Olay, 2022 yılı Ağustos ayında Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda meydana geldi. ‘Cinsel istismar’ suçundan tutuklanan S.T. ile M.D., iddiaya göre aynı koğuşta kaldıkları, A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö. tarafından cinsel istismara uğradı. Olay, o dönem 17 yaşında olan mağdur S.T.’nin, 12 Ağustos 2022’de nakil olarak gittiği Ankara Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nde yapılan muayenesinde ortaya çıktı. Vücudunda darp izleri görülen S.T.’nin, Kocaeli’deki cezaevinde M.D. ile birlikte, A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö.’nün cinsel istismarına maruz kaldıklarını, kemerle darbedildiklerini, zorla ayaklarını yıkattıklarını, kendilerine masaj yaptırdıklarını, bardaktan ve pet şişeden zorla idrar içirdiklerini beyan etmesi üzerine, kurum müdürlüğü tarafından suç duyurusunda bulunuldu. Şüpheliler hakkında, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılarak geçen Ocak ayında karar çıktı.
CEZAEVİ ÇOCUK KOĞUŞUNDAKİ TACİZ DAVASINDA SANIKLARA CEZA YAĞMIŞTI
Mahkeme heyeti, sanıkların suç tarihinde 18 yaşından küçük olmalarını dikkate alarak, S.T. ve M.D.’ye yönelik haklarında ‘çocuğa karşı eziyet’, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından şüpheliler A.S., E.G., K.T.Ö. ile Y.Ö., 19 yıl ile 30 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası verdi. A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö., ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundan beraat ederken, ‘kaçma şüpheleri olduğu gerekçesi’ ile tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.
SAVCILIK OLAYIN ARDINDAN GARDİYANLAR HAKKINDA DA SORUŞTURMA AÇTI
Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı gündeme gelen olayın ardından Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevli infaz koruma memurları Ahmet Ö., Ahmet S., Murat Ş., Ömer Ç. ve Samet K. hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, mağdur S.T.’nin haklarında iddianame düzenlenen 18 yaşından küçük çocuklar A.D., E.G., Y.Ö. ile K.T.Ö. tarafından işkence ve istismara maruz kaldığı anlatıldı. S.T.’nin Sincan Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na Ağustos 2022 tarihinde sevk edildiği anlatılan iddianamede, cezaevine girişte yapılan kontrollerde vücudunda morluklar ve yaraların tespit edilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından S.T.’ye yönelik 18 yaşından küçük 4 şüphelinin 11 Ağustos 2022 tarihinde gerçekleştirdikleri eylemlere ilişkin günün vardiya sorumlusu infaz koruma memurları hakkında soruşturma başlatıldığı aktarıldı.
İFADESİNDE GARDİYANLARDAN ŞİKAYETÇİ OLMADI
İddianamede, şikayetçi S.T.’nin ifadesine de yer verildi. İfadesinde S.T., Bir olay sebebiyle 3 Ağustos 2022 tarihinde Kandıra Cezaevine girdim. Cezaevinde gündüz ve geceleri olmak üzere iki kez İnfaz Koruma memurları denetim yaparlardı. Ayrıca ses yükseldiğinde de kapıdan gelip kontrol ederlerdi. Kandıra Cezaevi’nde başıma gelen olay ile ilgili cezaevinden sevk edileceğim gün ismini bilmediğim infaz koruma memurunun biri gözümdeki morluğu fark etti ve bana gözümün neden mor olduğunu sorduğunda ona ‘ranzaya çarptım’ dedim. Ben yaşadığım olayı orada görevli infaz koruma memurlarına anlatmadım, yardım da istemedim. Bu olayı anlatmama sebebim olay içeriğinde ismi geçen çocuk suçluların ‘olayı anlatırsan sana daha kötü şeyler yaparız’ diye tehdit etmeleridir. Benim bu konu ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir. Bu konu ile ilgili İnfaz Koruma memurlarından herhangi bir davam ve şikayetim yoktur dediği belirtildi.
ŞÜPHELİ GARDİYAN SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRDİKLERİNİ BELİRTEREK SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Gardiyanlardan şüpheli Ahmet Ö.’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, Ben olay tarihinde 20.00 ile 08.00 saatleri arasında çalışıyordum. Nöbetçi memur olarak da Ahmet S. ve Samet K. görev yapıyordu. Kural gereği biz her saat içerisinde 1 kez odaları, oda kapısındaki mazgaldan ya da oda kapısı açılarak kontrol ediyoruz. O gün de bu şekilde odaları kontrol ettik. O gün yaklaşık olarak 13 kez odayı kontrol ettik. Biz odaları kontrol ettiğimizde her hangi bir sorun yoktu ve herhangi bir şikayette bulunan da olmadı. Çocuk şahıslar D4 numaralı odada kalıyordu. Ben vardiyam esnasında herhangi bir olumsuzluğa rastlamadım. Odalar iki katlıdır, alt katta kamera sistemi bulunmaktadır. Alt katta herhangi bir olumsuzluk olsaydı tarafımızdan müdahale edilirdi. Olay üst katta kamera bulunmadığından orada gerçekleşmiş. Tarafımdan sorumluluklar yerine getirilmiştir. Ben ve nöbetçi memurlar o gün gerekli kontrolleri yaptık. Belirttiğim sebeplerden suçlamayı kabul etmiyorum şeklinde ifadesine yer verildi.
MAĞDUR ÇOCUK ANKARA’YA NAKİL OLURKEN SAĞLIK RAPORU ALINMAMIŞ
Cezaevinde görevli gardiyanlardan şüpheli Murat Ş. ise ifadesinde, şikayetçi S.T.’nin kaldığı koğuşta kontrol ettikleri sıralarda koğuştakilere sorunu olup olmadıklarını sorduklarını, koğuştan kimsenin sorun bildirmediğini ifade etti. Diğer şüphelilerin de alınan ifadelerinde benzer savunmalar yaptığı görüldü. İddianamede S.T.’nin sevki sırasında darp raporu alıp almadığına ilişkin cezaevine sorulduğu, gelen cevap yazsında S.T.’nin Kocaeli’ndeki cezaevine girdiği gün alınan sağlık muayenesinde herhangi bir olumsuzluk görülmediği ve nakiller sırasında tutuklulardan sadece yolculuk yapıp yapamayacağı yönünde rapor alındığını bildirdi.
NAKİL SIRASINDA ŞİKAYETÇİYE MUAYENE YAPILMAMIŞ
İddianamede, S.T.’nin tutuklu olarak bulunduğu Kocaeli Ceza İnfaz Kurumu’nda, aynı koğuşta kaldığı A.S., E.G., Y.Ö. ve K.T.Ö. tarafından işkence gördüğü, cinsel istismara maruz kaldığı iddiasıyla Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi’ne fezleke düzenlendiği aktarıldı. S.T.’nin Ankara’daki cezaevine nakil olduğunda yapılan muayenede gözle görülür şekilde tespit edildiği vurgulandı.
SAVCI ‘GARDİYANLARIN DURUMU FARK ETMEMELERİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA’ AYKIRI DEDİ
İddianamede, olayın yaşandığı gün vardiya memurlarının odaya en az iki defa girdiği, yaşanan olaylarda mağdurun yüzünde ve vücudunda meydana gelen yaralanmaları görmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi. İddianamede, S.T.’nin mağduriyet yaşadığı belirtilerek kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu vurgulandı.
5 GARDİYAN İÇİN 1 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede, şüpheliler Ahmet Ö., Ahmet S., Murat Ş., Ömer Ç. ve Samet K.’nin Görevi Kötüye Kullanmak suçundan ayrı ayrı 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin kabul edilmesiyle şüphelilerin ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.
MÜVEKKİLİMİN BU OLAY NEDENİYLE ALDIĞI YARALARIN TELAFİSİ OLDUKÇA GÜÇ
Şikayetçi S.T.’nin avukatı Rıdvan Can Erdem, Kocaeli Cezaevi’nde oldukça vahim bir olay yaşandı. Müvekkilim aynı koğuşta bulunan diğer çocuklar tarafından eziyete, işkenceye ve cinsel istismara maruz kaldı. Bu olayla ilgili yargılamanın sonuna gelindi ve Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında oldukça ağır cezalar hükmetti. Bununla birlikte devam eden bir davamız daha vardı. Müvekkilim S.T.’nin cezaevine girmesine sebep olan davada, beraat ile sonuçlandı. Müvekkilin masum olduğu ve cezaevine haksız yere girdiği anlaşılmış oldu. Sanıklar her ne kadar cezalarını almış olsalar da müvekkilin bu olay nedeniyle aldığı yaraların telafisi oldukça güç. Bizim devlet aleyhine açmış olduğumu tazminat davamız var. Biz burada mağdur S.T.’nin gerektiği gibi korunamadığını düşünerek Adalet Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtık. Bu davamız şu ana sürüyor dedi.
BURADA HERKES GÖREVLERİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPMALIYDI
Avukat Can Erdem, Yaşan şiddet ve taciz olayı Kandıra’da yaşanmasına rağmen bu hadise Kocaeli Cezaevi’nde ortaya çıkmadı. Müvekkil ve diğer çocuk mahkumlar, Ankara Sincan’daki cezaevine nakledilince orada fiziki muayenede ortaya çıktı. Bu olay Ankara’da yapılan fiziki muayenede ortaya çıkıyorsa Kandıra’da da ortaya çıkabilirdi. Kandıra Cezaevi’ndeki infaz koruma memurlarının ihmal suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle, görevlerini gerektiği gibi yerine getirmediğini, oradaki çocukların koruma ve gözetimlerinin gerekti şekilde sağlanmadığını belirterek haklarında iddianame düzenleyip kamu davası açtı. Bu dava devam ediyor halen. Dava sonucunda muhtemeldir ki görevlerini gereği gibi yerine getirmediği kamu hizmetinden yasaklanma durumları söz konusu olacaktır. Ayrıca adli bir ceza da olacaktır. Burada herkes görevlerini en iyi şekilde yapmalıydı. Orada gardiyanlar görevlerini gerektiği gibi yerine getirseydi, o elim olaylar daha başlangıcında fark edilseydi işler bu noktaya gelmeden önlenebilecekti diye konuştu.
18 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUK MAHKUMLARIN BİRBİRLERİNDEN OLDUKÇA ETKİLENDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ
Avukat Erdem, çocuk mahkumlar için özel bir cezaevi ortamı hazırlanması gerektiğini belirterek, Özellikle 18 yaşından küçük çocuk mahkumların birbirlerinden oldukça etkilendiğini düşünüyoruz. Çünkü eziyet ve istismar davasında, sanıkların alınan savunmalarında, her biri esasında bunları kendilerinin düşünmediği ve birbirlerinden etkilenerek bu eylemleri gerçekleştirdiklerini söylediler. Adalet Bakanlığı’na çocuk mahkumların yetişkinler için hazırlanmış koğuşlarda değil de onlar için özel olarak hazırlanmış, gelişimleri, eğitimleri, sosyal faaliyetleri olan koğuşlarda kalması gerektiği yönünde yazı yazdık ifadelerini kullandı.
]]>Mikail BIYIKLI/İSTANBUL, KOCAELİ’de, 2022 yılında cezaevindeki çocuk koğuşunda tutuklu bulunan S.T. (19) ile M.D. (18), aynı koğuşta kaldıkları 4 kişi tarafından cinsel istismara uğradığını öne sürdü. Yargılama sonucunda, 4 sanığa 30 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezaları verildi. Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı’nın cezaevindeki 5 infaz koruma memuru hakkında başlattığı soruşturma tamamlandı. İddianamede, 5 gardiyan hakkında ‘Görevi kötüye kullanmak’ suçundan ayrı ayrı 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. Mağdur S.T.’nin avukatı Rıdvan Can Erdem, “Burada herkes görevlerini en iyi şekilde yapmalıydı. Orada gardiyanlar görevlerini gerektiği gibi yerine getirseydi, o elim olaylar daha başlangıcında fark edilseydi işler bu noktaya gelmeden önlenebilecekti” dedi.
Olay, 2022 yılı Ağustos ayında Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda meydana geldi. ‘Cinsel istismar’ suçundan tutuklanan S.T. ile M.D., iddiaya göre aynı koğuşta kaldıkları, A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö. tarafından cinsel istismara uğradı. Olay, o dönem 17 yaşında olan mağdur S.T.’nin, 12 Ağustos 2022’de nakil olarak gittiği Ankara Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nde yapılan muayenesinde ortaya çıktı. Vücudunda darp izleri görülen S.T.’nin, Kocaeli’deki cezaevinde M.D. ile birlikte, A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö.’nün cinsel istismarına maruz kaldıklarını, kemerle darbedildiklerini, zorla ayaklarını yıkattıklarını, kendilerine masaj yaptırdıklarını, bardaktan ve pet şişeden zorla idrar içirdiklerini beyan etmesi üzerine, kurum müdürlüğü tarafından suç duyurusunda bulunuldu. Şüpheliler hakkında, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılarak geçen Ocak ayında karar çıktı.
CEZAEVİ ÇOCUK KOĞUŞUNDAKİ TACİZ DAVASINDA SANIKLARA CEZA YAĞMIŞTI
Mahkeme heyeti, sanıkların suç tarihinde 18 yaşından küçük olmalarını dikkate alarak, S.T. ve M.D.’ye yönelik haklarında ‘çocuğa karşı eziyet’, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından şüpheliler A.S., E.G., K.T.Ö. ile Y.Ö., 19 yıl ile 30 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası verdi. A.S., E.G., K.T.Ö. ve Y.Ö., ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundan beraat ederken, ‘kaçma şüpheleri olduğu gerekçesi’ ile tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.
SAVCILIK OLAYIN ARDINDAN GARDİYANLAR HAKKINDA DA SORUŞTURMA AÇTI
Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı gündeme gelen olayın ardından Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevli infaz koruma memurları Ahmet Ö., Ahmet S., Murat Ş., Ömer Ç. ve Samet K. hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından şüpheliler hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede, mağdur S.T.’nin haklarında iddianame düzenlenen 18 yaşından küçük çocuklar A.D., E.G., Y.Ö. ile K.T.Ö. tarafından işkence ve istismara maruz kaldığı anlatıldı. S.T.’nin Sincan Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na Ağustos 2022 tarihinde sevk edildiği anlatılan iddianamede, cezaevine girişte yapılan kontrollerde vücudunda morluklar ve yaraların tespit edilmesi üzerine suç duyurusunda bulunulduğu, Kocaeli 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından S.T.’ye yönelik 18 yaşından küçük 4 şüphelinin 11 Ağustos 2022 tarihinde gerçekleştirdikleri eylemlere ilişkin günün vardiya sorumlusu infaz koruma memurları hakkında soruşturma başlatıldığı aktarıldı.
İFADESİNDE GARDİYANLARDAN ŞİKAYETÇİ OLMADI
İddianamede, şikayetçi S.T.’nin ifadesine de yer verildi. İfadesinde S.T., “Bir olay sebebiyle 3 Ağustos 2022 tarihinde Kandıra Cezaevine girdim. Cezaevinde gündüz ve geceleri olmak üzere iki kez İnfaz Koruma memurları denetim yaparlardı. Ayrıca ses yükseldiğinde de kapıdan gelip kontrol ederlerdi. Kandıra Cezaevi’nde başıma gelen olay ile ilgili cezaevinden sevk edileceğim gün ismini bilmediğim infaz koruma memurunun biri gözümdeki morluğu fark etti ve bana gözümün neden mor olduğunu sorduğunda ona ‘ranzaya çarptım’ dedim. Ben yaşadığım olayı orada görevli infaz koruma memurlarına anlatmadım, yardım da istemedim. Bu olayı anlatmama sebebim olay içeriğinde ismi geçen çocuk suçluların ‘olayı anlatırsan sana daha kötü şeyler yaparız’ diye tehdit etmeleridir. Benim bu konu ile ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir. Bu konu ile ilgili İnfaz Koruma memurlarından herhangi bir davam ve şikayetim yoktur” dediği belirtildi.
ŞÜPHELİ GARDİYAN SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRDİKLERİNİ BELİRTEREK SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Gardiyanlardan şüpheli Ahmet Ö.’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, “Ben olay tarihinde 20.00 ile 08.00 saatleri arasında çalışıyordum. Nöbetçi memur olarak da Ahmet S. ve Samet K. görev yapıyordu. Kural gereği biz her saat içerisinde 1 kez odaları, oda kapısındaki mazgaldan ya da oda kapısı açılarak kontrol ediyoruz. O gün de bu şekilde odaları kontrol ettik. O gün yaklaşık olarak 13 kez odayı kontrol ettik. Biz odaları kontrol ettiğimizde her hangi bir sorun yoktu ve herhangi bir şikayette bulunan da olmadı. Çocuk şahıslar D4 numaralı odada kalıyordu. Ben vardiyam esnasında herhangi bir olumsuzluğa rastlamadım. Odalar iki katlıdır, alt katta kamera sistemi bulunmaktadır. Alt katta herhangi bir olumsuzluk olsaydı tarafımızdan müdahale edilirdi. Olay üst katta kamera bulunmadığından orada gerçekleşmiş. Tarafımdan sorumluluklar yerine getirilmiştir. Ben ve nöbetçi memurlar o gün gerekli kontrolleri yaptık. Belirttiğim sebeplerden suçlamayı kabul etmiyorum” şeklinde ifadesine yer verildi.
MAĞDUR ÇOCUK ANKARA’YA NAKİL OLURKEN SAĞLIK RAPORU ALINMAMIŞ
Cezaevinde görevli gardiyanlardan şüpheli Murat Ş. ise ifadesinde, şikayetçi S.T.’nin kaldığı koğuşta kontrol ettikleri sıralarda koğuştakilere sorunu olup olmadıklarını sorduklarını, koğuştan kimsenin sorun bildirmediğini ifade etti. Diğer şüphelilerin de alınan ifadelerinde benzer savunmalar yaptığı görüldü. İddianamede S.T.’nin sevki sırasında darp raporu alıp almadığına ilişkin cezaevine sorulduğu, gelen cevap yazsında S.T.’nin Kocaeli’ndeki cezaevine girdiği gün alınan sağlık muayenesinde herhangi bir olumsuzluk görülmediği ve nakiller sırasında tutuklulardan sadece yolculuk yapıp yapamayacağı yönünde rapor alındığını bildirdi.
NAKİL SIRASINDA ŞİKAYETÇİYE MUAYENE YAPILMAMIŞ
İddianamede, S.T.’nin tutuklu olarak bulunduğu Kocaeli Ceza İnfaz Kurumu’nda, aynı koğuşta kaldığı A.S., E.G., Y.Ö. ve K.T.Ö. tarafından işkence gördüğü, cinsel istismara maruz kaldığı iddiasıyla Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi’ne fezleke düzenlendiği aktarıldı. S.T.’nin Ankara’daki cezaevine nakil olduğunda yapılan muayenede gözle görülür şekilde tespit edildiği vurgulandı.
SAVCI ‘GARDİYANLARIN DURUMU FARK ETMEMELERİ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA’ AYKIRI DEDİ
İddianamede, olayın yaşandığı gün vardiya memurlarının odaya en az iki defa girdiği, yaşanan olaylarda mağdurun yüzünde ve vücudunda meydana gelen yaralanmaları görmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi. İddianamede, S.T.’nin mağduriyet yaşadığı belirtilerek kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu vurgulandı.
5 GARDİYAN İÇİN 1 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede, şüpheliler Ahmet Ö., Ahmet S., Murat Ş., Ömer Ç. ve Samet K.’nin “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan ayrı ayrı 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin kabul edilmesiyle şüphelilerin ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.
“MÜVEKKİLİMİN BU OLAY NEDENİYLE ALDIĞI YARALARIN TELAFİSİ OLDUKÇA GÜÇ”
Şikayetçi S.T.’nin avukatı Rıdvan Can Erdem, “Kocaeli Cezaevi’nde oldukça vahim bir olay yaşandı. Müvekkilim aynı koğuşta bulunan diğer çocuklar tarafından eziyete, işkenceye ve cinsel istismara maruz kaldı. Bu olayla ilgili yargılamanın sonuna gelindi ve Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında oldukça ağır cezalar hükmetti. Bununla birlikte devam eden bir davamız daha vardı. Müvekkilim S.T.’nin cezaevine girmesine sebep olan davada, beraat ile sonuçlandı. Müvekkilin masum olduğu ve cezaevine haksız yere girdiği anlaşılmış oldu. Sanıklar her ne kadar cezalarını almış olsalar da müvekkilin bu olay nedeniyle aldığı yaraların telafisi oldukça güç. Bizim devlet aleyhine açmış olduğumu tazminat davamız var. Biz burada mağdur S.T.’nin gerektiği gibi korunamadığını düşünerek Adalet Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtık. Bu davamız şu ana sürüyor” dedi.
“BURADA HERKES GÖREVLERİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPMALIYDI”
Avukat Can Erdem, “Yaşan şiddet ve taciz olayı Kandıra’da yaşanmasına rağmen bu hadise Kocaeli Cezaevi’nde ortaya çıkmadı. Müvekkil ve diğer çocuk mahkumlar, Ankara Sincan’daki cezaevine nakledilince orada fiziki muayenede ortaya çıktı. Bu olay Ankara’da yapılan fiziki muayenede ortaya çıkıyorsa Kandıra’da da ortaya çıkabilirdi. Kandıra Cezaevi’ndeki infaz koruma memurlarının ihmal suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle, görevlerini gerektiği gibi yerine getirmediğini, oradaki çocukların koruma ve gözetimlerinin gerekti şekilde sağlanmadığını belirterek haklarında iddianame düzenleyip kamu davası açtı. Bu dava devam ediyor halen. Dava sonucunda muhtemeldir ki görevlerini gereği gibi yerine getirmediği kamu hizmetinden yasaklanma durumları söz konusu olacaktır. Ayrıca adli bir ceza da olacaktır. Burada herkes görevlerini en iyi şekilde yapmalıydı. Orada gardiyanlar görevlerini gerektiği gibi yerine getirseydi, o elim olaylar daha başlangıcında fark edilseydi işler bu noktaya gelmeden önlenebilecekti” diye konuştu.
“18 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUK MAHKUMLARIN BİRBİRLERİNDEN OLDUKÇA ETKİLENDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Avukat Erdem, çocuk mahkumlar için özel bir cezaevi ortamı hazırlanması gerektiğini belirterek, “Özellikle 18 yaşından küçük çocuk mahkumların birbirlerinden oldukça etkilendiğini düşünüyoruz. Çünkü eziyet ve istismar davasında, sanıkların alınan savunmalarında, her biri esasında bunları kendilerinin düşünmediği ve birbirlerinden etkilenerek bu eylemleri gerçekleştirdiklerini söylediler. Adalet Bakanlığı’na çocuk mahkumların yetişkinler için hazırlanmış koğuşlarda değil de onlar için özel olarak hazırlanmış, gelişimleri, eğitimleri, sosyal faaliyetleri olan koğuşlarda kalması gerektiği yönünde yazı yazdık” ifadelerini kullandı.
]]>ZONGULDAK’ın Çaycuma ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi N.K.’nin (39) bulunduğu evde, birlikte gördüğü sevgilisi olduğu öne sürülen Yaşar Esen’i (35) 8 bıçak darbesiyle öldüren Mustafa Köse, 2 oğlu ve oğlunun arkadaşı hakkında ‘Tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. İddianamede yer alan savunmasında olay yerinde olmadığını söyleyen Mustafa Köse’nin giydiği pantolonunun üzerindeki kan izlerinin Yaşar Esen’e ait olduğu DNA raporuyla ortaya çıktı.
Olay, geçen yıl 3 Nisan’da Çaycuma ilçesi Ahatlı köyünde meydana geldi. Karabük’te oturan N.K., Çaycuma ilçesine bağlı Ahatlı köyündeki ağabeyinin evine geldi. N.K., 10 gün sonra burada sevgilisi olduğu öne sürülen Yaşar Esen ile buluştu. Durumu öğrenen N.K.’nin boşanma aşamasındaki eşi Mustafa Köse de gece saatlerinde oğulları Umut Köse (20), S.T. (16) ve oğlunun arkadaşı Umut Çelen (19) ile birlikte köye geldi. 4 kişi, N.K., 11 yaşındaki kızı ve Yaşar Esen’in bulunduğu eve, camı kırarak girdi. Burada grup, Esen’e bıçak ve sopalarla saldırdı. Esen 8 yerinden bıçaklanırken, 4 şüpheli kaçtı. Çağrılan ambulansla Çaycuma Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yaşar Esen kurtarılamadı. Şüpheliler, suç aletleriyle birlikte şehir dışına kaçmaya çalışırken yakalandı. Mustafa ile oğlu Umut Köse ve arkadaşı Umut Çelen tutuklanırken, annesi N.K.’nin kızlık soy ismini taşıyan diğer oğlu S.T. adli kontrol ile serbest bırakıldı.
‘SİZ ÜSTLENİN, BEN SİZE BAKARIM’ DEMİŞ
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmasını tamamlayarak iddianame hazırladı. İddianamede sanıklardan Umut Çelen ifadesinde, “Mustafa Köse, oğlu Umut’u arayıp ‘Toplayabildiğiniz kadar adam toplayın’ dedi. Bizi aldı ve yola çıktık. Mustafa ‘N.K. başka erkekle yatıyor. Namus meselesi’ diyerek paspasın altından 3-4 tane bıçak çıkarıp vermek istedi. Ben almadım. Eve varınca Yaşar Esen’i camdan uygunsuz gördük, küfür etti. İlk Mustafa, sonra Umut, ben ve S.T. camdan içeri girdik. Olay yerinden kaçarken Mustafa, Umut’a ‘Ben Yaşar’ı bıçakladım. Siz üstlenin, ben size bakarım’ dedi. Onlar kabul etmedi” dedi.
BİLGİSİ OLMADIĞINI ÖNE SÜRDÜ
İddianamede ayrıca sanıklardan Mustafa Köse’nin de ifadelerine yer verildi. Köse’nin suçlamaları reddederek, “Olayla ilgili hiçbir bilgim yok. Eve giderken polis ekipleri durdurunca öğrendim. Yaşar Esen’i kim niye öldürdü, bilmiyorum. Aracımdan çıkan bıçakları da bilmiyorum” dedi.
İddianamede, Köse’nin giydiği pantolondaki kan izlerinin Yaşar Esen’e ait olduğu DNA testiyle ortaya çıktığı, şüphelinin ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildiği ifade edildi.
Cinayeti babasının işlediğini öne süren Umut Köse ise “Eve girince babam yatak odasının kapı camını kırarak odaya girdi. Önce Yaşar bıçak çekti. Yaşar bize doğru da küfür edince sinirlenip sopa ile vurdum. S.T., Yaşar’ı bacağından bıçakladı. Umut Çelen de kafasına küçük masayla vurdu. Yaşar yere düştü, babam da üzerine çıkıp bıçakladı” diye konuştu.
S.T. ise Yaşar Esen’i bıçaklamadığını, kimin nasıl vurduğunu görmediğini söyleyerek suçlamaları reddetti.
‘AĞRI KESİCİ’ SOPA
İddianamede olay yeri incelemesi sırasında yatak odasında 1 kanlı bıçak ile ‘ağcı kesici’ yazan kanlı sopanın ele geçirildiği, diğer bıçakların Mustafa Köse’nin otomobilinden çıktığı belirtildi. Ayrıca kırılan cam parçalarında Umut Çelen’in parmak izi olduğu tespit edildi.
ORTAK AMAÇ İÇİN YOLA ÇIKMIŞLAR
İddianamede ‘Mustafa Köse’nin uzun süredir ayrı yaşadığı eşi N.K.’nin Yaşar Esen ile aynı ikamette kaldığını öğrenmesi üzerine, namusuna leke geldiği düşüncesinin verdiği sinirle Umut Köse, Umut Çelen ve S.T.’yi yanına alarak köye gittikleri ve hangi ortak amaç için yola çıktıklarının bilincinde oldukları ve hiçbirinin bu duruma karşı çıkmadan veya vazgeçme imkanları varken ikamete girdikleri, yatak odası kapısını hep birlikte kırdıkları’ belirtilerek eylem ve fikir birliği içinde hareket ettikleri öne sürüldü. Zonguldak 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianameyle sanıklar hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sanıklar ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkacak.
]]>