(İZMİR)- İzmir’de Van protestolarına katıldığı gerekçesiyle bu sabah gözaltına alınan 16 kişiye, işkence ve çıplak arama yapıldığı iddia edildi. Hukuk örgütleri, İzmir Adliyesi önünde açıklama yaparak işkence ve kötü muameleyi protesto etti. İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, gözaltına alınanların insanlık onuruna yakışmayacak, insanlık onuruna aykırı bir muameleye tabi tutulduğunu belirterek “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” dedi.
İzmir’de yerel seçim sonrasında DEM Parti adayı Abdullah Zeydan’ın Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanmasına rağmen mazbatanın AKP adayı Abdulahat Arvas’a verilmesi üzerine basın açıklamasının ardından yürümek isteyen Emek ve Demokrasi Güçleri üyelerine polis müdahale etmiş, 6 kişi gözaltına alınmıştı. Bir polis memuru da atılan taş sonucu başından yaralanmıştı.
Bugün sabah saatlerinde ise 2 Nisan tarihindeki olayla ilgili İzmir Emniyet’i tarafından gözaltına alınan 16 kişiye çıplak arama ve işkence yapıldığı ileri sürüldü. Hukuk örgütleri, konuyla ilgili İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, “Bugün ülkemizde neredeyse her gün yaşanan bir hukuksuzluğun yenisini ki bu hukuksuzluk olmaktan artık çıktı. İşkencenin bir yenisini bugün ne yazık ki yurttaşlarımız sabah saatlerinde itibaren yaşamaya başladı. Evet, yapılan işlem çağrı üzerine gidebilecek olan yurttaşlarımız ne yazık ki sabaha karşı bir operasyonda gözaltına alındı. Bu gözaltı işlemi sırasında da ne yazık ki insanlık onuruna yakışmayacak, insanlık onuruna aykırı bir muameleye tabi tutulmaya çalışıldılar. Oysa bu konuda yasal düzenlemeler o kadar açık ki; bunu her toplantıda, her misyonda söylüyoruz. İnsanlık onuruna aykırı olan bütün davranışlara İzmir Barosu bugüne kadar karşı durdu. Bundan sonra da karşı durmaya devam edecektir” dedi.
“EMNİYETTE ÇIPLAK ARAMA YAPILMASI YÖNÜNDE ISRARLI BİR TUTUM VAR”
“Bizim mücadelemiz haksızlıklarla, hukuksuzluklarla, insan haklarına uzanan ellerle bizim mücadelemiz” diyerek sözlerini sürdüren Yılmaz, şunları söyledi:
“O yüzden diyoruz ki insanlık onuru bir gün evet bu işkenceyi yenecek, insanlık onuru bir gün bu hesapsızlardan, bu kitapsız davranışlardan mutlaka bu hesapları soracak. Bizler İzmir Barosu olarak bugüne kadar insan haklarından temel hak ve özgürlüklerden yana tavrımızı ve düşüncemizi her platformda ifade ettik. Bizler meslektaşlarımızla sabahtan bu yana bu işkenceyle ilgili önüne geçebilmenin yollarını arıyoruz ama ne yazık ki emniyette sistemli ve iradi bir biçimde çıplak arama yapılması yönündeki işkencede ısrarlı bir tutum ve tavır var. İşte bu tavır ve düşünce ne yazık ki bugün ülkemizi bu aşamaya getirdi. Her zaman söyledik. Her zaman söyleyeceğiz. İnsanlık onuru işkenceyi yenecek.”
“HUKUKA AYKIRILIKLARINI KABUL ETTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”
Avukat Sena Yazıbağlı Selanik de şunları söyledi:
“Bugün haksız olarak yapılan çıplak aramanın, işkencenin sorumlularının belirlenmesi ve derhal görev yerlerinin değiştirilmesi üzerine arkadaşlarımızla birlikte suç duyurusunda bulunduk. Gözaltı ve yakalama itirazları gerçekleştirdik. Bugün sabah saatlerinde İzmir’de üyelerimizin de aralarında bulunduğu 16 yurttaşımız Van halkının iradesinin gasbedilmesine karşı çıktıkları için şafak baskınıyla gözaltına alındı. Eş zamanlı olarak İstanbul’da DEM Parti üye ve yöneticisi arkadaşlarımızın da ev baskınlarıyla gözaltına alındıklarını öğrendik. Mevcut iktidar, Kürt halkının ve faşizme karşı mücadele veren herkesin kayyum gasbına vermiş olduğu cevabı halen sindirememektedir. İradesini sandığa yansıtmış olan Van halkına karşı uygulanan baskılar bu sabah yeniden hukuksuzca yapılan baskınlar ile karşımıza çıkmıştır. Dün mazbatayı vermeyenler bugün hukuka aykırı gözaltılar ile tüm toplum üzerinde bir baskı kurmaya, hukuka aykırılıklarını kabul ettirmeye çalışmaktadırlar. Adresleri, ikametleri belli olan, telefon araması ile karakola davet edildiğinde ifadeye gelebilecek olan arkadaşlarımızın evlerine sabaha karşı şafak operasyonları düzenlenmiş, uzun namlulu silahlarla evlerine girilerek baskınlar gerçekleştirilmiştir. Karakola götürülen bir kadın arkadaşımız çıplak aramaya maruz bırakılmıştır. Tekli odalarda yapılan bu işkenceyi kabul etmeyip direnenler olmuştur. Avukat meslektaşlarımızca durum tutanak altına alınmıştır. Soruşturmayı yürüten savcı başta olmak üzere, işkenceci kolluk görevlileri hakkında gerekli başvurular meslektaşlarımız tarafından yapılacaktır.
“ADALET İSTİYORUZ”
Toplumsal muhalefetin 12 Eylül sonrası işkence politikaları ile sinmeyeceğini hala öğrenememiş bir devlet aklı ile karşı karşıyayız. Cezasızlık ve keyfi uygulamaları ile yurttaşlara işkence yapanlara ‘bu kantar bir gün sizi de tartar, unutmayın’ diyoruz. Anayasal haklarını kullananların cezalandırıldığı, suç işleyenlerin ise baş tacı edildiği bu düzende insanın canı güvende değildir! Bu adaletsizlik hepimizi ilgilendiriyor. Bu devran böyle gitmez. Biz adalet istiyoruz. Çocuklarımızın yarınlara umutla bakabilmesi için, evimize ekmek götürebilmek için, insanca yaşamak için bu adaletsizliklere son vereceğiz. AKP iktidarı adaletin, özgürlüğün, kadının, gencin, emekçinin düşmanıdır; mücadeleyi hep birlikte yükselteceğiz”
]]>
Uluslararası standartlarda tesisleri, kar kalitesi ve teknik altyapısı bulunan Erciyes’te kar ezme araçlarını (snowtrack) kullanan 11 kişilik ekip, pistleri daha kaliteli ve güvenli bir hale getirmek için gece mesaiye başlıyor.
Erciyes’in 2 bin 188 metre yüksekliğindeki Tekir Kapı’da bulunan tesislerinden gece karanlığında hareket eden ekip, Develi, Hisarcık, Tekir ve Hacılar kapılarındaki pistlerden 3 bin 400 metre yüksekliğindeki Ottoman Tesisi’ne kadar olan pistleri sabahın ilk ışıklarına kadar kayakseverler için hazır ediyor.
Amatör ve profesyonel kayakçıların konforlu şekilde kayak yapabileceği tesislere sahip Erciyes’in toplam 112 kilometre uzunluğundaki pistlerini hazır etmek için gayret gösteren ekip, yer yer 12 kar ezme aracının sığabileceği pistlerden birden fazla kez geçerek kilometrelerce yol katediyor.
Kar ezme aracı operatörü Eyüp Can Arıkan, AA muhabirine, Erciyes’in pistlerini en iyi hale getirmek amacıyla büyük bir gayretle çalıştıklarını söyledi.
Erciyes’in her alanda olduğu gibi pistlerinin de kaliteli olduğunu belirten Arıkan, şunları kaydetti:
“Yabancı ve yerli turistlere hitap etmesi açısından geceleri burada işe başlayıp sabahlara kadar tesislerimiz ve pistlerimizi hazır hale getiriyoruz. Hava şartları ne kadar olumsuz olursa olsun sabaha kadar her şeyin hazır olması için tüm çabamızı pistlere harcıyoruz. Buraya gelen insanlar ve turistler memnun kalsın istiyoruz . Onların güvenliği için de biz ezme işlemini gerçekleştiriyoruz. Bu makinenin özelliği kayak pistlerindeki karı düzeltmesi ve oradaki karı sertleştirmesi. Gelen misafirlerimizin düzgün pistlerde kayak yapmaları ve güvenlikleri için bu makinelerle ezme işlemini gerçekleştiriyoruz. Makinemizin ön tarafındaki küreğiyle kar olmayan bölgelere de kar çekiyoruz ve böylece her tarafta rahatlıkla kayabiliyorlar.”
Arıkan, gece saatlerinde işe başladıklarını, saat 05.00’e kadar süren işlerinin hava şartlarına göre bazen saat 11.00’e kadar devam edebildiğini aktardı.
“Sabaha kadar 600 kilometrenin üzerine çıkıyoruz”
Ekip olarak işlerini bitirdiklerinde pistlerin hazır hale geldiğini anlatan Arıkan, şöyle devam etti:
“Toplam pistlerimizin uzunluğu 112 kilometre. Durmaksızın tüm pistleri ezip kontrol ederek, sabaha hazır hale getiriyoruz. Dağ genelinde duruma göre 8 makine çalışıyoruz. 11 kişilik bir ekibiz. Çoğu pistlerimiz acemi ve profesyonel kayakçılara hitap ediyor. Bu pistlerimizin genişliği yer yer 6 makinelik veya 12 makinelik mesafeye kadar çıkıyor. Biz genişliğinden dolayı pistlerimizden bir defadan fazla, bazen 6 defa geçtiğimiz için sabaha kadar 600 kilometrenin üzerine çıkıyoruz. Bu da demek oluyor ki bizim makinelerimizin her biri dağ genelinde 100 kilometreden fazla yol yapıyor. Gece saatlerinde başlayıp sabah güneş doğana kadar devam eden çalışmalarımız buraya gelen yerli ve yabancı misafirlerimizin memnuniyeti ve güvenli bir hizmet alması içindir.”
Operatör Ahmet Aslan da turistlere Erciyes’i en iyi şekilde tanıtmak amacıyla pistleri mükemmel hale getirmek için çalıştıklarını söyledi.
]]>Tepebaşı ilçesine Bahçelievler Mahallesi İstanbul Sokak üzerinde park halindeki araçlar geçtiğimiz günlerde, gece saatlerinde kimliği belirsiz bir şahıs veya şahıslarca çizildi. Sokaktaki bazı güvenlik kameralarına yansıyan olayda, kadraja giren kimliği belirsiz şahıs elindeki cisim ile araçları çizdiği görülüyor. Şahısın yürüyüşünden madde kullandığı ya da alkollü olduğu tahmin edildi. Sokak üzerinde 6 aracı çizen şahıs, her bir araca yaklaşık 60 bin liralık maddi hasar verdi. Durumdan mustarip olan vatandaşların arasında, aracı ikinci kez çizilenler de olduğu öğrenildi. Araçlarını bahse konu sokağa park etmekten korkan vatandaşlar durumu polis ekiplerine bildirdiklerini söylerken, konu hakkında çözüm bekliyor.
“60 bin lira değer kaybı oluşacak”
Aracı çizilen ve sokak üzerinde ikamet eden Halil İbrahim Naz konuyla ilgili, “Bir sabah vakti komşum beni aradı, aracında çizik var dedi. Hemen evden çıktım aracıma baktım, arabamın sağ tarafını çizmişler. Mahallemizdeki birçok aracı da çizdiklerini fark ettik. Bütün sokak boyunca olan güvenlik kameralarını inceledik, görüntüler çok net olmadığı için görüntüleri polise verdik. Cumartesi günü şikayetimizi oluşturduk, sonuçları bekliyoruz. Aracımızda çok büyük bir maddi hasar meydana geldi. Güvenlik kameralarında arabaları çizen kişi sarhoş veya madde kullanmış gibi gözüküyor. Sokağın başından gelerek, sokak boyunca arabaları çizip, tekmeliyor. Arkadaşımın söylediğine göre bu olay birkaç aydır böyle devam ediyor. Aracımın çizilen tarafı boyanacak olursa 50 bin 60 bin lira değer kaybı oluşacak. Zarar veren kişiyi bulunduğu zaman herhangi bir ceza alacak mı, zararımızı karşılayabilecek mi onu da bilmiyoruz? Muhtemelen psikolojik sorunları var; eşine de kızmış olabilir, bir madde etkisinde de olabilir ama bunlar başkalarının aracına zarar verecek bir sebep değildir. Bizim tespit ettiğimiz 5 araç var. Bu olayı kendi sosyal medya hesaplarımda paylaştım bana 3-4 kişiden geri dönüt aldım. Belki aracı çizilip de pek umursamayan onlarca kişi var. Muhtemelen kış ayı olduğu için de insanlar araçlarını yıkamayacak ve çiziği göremeyecekler, görseler bile muhtemelen başka bir yerde arabayı çizmişimdir diye düşünecekler” dedi.
“1 ay içerisinde mahallemizde 5 tane aracı çizdiler”
Aracı ikinci kez çizilen Osman Demirci ise aynı durumu yaşamaktan bezdiğini dile getirirken şöyle devam etti;
“Bir firmada yetkili olarak çalışıyorum, sabah saat 05.45 civarında bizim aracı çizdiklerini gördüm. Bu olayı 1 ay önce de yaşamıştım. 1 ay içerisinde mahallemizde 5 tane aracı çizdiler. Bir madde bağımlısı tarafından bu olayın devam ettiğini düşünüyorum. Sabahları 5-6 gibi gelip mahalledeki önüne gelen araçları çizip gidiyor. Önce sağ taraftaki benim aracımı çiziyor, sonra benim aracın karşısındaki 2 aracı daha çiziyor. Bekçilerin biraz daha mahallede gezerken bu olaylara önem vermesini istiyorum. Sabahları 5-6 saatleri arasında mahallemizde güvenlik açığı olduğunu düşünüyorum. Zarar vereni ben görsem de evimden çıkıp madde bağımlısı birisine nasıl bir müdahalede bulunabilirim onu da bilmiyorum, müdahale etmem açıkça zor. Araçları anahtarla çizmiş, 1 ay önceki olayda ise tornavida benzeri bir delici alet kullandığını düşünüyorum. En son çizdiği araçları anahtarla çizdiği görülüyor. Sabahları aracıma geldiğim zaman çizilmiş mi diye kontrol ediyorum, aracımı arka sokaklara park etmeye çalışıyorum. Bu mahalleye araç park etmekten korkuyorum.” – ESKİŞEHİR
]]>Kahvaltı için hangi saatin en uygun olduğu konusuna değinen Uzman Diyetisyen Sevgi Yavuz, “Uyandıktan sonra ilk iki saat içinde kahvaltı yapmak, metabolizmanın aktifleşmesine yardımcı olabilir. Bu süre zarfında vücut, gün boyunca ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için hazırlık yapar. İspanya’dan bilim insanlarının bir çalışması, kahvaltının sabah 08: 11’de tüketilmesinin en etkili olduğunu belirlemiştir. Araştırmalar sabah kahvaltısını atlayanların, akşam yemeğinde daha çok kalori alımı yaptığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla sabahları kahvaltıyı atlayanlar daha çok kilo alıyor” dedi.
Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nden Uzman Diyetisyen Sevgi Yavuz, kahvaltı öğününün önemi ve hangi saatlerde yapılmasının daha sağlıklı olduğu konularında açıklamada bulundu.
ERKEN SAATTE YAPILAN KAHVALTI BİLİŞSEL PERFORMANSI ARTIRIYOR
Yapılan sağlık araştırmalarının sabahın erken saatlerinde yapılan kahvaltının bilişsel performansı olumlu etkilediğini gösterdiğini vurgulayan Uzm. Dyt. Sevgi Yavuz, bu etkilerin özellikle 18 yaşın altındaki öğrencilerde ve görev odaklı davranışlarda belirgin olduğunun görüldüğünü söyledi.
KAHVALTIYA ÖNEM VERENİN VÜCUT KİTLE ENDEKSİ DAHA DÜŞÜK
Uzm. Dyt. Yavuz, “ABD’de 50 bin kişiye ait sağlık verilerini inceleyen bir araştırmada, kahvaltıyı günün en önemli öğünü olarak düşünen ve uygulayan insanların vücut-kütle indekslerinin, öğle veya akşam yemeğine önem veren kişilerinkinden daha düşük olduğu görüldü. Yapılan bir diğer araştırmada ise sabah kahvaltısını atlayanların, akşam yemeğinde daha çok kalori alımı yaptığı gözlenmiştir. Araştırmacılar bunu, kahvaltının doygunluk hissini artırmasına, günlük kalori alımını azaltmasına, içerdiği lifli besinler sayesinde diyet kalitemizi artırmasına ve daha sonraki öğünler açısından insülin hassasiyetini geliştirerek diyabet riskini azaltmasına bağlamıştır” ifadelerini kullandı.
DENGELİ VE DOYURUCU OLMALI
Kahvaltının sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin sadece metabolizma ve enerji alımı ile sınırlı olmadığını dile getiren Uzm. Dyt. Yavuz, “Birçok araştırma, düzenli kahvaltı yapanların kilo kontrolü konusunda daha başarılı olduğunu ve gün içinde daha sağlıklı ve dengeli besin tercihleri yaptığını gösteriyor. Vücudumuz gece boyunca büyüme ve tamir amacıyla bol miktarda enerji harcar. Dengeli bir kahvaltı ile enerjinin yanı sıra protein ve kalsiyum seviyemizi de gün başlarken takviye etmiş oluruz. 2020 yılında Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism dergisinde yayınlanan bir araştırmada dengeli ve doyurucu bir kahvaltı yiyen bireylerin zengin menülü bir akşam yemeği yiyenlere oranla neredeyse 2 kat daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu” dedi.
KAHVALTI İÇİN EN SAĞLIKLI SAAT 08.11
Her insanın biyolojik saatinin farklı olduğunun unutulmaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dyt. Yavuz, “Kimi insanlar sabahları kahvaltı yapmaktan keyif alırken, bazıları daha geç saatlerde tercih edebilir. Önemli olan, kahvaltıyı atlamamak ve gün içinde sağlıklı beslenmeye dikkat etmektir. Kahvaltı için en sağlıklı saat, bireyin günlük rutinlerine, yaşam tarzına ve metabolizma hızına bağlı olarak değişebilir. Ancak genel olarak sabah saatlerinde kahvaltı yapmak, metabolizmayı harekete geçirir, gün boyunca enerji seviyelerini artırır ve zihinsel performansı destekler. İspanya’nın Murcia Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı bir çalışma, kahvaltının Türkiye saati ile 08: 11’de tüketilmesinin en etkili olduğunu belirledi. Öğle yemeği için en uygun zamanın 13: 30 ile 14: 00 arasında, akşam yemeği için ise 18: 00 veya 18: 30 olduğunu buldular. Bazı insanlar daha geç saatlerde uyanma eğilimindedir. Bu gibi durumlarda kahvaltının uyandıktan sonraki ilk saat içinde yapılması tavsiye edilir. Bunu yaparak açlıkla ilişkili hormonları düzenleyebilir ve daha uzun süre tok hissetmemizi sağlayabiliriz” şeklinde konuştu.
GÜNÜN İLK ÖĞÜNÜ OLMALI
Doğru kahvaltının günün hangi zamanlarında yapılabileceğine değinen Uzm. Dyt. Yavuz, şu bilgileri paylaştı:
“Sabah erken saatler: Genellikle sabah saatleri, vücudun uykudan uyanıp enerjiye ihtiyaç duyduğu bir zamandır. Metabolizmanın sabahları daha hızlı çalıştığı düşünülür.
Uyandıktan sonra ilk iki saat: Uyandıktan sonra ilk iki saat içinde kahvaltı yapmak, metabolizmanın aktifleşmesine yardımcı olabilir. Bu süre zarfında vücut, gün boyunca ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için hazırlık yapar.
Açlık hissi başladığında: Açlık hissi başladığında kahvaltı yapmak, aşırı yeme riskini azaltabilir. Sabahları sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlamak, gün boyunca dengeli bir enerji seviyesi sağlar.
Günün ilk öğünü olarak: Kahvaltı, gün içinde alınan ilk öğündür ve vücuda gerekli besinleri sağlamak adına önemlidir. Sabah kahvaltısı, zihinsel ve fiziksel performansı destekleyebilir.”
]]>Gökçe KARAKÖSE, Emre Can URAN/ İSTANBUL, ( DHA)- MİLLİ İrade Platformu’nun 308 üye kuruluşu, vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, yeni yılın ilk gününde ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşü için Galata Köprüsü’nde buluştu. Binlerce kişi sabah namazının ardından köprüye akın etti. Programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, “Biz Türkiye’nin terörle mücadelesinde verdiği şehitlerin de, Filistin’de düşen şehitlerin de, öldürülen çocukların da katillerinin aynı odaklar olduğunu biliyoruz. Bizler Amerika’nın arkasında durduğu Siyonist düzene karşı birliğimizi sağlayacağımıza söz veriyoruz. Boykota devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu iş ateşkesle bitmeyecek” dedi.
Milli İrade Platformu 308 Sivil Toplum Kuruluşu ile birlikte ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşe sabah namazından sonra Ayasofya Camii, Sultanahmet Camii, Yeni Camii ve Süleymaniye Camii’den kortejler hareket etti. Köprüye çıkan yollar trafiğe kapatıldığı için katılımcılardan bazıları yürüyerek bazıları da deniz yoluyla alana ulaştı. Vatandaşlar sloganlar atıp, tekbir getirdi. Binlerce kişi Türk bayrağı, Filistin bayrağı, İsrail’i protesto eden pankartlarla Galata Köprüsü’ne akın etti.
Yürüyüşe, Filistin Büyükelçisi Fead Mustafa, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve eşi Esra Albayrak, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ile birçok bakan, milletvekili, ilçe belediye başkanı ile siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Kur’an-ı Kerim okunan programda Abdurrahim Karakoç’un ‘Kardan aydınlık’ bestesi seslendirildi. Katılımcılar da cep telefonlarının ışıklarını açarak şarkıya eşlik etti.
Köprüde, 250 bin kişinin toplandığı bildirildi.
“FİLİSTİN BÜYÜKELÇİSİ: DİRENİŞE ZAFERİ KAZANANA KADAR DEVAM EDECEĞİZ”
Filistin Büyükelçisi Fead Mustafa, “Biz Filistinli olarak kaybettiğimiz insanlar için acı çekiyoruz. Her zaman din ve siyasi haklarımız ebedi şekilde kalacaktır. Kudüs’e ve Mescidi Aksa’ya olan sevgimiz hiçbir zaman kırılmayacaktır. Yavrularımızdan birisi İsrail’in işgalini bitirip Kudüs’ün camilerinde bayraklarımızı dalgalandıracaktır. Direnişe zaferi kazanana kadar devam edeceğiz. Netanyahu katili ve bütün çeteleri tarihin çöplüğüne gidecektir. Bütün Türk halkına bizim davamızda birleştiği için teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
“ŞEHİTLERİN VE ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARIN KATİLLERİNİN AYNI ODAKLAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
Programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Bilal Erdoğan, “7 Ekim’de İsrail naziliği tarihin en kanlı katliamlarından bir tanesine başladı. Her gün yüzlerce masumu, yüzlerce çocuğu katletti. Onlarca yıldır olduğu gibi Filistin topraklarındaki kardeşlerimizin haklarını gasbetmeye, canlarını, mallarını almaya yeni bir boyutta devam etti ve dünya buna seyirci kaldı. Bu sabah, yılın ilk gününün sabahında İstanbul’dan bütün dünyaya haykırmak istiyoruz. 12 şehidimizi de Filistin’de olup bitenleri de takip eden, uyumayan, uyanık yığınlar olarak bütün dünyaya haykırmak istiyoruz. Biz bu olup bitenlere kayıtsız kalamayız. Biz Türkiye’nin terörle mücadelesinde verdiği şehitlerin de Filistin’de düşen şehitlerin de, öldürülen çocukların da katillerinin aynı odaklar olduğunu biliyoruz. Bütün dünyaya hakkı, adaleti haykırmaya devam edeceğimize söz veriyoruz. Bizler kayıtsız kalamayız çünkü Kudüs bizim ilk kıblemiz, çünkü Mescidi Aksa bizim kutlu mabedimiz. Kayıtsız kalamayız çünkü Hz. Ömer’den Selahattin Eyyübiye, Yavuz Sultan Selim’e kadar bizden önce gelen ecdadımız bu toprakları şehit kanlarıyla sulamıştır ve bu topraklarda 3 dinin mensuplarının da huzur ve barış içerisinde yaşamalarını temin etmişlerdir. Bizler kayıtsız kalamayız çünkü topraklarımız üzerinde gözü olanlar, safsatalarıyla milyonların kanına girenlerin gözlerini çıkarmak için bizler kayıtsız kalamayız. Verdiğimiz son 12 şehitten önce gelen on binlerce şehidimizin de katilleri de aynı olduğu için kayıtsız kalamayız.
“AYASOFYA’NIN PRANGALARININ KIRILMASI KUDÜS’ÜN, MESCİD-İ AKSA’NIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İLK ADIMIDIR”
Bilal Erdoğan, “Yılın ilk gününün sabahında Galata Köprüsü’nde yüz binler biliyoruz ki, terörle mücadelede yıllar boyunca verdiğimiz şehitlerimizin katillerinin kim olduğunu biliyoruz. Filistin soykırımına sebep olanların ve şehitlerimizin katillerinin aynı olduğunu bizler biliyoruz. Biliyoruz ki ancak birlik olduğumuzda bu zulümlere karşı durmak için güçlü olabiliriz. Bizler bizi fırkalara bölmek isteyenlerin asıl dertlerini biliyoruz. Medyada suni gündemler oluşturup bizi ayrıştırmaya çalışanların, Filistin davasını sulandırmaya çalışanların, Amerika’nın ve İsrail’in etki ajanları olduğunu biliyoruz. Bizler mülteci düşmanlığını körüklemeye çalışanların da kimler olduğunu biliyoruz. Bizler Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Ayasofya’nın prangalarının kırılması Kudüs’ün Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünün ilk adımıdır, bunu biliyoruz. Bir sabah karanlıktan aydınlık gelsin diye burada toplanan bizler söz veriyoruz. Filistin’in bizler için önemini, kıymetini, tarihini, değerini öğreneceğimize, bizden sonra gelenlere aktaracağımıza ve öğreteceğimize söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“BOYKOTA DEVAM EDECEĞİMİZE SÖZ VERİYORUZ”
Bilal Erdoğan, “Bizler Amerika’nın arkasında durduğu Siyonist düzene karşı birliğimizi sağlayacağımıza söz veriyoruz. Boykota devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu iş ateşkesle bitmeyecek. Filistin davası sürdüğü müddetçe, hayatımızda boykota yer açacağız, elimizden geleni yapacağız ki bu sermaye sahipleri ayaklarını denk alsınlar. En büyük silahımız duamızı kuşanıp aydınlığa çıkmak için dua edeceğimize söz veriyoruz. İnşallah bu mücadelemizi dualarımızla taçlandıracağız. Yeni yılın ilk gününün sabahında bu mübarek beldenin güzel insanları, camileri doldurup dualarını edip buraya toplanan güzel insanlar, buradan yolumuzu aydınlatan bütün kutlu şehitlerimize selam olsun” dedi.
“KENDİ ÜLKESİNDE MAHKUM OLAN FİLİSTİN BAYRAĞI, DÜNYANIN HER YERİNDE DALGALANDI”
TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci konuşmasına, şehitlerin adını anarak, hepsinin alanda olduğunu vurgulayarak başladı. Beşinci, “Bizim meselemiz, bütün ırkları tek ırk haline dönüştüren İslamiyet, insaniyet meselemiz var. Bir damla petrolü bir damla kandan değerli gören zihniyete karşı hürriyet, hakkaniyet meselemiz var. Kendinden büyük bombalara maruz kalan masum çocuğun, evladının cesedini poşetlerle toplayan mazlum babanın evini, ocağını, tüm ailesini kaybeden çaresiz annenin izzet ve şeref meselesi var. Yüreğimizde mıhlanan acılar dinmiyor. Şehit edilen her bir kahraman, bizim adımız Filistin’de kaybedilen her can, bizim canımız. Özlenen her istikbal, önce başlar hayalle. Bir hayalin ötesinde bir inançla çıktık bu yola. Kahraman Mehmetçiklerimizin davasında, cesur Filistin halkının yanında, katil İsrail’in karşısında, ahdimiz silahımızdır bu soykırımda. Ölü topraklarındaki mücahit dostum, kutlu sabaha az kaldı. Tüm halklar uyandı, intikama az kaldı, direnişin ateşi tüm dünyada yandı. Kendi ülkesinde mahkum olan Filistin bayrağı, dünyanın her yerinde dalgalandı. İmanımızla, inancımızla galibiyete az kaldı. Zalimler için karar verildi, infaz kaldı. Buradan sizlere güçlü bir yemin kaldı. Kubbetus Sahra’nın safları, Mescid-i Aksa’nın avlusu, kadim Filistin sokakları dolana kadar durmayacağız. Çalışacağız, gece gündüz çalışacağız. Bir gün gelecek, bir gün kalacak. Bu gençlik yürüyecek, bir sabah kardan aydınlık gelecek” dedi.
]]>-Bilal Erdoğan: Katillerin aynı odaklar olduğunu biliyoruz
Gökçe KARAKÖSE, Emre Can URAN/ İSTANBUL, ( DHA)- MİLLİ İrade Platformu’nun 308 üye kuruluşu, vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, yeni yılın ilk gününde ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşü için Galata Köprüsü’nde buluştu. Binlerce kişi sabah namazının ardından köprüye akın etti. Programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, “Biz Türkiye’nin terörle mücadelesinde verdiği şehitlerin de, Filistin’de düşen şehitlerin de, öldürülen çocukların da katillerinin aynı odaklar olduğunu biliyoruz. Bizler Amerika’nın arkasında durduğu Siyonist düzene karşı birliğimizi sağlayacağımıza söz veriyoruz. Boykota devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu iş ateşkesle bitmeyecek” dedi.
Milli İrade Platformu 308 Sivil Toplum Kuruluşu ile birlikte ‘Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet’ yürüyüşü düzenledi. Yürüyüşe sabah namazından sonra Ayasofya Camii, Sultanahmet Camii, Yeni Camii ve Süleymaniye Camii’den kortejler hareket etti. Köprüye çıkan yollar trafiğe kapatıldığı için katılımcılardan bazıları yürüyerek bazıları da deniz yoluyla alana ulaştı. Vatandaşlar sloganlar atıp, tekbir getirdi. Binlerce kişi Türk bayrağı, Filistin bayrağı, İsrail’i protesto eden pankartlarla Galata Köprüsü’ne akın etti.
Yürüyüşe, Filistin Büyükelçisi Fead Mustafa, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve eşi Esra Albayrak, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ile birçok bakan, milletvekili, ilçe belediye başkanı ile siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Kur’an-ı Kerim okunan programda Abdurrahim Karakoç’un ‘Kardan aydınlık’ bestesi seslendirildi. Katılımcılar da cep telefonlarının ışıklarını açarak şarkıya eşlik etti.
Köprüde, 250 bin kişinin toplandığı bildirildi.
“FİLİSTİN BÜYÜKELÇİSİ: DİRENİŞE ZAFERİ KAZANANA KADAR DEVAM EDECEĞİZ”
Filistin Büyükelçisi Fead Mustafa, “Biz Filistinli olarak kaybettiğimiz insanlar için acı çekiyoruz. Her zaman din ve siyasi haklarımız ebedi şekilde kalacaktır. Kudüs’e ve Mescidi Aksa’ya olan sevgimiz hiçbir zaman kırılmayacaktır. Yavrularımızdan birisi İsrail’in işgalini bitirip Kudüs’ün camilerinde bayraklarımızı dalgalandıracaktır. Direnişe zaferi kazanana kadar devam edeceğiz. Netanyahu katili ve bütün çeteleri tarihin çöplüğüne gidecektir. Bütün Türk halkına bizim davamızda birleştiği için teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
“ŞEHİTLERİN VE ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARIN KATİLLERİNİN AYNI ODAKLAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
Programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Bilal Erdoğan, “7 Ekim’de İsrail naziliği tarihin en kanlı katliamlarından bir tanesine başladı. Her gün yüzlerce masumu, yüzlerce çocuğu katletti. Onlarca yıldır olduğu gibi Filistin topraklarındaki kardeşlerimizin haklarını gasbetmeye, canlarını, mallarını almaya yeni bir boyutta devam etti ve dünya buna seyirci kaldı. Bu sabah, yılın ilk gününün sabahında İstanbul’dan bütün dünyaya haykırmak istiyoruz. 12 şehidimizi de Filistin’de olup bitenleri de takip eden, uyumayan, uyanık yığınlar olarak bütün dünyaya haykırmak istiyoruz. Biz bu olup bitenlere kayıtsız kalamayız. Biz Türkiye’nin terörle mücadelesinde verdiği şehitlerin de Filistin’de düşen şehitlerin de, öldürülen çocukların da katillerinin aynı odaklar olduğunu biliyoruz. Bütün dünyaya hakkı, adaleti haykırmaya devam edeceğimize söz veriyoruz. Bizler kayıtsız kalamayız çünkü Kudüs bizim ilk kıblemiz, çünkü Mescidi Aksa bizim kutlu mabedimiz. Kayıtsız kalamayız çünkü Hz. Ömer’den Selahattin Eyyübiye, Yavuz Sultan Selim’e kadar bizden önce gelen ecdadımız bu toprakları şehit kanlarıyla sulamıştır ve bu topraklarda 3 dinin mensuplarının da huzur ve barış içerisinde yaşamalarını temin etmişlerdir. Bizler kayıtsız kalamayız çünkü topraklarımız üzerinde gözü olanlar, safsatalarıyla milyonların kanına girenlerin gözlerini çıkarmak için bizler kayıtsız kalamayız. Verdiğimiz son 12 şehitten önce gelen on binlerce şehidimizin de katilleri de aynı olduğu için kayıtsız kalamayız.
“AYASOFYA’NIN PRANGALARININ KIRILMASI KUDÜS’ÜN, MESCİD-İ AKSA’NIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İLK ADIMIDIR”
Bilal Erdoğan, “Yılın ilk gününün sabahında Galata Köprüsü’nde yüz binler biliyoruz ki, terörle mücadelede yıllar boyunca verdiğimiz şehitlerimizin katillerinin kim olduğunu biliyoruz. Filistin soykırımına sebep olanların ve şehitlerimizin katillerinin aynı olduğunu bizler biliyoruz. Biliyoruz ki ancak birlik olduğumuzda bu zulümlere karşı durmak için güçlü olabiliriz. Bizler bizi fırkalara bölmek isteyenlerin asıl dertlerini biliyoruz. Medyada suni gündemler oluşturup bizi ayrıştırmaya çalışanların, Filistin davasını sulandırmaya çalışanların, Amerika’nın ve İsrail’in etki ajanları olduğunu biliyoruz. Bizler mülteci düşmanlığını körüklemeye çalışanların da kimler olduğunu biliyoruz. Bizler Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Ayasofya’nın prangalarının kırılması Kudüs’ün Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünün ilk adımıdır, bunu biliyoruz. Bir sabah karanlıktan aydınlık gelsin diye burada toplanan bizler söz veriyoruz. Filistin’in bizler için önemini, kıymetini, tarihini, değerini öğreneceğimize, bizden sonra gelenlere aktaracağımıza ve öğreteceğimize söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“BOYKOTA DEVAM EDECEĞİMİZE SÖZ VERİYORUZ”
Bilal Erdoğan, “Bizler Amerika’nın arkasında durduğu Siyonist düzene karşı birliğimizi sağlayacağımıza söz veriyoruz. Boykota devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu iş ateşkesle bitmeyecek. Filistin davası sürdüğü müddetçe, hayatımızda boykota yer açacağız, elimizden geleni yapacağız ki bu sermaye sahipleri ayaklarını denk alsınlar. En büyük silahımız duamızı kuşanıp aydınlığa çıkmak için dua edeceğimize söz veriyoruz. İnşallah bu mücadelemizi dualarımızla taçlandıracağız. Yeni yılın ilk gününün sabahında bu mübarek beldenin güzel insanları, camileri doldurup dualarını edip buraya toplanan güzel insanlar, buradan yolumuzu aydınlatan bütün kutlu şehitlerimize selam olsun” dedi.
“KENDİ ÜLKESİNDE MAHKUM OLAN FİLİSTİN BAYRAĞI, DÜNYANIN HER YERİNDE DALGALANDI”
TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci konuşmasına, şehitlerin adını anarak, hepsinin alanda olduğunu vurgulayarak başladı. Beşinci, “Bizim meselemiz, bütün ırkları tek ırk haline dönüştüren İslamiyet, insaniyet meselemiz var. Bir damla petrolü bir damla kandan değerli gören zihniyete karşı hürriyet, hakkaniyet meselemiz var. Kendinden büyük bombalara maruz kalan masum çocuğun, evladının cesedini poşetlerle toplayan mazlum babanın evini, ocağını, tüm ailesini kaybeden çaresiz annenin izzet ve şeref meselesi var. Yüreğimizde mıhlanan acılar dinmiyor. Şehit edilen her bir kahraman, bizim adımız Filistin’de kaybedilen her can, bizim canımız. Özlenen her istikbal, önce başlar hayalle. Bir hayalin ötesinde bir inançla çıktık bu yola. Kahraman Mehmetçiklerimizin davasında, cesur Filistin halkının yanında, katil İsrail’in karşısında, ahdimiz silahımızdır bu soykırımda. Ölü topraklarındaki mücahit dostum, kutlu sabaha az kaldı. Tüm halklar uyandı, intikama az kaldı, direnişin ateşi tüm dünyada yandı. Kendi ülkesinde mahkum olan Filistin bayrağı, dünyanın her yerinde dalgalandı. İmanımızla, inancımızla galibiyete az kaldı. Zalimler için karar verildi, infaz kaldı. Buradan sizlere güçlü bir yemin kaldı. Kubbetus Sahra’nın safları, Mescid-i Aksa’nın avlusu, kadim Filistin sokakları dolana kadar durmayacağız. Çalışacağız, gece gündüz çalışacağız. Bir gün gelecek, bir gün kalacak. Bu gençlik yürüyecek, bir sabah kardan aydınlık gelecek” dedi.
]]>