Muş Spor Salonunda 29-30 Haziran tarihlerinde 2 gün süren Türkiye şampiyonasına 10 ilden 39 kız ve 47 erkek sporcu olmak üzere toplam 86 sporcu katıldı. Şampiyona boyunca çekişmeli ralliler izleten sporcular, seyircilerin takdirini kazandılar. Dereceye giren sporcular, temmuz ayı içerisinde milli takım kampına katılacak.
Türkiye Dağcılık Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çağlayan, şampiyonanın Muş’ta ilk defa düzenlendiğine dikkat çekerek, “10 ilden 86 sporcu bu yarışmaya katıldı. Böyle bir yarışma ilimizde ilk defa yapıldı. Seyir zevki olan sporcuların haz aldığı bir spor dalı olduğundan heyecan doruktaydı. İlimizden de iki sporcumuz iki ayrı kategoride ikinci oldu. Bunun bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. İnşallah daha sonraki yıllarda ilimizdeki bu spor federasyonumuzun, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzün katkılarıyla daha çok gelişeceğine inanıyorum” dedi.
Büyük erkekler kategorisinde Türkiye ikincisi olan Muşlu sporcu Hasan Mensur Aslan ise yakalamış olduğu başarıdan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, “Hız tırmanış sporcusuyum. Bir buçuk senedir bu sporu yapıyorum. Her gün düzenli olarak antrenman yapıyorum. Hedefim tabi ki Türkiye’de dereceye girmekti. Daha iyi saniyeleri görebilmekti. 7 saniye, 6 saniye yapıyorum ama 6 saniyeyi burada yapamadım, umarım daha iyi yerlerde yaparım. 20 sporcu arasından Türkiye ikincisi oldum. 20’si de iyi sporculardı, bunların arasından 2. olmak gerçekten beni çok mutlu etti. Yakın zamanda milli takım kampına gideceğim. Umarım her şey daha güzel olur benim için” ifadelerini kullandı.
Küçük A erkekler kategorisinde Türkiye ikincisi olan Muşlu sporcu Süleyman Vural ise hedefinin milli takım olduğunu belirterek, “Spor tırmanış sporu yapıyorum. Burada Türkiye şampiyonu olma hedefim vardı ama maalesef 2. oldum. Bundan sonraki hedefim Türkiye’yi yurt dışında temsil ederek yurt dışında derece yapmak” şeklinde konuştu.
Yarışlar sonunda büyük erkekler kategorisinde Timur Taş birinci, Hasan Mensur Aslan ikinci, Aziz Gündoğdu üçüncü, büyük kadınlar kategorisinde Gülay Sarı birinci, Ecren Yılmaz ikinci ve Nagihan Yayla üçüncü oldu. Küçük A erkekler kategorisinde Mehmet Utku Kanbay birinci, Süleyman Vural ikinci, Kerem Talha Kara üçüncü, küçük A kadınlar kategorisinde Selma Cemrehan Azbay birinci, Yağmur Toylan ikinci ve Nergis Meryam Baş üçüncü oldu. Küçük B erkekler kategorisinde Ahmet Emin Çakır birinci, Semih Enes Pekşen ikinci ve Yiğit Türk üçüncü, küçük B badınlar kategorisinde ise Elif Berna Önder birinci, Nurgül Civelek ikinci ve Ceylin Karakaya üçüncü oldu.
Düzenlenen şampiyonanın finallerine Muş Garnizon Komutanı Ulaştırma Albay Ali Osman Sağlam, Muş Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü şube müdürleri ile sporcu ve antrenörleri katıldı. – MUŞ
]]>Avrupa Satranç Birliği’nin (ECU), Yunanistan’ın Rodos Adası’nda düzenlediği şampiyona bugün sona erdi. 20 Haziran’da başlayan organizasyonda Türkiye, 12 yaş kızlar kategorisinde şampiyon ve 12 yaş genel kategoride ikinci oldu.
Şampiyonada, Apaydın Satranç ve Spor Kulübü’nden Neris Hatuk ve Tuana Abak’tan oluşan takım birinci ve 12 yaş genel kategoride Fatma Yılmaz Spor Kulübü’nden Baver Yılmaz, Sarp Şahin, Mehmet Alper Çelebi ve Çınar İçöz’den oluşan takım ikinci oldu. 12 yaş genel kategoride Baver Yılmaz 1. Masa birincisi, Mehmet Alper Çelebi 3. Masa ikincisi, Sarp Şahin 2. Masa üçüncüsü, 12 yaş kızlar kategorisinde Tuana Abak 1. Masa birincisi, 18 Yaş genel kategoride IM Adar Tarhan 1. Masa ikincisi, FM Arda Çamlar 2. Masa ikincisi oldu.12 yaş kızlar ve 12 yaş genel takımlarının, kupa ve madalyalarını Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) Başkanı Gülkız Tulay’dan almasıyla salonda duygusal anlar yaşandı.
Rodos’daki 20-28 Haziran tarihleri arasında düzenlenen şampiyonaTürkiye, Yunanistan, Avusturya, Ermenistan, Belçika, Hırvatistan, Almanya, Estonya, Macaristan, Polonya, Romanya, Slovenya, Ukrayna, İsviçre, Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail’den toplam 190 sporcu katıldı. 12 yaş genel/kızlar ve 18 yaş genel/kızlar olmak üzere 4 kategoride takım turnuvası olarak yapıldı.
Rusya Devlet Nükleer Şirketi ROSATOM’un desteklediği şampiyonada Türkiye’yi, 12 yaş genel kategoride Fatma Yılmaz Spor Kulübü’nden Baver Yılmaz, Sarp Şahin, Mehmet Alper Çelebi, Çınar İçöz, 12 yaş kadınlar kategorisinde Apaydın Satranç ve Spor Kulübü’nden Neris Hatuk, Tuana Abak, 18 yaş genel kategoride Pamukkale Üniversiteli Satranç ve Akıl Oyunları Spor Kulübü’nden Adar Tarhan, Arda Çamlar, Hayri Beyhun Şenel, Tunahan Yıldız, Muhammed Emin Arslan, 18 yaş kadınlar kategorisinde Haznedaroğlu Satranç Spor Kulübü’nden Eylül Ceren Gedik, Ilgın Destina Nurdoğan ve İlayda Acar olmak üzere toplam 14 sporcu temsil etti. Sporculara 4 antrenör eşlik etti.
“SATRANÇTA AVRUPA’NIN EN İYİSİ BİZİZ”
TSF Başkanı Gülkız Tulay, son yıllarda Türk satrancının büyük bir başarı hikayesi yazdığını kaydederek “Satrançta Avrupa’nın en iyisi, en başarılısı Türkiye! Avrupa Genç Takımlar Satranç Şampiyonası’ndan bir şampiyonluk, bir ikincilikle dönüyoruz” dedi.
Tulay, genç millilerin Türkiye’ye yine büyük bir gurur yaşattığını, tarihi bir başarıya daha imza attıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“Rodos’ta 1 altın, 1 gümüş madalya ve sporcularımızın bireysel masa dereceleri ile Türkiye rüzgarı estirdik. 12 yaş kızlar kategorisinde genç ustalarımız harika bir sonuca imza atarak şampiyonluğa uzandı. 12 yaş genel kategoride de gençlerimiz ikinci oldu. Apaydın Satranç ve Spor Kulübü’nden Neris Hatuk ve Tuana Abak’tan oluşan takımımızı ve 12 yaş genel kategoride Fatma Yılmaz Spor Kulübü’nden Baver Yılmaz, Sarp Şahin, Mehmet Alper Çelebi ve Çınar İçöz’den oluşan takımımızı kutluyorum. Türk satrancının yıldızları mücadele ettikleri her şampiyonadan başarıyla dönüyor. Altyapıdan yetişen genç ustalarımız Türkiye’ye büyük bir gurur yaşatıyor. Avrupa’da ve dünyada Türk satrancı ve Türk yıldızları konuşuluyor. Avrupa’ya damga vuran yeni bir heyecan yaşadık. Genç sporcularımız, azmi, disiplini ve sıkı çalışmasıyla her şampiyonada öne çıkıyor.”
“ROSATOM’UN AVRUPA BAŞARISINA SAĞLADIĞI KATKI BİZİM İÇİN ÇOK ANLAMLI”
Tulay, “Türkiye’yi onurla temsil eden sporcularımızın yanı sıra antrenörlerimizi, kulüplerimizi ve her zaman destek veren ailelerimizi kutluyorum. Rusya Devlet Nükleer Şirketi ROSATOM’un bu şampiyonada sporcularımızı desteklemesi ve bu Avrupa başarısına sağladıkları katkıları da bizim için çok değerli ve anlamlı. Avrupa heyecanımızda yanımızda olan ve değerli sponsorlarımızdan biri olan ROSATOM’a da çok teşekkür ediyorum. Sponsorlarımızın desteği satrancın bugününü ve geleceğini güçlendiriyor. Satranca yapılan her yatırım ülkenin geleceği için de önemli bir yatırım demek. Türk satrancının geleceği çok parlak. Gençlerimizle gurur duyuyoruz” dedi.
“TÜRK SATRANÇÇILARININ AVRUPA’DAKİ BAŞARISINA DESTEK VERMEKTEN MUTLUYUZ”
ROSATOM Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü ve Bölge Başkan Yardımcısı Alexander Voronkov da Avrupa Genç Takımlar Satranç Şampiyonası’nda Türkiye’ye Avrupa şampiyonluğu ve ikincilik kazandıran genç satranççıları kutladı. Voronkov, şöyle konuştu:
“Altın madalya ve gümüş madalya kazanan sporcuları ve bu şampiyonada mücadele eden tüm Türk satranççılarını ayrı ayrı kutluyorum. Finale ulaşmak ve ülkenizi böylesine prestijli bir turnuvada temsil etmek zaten bir zaferdir. Ayrıca, günlük emekleri, yorulmak bilmeyen destekleri, ilgileri ve sevgileriyle böylesine olağanüstü sonuçlar elde edilmesini sağlayan genç sporcuların ebeveynlerini ve antrenörlerini de kutlamak isterim. Sabrınız ve profesyonelliğiniz sayesinde çocuklar bu kadar yükseklere ulaşabildiler. TSF ile yürüttüğümüz iş birliği çok değerli. Türkiye’deki gençlerin entelektüel potansiyelini geliştirmeye yönelik önemli projeleri birlikte hayata geçiriyoruz. Türk satrancının zaferinin bir parçası olmaktan, bu heyecanı ve coşkuyu paylaşmaktan çok mutluyuz.”
]]>MUĞLA – 21. Areana AquaChallenge Açık Su Yüzme Şampiyonası’nın son gününde; Martı Hotels 5K Açık Su Yüzme Şampiyonası, Setur Marinas Açık Su Yüzme Şampiyonası 1K, Aroma AquaKids, Quick Finans Kadınlar 4x400m Bayrak ve Quick Sigorta Erkekler 4x400m Bayrak yarışları ile tamamlandı.
Marmaris’in turkuaz sularında yüzlerce sporcunun kulaç attığı 21. Uluslararası Arena AquaChallenge Yüzme Şampiyonası üç gün sürdü. Uluslararası Arena AquaChallenge Şampiyonası’nın ilk günü, Açık Su Yüzme Şampiyonası 10 K’nın startı Bozburun Yat Kulübü’nden verilirken, 1K, 2K, 3K, 5K, 10K, Gece Yüzmesi, Bayrak Yarışları ve AquaKids gibi farklı parkurlarda 4 bine yakın kulacın atıldığı 10 farklı şampiyona düzenlendi. AquaChallenge Açık Su Yüzme yarışlarında 18 ülke’den yaklaşık 2 bin 758 sporcu katıldı.
Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, “Yıllardır devam eden bir organizasyonun ilk meclis üyesi olduğum dönemde başladığını görmek gerçekten gurur verici. Bugün belediye başkanı olarak devam ettiğini görmek ise ayrı bir mutluluk kaynağı. Organizasyonun bu noktaya gelmesinde emeği geçenleri takdir etmek gerekir. Bölgemiz, spor ve yüzme adına yapılan bu katkılardan dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Gelecek organizasyonların daha da güçlenmesi için elimizden geleni yapacağız. Başarılarınızın devamını diler, tebrik eder ve teşekkür ederiz” dedi.
AquaChallenge Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Demirel, “21. Uluslararası Arena Yüzme Şampiyonası’nı büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Marmaris bizim için çok değerli, çünkü bu şampiyona ilk kez Marmaris’te düzenlendi. Bu yıl onuncu yılını tamamladı. İlk planlamasını 2014 yılında birlikte yapmıştık ve bugün yine birlikteyiz. Bu, bizim için önemli bir kilometre taşı. Büyük organizasyonlarda nitelik ve sürdürülebilirlik önceliklidir ve bu şampiyonanın da bu misyonu var. Gerçekten rekor katılımlı bir şampiyona oldu, dört bine yakın sporcumuz üç gün boyunca Marmaris’in turkuaz sularında Bozburun’dan seçmelere kadar yarıştı. Dileriz bu çizgiyi daima sürdürür ve Marmaris için artı değer oluşturur. Emeği geçen çok kişi ve kurum var, hepsini tek tek saymak zor ama başkanımızdan başlayarak tüm emeği geçen kişilere, değerli Kaymakamımıza ve resmi özel tüm kurumlara teşekkürlerimizi sunmak isterim” diye konuştu.
Eski Milli Yüzücü Almina Simla Ertan, “AquaChallenge’da birçok kez bulundum ve yarıştım. Şimdi 1 kilometreden çıktım ve bu seferki çok daha rahattı, güzel geçti benim için. Daha önce dün 2 kilometre yüzmüştüm. İnanılmaz dalgalıydı ama bir o kadar heyecanlı, böyle stresli, hepsi bir arada gerçekten çok farklı bir deneyim oluyor. Burada olmaktan çok mutluyum” ifadelerini kullandı.
Yarışmanın farklı kategorilerinde yarışan sporcu Ece Kutlu, “Bu yıl ikinci kez AquaChallenge’da yer alıyorum. Birkaç parkurda yüzme şansım oldu ve inanılmaz bir deneyimdi. Antrenman yapmanın, denizde yüzmenin zorluklarını bir kez daha görmüş oldum ve bu müsabaka, bu ortam, bu katılımcıların coşkusu bir sonraki etaplar için de bana ayrı bir motivasyon kaynağı oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
]]>Çin’de 22-26 Nisan 2024 tarihleri arasında düzenlenecek Dünya Wushu Şampiyonası’nda milli sporcular altın madalya için ter dökecek. Kastamonu Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü’nün milli sporcusu Asuman Çığlıoğlu da Kastamonu’daki hazırlık kampında antrenmanları tamamladı. Kariyerinde Wushu branşında Türkiye ve Balkan şampiyonlukları ile kick boks branşında dünya üçüncülüğünü bulunan 25 yaşındaki milli sporcu, Çin’deki şampiyona da Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istediğini söyledi. Günde çift antrenman yaparak şampiyonaya hazırlanan Asuman Çığlıoğlu, 65 kilogramda altın madalya için ringe çıkacak. Ayrıca Wushu Türkiye Milli Takımı’ndan 7 sporcu da Asuman Çığlıoğlu ile birlikte Çin’de altın madalya kazanabilmek için mücadele edecek.
“Wushu Dünya Şampiyonası’nda şampiyon olacağıma inanıyorum”
2013 yılından bu yana kick boks ile ilgilenen Çığlıoğlu, “12 yıldır dövüş sporlarıyla uğraşıyorum. Wushu’da ilk defa Türkiye şampiyonu oldum. Ardından Balkan Şampiyonası’na gittim ve orada da şampiyon oldum. Şimdi de Wushu Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazandım. Wushu branşında ülkemizi ilk defa böylesine büyük bir organizasyonda temsil edeceğimden ötürü çok mutluyum. Antrenörüm Emrah Şahanoğlu ile birlikte bu şampiyonaya çok iyi çalıştım. Güzel çalışmalar yaptık, verimli antrenmanlarımız oldu. Bazı günlerde çift antrenman, bazı günlerde de tek antrenman şeklinde çalışmalarımız oldu. Şu an şampiyonaya hazırız, kendimi çok iyi motive olmuş şekilde hazır hissediyorum. Çin’de düzenlenecek olan Wushu Dünya Şampiyonası’nda şampiyon olacağıma inanıyorum, kendime de güveniyorum. Kastamonu’ya ve ülkemize bu şampiyonluğu getireceğimden dolayı da çok heyecanlıyım. 65 kilogramda Wushu Sanda branşında yarışacağım” dedi.
“Wushu branşında ülkemizi temsil edeceğimden dolayı çok gururluyum”
“İlk kez Wushu Dünya Şampiyonası’na gideceğimden dolayı biraz heyecanlıyım” diyen Çığlıoğlu, şöyle devam etti:
“Wushu branşında ülkemizi temsil edeceğimden dolayı çok gururluyum. Bu branşta da ülkemize ve Kastamonu’ya şampiyonluk getireceğime inanıyorum. Bundan öncesinde kick koks şampiyonalarında 12 Türkiye şampiyonluğum var, 3 dünya üçüncülüğüm bulunuyor, 1 Avrupa üçüncülüğüm ile birçok uluslararası şampiyonluklarım var. Wushu branşında da kick boksta olduğu gibi başarılarımızı bir üst kademeye çıkartarak katlayacağımı düşünüyorum. Wushu Dünya Şampiyonası ile birlikte seviyemi daha üst seviyelere çıkartacağıma ve daha büyük başarılar elde edeceğime inanıyorum” diye konuştu.
Emrah Şahanoğlu: “Büyükler kategorisinde 8 sporcu ile milli takımımızı temsil edeceğiz”
2008 yılından itibaren milli takım antrenörlüğü yapan Emrah Şahanoğlu ise milli sporcuların şampiyonluk için kararlı olduklarını dile getirerek, “22-26 Nisan’da Çin’de yapılacak olan Wushu Dünya Şampiyonası için hazırlıklarımızı tamamladık. Takımımız toplam 8 wushu sanda sporcusundan oluşuyor. Bunlardan bir tanesi de yine Kastamonumuzun medarı iftiharı Asuman Çığlığoğlu’dur. Benim, yıldızlardan bu tarafa yetiştirdiğim sporcumdur. Kendisiyle gurur duyuyorum. İnşallah Çin’den dünya şampiyonluğuyla ülkemize dönüş yapacağız. Yoğun bir hazırlık süreci geçirdik. Bu hazırlık süreci çeşitli aşamalardan oluştu. Sporcumuz ilk kez 2023 yılında Türkiye şampiyonu oldu. Sonra da Balkan şampiyonu oldu. Daha önce Ordu’da bir kamp süreci geçirdik. Bu yıl yapılan Wushu Türkiye Şampiyonası’nda tekrar Türkiye şampiyonu oldu. Şu anda da Wushu Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Bu şampiyona çok büyük bir organizasyon. Birçok ülkeden katılım olacak. Biz buradan şampiyonluk bekliyoruz ve milli takım bünyesinde bulunan 7 sporcumuzdan da şampiyonluk bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“2028 yılında Olimpiyat Şampiyonluğunu hedefliyoruz”
Wushu branşının şu anda Olimpiyat Komitesi tarafından tanınan bir branş olduğunu anlatan Şahanoğlu, “Bu sporun önümüzdeki olimpiyatlara girmesi de söz konusudur. Bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bu konuyu da takip ediyoruz. İnşallah bir sonraki hedefimiz 2028 yılında olimpiyat şampiyonluğu” cümlelerine yer verdi. – KASTAMONU
]]>2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’nda temsil edilecek bayrak futbolunun Türkiye’deki ilk resmi organizasyonu İstanbul’da düzenleniyor. Türkiye Ragbi Federasyonu tarafından organize edilen şampiyona, Olimpiyat Sahası Atletizm Tesisleri’nde 24 takımın katılımıyla gerçekleştiriliyor.
Organizasyonda Armada Sharks, Balıkesir Büyükşehir Belediye Spor, Boğaz?içi Sultans, Çekmeköy Sportif Wolves, Dragons, Dragos Dragons, Eagles, Ege Dolphins, Esenyurt Ayyıldız, Hacettepe Reddeers, İstanbul Bulls, İstanbul Lions, İTÜ Hornets, Koç Rams, Blue Wolfs Pursaklar, Lady Knights, Mersin Mustangs, ODTÜ Falcons, Phoenix Flag, Sakarya Tatankaları, Savaşçılar, Selçuk Kartallar, Şile Deniz Chargers ve Yıldız Stallions takımları mücadele ediyor.
Şampiyonayla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Türkiye Ragbi Federasyonu Başkanı Nahit Şahin, “Los Angeles Olimpiyat Oyunları’na yer alacak bayrak futbolu, 4 ay önce Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’ın emirleriyle Türkiye Ragbi Federasyonunun bünyesine dahil edildi. Biz de bununla ilgili çalışmalarımızı hızlandırdık. Şu anda 24 takımla Büyük Kadınlar Türkiye Şampiyonası’nı gerçekleştiriyoruz. Bayrak futbolu 8-10 yıldır Türkiye’de kulüpler arasında oynanıyordu. Bugün ilk resmi müsabakayı yapıyoruz. Bu yıl resmi bir faaliyetimiz olmayacak ama 2025’te düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’na hazırlanacağız. İnşallah gelecek yıllarda bayrak futbolundaki başarılarını izleyeceğiz.” diye konuştu.
Branş hakkında bilgi veren Şahin, “Amerikan futbolu topuyla oynanan bir spor. Sahalar 30×70 ölçüsünde. Bu sporda temas yok. Amacı top gelince bellerinde bulunan bayrakları çekerek sporcuyu saf dışı etmek. Topu karşı tarafa geçirmeyi hedefleyen bir strateji oyunu.” ifadelerini kullandı.
Nahit Şahin, federasyon olarak faaliyetlerine değinerek, “Federasyonumuzun bünyesinde 4 olimpik, 2 de yan branş var. Bunlar; Ragbi, beyzbol, softbol, korumalı futbol, bayrak futbolu ve beyzbol beş. Geçen yıl beyzbol beşin gençler dünya şampiyonasını Ankara’da gerçekleştirdik. Bu şampiyonada dördüncü olduk. Bu branşlar ülkemizde 11-12 yıldır yapılıyor. Henüz yeni. Geçen yıl yapılan dünya şampiyonasında ragbi topunun 200. yaş gününü kutladık. Ülkemizde 11 yıldır var. Ragbide kızlarımız Avrupa’nın en iyi 12 takımı arasında. Bayrak futbolu da 2025’teki ilk şampiyonada güzel neticeler alacak. 24 takımla başlayan bir branşın geleceği çok açıktır. Üniversitelerimizde lig müsabakalarımız devam ediyor.” şeklinde görüş belirtti.
Sporcu Berfin Köse: “İlk şampiyona düzenlendiği için çok heyecanlıyız”
Boğaz?içi Sultans takımı oyuncusu Berfin Köse, ilk resmi şampiyonanın düzenlendiği için heyecanlı olduklarını söyledi.
Yıllardır böyle bir organizasyon beklediklerini aktaran Köse, “Boğaziçi Sultans olarak bunu yıllardır bekliyorduk. 2017’den beri bu sporu yapıyoruz. İlk şampiyona düzenlendiği için çok heyecanlıyız. Bugün yeni ve eski sporcular burada. Eski sporcular daha heyecanlı. Hepimiz yıllardır bugünü görmeyi bekliyorduk. Çok güzel bir organizasyon düzenleniyor. Sorunsuz bir şekilde ilerliyor. Böyle bir şampiyona düzenlendiği için teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bayrak futbolunun daha da yaygınlaşacağını belirten Köse, “Çoğu üniversitenin bayrak futbolu takımı kuruldu. Birçoğunda da kurulma aşamasında. Çok fazla takım var. Geleceğin sporu olma yolunda ilerliyor. Olimpiyatlara girmesiyle popülerliği de arttı. Bu ivmeden çok mutluyuz.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ünlü, Romanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda madalya alan milli sporcular Cansu Bektaş, Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç’le AA Spor Sohbetleri’nin konuğu oldu.
Her şampiyonaya bir hedef koyarak hazırlandıklarını ve bu şampiyonada da her sporcunun beklentileri karşıladığını anlatan Talat Ünlü, efsanevi sporcular Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu ve Nurcan Taylan’ı ön plana çıkararak, “Halter denince akla olimpiyat madalyası gelir. Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu… 2004’te 3 altın madalya aldık. Naim ve Halil’in başarı grafiği çok yüksekti. Yeniden Naim Süleymanoğlu, Halil Mutlu bulmak lazım ama onlar istisnai sporculardı. Bugünkü sporcular ise Naim’i, Halil’i, Nurcan’ı idol aldıkları için başarılılar. Muhammed’e ‘Naim ağabeyini andırıyorsun.’ diyenler oldu. Paris’teki olimpiyatlardan altın madalyayla dönmeyi istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda sıkletlerin değişmesinden dolayı kota sayısının düştüğünü hatırlatan Ünlü, “Cansu’nun kilosu 45. Bu olimpiyatta 49 kiloda yarışma şansı yok. Asıl hedefimiz 73 kiloda yarışan iki arkadaşımız. İkisinden biri olimpiyatta olacak. Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç. İkisinden biri madalya alacaktır.” dedi.
Avrupa Şampiyonası’ndaki başarıya da vurgu yapan Ünlü, “Madalyalar arka arkaya gelince bizi mutlu etti. Bu milletimize de yansıdı. Alınan madalyalardan memnunum. Daha iyi dereceler çıkartabilirdik. 24 madalya aldık ama küçük hatalarla kaybettiğimiz madalyalar da oldu. Hatalardan da ders alacağız. Genç arkadaşlarımız antrenmanda yaptıkları dereceleri şampiyonaya yansıttı.” diye konuştu.
-“Dopingden şüphelendiğim hiçbir sporcuyu milli takımda barındırmam”
Talat Ünlü, dopingle mücadele konusunda “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket ettiklerini anlatarak, şunları kaydetti:
“Türk halterinde dopingle mücadele yaşandı. 2004’ün aralık ayında sonra halterde dopingle mücadele başladı. Bakanlığımız bu işe çok ciddi baktı. Cumhurbaşkanımız ‘Dopingde sıfır tolerans’ diyor. Bakanlığımız arkamızda. Sıfırladık diyemeyiz, bazen sporcularımız bilmeden hata yapabiliyor. Dopingden yakalanan sporcuyu da asla perde arkasına göndermeyiz. Biz uluslararası kurumlardan da dopingle ilgili her türlü yardımı istiyoruz. Gencecik, pırıl pırıl arkadaşlarımız büyük özveriyle çalışıyor. Bu çocukların haklarını kimsenin gasp etmesine izin vermeyiz. Türk halteri her zaman temiz anılmalı, başı dik gezmesi lazım. Bazen kendimiz de ihbarlarda bulunuyoruz. Şüphelendiğim hiçbir sporcuyu milli takımda barındırmam. Halterin geleceğini kararttırmam.”
Cimnastikten haltere: Cansu Bektaş
Bulgaristan’da 45 kiloda podyuma çıkarak 2 altın ve 1 gümüş madalyayla Avrupa şampiyonu olan Cansu Bektaş, cimnastik branşından haltere geçiş yaptığını dile getirdi.
Küçük yaşta cimnastikle uğraştığını ve yaşadığı sakatlıktan sonra bir süre ara verdiğini belirten Cansu, “Lisedeyken, cimnastik için spor salonuna gittiğimde, oradaki hocam beni haltere götürdü. Naim Süleymanoğlu’nu bile bilmiyordum, o derece haltere uzaktım. 2-3 ayda Türkiye’de 3. oldum. 40 kilo sıkletinde de ilk dünya şampiyonu oldum. Böylece başlamış oldum. Şimdi büyüklerde dünya şampiyonu olmak istiyorum sonra da 49 kiloya çıkıp 2028’deki olimpiyatlarda altın madalya almayı hedefliyorum. Kadın halterinin Naim’i olmak istiyorum. Dünyaya isimlerini altın harflerle yazdırdılar. Ben de onlar gibi insanlara ilham kaynağı olmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.
73 kiloda iki dost, iki rakip
Türkiye’yi 73 kiloda temsil eden Muhammed Furkan Özbek ile Yusuf Fehmi Genç, hem çok iyi iki arkadaş hem de olimpiyat yolunda birbirlerine rakip olarak madalya mücadelesi veriyor.
Muhammed Furkan Özbek, silkmede 186 kilo ve toplamda 336 kiloyla 2 gümüş madalya kazandı. Yusuf Fehmi Genç ise silkmede 184 kiloyla bronz madalyanın sahibi oldu. Aynı sıklette yarışan iki milli sporcudan sadece biri olimpiyat kotası alabilecek.
Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nda yer alan Muhammed Furkan, Avrupa Şampiyonası’nı iyi geçirdiğini anlatarak, şöyle konuştu:
“Önümde güzel bir yol var. Almam gereken olimpiyat kotası var. 2020 Tokyo’dan bir borcum var. Olimpiyatta küçük hataların önümü kesmemesi lazım. 2024’te beklentimin üzerinde madalya alırsam antrenörlüğe geçebilirim. 10 yaşından beri halteri yapıyorum biraz yıprandım. Erken yaşta yaşlandığımı hissettim. Tokyo’dan sonra kendime geldim. Olimpiyat kotası için Tayland’da yarışacağız. Formumuz çok iyi. Kotayı aldıktan sonra olimpiyat kampına gireceğim. 2020 benim için bir kırgınlıktı, yaraydı. 19 yaşında olimpiyat tecrübesi geçirdim. Artık oraya gidersem daha tecrübeliyim. Rakibim Yusuf’la aynı kiloda olmam, bana artı katıyor, dezavantajı yok. Yusuf ne kadar iyi derece çıkarırsa benim de madalyamın rengi o kadar yüksek olur. İkimizde kota alsak bile bir kişi gidecek. Dostluğumuz rekabeti besliyor. Çok tatlı bir durum. Takım arkadaşım ama sonuçta rakibim.”
Yusuf Fehmi ise çalışmalarının karşılığını Avrupa Şampiyonası’nda aldığını dile getirerek, “Hazırlık sürecinde hastalığım oldu. Şampiyona öncesi zor toparladım. Hastalığımdan dolayı yarışmaya madalya umuduyla gitmedim. Allah nasip etti güzel bir madalya çıkardık. Halterden önce 3 sene güreş yaptım. Vücudum haltere uygundu. İlk katıldığım yıldızlarda dünya şampiyonu oldum. Sporculuk hayatım bir anda yükseğe çıktı. İyi ki haltere devam etmişim. Güreş daha zor spor. Sporculuğun tatmini yoktur. Önümüzdeki süreçte olimpiyatlar var. Umarım yer alırım.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>