Şeker – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 29 Jul 2024 21:27:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 PANKOBİRLİK Genel Başkanı Ramazan Erkoyuncu, seçim sonrası görev ve sorumluluklarının arttığını belirtti https://www.haber60.com.tr/pankobirlik-genel-baskani-ramazan-erkoyuncu-secim-sonrasi-gorev-ve-sorumluluklarinin-arttigini-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/pankobirlik-genel-baskani-ramazan-erkoyuncu-secim-sonrasi-gorev-ve-sorumluluklarinin-arttigini-belirtti/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:27:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42580 PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, katılım sayısı açısından rekor kırılan bir seçim olduğunu belirterek, “Hem katılım hem bize verilen oy oranı yüksekliği bizim görev ve sorumluluğumuzu bir kat daha artırdı. Şükürler olsun ki Konya Şeker gemisi fırtınayı atlatmış, limana güvenle yanaşmıştır” dedi.

PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, seçimin ardından ilk mesai gününde coşkuyla karşılandı. Çalışanlar Başkan Erkoyuncu’yu alkışlarla karşılarken, Erkoyuncu gösterilen teveccüh karşısında teşekkürlerini sundu.

“Görev ve sorumluluğumuz arttı”

Başkan Erkoyuncu, gösterilen teveccüh karşısında daha çok çalışmaları gerektiğini vurgulayarak, “Katılım sayısı açısından rekor kırılan bir seçim oldu. Tabii ki bu bizi memnun etti. Seçilen yeni yönetimin kurumumuz adına iyi şeyler yapmasını temenni ediyorum. İnşallah hepimize hayırlı olur. Hem katılım hem bize verilen oy oranı yüksekliği bizim görev ve sorumluluğumuzu bir kat daha artırdı. Bundan sonra işimiz daha zor. Daha ihtimamlı olmamız ve daha çok çalışmamız gerekecek. Çiftçilerimiz adına, çalışanlarımız adına, Konya kamuoyu adına hatta ülkemiz adına iyi şeyler yapacağımıza inanıyorum. Elimizden gelen gayreti gösterdik ve bunu çiftçimiz de 2 yıl 9 aylık süreçte gördü. Bundan sonra daha aktif olacağız. Var gücümüzle çalışacağız” dedi.

“Konya Şeker gemisi fırtınayı atlatmış, limana güvenle yanaşmıştır”

Yeni dönemde önemli projelere imza atacaklarının altını çizen Başkan Erkoyuncu, mevcut fabrikaların kapasitelerin hızla artırılacağına vurgu yaptı. Başkan Erkoyuncu, ülke ve bölge tarımını geliştirmeye yönelik projelerde aktif olacaklarını belirtirken yine Konya Havzasının su problemiyle alakalı bürokrasi görüşmelerine devam edeceğini kaydetti. Başkan Erkoyuncu açıklamasının devamında, “Mevcut gıda ürünlerini üreten fabrikalarımızda, özellikle şeker fabrikası, parmak patates fabrikası, bisküvi çikolata fabrikalarımızda talebi karşılamak için kapasiteleri hızla artıracağız. Konya Şeker grubunda artık karlılık, finansa erişim sorunu kalmadı. Yeni dönemde irili ufaklı bütün tesislerimizde hızlıca rekabetçi modernizasyon yatırımlarını da yapmaya başlayacağız. Akabinde tarım, gıda ve hayvancılıkla daha da iç içe olacak, ülke ve bölge tarımının gelişiminde lokomotif bir rol üstleneceğiz. Şükürler olsun ki Konya Şeker gemisi fırtınayı atlatmış, limana güvenle yanaşmıştır. Önümüzdeki dönemde bu ülke için, üretici için yeni yükleri taşıyacak güce ulaşmıştır.

“Çiftçimizin güvenini boşa çıkarmayacağım”

“Çiftçilerin sorunlarını ve beklentilerini çok iyi bilirim” diyen Başkan Erkoyuncu, yeni dönemde de çiftçilerin refahı için çalışacağını kaydetti. Başkan Erkoyuncu, “Çiftçilerimiz bana vekaletlerini verdiler, güvendiler. Güvenlerini boşa çıkarmayacağım. 3 yıllık süreçte de gördüler ama bundan sonra görevimiz daha da zorlaştı. Ben kendim çiftçiyim. Çiftçinin sorunlarını ve beklentilerini çok iyi bilirim. Benim yönetim felsefem 3 şıklıdır. Helalli, hukuklu, mantıklı olan her şeye varız. Önce mantıklı olacak. Sırf istihdam oluşturmak adına kurulup sonra istihdamsızlık oluşturan sektörlerden uzak kalacağız. Çiftçilerimiz rahat olsun, fiyat politikalarında ve taban fiyatlarda elimizden geleni yapacağımızı çiftçimiz biliyor. Söz veriyorum elimden geleni yapacağım” ifadelerine yer verdi. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/pankobirlik-genel-baskani-ramazan-erkoyuncu-secim-sonrasi-gorev-ve-sorumluluklarinin-arttigini-belirtti/feed/ 0
Hayırsever İş İnsanı, Diyabetli Çocuklara Sensör Bağışladı https://www.haber60.com.tr/hayirsever-is-insani-diyabetli-cocuklara-sensor-bagisladi/ https://www.haber60.com.tr/hayirsever-is-insani-diyabetli-cocuklara-sensor-bagisladi/#respond Tue, 16 Jul 2024 22:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40015

Turizm sektöründe faaliyet gösteren ve isminin açıklanmasını istemeyen bir iş insanı, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Kliniği’ne sensör bağışında bulundu. Klinikte takip edilen tip 1 diyabet hastası 20 çocuğa ve deprem bölgesi Hatay’da 10 çocuğa 1 yıl süreyle toplamda 780 adet şeker sensörü bağışlandı. Maliyeti 2 milyon lirayı bulan yardım sonrası sensörler, hastanede yapılan etkinlikle maddi durumu yeterli olmayan ailelere dağıtıldı.

Marmara Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği aracılığıyla hayırsever bir iş insanı 10’u deprem bölgesinde olmak üzere 30 diyabetli çocuğa 1 yıl süreyle şeker ölçüm sensörü bağışladı. Hastanın toplantı odasında sensör dağıtım töreni yapıldı. Törene, Marmara Üniversitesi İstanbul Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Gündüz, bölüm doktorları, diyabetli çocuklar ve aileleri katıldı. Törende ailelere sensörün nasıl kullanılacağı ve özellikleri anlatıldı. Etkinliğin sonunda uzmanlar, sensörleri çocuklara takarak nasıl çalıştığını ve şeker ölçümünün yapılışını gösterdi.

ÇOCUKLAR PARMAKTAN ŞEKER ÖLÇÜMÜ YAPTIRMAK İSTEMİYOR

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Kliniği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Belma Haliloğlu, “Diyabet sensörleri cilt altı sıvıdan kan şekerini ölçerek cep telefonundan gösteriyor. Diyabetli hastalar için büyük bir kolaylık sağlayan glikoz sensörü ayda 4 bin 500 lira kadar bir maliyet gerektiriyor. Diyabetli çocukların şu an şeker ölçümleri parmak uçlarını delerek yapıyor. Bu da ağrılı bir işlem olduğu için çocuklar kan şekerlerini ölçmek istemiyor. Sık kan şekeri ölçümü yapılmayan bir çocukta ise diyabeti iyi bir şekilde dengelemek güçleşiyor. Parmaktan kan şekeri ölçümü ile günde 7-8 kez şeker ölçümü yapan bir çocuğun aralarda kan şekerin nasıl seyrettiğini bilmek çok mümkün olmuyor” dedi.

SENSÖR HER 5 DAKİKADA BİR ÖLÇÜM YAPIYOR

Prof. Dr. Haliloğlu, “Glikoz sensörü olan bir hastada her 5 dakikada 1 sürekli cilt altında hücreler arası sıvıdan şeker ölçümü yapıp bunu cep telefonundan bildirdiği için şeker yönetimi hem daha kolaylaşıyor hem de şeker düşmesi yükselmesi durumları önceden görülerek önlem alınabiliyor. Diyabetli çocukların ve ailelerin hayatını kolaylaştıran glikoz sensörü ayda 4 bin 500 lira kadar bir maliyet gerektiriyor. Bu cihazların geri ödemesi SGK tarafından yapılmadığı için durumu iyi olan hastalar bunu kendi cebinden ödüyor ancak durumu iyi olmayanlar bunu alamıyor” diye konuştu.

Tip 1 diyabetin tedavisinde teknolojik ilerlemelerin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Haliloğlu, bu ilerlemeler sayesinde diyabetin korkulacak bir hastalık olmaktan çıktığını belirtti.

TÜRKİYE’DE 18 YAŞ ALTI 15 BİN TİP 1 DİYABET HASTASI ÇOCUK VAR

Prof. Dr. Haliloğlu, “Gece hem aileler hem de çocuk rahat uyumuş oluyor. Sensör çocukları ve aileleri fiziksel ve psikolojik olarak çok olumlu etkiliyor. Hem de diyabet komplikasyonlarını önleyerek uzun vadede oluşabilecek diğer hastalıklardan çocuklarımızı korumuş oluyoruz. Biz ya da aileler çocukları uzakta olsa bile şekerlerini görebiliyor. Sensörlerin kesinlikle devlet tarafından karşılanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın onayı var. Ancak SGK’da gecikmeler yaşıyoruz. Bu bizler için ciddi bir sorun. Ülkemizde şu anda 18 yaş altı 15 bin tip 1 diyabet hastası çocuk bulunuyor. Devlete büyük bir yük değil ancak aileler için ciddi bir para. Birçok aile sensörü sürekli alabilecek durumda değil. O nedenle bağışlar bizim için çok önemli” dedi.

AİLELER MEMNUN

Koluna sensör takılan 4 yaşındaki Zeynep’in babası Bayram Şahin “Yaşı küçük takip etmek zor oluyordu. Hastalığı da bilmiyor, anlatmak güçtü. Özellikle ihtiyaç sahibi aileler için bu bağışlar çok önemli. Kızımın hastalığını 2 yıl önce öğrendik, demir eksikliği vardı o tetiklemiş olabilir” diye konuştu.

Zeynep’in annesi Merve Şahin “Parmağından kan alıp şekerine bakarken canı yanıyordu. Benimle sürekli pazarlık halindeydi. Bizim için çok iyi oldu. Gece ölçmek için sürekli uyanıyorduk, parmağı acıdığı için ağlıyordu” dedi.

14 yıldır tip 1 diyabet hastası 18 yaşındaki Muhammet Eren Sarı da koluna sensör taktırdı. Zaman zaman şekerini ölçerken bıktığını anlatan Sarı, “Sensör benim için çok iyi oldu çünkü ihmal ediyordum. Hayatımı kolaylaştıracak” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hayirsever-is-insani-diyabetli-cocuklara-sensor-bagisladi/feed/ 0
TÜBA Başkanı Şeker: Akademi dünyası adına üzüntü duydum https://www.haber60.com.tr/tuba-baskani-seker-akademi-dunyasi-adina-uzuntu-duydum/ https://www.haber60.com.tr/tuba-baskani-seker-akademi-dunyasi-adina-uzuntu-duydum/#respond Sat, 06 Jul 2024 04:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37719

TÜRKİYE Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Yıllık Bilimsel Değerlendirme’ toplantısında Gazze’de yaşananlara sessiz kalan akademi dünyasına tepki gösterdi. Brezilya’da düzenlenen ‘Bilim20’ toplantısında ülkelerin akademi başkanlarının sessiz kaldığını ifade eden Şeker, “Akademi dünyası böyle durumlarda uyarıcı görevi görmeyecekse ne zaman görecek” dedi.

TÜBA tarafından düzenlenen ‘Yıllık Bilimsel Değerlendirme Toplantısı ve Genç Akademi Konferansı’a Atatürk Üniversitesi ev sahipliği yaptı. 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda düzenlenen toplantıya TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, akademisyenler ve davetliler katıldı. Atatürk Üniversitesi ve TÜBA’nın film gösterimiyle tanıtıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Muzaffer Şeker, yıllık TÜBA değerlendirme toplantılarının her sene farklı bir üniversitede gerçekleştirildiğini bildirdi. Prof. Dr. Şeker, amaçlarının ödüllü bilim insanlarını tanıtmak olduğunu söyledi. Erzurum’a Brezilya’da düzenlenen G20’nin alt komisyonu olan Bilim20 toplantısından geldiğini ifade eden Şeker, akademi başkanlarının ve ülke temsilcilerinin Gazze’de yaşananlara sessiz kalmalarını eleştirdi. Prof. Dr. Şeker, “Geçmişten dersler çıkarılmadığı için benzer hataların halen devam ettiğini görmek bizleri yoruyor, üzüyor. Umarım kısa sürede bir ateşkes sağlanarak bölge barışa, huzura kavuşur ve bu zulmün bir an önce bitmesi için tüm insanlık el ele vererek gereğini yapar. Bu konuda susan, görmezden gelen ve bu kaygıyı, üzüntüyü yaşamayan kişilerin vicdanının bir gün gelip hesap vereceği ortamlar oluşacaktır. Bilim20’de bunların da altını çizdiğimizde G20’de bulunan ülkelerin akademi başkanlarının ve temsilcilerinin hiçbir şey konuşmamak ve söylemek istemediklerini maalesef üzüntüyle gördük. Kendilerine ‘bu geçmiş günahlarınızı düşünerek belki konuşmuyorsunuz ama yeni günahlara ortak olmamak için hiç olmazsa bir şeyler yapmanız gerektiğinin altını çizmek istiyorum’ diye uyarıda bulundum. Akademi dünyası adına üzüntü duyduğumu kendilerine ilettim. Gerçekten akademi dünyası böyle durumlarda uyarıcı görevi görmeyecekse ne zaman görecek. Bu kadar bencillik, bu kadar vesayet savaşı, kendini aymaz bir şekilde kaosa ve krize kaptırmış olmak, aklıselimle, ortak akılla uzlaşmayan kendi içerisinde çok çelişkili paradoks bir durum. Bunu yorumlamaktan bile aciz kalıyoruz” diye konuştu.

BORÇ PARAYLA KATILDIĞIMIZ DÖNEMLERİ HATIRLIYORUZ

Türkiye’nin bilimsel dünya üzerinden örnek aldığı, projelendirdiği çok yeni çalışmalar, dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip ettiği önemli stratejik çalışmalarının söz konusu olduğunu belirten Şeker, şunları söyledi:

“Devletimiz, ilgili kuruluşlarımız gerekli desteği vererek biz bilim insanlarından çalışmamızı arzulamaktalar. Özellikle genç bilim insanlarımızın memleketin kıymetini bilerek, memleket için emek ve çabanın zorunlu olduğu bu akademik ekosistemde kendilerine sağlanmış olan bu imkanları iyi değerlendirmeli. Daha önceki yıllarda, şu an salonda çok kıdemli hocalarımız var. Bir proje desteği bulamamak, bir bilimsel toplantıya gitmek için neredeyse 2 yıllık birikimimizi harcadığımız dönemler, başkasından borç alarak başka bir ülkedeki toplantıya borç parayla katıldığımız dönemleri hatırlıyoruz. Geçmişin o sıkıntılı dönemlerinden bugünlere ibretler çıkarmak gerekiyor. Hocalarımız, ablalarımız, ağabeylerimiz o dönemlerde büyük sorumluluk bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişimi için gayretle emekle azimle çaba sarf ettiler. Yeni neslin bu konularda onlardan öğreneceği çok şey var. Ama çok kolay şikayet ediyoruz, çok kolay vazgeçiyoruz. Ülkeyi terk etmek çabası içine kapılan, sosyal medyadaki algı yönetiminin kurbanı olan gençlerimiz ortaya çıkıyor. Türkiye’nin sağlamış olduğu bu imkanları dünyada sağlayabilen çok az ülke var. Kendi insanımızın kendi ülkesi için yapabileceği fırsatların sağlandığı bu ortamlarda bilimsel faaliyetler üretmek için daha çok sabırla, daha çok azimle, coşkuyla çalışması gerekiyor.”

‘DUR DİYECEK OLAN AKADEMİSYENLER’

Prof. Dr. Muzaffer Şeker, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin turizm ağırlıklı bir gelir kazanma stratejisi var. Türkiye’nin yükseköğretimde yeni beyinler genç nesiller kazanma şeklinde yabancı öğrenci politikası var. Türkiye’nin yatırımcı çekme çabası var. Türkiye’nin birçok ülkeyle ortaklaşa iş yapma çabası var. Yabancı düşmanlığı öyle kötü bir risk ki bunların hepsine engel olacak ve ülkenin geleceğini dinamitleyecek olan bir başlık. O yüzden yabancı düşmanlığına dur demesi gereken öncelikli olarak akademisyenler. Çünkü biz birçok dostumuzun İran’da, birçok dostumuzun Ukrayna’da, birçok dostumuzun Suriye’de, Bosna’da ne eziyetler çektiğini ve çalışamayacak ortamlarla karşı karşıya kaldığını gördük. Bunların birçoğunu Türkiye bağrına bastı. Biz bu konularda yanlış yaparsak bunun vebalini çocuklarımız ödeyemez. Bu konuda lütfen sosyal medyaya esir düşmeyelim. Kafa karışıklığına düşmeyelim. Dünyanın her yerinde göçmenler var. En büyük göçmen alıcı Amerika, Avrupa. Bakın Fransız milli takımına, Alman milli takımına. Kimlerin onlar adına top koşturduğunu görürsünüz. Dünya küreselleşmiş ortamdayken, zenginleşmek, gelecek nesillere hep beraber yürümek mümkün. Devletin stratejisine, güvenliğine lütfen güvenelim ve bu konulardaki bireysel hataların, yakılan kibritlerin büyük yangılara vesile olmasına izin vermeyelim.”

Açılış konuşmaları sonrası bilimsel değerlendirme toplantıları genç akademisyenlerin çeşitli konulardaki sunumlarıyla devam etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tuba-baskani-seker-akademi-dunyasi-adina-uzuntu-duydum/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi Dekanı: Deepfake’i tespit etmek için yapay zeka tek umudumuz https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-dekani-deepfakei-tespit-etmek-icin-yapay-zeka-tek-umudumuz/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-dekani-deepfakei-tespit-etmek-icin-yapay-zeka-tek-umudumuz/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:36:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21806 İstanbul Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Evren Şeker, deepfake içeriklerin tespiti için yapay zekanın tek umutları olduğunu söyledi.

Yapay zeka ve makine öğrenimi gibi ileri teknolojiler, önemli faydalar sunarken birçok kişi de bunların olumsuz sonuçlarıyla baş etmeye çalışıyor.

Veri ve makine öğrenimindeki ilerlemelerle giderek daha ikna edici hale gelen deepfake videoların kötü niyetle oluşturulma potansiyeli, yapay zekanın en çok tartışılan konularından biri olmayı sürdürüyor.

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Evren Şeker, deepfake videolara ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Deepfake videoların yakın gelecekte evrensel tehdit oluşturacağı uyarısında bulunan Şeker, “Deepfakeleri tespit etmek için yapay zeka tek umudumuz.” dedi.

Yapay zeka kullanılarak bireylerin taklit edildiği sahte görüntüleri içeren deepfake’in herkesin günlük hayatını etkilediğinin ve bu tehdidin giderek arttığının altını çizen Şeker, bununla birlikte deepfake karşıtı teknolojilerin de geliştiğini ancak henüz avantajlı konuma geçmediğine işaret etti.

Şeker, deepfake tehdidine karşı daha odaklanılmış çalışmaların yanı sıra hükümetler ya da uluslararası kuruluşlarca finanse edilen kamuya açık araçların oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Deepfake içeriklerin görsel medyaya inanma eğiliminden faydalandığı için özellikle tehlikeli olduğuna dikkati çeken Şeker, “Biz, bir önceki nesilden geliyoruz. Yeni nesil bu teknolojilerle yaşıyor ve büyüyor. Onların tüm deepfake tehditlerine ilişkin anlayışları ve algıları tamamen farklı olabilir.” dedi.

Şeker, bu tehditlerle mücadele etmenin en iyi yolunun deepfake karşıtı teknolojiler için yapay zeka teknolojisi üretmek olduğunu söyledi.

Deepfake karşıtı teknolojilere ilişkin Şeker, “Kusur tespit teknolojilerine ya da üretici ve dönüştürücü yapay zekaya yönelik bazı teknolojilerimiz var ve bu teknolojiler giderek daha iyi hale geliyor ancak ne yazık ki (deepfake) üretici teknolojiler de giderek daha iyi hale geliyor.” uyarısında bulundu.

Şeker, her teknolojik ilerlemeyle birlikte onu kötüye kullanacak kişilerin de ortaya çıktığını, teknolojiyle bağlantılı suçlara karşı hukuki kavramların, bu suçlar işlendikten sonra gündeme geldiğini söyledi.

“Kanun koyucular, teknolojinin çok gerisinde kalıyor”

Deepfake tehdidini kontrol altında tutmaya yönelik yasal tedbirler konusundaki düzenlemelerin geç yapıldığını dile getiren Şeker, “Kanun koyucular, teknolojinin çok gerisinde kalıyor.” görüşünü savundu.

Şeker, dijital konuların yerel ve ulusal mahkemelerde, kritik meselelerin de yüksek mahkemelerde değerlendirilebileceğini söyledi.

Dünyanın globalleştiğine dikkati çeken Şeker, bir ülkede işlenen suçların başka bir ülkeyi etkileyebileceğini ifade etti.

Şeker, küreselleşmenin dijital içeriklerin zaman ve mekandan bağımsız hale gelmesine yol açtığını dile getirerek, “Dijital bir resminiz varsa bu resmi onlarca yıl hatta yüzyıllarca saklayabilirsiniz, hiçbir deformasyon ve bilgi kaybı olmaz.” şeklinde konuştu.

Bir ülkede üretilen içeriğe dünya genelinde kolayca erişilebildiğine dikkati çeken Şeker, konuya ilişkin yeni yasalar hazırlanırken zaman ve mekandan bağımsızlığın göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Şeker, “Herkesi bir veri bilimcisi olarak düşünebiliriz, herkes bir şekilde verilerle ilgili, en azından vücutları hakkında kendi verilerini topluyorlar. Elbette her bir kişi ve kuruluştan veri topluyoruz, bu yüzden daha fazla veriden sorumluyuz.” dedi.

Bu durumun gizlilik endişelerini de beraberinde getirdiğini kaydeden Şeker, kişisel verilerle bağlantılı veri gizliliği sorununun yaşandığını, herkesin bunun farkında olmasının önemini vurguladı.

Şeker, gelecekte yaşanacaklara hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizerek, “Yani bu, bir dönüşüm zamanı. Doğru kararlar almak için bir fırsatımız var ve halen zamanımız olduğu için doğru adımlar atmamız gerekiyor, aksi takdirde insanlık için her şey çok geç olacak.” uyarısında bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-universitesi-dekani-deepfakei-tespit-etmek-icin-yapay-zeka-tek-umudumuz/feed/ 0
Ankara’da eski ortağını öldürdüğü iddia edilen sanıklar yargılanıyor https://www.haber60.com.tr/ankarada-eski-ortagini-oldurdugu-iddia-edilen-saniklar-yargilaniyor/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-eski-ortagini-oldurdugu-iddia-edilen-saniklar-yargilaniyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 03:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12935 Ankara’nın Çankaya ilçesinde aralarında husumet bulunduğu eski ortağı Levent İşçen’i öldürdüğü iddiasıyla Osman Şeker ve cinayete yardım ettiği öne sürülen Salih Karakurt’un yargılanmasına başlandı.

Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Şeker ve Karakurt ile taraf avukatları katıldı.

İddianamenin özeti ve kimlik tespitinin ardından sanıklara söz verildi.

Sanık Osman Şeker, geçimini çiftçilik yaparak sağladığını belirterek şunları söyledi:

“Bir aile şirketiydik üç dört yerimiz vardı. Şu an benim elimde hiçbir şey yok. Levent İşçen ve ailesi beni çok perişan ettiler. Telefonlarda kayıtlarım var. Levent İşçen devlet takip ediyor diye sürekli telefon değiştirmemiz gerektiğini söyledi. Hazine arazisi satın alma, kiralama gibi şeyler vardı. O yüzden ‘takibe takılıyoruz’ dediler. Bürolarının yerlerini sürekli değiştirdiler. Ben Ankara’daki bürolara gittikçe haftaya gel diyorlardı. Ben bunlara para verirken borç vermedim. Ben arazilerimi, tırpanlarımı satarak o parayı kazandım ve talep ettikleri parayı vermeye devam ettim. Elimde hiçbir şey kalmayana kadar dedikleri şartları yerine getirdim.”

“Derdim silah gösterip korkutmaktı”

Ankara’ya araba satın almak için olayın gerçekleştiği günden bir gün önce Salih Karakurt ile geldiklerini anlatan sanık Şeker, “Salih’e Ankara’dan araba alacağız dedim. Birlikte yola çıktık. Olay günü Levent’in yanına gittim, paramı istedim. ‘Neden benden para istiyorsun da diğer ortağımdan istemiyorsun?’ dedi. Tartışma çıktı, boğuşma sırasında silah patladı. Tek derdim silah gösterip korkutmaktı. Levent’i vurmak istesem daha önce vururdum.” dedi.

Sanık Karakurt ise olay esnasında Levent İşçen’i görmediğini ve Ankara’ya ilk kez geldiğini öne sürdü.

Öğle saatlerine doğru Levent İşçen’in bürosuna gittiklerini aktaran sanık Karakurt, “Parayı alıp, arabayı aldıktan sonra gidecektik. Ben uyuyordum silah sesine uyanıp arka tarafa baktım. Osman ara sokağa doğru koşmaya başladı, bana sadece ‘dolandırıldım’ dedi. İsim vermedi. ‘Tartışınca silah patladı’ dedi. Silah sende ne gezer dedim. ‘Vardı işte’ dedi. Silahı ben hiç görmedim.” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyetinden söz alan maktulün eşi Zehra İşçen ise Osman Şeker’in yalan söylediğini, Şeker’in yanlarına silahla gelerek, “3’e kadar sayıyorum, sizi öldüreceğim” dediğini iddia ederek şikayetçi olduğunu belirtti.

Mahkeme, beyanların ardından tanıkların dinleneceğini bildirdi.

“Bizden para aldı fakat hiçbir geri dönüş yapmadı”

Tanık olarak dinlenen sanık Şeker’in oğlu M.Ş. ise babasının devlet hazinesinden mera arsası alacağı vaadiyle karşı tarafla çalışmaya başladığını söyledi. M.S, “Sürekli biz hesap dışı olarak elden bu kişilere para götürdük. Ben de bizzat kendim götürdüm. Karşı taraf şu ada parseli alıp size kiralayacağız, hayvan çiftliği yapacaksınız diye bizden para aldı fakat hiçbir geri dönüş yapmadı.” ifadelerini kulandı.

Sanık Şeker’in eski çalışanı C.A. ise çalıştığı dönemde Levent İşçen ile Osman Şeker arasında hiçbir husumet bulunmadığını belirtti. Konya’da tarım arazisi alınması için İşçen’in ofisine para götürdüklerini belirten C.A. hiçbir arazi alınmadığını aktardı.

Sanık ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı, 8 Mayıs’a erteledi.

Olayın geçmişi

Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 6 Eylül 2023’de Aziziye Mahallesi Cinnah Caddesi’nde Levent İşçen’i silahla vurduktan sonra kaçan Şeker’in Konya’da olduğunu belirlemişti.

Polis ekipleri, Şeker’in silahlı saldırıyı gerçekleştirmek için Ankara’ya gelirken kullandığı aracın plakasını da tespit etmişti. Şeker ile kendisine yardım ettiği ileri sürülen Karakurt Konya’da yakalanmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıklar hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan iddianame düzenlemişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-eski-ortagini-oldurdugu-iddia-edilen-saniklar-yargilaniyor/feed/ 0
Balın Sağlığa Etkileri ve Tüketimi https://www.haber60.com.tr/balin-sagliga-etkileri-ve-tuketimi/ https://www.haber60.com.tr/balin-sagliga-etkileri-ve-tuketimi/#respond Sat, 24 Feb 2024 22:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11763 Bal, arıların çiçek açan bitkilerin nektarını toplamasıyla oluşan, altın rengi bir madde. Kış aylarında kovana yiyecek sağlamak için peteklerde depolanıyor.

Antik Yunan’da bal “Tanrıların yiyeceği” olarak tanımlanıyordu, Çin’de ise ilaç olarak kabul ediliyordu.

Bugün balın gerçekten yararlı olup olmadığı, etkilerinin ne olduğu halen tartışılıyor.

Balın besin profili

Bal ham halinde, amino asitler, antioksidanlar, vitaminler, mineraller ve şekerden oluşuyor. Fruktoz oranı yüksek. Bu nedenle şekerden daha tatlı, ancak karbonhidrat içeren gıdaları değerlendirme sistemi olan glisemik endeksi daha düşük.

Glisemik endeks, bir gıdanın tek başına tüketildiğinde kan şekeri seviyesini ne kadar hızlı yükselttiğini gösteriyor.

1 sofra kaşığı (20 gr) bal:

• 58kcal/ 246KJ

• 15,3 gr karbonhidrat

• 15,4 gr şeker

• 0,1 gr protein

• 0 gr yağ

Balın sağlığa faydaları

Balın sağlığa yararları, hem nasıl bir işlemden geçirildiğine hem de arıların nektarlarını topladığı çiçeklerin kalitesine bağlı.

Ham bal, balın ısıtılmamış, pastorize edilmemiş, berraklaştırılmamış ve hiçbir şekilde filtre edilmemiş hali. Balın bu formunda, standard işleme yöntemlerinde kaybedilebilecek sağlığa yararlı daha çok besleyici madde bulunuyor.

Bal, yıllardır deri yaralanmalarında antiseptik olarak kullanılıyor. Yüzeysel yaralanmalarda ya da yanıklarda iyileşme sürecini hızlandırdığına inanılıyor.

Bal asıl olarak glükoz ve fruktozdan, yani suyu çeken iki şekerden oluştuğundan, yaradaki suyu emiyor. Yarayı kurutuyor ve böylece bakteri ve mantar üremesi kısıtlanıyor.

Balın özellikle daha koyu renkli çeşitleri, flavonoid gibi kimyasal maddeler açısından zengin bir kaynak.

Flavonoidlerin, anti bakteriyel, anti-viral, anti-alerjik ve anti-inflamatuar özellikleri olduğu belirtiliyor. Flavonoid içeriği nedeniyle, bazıları balı şekere kıyasla daha sağlıklı bir seçenek ve antioksidan kaynağı olarak görüyor.

Ancak şekerin Glisemik Endeksi, sofra şekerinden daha düşük olsa da, kalorisi yüksek, kan şekerini yükseltiyor ve ölçülü tüketmek gerekiyor.

Bal şekerden daha mı iyi?

Balın Glisemik Endeksi düşük, yani kan şekerini sofra şekeri kadar hızlı yükseltmiyor. Bal şekerden daha tatlı, dolayısıyla daha az tüketilebiiyor. Ancak bir çay kaşığı balda, bir çay kaşığı şekerden daha çok kalori var. Yani porsiyonlar ölçülü olmalı.

Bal tercih ediyorsanız, ham halini tüketmeye çalışın. Balın ham halinde, beyaz şekere kıyasla daha çok vitamin, enzim, antioksidan var. Ancak yine de ham bal tükettiğinizde aldığınız besin miktarının çok kaydadeğer olmadığını unutmamakta da fayda var.

Bal herkes için güvenli bir gıda mı?

Bal, “serbest” şekerlerden. Yani beslenmemizde kısıtlamamız tavsiye edilen türden bir şeker türü. Ancak tavsiye edilen miktarlarda tüketildiğinde çoğu yetişkin için güvenli kabul ediliyor.

Şeker hastaları ya da kan şekeri seviyesini yönetmek isteyenler içinse şeker yerine bal kullanmanın pek bir ajantajı yok. Çünkü ikisi de en nihayetinde kan şekeri seviyelerini yükseltiyor.

Ayrıca, 12 ayın altındaki bebeklere ham bal ya da ticari üretilen baldan verilmemeli. Çünkü bu şekilde botülizm adı verilen bir gıda zehirlenmesi riski ortaya çıkabiliyor.

Bir çoğumuz bal tüketmekten hoşlansa da, bazıları için kabul edilebilir bir gıda değil. Bal vegan bir gıda olarak kabul edilmiyor. Çünkü bal toplanmasının, kış aylarında hayatta kalabilmek için çok çalışan arıların hayatına zarar verdiğine inanılıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/balin-sagliga-etkileri-ve-tuketimi/feed/ 0
Mersin’in Mut İlçe Belediye Başkanı Volkan Şeker: ‘Mut Belediyesinde kalfalık dönemi bitti artık ustalık dönemi başladı’ https://www.haber60.com.tr/mersinin-mut-ilce-belediye-baskani-volkan-seker-mut-belediyesinde-kalfalik-donemi-bitti-artik-ustalik-donemi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/mersinin-mut-ilce-belediye-baskani-volkan-seker-mut-belediyesinde-kalfalik-donemi-bitti-artik-ustalik-donemi-basladi/#respond Fri, 23 Feb 2024 07:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11200 Mersin’in Mut İlçe Belediye Başkanı Volkan Şeker, “Mut Belediyesinde kalfalık dönemi bitti artık ustalık dönemi başladı” dedi.

Şeker, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, “Eksikleriyle artılarıyla 5 yılı bütün notlarımızla teker teker reflekslerimizle, handikaplarla, çalışanların neye göre tavır neye göre hareket edeceklerine kadar her türlü konuda üstüne düştük, taşeron ve kadrolu işçi olmak üzere emekçilerin hakkını en iyi şekilde yerine getirdik” diye konuştu.

Belediyenin, çalışılan firmalara ve alışveriş yapılan kurumlara borcu olmadığını aktaran Başkan Şeker, “Mut Belediyesi atağa kalkmıştır. Artık kalfalık dönemi bitti ustalık dönemi başladı. Durmak yok çalışmaya devam. Eğer hayallerimi gerçekleştiremezsem istifa ederim. Devlet var olduğu müddetçe ben bu halkın içindeyim. Sosyal adalet sağlanana kadar, mücadele edilene kadar, her şeyin bittiği an bile Gazi Mustafa Kemal Atatürk aklıma gelir ve siyasete devam ederim. Şehitleri düşünür bu siyasete devam ederim. İnşallah önümüzdeki dönemde Mut adına asfalt, parke, yol belediyenin gerçekten asli görevlerle alakalı olan sorunlarını 1 yıl içerisinde dizayn düzene sokacağım. Bunun yol haritası başlamıştır artık beni kimse durduramaz. Bu doğalgaz nasıl bir şey diye düşünürken bir buçuk sene bir süre zarfında 6 bin 800 abone, 4 bin 300 tane kullanılabilir aktif pozisyonda Karaman’dan Mut’a kadar 82 kilometrelik boru hattının bitmesi an meselesi. Artık taşımadan kurtulan boru hattına sahip oluyoruz. Buranın doğalgaz lisansı Mersin’deydi ama Mut’a alındı. Mut’a özel işler yapıldı. Organizasyonun başlangıcında devletimizin hizmetleri bizi mutlu etti” dedi.

“Belediyenin sadece evin önündeki çöpü almak adına değil Cumhur İttifakı’nın bir belediye başkanı olarak Mut’un devlet kanalıyla, yaşam alanıyla, standartlarında hangi ihtiyaç varsa çözebilmek için sahaya inanılmaz iniyoruz” diyen Şeker, “Bu konuda hemşehrimiz eski Ekonomi Bakan Yardımcısı şimdi ise AK Parti MKYK üyesi Mustafa Sever bizim için müthiş bir şans. Şu anda hayallerimi yapabilmem için, Mut’u bin Mut yapabilmek için bize ihtiyaç olan 8 tane hibe araç gelirse rahatlarız. Bugün en güzel iller bankası kredisini en uzatma vade şeklinde kullandığımız zaman rahatlarız” ifadelerini kullandı.

Şeker, sözlerine şöyle devam etti:

“Yol, su, elektrik ve telefon bunların hepsini biz 2 sene içerisinde çözebilmek için savaşa hazırız. Mücadeleye hazırız. Ben Mut’un öz evladı gibiyim. Allah nasip ederse Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Serdar Soydan’ı seçeceğiz. Bunun da kurtuluşu kalmadı. Zaman zaman hesaplar kitaplar yapılıyor, matematik yapılıyor. Serdar Soydan neden önemli, çünkü Atatürk, Mustafa Kemal çizgisinde. Aklı erdiği günden beri siyaset yapan, milletini seven, emeğiyle her şeyi çözebilecek, herkes tarafından sevilen kabul edilen biri. Belediyemizin şirketi var. Şirketimizin Meysu fabrikası olacak. Bizim kendi şirketimizin zeytinyağı fabrikası ve soğuk hava deposu olacak. 2 bin 860 kilometrekarede yaşayan her insanın öncelikle rahat yaşam koşullarını sağlayabilmek bizim hedefimiz. Projelerimizin her birinde kesinlikle otopark sorununu çözmek için planları yaptık. Otogarın orası direk otoparkla alakalı olacak. 4 tane arsa belirledim kiralama yöntemiyle onlarla alakalı çözüm bulacağız. Yollarımızın bazıları tek yön olacak. Kütüphanenin yerine çok geniş kapsamlı bir kütüphane yapacağız. Özel sinema salonu, kapalı bir yüzme havuzu, parke tesisimiz, sıcak asfalt şantiyemiz, tam nizami huzur evimiz kesinlikle olacak. Bunlar ilk hamlede yapacaklarımızdır. Belediyeye ait eğitime önem veren dershane, KPSS kurs merkezi, önümüzdeki sezon her öğrencimize öğrenci burs yardımı, kazandıklarında yerleşmelerinde katkı sağlayacağız, Yüksek okul yurdu binamızı yapacağız.”

Toplantıya AK Parti MKYK üyesi Mustafa Sever, AK Parti Mut İlçe Başkanı Fatih Ünver ve çok sayıda davetli katıldı. – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersinin-mut-ilce-belediye-baskani-volkan-seker-mut-belediyesinde-kalfalik-donemi-bitti-artik-ustalik-donemi-basladi/feed/ 0
Susurluk Şeker Fabrikası 68. Kampanya Döneminde Üretim Rekoruna İlerliyor https://www.haber60.com.tr/susurluk-seker-fabrikasi-68-kampanya-doneminde-uretim-rekoruna-ilerliyor/ https://www.haber60.com.tr/susurluk-seker-fabrikasi-68-kampanya-doneminde-uretim-rekoruna-ilerliyor/#respond Wed, 21 Feb 2024 08:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10456 Balıkesir’in Susurluk ilçesinde 1955 yılından bu yana faaliyet gösteren şeker fabrikası, 68. kampanya döneminde üretim rekoruna ilerliyor.

Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (Türkşeker) bünyesindeki Susurluk Şeker Fabrikası, Balıkesir- Bursa kara yolunda 21 bin 322 metrekare alanda yaklaşık 700 kişiden oluşan çalışanlarıyla faaliyet gösteriyor.

Susurluk Şeker Fabrikası, 69 yıllık tarihinde en fazla üretim miktarına 1998 yılında ulaştı. O dönem 1 milyon ton pancar işleyip 105 bin ton şeker imal ederek rekor kıran fabrika, 2000’li yıllardaki en yüksek üretimini ise 83 bin 410 ton şekerle 2020-2021 sezonunda yaptı.

Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Manisa ve İzmir’de üretimin artırılmasına yönelik çalışmalarla son yıllarda üretimde artış ivmesi yakalanan tesiste, geçen sezon 521 ton pancar işlenerek 60 bin ton şeker üretildi.

Fabrikada 68. kampanya dönemi ise 21 Ekim 2023’te başladı. Şu ana kadar 900 bin pancar işleyerek 100 bin ton şeker, 350 bin ton küspe ve 50 bin ton melas üreten Susurluk Şeker Fabrikası, kampanyanın sona ereceği mart ayının ilk haftasına kadar 1998’deki rakamları geçerse tarihinin rekorunu kıracak.

“Şeker stratejik bir üründür”

Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (Şeker-İş) Susurluk Şube Başkanı Yavuz Gürsoy, AA muhabirine, kuruluşundan bu yana Susurluk Şeker Fabrikası’nın, bölgenin ekonomisine ve istihdamına, çiftçinin kalkınmasına önemli katkılarının bulunduğunu söyledi.

Kampanya döneminin çok iyi geçtiğini belirten Gürsoy, “Genel Müdürlüğümüz fabrikamıza desteğini çok fazla artırdı. Fabrikamızın geçen yıl kullanım kapasitesinde birinci olması, bu yıl da 1 milyon ton pancar işlenebilecek seviyeye gelmesi önemli. Bundan sonra bunun sürdürülebilir olmasını istiyoruz. Seneye de muhtemelen 800-900 bin ton pancar işleyerek sürdürülebilirliği devam ettireceğiz.” dedi.

Gürsoy, bu başarıdaki en önemli etkenlerden birinin fabrika müdürü, teknik birimler, yeni yetişen personel ile emekliye ayrılan 100 çalışanın yerlerine alınan işçilerin de şevk, heyecan ve özveriyle işlerini yapmaları olduğunu vurguladı.

Fabrikanın başarıyla yönetildiğini dile getiren Gürsoy, şöyle konuştu:

“İnanıyorum ki bundan sonra Susurluk Şeker Fabrikası ilelebet üretime devam edecektir. Şeker üretmek meşakkatli bir iştir, emek ister. Bizim emeğimiz tarlada çiftçiyle başlar. Nakliye yapan kişilerin ve fabrika çalışanlarının büyük emeği vardır. Son 2 yılda Fabrika Müdürümüz Kürşad Erdoğan’ın çabalarının yanı sıra yatırım taleplerini kabul eden ve tüm yatırımları gönderen Genel Müdürümüz Muhiddin Şahin’in emekleri çok büyüktür. Şeker-İş Genel Başkanımız İsa Gök ve yönetiminin katkısı çok büyüktür. Şeker stratejik bir üründür. Fabrikamıza değer katan herkese teşekkür ediyoruz.”

Susurluk Belediye Başkanı Nurettin Güney de fabrikanın birçok iş kolundaki esnafa katkı sağladığını aktardı.

Belediyenin arazilerine şeker pancarı ekerek çalışmalara destek olduklarını bildiren Güney, “Üreticileri teşvik eden bir çalışma oldu. Bu sene 67 dönüm arazimize şeker pancarı ektik. Bölgemizde 350 bin ton pancar üretimi yapıldı. Bazı yıllarda 40 gün süren kampanya bu sene 6 aya çıktı; bundan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/susurluk-seker-fabrikasi-68-kampanya-doneminde-uretim-rekoruna-ilerliyor/feed/ 0