Rüya – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 01 Jun 2024 21:46:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 7 Yaşındaki Rüya, Fasulyelerle Piyano Çalıyor ve Dünya Birincisi Oldu https://www.haber60.com.tr/7-yasindaki-ruya-fasulyelerle-piyano-caliyor-ve-dunya-birincisi-oldu/ https://www.haber60.com.tr/7-yasindaki-ruya-fasulyelerle-piyano-caliyor-ve-dunya-birincisi-oldu/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:46:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34345

KAYSERİ’de Rüya Sarıca (7), müzik öğretmeni eşliğinde, piyano tuşlarının üzerine renkli fasulye tanelerini yapıştırarak 5 yaşında piyano çalmaya başladı. Fasulyelerin renklerine göre notaları öğrenen Sarıca, mart ayında online ortamda video gönderdiği yarışmada dünya birinciliği elde etti. Müzik aletlerini çalmanın eğlenceli olduğunu söyleyen Rüya Sarıca, “Piyanoya fasulyeler ile başladım. Sonrasında belirli bir seviyeye gelince fasulyeleri kullanmayı bıraktım. Herkes istediği müzik aletini çalabilir. Öğrendikten sonra insana basit geliyor” dedi.

Rüya Sarıca, piyano çalan ablasından etkilenerek 5 yaşındayken piyano çalmak istedi. Bunun üzerine müzik öğretmeni Tuğba Işıldak Tezcan, Rüya’yı piyanoya başlattı. Okuma yazma ve nota bilgisi olmayan Rüya’ya, notaları öğrenmek için renkli fasulyeleri kullandı. Piyano tuşlarının üzerine, her notaya boyanan farklı renkte fasulye taneleri yapıştıran Tuğba öğretmen, Rüya’nın notaları öğrenmesini sağladı. Rüya, piyano çalmayı öğrendikten sonra tuşlara fasulye yapıştırmayı bıraktı. Kendini piyanoda geliştiren Rüya Sarıca, online olarak World Classical Music Awards yarışmasına video gönderdi. 15 ülkenin 54 şehrinden 1 milyonun üzerinde yarışmacının katıldığı yarışmada, mart ayında altın ödül alan Rüya, dünya birincisi oldu. Yarışmanın ardından İstanbul’da düzenlenecek olan IPC International Piano Competition yarışmasına davet edilen Rüya Sarıca, 9 Haziran’da juri önünde piyano çalacak.

‘RENKLERLE BERABER NOTALARI DA ÖĞRENDİK’

Rüya’nın yaşının üzerinde bir performans sergilediğini söyleyen müzik öğretmeni Tezcan, “Küçük yaşta piyano eğitimine başlamak çok önemli. Çünkü çocukların beyin gelişimlerine çok büyük etkide bulunuyor. Çok büyük pozitifliği var. Öğrenciler piyanoya, renklerle başladıkları zaman notaları çok çok daha kolay öğrenebiliyorlar. Bunu, Rüya’da tam anlamıyla gördük. Rüya okuma yazma bilmiyordu. 5 yaşında başladı. Hem okuma yazmayı hem de notaları öğrendi. Notalar bize bir kılavuz oldu. Renklerle beraber notaları da öğrendik. Sonrasında renkleri attık. Normal çalmaya başladık ve bir sürü kapılar açılmaya başladı. Çocukların özellikle özgüven düzeyleri çok yükseliyor. Rüya, girdiği bütün yarışmalarda birinci oldu. Yaşının üzerinde bir performans sergiliyor. World Classical Music Awards yarışmalarına girdi. Orada birinci oldu. Şimdi de IPC Uluslararası Piyano yarışmasına girdik. Çok zor olmasına rağmen, Kayseri’den ilk defa 7 yaşında biri katılacak. O da Rüya” diye konuştu.

‘RENKLER HEM BANA HEM DE PİYANO TUŞLARINA YARDIMCI OLUYOR’

Rüya’nın geçirdiği süreci anlatan Tezcan, “Ben notaları öğretirken, birinci sınıfta kullandığımız fasulyeleri kullanmayı tercih ettim. Çünkü etiket yapıştırdığınız zaman piyanonun lekesi kalıyor. O oluyor, bu oluyor ve bu çocuklara bir kopya gibi geliyor. Ben onu istemiyorum. Ben çift taraflı bantla fasulyeleri yapıştırdım. Çocuklar evlerine giderken de o fasulyeleri ellerine veriyorum. Onlar benim evime geldiklerinde ya da ben onların evine gittiğimde fasulyeler tuşta yapışık olduğu için ‘öğrendikten sonra bunu buradan kaldırın, artık o size veda edecek’ diyorum. Geldiğimde bir bakıyorum veda etmiş oluyor. Otomatik olarak renkler hem bana hem de piyano tuşlarına yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

‘RÜYA BİRİNCİ OLDUĞU ZAMAN AĞLADIK’

Tezcan, “Yarışmalara online olarak katıldıktan sonra ben Rüya’da çok büyük bir gelişme gördüm. Bizim belli yerlerde sertifikalar almışlığımız vardı zaten. Bu sertifikalardan sonra kendimizi bir de yarışmalarda görmek istedik. Ailemiz çok büyük destek oldu. Aslında bilmeden bir yarışmaya girdik. Çünkü milyonlarca insanın katıldığı bir yarışma. Aslında çocuk açısından bir riskti. Ama hayatta bazen cesaretli olmak güzel şeyler getirebiliyor. Rüya’ya bu konuda çok güvendim. Bu yaşta olup da bu şekilde güzel bir tekniği olan, notaların ritimlerini ve yerlerini çok iyi yapıyor. Rüya birinci olduğu zaman ağladık. Rüya kesinlikle piyanoda ilerlemek istiyor. Müzikten asla ayrılmayacak” dedi.

‘PİYANOYA FASULYELER İLE BAŞLADIM’

Müzik aletlerini çalmanın eğlenceli olduğunu söyleyen Rüya Sarıca ise “Piyanoya fasulyeler ile başladım. Sonrasında belirli bir seviyeye gelince fasulyeleri kullanmayı bıraktım. Ablamı piyano çalarken çok gördüm. Bende ablam gibi piyano çalmayı istedim. Fasulyeleri kullandığımız için çok ta zor olmadı. Şuana kadar yarışmalarda birinci oldum. IPC’de birinci olacağım mı bilmiyorum. Herkes istediği müzik aletini çalabilir. Öğrendikten sonra insana basit geliyor. Müzik aletlerini çalmak eğlenceli bir şey” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/7-yasindaki-ruya-fasulyelerle-piyano-caliyor-ve-dunya-birincisi-oldu/feed/ 0
Selçuk Yöntem, Empati programında hayatını anlattı https://www.haber60.com.tr/selcuk-yontem-empati-programinda-hayatini-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/selcuk-yontem-empati-programinda-hayatini-anlatti/#respond Fri, 05 Apr 2024 08:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26323 Usta aktör Selçuk Yöntem, NTV’nin artık bir ekran klasiği haline gelen programı Empati’de Ahmet Mümtaz Taylan’ın konuğu oldu.

ÇEKTİĞİM BÜYÜK ACILARDAN BİRİYDİ

Selçuk Yöntem, konservatuarı kazandıktan sonra başarılı bulunmayıp okuldan atıldığını, Danıştay’a başvurarak yeniden konservatuara giriş hikayesini Ahmet Mümtaz Taylan’la Empati’de paylaşırken “Çektiğim en büyük acılardan biri Danıştay’a gitmekti” cümlesini kurdu!

Zuhal’le çok genç evlendik

Ahmet Mümtaz Taylan’ın “Yabancı dilin yokmuş ama Londra’ya gitmişsin, İngiltere benim için tecrübe olarak 10 yıla bedel dedin mi? Neler oldu İngiltere’de” sorusuna Selçuk Yöntem: “O bir hülyaydı, İngiltere’de master yapmak, Royal Akademi’ye gitmek, çalışmamız gerekiyordu orada.

Zuhal’le bir ailenin yanına gittik, bir barda bir arkadaşım sunuculuk buldu bana ama, İngilizce bilmiyorum. Sunacağım metni hazırladılar bana, ezberledim. Okuyorum iniyorum, öyle idare ettik 1-2 ay.

Ütücülük, garsonluk yaptım, bulaşık yıkadım, restoranda menajerliğe kadar yükseldim. sonra dönmeye karar verdik. Çok gençtik, çok genç evlendik, o 19 yaşında ben 23 yaşındayım düşünebiliyor musun, cengaverliğe bak? Zuhal çok istedi dönmeyi, döndük”

Berlin’de taksici “Biraz trafik var 13 dakika” dedi

Berlin’de yaşayan Selçuk Yöntem, Berlin için: “Berlin kültürel ve farklı bir yapıya sahip olduğu için beni çekiyor. İster sakin ister hızlı bir hayat sürüyorsunuz.

Orada zaman daha ağır akıyor gibi geliyor bana, telaşsız ve stressiz akıyor. Biz çok renkli bir ülkeyiz, her gün bir şey oluyor. Son gittiğimde taksiciye “ne kadar da gideriz” dedim, “biraz trafik var 13 dakika” dedi.

Bizim taksi bulmamız yarım saat sürüyor. Öyle bir sakin ve telaşsız, sabırlı bir hayat var Berlin’de. İstanbul’da zaman hızlı akıyor. Yurdumun lezzetleri başka ama” cümlelerini kurdu…

Amadeus’a başlamadan önce Sadri Alışık’ı rüyamda gördüm

5 yıldır kapalı gişe oynadıkları “Amadeus”daki rolünü kabul etmeden önce rüyasında Sadri Alışık’ı gören Selçuk Yöntem “Bugüne kadar 2-3 rüya varsa bana işaret, bu çok enteresandı” dedi.

Ve oyun öncesi gördüğü rüyasını şu cümlelerle anlattı: “Rahmetli Sadri Alışık’la hiç tanışmadım, çok tanışmak isterdim, çok iyi bir aktördü. Kerem Alışık bana oyunu teklif ettiği zaman düşünelim dedim, zaman geçti, en son görüşmeyi yapacağız evet mi hayır mı durumundayız.

Rüya gördüm, Sadri Abiyi gördüm rüyamda, nasıl güzel gözler ve kirpikler, bana rüyamda gözleriyle onay verdi” rüyamı Kerem’e anlattığımda, ağladı. İyi ki o işaret yapmış.

Uykuyu kimse çözemedi, ben rüyalara inanıyorum… Rüya diye bir gerçek var, çünkü bana öyle gülümsemeyip hayır da diyebilirdi. Boş boş da bakabilirdi… Bu olay bir gerçek”

Babama minnettarım

Ahmet Mümtaz Taylan’ın “Bugün babana ne söylemek istersin” sorusunu Selçuk Yöntem şu sözlerle yanıtladı: “Bana öğrencilik yaşamımda konservatuara girdiğim zaman yaptığı yardımlara, buna vesile olmasına, beni tiyatroya, operaya, baleye götürmesine, klasik müzik dinlettirmesine minnettarım. Ona çok teşekkür ediyorum, çok şey borçluyum”

]]>
https://www.haber60.com.tr/selcuk-yontem-empati-programinda-hayatini-anlatti/feed/ 0
Güney Afrika’da 100 Bin Üyeli Kilisenin Lideri Müslüman Oldu https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-100-bin-uyeli-kilisenin-lideri-musluman-oldu/ https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-100-bin-uyeli-kilisenin-lideri-musluman-oldu/#respond Thu, 21 Mar 2024 01:30:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21514 Güney Afrika Cumhuriyeti’nde yaklaşık 100 bin üyesi bulunan Corinthian Kilisesinin lideri iken 1500 cemaat üyesiyle geçen yıl Müslüman olan eski papaz İbrahim Richmond, “Biz Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’den habersizdik ve Kur’an’ı hiç bilmezdik.” dedi.

Güney Afrika’da 60 milyonluk nüfusun yüzde 80’inden fazlasını Hristiyanlar, yaklaşık yüzde 2’sini ise Müslümanlar oluşturuyor.

Müslümanların büyük çoğunluğunun Asya kökenli olduğu ülkede, Afrika kökenli nüfus içinde Müslümanlara oldukça az rastlanıyor.

Yerli halk Zuluların çoğunlukta yaşadığı KwaZulu-Natal eyaletinde on binlerce mensubu bulunan Corinthian Kilisesinin eski lideri İbrahim Richmond, yaklaşık 1500 cemaat üyesi ile geçen yıl İslam’a geçti.

Richmond, Hristiyan papazı iken İslam’a geçiş hikayesini ve sonrasında yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Ay yıldızlı Afrika Kilisesi: Corinthian

Richmond, 1950’lerde kurulan Corinthian Kilisesinin KwaZulu Natal bölgesinde yaklaşık 100 bin kişilik cemaate sahip yerel Afrika Kilisesi olduğunu söyledi.

Bu kilisenin öğretisinin ana akım Hristiyan mezheplerinden farklılık gösterdiğine dikkati çeken Richmond, bu öğretinin tek tanrı inancı taşıdığını, Hz. İsa’yı son peygamber kabul ettiğini, domuz eti yenmediğini ve ibadethanelerinde ayakkabı giyilmediğini belirtti.

Richmond, Corinthian Kilisesinin sembolünün ay yıldız olmasına da değinerek, “Büyükbabam Abdel Müslümanmış. Kilisenin kurucusu babam Johannes Hz. İbrahim’in yolundan giden bir insandı. O babasını hiç görmemiş ama annesinden öğrendiği için kiliseye ay yıldız sembolünü seçmiş.” dedi.

Richmond’ın rüyası

Richmond, İslam’a geçişinin, gördüğü rüyalara dayandığını belirterek, “Bir gece kilisede uyurken rüya gördüm. Bu rüya sadece bir sesten ibaretti, kimseler gözükmüyordu. Rüyadaki ses cemaatimin beyazlar giymesini istiyordu. İkinci gün aynı rüya, aynı ses. Sonraki günün erken saatlerinde yine aynı rüya ama bu sefer ses oldukça agresifti. Aynı gün cemaatimi bu olay hakkında bilgilendirdim. Ne yapacağımı bilmiyordum ama cesaretimi bir şekilde toplayıp rüyam hakkında onlarla konuşabildim.” ifadelerini kullandı.

Cemaat üyelerinin kendisine destek verdiğini dile getiren Richmond, şöyle devam etti:

“Sonra bir gün kilisede düzenlenecek büyük bir tören için hazırlık yaparken, rahiplerimden biri yanıma gelip bazı Müslümanların geldiğini söyledi. Niçin Müslüman amblemi kullandığımızı merak ediyorlarmış. Bu kişiler yanıma geldiklerinde rüyamı hatırladım ve ne giydiklerini gördüm. Anladım ki bunlar rüyada bahsedilen insanlar. Artık rüyam gerçekleşmişti.”

Richmond, bu olayın ardından İslam’ı seçmeye karar verdiğini kaydederek, “Cemaattekiler ‘rüyanın peşinden git, seni sonuna kadar destekliyoruz’ dedi ve o gün yaklaşık 1500 kişinin katıldığı törende benimle şehadet getirdiler.” dedi.

İslam ve apartheid

Ülke nüfusunun yüzde 80’inden fazlasını oluşturan Afrika kökenliler arasında Müslümanların çok seyrek görülmesinin, Güney Afrika tarihindeki ırkçı apartheid rejiminden kaynaklandığını söyleyen Richmond, “Biz Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’den habersizdik ve Kur’an’ı hiç bilmezdik.” dedi.

Richmond, “Apartheid döneminde Müslüman kardeşlerimizin gelip Zulu ulusundaki Afrikalı kardeşlerine tebliğ etmesine izin verilmezdi. Son peygamber ve İslam hakkında konuşmak için bize gelme şansları çok azdı. Bu onların hatası değildi.” diye konuştu.

Güney Afrikalı Müslümanların, ülkede İslam’ın daha geniş çevrelere tanıtılması konusunda çok iyi işler çıkardığını belirten Richmond, son yıllarda giderek artan sayıda Afrikalının İslam’ı benimsemeye başladığına dikkati çekti.

Richmond’a Türk yardımı

Richmond, Diyanet İşleri Başkanlığının konuğu olarak ziyaret ettiği Türkiye’yi ve gördüğü misafirperverliği unutamadığını ifade ederek, “Türkiye’de insanlar sıcak kalpli ve sevgi dolu.” dedi.

Türkiye merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Bilgi ve Algı Derneğinin (BİLAL) Güney Afrika temsilcisi olduğuna da değinen Richmond, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ve Türk hayırseverlerin yardımlarıyla gerçekleştirilen iftar programı vesilesiyle Türk kardeşleriyle bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

İftar programının organizatörlerinden BİLAL’in Genel Başkanı Ömer Lütfi Türkmenoğlu ise İHH işbirliğinde bu program vesilesiyle 600 Zuluca, 2 bin İngilizce Kur’an-ı Kerim dağıtıldığını belirterek, “Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığımızın yeni Müslüman olanlar için İngilizce yayınladığı temel İslami bilgilerin bulunduğu kitapları da teslim edeceğiz. Zaman zaman ramazan için iftar etkinliklerimiz de devam edecek.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-100-bin-uyeli-kilisenin-lideri-musluman-oldu/feed/ 0