BURSA – Sepsis hakkında vatandaşların yeteri kadar bilinç sahibi olmadığını belirten BursaŞehir Hastanesi’nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Müzeyyen Tuğçe Benli, sepsise bağlı ölüm oranlarının bu yüzden arttığına dikkati çekti.
Dünya Sepsis Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Müzeyyen Tuğçe Benli, sepsisin; ciddi bir enfeksiyon karşısında vücudun verdiği abartılı yanıt sonucu organlarda işlev bozukluğu ile seyreden ölümcül bir hastalık olduğunu dile getirdi. Her enfeksiyonun sepsis olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Benli, “Ateş, üşüme ve titremenin yanı sıra bilinç bulanıklığı, solunum sıkıntısı, kalp hızında artma, idrar çıkışında azalma gibi semptomların olması bize sepsisi düşündürür ve hastaların hızlıca en yakın sağlık merkezine başvurmaları gerekir” dedi.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 2-3 saniyede bir insanın sepsis nedeniyle hayatını kaybettiği bilgisini veren Uzm. Dr. Benli, “Sepsis, ölüm oranlarının yüzde 80’e kadar çıkabildiği bir hastalık grubunu oluşturmaktadır. Hastanelere hızlı başvuru, hızlı tanı ve tedavinin başlaması bu ölüm oranlarını yüzde 20’ye kadar düşürebilmektedir. Hastalara ilk etapta yapılacak tetkikler ve alınacak kültürler sonrasında hızlıca sıvı deplasmanının başlaması ve geniş spektrumlu antibiyotiklerin başlanmasıyla ölüm oranları ciddi oranda aşağıya çekilmektedir” şeklinde konuştu.
Sepsisin her yaş grubundan insanı etkilemekle beraber bir yaş altı ve 50 yaş üstü vatandaşlar için daha ciddi bir risk taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Benli, “50 yaş üstünde ek hastalıkların eşlik etmesi özellikle riski arttırmaktadır. 50 yaş üzerinde özellikle şeker hastalığı olanlarda, alkol alanlarda, HIV gibi immün sistemin baskılandığı hastalığı olanlarda çok daha fazla karşımıza çıkmaktadır” diye konuştu.
Hijyene dikkat edin
Sepsisin önlenebilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Benli, “Sepsisi önlemenin en önemli yolu aşılanma ve temel hijyen kurallarına uyulmadır. Antibiyotik seçimlerinde akılcı ilaç kullanımının önemini burada da bir kere daha vurgulamak gerekmektedir. Geniş spektrumlu antibiyotikler, doğru endikasyonla doğru noktalarda kullanılmalıdır. Sepsis yönetilirken de akılcı antibiyotik kullanımına önem verilmelidir” ifadelerini kullandı.
Hastaneye hızlıca başvurulmalı
Sepsis konusunda vatandaşların bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını söyleyen Benli, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Yapılan çalışmalarda halkımızın sepsis konusunda yeteri kadar bilinç sahibi olmadığı ortaya çıkmıştır. Sepsis halk arasında ciddiyeti bilinmeyen bir hastalık olmaktadır. Hastane başvuruları gecikmektedir. Ciddiyetinin farkında olmadıkları bir hastalık için hızla hastaneye başvuruların olmadığı, hastaların hastaneye başvurularında gecikme nedeniyle hastalığın seyrinin kötü yönde ilerlediği görülebilmektedir. Hastalarımız kalp krizi ya da inme dediğimiz tablolarda hastaneye hızla başvururken, sepsisin ciddiyetini bilmemeleri hastaneye başvuruları geciktirmekte bu da ölüm oranlarının yüksek olmasıyla ilişkilendirilmektedir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Kızılcabölük Mahallesi’nde yaşayan 2 çocuk babası 58 yaşındaki Osman Gönlüm’e, 2 ay önce ciddi nefes darlığı şikayetiyle başvurduğu hastanelerde kalp kapağı yetmezliği teşhisi konularak ameliyat önerildi.
Denizli ve çevre illerde başvurduğu merkezlerde ameliyatın göğüs kafesi açılarak yapılacağını öğrenen Gönlüm, bu ameliyatı Erzurum Şehir Hastanesi’nde hemşehrisi de olan Kalp ve Damar Cerrahi Klinik Şefi Prof. Dr. Mehmet Ali Kayğın’ın küçük kesiyle yaptığı bilgisine ulaştı.
Bunun üzerine yaklaşık 10 gün önce Erzurum’a gelen Gönlüm, yapılan tetkiklerin ardından Kayğın ve ekibince ameliyata alındı.
Göğüs kafesi açılmadan meme altından küçük kesiyle mekanik kalp kapağı yerleştirilen Gönlüm, yaklaşık 4 saat süren ameliyat sonrası nefes darlığından kurtulup sağlığına kavuştu.
Prof. Dr. Kayğın, AA muhabirine, kalp kapağında ileri derece yetmezlik sorunu olan Denizlili hastanın kendisine kapalı yöntemle ameliyat olmak için başvurduğunu söyledi.
Hastanın ciddi nefes darlığı çektiğini belirten Kayğın, “Mekanik tamir için uğraştık ancak kalp kapağı ileri derecede bozuktu. Meme altından yaklaşık 6 santimlik kesiyle operasyonu gerçekleştirdik, mekanik kalp kapağı yerleştirdik. Sağlıklı şekilde hastayı taburcu ediyoruz.” dedi.
Kayğın, kapalı yöntemle yapılan bu ameliyatın açık ameliyata göre hastaya konfor sağlayıp iyileşme süresini de kısalttığını aktardı.
“Küçük kesiyle yapılan kapak ameliyatının avantajları var”
Bu tarz vakalara robotik cerrahi operasyonlar da yaptıklarını dile getiren Kayğın, şöyle devam etti:
“Küçük kesiyle yapılan kapak ameliyatının avantajları var, göğüs kemiği kesilmediği için kemik kaynama problemi olmaz, yara enfeksiyonu görülmez ve kanama miktarı azdır. Hastamız normal yaşantısına daha kısa sürede döner ve arabada emniyet kemerini rahatça takar. İyileşme süresi çok kısa. Göğüs kafesi açılıp ameliyat edildiğinde hastalarda 3 aylık hareket kısıtlaması oluyor ama bu operasyonla hareket kısıtlaması da söz konusu değil. Her türlü aktiviteyi yapabiliyor.”
Kayğın, bu ameliyatla hastaların hastane ve yoğun bakımda kalış süresinin kısaldığını, günlük aktivitelerine, iş hayatına kısa sürede rahatça dönebildiğini, hastanın 1 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra normal servise geçtiğini sözlerine ekledi.
Osman Gönlüm de nefes darlığı nedeniyle merdiven çıkamadığını, yürürken çok zorlandığını ve nefessiz kaldığını anlattı.
Açık ameliyata razı olmadığı için arayışa girdiğini belirten Gönlüm, “Denizli’de bu şekilde kapalı yöntemle ameliyat yapanı duymadık. Araştırmamızda hocamızın bu işlemi kapalı yöntemle yaptığını öğrendik. Kendisiyle konuştuk ve ameliyat edeceğini söyledi. Hocamıza teslim olduk ve kalp kapağını değiştirdi, ameliyat kısa sürdü.” dedi.
Özay Gönlüm’ün yeğeni de olan hasta doktora teşekkürünü maniyle dile getirdi
Halk müziği sanatçısı Özay Gönlüm’ün yeğeni de olan Gönlüm, ameliyattan sonra kısa sürede sağlığına kavuştuğunu ifade ederek, “Merdiven çıkıyorum, geziyorum, nefes almamda bir sorun yok. Çok iyiyim, taburcu oluyorum.” dedi.
Ege şivesiyle mani söyleyerek Prof. Dr. Kayğın’a teşekkür eden Gönlüm, “Havasının sert, insanın mert, doktorunun sağlık, hemşirelerinin şefkat ve güler yüz dağıttığı Kayğın hocam ve ekibine teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 13.30 sıralarında gerçekleşti. N.S. yönetiminde olan 34 LLK 553 plakalı servis midibüsü Başakşehir istikametine ilerlediği esnada Arnavutköy Devlet Hastanesi Kavşağı’nda iddiaya göre araç içerisinde bulunan temizlik işçisi S.K.(53)’nin fenalaşması üzerine aracı sağa çekerek durdurmak istedi. Araç durdurulmak istendiği esnada sürücüsünün kontrolünden çıkarak önce yol kenarındaki yönlendirme levhalarına çarptı daha sonra bariyerlere saplandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Servis aracında bulunan 18 işçiden; A.K., N.C., D.T., M.K. isimli işçiler yaralandı. Yaralanan işçiler kendi imkanlarıyla araçtan çıktı. İşçilere ilk müdahale olay yerindeki arkadaşları tarafından yapıldı. Araç içerisinde kaza öncesinde fenalaştığı iddia edilen Safinaz Kılıç ise itfaiye ekiplerinin camı kırması sonucunda araçtan çıkartılabildi. Yaralı işçiler civar hastanelere kaldırılırken cadde bir süre trafiğe kapatıldı. Polis ekipleri kazayla alakalı çalışma başlattı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Denizli Milletvekili Arpacı, Denizli’de Emniyet Müdürlüğü binası ile Denizli Devle Hastanesi’nin deprem riski taşıdığını belirttti. Arpacı, TBMM Genl Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Şu an Emniyet Müdürlüğü binamız boşaltılmış durumda, kahraman polislerimiz ne yazık ki şehrin birçok yerine dağılmış, ama konteynerde ama başka kamu binalarında bir odada 4-5 kişi dağınık bir şekilde zor şartlarda görev yapmak zorundadır. Buradan Bakanlığa seslenmek istiyorum, Denizli’nin acil olarak Emniyet Müdürlüğü binasına ihtiyacı vardır. Denizli’ye yakışan, uzun yıllar hizmet edecek modern bir binanın ivedilikle yapılması gerekmektedir” dedi.
“Denizlili vatandaşlarımızın hayatının önemi yok mu?”
Denizli Devlet Hastanesi binasının şiddetli deprem olması durumunda yıkılacağı konusunda AK Parti hükümetini defalarca uyardıklarını söyleyen Arpacı şöyle konuştu:
“Hazırlanan rapor gösterdi ki, şiddeti yüksek olmayan bir deprem meydana geldiğinde bile binalar yıkılacak durumdadır. Buna karşı hastane tahliye edilmedi, güçlendirme yapıldı. 1970’lerden kalma, 8 bloklu, bin yatak kapasiteli Denizli Devlet Hastanesi’nin gece nüfusu iki bin 500 kişi. Gün içinde doktorlar, sağlık çalışanları, hastalar ve hasta yakınlarıyla bu sayı beş bin kişiyi buluyor. Olası bir depremde 5 bin canımızı riske attığımız gibi, Allah korusun, böyle bir felaket yaşanırsa geride kalanlar için sağlık hizmeti verecek, şehrin kalbindeki en büyük kurum yok olacak.
“Bir milyar liraya bitecek iş 12 milyar lira oldu”
Buradan iktidara sesleniyorum: Denizlili vatandaşlarımızın hayatının hiç önemi yok mu? Denizli en çok vergi veren illerin başında gelir fakat karşılığında bir emniyet müdürlüğü, bir hastane, bir stadyum bile yapılmamıştır. Şehir hastanesi yapılmak istenmiş fakat beceriksizlik örneği olarak Denizli Şehir Hastanesi tam bir masala dönüşmüş durumdadır. Dört ihalenin birincisi 2020 yılında yaklaşık bir milyar lira olarak yapılmıştı; ikinci ihale altı altı ay sonra tekrar yapıldı, bir milyar liranın üzerine biraz daha fazla çıktı. Ne mi oldu? Temeli atıldı, yüklenici firma inşaatı terk ederek kaçtı. İşte, Denizli Şehir Hastanesinin dört senedir durumu bu arkadaşlar. Deprem bölgesindeki ve hatta çok yakınından fay hattı geçen şehir hastanesini otlar bürümüş, temelleri çürümüş durumda. 2020’de bir milyar lira olan bedel geçen hafta dördüncü ihalede tam 11 milyar 999 milyon lira bedele ulaştı. Yanlış duymadınız, dört senede tam 12 kat arttı. Daha başlamadan halkın cebine el uzatıldı, bir milyar liraya bitecek iş 12 milyar lira oldu.
Şimdi soruyorum: Nerede enflasyonu hesaplayan TÜİK Başkanı? Nerede halkın sağlığından sorumlu Sağlık Bakanı? Nerede depremle ilgili önlem alması gereken Şehircilik Bakanı? Nerede ‘Tasarruf yapacağız’ diyen Maliye Bakanı? Nerede ‘Harcanan her kuruşun hesabını soracağım’ diyen Cumhurbaşkanı? Vatandaşın asgari ücretine, memurun ve emeklinin maaşına gelince enflasyonu doğru hesaplayamayan iktidarınızın yandaşa ihale verirken nasıl hesaplamalar yaptığını hepimiz görüyoruz.”
]]>
KÜTAHYA – AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay, Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın “Şehir Hastanesi göstermelik açıldı” şeklindeki sözlerine sert tepki gösterdi.
Basın toplantısı düzenleyen Önsay, Kasap’ın Kütahya’ya yapılan her hizmetti “Görmezden gelip” kıyasına eleştirdiğini ifade etti. Önsay, “Bütün emekleri görmezden gelip, üstünü kapatıp, ‘AK Parti’ye gol atacağım’ diye ‘Tayyip Bey’e laf edeceğim’ diye gelip Kütahya Şehir Hastanesini konuşmak bence bu şehre yapılmış büyük bir kötülüktür. Bu noktada tekrar uyarıyorum, bunu yapmasınlar, yoksa bu ifadelerimi daha da sertleştireceğim” diye konuştu.
Önsay, Kasap’ın geçmişte de Kütahya Zafer Havalimanı yatırımını da sürekle eleştirerek, şehri zor durumda bıraktığını dile getirdi.
Önsay, “Bugün duyuyoruz, bir tane Kütahya milletvekilimiz ‘Ya oradaki makineyi buraya mı getiriyorlar? ‘ diyor. Şunu anlamaları gerekiyor, yani sen bir milletvekili olarak mesele nedir, burada yapılan iş nedir, bunu bir konuşmadan araştırman lazım. Burada kamu – özel ortaklığı ile yapılmış bir hastane var ve bu hastane Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Şu anda Sağlık Bakanlığı yönetiyor, yani Sağlık Bakanlığı hem Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesine hem Şehir Hastanesine sahip ve biz bugün bir başhekimle ikisini beraber yönetiyoruz. Burada yapılan işi başka türlü göstermeye çalışmak hakikaten büyük bir aciziyet. Biz vekilimizden şunu beklerdik. Bütün bunlar konuşulurken halk ‘Devlet Hastanesi yıkılıyor, neden yıkılıyor?’ dediğinde ‘ben defalarca bunun önüne geçtim, burası depreme dayanıksız, burayı bir an önce yıkın, yıkmıyorsunuz diye hükümeti eleştirmiştim, en sonunda yıktılar’ diye söylemesi lazım ama onun yerine Şehir Hastanesine bir şekilde kara çalma noktasına gidiyor. İşte Kütahya’nın problemi bu, yani bu şehre bir şey kazandırma noktasında muhalefetin, iktidarın, vekillerin, muhalefetin il başkanları, iktidarın il başkanları, teşkilatlar, tamamen aynı hedefte yürümesi lazım, seçim bitmiş daha on gün olmuş yirmi gün olmuş, bir seçim yokken bile, yakın gelecekte bir seçim gözükmezken bile, bir siyaset yapıyorum diye Şehir Hastanesini karalamanın, bu şekilde hareket etmenin, ben bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Bunlar şehre zarar veriyor. Şimdi yine başladı, duymuşsunuzdur, görüyorsunuzdur, bizim Türkiye’nin her yerinde Kütahya’daki Zafer Havalimanı’na benzer birçok havalimanı var ama bunların hiçbirisi Türkiye’de gündem olmazken sağ olsun bizim bu muhalefet olduğunu söyleyen vekiller sayesinde, sanki Türkiye’de Zafer Havalimanı’ndan başka o konumda olan başka bir yapı yokmuş gibi devamlı bunu ortaya çıkararak örnek haline getirdiler. Şimdi 23 ilde Şehir Hastanesi var. Hiçbir ilde Şehir Hastanesi, efendim şöyle mi oluyor, oraya hasta gidince böyle mi oluyor şeklinde söylentiler yokken, bizim burada bu başladı. Bu yanlış arkadaşlar, bunu yapmayalım. Bu şehre bunu yapmaya Kimsenin hakkı yok. Sonra biz Kütahya’dan bir taleple gittiğimizde bize bürokrasi diyor ki, ‘Sizin orada zaten bir havalimanı yaptık başımıza gelmeyen kalmadı’ şimdi de, ‘Bir Şehir Hastanesi yaptık, başımıza gelmeyen kalmadı’ diyecekler. Buna ne hakkınız var, bu nasıl bir memleket sevdasıdır. Bu nasıl Kütahya’yı sevmektir. Bu nasıl Kütahya’ya hizmet etmektir. Ben bunu hiç anlamıyorum. Bunu ne Afyon milletvekili yapar, ne Eskişehir milletvekili yapar, ne Uşak Milletvekili yapar. Bunu yaparsa ancak maalesef Kütahya milletvekilleri yapar. Yazıktır ya, bu şehri bu şekilde kötülemeye, bu şekilde kötü örneklerin şehri haline getirmeye izin vermeyelim. Bu kadar Zafer Havalimanı’nı kötüledin eline ne geçti senin. Çok şükür Sağlık İl Müdürlüğümüz çalışanlarımız büyük bir gayretle bugün orayı açıp öbür gün diğerini kapatıp, ertesi gün orada işe devam ettirebilirler. Ne yaşadık, hiçbir şey yaşamadık ama bütün bu gayretleri bütün bu emekleri görmezden gelip üstünü kapatıp AK Parti’ye gol atacağım diye Tayyip Bey’e laf edeceğim diye gelip Kütahya şehir Hastanesine konuşmak bence bu şehre yapılmış büyük bir kötülüktür. Bu noktada tekrar uyarıyorum, bunu yapmasınlar yoksa bu ifadeleri daha da sertleştireceğim. Biz bu şehre yeni bir hastane yapmak istiyoruz, 8 yataklı bir hastane hedefimiz var. Bir şey söyleyeceksen bununla ilgili söyle, bir artı koymak için çalış. Olan her şeyi yok saymak, olan her şeyi kötülemekle bu milletin bu Kütahya’nın moralini bozmaktan başka yaptıkları hiçbir şey yok. 10 yıldan beri bu şehir, Şehir Hastanesi bekliyor, açıyoruz, aynı gün tezvirata başladılar. Yok ‘Seçimi alelacele açtılar’ ne alakası var. Biz orada 28 Mart’ta gelip açılış töreni mi yaptık. AK Parti bayrakları mı astık, ne yaptık yani. Eğer biz acele açacak olsaydık Sayın Cumhurbaşkanımız Buraya geldiğinde 28 Şubat’ta açardık” ifadelerini kullandı.
]]>Basın toplantısı düzenleyen Önsay, Kasap’ın Kütahya’ya yapılan her hizmetti “Görmezden gelip” kıyasına eleştirdiğini ifade etti. Önsay, “Bütün emekleri görmezden gelip, üstünü kapatıp, ‘AK Parti’ye gol atacağım’ diye ‘Tayyip Bey’e laf edeceğim’ diye gelip Kütahya Şehir Hastanesini konuşmak bence bu şehre yapılmış büyük bir kötülüktür. Bu noktada tekrar uyarıyorum, bunu yapmasınlar, yoksa bu ifadelerimi daha da sertleştireceğim” diye konuştu.
Önsay, Kasap’ın geçmişte de Kütahya Zafer Havalimanı yatırımını da sürekle eleştirerek, şehri zor durumda bıraktığını dile getirdi.
Önsay, “Bugün duyuyoruz, bir tane Kütahya milletvekilimiz ‘Ya oradaki makineyi buraya mı getiriyorlar? ‘ diyor. Şunu anlamaları gerekiyor, yani sen bir milletvekili olarak mesele nedir, burada yapılan iş nedir, bunu bir konuşmadan araştırman lazım. Burada kamu – özel ortaklığı ile yapılmış bir hastane var ve bu hastane Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Şu anda Sağlık Bakanlığı yönetiyor, yani Sağlık Bakanlığı hem Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesine hem Şehir Hastanesine sahip ve biz bugün bir başhekimle ikisini beraber yönetiyoruz. Burada yapılan işi başka türlü göstermeye çalışmak hakikaten büyük bir aciziyet. Biz vekilimizden şunu beklerdik. Bütün bunlar konuşulurken halk ‘Devlet Hastanesi yıkılıyor, neden yıkılıyor?’ dediğinde ‘ben defalarca bunun önüne geçtim, burası depreme dayanıksız, burayı bir an önce yıkın, yıkmıyorsunuz diye hükümeti eleştirmiştim, en sonunda yıktılar’ diye söylemesi lazım ama onun yerine Şehir Hastanesine bir şekilde kara çalma noktasına gidiyor. İşte Kütahya’nın problemi bu, yani bu şehre bir şey kazandırma noktasında muhalefetin, iktidarın, vekillerin, muhalefetin il başkanları, iktidarın il başkanları, teşkilatlar, tamamen aynı hedefte yürümesi lazım, seçim bitmiş daha on gün olmuş yirmi gün olmuş, bir seçim yokken bile, yakın gelecekte bir seçim gözükmezken bile, bir siyaset yapıyorum diye Şehir Hastanesini karalamanın, bu şekilde hareket etmenin, ben bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Bunlar şehre zarar veriyor. Şimdi yine başladı, duymuşsunuzdur, görüyorsunuzdur, bizim Türkiye’nin her yerinde Kütahya’daki Zafer Havalimanı’na benzer birçok havalimanı var ama bunların hiçbirisi Türkiye’de gündem olmazken sağ olsun bizim bu muhalefet olduğunu söyleyen vekiller sayesinde, sanki Türkiye’de Zafer Havalimanı’ndan başka o konumda olan başka bir yapı yokmuş gibi devamlı bunu ortaya çıkararak örnek haline getirdiler. Şimdi 23 ilde Şehir Hastanesi var. Hiçbir ilde Şehir Hastanesi, efendim şöyle mi oluyor, oraya hasta gidince böyle mi oluyor şeklinde söylentiler yokken, bizim burada bu başladı. Bu yanlış arkadaşlar, bunu yapmayalım. Bu şehre bunu yapmaya Kimsenin hakkı yok. Sonra biz Kütahya’dan bir taleple gittiğimizde bize bürokrasi diyor ki, ‘Sizin orada zaten bir havalimanı yaptık başımıza gelmeyen kalmadı’ şimdi de, ‘Bir Şehir Hastanesi yaptık, başımıza gelmeyen kalmadı’ diyecekler. Buna ne hakkınız var, bu nasıl bir memleket sevdasıdır. Bu nasıl Kütahya’yı sevmektir. Bu nasıl Kütahya’ya hizmet etmektir. Ben bunu hiç anlamıyorum. Bunu ne Afyon milletvekili yapar, ne Eskişehir milletvekili yapar, ne Uşak Milletvekili yapar. Bunu yaparsa ancak maalesef Kütahya milletvekilleri yapar. Yazıktır ya, bu şehri bu şekilde kötülemeye, bu şekilde kötü örneklerin şehri haline getirmeye izin vermeyelim. Bu kadar Zafer Havalimanı’nı kötüledin eline ne geçti senin. Çok şükür Sağlık İl Müdürlüğümüz çalışanlarımız büyük bir gayretle bugün orayı açıp öbür gün diğerini kapatıp, ertesi gün orada işe devam ettirebilirler. Ne yaşadık, hiçbir şey yaşamadık ama bütün bu gayretleri bütün bu emekleri görmezden gelip üstünü kapatıp AK Parti’ye gol atacağım diye Tayyip Bey’e laf edeceğim diye gelip Kütahya şehir Hastanesine konuşmak bence bu şehre yapılmış büyük bir kötülüktür. Bu noktada tekrar uyarıyorum, bunu yapmasınlar yoksa bu ifadeleri daha da sertleştireceğim. Biz bu şehre yeni bir hastane yapmak istiyoruz, 8 yataklı bir hastane hedefimiz var. Bir şey söyleyeceksen bununla ilgili söyle, bir artı koymak için çalış. Olan her şeyi yok saymak, olan her şeyi kötülemekle bu milletin bu Kütahya’nın moralini bozmaktan başka yaptıkları hiçbir şey yok. 10 yıldan beri bu şehir, Şehir Hastanesi bekliyor, açıyoruz, aynı gün tezvirata başladılar. Yok ‘Seçimi alelacele açtılar’ ne alakası var. Biz orada 28 Mart’ta gelip açılış töreni mi yaptık. AK Parti bayrakları mı astık, ne yaptık yani. Eğer biz acele açacak olsaydık Sayın Cumhurbaşkanımız Buraya geldiğinde 28 Şubat’ta açardık” ifadelerini kullandı. – KÜTAHYA
]]>TRABZON – Trabzon’da Şenol Güneş Spor Kompleksi’nin yanındaki dolgu alanında yapımı süren 900 yataklı Şehir Hastanesi’nin kaba inşaatı tamamlandı. Yapım çalışmaları süren şehir hastanesi inşaatında yüzde 33 seviyelerine gelinirken, deprem izolatörlerinin ise yüzde 95’i takıldı.
Şenol Güneş Spor Kompleksi’nin yanındaki dolgu alanında yapımına başlanan Trabzon Şehir Hastanesi’ndeki çalışmalar sürüyor. Toplam 900 nitelikli yatak sayısı sahip olacak şekilde projelendirilen ve bin 461’e tamamlanacak şekilde yatak kapasitesi arttırılabilir durumda olan Trabzon Şehir Hastanesi inşaatı yüzde 33 seviyelerine geldi. Kentteki yoğun bakım kapasitesini 2 katına çıkartacak olan Trabzon Şehir Hastanesi’nde 300 poliklinik ve 33 ameliyathane olacak. 4 bin 300 fore kazığın kullandığı şehir hastanesi depreme dayanıklı olarak inşa edilen 562 sismik izolatör ile korunacak. Deprem izolatörlerinin yüzde 95’i takılarak monte edilirken, inşaatının kaba inşaatı ise tamamlandı. 2025 yılının Şubat ayında hizmete girmesi planlanan şehir hastanesinde yanık tedavi ünitesi, nükleer tıp ünitesi, radyoterapi alanı, diyabet ünitesi, kan transfüzyon merkezi, uyku laboratuvarı ve genetik laboratuvar yer alacak.
Trabzon Şehir Hastanesi’ndeki çalışmaları inceleyen Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Usta, yaptığı açıklamada, inşaatının yüzde 33 seviyelerine geldiğini belirterek kaba inşaatının ise yüzde 99 oranında tamamlandığını söyledi. 1.5 yıl içerisinde vatandaşların hastanenin hizmetlerinden yararlanacağını kaydeden Usta, “Hastanemiz hem yoğun bakımı ile hem yatak kapasitesi ile hem de diğer teknolojik kapasiteli ile hizmetlerin bütünleşik olarak tek çatı altında verilebilmesiyle öne çıkan bir yapılanma. İnşallah halkımız 1.5 yıl içerisinde bu hizmetten net bir şekilde istifade etmiş olacak” dedi.
“Fore kazıkların hepsi çakıldı”
Deprem izolatörlerinin yüzde 95’inin takıldığını vurgulayan Usta, “Bin 461 yatak kapasitesine kadar çıkarılabilir yapısı var. 900 yatak kapasiteli olarak görülüyor. Ama yoğun bakım yatakları ve her odayı çift yatağa çevirebilme durumu söz konusu olabiliyor. Dolayısıyla istediğimiz zaman bin 461 yatağa kadar çıkabilecek bir durum söz konusu. Deprem izolatörlerinin de yüzde 95’i takıldı, monte edildi. Diğer fore kazıkların hepsi çakıldı, o anlamda bir eksiğimiz yok. İnşallah hem fore kazık sistemi ile hem deprem izolatörleri ile ciddi bir şekilde depreme karşı dayanıklılığı sağlamış bir bina” şeklinde konuştu.
“Şehir hastanesinin dört bir tarafından yollar yapılması planlanmakta”
Trabzonspor’un stadının yanında inşa edilen Şehir hastanesine ulaşımda acil hastaların gelebilmesini engelleyecek bir durumun söz konusu olmayacağını belirten Usta, “Karayolları ile yapılan çalışmalar neticesinde şehir hastanesinin dört bir tarafından yollar yapılması planlanmakta. Onun dışında maçla alakalı olan süreçte de maç saatleri hastanelerinin aktif olmadığı saatleri tekabül ediyor. Özellikle o anlamda hastanemiz adına yoğun olmayan bir trafiğimiz söz konusu olacak. Aynı zamanda hem tünelden hem Doğu ve Batı’da olan iki kavşaktan dolayı da şehir hastanesine gelebilecek olan acil hastaların gelebilmesini engelleyecek bir durum söz konusu olmayacak” ifadelerini kullandı.
]]>