Sağlık Bakanlığı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 04 Nov 2024 20:12:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan “aile hekimliği” açıklaması https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-aile-hekimligi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-aile-hekimligi-aciklamasi/#respond Mon, 04 Nov 2024 20:12:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-aile-hekimligi-aciklamasi/ Bakan Memişoğlu, 30 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğiyle getirilen uygulamalara ilişkin hekimlere ve topluma seslendiği videolu açıklamasını yayımladı.

Sağlık Bakanlığının sosyal medya hesaplarından da paylaşılan açıklamasında, sağlığın dünyanın en önemli hizmet sektörlerinden birisi olduğuna işaret eden Memişoğlu, Bakanlık olarak sürekli gelişen bir sağlık sistemi ve nitelikli bir hizmet sunumu amacıyla aile hekimliğini etkili ve verimli kılmak üzere bir süredir çalıştıklarını aktardı.

Alanlarında tecrübeli ve sahaya hakim bir ekiple, çok sayıda hekimle ve paydaşla görüşerek yönetmeliğin hazırlandığını, kamuoyu ve sağlık çalışanlarıyla paylaşıldığını belirten Memişoğlu, şunları kaydetti:

“Kuşkusuz temel sağlık hizmetleri noktasında aile hekimliği, birinci basamakta çok mühim bir yer tutuyor. Aile hekimliğinin ikinci ve üçüncü basamakla entegrasyonu, sağlık hizmeti sunumunda kritik önem arz ediyor. Hekim-hasta ilişkisinin mahremiyeti ve manevi boyutunu önemseyen bir hekim ve Bakan olarak aile hekimliğini, hekim-hasta ilişkisinde güvenin tesis edildiği çok önemli bir zemin olarak görüyorum. Sağlık Bakanlığı olarak da en temelde vatandaşımızın sağlık hizmetine temas ettiği ilk noktanın ‘aile hekimi’ olmasını istiyoruz. Önceliğimiz, hastalanmadan vatandaşlarımızın sağlığını koruyabilmektir.”

– “Aile hekimlerimiz müsterih olsunlar”

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürüttüğü dönemde nitelikli bir Aile Sağlığı Merkezi konsepti üzerine çalıştıklarını, Türkiye’nin ilk kurumsal kimliğine sahip aile hekimliklerini Sağlık Bakanlığının bütçesi ile İstanbul’da o dönem hayata geçirdiklerini anımsatan Memişoğlu, aile hekimliğinin fiziki altyapısının oluşturulmasının yanında entegre sağlık hizmetleri zinciri içerisinde bu yapının işlevsel olarak yapılandırılmasının da önem taşıdığına dikkati çekti.

Bakan Memişoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sağlık çalışanlarımızın memnuniyetinin, aynı zamanda sağlık hizmeti alan hastalarımızın memnuniyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu biliyoruz. Bu noktada aile hekimlerimiz müsterih olsunlar. Zira bu çalışma ile eş zamanlı olarak hem sağlık çalışanlarımızın hem de sağlık hizmeti alan vatandaşlarımızın memnuniyetini amaçlıyoruz ve daha nitelikli hizmet sunmayı hedefliyoruz.

Yeni düzenlemeyle hekim başına düşen hasta sayısını azaltarak vatandaşlarımıza aile hekimliklerince ayrılan süreyi artırıyoruz, kronik hastalık ve kanserlere yönelik tarama ve izlemlerin etkin yapılmasını teşvik ediyoruz. Yeni düzenlemeyle birlikte her bir aile hekimimize kayıtlı vatandaş sayısını 4 binden 3 bin 500’e düşürdük. Bu sayede vatandaşlarımıza kaliteli hizmet sunmayı hedeflerken hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın memnuniyetini artırmayı amaçlıyoruz.”

“VATANDAŞLARIMIZ AİLE HEKİMLERİMİZE GÜVENSİNLER”

Söz konusu yönetmelik değişikliğiyle toplumun hastalık yüküne göre hizmet planlamasını yaptıklarını, özellikle kronik hastaların, 65 yaş ve üstü kişilerin etkin takibi ile hastalığın azaltılmasını ve akılcı ilaç kullanımının özendirilmesini amaçladıklarını belirten Memişoğlu, “Önümüzdeki aydan itibaren hem aile hekimlerimizin hem de vatandaşlarımızın birinci basamak sağlık hizmetinin verimliliği noktasında memnun kalacağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Memişoğlu, şöyle devam etti:

“Buradan aile hekimlerimize güvendiğimi ve inandığımı özellikle ifade etmek istiyorum. Aile hekimlerimiz, yeni yönetmelik hayata geçtikten sonra yine öneri ve taleplerini bize iletebilirler. Vatandaşlarımızdan tek bir isteğim var; sağlıkla alakalı herhangi bir endişeleri olduğunda akıllarına ilk olarak aile hekimlerimiz gelsin ve aile hekimlerimize güvensinler.

Bakan olarak ben de vatandaşlarımızın sağlığını öncelikle aile hekimlerimiz üzerinden takip ediyor olacağım. Sağlıkta değer bazlı bir yaklaşıma aile hekimliği üzerinden yeni bir başlangıç yaptığımızı da vurgulamak istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi en içten duygularımla selamlıyor ve Allah’a emanet ediyorum.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-memisoglundan-aile-hekimligi-aciklamasi/feed/ 0
Dünya böylesini ilk kez gördü! İsrail, Lübnan’daki tüm çağrı cihazlarını aynı anda patlattı, 2800 kişi yaralandı https://www.haber60.com.tr/dunya-boylesini-ilk-kez-gordu-israil-lubnandaki-tum-cagri-cihazlarini-ayni-anda-patlatti-2800-kisi-yaralandi/ https://www.haber60.com.tr/dunya-boylesini-ilk-kez-gordu-israil-lubnandaki-tum-cagri-cihazlarini-ayni-anda-patlatti-2800-kisi-yaralandi/#respond Tue, 17 Sep 2024 17:00:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/dunya-boylesini-ilk-kez-gordu-israil-lubnandaki-tum-cagri-cihazlarini-ayni-anda-patlatti-2800-kisi-yaralandi/ İsrail‘den Lübnan‘a siber saldırı düzenlendi. Çağrı cihazlarına sızan İsrail aynı anda cihazları patlatarak binlerce kişinin yaralanmasına neden oldu.

İSRAİL TÜM PAGER CİHAZLARA SIZDI

Lübnan resmi ajansı NNA’ya göre, İsrail’in “pager” isimli çağrı cihazlarına sızıp patlatması sonucu çok sayıda Lübnanlı yaralandı. NNA’da yer alan haberde, “Beyrut’un güney banliyöleri ile Lübnan‘ın birçok bölgesinde benzeri görülmemiş düşmanca bir güvenlik olayı yaşandı. İsrail tarafından yüksek teknoloji kullanılarak pager sistemleri patlatıldı ve çok sayıda yaralı olduğu, yaralıların hastanelere nakledildiği bildirildi.” ifadeleri kullanıldı.

İsrail'den siber saldırı! Lübnan'da çağrı cihazları aynı anda patladı, yaralılar var

ÇOK SAYIDA YARALI VAR

Lübnan‘da bazı çağrı cihazlarının, sahiplerinin üzerindeyken patladığı anlar sosyal medyaya yansıdı. Görüntülerde, çağrı cihazlarının sinyal vermesiyle sahipleri tarafından ellerine alındığı ve bu esnada infilak ettiği fark ediliyor. Yaralanan çok sayıda kişinin Hizbullah mensubu olduğu kaydedildi. Lübnan Sağlık Bakanı Firas el-Ebyad, “Ülkenin farklı bölgelerinde çağrı cihazlarının patlaması sonucu yüzlerce kişi yaralandı.” dedi.

İsrail'den siber saldırı! Lübnan'da çağrı cihazları aynı anda patladı, yaralılar var

TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARI GÖREVE ÇAĞRILDI

Lübnan Sağlık Bakanlığı, acil servislere gelen yüksek sayıda yaralılarla ilgilenmek için tüm sağlık çalışanlarına görev yaptıkları sağlık merkezine gitmeleri talimatı verdi. Lübnanlılardan kan bağışı yapmalarını talep eden Sağlık Bakanlığı, yollarda ambulanslara öncelik verilmesi çağrısı yaptı.

ÇAĞRI CİHAZI KULLANMAYIN ÇAĞRISI

Sağlık Bakanlığı, personelinden ve vatandaşlardan çağrı cihazları kullanmamasını istedi. Başkent Beyrut sokaklarında onlarca ambulansın hareketliliği gözlemlenirken Lübnan askerleri de kentteki kaos ve trafikteki yoğunluğu ortadan kaldırmak için caddelerde konuşlandı.

Dünya böylesini ilk kez gördü! İsrail, Lübnan'daki tüm çağrı cihazlarını aynı anda patlattı, 2800 kişi yaralandı

8 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, 2800 YARALI VAR

Lübnan Sağlık Bakanlığı, “Çağrı cihazlarının patlaması sonucu ülke genelinde 8 kişi hayatını kaybetti, 2800 kişi yaralandı” açıklamasında bulundu.

PATLAMALAR 30 DAKİKA DEVAM ETTİ

Lübnan’ın başkent Beyrut’un güney banliyölerinde, pek çok ambulansın bölgeye intikal ettiği görülürken, Hizbullah üyeleri ile sivil Lübnanlılar, patlamaların yaklaşık 30 dakika devam ettiğini belirtti.

Dünya böylesini ilk kez gördü! İsrail, Lübnan'daki tüm çağrı cihazlarını aynı anda patlattı, 2800 kişi yaralandı

PATLAMALAR, NETANYAHU’NUN GÜVENLİK YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞTÜĞÜ SIRADA YAŞANDI

İsrail basınında yer alan haberlere göre, Lübnan’da meydana gelen patlamalar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan’da Hizbullah ile gerilim artarken güvenlik güçleri yöneticileriyle üst düzey bir güvenlik görüşmeleri yaptığı sırada meydana geldi. Üst düzey güvenlik görüşmeleri, İsrail’in dün gece güvenlik kabinesininyaptığı toplantıda, savaş hedeflerini Hizbullah’ın attığı roketlerle ağır hasar gören kuzey sınırındaki kasabalardan tahliye edilen on binlerce İsraillinin geri dönüşünü de kapsayacak şekilde genişletme kararını onaylamasından birkaç saat sonra yapıldı.

Dünya böylesini ilk kez gördü! İsrail, Lübnan'daki tüm çağrı cihazlarını aynı anda patlattı, 2800 kişi yaralandı

“HİZBULLAH, İSRAİLLİ GÜVENLİK YETKİLİSİNİ ÖLDÜRECEKTİ ENGELLEDİK”

İsrail iç güvenlik teşkilatı, Hizbullah’ın önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği bildirilen eski bir üst düzey İsrailli güvenlik yetkilisini öldürme girişimini engellediğini açıkladı. Şin Bet yaptığı açıklamada, “Kamera ve Lübnan’dan Hizbullah tarafından aktive edilmesini sağlayacak bir mekanizma ile donatılmış patlayıcı bir cihaz” bulduğunu söylerken cihazı Hizbullah ile ilişkilendiren bir kanıt sunmadı.

HİZBULLAH: KARŞILIK VERECEĞİZ

Lübnan Hizbullahı, ülke genelinde mensuplarının kullandığı çağrı cihazlarının patlamasından İsrail’i sorumlu tutarak bu saldırıya karşılık vereceğini duyurdu. Lübnan Hizbullahı, yaptığı yazılı açıklamada, “yürüttükleri araştırma ve ellerindeki bilgilerin ışığında ülke genelinde sivilleri de hedef alan çağrı cihazlarının patladığı saldırıdan tamamıyla İsrail’i sorumlu tuttuğunu” kaydetti. Açıklamada, İsrail’in “bu günahkar saldırı için ister beklesin ister beklemesin hakkı olan cezayı alacağı” belirtildi.

İRAN’IN BEYRUT BÜYÜKELÇİSİ DE YARALILAR ARASINDA

İran’ın Beyrut Büyükelçiliği’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Büyükelçi Mojtaba Amani, hafif yaralandı ve genel durumu iyi” ifadeleri kullanıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dunya-boylesini-ilk-kez-gordu-israil-lubnandaki-tum-cagri-cihazlarini-ayni-anda-patlatti-2800-kisi-yaralandi/feed/ 0
Bağcılar’da Hasta İhmali Şikayeti https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-hasta-ihmali-sikayeti/ https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-hasta-ihmali-sikayeti/#respond Thu, 12 Sep 2024 16:00:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-hasta-ihmali-sikayeti/

Bağcılar’da özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde yaklaşık 5 ay tedavi gören palyatif hastası Mehmet Öğretmiş’in (58) bedeninde 19 bası yarası oluştu. Öğretmiş’in yaralarının ihmalkarlıktan oluştuğunu öne süren yakınları Sağlık Bakanlığı’na şikayette bulundu. Mehmet Öğretmiş’in oğlu İzzet Öğretmiş, “Hasta haklarına da gittik. ‘Bizim hastanemiz böyle, beğenmiyorsanız başka hastaneye götürebilirsiniz’ gibi bir açıklama yaptılar. Götürmek istediğimizde de sevki uygun değil diye kağıt verdiler. Babamı 5 ay boyunca ölüme terk etmişler’ dedi. Hastane ise konuyla ilgili açıklama yapmadı.

Yaklaşık 1 sene önce beyin kanaması geçiren 58 yaşındaki Mehmet Öğretmiş ameliyat oldu. Ameliyattan sonra ‘pıhtı atması’ yaşayan Öğretmiş, bakıma ihtiyacı olduğu için EsenyurtDevlet Hastanesi DH Palyatif Servisi’nde tedavi altına alındı. Durumu kötüleşen Öğretmiş yoğun bakım ihtiyacından dolayı Bağcılar’da özel hastaneye sevk edildi. İddiaya göre, yaklaşık 5 ay boyunca özel hastanede tedavi gören Öğretmiş’in bedeninin çeşitli yerlerinde, ‘yanlış ve eksik pozisyon verme’ nedeniyle toplam 19 adet bası yarası oluştu. Durumu fark eden hasta yakınları, hastane yönetimiyle görüştü. Hastane yönetiminden olumlu sonuç alamayan Öğretmiş’in yakınları, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Sağlık Bakanlığı’na şikayette bulundu. Mehmet Öğretmiş’in yakınları, yasal olarak yaraların oluştuğu hastanenin üstlenmesi gereken VAC tedavisinin, hastane tarafından yapılmasını bekliyor.

‘5 AY BOYUNCA 19 ADET YATAK YARASI OLUŞTU’

Babasının tedavi süreciyle ilgili konuşan İzzet Öğretmiş, “Babam Mehmet öğretmiş, Esenyurt Devlet Hastanesi’nde yoğun bakım ihtiyacı oldu, bu yoğun bakım ihtiyacından dolayı Bağcılar’da özel bir hastaneye sevkini gerçekleştirdik. Bu hastanede babam beş ay boyunca yattı. Bu yatış sırasında biz iki günde bir görüşe gidiyorduk, fakat sürekli üstü örtülüydü ve bize kesinlikle üstünü açmamamız gerektiğini söylediler. Bizim bu yaralardan kesinlikle haberimiz yoktu. Daha sonra topuğunda bir yara gördük ve bu yaradan dolayı doktorla görüştük. Bu yaraların neden oluştuğunu, pozisyon kaç saat arayla verdiklerini vs. sorduk. Böyle bir defter tutmadıklarını, orada çalışan bir hemşire dedi, ‘Saat 10.00’da verdik, bir de saat 2.00’de verdik’ diye. 4 saatte 1 pozisyon verilmiş ama biz daha uzun süre pozisyon verilmediğini öğrendik, çünkü babamın bu beş ay boyunca 19 adet yatak yaraları oluştu. Şöyle bir tane sırtında 25 santim iki santim derinliğinde dördüncü evrenin de üstünde tanımlanamaz evre, sağ sol kalça, ayaklar toplamda 19 adet bası yarası. Bu yaralarla ilgili biz yara bakım ekibi ile görüştük, vakum tedavisi yapılması gerektiğini öğrendik. Fakat bu vakum tedavisinin bu yaraları oluşturan yoğun bakımın üstlenmesi gerektiğini, hastanenin üstlenmesi gerektiğini öğrendik” dedi

‘BAŞHEKİM YARDIMCISI GÜLEREK YARALARIN NORMAL OLDUĞUNU SÖYLEDİ’

Konuyla ilgili hastane yönetimiyle görüştüklerini belirten Öğretmiş, “Hasta haklarına da gittik. ‘Bizim hastanemiz böyle, beğenmiyorsanız başka hastaneye götürebilirsiniz’ gibi bir açıklama yaptılar. Götürmek istediğimizde de sevki uygun değil diye kağıt verdiler. Kesinlikle o hastaneden çıkamayacağımızı söylediler. Babamı beş ay boyunca bu hastanede ölüme terk etmişler. Pozisyon verilmiş ama eksik ve yanlış pozisyon verilmiş; mesela sağ tarafa yatırılmış bırakılmış sağ taraf yara olmuş, sol tarafa yatırılmış bırakılmış sol taraf yara olmuş. Bununla ilgili bakım tedavisi istediğimizi de söyledik. Daha önce işte bu yaraları gördükten sonra Sağlık Bakanlığı’na şikayette bulunduk. Sağlık Bakanlığı bununla ilgili inceleme başlattı, savunma istemiş hastaneden. Hastanenin yazdığı savunmada, babam 90 kiloydu yoğun bakıma gitmeden önce 45 kiloya düşmüş. Onunla ilgili burada devlet hastanesinin karşıladığı mamalar vardı, bu mamaların verilmediğini, daha ucuz mamalar kullanıldığını öğrendik. Kendileri burada bize reçete yazdılar, bu reçeteyle özel olduğu için biz kendi imkanlarımızla beş ay boyunca bu mamadan alıp takviye olarak verdik ama bu mamanın da verilmediğini düşünüyoruz, kilo kaybı yine devam etti. Bununla ilgili başhekim yardımcısı Ahmet Kayhan Şen, babamın yaralarını gösterdiğimde, dalga geçer şekilde gülerek, bu yaraların normal olduğunu, hastanelerinin çok üst düzey bir hastane olduğunu, zaten kendilerinin Sağlık Bakanlığı’na savunma yaptıklarını, yine istersek şikayette bulunabileceğimizi ama elimize bir şey geçmeyeceğini, gerekli savunmayı yine yaparız dediler. Aynı dalga geçerek, gülerek yaptılar bunu” şeklinde konuştu. Hastane iddialara cevap vermedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bagcilarda-hasta-ihmali-sikayeti/feed/ 0
Sağlık Bakanlığı’ndan erken yaşta teknoloji bağımlılığıyla ilgili açıklama https://www.haber60.com.tr/saglik-bakanligindan-erken-yasta-teknoloji-bagimliligiyla-ilgili-aciklama/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakanligindan-erken-yasta-teknoloji-bagimliligiyla-ilgili-aciklama/#respond Wed, 11 Sep 2024 00:10:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/saglik-bakanligindan-erken-yasta-teknoloji-bagimliligiyla-ilgili-aciklama/ Sağlık Bakanlığı'ndan erken yaşta teknoloji bağımlılığıyla ilgili açıklama

Günümüzde her iki ebeveynin de çalışması, çocuklarla yeterli ve kaliteli zaman geçirebilmelerine engel olabiliyor..

Aileler dinlenmek istediği için de çocukları televizyon, bilgisayar, tablet ve telefon ekranlarına yönlendiriyor. Ne yazık ki, çocuklarda ekran bağımlılığı gelişimlerini engelleyen faktörlerin başında geliyor..

Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’ndan bir açıklama geldi.

Bakanlığın teknoloji bağımlılığı hakkında yaptığı yazılı açıklamada, her yıl 3-9 Eylül’ün “Halk Sağlığı Haftası” olarak belirlendiği, hafta boyunca halk sağlığı konularında toplumu bilgilendirmeye ve farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar yapıldığı hatırlatıldı.

Bu yıl Halk Sağlığı Haftası’nın ana temasının “Sağlığını Erteleme, Harekete Geç” olarak belirlendiği aktarılan açıklamada, ana tema kapsamında her gün ayrı ayrı konular çerçevesindeki etkinliklerle toplumun bilgilendirilmesi ve farkındalık oluşturulması hedeflendiği kaydedildi.

Açıklamada, Halk Sağlığı Haftası’nın dördüncü gününe tekabül eden 6 Eylül’ün konusunun ise “Ekranı Değil, Hayatı Yaşa” olarak belirlendiği bildirildi.

“EKRAN KARŞISINDA YALNIZ BIRAKILAN ÇOCUKTA GELİŞİMSEL GERİLİK”

Bebeklik ve erken çocukluk dönemi olan 0-6 yaşın beyin gelişimi, dil ve konuşma gelişimi, sosyal beceri gelişimi, güvenli bağlanma ilişkisi gelişimi, sağlıklı iletişimsel ve sosyal davranışların gelişimi açısından çok önemli bir dönem olduğuna dikkat çekilen açıklamada, özellikle 3 yaştan küçük çocukların anne ve babayla karşılıklı sosyal etkileşimde bulunmasının çocuğun dil, bilişsel ve motor becerilerinin, sosyal ve duygusal gelişiminin desteklenmesi açısından oldukça gerekli olduğu kaydedildi.

Açıklamada, “Bu dönemde çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olarak anne babaların çocuklarıyla sevgi ve bağlılığı güçlendirecek oyunlar oynaması, onlara masal anlatması, kitap okuması, şarkı, ninni söylemesi çocuğun zekasını, hayal gücünü, iletişimini ve yaratıcılığını geliştirir.” bilgisi verildi.

Bilimsel olarak 3 yaş altındaki çocukların teknolojiden ve internetten kendi başlarına bir şey öğrenmelerinin mümkün olmadığı kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Bebeklik ve erken çocukluk döneminde, ebeveynlerinin açıklamaları olmadan ekran aracılığıyla verilen bilginin öğrenilmesi mümkün değildir. Çocuğun ekran karşısında yalnız başına bırakılması sonucunda çocukta gelişimsel gerilikler ortaya çıktığı bilimsel olarak ispatlanmıştır.

“4-6 YAŞ ARASI DÖNEMDE TEKNOLOİ KULLANIMI EBEVEYN EŞLİĞİNDE OLMALI”

Toplum temelli çalışmalarda, 0-6 yaş aralığına tekabül eden bebeklik ve erken çocukluk döneminde, uzun süre televizyondan, tabletten ve telefondan içerik seyretmenin çocukta dil, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişim alanlarında gecikmelere yol açtığı görüldüğü bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

Bu gelişimsel sorunlar da ileri çocukluk döneminde, zihinsel esneklik, empati ve dürtü kontrolü fonksiyonlarının olumsuz gelişmesinde risk faktörleridir.

Öte yandan 4-6 yaş arası dönemde teknoloji kullanımının mutlaka ebeveyn eşliğinde olması ve günde en fazla 20-30 dakika ile sınırlı olması gerekmektedir.

GÜNDE EN FAZLA 20-30 DAKİKA İZLEMELİ

Açıklamada, özellikle okul çağındaki çocukların ve gençlerin problemli bilişim teknolojileri kullanımının sosyal ilişkilerin olumsuz yönde etkilenmesine, aile bağlarının zayıflamasına, akademik başarının veya iş başarısının düşmesine neden olabildiği aktarıldı.

Bununla birlikte teknolojiye hızlı ve rahat erişim imkanının kumar bağımlılığının gelişme riskini de artırdığı belirtilerek, şöyle devam edildi:

Öte yandan teknolojinin ve internetin eğitim ve bilgi sağlama amaçlarıyla kullanılmasının aşırı ve zararlı kullanımı azaltabileceği saptanmıştır. Anne babaların çocuklarıyla birlikte sosyal ortamlarda kaliteli vakit geçirmesi, çocukların ve gençlerin yetenek ve becerilerinin sportif ve sanatsal faaliyetlerle desteklenmesi onların çok yönlü gelişimleri açısından faydalı olacaktır.

Açıklamada, bunların yanı sıra anne babaların ve hatta toplumun tamamının bilişim teknolojilerini bilinçli, güvenli ve etkin kullanmasının sağlanması için 0-3 yaş arası çocukların kesinlikle ekranla tanıştırılmaması, 4-6 yaş arası çocuklarını teknolojiyle tanıştırmayı isteyen anne babaların, kendilerinin çocuklarına eşlik etmesi koşuluyla ve çocuğun yaşına ve gelişimine uygun bir içerikle ve günde en fazla 20-30 dakikayı geçmeyecek sürede çocuklarına teknolojiyi kullandırması tavsiyelerine yer verildi.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakanligindan-erken-yasta-teknoloji-bagimliligiyla-ilgili-aciklama/feed/ 0
Maymun çiçeği yeniden hortladı https://www.haber60.com.tr/maymun-cicegi-yeniden-hortladi/ https://www.haber60.com.tr/maymun-cicegi-yeniden-hortladi/#respond Wed, 28 Aug 2024 15:05:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/maymun-cicegi-yeniden-hortladi/ Kovid 19’dan sonra maymun çiçeği yeniden hortladı. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Yönetim Kurulu Üyesi ve Bilim Eğitim Komisyonu Sorumlusu Dr. Zeynep Özsevimli, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (Africa CDC), salı günü maymun çiçeği (monkeypox/ Mpox) virüsünün kıta genelinde yayılması nedeniyle halk sağlığı açısından acil durum ilan ettiğini belirtti.

2-4 HAFTA SÜRÜYOR
Maymun çiçeği virüsünün, daha çok orta ve batı Afrika’da rastlanılan, Orthopoxvirüs cinsine ait, insanlara genellikle enfekte bir kişi veya hayvanın cilt lezyonları ya da vücut sıvılarıyla doğrudan teması sonucu bulaşan zoonotik bir hastalık olduğunu söyleyen Dr. Özsevimli, dünyanın bu virüsün adını 2022 salgınıyla birlikte duyduğunu, genellikle 2-4 hafta süren belirtileri olan ve kendi kendini sınırlayan bir hastalık olduğunu açıkladı.

ÜLKEMİZDE VAKA YOK
Dr. Özsevimli, dünyada ve Türkiye’deki durumu şöyle değerlendirdi: “1 Ocak 2022’den 31 Mart 2024’e kadar, 117 ülkeden DSÖ’ye 185 ölüm dahil olmak üzere toplam 95 bin 226 laboratuvarca doğrulanmış mpox vakası bildirilmiştir. 2024 Mart ayında toplam 466 yeni vaka bildirilmiş olup bu sayı bir önceki ay bildirilen yeni vaka sayısına göre düşüşü temsil etmektedir. Mart 2024’te en çok vaka Afrika Bölgesi’nden bildirilmiştir. Resmi açıklamalara göre maymun çiçeği virüsünün 2022 yılında Türkiye’de 1 kişide görüldüğü açıklanmıştı ancak şu an için Türkiye’de bildirilmiş bir maymun çiçeği vakası bulunmamaktadır.”

ATEŞ VE KAS AĞRISI EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ
Maymun çiçeğinin Mpox adlı virüsün neden olduğu, kaşıntılı deri döküntüsüyle ortaya çıkan, ateşe neden olan bir hastalık olduğunu belirten Dr. Özsevimli, şunları söyledi: “Daha Kovid-19 etkileri atlatılamamışken, Afrika maymun çiçeği virüsü nedeniyle acil durum ilan etti. Hastalık, Afrika’da pandemi haline geldi. Deri döküntüsü, ateş, lenf düğümlerinde şişme, kas ağrıları ve solunum problemleri gibi belirtiler gösteriyor. Döküntüler genellikle yüz, eller, ayaklar ve ağızda ortaya çıkıp, bir süre sonra içi sıvı dolu lezyonlara dönüşüyor.”

NASIL BULAŞIYOR?
DR. Özsevimli, maymun çiçeği virüsünün, insandan insana, bazen de hayvanlardan bulaşabilen bir virüs olduğunu da belirterek “Yakın temas ve cinsel yolla bulaşıyor. Virüsün yayılımında rolü olan hayvan konakları, kemirgenler ve primatlardır. Genellikle 2-4 hafta süren belirtileri olan ve kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır. Özel bir tedavisi bulunmayan maymun çiçeği virüsü için kullanılan ilaçlar ise virüsün meydana getirdiği semptom ve şikayetleri hafifletmeye yönelik” dedi.

107 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ
Hastalığınyalnızca batı ve orta Afrika ülkelerini değil, az sayıda da olsa geri kalan ülkeleri de etkilediğini, bu nedenle küresel önemi olan bir hastalık olarak kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Özsevimli, 107 ülkeden vaka bildirildiğine, 89’unun daha önce vaka görülmeyen ülkeler olduğuna dikkat çekti.

ÇİÇEK AŞISI İLE KORUNMAK MÜMKÜN
2019‘da maymun çiçeğinin önlenmesi amacı ile ABD Gıda ve İlaç Ajansı (FDA) ve Avrupa İlaç Ajansından (EMA) kullanım onayı aldığını belirten Dr. Özsevimli, “Bununla birlikte aşı kısıtlı olarak ulaşılabilir durumdadır. Klinik kullanımı iki doz (deri altına) şeklindedir. Öncesinde çiçek aşısı olanlar hastalığı daha hafif geçirir ya da hastalıktan korunabiliyorlar” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/maymun-cicegi-yeniden-hortladi/feed/ 0
En önemli ‘okul hazırlığı’ sağlık taraması https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/ https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/#respond Wed, 28 Aug 2024 15:05:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/ Okul başlamadan önce yapılacak sağlık kontrollerinin yalnızca altta yatan sağlık sorunlarını belirlemekle kalmadığını, aynı zamanda iyi alışkanlıkların edinilmesini de beraberinde getirdiğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih Ay, çocukların okula hazırlanma sürecinde yapılması gerekenleri anlattı.

GÖRME TESTİ
Okul öncesi yapılması gereken kontrollerin belki de en önemlisinin görme ve işitmenin değerlendirilmesi olduğunu belirten Uzm. Dr. Ay, “Görme ve işitme problemi olan çocuklar potansiyeli olsa bile derslerinde başarısız olabilirler. Bunun sonucunda okula karşı ilgisizlik ve okula gitmeme isteği olabilir. Kolaylıkla yapılacak muayene ile tüm bu sorunların önüne geçilebilir” dedi.

DİŞ KONTROLLERİNİ AKSATMAYIN
Görme ve işitmenin yanında diş problemlerinin de çocuklarda öğrenmeyi ve derslere karşı ilgiyi azaltabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ay, “Okul öncesi mutlaka diş muayenesi de yaptırılmalı, dişlerin düzenli fırçalanmasına özen gösterilmelidir” dedi.

AŞILARI TAM OLSUN
Çocuklar okula başladıklarında ilk defa bu kadar kalabalık ortama girecekleri için enfeksiyon hastalıklarının sık görülmesi ve yayılmasının kolay olabileceğini belirten Uzm. Dr. Ay, “Bu yüzden Sağlık Bakanlığı’nın rutin aşı takviminde olan aşılar eksiksiz uygulanmalı; astım, diyabet, kalp hastalığı gibi kronik hastalığı olan çocuklara mevsimsel grip aşısı yapılmalıdır” diye konuştu.

KAN DEĞERLERİNE BAKTIRIN
Çocuklarda zeka gelişimini etkileyen demir değerinin, okul öncesi dönemde kontrol edilmesi ve eksiklik durumunda tedavi planlanması yapılması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Ay, “Beyin fonksiyonlarının doğru çalışması ve büyüme-gelişme için gerekli olan başlıca D vitamini, B12, çinko gibi vitamin ve minerallerin düzeyine bakılmalıdır. Tam idrar tahlili ve dışkıda parazit gibi incelemeler yapılmalı, kan kolesterol düzeyleri kontrol edilmeli ve tansiyon ölçümü yapılmalıdır. Tansiyon önemsiz gibi görünse de çocukluk çağında görülebilmektedir” dedi.

SAĞLIKLI BESLENME
Okul döneminde bağışıklığı güçlendirmek için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ay, şu önerilerde bulundu:
Güne mutlaka kahvaltı öğünü ile başlanmalı.
Paketli gıdalardan uzak durulmalı.
Gün içerisinde kuru ve taze meyve, özellikle probiyotik içeren yoğurt, kefir gibi süt ürünleri tüketilmelidir.
Beslenmede protein, yağ, karbonhidrat dengesi yaşına uygun olarak ayarlanmalı.
Gün içerisinde yeterli miktarda su içilmeli, asitli içecek ve hazır meyve sularından uzak durulmalıdır.

SAĞLIKLI UYKU
Uykunun, günlük işlevlerin yerine getirilmesi için gerekli olmakla beraber gelişimin her döneminde çok önemli rol oynadığına dikkat çeken Uzm. Dr. Ay, şöyle dedi: “Yetersiz ve kalitesiz uyku gün içinde uykulu hissetmeye neden olur. Öğrenme, hafıza ve dikkat üzerinde olumsuz etkileri olur. 3-5 yaş çocukların günde 10-12 saat, 6-13 yaş çocukların günde 9-11 saat uyuması gerekmektedir.”

EL HİJYENİ ÇOK ÖNEMLİ
Enfeksiyonları önlemenin en önemli kriterinin hijyen kurallarına uymak olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Ay, “Enfeksiyonların büyük çoğunluğu çocukların ellerini ve kirli materyalleri ağızlarına götürdükleri için olur. Bu nedenle çocuğa yemekten önce ve sonra, tuvaletten çıkarken ellerini en az 20 saniye süre ile su ve sabun ile yıkaması öğretilmelidir. Kişisel hijyene dikkat edilmeli, hasta olan çocuklar okula gönderilmemelidir” dedi.

KAYGI BOZUKLUĞUNA NEDEN OLABİLİR
KLİNİK Psikolog Gamze Gülsoy, okul reddine dikkat çekerek, bunun birçok ebeveynin karşılaştığı ciddi bir sorun olduğunu söyledi. Gülsoy, “Okul reddi, özellikle 4 ila 17 yaş arası çocuklarda ve gençlerde yaygın olarak görülen, kaygı ve korku gibi duygusal nedenlerden veya davranış problemlerinden kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, okula devam etmeme ya da okuldan ayrılma gibi davranışlarla kendini gösterebilir” dedi. Gülsoy, okul reddinin müdahale edilmediği takdirde daha büyük bir soruna dönüşebileceğini de belirterek, şunları söyledi: “Çocukların sabahları okula gitme konusunda yoğun direnç göstermeleri, öfke nöbetleri geçirmeleri ya da okula gitmekle ilgili aşırı sıkıntı yaşamaları durumunda, ailelerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları gerekir.” Gülsoy, çocukların okula uyum sağlaması için oryantasyon sürecine dikkat edilmesi gerektiğinin de altını çizerek, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: “Örneğin, okula hazırlık aktiviteleri yapmak, ailece okul alışverişine çıkmak ve okulla ilgili konuşmalarda dikkatli olmak.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/en-onemli-okul-hazirligi-saglik-taramasi/feed/ 0
Türkiye’de Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu 6 Kişide Tespit Edildi https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bati-nil-virusu-enfeksiyonu-6-kiside-tespit-edildi/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bati-nil-virusu-enfeksiyonu-6-kiside-tespit-edildi/#respond Thu, 22 Aug 2024 18:47:52 +0000 https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bati-nil-virusu-enfeksiyonu-6-kiside-tespit-edildi/ (ANKARA) – Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de 2010 yılından beri görülen Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu’nun 2024 yılında 6 kişide tespit edildiğini duyurdu.

Sağlık Bakanlığı, Batı Nil Virüsü ile ilgili bu akşam resmi X hesabından açıklama yaptı. Enfeksiyonun virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaştığı belirtilen açıklamada, “Hastalık genelde mevsimsel olup yaz boyunca ve sonbaharın erken dönemlerinde görülmektedir. Hastalık, kişiden kişiye doğrudan bulaşmamaktadır” denildi.

Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:

“Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu, virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaşan viral bir hastalıktır. Hastalık genelde mevsimsel olup yaz boyunca ve sonbaharın erken dönemlerinde görülmektedir. Hastalık, kişiden kişiye doğrudan bulaşmamaktadır. Ülkemizde 2010 yılından itibaren görülen Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu 2024 yılında 6 kişide tespit edilmiştir. Hastalarımızın takip ve tedavilerine devam edilmektedir. Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte ve süreç hassasiyetle takip edilmektedir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-bati-nil-virusu-enfeksiyonu-6-kiside-tespit-edildi/feed/ 0
Tuz tüketiminde 5 gramı aşmayın! https://www.haber60.com.tr/tuz-tuketiminde-5-grami-asmayin/ https://www.haber60.com.tr/tuz-tuketiminde-5-grami-asmayin/#respond Mon, 19 Aug 2024 04:55:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/tuz-tuketiminde-5-grami-asmayin/ Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Seda Tarakçı, tuzun vücudumuzda yarattığı tahribatlara dikkat çekti. Uzm. Dr. Tarakçı, şu bilgileri verdi: “Ülkemizde 2008’de Türkiye Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından 14 ilde bin 970 kişi üzerinde yapılan ve SALTurk adı verilen çalışmada; tuz tüketiminin ortalama 18 gr/ gün olduğu görülmüştür. Önerilerin 3 katı olan tuz tüketimi, Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirmiş ve ‘Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı’nın başlamasına neden olmuştur. Öncelikle ekmeklerin tuzu azaltılmış, daha sonra peynir, salça gibi işlenmiş besinlerin tuzunun azaltılması, toplu beslenme yapılan yerlerdeki menülerde gerektiği kadar tuz kullanımına gidilmesi, masalardan tuzluğun uzaklaştırılması gibi önlemler alınmıştır. SALTurk çalışması 2012’de tekrar edilmiş ve tuz tüketiminin 15 g/güne düştüğü görülmüştür. 2017 çalışmasına göre ise günlük kişi başı tuz tüketiminin 10.2 gr/gün olduğu saptanmıştır. Bu değer Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerdiği günlük tüketim miktarının 2 katıdır.”

1 ÇAY KAŞIĞI KADAR TUZ
DSÖ’nün günlük kişi başı tuz tüketimini 5 gramın altında önerdiğini söyleyen Uzm. Dr. Tarakçı, şu uyarılarda bulundu: “Bu miktar, bir çay kaşığına denk gelmektedir. Günlük olarak tüketilmesi önerilen bu miktar; gün içinde tüm besinlerimizle aldığımız tuzu (sodyumu) da kapsamaktadır. Tuz tüketimi 5 gramı aşmamalıdır. Tüketilen tuz iyotlu olmalıdır.”

TUZ TÜKETİMİNİ AZALTMAK İÇİN ÖNERİLER
UZM. Dr. Tarakçı, aşırı tuz tüketimini azaltmak için şu önerilerde bulundu:
Yemek hazırlama, pişirme ve tüketimi sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin bileşiminde sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir.
Masada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve masadan tuzluk kaldırılmalıdır.
Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, yaprak salamurası vb. yiyecekler hazırlarken yüksek miktarda tuz kullanımından kaçınılmalıdır.
Salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir.
Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir.
Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir.
Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek, mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmelidir.
Tuz yerine doğal lezzet arttırıcı soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber kullanılmalıdır.

AŞIRI TUZ İÇEREN BESİNLER
UZM. Dr. Tarakçı, aşırı tuz içeren besinleri şöyle sıraladı:
Hazır soslar: Soya, ketçap, barbekü, tartar, hardal, makarna vb. soslar.
Atıştırmalık ürünler: Cips, tahıl bazlı bar, meyve bazlı bar, patlamış mısır.
Tuzlanmış kuru yemişler: Fındık, fıstık, ceviz, badem, leblebi, kabak ve ayçiçeği çekirdeği.
Siyah ve yeşil zeytin, sebze turşuları, balık konserveleri, tuzlanmış veya salamura edilmiş et ve balık ürünleri.
Aromalı-aromasız, gazlı ve gazsız mineralli içecekler
Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, yaprak salamurası gibi besinler.

İNME VE KALP HASTALIKLARININ NEDENİ
ÇOK fazla tuzun, kan basıncını artırarak (hipertansiyon) inme ve kalp hastalığı riskini yükselttiğini söyleyen Uzm. Dr. Tarakçı ,”İnme ve kalp hastalıkları da dünya çapında en önemli ölüm ve sakatlık nedenleri arasında gösterilmektedir. Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme Rehberi’ne göre; aşırı tuz (sodyum) tüketimi, kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, hipertansiyon, inme, osteoporoz ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olabilmektedir” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tuz-tuketiminde-5-grami-asmayin/feed/ 0
Küreselciler düğmeye bastı mı? https://www.haber60.com.tr/kureselciler-dugmeye-basti-mi/ https://www.haber60.com.tr/kureselciler-dugmeye-basti-mi/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:47:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/kureselciler-dugmeye-basti-mi/ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), son günlerde Afrika vaka sayısında ciddi artış olan Maymun Çiçeği hastalığı için tüm dünyada acil durum ilan etti.
DSÖ verilerine göre Afrika’da, Ocak ayından 8 Ağustos’a kadar 13 Afrika ülkesinde 2 bin 822 kişi virüse yakalandı, 14 bin 719 şüpheli vaka kayda geçti.
Ayrıca 517 kişi de hayatını kaybetti.
Hastalık enfekte hayvanların ısırıkları veya tırmalamaları, enfekte hayvanların kanı, vücut sıvıları veya döküntüleri ile doğrudan temas yoluyla bulaşabilir.

Ama asıl tehlike insanlar arasında bulaşmanın daha kolay olması: Solunum yolu damlacıkları, vücut sıvıları veya enfekte döküntüler ile doğrudan temas yoluyla olabiliyor.
Sağlık Bakanlığı, Türkiye’de Maymun Çiçeği hastalığının görülmediğini, bu yüzden kısıtlama ve ek tedbir ihtiyacının bulunmadığını açıkladı.
Ama Kovid-19 salgının ülkemizde nasıl hızla yayıldığını tecrübe ettik. Bugün olmayan yarın olabilir!
Elbette Sağlık Bakanlığı tedbirlerini almaya başlamıştır.

CEYHAN’SIZ OLMAZ!
Bir salgın tehlikesi varsa Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’sız olmaz!
Koronavirüs salgını bittikten sonra köşesine çekilen, kamuoyunun unuttuğu Prof.
Dr. Mehmet Ceyhan, dün maymun çiçeği virüsünün koronavirüsten daha ölümcül olduğunu öne sürdü!
Ceylan küllerinden doğduğuna göre Maymun Çiçeği’ni yakın zamanda ülkemizde de görebiliriz! Sosyal medyada daha şimdiden “Küreselciler düğmeye bastılar”, “Bill Gates, George Soros devrede”, “Yine kapanma, maske ve aşı şartı getirip halka zulüm edecekler” yorumları görülmeye başlandı.
En çok şu yoruma güldüm: “Zaten geçen sefer herkese çip takmadılar mı? Düğmeye bas istediğini yaptır insanlara.”
Yine başa mı dönüyoruz bilmiyorum ama dünyaya korku pompalanmaya başlandı!
Çip takma hikâyesi bana komik geliyor. Komplo teorilerini sevmem. Ancak Maymun Çiçeği küresel bir salgına dönüşse bile bu sefer insanları kolay kolay kapatamazlar, maske taktıramazlar, aşı yaptıramazlar gibime geliyor!
Peki, küreselcilerin asıl planı, beklentileri de Maymun Çiçeği’nin umursanmaması olabilir mi?
İşte komplo teorileri böyle bir şey! Sonu gelmez! Bir bulaştı mı beyinden çıkmaz!

***

PERİBACALARI SKANDALI!
BIR giyim markası, reklam çekimleri için Nevşehir’in Avanos ilçesindeki Peribacalarına kimyasal maddeler kullanarak pamuk yapıştırdı.
Jandarma ekipleri çekimlere müdahale etti. Çalışmaları yapan kişiler hakkında tutanak tutuldu.
Ayrıca firmanın çalışmaları kaya oyma ve yapıya zarar verme gerekçesiyle durduruldu.
Pamuk deyip geçmeyin!

Kimyasal madde püskürtülerek yapıştırılan elyaf ve pamuk Peribacalarına zarar vermiş!
Bu skandaldan giyim markasının haberi olmamış olabilir. Reklam ajansı ve çekim için mekân tasarımı yapanlar bu işten sorumlu olabilir!
Bu tarz çekimler dünyadaki belli başlı tarihi alanlarda da yapılıyor ama çekim aşaması sıkı denetleniyor.
Bizde çekime izin verip, sonrasında takip etmeyenler bence skandalın asıl sorumluları.
Tüm dünyanın yakından görmek için yarışa girdiği, ülkemizin kıymetli turizm hazinesi Peribacalarını bile koruyamıyorsak vah halimize!

***

SAHTE YORUMLARA CEZA
SAHTE çevrimiçi ürün incelemeleri ABD’de resmen yasaklandı.
Özellikle sahte olumlu veya olumsuz yorumlar yazdırarak haksız rekabet yaratmak isteyen işletmelere ciddi yaptırımlar uygulanacak.
Yasa, ayrıca içeriden yapılan incelemeler, şirket tarafından kontrol edilen inceleme siteleri ve sahte sosyal medya etkileşimleri gibi çeşitli aldatıcı yöntemleri de kapsıyor.

ABD’li tüketiciler için güzel bir gelişme.
Günümüzde alışveriş artık internetten yapılıyor. Ve ürünlerle ilgili yorumlar, ürün inceleme videoları büyük önem taşıyor.
Bu restoran, otel, spor salonu, sinema vs. işletmeler için de geçerli.
Bir ürün ya da yer hakkında yapılan yorumlar tüketicilerin kararlarını etkiliyor.
Parayla yazdırılan sahte olumlu yorumlar da tüketicileri aldattığı için büyük sorun!
Bazı şirketler sırf rakiplerine zarar vermek için inandırıcı olumsuz yorum yazmaları, düşük puan vermeleri vs. için editörler çalıştırıyor!
Haksız yere yazılmış kötü yorumlar yüzünden zarar gören işletmeler, şirketler var.
Umarım Türkiye’de de sahte yorum ve içerik videolarını engelleyecek ABD’dekine benzer bir uygulama hayata geçirilir.

***

SÜREKLİ YALAN SÖYLEYENLERE KÖTÜ HABER
JUSTINE Moore adlı bir X kullanıcısı ChatGPT’ye kendisinin dört fotoğrafını yükleyerek boyunu tahmin etmesini istedi.
Bununla kalmadı, arkadaşlarının fotoğraflarıyla da ChatGPT’yi test etti.
Mashable Türkiye’nin haberine göre ChatGPT’nin tahminleri kişilerin boylarını +/- 2.5 santimetre yanılma payıyla tutuyor.
Habere göre yapay zekâ fotoğraflardan boyu tahmin ederken kişinin görüntüsü dışında fotoğrafta yer alan eşya, bitki, yapı vs. nesnelerin boyutlarını da hesaba katarak gerçek boy ölçüsünü büyük oranda tutturuyor!

Özellikle erkekler sosyal medyada flört ederken boy uzunluklarını gerçekte olandan daha yüksek söylüyorlar!
Elbette yüz yüze tanışınca gerçek ortaya çıkıyor.
Artık yapay zekâ sayesinde kadınlar yüz yüze görüşmeden önce erkeklerin boyunu öğrenebilecek! Tabii bu kadınlar için de geçerli.
İnsanlar yaşını da genelde yalan söylüyor!
Yapay zekâ insanların yaşını da doğru tahmin edebilir diye düşünüyorum.
Boy ya da yaş konusunda yalan söylemek insanların karakteri hakkında ipucu verdiği için ChatGPT ilk buluşmalardaki hayal kırıklığı oranı düşürebilir.
Artık boy konusunda yalan söyleyenler için dürüst olma vakti geldi. Yapay zekâ futboldaki ‘VAR’ sistemi gibi devreye girebilir ve anında kırmızı kart görebilirsiniz!

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kureselciler-dugmeye-basti-mi/feed/ 0
CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi: AKP Uyuşturucu ile Mücadele Etmiyor https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gamze-akkus-ilgezdi-akp-uyusturucu-ile-mucadele-etmiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gamze-akkus-ilgezdi-akp-uyusturucu-ile-mucadele-etmiyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 08:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21291 CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Uyuşturucu yaşı ilkokul seviyelerine düşmüşken, okul önlerinde uyuşturucu satılırken Sağlık Bakanlığı ‘Erişkinlere Yönelik Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmetleri’ kaleminden hem tasarruf yapıyor hem de, bağımlılıkla ilgili hiçbir çalışma yapmıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı da ‘Gençlere Yönelik Bağımlılıkla Mücadele’ programında tasarrufa gidiyor ve bu bütçenin de anca yarısını kullanıyor. AKP uyuşturucu ile mücadele etmiyor” dedi.

Gamze Akkuş İlgezdi, Sağlık Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın uyuşturucuya bağımlılığın önlenmesi bütçesinden tasarruf edilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. İlgezdi, açıklamasının devamında şu görüşlere yer verdi:

“Uyuşturucu yaşı ilkokul seviyelerine düşmüşken, okul önlerinde uyuşturucu satılırken Sağlık Bakanlığı ‘Erişkinlere Yönelik Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmetleri’ kaleminden hem tasarruf yapıyor hem de, bağımlılıkla ilgili hiçbir çalışma yapmıyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı da ‘Gençlere Yönelik Bağımlılıkla Mücadele’ programında tasarrufa gidiyor ve bu bütçenin de anca yarısını kullanıyor. AKP uyuşturucu ile mücadele etmiyor

Bağımlılıkla mücadele için ayrılan ‘Bağımlılığın Önlenmesi’ bütçesinden tasarruf etmenin hiçbir mantıklı yanı yok. Bu iktidarın uyuşturucu ile mücadele etmediğinin kanıtı.

Çocuk yaşa kadar düşen ve alarm seviyesinde olan uyuşturucuyla mücadelede önemli bir sorumluluğu bulunan Sağlık Bakanlığı akıl tutulması yaşıyor çünkü; ‘Erişkinlere Yönelik Bağımlılık Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmetleri’ kalemine 2023 yılında 991 milyon 923 bin lira ödenek ayrıldı. Toplam 991,9 milyon liralık ödenek, yıl içinde 8 milyon 89 bin liraya düşürüldü. Ödeneklerin nereye harcandığına bakıyoruz erişkinlere yönelik madde bağımlılık tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri için 2023 yılında tek kuruş harcanmamış. Ülkemizde artan uyuşturucu kullanımı var, bir bataklık var pırıl pırıl gençliğimizi, insanımızı içine çekiyor Sağlık Bakanlığı mücadele etmeyi aklına dahi getiremiyor maalesef.

“AMATEM VE ÇEMATEM OLDUĞU YERDE SAYIYOR”

Bağımlılığın tedavisinde büyük önemi olan AMATEM ve ÇEMATEM olduğu yerde sayıyor. 2 yılda sadece 1 tedavi merkezi açıldı, 2021 yılında 137 olan tedavi ve rehabilitasyon merkezi sayısı 2023 yılında 138 oldu, ne acı. Bağımlılık batağından kurtuluş için bir yardım eli olan tedavi ve rehabilitasyon merkezi sayımız yetersiz, Sağlık Bakanlığı tüm bu olanlara karşı kayıtsız.

“GENÇLERİN BAĞIMLILIKLA MÜCADELESİNDE TASARRUF OLMAZ”

Gençlik ve Spor Bakanlığı için kötünün iyisi diyebiliriz ancak, Sağlık Bakanlığı ayrılan bütçeyi düşürüp üstüne hiçbir hizmet yapmadı, Gençlik ve Spor Bakanlığı da ‘Gençlere Yönelik Bağımlılıkla Mücadele’ alt hedefine 2023 yılında 7 milyon 866 bin lira kaynak ayırmıştı. Kaynak, 2023 yılı içinde 5 milyon 966 bin liraya kadar düşürüldü. 2023 yılının sonunda yapılan toplam harcama ise, 4 milyon 836 bin lira. Nereden tasarruf edeceklerini bilmedikleri için yaşanıyor tüm bunlar. Geleceğimiz olan gençlerin bağımlılıkla mücadelesinde tasarruf olmaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin emanetçisi olan gençlerimizin bağımlılık batağına düşmesini önlemek, bağımlılıkla mücadele eden gençlerimize gereken imkanları sağlamak hepimizin sorumluluğu ama öncelikle bakanlıkların görev ve sorumluluğunda.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gamze-akkus-ilgezdi-akp-uyusturucu-ile-mucadele-etmiyor/feed/ 0