Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarına yönelik fenomen Neslihan ve eşi İnanç Güngen’e yönelik soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde Güngenlerin ülke genelinde kendilerinin ve franchaiselarının 50 güzellik salonu olduğu ve sahte ustalık ve kalfalık belgeleri düzenleyerek, vasıfları uygun olmayan kişilerin iş yeri açmalarına aracılık ettikleri tespit edilmişti.
Haklarında 746 şikayet var
Neslihan ve İnanç Güngen’in yönetmeliklere aykırı ürettikleri cihazlarla ülke genelinde 44 ayrı ‘taksirle yaralama’ suçuna sebep oldukları ve benzer içerikli 746 şikayetin yer aldığı öğrenilmişti. Güngenlerin dolandırıcılık suçundan elde edilen suç gelirini diğer bayilerle yapılan anlaşmalar esnasında aklamaya yönelik eylemlerde bulundukları yönünde bulguların elde edildiği ve bu nedenle operasyonel çalışma planlandığı bilgisine de ulaşılmıştı.
Franchaise şubeleri de Güngen’lerden şikayetçi olmuş
Şüphelilerin sahte ustalık ve kalfalık belgelerini 2 bin TL’ye Ankara’daki sahte belge düzenleyen kişiye hazırlatıp, franchaiselarına 20 bin liraya sattıkları, MEB, Halk Eğitim Merkezi gibi kurumlarla yapılan yazışmada franchaiseların çoğunun sisteme kayıtlı belgesinin mevcut olmadığı, ürün takip sistemi konusunda Sağlık Bakanlığı ile yapılan yazışmada veri tabanına kayıtlı herhangi bir ürünlerinin bulunmadığı da belirlenmişti. Neslim Güngen’in franchaiselarından hizmet alan ve sağlığı olumsuz etkilenen müşterilerin şikayeti üzerine taksirle yaralamadan işlem yapılan franchaiseların kendilerine yasadışı makina satışı yapan Güngen aleyhine dolandırıcılık müştekisi oldukları da öğrenilmişti.
Sıradan ipleri ‘gençleştirme ipi’ adı altında satmışlar
Öte yandan herhangi bir özelliği olmayan yumak ipler ile marketten alınan sıradan nemlendirici kremlere Neslim Güngen etiketi basılarak kolajen ip tedavisi, gençleştirme ipi gibi adlar altında pazarlama yapıldığı ve müşterilerin bu şekilde mağdur edildiği bilgisine de ulaşılmıştı. Şüphelilerin franchaise anlaşması yapmak isteyen kişilerden isim hakkı adı altında yüksek meblağda para talebinde bulunduğu ve ödemelerin banka kanalıyla değil taşınır veya taşınmaz malların bedelsiz devri ile gerçekleştirildiği belirlenmişti.
Hesap hareketleri hacmi 1 buçuk milyar TL
Neslihan ve İnanç Güngen tarafından yönetilen şirketler arasında gerçeğe aykırı sözde ticari faaliyetlere konu sahte fatura kesildiği, şirketler arasında hesap hareketlerinin toplam hacminin 1,5 milyar TL olduğu ve hayatın olağan akışına aykırı hareketliliğin suçtan elde edilen gelirin aklanmasına yönelik olduğu öğrenilmişti. Şüphelileri yakalamaya yönelik 25 ilde 134 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonla aralarında Neslihan ve İnanç Güngen’in de yer aldığı toplam 65 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştı.
Vergi müfettişi Neslihan Güngen ile kayıt dışı görüşmek istemiş
Öte yandan soruşturma kapsamında vergi tekniği raporu hazırlanması için görevlendirilen bir vergi müfettişinin hazırlanacak raporla ilgili şüpheli Neslim Güngen ile kayıt dışı olacak ve tutanaklara geçmeyecek şekilde görüşmek istediği de tespit edilmişti. Müfettiş hakkında gözaltı kararı verilirken, soruşturma kapsamında tüm mal varlıklarına el konulmuştu.
Gözaltına alınan fenomen Neslihan ve İnanç Güngen çiftinin de aralarında bulunduğu 43 kişi bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edilmişti.
Aralarında Neslihan ve İnanç Güngen’in de bulunduğu 17 şüpheli tutuklama talebiyle, 21 kişi ise savcılık tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmişti. Öte yandan 5 kişinin ise adli kontrol şartı olmaksızın serbest bırakıldığı öğrenilmişti.
Sulh Ceza Hakimliği’nce aralarında Neslihan ve İnanç Güngen’in de bulunduğu 17 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. 21 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. – İSTANBUL
]]>Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarına yönelik fenomen Neslihan ve eşi İnanç Güngen’e yönelik soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde Güngenlerin ülke genelinde kendilerinin ve franchaiselarının 50 güzellik salonu olduğu ve sahte ustalık ve kalfalık belgeleri düzenleyerek, vasıfları uygun olmayan kişilerin iş yeri açmalarına aracılık ettikleri tespit edilmişti.
Haklarında 746 şikayet var
Neslihan ve İnanç Güngen’in yönetmeliklere aykırı ürettikleri cihazlarla ülke genelinde 44 ayrı ‘taksirle yaralama’ suçuna sebep oldukları ve benzer içerikli 746 şikayetin yer aldığı öğrenilmişti. Güngenlerin dolandırıcılık suçundan elde edilen suç gelirini diğer bayilerle yapılan anlaşmalar esnasında aklamaya yönelik eylemlerde bulundukları yönünde bulguların elde edildiği ve bu nedenle operasyonel çalışma planlandığı bilgisine de ulaşılmıştı.
Franchaise şubeleri de Güngenlerden şikayetçi olmuş
Şüphelilerin sahte ustalık ve kalfalık belgelerini 2 bin TL’ye Ankara’daki sahte belge düzenleyen kişiye hazırlatıp, franchaiselarına 20 bin liraya sattıkları, MEB, Halk Eğitim Merkezi gibi kurumlarla yapılan yazışmada franchaiseların çoğunun sisteme kayıtlı belgesinin mevcut olmadığı, ürün takip sistemi konusunda Sağlık Bakanlığı ile yapılan yazışmada veri tabanına kayıtlı herhangi bir ürünlerinin bulunmadığı da belirlenmişti. Neslim Güngen’in franchaiselarından hizmet alan ve sağlığı olumsuz etkilenen müşterilerin şikayeti üzerine taksirle yaralamadan işlem yapılan franchaiseların kendilerine yasadışı makina satışı yapan Güngen aleyhine dolandırıcılık müştekisi oldukları da öğrenilmişti.
Sıradan ipleri ‘gençleştirme ipi’ adı altında satmışlar
Öte yandan herhangi bir özelliği olmayan yumak ipler ile marketten alınan sıradan nemlendirici kremlere Neslim Güngen etiketi basılarak kolajen ip tedavisi, gençleştirme ipi gibi adlar altında pazarlama yapıldığı ve müşterilerin bu şekilde mağdur edildiği bilgisine de ulaşılmıştı. Şüphelilerin franchaise anlaşması yapmak isteyen kişilerden isim hakkı adı altında yüksek meblağda para talebinde bulunduğu ve ödemelerin banka kanalıyla değil taşınır veya taşınmaz malların bedelsiz devri ile gerçekleştirildiği belirlenmişti.
Hesap hareketleri hacmi 1,5 milyar TL
Neslihan ve İnanç Güngen tarafından yönetilen şirketler arasında gerçeğe aykırı sözde ticari faaliyetlere konu sahte fatura kesildiği, şirketler arasında hesap hareketlerinin toplam hacminin 1,5 milyar TL olduğu ve hayatın olağan akışına aykırı hareketliliğin suçtan elde edilen gelirin aklanmasına yönelik olduğu öğrenilmişti. Şüphelileri yakalamaya yönelik 25 ilde 134 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonla aralarında Neslihan ve İnanç Güngen’in de yer aldığı toplam 65 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştı.
Vergi müfettişi Neslihan Güngen ile kayıt dışı görüşmek istemiş
Öte yandan soruşturma kapsamında vergi tekniği raporu hazırlanması için görevlendirilen bir vergi müfettişinin hazırlanacak raporla ilgili şüpheli Neslim Güngen ile kayıt dışı olacak ve tutanaklara geçmeyecek şekilde görüşmek istediği de tespit edilmişti. Müfettiş hakkında gözaltı kararı verilirken, soruşturma kapsamında tüm mal varlıklarına el konulmuştu.
Gözaltına alınan aralarında fenomen Neslihan ve İnanç Güngen çiftinin de bulunduğu 45 kişi adliyeye sevk edildi. – İSTANBUL
]]>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suçtan kaynaklanan malvarlığın değerlerini aklama, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarına yönelik yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, dün sabah İstanbul merkezli 25 ilde eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan teknik ve fiziki takibin sonunda 134 adrese yapılan baskınlarda, fenomenler Neslim Güngen ve İnanç Güngen’in de aralarında bulunduğu çok sayıda şüphelinin gözaltına alınmıştı. Bugün operasyona ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı.
Operasyonda, çok sayıda fişek, narkotik madde, yasadışı ilaç, kozmetik ürün, nakit para, sahte uygunluk belge düzenlendiği tespit edilen epilasyon, popo kaldırma, bölgesel zayıflama, selülit cihazı, buhar makinası, sıkılaştırma cihazı, cilt bakım makinası, yağ parçalama vb. medikal cihazlara el konuldu öğrenildi.
Sosyal medya fenomeni olarak bilinen ve ülke genelinde kendilerinin ve franchaiselarının toplam 50 güzellik salonu olan Neslim Güngen ve İnanç Güngen’nin sahte ustalık/kalfalık belgeleri düzenleyerek vasıfları uygun olmayan kişilerin iş yeri açmalarına aracılık ettikleri öğrenildi. Aynı zamanda sahte CE belgeleri düzenleyerek herhangi bir UTS kaydı olmayan, yönetmeliklere aykırı ürettikleri cihazlarla ülke genelinde toplam 44 ayrı Taksirle Yaralama suçuna sebep oldukları, açık kaynaklarda benzer içerikli 746 şikayetin yer aldığı, dolandırıcılık suçundan elde edilen suç gelirini diğer bayilerle yapılan anlaşmalar esnasında muvazaalı taşınır ve taşınmaz devirleri üzerinden aklamaya yönelik eylemlerde bulundukları” belirlendi.
Sahte ustalık kalfalık belgelerini 2 bin TL’ye Ankara’daki sahte belge düzenleyen kişiye hazırlatıp franchaiselarına 20 bin liraya sattıkları, MEB, Halk Eğitim kurumlarla yapılan yazışmada franchaise’ların çoğunun sisteme kayıtlı belgesinin mevcut olmadığı, Ürün takip sistemi Sağlık Bakanlığı ile yapılan yazışmada UTS veri tabanına kayıtlı herhangi bir ürünlerinin bulunmadığı, Sahte üretilen CE belgelerinin teknik dosya ve test süreçlerine haiz olmadığı tespit edildi.
Neslim Güngen, franchaiselarından hizmet aldığı esnada sağlığı olumsuz etkilenen müşterilerin şikayeti üzerine, taksirle yaralamadan işlem gören franchaiseların, kendilerine yasadışı makine satışı yapan Gürgen’in aleyhine dolandırıcılık müştekisi oldukları öğrenildi. Herhangi bir özelliği olmayan yumak ipler ile marketten alınan sıradan nemlendirici kremlere N.G. etiketi basılarak kolajen ip tedavisi, gençleştirme ipi vb. adlar altında pazarlama yapıldığı ve müşterilerin bu şekilde dolandırıcılık mağduru edildiği belirlendi. Ayrıca, Franchaise anlaşması yapmak isteyen kişilerden isim hakkı adı altında yüksek meblağda para talebinde bulunulduğu ve ödemelerin banka kanalıyla değil taşınır veya taşınmaz malların bedelsiz devri şeklinde gerçekleştirildiği, İsim hakkı ödemesi olarak bedelsiz devralınan taşınır ve taşınmaz malların suçta işbirliği içerisinde olunan galerici ve emlakçılar üzerinden vergisel suçlara ve suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin kriminal faaliyetlere konu edildiği saplandı.
Neslim Güngen ve İnanç Güngen, tarafından yönetilen şirketler arasında gerçeğe aykırı sözde ticari faaliyetlere konu sahte fatura kesildiği, şirketler arasında hesap hareketlerinin toplam hacminin 1.5 Milyar TL olduğu, bu olağan akışa aykırı hareketliliğin suçtan elde edilen gelirin aklanmasına yönelik olduğu anlaşıldı. – İSTANBUL
]]>AA’nın, “Yapay Zeka Çağına Doğru” başlıklı dosyasının yedinci haberinde yapay zeka ve derin öğrenme teknikleri kullanarak oluşturulan “deep fake” teknolojisinin sebep olduğu mağduriyetler ele alındı.
Söz konusu teknoloji, kullanıcıların yüzlerinin başka videolara yerleştirilmesi ve ses sentezi tekniklerinin kullanılmasıyla gerçekçi görüntü ve ses üretimine imkan tanıyor. Üretilen bu görüntü ve sesler, başta sosyal medya platformları olmak üzere, dijital platformlarda kullanıldığında birçok olumsuz sonuç ve dezenformasyona neden olabiliyor.
OSTİM Teknik Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Murat Şimşek, deep fake ve yapay zeka tarafından geliştirilen veri manipülasyonları nedeniyle tüketicilerin mağduriyet yaşayabildiklerini söyledi.
Şimşek, yapay zeka uygulamalarının kullanıcıların verdiği verileri kaydettiğine ve bu verileri izinsiz olarak kullanabildiğine dikkati çekerek, “Mesela herhangi bir videoyu yapay zekayla işlediğiniz takdirde artık o video yapay zekanın ürünü oluyor, istemediğiniz görüntü ve ses bilgileriyle istemediğiniz şekilde manipülasyon yapılmasına izin vermiş oluyorsunuz.” dedi.
Yapay zekay ile sahte fotoğraflar, videolar, görüntüler ve ses kayıtları oluşturulabildiğini dile getiren Şimşek, ABD’de bir şirketin üst düzey yöneticisinin (CEO) yapay zekayla türetilmiş bir video ile yaklaşık 21 milyon dolar zarara uğradığını belirtti.
“Yapay zeka okur yazarlığına sahip olunmalı”
Şimşek, kullanıcıların yapay zeka okur yazarlığına sahip olmalarının önemine işaret ederek, “Yani kabile dönemlerinde eskiden uçak görüldüğünde mızrak atıldığı gibi yapay zekadan kaçmamak lazım. Ancak koşulsuz şekilde de yapay zekanın verdiği her bilgiyi kabul etmemekte fayda var.” diye konuştu.
ChatGPT, Microsoft Copilot gibi yapay zeka uygulamalarının her iş için kullanabilir hale geldiklerini anlatan Şimşek, burada elde edilen bilgilerin doğrulamaya muhtaç olduğunu kaydetti.
Şimşek, yapay zeka ürünlerinin oluşturduğu bilgilerin “kesin doğru” gibi kullanıldığında mağduriyetlere yol açabileceğini anlatarak, şu değerlendirmede bulundu:
“Yanlış bilgileri doğru olarak kullanabiliyoruz. Bu tarz durumlar yaşamamak için yapay zekayı hayatımıza entegre etmeliyiz. Ancak yapay zekanın elde ettiğimiz bilgilerini de sorgulamalıyız. Örnek vermek gerekirse bir videoyu gördüğümüzde buna hemen inanıp işlem yapmamamız lazım. Çünkü yapay zekayla manipülasyon yapmak artık çok daha kolay. Eskiden daha amatör şekilde montaj ve manipülasyon gerçekleştirilebiliyordu. Ancak şu anda yapay zekayla hem yüksek kalitede hem de kısa sürede veri manipülasyonu ve video montajı yapılabiliyor. Onun için her gördüğümüze inanmayalım. Yapay zeka okur yazarlığına sahip olalım ve yapay zeka araçlarını bilinçli olarak kullanalım.”
“Derin sahtecilikle mücadele teknikleri geliştirilmeli”
İftira, şantaj, manipülasyon ve propagandanın sık karşılaşılan mağduriyetler olduğunu dile getiren Şimşek, özellikle video ve ses montajıyla oluşturulan sahte görüntülerin kişilerin itibarını zedeleyerek maddi ve manevi zararlara yol açabileceğini söyledi.
Şimşek, “deep fake” tabir edilen içeriklerin kişilerin mahremiyetlerine de zarar verebileceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Sahte videolar veya ses kayıtları aracılığıyla yapılan manipülasyonlar, kamuoyunu yanıltarak dezenformasyona neden olabilir. Mağduriyetlerin ve bu teknolojinin kötüye kullanımının engellenmesi için hem teknoloji şirketlerinin hem de yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerekiyor. Toplumun bilinçlendirilmesi ve derin sahtecilikle mücadele eden tekniklerin geliştirilmesi de büyük önem taşıyor.”
]]>Edinilen bilgiye göre Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi yetkilileri, 2017-2018 yılında sağlık kurulu muayene sürecinde bazı hastaların, gerek tıbbi gerekse de SGK medula doktor sisteminden yapılan sorgulamada kendilerine ait olmadığı değerlendirilen belgeler sunarak engelli ve emeklilik konularında haksız sağlık raporu almaya çalıştıklarını tespit etti. Geriye dönük olarak tarama yapıldığında 196 sahte belgenin olduğunu belirleyerek suç duyurunda bulundu. Cumhuriyet savcılığınca yapılan soruşturma neticesinde teknik ve fiziki takip verileriyle olaya ilişkin şüpheliler tek tek tespit edildi.
Emekli olmak için sahte raporlar düzenlediler
Çoğu hastaların uyku aknesi, epilepsi tanısı, diyabet (şeker hastalığı) hipertansiyon ve hiperlipidemi (kolesterol yüksekliği) hastalığına ilişkin sahte belgeler sunarak malulen emekli olmaya, ÖTV muafiyetli araç almak veya engelli sağlık kurulu raporu almaya çalıştıkları belirlendi. Hastaneden çıkarılan sağlık kurulu raporlarına bakıldığında tüm raporların Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) indiriminden yararlanmak maksadı ile başvurulduğu belirlendi. Şüphelilerin sahte rapor düzenledikleri veya başkalarına ait raporları kullandıkları yapılan araştırmalar sonucunda tespit edildi.
Örgüt üyeleri arasında hastane çalışanı, doktor ve sekreteri, eczacı ile rapor sahte rapor almak isteyen 182 şahıs hakkında soruşturma açıldı.
Olaya ilişkin 46 kişi tutuklandı
Olaya ilişkin yapılan operasyonla 182 kişi gözaltına alındı. 22 örgüt üyesi, 4 örgüt lideri ve raporu almak için bu organizasyonla irtibata geçen şüpheliler ise azmettirici konumunda değerlendirilerek dosyaya dahil edildi. Bu şahıslardan 46’sı tutuklanırken diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
“H.Y’nin 196 eylemde parmağı olduğu belirlendi
Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede H.Y.; kurduğu ve liderliğini yaptığı şebeke bünyesinde, haksız heyet raporu almak isteyen kişilere aracılar vasıtasıyla ulaştığı, bu şahıslardan para almak suretiyle (kişi başı ortalama 25 bin TL) sahte belgeler ve başkalarına ait tahlilleri bir araya getirdiği, hastanelerdeki kamu görevlileri ile irtibata geçerek rapor sırası almaktan, kan ve sair biyolojik unsurları değiştirmeye kadar her türlü sahtecilik faaliyetini gerçekleştirdiği, sahte heyet raporu aldırdığı tape kayıtları ve fiziki takip ve fotoğraflar ile sabitlendiği belirtildi. H.Y’nin 196 eylemde parmağı olduğu belirlendi. İddianamede örgüt lideri olarak tanımlanan şüphelilerden H.Y’nin suçu ikrar ettiği belirtilirken örgüt lideri olarak tanımlanan diğer şüpheliler E.T. ve H.E’nin ise suçlamaları inkar ettikleri belirtildi.
Ayrıca toplamda 130 eylem bakımından kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları işlenirken 50 eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtildi.
Suçlamaları kabul etmediler
Olayla ilgili davanın 2. celsesi Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz olarak yargılanan sanıklar katıldı. Tutuklu sanıklar ise davaya katılamadığı görüldü. Olaya ilişkin ifadeleri alınan sanıklar, raporların sahte olduklarını bilmediklerini, sıra alma konusunda H.Y’nin kendilerine yardımcı olduklarını ancak kendisine para vermediklerini söyledi.
Mahkeme heyeti, ifadesi alınamayan sanıkların ifadesinin alınması için duruşmayı erteledi. – KOCAELİ
]]>“BUNLARLA SEÇİM FALAN KAZANAMAZLAR”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Yenimahalle’deki seçim çalışması öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yavaş, DEM Parti’nin ABB Eş Başkan adayı Öztürk Türkdoğan’ın resmine yer verildiği ve DEM Parti’nin seçimde Mansur Yavaş’a destek vereceği yazılan sahte afişler hakkında sorulan soruya,”2014-2019 seçimlerinde hep bunlarla uğraştık. Seçimi kaybedeceklerini anlayınca böyle sahtekarlıklara başvuruyorlar. Çünkü halkın karşısına çıkıp onlardan oy isteyecek yüzü olmayanlar bu tür oyunlara başvuruyorlar. Bunu yapanları da Allah’a havale ediyoruz, seçmene havale ediyoruz. Bunlarla seçim falan kazanamazlar. Allah’ın izniyle açık ara kazanacağız. Tabii, biz gördüklerimizi savcılığa vereceğiz, bu afişi yapanlar ve basanlar hakkında.”
Sahte Afiş“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK”
Öte yandan, konuya ilişkin olarak Yavaş’ın iletişim ofisinden yapılan açıklamada da “AK Partili Bala Belediye Başkanı’nın DEM Parti ile anlaştıkları itirafının ardından Ankara’nın çeşitli yerlerine kimliği belirsiz kişilerce iftira afişleri asılmaya başlandı. Sahte afişler hakkında suç duyurusunda bulunulacak olup vatandaşlarımızın da sahte afişlerin görüldüğü yerde polis karakollarına başvurmalarını ve teslim etmelerini rica ederiz” denildi.
ALTINOK’UN MAL VARLIĞI AÇIKLAMASINA YAVAŞ’TAN İLK YORUM
Yavaş, AK Parti’nin ABB adayı Turgut Altınok’un malvarlığını açıklamasına ilişkin soruyu “Yorumunu halk yapacak, benim değerlendirme gibi bir lüksüm yok. Ben bütün kamu idarecilerinin mal beyanlarını açıklaması gerektiğini söyledim sadece, olması gereken budur. Oldu, çok da zor değilmiş” ifadeleriyle yanıtladı. Gazetecinin, “Babadan, atadan” diye devam etmesi üzerine Yavaş, “Onların yorumunu yapmak bana düşmez, vatandaş değerlendirir” dedi.
Mansur Yavaş’ın diğer açıklamalarından satırbaşları ise şöyle;
“DESTEK ALAN AİLELERİN SEBEBİ YOLSUZLUK VE İSRAF YAPILMASI”
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yönetiminde yolsuzluğa izin vermediklerini belirten Yavaş, “Bugün destek alan aileler varsa, bunun en büyük sebebi kamu yaratıcılarının yolsuzluk ve israf yapmasıdır. Bu nedenle biz, geldiğimizden itibaren bütün ihalelerimizi açık yaptık. Yaptıklarımızın maliyetini astık sayfamızda kuruşu kuruşuna her şey yazılı. Ankara’nın girişinde, çıkışında kapılar var. Bugünkü maliyeti 350, 400 milyon lira. Kimse kullanmıyor ve estetikten yoksun. ‘Biz yaptık oldu’ düşüncesiyle yaptıkları bir şey; ama görüyorsunuz Yenimahalle’ye yapılanların hepsi mutlaka ve mutlaka içinde insan olan, insana yarayan projeler. Bizler sonuçta sizlerin parasını kullanıyoruz.
“YOLSUZLUĞA İZİN VERİRSEK BU KUL HAKKIDIR”
Bunu israf edersek de yolsuzluğa izin verirsek de bu kul hakkıdır. Sizin karşınıza gelirken bizi destekleyenlerin ve kendimizin başını öne eğecek hiçbir şeyin içerisinde olmadık. Dolayısıyla bunları sizin takdirinize bırakıyoruz. İnşallah bir 5 yıl daha aynı şekilde şeffaf hesap verebilir bir anlayışla Ankara’mıza hizmet etmek istiyoruz” diye konuştu.
]]>Şirket, video, fotoğraf ve ses taklidi yapabilen yapay zeka teknolojisinin seçmenleri kandırmak için kullanılabileceğinden endişe ediyor.
Ancak bir sektör uzmanı, Meta’nın planını “etkisiz” diye niteledi.
Bu yıl dünya nüfusunun yarısından fazlasının bulunduğu 60’tan fazla ülkede seçimler yapılıyor.
ABD, Rusya, Hindistan, Türkiye, Pakistan, Bangladeş ve Endonezya bunlardan sadece bazıları.
Seçimlere aylar ve haftalar kala siyasetçiler de yapay zeka ile ilgili benzer endişeleri dile getiriyor.
İngiltere İçişleri Bakanı James Cleverly geçtiğimiz günlerde Times gazetesine verdiği demeçte bazı kişilerin seçimleri etkilemek için yapay zeka tarafından üretilen sahte içerikler kullanacağını söyledi.
Peki Meta tam olarak ne yapacak?
WhatsApp ve Threads’in de sahibi olan Meta’nın Avrupa Birliği (AB) işlerinden sorumlu başkanı Marco Pancini bir blog yazısında şirketin, “AB’ye özel bir Seçim Operasyonları Merkezi” kuracağını ve bu merkezin “potansiyel tehditleri tespit ederek uygulamalar ve teknolojiler genelinde gerçek zamanlı olarak özel önlemler alacağını” belirtti.
Pancini, “2016 yılından bu yana güvenlik alanına 20 milyar dolardan fazla yatırım yaptık ve bu alanda çalışan küresel ekibimizi dört kat büyüterek 40 bin kişiyi istihdam ettik” dedi.
Pancini, buna 70’ten fazla dilde Facebook, Instagram ve Threads’deki içerikleri inceleyen 15 bin kişinin de dahil olduğunu söyledi ve bu süreçte mühendislerin, veri uzmanlarının ve hukukçuların bir araya getirildiğine dikkat çekti.
Peki bu yeterli olacak mı?
Seçimler ve yapay zeka üzerine bir makalenin ortak yazarı olan, Belfast Queen’s Üniversitesi’nden Deepak Padmanabhan’a göre Meta’nın açıkladığı planda bazı eksiklikler var.
Padmanabhan, “Planlanan stratejinin önemli noktalarda etkisiz olacağını söyleyebiliriz” diyor.
Meta’nın yapay zeka tarafından üretilen görüntülerle nasıl başa çıkmayı planladığını sorgulayan Padmanabhan, stratejiyi uygulamanın mümkün olamayabileceğini düşünüyor.
Yapay zeka tarafından üretilen gerçekçi görüntülerin protestocuları polisle çatışırken gösterdiği bir durumda ne olacağı örneğini veren Padmanabhan şöyle konuşuyor:
“Görüntülerin sahte olduğunu ispatlamak için çatışma olmadığından emin olmamız gerekir. Bu da hem teknoloji hem de uzmanlar için mümkün olmayabilir.
“Herhangi bir teknoloji bunu nasıl gerçek ve sahte olarak nitelendirebilir? Dolayısıyla, Meta’nın stratejisinin ne kadar etkili olabileceği çok açık değil. En azından ciddi sınırlamalar var.”
Meta şu anda AB genelinde 26 doğrulama kuruluşuyla çalışıyor ve Bulgaristan, Fransa ve Slovakya merkezli üç ortağı daha bünyesine katacağını söylüyor.
Bu kuruluşların rolü, oylamayı bastırmayı amaçlayan içeriklerle ilgilenmek değil çünkü bu tür paylaşımlar zaten yasak.
Kuruluşlar daha ziyade yapay zeka tarafından üretilen unsurlar da dahil olmak üzere yanlış bilgi yayan içerikleri tespit etmeyi hedefliyor.
Meta’nın AB işlerinden sorumlu başkanı Marco Pancini, bu tür paylaşımlara uyarı etiketleri ekleneceğini ve böylece paylaşımların öne çıkmayacağını söylüyor.
Reklamlarda da sahte paylaşımların yer almasına izin verilmeyeceği belirtiliyor.
Bu çalışmaların, işbirliklerinin sonucu olarak ortaya çıktığını söyleyen Pancini, ileride daha fazla koordinasyon gerekeceğini belirtiyor:
“Yapay zeka tarafından üretilen içerikler internet genelinde ortaya çıktığı için, sektörümüzdeki diğer şirketlerle de ortak standartlar ve yönergeler üzerinde çalışıyoruz. Bu çalışma tek bir şirketi aşıyor. Endüstri, hükümet ve sivil toplum genelinde büyük bir çaba gerektirecek.”
Başka şirketler ne yapıyor?
Bundan iki hafta önce Meta, OpenAI, Microsoft ve Adobe dahil toplamda 20 teknoloji şirketi, seçimler öncesinde sahte yapay zeka içerikleriyle mücadelede bir arada çalışmak için bir anlaşma imzaladı.
Sosyal medya platformu TikTok da geçtiğimiz haftalarda yaptığı duyuruda uygulamasında 27 AB üyesi ülke için yerel dillerde “Seçim Merkezleri” kuracağını ve bu merkezlerde güvenilir resmi bilgilerin bulunacağını söyledi.
]]>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bulunan Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KTSÜ) bir süre önce başlatılan sahte diploma ve yolsuzluk soruşturması devam ediyor. Soruşturma kapsamında 22 Şubat’ta tutuklanan okulun mütevelli heyeti başkan yardımcısı, eski bakanlardan Kemal Dürüst, Güzelyurt’ta, eşi Çalışma Bakanlığı Müdürü Meray Dürüst ise başkent Lefkoşa’da hakim karşısına çıkarıldı. Kemal Dürüst hakkında 3 gün ek tutukluluk emri verilirken, eşi Meray Dürüst ise 100 bin lira nakit teminatla serbest bırakıldı.
Güzelyurt’ta mahkemeye çıkarılan Kemal Dürüst, hakkında “sahte belge düzenleme, sahte belge tedavüle sürme, sahte evrak düzenlenmesine tahrik etme ve suç gelirinin aklanması” suçlamaları yöneltildi. Mahkemede soruşturmaya ilişkin detaylar aktaran mali polis, ilk belirlemelere göre Kemal Dürüst’ün, 6 farklı şirkete ait 19 fatura ile üniversiteye mal ve hizmet satmış gibi göstererek toplamda 926 bin 286 TL’yi sahtekarlıkla temin ettiği yönünde tespitleri olduğunu aktardı. Polis, üniversitenin küçük ortaklarından Serdal Gündüz ile Kemal Dürüst’ün talimatıyla, öğrencilerin ödediği toplamda 140 bin TL’lik okul harcını, okulun hesabına değil, iki çalışanın hesabına aktarıldığını söyledi.
3 gün ek süre talep edildi
Polis, Kemal Dürüst’ün, kendi adına olan HA-OS isimli şirkete ait biri 24 bin dolar, diğeri 12 bin dolar olmak üzere iki arazinin, KSTÜ Mütevelli Heyeti’nin onayı olmadan üniversiteye 35 bin dolara kiralandığı yönünde tespitleri olduğunu açıkladı.
Kemal Dürüst’ün eşinin talebi üzerine, Serdal Gündüz’ün talimatıyla okulun hesabından 34 bin TL kullanılarak bir çiftin düğünü için pastiç sipariş edildiğini kaydeden polis, soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiğini belirtti. Polis, alınması gereken ifadeler, incelenen faturalar ve bulunması gereken emareler olduğunu söyleyerek, zanlının 3 gün daha poliste tutuklu kalmasını mahkemeden talep etti.
Kemal Dürüst 3 gün daha tutuklu kalacak
Kemal Dürüst’ün avukatı Doğa Zeki de, tutukluluk süresine itirazı olmadığını söyledi ve soruşturma memuruna sorular sordu. Müvekkilinin “pastiçleri” ailesinden biri için mi, yoksa başkası için mi yaptırdığını soran Zeki, müvekkilinin tüm sorular için makul ve mantıklı bir açıklaması olduğunu söyledi. Zeki, HA-OS Hayvancılık ve Ziraat Şirketi’nin üniversite ile kira sözleşmesi olduğunu ve Veteriner Fakültesi’nin açılması için bu çiftlik ile sözleşme yapıldığını kaydetti. Üniversiteyle sözleşme yapılmadan önce tüm YÖDAK üyelerinin çiftliği ziyaret ettiğini söyleyen Zeki, yapılan bu ziyaret ve incelemenin ardından üniversitenin bu bölümü açması izninin alındığını belirtti. Mahkeme, Kemal Dürüst’ün 3 gün daha tutuklu kalmasına hükmetti.
Meray Dürüst teminatla serbest bırakıldı
Lefkoşa’da mahkemeye çıkarılan Meray Dürüst, hakkında ise “evrakta sahtecilik, sahte belge düzenlemesini tahrik etme” ve “sahte resmi belgeyi tedavüle sürme” suçlamaları yöneltildi.
Mali polis, 6 Şubat 2024 tarihinde Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi tarafından yapılan şikayet doğrultusunda bir soruşturma başlatıldığını belirterek. Polis, yapılan soruşturma sonucu zanlının 25 Eylül 2019 tarihinde okulun 4 yıllık Psikoloji Bölümü’ne kayıt olduğunu, ilk 2 yıl derslere ve sınavlara girdiğini ancak son 2 yıl okula devam etmediği halde bir yıl daha derslere ve sınavlara girmiş gibi işlem yapıldığını açıkladı. Polis, zanlının derslere girdiği 2 yıl süresince aldığı geçersiz notların da geçerli hale getirildiğini ve 3 yılda diploma verildiğini söyledi. Polis, zanlının aldığı diplomayı Milli Eğitim Bakanlığına verip, onaylattıktan sonra müdür olarak çalıştığı Çalışma Bakanlığına barem artışı almak için sunduğunu açıkladı. Polis, Personel Dairesinin zanlının konumundan ve bareminin yeterli olmasından dolayı barem artışı vermediğini açıkladı. Polis, tutuklanan zanlının diplomayla ilgili izahat istendiğini, yaz okula gittiğini, üstten ders aldığını söylediğini ancak yapılan soruşturma sonucu doğruyu söylemediğinin belirlendiğini söyledi.
61 yerine 38 ders kaydı girildi
Soruşturma kapsamında 13 ifade aldıklarını kaydeden polis, Savcı Hasan Boşnak’ın sorularını da yanıtladı. Polis, savcının sorusu üzerine zanlının 4 yıllık fakülteden 61 dersi alıp başarıyla geçip, mezun olması gerekirken, 38 ders girişi yapıldığını ve 3 yıllık kayıtlarla mezun edildiğini belirtti. Polis, ayrıca zanlının geçersiz ders notlarının değiştirildiğini tespit ettiklerini söyledi. Polis, geçersiz notların ise meselede tutuklu bulunan okulun direktörü Serdal Gündüz tarafından değiştirilerek, kayda geçirildiğini açıkladı. Polis, bir başka soru üzerine ise okulun hocalarıyla görüştüklerini, zanlının derslere girmediğini belirlediklerini söyledi.
Uzun süreli hapis öngörülüyor
Mahkeme, resmi evrakta sahtecilik suçunun uzun süreli hapis öngören suçlar olduğunu belirtti. Mahkeme, Meray Dürüst’ün yargı aşamasında hazır olması için yurt dışına çıkışının yasaklanmasına, haftada bir gün karakola imza vermesini, 100 bin TL nakit teminat yatırmasına ve iki kefilin 750’er bin TL kefalet senedi imzalamasına hükmederek, serbest bırakılmasına hükmetti. – LEFKOŞA
]]>