ANTALYA – Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Alanyaspor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Galatasaray, deplasmanda Alanyaspor’u 4-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ilk yarısında rakibin daha konsantre olduğunu, ikinci yarıda gollerle birlikte performanslarının arttığını ifade etti. Takımın geniş kadrosunu da değerlendiren Buruk, oyuncuların oynadıkları zaman daha mutlu olduklarını belirtti. Ligde kalan 6 maçta galip gelerek şampiyon olmak istediklerini dile getiren Buruk, “Zorlu bir deplasmandı. Çok formda bir takıma karşı oynadık. Son 4 maçını kazanmış, özellikle iç sahada da uzun zaman kaybetmeyen bir takımdı. Maçın başlangıcı rakibimiz biraz daha bize göre daha konsantreydi. Bizim ilk yarıdaki oyunumuz tabii ki daha hızlı, daha akıcı ve rakip kaleye daha çok zor olmamız gerekirdi. Galatasaray takımı her maçı kazanmak için oynar ve bu kazanmak için oynamayı da sahada daha net bir şekilde ilk yarıda göstermemiz gerekirdi. Bizim açımızdan çok iyi bir ilk yarı geçmedi ama ikinci yarı özellikle golle birlikte performansımız arttı. Özellikle söylediğim gibi gol bazen çok fazla şeyi değiştiriyor. Golün verdiği güven arkadan ikinci gol, devamında hem rakibin 10 kişi kalması hem oyun içerisinde daha iyi yerleşmemiz, devamında 3 ve 4. gol oldu. Önemli bir galibiyet kazandık. Burada oyuncularımı tebrik ediyorum. Oyuna başlayan, devam eden, giren, girmeyen hepsi bizim için önemli, hepsi değerli. Çok geniş, çok iyi kadroya sahibiz. Bu kadro içerisinde tabii ki oynamalar, oynamamalar, girmeler, çıkmalar oluyor. Oyuncuların da üzüntüleri olabiliyor. Oynadıkları zaman tabii ki her oynayan oyuncu daha mutlu. Oynamayan oyuncu psikolojik anlamda daha zor oluyor onlar için. Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi. Oyuncularıma teşekkür ederim. Alanyasporlu oyuncuları da tebrik etmek istiyorum. İyi bir takım, iyi bir hocaya sahipler. Bugün şanssız bir şekilde Fatih Tekke dışarı gönderilmek zorunda kaldı hakem tarafından. Alanı terk ettiği için herhalde yapıldı ama çok önemli, çok değerli. Fatih Tekke de kalite olarak, karakter olarak da hepimizin çok sevdiği, hocalığını beğendiğim biri. Ona da geçmiş olsun demek istiyorum” dedi.
“Benim ağzımdan yazılmayanlara itibar etmemek lazım”
Bir basın mensubunun Süper Kupa’daki Fenerbahçe maçıyla ilgili sorusuna cevap veren Okan Buruk, sadece kendi açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini söyledi. Buruk, “Aslında benim net bir açıklamam olmadı. Net açıklamaları maç sonrası veya kendi kanalımız üzerinden yapıyorum. Bunun dışında benim ağzımdan bir şey yazıldığı zaman bunlara bir yandan çok itibar etmemek lazım, bir yandan da doğruluk payı var onun içerisinde. Bizim maç öncesi düşüncemiz rakibimizin ne yaptığını, nasıl sahada başlayacağını bilmediğimiz için özellikle oyuncularımıza söylediğimiz şey orada eğer rakip duruyorsa, hareket etmiyorsa tabii ki topun dışarı atılması veya rakibe atılıp rakip tarafından dışına atılması gibiydi. Onun yanında oyun başladıktan sonra rakip de oyuna başlayınca normal bir maç oynanmaya başladı ve devamında bir gol geldi. O yüzden yani bunun tam açıklaması bizim açımızdan bu ama diğer anlamda benim cümlelerim değil. Ben herhangi bir açıklama yapmadım. Zaten dediğim gibi açıklamaları da ya burada ya antrenman öncesi yaparım. Bu zamana kadar hep bu tür açıklamalar yaptık. Bundan sonra da öyle olacak” şeklinde konuştu.
“Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir”
Maçın ilk yarısı ve ikinci yarısındaki performans farkı ve yabancı VAR hakemi ile ilgili sorulan bir soruya Okan Buruk, şöyle konuştu:
“Bizim için hiç bir problem yok. Yarın sahada olur. Bizim için yine bir problem yok. Bu federasyonun alacağı karar. Federasyon ne karar alırsa biz buna uymak zorundayız. Erden Bey’in bir esprisi var. Robot hakem de olsa ona da tamam diyeceğiz ama bir yandan yabancı hakemlerle ilgili ben de daha önce söyledim. Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir. Bugün çok genç bir hakem vardı ve iyi bir maç yönetti. Yine alttan gelen genç hakemlerimiz iyi maçlar yönetiyorlar. Özellikle VAR odasının bu anlamda daha güçlü bir şekilde olması sahadaki hakemlerin işini de daha çok kolaylaştıracak. Ama bizim için bir şey fark etmiyor. Önemli olan sahada hakemler olsun ama Türk hakemlerine de bence hak ettiği değeri verelim. Onlara da uzun yıllar Türk futbolunu daha iyiye nasıl götürebiliriz bununla ilgili de destek vermek gerekiyor. Halil Umut Meler ve ekibi bence Avrupa’da muhteşem bir maç yönetti. Orada bu kadar iyi yönetebiliyorsa demek ki burada bizim içimizde de bir problem var. Türk hakemlerine de o güveni, o desteği, oradaki rahatlığı verdikten sonra onlar için de Türkiye’de maç yönetmek çok kolay olacak. Ama özellikle VAR odasıyla ilgili şu andaki yapılmış bir karar. Belki bütün maçlarla ilgili bu kararlar verilecek. Önümüzdeki sene bu anlamda yabancı hakemler olacak veya yabancı hakemle ilgili ne karar verilecek bilmiyorum. Ama biz hepsini kabul ediyoruz. Sahada ne oluyorsa her türlü sahadayız. Her türlü maçı oynamak istiyoruz ne olursa olsun. O yüzden Galatasaray olarak Türk futbolu için bu zamana kadar en iyisini hep yapmaya çalıştık. O yüzden bundan sonra da yine sahada olacağız, sahada kalacağız. Ne oluyorsa her türlü karara saygılıyız, destek olacağız. Her şey mükemmel değil. Türk futbolunda sadece Türk hakemleri kötüymüş gibi gösteriliyor.”
“Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti”
Alanyaspor maçının zorluğu ve değişiklikler ile ilgili gelen bir soruya ise Okan Buruk, “Alanyaspor gerçekten iyi futbol oynayan, futbol oynamaya çalışan, oyunun içerisinde olmaya çalışan bir takım. Bu hem Türk futbolu için önemli, değerli. Buradan da çok fazla oyuncu yetiştiriyorlar. Türk futboluna önemli oyuncular kazandırıyorlar. Alanyaspor bu anlamda değerli. Biz de rakibimiz ile ilgili bir plan yapıyoruz, hazırlık yapıyoruz. Ona göre de aslında bugün rakibimizin iki kanat oyuncusunun çok hızlı olması, hücuma direk koşularla gitmesiydi. Onun da defansif gücünü kullanmak istedik. İkinci yarı kalanla da oyun kurma ve hücumda daha çok pas ve orta gücünü kullanmak istedik. O yüzden ilk maçı olduğu için tabi biraz zorlandık ama yine hem kalan hem bize çok önemli destek verecekler. Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti. Orada Ziyech sağ ayakla oyun içerisine alıp Barış’ı da biraz daha hem koşucu hem bire birini hem kafa toplarını kullanmak istedik. Bu da ikinci yarı işimizi çözdü. Yani planlarımız istediğimiz gibi gitti. Çok da önemli, değerli bir galibiyet aldık” şeklinde yanıt verdi.
]]>Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Galatasaray, deplasmanda Alanyaspor’u 4-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ilk yarısında rakibin daha konsantre olduğunu, ikinci yarıda gollerle birlikte performanslarının arttığını ifade etti. Takımın geniş kadrosunu da değerlendiren Buruk, oyuncuların oynadıkları zaman daha mutlu olduklarını belirtti. Ligde kalan 6 maçta galip gelerek şampiyon olmak istediklerini dile getiren Buruk, “Zorlu bir deplasmandı. Çok formda bir takıma karşı oynadık. Son 4 maçını kazanmış, özellikle iç sahada da uzun zaman kaybetmeyen bir takımdı. Maçın başlangıcı rakibimiz biraz daha bize göre daha konsantreydi. Bizim ilk yarıdaki oyunumuz tabii ki daha hızlı, daha akıcı ve rakip kaleye daha çok zor olmamız gerekirdi. Galatasaray takımı her maçı kazanmak için oynar ve bu kazanmak için oynamayı da sahada daha net bir şekilde ilk yarıda göstermemiz gerekirdi. Bizim açımızdan çok iyi bir ilk yarı geçmedi ama ikinci yarı özellikle golle birlikte performansımız arttı. Özellikle söylediğim gibi gol bazen çok fazla şeyi değiştiriyor. Golün verdiği güven arkadan ikinci gol, devamında hem rakibin 10 kişi kalması hem oyun içerisinde daha iyi yerleşmemiz, devamında 3 ve 4. gol oldu. Önemli bir galibiyet kazandık. Burada oyuncularımı tebrik ediyorum. Oyuna başlayan, devam eden, giren, girmeyen hepsi bizim için önemli, hepsi değerli. Çok geniş, çok iyi kadroya sahibiz. Bu kadro içerisinde tabii ki oynamalar, oynamamalar, girmeler, çıkmalar oluyor. Oyuncuların da üzüntüleri olabiliyor. Oynadıkları zaman tabii ki her oynayan oyuncu daha mutlu. Oynamayan oyuncu psikolojik anlamda daha zor oluyor onlar için. Tek hedefimiz Galatasaray’ı şampiyon yapmak. Bunun için de 6 maç kaldı. Bu 6 maçı da kazanarak şampiyon olmak istiyoruz. Şampiyonluk yolunda önemli adımlar atıyoruz. Bugün de bunlardan bir tanesiydi. Oyuncularıma teşekkür ederim. Alanyasporlu oyuncuları da tebrik etmek istiyorum. İyi bir takım, iyi bir hocaya sahipler. Bugün şanssız bir şekilde Fatih Tekke dışarı gönderilmek zorunda kaldı hakem tarafından. Alanı terk ettiği için herhalde yapıldı ama çok önemli, çok değerli. Fatih Tekke de kalite olarak, karakter olarak da hepimizin çok sevdiği, hocalığını beğendiğim biri. Ona da geçmiş olsun demek istiyorum” dedi.
“Benim ağzımdan yazılmayanlara itibar etmemek lazım”
Bir basın mensubunun Süper Kupa’daki Fenerbahçe maçıyla ilgili sorusuna cevap veren Okan Buruk, sadece kendi açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini söyledi. Buruk, “Aslında benim net bir açıklamam olmadı. Net açıklamaları maç sonrası veya kendi kanalımız üzerinden yapıyorum. Bunun dışında benim ağzımdan bir şey yazıldığı zaman bunlara bir yandan çok itibar etmemek lazım, bir yandan da doğruluk payı var onun içerisinde. Bizim maç öncesi düşüncemiz rakibimizin ne yaptığını, nasıl sahada başlayacağını bilmediğimiz için özellikle oyuncularımıza söylediğimiz şey orada eğer rakip duruyorsa, hareket etmiyorsa tabii ki topun dışarı atılması veya rakibe atılıp rakip tarafından dışına atılması gibiydi. Onun yanında oyun başladıktan sonra rakip de oyuna başlayınca normal bir maç oynanmaya başladı ve devamında bir gol geldi. O yüzden yani bunun tam açıklaması bizim açımızdan bu ama diğer anlamda benim cümlelerim değil. Ben herhangi bir açıklama yapmadım. Zaten dediğim gibi açıklamaları da ya burada ya antrenman öncesi yaparım. Bu zamana kadar hep bu tür açıklamalar yaptık. Bundan sonra da öyle olacak” şeklinde konuştu.
“Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir”
Maçın ilk yarısı ve ikinci yarısındaki performans farkı ve yabancı VAR hakemi ile ilgili sorulan bir soruya Okan Buruk, şöyle konuştu:
“Bizim için hiç bir problem yok. Yarın sahada olur. Bizim için yine bir problem yok. Bu federasyonun alacağı karar. Federasyon ne karar alırsa biz buna uymak zorundayız. Erden Bey’in bir esprisi var. Robot hakem de olsa ona da tamam diyeceğiz ama bir yandan yabancı hakemlerle ilgili ben de daha önce söyledim. Geçmişte ilk yabancı hakem gelsin diyen ilk kişi benimdir. Bugün çok genç bir hakem vardı ve iyi bir maç yönetti. Yine alttan gelen genç hakemlerimiz iyi maçlar yönetiyorlar. Özellikle VAR odasının bu anlamda daha güçlü bir şekilde olması sahadaki hakemlerin işini de daha çok kolaylaştıracak. Ama bizim için bir şey fark etmiyor. Önemli olan sahada hakemler olsun ama Türk hakemlerine de bence hak ettiği değeri verelim. Onlara da uzun yıllar Türk futbolunu daha iyiye nasıl götürebiliriz bununla ilgili de destek vermek gerekiyor. Halil Umut Meler ve ekibi bence Avrupa’da muhteşem bir maç yönetti. Orada bu kadar iyi yönetebiliyorsa demek ki burada bizim içimizde de bir problem var. Türk hakemlerine de o güveni, o desteği, oradaki rahatlığı verdikten sonra onlar için de Türkiye’de maç yönetmek çok kolay olacak. Ama özellikle VAR odasıyla ilgili şu andaki yapılmış bir karar. Belki bütün maçlarla ilgili bu kararlar verilecek. Önümüzdeki sene bu anlamda yabancı hakemler olacak veya yabancı hakemle ilgili ne karar verilecek bilmiyorum. Ama biz hepsini kabul ediyoruz. Sahada ne oluyorsa her türlü sahadayız. Her türlü maçı oynamak istiyoruz ne olursa olsun. O yüzden Galatasaray olarak Türk futbolu için bu zamana kadar en iyisini hep yapmaya çalıştık. O yüzden bundan sonra da yine sahada olacağız, sahada kalacağız. Ne oluyorsa her türlü karara saygılıyız, destek olacağız. Her şey mükemmel değil. Türk futbolunda sadece Türk hakemleri kötüymüş gibi gösteriliyor.”
“Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti”
Alanyaspor maçının zorluğu ve değişiklikler ile ilgili gelen bir soruya ise Okan Buruk, “Alanyaspor gerçekten iyi futbol oynayan, futbol oynamaya çalışan, oyunun içerisinde olmaya çalışan bir takım. Bu hem Türk futbolu için önemli, değerli. Buradan da çok fazla oyuncu yetiştiriyorlar. Türk futboluna önemli oyuncular kazandırıyorlar. Alanyaspor bu anlamda değerli. Biz de rakibimiz ile ilgili bir plan yapıyoruz, hazırlık yapıyoruz. Ona göre de aslında bugün rakibimizin iki kanat oyuncusunun çok hızlı olması, hücuma direk koşularla gitmesiydi. Onun da defansif gücünü kullanmak istedik. İkinci yarı kalanla da oyun kurma ve hücumda daha çok pas ve orta gücünü kullanmak istedik. O yüzden ilk maçı olduğu için tabi biraz zorlandık ama yine hem kalan hem bize çok önemli destek verecekler. Kerem solda kötü oynamadı, taktiksel bir değişiklikti. Orada Ziyech sağ ayakla oyun içerisine alıp Barış’ı da biraz daha hem koşucu hem bire birini hem kafa toplarını kullanmak istedik. Bu da ikinci yarı işimizi çözdü. Yani planlarımız istediğimiz gibi gitti. Çok da önemli, değerli bir galibiyet aldık” şeklinde yanıt verdi. – ANTALYA
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kastamonu’nun Cide ilçesinde düzenlenen programda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda vatandaşlara seslenen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Cide ilçesindeki problemlerin giderilerek ihtiyaç duyulan yatırımların yapılacağını söyledi.
“Biz vatandaşlarımızla beraber olduğumuz için 22 yıldır iktidardayız”
22 yıldır vatandaşları sahada dinlemeye devam ettiklerini belirten Bakan Tunç, “Bugünlerde bir moda çıkarmışlar ‘bakanlar neden sahada’? Bakanlar zaten hep sahada, bakanlar sürekli milletinin arasında. Biz seçimden seçime sahada olanlar değiliz, biz sadece bu ülkenin Ankara’dan, masa başından yönetilmeyeceğini her zaman söylüyoruz. Biz Ankara’daki işlerimizi de aksatmadan 22 yıldır sürdürüyoruz, sahada da milletimizi dinleyemeye devam ediyoruz. Biz sizinle beraber olduğumuz için 22 yıldır iktidardayız. 17 seçim, bu millet boşuna mı ‘ AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan’ diyor. Adalet Bakanları, Ulaştırma Bakanı, İçişleri Bakanı seçimde istifa edermiş. Bu bir kere eski sistemdeydi. Sen daha bu sisteme alışamamışsın, bu ülkeyi nasıl yöneteceksin. O eski sistemde, genel seçimlerdeydi, bu yerel seçim. Yerel seçimlerde de böyle bir zorunluluk yoktur” dedi.
“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi istikrar üreten bir sistemdir”
17 bakanın Türkiye’nin her yerinde olduğunu belirten Tunç, “Parlementer sistemdeki o eski sistemi hala özleyenler boşuna özlemesin. O sistem 1,5 yılda hükümetler değiştiren, istikrarsızlık üreten, yatırımları durduran bir sistemdi. Ne zaman istikrarlı bir döneme adım attı, ne zaman ülke tek başına iktidarları yakalamışsa o dönem yatırımlar hızlandı. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi de istikrar üreten bir sistemdir. 17 bakan, sadece İstanbul’da değildir, ülkenin her yerindedir. Niye, çünkü şehirlerimiz daha iyi yönetilsin, daha fazla kalkınsın, hükümet olarak bizler de uyumlu olarak çalışacak belediye başkanları iş başı yapsınlar ve şehirlerine faydalı olsunlar diye elbette sahadayız” diye konuştu.
“Para kuleleri CHP’yi sandığa gömecek”
CHP’yi eleştiren Bakan Tunç, “Senin milletvekillerin de sahada. Senin milletvekillerin nerede, parlamento şu anda açık mı? Tabii ki senin peşindeler. Onlar için niye bir şey demiyorsun? Demez, çünkü yaptıkları bir eser yok, çaktıkları bir çivi yok. O becerisizliklerini bu şekilde perdeleme, karalama politikası izliyorlar. Karalayamazsınız, bu güne kadar çok uğraştınız. Recep Tayyip Erdoğan’ın icraatını karalamak mümkün değildir. Siz o İstanbul’a yaşattığınız kayıp yıllara üzülmeniz lazım. Öyle değil mi? Utanmanız, sıkılmanız lazım. O çanta çanta, valiz valiz paraları nereden aldığınızın hesabını veremiyorsunuz. Savcı soruyor, ‘nereden aldın’, ‘bilmiyorum’ diyor. İçinde ne kadar vardı, yine ‘bilmiyorum’ diyor. Her yerinden para çıkıyor, ceplerinden de çıkıyor, eurolar, dolarları sıkıştırmışlar. Makbuzları nerede, ‘bilmiyorum’ diyor, böyle bir şey olabilir mi? Hatırlıyorsunuz, 1994’de İSKİ skandalı vardı. Suları akmayan İstanbul’un İSKİ skandalı Cumhuriyet Halk Partisi’ni sandığa gömmüştü, o para kuleleri Cumhuriyet Halk Partisi’ni sadece İstanbul’da değil, bütün Türkiye’de sandığa gömecek. Bunu hep beraber göreceğiz” şeklinde konuştu. – KASTAMONU
]]>Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Trabzonspor – Fenerbahçe arasında Trabzon’da oynanan maçında yaşanan olaylar ve eleştirilerle ilgili olarak Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu tarafından toplantı düzenlendi. Divan Başkanı Mahmut Ören’in organize ettiği toplantıya Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, yönetim kurulu üyeleri, Trabzon milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Mahmut Ören: “Tahrikler bu olayın yaşanmasında belirleyici olmuştur”
Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören, şampiyonluk yarışı içinde bulunan iki takımın başkanlarının yapmış olduğu açıklamaların ortamı gerdiğini belirterek, “Halil Umut Meler’in yanlı tutumu yaşananların tuzu-biberi olmuştur. Sahaya girenleri hoş görüyle yaklaşmamız mümkün değildir. Rakip takım oyuncularının tahrikleri bu sürecin yaşanmasında belirleyici olmuştur. Trabzon’a karşı karalama kampanyasını hoşgörüyle karşılamamız mümkün değildir. Trabzonspor iki yıl önce tüm dünya tarafından takdir edilen bir şampiyonluk kutlamalarına sahne olmuştur” dedi.
Ertuğrul Doğan: “İstemediğimiz bir olay yaşandı”
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor taraftarı hakkında konuşanların bunun hesabını vereceğini ifade ederek, “Trabzonspor’un hakları VAR’da oturan eski hakem tarafından açık bir şekilde çalınmaya kalkmıştı. Bir maçın sonucu bir takımdan alınıp diğer takıma verilmesi için adam elinden geleni yapmaya çalışmıştı. Ama bundan sonra Türkiye’de hakemlik yapamayacağını söylemiştik, hakemlik de yapamıyor. Trabzonspor’la uğraşan her hakemin, hakkımızı yiyen her hakemin bunu gözümüzün içine bakarak VAR’ın karşısında bu işleri yapan herkesin sonu aynı şekilde olacaktır. Bunu buradan tekrar söylüyorum; Trabzonspor camiası içeride belki biraz birbirimizi yiyebiliriz ama dışarıya çıktığımız zaman her zaman tek yumruk halindedir. Siyasetçisinden, iş insanına, sanayicisinden tüccarına her Trabzonlu Trabzonspor’un haklarını sonuna kadar savunmak için her şeyi yapacaktır, bunun asla unutulmaması lazım. İlk maçta yapılan haksızlıklar açık açık konuşuyorum, iki takım üzerinde kurulan bir lig, iki takım üzerinden oynanan bir oyun, iki takımın mücadelesinin Anadolu takımlarına yansıması, Anadolu takımlarından hunharca hesap sorulur gibi haklarının gasp edilmesi, bütün sezon boyunca. Trabzonspor her zaman Anadolu’nun en büyük savunucusu olmuştur, Anadolu’nun abisidir. Bu şehrin taraftarları, gençleri de futboldan ciddi olarak anlamaktadır ve sahada neyin ne olduğunu görmüştür” ifadelerini kullandı.
“Seyircimiz sahanın içerisine müdahil olmaması gerekiyordu”
Ali Koç’a yaptığı açıklamalardan dolayı teşekkür eden Doğan, “Ali Bey beni maçtan önce de aradı, durum hakkında bilgi aldı, konuştuk. Biz Fenerbahçeli yöneticilerle konuştuk, onların bizi Kadıköy’de misafir ettikleri gibi Trabzon’un misafirperverliğini göstermek için kendileri ile görüştük. Hatta Ali Bey örnek verdi ‘Ben oğlumu Ertuğrul’a emanet ettim’ dedi. Doğru söyledi. Trabzon’a oğlunu gönderdiği zaman benim kendi çalışanlarım tarafından oğlu ile Trabzon’da ilgilenildi. Gezdirildi, Atatürk Köşkü, Ayasofya gezdirildi, gayet de güzel yaptı beni aramakla. Bunu da üzerine basarak söylüyorum, bunun böyle olması lazım. Yarın benim de oğlum Galatasaray maçına gideceği zaman ben Dursun başkanı arayabilirim veya Beşiktaş maçına gideceği zaman Hasan başkanı arayabilirim veya onlar beni arayabilir. Bunlar futbolun güzellikleri, bunlar insanlığın akışı içinde olan şeyler” şeklinde konuştu.
“Trabzonspor cezayı hak etmiştir”
Sahaya giren taraftarın etkisiz hale getirilmesine rağmen saldırıya uğradığını sözlerine ekleyen Doğan, “Geldiğimiz günden beri adalet diyoruz o zaman kendi içimize de bakacağız, kendi doğrularımızı da gözden geçireceğiz. Sahada ne olursa olsun seyircimiz davasında ne kadar haklı olursa olsun ki haklıdır, hiçbir şekilde sahanın içerisine müdahil olmaması gerekiyordu. Sahada bunların yapılması Trabzonspor yönetim kurulu tarafından da kabul edilmemektedir, Trabzon camiası da bunu kabul etmemektedir. Biz haklarımızı savunacak güce sahibiz. Trabzonspor yönetimi, Trabzonspor’un haklarını her şekilde her yerde savunur. Biz böyle yaparak haklı davamızda da haksız oluyoruz. Sahaya inmekle sahada bir şey yapmakla bir şey yapılıyorsa, inanın bunu da yaparız, kralını yaparız. Ama işler böyle yürümüyor, yıllardır da böyle yürümediğini gördük. Bu yaptığımız işlerin bize zarar vermekten başka bir getirisi yok.
Ben Trabzonspor Kulübü başkanı olarak şunu söylüyorum; Trabzonspor sahasında olan olaylardan dolayı cezayı hak etmiştir, ceza alması gerekmektedir, çok net söylüyorum. Ama adalet herkes için adaletli olacak. Sahaya giren yanlıştır, ama bugüne kadar Türkiye’de sahaya birçok yerde su atıldı, sahaya binlerce taraftarın girdiği yerler oldu, statların yakıldığı yerler oldu, polis arabaları yakıldı, ters çevrildi bunları unutmamak lazım. Ama Türkiye’de ilk defa bir şey oldu, bunu atlamamak lazım. Sahaya giren bir taraftar güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilmişken bir saldırıya uğradı. Bu yerde yatan adamın kafasına vurmak delikanlılığa da sığmaz adamlığa da sığmaz” ifadelerini kullandı.
“Sahada birinin başına bir şey gelseydi bunun hesabını nasıl verecektik?”
Her şeyin bir üslubu olduğunu ifade eden Başkan Doğan, “Bugüne kadar Trabzon ilk defa mı Trabzon’da mağlup oldu, ilk defa mı siz gelip Trabzon’da galip geldiniz veya başka bir şey mi oldu. Her şeyin bir adamı üslubu vardır. Bunu da özellikle belirtiyorum. Bazı Fenerbahçeli oyuncular da dikkatimi çekti, kendi arkadaşlarında görüntülerde var ‘Yapma etme’ diye uyarıyorlar. Örneğin sağ olsun Serdar Dursun. Biz bir şeyi söylüyoruz ama içerisinde doğru olan şeyi de söylemek lazım ki doğruluğumuz, inandırıcılığımız olsun. Adam çıktı, 4-5 defa görüntülerde var, emniyet kayıtlarında da var, kendi arkadaşlarını sakinleştirmeye çalıştı, bunları da söylemem lazım. Ama bunları söylerken sahada tahrik eden oyuncuyu da söylememiz lazım. Fenerbahçe’den de rica ediyoruz, onlar da kendi içlerinde bu işlerin nasıl yürüdüğünü, nasıl olduğunu biliyorlar. Bir yerde seyirciyi bu kadar tahrik ettikten sonra bunun Trabzon gibi bir yerde keşke olmasaydı üzerine basarak söylüyorum, yanlış olduğunu tekrarlayarak söylüyorum ama burada bu kadar bu işin üzerine gitmenin bir anlamı var mıydı? Yani o kutlamanızı soyunma odasında yapsanız tekrar ediyorum saha ortasında da yapmaya hakları vardı. Ama durum ortada herkes neyin ne olduğunun farkında. Teknik kadro da, oyuncular da farkında. Yani bu yapılamaz mıydı? Şunu düşünelim, bu sahada birinin başına bir şey gelseydi, bunun hesabını nasıl verecektik? Benim o sahaya giren taraftarımın kafasına vuruldu, Allah göstermesin bu arkadaşımızın başına bir şey gelseydi biz ne diyecektik ailesine? Yazık günah değil mi? Biz söylemlerimize hep dikkat etmeye çalışıyoruz. Bu işin geriliminin bir şekilde düşürülmesi lazım. Ben ne bir Fenerbahçeli kardeşimizin o da bir anne-babanın evladı başına bir şey gelmesini isterim ne bir Trabzonlunun başına bir şey gelmesini isterim. Biz yöneticiler dolayısıyla yaptığımız açıklamalarla konuşmalarımızla bunların hepsine dikkat etmemiz gerekiyor” açıklamasında bulundu.
“Trabzonspor camiası bu yapılanları asla unutmayacak”
Fenerbahçeli futbolculara saldıran taraftarların tutuklanmasının haberini aldıklarını ifade eden Ertuğrul Doğan, “Merak ediyorum Türkiye’nin neresinde hangi şehrinde bugüne kadar sahaya giren biri herhangi bir darp olayına karışmadığı halde tutuklanmıştır. Adalet diyorsunuz ya bunun neresinde adalet var. Kendi hatalarımızın da farkındayız, yapılanların da farkındayız. Biz kendi içimizdeki hataları düzeltmek için aramızda konuşacağız. Trabzonspor camiası bu yapılanları asla unutmayacak” şeklinde konuştu.
Toplantıda daha sonra Trabzon milletvekilleri Yavuz Aydın ve Yılmaz Büyükaydın söz aldı. – TRABZON
]]>ZEHRA DEĞİRMENCİ/SİBEL KAHRAMAN
DEM Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı İhsan Seylan, “Bizim güçlü üçüncü yol söylemimizi büyüterek sahada olmamızın halkımızın kararı olduğunu ve bugün alanda da çok güçlü sonuç aldığımızı en azından biliyoruz ve görüyoruz. Halk bu konuda çok mutlu. Kendi adaylarımızla yerel seçimde de büyükşehirlerde güçlü kazanımlar elde edeceğimizi ve kazanacağımızı biliyor ve bu şekilde etrafımızda kenetleniyor. Biz de bu şekilde halkın bütün sorunlarını gündeme getiriyoruz” dedi.
DEM Parti, 31 Mart 2024 seçimlerine Bursa’nın 13 ilçe ve il belediyesinde kendi adı ve adaylarıyla seçime girecek. DEM Parti Bursa Büyükşehir Eş Başkan Adayı İhsan Seylan, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
“KAYYUM ATANAN BELEDİYELERİ GERİ ALACAĞIZ”
Seylan, şöyle konuştu:
“Bursa’da ve Türkiye’nin tamamında 14 Mayıs’tan sonra biz zaten kongremizde ve öncesinde de kendi adaylarımızla Türkiye’nin her yerinde güçlü demokratik belediyecilik söylemimizi büyüteceğimizi hem kayyum atanan belediyeleri geri alacağımızı, oradan daha çok belediyeyle süreci tamamlayacağımızı hem de batıda da kent uzlaşısıyla beraber birçok noktada hem belediyeleri kazanacağımızı hem de belediyelerde güçlü temsiliyetler yapabileceğimizi kararlaştırmıştık. Bunu halkla beraber kararlaştırmıştık. Şöyle ki, biz uzun toplantı süreçlerinden halk toplantılarından sonra 14 maddelik bir konferans sonuç bildirgesiyle beraber yine halkın bütün kesimlerinin katıldığı bildirgesiyle bir yol haritası çizmiştik. 2019’dan sonra Bursa’da da hem 13 ilçede hem büyükşehirde kendi adaylarımızla sahadayız.
“HALK KENDİ ADAYLARIMIZLA SEÇİME GİRMEMİZDEN ÇOK MUTLU”
Güçlü bir kampanya yürütüyoruz. Halk hakikaten bundan çok mutlu çünkü AKP- MHP faşist iktidarı ve ona benzer politikalar kuran, güçlü bir şekilde sahada olduğunu iddia eden muhalefet partisi eylem ve söylemde hiçbir insan hakları, hiçbir ötekinin hakkını koruyacak noktada gerçek bir çözüm ortaya koymamıştır. Dolayısıyla bizim güçlü üçüncü yol söylemimizi büyüterek sahada olmamızın halkımızın kararlı olduğunu ve bugün alanda da çok güçlü sonuç aldığımızı en azından biliyoruz ve görüyoruz. Halk bu konuda çok mutlu. Kendi adaylarımızla yerel seçimde de büyükşehirlerde güçlü kazanımlar elde edeceğimizi ve kazanacağımızı biliyor ve bu şekilde etrafımızda kenetleniyor. Biz de bu şekilde halkın bütün sorunlarını gündeme getiriyoruz.
“DEMOKRATİK BELEDİYECİLİĞİ ANLATIYORUZ”
Bursa, yeşil Bursa olarak değerlendiriliyor ama Bursa’nın maalesef her tarafı derme çatma yapılarla içi boşaltılmış, tekdüze bir hale getirilmiş, hiçbir sorunu çözülmemiş. Bugün sahadakileri takip ettiğimizde birbirinin benzeri yine rant, yine halkı köşeye sıkıştıran, halkı yine ekmeğiyle özgürlüğü arasında bırakan bir denkleme sıkıştıran siyasi partiler ve adayları sahada. Sadece kazanmanın her şekilde meşru olduğunu düşünen insanlar var. Bizim ya da sahada beraber hareket ettikleri ya da beraber mücadele ettikleri partileri ya da karşılıklı mücadele ettikleri partilerin üzerindeki baskıları sürekli arttırma noktasında hareket ediyorlar. Dolayısıyla birbirinin ezberi ve benzeri olana karşı güçlü bir üçüncü yıl söylemiyle DEM Parti sahadadır. Çalışmalarımızı da bu minvalde ortaya koyuyoruz. Ekolojiden kadına bütün sorunları gündeme getiriyoruz. Kentsel dönüşümle beraber ekonomik olarak sıkışmış halkın sorunlarını gündeme getiriyoruz. Biz burada demokratik belediyeciliği anlatıyoruz ve inşası için mücadele ediyoruz. Çok dilli, çok kültürlü, herkesin kendini ifade ettiği ve süreçlerde çözümün de ortağı olduğu bir belediyecilik anlayışıyla Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Bursa’da da güçlü bir söz kuruyoruz.”
]]>
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve yetkililer eşliğinde maden ocağı sahasında basın mensuplarına açıklama yapan Bayraktar, son birkaç gündür sahada çalışma şartlarının çok zorlu hale geldiğini ifade etti.
Dün gece itibarıyla çok ciddi heyelan riskinin tespit edildiğini bildiren Bayraktar, “Dolayısıyla özellikle o yığının kaymamış bölgelerinde şu anda ciddi bir hareketlilik var. Bu çalışmalardan, bu risklerden dolayı şu anda sahada arama faaliyetlerini durdurmuş durumdayız.” diye konuştu.
Bayraktar, heyelan riski nedeniyle atık toprağın taşınmasına ilişkin faaliyetlerin de durduğuna işaret ederek, “Önceliğimiz şu anda heyelan riskini hem arama için hem de bu toprağın taşınmasıyla alakalı yapılacak faaliyetler için ortadan kaldırmaktır. Şu anda temel önceliğimiz, yol haritasını ortaya çıkaracağımız süreç budur.” ifadelerini kullandı.
Kayan toprağın taşınacağı yerle alakalı çalışmaların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda ve onayında yürütüldüğünü aktaran Bayraktar, “Dolayısıyla onların onay vermediği herhangi bir yere, bu heyelanlı toprağın konulması söz konusu değil. Bu konuda endişe edilecek bir şey yok.” dedi.
Bayraktar, çok sayıda akademisyenin yanı sıra ilgili kurumlar ve uzman ekiplerin heyelan riskinin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma yürüttüğü bilgisini paylaşarak, “Bu konuda belki yarın sabah, yarın öğlene kadar yapacağımız çalışmalarda daha net bir tablo ve bir yol haritası önümüze koyacağız gibi gözüküyor. Onları da sizlerle inşallah paylaşırız.” değerlendirmesinde bulundu.
Kayan toprağın istifleneceği alanlara yönelik birkaç alternatif üzerinde çalışıldığını belirten Bayraktar, şöyle devam etti:
“Bunlarla ilgili tespit ettiğimiz birkaç lokasyon var. Bununla alakalı orada hangi şartlarda buranın istifleneceğiyle alakalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın koordinasyonunda lokasyon tespiti, o lokasyonların hazırlanmasıyla alakalı faaliyetimiz devam ediyor. Onu da en kısa sürede belirleyip heyelan riski ortadan kalktığı anda bu toprağın oraya aktarılmasıyla alakalı süreci başlatacağız.”
“Toprak ve su numunelerinde bir olumsuzluk söz konusu değil”
Bayraktar, sahada Devlet Su İşleri’nin (DSİ) koordinasyonunda temiz suyun ve kontamine olmuş suyun hızla kontrol altına alınmasıyla ilgili faaliyetlerin sürdüğüne işaret ederek, su ve topraktan ölçümler alınarak kalitenin kontrol edildiğini anlattı.
Bu kapsamda, toprak ve su numunelerinde bir olumsuzluğun söz konusu olmadığını vurgulayan Bayraktar, sahanın baraj tarafındaki çalışmaların da yoğun şekilde devam ettiğini dile getirdi.
Bayraktar ayrıca maden kazasına yönelik idari soruşturmanın da devam ettiğinin altını çizerek, “Bugün bütün ilgili bakanlıklarımızın bakan yardımcısı düzeyinde arkadaşlarımız burada. Tahmin ediyorum yarın bakanlarımızın da buraya gelmesi söz konusu. Yoğun bir şekilde hem adli hem de idari yönden soruşturmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Heyelan 2 şiddetinde deprem etkisi oluşturdu
Heyelanın deprem etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği sorusunu yanıtlayan Bayraktar, sahadaki teknik ekibin ve akademisyenlerin, “heyelandan dolayı yaklaşık 2 şiddetinde deprem etkisi olduğu” değerlendirmesini yaptıklarını aktardı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, liç alanına yönelik senede 2 kez denetleme yaptığını aktaran Bayraktar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da heyelanın yaşandığı liç alanını atık yönetimi kapsamında denetlediğini söyledi.
]]>