Sanığın – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 25 Apr 2024 00:06:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bursa’da Kadını Alıkoyup Cinsel Saldırıda Bulunan Sanığın Yargılaması Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/bursada-kadini-alikoyup-cinsel-saldirida-bulunan-sanigin-yargilamasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/bursada-kadini-alikoyup-cinsel-saldirida-bulunan-sanigin-yargilamasi-devam-ediyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 00:06:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29201 Bursa’nın Osmangazi ilçesinde evine gelen kadını alıkoyarak, cinsel saldırıda bulunduğu ve silahla yaraladığı, arkadaşını da öldürdüğü iddiasıyla hakkında dava açılan sanığın yargılanmasına devam edildi.

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, hakkında, “kasten öldürme, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetin yoksun kılma, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı silahlı yağma, nitelikli cinsel saldırı ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma, bulundurma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık İlyas Sarıkaya (50) hazır bulundu.

Müşteki F.O. (44), öldürülen Recep Özaslan’ın (47) yakınları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile taraf avukatları da duruşmaya katıldı.

Tanık olarak dinlenen Özkan D, sanığın ağabeyinin arkadaşı olduğunu ve beraber büyüdüklerini anlattı.

Olay ortaya çıkmadan önce sanığın borcunu ödeyeceğini söyleyerek evine çağırdığını dile getiren Özkan D, sonrasında ise kendisiyle ilgili cinsel içerikli görüntüler izlediğini iddia ederek başına silah dayadığını ve öldüreceğini söylediğini ileri sürdü.

Evde müştekiyi yatar halde gördüğünü ancak çekindiği için durumunu soramadığını belirten tanık, sanığın iddia ettiği görüntüyü onun için bulacağını söyleyerek kurtulduğunu, günler sonra polisin müdahalesiyle evde yaşananlardan haberdar olduğunu ifade etti.

Müştekinin annesi A.O. ise 11 yıldır kızıyla beraber yaşadıklarını, kızının olaydan önce oğlunun saatini alıp kaybettiğini ve bulmak için girişimde bulunduğunu anlattı.

Bir gün kızının saati bulmak için biriyle görüşeceğini söylediğini aktaran A.O, sonrasında kızının gittiği evde rehin alındığını ve bir süre haber alamadıklarını dile getirdi.

Daha sonra kızının sanıkla resmini yollayarak evleneceklerini söylediğini belirten A.O, “Bunun usulü var, böyle olmaz, eve gel’ dedim. Kızım ara ara sanığın telefonundan arayarak iyi olduğunu söylüyordu. Yine bir gün kızım arayarak acil paraya ihtiyacı olduğunu söyledi ‘gel al’ dediğimde merdivenden düştüğünü başkasını yollayacağını söyledi. Sanık taksiyle gelip benden para alıp gitti.” diye konuştu.

A.O, başka bir gün kızının sanığın telefonundan gizlice mesaj atarak vurulduğunu, evde ceset olduğunu ve kendisini kurtarmasını istediğini belirten mesaj attığını, bunun üzerine polisle plan yaparak sanığın yakalanmasını sağladıklarını ve kızının kurtulduğunu anlattı.

Cumhuriyet savcısı, sanık hakkında tanık Özkan D’ye yönelik eylemi nedeniyle “konutta silahla yağma” suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını ve tutukluluğunun devamına karar verilmesini talep etti.

Şikayetinin devam ettiğini belirten müşteki F.O, duruşmanın ardından fenalaştı.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, müştekiyle olayın ardından yapılan bir röportajın çözümünün bilirkişi tarafından yapılmasına, sanık hakkında tanık Özkan D’ye yönelik eylemi nedeniyle “konutta silahla yağma” suçundan suç duyurusunda bulunulmasına ve tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Müşteki avukatları Elif Tuba Karakoç Tosun ile Gizem Berceste Olgun, duruşmanın ardından AA muhabirine, müştekinin sağlık durumuna ilişkin kati rapor alınması için gerekli sürenin bekleneceğini ve hakkında bugün dinlenen tanığa yönelik suç duyurusunda bulunulması kararı verildiğini belirterek, sanığın hak ettiği cezayı alacağına inandıklarını ifade etti.

Olay

Bursa’nın Osmangazi ilçesinde 12 Temmuz’da Gasp Büro Amirliğine müracaat eden A.O, kızı F.O’nun mesajla kendisine gizli şekilde ulaşarak İlyas Sarıkaya tarafından alıkonulduğunu ve zor durumda olduğunu belirttiğini bildirerek polisten yardım istemişti.

Sarıkaya’yı, kendisine para vereceğini belirterek çağıran A.O, polisin operasyonuyla yakalanmıştı. Küplüpınar Mahallesi’ndeki eve giren polis ekipleri, haziranda alıkonan F.O’yu silahla yaralanmış halde bulmuştu. Ekipler, Sarıkaya’nın alzaymır hastası annesinin de bulunduğu evde, yine Sarıkaya tarafından tabancayla vurularak öldürülen Recep Özaslan’ın sarılmış haldeki cesedine de ulaşmıştı.

Gözaltına alınan Sarıkaya tutuklanmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-kadini-alikoyup-cinsel-saldirida-bulunan-sanigin-yargilamasi-devam-ediyor/feed/ 0
Kedi Eros’u tekmeleyerek öldüren sanık hakkındaki karara başsavcılık itiraz etti https://www.haber60.com.tr/kedi-erosu-tekmeleyerek-olduren-sanik-hakkindaki-karara-bassavcilik-itiraz-etti/ https://www.haber60.com.tr/kedi-erosu-tekmeleyerek-olduren-sanik-hakkindaki-karara-bassavcilik-itiraz-etti/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:57:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25035 Kedi Eros’u tekmeleyerek öldüren sanık hakkındaki karara başsavcılık itiraz etti

Başsavcılık kararın bozulmasını ve sanığın tutuklanmasını talep etti

İSTANBUL – Başakşehir’de bir sitede Eros isimli kediyi dakikalarca tekmeleyerek öldüren İbrahim Keloğlan hakkında verilen karara Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. İtirazda, sanık hakkında verilen kararın bozulması ve sanığın tutuklanmasına yönelik karar verilmesi talep edildi.

Başakşehir’de bir sitede 1 Ocak’ta meydana gelen olayda, İbrahim Keloğlan, Eros isimli kediyi dakikalarca döverek ölmesine neden olmuştu. Sanık Keloğlan hakkında Küçükçekmece 16. Asliye Mahkemesi tarafından 1 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Verilen ceza iyi hal indirimi uygulanarak 1 yıl 3 aya düşürülüp hükmün açıklanması geri bırakılmıştı. Karara itirazlar üzerine yeniden yapılan yargılamada İbrahim Keloğlan hakkında ‘evcil hayvanı kasten öldürme’ suçundan 2 yıl 6 hapis cezasına hükmedilmişti. Verilen karara Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildi.

“Öldürmeye yönelik davranışına devam etti”

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, sanık İbrahim Keloğlan’ın site sakinleri tarafından beslenip bakımı yapılan kediye asansör içerisinde tekme vurduğu ve kedinin can havliyle koridora kaçtığı kaydedildi. Dilekçede, sanığın kedinin kaçmasını engelleyecek şekilde, koridor kapılarını kapattığı ve kendisinden kaçmaya çalışan kediyi tekmelemekten vazgeçmeyerek öldürmeye yönelik davranışına devam ettiği belirtildi. Dilekçede sanık hakkında üst hadden hapis cezası verilmesi gerekirken ceza adaletine ve kamusal vicdana uygun olmayacak şekilde temel ceza tayinine gidildiği kaydedildi.

Dilekçede “Canavarca hisle, hunharca, eziyet çektirerek, yoğun kast altında işlenen eyleme yönelik üst hadden ceza verilmemesi durumunda hangi daha vahim eylem ve hadisede bu miktar ceza verileceği de anlaşılamamıştır” ifadeleri kullanıldı.

“Olayın son derece ağır ve vahim olduğuna dair bir kuşku yok”

Sanığın olayda yoğun kast altında canavarca hisle acı çektirerek eylemi gerçekleştirme biçiminde olayın son derece ağır ve vahim olduğuna dair bir kuşku olmadığı da dilekçede aktarıldı. Dilekçede, temel cezanın belirlenmesinde şikayetçi olup olunmaması ile zararın karşılanıp karşılanmamasına bakılmadığına, sanığın olay sonrasında gösterdiği kişilik özelliklerinin ölçüt olarak sayılmadığına işaret edilerek temel cezanın belirlenmesinde yanılgıya düşüldüğü aktarıldı.

Kararın bozulması ve sanığın tutuklanması talep edildi

Sanık hakkında takdiri indirim yapıldığı belirtilen dilekçede, canavarca hisle ve eziyet çektirerek eylemini gerçekleştirmesi, suçun işleniş biçimi, güttüğü amaç ve kastının yoğunluğu da dikkate alındığında cezada yetersiz gerekçe ile indirim uygulanmasının usul ve yasalara aykırı olduğu belirtildi. Toplum bilinci ve ahlakının geniş tepkisini çeken, amacı itibariyle tehlikeli ve vahşi, kötülük eylemini sergileyen, psikolojik bir güdüyle hareket eden sanığın merhametsiz ve acımasız bir şekilde, canavarca hisle ve eziyet çektirerek kediyi öldürdüğü de dilekçede kaydedildi. Dilekçede sanık hakkında verilen kararın bozulması ve bozma kararı ile birlikte sanığın tutuklanmasına yönelik karar verilmesi talep edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kedi-erosu-tekmeleyerek-olduren-sanik-hakkindaki-karara-bassavcilik-itiraz-etti/feed/ 0
Başakşehir’de Kedi Öldüren Sanığın Cezasına İtiraz Edildi https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-olduren-sanigin-cezasina-itiraz-edildi/ https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-olduren-sanigin-cezasina-itiraz-edildi/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:00:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24823 Başakşehir’de sitenin asansöründe “Eros” isimli kediyi öldürdüğü için yeniden yargılanan sanık İbrahim Keloğlan’ın “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 2 yıl 6 hapse çarptırılmasına ilişkin mahkeme kararına savcılıkça, cezanın az olduğu gerekçesiyle itiraz edildi.

Savcılıkça İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan itiraz dilekçesinde, sanık İbrahim Keloğlan’ın olay tarihinde, site sakinleri ve müşteki tarafından beslenip bakımı yapılan kediye asansör içerisinde tekme vurduğu ve kedinin can havliyle koridora kaçtığı belirtildi.

Dilekçede, sanığın kedinin kaçmasını engelleyecek şekilde, koridor kapılarını kapattığı ve defalarca kendisinden kaçmaya çalışmışsa da kediyi tekmelemekten ısrarla vazgeçmediği ve sürekli olarak öldürmeye yönelik eylemine devam ettiği anlatıldı.

Dilekçede, Hayvanları Koruma Kanunu’nun birinci maddesinde belirtilen kanunun amacı da dikkate alınarak, sanık hakkında takdiren ve tehdiden, üst hadden hapis cezası verilmesi gerekirken ceza adaletine ve kamusal vicdana uygun olmayacak şekilde temel ceza tayinine gidildiği kaydedildi.

Savcılık dilekçesinde, “canavarca hisle”, “hunharca eziyet çektirerek”, “yoğun kast altında işlenen” eyleme yönelik üst hadden ceza verilmemesi durumunda hangi daha vahim eylem ve hadiseye bu miktar ceza verileceğinin de anlaşılamadığına dikkati çekildi.

Sanığın, eylemi gerçekleştirme biçiminde olayın son derece ağır ve vahim olduğuyla ilgili bir kuşku olmadığı vurgulanan dilekçede mahkemenin kararında, kastın yoğunluğu, canavarca his, eziyet çektirerek evcil hayvanın öldürülmesinin kamusal ve toplumsal vicdanları yaralamasına karşın maddenin öngördüğü ölçülere göre temel cezanın belirlenmediği belirtildi.

Temel ceza belirlenmesinde yanılgıya düşüldü

Dilekçede, temel cezanın belirlenmesinde şikayetçi olup olunmaması ile zararın karşılanıp karşılanmamasına bakılmadığına, sanığın olay sonrasında gösterdiği kişilik özelliklerinin (pişmanlığını) ölçüt olarak sayılmadığına işaret edilerek, tüm bu açıklamalar ışığında temel cezanın belirlenmesinde yanılgıya düşüldüğü ifade edildi.

Her ne kadar Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 62. maddesi uyarınca cezada takdiren indirim yapılmışsa da sanığın duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik tutum ve davranışlarının takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmayacağının altı çizilen dilekçede, sanığın canavarca hisle ve eziyet çektirerek eylemini gerçekleştirmesi, suçun işleniş biçimi, güttüğü amaç ve kastının yoğunluğu da dikkate alındığında, TCK’nın 62. maddesinin yetersiz gerekçeyle uygulanmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna dikkati çekildi.

Savcılık istinaf dilekçesinde, mahkemece üst hadden ceza verilmemesi, sanık hakkında TCK 62. maddesinin uygulanması, mahkumiyet hükmüyle birlikte sanığın tutuklanmaması sebepleriyle, usul ve esas yönünden kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün bozulması, bununla birlikte sanığın tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede sanık İbrahim Keloğlan’ın “bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapsi istenmişti.

İddianameyi kabul eden mahkeme, yargılama sonunda sanığa 1 yıl 3 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmişti.

İtiraz üzerine dosyaya bakan ağır ceza mahkemesi, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının kaldırılmasına ve dosyanın Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade edilip sanığın yeniden yargılanmasına karar vermişti.

Küçükcekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi yeniden yargılamasında, sanığın “evcil hayvanı kasten öldürme” suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle 3 yıl hapse çarptırmıştı.

Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini takdiri indirim sebebi kabul eden mahkeme, cezayı 2 yıl 6 aya indirmişti.

Mahkeme, her ne kadar kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunsa da sanığın aldığı ceza, delillerin toplanmış olması, karartılacak herhangi bir delil bulunmayışı, bu aşamada tutuklanmasının orantılılık ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçeleriyle sanık Keloğlan hakkında karar kesinleşinceye kadar yurt dışına çıkışının yasaklanması suretiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-olduren-sanigin-cezasina-itiraz-edildi/feed/ 0
AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı’nın Ölümüyle İlgili Tutuklu Sürücü Yargılanıyor https://www.haber60.com.tr/ak-parti-istanbul-il-kadin-kollari-baskan-yardimcisinin-olumuyle-ilgili-tutuklu-surucu-yargilaniyor/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-istanbul-il-kadin-kollari-baskan-yardimcisinin-olumuyle-ilgili-tutuklu-surucu-yargilaniyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 02:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21573 AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’nın hayatını kaybettiği trafik kazasının ardından tutuklanan sürücü Muratcan Türkyılmaz’ın, “taksirle ölüme neden olma” suçundan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Muratcan Türkyılmaz ile avukatı katıldı. Duruşmada, Fatma Sevim Baltacı’nın eşi müşteki Muharrem Baltacı’nın avukatı ile AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığının avukatları da hazır bulundu.

Mahkeme hakimi, dosyaya ulaşan bilirkişi raporunda, meydana gelen kazada Fatma Sevim Baltacı ile sanık Türkyılmaz’ın eşit derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirtti.

Savunmasını yapan sanık Türkyılmaz, özel bir sağlık kuruluşuna ait ambulansta sağlık personeli olarak çalıştığını, olay günü de nöbetten çıkarak evine döndüğünü anlattı.

Kağıthane’den Beyoğlu’na doğru yaklaşık 55-60 kilometre hızla gittiğini kaydeden Türkyılmaz, virajı döndükten sonra karşısına beyaz bir şey çıktığını, frene bastığını ve direksiyonu sağa kırdığını söyledi.

Türkyılmaz, bunun üzerine aracının kaldırıma çıktığını, arka lastiğinin yarıldığını ve ön camın yüzüne patladığını aktardı.

Neye çarptığını anlamak için olay yerine koştuğunda yerde yaralı Fatma Sevim Baltacı’yı gördüğünü kaydeden Türkyılmaz, kendisinin kanamalarına tampon uyguladığını, bilincini ve nabzını kontrol ettiğini, olay yerinde bulunan kişilere de 112’yi aramalarını söylediğini anlattı.

Olayın ardından karakolda verdiği ifadesinde, polis memurlarının kendisine her iki tarafında kusuru olduğunu söylediğini kaydeden Türkyılmaz, “Kusurumun ne olduğunu sorduğumda hız limitini aştığım söylendi. Tekrar sorduğumda 60 ila 70 kilometre hızım olduğunu ölçtüklerini söylediler. Hatta 70’e yakın olduğunu sonradan eklediler. O şekilde söyledikleri için ben de ifademde öyle söyledim. Normalde hızım daha düşüktü.” diye konuştu.

AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı avukatları, davaya katılma talebinde bulundu.

Müşteki Muharrem Baltacı’nın avukatı Taha Sarıcaoğlu, sanığın aracıyla seyir halindeyken aşırı süratli olduğunu ve Baltacı’yı yaklaşık 10 metre havaya fırlattığını söyledi.

Sanığın söz konusu bölgeyi iyi bildiğini, bölgenin trafik ve yayalar açısından yoğun olduğunu öngörmesi gerektiğini dile getiren avukat Sarıcaoğlu, sürücünün mevcut hızıyla söz konusu viraja girmemesi gerektiğini belirtti.

Sarıcaoğlu, kazanın meydana geldiği yerde keşif yapılmasını isteyerek, davaya katılma talebinde bulundu.

Kazanın meydana geldiği yerde keşif yapılacak

Ara kararını açıklayan mahkeme, sabıkasız oluşu ve tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak, sanığın adli kontrol hükümleri kapsamında tahliyesine hükmetti.

Mahkeme, sanığa “yurt dışına çıkış yasağı” şartını içeren adli kontrol tedbiri uygulanmasını karar verdi.

Müşteki Muharrem Baltacı’nın davaya katılma talebini kabul eden mahkeme, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığının katılma talebini ise suçtan zarar görmediği gerekçesiyle reddetti.

Mahkeme, kazanın meydana geldiği yerde keşif yapılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Fatma Sevim Baltacı’nın, 10 Şubat’ta Beyoğlu’nda yolun karşısına geçtiği sırada, sanık Muratcan Türkyılmaz’ın kullandığı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Olaya ilişkin kamera görüntülerine göre, maktul Baltacı’nın bulunduğu refüj kısmından yolun karşı tarafına gittiği anlatılan iddianamede, görüntünün devamında Baltacı’ya Türkyılmaz’ın aracıyla çarptığının görüldüğü kaydediliyor.

İddianamede, sanığın savunmasında, olay günü saat 22.00 sıralarında kullandığı araçla 60-70 kilometre hızla kendi şeridinde ilerlediği sırada bir anda karşısına çıkan Baltacı’ya çarptığını beyan ettiği ancak olayın ardından sanığın ifadesinin aksine daha hızlı olduğunun tespit edildiği aktarılıyor.

Trafik ekiplerince kazanın ardından yapılan incelemede sanığın, Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma” kuralını ihlal ettiğinin belirlendiği anlatılan iddianamede, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendiriliyor.

İddianamede, sanık Muratcan Türkyılmaz’ın, “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-istanbul-il-kadin-kollari-baskan-yardimcisinin-olumuyle-ilgili-tutuklu-surucu-yargilaniyor/feed/ 0
İzmir’de taksi şoförünü öldüren sanığa gerekçeli karar https://www.haber60.com.tr/izmirde-taksi-soforunu-olduren-saniga-gerekceli-karar/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-taksi-soforunu-olduren-saniga-gerekceli-karar/#respond Wed, 20 Mar 2024 23:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21423 İzmir’in Gaziemir ilçesinde, aracına bindiği taksi şoförü Oğuz Erge’yi silahla öldüren ve “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Delil Aysal’a verilen cezanın gerekçeli kararında, olayda kullanılan silahın sanığın evindeki banyoda tavan arasında, boş kovanların da mutfakta çöp kovasında bulunduğu belirtildi.

İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Aysal’a “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli yağma”dan 14 yıl 10 ay ile “ruhsatsız silah taşıma”dan 2 yıl 10 ay hapis cezası verilen hükmün gerekçeli kararı açıklandı.

Cinayete ilişkin detaylı bilgiler anlatılan 16 sayfalık gerekçeli kararda; olayda kullanılan silahın sanığın evindeki banyoda tavan arasında, Delil Aysal’ın taksi içerisinden aldığı boş kovanların da mutfakta çöp kovasında bulunduğu aktarıldı.

İddianame, savcının mütalaası, sanığın ifadesi, sanık ile maktul arasında geçen konuşmalar, tanık ifadeleri ve otopsi raporu gibi tüm ayrıntılar da gerekçeli karara eklendi.

Mahkeme heyeti kararında, sanığın baştan itibaren yüzünü maskeyle gizlemek, başını kapüşon ile kapatmak suretiyle üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancanın şarjörüne 3 mermi koymak ve maktulün sırt kısmına gelecek şekilde yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak için “öldürmek” kastıyla ateş ettiğine vurgu yaptı.

Olayda kullanılan silahın sanığın evindeki banyoda tavan arasında, Delil Aysal’ın taksi içerisinden aldığı boş kovanların da mutfakta çöp kovasında bulunduğu gerekçeli kararda belirtildi.

Ateş etmenin asıl amacının maktulün araç içerisinde bulunan cep telefonu ve kulaklığı almak olduğu kaydedilen gerekçeli kararda şu değerlendirmelere yer verildi:

“Bu olaydan sonra ortaya çıkan görüntü ve ses kayıtları sanığın olayın başlangıcından itibaren yağma suçunu işlemek amacıyla hareket ettiğinin kabulünü gerektirmektedir ayrıca sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir. Yargılamada amacın mutlak gerçeklik değil mutlak gerçekliğe olabildiğince yaklaşmak umuduyla maddi gerçeklik olduğu bilinerek, başkaca araştırma yapılmasının davanın esasına etki etmeyeceği gibi usul ekonomisine de uygun düşmeyeceği anlaşılmış ve başkaca araştırma yapılmamıştır. ‘Suçlular beraat ederse adalet hüküm giyer’ cümlesinden yola çıkarak dosyadaki delillerle hüküm kurulmuştur.”

Mahkemenin kararında, sanığın eylemi sonrası herhangi bir nedametinin (pişmanlık) görülmemesi nedeniyle indirim uygulanmadığına da dikkat çekildi.

Olay

Taksi şoförü Oğuz Erge, 31 Ocak’ta saat 03.30 sıralarında Buca Gediz Mahallesi’nden kapüşon ve cerrahi maske takan, Gaziemir’e gideceğini söyleyen Delil Aysal’ı (19) aracına almıştı. Taksi, Gaziemir Belediyesi yakınlarında, Aysal’ın arka koltuktan tabancayla üç el ateş ettiği Erge ağır yaralanmış, kaldırıldığı İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.

Erge’nin üzerindeki ve aracındaki para ile eşyayı alarak kaçan şüpheli, polisin olay yeri ve çevresindeki 70 güvenlik kamerasının kaydettiği yaklaşık 110 saatlik görüntüyü incelemesiyle Buca’da saklandığı adrese düzenlenen operasyonla yakalanarak, tutuklanmıştı.

Olay öncesi, sırası ve sonrasında yaşananları ise araç içi kamerasının kaydettiği ortaya çıkmıştı. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince hazırlanan raporda Delil Aysal’ın cezai ehliyetinin tam olduğu belirlenmişti.

8 Mart’ta yapılan yargılamada, mahkeme heyeti, sanığın “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli yağma”dan 14 yıl 10 ay ile “ruhsatsız silah taşıma”dan da 2 yıl 10 ay hapse çarptırılmasına karar vermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-taksi-soforunu-olduren-saniga-gerekceli-karar/feed/ 0
Başakşehir’de kedi “Eros”u öldüren sanık 2,5 yıl hapse çarptırıldı https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/ https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/#respond Thu, 14 Mar 2024 00:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18609 Başakşehir’de sitenin asansöründe “Eros” isimli kediyi öldürdüğü gerekçesiyle yeniden yargılanan sanık İbrahim Keloğlan, “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 2 yıl 6 hapse çarptırıldı ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

Küçükcekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık İbrahim Keloğlan ve avukatı, müştekiler, Tarım ve Orman Bakanlığı ile İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi avukatları katıldı.

Bazı siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının avukatları da duruşmayı izledi.

Duruşmada, savunmasını yapan sanık Keloğlan, “Ben bir suç makinesi değilim. Yaşadığım bir anlık psikolojik çöküşten dolayı öfke ve cinnet anıyla tamamen kendimi kaybettim. Hayatım boyunca unutamayacağım bir hata yaptım.” dedi.

“Psikolojik destek göreceğime söz veriyorum”

Her fırsatta mama alıp kedi ve köpekleri beslediğini ifade eden Keloğlan, “Onlarla vakit geçirmek bana terapi gibi geldi. Bunlarla yetinmeyip hayvan barınağına bağışta bulundum. Elimden geldiğince bunları yapacağım. psikolojik destek göreceğime söz veriyorum.” ifadelerini kullandı.

Keloğlan, olayın bazı kişilerce yanlış lanse ettirildiğini savunarak, “İnsan içine çıkamayacak hale geldim. Şu an burada alacağım hiçbir cezanın bugüne kadar yaşadıklarımın yanında bir önemi yoktur. Beni tek başıma bıraktılar. Şu ana kadar söylediğim her şey kanıtlı ve gerçektir. Çok pişmanım. Hatamı kabul ediyorum. diye konuştu.

Sanık Keloğlan’ın avukatı Cemal Vehbi Günaydın, müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep ederek, şunları söyledi:

“Zaten kendisi toplum nezdinde cezasını çekmiştir. Bundan sonrasında da çekmeye devam edecektir. Müvekkilin olayın öncesinde yaşadıkları ve olay esnasındaki psikolojisinin dikkate alınmasını talep ediyorum. Ben de bir kedi sahibiyim.”

Avukatının ardından yeniden söz alan sanık Keloğlan, söylemek isteği çok şey olduğunu belirterek, “Beni tamamen yalnız bıraktılar. Hakkımda söylenen her şey yalan ve iftiradır. Ben zaten hayvan sevgisi olan bir insanım.” ifadelerini kullandı.

Duruşmada söz verilen müşteki Ebubekir Fırat, her ne kadar kedinin sahibi olmasa da bakımını üstlendiğini, bu nedenle olaydan zarar gördüğünü anlattı.

Savcı sanığın tutuklanmasını talep etti

Duruşmada, cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını okudu.

Mütalaada, sanığın 1 Ocak’ta saat 03.15 sıralarında Başakşehir Ziya Gökalp Mahallesi Karacaoğlan Sokak’ta ikamet ettiği sitede, site sakinleri ve müşteki tarafından beslenip bakımı yapılan kediye asansörde tekme attığı anlatıldı.

Mütalaada, şu ifadelere yer verildi:

“Kedinin can havliyle koridora kaçtığı, sanığın kedinin kaçmasını engelleyecek şekilde kapıları kapattığı, kediye defalarca vurduğu, kedinin sanıktan defalarca kaçmaya çalışması süreci içinde sanığın eyleminden ısrarla vazgeçmediği, kediyi öldürmeye yönelik eylemine devam ettiği, merhametsiz ve acımasız şekilde canavarca bir hisle eziyet çektirerek kediyi öldürdüğü, mevcut görüntü izleme ve araştırma tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.”

Sanığa bu kapsamda üst hadde yakın ceza verilmesi talep edilen mütalaada, sanığın Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A2 maddesi gereğince cezalandırılarak hükümle birlikte tutuklanması istendi.

Sanığa “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan hapis cezası verildi

Son sözü sorulan sanık Keloğlan, “Ben devletime güveniyorum. Bugüne kadar ben bir yere kaçmadım. Bunca şeye rağmen kendim geldim.” dedi.

Davaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme, sanık İbrahim Keloğlan’ı “evcil hayvanı kasten öldürme” suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle 3 yıl hapse çarptırdı.

Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini takdiri indirim sebebi kabul eden mahkeme, cezayı 2 yıl 6 aya indirdi.

Mahkeme, her ne kadar kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunsa da, sanığın aldığı ceza, delillerin toplanmış olması, karartılacak herhangi bir delil bulunmayışı, bu aşamada tutuklanmasının orantılılık ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçeleriyle, sanık Keloğlan hakkında karar kesinleşinceye kadar yurt dışına çıkışının yasaklanması suretiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Davanın karara bağlanmasının ardından

Müşteki Ebubekir Fırat Avukatı Merve Poyraz Özcan, adliye önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sanığın 6 dakika boyunca böcek ezer gibi kediyi ezerek öldürdüğünü, bu nedenle cezasında indirim uygulanmasını kabul etmediklerini, dosyanın takipçisi olacaklarını söyledi.

? Davanın geçmişi

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede sanık Keloğlan’ın “bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapsi istenmişti.

İddianameyi kabul eden mahkeme, yargılama sonunda sanığa 1 yıl 3 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmişti.

İtiraz üzerine dosyaya bakan ağır ceza mahkemesi, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının kaldırılmasına ve dosyanın Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade edilerek sanığın yeniden yargılanmasına karar vermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/basaksehirde-kedi-erosu-olduren-sanik-25-yil-hapse-carptirildi/feed/ 0
Esenyurt’ta Eşini İntihara Yönlendiren Musa Adıyaman 8 Yıl Hapis Cezasına Çarptırıldı https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-esini-intihara-yonlendiren-musa-adiyaman-8-yil-hapis-cezasina-carptirildi/ https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-esini-intihara-yonlendiren-musa-adiyaman-8-yil-hapis-cezasina-carptirildi/#respond Fri, 08 Mar 2024 02:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16789 Esenyurt’ta eşini intihara yönlendirerek ölümüne neden olan Musa Adıyaman hakkında karar açıklandı. Mahkeme sanık Adıyaman’ın 8 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi.

Esenyurt’ta 6 Şubat 2022 tarihinde meydana gelen olayda iddiaya göre Musa Adıyaman, 2 buçuk yıllık eşi Hilal Adıyaman’ı intihara zorlayarak ölümüne neden olmuştu. Adıyaman’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın karar duruşması görüldü.

Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Musa Adıyaman, maktul Hilal Adıyaman’ın annesi Gülbahar Yıldırım ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada mahkeme başkanı Adli Tıp Kurumu tarafından, Hilal Adıyaman’ın hangi elini kullandığına ilişkin raporun mahkemeye ulaştığını söyledi. Raporda Hilal Adıyaman’ın hangi elini kullandığının tespit edilemediği kaydedildi. Öte yandan olay günü yapılan incelemelerde solak olan Hilal Adıyaman’ın, silahı sağ eliyle tuttuğu belirlenmişti.

Duruşmada beyanda bulunan müşteki avukatı “Her ne kadar tespit yapılamasa da, sol elin baskın olduğu raporda belirtilmiştir” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Duruşmada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Musa ile maktul Hilal Adıyaman’ın evli olduğunu belirterek “Sanığın zaman zaman alkol alarak eşine psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığı, 2021 yılı içerisinde aralarındaki anlaşmazlıklardan dolayı maktulün kocası ile yaşadığı evden ayrılarak annesinin yanına gittiği” ifadelerine yer verdi. Mütalaada maktulün annesinin yanında 1 ay kaldığı ve bu süreçte Musa Adıyaman’ın eşini arayarak eve dönmesini istediği, maktulün dönmek istemediğini söylemesi üzerine sanık Musa Adıyaman’ın ölüm tehdidinde bulunduğu da kaydedildi. Maktulün tehditlerden duyduğu endişe ile eve döndüğü ancak taraflar arasındaki anlaşmazlığın devam ettiği mütalaada açıklandı. Hilal Adıyaman’ın eve döndükten sonra da eşi tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığı ve bu nedenle acı ve ıstırap duymasının etkisiyle hayatını sona erdirmeye yönelik bir eğiliminin ortaya çıktığı mütalaada belirtildi. Olay günü öğle saatlerinde sanığın, Instagram üzerinden başka erkekler ile mesajlaştığını iddia ettiği eşi Hilal Adıyaman ile tartıştığı ve evi terk etmesini istediği mütalaada kaydedildi. Hilal Adıyaman’ın bu tartışmadan sonra kesin olarak intihar etmeye karar verdiği mütalaada belirtildi. Maktul eşinin intihar eğilimini fark eden sanığın, uzun zamandır evdeki bir sandık içerisinde sakladığı silahı yerinden çıkararak atışa hazır hale getirdikten sonra salondaki kanepenin üzerine bıraktığı mütalaada açıklandı. İntihar kararı veren Hilal Adıyaman’ın silahı sağ şakağına dayayarak tetiğe bastığı ve hayatını kaybettiği ifade edildi.

Cumhuriyet savcısı ‘cebir veya tehdit kullanmak suretiyle intihara mecbur etme’ suçundan dava açılmış ise de delil bulunamadığı ve maktulün kendi iradesi ile intihar etmiş olabileceğini belirterek sanığın bu suçtan beraatını istedi. Mütalaada sanığın ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan ise cezalandırılması talep edildi.

Mütalaanın açıklanmasının ardından söz verilen tutuklu sanık Musa Adıyaman “Üstüme atılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Tahliyeme ve beraatime karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

Sanık savunmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Musa Adıyaman’ın ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan 2 yıl hapis ve 4 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme sanık hakkında ‘cebir veya tehdit kullanmak suretiyle intihara mecbur etme’ suçundan dava açılmış ise de sanığın eyleminin ‘intihara azmettirme, teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme ya da başkasının intiharına yardım etmek suretiyle intihara yönlendirme’ suçu olduğunu belirterek önce 8 yıl hapis cezasına hükmetti. Suçun haksız tahrik altında işlendiğine karar veren mahkeme, cezayı 6 yıla düşürdü.

İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanık Musa Adıyaman hakkında ‘cebir veya tehdit kullanmak suretiyle intihara mecbur etme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet talep edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenyurtta-esini-intihara-yonlendiren-musa-adiyaman-8-yil-hapis-cezasina-carptirildi/feed/ 0
Bayrampaşa’da Dondurucuda Ceset Bulunan Sanık Hakim Karşısında https://www.haber60.com.tr/bayrampasada-dondurucuda-ceset-bulunan-sanik-hakim-karsisinda/ https://www.haber60.com.tr/bayrampasada-dondurucuda-ceset-bulunan-sanik-hakim-karsisinda/#respond Tue, 05 Mar 2024 03:42:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15442 Bayrampaşa’da bir evdeki dondurucuda cesedi bulunan Muhammed Nuh Kasadar’ı aralarında çıkan kavgada boğarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan sanık ilk kez hakim karşısına çıktı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Hakan Öztürk, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tarafların avukatları da hazır bulundu.

Sanık Öztürk, kimlik tespitinde inşaat işçisi olduğunu belirtirken, mahkeme başkanının dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporları, maktulle bulunan görüntüleri ve iddianameye ilişkin bir diyeceği olup olmadığını sorusuna “Yok.” yanıtını verdi.

Duruşmada söz verilen sanık Öztürk, savunma yapmayacağını bildirdi.

Mahkeme başkanı sanığın cep telefonunun incelemesinde cinayeti gerçekleştirmeden 10 gün önce bazı aramalar yaptığını, telefonunda kimliği belirsiz ceset ve cinayet videolarının bulunduğunun tespit edildiğini aktardı.

Maktulün ağabeyi Ömer Faruk Kasadar ise sanığın kardeşini planlayarak katlettiğini söyledi.

Kardeşinin cenazesi defnedildikten 2 gün sonra onunla yaşıt birinin kendisini aradığını, bu kişinin sanığın kendisini de evine çağırdığını söylediğini aktardığını belirten Kasadar, haksız yere çalıştırarak parasının verilmediği iddialarının doğru olmadığını dile getirdi.

Kasadar, “Bizim ciğerimizi, Türkiye’nin ciğerini yaktı. Allah da onu perişan etsin.” dedi.

Avukat Can Çelik ise her şeyin ortada olduğunu kaydederek, “Tasarlayarak müteveffayı öldürmüştür. Cezalandırılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığına ilişkin rapor istenilmesine hükmetti.

Sanık hakkında “yağma” suçundan suç duyurusunda bulunmasını kararlaştıran heyet, sanığın tutukluluk halinin devamını hükmedip duruşmayı erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, maktul Muhammed Nuh Kasadar’ın babası Mustafa Kasadar’ın aktardığına göre, maktulün 10 Temmuz 2023’te saat 11.00 sıralarında haber vermeden evden ayrıldığı belirtiliyor.

Aynı gün maktulün ağabeyi müşteki Ömer Faruk Kasadar’ın telefonuna “Merhabalar Ömer Bey, şu anda Muhammed elimizde. Ayrıntılı bilgi için Android bir telefondan ‘Connected2’ uygulamasını indirin ve ‘Kasadari’ diye bir hesap oluşturun. Bunun için 15 dakikan var, hesabı aç ve sana yazmamı bekle.” şeklinde mesaj gönderildiği kaydedilen iddianamede, müştekinin kendisine şaka yapıldığı gerekçesiyle bunu ciddiye almadığı ifade ediliyor.

İddianamede, gece eve gelmemesi üzerine müştekilerin maktulü aradığı ancak ulaşılamadığı aktarılarak, ailesinin maktulün kaçırılmış olabileceği şüphesiyle polise başvurduğu anlatılıyor.

Müşteki baba Kasadar’ın telefonuna sanık Hakan Öztürk’ün söylediği uygulama indirilip, sanıkla buluşma sağlamak amacıyla görüşülmeye başlandığı kaydedilen iddianamede, müştekilerin iletişime geçmesi sonrası, rehin tuttukları kişiyi 40 bin dolar karşılığında serbest bırakacağını söylediği bildiriliyor.

İddianamede, ağabey Ömer Faruk Kasadar’ın sanığa 70 bin lira getirebileceğini söylemesi üzerine, sanık Öztürk’ün teklifi kabul ettiği aktarılarak, parayı 12 Temmuz 2023’te Gaziosmanpaşa’daki bir parka bırakmasını istediği, parayı teslim aldıktan sonra maktulü parkın yakınındaki benzin istasyonuna bırakacağını söylediği kaydedildi.

Polis ekiplerinin de güvenlik önlemi alarak parka gittiğine yer verilen iddianamede, müşteki Kasadar’ın parayı parka bıraktıktan sonra sanığın sabaha karşı geldiği ve burada yakalandığı aktarılıyor.

İddianamede, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna yer verilerek, maktulün zehirlenerek öldüğüne ilişkin delil bulunamadığı, vücudun ölüm sonrasında parçalanmış olduğu ve ölümünün bağla boğma sonucu meydana geldiği bilgisi verildi.

İlk haksız hareketin sanık Hakan Öztürk’ten geldiğine dikkati çekilen iddianamede, Öztürk’ün “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçunda ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bayrampasada-dondurucuda-ceset-bulunan-sanik-hakim-karsisinda/feed/ 0
Uğur Kurt Davasında Polis Memuruna 2 Yıl 6 Ay Hapis Cezası https://www.haber60.com.tr/ugur-kurt-davasinda-polis-memuruna-2-yil-6-ay-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/ugur-kurt-davasinda-polis-memuruna-2-yil-6-ay-hapis-cezasi/#respond Sun, 03 Mar 2024 01:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14217 Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Okmeydanı Cemevi’nde cenaze beklerken başına kurşun isabet etmesi sonucu ölen Uğur Kurt ile ilgili “yaşam hakkı ihlali” kararının ardından yeniden yargılanan polis memuru S.K, “taksirle ölüme neden olmak” suçundan 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırıldı.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanık S.K, maktul Uğur Kurt’un ailesi ile taraf avukatları katıldı.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile bazı partililerin de izleyici olarak takip ettiği duruşmada savunma yapan Kurt ailesinin avukatlarından Turgut Kazan, basit taksir üzerinden hüküm kurulamayacağını savunarak, sanığın olay anında atış hedefinden sapma olabileceğini öngörmesi gerektiğini söyledi.

Maktulün eşi Narin Kurt ise “Suçsuz bir insana rastgele silahla ateş ederek eşimin ölümüne sebep olduğu için adalet istiyorum. Oğlunun acısına dayanamayıp vefat eden kayınpederim ve kayınvalidem ile bir daha babasını göremeyecek oğlum için adalet istiyorum.” dedi.

Sanık polis memuru S.K. ise takdiri mahkemeye bıraktığını, başka bir şey söylemek istemediğini belirtti.

Karar

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, “taksirle ölüme neden olma” suçundan daha önce kurduğu hükmü, AYM’nin “hak ihlali” kararı kapsamında iptal etti.

Suç vasfına yönelik karar verme görevinin AYM’ye ait olmadığı ve bu yönde bir “hak ihlali” kararı verilmediği vurgusu yapan heyet, “taksirle ölüme neden olma” suçunun işleniş şekli, özellikleri, sanığın kusur durumu ve AYM’nin “hak ihlali” kararının gözetildiğini belirtti.

Tüm bu hususlara göre sanığa ceza maddesindeki alt sınırdan uzaklaşarak 3 yıl hapis cezası öngören mahkeme heyeti, duruşmalardaki tutum ve davranışlarını takdiri indirim nedeni kabul ettiği sanığın cezasını 1/6 oranında indirimle 2 yıl 6 aya düşürdü.

Duruşmanın ardından basın mensuplarına açıklama yapan Narin Kurt, “Bir insanın hayatının, bir çocuğun babasız bırakılmasının, bir anne-babanın kanser olup ölmesine sebep olunmasının karşılığı 2 yıl 6 ay olamaz. Bu sonuç kimin vicdanını rahatsız ediyorsa herkes bu davayı üstlensin. Ben bu davayı devam ettireceğim, sonucu kabul etmiyorum.” sözleriyle karara tepki gösterdi.

Olayın geçmişi

Uğur Kurt, Okmeydanı’nda 22 Mayıs 2014’teki olaylar esnasında, bir yakınının cenaze törenine katılmak için Okmeydanı Cemevi’nde bulunduğu sırada başına mermi isabet etmesi sonucu yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, sanık polis memuru S.K. hakkında “taksirle öldürme” suçundan 6 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Dosyanın gönderildiği İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın “taksirle öldürme” değil, “kasten öldürme” suçundan yargılanması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, sanığın “olası kastla öldürmek” suçundan 20 ila 25 yıl arasında değişen sürelerdeki hapis cezasını öngören hükme göre yargılanmasını istemişti.

Dava dosyası, istenen cezanın ağır ceza kapsamında olması nedeniyle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti.

Savcı 25 yıla kadar hapis istemişti

Yargılama sırasında esas hakkındaki görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın olası kastla hareket edip Uğur Kurt’un silahla ölümüne sebebiyet verme suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti.

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanığa “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıl hapis cezası vermişti. Duruşmadaki tutum ve davranışlarını lehine takdiri indirim nedeni kabul ederek sanığın cezasını 1 yıl 8 aya indiren mahkeme, bunu da 605 gün karşılığı 12 bin 100 lira adli para cezasına çevirmişti.

Kararın ardından Uğur Kurt’un eşi Narin Kurt’un başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, “maktulün yaşam hakkının ihlal edildiğine” yönelik bir karar vererek sanığın yeniden yargılanmasına hükmetmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ugur-kurt-davasinda-polis-memuruna-2-yil-6-ay-hapis-cezasi/feed/ 0
İstanbul’da Şehitlerimize Rahmet Yürüyüşü Sonrası Yumruklu Saldırı Davası https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sehitlerimize-rahmet-yuruyusu-sonrasi-yumruklu-saldiri-davasi-2/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sehitlerimize-rahmet-yuruyusu-sonrasi-yumruklu-saldiri-davasi-2/#respond Thu, 22 Feb 2024 01:00:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10671 İstanbul’da düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” yürüyüşünün ardından evine dönen kişiye yumruklu saldırıda bulunduğu iddiasıyla yargılanan sanık Ege Akersoy, 2 bin lira adli para cezasına çarptırıldı.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tarafların avukatları katıldı.

Müşteki İsmail Aydemir’in avukatı Deniz Alp İmamoğlu, mütalaaya katıldıklarını belirterek, sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Sanığın avukatı Ali Öztürk, Akersoy’un “Sen Arap sevicisin” şeklindeki sözlerinin, suçun kanunda tanımlanan unsurları arasında bulunan sosyal, sınıf, ırk ve bölge farklılıklarını temsil etmediğini iddia etti.

Bu sözlerin nefret ve kin oluşturma ihtimali bulunmadığını öne süren Öztürk, “Birisinin birisine ‘Sen bir Arap sevicisin’ demesinin ‘Sen bir Arap hayranısın’ demesinden ne farkı vardır? Bu cümlede hakaret yoktur. Ben Batıcıyım, biri bana ‘Sen Batıcısın’ dese ben bundan niye tahrik olayım? İngiliz hayranı olduğum da söylenebilir bundan da tahrik olmam.” diye konuştu.

Davayı karara bağlayan hakim, Akersoy’un üzerine atılı “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçunun unsurlarının oluşmadığına kanaat getirip, sanığın beraatine karar verdi.

Hakim, “basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” suçuna ilişkin ise sanığı 2 bin lira adli para cezasına çarptırıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kararlaştırdı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Beyoğlu’nda 1 Ocak’ta kavga olduğu anonsu üzerine Refik Saydam Caddesi’ne giden ekiplerin incelemesinde, sanık Ege Akersoy’un, müşteki İsmail Aydemir’e yumruk attığının tespit edildiği aktarılmıştı.

İddianamede, Adli Tıp Kurumu raporuna göre, müştekinin yaralanmasının “mevcut tıbbi belgedeki arızasının kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu” kaydedilmişti.

Sanığın kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan, üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan müştekiye yönelik “Sen tam bir Arap sevicisin. Arap kültürünü savunuyor” söylemleriyle halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimin aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği dile getirilen iddianamede, sanığın eyleminin kamuoyu tarafından yakından takip edilip tepki gösterilen Filistin’de yaşananlar ve şehit haberleri gibi halk arasında infial uyandıran olaylarla ilgili yapılan bir miting sonrasında gerçekleştiği vurgulanmıştı.

İddianamede, sanığın bu eyleminin soyut tehlike suçu olmaktan çıkıp somut tehlike suçu haline geldiği, sanığı tanımayan ve sadece miting sonrası elinde bayrak taşıması nedeniyle saldırıya maruz kalan müştekiye yapılanın, toplumun bir kesimine karşı nefret uyandıracak mahiyette olduğu belirtilmişti.

Olay sonrası görsel ve yazılı medyada gösterilen tepkiler dikkate alındığında eylemin kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturduğunun kabulünün gerektiği ifade edilen iddianamede, sanık Ege Akersoy’un, “basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesince hazırlanan tensip zaptında, sanık Akersoy’a isnat edilen “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçunun vasfının değişme ihtimali nedeniyle yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verilmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sehitlerimize-rahmet-yuruyusu-sonrasi-yumruklu-saldiri-davasi-2/feed/ 0
Sokak köpeğini öldürüp paylaşımı şoke etmişti, hakkında karar açıklandı https://www.haber60.com.tr/sokak-kopegini-oldurup-paylasimi-soke-etmisti-hakkinda-karar-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/sokak-kopegini-oldurup-paylasimi-soke-etmisti-hakkinda-karar-aciklandi/#respond Wed, 21 Feb 2024 02:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10348 Sokak köpeğini öldürüp paylaşımı şoke etmişti, hakkında karar açıklandı

KOCAELİ – Kocaeli’nin İzmit ilçesinde çocuğunu ısırdığı gerekçesiyle sokak köpeğini tüfekle vurarak öldüren ve sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Dünya ile bağlantısını kestim” ifadelerini kullanan sanığın yargılandığı davada karar açıklandı. Cumhuriyet savcısı, sanığın suçunun sabit olması sebebiyle 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakim ise sanığın kusurunun bulunmaması, eylemin zorunluluk hali içinde kalması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Yahya Kaptan Mahallesi’nde 27 Ağustos 2022’de meydana gelen olayda, bir köpeğin sokakta öldürüldüğünü gören mahalle sakinleri polise şikayette bulunmuş, yapılan araştırmalar neticesinde olayı gerçekleştiren kişinin Orçun Maviş olduğu tespit edilmişti.

“Köpek oğlumu ısırdığı için buna tahammül göstermem mümkün değildi”

Olaya ilişkin Orçun Maviş hakkında “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan dava açılmış, yargılama sürecinde sanık sosyal medya hesabından, “Daha önce vukuatlı bir köpek oğlumu ısırdığı için buna tahammül göstermem mümkün değildi. Ben de o köpeğin dünya ile olan bağlantısını kestim. Sonuçta benim önceliğim çocuklarımın sağlığıdır. İnsanın sağlığı söz konusu olduğu yerde köpeklerin benim gözümde hiçbir değeri olmaz. Köpekseveler bu durumu benim aleyhime kullanabileceklerini düşünüyor. Köpekseverlerin neden bu kadar sesi çıkıyor? Çünkü köpekleri istemeyenlerden daha cesurlar, uğraşıp mücadele ediyorlar. Ama dediğim gibi benim çocuğumun sağlığı söz konusuydu” ifadelerini kullanarak paylaşım yapmıştı.

“Dünya ile bağlantısını kestim”

Kısa süre sonra başka bir binanın önünde videolu paylaşımı yapan Maviş, “Bu binada 5 ve 10 yaşında 2 yeğenim oturuyor. Eğer devletin yetkilileri ya da kendini hayvansever olarak tanıtanlardan birileri Mike’ı (köpeğin ismi) buradan almazsa Mike’ın hayatı tehlike altında. Ne demiştim öbür köpek için, ‘Dünya ile bağlantısını kestim’. Mike’de aynı sonu yaşayabilir. Hayanseverlere sesleniyorum, bu köpeği gelip buradan alın yoksa hayatı değişecek, önceden uyarıyorum” cümlelerini kullanmıştı.

Savcı cezalandırılmasını talep etti

Sanığın Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya taraf avukatları ve hayvanseverler katıldı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın mahkumiyetine yeterli delil elde edildiğinden “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakim, sanığın kusurunun bulunmaması, eylemin zorunluluk hali hudutları içinde kalması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

“Yapılan suç sabit”

Duruşma sonrasında açıklama yapan Kocaeli Doğa ve Hayvanları Koruma Kolektifi Kurucu Üyesi Erman Gelici, “Yahyakaptan’da bir köpeği uykusunda gözünden silahla vurarak öldüren Orçun Maviş isimli şahsın son duruşmasına girdik. Hayvanseverler ve Doğa Hayvan Savunucuları olarak davaya katıldık. Davanın lakayıt yürütüldüğüne inanmaktayız çünkü yapılan suç sabit. Sokak hayvanı yatarken öldürülmüş, arkasından başka hayvanlarında öldürüldüğüne dair şahitler var. Hemen arkasından Orçun Maviş, kendi sosyal medya hesaplarından ‘Ben sokak hayvanlarını öldürdüm, buradaki sokak hayvanları alınmazsa bunları da öldüreceğim’ diyerek soğukkanlılıkla, kan donduran ifadelerle açıklaması üzerine toplum tarafından tepki görmüştü” dedi.

“Çocuğunun ısırıldığına dair mahkemeye sunulan ne bir delil, ne bir doktor raporu, ne de video kaydı var”

Gelici, sözlerini şöyle noktaladı:

“Sanık, sokak hayvanlarını katlettiğini itiraf etmiş, ardından da devamında öldürmeye devam edeceğini soğukkanlılıkla anlatmıştı. Ancak çocuğunun ısırıldığına dair mahkemeye sunulan ne bir delil, ne bir doktor raporu, ne de video kaydı var. Hiçbir gerekçe olmadan sanık köpeklerin katline devam etmiş ve edeceğine soğukkanlılıkla itiraf etmiştir ama bundan maalesef ceza almamıştır. Bu karar itirazda bulunacağız. Ben de yarın herhangi bir yerden geçerken, ‘Bu bana şunu yaptı’ diyerek yani sadece beyana dayanarak birine zarar verebilir ve bundan ceza almayabilirim. Bugün adalet resmen bunun yolunu göstermiş oldu. Bu davanın peşini bırakmayacağız”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sokak-kopegini-oldurup-paylasimi-soke-etmisti-hakkinda-karar-aciklandi/feed/ 0
İzmit’te çocuğunu ısıran köpeği öldüren sanığa ceza verilmedi https://www.haber60.com.tr/izmitte-cocugunu-isiran-kopegi-olduren-saniga-ceza-verilmedi/ https://www.haber60.com.tr/izmitte-cocugunu-isiran-kopegi-olduren-saniga-ceza-verilmedi/#respond Tue, 20 Feb 2024 23:51:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10218 Kocaeli’nin İzmit ilçesinde çocuğunu ısırdığı gerekçesiyle sokak köpeğini tüfekle vurarak öldüren ve sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Dünya ile bağlantısını kestim” ifadelerini kullanan sanığın yargılandığı davada karar açıklandı. Cumhuriyet savcısı, sanığın suçunun sabit olması sebebiyle 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakim ise sanığın kusurunun bulunmaması, eylemin zorunluluk hali içinde kalması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Yahya Kaptan Mahallesi’nde 27 Ağustos 2022’de meydana gelen olayda, bir köpeğin sokakta öldürüldüğünü gören mahalle sakinleri polise şikayette bulunmuş, yapılan araştırmalar neticesinde olayı gerçekleştiren kişinin Orçun Maviş olduğu tespit edilmişti.

“Köpek oğlumu ısırdığı için buna tahammül göstermem mümkün değildi”

Olaya ilişkin Orçun Maviş hakkında “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan dava açılmış, yargılama sürecinde sanık sosyal medya hesabından, “Daha önce vukuatlı bir köpek oğlumu ısırdığı için buna tahammül göstermem mümkün değildi. Ben de o köpeğin dünya ile olan bağlantısını kestim. Sonuçta benim önceliğim çocuklarımın sağlığıdır. İnsanın sağlığı söz konusu olduğu yerde köpeklerin benim gözümde hiçbir değeri olmaz. Köpekseveler bu durumu benim aleyhime kullanabileceklerini düşünüyor. Köpekseverlerin neden bu kadar sesi çıkıyor? Çünkü köpekleri istemeyenlerden daha cesurlar, uğraşıp mücadele ediyorlar. Ama dediğim gibi benim çocuğumun sağlığı söz konusuydu” ifadelerini kullanarak paylaşım yapmıştı.

“Dünya ile bağlantısını kestim”

Kısa süre sonra başka bir binanın önünde videolu paylaşımı yapan Maviş, “Bu binada 5 ve 10 yaşında 2 yeğenim oturuyor. Eğer devletin yetkilileri ya da kendini hayvansever olarak tanıtanlardan birileri Mike’ı (köpeğin ismi) buradan almazsa Mike’ın hayatı tehlike altında. Ne demiştim öbür köpek için, ‘Dünya ile bağlantısını kestim’. Mike’de aynı sonu yaşayabilir. Hayanseverlere sesleniyorum, bu köpeği gelip buradan alın yoksa hayatı değişecek, önceden uyarıyorum” cümlelerini kullanmıştı.

Savcı cezalandırılmasını talep etti

Sanığın Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya taraf avukatları ve hayvanseverler katıldı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın mahkumiyetine yeterli delil elde edildiğinden “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Hakim, sanığın kusurunun bulunmaması, eylemin zorunluluk hali hudutları içinde kalması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

“Yapılan suç sabit”

Duruşma sonrasında açıklama yapan Kocaeli Doğa ve Hayvanları Koruma Kolektifi Kurucu Üyesi Erman Gelici, “Yahyakaptan’da bir köpeği uykusunda gözünden silahla vurarak öldüren Orçun Maviş isimli şahsın son duruşmasına girdik. Hayvanseverler ve Doğa Hayvan Savunucuları olarak davaya katıldık. Davanın lakayıt yürütüldüğüne inanmaktayız çünkü yapılan suç sabit. Sokak hayvanı yatarken öldürülmüş, arkasından başka hayvanlarında öldürüldüğüne dair şahitler var. Hemen arkasından Orçun Maviş, kendi sosyal medya hesaplarından ‘Ben sokak hayvanlarını öldürdüm, buradaki sokak hayvanları alınmazsa bunları da öldüreceğim’ diyerek soğukkanlılıkla, kan donduran ifadelerle açıklaması üzerine toplum tarafından tepki görmüştü” dedi.

“Çocuğunun ısırıldığına dair mahkemeye sunulan ne bir delil, ne bir doktor raporu, ne de video kaydı var”

Gelici, sözlerini şöyle noktaladı:

“Sanık, sokak hayvanlarını katlettiğini itiraf etmiş, ardından da devamında öldürmeye devam edeceğini soğukkanlılıkla anlatmıştı. Ancak çocuğunun ısırıldığına dair mahkemeye sunulan ne bir delil, ne bir doktor raporu, ne de video kaydı var. Hiçbir gerekçe olmadan sanık köpeklerin katline devam etmiş ve edeceğine soğukkanlılıkla itiraf etmiştir ama bundan maalesef ceza almamıştır. Bu karar itirazda bulunacağız. Ben de yarın herhangi bir yerden geçerken, ‘Bu bana şunu yaptı’ diyerek yani sadece beyana dayanarak birine zarar verebilir ve bundan ceza almayabilirim. Bugün adalet resmen bunun yolunu göstermiş oldu. Bu davanın peşini bırakmayacağız” – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmitte-cocugunu-isiran-kopegi-olduren-saniga-ceza-verilmedi/feed/ 0
Zonguldak’ta terastan düşen Ayşe Özgecan Usta’nın erkek arkadaşının yargılanması devam ediyor https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-terastan-dusen-ayse-ozgecan-ustanin-erkek-arkadasinin-yargilanmasi-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-terastan-dusen-ayse-ozgecan-ustanin-erkek-arkadasinin-yargilanmasi-devam-ediyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 23:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10203 Zonguldak’ta terastan düşen Ayşe Özgecan Usta’nın ölümüne ilişkin erkek arkadaşının yargılanmasına devam edildi.

2. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, Usta’nın ailesi ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık B.C.A. ise duruşmaya katılmadı.

Söz alan baba Kenan Usta, keşifte ve bu aşamaya kadar bir hususun gözden kaçırıldığını öne sürerek, ev içerisinde masa üzerinde bir adet mermi bulunduğunu anımsattı.

Bu merminin kızının evde alıkonulduğu sırada sanığın, kızını korkutmak amacıyla masaya koyduğu kanaatinde olduğunu iddia eden baba Usta, sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Usta, kızının eğitimini tamamlama konusunda kararlı ve hayat dolu olduğundan bahsederek, “Kendisini bu noktaya sürükleyen sanıktır. Zira benim kızım o evdeyken dışarı çıkmak istediğinde çıksaydı ve başına başka türlü bir zarar gelseydi farklı düşünebilirdik. Olaydan sonra yapılan alkol kontrolünde kızımda 1.70 civarında promil alkol çıkmasına rağmen sanıkta 0.40 promil alkol çıkması kızıma alkol içerildiğini göstermektedir. Sanık kendisi içmemiş, kızıma içirmiştir. Buradaki amacının başka emellere alet edip etmemek konusunda takdiri mahkemeye bırakıyorum.” dedi.

Duruşmaya, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan tanık E.A. ise Ayşe Özgecan Usta’nın her şeyi kendisiyle paylaştığını, Zonguldak’a gelmeden birkaç gün önce yanına geldiğini ve birlikte kaldıklarını anlattı.

Sanığın tutarsız davranışlarıyla Usta’yı arkadaş ortamlarında küçük düşürdüğünü ileri süren E.A, “Ayşe Özgecan Usta bana ağlayarak, ‘Yalandan da olsa benimle evleneceğini söylesin razıyım ama asla böyle bir şey demiyor.’ diyordu. Sonradan öğrendiğime göre B.C.A, Ayşe Özgecan Usta hakkında verdiği ifadelerde onunla evlenmek istediğini söylemiş ama böyle bir şey olsaydı Ayşe Özgecan bunu bana kesinlikle söylerdi. İlişkilerinde en büyük problem buydu. Sanık hiçbir zaman arkadaşıma ciddi düşündüğünü dahi söylememiştir. Arkadaşım bilinmezlikten bunaldığı için ayrılmak istiyordu. Her seferinde B.C.A. barışmak için adım atıyordu.” ifadelerini kullandı.

Özgecan Usta’nın tanık olarak dinlenen yengesi E.U. da Ayşe Özgecan ile telefon görüşmelerinin çoğunlukla uzun sürdüğünü, genellikle gündelik şeylerden konuştuklarını aktararak, “O gün beni kendisi aramıştı. Konuşmamız sonrasında herhangi bir olumsuz durum olduğundan bahsetmedi. Psikolojisi gayet yerindeydi. İntihar edebileceğine dair herhangi bir izlenimim olmamıştır.” diye konuştu.

Mahkeme heyeti, sanığın adli kontrol şartlarının devamına karar vererek duruşmayı 4 Temmuz’a erteledi.

Olay

İddiaya göre, 5 Şubat 2021’de Ankara’dan Zonguldak’ta yaşayan erkek arkadaşı B.C.A’nın yanına gelip kısa sürede evlenme teklifinde bulunan Ayşe Özgecan Usta’nın (28) talebi olumlu karşılanmayınca taraflar arasında tartışma çıkmıştı. B.C.A. tartışmanın büyümesi üzerine 8. kattaki dairenin terasına yönelen Usta’yı tutmaya çalışmasına rağmen başarılı olamamış, düşen kadın yaşamını yitirmişti.

Usta’nın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, düşmek üzere olan kız arkadaşını tutmaya çalışıp komşularından yardım isteyen B.C.A’nın, Usta’nın intihar girişiminde bulunma ihtimaline karşı yeterli dikkati göstermediği belirtiliyor.

Bu nedenle sanığın “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenirken, sanık hakkında “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan da 1 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlenmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-terastan-dusen-ayse-ozgecan-ustanin-erkek-arkadasinin-yargilanmasi-devam-ediyor/feed/ 0
Adnan Oktar suç örgütü iddianamesinde “İsrailli siyasetçilerle görüşme” tespiti https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-iddianamesinde-israilli-siyasetcilerle-gorusme-tespiti/ https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-iddianamesinde-israilli-siyasetcilerle-gorusme-tespiti/#respond Mon, 19 Feb 2024 08:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9762 BAŞAK AKBULUT YAZAR – Adnan Oktar silahlı suç örgütüne yönelik 72 sanık hakkında hazırlanan yeni iddianamede, örgüt üyesi bazı sanıkların İsrailli siyasetçilerle görüşmeler yaptıkları, bu kapsamda bir sanığın örgütü temsilen İsrail’e gidip siyasetçi Yehuda Glick ile görüştüğü bilgisine yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca, Adnan Oktar’ın da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu, 42’si firari 72 sanık hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Oktar’ın bir numaralı sanık olduğu 1017 sayfalık iddianamede, 72 kişi “şüpheli”, 21 kişi “mağdur”, 9 banka ise “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer aldı.

Örgütün kuruluş amacı ve faaliyetleri anlatılan iddianamede, haklarında dava açılan sanıkların eylemleri detaylı olarak ele alındı.

İddianamede tutuklu sanık Ali Sadun Engin’in örgüt içinde “Sado” lakabını kullandığı, özellikle ABD ve İsrail ile örgüt arasında köprü vazifesi gördüğü, örgüt elebaşı Adnan Oktar’ın talimatıyla İsrail’de düzenlenen ve örgüt tarafından organize edilen konferanslarda konuşmacı olarak yer aldığı belirtildi.

Sanığın yurt dışından gelen bürokrat ve yabancı siyasetçilerin rehberliğini üstlendiği, ayrıca Oktar’ın A9 TV’deki yayınlarında konuşulacak konuları belirleyip, kanalın para transferini organize ettiği kaydedildi.

Örgütün Yehuda Glick ile görüşmesini anlattı

İddianamede, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen Altuğ Revnak Eti’nin, sanık Engin’in İsrail’in eski Likud Partisi Milletvekili radikal haham Yehuda Glick ile bağlantılarını anlatması dikkati çekti.

Eti, ifadesinde, tutuklu sanık Ali Sadun Engin ile örgütsel konferans verdiklerini, bu konferansta “tapınakçılar”dan olan Timothy Hogan başkanlığındaki 9 kişilik ekiple tanıştıklarını söyledi.

Ekibin sanık Sinem Tezyapar tarafından Türkiye’ye getirtildiğini ve yol parası dahil tüm masraflarını örgütün karşıladığını anlatan Eti, “Ali Sadun Engin ve ben bu misafirlere İstanbul’da tarihi mekanları gezdirdik. Gelen Mason ekip, tapınakçıların kuruluş yeri olan Küçük Ayasofya’da bize tapınakçılık hikayesini anlattı.” ifadelerini kullandı.

Sanık Engin’in, Adnan Oktar ve mason ekiple birebir yaptığı görüşmelere katıldığını, İsrail ve dünyada dini anlamda en güçlü haham organizasyonu olan Sanhedrin Meclisi ile Oktar’ın talimatı üzerine “Bacılar Grubu” aracılığıyla bağlantıya geçtiklerini aktaran Eti, yine masrafları örgütçe karşılanan ve aralarında Ben Abrahamsın ile Yesheyahu Hollander’in de bulunduğu 8 kişilik ekibe İstanbul’da tarihi ve kendileri için kutsal olan yerleri gezdirdiklerini kaydetti.

BM toplantısına katıldılar

Oktar’ın bu ekiple toplantılar yaptığı ve sonrasındaki süreçte sanık Engin’in davetli olarak örgütten birkaç kişiyle İsrail’e gittiği bilgisini veren Eti, ifadesine şöyle devam etti:

“Orada önce Sanhedrin ekibi aracılığıyla siyasette söz sahibi olan Likud Partisi Milletvekili Yehuda Glick ile tanıştırdılar. Yehuda Glick de siyasiler ile tanıştırdı. Sanhedrin ekibi ise dindar olan Shas Partisine yakındı. Likud Partisi İsrail’de o dönem ana muhalefet partisiydi. Shas Partisi ise her zaman yüzde 10 oy oranına sahip dindar bir partiydi.”

Eti, Sanhedrin ekibinin daha sonra örgüt elemanlarını ABD’deki Ortodoks Yahudiler ile bağlantıya geçirdiğini ve bu sayede kendisinin ve Engin’in New York’taki Birleşmiş Milletler Merkezi’nde toplantılara katılma imkanı bulduğunu belirtti.

Örgütün sözde Ankara sorumlusu olduğu bildirilen sanık Ayfer Gökmenli’nin bazı milletvekilleri, siyasiler ve yazarlarla Adnan Oktar’ın vekili olarak görüşmelere katılıp lobi faaliyetleri yürüttüğü bilgisi de iddianamede yer aldı.

İddianamede, sanığın ayrıca şahsi evini örgüt evi olarak kullandırdığı ve eşinin ölümünden sonra mal varlığını örgüte devrederek örgütü fonlamayı amaçladığı tespitinde bulunuldu.

Örgütten ayrılan kişi “şüpheli” oldu

İddianamede, örgütten 2017’de ayrılan ancak soruşturmaya konu olaylarla ilgili dönemde örgütte yer aldığı gerekçesiyle soruşturulan Ceylan Özgül’e de “şüpheli” olarak yer verildi.

Aynı örgütten ayrılan Ümit Kurucu ile evli olan Özgül’ün, soruşturma safhasında pişmanlığını dile getirip kendi iradesiyle teslim olması, örgüt içindeki kişiler ve örgüt yapılanmasıyla ilgili bilgiler vermesi, verdiği bilgilerin örgütteki konum ve faaliyetlerine uygun nitelikte faydalı bilgiler olması nedeniyle, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılması talep edildi.

İddianamede, firari sanıklardan Emre Çalıkoğlu’nun ailesiyle yaşadığı için evinde kasa bulundurduğu, örgüte ait paraların bir kısmını bu kasada tuttuğu, maddi durumunun iyi olmasından dolayı örgütte güven sağladığı anlatıldı.

Örgüt yöneticisi Adnan Oktar tarafından örgüte gelen paraları saklamakla görevlendirilen Çalıkoğlu’nun örgütte “İmam Kardeşler” olarak adlandırılan grupta yer aldığı kaydedilen iddianamede, sanığın, Oktar’ın talimatı doğrultusunda, askerlik yapmak istemeyen örgüt üyelerinin durumlarıyla alakalı çözüm bulunması konusuyla ilgilendiği aktarıldı.

AİHM’den kazandığı tazminatı örgüte aktardı

İddianamede sanığın, Oktar’ın da aralarında bulunduğu bir grup örgüt üyesinin 1999’da gözaltına alındıklarında işkence gördükleri iddialarıyla ilgili dönemin emniyet görevlileri hakkında açılan dava kapsamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) şikayette bulunduğu ve kazandığı tazminatı “infak” adı altında örgüte aktardığı kaydedildi.

Tutuklu sanıklardan Erol Şimşek’in, kendisine yüklü miktarda miras kalan örgüt üyelerinin mal varlıklarının örgüte aktarılması noktasında faaliyet gösterdiği belirtilen iddianamede, sanığın özellikle Kazakistan’da olmak üzere yurt dışında örgüte finans sağlayan şirketler kurup, örgüt içi para transferini yönettiği ifade edildi.

İddianamede “Adliye İmamı” olarak anılan sanıklardan Fatih Kılıç’ın, örgütün hukuki işlerini takip eden ve ana dosyada yargılanan Gülcan Karakaş’a ait avukatlık bürosunda faaliyet gösterdiği, ayrıca örgütle ilgili dosyalarda görevli yargı ve emniyet mensuplarını araştırmakla görevli olduğu, sanığın verdiği bilgiler itibarıyla etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiği bildirildi.

Askere gitmek istemeyenler Rusya ve Cezayir’deki şirketlere gönderildi

Firari sanıklardan Harun Özyaşar’ın örgüt adına Rusya’da faaliyet gösterdiği kaydedilen iddianamede, örgüt içerisinde vakti gelmesine rağmen askere gitmek istemeyen kişilerin Rusya’ya gönderildiğinde sanığın şirketinde çalıştıklarına işaret edildi.

Firari sanık Tufan Gürlek’in ise örgüt içerisinde “Yasin” olarak bilindiği ve “evrim” konferanslarında konuşmacı olarak bulunduğu iddianamede yer aldı.

İddianamede, sanığın örgüt adına Cezayir’de faaliyet gösterdiği, vakti gelen ancak askere gitmek istemeyen örgüt üyelerinin Cezayir’e gönderildiklerinde bu sanığın şirketinde çalıştıkları belirtildi.

Sanığın örgüte yönelik gerçekleştirilen operasyon tarihinden itibaren firari konumda olduğu ve Cezayir’de güncel faaliyetlerine devam ettiğinin değerlendirildiği kaydedildi.

İddianamede, firari sanık Hasan Basri Güner’in, örgüt üyelerine farklı basın yayın organlarında görev aldırarak, örgütten ayrılan ya da örgüte karşı olan kişilere karşı karalama faaliyetleri gerçekleştiren grup imamı olduğu bildirildi.

Örgütün 1990’da giriştiği yapılanmada ilk imamlarından biri olan sanığın, örgüt faaliyetinden tutuklu kişilerin itirafçı olmalarını engelleme, dışarıdaki örgüt sempatizanlarının motivasyonunu koruma ve örgütün çözülmesini önleme çalışmaları yaptığı kaydedilen iddianamede, sanığın bir adreste örgüt ideolojisini aktarmak amacıyla dersler verdiği anlatıldı.

İddianamede, Oktar ile özel diyalog kuran sanığın örgüte finans sağlaması için Oktar tarafından Çin’e gönderildiği, örgütsel talimat kapsamında kıyılan imam nikahlarını organize ettiği ve örgüte ait “Tedbir Evi”nin liderliğini yaptığı bilgisi verildi.

Firari sanıklardan Hüseyin Cenk Yavaş’ın, Oktar’a düzenlenen ilk operasyon sonrası gazeteciler, politikacılar, yazarlar, bürokratlar, vakıf ve derneklerle görüşen ve kamuoyu oluşturmaya çalışan ekipte yer aldığı ve örgüt adına Dubai’de faaliyet gösterdiği iddianamede yer aldı.

İddianamede, örgüt üyelerinden Oktar Babuna tarafından kanser hastalığı sebebiyle başlatılan ve sonraki dönemde amacı dışında kullanıldığı tespit edilen kan kampanyasında yurt dışına çıkarıldığı tespit edilen kanların sanığın refakatinde götürüldüğü belirtildi.

Firari sanık İbrahim Özçelik’in örgüt adına lobi faaliyetleri kapsamında tarikat ve cemaatlerle görüşmeler yaptığı bilgisine yer verilen iddianamede, sanığın örgütte “Çelikçi İbrahim” olarak anıldığı aktarıldı.

İddianamede, sanığın, devlet tarafından el konulmasına karar verilen Maye Grup Çelik Sanayi Şirketi’nin dolandırıcılık suçu kapsamında kalan eylemlerine katıldığı anlatıldı.

Sahte taşıma evrakıyla ülkeye sokulan çelik boruların gümrükten çıkarılarak sanığa ait depoya götürüldüğü ve buradan piyasaya sürülerek düşük bedelle satılıp elde edilen kaynağın örgüte aktarıldığına dikkat çekildi.

İddianamede, elebaşı Adnan Oktar’ın, A9 TV’nin RTÜK’e bağlı olmadan yayın yapılabilmesinin sağlanması amacıyla “Reji İsmail” olarak anılan firari sanık İsmail Gülsunar’a talimat verdiği, sanığın çözüm olarak Kosova’da kanal açma fikrini sunduğu, bunun için Kosova’ya gönderildiği fakat daha sonra kanal açma fikrinden vazgeçildiği belirtildi.

Firari sanık Muhammet Cihat Gündoğdu ile ilgili bölümde, bir kişinin sanık hakkında “Örgütün şu andaki sosyal medya üzerinden yürüttüğü karalama faaliyetlerinin başında firari yönetici İbrahim Seral Köprülü ve Cihat Gündoğdu bulunmaktadır. Bu kişilere Mehmet Akın yardım etmektedir.” şeklinde ifade verdiği kaydedildi.

İddianamede, Adnan Oktar’ın özellikle Suriye Mason Locasıyla yaptığı görüşmelere diğer örgüt üyeleriyle birlikte sanığın katılım sağladığı, Mason locasına mensup kişileri Türkiye’de ağırlama görevini üstlendiği ifade edildi.

Firari sanık Mustafa Üstün’ün örgüt yöneticisi ve üyelerinin tutuklanması sonrası özellikle duruşma günlerinde örgüt üyelerinin duruşmaya katılabilmeleri için araç temin ettiği, yiyecek, içecek, kıyafet gibi ihtiyaçların taşınmasında rol aldığı, sosyal medya üzerinden de örgütü övücü paylaşımlarda bulunduğu iddianamede yer aldı.

Miras örgüte aktarılsın diye sahte evlilik

İddianamede, firari konumda bulunan Neşe Tuncer’e babasının ölümünden sonra yüklü miktarda miras kaldığı, bu mirasın örgüt içine aktarımını sağlamak amacıyla örgüt yöneticisi İbrahim Tuncer ile sahte evlilik yaptığı tespitinde bulunuldu.

Sanığın bu şekilde örgütü finanse ettiği, 30 yıla yakın süredir örgüt elebaşı Adnan Oktar’ın yanında bulunduğu ve günlük şahsi işlerini de yaptığı belirtildi.

İddianamede, firari sanık Oben Karatepe’nin örgüt içerisindeki para transferinde etkin rol aldığı ve her ay düzenli olarak, örgüt adına kurulan ve örgütün finans kaynağını oluşturan şirketler aracılığıyla örgüte para aktardığı, Adnan Oktar’ın emriyle İstanbul’da “yaratılış” konulu “Yaşamın ve Evrenin Gerçek Kökeni” isimli üç konferans düzenlediği bildirildi.

Yurt dışındaki paraları, şirketler üzerinden Türkiye’ye aktardı

İddianamede, sanık Orkun Şimşek’in kendisine yüklü miktarda miras kalan örgüt üyelerinin mal varlıklarının örgüte aktarılması noktasında faaliyet gösterdiği, özellikle Dubai’de olmak üzere yurt dışında örgüte finans sağlayan şirketler kurup örgüt içi para transferini yönettiği ve Kazakistan’daki şirketlerden elde edilen geliri Dubai’deki şirketi aracılığıyla Türkiye’ye aktardığı bilgisine yer verildi.

Sanık Şimşek’in “turnike” sistemine girecek kadınları tespit ettiği değerlendirmesine yer verilen iddianamede, kadınların kimlerle görüşeceklerine karar verdiği, özellikle örgüt yöneticisi Adnan Oktar ile tanıştırdığı, dönem dönem kadınların kaldığı evlerden sorumlu olduğu, örgüt içi deşifrenin önlenmesi amacıyla özellikle turnike sistemine giren kadınlara örgütsel yemin ettirdiği belirtildi.

İddianamede, firari sanık Tahsin Akkaş’ın “Aslan” kod adını kullandığı, kendisine ait silahları bulunduğu, örgüt içerisindeki diğer üyelerle arasında silah devri yaptığı kaydedildi.

Akkaş’ın yurt dışı işlerden sorumlu “imam” olduğu değerlendirilen iddianamede, ayrıca Oktar’ın kişisel ihtiyaçlarını karşıladığı, yurt dışından A9 TV’ye gelen mankenlerden sorumlu grupta yer aldığı, Kazakistan, Suudi Arabistan ve Rusya’da örgüte finans sağlamak amacıyla bulunduğu belirtildi.

İddianamede, sanığın her ne kadar firari olsa da avukatlar vasıtasıyla örgütten ve yargılama safahatından bilgi aldığı ve güncel olarak eylemlerine devam ettiği aktarıldı.

Sanık Tuğba Yılmaz’ın reklam ajansı görünümündeki şirket vasıtasıyla örgüte uygun olduğunu düşündüğü kadınlarla iletişim kurduğu ve belli bir dönem güvenlerini kazanınca örgüt üyesi erkeklerle buluşmalarını sağladığı anlatıldı.

Sanığın, örgütün siyasilerle olan görüşmelerinde ve siyasi lobi kapsamındaki faaliyetlerinde yer aldığına işaret edilen iddianamede, bulunduğu “Kız Kardeşler” grubunun finans sorumlusu olduğu, örgüt evlerinde örgüte üye kadınların kaldığı, örgüt tarafından ihtiyaçlarının karşılandığı ve örgüt içerisinde “Türkan” lakabını kullandığı ifade edildi.

İddianamede, sanık Yılmaz’ın örgütteki kadınlar dışarı çıkacağı zaman örgütsel teamül gereği “şahit” adı altında onlara eşlik ettiği ve örgütün ana çatı dosyasında ismi geçen şüphelilerle operasyon anına dek, olağan akışa uymayan çok sayıda görüşme trafiği olduğu belirtildi.

Firari durumdaki Uğur Örmen’le ilgili değerlendirmelere yer verilen iddianamede, sanığın “yabancı kızlar imamı” olarak görev yaptığı, örgüte ait evlerde kalan kadınlarla ilgilendiği ve bu evlerin ihtiyacını giderdiği bildirildi.

İddianamede Örmen’in örgütsel saikle ve Oktar’ın talimatıyla Aylin Örmen ile örgüt içi evlilik yaptığı, evli çiftlerin konutunda örgütsel toplantıların daha rahat yapıldığı, olası polis baskınında evdeki kişilerin misafir olarak lanse edildiği kaydedildi.

Sanığın konsolosluklarla lobi faaliyeti yürüttüğü belirtilen iddianamede, Oktar’ın kitabını konsolosluklara hediye ettiği ve bir dönem örgütün karargahı olarak kullanılan villanın kira sözleşmesinin üzerine yapıldığı, dolayısıyla şüphelinin örgüt içerisinde güven veren örgüt üyelerinden olduğu anlatıldı.

Ceza istemi

İddianamede, Adnan Oktar, Ulviye Didem Ürer, Tarkan Yavaş ve Alev Babuna’nın aralarında bulunduğu 13 sanığın, diğer 59 sanığın eylemlerini örgüt kapsamında gerçekleştirmesi ve yöneticilerin bu suçlardan ayrı ayrı sorumlu olması gerektiğinden çok sayıda kişiye karşı birden fazla kez “nitelikli cinsel saldırı”, “çocuğun cinsel istismarı”, “cinsel taciz”, “basit cinsel saldırı”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak”tan 1938 yıl 5’er aydan 2 bin 758 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.

59 sanığın “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak”tan 2,5 yıldan 6’şar yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, ayrıca bu sanıklardan 27’sinin “nitelikli cinsel saldırı”, 8’inin ise “cinsel taciz” suçundan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

İddianamede, sanıklardan İbrahim Özçelik’in ayrıca “nitelikli dolandırıcılık” ile “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından da 12 yıldan 34 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Bazı sanıklar hakkında “kaçakçılık” ile “evrakta sahtecilik” suçlarından ayrı bir soruşturma başlatıldığı, bu soruşturmanın devam ettiği kaydedildi.

İddianamede, örgüte yönelik operasyonda ele geçirilen paraların, oluşturulan fon kapsamında ilgili yöneticiler tarafından örgüt amaçları ve ihtiyaçları doğrultusunda örgüt yöneticileri ve üyelerine paylaştırılmak üzere kullanıldığı ve şüphelilerin firari oldukları dönemde herhangi bir iş yapmadığı, gelir getirici herhangi bir faaliyetleri bulunmadığı belirtilerek, 261 bin 991 lira ile 310 avro ve 10 bin 465 doların müsadere altında tutulması istendi.

Firari sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarıldığı, bu karardan itibaren kanun gereği infaz için 5 yıl beklendiği aktarılan iddianamede, sanıklar yakalanmadığından haklarında dava açıldığı belirtildi.

İddianame, gönderildiği İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanıklar ileriki günlerde hakim karşısına çıkacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adnan-oktar-suc-orgutu-iddianamesinde-israilli-siyasetcilerle-gorusme-tespiti/feed/ 0
İstanbul’da Şehitlerimize Rahmet Yürüyüşü Sonrası Yumruklu Saldırı Davası https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sehitlerimize-rahmet-yuruyusu-sonrasi-yumruklu-saldiri-davasi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sehitlerimize-rahmet-yuruyusu-sonrasi-yumruklu-saldiri-davasi/#respond Mon, 19 Feb 2024 08:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9759 İstanbul’da düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” yürüyüşünün ardından evine dönen kişiye yumruklu saldırıda bulunan sanık Ege Akersoy’un yargılandığı davada mütalaa açıklandı.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya müşteki İsmail Aydemir ve tarafların avukatları katıldı.

Aydemir, dava konusu mitingden dönerken aniden karşılaştığı sanığın kendisine “Sen Arap sevici misin? Arap kültürünü mü savunuyorsun?” diyerek kızdığını ve bir anda yumruk attığını anlattı. Yere düşmesi üzerine çevredekilerin yardım ettiğini belirten Aydemir, sanıkla aralarında başka bir konuşma geçmediğini ifade ederek, şikayetçi oldu.

Duruşmada esasa ilişkin görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın “basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Söz verilen sanık avukatı Ali Öztürk, müşteki Aydemir’e olay anından önce yanında biri olup olmadığını ve sanığın kendisine söylediği “Arap sevici misin” sözlerini başkalarının da duyup duymadığını sordu.

Aydemir ise “Mitinge yalnız gittim, yalnız dönüyordum. Söz konusu sözleri bana söyledi ama etrafımdan geçenler de duydu. Hatta onlara da bu şekilde sözler söyledi.” yanıtını verdi.

Duruşma, sanık avukatlarının esas hakkındaki savunmalarını hazırlaması için ertelendi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Beyoğlu’nda 1 Ocak’ta kavga olduğu anonsu üzerine Refik Saydam Caddesi’ne giden ekiplerin incelemesinde, sanık Ege Akersoy’un müşteki İsmail Aydemir’e yumruk attığının tespit edildiği aktarılıyor.

İddianamede, Adli Tıp Kurumu raporuna göre, müştekinin yaralanmasının “mevcut tıbbi belgedeki arızasının kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu” kaydediliyor.

Sanığın kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan, üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan müştekiye yönelik “Sen tam bir Arap sevicisin. Arap kültürünü savunuyor.” söylemleriyle halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimin aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği kaydedilen iddianamede, sanığın eyleminin kamuoyu tarafından yakından takip edilip tepki gösterilen Filistin’de yaşanan olaylarla şehit haberleri gibi halk arasında infial uyandıran olaylarla ilgili yapılan bir miting sonrasında gerçekleştiği vurgulanıyor.

İddianamede, sanığın bu eyleminin soyut tehlike suçu olmaktan çıkıp somut tehlike suçu haline geldiği, sanığı tanımayan ve sadece miting sonrası elinde bayrak taşıması nedeniyle saldırıya maruz kalan müştekiye yapılanın toplumun bir kesimine karşı nefret uyandıracak mahiyette olduğu belirtiliyor.

Olay sonrası görsel ve yazılı medyada gösterilen tepkiler dikkate alındığında eylemin kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturduğunun kabulünün gerektiği ifade edilen iddianamede, sanık Ege Akersoy’un, “basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Tutuklu sanık tensip zaptıyla tahliye edilmişti

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesince hazırlanan tensip zaptında, sanık Akersoy’a isnat edilen “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçunun vasfının değişme ihtimali nedeniyle yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verilmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-sehitlerimize-rahmet-yuruyusu-sonrasi-yumruklu-saldiri-davasi/feed/ 0
Adana’da Hasan Alpargün Apartmanı davası ertelendi https://www.haber60.com.tr/adanada-hasan-alpargun-apartmani-davasi-ertelendi/ https://www.haber60.com.tr/adanada-hasan-alpargun-apartmani-davasi-ertelendi/#respond Fri, 09 Feb 2024 07:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6649 Adana’da 96 kişinin öldüğü Hasan Alpargün Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin açılan davanın ikinci duruşmasında tutuklu müteahhit Hasan Alpargün yaşını gerekçe gösterip serbest bırakılmasını isterken, mahkeme heyeti ek bilirkişi raporu talep edip duruşmayı erteledi. Kayıp yakını ve dava avukatı Beşir Ekinci, “Sanığın iddia ettiği kolon kesme iddiaları bu mahkemede tamamen çürütüldü. Bu iddia artık söz konusu değil” dedi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depreminde Adana’nın merkez Çukurova ilçesini Güzelyalı Mahallesi’nde 96 kişinin ölümü ile sonuçlanan Hasan Alpargün Apartmanı’nın yıkılması ile ilgili açılan davanın ikinci duruşması Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle açılan davada tutuklu yargılanan sanık Hasan Alpargün duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

“Kolon kesildiği için bina yıkıldı, tahliyemi istiyorum”

İlk duruşmadaki savunmasını yineleyen Alpargün, “Yasal tüm şartları sağladım. Zemin etüdü yaptırdım, iskanı zamanında aldım. Hiçbir suç ve kabahatim yoktur. İTÜ raporu da bu yöndedir. 73 yaşındayım ve hastalıklarım var, burada tedavi olamıyorum. Tahliyemi istiyorum. Benim yaptığım binada hiçbir sorun yok. Kolon kesildiği için bu bina yıkıldı” dedi.

Sanığın ardından duruşmaya katılan müştekilerin ifadeleri dinlendi. Duruşmada arama kurtarma çalışmalarına katılanlar betonların vinçle kaldırılırken dağıldığını, taşları elle kırabildiklerini belirtti.

Cumhuriyet savcısı, sanığın binanın neden yıkıldığı ve sanığın kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu alınması, bu aşamada sanığın mevcut halinin devamına karar verilmesi ve eksik hususların giderilmesi yönünde mütalaasını bildirdi.

Mahkeme heyeti, Alpargün’ün tutukluluk halinin devamına, binanın neden yıkıldığı ve binanın yıkılmasında müteahhit olan sanığın kusur durumuna ilişkin Konya Teknik Üniversitesinden bilirkişi raporu alınmasına ve eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı 27 Haziran’a erteledi.

“Sonuna kadar süreci takip edeceğiz”

Duruşma sonrası Hasan Alpargün Apartmanı’nda hayatını kaybedenlerin yakınları adına avukat Beşir Ekinci gazetecilere açıklamalarda bulundu. Ekinci, “Ben, meslektaşlarım ve aileler duruşmayı son ana kadar bütün dikkatimizle izledik. Mahkeme, sunduğumuz tüm delilleri, taleplerimizi, tanık beyanlarımızla beraber yeniden ve kapsamlı bir rapor alınarak dosyaya sunulmasını talep etti. Yine sanığın iddia ettiği kolon kesme iddiaları bu mahkemede tamamen çürütüldü. Bu iddia artık söz konusu değil. Ben ve arkamda görmüş olduğunuz meslektaşlarım ve aile yakınları olarak bizim gözlerimizde acı var, üzüntü var, keder var, hüzün var, ama tek bir şey yok o da korku. Hiçbir zaman da olmayacak. Sadece bu celse değil bundan sonraki bütün celselerde burada olduğu gibi yılmadan, dimdik ayakta giden canlarımızın hesabını sormak için süreci sonuna kadar takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Avukat Ekinci, sanık Hasan Alpargün, duruşmada hiçbir suçunun olmadığını öne sürdüğünü söyledi.

Alpargün Apartmanı’nda ki depremde anne, baba ve ağabeyini kaybeden Azem Yaren Coşkun ise adalet beklediklerini söyledi. Coşkun, “Mahkemenin tekrardan bilirkişi raporu aldırmasına yönelik ara karar çıkarması gerçekten bizi rahatlattı. Beklediğimiz bir karardı. İnşallah hak ettiğimiz sonucu alacağız. Bu şahsın gerekli cezayı almasını bekliyoruz” dedi. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/adanada-hasan-alpargun-apartmani-davasi-ertelendi/feed/ 0
Kargocu, para karşılığı anlaştığı kadınları falakaya yatırıp görüntü çekti https://www.haber60.com.tr/kargocu-para-karsiligi-anlastigi-kadinlari-falakaya-yatirip-goruntu-cekti-3/ https://www.haber60.com.tr/kargocu-para-karsiligi-anlastigi-kadinlari-falakaya-yatirip-goruntu-cekti-3/#respond Mon, 29 Jan 2024 07:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5331 KAYSERİ’de para karşılığı anlaştığı iddia edilen kadınları falakaya yatırıp, görüntü çeken kargocu Erkan T.’ ye (35) istinaf mahkemesince ‘fazla ceza’ verildiği gerekçesiyle yeniden yargılandığı davada ‘müstehcenlik’ suçundan 1 yıl 6 ay 22 güne düşürülen hapis cezası kararının gerekçesi açıklandı. Mahkeme gerekçesinde, sanığın cep telefonunda depolanmış halde birden çok farklı tarihlerde yüklenmiş video bulunduğuna yer vererek, “Sanığın, ‘müstehcenlik’ suçunu birden fazla kez işlediği anlaşılmış, sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmiştir. Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri de dikkate alınarak ‘iyi hal’ indirimi yapılarak, hükmün açıklanması geri bırakılmıştır” görüşünde bulundu.

Melikgazi ilçesinde kargo şirketinde çalışan, evli ve 2 çocuk babası Erkan T.’nin, maddi durumu iyi olmayan kadınları evine çağırıp, gözlerine uyku bandı takarak, ayaklarını kelepçe ve eşarp ile bağlayıp, falakaya yatırdığı iddia edildi. Erkan T.’nin, falakaya yatırdığı kadınlardan ‘güzel’ dediklerine 500 TL, ‘çirkin’ dediklerine 250 TL ödeme yaptığı öne sürüldü. Erkan T., falaka görüntülerini de kayıt altına aldı. Erkan T., başka kadınlara da çektiği videoları gönderdi. Benzer teklifte bulunduğu N.K. isimli kadının savcılığa suç duyurusu sonrası Erkan T. gözaltına alınıp, adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı.

KAMU DAVASINDAN BERAAT

Erkan T. hakkında eşi H.T.’ye eylemleri nedeniyle ‘eşe karşı eziyet çektirme’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar, ‘müstehcenlik’ suçundan da 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle Kayseri 18’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldı. Davanın geçen yıl nisan ayında görülen 3’üncü duruşmasına sanık Erkan T., ‘müstehcenlik’ suçundan ‘iyi hal’ indirimi uygulanarak 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı, ‘eşe karşı eziyet’ suçundan ise delil yetersizliğinden beraat etti.

İSTİNAF BOZMA KARARI VERDİ

Sanık Erkan T.’nin avukatı Ahmet Bozkurt, karara itiraz ederek, dosyayı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Avukat Bozkurt itiraz dilekçesinde, söz konusu delillerin hukuka aykırı olduğunu ve davanın zaman aşımına uğradığını öne sürerek, müvekkilinin anayasal haklarının zedelendiği gerekçesiyle ceza verilmemesi gerektiğini belirtti.

Dosyanın geldiği Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7’nci Ceza Dairesi, yaptığı inceleme sonrası sanığa verilen cezanın hukuka aykırı şekilde verildiğini belirterek, bozma kararı verdi. Ceza Dairesi, sanığa verilen cezada, ilgili kanun maddelerindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılmasının gerektiği ve bu kapsamda alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması yerine soyut ve yetersiz gerekçeyle ve fiil ile orantılı olmayacak biçimde fazla ceza tayin edildiğini belirtti. Ceza Dairesi, dosyayı yeniden yargılama yapılması için tekrar yerel mahkemeye gönderdi.

CEZASI 1,5 YILA İNDİ

Bozma kararı sonrası Kayseri 18’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanan Erkan T. duruşmaya katılmazken, avukatı Bozkurt salonda hazır bulundu. Bozma kararına aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini belirten Avukat Bozkurt, “Suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatindeyiz. Müvekkilin bu videoları, kendi telefonunda taşıdığına dair dosyada veri yoktur. Bu nedenle bu suçtan beraatini istiyoruz” dedi. Mahkeme hakimi, Erkan T.’yi, ‘müstehcenlik’ suçundan ‘iyi hal’ indirimi de uygulanarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

‘ZORLA DEĞİL, RIZAYLA’

Söz konusu videolarda zorlama olmadığını söyleyen Erkan T., ilk duruşmada verdiği ifadesinde, “Eşimin rızası ile oldu. Bir kez de ismini H. olarak bildiğim bir kadın ile rızası dahilinde bir video çektim. Kimseye benzer bir uygulama yapmadım. Kimseyi zorlamadım. Bu videoyu bir yerde paylaşmadım. Çünkü bu tarz videonun yasak olduğunu öğrendim. Videoların daha sonra nasıl yayıldığını bilmiyorum. Bu videolar emniyet tarafından sızdırılmış olabilir. Hiçbir yerde paylaşmadım. Cep telefonumda tespit edilen videolar, bu tarz internet sitelerinden aldığım videolardır. Bu tarz videoları yüklerken kadınların çıplak ya da giyinik olduklarına bakmadım. Bu durum beni ilgilendirmiyordu. Bu videoları örnek olsun diye yükledim, ardından sildim. N. isimli kadına bu tarz videolar çekip, paylaşmak istediğimi söylemiştim. O da kendisinin de merak ettiğini söylemişti. Daha sonra N. ile bu tarz paylaşım yaparak para kazanacağımızı düşündüm” demişti.

‘FANTEZİ AMACIYLA 1 KEZ YAPTIK’

Eşinden şikayetçi olmadığını söyleyen H.K. ise şunları anlatmıştı:

“Bana karşı zorla bir eylemi olmadı. Bir video izletti ve bu şekilde video çekme teklifinde bulundu. İlk başta bu teklifi kabul etmedim. Fakat daha sonra kendi rızam ile bu teklifi kabul ettim. Değişiklik amacıyla bir kez yaptık. Amacımız fantezi yapmaktı. Falakaya yatırdı, ayaklarımı bağladı. Sadece acı çekiyor gibi yaptım. Kesinlikle acı çekmedim. Acı çeksem söylerdim. Şu anda salonda basın mensupları olduğu için rahat konuşamıyorum. Ama söylemek istemediğim cinsel arzular da vardı. Benim yanımda herhangi başka bir kadına, eşim benzer bir uygulama yapmadı. Yayınlayıp, para kazanmaktan bahsetmedi. Şikayetçi değilim.”

GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Mahkeme, sanık Erkan T.’ye verilen 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası kararının gerekçesini açıkladı. Mahkeme gerekçesinde, “Sanığın cep telefonunda depolanmış halde birden çok farklı tarihlerde yüklenmiş video bulunduğu, video içeriklerinde kimliği belirsiz kadınların bulunduğu, kadınların ayaklarından bağlı halde falakaya yatırılmış haldeyken bir erkek tarafından sopa ile ayaklarına vurulduğu, videoların bazılarında kadınların vücudunun tamamının ya da bir kısmının çıplak olduğu, kadınların cinsel dürtü uyandıracak şekilde sesler çıkarttığı, sanığın eşi ile çektiği videolardan birinin de cinsel fantezi amacıyla çekildiği, sanığın bu şekilde şiddet kullanılarak yapılan cinsel davranışları içeren videoları farklı tarihlerde birden çok kez telefonunda depoladığı, ayrıca benzer içerikli videoları farklı tarihlerde bizzat eşi ve H. isimli başka bir kadın ile çekmek suretiyle üreterek, ‘müstehcenlik’ suçunu birden fazla kez işlediği anlaşılmış, sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmiştir. Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri de dikkate alınarak ‘iyi hal’ indirimi yapılarak, hükmün açıklanması geri bırakılmıştır” ifadelerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kargocu-para-karsiligi-anlastigi-kadinlari-falakaya-yatirip-goruntu-cekti-3/feed/ 0
Adana’da PKK’nın talimatıyla orman yangını çıkaran terörist hakkında dava açıldı https://www.haber60.com.tr/adanada-pkknin-talimatiyla-orman-yangini-cikaran-terorist-hakkinda-dava-acildi/ https://www.haber60.com.tr/adanada-pkknin-talimatiyla-orman-yangini-cikaran-terorist-hakkinda-dava-acildi/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:12:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4680 Adana’da terör örgütü PKK’nın talimatıyla 2022’de iki farklı noktada orman yangını çıkardığı gerekçesiyle tutuklanan PKK’lı terörist ile onun keşif ve eylem çalışmaları için örgüte fon topladıkları iddia edilen 11 sanık hakkında dava açıldı.

Merkez Sarıçam ilçesinde 13 Ağustos 2022’de iki farklı ormanlık alanda yangın çıkardığı gerekçesiyle aynı gün tutuklanan ve eylemlerini terör örgütü PKK adına gerçekleştirdiği belirlenen F.D. ile keşif ve eylem çalışmaları için terör örgütüne fon sağladıkları iddiasıyla 13 Nisan 2023’te tutuklanan A.B. ve tutuksuz A.E, A.A, A.K, F.K, M.D, M.H.B, M.Ö, S.B, S.İ. ve S.B. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Sanık F.D. hakkında, “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten orman yakma” suçundan müebbet, “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçundan 10 yıla kadar hapis, tutuklu A.B. hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçlarından 25 yıla kadar hapis, diğer 10 sanık için ise “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” 10’ar yıla kadar hapis cezaları talebiyle hazırlanan iddianame, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Belgeler, ifade tutanağı, tanık anlatımları, Sarıçam Orman İşletme Şefliği tutanakları, HTS, PTS, dijital veri inceleme kayıtları ve bilirkişi raporlarına yer verilen iddianamede, sanığın kentteki orman yangınlarını terör örgütü PKK’nın talimatıyla çıkardığı anlatıldı.

İddianamede, F.D’nin Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince aynı suçlama yönüyle yargılaması süren R.B. ile terör örgütü PKK’nın talimatı üzerine 13 Ağustos 2022’de, R.B’nin kullanımındaki araçla gittiği Sarıçam ilçesi Ünlüce ve Çamlıca mahallelerinde 2 ayrı ormanı yakıp Mersin’e kaçtığının tespit edildiği belirtildi.

PKK’nın talimatıyla bölgede keşif çalışması yapmış

Sanığın yangınları çıkardığını gördüklerini anlatan 3 tanığın ifadelerinin de yer aldığı iddianamede, F.D’nin yangınlar öncesinde de PKK adına sansasyonel eylem arayışında olduğu bilgisine yer verildi.

F.D’nin telefonunun baz istasyonlarından sinyal verdiği adreslerin incelendiği de iddianamede belirtildi. Buna göre Kozan ve Yüreğir ilçeleri arasındaki kırsal alanlara hizmet veren geniş kapsama alanı olan baz istasyonlarından sanığın telefonundan sinyal alındığı, buraların orman yangını çıkan bölgelere yakın olduğunun tespit edildiği iddianamede anlatıldı.

İddianamede, “Sanık F.D. ve R.B’nin birlikte merkez Sarıçam, Kozan ve Aladağ ilçelerinde örgütün talimatıyla keşif çalışması yaptıkları, terör örgütü PKK’nın talimatıyla ormanlarda yangın çıkaran ‘ateşin çocukları’ yapılanmasıyla bağlantılı oldukları tespit edilmiştir.” ifadeleri yer aldı.

PKK’nın keşif ve eylem çalışması adı altında sanığa farklı tarihlerde para gönderdiği iddianamede aktarıldı.

Sanığın PKK’nın keşif ve eylem çalışması adı altında gönderdiği para için A.B. ile irtibata geçtiği anlatılan iddianamede, “F.D’nin PKK terör örgütü adına keşif ve eylem çalışmaları için kullanacağı paraları kendi banka hesaplarını kullanarak temin etmediği, 2022 yılının farklı tarihlerinde A.B’nin parayı parça parça A.E, A.A, A.K, F.K, M.D, M.H.B, M.Ö, S.B, S.İ. ve S.B’nin banka hesaplarına aktardığı, sanık F.D’nin de bu paraları deşifre olmamak için diğer sanıklardan farklı zamanlarda bizzat elden teslim aldığı tespit edilmiştir.” denildi.

İki ayrı ormanlık alanı yakıp kaçmış

F.D’nin terör örgütü PKK’nın talimatıyla sansasyonel eylem arayışında olduğu bilgisine yer verilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

“Sanığın, Sarıçam, Kozan ve Aladağ ilçelerinde örgütün talimatıyla R.B. ile keşif çalışması yaptığı, 13 Ağustos 2022’de Sarıçam ilçesi Çamlıca ve Ünlüce mahallelerindeki iki ayrı orman yangınını terör örgütü PKK’dan aldığı talimatla kasten çıkardığı, yangınları 3 tanığın F.D. ve R.B’nin çıkardığını gördüğü ve tanık anlatımlarına göre sanığın yangın sonrasında araçla hızlı bir şekilde bölgeden uzaklaştığı, sanığın aracının yangınların çıktığı saatlerde olay yerine yakın PTS kayıtları ve o bölgede cep telefonunun sinyal kaydının bulunduğu, olay yerinde o saatlerde başka araç ve kişinin tespit edilmediği, Sarıçam’daki 2 ayrı noktada 20 dakika arayla orman yangını çıkardığı değerlendirildiğinde, F.D’nin ‘terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten orman yakma’ ve ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma’, ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanun’a muhalefet’ suçlarından, terör örgütüne fon topladığı ve F.D’ye yardım ettiği belirlenen A.B’nin ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçlarından, diğer 10 sanığın ise ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçundan cezalandırılması talep olunur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/adanada-pkknin-talimatiyla-orman-yangini-cikaran-terorist-hakkinda-dava-acildi/feed/ 0