Bodo/Glimt’e galibiyeti getiren golleri Zinckernagel ve Bjortuft atarken, Kartal’ın tek sayısı Gedson’dan geldi.

Beşiktaş, bu sonuçla Avrupa’da 4.yenilgisini aldı ve 6 puanda kaldı. Ev sahibi takım ise iki maç aradan sonra kazanarak 10 puana yükseldi. Beşiktaş bir sonraki maçını iç sahada Athletic Bilbao ile oynayacak. Bodo/Glimt ise evinde Maccabi Tel Aviv’i ağırlayacak.

YEDEK KULÜBESİ 6 GENÇ FUTBOLCU
Norveç deplasmanına sakat ve cezalı oyuncularından yoksun gelen Beşiktaş’ın yedek kulübesinde çok sayıda genç futbolcu yer aldı.
Siyah-beyazlılarda yedek kulübesinde Mert Günok, Salih Uçan, Joao Mario, Ernest Muçi, Jean Onana gibi tecrübeli isimlerin yanı sıra Göktuğ Baytekin, Yakup Arda Kılıç, Fahri Kerem Ay, Serkan Emrecan Terzi, Mustafa Hekimoğlu, Arda Berk Özüarap gibi altyapı çıkışlı oyuncular görev bekledi.


ZAYNUTDINOV BU SEZON İLK KEZ
Beşiktaş’ın Kazak futbolcusu Bahtiyor Zaynutdinov, bu sezon ilk kez bir karşılaşmaya ilk 11’de başladı. Kazak futbolcu, bu sezon Süper Lig’de 4 karşılaşmada sonradan oyuna dahil olmuştu.
Bahtiyor Zaynutdinov, ayrıca bu sezon ilk kez bir Avrupa kupası maçında sahaya çıktı.

BEŞİKTAŞLI TARAFTARLARDAN DESTEK
Beşiktaşlı taraftarlar, soğuk Bodo deplasmanında takımlarını yalnız bırakmadı. Taraftarlar, maç öncesinde takımın kaldığı otele giderek oyunculara destek oldu.
Yaklaşık 150 siyah-beyazlı taraftarlar, daha sonra stada gelerek kendilerine ayrılan tribünde takımlarını destekledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>50 yıl önce memleketleri Ardahan’dan göç edip İstanbul Çekmeköy, Sultançiftliği Mahallesi’nde oturmaya başlayan Hülya ve İzzet Sarıkaya çifti kendilerine yeni bir hayat kurdular. Mutlu evliliklerinden Semih ve Tolga adını verdikleri iki erkek çocukları oldu. Tanısı konulmamış bir hastalık nedeniyle Tolga henüz 15 yaşındayken felç geçirdi. Yürüme ve konuşma yetisini büyük ölçüde yitirdi. Sarıkaya çifti, oğullarının hastalığıyla ilgili çalmadık kapı, gitmedik hastane bırakmadı ancak sonuç alamadı.
DAVUL ZURNAYLA ASKERE GİTTİ, ANCAK…
Kardeşinin ani hastalığı Semih’te de büyük üzüntü yarattı. Mahallede akrabaları, komşuları onu davul zurnayla 2008 yılında askere gönderdi. Semih acemi birliği için Sivas’a ardından da usta birliği için Trabzon’a gitti. Askerliğinin beşinci ayında Semih’ten acı haber geldi. O da kardeşi gibi aniden hastalandı. Önce tedavi için GATA’ya yatırıldı. Bir süre sonra GATA’dan taburcu edilen Semih’i de doktor doktor dolaştıran Sarıkaya çifti, onun için de bir çözüm bulamadı.
“SEMİH’İN MÜCADELESİ HEPİMİZE DERS OLMALI”
Çekmeköy Sultançiftliği Mahallesi’nde yaşayan Sarıkaya Ailesi’ni ziyaret eden Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in Semih ve Tolga’yla buluşmasına, mahalle muhtarı Engin Çelik de katıldı. Sarıkaya ailesinin bugüne kadar her türlü ihtiyacıyla ilgilenen Muhtar Çelik, “Mahallemizde 26 tane dezavantajlı evladımız var. Hem İBB yetkilileri hem de yeni dönemde Çekmeköy Belediye Başkanımız yakından ilgileniyor” dedi.
Semih’in verdiği mücadelenin, yaptığı güzelliklerin herkese ders olması gerektiğini söyleyen Başkan Çerkez, şöyle devam etti:
“Haftanın dört günü buradan kalkıp, Üsküdar’a gitmek büyük bir çaba. Belediye otobüsüyle gidip, akşam 22.00 sularında tekrar eve dönen Semih, akülü arabayla mendil satıyor. Bu halde verdiği mücadele, yaşama azmi ve isteği takdirle karşılanmalı.
“İNSANLIK DERSİ, İYİLİK MELEĞİ”
Bu azim ve gayret hepimiz için rehber olmalı. Tanısı konulamayan hastalığa yakalanan iki kardeşi hayata bağlayan en önemli şey ise anne ve babasının gayreti. Bu gayret çok kıymetli. Semih, koyu bir Fenerbahçe taraftarı. Kendisi kongre üyesi olmak istiyor. İlk fırsatta onu Fenerbahçe kongre üyesi yapacağım. Önümüzdeki sezon da birlikte maç izlemeye gideceğiz. O verdiği mücadeleyle hepimize insanlık dersi veren bir iyilik meleği. Altın kalpli. Zaman zaman mendil satarak kazandığı parayla sokak havanlarına mama, mahallede ihtiyacı olan ailelere de destek oluyor…”
SEMİH ÜSKÜDAR ESNAFININ DA KAHRAMANI
]]>
50 yıl önce memleketleri Ardahan’dan göç edip İstanbul Çekmeköy, Sultançiftliği Mahallesi’nde oturmaya başlayan Hülya ve İzzet Sarıkaya çifti kendilerine yeni bir hayat kurdu. Mutlu evliliklerinden Semih ve Tolga adını verdikleri iki erkek çocuğu oldu. Tanısı konulamamış bir hastalık nedeniyle Tolga henüz 15 yaşındayken felç geçirerek yürüme ve konuşma yetisini büyük ölçüde yitirdi. Sarıkaya çifti, oğullarının hastalığıyla ilgili çalmadık kapı, gitmediği hastane kalmadı ancak Tolga’nın hastalığına bir çare bulamadılar.
Davul zurnayla askere gitmişti ancak kardeşi gibi aniden hastalandı
Kardeşinin ani hastalığı Semih’e de büyük üzüntü yaşattı. Mahallede akrabaları, komşuları onu davul zurnayla 2008 yılında askere gönderdi. Semih acemi birliği için Sivas’a ardından usta birliği için Trabzon’a gitti. Askerliğinin beşinci ayında Semih’ten de acı haber geldi. O da kardeşi gibi aniden hastalığa yakalandı. Önce GATA’ya tedavi için yatırıldı. Bir süre GATA’da yatan Semih taburcu edildi. Sarıkaya çifti Semih’i de doktor doktor dalaştırdı, ona da bir çözüm bulamadılar.
“Semih’in mücadelesi hepimize ders olsun”
Çekmeköy Sultançiftliği Mahallesi’nde yaşayan Sarıkaya ailesini ziyaret eden Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in Semih ve Tolga’yla buluşmasında mahalle muhtarı Engin Çelik de yer aldı. Sarıkaya ailesinin bu güne kadar her türlü ihtiyacıyla ilgilenen muhtar Çelik, “Mahallemizde 26 tane dezavantajlı evladımız var. Hem İBB yetkilileri hem de yeni dönemde Çekmeköy Belediye Başkanımız yakından ilgileniyor” dedi.
Semih’in verdiği mücadelenin, yaptığı güzelliklerin herkese ders olması gerektiğini ifaden eden Başkan Çerkez ise, “Haftanın dört günü buradan kalkıp, Üsküdar’a gitmek büyük bir çaba. Belediye otobüsüyle gidip, akşam 22.00 sularında tekrar eve dönen Semih, akülü arabayla mendil satıyor. Bu halde verdiği mücadele, yaşama azmi ve isteği takdirle karşılanmalı” diye konuştu.
Semih’in engelli kardeşi ve okuyan öğrenci kardeşleri için verdiği mücadelenin büyük bir insanlık dersi olduğuna dikkat çeken Çerkez, “Bu azim ve gayret hepimiz için rehber olmalı. Tanısı konulamayan hastalığa yakalanan iki kardeşi hayata bağlayan en önemli şey ise anne ve babasının gayreti. Bu gayret çok kıymetli. Semih, koyu bir Fenerbahçe taraftarı. Kendisi kongre üyesi olmak istiyor. İlk fırsatta onu Fenerbahçe kongre üyesi yapacağım. Önümüzdeki sezon da birlikte maç izlemeye gideceğiz. O verdiği mücadeleyle hepimize insanlık dersi veren bir iyilik meleği. Altın kalpli. Zaman zaman mendil satarak kazandığı parayla sokak havanlarına mama, mahallede ihtiyacı olan ailelere de destek oluyor” dedi.
Semih Üsküdar esnafının da kahramanı
Satış yaptığı Üsküdar’da bölge esnafının da kahramanı olan Semih Sarıkaya, yaptıklarını önce anlatmak istemese de Başkan Çerkez ısrar edince, “Başkanım çok önemli değil. Benim tek isteğim kardeşimin sigortasını ödeyip, onu malulen emekli etmek. Bir diğer isteğim de gücüm yettiğince çalışıp, öğrencilere burs vermek. Ben bölüştükçe, paylaştıkça mutlu oluyorum. Sokak hayvanlarına bakıyorum. Hayatı ve yaşamayı çok seviyorum” diye konuştu.
“Tek isteğim Fenerbahçe’nin şampiyonluğu”
Başkan Çerkez’in, “Bizden başka ne istiyorsun Semih” diye sorması üzerine Semih, “Tek isteğim Fenerbahçe’nin şampiyonluğu. Aziz Yıldırım başkan olursa, birlikte maç izlemek benim için paha biçilmez bir an olacak” şeklinde konuştu. Haziran ayında kongrede tekrar aday olduğunu açıklayan Aziz Yıldırım ile görüntülü de konuşan Semih, “Bugünün kazananı benim” diyerek mutluluğunu ifade etti.
Akülü sandalye ve koltuk değnekleri verildi
Sarıkaya ailesinin taleplerini de dinleyen Başkan Çerkez, kardeşlerden gelen elektrikli tekerlekli sandalye, kol değnekleri, fizik tedavi, engelsiz yaşam aracıyla ulaşım ve evlerinin bahçesine kamelya isteğini de gerçekleştireceklerini belirtti. – İSTANBUL
]]>Uçar, A Milli Takım kadrosundan çıkarılıp Ümit Milli Takım’a gönderilen Semih Kılıçsoy ile yaptığı özel konuşmayı anlattı. A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella için sert ifadeler kullandı.
İşte Feyyaz Uçar’ın gündem yaratacak o açıklamaları;
“ARDA GÜLER’E YAPAMAZLARDI”
“Semih Kılıçsoy, ağlamaklı bir halde beni aradı. ‘Hocam üç gündür buradayım. Hiçbir teknik, taktik idmana alınmadım. Beni buradan alır mısınız?’ diyor. Ne kadar acı bir şey! Bir yönetici için bunu duymaktan daha acı bir şey var mı? ‘Hocam çok mutsuzum, beni alabiliyorsanız alın’ dedi. ‘Oğlum, orası milli takım, oradan alınmak gibi bir şey olmaz’ dedim. Çok mutsuz olduğunu söyledi çocuk. Samet ağabey ayrı, ben ayrı çocuğu telkin etmeye çalıştık. Uzun zamandır beklediği ve hak ettiği bir şey orada olmak. Erken desen değil, Beşiktaş’ın banko oyuncusu şu anda. Bizim derdimiz, oyuncumuza yapılan kötü tavır. Yoksa milli takım tamamen Beşiktaş’tan oluşsun demiyoruz. Hak eden oynasın diyoruz. Karşı tarafta değişen bir şey yok. Bu şekildeki bir tavrı, Arda Güler’e ya da başka bir oyuncuya yapamazlardı.”
“AHMETCAN’A YAPILAN DA HAKSIZLIK”
“Ümit Milli Takım’ın önemli bir maçı olduğu söyleniyor. Ümit Milli için yaşı tutan birkaç tane oyuncumuz daha var, o zaman onlar niye gitmedi? Bir tek Ahmetcan Kaplan ve Semih gitti. Ben hafta sonu Ajax maçını izlemeye gittim, sahanın en iyisiydi Ahmetcan. Sadece Semih’e değil, o çocuğa yapılan da bir haksızlık var.”
“KONUŞTUKÇA BATIYORLAR”
“Beşiktaş’ın maçına gelen ciddi bir kitle var, birçoğu Semih’i izlemeye geliyor. Konuştukça batıyorlar, sussunlar bari. En önemlisi bizim çocuğumuzun üzülmesi. Üzerine düşünülmemiş bile, ‘İşte onları da alt takıma yollarız, oynarlar’ şeklinde alınmış bir karar. Bunu bize daha net açıklamaları gerekirdi. Açıklamalar, yapılan şeyden daha kötü ve daha berbat.”
“HERHALDE MONTELLA’YA SEMİH’İ ANLATAMADILAR”
“Biz konuyla ilgili milli takım görevlilerinden bazılarıyla kulüp düzeyinde görüşmeler yaptık, onlar da anlamamış zaten. Neyin ne olduğunu bilmiyorlar. Tatmin edici bir cevap alamadık. Montella’ya etki edebilecek bir üst akıl varsa bu daha da üzücü Türk insanı için. Orada bir teknik adam var, kararlarını inşallah o alıyordur. Herhalde Semih’i ona iyi anlatmadılar. Selçuk kardeşimiz (Şahin) var, Montella’nın yardımcısı. Bizim her maçımıza geliyordu Semih ve Mert için. Herhalde yeterince anlatamadı.”
“TARİH, BEŞİKTAŞ’I HEP HAKLI ÇIKARMIŞTIR”
“Semih Kılıçsoy, şu an milli takımda oynayan kanat oyuncularının hepsinden daha iyi kanat oynar ve forvet oynayanların da hepsinden daha iyi bir golcüdür. Semih’e bu hareketi layık görenler, yaptıkları şeyden utanacaklar zaman içinde. Tarih, Beşiktaş’ı hep haklı çıkarmıştır. Son yıllarda Türk futbolunun yetiştirdiği en yetenekli oyunculardan biridir Semih, sakın ola ki Avrupa Şampiyonası’nda bir hata yapmayın. Bunu bir Beşiktaş yöneticisi olarak değil, bir Türk evladı olarak söylüyorum.”
]]>MHP KANADINDAN AYNI SERTLİKTE YANIT GELDİ
MHP Genel Başkan Yardımcıları Semih Yalçın ve İzzet Ulvi Yönter’i hedef alan Türkeş, “Sizlerin Türkeş’in evladı olması imkansız, zira Türkeş o.. çocuk yapmadı hiç! Babalarınızı aramaya devam edin” ifadelerini kullanmış ve MHP kanadından Türkeş’e aynı sertlikte yanıtlar gelmişti.
“KİMSENİN KİMSEYE HAKARET ETMEYE HAKKI YOK”
Yaşanan gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alparslan Türkeş’in oğlu Kutalmış Türkeş, “O açıklamayı MHP’dekileri muhatap alarak söylemedim. Onlar üstüne alınmışlar. ‘Semih’ yazmışım diye Semih Yalçın niçin üstüne alınıyor? Ben ‘Alparslan Türkeş’in evladıyız’ deyip Türkeş’in öz evlatlarına hakaret edenlere söylüyorum. Onlar üstüne alınıp ortaya çıkmaz. Türkeş’i görmemiş 15-20 yaşında çocuklara, talimatla bize hakaret ettiriyorlar. Ben onu kastediyorum. Kimsenin kimseye hakaret etmeye hakkı yok. Benim de yok. Ama ediyorsan da en azından Türkeş’i bilen bir adam olarak hani bir muhataplığın olur” dedi.
“O SEMİH BİR ROMAN KAHRAMANI DİYELİM”
Türkeş sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Sen Türkeş’i ömründe görmemişsin. Neye göre bana, benim öz babamı, öldüğü güne kadar evde yaşamış babamızı bile bile, gece gündüz oradan talimat verilip hakaret ediliyor. Bunu kim kabul eder ki? Ben size ‘Sen o babanın evladı değilsin, onun evladı benim’ desem siz nasıl bir şey hissedersiniz? Bu normal bir şey değil. O yüzden MHP’nin yaptıkları normal bir şey değil. ‘Semih’ yazınca o kendi üstüne alınıyorsa ben bir şey yapamam. Bunun hukuki değeri de yok, farklı yorumlayabilir. O Semih bir roman kahramanı diyelim. Şimdi o konunun birkaç boyutu var. Örneğin Alparslan Türkeş’in kızı olarak o Adana’da aday olmuş. Onu destekleyeceğine, kalkıyor orada AKP adayını destekliyor. Tamam onu desteklesin ama bir de kalkıyor sana ‘hain’ diyor. Söyleyen haindir. Bunu anlamak için ülkücü, Türkeşçi falan olmaya da gerek yok.
“BİZLERİ TEHDİT ETMEYE NE HAKKINIZ VAR?”
Kaldı ki benim tepkim şuna: Binlerce, yüzlerce hakaretle ‘Siz onun evladı değilsiniz. Sen hainsin’ diye başlayan, akla gelmedik çeşitli şeyler yazıyorlar. Bakıyorsun hepsi MHP ilçe başkanı, ilçe yönetim kurulu üyesi. Zaten adamın hesabında ocak başkanı, ocak yönetimi gibi hazır kalıp bazı cümleler, aynı ağızdan çıkmış. O mesajımda kastettiğim bize hakarete edenlerdir. Tabii üzücü bir durum. Necmettin Erbakan’ın oğlu Recep Tayyip Erdoğan’a ne ağır eleştiriler yaptı. Adamlar bir gün kalkıp da küfür etmedi. Onu bırakın, herhangi bir partinin kurucusunun ailesine böyle hakaretler, tehditler yağdıran böyle bir mekanizma yok. Bizleri tehdit etmeye ne hakkınız var? Bu tehdit mekanizmasına kimsenin dokunmadığı bir durum da var. Türkeş’in ailesine hakaret edenleri ben Türkeş’in evladı olarak kabul etmiyorum. Bu kadar basit.
“KİMSE BİR HALT YAPAMAZ”
Diyalog, oturursun konuşursun. Yapılanın Türkçesi şu: Biz size küfrederiz, tehdit ederiz, saldırı düzenleriz, siyaset zeminini kapatırız, her şey yaparız. Ama sen gıkını çıkarmayacaksın. Alparslan Türkeş Vakıf toplantısına saldırmışlardı. Kafa yarıp öldürmeye kalkıştılar. Babamın mezarına gittim, önüme geçip, ‘Giremezsiniz’ dediler. Bunlar normal şeyler değil. Yine bizimle ilgili tehdit yayınladılar. Kimse bir halt yapamaz. Geleceği varsa göreceği de var. Kader kime ölüm yazmışsa ölür gider. Herkes için geçerli. Biz kadere inanıyoruz.” MHP’de “Yedi kat yabancıya” partide görev almaları için çağrılar yapılırken, Ayyüce Türkeş’e hiç davet gitmediğini de belirten Kutalmış Türkeş, “Benim mesajımda kastettiğim, ömründe Türkeş’i görememiş kişiler oraya geliyor, ‘Ben Türkeş’in temsilcisiyim’ diyor. Değilsin, olamazsın. Alparslan Türkeş sizi kabul etmez. Siz bizi aşağılayacaksınız ama size bir şey söylenmeyecek. Böyle bir şey olabilir mi?”
MHP’Lİ SEMİH YALÇIN: YALAN SÖYLÜYOR
Sözcü gazetesine açıklamalarda bulunan Kutalmış Türkeş’e MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın cevabı ise şöyle oldu; “Biz kendisinden uzak durmaya, bulaşmamaya çalışıyoruz. Kastettiği Semih de benim. Yalan söylüyor. Anladığım kadarıyla hukuki bir takibata uğramaktan endişe ederek böyle söylüyor olabilir. Bu olay yeni değil 3-4 yıldır devam ediyor. Bir ara beni mahkemeye de verdi. Bir şey söylüyorsa arkasında durmalı. İnanın Saygı Bey bana, bizim çocuklar hiçbir şey yapmıyor. Kendisinde ocak, parti takıntısı ve rahatsızlığı var bu arkadaşın. Doğruyu söylemekte fayda var, kendisi bu ortamı yaratıyor.”
]]>Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba ve Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar, Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde basın mensuplarıyla sohbet toplantısında bir araya geldi.
Samet Aybaba: “İşimiz çok, yolun başındayız”
Göreve geldikten sonra yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler vererek sözlerine başlayan Aybaba, “İşimiz çok, yolun başındayız ama halledeceğiz. Birlikte olduktan ve biraz da tecrübe olduktan sonra bu işler olur. İstişare ediyoruz, geleceği planlıyoruz, çalışıyoruz. Kadroyu güçlendirmek birinci hedefimizdi. Altyapıya önem vermek öncelikli hedefimizdi. Çok kafa yorduk, ortaya bir şeyler çıkmaya başladı. Sadece sahaya odaklandığımız zaman dışında da çok şeyler çıkıyor. Hepsini halletmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sistem, Türkiye’de çok yanlış işliyor”
Samet Aybaba, devre arası transfer döneminde hem yetenekli hem de lider özellikli oyuncuları kadrolarına kattıklarını dile getirdi. Siyah-beyazlı futbol adamı, “Hedefimiz Muçi, Al-Musrati gibi oyuncular almak. Sistem, Türkiye’de çok yanlış işliyor. 8-10 yabancı alacağımıza, 2-3 kaliteli oyuncu alacağız. Bizim çok genç oyuncumuz var, onları geliştirecek oyuncular lazım. Transfer sezonu bitikten sonra da çalışmalara hemen başladık. Ben transfer bitikten sonra Avrupa’da maçlar izlemeye gittim. Hocayla da otuyoruz bu oyuncularla ilgili görüş alıyoruz” cümlelerine yer verdi.
Siyah-beyazlıların futbol takımları genel koordinatörü, Cenk Tosun ve Salih Uçan’la da önümüzdeki hafta sözleşme uzatmak için görüşmeye başlayacaklarını belirtti.
“Türk futbolunu bu rakamlarla yönetemeyiz”
Kadrodaki yabancı sayısını azaltmaları gerektiğine de dikkat çeken Aybaba, “Elimizde 17 yabancı var. Kaç kişi gidecek, kaç kişi kalacak bunlarla ilgili kafa yoruyoruz. Türk futbolunu bu rakamlarla yönetemeyiz. 12 yabancıya düştü, 17 yabancı var elimizde, ne yapacağız” diye konuştu.
Tesisleşme ile ilgili büyük çalışmalar yaptıklarının da altını çizen Samet Aybaba, tüm tesisleri yenileyeceklerini söyledi.
“İmkanlar daha iyi olsa alt yapıdaki oyuncular kendini daha yukarı çıkarır”
Samet Aybaba, Türkiye’de gerek stadyum gerekse de tesis sahalarının büyük çoğunluğunun iyileştirilmesi gerektiğini aktardı. Futbol Takımları Genel Koordinatörü Aybaba, “Sahalarla ilgili federasyon cezai işlem uygulayacak ya da bütün sahaları yaptıracak, parayı kulüplerden kesecek. İsteyince yaptırıyorlar. İmkanlar daha iyi olsa alt yapıdaki oyuncular da kendini daha yukarı çıkarır. Semih Kılıçsoy çim sahadan değil, halı sahadan çıktı. Arkasından 6-7 oyuncu daha geliyor. Ama Beşiktaş alt yapısı şu an Fulya’da sentetik çimde çalışıyor. Bu imkanları düzelteceğiz” dedi.
“Semih Kılıçsoy’u koruyalım”
A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’ni ziyareti esnasında 18 yaşındaki futbolcu Semih Kılıçsoy hakkında konuştuklarından da bahseden Aybaba, “Semih’i takip ettiğini söyledi. 18 yaşına gelip, bu kadar gol atan oyuncu yok. Ama korumamız lazım onu. Eleştirirken doğru eleştirelim, çok şımartmayalım. Onu biz donatıyoruz. İngilizce dersleri alıyor, styling bulduk, diksiyon dersi alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Samet Aybaba, ayrıca hakemlerin Semih Kılıçsoy gibi temaslı oyunu seven futbolcuların ikili mücadelelerine daha dikkat etmeleri gerektiğini savunarak, “Bizimki çok güçlü, yakalasın ezer geçer. Sadece biraz gelişecek” şeklinde konuştu.
“Kiralık oyuncuların kulüpleriyle görüşüyoruz”
Valentin Rosier, Jean Onana gibi kiralık giden futbolcuların kulüpleriyle sürekli temas halinde olduklarını da açıklayan Aybaba, “Rosier sakatlandı, 4 hafta olamayacak gibi. Onana fena değil. Gidenler iyi oynasın, konuşup anlaşalım istiyoruz” diye devam etti.
“Rebic’in performansı çok düşük”
Ante Rebic’in forma şansı bulamamasına yönelik gelen bir soruyu Samet Aybaba, şöyle cevaplandırdı:
“Rebic’in performansı çok düşük. Performansı etkileyen mental şeyler de vardır. Böyle bir oyuncunun performansının bu kadar düşük olmasında bir şeyler vardır ama bu hocanın işi.”
Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba, son olarak da Beykoz’da bulunan arazinin geri alındığını ve artık kulübün malı olduğunu söyledi.
Feyyaz Uçar: “Biz Türk’üz ama dünya takımı olacağız”
Semih Kılıçsoy’un kuvvetli bir futbolcu olduğundan söz eden Feyyaz Uçar ise, “Son ana kadar ayakta duruyor ama onun karşısında kendini yere atan oyuncular var. İstanbulspor maçında ona sarı kart aldırtmak için yere atanlar oldu kendini. Semihle ilgili tek eksik sol ayak çalışmaları yapmalı” dedi.
“Semih’i mümkün olduğu kadar elimizde tutmak istiyoruz”
Siyah-beyazlı yönetici, altyapından yeni Semihler çıkarma hedefinde olduklarını dile getirerek, “Semih’i mümkün olduğu kadar elimizde tutmak istiyoruz. Biz Türk’üz ama dünya takımı olacağız. Alt yapıdan birkaç Semih yetiştirip, oyuncu satarak alttan gelenlerin önünü açmak istiyoruz. Semih bizim rol modelimiz. Her sene bir Semih çıkmaz ama başka mevkilerde bulabiliriz. Alt yapıdaki bütün oyunculara ayrı bir eğitim başlattık. Hepsi özel dersler alacaklar. Her zaman başaramayabilirsiniz ama artık tek taraflı işlemeyecek. Sadece al al değil, satacağız da” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Profesyonel basketbol kariyerine 2003 yılında Darüşşafaka’da başlayan Semih, 2010-2012 yıllarında NBA’de birer sezon Cleveland Cavaliers ve Boston Celtics formalarını giydi.
A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın kadrosunda da yer alan Semih Erden, milli formayla maç başına 2,2 sayı ve 2,3 ribaunt ortalamasıyla oynadı.
Semih, Türkiye’nin ev sahipliğindeki 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda milli takımla gümüş madalya kazandı. 2015 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda ise 6 karşılaşmada maç başına 13,2 sayı ve 4,3 ribaunt ortalamalarıyla oynayan Semih Erden, milli takım kariyerinde bir turnuvadaki en iyi bireysel performansını sergiledi.
37 yaşındaki Semih Erden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursaspor İnfo Yatırım’la Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde 2023-2024 sezonuna yeni bir kadroyla başladıklarını söyledi.
İlk yarıda iyi mücadele ettiklerini, önemli galibiyetler almalarının yanında birkaç maçı kıl payı kaybettiklerini belirten Semih Erden, “İkinci yarıya ise maalesef kötü başladık. İstediğimiz gibi başlayamadık ve kazanabileceğimiz maçları kaybettik. Bu da bizi biraz daha geriye düşürdü ama lig uzun ve play-off şansımız var.” dedi.
Play-off yolunda zorlu rakiplerle mücadele ettiklerini dile getiren Semih, ellerinden geleni en iyi şekilde yapıp maçlara iyi hazırlanarak kazanmak istediklerini vurguladı.
“Büyük bir camiayız ve büyük bir taraftara sahibiz”
Takımda güzel bir ortamın olduğunu aktaran Semih Erden, “Herkes çok iyi ve isteyerek antrenman yapıyor. Bu çok önemli bir şey. Burada tabii ki önemli olan aslında burada bunları yapıp sahaya en iyi şekilde adapte etmek ve bunu göstermek. Dolayısıyla takım arkadaşlığımız şu an için iyi gidiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni başantrenörleri Serhan Kavut’un daha yolun başında olduğunu kaydeden Semih, başarılı bir kariyer geçireceğine inandığını anlattı.
Kavut’un bilgisi ve tecrübesiyle kendilerine ateşleyici güç olduğunu söyleyen Semih Erden, “Devamlı bizimle beraber hareket ediyor. Bu çok önemli bir şey. Hem Bursaspor için hem de kendisi için çok güzel bir şey. Sonuçta onun için de aslında güzel bir tecrübe. Aldığı sorumluluğu inşallah en iyi şekilde yerine getirip bizim de yardımımızla güzel bir ekip çalışmasıyla daha iyi yerlere taşırız.” ifadesini kullandı.
Taraftarın da kendilerine büyük destek verdiğini vurgulayan Semih, “Büyük bir camiayız ve büyük bir taraftara sahibiz. Bizim ateşleyici gücümüz aslında onlar ve birçok maçı onlarla kazandığımızı söyleyebilirim. Onların verdiği enerji, motivasyon çok önemli bizim için. Dolayısıyla onların gelmesiyle bizim de orada yarattığımız atmosferle beraber çok güzel işler başardığımızı ve başaracağımıza da inanıyorum.” görüşünü dile getirdi.
“Disiplinini kaybetmeyen her zaman kazanıyor”
Semih Erden, profesyonel kariyerinden sonra basketbolun içinde kalacağını vurguladı.
Türk basketboluna katkıda bulunmaya devam etmek istediğini aktaran Semih, şunları kaydetti:
“Basketbolu çok seviyorum. Tecrübemi aktarmam gerekiyor ve bunu da en iyi şekilde burada yapabilirim. Bu sene basketbol oynuyorum. Seneye ne olur onu bilmiyorum ama yine her zamanki hayalim en iyi yerlerde olmak, en iyi şeyleri yapmak, pozitif şeyler yapmak. İnşallah bunun doğrultusunda çok çalışıp bunu başarmak istiyorum.
Zaman çok çabuk geçiyor ve genç sporcularımızın bunu en iyi şekilde değerlendirmeleri gerekiyor. Antrenman olsun, saha içi, saha dışı ne seviyorlarsa onu en iyi şekilde yapmalarını öneriyorum. Tabii ki anahtar kelime çalışmak, çalışmak, disiplinli çalışmak. İstemek, düşünmek yani onu benimsemek çok önemli. Gerek spor olsun gerek başka branşlarda olsun öz disiplin çok önemli çünkü yaptığımız iş bazen gerçekten sıkıcı olabiliyor ama disiplinini kaybetmeyen her zaman kazanıyor. Sabırlı bir şekilde çalışsınlar ve hangi genç arkadaşım olursa olsun hedefsiz kimse kalmasın.”
]]>Tüpraş Stadyumu Moda Merkezi’nde gerçekleştirilen imza törenine siyah-beyazlı kulübün başkanı Hasan Arat, ikinci başkan Hüseyin Yücel, yönetici Kaan Şakul, Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba ile yeni transferler Jonas Svensson, Joe Worrall, Ernest Muçi ve Ali Muhammed Al-Musrati katıldı.
Sözleşmesi uzatılan Semih Kılıçsoy, profesyonel sözleşme imzalanan genç kaleci Emir Yaşar ile Teksüt Bandırmaspor’dan altyapıya alınan Yağız Karabulut da törende yer aldı.
Törende konuşan başkan Arat, göreve gelmelerinin üzerinden 68 gün geçtiğini belirterek, “Sportif olarak zor bir dönem geçirdik. Santos hocamızın gelişi, Samet Aybaba’nın gençlerimizi devreye sokması, yeni bir vizyonun habercisiydi. Camiamız zor günleri nasıl atlayacağını iyi bilir. Hep birlikte olursak, kenetlenirsek bunu başarırız.” ifadelerini kullandı.
Sosyal medya, dijital medya ve geleneksel medyada güçlü olmaları gerektiğini vurgulayan Arat, şunları kaydetti:
“Habercilik sadece transfer olmamalı. Haklarımızı sonuna kadar Beşiktaş medyasının koruması lazım. Bir bütün olmalıyız. Rebic’in aşil tendonuna basıldığında, Muleka’nın ayağının kırılmasına yakın aldığı darbede, Sivas’ta penaltımızın iptal edilmesinde, Rashica’nın penaltısının verilmemesinde, Semih’in boynuna yumruk atıldığında tek yumruk olup mücadele etmeliyiz. Küfür ve hakaret olmadığı sürece her türlü eleştiriye açığız. Taraftarımız her zaman doğru eleştirilerle bize yön vermekte haklıdır. Beşiktaş’ın hizmetindeyiz. Beşiktaş’ın kimseye borcu yoktur, herkesin Beşiktaş’a borcu vardır. Gelin tüm medyada birlik olalım, Beşiktaş’ın haklarını koruyalım.”
Arat, iş insanı Rahmi Koç’un kendilerine desteğinden bahsederek, “Camiamız, bu güzellikleri, dostlukları ve vefayı anlamayıp başka yere çekmeye çalışanlara karşı birlik olmalı. Beşiktaş, 120 yıllık büyük bir çınardır. Gerekeni gereken zamanda yapmıştır, yapmaya da devam edecektir. Beşiktaş’ın itibarı her şeyden öndedir.” diye konuştu.
Siyah-beyazlı kulübün başkanı Arat, “Kartallar yüksekten uçar.” dedi.
Başkan Hasan Arat’ın konuşmasının ardından futbolcular tek tek sahneye çağrılarak tanıtıldı.
“Muçi için çok uğraştık”
İlk olarak Polonya temsilcisi Legia Varşova’dan kadroya katılan 22 yaşındaki Arnavut futbolcu Ernest Muçi sahneye geldi.
Genç futbolcuyu tanıtan başkan Arat, transferde Polonya Cumhurbaşkanı’nın etkisini anlatarak, “Muçi için çok uğraştık. Kendisi Arnavutluk Milli Takım futbolcusu. Bu sezon Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edecek. Çok zor bir anlaşma oldu. Menajeri Dino, masaya oturduğunda, ‘Bu işin olma ihtimali yok.’ demişti. Santos hocamız onun gelmesini istedi. Samet hocam 80’e yakın oyuncu gösterdi ama Santos sadece 2 kişiyi istedi. O iki kişi bugün burada.” şeklinde konuştu.
Arat, Muçi’ye yönelik, “Sen Beşiktaşlıların çok sevdiği ve güvendiği bir futbolcu olacaksın. Santos ve Samet hocam seni çok istiyordu. Evine, Beşiktaş’a hoş geldin. Bizi seçtiğin için teşekkür ederim.” dedi.
Ernest Muçi ise Beşiktaş’a geldiği için mutlu olduğunu belirterek, “Bu kulüpte oynayacağım için çok büyük gurur duyuyorum. Heyecanlıyım. Taraftarımızın önüne çıkacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum. Bu büyük kulübün parçası olduğum için çok memnun ve mutluyum.” değerlendirmesinde bulundu.
Siyah-beyazlı takımla ilk antrenmanına çıktığını hatırlatan 22 yaşındaki futbolcu, “Takım arkadaşlarımla tanıştım. Çok dostça karşılandım. Bundan dolayı fazlasıyla memnunum. Bugün takımla antrenmana çıktım. Hazır geldim. İlk maçta oynayıp oynamayacağım hocamızın kararına bağlı.” şeklinde görüş belirtti.
Muçi, siyah-beyazlı takımda 23 numaralı formayı giyecek.
“Santos hoca geldiği ilk günden beri Al-Musrati’yi istiyordu”
Beşiktaş Kulübü Başkanı Hasan Arat, Al-Musrati’nin siyah-beyazlı takıma gelmeyi çok istediğini söyledi.
Teknik direktör Fernando Santos’un Al-Musrati’yi çok istediğini anlatan Arat, “Santos hoca geldiği ilk günden beri Al-Musrati’yi istiyordu. Samet hocamın bir numarasıydı. Herkes, ‘Beşiktaş’a gelmez.’ dedi. Biz Beşiktaş’ın büyük kulüp olduğunu ve geleceğini söyledik. Kendisinden ‘Beşiktaş’a gelmek istiyorum.’ telefonunu duyunca bu transferi başarmak için büyük bir trafiğe girdik. Yakın dostlarından destekler aldık. Santos hocam kendisine çok güveniyor.” diye konuştu.
Portekiz temsilcisi Braga’dan transfer edilen Al-Musrati’nin menajerinin olmadığını aktaran Arat, “Kendisi bizimle doğrudan konuştu. Arada kimse yoktu. Tam Beşiktaş ruhuna uygun bir oyuncu. Samet hocam işin bitmeye yakın olduğunu duyunca çok mutlu oldu. Libya’nın büyük kartalı Beşiktaş’a hoş geldin.” ifadelerini kullandı.
Al-Musrati ise “Çok büyük mutluluk duyuyorum. Büyük geçmişi olan bir kulüpteyim. Beni buraya getiren herkese teşekkür ediyorum. Beşiktaş ve taraftarımız için her şeyimi verme sözü veriyorum.” dedi.
Libyalı futbolcu, siyah-beyazlı ekipte 28 numaralı formayı terletecek.
“Biz karakterli oyuncular transfer ettik”
Hasan Arat, Nottingham Forest’tan alınan stoper Joe Worrall’ın karakterli bir futbolcu olduğunu dile getirdi.
Siyah-beyazlı kulübün başkanı, 27 yaşındaki stoperin büyük teklifleri reddederek geldiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Joe Worrall, 2011’den bu yana Nottingham Forest’in efsane kaptanı. Al-Musrati’den sonra transfer ettiğimiz ikinci kaptan. Onun karakteri çok kuvvetli. Kulübü son gece çok yüksek teklif aldı. Kendisi, çok büyük teklifi reddederek Beşiktaş’a gelmek istediği söyledi. Hocamız Santos, ‘Ben isim değil karakter istiyorum.’ demiştir. En büyük karakter Joe Worrall’ın karakteridir. Biz karakterli oyuncular transfer ettik. Joe bunların en önemli örneklerinden biridir.”
İngiliz futbolcu ise sıcak karşılaşmadan dolayı teşekkür ederek, “Takımda geçirdiğim ilk hafta çok iyiydi. Çok sıcak ve dostça karşılandım. Sezonun devamı için tutkulu taraftarımızın önünde oynayacağım için sabırsızlanıyorum. Buraya gelmek benim için kolay bir karar oldu. Saha içinde bir lider ve başarılı olmaya çalışacağım.” diye konuştu.
Worrall, Beşiktaş’a uygun bir futbolcu olduğunu belirterek, “Kolay bir karar oldu. Beşiktaş tanınan bir kulüp. Her şeyimle Beşiktaş’a uyuyorum. Bu transferi cennette gerçekleşen bir evliliğe benzetiyorum.” şeklinde görüşlerini aktardı.
“Svensson, Beşiktaş’a yakışan bir karakter”
Hasan Arat, Adana Demirspor’dan alınan Norveçli sağ bek Jonas Svensson’un karakter olarak Beşiktaş’a yakışan bir futbolcu olduğunu söyledi.
Svensson’a Samet Aybaba ve teknik ekibin güvendiğini anlatan Arat, “Svensson, mücadeleci, disiplinli, Beşiktaş’a yakışan bir karakter.” dedi.
Norveçli futbolcunun açıklamasını Türkçe yapmak istemesi başkan Hasan Arat ile katılımcıları şaşırttı.
Beşiktaş’a yaklaşık 1 ay önce geldiğini hatırlatan 30 yaşındaki futbolcu, “İlk ay çok güzel geçti. Çok mutluyum. Beşiktaş güzel bir kulüp. İnşallah her şey iyi olacak. Başkanımıza, Samet hocaya özellikle teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“Semih Kılıçsoy’a Santos çok güveniyor”
Beşiktaş Kulübü Başkanı Arat, Fernando Santos’un Semih’e çok güvendiğini dile getirdi.
Semih’in 2016’da 10 yaşındayken Beşiktaş altyapısına geldiğini hatırlatan Arat, “Semih, Samet hocamızın gözdesi. 2 Ocak 2024’te sözleşme uzattık. Beşiktaş’ın Avrupa kupalarında gol atan en genç oyuncusunu yanımızda ağırlıyoruz. Santos hocamızın güvendiği ve yerine kimseyi istemediği, Beşiktaş’ın idolü ve evladı Semih. Onunla gurur duyuyoruz.” diye konuştu.
Semih’e tavsiyelerde veren Arat, “Ailene, seni yetiştiren hocalarına teşekkür ederiz. Başarıların devamını dileriz. Karakterin her şeyden önemli. Sakın değişme. Türkiye’nin senin gibi örneklere ihtiyacı var. Bir Beşiktaş efsanesi olacaksın. Samet ve Santos hocamızın tavsiyelerinden sakın ayrılma. Avrupa Şampiyonası’nda seni gururla izleyeceğiz ve önümüzdeki sezon Türkiye’de şampiyon olacağız.” ifadelerini kullandı.
Hasan Arat, Semih’in geleceğiyle ilgili soru üzerine, “Semih, hepimiz tarafından özenle kollanması gereken bir değer. Kafasını karıştırmamak lazım. Onu Samet hocamız ve Santos ile bırakmak gerek. Şu anda sadece işini yapmalı, Beşiktaş’a hizmet etmeli, ulaşacağımız şampiyonlukta en büyük liderlerden birisi olmalı. Sonrasındaki gelişmeleri kader tayin eder. Allah onu her zaman korusun. Ona sarılalım, iyi bakalım, üzmeyelim, destek olalım. Allah onu sakatlıklardan ve kötülüklerden korusun.” değerlendirmesinde bulundu.
Semih Kılıçsoy’un sözleşmesinde çıkış maddesi olmadığını vurgulayan Arat, “Semih’in sözleşmesi hocasına, camiamıza ve Beşiktaş’a olan güvenidir. Hocası onun her dakika oynamasını istiyor. Önemli olan onun ve kulübümüzün başarılı olmasıdır.” şeklinde görüş belirtti.
Samet Aybaba ise “Semih bizim değerli oyuncumuz. Ne kadar değerli olduğunu önce ben anladım, sonra herkes anladı. Mukavelesinde hiçbir şart yok. Kendisi 2028’e kadar oyuncumuz. Böyle devam ettiği sürece doğru planlıyordur. Kendisine bir stil danışmanı bulduk. İngilizce ve diksiyon dersleri aldırıyoruz. Tam donanımlı olacak. Kaderi neyi gerektiriyorsa o olacak.” görüşlerini dile getirdi.
Semih, Beşiktaş’ta oynadığı için mutlu olduğunu aktararak, “10 yaşında Fulya’nın kapısından içeri girdim. Hayalini kurduğum şeyleri yaşıyorum. İnanılmaz ve tarifi olmaz şeyler hissediyorum. İnönü’de taraftarımızın önünde oynamak, goller atmak her zaman hayalimdi. Bunları yaşadığım için çok mutluyum. Dünyanın en güzel ve en büyük kulübünde oynuyorum. Bunun için kendimi şanslı hissediyorum. Her zaman elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyorum.” şeklinde görüş belirtti.
Beşiktaş’tan başka kariyer planı yapmadığını belirten Semih, “Kariyerimi düşünmüyorum. Burada uzun yıllar forma giymek istiyorum. Bu formayı giymek çok büyük bir onur.” dedi.
“Emir, gelecekte milli takım kalesini koruyacak”
Beşiktaş Kulübü Başkanı, profesyonel sözleşme imzalanan kaleci Emir Yaşar’dan büyük şeyler beklediklerini söyledi.
Emir’in 9 yaşında Beşiktaş’a geldiğini belirten Arat, “Samet hocamız, yanımıza gelerek, ‘Çok önemli birisi var. Hemen sözleşme imzalayacağım. Dün maçını izledim. Gelecekte milli takım ve Beşiktaş kalesini koruyacak müthiş bir evladımız var.’ dedi ve Emir’i anlattı. Kendisiyle 2028’e kadar sözleşme imzaladı. Beşiktaş, 9 yaşında gelen evladını profesyonel kadroya dahil etti.” diye konuştu.
Emir Yaşar ise “Çok mutlu, gururlu ve heyecanlıyım. Başkanımıza ve Samet hocaya teşekkür ediyorum. Beşiktaş’a layık bir futbolcu olmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Siyah-beyazlı kulüp, altyapıya alınan 10 yaşındaki Yağız Karabulut’a da törende yer verdi.
Teksüt Bandırmaspor’dan alınan Yağız, “Balıkesir’den geldim. Çok mutluyum. Sol açık ve 10 numara oynuyorum. Samet hocaya ve Hasan Arat başkanımıza teşekkür ediyorum.” şeklinde görüş belirtti.
Aybaba, Yağız’ın transfer sürecinden bahsederek, “Geleceğimiz bu. Böyle çok oyuncumuz var. Sevelim, inanalım, güvenelim.” diye konuştu.
]]>