Samsun Büyükşehir Belediyesi, Atakum sahilinde yürüttüğü özenli çalışmalarla hem doğal yaşamı koruyor hem de ziyaretçilerin konforunu ön planda tutarak sahil bandını güzelleştiriyor. Ekipler tarafından gerçekleştirilen çalışmalar ile sahil bandının estetik ve fonksiyonel açıdan en üst düzeye çıkarılması hedefleniyor. Atakum’da yürütülen sahil çalışmalarına değinen Başkan Doğan, “Atakum Sahilimiz bizim için çok kıymetli bir alan. Bu nedenle bu güzel sahil bandını her birimizin gurur duyacağı bir noktaya taşımak için çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz” diye konuştu.
Çalışmalar kapsamında sahil alanındaki yeşil bölgelerde her gece sulama yapılıyor, düzenli olarak çim biçimi ve gül adalarındaki ot temizleme işlemleri gerçekleştiriliyor. İlkbahar ve sonbahar mevsimlerinde gübreleme faaliyeti gerçekleştirilirken, kaldırımlardaki ağaçlar da tankerlerle sulanıyor. Ağaç ve çalıların budama, form verme ve bakımı ekipler tarafından periyodik olarak yapılıyor. Yürüyüş yolları süpürge araçları ve tankerlerle sıcak su kullanılarak yıkanıyor. Tüm bu çalışmalar Mavi Bayraklı plaj standartlarına uygun olarak gerçekleştiriliyor. Sahil kanalı, yeşil alanlar ve tuvaletler düzenli olarak ilaçlanıyor. Vatandaşların talepleri doğrultusunda hayata geçirilen ücretsiz seyyar tuvaletler de hizmet veriyor.
Ayrıca sahildeki bankların, çöp kovalarının, cankurtaran kulelerinin bakımı ve onarımı da düzenli olarak yapılıyor; tabelaların ve demir/ahşap aksanların boyanması, bakımı ve onarımı sağlanıyor. Tüm bu çalışmaların yanı sıra belediye ekipleri tarafından sahil bandında trafik konforunu etkileyen tamiratlar tamamlanarak, kaldırımların onarımı gerçekleştiriliyor. Bisiklet yolu ve sahil yürüyüş yollarındaki çalışmalar da titizlikle sürüyor.
“Çalışmalarımızı titizlikle yürütüyoruz”
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Atakum sahili, sadece şehrimizin değil aynı zamanda bölgemizin önemli bir cazibe merkezlerinden biri olarak ön plana çıkıyor. Samsun’umuz 17 ilçesi ile çok büyük potansiyele sahip bir şehir. Biz de bu potansiyelin bilincinde hareket ediyoruz. Atakum Sahilimiz de hemşehrilerimizin keyifle vakit geçirdiği, aileleriyle bir araya gelip huzur bulduğu, denizle buluşan bir cennet köşesi konumunda. Sahilimiz, doğal güzellikleriyle olduğu kadar sosyal ve kültürel açıdan da büyük bir rol oynuyor. Bu nedenle sahilimizin temizliği, bakımı ve düzeni hem şehrimizde yaşayan hemşehrilerimizin hem de farklı şehirlerden gelen misafirlerimizin memnuniyeti için çok önemli. Bu nedenle bizler bu kıymetli sahil bandını daha da güzelleştirmek herkesin rahatlıkla faydalanabileceği bir ortam haline getirmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Sahilimizin estetik ve kullanım kalitesini sürekli olarak artırmak için çalışmalarımızı titizlikle yürütüyoruz. Kaldırım taşlarından çiçeklere, peyzaj düzenlemelerinden temizlik işlemlerine kadar her detayı özenle inceleyerek çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bankların sayısını artırarak daha fazla dinlenme ve sosyalleşme alanı oluşturuyoruz. Çöp kovalarının bakımı ve yenilenmesi konusunda da gereken özeni gösteriyoruz. Çünkü temiz bir çevre hepimizin hakkıdır. Yine hemşehrilerimizin talepleri doğrultusunda hayata geçirdiğimiz yeni seyyar tuvaletimiz de hizmet veriyor. Atakum sahilimiz bizim için çok kıymetli bir alan. Bu nedenle bu güzel sahil bandını her birimizin gurur duyacağı bir noktaya taşımak için çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. – SAMSUN
]]>NESLİ tükenme tehlikesi altında olan caretta carettaların en önemli yuvalama alanlarından Çıralı sahili, rekora yaklaştı. 2018’de 151 yuva ile rekor kırılan sahilde açılacak 6 yuvada yavru çıkışı tespit edilirse, 30 yılın yavrulu yuva rekoru kırılacak.
Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli tehlike altındaki türlerde kırmızı listede gösterilen ‘Caretta caretta’ ve ‘Chelonia mydas’ türü deniz kaplumbağalarının Akdeniz’in Türkiye sahillerindeki yuvalama sezonu devam ediyor. Türkiye’deki 22 yuvalama alanından biri olan ve her yıl Avrupa’nın en iyi 10 plajı arasında yer alan Çıralı Plajı’nda bu yıl ardı ardına çıkan deniz kaplumbağalarıyla 146 yuva oluştu. Bunun yanı sıra, kaplumbağaların yumurta bıraktığı değerlendirilen 6 yuva ise yakından izleniyor. Bu yuvaların da birkaç gün içinde açılarak, yavru çıkışı olup olmadığı kontrol edilecek.
Geçen yıl 105 yuva sayısı geçilen Çıralı Plajı’nda, yuvalama sezonu boyunca saat 21.00’den 06.00’ya kadar sahile girmek, yüzmek, çadır kurmak, ateş yakmak ve gürültü yapmak yasak. 1994 yılında koruma ve izleme çalışmalarının başladığı Çıralı’da Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifi görevlileri ve gönüllüler tarafından 2018’de tespit edilen 151 yuvayla rekor kırılmıştı. Çıralı’da bu sezon yuva sayısında 30 yılın rekorunun kırılması bekleniyor. Önümüzdeki günlerde, kaplumbağaların yumurta bıraktığı değerlendirilen 6 yuva daha açılarak kontrol edilecek. Bu yuvalarda yavru bulunması halinde, yuvalama sayısı bakımından 30 yılın rekoru kırılacak.
Yavruların denizle buluşmaya başladığı bugünlerde Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Cumhuriyet Başsavcısı Gamze Almalı, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Ömer Seyhan, Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü Kemer Milli Park Şefi Hasan Tıraş, S.S. Ulupınar Çevre Koruma ve İşletme Kooperatifi Başkanı Habib Altınkaya, yerli ve yabancı tatilcilerin katıldığı etkinlikle, yavru çıkışının tamamlandığı bir yuva açıldı. Turistlerin meraklı bakışlarıyla açılan yuvada çok sayıda yavru çıkışının olduğu boş yumurtalar bulundu. 9 yavrunun zamanında yuvadan çıkamaması nedeniyle yaşamını yitirdiği tespit edilirken 4 yavru canlı çıkarıldı. Yavruların sağlık durumu kontrol edildiği sırada başka bir yuvadan çıkan 1 yavru caretta caretta da yolunu kaybederek diğer yavruların yanına geldi.
’30 YILIN REKORU KIRILACAK’
Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, çok nadir görülen bir ana şahitlik ettiklerini ve çok mutlu olduklarını söyledi. Solmaz, “Kırmızı listede olan bu canlıların ülkemiz sahillerinde de üreme noktası olarak burayı seçmesi bize izleme fırsatı sundu. Deniz kaplumbağaları bu bölgeyi çok tercih ediyor. Önümüzdeki günlerde açılacak 6 yuvayla birlikte 30 yılın rekoru kırılacak” dedi. Solmaz, denizle buluşan yavruların 20 yıl sonra aynı sahile gelerek yuva yapmasının da çok hayret verici olduğunu ifade etti.
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu ise Çıralı’nın deniz kaplumbağaları sayesinde dünyaca ünlü bir sahil olduğunu belirtti. Topaloğlu, “146 yuvadan yavru çıkışları oldu. 6 yuva daha açarsak 30 yılın rekoru kırılacak. İzlemeye gelenler de çok mutlu” diye konuştu.
S.S. Ulupınar Çevre Koruma ve İşletme Kooperatifi Başkanı Habib Altınkaya da “46 yavru bu yuvadan canlı denize ulaşmış. 9’u ne yazık ki, yaşamını yitirmiş. İlk yuvayı tamamladık. 30 yılın rekorunu bu yıl inşallah kıracağız. 6 yuvamız kaldı. Tahmin ediyorum 3-4 gün içinde bu rekor kırılır ve Çıralı 30 yılın en çok yavrulu yuva rekoruna ulaşacak” dedi. Altınkaya, tatilini yavruların çıkış zamanına denk getirmek için arayanların ve özellikle Çıralı’ya gelerek yavruları görmek isteyen turistlerin olduğunu da sözlerine ekledi.
]]>Her yıl milyonlarca tatilciyi ağırlayan Antalya’nın bu yılki turist hedefi, 17 milyon. Ramazan ve Kurban bayramlarında yoğunluk yaşanan kentte, 650 bin yatak kapasiteli turizm tesisleri tam kapasite doldu. Yoğun sezona giriş yapılan bugünlerde Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili, turistlerin en çok tercih ettiği yerlerden biri oldu. Tatilciler, sahilde plaj işletmelerinin yanı sıra halka açık bölümleri de tercih edebiliyor. Halka açık bölümlerde şezlong, şemsiye bulunmuyor. Havlusunu serip şemsiyesini açarak yanında getirdiği yiyecek ve içecekleri tüketen tatilci, günü en az maliyetle değerlendirebiliyor. Tatilci eğer işletmeleri tercih ederse şemsiye, şezlong, yiyecek ve içeceğin yanı sıra özel localarda değişen fiyatlarda hizmet alabiliyor.
LOCALAR 3 BİNDEN BAŞLIYOR
Localar, tatilcilerin sıklıkla tercih ettiği yerlerden. 6 ya da 8 kişilik kapasiteleriyle localar, meyve tabağı ve locaya özel hizmet veren personel nedeniyle özellikle Rus ve Alman tatilciler tarafından tercih ediliyor. 3 bin liradan başlayan fiyatlar sahil bandında değişiklik gösterip, 5 bin liraya kadar çıkıyor. Loca yerine şemsiye ve şezlong tercih edenlerin cebinden ise minimum 300 lira çıkıyor. Yiyecek ve içecekle gün boyu şezlong ve şemsiyenin kişi başı alkolsüz maliyeti de 1500 lira.
‘FİYATLARDA ARTIŞ YAPMADIK’
Sahildeki işletmelerden birinin sorumlusu Erdoğan Kudal, fiyatlarda artış yapmadıklarını söyledi. Geçen yılki fiyatlardan vatandaşa ve tatilcilere hizmet sunduklarını belirten Kudal, “300 lira, şemsiye ve şezlong fiyatımız. 3 bin liraya 8 kişilik özel menülere sahip localarımız da var. Locada gün boyu gölgelik bir alan imkanı oluyor. Sürekli ilgilenen bir arkadaşımız ve ikramlarımız oluyor” dedi. Kudal, sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği imkanı sunduklarını da belirterek, “Gün boyu her türlü yiyecek ve içecek imkanını sunuyoruz. Minimum maliyetle misafirlerimiz, 1 günde burada 1500 lira ödemiş oluyor” diye konuştu.
SERPME KALVALTI 1000 LİRA
Sahildeki işletmelerde kahvaltı, genelde serpme kahvaltı şeklinde veriliyor. Denize sıfır serpme kahvaltının maliyeti, 900 liradan başlıyor. Öğle yemeği hamburger olurken, akşam yemeklerinde tavuk, et ya da balık ızgara şeklinde sunuluyor. Tercihe göre fiyatlar değişiklik gösteriyor. Sahildeki bir başka işletmenin yetkilisi Malik Velizade, ilgiden memnun olduklarını söyledi. Şezlong ücretinin 350 lira olduğunu belirten Velizade, “Kahvaltı tabağı, çift kişilik ya da tek kişilik. Tek kişi 200 lira, serpme olursa 1000 lira. Öğlen hamburger 250 lira, akşam yemeğinde ızgara tercih ederlerse minimum ceplerinden 1500 lira çıkar. Locayı tercih ederlerse 5 bin lirayı buluyor” dedi.
‘TÜRKİYE ÇOK PAHALILAŞMIŞ’
Tatil için ABD’den Antalya’ya geldiğini, 2 aydır Konyaaltı Sahili’nde denize girip, güneşlenerek vaktini değerlendirdiğini anlatan Bora Kılıçoğlu, fiyatların şaşırtıcı olduğunu söyledi. Kılıçoğlu, “Genel olarak Türkiye çok pahalılaşmış. Antalya, Bodrum ve İstanbul’a göre daha hesaplı. Restoranların fiyatları çok artmış. Neredeyse ABD seviyesinde. Artık ABD’de kazanıp, Türkiye’de harcamak o kadar kolay değil” dedi. Bora Kılıçoğlu’nun eşi Jennifer Kılıçoğlu da Antalya’ya 30 yıldır geldiğini, fiyatların bu yıl çok arttığını söyledi.
]]>Karadeniz’in en uzun sahil şeritlerinden birisi olan Arnavutköy Karaburun Sahili vatandaşların uğrak noktası haline geldi. Tatil günlerinde ve akşam saatlerinde vatandaşların yoğunluk oluşturduğu denizde, bazen meydana gelen rip akıntıları nedeniyle denize girişler yasaklanıyor. Uyarıları dikkate almayan vatandaşlar ise denize girmekte ısrarcı olmaya devam edince boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Arnavutköy Belediyesi’ne bağlı turizm zabıtası ile cankurtaran ekipleri, akıntıların olduğu zamanlarda sahilde gezerek vatandaşları uyarıyor ve denize girişleri engellemeye çalışıyor. Öte yandan, turizm zabıtaları özellikle Karaburun Sahili’ne gelenlerin güvenliği ve konforu için çaba sarf ediyor. Üç dil bilen zabıtalar, turistleri hem rip akıntıları konusunda bilgilendiriyor hem de sahilde daha keyifli vakit geçirmelerini sağlamak adına yardımcı oluyor. Yabancı turistlere yönelik hizmetler, sahilin uluslararası düzeyde güvenli ve keyifle gezilecek yer olmasını amaçlıyor. Karaburun Sahili’nin temiz ve güvenli kalması adına belediye temizlik ekipleri de sürekli olarak sahilde temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Sahilin temizliği ve güvenliği konusunda hassasiyet gösteren belediye yetkilileri, vatandaşların da uyarılara kulak vermesi gerektiğini belirtiyor.
“İlçemizi daha çekici hale getirmek için çalışıyoruz”
Karaburun Sahili’ndeki hizmetlerle alakalı Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Cadaroğlu, “İlçemizi yerli ve yabancı turistlerin günü birlik ziyaretleri için daha çekici hale getirmek amacıyla çevre düzenlemeleri ve sahil düzenlemeleri gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda Karaburun Sahili’mizde ziyaretçilerimizin can ve mal güvenliğini sağlamak için çeşitli güvenlik önlemleri aldık. Sahil bölgesinde başta cankurtaran ekiplerimiz, bunun yanı sıra ambulans hizmetimizin ve yine sahil güvenlikte cankurtaranların kullanmış oldukları jet ski ve özel botlar hizmet veriyorlar. Ayrıca turizm zabıtamız devriye gezip güvenli bir ortam sağlıyorlar. Üç dil bilen zabıtalarımız yerli turistlerimizin günübirlik ziyarete gelen ziyaretçilerimiz yanı sıra yabancı turistlerimizin de bilgi ve yardımlarına ihtiyaç duyduklarında her an yanlarında bulunuyorlar” dedi.
“Jandarma ekiplerimiz ve cankurtaran ekiplerimizle müşterek çalışmalar yürütüyoruz”
Görev noktalarıyla ilgili konuşan turizm zabıtası, “Jandarmayla birlikte bu noktada çalışmalar yapmaktayız. Jandarma ekiplerimiz ve cankurtaran ekiplerimizle müşterek çalışmalar yürütüyoruz. Belediyemizin yapmış olduğu millet bahçesi ve etrafında da aynı şekilde seyyar satıcılık, yasak konaklama gibi konulara müdahale etmekteyiz. Üç dil bilen turizm zabıtaları olarak İngilizce, Arapça ve Almanca olmak üzere turistlere de yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.
“Vatandaşlarımızın her ihtiyacını karşılamak için buradayız”
Arnavutköy Belediyesi yetkilileri, vatandaşların keyifli ve güvenli bir zaman geçirebilmeleri için denizin riskli olduğu günlerde cankurtaran ve zabıta ekiplerinin uyarılarına mutlaka dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor. Yaşanılan durumlarda oluşabilen problemleri anlatan Arnavutköy Belediyesi cankurtaran personeli Kadir Can Kareli, “Deniz dalgalı olduğu zaman insanları uyarıyoruz ve bilgilendirmeye çalışıyoruz. Boğulma durumuyla karşılaşan vatandaşımız olursa kurtarma çalışmaları yapıyoruz. Vatandaşlarımızın bazen çocukları kayboluyor, onları ailesine ulaştırmak için çalışmalar yapıyoruz. Özellikle yaz aylarında vatandaşlarımızın her ihtiyacını karşılamak için buradayız. Bazen denizin yasak olduğu durumlar oluyor vatandaşları uyarıyoruz ama uyarılarımızı dinlemiyorlar, daha dün bir boğulma vakası gerçekleşti. Vatandaşımızı kurtardık uyarılarımıza rağmen denize girdi ve boğulma tehlikesi geçirdi. Bir hafta önce de böyle bir şey yaşamıştık bizim uyarılarımızı dinlemiyorlar ve girmek istiyorlar, atlıyoruz ve camlarını kurtarmaya çalışıyoruz. Rip akıntısı dalga boyu yüksek olduğu zaman genelde ortaya çıkıyor ve sizi denize doğru çekiyor. Geri kıyıya dönmeniz çok zor oluyor. Biz cankurtaran olarak çıkabiliyoruz ama vakayla birlikte çıkmak çok zor bu akıntıya kapılan vatandaşlarımızı açıkta botla kurtarmaya çalışıyoruz. Burada jet, bot, atv gibi ekipmanlardan da destek alıyoruz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte Ramazan Bayramı’nın tadını çıkarmak isteyen çok sayıda Mersinli sahile akın etti. Şehir dışından binlerce kişinin de ziyaret ettiği kentte, çocuklu aileler günü sahilde çocuklarıyla oyun oynayıp yürüyüş yaparak değerlendirirken, bazı vatandaşlar da arkadaşlarıyla birlikte Mersin Büyükşehir Belediyesinin kafelerini tercih etti.
Misafirlerimizin buradan mutlu ayrılması için iddialı bir şekilde çalışıyoruz”
Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Tribün Kafe’nin Müdür Yardımcısı Sinan Çopur, hem hesaplı hem de kaliteli hizmet verilmesinden dolayı Mersinlilerin belediyenin kafelerini tercih ettiğini ifade etti. Tüm personelin güler yüzle hizmet ettiğini kaydeden Çopur, “Misafirlerimizi buradan mutlu gönderiyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesinin sahil boyunca birbirinden farklı kafe hizmeti var. Kimisi kahvaltı, kimisi balık, kimisi maç hizmeti sunuyor. Yoğunluğumuz çok güzel gidiyor. Buraya gelen misafirlerimizin mutlu ayrılmasını seviyoruz ve herkesi bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kafelerimizde her kesime ve herkese hitap edebiliyoruz”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Panayır Kafe’nin Müdür Yardımcısı Tuğçe Sonbay da sahil boyunca belediyenin 3’ü mobil olmak üzere 17 kafesi olduğunu ve bu kafelerde çeşitli hizmetleri sunduklarını ifade etti. Panayır kafe olarak çok zengin bir yeme ve içme hizmeti sunduklarını aktaran Sonbay, “Panayır kafe olarak çok yüksek bir misafir kitlesine sahibiz. Bayram boyunca günlük yaklaşık 7 bin kişiye ulaşabiliyoruz. Sabah 09.00 ile gece 00.00’a kadar hizmet veriyoruz. Yenişehir kampüsüne yakın olduğumuz için çok fazla üniversite öğrencisi ağırlıyoruz. Yan tarafımızda bulunan Survivor parkurumuzda çocuklar çok keyifli vakit geçirebiliyor. Kafelerimizde gençten yaşlısına büyükten küçüğe herkese ve her kesime hitap ediyoruz. 17 kafemizde de vatandaşlarımız, aynı hizmeti hem kaliteli hem de ucuz bir şekilde alabiliyor. Vatandaşlarımız için memnuniyetle çalışıyoruz” sözlerine yer verdi.
Merkezde sahil bandında yer alan kafeler ile birbirinden farklı hizmetler sunuluyor
Kafeleri ziyaret eden vatandaşlardan Şenay Tuhankaya, Mersin’in güzel bir sahil şeridi olduğunu belirterek, “Çok geniş bir sahil şeridimiz var. Yürüyüş ve bisiklet yolu, çocukların paten kayacakları ve birçok aktivite yapabilecekleri yerler var. Biz sahile indiğimizde ailecek çay, kahve içecek yerler bulabiliyoruz. Yeşil alanlar çok. Mersin’de çok güzel işler yapılıyor” dedi.
Denize yakın olması sebebiyle belediyenin kafelerini tercih ettiğini söyleyen Ezgi Demir de “Büyükşehir’in kafeleri, ortam ve enerji olarak çok güzel. Mersin Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu hizmetten insanlar memnunlar ve bu yüzden burayı tercih ediyorlar” diye konuştu.
Mersin Üniversitesi’nde son sınıf öğrencisi Pelin Altıntaş ise kafelerin oldukça uygun olduğunu ve bu yüzden tercih ettiğini söyleyerek, “Mersin’in diğer mekanlarına göre belediyenin kafeleri hem daha uygun ve lezzetli hem de burada açık havada oturmak daha güzel” ifadelerine yer verdi. – MERSİN
]]>Bir X hesabından yapılan paylaşımda, kalabalık bir metroda yurttaşların tepkileri görülürken “M3 Bakırköy Sahil-Kayaşehir metro hattının uzaması sonrası İBB’nin taahhüt ettiği yeni araçları almaması sebebiyle, hatta hemen her gün her saat izdiham yaşanıyor. Bu sabah kaydedilen görüntüler İstanbulluların çilesini gözler önüne serdi” notu yer aldı. AKP’nin İBB Başkanı adayı Murat Kurum da paylaşımı kendi hesabından alıntılayarak “İstanbul’a bu çile reva mı” diye yazdı.
Paylaşımların ardından İBB’den yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Mevcut M3 Metro Hattı’nın uzatması mahiyetinde olan Kirazlı-Bakırköy Sahil etabının, 10 Aralık 2010 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararının 9a maddesinin 1. bendi uyarınca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yapılması ve araçlarının temin edilmesi kararlaştırılmıştır. 2013E06-1789 proje numarası ile 2022 yılı Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı yatırım bütçesinde de inşaatın ve 72 adet raylı sistem aracının bakanlık tarafından sağlanacağı belirtilmiş ve bütçelenmiştir. 10 Mart 2024 Pazar günü M3 Bakırköy Sahil-Kayaşehir Merkez Metro Hattı Kirazlı-Bakırköy Sahil etabı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından tamamlanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) devredilmiştir. Bakanlık tarafından uzatma istasyonları ile birlikte devredilmesi gereken 72 adet araç ise İBB’ye teslim edilmemiştir. Yeni etabın tamamlanması ile birlikte hattın uzunluğu 18,2 kilometreden 26,7 kilometreye, istasyon sayısı 13’ten 19’a çıkmıştır. Taahhüt edilen araçların teslim edilmemesi nedeniyle; hattın filosuna 72 araç eklendiği takdirde saatlik tek yönde 19 bin üstünde olması planlanan yolcu kapasitesi, mevcut araçlar M9 Hattı’ndan ek araçlarla takviye edildiği halde 8 bin 700’e düşmüştür. Uzayan parkur yeni araçlarla takviye edilemediğinden uzatma öncesi yoğun saatlerde 4,5 dakika olarak uygulanan sefer aralığı 7,5 dakikaya çıkmıştır.
“EK OTOBÜS SEFERLERİYLE DESTEK VERİLİYOR”
Bu durum; M3 Hattı’nın genelinde sefer aralığının uzamasına, yolcu yoğunluğunun artmasına ve yolcu konforunun olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Önemle hatırlatırız ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin her türlü yatırımı, Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı ve Hazine nezdinde verilecek onaylara tabi olduğu gibi, tüm ilgili kurumlarca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı adına tanımlanmış bir yatırım kalemi için İBB’nin bir ihale yürütebilmesi dahi mümkün değildir. Bakanlık nezdinde bu konuda yaptığımız yazılı ve sözlü girişimlere yanıt verilmemesi üzerine geçen yıl başka bir hattımız için gerçekleştirilen araç ihalesi kapsamında yapılan revizyonla 40 adet aracın bu bölgedeki açığı kapatmak üzere siparişi verilmiştir. Bu araçlar teslim edilene ya da bakanlık tarafından gerekli edimler yerine getirilene kadar İETT tarafından hattımıza ek otobüs seferleriyle destek verilmektedir.”
MURAT KURUM AFİŞLERİ TRAMVAYI AKSATTI
Öte yandan Galata Köprüsü’ne asılan Murat Kurum’un seçim afişinin T1 tramvay hattının enerji teline dolanması sonucu seferler aksadı. Metro İstanbul’dan yapılan açıklamada, seferlerin daha sonra normale döndüğü açıklandı.
]]>Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havadan ve karadan alan tarama ile denizden arama kurtarma faaliyetlerinin 660 personelle devam ettiğini söyledi.
Makine dairesi ile kaptan kamarasının altında malzemelerin yığıldığını, ekiplerin bugün o bölümlerde aramalarına ağırlık vereceğini belirten Demirtaş, “Gemi enkazına 22. dalış yapılıyor.” dedi.
Bugünkü arama faaliyetlerinde 46 farklı unsur yer alıyor
Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.
Arama kurtarma faaliyetlerinin 8. gününde denizden 36, havadan 3 ve karadan 7 olmak üzere 46 farklı unsur görev alıyor.
Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı “UÇBEY VTOL” ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahasının güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriliyor.
Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlar da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.
Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 25 ile TCSG 85 botları da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan balıkçı teknelerinin koordinasyonunu sağlıyor.
Toplamda 66 farklı unsur görev aldı
Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından 15 Şubat saat 07.30 ile 21 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.
Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığının 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğünün 4, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin 3, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.
Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 21 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi. Ayrıca, Nene Hatun (KIYEM) tarafından ROV cihazı ile batık ve sahil arasında deniz dibi araması yapıldı.
Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, 2 Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 50 saat 5 dakika uçuş gerçekleştirdi.
Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-21 Şubat’taki çalışmalarda toplam 66 farklı unsur görev aldı.
İki denizcinin cenazesine ulaşılmıştı
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. SAS komandosu dalgıçların 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.
]]>Bursa’nın Karacabey ilçesi Kurşunlu Mahallesi açıklarında 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenen gemiyle ilgili hava, kara ve denizde yapılan çalışmalara 571 personel katılıyor.
Kayıp mürettebatı arama çalışmalarına Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandolarından da 4 dalgıç destek veriyor.
SAS komandolarının gelmesiyle gemiye dalış yapan dalgıç sayısı 30’a yükseldi. Ayrıca Bursa’nın Karacabey ve Balıkesir’in Bandırma ilçelerindeki limanlarda bulunan 12 balıkçı teknesi Sahil Güvenlik Komutanlığının koordinesinde su üstü araması yapıyor.
Kurtarma planı
Bu arada Marmara Denizi’nde batan “Batuhan A” adlı kargo gemisiyle ilgili bugün yürütülen kurtarma faaliyetleri paylaşıldı.
Kurtarma planında “TCG Akın Gemisi”, 51 metre derinlikte deniz tabanına oturan “Batuhan A” gemisine gerçekleştirilen dalışları koordine ediyor. Batan gemi üzerinde konuşlanan Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yapıyor.
“TCSG 913 Gemisi” Kapıdağ Yarımadası kuzeyinden başlayarak bölgede tarama faaliyeti gerçekleştiriyor. Balıkçı gemilerini de koordine eden TCSG 913, ayrıca su yüzeyinde de arama faaliyeti yürütüyor.
Sahil Güvenlik Komutanlığının Bandırma’dan kalkış yapan hava unsurları, Kapıdağ Yarımadası kuzeyinden sahil hattı ve Bandırma Körfezi ile geminin battığı bölgede yüzey taraması gerçekleştiriyor.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları ile arama kurtarma sahasının güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında kayıp denizcilere ait iz arıyor.
Bölgede Emniyet Genel Müdürlüğüne ait KB1601, YKB1600 ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesine ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına bağlı lastik bot da Marmara Adası’nın doğusunda sahile yakın bölgelerde su yüzeyini kontrol ediyor.
“TSCG 313” ve “TCG Enez” gemilerinin de görev yaptığı bölgede ayrıca 12 balıkçı gemisi kendilerine belirlenen alanları tarıyor.
Kayıp denizcilere ilişkin karadan yapılan arama çalışmalarına ise AFAD Bursa İl Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, SAR Balıkesir, GÖNDAK ve Bandırma 911 ekipleri destek veriyor.
Makine dairesine dalış yapılacak
Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, gemiyle ilgili çalışmaların 6. günde de devam ettiğini söyledi.
Demirtaş, gemiye dalış yapan dalgıç sayısının 30’a yükseldiğini belirterek, şunları kaydetti:
“SAS komandoları ikinci dalışı yapacak. Makine dairesinin önüne kadar geldik. Temizleye temizleye gidiyoruz. Temizlik yapmadan gerçekleştirilecek çalışmalar can güvenliğini tehlikeye sokabilir. İnşallah bugün ‘makine dairesine gireriz’ diye düşünüyorum. Makine dairesine yönelik beklentimiz var. İnşallah oraya da bakacağız.”
Gemiye şimdiye kadar 12 dalış gerçekleştirildiğini vurgulayan Demirtaş, “Deniz yüzeyindeki çalışmalara da hava unsurları ile gemiler destek veriyor. Ayrıca destek veren teknelerin sayısını da artıracağız. Sabırla bekliyoruz. Kayıp denizcileri bulmak için ekipler Bandırma’ya kadar bakıyor.” dedi.
Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedeni, dalgıçlar tarafından çıkarılmıştı.
]]>Karadeniz’deki Bartın, Zonguldak, Sakarya, Düzce Kastamonu, Sinop, Samsun gibi Karadeniz’in kıyı şeridinde bulunan şehirlerde cuma akşamı saat 21.00 sıralarında art arda patlamayı andıran sesler duyuldu. Sarsıntı ile birlikte hissedilen ses nedeniyle bazı evlerin kapı ve pencerelerinde titreme de oluştu. İlk etapta deprem olarak yorumlanan olay, aynı akşam saat 22.30’a kadar belirsiz aralıklarla 4-5 kez daha yaşandı. Deprem olmadığı anlaşılan sesin ardından sahil kentlerinde tedirginlik yaşandı. Sesin duyulduğu bölgelerdeki polis, jandarma ve sahil güvenlik ekiplerine, art arda ihbarlar yağdı. İhbarların üzerine Karadeniz’de geniş çaplı bir arama başlatıldı. Karadeniz’deki limanlarından uluslararası sulara kadar bulunan geniş bir alanda sahil güvenlik botları tarafından arama tarama yapıldı. Karada ise jandarma ve polis ekipleri tarafından sesin kaynağı araştırılmaya başladı.
Boğuk bir patlama sesi olarak tanımlandı
Sosyal medyanın da gündemine oturan patlama sesini, o anlarda evlerinde bulunan bir çok insan duyduğunu ifade etti. Denizden geldiği tahmin edilen sesi tarif etmekte zorlanan görgü tanıkları, uğultu şeklinde duyulan sesin kaynağını ve sebebini öğrenebilmek için sosyal medyada araştırma yaptı. Sesi işitenler, “boğuk bir patlama”, “gök gürültüsü ile patlama sesi arasında bir ses” diyerek tarif edebildi. Bazı sosyal medya kullanıcıları ise sesi duydukları anlarda evlerinin kapı ve pencerelerinde küçük çaplı “titreme” olarak tabir ettikleri bir sarsıntı da hissettiklerini ifade etti.
Sahil Güvenlik alarma geçti
Sesin duyulduğu kıyı şehirlerinden Bartın’ın Amasra ve Kurucaşile ilçelerinde de sahil, güvenlik, polis ve jandarma ekipleri alarma geçti. Sahil güvenlik ekipleri tarafından liman ve kıyı şeridindeki alanda uluslararası sulara kadar olan bölgeye kadar deniz üstünde ve altında detaylı arama ve tarama çalışmaları yapıldı. Polis ekipleri ise liman ve sahil kenarlarında arama yaparak, sesin kaynağını bulmaya çalıştı. Jandarma ekipleri de gelen ihbarların ardından sorumluluk bölgelerindeki, ormanlık ve kayalık alanlarda araştırma başlattı.
Ne radarlar ne de sensörlere yansımadı
Amasra Kaymakamı Kadir Perçi, bizzat HELİPED Helikopter sahasındaki kuleye giderek yürütülen arama, tarama çalışmaları yakından takip etti. Sesin kaynağını tespit edilmesi amacıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik Dağıtım Şirketi gibi kurum ve kuruluşlara, planlı ya da plansız patlatma olup olmadığını soruldu. Olumsuz cevap üzerine TTK’nin yanı sıra AFAD ve Kandilli Rasathanesi gibi ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sismik ve gaz hareketliliğini takip eden sensörlerin de olağanüstü bir durumu kaydedip kaydetmediği araştırıldı. Buradaki girişimlerde de sesin kaynağına ulaşılamazken, bu kez hava, deniz ve kara radarlarına yansıyan bir durumun olup olmadığı araştırıldı. Yapılan incelemelerde, sesin kaynağı olacak bir durum tespit edilemedi. Çevre il, ilçe ve belde mülki amirleri ile de irtibata geçen Kaymakam Perçi, sesin kaynağı olarak açıklanabilecek olan tek bir veriye ulaştıklarını ifade etti. Perçi, patlama sesinin duyulduğu o anlarda Kastamonu semalarında savaş uçaklarının planlı bir eğitim uçuşu gerçekleştirdiği ve sesin ise uçakların yol açtığı sonik patlamadan kaynaklı olabileceğini ifade etti.
Kaymakam Perçi, “Sesin kaynağı için akla gelebilecek, Türkiye Taşkömürü Kurumu, Elektrik dağıtım Şirketi, deniz hava, kara kuvvetleri, jandarma, polis, rasathane, AFAD gibi tüm kurumlarda ses ile ilgili bilgi taraması yaptık. Herhangi bir planlı, ya da plansız bir şey yok. İlgili kurumlar patlamanın sebebi ile ilgili detaylı bir inceleme ve araştırma başlattı. Hava, deniz, kara radarlarını inceledik. Radarlar ya da sismik hareketlerin ve afetlerin takip edildiği sensörlere de yansıyan herhangi olağanüstü bir tespit yok. Şuana kadar herhangi bir sonuca ulaşamadık. Yalnız Kastamonu’da hava kuvvetlerine ait uçakların eğitim için faaliyetini yürütmek üzere havalandığını ve eğitim uçuşu gerçekleştirdiğini öğrendik. Sesin, savaş uçaklarının yol açtığı sonik patlamalardan olabileceği ihtimali görülüyor. Başka da somut bir tespitimiz olmadı” dedi. – BARTIN
]]>