Rezerv alandaki az ve orta hasarlı yapıların boşaltılması tebligatı gönderilen Hataylılar, ortada kendilerinin lehine bir durum olmadığını belirtiyor. Antakya ilçesine bağlı Ürgen Paşa Mahallesi’ndeki yurttaşlar rezerv alanı kapsamına alınan bölgelerle ilgili mahalle toplantıları düzenleyerek, tepkilerini dile getiriyor.
Ürgen Paşa Mahallesi sakinlerinden biri toplantıda şu görüşleri ifade etti:
“Rezerv ile ilgili Kasım ayında bir yasa çıkardılar. Bakan, bakan yardımcısı, bütün bürokratlar ve bütün siyasiler bu yasa ile ilgili tek kelime etmiyor. Çıkıp halkı bilgilendirme toplantılarında eski afet yasasından örnekler veriyorlar. Eski yasada 18 yıl faizsiz, 2 yıl ödemesiz gibi şeyler var. 7269 sayılı Afet Yasası’nı bütün ayrıntılarıyla anlatıyorlar ama bu rezerv o yasaya göre değil. Kasım ayında çıkan 6306 sayılı kentsel dönüşüm yasasına göre yapılacak. Dolayısıyla maalesef resmi görevliler, başta bakan ve bakan yardımcıları olmak üzere hepsi halka yalan söylüyorlar, gerçek yasayı anlatmıyorlar. Aylardır bunun için koşturuyoruz, bizim öğrendiğimiz şöyle bir şey var, ‘Her kim rezerve evet diyorsa iki seçenek var, ya rezervi bilmiyor, anlatılan şeylere kanmıştır iyi bir şey zannediyor ya da mutlaka bundan çıkarı var cebine bir şey giriyor.’ Başka bir yol yok. Rezerv ilan ettikten sonra bunlar diyor ki herhangi bir gerekçe ile afet ve benzeri meselelerle bir bölgeyi rezerv ilan ediyor. Rezerv ilan ettikten sonra 30 gün içerisindeki bütün tapular iptal ediliyor. Sizin tapularınız artık size ait değil, hazineye ait. Sonra diyor ki ‘Ben buradaki bütün parselleri iptal edeceğim, bütün binaları yıkacağım.’ Sen diyorsun ki ‘ama benimki sağlam.’ O diyor ki ‘Ben şehri bütünlüklü yapacağım için bunlar benim projemi bozar.’ Onun için hasarlı hasarsız bakmaksızın sağlam ya da çok hasarlı bakmaksızın bütün binaları yıkacaklar.”
Bir başka mahalleli de “Rezerv alan istemiyoruz. Kendi evimizi yerinde bıraksınlar biz kendimiz yaparız. Alındı mı yerlerimiz, şu an fiyat belli değil. Milyonlardan bahsediliyor. Zaten yok. Evlerimiz gitti, canlarımız gitti. Hiçbir şekilde biz rezervi istemiyoruz” şeklinde konuştu.
Depremde evinin hasar almadığını söyleyen bir yurttaş da “Bizim apartmanımız sağlamdı. 9 daire var, 9 aile oturuyor içinde. Biz nereye gideceğiz? Malımız yok, mülkümüz yok, toprağımızı aldılar. Rezerv alan olmasını istemiyoruz, kesinlikle kabul etmiyoruz.” dedi.
“Bu yaşımda beni dışarı atmasınlar”
Bir diğer yurttaş da şunları söyledi:
“Ev yıkıldı, deprem oldu, ne kameraya çıktık ne bir şey istedik devletimizden. Ne yardım istedik, ne para ne pul istedik. Bir şey istemedik. Evim yıkıldı, ben evimi elimle yıktım. Bundan sonra arkadaşlar, dostlar, akrabalar bize yardım ettiler. Ne yedim, ne içtim kendime prefabrik bir ev yaptım. Dediler ki ruhsatsız. O zaman ruhsat yoktu. İmkanım olsaydı yapardım. Şimdi devletim rezerv içine almış 2 metresini. Ben rezerv alan içerisine girmek istemiyorum. Beni rezerv alan kapsamından çıkarsınlar. Ben bu yaşım başımla kimin koltuğuna gideyim. Kim beni idare eder. Beni bu yaşımda dışarı atmasınlar. İsterlerse beni öldürsünler, gömsünler başkasını sevindirsinler. Benim tek bir tapudur, kimsenin hakkı yoktur. Devletime, Cumhurbaşkanı’ma yalvarıyorum. Konak, daire istemiyorum, para pul istemiyorum. Bir kümes olsun, huzurum mutluluğum olsun, mutluluğumu elimden almasınlar. Huzurumu elimden almasınlar, istemiyorum.”
]]>Hatay Depremzede Derneği ve Deprem Dayanışma Derneği üyeleri ortak bir basın açıklaması yaparak depremin üzerinden 470 geçtiğine, konut teslimi bir yana konutların nasıl ve ne şikilde yapılıp teslim edileceğine ilişkin vatandaşların kaygılı bir yaşam sürdürdüğü söyledi.
“Rezerv alan gibi kavramlarla meşgul ederek zaman kazanmaya çalışıyorlar”
Basın açıklamasını okuyan Hatay Depremzede Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ece Doğru, “Hatay’da konut ihtiyacı 250 bini aşkınken şu ana kadar teslim edilen konutlar, ihtiyacın yüzde 10’una bile ulaşamamıştır. Depremden 1 ay sonra bizlere ‘1 yıl içinde konutlarınız hazır’ diyerek bizleri oyalayanlar, yaşadığımız acıyı ve öfkeyi dizginlemeye çalışanlar depremin ardından 1 buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen bizi riskli alan, rezerv alan, yerinde dönüşüm gibi kavramlarla meşgul ederek, tartıştırarak zaman kazanmaya çalışıyor. Rezerv alanın ne demek olduğu anlaşılmaya çalışılırken mülksüzleştirilme, demografik yapının bozulması gibi birçok endişe geziniyor kentin sokaklarında” dedi.
“Tüm bu sorular aylar geçmiş olmasına rağmen öylece cevapsız duruyorken toplumdaki kafa karışıklığını gidermek, iktidarın sorumluluğundadır” denilen basın açıklamada, öne çıkan başlıklar şöyle:
“Belirsizlikleri gidermekle yükümlü olan iktidardır”
Depremin ardından 15 ay geçmiş olmasına rağmen evi, işyeri, tüm mahallesi yıkılmış vatandaşlar, bırakın mahallesine işyerine kavuşmayı; konutlarına kavuşamadığı için birçok yaşamsal sorunla baş etmeye çalışıyor. Yaratılan bu belirsizlikten kaynaklı toplumda rezerv alana dair farklı yönelimlerin ortaya çıkması, toplumun rezerv alanlarla ilgili bütünlüklü bir berraklaşma yaşamasının önünde büyük engel teşkil ediyor. Bu berraklaşmanın yaşanmamasının temel sorumlusu, belirsizlikleri gidermekle yükümlü olan iktidardır.
“Şeffaf bir süreç olması gerekmekte”
Hatay’ın yeniden inşa sürecinin; Hatay halkıyla müzakere edilerek bu kentin tarihsel hafızasının mihenk noktası olarak belirlendiği, rantın ve talanın olmadığı, mülksüzleştirme kaygısının giderildiği, şeffaf bir süreç olması gerekmektedir. Bizler söylemler üzerinden bir yaşam kurgulayamayacağımızı defalarca olduğu gibi bir kez daha deneyimledik.
“Kentin inşa sürecini sokak sokak bilmek istiyoruz”
Kentin inşa sürecini sokak sokak, mahalle mahalle bilmek, buna dair söz söylemek istiyoruz. Bu kapsamda bizler, muğlak tanımlamalarla hayatımıza soktuğunuz rezerv ve riskli alanların halkın dahil edilmediği bir süreçle yönetilmesini kabul etmiyoruz. Verdiğiniz sözleri tutmadığınızı da görerek söz ve söylemlerle değil yasalarla teminat istiyoruz. Tümüyle yıkılmış mahallelerde rezerv alan sürecinin nasıl işleyeceğinin, konutların ne zaman teslim edileceğinin, rezerv alan sonrası kaç konut teslim edileceğinin, bu konutların kimlere hangi koşullarda teslim edileceğinin, daha önce kirada olanların haklarının korunup korunmayacağının, bunların netleşmesiyle demografik yapının korunacağının, yapılan anahtar teslimli ihalelerle konut başına düşen maliyetlerin ne kadar olacağının, konut başı maliyetlerin tespiti yapıldıktan sonra bedelsiz verilmesi gereken konut maliyetlerinin ne kadarını halka yükleyeceğinizin sözlü değil yazılı teminatını istiyoruz.”
]]>(MALATYA) -CHP Malatya Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin CHP’li üyesi Günnur Tabel, mayıs ayı toplantısında deprem sonrasında Malatya’da yapılan çalışmaların büyük karışıklık yarattığını söyledi. Tabel, “Mahalle ismi söylenip sanki mahallenin tamamı rezerv alan ilan edilmiş gibi insanlar tedirgin ediliyor, bundan vazgeçilmesi gerekir. Rezerv alan içerisinde kalan sağlam bina varsa bunu nasıl çözeceksiniz? Rezerv alan içerisinde yapılacak binalar kaç katlı olacak, bu alanlarda inşaatlar ne zaman başlayacak ve ne zaman bitirilecek” dedi.
CHP’li Günnur Tabel, Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin mayıs ayı toplantısında deprem sonrasında kentte başlayan yeniden yapılanma çalışmalarını gündeme getirdi. Tabel, şunları söyledi:
“Bu konularda ya açıklama yapılmıyor ya da yapılan açıklamalar birbirleriyle uyumsuz. Yıkımların çok olduğu Maraş, Hatay ve Adıyaman’ı kıskanmamak elde değil. Aylardan beri etrafı çevrilmiş bir alanda fore kazıkların çakıldığı iddialarına karşın geçen hafta ilimize gelen Çevre ve Şehircilik Bakanımızın rezerv alanlarda 3 Mayıs itibarıyla son noktayı koyduğu açıklanıyor. Peki, bu zamana kadar yapılanlar hangi proje ile kim tarafından, ne şekilde ve nasıl yürütülüyor anlamakta zorlanıyoruz. Öncelikle şu konularda daha net açıklamaları hem biz hem de tüm Malatyalı hemşehrilerimiz hak ediyor zannediyorum. Mahalle ismi söylenip sanki mahallenin tamamı rezerv alan ilan edilmiş gibi insanlar tedirgin ediliyor, bundan vazgeçilmesi gerekir. Rezerv alan içerisinde kalan sağlam bina varsa bunu nasıl çözeceksiniz? Rezerv alan içerisinde yapılacak binalar kaç katlı olacak, bu alanlarda inşaatlar ne zaman başlayacak ve ne zaman bitirilecek? Yapılar tamamlandıktan sonra ev ve iş yerleri tesliminde kargaşa yaşanacağı, toplumda ciddi sosyolojik sorunlara sebep olacağı ve toplumun demografik yapısının bozulacak olması konuları gündeme geliyor mu?
“SADECE BAKANLIK SÖZ SAHİBİ OLACAKSA NEDEN BU MAKAMLARA GELDİLER”
Kişiye ve gruba özel yerinde dönüşüm ve rezerv alan çalışmaları mı var? Rezerv alan ilan edilip duruluyor, ancak eski halinde bile trafik kargaşası ve sosyal donatıları eksik olan bu alanlarda, üzerine bir de kat artırılarak ileride kargaşa daha da artmayacak mı? Bunlara ilave olarak, rezerv alanda daire sahibi olan, ancak hak sahipliği kapsamında daire alarak borçlanan vatandaşların rezerv alandaki ikinci hak sahipliği olacak mı? Olacaksa ikinci bir borçlanma mı yapılacak, ya da TOKİ’de hak sahibi olan vatandaşın kendi yerindeki arsa payı elinden mi alınacak? Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları rezerv alanı ilan edilen bölgelerin çevre ve şehircilik bakanlığı tarafından belirlendiğini ve inşaatının devlet eliyle yapılacağını belirterek kendilerine yük gelmeyeceğini belirtiyorlar. Eğer belediye başkanlarımız depremde yıkılan kentimizin yeniden imarı için müdahil değillerse, bu konularda sadece bakanlık söz sahibi olacaksa, ne için bu makamlara geldiler? Ek olarak bir konuda yerinde dönüşüm konusunda henüz somut adımlar yeni yeni atılırken, vatandaş bu amaçla bir araya gelip, müteahhit ayarlıyor, ancak iş tam resmiyete döküleceği sırada o bölgenin rezerv alan ilan edildiğini öğreniyor. Yerinde dönüşüm ile yerel müteahhitlik ve diğer yapı sektöründeki firmaların ticari faaliyetlerinin artması, şehrimizin kalkınmasını hızlandıracak ve şehrimizden göçleri durduracaktır. Yerinde dönüşümün desteklenmesi, gerek hibe ve gerekse kredilerin artırılması yoluyla olabilecektir.”
]]>Kent genelinde yaklaşık 50 mahalle rezerv alanı çalışmalarının sürdüğünü belirten AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, 6 Şubat depremleri sonrası kentin yeniden imarı ve ihyası için başlatılan çalışmalarda ki son durumu paylaştı.
Malatya’nın eski günlerine kavuşana kadara durmaksızın çalışmaların süreceğine vurgu yapan Milletvekili Ölmeztoprak, kentteki toplamda hak sahipliği sayısının 72 bin 513 olduğunu ifade ederek, ihalesi tamamlanmış ve inşası devam eden konut sayısının 30 bin 620, ihale aşamasındaki konut sayısı toplamının ise 27 bin 40 olduğunu belirtti. Ölmeztoprak, ihale edilmiş ve inşa edilecek konut sayısının ise 57 bin 660 olduğunu kaydederek, 12 bin köy konutunun ihale sürecinin de tamamlandığı ifade etti.
“Mağduriyet oluşumuna izin vermeden çalışmalar devam edecek”
2024 yılının sonuna kadar 6 binin üstünde köy evinin tesliminin planlandığını kaydeden Milletvekili Ölmeztoprak, merkez çarşı projesi kapsamında yaklaşık 6 bin bağımsız bölüm için ihale sürecinin de tamamlandığını aktardı. Ölmeztoprak, inşaat faaliyetlerinin sürdüğü projede zemin iyileştirme çalışmalarının da devam ettiğini kaydederek, “Bölgede üst yapı çalışmaları da ayrıca sürmekte olup çalışmalar tamamlandıkça çarşılar kısım kısım Bakırcılar, Kuyumcular, Şire Pazarı’nın teslimleri yapılacaktır. Ayrıca, Bakırcılar Çarşısı, Şire Pazarı, Kuyumcular Çarşısı gibi birçok ticari alanı içeren Malatya merkezimizdeki çarşı projesi ve iş yerlerimizle ilgili devam eden inşa faaliyetlerimiz ile birlikte tüm sosyal donatı alanlarımızı da detaylarıyla inceledik. Malatya’mızın hafızasını teşkil eden ve Malatya’mızın maneviyatına hizmet eden mekanlarımızın yerleşim alanlarına ve detaylarına odaklanırken, Söğütlü Camimizin kent hafızasını koruyan yerleşim yeri imar ve inşası konusundaki netlikleri tekrar hep birlikte müşahede ettik. Tarihsel doku ve mekansal planlama açısından tek çözümün ortak akıl olduğu konusunda hemfikirdik. Yerleşim alanlarımız, konutlarımız, ticarethanelerimiz, çarşılarımız ve şehrimizin ihtiyaç duyduğu yol genişletme ile otopark çalışmaları gibi tüm konular tekrar gözden geçirildi. Özellikle depremzede hemşerilerimizin mülkiyet hakları hiçbir şekilde zarar görmeden tekrar inşa faaliyetleri devam edebilsin diye tüm genel müdürlüklerimiz ve belediyelerimizin teknik ekipleriyle bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı. Bu konuda şehrimizin hafızasını korumak adına en ufak bir taviz vermeden ve mülkiyet haklarında mağduriyet oluşumuna izin vermeden çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
“Rezerv alan çalışmaları sürüyor”
Rezerv alanları ile ilgili de son duruma ilişkin bilgiler paylaşan Milletvekili Ölmeztoprak, “Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi (AYDES) hak sahipliği rezerv alan kentsel dönüşüm raporumuzun son durumuna göre rezerv alanda yer alan mahallelerimizi de bilgilendirme bazında hemşerilerimizle paylaşmak isterim. Bu arada rezerv alanı ilan edilme süreci ve bu sürecin içerisindeki teknik hususların incelenmesiyle Malatya’mız ölçeğinde halen rezerv alan ilan süreci devam etmektedir. Belirteceğimiz mahallelerimizin teknik incelemeler sonucu bazen bir kısmı bazen de daha geniş alanları ve bölümleri rezerv alan içerisine ilgili bakanlığımızın ve belediyelerimizin ilgili teknik ekipleri incelemeleri sonucunda dahil edilmiştir. An itibariyle incelemesi yapılanlar ve karar verilen rezerv alanları ‘ Akçadağ, Başpınar, Doğu mahalleri. Darende, Hacı Derviş Mahallesi. Doğanşehir Yeni ve Doğu Mahalleri. Doğanyol, Çolak, Gökçek ve İsak Mahalleri. Pütürge, Ağalar ve Hatip Mahalleleri. Yeşilyurt, Bentbaşı, Bostanbaşı, Çavuşoğlu, Hoca Ahmet Yesevi, İlyas, Kaynarca, Kiltepe, Melekbaba, Salköprü, Şeyh Bayram, Yakınca, Zaviye mahalleleri. Battalgazi ilçemiz ise Akpınar, Halfeti, Kırçuval, Taştepe, Alacakapı, Hamidiye, Niyazi, Yenihamam, Aslanbey, Hamımınçiftliği, Nuriye, Yıldıztepe, Nuriye, Sancaktar, Cevherizade, Çöşnük, İsmetiye, Saray, Kernek, Dabakhane, İstiklal, Şehitfevzi, Ferhadiye, İzzetiye, Şıkşık, Zafer, Göztepe, Kavaklıbağ, Tandoğan Mahalleleri” diye konuştu – MALATYA
]]>Şahintepe Halk Dayanışması’nın çağrısıyla AKP’li Başakşehir Belediyesi önünde bir araya gelen Şahintepeliler, mahallelerinin rezerv alan kapsamından çıkarılması için eylem yaptı. Şahintepe Halk Dayanışması tarafından yapılan açıklamada, “Bu mahalleyi biz inşa ettik, yaşanacak yer haline biz getirdik. Biz 40 yıldır bu mahalledeyiz hiçbir yere gitmiyoruz Üzerinde on binlerce yoksul emekçinin yaşadığı mahallemiz ‘rezerv alan’ olmaktan çıkartılsın diyoruz” denildi.
Şahintepe Halk Dayanışması’nın çağırısıyla AKP’li Başakşehir Belediyesi önünde bir araya gelen Şahintepeliler, rezerv alan kapsamına alınan mahallelerinin bu kapsamdan çıkarılması için ses yükseltti. Mahalleliler, “Deprem bahanesiyle rantsal dönüşümü kabul etmiyoruz”, “Rezerv alanı oldu rant alanı”, “Mahalleme dokunma”, “Direne direne kazanacağız” pankartları açtı. Şahintepe Halk Dayanışması tarafından yapılan açıklamada, Başakşehir Belediyesi’ne dava açıp, yürütmeyi durdurma ve iptal kararı almalarına rağmen belediyenin kararı meclisten aynen geçirdiği belirtilerek, “Bizler, Başakşehir Belediyesi’nin bu tutumunu rantsal dönüşümde ısrar olarak tanımlıyoruz. Bu usulsüzlükten vazgeçmesi için uyarıyoruz. Muhalefetteki meclis üyelerinin itirazlarına rağmen Başakşehir Belediyesi Meclisi’ni dingonun ahırına döndüren anlayışa karşı bugün burada olduğumuzu hatırlatıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
“MAHALLEMİZ REZERV ALAN OLMAKTAN ÇIKARILSIN”
Açıklamada, Şahintepe Mahallesi’nin, rezerv alan yasası olarak bilinen 6306 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden 5 ay sonra, 8 Eylül 2012’de Bakanlık “Olur”u ile rezerv yapı alanı olarak kararlaştırıldığı anımsatıldı. Açıklamada, “Yasa yürürlüğe girdiğinde ‘rezerv yapı alanı’ tanımında ‘yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere’ ibaresi mevcuttu. Mahallemiz, üzerinde yaşayan 10 binlerce insana rağmen, yerleşim alanı sayılmayarak ‘rezerv alan’ ilan edildi. Bu karara göre bakanlığın bu dönüşüm sürecinde olağanüstü yetkileri vardır. Bakanlık ise bu yetkileri, örneğin; polis zoruyla sabahın köründe ev yıkma yetkisini belediyeyle paylaşmaktadır. Belediye ise bunu Başakkent AŞ ile… Böylece zincirleme şekilde mahallemize saldırmaktadırlar. Bu nedenlerle; üzerinde on binlerce yoksul emekçinin yaşadığı mahallemiz ‘rezerv alan’ olmaktan çıkartılsın diyoruz” denildi.
“2020 İMAR UYGULAMASIYLA BİRLİKTE RANTSAL DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜ AÇILDI”
2020’de mahalle için hazırlanan imar uygulaması ile rantsal dönüşümün son hazırlığı da tamamlandığına dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Başakşehir Belediyesi, 2020 imar uygulamasıyla birlikte rantsal dönüşümün önünü açmıştır. ve mecliste aldığı kararlarla mahallemizdeki 36 adada bakanlığın dönüşüm yetkilerini Başakkent AŞ’ye devretmiştir. Bizler Başakşehir Belediyesi’nin bütün yetki devirlerine dava açtık; yürütmeyi durdurma ve iptal kararları aldık. Buna rağmen aynı adaların dönüşüm yetkileri meclisten tekrar geçirildi. Hem de hiçbir madde değiştirilmeden. Bizler, Başakşehir Belediyesi’nin bu tutumunu rantsal dönüşümde ısrar olarak tanımlıyoruz. Bu usulsüzlükten vazgeçmesi için uyarıyoruz. Muhalefetteki meclis üyelerinin itirazlarına rağmen Başakşehir Belediyesi meclisini dingonun ahırına döndüren anlayışa karşı bugün burada olduğumuzu hatırlatıyoruz. Bunu nedenlerle; Başakkent AŞ’ye verilen yetkiler iptal edilsin diyoruz.”
“KANAL İSTANBUL’UN PLANLARI İPTAL EDİLSİN”
Mahallenin büyük bir kısmının Kanal İstanbul güzergahında, Kanal İstanbul’un yeşil alanı olarak ilan edildiği belirtilen açıklamada, “2022’nin Ocak ayında yapılan imar uygulamasıyla bu bölgede oturan komşularımız Arnavutköy Hacımaşlı’ya sürgün edilmek istendi. Açtığımız davalarda, mahkemeler “Çevre Şehircilik Bakanlığı yeni bir uygulama hazırlığındadır” demesine rağmen bu imar uygulaması halen askıya çıkmamıştır. Gerçekleştirilmesi; doğanın katliamı, bizim ise mahalleden sürgün edilmemiz anlamına gelen bu projeye karşı mahalle halkı olarak bir aradalığımız devam etmektedir. Bizler; hem Kanal İstanbul’un planlarının iptal edilmesini hem de bizim Hacımaşlı’ya sürgünümüzü öngören 2022 Ocak ayı imar uygulamasının iptal edilmesini istiyoruz” denildi.
]]>