Sergi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 15 Jul 2024 22:15:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Başkan Büyükkılıç, Milletin Zaferi KAYMEK Gurur Sanat Sergisi’nin açılış törenine katıldı https://www.haber60.com.tr/baskan-buyukkilic-milletin-zaferi-kaymek-gurur-sanat-sergisinin-acilis-torenine-katildi/ https://www.haber60.com.tr/baskan-buyukkilic-milletin-zaferi-kaymek-gurur-sanat-sergisinin-acilis-torenine-katildi/#respond Mon, 15 Jul 2024 22:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39602 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ile birlikte KAYMEK A.Ş. tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen Milletin Zaferi KAYMEK Gurur Sanat Sergisi’nin açılış törenine katıldı.

Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde faaliyet gösteren Büyükşehir Sanat Galerisi’ndeki serginin açılış törenine, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın yanı sıra, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Sayın Bayar Özsoy, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Garnizon Komutanı Hv. Tuğgeneral Haldun Taşan, rektörler, ilçe belediye başkanları, İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, İl Kültür Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ali İhsan Kabakcı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ve KAYMEK A.Ş. Yönetimi Kurulu Başkanı Serdar Öztürk, daire başkanları, müdürler, KAYMEK eğitmen ve kursiyerleri ile vatandaşlar katıldı.

“15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız”

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda konuşan Başkan Büyükkılıç, “15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız anlayışı içerisinde KAYMEK birimimizin yapmış olduğu bu anlamlı çalışmadan dolayı emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

Büyükkılıç, birlik, beraberlik vurgusu yaparak, ” ‘Bu yol Hakk yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz’ anlayışı içerisinde bu milletin başının her zaman dik olması için el ele, gönül gönle değerlerine bağlı bir şekilde yol almaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde adeta bir milletin direnişi ve yeniden doğuşuna hep beraber şahitlik ettiklerini belirten Başkan Büyükkılıç, “15 Temmuz hain darbe girişiminin 8’inci yılındayız. Unutmadık, unutturmayacağız. O geceyi hatırlıyoruz; Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde adeta bir milletin direnişi ve adeta yeniden doğuşunu hep beraber yaşadık. Terörle mücadeleden sınırlarımız ötesinde yürüttüğümüz harekatlara kadar vatanımızın bekası, milletimizin huzuru için şehadete koşan tüm kahraman şehitlerimizi, özelde de 15 Temmuz şehitlerini, minnetle anıyoruz. Gazilik payesiyle şereflenen tüm gazilerimize de şükranlar duyuyor, hayatta olanlara sağlıklı, hayırlı, uzun ömürler diliyoruz” şeklinde konuştu.

Büyükkılıç, 15 Temmuz gecesi Türk milletinin hain bir darbe girişimine karşı eşsiz bir direniş gösterdiğini vurgulayarak, “O gece Türk milleti, demokrasiye ve bağımsızlığa yönelik gerçekleştirilen hain bir darbe girişimine karşı eşsiz bir direniş gösterdi. Bu trajik olay, toplumun her kesiminden insanları bir araya getirmiş ve birlik, beraberlik ruhunu güçlendirmiştir. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, bu kahramanca duruşun ve demokrasiye olan sadakatin bir sembolü olarak her yıl anılmaktadır” diye konuştu.

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birliği yaşatmanın simgesi haline geldi”

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Başkan Büyükkılıç, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, Türk milletinin demokrasiye olan inancını, birlik ve beraberlik içerisinde neler başarabileceğini tüm dünyaya gösterdiği bir dönüm noktası diyebiliriz. Bu gün, sadece bir anma değil, aynı zamanda bir milletin yeniden doğuş hikayesini yaşıyoruz. Demokrasi ve milli birliği yaşatmanın simgesi haline geldi 15 Temmuz. Vatanı için canından geçen, gözünü kırpmadan şehadete yürüyen 251 şehidimize Allah’tan rahmet, şehit ailelerimize baş sağlığı diliyor, gazilerimize sağlık, sıhhat temenni ediyorum. Rabbim, birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin” ifadelerinde bulundu.

60 El Emeği Göz Nuru Eserle Milletin Zaferi KAYMEK Gurur Sanat Sergisi

Büyükkılıç, Milletin Zaferi KAYMEK Gurur Sanat Sergisi hakkında da şu bilgileri aktardı:

“Belediyemiz bünyesinde yürütülen KAYMEK A.Ş.’nin yattığı bu faaliyetler ile hem sıfır atık mantığı içerisinde hem de savunma sanayimizin simgesi olan Koral, Kirpi, Anka S, Bayraktar TB2, Akıncı, Aksungur, Kaan, Anka ve Altay gibi hava, kara ve deniz araçlarını sanatla buluşturarak 22 sanat çeşidiyle sizlere eserler sunulacaktır. Tabi ki devletimizin güçlü olması, savunmamızın da güçlü olması anlayışı içerisinde bu çalışmalar yapılırken bir bakıma da milletin özlemi, savunma sanayiinde kendine yeterli olabilmek, hatta daha fazlasını yapabilmek anlayışı içerisinde milletimize de bir hatırlatmada bulunma şeklinde yaklaşım sergilemekteyiz. 24 adet tablo 15 Temmuz ruhunu yansıtıyor ve toplamda 60 adet eser, 27’si hazır giyim tekniği ile 9 tane de 3 boyutlu modelleme çalışmasıyla adeta bir sanat şaheseri sizlere yaşatılıyor.”

Başkan Büyükkılıç, emeği geçenlere teşekkür ederek, serginin hayırlı, uğurlu olmasını temenni etti ve Büyükşehir Sanat Galerisi’nin de millet bahçesine yakıştığını, Kayseri’de bir bakıma da açığı giderdiğini kaydetti.

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar da 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili hatırlatmalarda bulunarak, “Bundan 8 sene önce 15 Temmuz’da hainlerin ve onların maşaları, emperyalist güçlerin maşaları ülkemize, milletimize karşı bir girişimde bulundular. Fakat çok şükür Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde vatanına, milletine, bayrağına, sancağına, Cumhuriyetine bağlı asker, sivil, polis, jandarma, basın kim varsa bütün milletimiz ayağa kalkmak suretiyle bu girişimi akamete uğrattı. Bu millet, gerçekten asker doğduğunu, gerçekten asker, millet birliğimizin, beraberliğimizin daimi olduğunu bir kez daha bütün dünyaya gösterme fırsatı buldu. Bu konuda Kayseri’miz de gerçekten istikrarlı tutumuyla buradaki bütün çalışmalara destek olmuştur” şeklinde konuştu.

“Şucu, bucu yok Türkiye var, 85 milyon var, Cumhuriyetimiz var, bayrağımız var, sancağımız var”

Türkiye’nin güçlenerek, büyüyerek yoluna devam ettiğinin altını çizen TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu hainlerin engelleme girişimleri bitmedi, bitmeyecek. 85 milyonun devamlı uyanık olması lazım, tek yumruk, tek yürek olarak bunlara karşı durması lazım. Şucu, bucu yok Türkiye var, 85 milyon var, Cumhuriyetimiz var, bayrağımız var, sancağımız var. Bu duygu ve düşüncülerle demokrasi ve milli birlik gününüzü kutluyorum. Burada emeği geçen bütün hemşehrilerimize, vatandaşlarımıza saygı ve şükranlarımı sunuyorum.”

Akar, 15 Temmuz’un unutulmaması gerektiğini dile getirerek, gelecek nesillerin de bu olaylardan hem ibret hem de başarılardan ilham alması gerektiğini hatırlattı.

Akar’dan Büyükkılıç’a sergi teşekkürü

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a, düzenlenen anlamlı sergiden dolayı teşekkür eden TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Akar, “Bu sergi önemli bir sergi. Sadece konuşmalarla değil, bizzat bu tür sergilerle de geçmişin yaşatılması lazım. Bu konuda Sayın Belediye Başkanımız son derece duyarlı, son derece başarılı faaliyetleri sergiliyor. Kendilerini huzurlarınızda şahsım ve sizler adına tebrik ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar” dedi.

Konuşmaların ardından Milletin Zaferi KAYMEK Gurur Sanat Sergisi, alkışlar eşliğinde kurdele kesimi ile açıldı. Daha sonra, Başkan Büyükkılıç, protokol üyeleri ile birlikte sergiyi gezdi.

Öte yandan, Büyükşehir Sanat Galerisi önünde İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 15 Temmuz darbe girişimi gecesi yaşanan olaylarda darbeci hainlerin zarar verdiği emniyet araçları da sergileniyor. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/baskan-buyukkilic-milletin-zaferi-kaymek-gurur-sanat-sergisinin-acilis-torenine-katildi/feed/ 0
Eskişehir’de Kadın Üreticiler Sergi İçin Daha Fazla Gün ve Kapalı Alan Talep Ediyor https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kadin-ureticiler-sergi-icin-daha-fazla-gun-ve-kapali-alan-talep-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kadin-ureticiler-sergi-icin-daha-fazla-gun-ve-kapali-alan-talep-ediyor/#respond Mon, 08 Jul 2024 07:12:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38021 Eskişehir’de Odunpazarı Belediyesi tarafından açılan Halk Merkezleri ve Seramik Park Kursiyerleri Yıl Sonu Sergisi’ne katılan üretici kadınlar, sergiye ayrılan gün sayısının arttırılması ve kendilerine kapalı bir alan tahsis edilmesini talep ediyor.

Odunpazarı Belediyesi Halk Merkezleri ve Seramik Park Kursiyerleri Yıl Sonu Sergisi, 5 Temmuz’da başladı. Dün (7 Temmuz) sona eren sergide stant açan kadınlar el emeği göz nuru eserlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Vatandaşların beğenisine sunulan ürünler büyük beğeni toplarken, kadınlar bazı istek ve talepleriyle ilgili belediyeye seslendi. Adalar Bulvarı üzerinde yapılan serginin yılda 3 gün olmasının yetersiz olduğunu söyleyen emekçi kadınlar, bu sürenin ayda 2’ye uzatılmasının kendileri açısından daha iyi olacağını ifade etti. Ayrıca Adalar Bulvarı’nda umdukları talebi görmediklerini dile getiren satıcılar, mümkün olursa belediyenin kendilerine özel kapalı ve sürekli bir alan oluşturma seçeneğini değerlendirmesini rica etti. Belediyeye tüm ürünlerini indirimler yaparak toplu şekilde satabileceklerini de belirten üreticiler, Başkan Kazım Kurt’a da bugüne kadar vermiş olduğu emekler adına teşekkürlerini iletti.

“Evde sürekli çalışıyoruz ama bize 3 gün ayırabiliyorlar”

Zeliha Akbaş, “Belediyenin açmış olduğu kurslara devam ediyoruz. Üretiyoruz ve satışa çıkıyoruz. Ürünlerimiz çok ilgi görüyor ama bize verilen gün sayısı yetersiz oluyor. Bir yıl boyunca çalışıyoruz, sadece 3 gün izin veriyorlar. Böyle stant açıyoruz, artık ne satarsak. Bu durumu belediye başkanımıza da ilettik. Evde sürekli çalışıyoruz ama bize 3 gün ayırabiliyorlar. Yani en azından ayda 2 gün yapılsa daha iyi olur. Ayrıca saatlerimizi verdiğimiz ürünleri gayet cüzi rakamlardan satıyoruz” dedi.

“Sergi en azından ayda 2 gün olsa bizim açımızdan daha iyi olur”

Evde sürekli çalıştıklarını ama tüm ürünlerini satamadıklarını söyleyen Emsal Öner, “Belediye bize bir iş yeri tahsis etse onun kirasını hep birlikte biz ödeyebiliriz. Öyle bir iş yeri istiyorum ben. Gün sayısı da yeterli gelmiyor. Senede 3 gün biz ne satabiliriz? Başkan Kazım Kurt’a çok teşekkür ediyoruz. Bize çok destekleri oldu. Cahide hanım da çok destek çıktı. Hepsine teşekkür ediyorum ama o yardımı da istiyorum. Sergi en azından ayda 2 gün olsa bizim açımızdan daha iyi olur. Fazla bir şey değil. Bayağı bir kadın var, evde oturup üretiyor. Biz çalışmak istiyoruz, bu konuda destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“Kapalı bir yer açsınlar, orası sürekli olsun”

Belediyenin stant düzeniyle ilgili de değerlendirmeler yapabileceğini ifade eden Hayriye Ersöz ise, şunları söyledi:

“İstiyoruz ki, haklarımız daha fazla olsun. Sergi sadece yılda 3 gün olmasın, bu çoğaltılsın. ya da kapalı bir yer açsınlar, orası sürekli olsun. Mesela Hanımeli Sokak gibi. ya da belediye bizden indirimli şekilde ürünlerimizi alsın, kar payımız az olsun. Biz ona razıyız. Yeter ki bir şeyler üretelim. Bu bize yeterli gelmiyor yani.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kadin-ureticiler-sergi-icin-daha-fazla-gun-ve-kapali-alan-talep-ediyor/feed/ 0
15 Temmuz Şehitlerinin Kişisel Eşyaları Polis Müzesi’nde Sergileniyor https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-sehitlerinin-kisisel-esyalari-polis-muzesinde-sergileniyor/ https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-sehitlerinin-kisisel-esyalari-polis-muzesinde-sergileniyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 22:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37377

15 TEMMUZ darbe girişiminde şehit olan polislerin kişisel eşyaları, Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Polis Müzesi’nde sergileniyor.

EGM Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Polis Müzesi, 9 Nisan 2021’de açıldı. Türk Polis Teşkilatının tarihi, kültürü, gelişimi ve değişimini yeni nesillere aktarmak amacıyla kurulan müze, 6 bölümden oluşuyor. Müzenin A, B ve C sergi alanlarında; kıyafetler, polis tarihi kronolojisi, Osmanlı polis teşkilatının yapılanması, Osmanlı karakol maketleri, silahlar ve tarihi araçlar sergileniyor. D bölümünde, kriminal ve bomba imha canlandırma alanları bulunuyor, polis köpeklerinin tanıtımı yapılıyor. F bölümünde geçmişten günümüze kullanılan zırhlı araçlar sergilenirken, şehitlere ait eşyaların yer aldığı E bölümünde, 15 Temmuz şehitlerinin kişisel eşyaları da bulunuyor. Darbe girişiminde şehit olan polisler, bu bölümde sergilenen kişisel eşyalarıyla anılıyor. Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan 2’inci sınıf Emniyet Müdürleri Zafer Koyuncu, Önder Güzel, polis memuru Yakup Sürücü, özel harekat polisleri Murat Ellik ve Murat Alkan’ın tespihleri, boyunluk ve üniformaları müzede özenle korunuyor.

Darbe girişiminde TRT önünde bacağından vurularak gazi olan Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkanı Asım Bulat, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü öncesi müzede 15 Temmuz şehitleri için de özel bir alan oluşturduklarını söyledi. Bulat, “Müzemizin en önemli yerleri arasında 15 Temmuz’la ilgili sergilediğimiz eserlerin bulunduğu bölüm de yer alıyor. Beraber görev yaptığımız, aynı okulda beraber okuduğumuz arkadaşlarımızın hatıraları burada mevcut. 3 arkadaşımıza ait tespih, bir arkadaşımızın boyunluğu, diğerinin de üniforması var. Anılarını burada yaşatıyoruz” dedi.

‘TRT’YE İLK GİDEN POLİSTİM’

Darbe girişiminde yaşadıklarını da anlatan Asım Bulat, o dönem Özel Güvenlik Daire Başkanlığında Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığını belirterek, “Eve gitmek üzereydim, çıkarken telefon geldi, darbe olduğunu, TRT’nin ele geçirildiği söylendi. Ben tek başıma TRT’ye gittim. Gittiğimde orada pek kimse yoktu. Herhalde ilk giden polis bendim. Yanlış hatırlamıyorsam bana 4 veya 5 otobüs dolusu askerin geldiğini söylediler. Önce içeriye girmeye çalıştım, ateş ettiler. Üzerime projeksiyonu yansıtarak ‘Gidin buradan, uzaklaşın’ diyerek sürekli talimat verdiler. Daha sonra İstihbarat Başkanlığından personeller geldi. Saat 23.00 civarlarında özel harekatın özel havacılık bölümünde büyük bir patlama oldu. Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla oradaki helikoptere ateş etmişler ve orada 6 tane arkadaşımız şehit olmuş. Özel harekatta ikinci bir patlama daha oldu. Orada da birçok arkadaşımız şehit oldu” dedi.

‘SÜREKLİ ATEŞ EDİYORLARDI, VURULMUŞUM’

Bu sırada TRT’deki ormanın içine girdiklerini anlatan Bulat, “Orada helikopter bizi taradı, yaklaşık 15-20 metre ilerimizden kurşun geçti. Baktık olacak gibi değil, tekrar TRT’nin ön kapısına geldim. Bu arada baya vatandaş gelmişti. Biz onlarla birlikte orada asker kılığındaki bazı cuntacıları ikna etmeye çalıştık. ‘Bu yapmış olduğunuz eylem hukuka aykırı. Eğer bu eylemi devam ettirirseniz darbe yapmaktan dolayı cezalandırılırsınız’ şeklinde ikazlarda bulunduk. İçeriye girmeye çalışırken vatandaşları ve bizleri korkutmak için sürekli havaya ve yere ateş ediyorlardı. Sol bacağımın arka tarafında bir sıcaklık hissettim, meğer vurulmuşum. Vatandaşlar beni aldı, hastaneye götürdü” diye konuştu.

Hastanede tedavi olduktan sonra tekrar emniyete gittiğini anlatan Bulat, “Rahmetli Zafer Koyuncu’nun eşi, sürekli eşini arıyor, ulaşamıyor. Zafer’in şehit olduğunu biliyorsunuz; ama eşine bunu anlatamıyorsunuz. Rahmetli o gün şehit oldu, biz eşine bunu söyleyemedik. Allah bir daha devletimize, milletimize böyle bir olay yaşatmasın. Zafer rahmetli olduktan sonra müzemiz için eşinden bir hatıra talep ettik. O da bize rahmetlinin tespihini verdi, onu burada sergiliyoruz. Müzemizi gezmek için herhangi bir ücret talep etmiyoruz. Aynı zamanda isteyenler sanal olarak da polismuzesi.com adresinden gezebiliyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-sehitlerinin-kisisel-esyalari-polis-muzesinde-sergileniyor/feed/ 0
Sivas Olayları’nın 31. yıl dönümü Beyoğlu’da anıldı https://www.haber60.com.tr/sivas-olaylarinin-31-yil-donumu-beyogluda-anildi/ https://www.haber60.com.tr/sivas-olaylarinin-31-yil-donumu-beyogluda-anildi/#respond Sat, 29 Jun 2024 11:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36537

Sivas Olayları’nın 31’inci yıl dönümü nedeniyle Beyoğlu Belediyesi ve Madımak Katliamı Hafıza Merkezi iş birliği ile Hafıza Sergisi İstiklal Sanat Galerisi’nde açıldı.

Sena Şat’ın hazırladığı illüstrasyonlardan ve biyografilerinden oluşan belgesel nitelikli sergide ayrıca yönetmeliğini Eylem Şen’in yaptığı ‘Unutulmayan’ Madımak Sanal Müze Belgeseli gösterimi gerçekleşti. Sergi öncesi katılımcılar tarafından cadde üzerinde yere karanfiller bırakılarak vefat edenler anıldı.

‘Hafıza’ sergisi açılışına Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve eşi Ayşen Güney, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, otelden sağ çıkan halk ozanı Ali Çağan, Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Koordinatörü ve Sanal Müze Yönetmeni Eylem Şen, olaylar sırasında hayatını kaybeden Handan Metin’in ablası Şehriban Metin, Alevi Dernekleri yöneticileri ile çok sayıda vatandaş ve gazeteci katıldı.

Açılış töreninde konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, “31 yıl önce Örnektepe’de annem heyecanla aşağıya indi. Abimi, ablamı, beni eve aldı. Demir kapıyı arkadan sürgüledi ve yukarı çıkardı. Ne olduğunu anlamamıştım. Televizyonları açınca ülkenin orta yerinde 33 canın bir otelde sıkıştırılıp saatlerce yardım beklediğini gördüm ve en sonunda Türkiye demokrasi tarihinin en kara, en çok lanetlenmesi gereken günlerinden birisinin bu ülkeye yaşatıldığına şahit olduk. O gün bugündür, Sivas içimizde bir yara” diye konuştu.

Güney, “Bu katliamı yüz bin kere lanetliyoruz. İçimizi acıtan en büyük konulardan birisi de bu katliam kadar, katillerin korunup kollanması ve dava zaman aşımıyla düştü denmesiydi. Vicdanlardan düşer mi bu dava? Düşmeyecek. Biz nefes aldığımız müddetçe Madımak’ın katilleri bizlerin vicdanlarında, ülkenin vicdanlı insanlarının yüreğinde mahküm olmuş bir davadır” ifadelerini kullandı.

Güney, “Bu sergi de bir yüzleşme. Bu acıyla yüzleşmemiz gerekiyor. Bu gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor. Gelecek nesillere bu acıyı aktarmamız gerekiyor. Bu şekilde toplumsal barışımızı sağlayalım. Bir daha bu topraklarda bu acıları yaşamayalım diye bu yüzleşme sergisine tüm canlarımızı huzurlarınızda davet etmiş olalım. Bu anmaları her yıl arttırarak devam edeceğiz ve kardeşlikten, barıştan, dayanışmadan, halkla birlikte el ele vermekten de bir an bile geri durmayacağız” dedi.

“BEN DE OTELDE KALSAYDIM”

Ali Çağan, o günü anlatarak “Sivas katliamının olduğu tarihte Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin yönetim kurulundaydım. Ankara’dan Sivas’a otobüslerle deyişlerimizi söylemeye, semahlarımızı dönmeye, tiyatrocu gençlerimizin Pir Sultan Abdal tiyatrosunu sergilemeye yola çıktık. Elimizde sazlarımızdan başka bir şey yoktu, ne silahımız vardı ne de taşımız. Dünyada benzeri görülmeyen bir şekilde, canlı yayında katliam yaşadık. Oradaki katledilen canlarımızın hepsiyle birebir ilişkisi olan birisiydim. Uzun süre bu katliamdan sağ çıktığımı söyleyemedim. Yoldaşlarımın katledilmiş olmasını, benim oradan sağ çıkmış olmamı kendime yakıştıramadım. ve yer yer öyle acılı zamanlar yaşadım ki ben de otelde kalsaydım dedim” diye konuştu.

Olaylar sırasında hayatını kaybeden Handan Metin’in ablası Şehriban Metin ise kardeşinin yetenekli, sanata düşkün bir genç olduğunu söyleyerek “Handan Metin’i Sivas’a gönderdiğimizde ODTÜ’de okuyordu. 20 yaşındaydı. 30 yıl geçti dendiğinde benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Handan benim için 20 yaşında. 1993’ten sonraki yılları, yaşları asla hesaplayamadım. Benim için 20 yaşında olan Handan ve diğer canlar çağdaş Pir Sultanlar’dır” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından ‘Unutulmayan’ Madımak Sanal Müze Belgeseli’nin gösterimi gerçekleşti. Belgesel, İstiklal Sanat Galerisi’nde 2 Temmuz’a kadar 11.00-17.00 saatleri arasında her saat başı izlenebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sivas-olaylarinin-31-yil-donumu-beyogluda-anildi/feed/ 0
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, Genç Sanatçıların Eserlerine Ev Sahipliği Yapıyor https://www.haber60.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediyesi-kultur-as-genc-sanatcilarin-eserlerine-ev-sahipligi-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediyesi-kultur-as-genc-sanatcilarin-eserlerine-ev-sahipligi-yapiyor/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35706 (İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ, Taksim Sanat’ta, Türkiye’nin 20 farklı üniversitesinden 41 sanatçı adayının yaklaşık 80 eserinin yer aldığı “Genç Buluşmalar” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, 21 Temmuz’a kadar sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ’nin kamusal sergi alanı Taksim Sanat, ev sahipliği yaptığı farklı sanat disiplinleri sayesinde çok çeşitli izleyici profiline kapılarını açan öncü mekanlar arasında yer alıyor. Şehrin en işlek ulaşım noktalarından biri olan Taksim’deki Metro istasyonu içinde bir kültür sanat durağı olarak konumlanan Taksim Sanat, modern sanat dünyasına ve özellikle genç sanatçılara öncelik vererek dinamik bir kürasyonla hizmet vermeye devam ediyor. “Genç Buluşmalar” sergisi de bu anlayışın bir yansıması olarak öne çıkıyor. Geçen ay gerçekleşen Artcontact İstanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’nda Kültür AŞ organizasyonuyla sanatseverlerle buluşan sergi, bu defa 13 Haziran’da Taksim Sanat’ta kapılarını açtı. Çok sayıda sanatçı ve sanatseverin ilgi gösterdiği sergi 21 Temmuz’a kadar ziyaretçilerini bekliyor.

“Genç yetenekler, geleceğin sanat dünyasını şekillendirecek”

Genç Buluşmalar sergisine ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Murat Abbas, şunları söyledi:

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ olarak, sanatın evrensel dilini yücelterek genç sanatçıları desteklemeyi hep ön planda tuttuk. Bugün de genç sanatçıları siz değerli sanatseverlerle buluşturan bu özel serginin heyecanını yaşıyoruz. Taksim Sanat’ı modern sanat dünyasına kapılarını açan bir kültür sanat durağı olarak konumlandırdık. Bu mekanda, özellikle genç sanatçılara öncelik vererek dinamik bir kürasyonla hizmet vermeye devam ediyoruz. Genç Buluşmalar sergisi de bu anlayışın bir yansıması olarak öne çıkıyor. Resimden heykele, seramikten fotoğrafa kadar birçok farklı sanat disiplinini içinde barındıran sergide, toplumsal değerlere dokunan genç sanatçıların hayatla ilgili kaygılarına ve duygularına tanıklık edeceğiz. Umuyorum ki genç sanatçılarımızın ve tüm gençlerimizin kaygılarının giderek azaldığını görürüz.

Gençlerimizin sanatla, kültürle ve yaratıcılıkla buluşması, kendilerini özgürce ifade etmeleri, düşüncelerini paylaşmaları ve yeteneklerini geliştirmeleri bizim önem verdiğimiz konular arasında yer alıyor. Çünkü genç yeteneklerin yaratıcı enerjileri ve yenilikçi bakış açılarıyla geleceğin sanat dünyasını şekillendireceklerine gönülden inanıyoruz. Gençlerimize sunduğumuz fırsatlar, onların kendilerini keşfetmelerine ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olurken, aynı zamanda toplumumuzun daha renkli, daha dinamik ve daha ileriye dönük bir gelecek inşa etmesine katkı sağlar. Bu bilinçle, gelecekte de gençlere dokunacak ve onların potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmalarına olanak sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.”

Konuşmasında “Gençlere Alan Açık” yarışmalarından da söz eden Abbas, ilki resim alanında gerçekleşen yarışmaların medya sanatı alanıyla devam ettiğini ve ileride de fotoğraf alanında yeni bir yarışmanın başlatılacağını belirtti.

Şırnak’tan Tekirdağ’a Türkiye’nin genç sanatçıları aynı sergide buluştu

Şırnak’tan Tekirdağ’a Türkiye’nin dört bir yanında 20 üniversitenin güzel sanatlar fakültesinde okuyan lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin resim, heykel, seramik, fotoğraf, dokuma gibi farklı malzeme ve disiplinlerden oluşan, 80’i aşkın eseri bu sergide bir araya geliyor. Küratörlüğünü Meriç Aktaş Ateş’in üstelendiği sergide, toplumsal değerlere değinen ve hayatla ilişkisini ön plana çıkaran eserler arasında atık, iklim krizi, doğa, ölüm, yaşam, metamorfoz, su, toplumsal ilişkiler, kadın ve şiddet gibi konuları temel alan çalışmalar bulunuyor. Toplumsal değerlere dokunarak hayatla ilgili kaygılarını ifade eden sanatçı adayları, toplum içindeki bireyselleşme, hayatın akışı ve kendi duruşlarını “Genç Buluşmalar” ile sanatseverlere yansıtıyor.

Çeşitli disiplinlerde, birbirinden farklı vizyona sahip özgün çalışmaları bir araya getiren “Genç Buluşmalar” sergisi, 21 Temmuz 2024 tarihine kadar Taksim Sanat’ta gezilebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-buyuksehir-belediyesi-kultur-as-genc-sanatcilarin-eserlerine-ev-sahipligi-yapiyor/feed/ 0
KO-MEK Kursiyerlerinin Eserleri Darıca İlçe Sergisinde Sergilendi https://www.haber60.com.tr/ko-mek-kursiyerlerinin-eserleri-darica-ilce-sergisinde-sergilendi/ https://www.haber60.com.tr/ko-mek-kursiyerlerinin-eserleri-darica-ilce-sergisinde-sergilendi/#respond Sun, 26 May 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33209 KO-MEK kursiyerlerinin el emeği göz nuru eserlerinin yer aldığı sergiler bu kez Darıca ilçe sergisiyle devam etti. KO-MEK kurslarının önemine değinen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Kursiyerlerimiz buralarda sadece eğitim almıyor aynı zamanda KO-MEK bohçası ile evlenecek kızlarımıza çeyiz desteği, KO-MEK Vefası ile ihtiyaç sahiplerine destek olmak gibi birçok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştiriyor” dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK), her yıl bahar şenliği havasında düzenlediği ve artık geleneksel hale gelen ilçe sergilerine Darıca ilçe sergisiyle devam etti. Kursiyerlerin bir yıl boyunca ürettiği el emeği göz nuru ürünlerin vatandaşlarla buluştuğu sergilerde birbirinden güzel ürünler göz kamaştırdı. Adnan Menderes Kültür Merkezindeki açılışta KO-MEK müzik grubu usta öğreticileri davetlilere mini konser verdi. Programda çocuk oyun odalarında eğitim alan minik kursiyerler uzay kostümüyle gösteri düzenledi. Gösterinin ardından kursiyerler adına konuşma yapan giyim kursiyeri Güler Çokan, “34 yıllık hemşirelik hayatımdan sonra emekli oldum. Emeklilik sonrası adeta bir boşluğa düştüm. Bu dönemde ne yapabilirim diye düşünürken KO-MEK ile tanıştım. Burada kendim ve ailem için birçok elbise dikerek hem aile ekonomime katkı sağladım hem de yeni bir aile edinmiş oldum. KO-MEK sayesinde sosyal sorumluluk projelerinde de yer alarak birçok kurum ve kuruluşa KO-MEK Vefası adı altında destek olduk. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen ve 11 ilimizi vuran 6 Şubat depremi sonrasında oradaki vatandaşlarımıza biraz olsun destek olmak için 561 kışlık mont ve 50’den fazla kışlık giysi dikerek gönderdik. Bu tür sosyal sorumluluk projelerin içinde olmak beni ve arkadaşlarımı çok mutlu ediyor bize bu imkanı veren herkese teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.

“KO-MEK en güçlü kadın örgütüdür”

KO-MEK kurslarının önemine değinen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Kursiyerlerimiz buralarda sadece eğitim almıyor aynı zamanda KO-MEK Bohçası ile evlenecek kızlarımıza çeyiz desteği, KO-MEK Vefası ile ihtiyaç sahiplerine destek olmak gibi birçok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştiriyor. Bu çalışmalarda KO-MEK’in sadece bir eğitim yeri değil, aile yuvası ve üretim merkezi olduğunun da kanıtıdır. KO-MEK, Kocaeli’nin en büyük sivil toplum kuruluşu haline geldi ve aynı zamanda en güçlü kadın örgütüdür” diyerek zor zamanlarda hayatın içinde olan KO-MEK kursiyerlerine teşekkür etti. Son olarak Filistin’de yaşanan soykırıma değinen Başkan Büyükakın, “Zulüm nerede olursa olsun durmalıdır, çocuklar ölmesin, kadınlar ölmesin insanlar topraklarından evlerinden ayrılmak zorunda kalmasın” dedi.

Açılışta konuşma yapan Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık ise “Sergiyi gezerken gerçekten sizlerle gurur duydum. El emeği göz nuru ürünleriniz sergi alanını süsledikçe bizlerde yaptığımız işlerin ne kadar doğru olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından KO-MEK Bohçası yakında evlenecek olan nişanlı kursiyere takdim edilerek protokol ve çocuklarla birlikte açılış kurdelesi kesildi. Daha sonra sergiyi gezen Başkan Büyükakın, kursiyerlerden bilgi alarak eserleri inceledi. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/ko-mek-kursiyerlerinin-eserleri-darica-ilce-sergisinde-sergilendi/feed/ 0
“Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde sergilendi https://www.haber60.com.tr/asirlik-tatlarin-bulusma-noktasi-yedi-bolgede-turk-mutfagi-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-sergilendi/ https://www.haber60.com.tr/asirlik-tatlarin-bulusma-noktasi-yedi-bolgede-turk-mutfagi-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-sergilendi/#respond Fri, 24 May 2024 22:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32876 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türkiye olarak, tarih boyunca etkilediği birçok ülkenin insanı ile birlikte toplumumuzdaki her grubu bir sofra etrafında birleştiren köklü bir mutfak kültürüne sahip olmanın kıymetini biliyoruz ve temiz, sağlıklı, yerel ve özgün gıdaya erişimin tüm insanlığın hakkı olduğuna inanıyoruz” dedi.

Emine Erdoğan’ın himayelerinde 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programı düzenlendi.

Emine Erdoğan, programın açılışında yaptığı konuşmada, Anadolu’nun binlerce yıllık bereketli topraklarına işaret ederek, “Anadolu, adeta insanlığın, medeniyetin, kültürel gelişimin bilgi bankasıdır. İlk tanesi on binlerce yıl önce toprağa düşmüş ata tohumlarının mekanıdır. Binlerce yıldır aynı göğün altında aynı tarifle pişirilen, günümüzde de aynı tariflerle pişirilmeye devam edilen kadim reçetelerin diyarıdır.” diye konuştu.

Atalardan yadigar mutfak hazinesinin geçmiş medeniyetlerden gelen binlerce yıllık adetlerin, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı’nın zengin imparatorluk geleneğinde harmanlamasıyla doğduğunu dile getiren Emine Erdoğan, “Asırların pekiştirdiği insan merkezli medeniyet fikri, Türk mutfağının tezgahında işlenerek milli karakterimize de şekil vermiştir. Bedenlerimiz kadar gönüllerimizi de birleştiren sofralarımız, dayanışma ve paylaşma ruhumuzu beslemiştir. Doğumdan ölüme, sevinçten kedere birçok özel anımız, bu sofraların çeşitliliği ve birleştirici gücüyle taçlanmıştır” ifadelerini kullandı.

Türk mutfağının, dünyanın ünlü mutfakları arasında sayılsa da çok az lezzet reçetesinin dünyaya açıldığını vurgulayan Emine Erdoğan, “Mutfağımızı hak ettiği şekilde dünyaya tanıtmak ve sahip olduğumuz kültürel zenginliği layıkıyla muhafaza ederek geleceğe taşımak amacı bizi birbirinden kıymetli akademisyen ve usta şeflerle 2021’de bir araya getirdi. ‘Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı’ kitabını çıkararak, mutfak kültürümüzü tanıtmanın yanı sıra atıksız ve sürdürülebilir tariflerimizi, halkımızın ve tüm insanlığın istifadesine sunduk.” bilgisini verdi.

“Yerel mutfakların özgün reçetelerini korumak mecburiyetindeyiz”

Türk mutfağına ithaf edilen, 21-27 Mayıs Haftası’nın da Türk mutfağını hak ettiği şekilde tanıtmak amacıyla eşsiz imkanlar sunduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, ilgili tüm kurumlar ve halkın desteğiyle bu haftanın her milletten insanı ortak sofrada birleştiren geleneksel bir buluşma haline gelmesi dileklerini iletti. Emine Erdoğan şöyle konuştu:

“Küreselleşmenin oluşturduğu kültürel çorak iklime karşı, yerel mutfakların özgün reçetelerini korumak mecburiyetindeyiz. Zira, yerli üretimlerimiz, küresel gıda sistemlerine yenik düştükçe, özgün kültürler erozyona uğramakla kalmıyor aynı zamanda yeme ve içme, haz odaklı, faydasız bir tüketime dönüşüyor ve giderek sağlığımızı da kaybediyoruz.”

Emine Erdoğan, besinlerdeki doğallığı yitirmenin, bir insan için fiziksel zararları kadar manevi zararları da bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti:

“Sofralar yerini ayaküstü atıştırmaya bıraktıkça, duygular tükeniyor, duyarlılık aşınıyor, milletler de özgünlüğünü yitirerek benzeşmeye başlıyor. Geleneksel sofralar ise gönülleri de doyuruyor. Yemek pişen ev, yuva olur, taze ekmeğin kokusu, güven verir. Ocağın tütmesi, dirlik ve düzenin dayanağıdır. Türkiye olarak, tarih boyunca etkilediği birçok ülkenin insanı ile birlikte toplumumuzdaki her grubu bir sofra etrafında birleştiren köklü bir mutfak kültürüne sahip olmanın kıymetini biliyoruz ve temiz, sağlıklı, yerel ve özgün gıdaya erişimin tüm insanlığın hakkı olduğuna inanıyoruz.”

Emine Erdoğan, yenilen, içilen, maruz kalınan her türlü gıdanın, doğallığını yavaş yavaş yitirerek zehirli bir hal aldığını belirterek, anne sütünde bile artık mikroplastiklere rastlandığını, temiz gıdaya erişim hakkının bugün daha da önemli hale geldiğini vurguladı.

Bu açıdan, yurt dışındaki Türk Mutfağı Haftası kutlamaları için, dünyanın en sağlıklı mutfaklarından biri olarak bilinen “Ege Mutfağı”nın seçilmesini kıymetli bulduğunu dile getiren Emine Erdoğan, “Genetiği bozulmamış, ata tohumlarımızla toprağı zehirlemeyen, organik gübrelerle yetiştirilen, kimyasala bulaşmadan soframıza ulaşan ve şifa reçeteleriyle doğru bir şekilde değerlendirilen ürünlerden tüm insanlığın faydalanmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Türk mutfağının öneminin altını çizen Emine Erdoğan, şunları söyledi:

“Tarlayı süren, tohumu savuran, fidanı diken, hasadı yapan, hamuru yoğuran, yufkayı açan, bütün maharetli ellerin ortak eseridir. Vatanımızın her beldesinde ürünle özdeşleşmiş, gönüllere işleyen bir insan hikayesi bulunur. Coğrafi işaret olarak tescillenen ürünlerle birlikte kimliğimizi oluşturan hikayelerimizi de koruma altına almış oluyoruz. Çünkü coğrafi işaret, toprakla özdeşleşen bütün birikimi kapsar. Her birisi ayrı kıymetli ve değeri hak eden ürünlerimizden uluslararası yeni markalar doğmasını yürekten diliyor, dünyada nerede olursa olsun, yerel ürünlere sahip çıkmayı amaçlayan her türlü projeyi gönülden desteklediğimi de bilmenizi istiyorum.”

Emine Erdoğan, Türk kültürünün parıldayan cevheri olan Türk mutfağını tanıtma ve değerlerini muhafaza etme noktasında, Kültür ve Turizm Bakanlığına önemli görevler düştüğüne dikkati çekerek, Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı kitabı ve Türk Mutfağı Haftası kutlamalarında ortaya koyduğu çabadan ötürü tüm bakanlık çalışanlarına şükranlarını sundu.

Türk mutfağının yerel ve küresel düzeyde, hak ettiği değere ulaşması için etkinlikler düzenleyen valilik, belediye ve yurt dışı temsilciliklerine de teşekkürlerini ileten Emine Erdoğan, “Bu seneki etkinlikler kapsamında hayata geçirilen, Göbeklitepe’den günümüze, topraklarımızın ‘taşan ama dökülmeyen, artan ama eksilmeyen’ bereketini ortaya koyan, kıymetli sergi dolasıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızı ayrıca yürekten tebrik ediyorum” diye konuştu.

Konuşmasında İsrail’in saldırıları altındaki Filistin’de yaşananlara da değinen Emine Erdoğan, “Filistin’de yaşanan vahşetin kültürel bir kıyım içerdiğini, bir milletin, kıyafetinden yemeklerine, tarihi yapılarından doğal güzelliklerine her açıdan yok edilmeye çalışıldığını hatırlatmak istiyorum. İsrail, tavus kuşunun tüylerini alıp üzerine yapıştırmaya çalışan karga hikayesinde olduğu gibi Filistin’in kültürünü, tarihini, mutfağını açıkça çalmaya çalışsa da biz hakikati haykırmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, tüm insanların farklılıklarını koruyarak, huzur ve barış içinde aynı sofrada buluşabilmesi dileklerini de iletti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, büyükelçiler ve eşleri ile gastronomi alanındaki öğretim üyeleri ve öğrencilerin de katıldığı etkinlikte, Türk mutfağının geleneksel, sağlıklı ve atıksız kültürel mirası ve Türk mutfağının zenginliğini aktaran video gösterimi de yapıldı.

Türkiye’nin 7 bölgesinin kültürel mirası ve mutfak kültürü sergilendi

Emine Erdoğan, program öncesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun ve Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen Türkiye’nin doğal, kültürel güzellikleri, iklim ve coğrafi çeşitliliği ile kadim medeniyetlerden aldığı mirasını 7 bölgenin mutfak kültürü üzerinden tanıtan sergi ve dijital deneyim alanını gezdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda, Ege’den Doğu Anadolu’ya Karadeniz’den İç Anadolu’ya kadar farklı coğrafi bölgelerin sahip olduğu doğal ve kültürel miras ile tarımsal çeşitliliğin yer aldığı sergide ürünleri inceleyen Emine Erdoğan, yetkililerden bilgi aldı.

Olgunlaşma Enstitülerinin geleneksel el sanatlarıyla üretilen ürünleri de yer aldı

Emine Erdoğan, sergide ayrıca himayesindeki Dokuma Atlası Projesi kapsamında çalışmalarını artıran Olgunlaşma Enstitülerinin hazırladığı Türkiye’nin Türk mutfak ve sofra kültürünü yansıtan, geleneksel el sanatlarıyla üretilen ürünlerini de inceledi.

21 coğrafi işaretli ürün sergilendi

Emine Erdoğan, etkinliğin fuaye alanında ise ait oldukları yörede kültür, turizm ve ekonomi gibi pek çok alana etki ederek katma değer üreten Avrupa Birliği tescilli 21 coğrafi işaretli ürünün yer aldığı stantları da ziyaret etti.

Bu stantlarda Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytin, Ayaş domatesi, Edremit körfezi yeşil çizik zeytini, Maraş tarhanası ve Ezine peyniri de yer aldı.

Ayrıca geçmişten geleceğe miras bırakılan ata tohumları da etkinlikte sergilendi. Etkinlik kapsamında davetlilere lokum, Türk kahvesi ve boza ikramları da yapıldı. Sergi, 1 ay boyunca gezilebilecek. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/asirlik-tatlarin-bulusma-noktasi-yedi-bolgede-turk-mutfagi-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-sergilendi/feed/ 0
Kuşadası’nda Yeni Müzeler Yolda https://www.haber60.com.tr/kusadasinda-yeni-muzeler-yolda/ https://www.haber60.com.tr/kusadasinda-yeni-muzeler-yolda/#respond Mon, 20 May 2024 22:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32576 (AYDIN)- Belediye Başkanı Ömer Günel’in ‘Müzeler Kenti’ projesi kapsamında, Kuşadası’nda son dönemde art arda önemli adımlar atıldı. Necati Korkmaz Mikrominyatür Sergi Alanı, Mineral ve Fosil Müzesi, Rosemary Anı Evi ve Türk Kahvesi Evi ile Porselen Bebek Müzesi’ne ev sahipliği yapan ilçede, müze sayısı kısa sürede 7’ye yükselecek.

Kentin simgeleri Güvercinada Kalesi’nde Deniz Ticaret Tarihi Müzesi, Kervansaray’da ise Sikke ve Arkeoloji Müzesi kurmak için gerekli kararları alarak Türkiye’nin önemli koleksiyoncularıyla iş birliği protokolleri imzalayan Kuşadası Belediyesi, Yıldırım Caddesi’ne ise Fosil ve Mineral Müzesi’nin ardından bir de etnografya müzesi kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Milimetrik eserler hayranlık uyandırıyor

Dünyanın sayılı mikro minyatür sanatçılarından olan Necati Korkmaz’ın mikroskop ve büyüteçler aracılığıyla görülebilen milimetrik boyutlardaki eserlerinin sergilendiği Kuşadası Belediyesi Necati Korkmaz Mikro Minyatür Sanat Merkezi ve Sergi Alanı, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.

Belediye tarafından Tarihi Kale Kapısı’nın üstünde kente kazandırılan merkez, kruvaziyer gemileriyle gelen turistler başta olmak üzere vatandaşların büyük ilgisi ile karşılaşıyor. 2019’da Tarihi Kentler Birliği (TKB) tarafından düzenlenen Müze Özendirme Yarışması’nda “Sanat ve Edebiyat Müzeleri” kategorisinde ödüle layık görülen Necati Korkmaz Mikro Minyatür Sanat Merkezi ve Sergi Alanı, ev sahipliği yaptığı eserler ile dikkat çekmeyi sürdürüyor. Sergilenen eserler arasında dünyanın en küçük Kur’an-ı Kerim’i, toplu iğne başına yapılmış dünyanın en küçük satranç takımı, saç telinin üzerine yapılmış yürüyen cambaz, içerisinde Türk klasik hat sanatının örneklerinin bulunduğu dünyanın en küçük hat katalogu gibi birbirinden ilginç 42 eser bulunuyor.

Fosil ve mineral müzesi ile geçmişe yolculuk

Kentin tarihi bölgelerinden olan Yıldırım Caddesi’nde bulunan iki katlı tescilli binanın Kuşadası Belediyesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğinde restore edilmesiyle açılan Mineral ve Fosil Müzesi, zengin bir doğa tarihi koleksiyonu barındırıyor. Müzede tarih öncesi dönemden kalma mamut dişi fosili, kömürleşmiş denizlalesi fosili, taşlaşmış kalamar fosili gibi ilginç örneklerin yanı sıra yakut, elmas, altın, ametist ve kuvars gibi kıymetli ve yarı kıymetli mineraller de sergileniyor.

TKB tarafından düzenlenen Müze Özendirme Yarışması’nda, Doğa Tarihi Müzeleri kategorisinde ödüle layık görülen Mineral ve Fosil Müzesi, Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerine ve zaman dilimlerine ait birbirinden ilginç fosil ve mineral örnekleriyle ziyaretçilerini geçmişte yolculuğa çağırıyor.

Porselen Bebek Müzesi, büyük ilgi görüyor

‘Müzeler Kenti’ projesi kapsamında geçen yıl Tarihi Kervansaray’da Belediyenin kurduğu Porselen Bebek Müzesi’nde, koleksiyoncular Meral ve Öğül Orhan tarafından 40 yılda toplanan ve 290 parçadan oluşan Alman ve Fransız üretimi porselen bebekler sergileniyor. Daha çok 1800 ile 1900 yılları arasında üretilen ve farklı boyutlarda olan porselen bebekler özellikle camdan olan renkli gözleri, saçları ve o dönemin modasına uygun kıyafetleriyle ziyaretçilerin beğenisini kazanıyor.

Rosemary Anı Evi ve Türk Kahvesi Evi

Marina mevkiinde ziyarete açılan Rosemary Anı Evi’nde, Kuşadası’nda 1965-1978 yıllarındada yaşayan ve kentin doğal güzelliklerini koruyarak tüm dünyaya tanıtmak için uzun yıllar emek veren Rosemary Baldwin’in günlük hayatında kullandığı eşyalar sergileniyor. Aynı alanda bulunan Haluk Perk Kahve Evi ise ziyaretçilerini, yaklaşık 600 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk kahvesinin tarihinde yolculuğa çıkarıyor. Haluk Perk Kahve Evi’nde Türk kahvesinin hazırlanmasında ve ikram edilmesinde kullanılan geleneksel eşyalar yer alıyor.

Türkiye’nin ilk Deniz Ticaret Tarihi Müzesi

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Güvercinada Kalesi, Türkiye’nin ilk deniz ticaret tarihi müzesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Başkan Ömer Günel ile koleksiyoner Haluk Perk arasında imzalanan protokolle denizcilikle ilgili çeşitli objeler, deniz ticaretinin tarihsel gelişiminde kullanılan ticari eşyalar, balıkçılık aletleri ile sikke, mühür ve biletlerden oluşan bir tarihi eser topluluğu, Deniz Ticaret Tarihi Müzesi’nde ziyaretçilerin ilgi ve beğenisine sunulacak.

4 asırlık kervansaray tarihe ışık tutacak

İlçenin bir diğer önemli simgesi, kent merkezindeki 400 yüzyıllık Kervansaray ise Porselen Bebek Müzesi’nin ardından, hazırlıkları süren Sikke ve Arkeoloji Müzesi’nin de adresi olacak. Sikke ve Arkeoloji Müzesi için Başkan Ömer Günel ile koleksiyoncu Zeki Karaoğlu arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokol ile Zeki Karaoğlu’nun kişisel koleksiyonunda yer alan çeşitli arkeolojik eserler ve sikkelerden oluşan zengin bir tarihi eser topluluğu, Sikke ve Arkeoloji Müzesi’nde sergilenecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kusadasinda-yeni-muzeler-yolda/feed/ 0
Yarım Asırlık Şanlı Mücadele ‘Kurtuluşspor’ Sergisi Açıldı https://www.haber60.com.tr/yarim-asirlik-sanli-mucadele-kurtulusspor-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/yarim-asirlik-sanli-mucadele-kurtulusspor-sergisi-acildi/#respond Sat, 18 May 2024 23:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32373 Yarım asırlık şanlı mücadele ‘Kurtuluş spor’ sergisi açıldı

BURSA – İnegöl Belediyesi, 18 Mayıs Dünya Müzeler Günü ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel ‘Yarım Asırlık Şanlı Mücadele Kurtuluşspor’ sergisini beğeniye sundu.

Türkiye’nin ilk ilçe kent müzesi olan İnegöl Kent Müzesi yaptığı araştırma ve sergi çalışmalarıyla bugüne kadar şehrin birçok değerini gün yüzüne çıkartarak ‘sergilerin merkezi’ haline gelirken, müzeler gününde 164. sergisini düzenleyerek yine şehrin bir başka değeri olan Kurtuluşspor’un hikayesini beğeniye sundu. Türk futboluna onlarca isim yetiştirmiş İnegöl, sosyal kültürel değerlerinin yanında sporcu kenti olma yönüyle de öne çıkarken İnegöl Belediyesi de bu değerleri bir bir işleyerek geçmişin izlerini geleceğe taşımak ve değerleri gün yüzüne çıkartmak adına çalışmalarına devam ediyor. 1974 Yılından kurulan ve bu yıl 50.yılını kutlayan İnegöl’ün köklü kulüplerinden olan Kurtuluşspor’un hikayesine dikkat çekme adına hazırlanan serginin açılışına; AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Durmuş ile parti yöneticileri ve meclis üyeleri, Kurtuluşspor Başkanı Semih Yavuz, Eğitimci antrenör Özden Suvat, siyasi parti temsilcileri, protokol üyeleri, Kurtuluşspor’un mevcut ve geçmiş dönem başkan ve yöneticileri, sporcuları ve çok sayıda spor sever katıldı.

100’ün üzerinde fotoğrafın ve Kurtuluşspor’a ait forma ve kupaların, Bursa ilçelerinin amatör kulüplerinin atkı ve flamalarının da yer aldığı serginin açılışında konuşma yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, ” Bizler için çok özel bir gün. Bugün burada İnegöl’ün özetini görüyorum. Çok sayıda değerli isimlerle bir aradayız. 18 Mayıs Müzeler Günü ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerimizin bir parçası olan sergimizin açılışında hep birlikteyiz. İnegölümüzün spor anlamında çok güçlü kulüpleri var. Kurtuluşspor’da bunlardan bir tanesi. Kuruluşundan bu yana emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Kulüplerimiz altyapı anlamında ciddi emekler sarf ediyor. Onların da meyveleri olan çocuklarımızı başarılarıyla görüyoruz. 50 yıl önce Mahmudiye Mahallemizdeki Kurtuluş Sokak’tan ismini alan Kurtuluşspor, son süreçte de birleşmeye giderek artık Mobilya Kurtuluşspor olarak anılıyor. Kulüplerimiz güçlerini birleştirerek faaliyetlerine daha da güçlü bir şekilde devam ettirmiş oluyor. Bu birliktelikler de ilçemizin spor alanında daha da güçlendiğini gösteriyor. Özel bir mekan olan ilk ilçe kent müzesi İnegöl Kent Müzemiz de Özden Suvat hocamızın emekleriyle hazırlanan tarihte bir iz bırakacak eserleri 164. sergimizle beğeniye sunmuş oluyoruz. Ben kendilerine çok teşekkür ediyorum. Geçmişten bu güne tarihimizi gün yüzüne çıkartmak için mücadele veren, bu mekanların oluşumuna sebep olan herkese teşekkür ediyorum. Dile kolay yarım asırlık tecrübeyi anlatan sergimizin hayırlı olmasını diliyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı tebrik ediyorum” dedi.

Kurtuluşspor Başkanı Semih Yavuz ve eğitimci antrenör Özden Suvat, kulüp tarihini anlatan özel serginin hazırlanması için sundukları katkı ve kulüplerin daha da güçlenmesi adına verdikleri destekten dolayı İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’a teşekkürlerini iletti.

Konuşmalar sonrası protokol üyeleri ve çok sayıda katılımcılarla birlikte serginin açılış kurdelesi kesildi. Katılımcılarla birlikte sergiyi ziyaret eden Başkan Alper Taban, 18 Haziran’a kadar ziyarete açık olacak ‘Yarım Asırlık Şanlı Mücadele “Kurtuluşspor” Sergisine tüm ilçe halkını davet etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yarim-asirlik-sanli-mucadele-kurtulusspor-sergisi-acildi/feed/ 0
KO-MEK Kursiyerlerinin Eserleri Gölcük ve Derince’de Sergilendi https://www.haber60.com.tr/ko-mek-kursiyerlerinin-eserleri-golcuk-ve-derincede-sergilendi/ https://www.haber60.com.tr/ko-mek-kursiyerlerinin-eserleri-golcuk-ve-derincede-sergilendi/#respond Fri, 17 May 2024 23:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32266 KO-MEK kursiyerlerinin el emeği göz nuru eserlerinin yer aldığı ilçe sergileri bu kez Gölcük ve Derince ile devam etti.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kurslarının (KO-MEK), her yıl bahar şenliği havasında düzenlediği ve artık geleneksel hale gelen ilçe sergilerine Gölcük ve Derince ile devam edildi. Kursiyerlerin bir yıl boyunca ürettiği el emeği göz nuru ürünlerin vatandaşlarla buluştuğu sergilerde birbirinden güzel ürünler göz kamaştırdı.

Gölcük Kongre Sarayı’nda geçekleştirilen ilçe sergisine Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcuk Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, MHP İlçe Başkanı Derya Çavdar, AK Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı Saime Yelken’in yanı sıra sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Saygı duruşu ve işaret dili kursiyerleri eşliğinde İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda kursiyerler adına Gülay Eren konuşma yaptı. Eren konuşmasında, “KO-MEK sayesinde hayatı öğrendim. Bize bu imkanı sunan başta Başkanımız Büyükakın’a ve ekibine teşekkür ediyorum” dedi.

“KO-MEK sizler ve bizler için bir aile yuvası gibi”

KO-MEK kurslarının önemine değinen Başkan Büyükakın, “Kursiyerlerimiz buralarda sadece eğitim almıyor aynı zamanda KO-MEK Bohçası ile evlenecek kızlarımıza çeyiz desteği, KO-MEK Vefası ile ihtiyaç sahiplerine destek olmak gibi birçok sosyal sorumluluk projesi de gerçekleştiriyor. KO-MEK sizler ve bizler için bir aile yuvası gibi artık, buralar hem eğitim yeri hem de iyileştirme merkezi olarak sizler için hizmet etmeye devam ediyor” dedi.

Açılışın 2. adresi Derince

Haftanın son sergisi Yenikent Kültür Merkezinde açılan Derince ilçe sergisi oldu. Başkan Büyükakın’ın yanı sıra AK Parti Derince İlçe Başkanı Koray Merdan, AK Parti Derince Kadın Kolları Başkanı Zeliha Uslu, Derince İlçe Milli Eğitim Müdürü Ayhan Erin, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş programa katıldı.

Sergi açılışında çocukların Filistin hassasiyeti uzun süre alkış aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından kursiyerler adına konuşmayı İstanbul’dan Yenikent KO-MEK kurs merkezinde Tıbbi Aromatik Bitkiler branşında eğitim almak için gelen Osman Can Kazancıoğlu yaptı. “Yolun uzun olması gözümü korkutmuyor” diyen Kazancıoğlu, “Tarım alanında birçok eğitim aldım ama tıbbi aromatik bitkiler alanında KO-MEK’in eğitim verdiğini duyunca hiç düşünmeden kayıt yaptırdım. Haftada iki gün İstanbul’dan gelerek burada eğitim alıyorum. Bize bu imkanı sunan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a ve emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

” Gazze’yi ayağa kaldırmak için çalışacağız”

Sergilenen eserlerin çok güzel olduğunu ifade ederek konuşmasına başlayan Başkan Büyükakın, “Filistin’de 7 aydır soykırım yapılıyor. Bizler burada güvendeyiz ama orada çocuklar ve kadınlar acımasızca katlediliyor. Bu soykırımın son bulması için artık hep birlikte tepki göstermeliyiz. Filistin bizim hassasiyetimizin tam merkezinde olmalı. Sizlerden Filistin konusunda özellikle hassas olmanız ve günlük hayatta farklı şekillerde tepki göstermenizi istiyorum. Biz belediye olarak bu süreç biter bitmez kardeş şehir ilan ettiğimiz Gazze’yi ayağa kaldırmak için çalışacağız” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardında KO-MEK Bohçası yakın zamanda düğünü olacak kursiyere hediye edildi. Ardından protokol ve çocuklar hep birlikte açılış kurdelesini keserek sergi alanı gezdi. Kursiyerlerle tek tek sohbet ederek ürünler hakkında bilgi alan Başkan Büyükakın’a okuma yazma kursiyerleri yeni okumanın mutluluğu ile İstiklal Marşının yanı sıra kendi seçtikleri şiirleri okudu. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/ko-mek-kursiyerlerinin-eserleri-golcuk-ve-derincede-sergilendi/feed/ 0
Tuzla Belediyesi Rumeli Kültür Merkezi’nde ‘8. Yakma Resim Sergisi’ Açıldı https://www.haber60.com.tr/tuzla-belediyesi-rumeli-kultur-merkezinde-8-yakma-resim-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/tuzla-belediyesi-rumeli-kultur-merkezinde-8-yakma-resim-sergisi-acildi/#respond Sat, 04 May 2024 08:33:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30354 Tuzla Belediyesi Rumeli Kültür Merkezi’nde 23 ustanın hazırladığı 70 eserden oluşan ‘8. Yakma Resim Sergisi’ sanatseverlere kapılarını açtı. 11 Mayıs tarihine kadar açık kalacak serginin küratörlüğünü Yusuf Ziya Güreken üstlendi. Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, “Sanatçılarımızın eserlerini ve kültür sanatı, Tuzlalılarla buluşturmanın önemini biliyoruz. Tuzla, kültür sanat kenti olarak anılacak, bunu sağlayacağız” dedi.

İstanbul’un farklı ilçelerinden yakma resim sanatçıları, Tuzla Belediyesi ev sahipliğinde bir araya geldi. Ahşap, deri, süs kabağının üzerine yapılan toplam 70 yakma eserin yer aldığı sergiye ilgi oldukça yoğundu. Rumeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış törenine, Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, sanatseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“Keyif aldığımız, gurur duyduğumuz işler çıkmış”

Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, “Tuzla’nın kültür ve sanatla buluştuğu alan sayısını artırmamız lazım. Bugün Rumeli Kültür Merkezi’ndeyiz; yakma sanatı üzerine mükemmel eserler inceliyoruz. Hakikaten keyif aldığımız, gurur duyduğumuz işler çıkmış. Kültür sanatı Tuzla’da daha güçlü hale getirmeliyiz, getireceğiz de. Yazın, kapalı alanlardan açık alana taşıyacağız, sahildeki alanı güçlendireceğiz. Sanatçılarımızın eserlerini ve kültür sanatı, Tuzlalılarla buluşturmanın önemini biliyoruz. Tuzla, kültür sanat kenti olarak anılacak, bunu sağlayacağız” dedi.

“Tuzla’dan başlayarak İstanbul’un değişik semtlerinde sergiler düzenledim”

Emekli olduktan sonra yakma resim sanatına odaklandığını belirten serginin küratörü Yusuf Ziya Güreken, “Karma Sergi yapmaya karar verdikten sonra sosyal medya sayfalarından bu sanatı yapan sanatçıları buldum, bir araya topladım. Tuzla’dan başlayarak İstanbul’un değişik semtlerinde sergiler düzenledim. Bu 8’inci sergimiz; çok rağbet görüyor ve ziyaret edenler çok memnun kalıyor. Sergimizin ilkini Tuzla’da yapmıştım, şimdi sonuncusunu da burada yapıyorum. Tuzla’da başladım, Tuzla’da bitirdim. İnşallah başkaları devralır ve ben onlara destek olurum” ifadelerini kullandı.

“Bir şeyler yapmak, üretmek çok güzel bir duygu”

Yakma resim sanatını çok sevdiğini söyleyen ve sergiye bir eserini getiren ev hanımı Yeliz Erdem ise, “Yusuf Bey’in daveti sonucunda sergiye katıldım. Yakma resim sanatını İSMEK’te öğrendim ve evde çalışarak kendimi geliştirdim. Elimin yatkın olduğunu fark ettikten sonra büyük bir zevk aldım, çok mutlu oldum. Bir şeyler yapmak, üretmek çok güzel bir duygu. Buraya bir resimle katıldım ama devamı gelecek. Ahşap yakma çok bilinen bir sanat olmadığı için bu tür sergilerin açılması çok büyük önem arz ediyor. Özellikle ev hanımlarının bu tür sanat dallarıyla ilgilenmesi ayrı bir mutluluk veriyor” şeklinde konuştu.

“Kısa sürede baya bir yol kat ettiğimi söylediler”

Makine Yüksek Mühendisi Meltem Göktaş’ın eserleri de sergide öne çıkan eserler arasındaydı. Sergi ile ilgili düşüncülerini paylaşan Göktaş, “Ahşap Yakma sanatıyla yaklaşık 2,5 yıldır uğraşıyorum, kısa sürede baya bir yol kat ettiğimi söylediler. İşin içinde sabır söz konusu ama ben sevgiyle daha fazla ilerletebileceğime inandım ve başardığımı düşünüyorum. Yakma sanatı bilindik bir sanat olmadığı için bu tarz sergilerin düzenlenmesi, ziyaretçilerin sergiyi daha yakından tanımasına ve bu sanata yönelmesini sağlıyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/tuzla-belediyesi-rumeli-kultur-merkezinde-8-yakma-resim-sergisi-acildi/feed/ 0
Ressam Zehra Sengir’in ‘Kuşların Şarkısında Renkler’ Temalı Sergisi SANKO Sanat Galerisi’nde https://www.haber60.com.tr/ressam-zehra-sengirin-kuslarin-sarkisinda-renkler-temali-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/ https://www.haber60.com.tr/ressam-zehra-sengirin-kuslarin-sarkisinda-renkler-temali-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/#respond Sat, 04 May 2024 07:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30340 Ressam Zehra Sengir, tuval üzerine akrilik ve yağlı boya tekniğinde yaptığı eserlerinden oluşan “Kuşların Şarkısında Renkler” temalı resim sergisini, SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu.

Sanatın toplumların ilerlemesinde önemli rol oynadığını belirten Sengir, “Bireylerin gelişimine büyük katkı sunan sanat topluma yön veren önemli unsurdur” dedi.

Sengir, eserlerinin rüyalar alemine, gönül genişliğine ve özgürlüğün sembolü kuşların kanat çırpışlarına izdüşümleri olarak yansıdığını söyledi.

Eserlerinde zaman ve mekan kavramının yok denecek kadar az olduğunu anlatan Sengir, “Her bir çalışmamı sonsuz bir evren, zamansız bir mekan içerisinde kurgulayarak farklı doku denemeleriyle de izleyicilere çok geniş bir çeşni sunmak istiyorum” diye konuştu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözünü hatırlatan Sengir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Savaşlarda bile ülkelere girilip kaybediliyor. Savaşın kazananı ilk anda sanat eserlerini topluyor. Önceki dönemlerde yetenekli kişiler sanatlarını icra ediyordu. Teknolojinin gelişmesi ve toplumdaki bireylerin bilinçlenmesiyle birlikte sanat öğretilebilir özelliğiyle de daha erişilir bir kimlik kazandı.

Sanat ilk önce ailede sanatın ne olduğunu, nasıl ki çocuklarımıza güzel ahlakı öğretip her şeye güzel bakmalarını öğretiyorsak sanat konusunda da güzel bir yönlendirme yapmalıyız. Öğrenmenin yaşı yok, hiçbir birey sanata yönelmek ve öğrenmek için geç kalmamıştır. Toplumun geleceği açısından başta geleceğimizin teminatı çocuklarımız olmak üzere her bireyin mutlaka sanat dalına yönelmesi gerekiyor.”

SANKO Sanat Galerisi sanata ve sanatçıya destek veriyor

SANKO Sanat Galerisi’nin, 2004 yılında SANKO Okulları öğrencilerinin eserlerini sergilemek üzere açıldığını, sonraki dönemde ise profesyonel galeri anlayışıyla yönetilerek Türkiye’de seçkin sanat merkezlerinden birisi haline getirildiğini anlatan SANKO Sanat Galerisi Seçici Kurul Üyesi Aslı Özen ise şunları kaydetti:

“Galerimiz tamamen profesyonel bir anlayışla yönetilmektedir. Ulusal ve uluslararası birbirinden seçkin profesyonel sanatçıları ağırlayarak sanatseverlerle buluşturuyoruz. Anadolu’da kar amacı gütmeden sadece sanatçıya destek anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren tek sanat galerisiyiz.

Bölgede ağırladığımız profesyonel sanatçılarımızın aynı zamanda okullarımızda ve üniversitelerimizde öğrencilerimizle buluşup tecrübe paylaşımlarını sağlıyoruz. Bu da geleceğimizin teminatı gençlerimizin ve sanatseverlerin sanatsal bakışının gelişimine katkı sağlamaktadır.”

Özen, “Sanatın ve sanatçıların her zaman destekçisi olan Konukoğlu Ailesine ve SANKO Sanat Galerisi yönetimine sağladıkları imkanlardan dolayı şükranlarımı sunuyor, eserlerine ev sahipliği yaparak sanatseverler ile buluşturmaktan mutluluk duyduğumuz kıymetli sanatçılarımıza katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Konuşmaların ardından Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Mehmet Aykanat ve SANKO Park AVM Müdürü Sait Can Gizir, Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı isimli yayını Sengir’e takdim etti.

Sergi açılışına, SANKO Park AVM İşletme Müdürü Taner Neng, SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek, Yürütme Kurulu Üyesi Sevim Karakaş ve Murat Köylüoğlu, ressamlar Ayşegül Bakkaloğlu, Nurten Çatıkkaş Kale, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, Gençlik ve Spor Bakanlığı Resim Öğretmeni Şeyma Demir, sanatseverler ve davetliler katıldı.

Zehra Sengir’in 26 eserinin yer aldığı “Kuşların Şarkısında Renkler” temalı resim sergisi, SANKO Sanat Galerisi’nde 17 Mayıs 2024 tarihine kadar her gün 10.00- 22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Zehra Sengir

İzmir Buca Eğitim Fakültesi’nden üstün başarı ile mezun olan Zehra Sengir, Ankara Sanat Dergisi tarafından Paris’e inceleme ve araştırma yapmak üzere gönderildi.

İstanbul Mimar Sinan Üniversitesinden “Sanatta Yeterlik” aldı. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümüne Yardımcı Doçent olarak atandı. Aynı bölümden emeklilik sonrasında sanatsal çalışmalarını Samsun’daki atölyesinde sürdürmektedir. Yurt içi ve yurt dışında 200’ü aşkın ulusal ve uluslararası sergi, çalıştay, bienal ve trienale davetli sanatçı olarak katılan, 4’ü yurt dışında 26 kişisel sergi açan Sengir’in, 2’si yurt dışından olmak üzere 8 ödülü bulunmaktadır. Yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlar, müzeler ve kamu kuruluşları koleksiyonlarında eserleri bulunan sanatçı, Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği ve Karadeniz Plastik Sanatlar Derneği üyesidir. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/ressam-zehra-sengirin-kuslarin-sarkisinda-renkler-temali-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/feed/ 0
Astana’da Oğuzların Tarihi Mirası Sergisi Açıldı https://www.haber60.com.tr/astanada-oguzlarin-tarihi-mirasi-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/astanada-oguzlarin-tarihi-mirasi-sergisi-acildi/#respond Thu, 25 Apr 2024 00:12:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29203 Kazakistan’ın başkenti Astana’da “Kazak Bozkırlarında Oğuzların Tarihi Mirası” konulu fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu.

Astana Yunus Emre Enstitüsü tarafından Kazakistan Milli Müzesi’nde açılan sergi, ülkenin güneyindeki Sırderya (Seyhun) Nehri bölgesinin idari merkezi Kızılorda eyaletinde bulunan “Kızılorda İl Müzesi” işbirliğinde gerçekleştirildi.

Dede Korkut’un eserlerinin seslendirilmesiyle başlayan serginin açılış törenine Türkiye’nin Astana Büyükelçisi Mustafa Kapucu, Kazakistan Senato ve Meclis milletvekillerinin yanı sıra Astana’daki yabancı diplomatik misyon temsilcileri, tarihçiler, arkeologlar, basın mensupları ile çok sayıda davetli katıldı.

Sergide Kazakistan’ın Kızılorda, Türkistan ve Karagandı bölgelerinde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucu gün yüzüne çıkarılan Orta Çağ Oğuz dönemine ait Oğuz kentlerinin kalıntıları, tarihi türbeleri ile eserlerinin 30 fotoğrafı yer alıyor.

Bunun yanı sıra Kızılorda İl Müzesi’nde sergilenen Oğuzlar dönemine ait 50’den fazla eser de “Kazak Bozkırlarında Oğuzların Tarihi Mirası” sergisinde sanatseverlerle buluştu.

Büyükelçi Kapucu, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye için Kazakistan’ın yalnızca çok iyi ilişkilere sahip olduğu bir ülke değil aynı zamanda ortak kültürel mirasa sahip ve kardeşlik hukukuyla bağlı olan bir ülke olduğunu söyledi.

Türkiye Türklerinin büyük ölçüde mensubu olduğu Oğuz boyları ile Kazakların mensubu olduğu Kıpçak Türk boylarının aynı çınarın dalları olduğunu belirten Kapucu, “Nasıl Kazak bozkırlarından Oğuz izlerinden bahsediyorsak, Kıpçak isimli yerleşim yerlerinin bulunduğu Azerbaycan’da ve Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde Kuman-Kıpçak izlerine rastlamak mümkündür. Dolayısıyla ortak tarihimiz konusunda kapsamlı çalışmalar yapılması, kültürlerimize yönelik bu tür projelere imza atılması ve Türkiye-Kazakistan toplumları arasındaki bu ortak bilincin gelecek nesillere aktarılması bizi memnun ediyor.” diye konuştu.

Kızılorda İl Müzesi Araştırma Görevlisi Saylau Ashat, AA muhabirine, bu serginin Türkiye ile ortak düzenledikleri ilk proje olduğunu söyledi.

Seyhun Nehrinin aktığı Kızılorda bölgesinin Oğuz mirası açısından zengin bir bölge olduğuna işaret eden Ashat, “Müzemiz, 2 binden fazla Oğuz dönemine ait eserlere ev sahipliği yapıyor.” dedi.

Ashat, sergide Oğuzlarda kentleşme kültürünün geliştiğini gösteren eserlerin yer aldığını dile getirerek “Bunların arasında Orta Çağ döneminin ünlü kentleri Jankent, Jent, Asanas, Sortöbe, Zangar, Sıganak ön plana çıkıyor. Bu konuda zamanında Oğuz Devletinin başkenti olan Jankent’in bambaşka bir rolü var.” ifadesini kullandı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Göksu da söz konusu serginin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bizim mevcut kaynaklarımızın tamamında aslında Selçuklu Devletinin kurucusu Oğuzların bu topraklarla ilişkisine dair çok fazla kayıtlar var. Hatta bu sadece Orta Çağ tarih kaynaklarında değil aynı zamanda destanlarda, mitolojide, halk edebiyatında da mevcut. Ama bunların maddi kayıtları henüz çok bilinmiyordu.”

Göksu, Kazakistan coğrafyasında yapılan arkeolojik araştırmaların, bu ülkedeki Oğuz mirasını delilleriyle ortaya koyduğuna ve bu bakımdan çok önemli olduğuna dikkati çekti.

Türklerin genellikle Avrupa kaynaklı tarih anlayışının etkisiyle hep göçebe olarak nitelendirildiğini hatırlatan Göksu, şu değerlendirmede bulundu:

“Fakat bu coğrafyada irili ufaklı 200 Oğuz şehrinden bahsediliyor. Özellikle Sırderya havzasında 10 ila 20 büyük şehirden söz ediliyor. Bu bize gösteriyor ki Türkler tamamı göçebe olan bir topluluk değil Oğuzların bir kısmı konar göçer hayatını devam ettirirken bir kısmı da çok önemli şehirler kurmuş.”

Sergi kapsamında Kazak ve Türk bilim insanlarının katılımıyla “Kazakistan’daki Oğuz Türk Mirası: Kültürel Değerler ve Zaman Kervanı” konulu uluslararası seminer de düzenlendi.

Sergi, bir hafta süreyle ziyaret edilebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/astanada-oguzlarin-tarihi-mirasi-sergisi-acildi/feed/ 0
Başakşehir’de ‘Yemin Olsun’ Sergisi Ziyarete Açıldı https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-yemin-olsun-sergisi-ziyarete-acildi/ https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-yemin-olsun-sergisi-ziyarete-acildi/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28269 Başakşehir’de “Yemin Olsun” sergisi ziyarete açıldı

İSTANBUL – Başakşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Başakşehir Sanat Galerisi, sanatseverleri bir araya getirmeye devam ediyor. Şehrin yeni sanat merkezi dikkat çeken bir işe imza atarak Kur’an-ı Kerim’deki yemin ayetlerinden oluşan serginin kapılarını ziyaretçilerine açtı.

Başakşehir Belediyesi’ne bağlı Başakşehir Sanat Galerisi, bugüne kadar gerçekleştirdiği etkileyici sergilerine bir yenisini daha ekledi. 16 farklı sanatçının Kur’an-ı Kerim’deki 19 surenin başındaki yeminlere yer verdiği eserlerle bir araya gelen “Yemin Olsun” Sergisi, düzenlenen programla kapılarını ziyaretçilerine açtı. Küratörlüğünü kaligrafi sanatçısı Emrah Yücel’in yaptığı ve Kur’an-ı Kerim’in derinliklerine yolculuk yapmak isteyenleri buluşturan sergi, Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de yemin ettiği kavramları ve varlıkları ele alıyor. Şehir Sanat’ta düzenlenen serginin açılış törenine Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu da katıldı. Başkan Kartoğlu, “Sergideki eserler, yaratılan her şeyin Rabbimizin ismini hatırlamak ve bulmak için bir vesile olduğunu vurguluyor” dedi.

“Bu özel sergi yaratılışın ve varoluşun sırlarını anlamlandırıyor”

Şehir Sanat’taki 8’inci sergilerini açtıklarını dile getiren Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, ” Bugün burada siz değerli sanatseverlerin de katılımıyla 8’inci sergimizi açıyoruz. İstanbul’un yeni sanat merkezi olan Şehir Sanatta ‘Yemin Olsun’ adlı serginin açılışında sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu özel sergi, Kur’an-ı Kerim’in yemin ayetlerini ele alıyor. Yaratılışın ve varoluşun sırlarını anlamlandırıyor ve farklı bir bakış açısı sunuyor. Arz, sema, yıldızlar, gece, gündüz, şafak, kuşluk vakti, ay, güneş, melek, rüzgar, zeytin ve incir gibi kavramlara edilen yeminler, kainatın derinliklerindeki hikmete ve derinliğe yolculuk etmemizi sağlıyor. Bu sergi, sadece sanatı değil, aynı zamanda düşünceyi ve bilinci de bir araya getirerek, manevi bir keşfe davet ediyor. Sergideki eserler, yaratılan her şeyin Rabbimizin ismini hatırlamak ve bulmak için bir vesile olduğunu vurguluyor ” diye konuştu.

“Yemin birbirimizi inandırmak için kullandığımız önemli bir done”

Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de yemin ettiği surelerdeki imgesel formların sergilenmeye değer olduğunu belirten Yemin Olsun Sergisi’nin Küratörü Emrah Yücel, ” Başakşehir Belediyesi Şehir Sanat Galeri’de Yemin Olsun isimli sergiyi açıyoruz. Yemin Olsun Kur’an-ı Kerim’deki yemin ayetlerinden ilham alınarak, çağdaş ve geleneksel sanatlarımızın farklı disiplinlerinden 16 sanatçı ve 19 eserden ortaya çıkan bir sergi. Yemin birbirimizi inandırmak için kullandığımız önemli bir done. ‘Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de neyin üzerine yemin etmiştir?’, ‘Acaba bunların imgesel formu nasıl olur?’ diye düşündüğümüzde, bunun sergilemeye değer unsurlar barındırdığını gördük. Sonucu da çok güzel oldu. Biz çok beğendik. Şehir Sanat Galerisi daha önce de çok güzel sergilere imza attı. Bu sergide buraya yakışır bir sergi oldu. Böyle güzel bir mekanı kültür sanat camiasına kazandırdıkları için Başakşehir Belediye Başkanımız Yasin Kartoğlu’na çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

Sergi, 18 Nisan-28 Mayıs 2024 tarihleri arasında Başakşehir Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-yemin-olsun-sergisi-ziyarete-acildi/feed/ 0
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve TEMA iş birliğiyle ‘Doğaya Açılan Pencerem’ sergisi açıldı https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-ve-tema-is-birligiyle-dogaya-acilan-pencerem-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-ve-tema-is-birligiyle-dogaya-acilan-pencerem-sergisi-acildi/#respond Sun, 24 Mar 2024 22:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23025 Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ile Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) iş birliğiyle yaşama geçirilen “Doğaya Açılan Pencerem” sergisi açıldı.

?Ankara Büyükşehir Belediyesi, doğal kaynakların hızla tüketildiği ve iklim krizinin tehlikeli yüzünü gösterdiği bu çağda, topluma çevre bilinci oluşturacak çalışmaları hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda ABB ile TEMA iş birliğiyle düzenlenen “Doğaya Açılan Pencerem” konulu sergi açılışına; ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın eşi Nursen Yavaş, ABB Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı personeli, öğrenci velileri ve çok sayıda davetli katıldı.

ABB Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Çocuk Kulüpleri ve Çocuk Etkinlik Merkezleri’ndeki 90 minik üye, hayal güçleri ve el becerilerini kullanarak çöp poşetleri, piller, alüminyum folyo, kartonlar, pet şişeler, pet bardaklar, kapaklar, ağaç ve yapraklarla tasarlanan kostümleri defilede sergiledi.

Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı Çocuk Hizmetleri Şube Koordinatörü Tuğba Nagehan Turpçu, etkinliğe ilişkin şu bilgileri verdi:

“AMACIMIZ GERİ DÖNÜŞÜMÜ VE ÇEVRE BİLİNCİNİ OLUŞTURMAK”

“TEMA ile birlikte Aralık ayından itibaren farkındalık çalışması yapmaya karar verdik. Meşe palamudu tüpleyerek bu çalışmalarımıza başladık. Çocuklara atık malzemeler nelerdir, geri dönüşümün önemi nedir bunlarla ilgili bilgiler verdik. Evlerinde topladıkları atık malzemeleri merkezimize getirerek bunlarla neler yapacağımızı düşündük ve tasarladık. Atık malzemelerden yaptığımız kostümlerle çocuklar defile gerçekleştirdi. Buradaki amacımız geri dönüşümü ve çevre bilincini sağlamak.”

TEMA Vakfı Çayyolu Temsilcisi Aylin Tural da şunları söyledi:

“Büyükşehir Belediyesi kreşleri ile uzun süre düşündüğümüz bir projeyi düzenliyoruz. Büyükşehir 18 kreşle birlikte çok büyük destek verdi. Doğada hiçbir şeyin atık olmadığı, toplanan her materyali değerlendirmenin çok önemli olduğunu vurgulamak için böyle bir etkinlik başlattık. Çocukların ne istediğini biz bu sergide gördük. Genellikle doğada dökülen yapraklar, kozalaklar, çiçekler, meşe palamutları hep doğanın kendi yarattığını, onların çöp olmadığını, çürümediğini bu şekilde değerlendirerek gösterdik.”

MİNİKLERİN DEFİLE HEYECANI

Kendi ürettikleri birbirinden çeşitli geri dönüşüm kostümlerini giyerek defilede boy gösteren minikler de heyecanlarını, şu sözlerle dile getirdi:

-Sinda Ertunç: “Geri dönüşüm çok önemlidir. Etrafımızı kirletmememiz ve kendimizi korumamız lazım. O yüzden geri dönüşüm önemlidir. Kostümümü öğretmenimle yaptım. Pet bardaklarla etek yaptık ve bunu giyindim defileye çıktım.”

-Ahmet Burak Çelik: “Temizlik çok önemlidir. Kostümümde dürbün var, keçeden yelek var, kapaklar taktık.”

-Kuzey Ekinci: “Sihirbaz kostümü yaptım. Yaparken çok güzel geçti. Şapkam var, sopam var, gazeteden ceketim var.”

-Zeynep Mina Dündar: “Piller ve ilaç kutusu var üzerimde. Gösteri yaptık sergi yaptık. Saçlarımda çiçekler var. Ağaçlarımız kötü olmasın diye geri dönüşüm yapmamız lazım.”

Tüm merkezlerden hem bireysel hem de grupla birlikte yaklaşık 700 çocuğun tasarladığı eserler, Çayyolu’nda bulunan MESA Plaza’da 29 Mart 2024 tarihine kadar ziyarete açık olacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-ve-tema-is-birligiyle-dogaya-acilan-pencerem-sergisi-acildi/feed/ 0
Kahramanmaraş Depreminin Yıkımına Sanatla Destek https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminin-yikimina-sanatla-destek/ https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminin-yikimina-sanatla-destek/#respond Fri, 22 Mar 2024 22:39:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22241 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin neden olduğu yıkıma sanat aracılığıyla destek olmak amacıyla hazırlanan “Kelebek Etkisi” adlı grup sergisi, sanatseverlerle buluştu.

Ortaköy’deki Kethüda Hamamı Beşiktaş Kültür Merkezi’nde ziyarete açılan sergi, Hatay Kuzeytepe’de kurulan Örnek Evler Yaşam Köyü’ne katkıda bulunmak için bağışlanan eserlerin bir araya getirilmesiyle oluşturuldu.

İyilik İçin Sanat Derneği Başkanı Selin Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dernek olarak depremin ilk gününden itibaren bölgede çeşitli çalışmalar yürüttüklerini anlattı.

Bu projede de iç mimarlar Zülal Çakıcı ve Hamide Göksan ile Örnek Evler Projesi’ne destek sağlamak için bir sergi oluşturduklarını belirten Bozkurt, serginin Tarık Hotamışlıgil’in katkılarıyla Galeri Nev İstanbul’un kurucusu Haldun Dostoğlu’nun küratörlüğünde düzenlendiğini kaydetti.

Eserlerin bir kısmının sanatçılardan bağış yoluyla alındığını dile getiren Bozkurt, “Kimisi de sağ olsunlar katkılarını sundular, sergide 60’ı aşkın sanatçının 82 eseri yer alıyor. Bu serginin bir başka özelliği de deprem bölgesindeki 6 sanatçımızın işlerine yer ayrılması oldu. Onlar da Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay ve Malatya’da depreme maruz kalmış sanatçılar. Onların da işlerinin görünür olması bizler için önemli.” ifadelerini kullandı.

Serginin tüm gelirinin Hatay’daki Örnek Evler Projesi’ne aktarılacağını belirten Bozkurt, bu nedenle serginin olabildiğince çok kişinin duymasını, ziyaret etmesini, paylaşmasını ve mümkünse eserlerin hepsinin satılmasını amaçladıklarını söyledi.

Bozkurt, serginin ilk gününde Abidin Dino, Hanefi Yeter, Adnan Çoker, Komet, Ergin İnan ve Seyhun Topuz’un işlerinden satılanların olduğu, eserlerin dijital katalog üzerinden de incelenip satın alınabildiği bilgisini paylaştı.

“Projeye 4 bine yakın gönüllü destek verdi”

Projenin destekçilerinden Tarık Hotamışlıgil, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgeye gidip gördüklerini ve yapılması gerekenlerle ilgili fikir edindiklerini, mimar Zülal Çakıcı ve Hamide Göksan’ın 100 küçük evlik (tiny house) bir plan yaptıklarını anlattı.

Projeye 4 bine yakın gönüllünün destek verdiğini, sergiyle aynı adı taşıyan “Kelebek Etkisi” adlı tabloda da gönüllülerin parmak izlerinin bulunduğunu aktaran Hotamışlıgil, şunları kaydetti:

“Hem gönüllüler hem de gönüllü firmalar destek verdi. Yani çelikçi çelik verdi, tahtacı tahta verdi, taş yünü olan taş yünü verdi. Çok yakın zamana kadar hiç nakdi bağış almadık. Tamamı gönüllülük esasıyla. Adam geldi mesela 100 klima verdi, diğeri geldi 100 fırın verdi. Böyle böyle bu evler yapıldı, yerlerine götürdük monte ettik. İnsanlara kurayla verildi. İhtiyaç sahibi olanlara öncelik verdik. Geri kalanları da kurayla seçtik.”

Depremin dördüncü gününde bölgeye gittiğini dile getiren Hotamışlıgil, “Ben o insanların yaşadıklarını görünce bu işin dört, beş senede veya daha fazla sürede en zengin devlet bile olsa altından kalkılamayacağını gördüm. Müthiş bir yıkım vardı.” değerlendirmesinde bulundu.

Hotamışlıgil, bölgedeki insanlara en az 5 yıl yaşayacakları bir yer temin etmek amacıyla yola çıktıklarını ifade ederek, evlerde lavabo, banyo, mutfak, yatak, yorgan, nevresim, çarşaf ile bütün elektrik, su ve kanalizasyon altyapısının bulunduğunu, başkalarının da örnek alabileceği bu evlerde yaşayanların ve özellikle de çocukların mutlu olmasını, rahatça oyun oynamasını ve eğitim görmesini amaçladıklarını sözlerine ekledi.

Projeye katkıda bulunan iç mimar Zülal Çakıcı, Örnek Evler Yaşam Köyü’nün sürdürülebilir bir yaşam köyü olarak kurulduğunu belirterek, projenin sürdürülebilmesi için halen desteğe ihtiyacı olduğunu ve serginin de bu amaçla düzenlendiğini belirtti.

“Kelebek Etkisi” adlı eserin ressamı, iç mimar Hamide Göksan da projede çok büyük bir emek bulunduğunu, projeyle sanatın birleşmesinden ve eseriyle buna katkı sağlamaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Sergiyi, İstanbullu sanatseverlerin yanı sıra Örnek Evler Yaşam Köyü’nde kalan Hataylılar da ziyaret etti.

Sergi, İyilik İçin Sanat Derneğinin desteğiyle Galeri Nev İstanbul’un kurucusu Haldun Dostoğlu ile Zülal Çakıcı, Hamide Göksan ve Tarık Hotamışlıgil’in katkılarıyla düzenleniyor.

Örnek Evler Yaşam Köyü’ne destek arayışını sanat dünyasına taşıyan sergi, 25 Mart’a kadar Kethüda Hamamı Beşiktaş Kültür Merkezi’nde görülebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramanmaras-depreminin-yikimina-sanatla-destek/feed/ 0
Konya Büyükşehir Belediyesi, Darülmülk İhya Projesi kapsamında Tekel ofisini sanat galerisine dönüştürdü https://www.haber60.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesi-darulmulk-ihya-projesi-kapsaminda-tekel-ofisini-sanat-galerisine-donusturdu/ https://www.haber60.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesi-darulmulk-ihya-projesi-kapsaminda-tekel-ofisini-sanat-galerisine-donusturdu/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:12:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21314 Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından “Darülmülk İhya Projesi” kapsamında 1930’lardan kalan Tekel ofisi, “Depo No 4” adıyla sanat galerisine dönüştürülerek, “Medeniyet Kur/an Şehir” sergisiyle sanatseverlere kapılarını açtı.

Serginin küratörlüğünü üstlenen Yasin Tütüncü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mekanın Depo adıyla anılmasını bir fırsat olarak gördüklerini belirterek, “Medeniyetimizin biriktirdiği, depoladığı içeriği, aynı şekilde şehrin biriktirdiği hafızayı bir kavramsal çerçeve içerisinde bütünleştirip, sergiyi bunun üzerine oturttuk.” dedi.

İslam medeniyetinin niteliklerini sergi içerisinde hazırladıkları yerleştirmelerde vurguladıklarına işaret eden Tütüncü, şunları kaydetti:

“İslam kendi özel hususiyeti bakımından aslında varlığı kuşatan bir medeniyet. Bu bakımdan sergide bu kuşatıcılığa atıfta bulunan bir yerleşim, dizilim var. Aslında katman katman yerleştirdik diyebiliriz. Bu dizilimi takip ettiğinizde, varlığın derinliklerine doğru sizi alıp götüren bir sergi izleğinden bahsetmek mümkün. Aynı zamanda Konya’da bin yıllık Selçuklu medeniyetinin niteliklerine ve günümüze hitap eden, geleceği domine edecek potansiyel güce atıfta bulunan bir sergi.”

“Bütünleşik bir medeniyet yolculuğu da diyebiliriz sergiye”

Yasin Tütüncü, Konya’daki İnce Minareli Medrese’nin serginin konseptini oluşturduğunu ve sergide 16 bölümün yer aldığını aktararak, “Bir taraftan medeniyetin bir arada görüldüğü bir sergi de diyebiliriz. Çünkü Konya’yı resmeden Matrakçı Nasuh’la başlayıp, Konya’daki mimari eserlerin yerleşiminin koordinatlarını bize aktaran ve ‘kurucular’ dediğimiz, Konya’ya emeği geçen herkes burada. Buranın kimlik birikimine atıfta bulunan 60 küsur medrese ve medresede yer alan ilim adamlarıyla onların okuttuğu eserlerin de yer aldığı bütünleşik bir medeniyet yolculuğu da diyebiliriz sergiye. En temelde serginin ortaya çıkış amacı ve niyeti, Konya’daki bu kurucu geleneğin, şehrin taşıdığı hafızanın tekrardan görünür olması ve geleceğe dair neler ifade ettiğinin anlaşılır olmasıdır.” diye konuştu.

Sergide yer alan “Zengi Düğümü” enstalasyonuna da değinen Tütüncü, şu bilgileri verdi:

“Zengi Düğümü, Türklerin İslam’la ilişkisini sembolize ederken özellikle Nureddin Mahmud Zengi döneminde Kudüs’ün fethi için atılmış bir imza aslında. Malum kendisine Kudüs’ü fethetmek nasip olmuyor. Selahaddin Eyyubi alıyor Kudüs’ü. Ama Eyyubi, Nureddin Mahmud Zengi’nin bu aşkını bildiği için, kendi minberini yaptırmak yerine, Zengi’nin yaptırdığı minberi Konya’dan alarak Kudüs’e götürüyor. Halihazırda oradaki minber, buradan giden ‘zengi düğümlü minber’dir. Yine zengi düğümü dünyanın dört bir yanına yayılmış. Suriye’de, Irak’ta, İstanbul’da, Selçuk’taki İsa Bey Cami’ndeki gibi çeşitli yerlerde sürekli karşımıza çıkan ilginç bir kodlama. Bir taraftan bu enstalasyon, baktığımız medeniyetin içinde miyiz, dışında mıyız metaforu ile karşımıza çıkıyor.”

“Medeniyetimizin kodlarına dönüp, birikimin gücünü yeniden kuşanmak gerekiyor”

İslam medeniyetinin ihya ve inşa medeniyeti olduğunu altını çizen Tütüncü, “Diğerleri ise yıkım ve ifrat üzerine kurulmuş bir takım ittifaklar, organizasyonlardır. Bugün insanın insan olarak varlığını sorgulatacak düzeyde gayri insani uygulamaların bir takım güç odakları tarafından uygulandığına şahit oluyoruz. Bu anlamda dünyanın medeniyetimize olan ihtiyacı bir kez daha önümüze gelmiş oluyor. Bu elbette ki bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan Müslümanların bir olarak ortaya koyması gereken bir anlayış ve güç birlikteliği. Bunu yapmak için öncelikle medeniyetimizin kodlarına dönüp, o hafızayı, birikimi esas alıp, o gücü yeniden kuşanmak gerekiyor. Zengi Düğümü’nde de vurguladığımız şey bu.” değerlendirmesini yaptı.

Tütüncü, dijital sergiyi farklı yerlere taşımak istediklerini de dile getirerek, benzer projeleri Depo No 4’te devam ettirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Sergide Zengi Düğümü’nün yanı sıra Anakart, Tamgalar, Şehir Kodları, Piksel Dokuma, Kurucular, Evren Şeması, İşlemek, Medrese, Kitabe ve Yaymak isimli 10 eser yer alıyor.

Türk-İslam tarihinin önemli şehirlerinden Konya’nın gizli kalmış medeniyet birikimini açığa çıkarmayı amaçlayan sergide, Mevlana Celaleddin Rumi, İbn-i Arabi ve Sadrettin Konevi’nin aralarında olduğu ilim sahiplerine dair eser yerleştirmeleri de bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/konya-buyuksehir-belediyesi-darulmulk-ihya-projesi-kapsaminda-tekel-ofisini-sanat-galerisine-donusturdu/feed/ 0
Surre Alayları: İstanbul’dan Haremeyn’e Kutsal Yolculuk Sergisi https://www.haber60.com.tr/surre-alaylari-istanbuldan-haremeyne-kutsal-yolculuk-sergisi/ https://www.haber60.com.tr/surre-alaylari-istanbuldan-haremeyne-kutsal-yolculuk-sergisi/#respond Wed, 20 Mar 2024 02:15:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21098 “Surre Alayları: İstanbul’dan Haremeyn’e Kutsal Yolculuk” sergisi, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde (TİEM) ziyarete açıldı.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Sultanahmet’teki müzede düzenlenen açılışta yaptığı konuşmada, ramazan ayında özel bir serginin açılışını yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.

Yazgı, tarihte unutulan bir kavram olan Surre Alayları’nın İslam inancındaki yardımlaşma kültürünün önemini ortaya çıkardığını, kilometrelerce uzunluğundaki bu alaylara hem sarayın ve padişahın hem de halkın hediyelerini verdiklerini kaydetti.

Bu kültürün şimdiye de yansıtılması gerektiğine işaret eden Yazgı, “Osmanlı dini, dili, ırkı ne olursa olsun yardıma ihtiyacı olan her milletin yanında oldu. Şu an Türkiye Cumhuriyeti de bunu yapıyor.” dedi.

“Sergi bize tarihi kimliğimizi ve kişiliğimizi hatırlatacak”

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, en son İstanbul’dan hareket eden Surre Alayları’nın 1915’te Mekke’ye, 1918’de ise ancak Şam’a kadar ulaşabildiğini belirterek, “Osmanlıların hem Mekke’ye hem de Medine’ye ve hacca verdiği önemi, hürmeti, İslam dünyasındaki hakimiyetini ve büyük devlet oluşunu gösteren uluslararası bir törenin güzel hatırasını yad etmek için buradayız.” ifadesini kullandı.

Serginin ortaya çıkmasına katkıda bulunanlara teşekkür eden Yılmaz, “İnanıyorum ki Surre Alayları aslında Osmanlı İmparatorluğunun hakimiyet alanını, Haremeyn’e bakışını, İslam dünyasının bu dağınık günlerinde Gazze’de Filistin’de yaşananlar ortadayken kıymetini bir kere daha hatırlatıp bize tarihi kimliğimizi ve kişiliğimizi hatırlatacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir ise “Bağcılar Belediyesi olarak kültür ve sanat anlamında özellikle önümüzdeki dönem inşallah ilçemizi çok daha ileri noktalara götürme gayreti içerisindeyiz. Bunu da önemli bir adım görüyoruz. Böylesine güzel bir mekanda çok özel bir serginin paydaşı olmak bizim için çok kıymetli.” açıklamasında bulundu.

Programa ayrıca İstanbul Vali Yardımcısı Özlem Bozkurt Gevrek, TİEM Müdürü Ekrem Aytar, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsrev Subaşı ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Rektörü Prof. Dr. Handan İnci Elçi’nin de arasında bulunduğu kültür ve sanat dünyasından davetliler katıldı.

Surre Alayları ve sergi hakkında

Tarihte her yıl hac döneminden önce Mekke ve Medine halkına gönderilen para, altın, Kabe örtüsü ve değerli eşyalardan oluşan hediyeler “Surre” olarak isimlendiriliyor.

Geçmişi Abbasilere kadar uzanan, asıl gelişimi Osmanlılar döneminde sağlanan Surre Alayları, hacca gidemeyenlerin hediyelerinin Haremeyn’e taşındığı, Mekke ile Medine’de ise dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanların bu coşkuya ortak edildiği bir gelenek olarak kayıtlarda yer alıyor.

Mekke-i Mükerreme’ye son Surre Alayı’nın 1915’te ulaştığı, 1918’de Üsküdar’dan yola çıkan Surre Alayı’nın ise Şam’da kaldığı ve 1. Dünya Savaşıyla Surre-i Hamayun geleneğinin sona erdiği biliniyor.

Sergide Surre-i Hümayun’u, Müslümanların kutsal yolculuğunu, hac kafilelerini, hac mekanlarını ve tarihi hatıralarını yansıtan gravür, resim ve eski fotoğraflar yer alıyor.

TİEM ve İstanbul Türbeler Müdürlüğü envanterindeki eserlerin de ziyaretçilerin beğenisine sunulduğu sergi, 14 Nisan’a kadar görülebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/surre-alaylari-istanbuldan-haremeyne-kutsal-yolculuk-sergisi/feed/ 0
Kızının Cinayete Kurban Gitmesinin Ardından Açılan Sergi https://www.haber60.com.tr/kizinin-cinayete-kurban-gitmesinin-ardindan-acilan-sergi/ https://www.haber60.com.tr/kizinin-cinayete-kurban-gitmesinin-ardindan-acilan-sergi/#respond Tue, 19 Mar 2024 21:21:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20870 Kızının cinayete kurban gitmesinin ardından çizdiği anlam dolu resimlerle sergi açtı

Cinayete kurban giden kadınların yarım kalan hayallerini resmederek sergi açtılar

Mesut Çolakoğlu:

“Kızımın yaşayamadıklarını yaşatmak için resme dökmek istedim”

Resim öğretmeni Fatma Doğruoğlu:

“Babadan etkilenen diğer kursiyerler de resimleriyle destek olmak istedi”

ESKİŞEHİR – Eskişehir’de kızının eski sevgilisi tarafından öldürülmesinin ardından psikolojik destek almak amacıyla gittiği resim kursunda ortaya çıkarttığı eserlerle sergi açan Mesut Çolakoğlu, “Elimizden geldiği kadar diğer kadınlarımızı da dile getirmeye çalıştık, bu tür cinayetlerin artık bir son bulmasını istiyorum” dedi.

2022 yılının Aralık ayında eski erkek arkadaşı tarafından tabancayla vurularak öldürülen 21 yaşındaki Ayşenur Çolakoğlu adına ‘Ayşenur Resim Sergisi’ açıldı. Ayşenur Çolakoğlu’nun babası Mesut Çolakoğlu’nun olayların ardından psikolojik destek almak amacıyla gittiği resim kursunda acısını resmetmesiyle ortaya çıkan eserler, açılan sergide büyük ilgi gördü. Diğer kursiyerlerin de baba Mesut Çolakoğlu’ndan ilham alarak çizdiği resimlerle Haller Gençlik Merkezi’nde açılan sergi, ziyaretçilere büyük duygu yoğunluğu yaşattı. Ayşenur Çolakoğlu’nun ve diğer cinayete kurban giden kadınların öldürülmeseydi gelecekteki yapacakları ve hayalleri üzerine çizilen resimler, büyük anlam içerdi. Açılan sergide bulunan resimleri içi buruk şekilde çizdiğini belirten baba Mesut Çolakoğlu, “Kızımın yaşayamadıklarını yaşatmak için resme dökmek istedim. Elimden ancak bu kadar gelebiliyor. Kızımın mutluluğunu yansıtmaya çalıştım, çok buruk oldu” dedi.

“Kızımın yaşayamadıklarını yaşatmak için resme dökmek istedim”

Eski sevgilisi tarafından öldürülen kızının hayatta olsaydı yapabileceği şeyleri çizdiği resimlere aktardığını belirten Mesut Çolakoğlu, “Sergimiz kadınlar gününe 1 ay içerisinde yetiştirildi. Bu sergi kızımın yani Ayşenur’un adı üzerinden diğer kadınlarımız için de ses getirmesi için yapıldı. “Yaşasalardı ne yapacaklardı, nasıl hayatları olacaktı?” gibi sorular üzerinden farkındalık oluşturmaya çalıştık. Mesela vatandaşların hayata daha güzel bakması için onların mutluluklarını ve yaşayamadıklarını çizdik. Sadece benim resimlerim ve diğer kursiyer arkadaşlarımızın resimleri var. Yani karma bir sergi oldu ve benim için çok hüzünlüydü. Kızımın yaşayamadıklarını yaşatmak için resme dökmek istedim. Elimden ancak bu kadar gelebiliyor. Kızımın mutluluğunu yansıtmaya çalıştım, çok buruk oldu. Gelen duyarlı kişiler oldu, gerçekten bu açıdan çok etkilendim. Elimizden geldiği kadar diğer kadınlarımızı da dile getirmeye çalıştık. Kadınlarımızın bu tür cinayetlere kurban gitmesinin artık bir son bulmasını istiyorum. Herkes mutluluğu hak ediyor. Kimsenin içindeki ışığı söndürmesinler. Hayat güzel, ailelerini ve kendilerini mahvetmesinler. Acı bir durum işte” dedi.

“Babadan etkilenen diğer kursiyerler de resimleriyle destek olmak istedi”

Yaşadığı evlat acısının ardından psikolojik destek olması amacıyla resim kursuna başlayan Mesut Çolakoğlu’ndan diğer kursiyerlerin de etkilendiğini ve ortaya etkileyici bir sergi çıktığını belirten resim öğretmeni Fatma Doğruoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Mesut bey benim kursiyerimdi. Aslında bizlerin ilk etaptaki hedefi Mesut beyin psikoloğunun talebi doğrultusunda onu hayata kazandırabilmek için bir sergi açmaktı. Bu hedef sonucunda baba evden çıkacak, atölye ortamına dönecek ve resim yapmaya başlayacaktı. Normal hayatı akışına dönsün istedik fakat sonra bu sergi babanın dışında diğer kursiyerleri de çok etkiledi ve hepsi çok destek olmak istediler. Sergi farkındalık oluşturmak amacıyla açıldı. Bizler bu sergiyi 2022 yılında öldürülen Ayşenur Çolakoğlu nezdinde cinayete kurban giden tüm kadınlara ithaf ediyoruz ve kadın cinayetlerinin bir son bulmasını istiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kizinin-cinayete-kurban-gitmesinin-ardindan-acilan-sergi/feed/ 0
Eskişehir’de Kızının Öldürülmesinin Ardından Açılan Resim Sergisi https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kizinin-oldurulmesinin-ardindan-acilan-resim-sergisi/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kizinin-oldurulmesinin-ardindan-acilan-resim-sergisi/#respond Tue, 19 Mar 2024 08:06:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20818 Eskişehir’de kızının eski sevgilisi tarafından öldürülmesinin ardından psikolojik destek almak amacıyla gittiği resim kursunda ortaya çıkarttığı eserlerle sergi açan Mesut Çolakoğlu, “Elimizden geldiği kadar diğer kadınlarımızı da dile getirmeye çalıştık, bu tür cinayetlerin artık bir son bulmasını istiyorum” dedi.

2022 yılının Aralık ayında eski erkek arkadaşı tarafından tabancayla vurularak öldürülen 21 yaşındaki Ayşenur Çolakoğlu adına ‘Ayşenur Resim Sergisi’ açıldı. Ayşenur Çolakoğlu’nun babası Mesut Çolakoğlu’nun olayların ardından psikolojik destek almak amacıyla gittiği resim kursunda acısını resmetmesiyle ortaya çıkan eserler, açılan sergide büyük ilgi gördü. Diğer kursiyerlerin de baba Mesut Çolakoğlu’ndan ilham alarak çizdiği resimlerle Haller Gençlik Merkezi’nde açılan sergi, ziyaretçilere büyük duygu yoğunluğu yaşattı. Ayşenur Çolakoğlu’nun ve diğer cinayete kurban giden kadınların öldürülmeseydi gelecekteki yapacakları ve hayalleri üzerine çizilen resimler, büyük anlam içerdi. Açılan sergide bulunan resimleri içi buruk şekilde çizdiğini belirten baba Mesut Çolakoğlu, “Kızımın yaşayamadıklarını yaşatmak için resme dökmek istedim. Elimden ancak bu kadar gelebiliyor. Kızımın mutluluğunu yansıtmaya çalıştım, çok buruk oldu” dedi.

“Kızımın yaşayamadıklarını yaşatmak için resme dökmek istedim”

Eski sevgilisi tarafından öldürülen kızının hayatta olsaydı yapabileceği şeyleri çizdiği resimlere aktardığını belirten Mesut Çolakoğlu, “Sergimiz kadınlar gününe 1 ay içerisinde yetiştirildi. Bu sergi kızımın yani Ayşenur’un adı üzerinden diğer kadınlarımız için de ses getirmesi için yapıldı. “Yaşasalardı ne yapacaklardı, nasıl hayatları olacaktı” gibi sorular üzerinden farkındalık oluşturmaya çalıştık. Mesela vatandaşların hayata daha güzel bakması için onların mutluluklarını ve yaşayamadıklarını çizdik. Sadece benim resimlerim ve diğer kursiyer arkadaşlarımızın resimleri var. Yani karma bir sergi oldu ve benim için çok hüzünlüydü. Kızımın yaşayamadıklarını yaşatmak için resme dökmek istedim. Elimden ancak bu kadar gelebiliyor. Kızımın mutluluğunu yansıtmaya çalıştım, çok buruk oldu. Gelen duyarlı kişiler oldu, gerçekten bu açıdan çok etkilendim. Elimizden geldiği kadar diğer kadınlarımızı da dile getirmeye çalıştık. Kadınlarımızın bu tür cinayetlere kurban gitmesinin artık bir son bulmasını istiyorum. Herkes mutluluğu hak ediyor. Kimsenin içindeki ışığı söndürmesinler. Hayat güzel, ailelerini ve kendilerini mahvetmesinler. Acı bir durum işte” dedi.

“Babadan etkilenen diğer kursiyerler de resimleriyle destek olmak istedi”

Yaşadığı evlat acısının ardından psikolojik destek olması amacıyla resim kursuna başlayan Mesut Çolakoğlu’ndan diğer kursiyerlerin de etkilendiğini ve ortaya etkileyici bir sergi çıktığını belirten resim öğretmeni Fatma Doğruoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Mesut bey benim kursiyerimdi. Aslında bizlerin ilk etaptaki hedefi Mesut beyin psikoloğunun talebi doğrultusunda onu hayata kazandırabilmek için bir sergi açmaktı. Bu hedef sonucunda baba evden çıkacak, atölye ortamına dönecek ve resim yapmaya başlayacaktı. Normal hayatı akışına dönsün istedik fakat sonra bu sergi babanın dışında diğer kursiyerleri de çok etkiledi ve hepsi çok destek olmak istediler. Sergi farkındalık oluşturmak amacıyla açıldı. Bizler bu sergiyi 2022 yılında öldürülen Ayşenur Çolakoğlu nezdinde cinayete kurban giden tüm kadınlara ithaf ediyoruz ve kadın cinayetlerinin bir son bulmasını istiyoruz.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-kizinin-oldurulmesinin-ardindan-acilan-resim-sergisi/feed/ 0
Çanakkale Deniz Müzesi Yeni Sergileriyle Ziyaretçilerini Bekliyor https://www.haber60.com.tr/canakkale-deniz-muzesi-yeni-sergileriyle-ziyaretcilerini-bekliyor/ https://www.haber60.com.tr/canakkale-deniz-muzesi-yeni-sergileriyle-ziyaretcilerini-bekliyor/#respond Sun, 17 Mar 2024 08:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20028 Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462-1463 yılları arasında inşa ettirilen Çimenlik Kalesi’ndeki Çanakkale Deniz Müzesi, zaferin 109. yıl dönümünde yeni sergileriyle ziyaretçilerini bekliyor.

Çanakkale Deniz Müzesi’nde, Çimenlik Kalesi, Piri Reis Galerisi, Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu, TCG Nusret Müze Gemisi, Uluçalireis Denizaltı Müzesi, Acar Botu gibi açık ve kapalı sergi alanları ile objeler yer alıyor.

Müzenin Çimenlik Kalesi bölümü, Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye’nin bir bölümünü yazdığı yer olması itibarıyla büyük önem taşıyor. Buradaki sergileme alanında Fatih Sultan Mehmet ile Piri Reis’in balmumu heykeli bulunuyor.

Sergide, Çanakkale muharebeleri sırasında yoğun çatışmalar nedeniyle başlarını siperden çıkaramayan askerlere çözüm olması nedeniyle geliştirilen aynalı tüfek periskoplarının bir örneğinin yanı sıra dünyanın en eski silahlarından biri olduğu bilinen ve İtilaf Kuvvetleri adına savaşan Gurkaların ve Hintlilerin kullandığı kukri (bir tür kama) yer alıyor.

Atatürk’ün fotoğrafının çekildiği makine de müzede

Çanakkale muharebelerinde binbaşı rütbesi ile 1’inci Kolordu Komutanlığına bağlı Kurmay Başkanı olarak görev yapan Haydar Mehmet Alganer tarafından çekilen Mustafa Kemal Atatürk’ün Düztepe’deki fotoğrafı ve fotoğrafın çekildiği makine serginin en önemli eserlerinden.

Çanakkale’de görev yaptığı savaşın en yoğun zamanlarında tuttuğu günlüğü çektiği fotoğraflarla destekleyen Alganer’in özellikle 17 Haziran 1915’te ziyaret ettiği 19’uncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal ile olan diyaloğu da dikkati çekiyor.

Bugün müzede sergilenen fotoğrafta, Atatürk’ün kararlı duruşu ve keskin bakışlarının etkisi hissediliyor. Fotoğraftaki sahne, Atatürk’ün gerçekçi heykeli ile kale içinde tasarlanmış bir canlandırma yardımıyla bir kez daha ziyaretçilerin gözleri önüne seriliyor.

Gazilerin kendi sesinden savaş anıları

Savaş sırasında İngiliz siperlerinden ele geçirilen şapka ise Çanakkale muharebelerinin önemli tanıklarından. Şapkanın üzerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün el yazısı ile düştüğü bir de not yer alıyor.

Sergi alanında balmumu heykelleri bulunan Çanakkale Savaşları gazileri Yenice’nin Akça köyünden Mehmet Oral ve Karabey köyünden İsmail Ovalıçavuş, kendi seslerinden o günleri anlatıyor.

Kalenin ikinci katında Emir Çaka Bey’in 1081’de ilk Türk donanmasını oluşturmasından, Cumhuriyet’in ilanına kadar olan sürede Türk deniz tarihinden safhalar aktarılıyor.

Türk deniz tarihinin en büyük denizcisi Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın ziyaretçiler tarafından daha yakından tanınması için ayrı bir salon bulunuyor.

Müfreze Komutanı Binbaşı Nazmi Bey’in yaşananları günü gününe aktardığı dört ajandasında savaşa dair önemli bilgiler yer alıyor.

Çanakkale’de muharebelerin şiddetinin ve yoğunluğunun tarifi, döneme ait yazılı kaynaklardan öğreniliyor ancak savaşın şiddeti en yoğun şekilde, 160 milyonda bir kez karşılaşılabilecek havada çarpışan mermi örneklerinden görülebiliyor. Kalede yer alan bu mermilerden iki örnek, camekana yerleştirilen büyüteç aracılığıyla farklı bir açıyla sergileniyor.

18 Mart 1915’te savaşın en ateşli anlarında İngiliz Zırhlısı Kraliçe Elizabeth’ten atılan ve Çimenlik Kalesi’ne isabet eden top mermisi, kalenin dış bahçesinde bulunuyor.

Savaş dönemi ressamı Yüzbaşı Laga’nın 97 parça eseri sergileniyor

Çanakkale Deniz Müzesi’nde 1927 yılında inşa edilen Binbaşı Nazmi Bey Resim ve Sergi Salonu’nda “Cumhuriyet Donanması” temalı sergi de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Türkiye Cumhuriyeti Donanmasının temeli Hamidiye Kruvazörü’nde atıldığından, galeri binasının ilk odası Hamidiye Kruvazörü ve Atatürk adına düzenlendi. Bu katta bulunan diğer sergi alanlarında donanmanın seçkin unsurları yer alıyor.

Binanın 2. katında 1914-1918 arasında Çanakkale Mevki-i Müstahkem Ressamlığı görevini yürüten Yüzbaşı Mehmet Ali Laga’ya ait 97 parçadan oluşan resim koleksiyonu sergileniyor.

Bu katın Uluçalireis Denizaltısı Odası olarak düzenlen bir odasında, denizaltıya ait çeşitli objeler, gemi modeli ve isim levhası bulunuyor.

Kahraman Nusret Mayın Gemisi’ni yaşatmak amacıyla, 2009-2010 yılları arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığında inşa edilen TCG Nusret N-16 Gemisi, Türkiye’nin ilk denizaltı müzesi Uluçalireis Denizaltı ve Acar Botu, Çanakkale Deniz Müzesi’nin en önemli uğrak noktaları arasında yer alıyor.

Çanakkale Deniz Müzesi ve içinde bulunduğu Çimenlik Kalesi AA tarafından FPV dron ile de görüntülendi.

1’inci sınıf askeri müze

Çanakkale Deniz Müzesi Komutanı Albay Serhan Aras, yaptığı açıklamada, 72 dönüm arazi üzerindeki Çanakkale Deniz Müzesi’nin 1982 yılında Askeri Müze Müdürlüğü adıyla kurulduğunu, 2002 yılında 1’inci sınıf askeri müze olarak tescil edildiğini aktardı.

Aras, Çanakkale Deniz Müzesi’nin Çimenlik Kalesi, TCG Nusret Müze Gemisi, Uluçalireis Denizaltı Müzesi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kullandığı Acar Botu’nu bünyesinde barındıran, içindeki son derece kıymetli eserlerle halka hizmet veren bir müze olduğunu söyledi.

Müzeyi, 2000 yılından sonra renovasyona aldıklarını, tüm sergileme alanlarını yenilediklerini anlatan Aras, “Daha güncel, her yaşa hitap edebilen, eğlenerek öğrenmeyi tetikleyen ve tematik sergileme düzeninde Birinci Dünya Savaşı’nı içeren aynı zamanda Türk deniz tarihini, Türk deniz tarihindeki şanlı büyüklerimizi anlatan Türk gençliğine ecdadını tanıtmayı hedefleyen bir müze haline getirdik.” dedi.

Depodaki eserleri, restorasyona müteakip sergiye sunduklarını belirten Aras, “Biz sadece eserlerle değil bu eserleri aynı zamanda çocuklarımıza aktarabilmek adına canlandırmalar, etkileşimli uygulamalar, animasyonlar, seslendirmeler, müzik ve ışıkla çok daha zengin bir sunum tekniğiyle müzemizi yeniden halkımızın ziyaretine sunduk. Tüm Türk halkını gençlerimizi, çocuklarımızı, şanlı Türk deniz tarihini, atalarımızın kahramanlıklarını görmek üzere Çanakkale Deniz Müzesi’ne bekliyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/canakkale-deniz-muzesi-yeni-sergileriyle-ziyaretcilerini-bekliyor/feed/ 0
Ressam Ömer Ünsal’ın ‘At, Primitif ve Deprem’ Temalı Sergisi Açıldı https://www.haber60.com.tr/ressam-omer-unsalin-at-primitif-ve-deprem-temali-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/ressam-omer-unsalin-at-primitif-ve-deprem-temali-sergisi-acildi/#respond Sat, 16 Mar 2024 08:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19672 Ressam Ömer Ünsal, tuval ve deri üzerine yağlı boya ve karışık teknikler kullanarak yaptığı eserlerinden oluşan “At, Primitif ve Deprem” temalı resim sergisini, SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu.

Ömer Ünsal, sanatın bireyler için önemli bir iletişim aracı olduğunu belirterek, “Konuşarak ifade edemediğim duygu ve düşüncülerimi resim aracılığıyla anlatmaya çalışıyorum” dedi. Kafkas asıllı olduğunu anlatan Ünsal, “Rus savaşlarında Kafkas ırkı atlar vardı. Birçok at ırkı yok oldu sadece Şağdi cinsi ırk kaldı. Bu atın anısına eserlerimde atları çalıştım. Atlar savaşta, barışta insanla birlikte yol almıştır. Bu nedenle kültürel yolculuk gibi düşündüm ve eserlerimde atlara da önem verdim” ifadelerini kullandı.

Daha önce atlar ve pirimitif (Desenler- motifler) konularını eserlerine yansıttığına vurgu yapan Ünsal, “Şimdi bizleri derinden yaralayan depremlerin yaşattıklarını tuvalime yansıttım. Gaziantepli sanatseverleri sergi açılışına davet ediyorum” diye konuştu.

Sanatın aynı zamanda iyi bir terapi yöntemi olduğunu dile getiren Ünsal, her bireyin mutlaka bir sanat dalıyla ilgilenmesi gerektiğini savunarak şu önerilerde bulundu: “İnsan hayatında boşluklarla karşılaşabiliyor. Bu boşlukları özellikle aileler çocuklarının geleceği açısından iyi değerlendirip geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz çocuklarımızı yeteneklerine uyumlu bir sanat dalına mutlaka yönlendirmeliyiz. Sanat aynı zamanda hem zeka gelişimine katkı sunar hem de insanın düşünce evrenini genişletir. Yaşamımızın her döneminde sanata yer vermeliyiz. Sanat insan içindir anlayışını yaşam biçim haline getirmeliyiz.”

İlk kişisel sergisini 20 yıl önce Gaziantep’te açtığını dile getiren Ünsal, “Bana tekrar bu heyecanı yaşatarak eserlerimi Gaziantepli sanatseverler ile buluşturan SANKO Sanat Galerisi’ne teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Konuşmaların ardından Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Gülfem Marakoğlu, Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı isimli yayını Ünsal’a takdim etti. Sergi açılışına, SANKO Park AVM Müdürlüğü görevini devreden Niyazi Büyükaksu, Müdürlük görevini devralan Sait Can Gizir, ressamlar Gülay Karslıgil, Gül Öztürkmen Demir, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmenleri Hüseyin Yıldırım, Özer Çağlar, Kahramanmaraş Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Öğretmeni Münevver Canlıca, sanatseverler ve davetliler katıldı.

Ömer Ünsal’ın 20 eserinin yer aldığı “At, Primitif ve Deprem” temalı resim sergisi, SANKO Sanat Galerisi’nde 5 Nisan 2024 tarihine kadar her gün 10.00-22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Ömer Ünsal, Kahramanmaraş Göksun’da 1976 yılında doğdu. 19 Mayıs üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Bölümünden 1996 yılında mezun oldu. Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümünde Kuzey Kafkas Halk Dansları derslerine yarı zamanlı öğretmen olarak girdi. Avrupa Birliği Projesi kapsamında 2004-2005 yılında Akdeniz Bölgesi Kafkas Halk Dansları ekibinin müziklerini Garmonla (Garmon: Kafkaslara özgü bir akordeon türü) icra etti. Kahramanmaraş Güzel Sanatlar Lisesinde görsel sanatlar öğretmeni olarak çalışmaktadır. Gaziantep, Kahramanmaraş ve Amasya’da 6 kişisel sergi açan Ünsal, Adana, Kahramanmaraş, Halep, Gaziantep, Amasya ve Samsun’da 7 karma sergiye katıldı.

Yarışmalarda birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülleri alan Ünsal’ın eserleri, üç yarışmada sergilenmeye değer görüldü. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/ressam-omer-unsalin-at-primitif-ve-deprem-temali-sergisi-acildi/feed/ 0
Berlin’de İslamofobi Sergisi Açıldı https://www.haber60.com.tr/berlinde-islamofobi-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/berlinde-islamofobi-sergisi-acildi/#respond Sat, 16 Mar 2024 03:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19568 Almanya’nın başkenti Berlin’de, ayrımcılığa ve Müslüman karşıtlığına (İslamofobi) dikkati çekmek için çeşitli görsellerin yer aldığı serginin açılışı yapıldı.

Berlin İslam Federasyonunca (IF), Kreuzberg semtinde bulunan Mevlana Camisi önünde, “15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü” vesilesiyle açılan sergide, Almanya’da cami saldırılarına ve kundaklamalarına, ayrımcılığa ve ırkçı teröre ilişkin çeşitli görseller yer aldı.

AA muhabirlerinin, Almanya’daki cami saldırılarına ve ırkçı teröre ilişkin çektiği fotoğrafların da yer aldığı sergide, ırkçı saldırılar ve ayrımcılığa ilişkin ülke basınında çıkan haberler de derlenerek sergiye dahil edildi.

IF Başkanı Murat Gül, burada yaptığı konuşmada, Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü’nün dünyanın çeşitli yerlerinde Müslümanlara yönelik önyargı, ayrımcılık ve nefret suçlarının endişe verici bir şekilde arttığı dönemde ilan edildiğini belirterek Berlin’deki Mevlana Camisi’nin önünde açılan sergi aracılığıyla buradaki topluma Müslüman karşıtı ırkçılığa ilişkin güçlü bir mesaj vermek istediklerini ifade etti.

Gül, 15 Mart 2019’da Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde meydana gelen katliamın, İslam düşmanlığı konusunda trajik bir örnek olduğuna işaret ederek bu terör saldırısının, aşırı görüşlere sahip olanların önyargısı ve nefretinin nerelere yol açabileceğini gösterdiğini söyledi.

Son yıllarda Müslümanların kutsal yerlerine ve cemiyetlerine yönelik saldırıların arttığına işaret eden Gül, “Camilere yapılan yüzlerce saldırıdan sonra şu, çok açıktır; bu nefret halen mevcut olan gerçek bir tehdittir.” dedi.

Gül, 2014’te Mevlana Camisi’nin kundaklandığını anımsatarak bu olayın, burada nefretin şiddete dönüştüğünü acı bir şekilde hatırlattığını vurguladı.

Almanya’daki Müslüman toplumu olarak Müslüman karşıtı ırkçılığa ve her türlü ayrımcılığa karşı kararlı ve etkili bir mücadele yapılmasını talep ettiklerini aktaran Gül, siyasetçilerden dini kurumların korunması ve inancın özgürce yaşanması konusunda açık bir taahhütte bulunmalarını beklediğini kaydetti.

Gül, Almanya’da dini ve kültürel çeşitliğe değer veren eğitim inisiyatiflerinin başlatılmasını ve karşılıklı saygıyı teşvik etmek amacıyla güvenli diyalog alanlarının oluşturulması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Başkonsolos Şanlı da sergiyi gezdi

Sergiyi gezen Türkiye’nin Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı da Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde 15 Mart 2019’da meydana gelen ve dünya genelinde dehşet uyandıran terör saldırısının 5. yıl dönümünde saldırıda hayatını kaybeden ve aralarında 1 Türk vatandaşının da bulunduğu 51 kişiyi saygı ve rahmetle andığını belirtti.

Şanlı, bu terör olayının İslam karşıtlığının yol açabileceği şiddet ve trajedinin boyutlarını açıkça gözler önünde serdiğine işaret ederek “Türkiye’nin başına çektiği bir dizi ülke tarafından uzun bir dönemdir önemi vurgulanan Müslüman karşıtlığıyla mücadelede adımlar atılması, Christchurch saldırısını takiben uluslararası kamuoyunun gündemine daha belirgin bir şekilde gelmiştir.” dedi.

Bu çerçevede, Türkiye’nin uluslararası alanda Müslüman karşıtlığı ve hoşgörüsüzlükle mücadeledeki öncü rolü ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile istişare halinde yürüttüğü etkin çalışmalar sonucunda 15 Mart’ın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Uluslararası İslomofobi ile Mücadele Günü olarak kabul edildiğini anımsatan Şanlı, şöyle devam etti:

“Bugünün önemini, çok sayıda Müslümana ev sahipliği yapan Almanya’nın başkenti Berlin’de Mevlana Cami’mizde mübarek ramazan ayında sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte vurgulamanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Dine karşı nefretin artmakta olduğu bu hassas dönemde karşılıklı saygı ve barış içinde bir arada yaşama anlayışının güçlendirilmesinde hepimize çok özel görevler düşmekte.”

Başkonsolos Şanlı, dini inanışlar konusunda gereken bilince sahip olunması gerektiğini belirterek “İslam karşıtlığının zemin kazanmaya devam ettiğini gösteren, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e, camilerimize ve diğer dini değerlerimize karşı vuku bulan saldırılar karşısında dayanışmanın önemini bu vesileyle de tekrar dile getirmek istiyoruz. İslam karşıtlığıyla mücadele Türkiye’nin gündeminde en üst sıralarda yer almaya devam etmektedir.” diye konuştu.

Etkinliğe, İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatı Genel Sekreteri Ali Mete, Berlin Bölge Başkanı Hasan İstanbul ve vatandaşlar da katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/berlinde-islamofobi-sergisi-acildi/feed/ 0
Atatürk’ün gezi teknesi, ‘M/G Acar’ Çanakkale Deniz Müzesinde sergileniyor https://www.haber60.com.tr/ataturkun-gezi-teknesi-m-g-acar-canakkale-deniz-muzesinde-sergileniyor/ https://www.haber60.com.tr/ataturkun-gezi-teknesi-m-g-acar-canakkale-deniz-muzesinde-sergileniyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 07:18:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19253 Atatürk’ün gezi teknesi, ‘M/G Acar’ Çanakkale Deniz Müzesinde sergileniyor

ÇANAKKALE – Çanakkale Boğaz Komutanlığı’na bağlı Deniz Müzesi Komutanlığı’nın bahçesine deniz yoluyla getirilen, Mustafa Kemal Atatürk’ün gezi teknesi olarak kullandığı ‘M/G Acar’, müze olarak sergileniyor. Müze gemi de, yemek yediği salon ile kamarası yer alıyor.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, İstanbul Boğazı’nda gezinti ve ‘Savarona’ yatına gitmek için kullandığı ‘M/G Acar’ isimli gezi teknesi, 3 Temmuz 2017 tarihinde deniz yoluyla Deniz Müzesi Komutanlığı’nın bahçesine getirildi. Yaklaşık 9 ay süren çalışmalar ardından kaide üzerine oturtulan 27,5 metre boyunda, 5 metre genişliğinde ve 65 ton ağırlığındaki tekne, çevre düzenlemesinin tamamlanmasıyla birlikte 2018 yılı Nisan ayında düzenlenen törenle müze olarak ziyarete açıldı. Atatürk’ün yemek yediği salon ile kamarasının yer aldığı müze gemi, 6 yıldır Çanakkale Boğaz Komutanlığı’na bağlı Deniz Müzesi Komutanlığı’nın bahçesinde sergileniyor.

Çanakkale Boğaz Komutanlığı’na bağlı Deniz Müzesi Komutanlığı’nın bahçesinde sergilenen Mustafa Kemal Atatürk’ün gezi teknesi olarak kullandığı ‘M/G Acar’ botuyla ilgili bilgi veren Çanakkale Deniz Müzesi Komutanı Albay Serhan Aras, “Şuanda Acar Botundayız. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Savarona gemisini diplomatik ziyaretlerde kullandığını biliyoruz. Sadece 52 gün boyunca bütün ömründe kullanabildiği Savarona yatına intikal ve geri intikallerinde Acar botunu kullanmış. Acar botu Almanya’da inşa edilmiş bir gemi, daha sonra Türkiye’ye getirildikten sonra Türk Deniz Kuvvetleri envanterine giriyor. ve Cumhurbaşkanlığı yatı olarak hizmet veriyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca, müzemize müze gemi olarak getirdik. Atatürk’ün şuanda Acar botunda yemek yemiş olduğu salondayız. Yemek takımları orijinal. Tabak ve çatalların üstünde Acar botunun amblemini görebilirsiniz. Atatürk son günlerinde Savarona’da nekahat dönemindeyken en son Dolmabahçe Sarayına, Acar botuyla intikal ediyor. Yani bu gemi aslında Ata’mızın denizle olan son bağlantısı, o nedenle bizim içinde son derece kıymetli” dedi.

Müze gemi Acar’ın tarihçesi

1936-1937 tarihleri arasında Almanya’da inşa edilmiştir. Dönemin Alman yetkilileri tarafından verilen izne istinaden deniz trafiğine kapalı Kıel Kanalı’ndan geçirilerek 3 gün içerisinde İstanbul Dolmabahçe Sarayı önlerine getirilmiştir. Türk Deniz Kuvvetleri envanterine katılmasının ardından Mustafa Kemal Atatürk tarafından İstanbul Boğaz’ında gezinti ve Savarona yatına ulaşım amaçlı kullanılmıştır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalini müteakip Acar makam motoru olarak görev icra etmiş, hizmet dışına ayrılmasına müteakip Deniz Harp Okulu’na bağlanmıştır. 2000 yılında onarım ve restorasyona tabi tutulmuştur. 25 Temmuz 2001 tarihinde İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen törenle 10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in eşi Semra Sezer tarafından denize indirilmiştir. 2001-2015 yılları arasında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’na bağlı olarak makam motoru görevini icra etmiştir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı’nda müze gemi olarak sergilenmek üzere 25 Eylül 2015 tarihinden itibaren hizmet dışına ayrılmıştır. 10 Mart 2017 tarihinden başlayan sergi alanına ait temel ve kaidenin yapım aşamasının sona ermesini müteakip; 15 Haziran 2017 tarihinde Çanakkale’ye deniz yoluyla intikal ettirilen gemi, 03 Temmuz 2017 tarihinde Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı önünde kara kreyni vasıtasıyla alınarak, şu anda üzerinde bulunduğu kaideye oturtulmuştur.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ataturkun-gezi-teknesi-m-g-acar-canakkale-deniz-muzesinde-sergileniyor/feed/ 0
90 Yaşındaki Fotoğraf Sanatçısı Ozan Sağdıç’ın Sergisi İstanbul Modern’de https://www.haber60.com.tr/90-yasindaki-fotograf-sanatcisi-ozan-sagdicin-sergisi-istanbul-modernde/ https://www.haber60.com.tr/90-yasindaki-fotograf-sanatcisi-ozan-sagdicin-sergisi-istanbul-modernde/#respond Thu, 14 Mar 2024 03:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18742 Türkiye’nin görsel belleğine önemli katkılarda bulunan 90 yaşındaki fotoğraf sanatçısı Ozan Sağdıç’ın “Fotoğrafçının Tanıklığı” başlıklı sergisi, İstanbul Modern’in Fotoğraf Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu.

Sergide, sanatçının 1950’lerden itibaren çektiği 400 binin üzerindeki fotoğraf arasından seçilen 128 eser beğeniye sunuluyor.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Sağdıç, sergide 50 yıllık hikayesinin olduğunu belirterek, “Sergiye gelenler, bu maceradan çeşitli bölümler seyredecek. Portreden manzaraya, insan ilişkilerinden sokağa kadar geniş bir yelpazede çekilmiş, Cumhuriyet’in 70 yılına tanıklık edecekler. Ben, an be an tanıklık etmiştim. Şimdi bu sergiyle izleyenler de tanıklık edecekler.” dedi.

Sergideki seçkiye bakınca mutlu olduğunu dile getiren sanatçı, şöyle devam etti:

“Böylesi bir sergiyle birlikte, geriye dönüp baktığınızda aslında kendinizi de görüyorsunuz. Buradaki fotoğraflar benim bir parçam. Türk fotoğrafçılığı açısından onların değerini benim tayin etmem doğru olmaz. Ben bir devlet sanatçısıyım ve 70 senelik bir serüven var burada. İnsanlar, eleştirmenler sergiyi ziyaret edip, bu hikayeyi görüp, ona göre bir değerlendirmede bulunsunlar.”

“Türkiye’nin görsel hafızasını oluşturan bir seçki”

Açılış konuşmasını yapan serginin küratörlerinden Demet Yıldız Dinçer, İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nin ikinci sergisini Ozan Sağdıç’la yaptıklarını aktararak, şunları kaydetti:

“Sanatçımızın geniş bir seçkisine yer vermek istedik. İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi hem Türkiye’deki ve dünyadaki fotoğraf tarihinin önemli ustalarına hem de genç sanatçılara yer veriyor. Daha önce Yıldız Moran, Ara Güler, Şahin Kaygun, Gökçe Sipahioğlu gibi ustaların sergilerine ev sahipliği yaptık. Ama Ozan Sağdıç bizim için ayrı ve büyük bir gurur kaynağı. Çok uzun bir süredir hazırlanıyoruz bu sergi için. Ozan Bey’in 400 binin üzerindeki çalışmasından bir seçki yapmaya çalıştık. Elimizden geldiğince kendisini en güzel şekilde temsil edecek, hem bilinen hem bilinmeyen fotoğraflarına yer vermeye gayret ettik.”

Dinçer, Sağdıç’ın aynı zamanda Türkiye’nin 1950’lerden beri geçirdiği değişimi ve dönüşümü gözler önüne serdiğine dikkati çekerek, “Biz de bu seçkiyle bu değişimi anlatmaya, temsil etmeye çalıştık. Karşımızda 70 yıllık kariyeri boyunca Türkiye’yi pek çok açıdan kayıt altına alan bir usta var. Bu açıdan Türkiye’nin görsel hafızasını oluşturan böylesi bir ismin burada eserlerini sergilemek, bu işin bir parçası olmak çok özel. Bir yandan politikacılar, onların hikayeleri var ama bir yandan da sokaktaki sıradan insanın hayatı var. Dolayısıyla burada bütünlüklü bir hafızaya şahitlik ediyoruz aslında.” değerlendirmesini yaptı.

“Politikacılardan sanatçılara, sokaktaki insana kadar yakın dönemin tarihi var”

Serginin diğer küratörü Merih Akoğul ise Ozan Sağdıç’ın ilk fotoğrafını 14 yaşındayken “Yeni Fotoğraf” dergisinde gördüğünü ve sanatçıyla 40 yıllık bir dostluğu olduğuna işaret ederek, “O benim abimdir. Onun çalışmaları Cumhuriyet tarihimizin yakın dönemini çok iyi özetleyen bir anlama sahip. Burada, 1953 yılında çektiği ilk eser olan Kurşunlu Camii’nin fotoğrafı var. O zaman henüz 18 yaşında bir delikanlı Ozan Sağdıç ve onun estetik kaygılarını o dönemde bile görmek mümkün.” diye konuştu.

Sağdıç’ın büyük bir külliyatı olduğunu ve onlar arasından meşakkatli bir sürecin sonucunda burada sergilenen eserleri belirlediklerinin altını çizen Akoğul, şunları söyledi:

“Karşımızda bir kültür ve sanat tarihi var aslında. Politikacılardan sanatçılara, sokaktaki insana kadar yakın dönemin tarihi var. İstanbul’dan başlayan, oradan Ankara’ya ve Anadolu’ya uzanan bir hikaye var. Bütün bunlar bize Türkiye’nin yakın tarihindeki değişimlerini, dönüşümlerini anlatıyor bir bakıma. O dönemki tasarımlara, dizaynlara şahitlik ediyorsunuz bu fotoğraflarla. Bir kez daha kendisine teşekkür ediyorum.”

Sergi, 20 Ekim’e kadar gezilebilecek.???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/90-yasindaki-fotograf-sanatcisi-ozan-sagdicin-sergisi-istanbul-modernde/feed/ 0
Fatih Belediyesi Nusret Çolpan Sanat Galerisi’nde Karagöz Sergisi Açıldı https://www.haber60.com.tr/fatih-belediyesi-nusret-colpan-sanat-galerisinde-karagoz-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/fatih-belediyesi-nusret-colpan-sanat-galerisinde-karagoz-sergisi-acildi/#respond Tue, 12 Mar 2024 22:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18247 Fatih Belediyesi tarafından kurulan Nusret Çolpan Sanat Galerisi’nde, Karagöz sergisi açıldı. Açılışa katılan Fatih Belediye Başkanı Turan, “Karagöz Sergimizi UNİMA’nın Türkiye Milli Merkezi’yle ortak gerçekleştiriyoruz” dedi.

Fatihli karagöz ustası meşhur Hayali Küçük Ali’nin 50. vefat yılı hatırasına düzenlenen sergi gençlerle buluştu. Sergide, Ramazan ayının simgesi olan Hacivat Karagöz oyunu oynandı. Birçok sanatçı ve vatandaşın katıldığı sergi, Turan’ın kurdeleyi kesmesiyle açıldı. Başkan Turan, sergiyi gezdikten sonra çocuklarla Hacivat Karagöz oyununu izledi.

5 yıl içerisinde Fatih’te sanatı yaşatmaya gayret ettiklerini söyleyen Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, “Son 5 yılda Fatih’imizde sanatı yaşatmaya, tüm imkanlarımızla sanatçılarımıza destek olmaya gayret ettik. Yeni sanat galerileri, sergi mekanları oluşturduk. Nusret Çolpan Sanat Galerimiz bunlardan biri ve bu akşam, fevkalade anlamlı bir sergiyle, 5 yıllık yolculuğumuzu taçlandırıyoruz inşallah. Fatihli karagöz ustası meşhur Hayali Küçük Ali’nin 50. vefat yılı hatırasına düzenlediğimiz sergimizle mazisi çok eski devirlere dayanan bir seyir geleneğimizi, Fatihli gençlerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Aramızda ömrünü bu sanata adamış üstatlar da bulunuyor. Onları da saygıyla selamlıyorum. Sizlerin de bildiği üzere, Karagöz oyunu, Kültür mirasımızın çok değerli parçasıdır. Osmanlı kültürünü ve İstanbul folklorunu, tüm zenginliğiyle yansıtan Karagöz oyunları günlük sosyal olaylardan, halk hikayelerinden devşirdiklerini özgün bir anlatımla perdeye yansıtıyor. Bu yönüyle, özellikle günümüz insanı için ilginç detaylar barındırıyor. Aynı zamanda Karagöz perdesinde oynatılan tasvirler, el sanatlarımızın harikulade işçiliğini, oyun esnasında seslendirilen şarkılar, musikimizin güzelliğini ortaya koyuyor. Hayali olarak adlandırılan Karagöz ustaları ise sahneye çıkardığı bütün tiplere ses ve hareket veren muhteşem bir performans sanatçılarıdır. Eski İstanbul’da, özellikle Ramazan ayı geldiğinde, Karagöz sahnelerine her yerde rastlamak mümkündü” dedi.

“Sergimizi UNİMA’nın Türkiye Milli Merkezi’yle ortak gerçekleştiriyoruz”

Karagöz sergisini UNİMA’nın Türkiye Milli Merkezi’yle ortak gerçekleştirdiklerini söyleyen Turan, “Fatih’imizde; Edirnekapı’daki kahvehaneler, Şehzadebaş’ındaki Direklerarası, Beyazıt’taki Simkeşhane gibi mekanlarda Karagöz yüzyıllar boyunca sahnelendi, kültür hayatımıza büyük değerler kattı. Binbir hünerli ustaların çıkmasına aracılık etti. Sergimiz vesileyle; Fatih’imizin yetiştirdiği ünlü Karagöz ustalarını; Hayali Küçük Ali, Mehmet Muhittin Sevilen ve Tacettin Diker ustaları rahmetle anıyoruz. Milli değerimiz Karagöz, 2009 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine alındı. Bugün dünyanın pek çok yerinde, çeşitli vesilelerle Karagöz oyunları sergileniyor. Sergimizi, kukla ve gölge oyunlarının dünyadaki çatı kuruluşu olan UNİMA’nın Türkiye Milli Merkezi’yle ortak gerçekleştiriyoruz. İnşallah sonraki dönemde de, gerek Karagöz gerekse diğer sanatlarımızın doğru eller vasıtasıyla gelecek nesillere ulaştırılması hususunda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek için, var gücümüzle çalışacağız. Sergi süresince her cumartesi ve pazar günü Fatih Kültür Sanat Merkezimizde günümüzün ustaları tarafından Karagöz oyunları sahnelenecektir. Bütün hemşehrilerimizi hem sergimize, hem oyunlara bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Karagöz Fatih’te izleyicilerle tekrar buluştu”

Geleneksel Karagöz oyununun Fatih’te izleyicilerle tekrar buluştuğunu söyleyen sergi küratörü Erkan Doğandan ise, “Karagöz aslında Fatih’in Osmanlı döneminde 1960-1970 yıllarına kadar devam eden en köktü geleneklerinden birisi. Ramazanın başlamasıyla birlikte Karagöz herkesin gündemine geldi. Çünkü Karagöz’ün en uzun soluklu yaşadığı ve bugün de hayatına devam ettiği bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizim geleneksel gölge oyunumuz Karagöz, burada da Fatih’te tekrar tarihsel izleriyle buluştu. Sergide Fatihli Karagöz hayali ustalarının da olduğu geniş bir seçki. Burada Karagöz’ü toplumsal bir kültürle de bağdaştırdık. Bu açıdan keyifli ve zengin bir sergi oldu” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-belediyesi-nusret-colpan-sanat-galerisinde-karagoz-sergisi-acildi/feed/ 0
Nazif’in Düğmeleri sergisi, Bursa’da sanatseverleri ağırlıyor https://www.haber60.com.tr/nazifin-dugmeleri-sergisi-bursada-sanatseverleri-agirliyor/ https://www.haber60.com.tr/nazifin-dugmeleri-sergisi-bursada-sanatseverleri-agirliyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 09:03:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18208 Selanik’ten Bursa’ya, yaşanmış bir hayat hikayesinin sonucunda ortaya çıkan düğme koleksiyonundan kurgulanan “Nazif’in Düğmeleri” sergisi, 17 Mart’a kadar Rami Kütüphanesi’nde sanatseverleri ağırlayacak.

Tenzile Güler tarafından hikayesi kaleme alınan ve Bursa Kent Müzesi’ne bağışlanan koleksiyonda metal, ahşap, deri, sedef, cam ve kumaş gibi farklı malzemelerden üretilen, tarihi değeri olan yaklaşık 4 bin düğme yer alıyor.

Sergiye ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürü ve sanat tarihçisi Goncagül Meriç, “Bu sergi, aslında yaklaşık üç yıl önce, bir koleksiyonerin elinde bir kitap ve bir bavul düğmeyle bize gelmesiyle başladı. Koleksiyonun oluşmasının arkasında da ciddi bir yaşam öyküsü var.” dedi.

“Küpler dolusu düğmeler birikiyor ve bu da koleksiyonun oluşması için çok önemli bir nokta”

Meriç, hikayenin 1930’lu yıllarda Balkanlardan Bursa’ya gelen ve daha sonra İznik’e yerleşen bir ailede, baba ile oğlu Haşim’in bir tekne kazasında hayatını kaybetmesiyle başladığını belirtti.

Kazanın ardından küçük Haşim’in düğmeli ceketinin kıyıya vurduğunu ve annesinin de eşinden ve oğlundan geriye tek hatıra o ceketin kalması sebebiyle uzun yıllar ceketi sakladığını aktaran Meriç, şu bilgileri verdi:

“Yıllar sonra kendi evladını kaybettiği yaşlarda bir çocukla tanışıyor. Bu çocuk Nazif. Çocuğu o kadar çok seviyor ki, babasıyla nihayetinde bir izdivaç gerçekleştiriyor. Tabii Nazif, oyunbaz bir çocuk, oyun oynamayı çok seviyor. O dönemde de kırsalda çocuklar materyal yetersizliğinden düğme oyunu oynuyor. Misket gibi düşünün. Vurduğu düğmeyi alıyor. Nazif, evdeki bütün düğmeleri oynarken kaybediyor ki, bir gün rahmetli Haşim’in ceketinden de düğmeleri kesiyor. Annesi o gün bu olayı görünce çok üzülüyor. Çünkü evladından kalan son hatıra gibi düşünüyor ve aradan yıllar geçiyor Nazif devamlı düğmeler biriktiriyor.

Sergide de göreceksiniz küpler dolusu düğmeler birikiyor ve bu da koleksiyonun oluşması için çok önemli bir nokta. Aradan 3-4 yıl yıl geçiyor. Nazif o çocuk kalbiyle, ‘Bugün de anneme düğmeler götüreceğim ama muhtemelen bunlar da değil’ diyor. Sonra annesine ceviz ağacına çıkıp ceviz topluyor. Maalesef ki o gün bir cebinde düğmeler, bir cebinde cevizler ile ceviz ağacından düşerken ayağı kırılıyor ve anlayamıyorlar kangren oluyor. Hastaneye yetişemiyorlar, o günkü dönemin şartlarından dolayı rahmetli oluyor. Tabii anneye ikinci büyük bir acı. Doktor, hastanede anneye Nazif’in kıyafetlerini verdiğinde o gün topladığı düğmeler cebinden boşalıveriyor ve anne orada bir ağıt yakıyor, ‘Artık bunlar ne Selanik’teki dedemin düğmeleri ne oğlum Haşim’in, artık bunlar Nazif’in düğmeleri.’ diyor.”

“Koleksiyonda 4 bin adet düğme var”

Goncagül Meriç, olaydan yaklaşık 10 yıl sonra Tenzile Güler’in aynı ailede dünyaya geldiğine işaret ederek, “Ailenin en küçük üyesi Tenzile Hanım, çocukken bile o küplerdeki düğmelerle oynatılmıyor. Bu anlattıklarımın hepsi gerçek bir hayat öyküsü ve kitaba da konu oldu. Koleksiyoner aynı zamanda yazar Tenzile Güler, şu an 85 yaşında. Tenzile Hanım, annesi rahmetli olduktan sonra bu hikayeye vakıf oluyor, kaleme alıyor ve bir valiz ile bu düğmeleri Almanya’ya götürüyor. Orada hikayeyi yazıyor, insanlara anlatıyor. Minik sergiler yapıyor, öyle bir karşılık görüyor ki, insanlar da kendi hayatlarında enteresan hikayesi olan düğmeleri sergiye bağışlıyor.” diye konuştu.

Güler’in ailesinden kalan düğme koleksiyonunun yanı sıra sergide farklı düğmeler de olduğunu aktaran Meriç, şunları kaydetti:

“Bu koleksiyonda 4 bin adet düğme var. Hikayenin dışında sergide çok enteresan düğmeler göreceksiniz. Ahşap, metal düğmeler var. Sergideki en eski düğmemiz 1700’lü yılların sonlarına tarihlendirilen bir düğme. Onun dışında cam düğmelerimiz var, 1980’lerde modaydı. 1970’lerde 1980’lerde kıyafetin kumaşından düğmeler yapılırdı onu göreceğiz. Bir de doğada var olan ilginç malzemeler, geyik boynuzu, ahşap, badem çekirdeği gibi böyle farklı doğal malzemelerden yapılan düğmeler de göreceğiz.”

Meriç, Güler’in koleksiyonu Bursa Kent Müzesi’ne bağışlamasının ardından ilk olarak sergiyi Bursa’da açtıklarını belirterek, “Sergimiz 17 Mart’a kadar burada izlenimde olacak. İnsanların buraya geldiğinde bu hikayeyi öğrenmeleri için animasyon tekniğinde kısa bir film yaptık. 9 dakikalık filmi izlediklerinde de bütün hikayeye vakıf olacaklar ve o düğmenin arkasında yatan dramatik aile öyküsünü anlayacaklar.” ifadelerini kullandı.

“Düğmenin nasıl hikayelere sebep olduğunu anlatmaya çalıştık”

Tenzile Güler’in Almanya’da düğme sergisi açtığında bir Yahudi’nin ona Holokost döneminde yakılan dedesinden kalan düğmeyi verdiğini de söyleyen Meriç, sergide ayrıca Birinci Dünya Savaşı sırasında ekonomik sıkıntılardan ötürü o dönem yapılan karton düğme örneklerinin de yer aldığını kaydetti.

Türkiye’de üretilen boynuz, sedef ve hindistan cevizi kabuğundan düğmelerin de sergide görülebildiğine işaret eden Meriç, şöyle devam etti:

“Bir de sergide özel bir bölüm var; ‘Ünlülerin düğmesi’. Koleksiyonerimizin bizden küçük bir ricası oldu, kendisi sayın Cumhurbaşkanımızı çok seviyor ve bir düğmesini almamızı istedi. Kendileri de bize Kelime-i Tevhid yazılı bir kol düğmesi gönderdi. Özel bir düğme gümüş işlemeli. Yine Emine Erdoğan ve birçok siyasi kişilik de bu sergiye düğmelerini bağışladı. Rahmetli Barış Manço, 7’den 77’ye herkesin gönlünü fetheden çok değerli bir sanatçı ve böyle bir sergi yaparken Barış Bey’i atlamak olmaz diye düşündük. Onun da hikayesi şarkısı olan kol düğmesi burada. Bursalı ünlülerimiz var. Rahmetli Zeki Müren, Erdinç Çelikkol, Yıldırım Gürses… Birçok ünlünün de burada düğmesini göreceğiz. Hayatta çok sıradan bir obje olan düğme, insanda nerelere dokunuyor ve nasıl hikayelere sebep oluyor biraz onu anlatmaya çalıştık.”

Goncagül Meriç, sergiyi ziyaret edenlerinin büyük bir çoğunluğunun çocuklar olduğuna dikkati çekerek, “Aslında sergide düğmenin bu dramatik hikayesinin yanı sıra renkli dünyasına yer vermek istedik. Bir de somut olmayan kültürel mirası anlatmak istedik, düğme oyunuyla. Yani kırsaldaki o dönemin şartlarında çocuklar misket gibi düğme oyunu oynuyordu. Biraz o oyunu da anlattık. Buraya gelen ziyaretçi fark etmeksizin, bir oyun platformunda düğme oyunu oynayabilecek, hatta kendine buradan hatıra bir düğme de götürebilecek.” dedi.

Sergiye ilgiden çok memnun olduklarını dile getiren Meriç, şu değerlendirmede bulundu:

“Rami Kütüphanesi inanılmaz bir ziyaretçi potansiyeli olan, her yaşın uğrak yeri. Biz bu sergiyi yaptığımızda Bursa’da da insanların düğme bağışlayacağı bir alan oluşturmuştuk. Burada da onu sonradan koyduk ve daha birkaç gün olmasına rağmen doldu taştı. İnsanlar da kendileri için enteresan hikayeleri olan düğmeleri bağışlamaya devam etti ve anılarını yazmaya başladı. Bu da bizim için çok kıymetli. Belki sergi başka bir yere taşındığında, yine böyle bir konsept geliştirebiliriz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/nazifin-dugmeleri-sergisi-bursada-sanatseverleri-agirliyor/feed/ 0
Türk ve Çinli Sanatçılar, Pekin’de Ortak Sergi Açtı https://www.haber60.com.tr/turk-ve-cinli-sanatcilar-pekinde-ortak-sergi-acti/ https://www.haber60.com.tr/turk-ve-cinli-sanatcilar-pekinde-ortak-sergi-acti/#respond Mon, 11 Mar 2024 23:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18028 Türk ve Çinli sanatçılar, Çin’in başkenti Pekin’de iki ülkenin kültürel motiflerini buluşturan eserlerin yer aldığı ortak resim sergisi açtı.

Türk sanatçı Ayşe Emel Gümüş ile Çinli Şia Pıngçıng’ın eserleri, ” İstanbul’dan Pekin’e: Türkiye-Çin Kültür ve Sanat Değişimi” sergisinde bir araya geldi.

Pekin Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde (YETKM) açılan sergide Şia’nın klasik Çin kaligrafisinin örneklerini veren tabloları ile Gümüş’ün kültürler arası etkileşimleri odağa alan kompozisyonları sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Serginin açılışında konuşan Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Antik İpek Yolu’nun, Çin’den Batı’ya, Osmanlı İmparatorluğu toprakları üzerinden seyahat eden tüccarların ana güzergahı olduğunu, bu güzergahta yüzyıllarca süren ticaretin, Türk ve Çin halkları arasındaki yakın kültürel etkileşimi beraberinde getirdiğini belirtti.

Musa, 1598’de Çinli devlet adamı Cao Şıcın tarafından Çin İmparatoru’na sunulmak üzere hazırlanan silah kataloğunda Osmanlı tüfeklerinin yapısının, nasıl kullanıldıklarının ve atış stillerinin detaylı anlatıldığını dile getirerek, “Bu, aslında bugün ‘teknoloji transferi’ dediğimiz şeydir. Türkiye ve Çin, teknoloji transferi gibi ileri bir işbirliğine asırlar önce başlamışlardır.” dedi.

Kültürler arasındaki etkileşimin ülkeler arası ilişkilerin gelişimi açısından önemli olduğuna işaret eden Musa, “Kültür, uygarlığın ruhudur. Gelin, bu ruhu birlikte yakalayalım.” ifadelerini kullandı.

“Çin ejderhası, nazar boncuğuyla buluşuyor”

Türk sanatçı Ayşe Emel Gümüş, Çin’in, 12 hayvanlı geleneksel ay takvimine göre Ejderha Yılı’na girdiğini, iki ülkenin kültürel motiflerini bir araya getiren bu sergi için “Çin ejderhası, nazar boncuğu ile buluşuyor” temasını seçtiklerini anlattı.

Şia ile sergi için yaptıkları, ejderha karakteriyle nazar boncuğu motifinin birlikte yer aldığı tabloyu yorumlayan Gümüş, “Çinli arkadaşımız kaligrafi sanatçısı olduğu için tabloya Çin yazısındaki ejderha karakterini çizdi. Ben de nazar boncuğu motifini kaligrafiyle ahenk oluşturacak şekilde yorumlayarak boyadım.” şeklinde konuştu.

Çinli sanatçı Şia da Çin tarihinde farklı kaligrafi üsluplarının bulunduğunu, sergi için hazırladığı tablolarda Song Hanedanı dönemindeki üslubu seçtiğini zira bu üsluptaki ejderha karakterinin ejderha figürüyle en fazla resimsel benzerliğe sahip olduğuna dikkati çekti.

Türkiye ile Çin’in, coğrafi bakımdan uzakta bulunsalar da dost iki ülke olduklarına, Gümüş ile yaptıkları tabloda yazı ile soyut figür arasındaki uyumun, renkler ile biçimler arasındaki diyaloğun, iki kültür arasındaki bağları estetik olarak yeniden canlandırdığına işaret eden Şia, “Aramızda mesafeler olsa da Türkiye ve Çin, dağlar, nehirler ve okyanuslarla birbirine bağlıdır. İki ülkenin dostluğu uzun zaman yaşayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Gelin tanış olalım”

Etkinliği organize eden Pekin Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nin Müdürü Ali Oğuzhan Yüksel, merkezin 2021’de faaliyete başladığını, amacının Türk kültürünün Çin’de tanıtılması olduğunu belirterek, Çinli izleyicilere şöyle seslendi:

“Adımızı aldığımız Yunus Emre, 13. ve 14. yüzyıllarda yaşamış önemli bir Türk şair ve mutasavvıftır. Buradan sizlere onun dizeleriyle seslenmek istiyoruz: ‘Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım/ Sevelim, sevilelim/ Dünya kimseye kalmaz.'”

Yüksel, etkinliğin yeni tanışmalara vesile olmasını temenni etti.

Etkinlikte Çinli çocuklardan oluşan Kung-fu takımı, ejderha ve aslan dansları ile dövüş sanatlarını birleştiren performans sergiledi.

Ayrıca Türk müziği dinletisiyle sergide yer alan sanatçıların resim ve kaligrafi tekniklerini anlattıkları atölye çalışması gerçekleştirildi.

“İstanbul’dan Pekin’e: Türkiye-Çin Kültür ve Sanat Değişimi” Sergisi, 10-12 Mart’ta Pekin Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde gezilebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-ve-cinli-sanatcilar-pekinde-ortak-sergi-acti/feed/ 0
İstanbul Bu Hafta Sanat Dolu Etkinliklere Ev Sahipliği Yapacak https://www.haber60.com.tr/istanbul-bu-hafta-sanat-dolu-etkinliklere-ev-sahipligi-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-bu-hafta-sanat-dolu-etkinliklere-ev-sahipligi-yapacak/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:36:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17714 İstanbul bu hafta, geniş bir yelpazede birbirinden farklı etkinliklerle, yerli ve yabancı sanatçıların katıldığı konser, sergi, tiyatro gösterisi ve performanslara sahne olacak.

İstanbul Devlet Tiyatrosunda (İDT) 12-16 Mart’ta “Toplu Hikayeler”, “Babamın Kelimeleriyle”, “Parmak”, “Çarpışma”, “Tamamen Doluyuz” ve “Limon” oyunları izleyiciyle buluşacak.

Ayrıca “Kırmızı Küre” ve “Çöp Canavarı ” adlı çocuk oyunları da 17 Mart’ta İDT sahnelerinde minik izleyiciler için sahnelenecek.

Şehir Tiyatrolarının bu haftaki programında Lefkoşa Belediye Tiyatrosunun “Parkta Güzel Bir Gün” ile “Maviydi Bisikletim”, “Sivrisinekler”, “Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi”, “İfigenya”, “Yaşamak Mı, Yoksa Ölmek Mi” ve “Zehir” oyunları yer alıyor.

Ayrıca 17 Mart’ta “Herkes Sihirbaz Olacak”, “Rüya”, “Bekçi ile Postacı”, “Masal”, “Fındıkkıran”, “Karagöz Çiftlik Bekçisi” ve “Elma Kurdu Kırtık” oyunları, Şehir Tiyatroları sahnelerinde minik izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Sinema tarihinde yer eden “Titanik”, “Baba”, “Kadın Kokusu”, “Pulp Fiction”, “Gladyatör” ve “Cesur Yürek” gibi filmlerden bir seçki yapılan “Film On The Stage” gösterisi 12 Mart’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sahnelenecek.

Serdar Biliş’in yönettiği “Aydınlıkevler” oyunu 15 Mart’ta Maximum Uniq Hall’de, Oliver Twist’in macerasını konu alan “Oliver Twist” tiyatrosu ise 16 Mart’ta Maximum Uniq Lounge’da sahnelenecek.

Dünya edebiyatının önemli eserlerinden “Fareler ve İnsanlar” 15,16,17 Mart’ta AKM Tiyatro Sahnesi’nde oynanacak.

Konserler

Dünyaca ünlü piyanist Evgeny Grinko, yarın Bostancı Gösteri Merkezi’nde dinleyicileriyle buluşacak.

AKM, 12 Mart’ta “Ulusal Müziğimiz-Ulvi Cemal Erkin”, 13 Mart’ta “İstanbul’da Ramazan Özel Konseri”, “İzahlı Müzik Saati Bayati”, 14 Mart’ta “Segah Kar”, 15 Mart’ta ise İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Denizbank Konserleri kapsamında “Çanakkale Zaferi Konseri”ne ev sahipliği yapacak.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) 13 Mart’ta “Viyana Okulu” konserini sanatseverlerle buluşturacak.

İş Sanat’ın kariyerlerinin başındaki müzisyenlere sahne deneyimi sunarak destek olmak amacıyla sürdürdüğü “Parlayan Yıldızlar” konseri kapsamında 11 Mart’ta Ahmet Tümkaya ve Pelin Ece Acar konser verecek.

Solist Doç. Dr. Adnan Çoban, şef ve kemani Doç. Yeşim Altınel Çoban “Hekim Bestekar ve Güftekarlar Konseri” 13 Mart’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda müzikseverlerin karşısına çıkacak.

Devam eden sergiler

Albaraka Türk Uluslararası 6. Hat Yarışması’nın ödüllü eserlerinden oluşan “Güzel Ahlak” sergisi Taksim Camii Kültür Sanat Merkezi’nde 7 Nisan’a kadar, “Geçmişin İzinde” hat sergisi de ramazan sonunda kadar Galeri Eyüpsultan’da görülebilecek.

“İstanbul Tasvirleri” sergisi, Fatih Belediyesinin ev sahipliğinde Kadırga Sanat Galerileri’nde 23 Mart’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

Rami Kütüphanesi’nde gerçekleşen “Nazif’in Düğmeleri” sergisi 17 Mart’a kadar Rami Kütüphanesinde, hattat ve cilt sanatçısı Emin Barın’ın eserlerinden oluşan “Emin Barın: Ne Senden Rüku Ne Benden Kıyam” başlıklı sergi de 29 Nisan’a kadar Artİstanbul Feshane’de ziyarete açık olacak.

Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi de sergilenen eserlerdeki detaylı temizlik ve bakım çalışmalarının ardından yeni sergileme düzeniyle ziyaretçilerini bekliyor.

Birkaç yıldır kapalı olan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifiyle geçen yıl yeniden ziyarete açılan müzede Hazreti İbrahim’in tenceresi, Hazreti Musa’nın asası, Hazreti Davud’un kılıcı, Hazreti Yusuf’un cübbesi, halifelere ve sahabeye ait kılıçlar, Hazreti Fatma’ya ait gömlek, Kabe anahtarları, Hacerü’l Esved mahfazası gibi “Asr-ı Saadet”i yansıtan mukaddes emanetler sergileniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-bu-hafta-sanat-dolu-etkinliklere-ev-sahipligi-yapacak/feed/ 0
Zeki Müren’in Koleksiyonuyla Bursa Kent Müzesi 20. Yılını Kutluyor https://www.haber60.com.tr/zeki-murenin-koleksiyonuyla-bursa-kent-muzesi-20-yilini-kutluyor/ https://www.haber60.com.tr/zeki-murenin-koleksiyonuyla-bursa-kent-muzesi-20-yilini-kutluyor/#respond Thu, 07 Mar 2024 22:03:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16601 Türkiye’nin ilk kent müzelerinden Bursa Kent Müzesi, kuruluşunun 20’nci yılını şehrin yetiştirdiği en önemli sanatçılardan Zeki Müren adına hazırlanmış özel sergiyle kutluyor.

Sanatçının kişisel eşyalarından oluşan koleksiyonundan kurgulanan sergi, vasiyeti üzerine Türk Eğitim Vakfı ile Mehmetçik Vakfına bağışladığı eserleri de sanatseverlerle buluşuyor.

Sahne kıyafetleri, gözlükleri, ayakkabıları, piyanosu, plakları ve birçok kişisel eşyasının yanı sıra kendi eliyle yazdığı besteleri, mektupları ve notlarının bulunduğu sergide ayrıca, sanatçının çizdiği desenlerden oluşan dijital sergilemeler ve yapay zekayla oluşturulan uygulamalar da yer alıyor.

Bursa Kent Müzesinde bugün kapılarını açacak sergi, 1 yıl boyunca ziyaret edilebilecek.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürü sanat tarihçisi Goncagül Meriç, AA muhabirine, Zeki Müren’in çok önemli bir değer olduğunu, hazırladıkları sergiyle de sanatçıyı evine döndürdüklerini ifade etti.

Sanat Güneşi’nin tüm sevenleriyle buluşacağı büyük bir sergi planladıklarını dile getiren Meriç, şöyle konuştu:

“Müren’in 45 yıllık sanat hayatını anlatan, gerek müziğiyle, gerek filmiyle ve birçok eserinin yer aldığı bir sergi oldu. Bir yıldan fazladır planlanan serginin aslında ayrı bir önemi de var. Bu yıl Bursa Kent Müzesinin 20’nci yılı. Sergi, müzenin 20’nci yılına da atfettiğimiz büyük bir işti. Burada Zeki Müren’i aslında hep onun bağdaştırıldığı Bodrum’la değil de Bursa’yla özdeşleştirdik. Burada yazdığı şarkılar, besteler, güfteler, onlara yer verdik. Daha önce hiç görülmemiş fotoğraflarına yer verdik. Koleksiyon çok zengin.”

Zeki Müren’in Bursa’nın Tophane semtinde, Hisar bölgesinde dünyaya geldiğini anımsatan Meriç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Burada biriktirdiği birçok anı var. Biz sergide önce sanatçı kişiliğiyle ve bir Bursalı olarak Zeki Müren’i anlattık. Bursa’yla bağını vurguladık, daha sonra onun sanat hayatında nasıl ilerlediğini, ne kademelerden geçtiğini ve aslında bize ne kattığını anlattık. Biliyorsunuz ki Zeki Müren, Türk sanat musikisine iz bırakan bir sanatçı. Aslında biz onun hiç bilmediğimiz yönlerini de vurguladık. Mesela ilk T sahne, podyum sahneyi gerçekleştiren ve sahnesinde kullanılan kişi Zeki Müren çünkü ‘sanatçı toplumla iç içe olmalıdır’ diyor ve böyle bir T sahne yapıyor ve halkla daha iç içe daha yakın bir sahne düzeni alıyor.”

Meriç, Zeki Müren’in aynı zamanda çok iyi bir tasarımcı olduğunu ve Mimar Sinan Üniversitesini birincilikle bitirdiğini hatırlatarak, “İnanılmaz desenleri var. Biz bu sergide onlara da yer verdik. Hatta o desenleri dijitalleştirip bir alan yarattık. Oraya girdiğinizde hem onun çizdiği desenleri göreceksiniz hem de Zeki Müren şarkılarını dinleyebileceksiniz.” ifadelerini kullandı.

Zeki Müren sergiye gelenleri kendi karşılayacak

Müren’in, kariyerindeki 19 filmin 17’sinde başrol oynadığını aktaran Meriç, şunları kaydetti:

“Filmlerden fotoğrafları göreceğiz sergide. Yine sanatçının özel tasarladığı sahne kostümlerini göreceğiz. Onların da ayrı ayrı isimleri ve hikayeleri var. Onlara yer verdik. İnsanlar Zeki Müren’le burada bağ da kurabilecek. Mesela yapay zekayla oluşturduğumuz bir alanımız var. Orada sanatçıyla bir fotoğraf alıp hatıra oluşturabilecekler. Zeki Müren sergiye gelenleri kendi karşılayacak burada. Yine dijitalde yapay zekayla bay ve bayan ayırt edip ‘Hoş geldiniz hanımefendi, hoş geldiniz beyefendi’ diyerek gelenleri karşılayacak.”

Sergiyi hazırlarken Bursa’ya ciddi bir koleksiyon getirdiklerini dile getiren Meriç, “Burada Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfı’nın büyük destekleri var. Biliyorsunuz Zeki Müren sağlığında her iki vakfı da mirasçısı kabul ediyor ve hem eserlerini hem de mal varlığını onlara bırakıyor. Sergiyi yaparken Bursa Büyükşehir Belediyemizle vakıflar arasında bir protokol imzalandı ve protokol çerçevesinde eserleri geçici olarak sergilemek üzere müzeye kazandırdık.” diye konuştu.

Meriç, yine hazırlık aşamasında sanatçıya yazılan hayran mektuplarını okuduklarını belirterek, “İnanılmaz bir koleksiyoner. Yurt dışı seyahatlerinden tutun da konuşma öncesi aldığı notlarına kadar hiçbir şeyini atmamış. Her şeyi çok iyi saklamış bir koleksiyoner kendisi ve o hayran mektuplarından da aslında hem ona duyulan sevgiyi görüyoruz hem de onun insanlara karşı olan bakış açısını.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zeki-murenin-koleksiyonuyla-bursa-kent-muzesi-20-yilini-kutluyor/feed/ 0
Kocaeli’de Sanat İhtisas Merkezi Hizmete Giriyor https://www.haber60.com.tr/kocaelide-sanat-ihtisas-merkezi-hizmete-giriyor/ https://www.haber60.com.tr/kocaelide-sanat-ihtisas-merkezi-hizmete-giriyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 23:03:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15742 Tarihi Taşlı Değirmen’in dönüşümüyle hayata geçen, SEKA Kültür Havzası’nın ilk eseri, Kocaeli’nin en büyük sergi alanı olacak olan Sanat İhtisas Merkezi hizmete giriyor. Merkezde geleneksel eğitim metotlarının ötesinde dinamik, gelişen, çok boyutlu ileri seviye eğitimler verilecek. Merkezde güzel sanatlar bölümü ve moda akademisiyle alanında uzman kursiyerler yetiştirilecek.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, SEKA Kağıt Fabrikası içinde yer alan tarihi Taşlı Değirmen yapısını Sanat İhtisas Merkezi’ne dönüştüren projesini tamamladı. SEKA Kültür Havzası’nın ilk eseri olan Sanat İhtisas Merkezi, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olan 8 Mart Cuma günü hizmete girecek. Kocaeli’nin en büyük sergi alanı unvanını taşıyacak merkez, tarihi dokusu içinde kentin kültür ve sanat hayatına yön verecek. Açılışta sanat merkezinin ilk sergisi sanatseverlerle buluşacak. Sergide geleneksel ebru teknikleriyle hazırlanmış eserler, ebru kağıdının üstüne birden fazla baskı yaparak desen elde edilen Akkase Ebru çalışmaları, ayet ve hadislerle hazırlanan çalışmalar yer alacak. Sanatla estetiğin uyumuyla şekillenen toplam 70 eser alanda sergilenecek.

Açılışa özel sergi ve konser

Açılışın ardından eğitim alanları gezilecek. Merkez içinde yer alan Moda Akademisi açılışa özel olarak, prova mankenlerinin üzerinde rengarenk kumaş çalışmaları, kalıp çalışmalarını sergileyecek. Sıfır Atık Festivali’nde de yer alan Dilek Hanif imzalı kostümler de sergide yer alacak. Ayrıca Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuvarı da açılış için mini konser düzenleyecek.

İhtisas merkezi 2 bölümden oluşuyor

SEKA Sanat İhtisas Merkezi olarak adlandırılan tesis, eğitim ve sergi alanı olmak üzere 2 bölümden oluşuyor. Merkez içinde Kültür ve Sosyal İşler Dairesine bağlı Konservatuvar Müdürlüğü ile Yaygın Eğitim Şube Müdürlüğü’ne bağlı eğitim alanlarında geleneksel eğitim metotlarının ötesinde dinamik, gelişen, çok boyutlu ileri seviye eğitimler verilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediye Konservatuarı’nın Geleneksel ve Güzel Sanatlar Bölümlerinin eğitimleri, merkez içindeki 7 ayrı atölyede gerçekleştirilecek. Güzel Sanatlar bölümünün resim, seramik ve çini ile geleneksel sanatlar bölümlerinin; hüsn-i hat, ebru, kat’ı, tezhip ve minyatür branş dersleri SEKA Sanat İhtisas Merkezi’nin çatısı altında verilecek. Ayrıca oluşturulan özel bir atölyede müzik provaları yapılacak.

“Moda akademisinde alanında uzman kursiyerler yetiştirilecek”

Yaygın Eğitim Şube Müdürlüğü ise tesiste moda akademisi ile yer alacak. Moda akademisi; dokuma, tasarım, modelistlik, dijital tasarım, drapaj ve dikiş olmak üzere 6 ayrı atölyede faaliyetlerini gerçekleştirecek. Dünya trendlerine uygun, sektörün ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte verilen eğitimlerle tasarımdan üretime ve hazır giyim sektörüne kadar alanında uzman kursiyerler yetiştirmenin amaçlandığı moda akademisinde temel karakalemden koleksiyon oluşturmaya kadar baştan sona geleneksel eğitim metotlarının ötesinde ileri seviye eğitimler verilecek.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarihi yapının yenileme çalışmalarını titizlikle gerçekleştirdi. 2 bin 200 metrekarelik alana sahip SEKA Sanat İhtisas Merkezi onarımı kapsamında kat planları ve cephelerde özgün formun dışına çıkılmadı. Sanat müzesi olan merkezde döşeme içine gizlenen ray sistemleri kullanıldı. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kocaelide-sanat-ihtisas-merkezi-hizmete-giriyor/feed/ 0
Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler Dairesi’nde Temizlik ve Bakım Çalışmaları Yapıldı https://www.haber60.com.tr/topkapi-sarayindaki-mukaddes-emanetler-dairesinde-temizlik-ve-bakim-calismalari-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/topkapi-sarayindaki-mukaddes-emanetler-dairesinde-temizlik-ve-bakim-calismalari-yapildi/#respond Tue, 05 Mar 2024 23:00:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15739 Ramazan ayının yaklaşması sebebiyle Topkapı Sarayı içerisindeki Mukaddes Emanetler Dairesi’nde sergilenen eserlerde detaylı temizlik ve bakım çalışmaları yapıldı.

Basın mensuplarına açıklamada bulunan Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, Mukaddes Emanetler Dairesi’nin Topkapı Sarayı’nın yerli ve yabancı ziyaretçi açısından büyük önemi olduğunu dile getirdi.

Yıldız, eserlerin yaklaşık 500 yıldır dairede muhafaza edildiğinin altını çizerek, “Kimi zaman özenle muhafaza edilmiş, kimi zaman sadece saray ahalisi görebilmiş, özellikle Topkapı Sarayı’nın müze olmasının ardından yerli ve yabancı ziyaretçiyle buluşabilmiş olan eserler. Bu eserlerin hem bulunduğu alan hem de muhtevası çok önemli.” dedi.

“Yeni sergilenme düzeni ciddi anlamda ziyaretçilerin ilgisine mazhar oldu”

Birkaç yıldır kapalı olan Mukaddes Emanetler Dairesi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifiyle geçen yıl yeniden ziyarete açıldığını aktaran Yıldız, şunları kaydetti:

“Aradan geçen yaklaşık bir yılda, buradaki koleksiyonun yeni sergilenme düzeninin ciddi anlamda ziyaretçilerin ilgisine mazhar olduğunu söyleyebiliriz. Mukaddes Emanetler deyince, en önemlisi tabii ki Peygamberimize ithaf edilen Hırka-i Saadet burada bulunuyor. Yine Peygamberimizin sancağı Hazreti Osman’a ithaf edilen Kur’an, ardından Peygamberimizin şahsi silahları, sakalı şerifleri, mübarek dişi gibi pek çok emanet burada bulunuyor. Bu koleksiyon esasen hepinizin de bildiği gibi Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı, Hicaz’ı fethinin ardından buraya ulaşıyor. Ancak burada çok önemli bir tarihi kahramanın da altını çizmek lazım. Medine Müdafii Fahrettin Paşa da Medine düşmeden önce Hicaz Demiryolu’nun daha faaliyetli olduğu günlerde son seferlerden bir kısmıyla bilhassa Osmanlı Sarayı’ndan mübarek topraklar için yapılmış hatıra eserleri, son tren seferleriyle İstanbul’a ulaştırıyor.”

Yasin Yıldız, dairedeki eserlerin sergilenmesinde özel bir vitrin sisteminin yapıldığına dikkati çekerek, “Buradaki eserlerin içinde birkaç bin yıllık olanlar var. Materyal olarak birbirinden çok farklı olanlar var ve tabii ki İslam dünyası için Hırka-i Saadet başta olmak üzere hem maddi hem manevi değeri çok kıymetli olan eserler var. Bunların sergilenebilmesine yönelik son derece özel bir sergileme düzeni yapıldı ve bu vitrinleme sistemimiz bizim yaklaşık iki yılımızı aldı. Ama şunu çok rahat söyleyebiliriz. Her türlü iklim şartına, her türlü doğal afete karşı burada yapılmış sergi düzeni ciddi bir müzecilik başarısını içinde barındırıyor.” değerlendirmesini yaptı.

Geçen yıldan bu yana Mukaddes Emanetler Dairesi’nde sergilenen eser sayısının 60’dan 300’e yükseltildiğini sözlerine ekleyen Dr. Yıldız, “Bu yeni sergileme düzeniyle koleksiyonumuzda bulunan eserleri ziyaretçimizle buluşturmuş olduk. Mukaddes Emanetlerin her bölümüyle ayrı ayrı ilgilenen mütehassis ziyaretçilerimiz var. Onlara yönelik bir düzenleme de yapmış olduk.” diye konuştu.

Peygamberlere, halifelere ve sahabelere ait eşyaların yer aldığı “Mukaddes Emanetler Dairesi”nde Hazreti Muhammed’in Hırkası (Hırka-i Saadet), sakalı, ayak izleri, Uhud Savaşı’nda kırılan dişinin saklandığı mahfaza, mektupları ve kılıcı bulunuyor.

Müzede ayrıca Hazreti İbrahim’in tenceresi, Hazreti Musa’nın asası, Hazreti Davud’un kılıcı, Hazreti Yusuf’un cübbesi, halifelere ve sahabeye ait kılıçlar, Hazreti Fatma’ya ait gömlek, Kabe anahtarları, Hacerü’l Esved mahfazası gibi “Asr-ı Saadet”i yansıtan mukaddes emanetler sergileniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/topkapi-sarayindaki-mukaddes-emanetler-dairesinde-temizlik-ve-bakim-calismalari-yapildi/feed/ 0
Temsil ve Hafıza: 1882-1948 Sergisi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin Hikayesini Anlatıyor https://www.haber60.com.tr/temsil-ve-hafiza-1882-1948-sergisi-mimar-sinan-guzel-sanatlar-universitesinin-hikayesini-anlatiyor/ https://www.haber60.com.tr/temsil-ve-hafiza-1882-1948-sergisi-mimar-sinan-guzel-sanatlar-universitesinin-hikayesini-anlatiyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 06:03:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15539 Türkiye’nin ilk güzel sanatlar okulu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin (MSGSÜ) hikayesi “Temsil ve Hafıza: 1882-1948” başlığıyla, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde sanatseverlerle buluştu.

Açılışta konuşan MSGSÜ Rektörü Prof. Dr. Handan Elçi, üniversitenin kuruluşundan bu yana sanat, mimarlık ve tasarım alanında ülkenin geleceğini şekillendirdiğine dikkati çekerek, “Bu kurum 142 yıldır hiç yolunu saptırmamış bir kurum.” dedi.

Elçi, serginin kurumun hafızasının birinci bölümü olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Gezeceğiniz sergi, kurumun hafızasının 4’te biri. Toplanan, düşünülen ve metine dönüştürülen hafızanın 4’te biri sergileniyor. Bu sadece bir parça. Serginin ikinci bölümünde sırada 1950’den sonra yepyeni bir kuruluş, yeni bir mimari anlayış, yeni bir eğitim programı, üniversite oluncaya kadar geçirdiğimiz dönem var. Bunun ardından onun sergisini yapacağız. Bunları elbette kitaplaştırarak geleceğe de bırakacağız.”

“Hiçbir şekilde bir araya gelmeyen bu ürünler bu sergide bir araya geldi”

Serginin küratörlerinden Prof. Dr. Mehmet Sinan Niyazioğlu, Cumhuriyet’in 100. yılı kapsamında böyle bir çalışmaya imza attıklarını belirterek, şu bilgileri verdi:

“MSGSÜ, geç Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve günümüze ulaşabilen ilk ve tek sanat kurum. Bu sergi kapsamında müzenin sergi salonlarında bulunan eserler, deposunda derin bir uykuda bulunan eserler, bu kurumun eğitimcilerinin ve mensuplarının yayınlamış olduğu yayınlar, Halil Ethem Eldem’in, Zeki Kocamemi’nin, Nazimi Yaver Yenal’ın zamanında tasarlamış olduğu teşhir masaları ve bantlar, hepsi sessizce bekliyorlardı. Kendi kendilerini anlatmak istiyorlardı ve bir araya geldiler. 1882’den 1948’e kadarki yangın sürecini anlatmak istediler, izleyicilerle buluşturdular, bizleri çalıştırdılar. Hiçbir şekilde bir araya gelmeyen bu ürünler bu sergide bir araya geldi.”

Küratör Doç. Dr. Yasemin Nur Erkalır da 1987’de İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde resim kursu almaya başladığını ve müzeyle o zaman tanıştığını dile getirerek, “Bugün burada hep beraber olmak benim için çok büyük bir onur. Teşekkür ederim.” ifadesini kullandı.

Üniversitenin Mimarlık Fakültesi’nden küratör Prof. Dr. Nezih R. Aysel ise MSGSÜ’nün 142 yıl önce büyük umutlarla kurulduğuna işaret ederek, “Bugüne kadar hep ülkenin sanatına, mimarlığına bir şekilde iz bıraktı. Benim izlediğim kadarıyla ilk kez güzel sanatlarla birlikte ülkenin ve okulun tarihini (bu sergide) yan yana sergiledik. Umarım mimarlık ve sanat birlikteliğini yaşam boyu sürdürür.” değerlendirmesini yaptı.

Sergi hakkında

Osman Hamdi Bey tarafından 1882’de Sanayi-i Nefise Mektebi adıyla kurulan, uzun süre Güzel Sanatlar Akademisi olarak devam eden, bugün ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne dönüşen Türkiye’nin ilk sanat okulunun uzun tarihçesi “Temsil ve Hafıza” sergisinde izleyiciye sunuluyor.

Cumhuriyet’in 100. yılı ve üniversitenin 142. kuruluş yılı kapsamında hazırlanan sergi, 1948’de kurum hafızasına darbe vuran yangındaki kırılmaya kadarki döneme odaklanıyor ve sergiyi gezenlere bu süreçte akademililerce yürütülen “temsil” ve “hafıza” politikaları üzerinden bir okuma öneriyor.

Sergi, 4 Ağustos’a kadar İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/temsil-ve-hafiza-1882-1948-sergisi-mimar-sinan-guzel-sanatlar-universitesinin-hikayesini-anlatiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Antalya Diplomasi Forumu’nda Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi’ni gezdi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-fahrettin-altun-antalya-diplomasi-forumunda-gazzeli-cocuk-ressamlar-sergisini-gezdi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-fahrettin-altun-antalya-diplomasi-forumunda-gazzeli-cocuk-ressamlar-sergisini-gezdi/#respond Sun, 03 Mar 2024 02:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14284 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında düzenledikleri Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi’ne ilişkin, “Biz istiyoruz ki gerçekten bir taraftan Gazze’deki zulmü anlatalım bir taraftan bu zulüm karşısında Türkiye’nin verdiği haklı mücadeleyi bütün dünyaya açık ve net şekilde gösterelim, bu zulümler olmasın. Bu zulümlerin olmaması için tüm dünya işbirliği içerisinde hak, adalet uğruna hakikat mücadelesi versin.” dedi.

Altun, “Krizler Döneminde Diplomasiyi Öne Çıkarmak” temasıyla Antalya’da Belek Turizm Merkezi’ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezi’nde başlayan ADF kapsamında İletişim Başkanlığınca düzenlenen “Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi”ni gezdi.

Altun, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ADF’nin Türkiye’nin en önemli uluslararası kamu diplomasisi markalarından biri olarak hayata geçtiğini ve birçok lideri ağırladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde forumun hayata geçtiğini aktaran Altun, “Dışişleri Bakanlığının koordinasyonunda önemli küresel ve bölgesel meselelerin ele alınacağı çok kritik ve önemli forum. Bu forumda biz de istedik ki tam da bugünlerde gerçekten dünyanın kanayan yaralarından biri olan Gazze meselesini biz buraya gelen uluslararası misafirlere yenilikçi bir sergi mantığıyla anlatalım. Sayın Hanımefendi’nin teşrifleriyle Taksim’de açılan ve hala açık olan Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi’ni burada da sergileyelim, hayata geçirelim istedik. Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderlerle birlikte katılarak, açacakları bir sergi olacak. Buradan geçmek suretiyle forumun açılış konuşmalarını yapacaklar.”

Altun, serginin esas itibarıyla 2009’da İsrail’in dökme kurşun operasyonu esnasında gerçekten ne kadar büyük zulüm ortaya koyduğunu, çocukların kalemlerinden, yüreklerinden ve gözünden yapılan zulmü anlattığına dikkati çekti.

Sergide Gazzeli çocukların yaptığı resimlerin yer aldığını belirten Altun, “Bu resimlerin her biri gerçek bir sanat eseri. Bu resimler aslında İsrail’in zulmünün nasıl tarihsel bir zulüm olduğunu ortaya koyan resimler. O günden bugüne İsrail Gazze’de, Filistin’de zulümlerini artırarak devam ediyor. Bugün gerek burada gerek Taksim’de hala açık olan sergiyi inceleyip, izlediğinizde şunu açık şekilde görebilirsiniz, ne yazık ki İsrail o gün de fosfor bombası kullanmış, o gün de sivilleri bombalamış, o gün de çocukları, kadınları öldürmüş, sivilleri sağlık çalışanlarını o gün de katletmiş. Bugün de katletmeye devam ediyor.” diye konuştu.

“Bu zulümlerin olmaması için tüm dünya işbirliği içerisinde mücadele vermeli”

Yapılan katliamlara çocukların da şahit olduğunu dile getiren Altun, şöyle devam etti:

“Saf ve çok açık, net şekilde çocuklar kendi çizgileriyle bunu anlatmışlar. Burada bunu görebiliyorsunuz. Biz bir taraftan sergimizde bunu gerçekten dijital gösterim yöntemleriyle yenilikçi yöntemlerle dijital sanat yöntemleriyle göstermeye çalıştık. Burada gerçekten Gazze’deki zulmü tüm çıplaklığıyla küresel alana çocukların gözünden anlatalım istedik. Yarın da Hanımefendinin, lider eşlerine burada ev sahipliği olacak, sergimize Hanımefendi ve lider eşleri teşrif edecekler. Böylelikle biz istiyoruz ki gerçekten bir taraftan zulmü anlatalım bir taraftan bu zulüm karşısında Türkiye’nin verdiği haklı mücadeleyi bütün dünyaya açık ve net şekilde gösterelim, bu zulümler olmasın. Bu zulümlerin olmaması için tüm dünya işbirliği içerisinde hak, adalet uğruna hakikat mücadelesi versin. Çünkü bu sergi, bir taraftan da İsrail’in esas itibarıyla yürüttüğü yalan siyasetini de deşifre etmeye yönelik bir sergidir. Bu anlamda bizim yürüttüğümüz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’nin yürüttüğü hakikat mücadelesinin de yansımalarından bir tanesidir.”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, ADF bünyesinde yenilikçi yol ve yöntemlerle sergilerin hayata geçtiğini belirterek, “Onlara da vurgu yapmamız gerekir. Sayın Refik Anadol’un gerçekten önemli sergisi var. Aynı şekilde Diplomasi Tüneli de Türkiye’nin diplomasi tarihinin ne kadar zengin olduğunu ortaya koyan ‘Türkiye Yüzyılı’ ile beraber bu diplomasinin artı hangi noktaya geldiğini, nasıl Türkiye’yi bölgesel ve küresel güç haline dönüştürdüğü gösteren sergi.” ifadelerini kullandı.

Altun, ADF’deki diplomatik faaliyetlere eşlik edecek şekilde sergilerle sürece destek olmaya çalıştıklarını vurgulayarak, “İnşallah başarılı forum hayata geçer. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, bu forum uluslararası markaya dönüşüyor. Cumhurbaşkanı’mız bu forum kapsamında birçok ikili görüşme de yapıyor.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-fahrettin-altun-antalya-diplomasi-forumunda-gazzeli-cocuk-ressamlar-sergisini-gezdi/feed/ 0
Tepebaşı Belediyesi ‘Geri Dönüşüm Oluşum’ Sergisini Açtı https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediyesi-geri-donusum-olusum-sergisini-acti-2/ https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediyesi-geri-donusum-olusum-sergisini-acti-2/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:30:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12017 Tepebaşı Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ‘Geri Dönüşüm Oluşum’ isimli sergi Eskişehir halkının beğenisine sunuldu.

Tepebaşı Belediyesi kültür ve sanat alanında da çalışmalar yapılmaya devam ediyor. Bu çerçevede Tepebaşı Belediyesi tarafından ‘Geri Dönüşüm Oluşum’ isimli sergisinin açılışı Tepebaşı Belediyesi hizmet binası içerisinde yer alan sergi salonunda gerçekleştirildi. Sergi açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, meclis üyeleri, eserleri sergide yer alan sanatçılar ve sanatseverler katıldı.

“Sanat projelerimiz seçkinlerin değil halkın içinde olduğu projeler oluyor”

Sergi açılışında konuşan Başkan Ataç, “Necati Seydi Ferahoğlu, Pişmiş Toprak Sempozyumu’na da sanatçı olarak katıldı. Bizim Geri Dönüşüm Atölyesini o kağıtları görüp sanat adına nasıl değerlendiririz diye bir teklifi oldu. Tabi sanatçı bakmaz görür diye bir tabir vardır ya gerçekten de öyle. Neticede bu proje oldu ve dedi ki işte 50 kişi olsun. Şimdi Necati’yi dinlerken acaba bunu da geleneksel hale getirsek mi diye düşündüm. Yani bu yapılan şeyler kentte çok şey kazandırıyor. Biraz önce yine anlattım. Bizim yaptığımız sanat projeleri sadece seçkinlerin değil halkın da içinde olduğu projeler oluyor. İnsanlar gidip temas edebiliyor veya fırsat bulup bir çizgi çizebiliyor. Çocuklar o çamurla oynuyorlar. Hakikaten sanat çok önemli bir şey. Kentleri kent yapan sanatla kültürdür. ve çok şükür 20 yılda Tepebaşı’nda kültürü de kazandırdık, sanatı da kazandırdık. ve diğer illere, diğer belediyelere örnek olacak şeyler. İyi ki iyi ki yapmışım diyorum” ifadelerini kullandı.

“Çöldeki bir vaha gibi”

Sergi Küratörü Necati Seydi Ferahoğlu, “İki yıl önce biz Eskişehir’e geldiğimiz zaman Geri Dönüşüm Atölyesini gezmiştik. Orası beni çok etkilemişti. Sanki çöldeki bir vaha gibiydi. Yani herkesin gözden çıkardığı, o gün bir kenara attığı gazeteleri ve atık kağıtları dönüştürerek tekrar insanların ne kadar güzel şeyler yapabildiğini görmüştüm. Akılımıza böyle bir şey geldi. Başkanım da yapalım dedi. ve bu sonuç ortaya çıktı. Ben öncelikle başkanıma, Tepebaşı Belediyesinin bütün çalışanlarına ve kıymetli hocalarına çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Emeği geçenlere teşekkür ediyorum”

Sanatçılar adına konuşan Hayati Misman, “Ben önce Necati’ye böyle bir projeyi hayata geçirmek için Sayın Başkan’la konuşup bu noktaya getirdikleri için önce Necati’ye çok teşekkür ediyorum. Sonra bunu kabul eden ve bu hayata geçirmesi için destek veren Sayın Başkanıma çok teşekkür ediyorum. ve tüm sanatçı arkadaşlara, emeğe geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. Geri Dönüşüm Atölyesi’nde atık kağıtların geri dönüşüm yöntemini öğrenen Defne Gökmenler de “Şu an çok mutluyum. Ben geri dönüşüm atölyesinde kağıtların geri dönüştürme yöntemini öğrendim ve evde kendim yaptım. Arkadaşlarımla da geldik. Biz çok mutlu olduk” dedi.

22 Mart’a kadar gezilebilecek ayrıca sergi salonunda Efgan Beyaz tarafından atık kağıda resim çizilirken Geri Dönüşüm Atölyesi ekipleri tarafından atölye düzenlendi. 50 sanatçının eserlerinin yer aldığı sergide, Tepebaşı Belediyesi Geri Dönüşüm Atölyesi’nde dönüştürülen kağıtlara yapılan resimler yer aldı. Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası içerisinde yer alan sergi salonunda sanatseverlerin beğenisine sunulan sergi 22 Mart’a kadar gezilebilecek. Sergide, Süleyman Saim Tekcan, Atilla Atar, Yalçın Gökçebağ, Hayati Misman, Ataç Elalmış, Fevzi Karakoç, Hanefi yeter, Basri Erdem, Şükrü Ertürk, Gülay Yüksel, Reyhan Abacıoğlu, Ahmet Yeşil, Güler Akalan, Necip Erol Olcay, Sema Barlas, Cengiz Savaş, Mahir Güven, Akdoğan Topaçlıoğlu, Ahmet Umur Deniz, Efgan Beyaz, Serdar Leblebici, Aynur Mahmudova Kaplan, Hüseyin Elmaz, Peruze Hamurcu, Meliha Yılmaz, Mehmet Ali Doğan, Bülent Yavuz Yılmaz, Hakan Eraslan, Ilgın Erdem, Mustafa Albayrak, Mümin Candaş, Orhan Zafer, Raif Kalyoncu, Özgür Eryılmaz, Erol Murat Yıldız, Hakan Esmer, Ercan Ayçiçek, Adem Başpınar, Musa Güney, Nurgül Ferahoğlu, Tolga Akalın, Necati Sevdi Ferahoğlu, Ekin Deveci, Neslihan Kıyar, Seydi Murat Koç, Seyit Mehmet Buçukoğlu, Murat Aslan ve Mustafa Sönmez, Devrim Erbil ve Barış Sarıbaş gibi isimlerin eserleri yer aldı. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediyesi-geri-donusum-olusum-sergisini-acti-2/feed/ 0
Tepebaşı Belediyesi ‘Geri Dönüşüm Oluşum’ Sergisini Açtı https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediyesi-geri-donusum-olusum-sergisini-acti/ https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediyesi-geri-donusum-olusum-sergisini-acti/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:09:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12000 Tepebaşı Belediyesi tarafından yaşama geçirilen ‘Geri Dönüşüm Oluşum’ isimli sergi Eskişehir halkının beğenisine sunuldu.

Tepebaşı Belediyesi, kültür ve sanat alanında çalışmalar yapılmaya devam ediyor. Bu kapsamda ‘Geri Dönüşüm Oluşum’ isimli sergisinin açılışı Tepebaşı Belediyesi hizmet binası içerisinde yer alan sergi salonunda yapıldı. Açılışa Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, meclis üyeleri, eserleri sergide yer alan sanatçılar ve sanatseverler katıldı.

Sergi açılışında konuşan Ataç, şunları kaydetti:

“Necati Seydi Ferahoğlu, Pişmiş Toprak Sempozyumu’na da sanatçı olarak katıldı. Bizim Geri Dönüşüm Atölyesi’ni o kağıtları görüp sanat adına nasıl değerlendiririz diye bir teklifi oldu. Tabii sanatçı bakmaz görür diye bir tabir vardır ya gerçekten de öyle. Neticede bu proje oldu ve dedi ki 50 kişi olsun. Şimdi Necati’yi dinlerken acaba bunu da geleneksel hale getirsek mi diye düşündüm. Yani bu yapılan şeyler kentte çok şey kazandırıyor. Biraz önce yine anlattım. Bizim yaptığımız sanat projeleri sadece seçkinlerin değil halkın da içinde olduğu projeler oluyor. İnsanlar gidip temas edebiliyor veya fırsat bulup bir çizgi çizebiliyor. Çocuklar o çamurla oynuyorlar. Hakikaten sanat çok önemli bir şey. Kentleri kent yapan sanatla kültürdür. ve çok şükür 20 yılda Tepebaşı’nda kültürü de kazandırdık, sanatı da kazandırdık. ve diğer illere, diğer belediyelere örnek olacak şeyler. İyi ki iyi ki yapmışım diyorum.”

Sergi Küratörü Necati Seydi Ferahoğlu, şöyle konuştu:

“İki yıl önce biz Eskişehir’e geldiğimiz zaman Geri Dönüşüm Atölyesi’ni gezmiştik. Orası beni çok etkilemişti. Sanki çöldeki bir vaha gibiydi. Yani herkesin gözden çıkardığı, o gün bir kenara attığı gazeteleri ve atık kağıtları dönüştürerek tekrar insanların ne kadar güzel şeyler yapabildiğini görmüştüm. Akılımıza böyle bir şey geldi. Başkanım da yapalım dedi. ve bu sonuç ortaya çıktı. Ben öncelikle başkanıma, Tepebaşı Belediyesi’nin bütün çalışanlarına ve kıymetli hocalarına çok teşekkür ediyorum.”

Sanatçılar adına konuşan Hayati Misman da “Ben önce Necati’ye böyle bir projeyi hayata geçirmek için Sayın Başkan’la konuşup bu noktaya getirdikleri için önce Necati’ye çok teşekkür ediyorum. Sonra bunu kabul eden ve bu hayata geçirmesi için destek veren Sayın Başkanıma çok teşekkür ediyorum. ve tüm sanatçı arkadaşlara, emeğe geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Geri Dönüşüm Atölyesi’nde atık kağıtların geri dönüşüm yöntemini öğrenen Defne Gökmenler ise “Şu an çok mutluyum. Ben Geri Dönüşüm Atölyesi’nde kağıtların geri dönüştürme yöntemini öğrendim ve evde kendim yaptım. Arkadaşlarımla da geldik. Biz çok mutlu olduk” dedi.

22 MART’A KADAR GEZİLEBİLECEK

Açılışta, sergi salonunda Efgan Beyaz tarafından atık kağıda resim çizilirken, Geri Dönüşüm Atölyesi ekipleri tarafından da atölye düzenlendi. 50 sanatçının eserlerinin yer aldığı sergide, Tepebaşı Belediyesi Geri Dönüşüm Atölyesi’nde dönüştürülen kağıtlara yapılan resimler yer aldı. Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası içerisinde yer alan sergi salonunda sanatseverlerin beğenisine sunulan sergi, 22 Mart’a kadar gezilebilecek.

Sergide eserleri yer alan isimler ise Süleyman Saim Tekcan, Atilla Atar, Yalçın Gökçebağ, Hayati Misman, Ataç Elalmış, Fevzi Karakoç, Hanefi yeter, Basri Erdem, Şükrü Ertürk, Gülay Yüksel, Reyhan Abacıoğlu, Ahmet Yeşil, Güler Akalan, Necip Erol Olcay, Sema Barlas, Cengiz Savaş, Mahir Güven, Akdoğan Topaçlıoğlu, Ahmet Umur Deniz, Efgan Beyaz, Serdar Leblebici, Aynur Mahmudova Kaplan, Hüseyin Elmaz, Peruze Hamurcu, Meliha Yılmaz, Mehmet Ali Doğan, Bülent Yavuz Yılmaz, Hakan Eraslan, Ilgın Erdem, Mustafa Albayrak, Mümin Candaş, Orhan Zafer, Raif Kalyoncu, Özgür Eryılmaz, Erol Murat Yıldız, Hakan Esmer, Ercan Ayçiçek, Adem Başpınar, Musa Güney, Nurgül Ferahoğlu, Tolga Akalın, Necati Sevdi Ferahoğlu, Ekin Deveci, Neslihan Kıyar, Seydi Murat Koç, Seyit Mehmet Buçukoğlu, Murat Aslan ve Mustafa Sönmez, Devrim Erbil ve Barış Sarıbaş’tan oluşuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tepebasi-belediyesi-geri-donusum-olusum-sergisini-acti/feed/ 0
İstanbul’un Renkleri ve Zıtlıkları Fotoğraf Sergisinde Buluştu https://www.haber60.com.tr/istanbulun-renkleri-ve-zitliklari-fotograf-sergisinde-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/istanbulun-renkleri-ve-zitliklari-fotograf-sergisinde-bulustu/#respond Thu, 22 Feb 2024 06:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10779 İstanbul’un tarihine tanıklık eden sokaklarından, gizemli köşelerine kadar birçok farklı noktasından ilham alarak, “Renkli Renksiz” adını verdiği fotoğraf sergisini sanatseverlere ulaştıran Ayşegül Ekin Odabaşı, Atatürk Kültür Merkezi Çok Amaçlı Salon’da izleyicilerle buluştu.

Sanatseverleri İstanbul’un ruhunu, renklerin ve siyah-beyazın kontrastı aracılığıyla keşfetmeye davet eden sergiye ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Odabaşı, eserlerinde İstanbul’un zıtlıklarının nasıl bir arada dengede kaldığını anlatmaya çalıştığını dile getirdi.

Bir kısmı siyah beyaz, bir kısmı renkli olan fotoğraf karelerinde renklerin canlılığını ve siyah beyazın derinliğini ifade etmeye çalıştığını belirten Odabaşı, görsel bir deneyim sunmanın yanı sıra, izleyiciyi düşünmeye, hissetmeye ve farklı bir perspektiften görmeye teşvik etmeyi amaçladığını söyledi.

“Her bir kare İstanbul’un zıtlıklarının ve güzelliklerinin de yansıması”

Odabaşı, “Renkli Renksiz” sergisinin çıkış noktasının, İstanbul’un zengin dokusuna, bu şehrin bireyler üzerindeki etkisine ve şehrin kendine has ikilemlerine olan derin ilgisiyle oluştuğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“Bu sergi, şehrin ve onun sakinlerinin yaşadığı zıtlıkları, renklerin ve renksiz anların iç içe geçtiği, gözle görülenin ötesindeki derinlikleri keşfetme arzusunun bir ürünüdür. İstanbul, hem tarihi hem de modern, hem kaotik hem de huzurlu yüzleriyle, bu sergi için bitmez tükenmez bir ilham kaynağı oldu. Karşıt duyguların bir aradalığı ve İstanbul’un bunu mükemmel bir şekilde dengede tutuyor olması, aslında sosyolojik bir realiteyi temsil ediyor. Sergi, bu realitenin keşfedilmesini, şehrin bu eşsiz dengesinin ve zıtlıkların bir arada nasıl uyum içinde var olabildiğinin anlaşılmasını arzuluyor. İstanbul, tarihi boyunca pek çok farklı kültürü, inancı ve yaşam tarzını bünyesinde barındırmış; bu çeşitlilik, şehrin sosyal dokusunu şekillendirmiş ve zengin bir kültürel miras oluşturmuştur. “Renkli, Renksiz” sergisi, izleyicilere, İstanbul’un bu sosyolojik çeşitliliğini, onun sunduğu zıtlıkları ve bu zıtlıkların bir aradalığını göstermeyi amaçlıyor.”

İstanbul’un her sokağında farklı bir duygu, farklı bir hikaye olduğuna dikkati çeken sanatçı, sergide fotoğraf karelerini “Sessiz Sokaklar” “Yorgun”, “Masumiyet”, “Bekleyiş”, “Şehirler Şehri”, “Doku”, “İkilem-İzler”, “Yansımalar”, “Dinginlik” ve “Portreler” isimlerinde 10 farklı bölüme ayırdığını ve 97 eserinin yer aldığını aktardı.

Odabaşı, projenin bir sene önce başladığı bilgisini vererek, şunları kaydetti:

“İstanbul sokaklarını, caddelerini, eski yapılarını, gizli kalmış köşelerini gezmeyi çok seviyorum. Üslubum, gerçeklikle hayalin, ışıkla gölgenin, renkle renksizliğin sınırlarında dolaşıyor. Fotoğraflarım, genellikle anın dramatik ve duygusal yönlerini vurgulayan görsel hikayeler anlatma çabasında. Gölgeler ve yansımalar kullanarak, görünenin ötesine geçmeye, izleyicilerin bakış açılarını değiştirmeye ve onları, gördüklerinin daha derinlerindeki anlamları düşünmeye teşvik etmeye çalışıyorum.”

“Yağlı boya çalışmalarımı biraz daha ön plana çıkarmak istiyorum”

Ayşegül Ekin Odabaşı, 2017’de siyah beyaz sanatsal fotoğraflarının, heykellerinin ve kolajlarının yer aldığı “Çağdaş Eserlerle Göç” adında göç temalı bir sergi düzenlediğini aktararak, “Göç konusundaki hassasiyet o dönemde çok yoğun bir gündem oluşturuyordu. Duyarlılık açısından bu konunun insan hikayeleri boyutunun ön plana çıkmasını dilemiştim.” dedi.

Yeni projeler üzerine çalışmaya devam ettiğini söyleyen Odabaşı, “Bir sonraki sergimde, yağlı boya eserler, kolajlar ve çağdaş sanat tekniklerini harmanlayarak, İstanbul’un detaylarına yeni bir bakış açısı getirmeyi planlıyorum. İstanbul’un Karaköy, Tomtom, Tarlabaşı, Balat, Galata, Çukurcuma gibi benim için özel anlam taşıyan bölgeleri, bu yeni projemde önemli bir yer tutacak. Bu bölgelerin kendine has atmosferi, sokakları ve insanlarının, yağlı boya tablolarımda ve diğer sanatsal çalışmalarımda hayat bulmasını arzuluyorum. Filistin’deki insanlık dramı ile ilgili de duyarlılığı ve farkındalığı artırmayı hedefleyen yağlı boya eserler üretmek istiyorum. Çalışmalara çok yönlü olarak devam edeceğim.” ifadelerini sözlerine ekledi.

“Renkli Renksiz” sergisi, izleyicilere, İstanbul’un çok katmanlı yapısını, bir fotoğraf sergisi aracılığıyla yeniden deneyimleme ve şehrin göze çarpmayan güzelliklerini, hüzünlerini keşfetme imkanı sunmayı amaçlıyor.

Tarihi yarımada, Beyoğlu, Balat ve Sarıyer’den fotoğraf karelerinin yer aldığı “Renkli Renksiz” fotoğraf sergisi, 4 Mart’a kadar Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyarete açık olacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulun-renkleri-ve-zitliklari-fotograf-sergisinde-bulustu/feed/ 0
İstanbul Modern’de Dijital Kültüre Odaklanan Sergi Açıldı https://www.haber60.com.tr/istanbul-modernde-dijital-kulture-odaklanan-sergi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-modernde-dijital-kulture-odaklanan-sergi-acildi/#respond Thu, 15 Feb 2024 09:06:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8222 Dijital kültüre odaklanan “Zamansız Meraklar” sergisi, İstanbul Modern Kısa Süreli Sergi Salonunda sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Çalışmalarında özgün unsurlar barındıran ve deneysel bakış açılarını koruyarak üretimlerinde yenilikler sergileyen sanatçıları bir araya getiren sergi, sürece tanıklık eden sanatçıların bakış açılarıyla dijital dönüşümü yansıtıyor.

Sergide, araştırma sürecinde olağan bir unsur olarak dijital kültürü benimseyen ve yeni teknolojileri denemeyi öncelik olarak gören sanatçılar ile sanatçı kolektiflerinin çalışmaları yer alıyor.

“Dijital kültürün etkilerini yansıtan çalışmalar inceleniyor”

Serginin ön izlemesinde basın mensuplarına açıklama yapan küratör Ümit Mesci, özellikle genç sanatçıların üretimlerine katkı sağlayan sergideki yapıtların tarih boyunca sanat üretiminde öne çıkan doğa, tarih, mimarlık, kent, kimlik ve toplum gibi konuları merkezine aldığını söyledi.

Mesci, sergide dijital kültürün etkilerini yansıtan çalışmaların sanat tarihinin ilk döneminden bugüne bir bütün olarak incelendiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Sergi, dijitalleşmenin olanak tanıdığı ifade tekniklerinin, sanatçıların farklı temalara ilişkin bakış açılarını nasıl dönüştürdüğünü kayıt altına almayı amaçlıyor. Mutlak sonuçlara ulaşmaya değil, sorgulamaya ve soru sormaya odaklanan sergi, sanatçıların araştırma ve anlatımlarındaki özgün unsurları görünür kılıyor.”

“Ödüllü projeler ilk kez bu sergide izleyiciyle buluşuyor”

Küratör Nilay Dursun ise İstanbul Modernin, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirdiği “Dijital Sanat Alanında Genç Üretimler” programının, serginin araştırma ve geliştirme sürecinde etkili olduğunu dile getirdi.

Müzenin proje kapsamında, farklı disiplinlerde üretim yapan genç sanatçıları “dijital üretim” odağında buluşturduğunu vurgulayan Dursun, şöyle devam etti:

“Yeni müze binamızın açılış hazırlıkları sürerken hayata geçirdiğimiz program, İstanbul Modern’in genç sanatçılarla hayata geçireceği çok yönlü çalışmaların başlangıcı niteliğindeydi. Program süresince katılımcılar tarafından hazırlanan ve müzenin bulunduğu bölge başta olmak üzere, İstanbul’a odaklanan projeler de sergi kapsamında değerlendirildi. Ödül kazanarak üretim desteği alan projeler arasından Yasin Arıbuğa-Toprak Fırat’a ait ‘Rastlantı’ ile Beste İleri’nin ‘Sentimap Istanbul’ adlı çalışmalarını ilk defa bu sergide izleyiciye sunuyoruz.”

Sergi hakkında

Sergide, çoğunlukla çevrim içi kanallarda ve dijital uygulamalarda görülmeye alışılan üretim biçimleriyle çeşitli imge ve ifadeler, onları farklı yöntemlerle ele alan sanatçıların yapıtlarıyla müze içinde fiziksel olarak sunuluyor.

Küratörlüğünü Ümit Mesci ve Nilay Dursun’un üstlendiği sergide, Cem A., Atıf Akın, Ozan Atalan, Kerem Ozan Bayraktar, Mehmet Berk Bostancı, Cihad Caner, Yasin Arıbuğa-Toprak Fırat, Beste İleri, Alican İnal, Yelta Köm, Ebru Kurbak, Oddviz, Özcan Saraç, Ahmet Rüstem Ekici-Hakan Sorar, Meltem Şahin ve Berkay Tuncay’ın çalışmaları yer alıyor.

Müze koleksiyonundaki ana başlıklarla ilişki kuran sergideki yapıtlar, aralarında kesin sınırlar olmayan üç çerçevede bir araya getiriliyor.

Dijitalleşmenin olanak sağladığı yeni anlatım olasılıklarından yola çıkılan ilk bölüm, dil ve ifade üzerine yoğunlaşarak, dijital araçların getirdiği yeni eleştirel düşünme alışkanlıklarına eğiliyor.

Dijitalleşmenin ve sürekli dönüşen teknolojik araçların doğa ve tarih eksenindeki tartışma alanlarını inceleyen ikinci başlıkta bu yönelimle bir araya gelen yapıtları üreten sanatçılar, bilim ve sanat arasındaki kesişimde arkeoloji ve felsefe gibi alanları incelerken yapay zeka ve benzer teknolojilerin de yönlendiriciliğine başvuruyor.

Sergideki mimarlık ve kent zemininde odaklanan son alanda ise İstanbul’a ait duyusal manzaralarla kent topografyasını oluşturan bileşenler, dijital araçlar yardımıyla çözümleniyor.

Sergi, 11 Ağustos’a kadar görülebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-modernde-dijital-kulture-odaklanan-sergi-acildi/feed/ 0
Ressam Emine Bayraktar’ın Pastel At Tutkusu Sergisi İstanbul’da Açıldı https://www.haber60.com.tr/ressam-emine-bayraktarin-pastel-at-tutkusu-sergisi-istanbulda-acildi/ https://www.haber60.com.tr/ressam-emine-bayraktarin-pastel-at-tutkusu-sergisi-istanbulda-acildi/#respond Thu, 15 Feb 2024 08:21:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8192 Ressam Emine Bayraktar’ın “Pastel Dokunuşlarla At Tutkusu” sergisi İstanbul Atlı Sporlar Kulübü’nde (İASK) sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Farklı temalarda yaptığı pastel resim çalışmalarıyla dikkati çeken sanatçı, resme merakını, çizim tekniğini ve geleceğe dair planlarını AA muhabirine anlattı.

Bayraktar, yıllar önce Üsküdar’da düzenlenen kişisel sergisi için birkaç at portresi yaptığını ve bunun ilgi görmesi üzerine at portrelerine yoğunlaştığını söyledi.

Yaklaşık iki senedir bu sergiye hazırlandığının altını çizen sanatçı, “Atları seviyorum, çok duygusal hayvanlar. Bir de bizim kültürümüzde önemli bir yeri var. Gücün, cesaretin, güvenin, bağlılığın, zenginliğin timsali. Savaşta, tarımda, ulaşımda, hayatın içinde hep at olmuş. Kültürümüzde atın yeri zaten çok önemli.” dedi.

Emine Bayraktar, atın anatomisinin ve kas yapılarının da ressam olarak kendisini etkilediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Atlar çok duygusal hayvanlar. O yüzden seviyordum atları. Hatta ‘Bu kadar at çalıştığımda sıkılır mıyım?’ diye bir düşünce de beni kaplamadı değil. İnanın hala içimde çalışacak heves var. Onlarla yakın temasa geçtiğimde de onların duygularını o kadar yoğun hissettim ki ister istemez bu süreçte çok yoğun bir bağ kurmuşum. Fakat ben farkına varamamışım. Yaptığım eserlerde en çok arzuladığım şey, seyreden sanatsevere o duyguyu geçirebilmek. İstanbul Atlı Sporlar Kulübü’nde olmasının da benim için en büyük güzelliği atlarla gerçek bağ kuran sporcularla tablolarımı bir araya getirmiş olmak.”

“Proje hayallerimin sonu yok”

Realistik tarzla çalıştığını ve detaylara çok fazla yer verdiğini vurgulayan Bayraktar, “Kullandığımız farklı materyaller var. Bazen kalem, bazen yayıcılar, bazen elimizle yapıyoruz. Kağıdımız da çok önemli. Zımpara kağıdı üzerine çalışıyorum. Zımpara kağıdı dişli ve dokulu bir kağıt, pastel de zaten toz bir boya. Pigmenti çok yüksek ve çok kaliteli bir boyadır, uzun yıllar kalabilir.” şeklinde konuştu.

Ressam Bayraktar, uluslararası fuarları çok önemsediğini ve Uluslararası Katar Fuarı’na da 5 Arap Atı portresi ile katıldığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“Fuarda pastel bir at çalışması yaptım. O fuardan bir de ödül verdiler. Onun haricinde de Katar’da bir galeri benim oradaki at çalışmalarımla ilgilendi, aldı. Her sene Fransa’da olan, bu sene de Katar’da yapılan Dünya Arap Atı Güzellik Yarışması’nda benim eserlerim sergilendi. Bu da tabii benim için gurur verici oldu. Proje hayallerimin sonu yok. Benim bir atölyem var, 17 yaşından 55 yaşına kadar öğrencilerim de var. Onlarla bir sergi yapmak hedefim var. Sonrasında kendi çalışmalarımla alakalı yine yurt dışında fuarlara katılmak gibi isteklerim var.”

Sanata meyilli bireylerin hangi dal olursa olsun eğitim alması gerektiğini vurgu yapan Bayraktar, özellikle minik sanatçıların keşfinin ailede başladığını belirterek, “O küçük dünyalarıyla ileride çok büyük sanatçılar olabilirler. Bu dünyanın sanatçılara ihtiyacı var. Sanat evrensel ve herkesin bakış açısını değiştirebilen bir şey. Herkesin bir sanat dalıyla meşguliyeti olmasını temenni ederim.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ressam-emine-bayraktarin-pastel-at-tutkusu-sergisi-istanbulda-acildi/feed/ 0
Ganalı Ressam Kojo Marfo’nun ‘Umut Denemesi’ Sergisi İstanbul’da https://www.haber60.com.tr/ganali-ressam-kojo-marfonun-umut-denemesi-sergisi-istanbulda/ https://www.haber60.com.tr/ganali-ressam-kojo-marfonun-umut-denemesi-sergisi-istanbulda/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:51:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7803 Ganalı Ressam Kojo Marfo’nun ‘Umut Denemesi’ isimli sergisi İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. Çalışmalarında, Afrika’nın sosyal ve coğrafi dokusunu figüratif yollarla anlatan Marfo, doğup büyüdüğü coğrafyada önemli bir yer tutan anaerkil düzenin getirisi olarak kadın figürlerine de eserlerinde sıklıkla yer veriyor. Vitiligo hastalığı olan arkadaşını resmetmek için figürlerinde siyah beyaz renkleri kullanan Marfo, aslında bu hastalığa bir farkındalık da yaratıyor. 12 eserden oluşan ve küratörlüğünü Zeynep Öztürk’ün üstlendiği sergi 11 Mart’a kadar DG Art Project’te ziyaret edilebilir.

Sanat yolculuğu için Amerika’dan Londra’ya kadar pek çok yerde bulunan Kojo Marfo’nun eserlerinde samimiyet, sevgi, evrensellik gibi unsurlar ön plana çıkıyor.

Marfo, çalışmalarında Afrika’nın sosyal ve coğrafi dokusunu figüratif yollarla anlatmaya çalışıyor. Doğup büyüdüğü coğrafyada önemli bir yer tutan anaerkil düzenin getirisi olarak kadın figürleri de eserlerinde sıklıkla yer alıyor. Kimi zaman çocuklarına sıkı sıkı sarılan anneler, fiziksel bir dokunuşla birbirine bağlanan aile üyeleri, samimiyet duygusu ile harmanlanan kompozisyonlarda sevgi ve bağımlılık hissi çok net kendini gösteriyor. Blok renkler, güçlü şekiller ve figürler, canlı renklerde betimlediği çiçekli başlıklar, kat kat boncuklu kolyeler takan figürlerle donatılmış resimlerde neşeli ve canlı bir kutlama havası hakim oluyor.

Marfo, eserlerinde ‘Akan Doğurganlık Bebeği’ figürünü kullanmayı da ihmal etmiyor ve sanatı kültürel mirasını araştırmanın ve toplumsal sorunlara ışık tutmanın bir aracı olarak görüyor.

MARFO: UMUTLARI VE ZORLUKLARI YANSITIYOR

Sergi açılışına katılamayan ancak görüntülü bağlanarak görüşlerini dile getiren ressam Kojo Marfo, “Umut Denemesi’ sergisi, hayat yolculuğumuzu tanımlayan keyifleri, umutları ve zorlukları yansıtıyor. Bu zorluklar ve hedefler, tüm varlığımızın temelinde yatıyor ve bu sergi hem kendi yaşadığım hem de bu yolculukta tanıştığım kişilerin şahsi deneyimlerini derinden inceliyor. Bu hikayeleri paylaşarak, genellikle tüm ağırlığı kendi omuzlarında taşımak zorunda kalan bekar annelerin yüklerine ve güçlerine ışık tutarak amacım; başarı ve tatmin yolunda karşılaştığımız engelleri daha iyi ve derinden anlamamızı sağlamak. Sonuca baktığımızda bu sergi, sadece bizlere değil, sevdiklerimize de derin bir neşe ve tatmin sunmayı hedefliyor? dedi.

‘TÜRK KÜLTÜRÜNE AŞİNAYIM”

Daha önce Türkiye’ye hiç gelmediğini ancak kültürünü iyi bildiğini söyleyen Marfo, ‘Pek çok Türk arkadaşım var ve Londra’da pek çok Türk ile tanışıyorum. Türk kültürüne ve mutfağına çok aşinayım. Türkiye’yi ziyaret etme vaktim çoktan geldi ve bugünü iple çekiyorum. Türk halkının, sergimin iletmek istediği karşılıklı anlayış ve ortak insanlık mesajlarını takdir edeceklerini ve bu mesajları benimseyeceklerini umuyorum. Amacım, eserlerimi inceleyen herkesin ortak zorluklarımızı ve engelleri görmesini sağlamak’ diye konuştu.

ÖZTÜRK: ANAERKİL BİR TOPLUMDAN GELİYOR, ANNE ETKİSİ ÇOK FAZLA

DG Art Galeri’de birçok sanatçıya ev sahipliği yaptıklarını ancak ilk kez yurt dışından bir sanatçının eserlerini ağırladıklarını söyleyen serginin küratörü Zeynep Öztürk, ‘Kojo Marfo Ganalı bir sanatçı. Çocukluğunu Gana’da geçirmiş sonraki gençlik zamanları Amerika ve en son durağı ise İngiltere olmuş. Sanat hayatına da aslında İngiltere’de başlamış. Kojo Marfo anaerkil bir toplumdan geliyor, anne etkisi çok fazla. Aslında bize pek uzak olmayan bir düzen. Bizde ataerkil diye nitelediğimiz kültürümüze aslında çekirdek ailemizde anaerkiliz. Kojo Marfo İngiltere’de yaşıyor olsa bile tüm eserlerinde kendi kültüründen objeler, figürler görüyoruz. Bu objeleri ve figürleri resmederken aslında figürler ne kadar durağansa renklerin de bir o kadar canlı ve parlak olması tablolara, eserlerine ritim katmış. Kullanılan malzemeler, aksesuarlar, çiçekler; aslında figürler çok sade ve size direkt göz teması yaratan figürler. Kültürünü yansıtan objeler ve malzemeler kullanmış’ dedi.

‘HER TABLONUN İÇİNDEN AYRI BİR ESER ÇIKACAK GİBİ’

Sergide 12 eser olduğunu ifade eden Öztürk, ‘Sergide 12 eser var ama galeriye baktığımız zaman her tablonun içinden ayrı bir eser çıkacak gibi. Her şey bittiğinde ve yerleştirdiğimizde evet 12 eser var ama sanki 24 eser varmış gibi etkilendim. Kojo Marfo’nun resimlerinde hep anne figürü ve çocuk figürü var. Yan yana, yapışık, annesinden hiç ayrılmayan çocuklar ya kucaklarında ya da yanlarında konumlanmış. Bunun sebebi tabi ki aile bağları. Tüm röportajlarını okuduğumda annesi, büyükannesi, Kojo için o kadar etkili ve değerli ki. Ben tüm resimlerini incelediğimde sanki Kojo Marfo’nun hikayesi ve onun masalıymış gibi betimledim. Bence bu Kojo Marfo’nun masalı’ diye konuştu.

‘İLK FİGÜRÜNDE VİTİLİGO HASTASI OLAN ARKADAŞINI ÇALIŞIYOR’

Eserlerindeki çift rengin dikkat çektiğini söyleyen Öztürk, ‘Eserlerin tümüne baktığımızda dikkatimizi çeken en büyük detaylardan biri de figürlerin üzerindeki çift renk, biri siyah biri beyaz. Karşıma o kadar önemli bir detay çıktı ki çok şaşırdım ve çok etkilendim. Kojo’nun vitiligo hastalığı olan bir arkadaşı var ve ilk figürünü de onu çalışarak yapıyor. Onu çalışıp renklendirdikten sonra çıkan görüntüden etkileniyor. Bundan sonra tüm figürlerinde aslında vitiligo hastalığını farkındalık yaratarak resmetmiş oluyor. İyi ki Türkiye’ye getirdik. Bence tüm Türkiye bu eserleri yakından görmeli. Çok geç tanıdığımızı düşünüyorum ama hikayesini dinlediğim zaman da çok yeni bir sanatçı olduğunu öğreniyorum.

MALAT: BU KADAR ESERİ TÜRKİYE’DE BİR ARAYA GETİRMEKTEN ÇOK GURUR DUYUYORUM

DG Art Project ile iş birliği yaparak eserlerin İstanbul’a gelmesine katkıda bulunan JD Malat Gallery’in sahibi Jean David Malat, ‘Kojo Marfo’nun bu sergisi için DG Art Project ile iş birliği yapmaktan mutluluk duyuyorum. Çok güzel bir sergi olduğunu düşünüyorum. Kojo Marfo’yu Türkiye ile tanıştırdım demeyeceğim çünkü onun zaten Türkiye’de çok iyi tanındığını düşünüyorum. Bunlara enstalasyon diyeceğim, bu enstalasyonları DG Art’ın burada özellikle zemin ve yerleştirme ile çok güzel bir iş çıkardığını düşünüyorum. Bu kadar eseri Türkiye’de bir araya getirmekten çok gurur duyuyorum. Bu eserlerin tamamının Kojo Marfo’nun yaşadığı ve dünya genelinde gördüğümüz sosyal sorunları yansıttığını düşünüyorum. Resimlerin her biri çok ilginç çünkü doğup büyüdüğü ülke olan Gana’nın özel kültürel kıyafetlerini, çiçeklerini ve hayvanlarını yansıtıyor. Kojo Marfo bunlarla beraber oldukça kendini yansıtmayı seven ve kendi yaşadığı sorunları resimlerine yansıtmayı seven bir sanatçı. Bu yüzden onların da çok eşsiz olduğunu düşünüyorum’ dedi.

KOJO MARFO HAKKINDA

Kojo Marfo, 1980 yılında Gana’da doğmuş ve çocukluk yıllarını Gana’nın farklı bölgelerinde geçirmiş. Dünyanın pek çok yerinde alışılagelmiş ataerkil düzenin tam aksi anaerkil düzenin hakim olduğu bir yerde büyüyen Marfo, insanların eserlerinde Akan kültürünü ve Batı’da yaşadığı zorlukların bir yansımasını görmesini istiyor. Sanat anlayışının gelişmesi üzerinde Gana’da okul kütüphanesinde batı sanatı ve Picasso ile tanışmasının büyük rol oynadığını söyleyen Marfo, sanatıyla insanlarla bir bağ kurarken eserlerinde kullandığı çeşitli stiller ve teknikler ile geleneksel Akan sanatına referanslar yaparak eşitsizlikler din, siyaset gibi toplumsal konulara vurgular yapıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ganali-ressam-kojo-marfonun-umut-denemesi-sergisi-istanbulda/feed/ 0
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde İkinci Zaman Sergisi açıldı https://www.haber60.com.tr/bursa-buyuksehir-belediyesinin-onculugunde-ikinci-zaman-sergisi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/bursa-buyuksehir-belediyesinin-onculugunde-ikinci-zaman-sergisi-acildi/#respond Thu, 25 Jan 2024 21:06:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4988 Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde 15 değerli sanatçının özgün eserlerinden oluşan ve küratörlüğünü İsmail Erdoğan’ın yaptığı İkinci Zaman Sergisi açıldı. Serginin 15 gün boyunca açık olacağı öğrenilirken Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, serginin kentin kültür ve sanat yaşamına değer kattığını söyledi.

“BURSA İÇİN NELER YAPABİLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM”

Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleşen sergi açılış törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Kültür AŞ Genel Müdürü Fetullah Bingül, Sergi Küratörü İsmail Erdoğan ile serginin oluşmasına eşsiz eserleri ile katkı sağlayan Hikmet Barutçugil, Ali Lei Gong, Cemal Toy, Ahmet Öğreten, Engin Korkmaz, Levent Karaduman, Dağıstan Çetinkaya, Aygül Okutan, Said Lei, Zafer Örs, Mehlika Hilal Kırca, Yasin Yaman, Büşra Yurtseven, Hüseyin Ünlü,Ömer Faruk Boyacı ve çok sayıda Bursalı sanatsever katıldı.

Bursa’yı çok sevdiğini ve bu şehir için bir şeyler yapabilmeyi hep düşündüğünü ifade ederek sözlerine başlayan Küratör İsmail Erdoğan, “Bursa için neler yapabileceğimi hep düşündüm. Çünkü bu şehir için bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyordum. Çeşitli buluşma ve karşılaşmalar sonucunda Bursa’nın gerçekten hakkını verebilmek anlamında, sanatçılarla Bursa’yı buluşturma ve bunları güzel ürünlere dönüştürme noktasında ne yapabiliriz sorularına cevap olarak bu sergimiz ortaya çıktı.

Kendi alanında Türkiye’nin önde gelen sanatçıları ile farklı ülkelerden gelen sanatçılarımızın bir arada olduğu 15 sanatçımız ile 40’ın üzerinde eser ile bu seçki ortaya çıktı. Fotomanüpilasyon, sulu boya, yağlı boya, grafik tasarımın da içine girdiği minyatür sanatı ve farklı üsluplarda çok özel eserlerin olduğu bir seçki oluştu. Başta bu eşsiz serginin ortaya çıkmasına katkı sunan sanatçılarımıza, buna alan açan Başkanımız Sayın Alinur Aktaş’a ve Kültür AŞ Genel Müdürü Fetullah Bingül’e ve siz değerli katılımcılara çok teşekkür ediyorum” dedi.

BAŞKAN AKTAŞ: “SERGİ BENİ EN ÇOK HEYECANLANDIRDI”

İkinci Zaman Sergisi’nin kendisini heyecanlandırdığına değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Özellikle yaşadığımız şehri daha iyi algılayabilmek adına özellikle kültürü sanatı, medeniyeti ve yaşanmışlıkları ile bu kadar zengin bir şehirde, bunları şehir insanına daha iyi anlatabilmek, öğretebilmek ve bunu resmedebilmek hatta bazen fotoğraflayabilmek işin çok daha anlamlı ve değerli kısmı. Bu sergi ve bu çalışma da beni en çok heyecanlandıran çalışmalardan bir tanesi oldu bunu samimiyetle ifade etmek istiyorum” dedi.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir adlı eserinde Bursa için kullandığı ifadeleri okuyarak sözlerine devam eden Başkan Aktaş, “Cedlerimiz inşa etmiyorlar, ibadet ediyorlardı. Maddeye geçmesini ısrarla istedikleri bir ruh ve imanları vardı. Taş, ellerinde canlanıyor, bir ruh parçası kesiliyordu. Duvar, kubbe, kemer, mihrap, çini, hepsi Yeşil’de dua eder, Muradiye’de düşünür ve Yıldırım’da harekete hazır, göklerin derinliğine susamış bir kartal hamlesiyle ovanın üstünde bekler. Bu şehirde muayyen bir çağa ait olmak keyfiyeti o kadar kuvvetlidir ki İnsan Bursa’da ikinci bir zaman daha vardır diye düşünebilir.’ Büyük edebiyatçımızın gördüğü ve hissettiği bu ihtişamı ortaya çıkartmak için yapılması gereken çalışmalar var ama sanata da ciddi şekilde ihtiyaç var. Zira sanatın dünyamızı güzelleştiren, bakış açımızı zenginleştiren ve ruhumuzu besleyen yönünü her zaman aklımızda tutuyoruz. Farklı kültür, sanat programlarıyla da şehrimizi buluşturmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

“BURSA NE KADAR YAZILSA AZDIR”

Başkan Aktaş, içinde barındırdığı özgün eserlerle Bursa’yı hazine sandığına benzeterek “Bursa’mız, sakinlerine doyulmaz bir lezzet yaşatırken, misafirlerine de bir daha gelmenin ilhamını fısıldamakta. Ki İsmail Bey’de bundan etkilenenlerden biri. Siz Bursa ile ilgili bir şeyler yapmayı istemişsiniz, Allah da size bunu nasip etti. Bu sergi inşallah tarihe de not olarak düşülecektir. Her çağda kendini yeniden üreten şehrimiz ne kadar tasvir edilse, anlatılsa, yazılsa azdır diye düşünüyorum. Bu doğrultuda minyatürden hat sanatına, resimden ipeğin naif dünyasına bir dizi tasarım fikrinden yola çıkan Bursa Kültür AŞ Genel Müdürü Fetullah Bingül ve Küratör İsmail Erdoğan rehberliğinde Türkiye’nin önde gelen sanatçıları Bursa’yı resmetti.

Bir sergiden öte Bursa’nın güzelliklerini farklı açılardan gören ve gösteren bu proje kapsamında üretilen eserler Bursa’ya ilişkin ürünler üzerine nakşedilerek kalıcı çalışmalara da kapı araladı. Sadece sergilenen değil, hayatımıza kattığımız ürünlere de dönüştü. Bu çerçevede Yasin Yaman’ın bir çalışmasını çocuklar için üretilen bir yapbozda veya Cemal Toy’un çalışmasını ipek bir mendilde görebiliyoruz. Yeşil Cami’yi Aygül Okutan’ın ebrusunda ya da Yeşil Türbe’yi Said Lei’nin minyatüründe seyredebiliyoruz.

Yerli ve yabancı sanatçıların farklı üsluplarla Bursa’da buluştuğu ve Ahmet Hamdi Tanpınar’dan ilhamla ‘İkinci Zaman’ ismini verdiğimiz serginin şehrimize değer kattığını özellikle ifade etmek isterim. 15 gün açık kalacak olan sergimizin, sonraki zamanlarda şehrimizin farklı mekânlarında da sanatseverlerle buluşturmayı planlıyoruz. İkinci Zaman sergimize eserleriyle katkı sağlayan değerli sanatçılarımıza teşekkür ediyor, projeye emek verenleri kutluyorum” dedi. İkinci Zaman Sergisi açılış programı kurdele kesimi sonrası serginin incelenmesi ile sona erdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursa-buyuksehir-belediyesinin-onculugunde-ikinci-zaman-sergisi-acildi/feed/ 0
İkinci Zaman Sergisi Bursa’da Açıldı https://www.haber60.com.tr/ikinci-zaman-sergisi-bursada-acildi/ https://www.haber60.com.tr/ikinci-zaman-sergisi-bursada-acildi/#respond Tue, 23 Jan 2024 07:15:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4586 Yerli ve yabancı 15 sanatçının çalışmalarında Bursa’yı farklı üsluplarla tasvir ettiği “İkinci Zaman” sergisi, Bursa’nın Osmangazi ilçesinde ziyarete açıldı.

Tayyare Kültür Merkezi’ndeki açılış törenine katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Bu sergi benim için çok heyecan verici ve çok özel oldu.” dedi.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Beş Şehir” adlı eserinde Bursa’yı tanımlarken kullandığı “ikinci zaman” ifadesinden ilhamla serginin isminin belirlendiğini kaydeden Aktaş, “Büyük edebiyatçımızın, Bursa’da gördüğü bu ihtişamı ortaya çıkarmak için yapılması gereken çalışmalar var ama sanata da ciddi şekilde ihtiyaç var. Zira sanatın ruhumuzu besleyen ve bakış açımızı zenginleştiren yönünü her zaman aklımızda tutuyoruz.” şeklinde konuştu.

Aktaş, sergiye eserleriyle destek veren her bir sanatçının, bakış açılarıyla Bursa’nın tarihi ve kültürel yapısını çok iyi yansıttığına vurgu yaparak, serginin farklı illere de taşınacağını söyledi.

“Sanatçılar kendi Bursalarını gösterdi”

Serginin küratörü İsmail Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa’ya özel bir muhabbet beslediğini belirterek, “Osmanlı kültürü açısından sevilesi bir şehir burası. Çok farklı yapıları, o yapıların uyandırdığı farklı sesleriyle insanı devamlı kendine çeken, çağıran bir şehir.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, yaptığı işle Bursa’yı buluşturma isteğinden dolayı serginin doğduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Bursa için ne yapabilirim diye düşünürken yolumuz Kültür A.Ş. ile kesişti. Onlarla Bursa’yı Bursalılara, bu şehrin bilinenlerini başka gözlerle anlatmak fikrinde birleştik. Bu projenin aynı zamanda şöyle bir tarafı var. Üretilen bu eserler aynı zamanda bir defterin, bir yapbozun üzerinde hayatımıza dokunan ürünlere de dönüşüyor. Bu kapsamda işi organize etmeye başladım ve farklı alanlardan sanatçıları bir araya getirdim. Bu fikirden onlara bahsettim. Çok hoşlarına gitti. Sonrasında sanatçılarımızı Bursa’da ağırladık, Bursa’da belirli mekanlara götürdük, gezdirdik. Onlardan bize kendi Bursalarını göstermelerini istedik. Kendi üslupları çerçevesinde bu şehre dair gördüklerini eserlerine yansıttılar ve böyle bir sonuç çıktı ortaya.”

“Bursa İstanbul’dan sonra en çok sevdiğim şehir”

Sergiye iki çalışmasıyla katılan sanatçı Aygül Okutan ise ilk eserinde Yeşil Türbe’yi çizdiğini belirterek, “Bursa benim için çok önemli. İstanbul’dan sonra en çok sevdiğim şehir. Çok ilhamla yaptım bu eserimi. Yeşil Türbe’nin girişi ve bir dervişin figürü var. Tavsiye üzerine Bursa’da yaşayan biri üzerinden yola çıktım ve buranın yerlilerinden Fahri Dede’nin yüzünden esinlenerek bu eserimi yaptım.” dedi.

Okutan, ikinci eserine dair ise “Üç sene önce başladığım bir seri var. Farklı ülkelerin ve milletlerin danslarını resmediyorum. Bu eserde ilk defa Türkiye’nin bir geleneksel dansını yaptım. Geleneksel dansları çizince değişik bir enerji hissediyorum. Çünkü geleneksel dans normal bir şey değil, yüzyıllarca geçmişe ait kültürel bir kod.” değerlendirmesinde bulundu.

Hikmet Barutçugil, Cemal Toy, Ahmet Öğreten, Engin Korkmaz, Levent Karaduman, Dağıstan Çetinkaya, Zafer Örs, Mehlika Hilal Kırca, Yasin Yaman, Büşra Yurtseven, Hüseyin Ünlü ve Ömer Faruk Boyacı’nın yanı sıra Çinli sanatçı Ali Lei Gong ve Said Lei de eserleriyle sergiye katkı sağladı.

Sergi 5 Şubat’a kadar ziyaret edilebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ikinci-zaman-sergisi-bursada-acildi/feed/ 0
Hasan Aycın’ın Kudüs ve Filistin temalı eserleri sergileniyor https://www.haber60.com.tr/hasan-aycinin-kudus-ve-filistin-temali-eserleri-sergileniyor/ https://www.haber60.com.tr/hasan-aycinin-kudus-ve-filistin-temali-eserleri-sergileniyor/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:03:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3546 Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü sahibi, çizgi dünyasının usta isimlerinden Hasan Aycın’ın Kudüs ve Filistin temalı eserleri, Gazze’deki katliamı çizgilerle anlatıyor.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Rektörlük Sanat Galerisinde gerçekleştirilen “Çizgizar Hasan Aycın’ın Kaleminden Kutsal Kudüs ile Yareli Filistin’e Uzanan Kırk Çizgi” sergisinde usta sanatçının 40 eseri yer alıyor.

Sergide yazar ve senarist Gökhan Özcan ile şair Alper Gencer’in sergiye ilişkin kaleme alınan metinleri de Aycın’ın çizgileriyle birlikte ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada üniversite olarak Filistin’e destek olmak için çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ve son olarak da Hasan Aycın’ın sergisine ev sahipliği yaptıklarını söyledi.

Aycın’ın Gazze’deki soykırımı çizgilerle ortaya koyduğunu ve farkındalık oluşturmak adına bu tür etkinlikleri devam ettirmek istediklerini dile getiren Şahin, “Üniversite olarak buna önayak olduğumuz için çok mutluyuz. Ben bu sebeple emeği geçen bölüm başkanımız Sadık Battal hocama ve bu serginin gerçekleşmesinde emeği olan Hasan Aycın beyefendiye çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Şahin, “Mescid-i Aksa’nın önünde bir çocuk çizimi vardı, bence o çok etkileyici bir kareydi. Ebabil kuşlarının taşları getirdiği ve halkın top, tüfek ve tanklara karşı taşlarla savunmaya geçtiği o çizgi betimleme tüylerimi diken diken etti. İnşallah Rabbim bir an önce bu zulme son verir, inşallah oradaki kardeşlerimiz kurtuluşa ererler.” değerlendirmesini yaptı.

“Hasan Aycın, okumadığımız şeyleri bize iki çizgiyle anlattı”

NKÜ Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Özyavuz, uzun metinler okumak yerine sanatla bazı konuların daha iyi anlatılabildiğini, bunun algıları arttırdığını kaydetti.

Özyavuz, Aycın’ın Filistin konusunu çizgilerle karikatüre dökmesinin önemine dikkati çekerek, “Ben bu anlamda Hasan Aycın hocaya çok teşekkür ediyorum. Bazen okumadığımız şeyleri bize iki çizgiyle anlattı. Tabii bunların hepsinin birer ruhu var. Herkes farklı açıdan bakıyor, farklı değerlendiriyor ve insanın gönlünde gerçekten yer ediyor bunlar.” şeklinde konuştu.

Serginin ve üniversitenin kapılarının herkese açık olduğunu söyleyen Özyavuz, “Hasan Aycın’a sergiye vesile olduğu için, üniversitemizi ve fakültemizi de vesile ettiği için çok teşekkür ediyoruz. İnşallah bir ay sergimiz burada kalacak, herkesi buraya davet ediyoruz. Özellikle Tekirdağ’da olan halkımızın gelip gezmelerini rica ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Usta öğreticilerle marifetli öğrenciler yetiştirmek istiyoruz”

NKÜ Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Sadık Battal ise bölümün bir isminin de “Çizgizar Rüya Film Okulu” olduğunu belirterek, “Okulumuz geçen sene açıldı, iki sınıfımız var. Özgün bir müfredat uygulamaya çalışıyoruz.” dedi.

Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı, Dr. Süleyman Gündüz, Çetin Tunca, Mustafa Preşeva, Doç. Dr. Gökhan Özcan, Zeynep Çiftçi, M. Ahmet Demir’in de arasında bulunduğu alanında uzman isimlerin dersler verdiğini vurgulayan Battal, “Biz burada usta öğreticilerle marifetli öğrenciler yetiştirmek istiyoruz. Bu nedenle bütün kamuoyunca usta olarak tanınan marifetli insanlarla bir program yürütmeye çalışıyoruz.” açıklamasını yaptı.

“Çizgizar Rüya Film Okulu”nun bir etkinliği olarak ziyaretçilerle buluşan serginin bir ay boyunca açık kalacağını aktaran Battal, “Aycın’ın çizgilerinden seçilen 40 eserin yanı sıra çok değerli yazar, öykücü, senarist Gökhan Özcan, bu sergiye mahsus eşsiz yazılar kaleme aldı, onları da görüyorsunuz. Ayrıca şair Alper Gencer, bu sergiyle alakalı Filistin’e, Kudüs’e mahsus şiirler kaleme aldı. Değerli sinema yazarı İhsan Kabil hocamızın da hazırladığı güzel bir metin var. Böyle özgün bir sergi olsun istedik.” görüşünü paylaştı.

“Aycın’ın eserlerinden ilhamla sinemayı bizden bir dile dönüştürmenin gayretleri içindeyiz”

Hasan Aycın’ın Yunus Emre gibi “laf olsun diye konuşmayan, söylemek zorunda olduğu için söyleyen” insanlardan olduğuna işaret eden Battal, şunları kaydetti:

“Numara yapmayan, her sözünün, her hareketinin sorumluluğunu hisseden değerli bir sanatkarımız. Batı’da ortaya çıkmış olan çizgi sanatını bizden bir dile dönüştürmeyi başarmıştır. Biz de Hasan Aycın üstadımızın eserlerinden ilhamla Batı’da ortaya çıkmış olan sinema sanatını bizden bir dile dönüştürmenin gayretleri içindeyiz. ‘Bir eserin ortaya çıkmasında etik, estetik ve anlam olması gerekir.’ denilir. Bu eserlerde etik bir zemin var, estetik var. Öyle laf olsun diye çizilmiş, yazılmış şeyler değil. Yazarlık, çizerlik derdiyle değil, hakikate vesile olmak derdiyle ortaya çıkmış çizgiler. Bu çizgilerin ruhu ve anlamı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca etik ve estetik boyutunu da görüyoruz. Hasan Aycın ustamızın masalları da var. Beş tane masalı, romanları, anlatıları var. Bunların eşsiz değerde olduğuna, insanlığa huzur getireceğine inanıyorum. Hasan Aycın hocamızın üzerinden yayılan bu hakikatin, bu ruhun bütün dünyaya yayılmasını ve iyiliğin hakim olmasını niyaz ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hasan-aycinin-kudus-ve-filistin-temali-eserleri-sergileniyor/feed/ 0
İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğrencilerinin Gözünden İstanbul Sergisi https://www.haber60.com.tr/istanbul-ticaret-universitesi-ogrencilerinin-gozunden-istanbul-sergisi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-ticaret-universitesi-ogrencilerinin-gozunden-istanbul-sergisi/#respond Fri, 12 Jan 2024 06:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3159 İstanbul Ticaret Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü 1’inci sınıf öğrencilerinin objektifinden yansıyan ‘Gençlerin Gözünden Işık, Renk, Doku ve İstanbul’ konulu fotoğraf sergisi İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yeni Camii Hünkar Kasrı’nda sanatseverlerle buluştu. Sergide Galata Köprüsü’ndeki balıkçılardan mahalle esnaflarına, Boğaziçi’nden camiilere kadar İstanbul’un dokusunu oluşturan özgün fotoğraflar yer alıyor. Sanatseverler 28 Ocak tarihine kadar 10.00-19.00 saatleri arasında sergiyi ziyaret edebilecek. İstanbul’un tarihi ve modern mekanlarında çekilen 55 fotoğraf, ‘Gençlerin Gözünden Işık, Renk, Doku ve İstanbul’ adıyla İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yeni Camii Yeni Cami Hünkar Kasrı’nda sanatseverlerle buluştu. Sergi, İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim görevlisi ve fotoğraf sanatçısı Metin Yener’in hazırladığı proje çerçevesinde düzenlendi. Medya ve İletişim Bölümü 1’inci sınıf öğrencilerinin şehrin dokusuna yaptığı ışık ve renk yolculuğundan elde edilen fotoğraflarla hazırlandı. Serginin açılış töreni İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Yakup Köç, İstanbul Ticaret Odası Meclis ve Komite üyeleri, İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Nihat Alayoğlu, İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi Gazeteci Metin Yener ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşti. KURALAY: GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, ‘Bu mekan benim için çok ayrı bir anlam ifade ediyor. Bugün İstanbul Ticaret Üniversitesi olarak burada daha farklı bir anlam ve önem ifade ettiğinin altını çizmek istiyorum. Biraz önce fotoğrafların bir kısmını görme imkanım oldu, gerçekten çok güzel. Metin hocamı ve arkadaşları tebrik ediyorum. Yıllarca fotoğraf çekmiş bir kardeşiniz olarak söylüyorum İstanbul gerçekten güzel ama sizin objektifinizle daha güzel olmuş, tebrik ediyorum. Böyle güzel bir sergiye imkan verdiği için İTO’ya çok teşekkür ediyorum’ dedi. KÖÇ: İSTANBUL’UN ÇOK GÜZEL KARELERİNİ ÇEKMİŞLER İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Yakup Köç ise ?Ticaret Odası olarak biliyorsunuz ayda 1 defa Hünkar Kasrı’mızda çeşitli sergiler yapıyoruz. Dolayısıyla iş dünyası olarak sanata sanatçıya desteklerimizi biliyorsunuz, bugün bununla ilgili de bir aradayız. Bugün özel bir sergimiz var. Bugünün özelliği bir fotoğraf sergisi, Metin Yener hocam ve kıymetli öğrencilerimiz İstanbul’un çok güzel karelerini çekmişler. Emekleri ve çalışmaları için hepsine teşekkür ediyorum, sergimizin hayırlı olmasını diliyorum? ifadelerini kullandı. REKTÖR AVŞAR: MESLEKLE İLGİLİ KENDİLERİNİ GÖSTERME FIRSATI ELDE ETTİLER İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdülhamit Avşar da ?Önemli bir etkinlik, biz teoriyi uygulamayla güçlendirmeye yönelik bir eğitim modeli uyguluyoruz. Bu da Medya ve İletişim Bölümünde 1’inci sınıf öğrencilerinin İstanbul’da çektiği fotoğraflarından oluşan bir sergi. Tabii teorik eğitimin uygulamayla güçlendirilmesi çok önemli ama buna bir değer katılması da önemli. Biz öğrencilerimizin kadrajlarından İstanbul’u nasıl gördükleri o çerçeveye nasıl bir değer atfettiklerini de onlara anlattırmak istedik, bu fotoğraf sergisi öyle ortaya çıktı. Bu öğrenciler için çok büyük bir heyecan. Daha 1’inci sınıftalar hemen meslekle ilgili kendilerini gösterme fırsatı elde ettiler. Bu tip projelerimiz devam edecek. Özellikle Cumhuriyet’in 100’üncü yılı kapsamında bir projemiz daha var. Yine öğrencilerimiz yoluyla hayata geçirmek istediğimiz bir sergi. Burada bizim Metin Yener hocamızın çok önemli bir rolü var, uluslararası ödüllü bir gazeteci ve bizim öğretim görevlimiz. Onun katkısı çok büyük? diye konuştu. YENER: İSTANBUL’UN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ AKTARMAYA ÇALIŞTIK İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi Gazeteci Metin Yener ise ?Bu serginin en önemli özelliği 4 ay gibi kısa bir sürede 1’inci sınıf öğrencilerine sahada eğitimle fotoğraf çekme konusunu ilerlettik ve bu aşamaya getirdik. Güzel bir sergi oldu, öğrenciler en azından sahada pratikle bu işi becerdi. Çok daha iyi şeylere imza atacaklarına inanıyorum. İstanbul’un görünmeyen yüzünü aktarmaya çalıştık ve gençlerimize İstanbul’u tanıtmış olduk. Bu fotoğraflar sayesinde birçok insanın İstanbul’u merak edip gezeceklerine eminim. O yüzden önemli bir sergi diye düşünüyorum. Herkese de tavsiye ediyorum, gelsinler? ifadelerini kullandı. YILMAZ: GENÇLERİN GÖZÜNDEN GÖRMELERİ GEREKEN ŞEYLER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM İstanbul Ticaret Üniversitesi Medya ve İletişim 1’inci sınıf öğrencisi Utku Yılmaz da ?Buradaki eserler 55 fotoğraftan oluşan medya bölümü öğrencileri tarafından çekilmiş fotoğraflar. Hepsinde büyük emek var. Benim fotoğraflarımdan bir tanesi Cumhuriyet’in 100’üncü yılında çekilmiş bir fotoğraf, Türk bayrakları iki tane hanımefendiyi çektim, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl coşkusunu hissettirmek istedim. Diğer fotoğraflarım da biri Ayvansaray’da camiden çıkan amcamızın fotoğrafını çektim. Olayın doğallığı ve perspektifle birleşmiş bir fotoğraftı o da. Bir diğeri de arkadaşımın modelliğini üstlendiği bir fotoğraf. Ziyaretçilere tavsiyem hepsini tek tek incelesinler gerçekten gençlerin gözünden görmeleri gereken şeyler olduğunu düşünüyorum? dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-ticaret-universitesi-ogrencilerinin-gozunden-istanbul-sergisi/feed/ 0
Ressam Pınar Kuseyri’nin ‘Doğanın Nefesi’ Sergisi SANKO Sanat Galerisi’nde https://www.haber60.com.tr/ressam-pinar-kuseyrinin-doganin-nefesi-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/ https://www.haber60.com.tr/ressam-pinar-kuseyrinin-doganin-nefesi-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/#respond Wed, 03 Jan 2024 07:18:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2036 Ressam Pınar Kuseyri, tuval üzerine karışık tekniklerle yaptığı eserlerinden oluşan “Doğanın Nefesi” temalı sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverler ile buluşturdu.

Ressam Kuseyri, sergi açılışında yaptığı konuşmada, sanatın birleştirici gücünün toplumsal gelişim açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünden her bireyin yararlanmasını öneren Kuseyri, “Sanat, toplumun sosyal gelişiminin yanı sıra bireylerin ruhen iyileşmesine de katkı sunuyor. Sanatın iyileştirici gücünden yararlanmak isteyen bireyler mutlaka sanatın herhangi bir dalıyla ilgilenmelidir” dedi.

Eserlerini “az çoktur” anlayışıyla yaptığını belirten Kuseyri, resimlerinde Uzakdoğu felsefesinin ön planda olduğunu anlattı.

“Sanatta mükemmel ve doğru yoktur, sanatçı sürekli doğayı ve yaşadığı yeri izlemeli ve kendini geliştirmelidir” diyen Kuseyri, şunları kaydetti: “Resimlerimde genellikle doğa, üzüm bağları, ağaçlar ve yaprakları çalışıyorum. Eserlerimde makro kadraj soyutlamalarıyla gözden kaçırdığımız detayları, hissiyatları soyutlamalar eşliğinde, renk vurgusuyla sunuyorum. Yağlı boyaların yanında, Japon felsefesi ve suluboya tekniğinde yine coğrafyaya özgü malzemelerle ürettiğim resimlerimde kendi kişisel belleğimi hatıralarıma ve doğaya yönelerek eserlerimi oluşturuyorum. Bir yaprak detayının ardında, koskocaman bir ormanı ve daha fazlasını hayal ettirmeyi izleyiciye bırakıyorum. Resimlerimdeki gibi akışta kalmayı katı ve karamsar olmamayı ve tesadüflere yer vermemeyi izleyiciyle paylaşıyorum.”

Yeni yılın ilk sergisini Gaziantep’te açtığı için büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Kuseyri, “Eserlerime ev sahipliği yaparak Gaziantepli sanatseverler ile buluşturan, sanata ve sanatçıya verdiği değeri bizlere her zaman hissettiren SANKO Sanat Galerisi’ne şükranlarımı sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Konuşmalardan sonra, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, SANKO Holding tarafından bastırılan Gaziantep Müzesi’nin bilimsel yayını “Belkıs Zeugma ve Mozaikleri” isimli kitabı ressam Kuseyri’ye takdim etti.

Sergi açılışına, SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Halil Çiçek, Yürütme Kurulu Üyesi Murat Köylüoğlu, Ressamlar Aysel Sayın, Gül Öztürkmen Demir, Nurten Çatıkkaş Kale, davetliler ve sanatseverler katıldı.

Kuseyri’nin 35 eserinin yer aldığı “Doğanın Nefesi” temalı resim sergisi, SANKO Sanat Galerisi’nde 12 Ocak 2024 tarihine kadar her gün 10.00- 22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Pınar Kuseyri, küçük yaşlarda halı ve kilim motifleri çizmeye başlamıştır. İlk ve orta eğitiminin ardından ekonomi eğitimi almıştır. 2001 yılında Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesi hocalarından, desen dersleri alarak, kendini sanatsal olarak geliştirmeye başlamıştır. Daha sonra pastel, suluboya, akrilik ve yağlıboya çalışmalarında bulunmuştur.

Kuseyri, 2009 yılında, Japon suluboya resim sanatı derslerine başlamış ve en üst Dan (kur)’ı bitirip, bu konuda dersler verdi.

Sanatçı, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Plastik Sanatlar Bölümünü, Yüksek Lisansını tezli ve “Onur Belgesi” alarak bitirmiştir. Litografi, doğal kağıt yapımı, ecoprint baskı, seramik, heykel, cam füzyon, ahşap baskı, fotoğraf ve sanat tarihi eğitimleri alan Kuseyri, kişisel ve karma birçok sergiye katılmış, sanat tarihinde önemli yere sahip hocalarla birlikte uluslararası çalıştaylar ve sergilerde yer almıştır. Çalışmalarını İstanbul ve Bodrum’daki atölyelerinde sürdüren Sanatçı resimlerinde, tuval, kağıt ve ahşap üzerine, mürekkep, akrilik ve yağlıboya kullanarak, tamamen spontane ve ekspresif (doğanın olduğu gibi temsili yerine duyguların ve iç dünyanın ön plana çıkarıldığı 20. yüzyıl sanat akımı) şekilde resim yapmaktadır. Herhangi bir görsel kullanmadan, fırça darbeleriyle, lekesel olarak çalışmaktadır. Resimlerinde hafızasındaki görseller ve içinde yaşadığı doğadaki düşüncelerini yansıtmaktadır. Doğaya ait ne varsa, resimlerinde yer alan detaylardır.

Resim yapmak Sanatçının hayattaki amacıdır ve doğa, resimleri için sonsuz kaynak sunmaktadır. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/ressam-pinar-kuseyrinin-doganin-nefesi-sergisi-sanko-sanat-galerisinde/feed/ 0