(İSTANBUL)– İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İştiraki KİPTAŞ, İstanbul Yenileniyor Platformu kapsamında riskli yapıların dönüşümüne devam ediyor. Bu kapsamda hak sahiplerince varılan uzlaşma sonucunda Kadıköy Merdivenköy Mahallesi’ndeki 8 katlı Gökay Apartmanı’nın yıkımı gerçekleştirildi. Yıkım çalışmalarıyla ilgili konuşan KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, “Büyükşehir belediye başkanımızın seçim vaatlerinde en büyük hedeflerinden biri 50 bin tane riskli, bağımsız birimi yerinde dönüştürmekti. Bugün 50 tanesiyle başlıyoruz. Çok yakın zamanda 600 tanesini daha temelini atacağız. Durmadan hızlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.” dedi.
Kadıköy ilçesinin Merdivenköy Mahallesi’ndeki Gökay Apartmanı sakinleri, riskli yapı ilan edilen 36 konut bağımsız birimden oluşan binalarını yenilemek için 22 Kasım 2021’de istanbulyenileniyor.com’a tek yapı başvurusunda bulundu. Talepleri dinlendi, proje hazırlandı, 27 Ekim 2023’te resmi sözleşmeler imzalanmaya başlandı. 4 Aralık 2023’te 46 hak sahibinin tamamıyla uzlaşıldı ve tahliye süreçleri hızla tamamlandı.
YIKIMI GERÇEKLEŞTİ
Gökay Apartmanın yıkım işlemleri bugün saat 10.00’da KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un katılımıyla gerçekleştirildi. Kısa süre içerisinde, yerine inşa edilecek olan 48 konut 2 ticari birim olmak üzere toplam 50 bağımsız birimden oluşacak yeni projenin temeli atılacak.
“HEDEFİMİZ 50 BİN RİSKLİ BAĞIMSIZ BİRİMİ YERİNDE DÖNÜŞTÜRMEK”
Yıkımda çalışmalarıyla ilgili konuşan KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, “Yeni dönemimizin ilk yıkımı bu. Biz geçen dönem İstanbullulara söz vermiştik. Önümüzdeki dönem en büyük önceliğimiz yine kentsel dönüşüm olacak dedik ve şöyle bir hedef koyduk; 50 bin riskli bağımsız birimi yerinde dönüştüreceğiz dedik. Bunun zaten 26 biniyle ilgili çoğunluğu sağladık. Bu yapımızda onlardan bir tanesi. Tek bir bloğun yenilemesinden bahsediyoruz şu anda. Tek bir yapının yıkılıp yapılması sürecindeyiz şu anda. Bunlar belli kesimler tarafından maalesef küçük görünen işlerdi. Ama burada yaklaşık 200 insanımız yaşıyordu. Burada 50 tane bağımsız birimi inşa edeceğiz. Bu işleri yapmak, KİPTAŞ gibi şirketler için o kadar kolay değil. Mahalle arasında inşaat yapmak gerçekten hep maddi, manevi olarak çok zor. Ama biz vatandaşın uzlaştığı her yerde çözüm üretme noktasında varız. Bu da bunlardan bir tanesi. Bize İstanbul yenileniyor kapsamında şu ana kadar 31 binin üzerinde başvuru var. Yaklaşık 470 bin riskli bağımsız birimi temsil ediyordu. ve hepsi de bu kalitede binalar. Yani bir kepçe darbesiyle yıkılacak binalar. Biz bunlara çözüm üretmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Zaten seçim vaatlerinde büyükşehir belediye başkanımızın en büyük hedeflerinden biri buydu. 50 bin tane riskli, bağımsız birimi yerinde dönüştürmek. Bugün 50 tanesiyle başlıyoruz. Çok yakın zamanda 600 tanesini daha temelini atacağız. Durmadan hızlı bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.” dedi.
“İYİ BİR SİNERJİ YAKALARSAK İSTANBUL’U ÇOK HIZLI BİR ŞEKİLDE DAYANIKLI HALE GETİREBİLİRİZ”
Kurt, sektör temsilcilerine, kamu bankalarına ve iktidara çağrılarda bulunarak şöyle konuştu:
“Burada sektör temsilcilerine çağrıda bulunmak istiyorum. KİPTAŞ’ta ‘İstanbul Yenileniyor’ kapsamında çok ciddi elinde bir envanter var. Biz yüklenici firmalara hiçbir şekilde vatandaşla veya bürokrasiyle yormadan tamamen KİPTAŞ’la muhatap olacağı şekilde bir sistem geliştirdik. Vatandaş, özellikle yüklenici firmalarımıza ‘İstanbul Yenileniyor’ üzerindeki portaldan veya KİPTAŞ’a dilekçeyle başvurmak suretiyle süreçlerimize paydaş olmaya davet ediyoruz. Bu güç birliğini eğer yakalarsak, iyi bir sinerji yakalarsak İstanbul’u çok hızlı bir şekilde dayanıklı hale getirebiliriz.
“GEÇEN DÖNEMDE HİÇBİR PROJEMİZDE KAMU BANKALARI VATANDAŞLARIMIZA DESTEK OLMADI”
Diğer bir çağrım da kamu bankalarına, geçen dönemde maalesef hiçbir projemizde kamu bankaları vatandaşlarımıza destek olmadı. Tekrar söylüyorum, biz kamu bankalarından KİPTAŞ’a veya büyükşehire değil, bizde borçlanan alt gelir grubu vatandaşlarımıza ve özellikle risk yapıda oturan vatandaşlarımıza destek olmalarını, destek paketleri sunmalarını istiyoruz. Çünkü inşaat maliyetleri her geçen gün maalesef artıyor, artmaya da devam edeceğini öngörüyorum. Vatandaşlarımızın bu borç yükünün altında ezilmemesi için, kamu bankalarımızın özellikle riskli yapıda oturan vatandaşlarımıza çözüm üretmeleri şart. Biz vatandaşlar adına kefil olmaya da varız. Kamu bankaları bizimle çalıştıkları için de çok mutlu olacaklar. Yeter ki süreci bizim kadar dert etsinler.
İKTİDARA ÇAĞRI: ÖNÜMÜZDEKİ EN BÜYÜK ENGEL AŞIRI ARTAN İNŞAAT MALİYETLERİ
Bir çağrım da merkezi yönetime, inşaat fiyatlarındaki artışın önüne geçebilmek için, özellikle tedarik zincirini bir araya getirip üretimi teşvik edecek modeller geliştirmeleri lazım. Aksi takdirde bu enflasyonist ortamda hiç kimse inşaat yapamaz hale gelebilir. Bizim şu anda İstanbul’a dayanıklı bir kent haline getirmemiz ve önündeki en büyük engel aşırı artan inşaat maliyetleri. Bu da kontrol altına alınabilir. Yeter ki planlı bir süreç yönetilsin. Bu konuda da iş, merkezi yönetime düşüyor. Biz de elimizdeki tüm bilgi ve tecrübemizle sürece destek olmak için varız.”
HAK SAHİPLERİ DE SÜREÇTEN MEMNUN
Dairesi yenilenen hak sahiplerinden Hüseyin Çavuşoğlu, “Her şeyden önce çok mutluyum. Yani işte gördüğünüz bina tuzla buz oluyor. Çok kolay yıkılan bir bina haline gelmiş. 35 senedir oturuyorum ben bu binada. Yaklaşık 2022’nin Aralık ayından beri süren bir süreç. KİPTAŞ bize çok yardım etti. Çok destek oldular, kolaylık gösterdiler. Bugünlere geldik. Sözleşmemizi yaptık ve binayı yıkıyorlar.” dedi.
Hak sahiplerinden Mehmet Orhan ise duygularını şu sözlerle ifade etti:
“Zaten biz başından aşağı yukarı bir 8-10 senedir beri bununla yattık, bununla kalktık. Şu anda da muradımıza erdik. Gerçi bize biraz pahalıya mal oldu ama sağlıklı bir binaya kavuşacağız. Mutluyuz. En azından bugün mesela bu sektörde dolandırılanları görüyoruz. 10 sene bekleyen mesela benim yeğenim var. Pendik’te verdiler dairelerini 10 senedir bekliyorlar. Hala mahkemelikler. 10 senedir giremediler, yapamadılar yani. Yani KİPTAŞ’ın bize burada bir garantisi var en azından sağlamdayız.”
]]>KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerde yıkımların yaşandığı Adana’da, ‘Şubat 2023 Depremleri Sempozyumu’ düzenlendi. İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, “TBMM’nin 6 Şubat depremlerine ilişkin çıkardığı Mayıs 2023 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere son 11 yıl içerisinde ülke genelinde sadece 238 bin civarında riskli yapıya ‘kentsel dönüşüm’ adı altında müdahale edilerek yenilenmesi sağlanmıştır. Yani 2012 yılından bu yana riskli olduğu var sayılan yapı miktarının sadece yüzde 3, yüzde 4 civarında kısmı yenilenebilmiştir” dedi.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şubesi tarafından kentte, bir otelde düzenlenen ve üç gün sürecek sempozyuma Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, İMO Adana Şube Başkanı Hasan Aksungur, bakanlık yetkilileri, akademisyenler ve çok sayıda inşaat mühendisi katıldı. Sempozyumun ilk gününde gerçekleştirilen oturumlarda Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin 1’inci yılında, depremlerin yeniden gündeme getirdiği mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik sorunları, deprem yer hareketi ile zemin davranışı konuları ele alındı.
200 BİNDEN FAZLA BİNA AĞIR HASAR ALDI
6 Şubat’ta 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin, sadece büyüklükleri açısından değil, şiddeti, yıkıcılığı ve ivmeleri açısından da yer bilimcilerin, sismologların beklentilerini aşan nitelikte olduğunu belirten İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, “Bu derece büyük depremler karşısında kayıpları sıfıra indirmek belki mümkün olmayabilirdi ama böylesi dehşet verici bir tabloyla karşılaşmak elbette önlenebilirdi. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanımız hayatını kaybetti. Yaklaşık 40 bin bina yıkıldı, 200 binden fazla bina ağır hasar aldı. Cumhurbaşkanlığı verilerine göre, maddi kaybın 100 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Siyasi karar vericilerin deprem bölgesine daha fazla kaynak ve imkan sağlaması, yasal düzenlemeleri bir an önce yapmaları, hayat pahalılığının etkilerini hiç değilse bu iller için gidermeleri gerekmektedir” diye konuştu.
Ülkedeki yapı stoku ile ilgili bilgileri aktaran Taner Yüzgeç, sözlerine şöyle devam etti:
“Ülkemizde var olan yapı stokunun büyük çoğunluğu deprem yönetmelikleri dikkate alınarak yapılmamıştır. Yapı ya mühendislik hizmeti almadan üretilmiş ya da bu hizmeti yeterli düzeyde almamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İzmir depremi sonrası kurduğu araştırma komisyonunun Temmuz 2001 tarihli raporuna göre, Türkiye’de 10 milyon civarında olan yapı stokunun 6-7 milyon civarında olan kısmı riskli yapı statüsündedir. Bu risk ortadan kaldırılmadığı ya da azaltılmadığı sürece ülkemiz büyük yıkımlarla defalarca yüzleşeceği gibi depremler sonrası mücadelede de yetersiz kalmaya mahkum kalacaktır. Bu riskli yapılara bırakın müdahale etmeyi, varlıkları dahi tespit edilemiyorsa sorunumuz çok daha büyük demektir. Bu söylediklerime itiraz gelebilir, 12 yıldır yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları örnek gösterilebilir. Fakat TBMM’nin 6 Şubat depremlerine ilişkin çıkardığı Mayıs 2023 tarihli raporundan anlaşıldığı üzere son 11 yıl içerisinde ülke genelinde sadece 238 bin civarında riskli yapıya kentsel dönüşüm adı altında müdahale edilerek yenilenmesi sağlanmıştır. Yani 2012 yılından bu yana riskli olduğu var sayılan yapı miktarının sadece yüzde 3, yüzde 4 civarında kısmı yenilenebilmiştir.”
9 BİN 284 KİŞİ 27 GÜNDE HASAR TESPİTLERİNİ TAMAMLADI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan ise hasar tespiti konusundaki çalışmalarla ilgili bilgi vererek, şunları söyledi:
“1999 depreminden sonra yapı denetim sistemi oluşturulması, kentsel dönüşüm çalışmalarının yapılması, mevzuatlandırılması, uygulanması gibi birçok düzenleyici, denetleyici çalışmalar yapıldı. Bununla birlikte hasar tespit çalışmaları da hem sistemsel hem de lojistik anlamda desteklendi. Eğitimler verildi. 2023 yılındaki depremlerde de 11 ilde 9 bin 284 inşaat mühendisi ve mimar hasar tespitçi sahada görev yaptı. Ön hasar tespit, itiraz hasar tespit, kesin hasar tespit aşamalarında çalıştılar. Ön hasar ve kesin hasar tespit bu illerde 27 günde tamamlandı. 3 aşamalı denetim sisteminden sonra yüzde 4 itiraz geldi. Bu denli büyük bir deprem için iyi bir oran. İtirazdan sonra hasarın değişme oranı yüzde 0,8 oldu. Bu açıdan hasar derecelerinin o kadar hızlı ve zor koşullar olmasına rağmen ne derece doğru yapıldığının göstergesidir.”
]]>