Derin uzay roket sistemi, bir saatlik entegre uçuş testini tamamlamayı hedefliyor. Başarılı olması halinde, uzay aracı Hint Okyanusu’na iniş yapacak ve bu devasa aracı daha karmaşık test uçuşlarına ve nihayetinde NASA astronotlarını Ay’ın yüzeyine taşımaya hazırlayacak bir konuma gelecek.
Hedef kalkış zamanı, Perşembe sabahı birkaç kez ertelendi, en sonunda yakındaki güvenlik nedenleriyle bazı sapık tekneleri temizlemek için yetkililere daha fazla zaman vermek için ertelendi. Starship aracı, yani üst Starship uzay aracı ve Süper Ağır olarak bilinen roket itici kısmı, 8:25 a.m. CT (9:25 a.m. ET) ‘de Teksas’ın özel Starbase tesisinden fırlatıldı.
Roketin fırlatışı şirketin web sitesinde canlı olarak yayınlanıyor.
SpaceX, Starship sisteminin, insanları ilk kez Mars’a taşıma temel misyonu için hayati önem taşıdığını düşünüyor. Ve kritik olarak, NASA, Artemis III misyonu kapsamında astronotlarını Ay’ın yüzeyine taşıyacak iniş aracı olarak Starship’i seçti ve bu misyonun en erken Eylül 2026’da kalkması planlanıyor.
Süper Ağır roket itici kısmı – fırlatma aracının en alt kısmı veya ilk aşama – hayata geçti ve Meksika Körfezi üzerinden yükseldi.
Süper Ağır roket itici kısmı çoğu yakıtını tüketti ve Starship uzay aracından ayrıldı, yani Süper Ağır’ın üzerinde yer aldığı üst aşama.
Roketin, okyanusta otomatik, kontrollü bir şekilde iniş yapması bekleniyordu, ancak roket, canlı yayında SpaceX iletişim müdürü Dan Huot’un ifadesiyle “beklediğimiz tüm motorları ateşlemedi ve roketi kaybettik.”
SpaceX, roketin suya düşmeden önce ne olduğuna dair video elde etmeye çalışıyor. Ancak roket, daha önce hiçbir Süper Ağır roketin yapmadığı bir mesafeye kadar ulaştı. Önceki iki uçuşta, Süper Ağır roket, iniş manevralarını denemeden önce havada yok edilmişti.
Bu arada, Starship uzay aracı kendi motorlarını kullanarak kendisini kırılma hızlarına ulaştırmıştır.
SpaceX CEO’su Elon Musk, bu erken test uçuşlarının ana hedeflerinden birinin Starship’i yörünge hızlarına ulaştırmak olduğunu söyledi – uzay aracının Dünya etrafında istikrarlı bir yörüngeye girmesini sağlayacak kadar hızlı hızlar.
Genellikle, böyle bir başarı için saatte 17.500 mil (28.000 kilometre) üzerinde hızlara ihtiyaç vardır.
Ancak Starship, bu uçuşta gerçekten yörüngeye girmeyi amaçlamıyor. Bunun yerine, uzay aracı Hindistan Okyanusu’nda sert bir iniş yapacak – umarım Federal Havacılık İdaresi tarafından yayınlanan belgelere göre, en yakın karaya 230 mil (370 kilometre)den fazla mesafede.
Starship, motorunu yaklaşık altı dakika boyunca yaktıktan sonra bir süre boşa çıkma aşamasına geçti. Uzay aracı, birkaç önemli test ve teknoloji gösterisinin ardından geçti.
İlk olarak, Starship, aracın yörüngeye ulaştıktan sonra uyduları uzaya bırakmak için gerekli olan bir kapağı açmak için kritik bir mekanizma testinde açıldı ve yeniden kapatıldı.
SpaceX mühendisleri, canlı yayında, hem yük kapısı açılma hem de yakıt transferi gösterisinin verilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
]]>Bakan Kacır ve Alper Gezeravcı,Gaziantep’te Gaziantep Üniversitesi öğrencileri ile buluştu
GAZİANTEP – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Gaziantep Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldi. Programda ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden oldu” dedi.
GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep’teki diğer okulların TEKNOFEST’lerde elde ettiği başarılardan bahsederek, bunun Gaziantep’in geleceği için muazzam bir işaret fişeği olduğunu söyledi. Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık mücadelesi verdiğini belirterek, ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Özellikle insansız hava araçlarında bu mücadelenin hangi düzeye geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu hafta tarihe kaydedilen büyük bir başarı hikayesine Türkiye’nin mühendisleri imza attılar. Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden biri olmuştur. Bu başarı dünyayı yeniden adaletle ve merhametle buluşturma iddiasında, bu Türkiye için muazzam bir kazanım olmuştur. Daha yapacak çok işimiz var, son yıllarda insansız hava araçlarında peşin sıra başarı hikayelerine şahitlik ettik” dedi.
Türkiye’nin artık kendi uydularını yaptığını ve Milli Uzay Programı’ndaki projeleri tek tek hayata geçireceklerini belirten Kacır, “Roket teknolojileri konusunda Türkiye birçok projeyi eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor. Milli markalarımız var. Roketsanımız var, Deltamız var. Bu kurumlarımız bağımsız şekilde uzaya ulaştıracak roket geliştirmeye devam ediyorlar. Roketsan sıvı yakıtlı motorlar konusunda Delta hibriti motorlu roketler konusunda çok önemli mesafeler kat etti ve 100 kilometre kabul edilen uzay sınırına erişebilecek roketleri yerli ve milli olarak geliştirdiler. Fakat henüz biz kendi geliştirdiğimiz roketlerle kendi uydularımızı uzaya gönderebilen bir ülke değiliz. Aynı zamanda insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri de biz henüz geliştirmiş değiliz. Ama roket projelerinde başladığımız çalışmalar önümüzdeki dönemde önce insansız sistemleri özellikle uyduları uzaya taşımamıza imkan tanıyacak. Peki biz henüz bu konumda değiliz. Dünyada insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri geliştiren 3 ülke var. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin. Avrupa ülkelerinin insanlı uzay roketleri gerçekleştirecek misyonları yok. Avrupa Uzay Ajansının da böyle bir kabiliyeti yok. Milli Uzay Programı’ndaki projeleri bir bir hayata geçireceğiz. Türkiye kendi uydularını yapıyor. Görüntüleme uydularını yapıyor. 20 yılda adım adım geliştirdik bu alanı. Önce ortak üretim projesi yaptık. Türksat 6A ilk haberleşme uydumuz olacak. Hani 2023’de Ay’a erişecektiniz dediler. Bunu da başaramadınız diyerek bu misyona zarar vermek isteyenler, alaya almak isteyenler oldu. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracını hibrit motorumuzla ateşleyip Ay transfer noktasına taşıyacağız. Ay’ın yörüngesine gireceğiz. Ay çevresinde araştırmalar yapacağız. Türkiye bu hedefi de başaracak. Bu projeler her zaman belirlendiği zamanlarda ve hızda gerçekleşmeyebilir. Bize düşen bilim adamlarımızın yanında ve arkasında durmaktır” ifadelerine yer verdi.
“TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak”
Bakan Kacır, gençlerle buluştuğu programda TEKNOFEST’in ve bu kapsamdaki yarışların geleceğin teknolojisine de yön verdiğini vurgulayarak, “İnanıyorum ki sayıları 1 milyona erişen TEKNOFEST yarışmaları, TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak. Bu yolculukta arzu ediyoruz ki gençlerimiz bayrağı bugünkünden daha ileri noktalara taşısın. Sadece havacılıkta değil uzay bilimlerinde de yapacağımız işlere Türk gençleri damgasını vursun” ifadelerini kullandı.
Gezeravcı deneyimlerini öğrencilerle paylaştı
Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında insanlı ilk uzay misyonu ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan ilk astronot olan Alper Gezeravcı ise, istasyonunun işleyişi, teknik özellikleri ile uzayda yaptığı bilimsel deneyler hakkında bilgiler paylaştı. Astronot Alper Gezeravcı, “Benim hikayem 2022 Mayıs’ında başladı. Haberlerde tesadüfen Cumhurbaşkanımızın halkımıza yaptığı açıklamayı dinledim. Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılında bir Türk vatandaşı ilk defa uzaya gönderilecekti. Uzay, astronomi alanında birçok araştırma yaparak, ‘Ben bu işi yapabilirim’ noktasına geldiğim an başvurumu gerçekleştirdim. Ben bu rüyanın, bu hayalin hep başka milletlerin insanlarına ait olduğunu telkin ediyordum kendime. Artık sizin hayalinizin sınırı yok. Potansiyelinize güvenin, içinizde olan özgüveniniz ayağa kalksın. Bundan sonra yolunuz açık. Bu hikayenin kalan kısmına imza atacak olan sizlersiniz. Bundan sonra sizlerin başarılarıyla övüneceğiz” şeklinde konuştu.
GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın ise, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı konuk etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Özaydın, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılını başlatan liderdir. Bu ülkeyi dönüştüren bir lider var. Türkiye onun sayesinde küresel güç olmuştur. Bizi kırmayıp geldiği için ilk astronotumuz, komutanımız Alper Bey’e çok teşekkür ediyorum” dedi.
Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın, program sonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’ya hediye takdim etti.
]]>GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep’teki diğer okulların TEKNOFEST’lerde elde ettiği başarılardan bahsederek, bunun Gaziantep’in geleceği için muazzam bir işaret fişeği olduğunu söyledi. Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık mücadelesi verdiğini belirterek, ilk uçuşunu yapan milli muharip uçak KAAN’a vurgu yapan Bakan Kacır, “Özellikle insansız hava araçlarında bu mücadelenin hangi düzeye geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu hafta tarihe kaydedilen büyük bir başarı hikayesine Türkiye’nin mühendisleri imza attılar. Türkiye 5’inci nesil savaş uçağını imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve gökyüzüyle buluşturabilen sayılı ülkelerden biri olmuştur. Bu başarı dünyayı yeniden adaletle ve merhametle buluşturma iddiasında, bu Türkiye için muazzam bir kazanım olmuştur. Daha yapacak çok işimiz var, son yıllarda insansız hava araçlarında peşin sıra başarı hikayelerine şahitlik ettik” dedi.
Türkiye’nin artık kendi uydularını yaptığını ve Milli Uzay Programı’ndaki projeleri tek tek hayata geçireceklerini belirten Kacır, “Roket teknolojileri konusunda Türkiye birçok projeyi eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor. Milli markalarımız var. Roketsanımız var, Deltamız var. Bu kurumlarımız bağımsız şekilde uzaya ulaştıracak roket geliştirmeye devam ediyorlar. Roketsan sıvı yakıtlı motorlar konusunda Delta hibriti motorlu roketler konusunda çok önemli mesafeler kat etti ve 100 kilometre kabul edilen uzay sınırına erişebilecek roketleri yerli ve milli olarak geliştirdiler. Fakat henüz biz kendi geliştirdiğimiz roketlerle kendi uydularımızı uzaya gönderebilen bir ülke değiliz. Aynı zamanda insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri de biz henüz geliştirmiş değiliz. Ama roket projelerinde başladığımız çalışmalar önümüzdeki dönemde önce insansız sistemleri özellikle uyduları uzaya taşımamıza imkan tanıyacak. Peki biz henüz bu konumda değiliz. Dünyada insanlı uzay misyonlarını gerçekleştirebilecek roketleri geliştiren 3 ülke var. Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin. Avrupa ülkelerinin insanlı uzay roketleri gerçekleştirecek misyonları yok. Avrupa Uzay Ajansının da böyle bir kabiliyeti yok. Milli Uzay Programı’ndaki projeleri bir bir hayata geçireceğiz. Türkiye kendi uydularını yapıyor. Görüntüleme uydularını yapıyor. 20 yılda adım adım geliştirdik bu alanı. Önce ortak üretim projesi yaptık. Türksat 6A ilk haberleşme uydumuz olacak. Hani 2023’de Ay’a erişecektiniz dediler. Bunu da başaramadınız diyerek bu misyona zarar vermek isteyenler, alaya almak isteyenler oldu. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracını hibrit motorumuzla ateşleyip Ay transfer noktasına taşıyacağız. Ay’ın yörüngesine gireceğiz. Ay çevresinde araştırmalar yapacağız. Türkiye bu hedefi de başaracak. Bu projeler her zaman belirlendiği zamanlarda ve hızda gerçekleşmeyebilir. Bize düşen bilim adamlarımızın yanında ve arkasında durmaktır” ifadelerine yer verdi.
“TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak”
Bakan Kacır, gençlerle buluştuğu programda TEKNOFEST’in ve bu kapsamdaki yarışların geleceğin teknolojisine de yön verdiğini vurgulayarak, “İnanıyorum ki sayıları 1 milyona erişen TEKNOFEST yarışmaları, TEKNOFEST kuşağı ve gençliği Türkiye’yi milli teknoloji hamlesinde zirveye çıkaracak. Bu yolculukta arzu ediyoruz ki gençlerimiz bayrağı bugünkünden daha ileri noktalara taşısın. Sadece havacılıkta değil uzay bilimlerinde de yapacağımız işlere Türk gençleri damgasını vursun” ifadelerini kullandı.
Gezeravcı deneyimlerini öğrencilerle paylaştı
Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında insanlı ilk uzay misyonu ile Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev yapan ilk astronot olan Alper Gezeravcı ise, istasyonunun işleyişi, teknik özellikleri ile uzayda yaptığı bilimsel deneyler hakkında bilgiler paylaştı. Astronot Alper Gezeravcı, “Benim hikayem 2022 Mayıs’ında başladı. Haberlerde tesadüfen Cumhurbaşkanımızın halkımıza yaptığı açıklamayı dinledim. Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılında bir Türk vatandaşı ilk defa uzaya gönderilecekti. Uzay, astronomi alanında birçok araştırma yaparak, ‘Ben bu işi yapabilirim’ noktasına geldiğim an başvurumu gerçekleştirdim. Ben bu rüyanın, bu hayalin hep başka milletlerin insanlarına ait olduğunu telkin ediyordum kendime. Artık sizin hayalinizin sınırı yok. Potansiyelinize güvenin, içinizde olan özgüveniniz ayağa kalksın. Bundan sonra yolunuz açık. Bu hikayenin kalan kısmına imza atacak olan sizlersiniz. Bundan sonra sizlerin başarılarıyla övüneceğiz” şeklinde konuştu.
GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın ise, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’yı konuk etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Özaydın, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılını başlatan liderdir. Bu ülkeyi dönüştüren bir lider var. Türkiye onun sayesinde küresel güç olmuştur. Bizi kırmayıp geldiği için ilk astronotumuz, komutanımız Alper Bey’e çok teşekkür ediyorum” dedi.
Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın, program sonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi ve ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’ya hediye takdim etti. – GAZİANTEP
]]>