Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tarihi ve kültürel mirasıyla ünlü şehri, Türk futboluna damgasını vuracak bir mücadeleye tanık olmaya hazırlanıyor.
Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kararıyla Galatasaray ile Fenerbahçe’nin kozlarını paylaşacağı Süper Kupa’nın final heyecanı, 7 Nisan Pazar günü saat 21.00’de Şanlıurfa’da yaşanacak.
Kent, 2010’da Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında oynanan Türkiye Kupası final maçına da ev sahipliği yapmıştı.
Deprem ve selden etkilenen kente moral olacak
Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yetim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kente yakışır bir final maçının olacağına inandığını söyledi.
Organizasyonun kentte önemli bir moral kaynağı olacağını aktaran Yetim, şunları kaydetti:
“Şanlıurfa’da ardı ardına yaşanan deprem ve sel felaketinin halen yaraları tazeliğini koruyor. Şehrimizdeki moral ve motivasyonun artırılması adına çok güzel bir organizasyon olacaktır. Emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizler kentimizdeki tüm kamu ve sivil toplum kuruluşlarıyla organizasyonun en iyi şekilde geçebilmesi için elimizden geleni yapacağız. Maçın Şanlıurfa’da oynanması hem ekonomik hem sosyal hem de kültürel kaynaşmaya katkı sağlayacaktır. Deprem ve sel travmasını henüz üzerimizden tam atamadığımızdan psikolojik destek de olacaktır. Türkiye’nin her yerinden vatandaşımız bu vesileyle şehrimizi görme imkanı bulacak. Şanlıurfa bu maçı yüzünün akıyla geçirecektir.”
“Böylesi motivasyona ihtiyacımız vardı”
Şanlıurfaspor Kulüp Başkanı Haşim İzol da kupa finalinin kente verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İki kulübü kentte görecek olmaktan gurur duyduklarını vurgulayan İzol, şöyle konuştu:
“Şehir adına güzel bir ambiyans olacaktır. Şehir olarak deprem ve sel felaketi gibi olağanüstü zorlukların ardından böylesi bir motivasyona ihtiyacımız vardı. Ülkemizin iki güzide kulübünün şehrimize gelmesi bizi mutlu ediyor. Gurur verici bir durum. İki takımın yönetiminden taraftarına hepsini en iyi şekilde ağırlamayı planlıyoruz. İki takımın taraftarlarını da mutlaka şehrimize bekliyoruz. Unutamayacakları bir atmosferin kentimizde oluşacağını taahhüt ediyoruz. Şehrimize gelirler yerler içerler muhteşem finali izler giderler. Benzer örnek 12 yıl önce de iki büyük kulübün final maçında görülmüştü.”
“Güneydoğu’da böyle bir maçın oynanması çok önemli”
Şanlıurfaspor Taraftarlar Derneği Başkan Yardımcısı Kerim Aktosun da final maçının kente çok yakışacağını ifade etti.
Futbolun güzel dostluklara vesile olduğunu da hatırlatan Aktosun, “Güneydoğu’da böyle bir maçın oynanması çok önemli. Biz Fenerbahçe ve Trabzonspor’u şehrimizde çok güzel ağırlamıştık. Halen 12 yıl önce oynanan maçta kurduğumuz dostluklarımız devam ediyor. Gerçekten futbolun barış, kardeşlik ve dostluk olduğunu daha önceki kupa maçında nasıl gösterdiysek şimdi de daha iyisini ve güzelini gösterebilmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.” diye konuştu.
Şanlıurfa esnafı çok mutlu
Esnaflardan Adil İpeksever, Turkcell Süper Kupa maçının Şanlıurfa’da oynanacak olmasından dolayı çok mutlu olduklarını söyledi.
Böyle futbol gibi faaliyetlerinin kentte yapılmasının çok önemli olduğunu aktaran İpeksever, “Daha önce de Türkiye Kupası finalinde Trabzon-Fenerbahçe maçı Şanlıurfa’da oynanmıştı, o dönem de tüm esnafımız, oteller olsun, ticari taksiler olsun, lokantacılar olsun hepsi faydalanmıştır. Bu konuda mutluyuz.” dedi.
Lokantacı Ramazan Beyaz da esnaf olarak bu maçın Şanlıurfa’da oynanmasını sağlayan herkese teşekkür ederek, “Kupa maçının Şanlıurfa’da oynanacak olması bizim için büyük bir onur ve şereftir. Özellikle esnafımız ve halkımız için çok güzel bir şey, gurur duyarız. İnşallah esnaf olarak mutlu oluruz. Önümüzdeki yılarda da böyle maçların kentimizde oynanmasını isteriz, çünkü böyle etkinlikler biz esnafları kalkındırır. Kentin tanıtımına çok faydası olur hem maddi olarak hem manevi olarak. Tüm futbolseverleri şehrimizde bekliyoruz.” diye konuştu.
Yusuf Zira ise kupa maçının Şanlıurfa’da oynanmasının esnafa katkı sağlayacağını söyledi.
Türkiye’nin 2 büyük takımını Şanlıurfa’da ağırlayacak olmalarının kendilerini çok mutlu ettiğini ifade eden Zira, şunları kaydetti:
“Bu maçın kentimizde oynamasından dolayı TFF ve tüm ilgililere teşekkür ediyorum, böyle etkinlikler yapılmasını istiyoruz. Şanlıurfa’yı kötüleyenler var. Şanlıurfalılar çok misafirperver insanlardır. Şanlıurfa’nın ciğeri ve kebapları başta olmak üzere yemekleri çok lezzetlidir, gelen misafirlerimizi bu lezzetleri tatmadan göndermeyeceğiz. Burada hem maç keyfini hem yemek keyfini yaşayacaklar.”
İbrahim Halil Kılıç da maçın kentte oynanmasının ekonomik katkısının yanında tanıtım için de çok önemli olduğunu belirterek, esnaf olarak çok sevindiklerini söyledi.
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa’da deprem konutları kura ve teslim programında; “Ne Van, Elazığ, Malatya, İzmir depremlerini yaşayan kardeşlerimize ne Kastamonu, Bartın, Giresun sellerimizi yaşayan insanlarımıza ne Antalya, Muğla yangınlarını yaşayan vatandaşlarımıza hasılı en zor anında devletine umut bağlayan kardeşlerimizin hiçbirisine bugüne kadar mahcup olmadık. Milletçe yüreğimizin yandığı tüm bu afetlerde birileri sadece şov peşinde, sadece siyasi istismar peşinde koşarken biz bir an önce dertlere derman olabilmek için gecemizi gündüzümüze kattık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi Kapalı Spor Salonu’ndaki “Deprem Konutları Kura ve Teslim Töreni”ne katıldı. Erdoğan, özetle şunları kaydetti:
“ŞANLIURFA’DA YAKLAŞIK 4 BİN KONUTUMUZUN YAPIMI HIZLA DEVAM EDİYOR”
“6 Şubat tarihinde yaşadığımız felaket gerçekten çok büyük olsa da şimdiye kadar süreci alnımızın akıyla bugünlere getirmeyi başardık. Zaman zaman ortaya çıkan sorunlar karşısında gereken tedbirleri alıyor, kördüğüm haline gelmeden sıkıntıların çözülmesini sağlıyoruz.
Bugünkü törenimizde Şanlıurfa’da bin 208’i il ve ilçe merkezlerinde 106’sı kırsalda olmak üzere toplam bin 314 afet konutumuzun kurasını çekiyoruz.
Şanlıurfa’da yaklaşık 4 bin konutumuzun yapımı hızla devam ediyor. İnşallah bunları da mümkün olan en kısa sürede tamamlayıp hak sahibi kardeşlerime peyderpey teslim edeceğiz.
“EN ZOR ANINDA DEVLETİNE UMUT BAĞLAYAN KARDEŞLERİMİZİN HİÇBİRİSİNE BUGÜNE KADAR MAHCUP OLMADIK”
Ne Van, Elazığ, Malatya, İzmir depremlerini yaşayan kardeşlerimize ne Kastamonu, Bartın, Giresun sellerimizi yaşayan insanlarımıza ne Antalya, Muğla yangınlarını yaşayan vatandaşlarımıza hasılı en zor anında devletine umut bağlayan kardeşlerimizin hiçbirisine bugüne kadar mahcup olmadık. Milletçe yüreğimizin yandığı tüm bu afetlerde birileri sadece şov peşinde, sadece siyasi istismar peşinde koşarken biz bir an önce dertlere derman olabilmek için gecemizi gündüzümüze kattık. Toplam 14 milyon insanımızı ve 11 şehrimizdeki 7 bin mahalle ve köyü etkileyen 6 Şubat depremleri şüphesiz son bir asırda maruz kaldığımız en büyük felakettir.
Deprem gibi hepimizi derinden sarsan ve yaralayan bir meseleyi günlük tartışmaların mezesi haline getirmek son derece yanlış bir tutumdur. İlk günden itibaren bizim deprem bölgesiyle ilgili tavrımız hep böyle oldu. Hiçbir ayrım yapmadan deprem bölgesini yeniden hızla ayağa kaldırmaya çalıştık. Siyasi görüşüne, meşrebine, kökenine bakmaksızın depremzedelerimizin yaralarının sarılmasına odaklandık. Devletimizin imkanlarını harekete geçirerek vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermenin mücadelesini verdik. Sizler, Şanlıurfa’da nasıl büyük bir fedakarlıkla ve samimiyetle çalıştığımızı çok iyi biliyorsunuz. Diğer illerimizde yaşayan kardeşlerimiz de gayretlerimizin şahididir. Çünkü biz meseleye ‘Nasıl siyasi kazanım elde ederiz’ zihniyetiyle değil, ‘Vatandaşımızın hayır duasını nasıl alırız’ anlayışıyla yaklaşıyoruz.
“SİYASİ SAHKEKARLIKLARLA BİZİM ÜZERİMİZDEN BECERİKSİZLİKLERİNİ ÖRTMELERİNE ALET OLMAYACAĞIZ”
Sırf oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenleri, gecenin bir yarısında kaldıkları misafirhanelerden kapı dışarı atanları, ufukta seçim sandığını görünce deprem bölgesini hatırlayanları, yani deprem meselesinde bile yük almak yerine millete yük olmayı tercih edenleri tarihe ve mahşeri vicdana havale ediyoruz. Vaktimizi ve enerjimizi bu kifayetsiz muhterislerle asla harcamayacağız. Bunların siyasi sahtekarlıklarla bizim üzerimizden kendi koltuk kavgalarını, beceriksizliklerini ve iş bilmezliklerini örtmelerine alet olmayacağız.”
]]>