Eğitimine, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’nde Dr. Fulya Tezer ile başlayan Saraç, 3 yıldır Münih Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi Üstün Yetenekli Gençler Programı piyano bölümünde Prof. Michael Schafer’in öğrencisi olarak kariyerine devam ediyor.
Can Saraç, Almanya, İtalya, İspanya, Makedonya, Bulgaristan başta olmak üzere birçok ülkede düzenlenen uluslararası yarışmalarda solo ve duo performanslarıyla birincilik ödülleri alarak yurda döndü.
Yurt içi ve yurt dışında konserlerini sürdüren genç sanatçı, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Ada Ankara Bankkart Mavi Salon’daki solo resitali öncesinde, AA muhabirine, çalışmalarını ve hedeflerini anlattı.
Saraç, piyano eğitimine ailesinin yönlendirmesiyle 5 yaşında başladığını, kısa bir dönem sonra dünyanın büyük konser salonlarında en iyi orkestralarla konser verme hayalleri kurmaya başladığını ve yeni hedefler edindiğini söyledi.
Piyano çalışırken ve konserlerinde, dışarıdaki her şeyi unuttuğunu ve çalışacağı eser üzerine yoğunlaştığını ifade eden Saraç, “Konser sırasında, çalıştığınız repertuvarı orada dinleyicinin önüne koyuyorsunuz. Çalarken farklı bir dünyada gibi hissediyorum.” dedi.
Münih Müzik ve Sahne Sanatlarında piyano eğitimi alırken, diğer taraftan İstanbul Kültür Koleji 11. sınıf öğrencisi olduğunu belirten Saraç, 3 senedir ayda ortalama 3 defa dersleri için Münih’e gittiğini, ilk zamanlarda bu temponun kendisini zorladığını, bir süre sonra alıştığını belirtti.
Genç piyanist, geçen aylarda şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki, Rusya’nın efsanevi Mariinski Senfoni Orkestrası ile konser vermenin kendisi için kıymetli bir deneyim olduğunu vurguladı.
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile verdiği şef Deliorman yönetimindeki konserin Rusya konseri öncesi güzel bir tecrübe olduğunu aktaran Saraç, “Mariinski Tiyatrosu konser salonunda Mariinski Senfoni Orkestrası ile konser vermek çok heyecanlıydı. Bu, her müzisyenin hayalinde olan bir şey. Bu hayali kendi adıma gerçekleştirmiş olmak ayrı mutluluk.” diye konuştu.
CSO Ada Ankara’daki ilk konseri
CSO Ada Ankara’daki ilk konseri için büyük bir heyecan duyduğunu dile getiren Saraç, “Her konser öncesi olduğu gibi yoğun bir çalışmam oldu. Bu konserimde de en baştan beri istediğim, piyano eserlerinin bilindik ve en saygı duyulan eserlerinden F. Lizst’in Si Minör Sonatı ile başlayacağım. Çok uzun bir eser, yaklaşık yarım saat kadar sürüyor. Sonrasında Chopin’in 4 Balad’ı ile devam edeceğim.” ifadesini kullandı.
Zaman zaman çalmaktan zevk aldığı bestecilerin değiştiğini belirten Can Saraç, “Bir dönem Chopin ve Robert Schumann çalmaktan hoşlanıyordum. Bir süre sonra Beethoven dinlemeye başladım, bu sıralar ise F. Lizst ve Rahmaninov’un eserlerini dinlemeyi ve çalışmayı seviyorum, bestecilere yönelik ilgim dönem dönem değişiyor.” dedi.
Davet alan 4 piyanistten biri
CSO Ada Ankara’daki konserinin ardından aldığı davet üzerine Brezilya’ya gideceğini anlatan Can Saraç, şunları kaydetti:
“Brezilya’da Rio de Janeiro’daki ilk konserimde de CSO’daki aynı repertuarı çalacağım, ekstra Brahms Intermezzo 1 ve 2. numaralı eserlerini de sunacağım. Brezilya’ya ‘Piyanissomi Festivali’nin davetiyle gideceğim. Festival Yönetim Kurulu beni daha önce hem St. Petersburg’da hem de Moskova’da konser vermek için davet etmişti. Brezilya’da da bu festivali düzenliyorlar ve bu festival için davet ettikleri 4 piyanistten biriyim. 26 Nisan’da Brezilya Rio’da solo konser vereceğim. Her müzisyen kendi konseri için ne olacak, nasıl olacak diye düşünüyordur, ben de bu konserim için çok heyecanlıyım. İlerideki hedeflerim noktasında da heyecanlıyım. En büyük hedeflerimden birisi de yurt dışında istediğim yerde üniversiteye gidip orada eğitimime devam etmek. Üniversite için de Almanya veya Avusturya’yı düşünüyorum.”
Can Saraç, Brezilya’dan döndükten sonra Münih’te piyano hocasının sınıf konserinde performans göstereceğini aktardı.
“Enstrümana ve müziğe ilginiz varsa hiç durmayın başlayın”
Şu an için yeni bir yarışmaya katılmayı planlamadığını, bunu 2 yıl sonra düşündüğünü belirten Saraç, bir yarışmaya hazırlanmanın, öncesinde büyük bir çalışma ve efor ile eserlere odaklanarak, özel seçimler yapmayı gerektirdiğini söyledi.
Saraç, çoğu kişinin lise eğitimi ile piyano eğitiminin beraber zor olabileceği düşüncesinde olduğunu, yıllardır ikisini birlikte yürüttüğünden buna alıştığını ifade ederek, “Tabii bazen okuldan dolayı piyano çalışmadığım dönemler oluyor fakat bir şekilde onu telafi ederek, her zaman istediğim şeyi yapmaya zaman kalıyor.” dedi.
“Müzik yeteneği olanların, matematik ve dil becerilerinin daha iyi olduğu” yönündeki söylem hakkında net bir şey söyleyemeyeceğini vurgulayan Saraç, eğitim hayatına başladığından beri matematiğinin hiçbir zaman kötü olmadığını ama süper de olmadığını dile getirdi.
Ailesindeki tek müzisyen olan Saraç, yabancı dil eğitiminin ise müzisyenler için zorunluluk olduğuna dikkati çekti.
Genç piyanist, gençlerin profesyonel olarak değilse bile hobi olarak enstrüman eğitimlerini akademik eğitimleriyle sürdürebileceklerini ifade ederek, “Gençlere tavsiyem, enstrümana ve müziğe ilginiz varsa hiç durmayın, direkt başlayın, sonunun nereye gideceğini bilemezsiniz. Ufak bir şeyler bile çalsanız, çok az bile çalışsanız, enstrümanınız size ne kadar çalışırsanız karşılığını veriyor.” diye konuştu.
]]>Eğitimine, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’nde Dr. Fulya Tezer ile başlayan Saraç, 2021’den bu yana, Münih Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi Üstün Yetenekli Gençler Programı piyano bölümünde Prof. Michael Schafer’in öğrencisi olarak kariyerine devam ediyor.
Aynı zamanda Prof. Gökhan Aybulus ile düzenli olarak piyano çalışmalarını sürdüren Saraç, Liechtenstein International Music Academy’nin bursiyeri olarak da akademi tarafından verilen tüm eğitim ve konserlere düzenli olarak katılıyor.
Almanya, İtalya, Makedonya, Bulgaristan, İspanya, Macaristan gibi birçok ülkede düzenlenen uluslararası yarışmalarda solo ve duo performanslarıyla birincilik ödülleri kazanan Saraç, bu yıl İtalya’da düzenlenen Piano Academy Eppan’da birincilik elde ederek, “Arturo Benedetti Michelangeli” ödülünü en genç yaşta kazanan piyanist olma başarısı da gösterdi.
“Öğretmenim, müzik kulağımın iyi olduğunu söyledi.”
Solo ve oda müziği konserlerine devam eden genç sanatçı, başarılarla dolu müzik hayatını ve gelecekle ilgili hedeflerini AA’ya anlattı.
Piyano eğitimine ailesinin yönlendirmesiyle 5 yaşında başladığını belirten Saraç, “Evimizin yakınındaki bir sanat merkezine giderek, piyano dersleri aldım. Oradaki öğretmenim Cem Cücenoğlu, müzik kulağımın çok iyi olduğunu ve konservatuvar sınavlarına girmem gerektiğini söyledi. Sınavlara girip kazandım ve böylece müzik yolculuğum başlamış oldu” diye konuştu.
“Günde yaklaşık 7-8 saat çalışıyorum”
Müzik ve piyano hayatında önemli bir yer tuttuğu için sıkı bir çalışma disiplinine sahip olduğuna dikkati çeken sanatçı, “Uzun saatler çalışıyorum özellikle önümde önemli konserlerim varsa çalışma sürem daha da uzuyor. Günde yaklaşık 7-8 saat çalışıyorum. Okula gittiğim günler çok vaktim olmuyor ancak yine de 3-4 saat çalışabiliyorum.” dedi.
Bu yıl İtalya’da elde ettiği birincilik hakkında bilgi veren Saraç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Piano Academy Eppan İtalya’da önemli bir akademi. Dünyadan çok sayıda yapılan başvuru arasından bu akademiye katılmak üzere seçilen 24 piyanistten biri oldum. Bu sene akademiye kabul edilen en genç katılımcı bendim. Sonra akademideki deneyimli profesörler final konserine çıkmak için aralarında benim de olduğum 6 finalist belirledi. Finalde, ‘Arturo Benedetti Michelangeli’ ödülünü kazanan en genç piyanist oldum.”
2022 yılında “Pianissimo-Live” serisinden davet alan en genç piyanist olarak St. Petersburg’daki Hermitage Müzesi ve Moskova’da solo konserler verdiğini aktaran Saraç, 2023 yılında ise ABD Teksas’ta dört yılda bir düzenlenen ve dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen The Cliburn Junior’a “Festival Artist” olarak katıldığını dile getirdi.
En büyük destek ailesinden
Eğitimine devam edip, dünyanın en önemli sahnelerinde konser verme hedefi olduğunu anlatan Saraç, başarısını en büyük destekçisi olan ailesine borçlu olduğunu ve arkadaşlarının kendisine cesaret verdiğini kaydetti.
Saraç, müziğe ilgi duyan gençler için ise şu tavsiyelerde bulundu:
“Bence tüm gençler hiç zaman kaybetmeden sanatla ilgilenmeye başlasın ve yılmadan devam etsinler. Profesyonel olmak için çok çalışmak, disiplinli ve özverili olmak gerekiyor. İlla profesyonel olmak da gerekmiyor aslında hobi olarak da sanatın bir dalıyla uğraşmak çok güzel. Maddi anlamda piyano ve benzeri müzik aletlerine ulaşım çok zor olabiliyor. O yüzden gençlerin özellikle okullarda müzik aletleriyle tanışması büyük önem taşıyor. Birçok genç, müzik aletine ulaşabilse belki kendilerindeki potansiyeli keşfetme imkanı bulacak. Böylece yeni yeteneklerle tanışabileceğiz. O yüzden müzik aletlerinin ulaşılabilir olması çok önemli.”
]]>