Savcı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 22:36:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Furkan Apartmanı Davasında Karar Açıklandı https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-karar-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-karar-aciklandi/#respond Fri, 19 Jul 2024 22:36:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40966

HABER: MEHMET OFLAZ KAMERA: CEMAL BERK AYTEKİN

(GAZİANTEP) – Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Furkan Apartmanı davasında; sanık Faik Öğüt, Eyüp Öğüt ve Nejdet Alpay’a beraat, Yılmaz Şahin Yurtyapan’a 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Firari sanıklar Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever’in dosyası tefrik edildi. Aileler adliye önünde karara tepki gösterdi.

Gaziantep’in Nizip ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’nde 51 kişinin yaşamını yitirdiği Furkan Apartmanı ile ilgili 4’ü tutuksuz, 2’si firari 6 sanık hakkında ayrı ayrı 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle açılan davanın görülmesine devam edildi. Duruşma öncesi Nizip Adalet Sarayı çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Furkan Apartmanı’nda yakınlarını kaybeden aileler ve avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Eyüp Öğüt duruşmaya katılırken, diğer sanıklar Faik Öğüt, Nejdet Alpay ve Yılmaz Şahin Yurtyapan, firari sanık müteahhitler Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever  duruşmaya katılmadı. CHP’li ve EMEP’li milletvekilleri de duruşmayı takip etti.

Savcı mütalaasını açıkladı

Duruşmada ilk olarak cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuksuz yargılanan dört sanıktan Faik Öğüt, Eyüp Öğüt ile Yılmaz Şahin Yurtyapan hakkında “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan üst sınırdan ceza, Nejdet Alpay için beraat talep etti.

“‘Adalet mülkün temelidir’ diyorsanız…”

Savcının mütalaasının ardından yakınlarını kaybedenlerin ailelerine söz verildi. Müştekiler, “sanıkların olası kast suçundan yargılanması gerekiyor, kamu görevlileri de yargılansın” dedi. Duruşmada enkazda ailesini kaybeden, Elif Buse Kaplan, “Deprem ülkesinde kolon kesmek, asma kata daire yapmak, bunlara elektrik, su, doğal gaz bağlamak bile bile ölüme sebebiyet vermek değilse nedir? Bu açık bir kasttır. Ben buradan çıkıp ailemin mezarına gideceğim, onlara çocuğunuz, ablanız sizin hakkınızı sonuna kadar savundu, adalet kazandı, rahat uyuyun demek istiyorum… ‘Adalet mülkün temelidir’ diyorsunuz, temel yoksa mülk de adalet de yoktur. Bize adaleti temel yapın” diye konuştu.

Müşteki avukatları da savcının mütalaasına katılmadıklarını belirtti. Sanıkların olası kast suçundan yargılanmasını talep etti.

Savcı “kamu görevlileri” hakkında soruşturma izni verildiğini açıkladı

Ailelerin kamu görevlilerin yargılanmasıyla ilgili taleplerini dile getirmeleri üzerine, Cumhuriyet savcısı, Furkan Apartmanı’na ilişkin kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildiğini, kamu görevlilerinin karara itiraz ettiğini ve sürecin devam ettiğini açıkladı.

Duruşma yeri ve heyet değiştirilsin talebi

Sanık Eyüp Öğüt önceki duruşmada yaptığı beyanlarını tekrarladı. Öğüt, “Kesinlikle kolon kesmedim, tadilat yapmadım, 1 artı 1 dairem yok” dedi. Diğer sanıkları ise avukatları savundu.

Sanık Yılmaz Şahin Yurtyapan’ın avukatı Yaşar Sağlam, ailelerin adalet mücadelesinin basında yer almasıyla, davanın siyasi bir dava geldiğini iddia etti. Avukat Sağlam, “Bu davada sanıklar baskı altında. Bu davanın başka bir şehre atanmasını ve başka bir heyetin bakmasını istiyorum. Müvekkilim 70 yaşında sağlık problemleri var. Müvekkilim cezaevine girerse suçsuz yere diri diri mezara gömmüş olacaklar” diye konuştu. Yaşar Sağlam, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti’den Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmuştu.

Bir diğer sanığın avukatı da daha önce müvekkilinin cezaevinde 25 kilo verdiğini söyledi.

Duruşmaya ara verildi

Mahkeme heyeti, sanık Eyüp Öğüt’e son sözünü sordu. Öğüt,  “Ben aklanmak istiyorum. Ben suçlu değilim” dedi. Heyet kararın saat 15.00’te açıklanacağını belirterek duruşmaya ara verdi.

Karar açıklandı

Aranın ardından mahkeme heyeti saat 15.50’de kararını açıkladı. Mahkeme, sanık Faik Öğüt, Eyüp Öğüt ve Nejdet Alpay’a beraat, Yılmaz Şahin Yurtyapan’a 16 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Firari sanıklar Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever’in dosyası tefrik edildi.

Kararın ardından Furkan Apartmanı’nda yakınlarını kaybeden aileler adliye önünde karara tepki gösterdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-karar-aciklandi/feed/ 0
Furkan Apartmanı davasında kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildi https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-kamu-gorevlileri-hakkinda-sorusturma-izni-verildi/ https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-kamu-gorevlileri-hakkinda-sorusturma-izni-verildi/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:51:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40921 HABER: MEHMET OFLAZ KAMERA: CEMAL BERK AYTEKİN

(GAZİANTEP) – Gaziantep’te 51 kişinin hayatını kaybettiği Furkan Apartmanı davasının 7’nci duruşması görülüyor. Cumhuriyet savcısı, Furkan Apartmanı’na ilişkin kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildiğini, kamu görevlilerinin karara itiraz ettiğini ve sürecin devam ettiğini açıkladı.

Gaziantep’in Nizip ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’nde 51 kişinin yaşamını yitirdiği Furkan Apartmanı ile ilgili 4’ü tutuksuz, 2’si firari 6 sanık hakkında ayrı ayrı 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle açılan davanın görülmesine devam edildi. Duruşma öncesi Nizip Adalet Sarayı çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Furkan Apartmanı’nda yakınlarını kaybeden aileler ve avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Eyüp Öğüt duruşmaya katılırken, diğer sanıklar Faik Öğüt, Nejdet Alpay ve Yılmaz Şahin Yurtyapan duruşmaya katılmadı. Firari müteahhitler Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever’in avukatı Ersan Şen de duruşmaya katılmadı. CHP’li ve EMEP’li milletvekilleri de duruşmayı takip etti.

Duruşmada ilk olarak cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuksuz yargılanan dört sanıktan Faik Öğüt, Eyüp Öğüt ile Yılmaz Şahin Yurtyapan hakkında “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan üst sınırdan ceza, Nejdet Alpay için beraat talep etti.

“Bizim ailemizi parçaladılar”

Savcının mütalaasının ardından yakınlarını kaybedenlerin ailelerine söz verildi.

Selin Şahin: Nizip 4. derece deprem bölgesi. Nizip’te 40 bin içerisinde sadece Furkan Apartmanı yıkıldı. Ben orada kardeşimi kaybettim. Kararı vicdanınıza bırakıyorum.

Hasip Şahin: Acımız çok büyük. Bu binanın yıkılmasında hiç mi kamu görevlisi sorumlu değil? Adalet arıyoruz.

Enkazdan 28 saat sonra çıkan yurttaş: Kamu görevlilerinin de yargılanmasını istiyorum.

Özlem Taşdemir: 2 kızımı ve eşimi kaybettim. Oğlum ve ben yaralı olarak çıktık. Bizim ailemizi parçaladılar, bizim içimizi yaktılar. Biz acı yaşarken, serbest bırakılanlar gülüp eğleniyor. Sanıkların olası kastla yargılanmasını istiyoruz. Kararı vicdanınıza bırakıyoruz.

Seçkin Şahin: Ben 19 yaşındaki pırlanta gibi çocuğumu kaybettim. Kolon kesenler hayatlarına devam ediyor, benim oğlum mezarda. Bizim canlarımızı geri veremeyeceksiniz. Adaleti verin. Ben olası kastla yargılanmalarını istiyorum. Kamu görevlilerinin yargılanmasını istiyorum.

Elif Buse Kaplan: Deprem ülkesinde kolon kesmek, asma kata daire yapmak, bunlara elektrik, su, doğal gaz bağlamak bile bile ölüme sebebiyet vermek değilse nedir? Bu açık bir kasttır. Ben buradan çıkıp ailemin mezarına gideceğim, onlara çocuğunuz, ablanız sizin hakkınızı sonuna kadar savundu, adalet kazandı, rahat uyuyun demek istiyorum… ‘Adalet mülkün temelidir’ diyorsunuz, temel yoksa mülk de adalet de yoktur. Bize adaleti temel yapın.

Müşteki avukatları da savcının mütalaasına katılmadıklarını belirtti. Sanıkların olası kast suçundan yargılanmasını talep etti.

“En tepeden…”

Duruşmada söz alan Gaziantep ÇHD yöneticisi avukat Ergin Sözen ise şöyle konuştu:

“Bu şehirde İl Afet Eylem Raporu hazırlanmış, rapora uygun bir tek adım atılmamış. Ben kendim bizzat valiliğe yazı yazdım, önceki davalarda savcılar bunu bile yapmadılar. Valilik bir paragraf cevap verdi: ‘İtfaiyeyi bilgilendirdik. Organize Sanayi bölgesine bilgi verdik!’ Yaptığı bu kadar. Görev ihmali var.

Burada kolon keseni, kaçak kat çıkanı, eksik malzeme kullananı yargılıyorsunuz. Peki, Furkan Apartmanı’nı denetlemeyenler, ta en tepeden itibaren üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmeyen devlet görevlileri ne olacak? Bunları söyleyince sanık müvekkilleri ‘iddianameye ve mütalaaya bağlı kalın’ klişesine sarılıyorlar. Ama zaten iddianame ve mütalaa eksik. Siz de bu eksik iddianame ile karar verirseniz, hukuka ve etiğe aykırı bir karar vermiş olursunuz. Sanıkların olası kastla yargılanmalarını ve sorumluluğu olan tüm devlet kurumlarının ve kamu görevlilerinin hepsinin yargılanmasını talep ediyoruz.”

Savcı “kamu görevlileri” hakkında soruşturma izni verildiğini açıkladı

Ailelerin kamu görevlilerin yargılanmasıyla ilgili taleplerini dile getirmeleri üzerine, Cumhuriyet savcısı, Furkan Apartmanı’na ilişkin kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildiğini, kamu görevlilerinin karara itiraz ettiğini ve sürecin devam ettiğini açıkladı.

“Kolon kesmedim”

Sanık Eyüp Öğüt önceki duruşmada yaptığı beyanlarını tekrarladı. Öğüt, “Kesinlikle kolon kesmedim, tadilat yapmadım, 1+1 dairem yok” dedi. Diğer sanıkları ise avukatları savundu.

SÜRECEK

]]>
https://www.haber60.com.tr/furkan-apartmani-davasinda-kamu-gorevlileri-hakkinda-sorusturma-izni-verildi/feed/ 0
Ardahan Baro Başkanı, müvekkilin kelepçeli tutulduğu ve darp edildiği iddiasıyla savcıya başvurdu https://www.haber60.com.tr/ardahan-baro-baskani-muvekkilin-kelepceli-tutuldugu-ve-darp-edildigi-iddiasiyla-savciya-basvurdu/ https://www.haber60.com.tr/ardahan-baro-baskani-muvekkilin-kelepceli-tutuldugu-ve-darp-edildigi-iddiasiyla-savciya-basvurdu/#respond Tue, 21 May 2024 22:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32682

ÖZKAN KARAKAYA

(ARDAHAN)- Ardahan Baro Başkanı Murat Yolcu, Göle Adliyesi’nde bir müvekkilin kelepçeli tutulduğu ve darp edildiği gerekçesiyle savcıya başvurduklarını, ancak savcının adli kolluğun amiri olmasına rağmen gerekeni yapmadığını ileri sürerek “Kolluğun keyfi olarak Ardahanlı hemşehrilerimizi kelepçeli bir şekilde adliyede tuttuklarına defalarca şahit olduk. Biz bu konunun adli ve idari yönünden takipçisi olacağız” dedi.

Ardahan Baro Başkanı Avukat Murat Yolcu, Göle Adliyesi’nde bir müvekkile yönelik kelepçe uygulaması ve darp iddiasına ilişkin açıklama yaptı. Yolcu, şunları söyledi:

“Cumartesi günü baromuz avukatlarından Fatih Candemir benim telefonumu arama suretiyle Göle Adliyesi’nde bir müvekkilin gözaltında tutulduğunu söyledi. Kendisinin talebine rağmen kelepçesinin adliye içerisinde açılmadığını söylemiştir. Bu durumun tespiti için ve bu durumu tutanak altına almak için bizi adliyeye davet etmesi üzerine ben o gün 12 sularında Göle Adliyesi’ne intikal ettim. Göle Adliyesi’ne gittiğimde bizi çağıran meslektaşımızın savcılık katında olması nedeniyle zemin katta müvekkil olan şüpheliyi gördüm. Yanında 3 tane rütbeli jandarma görevlisi vardı. Şahsı ben de kelepçeli olarak gördüm ve yüzünde çok belirgin şekilde darp, cebir izi, gözünde morluklar olduğunu tespit ettik. Oradaki jandarma görevlilerine kendimi tanıtarak avukat olduğumu belirterek şüpheliyle görüşmek istediğimi söyledim CMK 149. madde gereğince. Jandarma görevlisi savcılık aşamasının bittiğini, görüştürmeyeceğini, gidip istediğimiz yere şikayet edebileceğimizi söyledi. Biz de kanuni zorunluluk olduğunu, onun inisiyatifine bağlı olmadığını söyledik. Hukuki bir açıklamada yaptık ama keyfi bir şekilde, hukuk tanımaz bir şekilde yetkisini aşarak bu talebimizi geri çevirdi. Biz bu sırada şahsın darp cebiri görmemiz üzerine fotoğrafla durumu tespit ettik ve görüşme konusundaki ısrarımız üzerine jandarma görevlileri savcılık ifadesi bitip sulh ceza hakimliğine sevk edilmiş ve sorgusunu bekleyen şüpheliyi kaçırmak suretiyle zorla jandarma aracına bindirerek adliyeden çıktılar. Bu belki de Türkiye hukuk tarihinde yaşanan bir ilktir ve bu ne yazık ki Ardahanlı hemşehrilerimize reva gördüler. Biz bunu direkt olarak savcılık makamına bildirdik. Göle Cumhuriyet Savcısı Mehmet Küçük talebimiz üzerine adliyeye geldi ve kendisine durumu ve suç işlendiğini, şahsın bariz şekilde darp edildiğini ve beyanına göre jandarma tarafından darp edildiğini söyledik.

“Görevinin gereğini yerine getirmemiştir”

Buna rağmen doktor raporunda herhangi bir lezyona rastlanılmadığını, darp cebir izi olmadığına buna dair bir rapor vardı. Doktor hakkında da şikayetlerimiz olduğunu söylememize rağmen sayın savcı anlam veremediğimiz ve tedirgin bir şekilde jandarma görevlilerini aradı. Adli kolluk amiri olmasına rağmen, emir verme yetkisi olmasına rağmen rica ve minnetle tedirginlik içinde ‘Getirin ya bir şey olmaz görüşsünler tabii ki görüşebilirler’ gibi neredeyse rica eder bir tavırla, tedirgin bir tavırla jandarma görevlilerini çağırdı. Çağırması üzerine 10- 15 dakika sonra yani müvekkil şüpheli yarım saat dolaştırıldıktan sonra bilmediğimiz bir yerde Göle Adliyesi’ne getirildi. Biz bu konuyla ilgili tekrar sağlık kuruluşuna sevk edilmesini, raporun alınması sözlü taleplerimiz cumhuriyet savcısı tarafından yerime getirilmedi. Getirilmeyi bir tarafa bırakın neredeyse bizi suçlayacak ‘Bizim kim olduğumuzu, siz kimsiniz, siz kendinizi ne sanıyorsunuz’ gibi bir cumhuriyet başsavcısına yakışmayacak beyanlarda bulunarak burada görevinin gereğini yerine getirmeden, adaletten hukuktan yana bir tavır sergilemeden adeta kolluğun bir birimi gibi hareket edecek bir tavır sergiledi. Bununla ilgili biz adliyeye intikal eden avukat arkadaşlarımız ile birlikte gerekli tutanakları tuttuk, suç duyurusunda bulunduk. Şu anda herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz, bu münferit bir olay değil. Söz konusu adı geçen savcının sürekli olarak CMK 193. maddenin açık olmasına rağmen kolluğun keyfi olarak Ardahanlı hemşehrilerimizi bağlı ve kelepçeli bir şekilde adliyede tutuklarına defalarca şahit olduk. Biz bu konunun adli ve idari yönünden takipçisi olacağız. Hem ilgili cumhuriyet savcısıyla ilgili tespit HSK bazında bu açık şekilde darp edildiği vatandaşa darp cebir izi yoktur sağlamdır raporu veren hekim hakkında, jandarma görevlileri hakkında gerekli adli ve idari işlemleri başlatacağız. ve bunun da takipçisi olacağız. Bu hususta da sadece biz baro olarak kurumsal görevimiz olabilir ama bu hususta bütün Ardahan kamuoyunu başta siyasiler olmak üzere bu tür olumsuz olayların tekrar yaşanmaması için bize destek olmaları için göreve davet ediyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ardahan-baro-baskani-muvekkilin-kelepceli-tutuldugu-ve-darp-edildigi-iddiasiyla-savciya-basvurdu/feed/ 0 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’a sıkılan kurşun Türkiye’ye, adalete ve hukuka sıkılan kurşundur https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-sehit-cumhuriyet-savcisi-mehmet-selim-kiraza-sikilan-kursun-turkiyeye-adalete-ve-hukuka-sikilan-kursundur/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-sehit-cumhuriyet-savcisi-mehmet-selim-kiraza-sikilan-kursun-turkiyeye-adalete-ve-hukuka-sikilan-kursundur/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24767 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’a sıkılan kurşunun Türkiye’ye, adalete ve hukuka sıkılan kurşun olduğunu belirterek, “Bundan sonraki hakim ve savcılarımız, yargı mensuplarımız şehidimizin emanetine sahip çıkma noktasında hep beraber mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Haliç Kongre Merkezi’nde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz anısına düzenlenen “Hakim ve Cumhuriyet Savcıları” iftar programında bir konuşma yapan Tunç, şehit savcı Kiraz’ın şehadete ulaşmasının 9. yılı dolayısıyla farklı programlara katıldığını söyledi.

Terörle mücadeledeki kararlılıklarından hiçbir zaman taviz vermediklerini belirten Tunç, “(Mehmet Selim Kiraz) Ona sıkılan kurşun Türkiye’ye, adalete ve hukuka sıkılan kurşundur. Bundan sonraki hakim ve savcılarımız, yargı mensuplarımız şehidimizin emanetine sahip çıkma noktasında hep beraber mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Tunç, bugün Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesindeki hukuk fakültesi öğrencilerinin şehit savcı Mehmet Selim Kiraz’ı andıklarını dile getirerek, “Geleceğimizin ne kadar güvencede olduğunu o öğrencilerimizle gerçekleştirdiğimiz sohbette gördük. Onun idealine nasıl sahip çıktıklarını, Türkiye’de hukuk mücadelesi, adalet mücadelesi noktasında gençlerimizin nasıl kararlı olduğunu da üniversitedeki o programda görmüş olduk.” ifadesini kullandı.

Yargı mensuplarının adaletin tecellisi için fedakarca çalıştığını aktaran Tunç, İstanbul’un Türkiye’deki hem iş yükü, hem de hakim ve savcı sayısı bakımından yüzde 20’sini oluşturduğunu söyledi.

Fiziki mekanların teknolojiyle donatılmasının önemli olduğunu ama en önemlisinin ise kürsüde görev yapan hakim ve savcıların yani insan unsurunun adaletin tecellisi noktasında her şeyden önemli olduğunu belirten Tunç, şöyle devam etti:

“Fedakarca çalışan, 24 bin hakim ve savcımız var. Bütün ülke genelinde İstanbul’umuzda da 4 binden fazla hakim, savcımız var. Gece gündüz çalıştığınızın farkındayız. Bu çalışmalarımızda bizler sizlere ne kadar destek olabiliyorsak o kadar da mutlu olacağız. Hep beraber vatandaşlarımızın yargıya güvenini yargı hizmetlerinden memnuniyeti en üst noktaya çıkarmanın gayreti içerisinde çalışmamızı sürdüreceğiz. Adalet mümkün temelidir. Adalet insan onurunu korumaktır. Adalet haklıya hakkını vermektir. Bu derece kutsal bir mesleğin, kutsal bir vazifenin sahiplerisiniz sizler. Bu kutsal vazifeyi yaparken bizler de teşkilat olarak sizlere ne kadar destek olabiliyorsak sizin o adaletin tecellisi yolunda sizlere ne kadar katkı sağlayabiliyorsak o kadar biz de görevimizi yapmış olmanın rahatlığı içerisinde olacağız.”

Türkiye’nin son 22 yılda özellikle güvenilir adalet sisteminin tesisi, fiziki mekanların ve kapasitenin artırılması bakımından önemli mesafeler katettiğini anlatan Tunç, “Müstakil adliye sarayları bakımından baktığımız zaman çok önemli bir ilerleme sağlandığını görüyoruz. 500 bin metrekare kapalı alandan bugün 6 milyon metrekare kapalı alana çıktık. Türkiye genelinde müstakil adalet sarayları bakımından ve binaların içerisindeki teknolojinin vatandaşlarımızın, yargı mensuplarımızın hizmetine sunulması bakımından da önemli mesafeler aldık. UYAP sistemi, görüntülü duruşmalara varıncaya kadar, teknolojinin imkanlarından yararlanmanın gayreti içerisindeyiz.” şeklinde konuştu.

Yargı Reformu Stratejisi Belgesi’ni seçimden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklayacağını belirten Tunç, şunları kaydetti:

“2028 yılına kadar geçecek sürenin Yargı Reformu Stratejisi Belgesi kapsamında ortaya konulacak hedefler doğrultusunda hem mevzuatın iyileştirilmesi hem de uygulamaya yönelik vatandaşlarımızdan gelen öneriler doğrultusunda mevzuatın ve uygulamanın iyileştirilmesi noktasındaki çalışmalarımızı da önümüzdeki süreçte devam ettireceğiz.”

Programa, Adalet Bakan Yardımcıları Niyazi Acar, Hurşit Yıldırım, Akın Gürlek, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Hakimler Savcılar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çetin Arslan, Hakimler Savcılar Kurulu 2. Daire Başkanı Mehmet Akif Ekinci, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Bekir Altun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Zafer Koç, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Gümüş, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çiğdem, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Necip Sarı, çok sayıda hakim ve savcı katıldı.

Ayrıca Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın ailesi de iftara katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-sehit-cumhuriyet-savcisi-mehmet-selim-kiraza-sikilan-kursun-turkiyeye-adalete-ve-hukuka-sikilan-kursundur/feed/ 0
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın anma töreni düzenlendi https://www.haber60.com.tr/istanbul-cumhuriyet-savcisi-mehmet-selim-kirazin-anma-toreni-duzenlendi-2/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-cumhuriyet-savcisi-mehmet-selim-kirazin-anma-toreni-duzenlendi-2/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24556 İstanbul Adalet Sarayındaki makam odasında terör örgütü DHKP-C üyelerince 9 yıl önce şehit edilen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, düzenlenen törenle anıldı.

İstanbul Adalet Sarayı atrium alanındaki “Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ı Anma Töreni” saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz konuşmasında, Kiraz’ın 9 yıl önce görevi sırasında hain ve vahşi bir saldırıyla şehitlik makamına ulaştığını söyledi.

Yargı mensuplarının hukuktan ve adaletin çizdiği yoldan sapmayan vicdanlı, hakkaniyetli biri olarak anılmasından daha değerli bir miras olmadığını dile getiren Yılmaz, “İşte kendisinin bizlere bıraktığı bu anlamlı adalet mirasını layıkıyla ifa etmek dışında başka seçeneğimizin olmadığının da farkındayız. Bu ağır sorumluluğun bir gereği olarak daha fazla çalışmamız evet çok daha fazla gayret göstermemiz gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenlerle masamızda karar vermemizi bekleyen dosyaların hacmine, tarafların kim olduğuna bakmadan hakim ve savcılar olarak adaletle ve hakkaniyetle ve her şeyden önce vicdanınızın sesini dinleyerek görevimizi ifa ettiğimiz sürece Mehmet Selim savcımızın hatırasına en anlamlı şekilde sahip çıkmış olacağız.” diye konuştu.

Başsavcı Yılmaz, terör örgütlerinin tetikçileri vasıtasıyla şiddet ve korku yaymaya çalıştığını, hiçbir saldırı ve tehdide boyun eğmediklerini bundan sonra da eğmeyeceklerini dile getirdi.

6 Şubat’taki saldırı girişimi

Şaban Yılmaz, 6 Şubat’ta karanlık odakların bir kez daha ortaya çıkarak İstanbul Adliyesi’ne saldırı girişiminde bulunduğunu, Dilfiraz Karataş’ın da hayatını kaybettiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Buradan tekrar ilan etmek isterim ki huzurumuzu birlik ve beraberliğimizi, dayanışma duygumuzu hedef alan böylesi hain saldırılar ve maalesef hala devam eden tehditler var. Tehditler kesinlikle bizi yolumuzdan döndüremeyecek ve asla emellerine ulaşamayacaklardır. Saldırganların gerçek emellerine ulaşmasını kahramanca bir mücadeleyle engelleyen güvenlik görevlilerimizi canı gönülden kutluyorum.”

Şehit Savcı Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ise “2015’ten bu yana 10 yıl geçiyor. 10 yıldır biz maalesef aynı şekilde gidip geliyoruz. Çok şükür ki bu birlik ve beraberliğimiz devam ediyor. Biz vatanımızı sevdiğimiz gibi Allah şahit evladımızı da seviyoruz. Halen de seviyoruz. Yokluğuna da bir türlü alışamıyoruz ama emin olun bunu bütün samimiyetimle söylüyorum ki sizleri hep böyle bu şekilde görünce her birinizi Selim kadar kendime yakın görüyorum ve sizleri yürekten de seviyorum. Bütün şehitlerimizi, özellikle adalet şehitlerimizi ve oğlumu da rahmetle, minnetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un da katıldığı törende, konuşmaların ardından Mehmet Selim Kiraz’ın görevi başında terör örgütü DHKP-C üyelerince şehit edildiği adliyenin 6’ncı katındaki makam odasına geçildi.

Adalet Bakanı Tunç, Başsavcı Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, şehit Savcı Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ve beraberindekiler, fotoğrafı ile isminin yer aldığı odadaki çalışma masasına karanfil bıraktı. Odada Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi.

Törene, Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek, Adalet Komisyonu Başkanı Bekir Altun, İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, İstanbul’daki diğer adliyelerin başsavcı vekilleri, hakimler, savcılar, avukatlar ve adliye personeli katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-cumhuriyet-savcisi-mehmet-selim-kirazin-anma-toreni-duzenlendi-2/feed/ 0
İtalya’da Hakim-Savcı Sınavlarına Psikolojik Testler Eklenecek https://www.haber60.com.tr/italyada-hakim-savci-sinavlarina-psikolojik-testler-eklenecek/ https://www.haber60.com.tr/italyada-hakim-savci-sinavlarina-psikolojik-testler-eklenecek/#respond Thu, 28 Mar 2024 03:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24252 İtalyan hükümeti, hakim-savcılık sınavlarına psikolojik testlerin de eklenmesini öngören bir yasa tasarısını onayladı. Yargıyla zaman zaman ters düşen sağ koalisyon hükümetinin bu hamlesi “yargıçlara savaş ilanı” olarak yorumlandı.

Bakanlar Kurulu’nda dün kabul edilen kanunla, 2026’dan itibaren hakim-savcılık sınavlarında yazılı testi geçenlere psikolojik yeterlilik testi de yapılması öngörülüyor.

Yasaya göre bu testler, Yüksek Hakimler Konseyi (CSM) tarafından organize edilecek. Üçte biri parlamento tarafından seçilen bir üst kurul olan CSM, testi hazırlama görevini psikoloji fakültelerinde görevli öğretim üyelerinden oluşan bir heyete verecek.

Yeni yasal düzenlemeyi açıklayan Adalet Bakanı Carlo Nordio benzer sınavların polisler için de yapıldığını belirterek, savcı ve hakimlere yapılmasının da mantıklı olduğunu savundu.

Nordio, yasanın “siyasi otoritenin veya hükümetin yargıya müdahale girişimi olmadığını” dile getirdi.

Meslek örgütleri ise psikolojik test şartına karşı çıktı.

Ulusal Hakimler Birliği (ANM) Başkanı Giuseppe Santalucia, yasanın amacının “hakimlerin psikolojik kontrole ihtiyacı var” mesajı vererek yargıyı itibarsızlaştırmak olduğunu söyledi.

Santalucia mevcut kurallar ve yönetmeliklerin psikolojik açıdan muafiyet gerektirecek durumları tespit etmeye yeterli olduğunu belirtti ve “Ama eğer psikolojik patoloji dışında herhangi bir şeyi, örneğin hoşlanmadığınız bir varoluş biçimini ya da kişiliğin ifade edilmesini kontrol altına almak istiyorsanız, bu keyfi bir uygulama olur” dedi.

Hakimler Birliği Başkanı hükümeti yetki alanını aşmakla ve propaganda yapmakla suçladı.

Santalucia, Fransa’da da daha önce benzer testlerin uygulandığını ancak birkaç yıl sonra bu uygulamanın terk edildiğini vurguladı.

Fransa’da 2009’da benzer şekilde yeterlilik ve kişilik testi uygulaması getirilmiş, meslek örgütleri ve sendikalar bu uygulamaya faydasız, keyfi ve demagojik olduğu gerekçesiyle tepki göstermişti. Uygulama 2017’de kaldırıldı.

‘Hükümete de test yapılsın’

Yüksek Hakimler Konseyi de benzer şekilde, halihazırda hakim ve savcıların staj aşamasından itibaren düzenli kontrollere tabi tutulduğunu ek testlere gerek olmadığını belirtti.

CSM, mevcut mekanizmaların “yargının bağımsızlığının korunmasını” öngördüğünü de vurguladı.

Ülkenin en tanınmış mafyayla mücadele savcılarından Nicola Gratteri de yeni yasaya tepki gösterdi.

Napoli Cumhuriyet Savcısı Gratteri, hakim-savcılara psikolojik değerlendirme testi yapılrsa hükümet de dahil kamu görevlerinde bulunanlara da bu testin yapılması gerektiğini söyledi.

Gratteri ayrıca üst düzey mevkilerde bulunanlar ve hükümette sorumlulukları olanlara ek olarak uyuşturucu ve alkol testini yapılmasının da yerinde olacağını savundu.

‘Yargı muhalefeti’ suçlaması

Yaklaşık 1,5 yıldır iktidarda olan sağ koalisyon hükümeti, göç yasalarından anayasa reformuna kadar bazı tartışmalı girişimlerinde hukukçularla karşı karşıya gelmişti.

Savunma Bakanı Guido Crosetto geçen Kasım ayında hükümete karşı bir “yargı muhalefeti” olduğunu söylemiş ve “Yargının bir kolunun, ‘Meloni’nin ülkeyi sürüklediği anti-demokratik gidişatın nasıl durdurulacağı’ hakkında toplantılar düzenlediğini duydum” demişti.

Başbakan Meloni’ye yakın isimlerden, partisi İtalya’nın Kardeşleri’nin kurucuları arasında da yer alan Crosetto, geçmişte de “yargı muhalefetinin sağ hükümetleri baltaladığını” iddia etmişti.

İtalyan basını, Bakanlar Kurulu’nda dün kabul edilen yasal düzenlemenin benzerinin daha önce de eski başbakanlardan Silvio Berlusconi tarafından hazırlandığını ancak itirazlar nedeniyle onay aşamasını geçemediğini hatırlattı.

Kariyeri boyunca çok sayıda davada yargılanan Berlusconi, “komünist hakim ve savcıların kendisine saldırdığını” iddia ediyordu.

Bugün iktidardaki sağ koalisyon hükümetinde, Başbakan Meloni’nin liderliğindeki İtalya’nın Kardeşleri ve Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini liderliğindeki Lig’in yanı sıra Berlusconi’nin partisi Haydi İtalya da yer alıyor.

Hükümetin dün kabul ettiği yasa İtalyan basınında “yargıçlara savaş ilanı”, “yargıçlara vurma takıntısı” gibi ifadelerle yer aldı.

Hakimlerin grev de dahil protesto seçeneklerini değerlendirdiği belirtiliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/italyada-hakim-savci-sinavlarina-psikolojik-testler-eklenecek/feed/ 0
Oğlunu yurt dışına kaçıran yazar Eylem Tok’a telefon kapattıran soru: Ne zaman geleceksiniz? https://www.haber60.com.tr/oglunu-yurt-disina-kaciran-yazar-eylem-toka-telefon-kapattiran-soru-ne-zaman-geleceksiniz/ https://www.haber60.com.tr/oglunu-yurt-disina-kaciran-yazar-eylem-toka-telefon-kapattiran-soru-ne-zaman-geleceksiniz/#respond Wed, 13 Mar 2024 06:12:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18406 İstanbul Eyüpsultan’da 1 Mart günü saat 23.50 sıralarında 17 yaşındaki T.C.’yi seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpması sonucunda bir kişi ölmüş, birden fazla kişi yaralanmıştı. Olay sonrası T.C., annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a ardından ABD’ye kaçırılmıştı.

“FENOMEN SORUŞTURMASINDA ŞÜPHELİ” İDDİASI

Mahkeme, Eylem Tok’un boşandığı eşi T.C.’nin babası Bülent Cihantimur hakkında da yurt dışına çıkış yasağı verirken Cihantimur’un çalışanı ise tutuklandı. O firarda payı olduğu ifadelere de yansıyan doktor baba Bülent Cihantimur’un tüm Türkiye’nin konuştuğu ‘fenomen soruşturmasında’ şüpheli olduğu ortaya çıktı. Cihantimur’un diğer fenomenler gibi kara para aklama ve suç örgütüne üye olmakla suçlandığı soruşturmanın ayrıntıları da ortaya çıktı. Kanal D’nin haberine göre Cihantimur, fenomenlere yönelik kara para soruşturmasının şüphelilerinden biri.

13 ŞÜPHELİDEN BİRİ BÜLENT CİHANTİMUR

Kara para aklama iddiasıyla tutuklanan Dilan Polat’ın ardından birçok fenomen hakkında inceleme başlatılmış, hatta soruşturma başlatılmıştı. Soruşturulan o fenomenlerden biri de kamuoyunda ‘Tayyargiller’ olarak bilinen Tayyar ve Özlem Öz çiftiydi. Onların dosyasında 13 şüpheli vardı, o şüphelilerden biri de Bülent Cihantimur’du. Soruşturmayı savcı Gökalp Kökçü yürütüyordu. Hakkında usulsüz işlem yaptığı iddiaları ortaya atılınca İstanbul’dan Erzurum’a gönderildi. Ayrıca HSK hakkında inceleme başlattı. Bunun üzerine savcı emeklilik dilekçesi verip mesleği bıraktı. Savcı dosyadan alınmadan önce Cihantimur ile ilgili birçok tartışmalı karara imza attı. Onlardan ilki de mal varlıklarıyla ilgiliydi. Savcı, mahkemeye gönderdiği yazıda Cihantimur’un da olduğu 13 şüpheli ile ilgili suçlamaları belirtti ve bu şüphelilerin sahibi olduğu 3 şirkete el konulmasını istedi. O şirketler arasında Cihantimur’un estetik merkezi yoktu.

YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI TALEP EDİLDİ

Bu karar diğer şüphelilerin avukatlarının da dikkatini çekti. Avukatlar, Savcı Kökçü’nün dosyadan alınmasının ardından yeni savcıya dilekçe sundu. Kökçü’nün Cihantimur’a ayrıcalık tanıdığı iddiasında bulunuldu. Dosyadaki bilgilere göre Kökçü, şüpheliler hakkında yurt dışına çıkış yasağı talep etti. Ancak talebinde şüphelilerin bu saat itibarıyla hazır edilemediğini vurguladı. Yani gözaltına almamasının nedeni olarak saati gösterdi ama mahkeme kararında saat belirtilmedi.

“ŞÜPHELİLER BÜLENT CİHANTİMUR’U HİÇ TANIMAMAKTADIR”

Akılları karıştıran bir başka detay ise ‘Tayyargiller’ soruşturmasındaki 12 şüphelinin birbiriyle ortak ve akraba olması. 12 kişi iddiaya göre 13’üncü şüpheliyi yani Bülent Cihantimur’u tanımıyor. Şüphelilerin avukatları bu iddialarıyla ilgili de başsavcılığa başvurdu. “Soruşturmanın şüphelileri Bülent Cihantimur’u hiç tanımamaktadır, hayatı boyunca bir kez dahi sesini duymadığı, yüzünü görmediği bir şahısla aynı soruşturma dosyasının neden şüphelisi olunmuştur” sorusu yöneltildi. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre Bülent Cihantimur’un neden özellikle bu soruşturma dosyasında girdiği ve hangi şirketleriyle ilgili işlem yapılıp yapılmadığına bakılıyor.

EYLEM TOK SESSİZLİĞİNİ BOZDU

Eylem Tok ise uzun süre sonra sessizliğini NOW Ana Haber’e bozdu. Firari Tok, “Sadece savcıya konuşacağım” ifadelerini kullandı. Eylem Tok ayrıca muhabirin sorduğu “Ne zaman geleceksiniz?” sorusu sonrasında ise telefonu kapattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/oglunu-yurt-disina-kaciran-yazar-eylem-toka-telefon-kapattiran-soru-ne-zaman-geleceksiniz/feed/ 0
Antalya’da uyuşturucu ticaretinden tutuklanan gencin serbest bırakılacağı vaadiyle ailesini dolandıran avukat tutuklandı https://www.haber60.com.tr/antalyada-uyusturucu-ticaretinden-tutuklanan-gencin-serbest-birakilacagi-vaadiyle-ailesini-dolandiran-avukat-tutuklandi/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-uyusturucu-ticaretinden-tutuklanan-gencin-serbest-birakilacagi-vaadiyle-ailesini-dolandiran-avukat-tutuklandi/#respond Thu, 22 Feb 2024 02:12:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10732 Antalya’da uyuşturucu ticaretinden tutuklanan gencin serbest bırakılacağı vaadiyle gencin ailesini 495 bin TL dolandıran avukat, Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, A.A., Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/95605 soruşturma sayılı dosyası kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçundan 8 Aralık 2022 tarihinde tutuklandı. A.A., koğuşundaki bir mahkumun yardımıyla avukat M. A.B.’i bularak ailesinin görüşmesini istedi.

495 bin TL vermeleri halinde oğlunun 2-3 ay içerisinde tahliye edileceğini söyledi

İddiaya göre aile ile görüşen avukat, 80 bin TL karşılığında dosyayı takip edebileceğini, ancak oğlunun 2-3 ay içerisinde cezaevinden erken tahliye edilmesini istiyorlarsa kendisinin alacağı vekalet ücreti dışında 150-200 bin TL civarında olduğunu tahmin ettiği bir meblağ karşılığında dosyaya bakan hakim/savcılar ile görüşüp, erken tahliyesini sağlayabileceğini söyledi. İddiaya göre görüşmeden 1 hafta sonra avukat aileyi tekrar arayarak, dosyaya bakan hakim ve savcıların 450 bin TL para istediğini, kendisinin de 80 bin TL yerine 40 bin TL alabileceğini, 5 bin TL de dosya masrafına gideceğini, bu şekilde 495 bin TL vermeleri halinde oğlunun 2-3 ay içerisinde tahliye edileceğini ve dosyadan beraat edeceğini söyledi. Aile çevresinden para toplayarak bu parayı ödedi. Paranın bir kısmı avukatın eşinin banka hesabına, 7 bin dolar ise elden ödendi. 4 Nisan 2023 tarihinde yapılan ilk celsede ise A.A. hakkında mahkumiyet kararı verildi. Aile A.A.’in cezaevinden tahliyesini sağlamak amacıyla 450 bin TL’sini dosyaya bakan hakim/savcılara vermek üzere, 45 bin TL’sini de avukatlık ücreti ve masraf olarak alarak kendilerini dolandıran avukattan şikayetçi oldu.

Konuşma kaydı ortaya çıktı

Dosyada şüpheli avukata ait ses kayıtlarına da yer verildi. İddia edilen kayıtlarda ise şu ifadeler yer aldı:

“İddianame diyor yazılırsa fiyat değişir, şartlar değişir. Ha garanti yapar mıyız, yapamaz mıyız, belki aksi bir mahkemeye denk gelecek. Bu savcı tıfıl bir savcı dedi başsavcı. Ben bunu yönetirim alırım dedi merak etme. Gider dedi gerekli talimatı veririm yaptırtırım çıkartırım çocuğu. Yüzde doksan dokuz bu şekil çıkacak. Savcı tutuksuz yargılanmasına diye karar yazacak salacak. İddianameyi de içicilik üzerine yazacak. İlk duruşmada çıkarırım. Tahliyesini veririm ilk duruşmada yine içiciliğe gönderirim olayı satıcılıktan beraat ettiririm. İşte bizim hem avantajımız var hem dezavantajımız var. Diyor bitirip çıkacağım. Hatta bana dedi yarın getir dedi, dedim abi yarın getiremem. Çünkü ailenin durumunu biliyorum. Bana dediler ev var, araba var. Satmaya çalışacağız. Nerden baksan bir hafta, on gün sürer dedim. Dedi ben bir hafta, on gün bekleyemem. Sana vereceğim en kısa süre çarşamba gününe kadar hallet.”

İncelenen hesap hareketlerinde söz konusu para gönderimlerinin doğrulandığı, müştekinin bu paraları verirken şikayet edilenin kendilerini dolandırabileceğinden şüphelenmesi ve başka delil elde etme imkanlarının bulunmaması nedeniyle kaydettikleri görüşmelerin hukuka uygun olarak elde edilen delil niteliğinde olduğu değerlendirildi. Yine şikayet edilen avukatın daha öncesinde de başka mağdurlardan, tanıdığı yargı görevlilerine iş gördüreceği vaadiyle menfaat temin ettiğine yönelik iddialar bulundu.

Mağdur yakınlarını çeşitli vaatlerde bulunarak dolandırdığı iddiası ile hakkında 15 Mayıs 2023 tarihinde inceleme fezlekesi düzenlenen şüpheli avukatın Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 2024/150 sorgu sayılı kararı ile tutuklanmasına karar verildi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-uyusturucu-ticaretinden-tutuklanan-gencin-serbest-birakilacagi-vaadiyle-ailesini-dolandiran-avukat-tutuklandi/feed/ 0