Bayburt’ta yaşayan 36 yaşındaki Zeynep Saka, hamileliğinin 25. haftasında başvurduğu özel bir hastaneden enfeksiyon nedeniyle 24 Ocak’ta Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Numune Kampüsü Kadın Doğum Ünitesine sevk edildi.
Fikret Saka ile 4 yıllık evli olan bir çocuk annesi Saka, vücudundaki enfeksiyonun bebeği etkilemesinden ötürü doğuma alındı. Saka çifti, sezaryenle doğan 1 kilogram ağırlığındaki bebeğe “Metin Alp” adını verdi.
Ağır solunum yetmezliği oluşan Metin Alp, hastanenin yenidoğan 3. basamak yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı.
Yenidoğan uzmanı Doç. Dr. Handan Bezirganoğlu, Sağlık Bakanlığının onayıyla doğumun beşinci haftasında bebeğin akciğerlerine ilk kök hücre tedavisini uyguladı.
Tedaviden sonuç alan Bezirganoğlu, belli bir süre sonra Metin Alp’e ikinci kez kök hücre tedavisi uyguladı. Tedavinin üçüncü ayında solunum cihazından ayrılan bebek, serbest oksijen desteğiyle 3 kilo 500 gram olarak taburcu edildi.
Anne Zeynep Saka, 116 gün süren tedavi sonunda oğlunu kucağına almanın mutluluğunu yaşadı.
“O hayata tutundu”
Doç. Dr. Bezirganoğlu, AA muhabirine, Metin Alp’in annesindeki ağır enfeksiyonla doğduğunu söyledi.
Hem erken doğum hem de solunum yetmezliği nedeniyle bebeğin zor günler geçirdiğini belirten Bezirganoğlu, “Bu açıdan benim gördüğün en kötü hastaydı. Tüm destek tedavilerine rağmen kandaki oksijen düzeyini normal aralıkta tutmakta ve akciğerlerini havalandırmakta çok zorlandık. Çok uzun bir dönem yaşam ve ölüm arasında seyretti.” dedi.
Bezirganoğlu, bebeğin hayata tutunması için ekip arkadaşlarıyla büyük mücadele verdiklerini anlatarak, “O hayata tutundu, hayata tutundukça biz de olağanüstü bir çabayla onu hayatta tutmak için uğraştık.” ifadesini kullandı.
Kök hücrelerin, ölen, hastalanan ya da hasarlanan hücrelerin yerine yenisini üretebildiğini aktaran Bezirganoğlu, şöyle devam etti:
“Dünyada yavaş yavaş artan bir uygulama. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığının belli prosedürler sonucunda izniyle çok kısıtlı merkezlerde deneyimli ekiple yeni yeni uygulanmaya başlandı. Biz de bu hastamıza kan bankasından temin ettiğimiz göbek kordonu kökenli kültüre edilmiş kök hücre tedavisi uyguladık. Uygulama hem damardan hem de akciğere entübasyon tüpünden verilerek yapıldı. Gerçekten çok büyük fayda gördük. Üç ayın sonunda hastayı solunum cihazından ayırabildik. Serbest oksijen desteğine geçti. Annesine kavuşturabildik.”
“Bu tedaviyi bölgemizde uygulayan ilk merkeziz”
Doç. Dr. Bezirganoğlu, Metin Alp’in şu an serbest oksijen desteği altında annesinin emzirebildiği ve bakımlarını yapabildiği bir hasta olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:
“Bu tedaviyi bölgemizde uygulayan ilk merkeziz. Aynı zamanda başarıyla uygulayan ilk merkeziz. Bunun da gururunu yaşıyoruz. Bu bebeği yaşatabilmek ve anneyle kavuşturabilmek gerçekten bizim için çok önemliydi. İlk kavuşma anında annenin gözyaşlarını görünce gerçekten değdiğini düşündük. Bu hasta bizim için çok büyük deneyim oldu ve bize çok şey öğretti. İleriki zamanlarda gerekli hastalarda, belki yenidoğanların diğer hastalıklarında bu tedaviyi Sağlık Bakanlığının izniyle uygulamayı planlıyoruz.”
“Şimdi bebeğim benimle, çok mutluyum”
Anne Zeynep Saka, sıkıntılı bir hamilelik geçirdiğini, Bayburt’ta yenidoğan 3. basamak yoğun bakım olmadığı için Trabzon’a sevk edildiğini anlattı.
Vücudundaki enfeksiyondan dolayı erken doğum yaptığını belirten Saka, “Bendeki enfeksiyon bebeğe geçtiği için akciğerlerinde çok büyük sorun yaşadı. Bunun için kök hücre tedavisi aldı ve daha iyi oldu. Bayburt’tan buraya devamlı gidip geldim ve doktor hanımdan telefonla bilgi aldım. Şimdi bebeğim benimle, çok mutluyum. Handan Hanım’a, Doç. Dr. Berna Hekimoğlu’na, Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemşirelerine, hepsine çok teşekkür ederim. Hepsi özveriyle çalışıyorlar. Bebeğimi evime götüreceğim için çok mutluyum.”
Saka, bebeğini ilk kez kucağına aldığında ağladığını dile getirerek, “Mutluluğumu tarif edemem. Burada benim gibi bekleyen anneler umudunu kaybetmesinler, bebekleri iyi olacak, doktorlarımız çok iyi bakıyorlar. Ellerinden geleni yapıyorlar.” diye konuştu.
]]>Babaya dron şakasının tarafları o anları anlattı
Oğlunun ‘İlk köylülere saldırıyorlar, görürsen saklan’ uyarısı sonrası dronu yanı başında gören çiftçi, izleyenleri gülme krizine soktu
Şakayı yapan çiftçinin oğlu Hilmi Tunahan Karakaş:
“Babam korkutan yere yatmıştı, ben de gülmekten yerlerdeydim”
ANTALYA – Antalya’da tarlada çalıştığı sırada, daha öncesinden ‘Dron ilk köylülere saldırıyor’ diyerek kendisini uyaran oğlunun yanına gönderdiği dronu görünce traktörün altına saklanan baba, yaşadıklarını anlattı. Sosyal medya hesabından canlı yayın açarak yardım istediğini belirten baba, “İlaç sıkıp virüs bulaştıracak sandım, canlı yayından yardım istedim” derken, oğlu da o anları, “Babam korkutan yere yatmıştı, ben de gülmekten yerlerdeydim” diye anlattı.
Alanya ilçesinde yaşayan Hilmi Tunahan Karakaş (22), yeni aldığı dron ile Elmalı ilçesinde çiftçilik yapan 55 yaşındaki babası Mehmet Karakaş’a şaka yapmak istedi. Dron aldığını bilmeyen babasına, ‘Dron saldırıları oluyor ve ilk köylerden başlıyorlar. Onları görürsen iyi geçin’ diye uyarıda bulunan Karakaş, ardından annesiyle birlikte ziyaret için Elmalı’ya gitti.
Teslim olur gibi yere yattı, traktörün altına saklandı
Karakaş, çalıştırdığı dronu tarlada çalışan babasının yanına yolladı. Dronu yanı başında görünce neye uğradığını şaşıran baba, bir süre adeta donakaldı. Oğlunun dedikleri aklına gelince yavaşça yere yatan baba, ardından traktörün altına saklandı. Bu sırada yanında bulunan akrabası yaşlı adam da Mehmet Karakaş’ın yaptıklarını görünce aynı şekilde yere yattı.
Derin bir ‘oh’ çekti
Genç, dronu bu sefer traktör altında gizlenen babasının yanına kadar gönderdi. Korkusu daha da artan baba, cep telefonuyla yanına gelen dronu çekmeye başladı. Bu sırada dron traktöre çarpıp yere düştü. Oğlunun şaka yaptığını anlayan baba ise derin bir ‘oh’ çekti. O anları sosyal medyada paylaşan gencin videosu viral oldu.
“İlaçla virüs atar demişlerdi, canlı yayından yardım istedim”
Baba Mehmet Karakaş, oğlunun yaptığı şaka esnasında yardım istemek için sosyal medya hesabından canlı yayın açtığını belirterek, “Bana öncesinden, dron görürsen saldırı anında yere yat demişti. Bahçede çalışırken dronun nereden geldiğini anlayamadım. Bir baktım karşımda. İlaçla virüs salıyor da demişlerdi. Traktörün römorkunun altına girip görsünler ve beni kurtarsınlar diye canlı yayın açtım. Çünkü çok korkmuştum. Duruş amcaya da yere yat dedim” dedi.
Mehmet Karakaş, oğluyla sürekli şakalaştığını ve bunu bir saygısızlık olarak görmediğini de sözlerine ekledi.
“O korkudan yerdeydi ben gülmekten”
Şakanın mimarı Hilmi Tunahan Karakaş ise, şunları söyledi:
“Dronu görünce şok oldu. Sonra benim söylediklerim aklına geldi ve direk yere yattı. Ona ‘dron görürsen yere yat ve seni görmesin. Görürse drona da vurma, yoksa ilaç sıkıp seni öldürür ya da bayıltır’ demiştim. Bunların hepsi aklında canlanmış. O yerdeydi ben de gülmekten yere yattım çünkü çok komikti.”
“Herkesin yüzünü güldürdü”
Babasıyla arkadaş gibi olduklarını da belirten Karakaş, “Sürekli bir birimizle konuşuyoruz ve arkadaş gibiyiz. Babam bundan rahatsız olmadığı için saygısızlık olarak görmüyorum. Babam şuan çok mutlu ve ‘çok güzel olmuş’ diye telefonlar alıyor. Herkesin yüzünü güldürdü. Keşke her baba oğul böyle olsa” diye konuştu.
]]>Antalya’nın Kepez ilçesindeki bir yurtta kalan spor lisesi 11. sınıf öğrencisi Nilsu Ö.’yü (17), 2 Ocak Salı günü sınava hazırlandığı sırada iki arkadaşı arayıp TikTok akımı çekeceklerini söyledi. Arkadaşlarının bu isteğini kırmayan Nilsu Ö., onların yanına gitti. İddiaya göre, ayağa kalkan gençler aralarına aldıkları Nilsu Ö.’ye zıpladığı sırada çelme takma şakası yaptı. Bir anda kendini yerde bulan Nilsu Ö., ayağa kalkamadı ve acı içerisinde kıvranmaya başladı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesinin ardından hastaneye kaldırılan genç kızın omurgasında kırık tespit edildi. Bel kısmına çelik korse takılan Nilsu’ya, 1 ay boyunca ayağa kalkmadan yatak istirahati verildi. Kızının yaşadığı olayı duyup yanına gelen anne Canan Başoğlu ise iki öğrenci hakkında şikayetçi oldu.
Ragbide milli takımı hayal ediyordu
Yaklaşık 8 yıl boyunca basketbolda kupalar kaldıran ve çok sayıda madalya sahibi olan, son 1 yıl içerisinde de Kepezspor bayanlar ragbi takımında spor yapan genç kıza doktorlar antrenmanlara en az 3-4 ay sonra dönebileceğini söyledi. Ragbide milli takım hayali kuran Nilsu, aldığı haberle üzüntüye boğulsa da yeniden sahalara dönmek için yatağında gün sayıyor.
“Çok büyük hayallerim vardı”
Olayı anlatan Nilsu Ö., şunları söyledi:
“Yurtta ertesi gün gerçekleşecek olan etüt sınavı için hazırlanıyordum. Arkadaşlarım arayıp TikTok akımı çekeceklerini söylediler. Sınava çalıştığım için hemen gidip geleyim diye acele ettim. Beni ortaya aldılar, kamerayı koydular. Sırayla zıplayacaklarını ve en son üçümüzün aynı anda zıplayacağını söylediler. Ben zıpladıktan sonra ikisi de sağdan soldan ayağıma çelme taktılar ve yere düştüm. Yerden kalkmadım, çok fazla acım vardı. Ambulansla hastaneye götürdüler beni. Tomografide omurga çıkışında kırık olduğunu öğrendik. O süreçte hiçbir şekilde yürüyemiyordum, şu anda da öyle. Arkadaşlarımın kötü niyetle yapmadığının farkındayım ama şakanın yapıldığı zemin sert bir zemindi, bunu düşünmeleri gerekirdi diye düşünüyorum. Olan benim sporuma, hayalime oldu. 1 senedir milli takım için hazırlanıyordum. Şubatta maçım vardı. Maçıma katılamayacağım ama arkadaşlarıma sonuna kadar destek olacağım. Çok büyük hayallerim vardı ama hayırlısı buymuş.”
“Yıllardır verdiği emek 2 dakikalık şaka yüzünden mahvoldu”
Anne Canan Başoğlu ise, Tiktok akımı için yapılan şakayı son derece yanlış bulduğunu ve kızının yıllardır verdiği emeğin 2 dakikada yok olduğunu söyledi. Başoğlu, “Tiktok akımı adı altında bir şaka adına kızımın yıllardır verdiği emek 2 dakikada mahvoldu. Ben kızıma güveniyorum, tekrar ayağa kalkıp sporuna ve okuluna geri dönecek. Bu TikTok adı altında çekilen ağır şakalar, gençlerimizin canına mal olabilir. Ben o gece gittiğim zaman kızımı belden aşağı felç de bulabilirdim ya da beyin kanaması geçirmiş olarak da bulabilirdim. Çocuklarımıza girdikleri ‘sınavdan 100 alacaksın, sen mühendislik okuyacaksın’ demek yerine insan hayatının daha değerli olduğunu söyleyip vicdanlı ve merhametli bir insan yetiştirmeyi tavsiye ediyorum. Çünkü 2 dakikalık bir şaka benim kızımı bu hale getirdi. Buradaki kupa ve madalyalar reklam amaçlı değil, çok büyük bir emek var. Kızımın kaldığı yurt ve okuduğu okul, hepsi tek tek aradılar ve ilgilendiler. Onları asla kötülemiyorum ve hala arkamızdalar. Bir anne olarak çok üzgünüm. TikTok akımına bir an önce el konulmasını istiyorum. Benim kızım gibi daha nice gençlerin hayali çöp olmasın” dedi. – ANTALYA
]]>