern ve daha konforlu araçlarla filomuzu sürekli güçlendirerek, yol arkadaşlarımız için seyahati daha da keyifli, konforlu hale getirmeyi hedefledik. Bu kapsamda, 2023 yılında mevcut özmal araç filomuzu 10 adet yeni otobüs yatırımı ile güçlendirdik. Önümüzdeki yılda ise, bu yatırımları daha da büyüterek, araç filomuzu daha da gençleştirmeyi ve yüzde 10’luk bir büyümeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, 2023 yılında yaptığımız yaklaşık 500 milyon TL’yi aşan bir yatırımla, 2024 yılında filomuza 53 adet yeni araç katmayı planlıyoruz. 2024 yılının ilk aylarında birbiri ardına teslim alacağımız bu son model otobüslerimizle birlikte filomuzun yaş ortalamasını da 4,02’den 1,83’e düşüreceğiz. 2024’te yolcu sayımızdaki hedefimiz ise 16-17 milyon kişiye ulaşmak.”
“Kamil Koç Multimedya uygulaması sektöre kattığımız ilklerden biri”
Kepek, “Yol arkadaşlarımızın seyahat konfor ve keyfini arttırmak üzere özel olarak geliştirdiğimiz Kamil Koç Multimedya uygulaması ile kesintisiz kişiselleştirilmiş eğlence imkanı sunmaya başladık. 2023 yılında geliştirdiğimiz Kamil Koç Multimedya uygulaması, özgün altyapısı ile TV ve radyo yayınlarının yanı sıra sunduğu internet erişimi ile sektörde gerçekleştirdiğimiz ilkler arasında yer alıyor. Böylece yeni yılda yolcularımıza en yeni teknolojilere sahip, güvenli ve konforlu araçlarımızla eşsiz bir seyahat deneyimi yaşatmayı amaçlıyoruz” açıklamalarında bulundu.
“Van’dan Londra’ya tek sistem üzerinden 4 aktarmayla gitmek mümkün”
Kamil Koç’un bir aile şirketi olduğu dönemde Ankara’nın batısında daha bölgesel bir firma olarak hizmet verdiğini kaydeden Kepek, “Bugün, ülke çapına yayılmış ulusal bir firma konumunda. Şimdi ise, uluslararası bağlantıları olan firma yapmaya çalışıyoruz. Yurt içinde seyahat ağımıza yeni noktalar eklemek için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bunun yanında yurt dışı ağımıza ise Gürcistan’ı katmak için çalışıyoruz. Sonrasında Almanya, Avusturya ve Ukrayna hatlarımızı da açmayı planlıyoruz. Artık yurtdışına seyahatte çok güzel aktarma biletleri satabiliyoruz. Bugün geldiğimiz noktada yol arkadaşlarımız Flixbus ile Van’dan Londra’ya, tek sistem üzerinde 4 aktarmayla gitme imkana sunabiliyoruz. 2024’te uluslararası bağı daha da genişletmek adına çalışmalarımız tüm hızıyla sürecek” ifadelerini kullandı.
“Personel eğitimlerimizi, geliştirerek kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz”
Kepek, “98 yıldır ülkemizin yollarında kesintisiz bir şekilde hizmet veren bir firma olarak, personel eğitimi bizim için her zaman temel odak noktamızı oluşturdu. Bugün ülkemizin en çok tercih edilen markası isek, bunda kuşkusuz neredeyse Cumhuriyetimizle yaşıt, bir asra yaklaşan sektör tecrübemizin yanı sıra zamanın ve teknolojinin gelişimine göre kendimizi sürekli güncellememizin de önemli bir yeri var. Bunun başında ise, yolcu güvenliğini ve hizmet kalitesini en üst seviyeye çıkarmak adına verdiğimiz personel eğitimleri geliyor. Değişen yolcu talepleri doğrultusunda yolcu memnuniyetimizi daha da yükseltmek amacıyla personelimizin gelişimine katkı sunuyoruz. Kaptanlarımıza gelişen teknoloji ve değişen kurallar çerçevesinde ileri seviyede araç ve güvenli sürüş eğitimleri, yine hostlarımıza da daha iyi hizmet ve iletişim eğitimleri veriyoruz. Ayrıca FlixBus’un iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz FlixUni uygulaması üzerinden gelişmiş meslek eğitimleri de sunuyoruz. Yeni yılda da yine günün ve şartların gelişimi doğrultusunda bu eğitimlerimizi, geliştirerek kesintisiz bir şekilde sürdüreceğiz” diye konuştu.
“Kadın şoförleri sektöre kazandırmak adına pozitif ayrımcılık yapıyoruz”
Firma olarak, kadınların yeteneklerine, zekalarına ve her işi başarabileceklerine inandıklarının altını çizen Kepek, “Bu doğrultuda gerek şirket bünyemizde ofislerimizde, bilet satışlarımızda çok sayıda kadın çalışma arkadaşlarımız mevcut. Ayrıca kadın şoförlerimiz de kurallara daha fazla uyuyor ve daha temkinliler. Bu nedenle onların sektörde kaptan olarak da daha fazla yer almaları gerektiğini savunuyoruz. Firma olarak da bunun için kendi adımıza özellikle kadın şoförlere yönelik bir pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Halihazırda 3 kadın kaptanımız başarıyla işlerine devam ediyorlar. Kapımız onlara sonuna kadar açık. Bu biraz da Kamil Koç şirketinin kurucularından kaynaklanıyor. Aile şirketi dönemimizde 6 Yönetim Kurulu Üyesinin 5’i kadındı. Diğer bir deyişle şirketimizin DNA’sında kadın var ve bu özelliğimizi hiç bırakmadık” dedi.
“Yol arkadaşlarımız için yolların itibarlısı olmaya devam edeceğiz”
Marka olarak bugüne kadar hizmet verdikleri her noktada, yolculara en iyiyi sunma hedefiyle çalıştıklarını aktaran Kepek, sözlerini şöyle tamamladı: “Onların memnuniyeti bizim de mutluluğumuz oldu. Yol arkadaşlarımız son olarak, Kamil Koç markasını, Türkiye’de yıl içinde itibarını en çok arttıran markaları ödüllendiren ilk ve tek etkinlik olan ‘The ONE Awards – Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde, Karayolu Taşımacılığı kategorisinde ‘Yılın İtibarlısı’ olarak seçtiler. Müşteri memnuniyetinin en önemli göstergelerinden biri olan ‘Yılın İtibarlı’ markası ödülüne bizi, üst üste layık gören tüm yol arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz. Yeni yılda da yol arkadaşlarımız için seyahati konforlu, güvenli ve keyifli hale getirmeye devam edeceğiz. Kamil Koç Ailesi olarak, yeni yılda da tüm yol arkadaşlarımıza sevdikleri ile güzel bir yıl diliyoruz.” – İSTANBUL
]]>Hindistan, Ay’ın güney kutbu yakınına iniş yaparak tarihe geçti. Çin uzaya ilk sivili gönderdi, NASA’nın Perseverance aracı Mars’ta başarıyla numune toplama görevini tamamladı. Avrupa Uzay Ajansı da Jüpiter’in uydularını keşfetmek için bir göreve başladı.
Aynı zamanda dünyadaki araştırmacılar “mükemmel güneş sistemini” buldular. James Webb Teleskobu da muhteşem görüntüler göndermeyi bu sene de sürdürdü.
Ve 2024’te, insanlar 50 yıl aradan sonra ilk kez Ay’a geri dönüyor.
2023’te uzay araştırmaları alanında yapılan çığır açıcı gelişmeleri derledik.
Perseverance ‘kaya örneği’ görevini tamamladı
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Perseverance uzay aracı, önemli bir dönüm noktasını hayata geçirdi ve kaya numunelerini topladı.
Bu karmaşık görevde Perseverance, depoladığı örneklerin olduğu numune tüplerini belirlenen yerlere bıraktı.
Perseverance ile bir şekilde bağlantı kesilmesi durumunda, bu örnekler Dünya’ya geri getirilecek.
Bilim insanları kaya örneklerini laboratuvarda incelemek üzere Dünya’ya getirmeyi amaçlıyor. Kızıl Gezegen’de yaşam olup olmadığını öğrenmenin en iyi yolu bu.
Perseverance, Jezero Krateri adı verilen 45 km genişliğindeki bir keşif alanında araştırma yapmak için Mars’a gönderildi. Burada milyarlarca yıl önce bir gölün bulunduğu düşünülüyor.
Bilim insanları buradan elde edilecek örneklerin, mikrobik organizmaların kanıtlarının bulunması için de elverişli ortamlar sunduğunu düşünüyor.
50 yıl sonra insanlı Ay seyahati
Senenin en heyecan verici seyahatlerden biri Nisan ayında NASA tarafından duyuruldu.
Artemis 2 olarak adlandırılan uçuşla Ay’a ilk kez bir kadın ve bir siyah astronot da gönderilecek
Kasım 2024’ten önce gerçekleşmesi planlanan fırlatma için Amerikalı astronotlar Christina Koch, Victor Glover ve Reid Wiseman ile Kanadalı astronot Jeremy Hansen seçildi.
NASA Direktörü Vanessa Wyche, dört astronotun da “insanlığın en iyilerini” temsil ettiklerini söyledi.
Artemis 2 görevinde astronotlar Ay’a iniş yapmayacak.
Ay’a seyahat edecek astronotların gelecekte izleyecekleri rotanın test edilmesi gibi bir dizi görev yerine getirilecek.
Avrupa Uzay Ajansı’nın Jüpiter seyahati
NASA’nın insanlı Ay uçuşunu duyurduğu Nisan ayında, Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) iddialı seyahati başladı.
Ajans, Jüpiter’in buzlu uydularını incelemek için Ariane-5 adlı uzay aracını Fransız Guyanası’ndan fırlattı.
Roketin Jüpiter’in uydularına ulaşması yaklaşık 8 yıl sürecek.
Bilim insanları, Callisto, Europa ve Ganymede adlı uyduların derinliklerinde okyanuslar olduğunu düşünüyor.
ESA’nın Jüpiter’in Buzlu Aylarını Keşif (Juice) adlı misyonu, Jüpiter’in uydularında mikroorganizmaların yaşamı için gerekli koşulların olup olmadığını anlamayı hedefliyor.
ESA Bilim Direktörü Prof. Carole Mundell, bunun çok çılgın bir fikir olmadığını söylüyor:
“Örneğin Dünya’daki okyanusların dibindeki yanardağlar bile bize bambaşka gezegenler gibi gözükebiliyor. Başka yerlerde de benzer koşullar varsa mikropların yaşamaması için hiçbir neden yok. Biz Juice misyonuyla bu koşulları incelemek istiyoruz.”
Çin uzaya ilk sivili gönderdi
Pekin, Tiangong Uzay İstasyonuna gönderdiği üç astronot arasında ilk kez bir sivil de yer aldı.
Shenzhou-16 uzay aracı, Mayıs ayında ülkenin kuzeybatısındaki Gobi çölünde bulunan Jiuquan Uydu Fırlatma Merkezi’nden fırlatıldı.
Mürettebat Jing Haipeng, Zhu Yangzhu ve Gui Haichao’dan oluşuyor.
Bu üçlü Çin’in yeni tamamlanan Tiangong Uzay İstasyonu’nda Kasım ayından beri bulunan ekipten görevi devralmaları için gönderildi.
Shenzhou-16 mürettebatındaki Beihang Üniversitesi’nden profesör Gui uzay istasyonuna çıkan ilk Çinli sivil oldu. Diğer tüm astronotlar Çin Halk Kurtuluş Ordusu üyesiydi.
Hindistan tarih yazdı
Hindistan Chandrayaan-3 isimli uzay aracı ile Ağustos ayında, Ay’ın güney kutbu yakınına inen ilk ülke oldu.
Bu başarı ile Hindistan, Ay’a yumuşak iniş gerçekleştiren dördüncü ülke oldu.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi inişi canlı yayında takip etti ve ilk yorumu “Hindistan artık Ay’da” oldu.
Rusya’nın aynı amaçla yaptığı uzay seyahati başarısız olmuştu.
Chandrayaan-3’ün hedeflerinden biri, bilim insanlarının gelecekte Ay’da insan yerleşimini destekleyebileceğini söylediği su bazlı buzları keşfetmek.
Mükemmel güneş sistemi bulundu
Astronomlar, Kasım ayı sounda, Dünya’dan 100 ışık yılı uzakta, milyarlarca yıldır değişmemiş 6 gezegenden oluşan bir güneş sistemi keşfetti.
Sistemdeki gezegenlerin hepsi hemen aynı büyüklükte ve yaklaşık 12 milyar yıl önce oluşmalarından bu yana çok az yapısal değişiklik geçirdiler.
Bu da bu sistemin nasıl oluştuğuna ve canlı yaşamı barındırıp barındırmadığına dair çalışma yapma olanağı sunuyor.
Araştırmayı yöneten Chicago Üniversitesi’nden Dr Rafael Luque, bulunan sistemi “mükemmel güneş sistemi” olarak tanımlıyor: “Bu gezegenler, oluşumlarını gözlemlemek için çok ideal çünkü başlangıçları kaotik değil ve oluştuklarından bu yana değişmediler.”
Geçen 30 yılda astronomlar binlerce güneş sistemi keşfetti ama bunlardan hiçbiri gezegenlerin oluşumunu araştırmak için bu kadar uygun şartlar sunmuyordu.
James Webb’ten gelen olağanüstü görüntüler
2022’de uzaya gönderilen James Webb teleskobu, 2023’te birçok ‘ilk görüntüyü’ uzay meraklılarının önüne koydu.
Dünyanın en büyük teleskobunun gönderdiği bir fotoğraf, patlayan bir yıldıza ait en detaylı görüntüye ilişkindi.
Nebula Halkası da Webb sayesinde eriştiğimiz inanılmaz fotoğraflar arasında yer aldı.
]]>