Saldırıları – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 31 May 2024 01:15:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 KESK Samsun Şubeler Platformu İsrail’in Filistin’e saldırılarını protesto etti https://www.haber60.com.tr/kesk-samsun-subeler-platformu-israilin-filistine-saldirilarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/kesk-samsun-subeler-platformu-israilin-filistine-saldirilarini-protesto-etti/#respond Fri, 31 May 2024 01:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33883

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN)- KESK Samsun Şubeler Platformu üyeleri, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını protesto etti. KESK Samsun Dönem Sözcüsü Niyazi Bulut, “Yeni katliamların yaşanmaması, sivillerin ölümüne yol açan saldırıların talimatlarını verenlerin savaş suçları mahkemesinde yargılanmaları için derhal girişimlerde bulunulmalıdır. İsrail hükümetinin saldırıları durdurulmalı, ateşkes sağlanmalı, insani yardımlara yönelik engellemeler kaldırılmalı, sorunların barış ve diyalog yoluyla çözümü esas alınmalıdır. Halkların güvenlik ve refah içinde yaşamasının tek yolu kalıcı ve adil barıştır” dedi.

KESK Samsun Şubeler Platformu’nun iş kolları ile sivil toplum örgütleri, Bulvar AVM girişi önünde bir araya gelerek İsrail’in Filistin’e saldırılarını protesto etti. ‘Filistin’de soykırım var, Siyonist rejime güç veren emperyalist ortaklarıdır’ pankartının açıldığı eylemde açıklama yapan KESK Samsun Dönem Sözcüsü Niyazi Bulut, şunları söyledi:

“İnsanlık suçu işlemeye devam ediyorlar”

“Siyonist, ırkçı İsrail Hükümeti uluslararası emperyalist güçlerden aldığı destekle insanlık suçu işlemeye devam ediyor. Son olarak İsrail Ordusu’nun 27 Mayıs sabahı BM gözetimindeki Refah Kampı’nda yerlerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı bir yerleşkeye yönelik düzenlediği saldırı sonucu onlarca insan yaşamını yitirmiş ve çok sayıda kişi yaralanmıştır. Katliamı lanetliyor, yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Silahsız ve sivil insanlara yönelik bu son saldırının Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail ordusunun Refah bölgesindeki operasyonlarını durdurma kararını vermesinden kısa bir süre sonra gerçekleşmiş olması manidardır. İsrail açıkça dünyaya meydan okumakta, insanlık değerlerini ayaklar altına alarak katliamlara devam edeceğini ilan etmektedir.

“İnsanlık, bu barbarlığı durdurmak zorundadır”

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda büyük çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 36 bini aşkın sivil hayatını kaybetmiş, 82 bine yakın insan yaralanmıştır. Yapılan saldırılar insani değerlerden yoksunluğu ve bir barbarlığı temsil etmektedir. Açıktır ki, İsrail savaş ve insanlık suçu işlemektedir. İsrail saldırıları nedeniyle yaşamını yitirenlerin konacağı morgun, yaralıların tedavi göreceği hastanelerin dahi kalmamış olması nasıl bir insanlık trajedisi ile karşı karşıya kaldığımızı göstermektedir. Savaştan kazanan sadece savaş tüccarları, halkın sırtından zenginleşenler, ülkeyi savaşla, çatışmalarla, toplumsal kutuplaşmalarla ve baskıyla yöneten rejimlerdir. İnsanlık bu barbarlığı durdurmak sorumluluğu ve göreviyle karşı karşıyadır. ya bu katliamlar ve barbarlık durdurulacak ya da işlenen savaş suçlarına ortak olunacaktır.

“Filistin halkına yönelik abluka kaldırılmalı”

Yeni katliamların yaşanmaması, sivillerin ölümüne yol açan saldırıların talimatlarını verenlerin savaş suçları mahkemesinde yargılanmaları için derhal girişimlerde bulunulmalıdır. İsrail hükümetinin saldırıları durdurulmalı, ateşkes sağlanmalı, insani yardımlara yönelik engellemeler kaldırılmalı, sorunların barış ve diyalog yoluyla çözümü esas alınmalıdır. Halkların güvenlik ve refah içinde yaşamasının tek yolu kalıcı ve adil barıştır. Filistin halkı dünyadan ve Türkiye’den hamaset ve timsah gözyaşları değil, çözüm için acil somut adımlar atılmasını beklemektedir. Bunun için; Filistin halkına yönelik abluka derhal kaldırılmalıdır. İsrail işgal ettiği topraklardan geri çekilmelidir. İsrail ile yapılan siyasi, askeri ve ekonomik tüm anlaşmalar iptal edilmelidir. Filistin halkının eşit, özgür bir Filistin’i yaratmak için işgalci Siyonist İsrail’e ve emperyalizme karşı yürüttüğü bağımsızlık mücadelesinin yanındayız. Filistin halkına ekonomik, sosyal her türlü destek sağlanmalıdır. Filistinlilerin hak eşitliğini tanımayan hiçbir çözüm kabul edilmemelidir. KESK olarak; Filistin halkı ve emekçileriyle dayanışma içerisinde olmaya, savaşa karşı barışı savunmaya, bunun için mücadeleyi, dayanışmayı yükseltmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kesk-samsun-subeler-platformu-israilin-filistine-saldirilarini-protesto-etti/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: İsrail’i memnun etmek istemiyorsak yeniden düşünmenin vaktidir https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-israili-memnun-etmek-istemiyorsak-yeniden-dusunmenin-vaktidir/ https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-israili-memnun-etmek-istemiyorsak-yeniden-dusunmenin-vaktidir/#respond Tue, 09 Apr 2024 23:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26816

Yerel seçim sonuçlarını değerlendiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ” İsrail, Türkiye’deki 31 Mart seçimlerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren mesajlar paylaştı. Biz İsrail’i memnun etmek istiyor muyuz arkadaşlar? İsrail’i memnun etmek istemiyorsak eğer yarından itibaren tekrar çalışmaya başlayıp, yeniden nerede hata yaptık, neleri eksik yaptık, kimlere nasıl ulaşmamız gerekir… diye şapkamızı önümüze koyup, elimizi vicdanımıza koyup yeniden düşünmenin vaktidir” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, memleketi Erzurum’da AKP tarafından düzenlenen  bayramlaşma programına katıldı. Yakutiye Kent Meydanı’nda düzenlenen programda konuşan Tekin, İsrail’in Filistine yönelik saldırılarını anlatarak, Ekim ayından bugüne kadar okul çağındaki 6 bin çocuğun öldürüldüğünü söyledi.

Bu bayramı biraz buruk yaşadıklarını ifade eden Tekin, “Ekim ayının başında başlayan İsrail saldırıları İsrail’in vahşice saldırıları neticesinde din kardeşlerimiz Ramazan ayını yaşamadıkları gibi bayrama da erişemeyecekler doğru dürüst. Sadece dikkatinizi çekmesi açısından söyleyeyim. Sadece okul çağında yaklaşık 6 bin çocuk öldürüldü. Ekim ayından bugüne kadar. Sadece okul çağındaki çocuk sayısını söylüyorum. Sivil ve yetişkin insan sayısını siz zaten her gün televizyonlarda duyuyorsunuz. Ben bu bayramın inşallah İsrail saldırılarının dünyada mazlum milletlere zulmeden bütün zalimlerin saldırılarının bittiği bir gün olmasını temenni ediyorum. Bu saldırıların sona ermesi Türkiye gibi ülkelerin mücadelesiyle mümkün” dedi.

Tekin, 31 Mart seçim sonuçlarına da değinerek, AKP’nin kurulduğu günden itibaren girdiği tüm seçimlerden bugüne kadar birinci parti olarak çıktığını söyledi. Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

TEKİN’DEN İSRAİL İDDİASI: “İSRAİL, SEÇİMLERDEN MEMMUNİYET DUYDUĞU MESAJLAR PAYLAŞTI”

“İlk defa bir seçimde biz içimiz buruk bir şekilde, biraz üzgün bir biçimde seçimlerden ayrılıyoruz. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi adına siyaset yapan kişiler, kazandığımızda da kaybettiğimizde de milletin iradesine saygı duymayı bildik. 1946 seçimlerinde olduğu gibi dönemin siyasi partisinin genel sekreteri ‘Milletin iradesi bizim istediğimiz gibi sonuçlanmayınca, yani seçimler bizim istediğimiz gibi sonuçlanmayınca, milli iradenin tecelli etmediğine karar verdik’ diyecek kişiler değiliz. Biz seçimden istediğimiz gibi sonuçlansa da sonuçlanmasa da milletin iradesinin bu yönde tecelli ettiğine inanıyoruz. Bize ne düşüyor? Bu bayramlaşma törenine gelen arkadaşlara, bütün Adalet ve Kalkınma Partisi adına sahada mücadele eden, fedakar, cefakar, AK Parti ailesine, bütün bu camianın mensuplarına düşen şey 4 yıl var önümüzde, 4 yıl boyunca milletin tekrar bize güvenmesini, milletin tekrar bizi tercih etmesini sağlayacak adımları atmakla mükellefiz.

Bu bayramı bir milat kabul edelim. Yarından itibaren bu seçimler için hep beraber mücadele etmeye başlayalım. Çünkü dünyanın her tarafında mazlumlar bizi bekliyorlar. İsrail, Türkiye’deki 31 Mart seçimlerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren mesajlar paylaştı. Biz İsrail’i memnun etmek istiyor muyuz arkadaşlar? İsrail’i memnun etmek istemiyorsak eğer yarından itibaren tekrar çalışmaya başlayıp, yeniden nerede hata yaptık, neleri eksik yaptık? Kimlere, nasıl ulaşmamız gerekir diye şapkamızı önümüze koyup, elimizi vicdanımıza koyup yeniden düşünmenin vaktidir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-israili-memnun-etmek-istemiyorsak-yeniden-dusunmenin-vaktidir/feed/ 0 Siber saldırıların yüzde 90’ı oltalama saldırılarından oluşuyor https://www.haber60.com.tr/siber-saldirilarin-yuzde-90i-oltalama-saldirilarindan-olusuyor/ https://www.haber60.com.tr/siber-saldirilarin-yuzde-90i-oltalama-saldirilarindan-olusuyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 23:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15760 Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, ortalama her üç siber saldırıdan birinin, saldırıya uğrayan yapıyla bağlantısı olan kişiler tarafından gerçekleştirildiğini belirterek, “Kullanıcıların hassas ve gizli bilgilerine ulaşmak amacıyla yapılan oltalama saldırıları, siber saldırıların yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor.” dedi.

Sayan, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından BTK Ana Konferans Salonu’nda düzenlenen “7. Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesi”nin açışında yaptığı konuşmada, hizmetlerin elektronik ortamda sunulmasıyla üretilen, saklanan ve iletilen veri miktarının devasa boyutlara ulaştığını söyledi.

İnternete bağlantı sağlanan her saniyenin, siber tehdit potansiyeli taşıdığına dikkati çeken Sayan, son bir yılda siber tehdit görünümünde, fidye yazılımı ve DDoS saldırıları en üst sırada yer alırken, bunları veri güvenliğine yönelik tehditler, sosyal mühendislik saldırıları, dezenformasyon saldırıları, tedarik zinciri saldırıları ve diğer zararlı yazılımların izlediğini bildirdi.

Siber saldırıları gerçekleştiren kişilerin yüzde 70’inin dışarıdaki, kalan yüzde 30’unun ise içerdeki kişilerden oluştuğunu dile getiren Sayan, “Ortalama her üç siber saldırıdan biri, saldırıya uğrayan yapıyla bağlantısı olan kişiler tarafından gerçekleştiriliyor. Kullanıcıların hassas ve gizli bilgilerine ulaşmak amacıyla yapılan oltalama saldırıları, siber saldırıların yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyor.” diye konuştu.

Sayan, dünya çapında siber suçların maliyetinin geçen yıl 8 trilyon doların üzerinde olduğunu, 2025’e kadar yıllık 10,5 trilyon dolara ulaşacağının öngörüldüğünü anlatan Sayan, “2023’ün son çeyreğinde veri ihlallerinin dünya çapında 8 milyondan fazla kullanıcı kaydını açığa çıkardığı kaydediliyor. Dünya Ekonomik Forumu Küresel Riskler Raporuna göre, siber saldırılar, önümüzdeki 10 yıl içinde küresel olarak iş dünyasını en çok endişelendiren ikinci risk olarak sıralanıyor.” ifadelerini kullandı.

Öz kaynaklarla geliştirilen yazılım ve projeler sayesinde ülke genelinde internet kullanıcıları ve sistemlerine yapılan saldırıların çoğu zaman arka planda sessiz sedasız şekilde önlendiğini belirten Sayan, “USOM koordinasyonunda kurumlarımızın ve kritik altyapılarımızın korunmasına yönelik faaliyet gösteren Siber Olaylara Müdahale Ekipleri (SOME) ağı da her geçen gün büyüyor. Bugün 2 bin 200 civarında kurumsal ve sektörel SOME’miz bulunurken, SOME’lerimizde görevli siber güvenlik uzmanı sayımız da 7 bin 500’e yaklaştı.” dedi.

Sayan, 8-9 Mart’ta gerçekleşecek Siber Yıldız 2024 yarışmasına gençleri davet etti.

“Kadınların teknolojideki yeri yadsınamaz”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran da siber güvenliğin dünyanın içinden geçmekte olduğu değişim ve dönüşüm sürecinin can alıcı kavramlarından biri olduğunu söyledi.

Zirvenin kamu, özel, sivil toplum işbirliğini “örnek model” olarak nitelendiren Kıran, şöyle devam etti:

“Bu zirve önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğimiz çabaların da en önemli müjdecisi, en önemli ifadesi anlamına da geliyor. Bu bakımdan zirvede tartışılacak her konunun önümüzdeki dönemde kamu olarak özellikle bizlere yol gösterici olacağını düşünüyorum.”

Kadınların teknolojideki yerinin yadsınamaz olduğunu dile getiren Kıran, “Kadın girişimciliği ülkemize çok büyük katkılar sağlıyor. Teknolojide kadın girişimciliğinin desteklenmesi, kadının rolünün güçlendirmesi bakımından bakanlık olarak son derece önemli bir çaba içerisindeyiz.” diye konuştu.

Kıran, sosyal yardımların etkin bir şekilde ulaştırılmasında da teknolojinin imkanlarını kullandıklarını vurgulayarak, dijital okuryazarlığın geliştirilmesini ve toplumun her katmanına yayılmasını son derece önemsediklerini bildirdi.

Geçmişte çocukların akranlarıyla oyun oynadıklarını anımsatan Kıran, şunları kaydetti:

“Ama şimdi her bir çocuğumuz, önünde ekranlarla meşgul durumunda. Dolayısıyla ekranların maruz bıraktığı tehditlerden çocuklarımızı korumak hepimizin sorumluluğu. Özellikle de devletimizin en önemli hassasiyetlerinden birisi ve bu hassasiyetler konusunda da bakanlık olarak üzerimizdeki sorumluluğun ve görevin farkındayız.”

“178 farklı kategoride 373 siber güvenlik ürünü 245 firma aracılığıyla yerlileşti”

TBD Başkanı Rahmi Aktepe ise 5,5G ile yeni dünya düzeninin kurulduğunu, bu düzende kadınların da daha etkin yerini alacağını söyledi.

Artık siber güvenliğin çok önemli hale geldiğini ve ulusal güvenliğin temel taşı haline dönüştüğünü dile getiren Aktepe, şöyle konuştu:

“Siber Güvenlik Kümelenmesi aracılığıyla 178 farklı kategoride 373 siber güvenlik ürünü 245 firma aracılığıyla yerlileştirildi. Siber güvenlikte yerli ve milli ürünler, çok önemlidir. Ancak bu uluslararası markaların kullanılmaması anlamına gelmiyor. Uluslararası markaların kullanılabileceği çok farklı kullanım senaryoları bulunmaktadır. Ayrıca siber güvenlikte uluslararası ilişkiler ve bilgi paylaşımları önemli kazanımlar sağlamaktadır. Yerli firmaların yurt dışına açılması ne kadar doğruysa bunun tersi uluslararası firmaların Türkiye pazarında yer almaları da o kadar geçerli bir kavramdır.”

Etkinlikte, siber güvenlik ekosistemine katkıda bulunanlara ödülleri verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/siber-saldirilarin-yuzde-90i-oltalama-saldirilarindan-olusuyor/feed/ 0
Pakistan ve İran neden birbirlerine saldırıyor, gerilim tırmanacak mı? https://www.haber60.com.tr/pakistan-ve-iran-neden-birbirlerine-saldiriyor-gerilim-tirmanacak-mi/ https://www.haber60.com.tr/pakistan-ve-iran-neden-birbirlerine-saldiriyor-gerilim-tirmanacak-mi/#respond Fri, 19 Jan 2024 05:12:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4085 Pakistan’ın Perşembe sabahı İran’ın Sistan-Belucistan eyaletinde militanlara ait olduğundan şüphelenilen sığınakları hedef alan hava saldırıları sonucunda dokuz kişinin öldüğü açıklandı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı 18 Ocak Perşembe sabahı gerçekleştirilen saldırıları “İran’daki belirli üslere yönelik son derece koordineli bir askeri saldırı” olarak tanımladı. Pakistan ordusu da yaptığı açıklamada “terör örgütleri tarafından kullanılan sığınakların istihbarata dayalı bir operasyonla başarılı bir şekilde vurulduğunu” belirtti.

İslamabad yönetiminin saldırıları, Pakistan’ın Belucistan eyaletinde aşırılık yanlısı Ceyş el Adl örgütünün saklandığı iddia edilen yerlere İran tarafından düzenlenen füze saldırılarının ardından geldi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı’nın aktardığına göre, Pakistan’ın Tahran’daki büyükelçisini ülkeye geri çağırmasına neden olan İran saldırısında iki çocuk öldü ve üç kız çocuğu da yaralandı.

Saldırılara rağmen her iki ülke de birbirlerini hedef almadığı konusunda ısrarcı. Hem İran hem de Pakistan diğerinin topraklarında bulunan Beluç milliyetçisi militan grupları vurduklarını iddia ediyor.

Pakistan’ın saldırıları hakkında neler biliniyor?

Pakistan ordusu, istihbarat bilgileri doğrultusunda hareket ederek Pakistan içinde terörist faaliyetlerde bulunmakla suçladığı Belucistan Kurtuluş Ordusu (BKO) ve Belucistan Kurtuluş Cephesi’nin (BKC) İran’daki üslerini hedef aldığını açıkladı.

Ordu, bu operasyonda insansız hava araçları, roketler, füzeler ve diğer silahların kullanıldığını ve “ikincil zararlardan” kaçınmak için son derece dikkatli davranıldığını söyledi.

Açıklamada üsleri kontrol eden “teröristlerin” adı da verildi ve Pakistan ordusunun ülkenin güvenliğini sağlamak için her zaman hazır olduğu belirtildi.

İran’ın Sistan-Beluçistan eyaleti Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Raza Marhmati, İran televizyonuna yaptığı açıklamada saldırının yerel saatle sabah 04.05’te gerçekleştirildiğini ve Pakistan sınırına yakın ve İran’ın başkenti Tahran’ın yaklaşık bin 800 km güneydoğusunda yer alan Saravan kenti yakınlarındaki bir köyü hedef aldığını söyledi.

Beluç Kurtuluş Ordusu, Beluç Kurtuluş Cephesi ve Ceyş el-Adl kim?

Pakistan’ın Belucistan eyaletinde onlarca yıldır çeşitli Beluç ayrılıkçı örgütleri faaliyet gösteriyor. Bu örgütler zaman içerisinde Pakistan güvenlik güçlerine, polisine ve kilit noktalara yönelik çeşitli ölümcül saldırıların sorumluluğunu da üstlendi

Dr. Allah Nazar Beluç’un lideri olduğu BKC ve Beşir Zeb’in lideri olduğu BKO en büyük iki grup olarak öne çıkıyor.

Pakistanlı yetkililer son birkaç yıldır bu ayrılıkçı örgütlerle bağlantılı militanların İran’a sığındığını iddia ediyordu.

Pakistan hava saldırılarının ardından BKC bir açıklama yayımlayarak İran’da herhangi bir üsleri olmadığını ve herhangi bir savaşçısının da yaralanmadığını söyledi.

BKC’nin Belucistan’ın Makran bölgesi ve çevresinde aktif olduğu biliniyor. Örgüt son zamanlarda Pakistan güvenlik güçlerine yönelik birçok saldırının sorumluluğunu üstlendi.

Bu yasaklı örgüt Ocak 2022’de Belucistan’ın Gwadar şehrinde Pakistan ordusuna ait bir kontrol noktasına saldırmıştı. Bu saldırıda 10 Pakistan askeri ölmüştü.

Ayrıca BKC, eyaletteki göçmen işçilere ve bölge sakinlerine yönelik saldırılarla da suçlanıyor.

Ayrılıkçı BKO ise 1970’lerin başında, eski Başbakan Zülfikar Ali Butto hükümetinin ilk döneminde Belucistan’da Pakistan devletine karşı patlak veren silahlı bir isyanda ortaya çıktı.

Askeri diktatör Zia ul-Haq liderliğindeki darbenin ardından, Beluci milliyetçi liderlerle yapılan müzakereler silahlı isyanın geçici olarak sona ermesini sağladı. Ardından da BKO’nun faaliyetleri azaldı.

Ancak, eski Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref döneminde, Beluci milliyetçisi lider Nawab Khair Bakhsh Murri’nin bir Yüksek Mahkeme hakimini öldürmekten tutuklanmasının ardından çatışma yeniden alevlendi. 2000’lerde Belucistan’ın farklı bölgelerinde kamu yerleşkelerine ve güvenlik güçlerine yönelik yeni saldırılar başladı. O zamandan bu yana şiddet artarak Belucistan’ın farklı bölgelerine yayıldı.

Bu saldırıların çoğu BKOtarafından üstlenildi. Pakistan hükümeti 2006 yılında BKO’yu yasaklı örgütler listesine ekledi.

Örgüt aynı zamanda Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru projesine de karşı çıkıyor. Son operasyonlarda Pakistan’daki Çin hedeflerini intihar saldırılarıyla vurdu.

BKO’nun üstlendiği bu türden ilk saldırı Ağustos 2018’de Dalbandin kasabası yakınlarında gerçekleştirildi. Saindak altın ve bakır madeninde çalışan Çinli işçileri taşıyan bir otobüsü hedef alındı. Saldırıda sadece intihar bombacısı öldü.

BKO daha sonra Kasım 2018’de Karaçi’deki Çin Konsolosluğu’na düzenlenen ve üç silahlı saldırgan ve intihar bombacısı tarafından gerçekleştirilen ve en az dört kişinin öldüğü saldırının sorumluluğunu da üstlendi.

Ceyş el-Adl (ya da diğer adıyla “Adalet ve Eşitlik Ordusu”) İran hükümetine muhalif silahlı bir militan grup.

Kendisini İran’ın Sistan-Beluçistan eyaletinde “Sünni haklarının savunucusu” olarak tanımlayan grup, İran’ın Pakistan’a yönelik saldırılarının hedefindeydi.

Ceyş el-Adl geçmişte İran güvenlik güçlerine (çoğunlukla Sistan-Belucistan eyaletinde) düzenlenen bazı saldırının sorumluluğunu üstlendi. İran, örgütün ABD ve İsrail desteğine sahip olduğunu iddia ediyor.

ABD istihbaratı bu grubu, 2005 yılında eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’a yönelik gerçekleştirilen saldırıyla ilişkilendirdi.

İran, 2009 yılında grubun lideri Abdülmalik Rigi’yi İran güvenlik güçlerini bombalamak ve İngiltere ile ABD’nin ajanı olmak suçlamalarıyla tutukladı. Rigi 2010 yılında asılarak idam edildi.

O dönemde İran’da görev yapan eski bir Pakistanlı diplomat Muhammed Abbasi, Rigi’nin tutuklanmasında Pakistan’ın önemli bir rol oynadığını söyledi.

Neden şimdi?

BBC’ye konuşan analist Syed Muhammed Ali, İran’ın şu anda hem kendi içinde hem de müttefikleri Hamas, Hizbullah ve Husiler tarafından operasyonlar düzenlemesi için baskı altında olduğunu söyledi.

İran’ın dikkatleri iç meselelerden ve Orta Doğu’daki durumdan başka yöne çekmek için Irak, Suriye ve ardından Pakistan’a saldırdığını düşünen Ali’ye göre bu saldırıların gerçekleştirildiği gece Pakistanlı ve İranlı yetkililer arasında toplantılar vardı ancak Pakistan provokasyon olmaksızın İran tarafından saldırıya uğradı ve bu da misillemeye yol açtı.

Washington’daki New Lines Strateji ve Politika Enstitüsü’nden Dr. Kamran Bukhari, “Pakistan misilleme yapmaya karar vermiş olabilir çünkü İran’ın Pakistan’a, Irak’a sık sık yaptığı gibi davranmasına izin vermek istemiyor” diyor.

Quaid-e-Azam Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Profesör Qandeel Abbas ise BBC’ye yaptığı değerlendirmede İran-Pakistan sınırının her iki tarafında da ayrılıkçıların ve militanların her iki ülke için de ortak bir sorun teşkil ettiği bölgeler olduğunu vurguladı.

Prof. Abbas’a göre gerek İran gerekse de Pakistan, operasyonlarını diğer ülkenin rızasıyla gerçekleştirdi. Ancak her iki ülkenin yetkilileri de bu tür eylemlere ilişkin haberleri ne doğruluyor ne de yalanlıyor.

Abbas, militanların yol açtığı şiddet, insan ve uyuşturucu kaçakçılığına rağmen 2013 yılına kadar İran ve Pakistan arasındaki bin km uzunluğundaki sınır boyunca hiçbir askerin konuşlandırılmadığını belirtiyor.

Prof. Abbas’a göre hem İslamabad hem de Tahran, İran’ın hedef aldığı militan grup Ceyş el-Adl’ı bir tehdit olarak görüyor ve mevcut durumu kendi lehlerine kullanmayı düşünüyor.

Bundan sonra ne olacak?

İran ve Pakistan’ı yakından izleyen gözlemciler, iki ülke arasında son dönemde yaşanan gerginliğin tüm bölgeyi olumsuz etkileyeceği görüşünde.

Washington’da yaşayan analist Dr. Bukhari, “iki ülke arasındaki ilk raund sona erdi ve şimdi top yeniden İran’ın sahasında: Pakistan’ın eylemine nasıl tepki vereceklerini göreceğiz” diyor ancak saldırılarda bir duraklama beklediğini dile getiriyor.

Pakistan’ın İranlılara değil de İran topraklarındaki Pakistan karşıtı militan grupları hedef alma kararının, Pakistan’ın gerilimi tırmandırmadan tepki veriyor gibi görünmesini sağlayabileceğini, ancak daha fazla çatışmayı da göz ardı etmediğini söyledi.

Ancak Pakistanlı gazeteci ve analist Baqir Sajjad, iki ülke arasındaki gerilimin gelecekte daha da artabileceğine inanıyor.

BBC’nin konuştuğu Sajjad, “Pakistan’ın İran merkezli militanları hedef alan karşı saldırısının ardından iki ülke arasındaki gerilimin aniden azalması pek olası görünmüyor” diyor.

“İran’daki sertlik yanlıları Pakistan’a misilleme yapmakta ısrar edecektir. İki ülke arasında artan güvensizlik, Belucistan bölgesinde İran ve Pakistan arasında yeni bir militanlık dalgasını körükleyebilir ve bölgedeki zaten karmaşık olan güvenlik durumunu daha da karmaşık hale getirebilir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/pakistan-ve-iran-neden-birbirlerine-saldiriyor-gerilim-tirmanacak-mi/feed/ 0
ABD Dışişleri Bakanı Blinken Orta Doğu’da Arap liderlerle görüştü https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/ https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/#respond Mon, 08 Jan 2024 02:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2638 ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Cumartesi günü Türkiye’den başladığı ve beş gün sürecek olan Orta Doğu turu kapsamında Pazar günü Ürdün ve Katar’ı ziyaret etti.

Bir araya geldiği Arap liderlere, Filistinlilerin Gazze’den zorla göç ettirilmesine karşı olduklarına dair güvence veren Blinken, “Filistinliler Gazze’den ayrılmaya zorlanamaz ve koşullar el verdiğinde evlerine geri dönmeleri sağlanmalı” dedi.

Blinken, Katar’da Emir Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile Başbakan ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdulrahman Al Sani ile görüştü.

Geçen hafta Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenen saldırıda Hamas’ın siyasi kanadının en üst düzey isimlerinden Salih Aruri’nin öldürülmesi sonrası bölgede tansiyon daha da yüksek. Saldırının İsrail tarafından yapıldığından şüpheleniliyor ancak İsrail’den bir açıklama gelmedi.

Katar Başbakanı Muhammed bin Abdulrahman Al Sani, Blinken’a, Aruri’nin öldürülmesinin “karmaşık süreci” etkilediğini söyledi.

“Bölgede gerginliğin çok yüksek olduğu bir andayız” diyen Blinken, bunun kolaylıkla “metastaz” yapabilecek, güvenlik sorununu ve “acıları” artırabilecek bir çatışma olduğunu ekledi.

ABD Dışişleri Bakanı, bazı İsrailli bakanların, Filistinlilerin Gazze dışına yerleştirilmesine yönelik açıklamalarını da kınadı.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich Filistinliler’in Gazze’yi terk etmesi çağrısı yapmış ve İsrail’in “çöle çiçek açtıracağını” iddia etmişti.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de krize “çözüm” olarak Gazzelilerin göçe teşvik edilmesi gerektiğini savunmuştu.

İsrail hükümetinin resmi duruşu ise Gazzelilerin sonunda evlerine dönmesi yönünde ancak bunun ne zaman ve hangi koşullarda olabileceğine yönelik bir plan henüz açıklanmadı.

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırıları sonrası İsrail’in Gazze’ye yönelik havadan ve karadan başlayan saldırılarda şu ana kadar çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 22 binden fazla Filistinli öldürüldü. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı son 24 saatte İsrail saldırılarında 100’den fazla kişinin daha hayatını kaybettiğini duyurdu.

Blinken Arap liderlerle görüşmelerinde, savaşta ölen masum kadın, erkek, çocuk Filistinli sayısının çok fazla olduğunu ve İsrailli yetkililere Gazzeli sivil ölümlerinin engellenmesinin zaruri olduğunu söyleyeceğini de belirtti.

Ürdün Kralı Abdullah da Blinken’dan, Washington’ın İsrail üzerindeki gücünü “acil ateşkes” için kullanmasını istedi.

Katar’ın ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne geçen Blinken, Pazartesi günü de Suudi Arabistan’ı ziyaret edecek. Ardından İsraile’e geçecek olan Blinken’ın Batı Şeria ve Mısır’ı da ziyaret etmesi planlanıyor.

Gazze’nin kuzeyindeki İsrail saldırısında ‘onlarca sivil öldü’

Öte yandan İsrail’in Gazze’ye yönelik yoğun saldırıları hafta sonu da devam etti.

Son 24 saatte İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli sayısının 100’den fazla olduğu bildiriliyor.

Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampına düzenlenen İsrail hava saldırılarında çoğu çocuk ve kadın onlarca sivilin öldüğü aktarılıyor.

Üç uluslararası sağlık kuruluşu da, Gazze’nin en büyük hastanelerinden olan El Aksa Hastanesi’nden, çok tehlikeli olduğu için çekilmek zorunda kaldıklarını açıkladı. Bunlar arasında “Sınır Tanımayan Doktorlar” örgütü de bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abd-disisleri-bakani-blinken-orta-doguda-arap-liderlerle-gorustu/feed/ 0